Son Dakika
|
Trump: "(İran) Onlar için olabilecek en iyi şey, bizim ateşkesi yürürlükte tutmamızdır"
DÜNYA
Zuhal Böcek’in ifadeleri ortaya çıktı
Antalya Büyükşehir iştiraki ANSET’e operasyonda 14 şüpheli tutuklandı
Başakşehir’de akaryakıt istasyonunda tekmeli yumruklu kavga
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez Ankara’dan ayrılıyor
İtalya’da şampiyon Inter
Uşak’ta 7 aracın karıştığı zincirleme kaza: 4 ölü, 34 yaralı
Gaziantep'te sağanak: Çatılar uçtu, ağaçlar devrildi, araçlar suya gömüldü
Diyarbakır’da şampiyonluk kutlamalarında 11 yaralı, 10 gözaltı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Trump: "(İran) Onlar için olabilecek en iyi şey, bizim ateşkesi yürürlükte tutmamızdır"
Merz: "Tahran müzakere masasına dönmeli, bölgeyi ve dünyayı rehin almaktan vazgeçmeli"
Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Vershinin’den Anıtkabir’e ziyaret
Gaziantep’te eğitime fırtına engeli
CENTCOM Komutanı Cooper’dan İran’a ABD ordusundan uzak durması uyarısı
İnegöl’de sular altında kalan araziler havadan görüntülendi
Ankara İl Emniyet Müdürü Maksut Yüksek düzenlenen törenle görevine başladı
EKONOMİ
Vezirköprü OSB’de yatırım süreci: Firmaların talepleri ve projeler değerlendirildi
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 21:15:38
Samsun’un Vezirköprü ilçesinde yapımı ve gelişim süreci devam eden Karma Organize Sanayi Bölgesi’nde(OSB) yürütülen çalışmalar, düzenlenen müteşebbis heyeti toplantısında ele alındı. Toplantıya başkanlık eden Samsun Valisi Orhan Tavlı, bölgenin yatırım ve istihdam açısından taşıdığı stratejik öneme dikkat çekti. Vezirköprü Orman İşletme Müdürlüğü’nde gerçekleştirilen toplantıda OSB’de gelinen son durum hakkında bilgilendirme yapıldı. Firmalardan gelen talepler değerlendirilirken, bölgenin karayolu bağlantı güzergahı ile yol genişletme çalışmalarına ilişkin süreç de masaya yatırıldı. Arsa satış ve tahsislerinde yatırımcıya kolaylık sağlanması amacıyla taksit süresinin 12 aydan 24 aya çıkarılması önerisi de görüşülen başlıklar arasında yer aldı. Toplantıda ayrıca OSB’nin içme ve kullanma suyu ihtiyacının karşılanmasına yönelik Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen su isale hattı çalışmaları kapsamında planlanan depo projesi ele alındı. Küçük imalat ve tamirat alanlarının oluşturulmasına yönelik planlamalar da değerlendirildi. Toplantının ardından Vali Orhan Tavlı, beraberindeki heyetle birlikte Vezirköprü Karma Organize Sanayi Bölgesi sahasında incelemelerde bulundu. Heyet, ilçenin tarım ve hayvancılık potansiyelini geliştirmesi hedeflenen Tarıma Dayalı İhtisas Besi OSB öneri alanını da yerinde inceledi. Program kapsamında ayrıca yapımı devam eden İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün yeni hizmet binasında incelemelerde bulunularak çalışmalar hakkında bilgi alındı.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 19:31
Emine Sabancı Kamışlı, EGİAD Dönüşüm Sahnesi’nde İzmir iş dünyasıyla buluştu
Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), iş dünyasının dönüşüm ajandasına yön veren liderleri üyeleriyle buluşturduğu "EGİAD Dönüşüm Sahnesi" etkinlik serisinin yeni buluşmasını İzQ İnovasyon Merkezi’nde gerçekleştirdi. İş dünyasında güçlü liderliği ve sosyal etki odaklı yaklaşımıyla öne çıkan ESAS Yönetim Kurulu Başkan Vekili Emine Sabancı Kamışlı’nın konuk olduğu etkinlikte, toplumsal dönüşüm, fırsat eşitliği ve sürdürülebilir sosyal etki modelleri çok paydaşlı bir perspektifle ele alındı. Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, günümüz iş dünyasında dönüşümün yalnızca teknolojik ya da ekonomik bir başlık olmadığını vurgulayarak, "İçinde bulunduğumuz dönem, sıradan bir değişim süreci değildir. Dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve toplumsal ihtiyaçların kesişiminde şekillenen çok katmanlı bir dönüşüm çağındayız. EGİAD olarak bu süreci ‘Üçüz Dönüşüm’ yaklaşımıyla ele alıyor; yalnızca izleyen değil, dönüşüme yön veren bir iş dünyası olmayı hedefliyoruz" dedi. Özhelvacı, gerçek dönüşümün insanı merkeze alan, fırsat eşitliğini güçlendiren ve toplumsal fayda oluşturan bir anlayışla mümkün olabileceğini ifade etti. EGİAD’ın kurumsal yapısına ve etkisine de değinen Özhelvacı, "EGİAD, 35 yılı aşan kurumsal hafızasıyla yalnızca bir iş dünyası örgütü değil; toplumsal sorumluluk bilinciyle hareket eden, değer üreten ve dönüşüme liderlik eden bir yapıdır. Biz burayı aynı zamanda bir liderlik okulu olarak konumlandırıyoruz" diye konuştu. Dönüşüm Sahnesi: İlham veren liderlik platformu EGİAD Dönüşüm Sahnesi’nin vizyonuna da değinen Özhelvacı, bu platformun yalnızca deneyim aktarımı değil, aynı zamanda bir etkileşim ve ilham alanı olduğunu vurgulayarak, "Bu sahne, genç iş insanlarının yeni bakış açıları kazandığı, kendi kurumlarında ve toplumda dönüşüm yapma cesareti bulduğu bir platformdur. Amacımız, başarı hikâyelerinin ötesine geçerek gerçek dönüşüm hikâyelerini görünür kılmaktır" diye konuştu. Kaan Özhelvacı, Esas Sosyal’in iş dünyası için önemli bir referans modeli olduğuna da dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Gençlerin istihdama katılımı yalnızca bireysel bir başarı değil; aynı zamanda ekonomik kalkınmanın ve sosyal adaletin temelidir. Esas Sosyal’in ortaya koyduğu model, iş dünyasına güçlü bir sorumluluk çağrısıdır. Diliyoruz ki bu buluşma; yeni iş birliklerine, yeni gönüllülere ve daha fazla gencin hayatına dokunacak sürdürülebilir projelere zemin hazırlasın. Çünkü gerçek dönüşüm, birlikte hareket ettiğimizde mümkün." EGİAD bu etkinin bir parçası EGİAD’ın Esas Sosyal programıyla doğrudan temas halinde olduğuna dikkat çeken Özhelvacı, derneğin bu sosyal etki modelini yalnızca gözlemleyen değil, uygulayan bir paydaş olduğunu vurgulayarak, "EGİAD olarak Esas Sosyal’in oluşturduğu etkinin içindeyiz. Program kapsamında iki genç arkadaşımızı istihdam ederek bu dönüşümün somut çıktısına birebir tanıklık ediyoruz. Bu deneyim, sosyal etkinin gerçek gücünü bize doğrudan gösteriyor" dedi. Toplumsal dönüşümün güçlü modeli: Esas Sosyal Etkinliğin ana odağını oluşturan Esas Sosyal, gençlerin eğitimden istihdama geçiş süreçlerini destekleyen ve fırsat eşitliği temelinde şekillenen yapısıyla öne çıktı. Emine Sabancı Kamışlı, Esas Sosyal programlarının ortaya çıkış hikâyelerini, gelişim süreçlerini ve oluşturduğu etkileri katılımcılarla paylaştı. Emine Sabancı Kamışlı: "Her dört gencin biri işsiz" Emine Sabancı Kamışlı’nın İzmir’de katıldığı etkinlikte, iş dünyası sosyal etki odağında buluştu ve genç istihdamında fırsat eşitliği vurgulandı. Sabancı Kamışlı, "Bugün bir genç mezun olduktan sonra 15 ay işsiz kalıyor. Bu bir sosyal problemdir ve biz bu problem için çalışıyoruz" dedi. Etkinlikte ESAS Yönetim Kurulu Başkan Vekili Emine Sabancı Kamışlı Esas Sosyal’i, "Bugün 5 kıtada bir sürü ortakla el ele yürütüyoruz. Esas Sosyal adına 2015 senesinde baktık ki yapmamız gereken en önemli şeyleri yapmışız. Hangi alana odaklanacağımıza ve kimlerle yapacağımıza o sene karar verdik. Takımımızı etkili ve yetkin kurduk. Yapacağımız şeyin bir heves değil, sürdürülebilir bir iş olması lazım dedik. Sosyal yatırım diğer yatırımlardan farklıdır. Sosyal yatırımda hata yaparsan umudu etkilersin. Biz Esas Sosyal’i diğer işlerimize olan bakış açımızla kurduk. Esas Sosyal vakıf veya dernek değil, bir sosyal yatırım birimi. Kıt kaynakları israf etmeye gerek yok. Biz halihazırda var olan vakıflarla, derneklerle ve özel sektör kurumlarıyla iş birliği içinde çalışıyor, el ele veriyoruz" diye konuştu. "Düşünce lideri olduk" Sabancı Kamışlı, "Biz yurt dışında ülkemizi tanıtırken ‘Türkiye’nin şahane gelişmiş genç nüfusu var’ diyoruz. Bu yüzden gençler için bir şey yapalım diyerek işe koyulduk. Üniversite eğitimini tamamlamış ancak fırsat eşitsizliğine maruz kalmış gençlere yönelik çalışmalar yapalım ki onlar hayal edebilsin dedik. Bu çalışmaların ardından hayata geçirdiğimiz Şevket Sabancı Vizyonuyla İlk Fırsat, Hayırlı Sabancı Desteğiyle İngilizce Fırsatım ve Mezun Programlarıyla biz bir düşünce lideri olduk. Önemli olan bağış yapmak değildir, bir araya getirebilmektir. Bu bir araya gelişlerin sonucunda programların etrafında aralarında sivil toplum ve özel sektör kurumlarının da olduğu güçlü bir ekosistem oluştu" dedi. "İstihdama geçişte fırsat eşitsizliğine maruz kalan üniversite mezunu gençlerimiz için işe geçişini kolaylaştırdık" diyen Sabancı Kamışlı, "Bugün bizim programımızda işsizlik oranı yüzde 1. Program dışındaki bir genç ise mezun olduktan sonra 15 ay işsiz kalıyor. Her dört gencin biri işsiz. Bu bir sosyal problemdir. Biz bu problem için çalışıyoruz. Sosyal yatırım anlayışıyla geri dönüşümün faydası paha biçilemez" ifadelerini kullandı. "Bugün sosyal yatırım modellerimizle ulusal ve uluslararası ödüller alıyoruz" diyen Sabancı Kamışlı, "Esas Sosyal ilk kurulduğunda 15 genç ile başlayan yolculuğumuzun bugün 5 bini aşkın kişi ve kurumdan oluşan geniş bir ekosisteme evrilmesi bizi mutlu ediyor. Paylaşımcı bakış açısıyla hayata geçirdiğimiz programların etrafında 55 STK ve 70 Kurumsal Destekçimiz var. Gelen her bir fikir, bir iyilik daha oluşturuyor. Hepimiz emanetçiyiz önemli olan senden sonra yıllar boyunca yaşaması" diyerek sözlerini tamamladı. Çok paydaşlı iş birliği ile sürdürülebilir etki Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen panelde Esas Sosyal Direktörü Özlem Akgün Eşmeler moderatörlüğünde İnci Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ece Elbirlik Ürkmez, Sadık Ventures Kurucusu Canberk Mersin, Koruncuk Vakfı Kaynak Geliştirme Müdürü ve Şevket Sabancı Vizyonuyla İlk Fırsat 4. Dönem Mezunu Hacer Yıldırım Gündüz’ün katılımıyla sosyal etki ekosistemi çok yönlü olarak ele alındı. Panelde iş dünyası, sivil toplum ve girişimcilik ekosisteminin birlikte hareket etmesinin sürdürülebilir ve ölçülebilir toplumsal fayda oluşturmadaki kritik rolü vurgulandı.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 17:49
UİB, Nisan ayında 4 milyar 18 milyon 719 bin dolarlık ihracat gerçekleştirdi
Uludağ İhracatçı Birlikleri’nin (UİB) 2026 yılı Nisan ayı ihracatı, 4 milyar 18 milyon 719 bin dolar olarak gerçekleşti. UİB’in2026 Nisan ayı ihracat rakamları açıklandı. Nisan ayındaki ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 24 oranında artarak 4 milyar dolar olanUİB’in, yılın ilk dört ayındaki ihracat tutarı da yüzde 10’luk artışla 14 milyar 351 milyon 207 bin dolar olarak gerçekleşti. Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği’nin (OİB) Nisan ayında ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 25,2 oranında artarak 3 milyar 447 milyon 241 bin dolar olarak gerçekleşirken, bu yılın dört aylık dönemindeki ihracat toplamı da yüzde 10,7’lik artışla 12 milyar 301 milyon 424 bin dolara ulaştı. Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği’nin (UTİB), Nisan ayı ihracatı yüzde 19 oranında artarak 117 milyon 175 bin dolar olarak gerçekleşirken, 2026’nın ilk dört ayındaki ihracat toplamı ise 418 milyon 440 bin dolara ulaştı. Nisan ayı ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 15 oranında artarak 79 milyon 896 bin dolar olan Uludağ Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nin (UHKİB), 4 aylık ihracatı toplamı ise 270 milyon 234 bin dolar seviyelerinde gerçekleşti. Nisan ayında 17 milyon 712 bin dolar ihracat yapan Uludağ Meyve Sebze Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin (UMSMİB), 2026 yılının ilk dört aylık ihracatı ise 69 milyon 968 bin dolar düzeyinde gerçekleşti. Nisan ayında geçtiğimiz yılın aynı ayına göre yüzde 33’lük artışla 10 milyon 622 bin dolar ihracat gerçekleştiren Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (UYMSİB), 4 aylık dönemde toplam 48 milyon 176 bin dolarlık dış satışa imza attı.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 17:38
Kırsalda süt üreticilerinin emeği kazanca dönüşüyor
Erzurum’un önemli tarım ve hayvancılık merkezlerinden biri olan İspir’de kırsal kalkınmayı güçlendirecek önemli bir proje hayata geçiriliyor. İspir Belediyesi tarafından hazırlanan ve Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) tarafından desteklenen "Kırsalda Süt Üreticilerinin Emeği Kazanca Dönüşüyor" projesi, kırsal mahallelerde faaliyet gösteren süt üreticilerinin emeğini ekonomik değere dönüştürmeyi hedefliyor. Yaklaşık olarak 9 milyon 500 bin TL bütçeye sahip proje, ilçedeki süt üretim altyapısını güçlendirerek sütün hijyenik koşullarda toplanması, muhafaza edilmesi ve pazara ulaştırılmasını sağlayacak. Proje ile birlikte üreticilerin gelir seviyesinin artırılması, süt kalitesinin yükseltilmesi ve kırsal ekonominin sürdürülebilir şekilde büyümesi amaçlanıyor. Uzmanlar tarafından kırsal kalkınma açısından önemli bir model olarak değerlendirilen proje, aynı zamanda yerel yönetimlerin üretime dayalı kalkınma stratejilerinin sahadaki güçlü örneklerinden biri olarak gösteriliyor. İspir Belediye Başkanı Ahmet Coşkun, İspir’in kalkınma stratejisini turizm, tarım ve hayvancılık ekseninde şekillendirdiklerini belirterek üretime dayalı projelerin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal dönüşümün de anahtarı olduğunu ifade etti. "Toprağımızı işleyen çiftçimiz, İspir’in gerçek hazinesidir. Üretime verilen her destek aslında geleceğe yapılan bir yatırımdır. İlçemizin ekonomik kalkınmasının tarım ve hayvancılıktan başka alternatifi olmadığını biliyoruz. Bu nedenle göreve geldiğimiz günden bu yana üretime dayalı projeleri öncelikli gündemimiz haline getirdik" diyen Coşkun, belediye yönetim anlayışlarını "Birlikte Yönetim - Bütüncül Yaklaşım" ilkesi üzerine kurduklarını belirterek kamu kurumları, üreticiler ve yerel paydaşlarla güçlü bir iş birliği içinde çalıştıklarını dile getirdi. Soğuk zincir süt projesiyle başlayan dönüşüm hikâyesi projenin başlatılması ve sürdürülmesi konusunda büyük emek veren Başkan Coşkun; projenin öncesi ve gelinen mevcut durumu hakkında bilgi vererek projenin bölge ve bölge halkı için önemini şu ifadeler ile anlattı; "Bizim önceliğiniz her zaman vatandaşımızın memnuniyetini ve yaşam kalitesinin artması üzerine olmuştur. Bunun içinde halkımızın istek ve taleplerini dinleyerek ilçemizin potansiyelini ortaya çıkaracak, geleceğe değer katacak projeleri hayata geçirmek olmuştur. İlçemizin en büyük potansiyeli de tarım ve hayvancılık üzerinedir. Bizlerde bu mevcut potansiyelini açığa çıkarmak ve katma değere dönüştürmek üzere çalışmalar başlatarak "Soğuk Süt Zincir Projesini" ilçemizde çiftçilerimiz ve halkımız ile buluşturduk. Projenin ilk aşamasında ilgili müdürlük ve personelimiz ile proje stratejimizi belirlemek üzere 101 mahallemizi ziyaret edip çiftçilerimizi, üreticilerimizi ve hayvan sayılarımızı belirledikten sonra onların istek, talep ve sorunları üzerine bir çalışma planı hazırladık. İlk aşama 1 süt aracı ile 5 mahalleden süt toplamaya başladık. Daha sonra Çörmeli bölgesi diye adlandırdığımız 26 mahallemize eşit uzaklıkta bir merkezde süt toplama merkezi kurarak burayı hem toplama alanı hem de makine ikmal alanı olarak belirledik. Daha sonra Erzurum Ticaret Borsası ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ile mahallelerimize ve çiftçilerimize süt toplama tankı ve süt sağım makineleri dağıtımını sağladık. İlgili birim müdürlüklerimiz tarafından mahallelerde örgütleme ve bilinçlendirme çalışmaları yaparak projenin sürdürülmesini sağladık. Daha sonrası süt toplama aracını 5 e yükselterek toplamda süt topladığımız mahalleleri 35 e çıkarttık ve yaklaşık olarak 200 üreticimizden süt alım yaparak yaklaşık olarak her yıl ortalama 200 ton sütün üreticilerden alınarak mandıralara ulaşımını sağladık. Geldiğimiz nokta itibari ile Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı KUDAKA ya sunmuş olduğumuz proje kapsamında 10 farklı mahallemizde süt toplama alanı kurarak sütün daha hijyenik korunması ve muhafazasını sağlayarak üreticilerimize desteğimizi sürdürmekteyiz. Oluşturulan kelebek etkisi ve örgütlenme sayesinde projenin diğer projelere ön ayak oluşturulması ve diğer projelerinde alt yapısını oluşturması sayesinde 101 mahalleye yayılarak tarım ve hayvancılık konusunda ilçemiz marka olacaktır." Başkan Coşkun, belediyecilik hizmetlerinin yalnızca rutin çalışmalarla sınırlı olmadığını belirterek, "İspir Belediyesi olarak klasik belediyecilik anlayışının ötesine geçmeye çalışıyoruz. Vatandaşlarımızın sorunlarını, istek ve taleplerini dinleyerek ilgili müdürlüklerimiz ve teknik personellimiz ile çalışmalar başlatarak bu sorunlar üzerine projeler üretiyoruz, geliştiriyoruz ve uyguluyoruz. Erzurum Valiliği ve Erzurum Ticaret Borsası tarafından tarım ve hayvancılıkta dönüşüm hikâyesi olarak adlandırdığımız "Soğuk Zincir Süt Projesi" de bunlardan bir tanesidir. Yine projenin gelişim sürecine ve sürdürülebilirliğine katkı sunmak amacıyla Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımıza sunmuş olduğumuz "Kırsalda Süt Üreticilerinin Emeği Kazanca Dönüşüyor" Projemiz onaylanmış olup bu yıl içerisinde hizmete başlayacağız" dedi. Soğuk zincir altyapısının kurulması ve üreticilerin örgütlenmesi sayesinde diğer projelerin de ön hazırlığının yapıldığını belirten İspir Belediyesi Proje Koordinatörü Hasan İşler, tarım ve hayvancılığın stratejik bir kalkınma aracı olarak ele alındığı bu çalışmaların, yerel yönetimlerin üretime dayalı ekonomik modeller geliştirmesine imkân sağladığını ifade ederek bölgede yürütülen yeni kalkınma projelerini değerlendirdi. Proje Koordinatörü Hasan İşler, bu tür projelerin hayata geçirilmesi ve sürdürülebilirliğinin sağlanabilmesi için yerelde güçlü bir altyapı desteğinin zorunlu olduğuna dikkat çekti. İşler, İspir’in coğrafi olarak engebeli ve zor bir yapıya sahip olması, yaylacılık kültürünün güçlü şekilde sürdürülmesi, geleneksel ahır sistemlerinin yaygınlığı, tarım arazilerinin yeterince verimli kullanılamaması gibi faktörlerin, bütüncül bir kırsal kalkınma planını zorunlu kıldığını belirtti. İspir Belediye Başkanı Ahmet Coşkun’un ifade ettiği gibi, İspir Belediyesi’nin proje üreten, geliştiren ve uygulayan bir belediye olduğunu vurgulayan İşler, başlatılan bu çalışmanın diğer projelerle entegre şekilde ilerleyebilmesi için kapsamlı bir yerel kalkınma stratejisinin hazırlanmasının kritik olduğunu söyledi. Hazırlanacak bu stratejinin merkezinde ise kırsal kalkınma odaklı bir dönüşüm modeli yer alacak. Bu kapsamda çiftçilere yönelik kooperatifleşme modelleri, üretim planlaması ve destek mekanizmaları oluşturulacak; yem maliyetlerini azaltmaya yönelik yerel üretim ve tedarik zinciri çözümleri geliştirilecek. Ayrıca modern ve verimli hayvancılık için yeni nesil ahır sistemlerinin kurulması, gübre yönetim probleminin çözülmesi ve hayvansal atıkların biyogaz ve organik gübre üretimine entegre edilmesi planlanıyor. Bu yaklaşımın yalnızca bir proje değil, aynı zamanda zincirleme bir kalkınma etkisi oluşturacağını belirten İşler, atılacak bu ilk adımın "kelebek etkisi" oluşturarak bölgedeki diğer tarım ve hayvancılık projelerine de zemin hazırlayacağını, uzun vadede ise Doğu Anadolu için örnek bir kırsal kalkınma modeline dönüşeceğini ifade etti. Belediye Başkanı Ahmet Coşkun, şehir yaşamının ekonomik ve sosyal baskılarından uzaklaşmak isteyen çok sayıda girişimci ve gencin yeniden memleketlerine dönerek üretim odaklı faaliyetlere yöneldiğini belirtti. Başkan Coşkun, kırsalın yeniden bir cazibe merkezi haline geldiğini vurgulayarak, "Şehir yaşamı her birey için aynı ölçüde ekonomik fırsat üretmiyor. Buna karşılık kırsalda hayata geçirilen tarım ve hayvancılık projeleriyle birlikte İspir, üretim gücü yüksek, ekonomik potansiyeli artan ve kendi kendine yetebilen bir yapıya kavuşmuştur. Bugün geldiğimiz noktada kırsal alanlarımız adeta tarım ve hayvancılığın yeniden altın çağını yaşamaktadır" dedi. Coşkun, özellikle gençlerin ve yatırımcıların köylerine dönerek üretim süreçlerine dahil olmasının bölge ekonomisine doğrudan katkı sağladığını ifade ederek, "Tersine göç yalnızca nüfus hareketi değil, aynı zamanda ekonomik bir dönüşümdür. Üretim artmış, gelir düzeyi yükselmiş ve kırsal ekonomi şehirle rekabet edebilir bir seviyeye ulaşmıştır. Bu bizim için en büyük kazanımlardan biridir" ifadelerini kullandı. Başkan Coşkun, bu sürecin sürdürülebilir hale gelmesiyle birlikte İspir’in yalnızca göç veren değil, aynı zamanda göç alan bir ekonomik merkez haline geleceğini de sözlerine ekledi. İspir Belediye bünyesinde Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü’nün kurulmasının, tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin daha profesyonel, kurumsal ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması açısından kritik bir adım olduğunu ifade eden İspir Belediyesi Veteriner Hekimi Arif Özden, yürütülen çalışmaların sahadaki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özden, özellikle süt üretimine dayalı projenin başlangıç aşamasında Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü’nün aktif bir rol üstlendiğini belirterek, "Sahada gerçekleştirdiğimiz en önemli müdahalelerden biri hayvan sağlığı ve hastalık yönetimi oldu. Bu süreçte zamanında yapılan teşhis ve müdahalelerle üretim kayıplarının önüne geçtik, aynı zamanda üreticinin sisteme olan güvenini yeniden tesis ettik. Bu da süt verimliliğine dayalı projenin temelini oluşturdu" dedi. Yürütülen çalışmalar kapsamında üreticilere düzenli olarak hayvan sağlığı, besleme teknikleri, süt kalitesinin artırılması ve modern hayvancılık yöntemleri konusunda eğitimler verildiğini belirten Özden, bu sürecin yalnızca teknik bir destek değil aynı zamanda kırsal örgütlenmeyi güçlendiren bir yapı oluşturduğunu vurguladı. Özden, "Kırsal mahallelerde üreticilerin bir araya gelmesini, birlikte hareket etmesini ve daha planlı üretim modellerine geçmesini sağladık. Bu, sahada sürdürülebilirliğin en önemli ayağıdır" ifadelerini kullandı. Saha çalışmalarının merkezinde aktif rol aldığını belirten Arif Özden, düzenli bilgilendirme ve yönlendirme mekanizmaları sayesinde üreticilerin artık daha bilinçli kararlar aldığını, Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü’nün ise bu sürecin kurumsal omurgasını oluşturduğunu ifade etti. Gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda bölgede verimli hayvan ırklarına yönelimin arttığını, süt üretiminde hem kalite hem de verimlilik açısından önemli iyileşmeler sağlandığını belirten Özden, modern hayvancılık uygulamalarının sahaya entegre edilmesiyle birlikte üreticilerin sektöre daha profesyonel katılım gösterdiğini ve özellikle genç üreticilerin bu alana ilgisinin belirgin şekilde arttığını sözlerine ekledi. Bölgesel Güçlenmeden KUDAKA’nın Kurumsal ve Kırsal Kalkınma Hamlesi İspir Belediye Başkanı Ahmet Coşkun, hayata geçirilen kırsal kalkınma projesinin onaylanması ve uygulama sürecine geçilmesinde kurumsal iş birliklerinin belirleyici rol oynadığını vurguladı. Coşkun, başta Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır olmak üzere, Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) Genel Sekreteri Oktay Güven’e ve tüm kalkınma ajansı ekibine katkılarından dolayı teşekkür etti. Başkan Coşkun, "Böylesine kapsamlı projelerin hayata geçmesinde merkezi idare ile yerel yönetimlerin uyumu son derece kritiktir. Sayın Bakanımız Mehmet Fatih Kacır’ın vizyoner yaklaşımı ve KUDAKA’nın bölgeye sağladığı güçlü destek sayesinde yerel kalkınma projeleri daha etkin ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşmaktadır. ‘Kırsalda Süt Üreticilerinin Emeği Kazanca Dönüşüyor’ projemizin desteklenmesi de bunun en somut göstergesidir" dedi. Coşkun, sağlanan desteklerle birlikte üreticilerin emeğini daha güçlü bir ekonomik değere dönüştürme imkânı bulacağını belirterek, kırsal kalkınma modelinin bölge için stratejik bir dönüşüm niteliği taşıdığını ifade etti. İspir’de üretime dayalı kalkınma modelini kararlılıkla sürdürdüklerini dile getiren Coşkun, "Hedefimiz sadece bugünü değil, yarının İspir’ini inşa etmektir. Tarım ve hayvancılığı güçlendiren, gençlerin üretime katıldığı, kadınların ekonomide daha aktif rol aldığı sürdürülebilir bir kırsal yapı oluşturmak için çalışmalarımıza devam ediyoruz" sözleriyle açıklamasını tamamladı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
02 Mayıs 2026 Cumartesi- 09:20
Kahramanmaraş’ta kurbanlık fiyatlarında esnaftan indirim kararı
2
04 Mayıs 2026 Pazartesi- 11:30
Kursta tanışıp iş hayallerini birleştirdiler
3
04 Mayıs 2026 Pazartesi- 09:45
Bosch’un ‘köpek annesi’ reklamı, tepkiler üzerine yayından kaldırıldı
4
04 Mayıs 2026 Pazartesi- 10:00
Kurbanlıklar satışa çıktı, pazarlıklar kızıştı
5
04 Mayıs 2026 Pazartesi- 10:01
Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık yüzde 4,18 artarken, yıllık yüzde 32,37 oldu
29 Nisan 2026 Çarşamba - 11:10
Trendyol, ’’Gel-Al’’ noktalarını 81 ile yayıyor: 10 bin noktada esnek teslimat
Trendyol, teknolojik lojistik ağı Trendyol Express ve Trendyol Express’in anlaşmalı olduğu kurumlar aracılığıyla sağladığı ’’Gel-Al’’ hizmetini bu yıl itibarıyla Türkiye’nin 81 ilinde 10 bin noktaya ulaştırdı. Türkiye’nin önde gelen e-ticaret platformlarından Trendyol, müşteri deneyimini en üst seviyeye taşıyacak yenilikçi çözümler üretmeyi sürdürüyor. Platform, alışveriş sonrası teslimat sürecini kullanıcı tercihlerine göre esnetmek amacıyla lojistik altyapısı Trendyol Express (TEX) ve Trendyol Express’in anlaşmalı olduğu kurumlar ile akıllı gönderi hizmeti ’’Gel-Al’’ hizmetini her geçen gün genişletiyor. Türkiye’nin 81 ilinde 10 bin noktaya ulaşan ’’Gel-Al’’ hizmeti, hastaneler, yurtlar, iş merkezleri ve benzeri merkezi lokasyonlarda bulunan teslimat noktalarıyla pratik bir teslimat seçeneği sunuyor. 7/24 erişim ve güvenli teslimat Yapılan açıklamaya göre müşteriler, sipariş ödeme adımında veya paketleri dağıtıma çıktığında ’’Gel-Al’’ seçeneğini tercih ederek kendilerine en yakın noktayı harita üzerinden seçebiliyor. Ayrıca 26 ilde bulunan 500’ü Trendyol Express’e ait olmak üzere toplam bin 800 akıllı locker (kilitli dolap) üzerinden 7/24 kesintisiz erişim imkânı sunulurken; teslimat ağı 7 bin 300 esnaf noktasıyla destekleniyor. Akıllı dolaplarda paketler kişiye özel tek kullanımlık kodlarla kilitli bölmelerde, esnaf noktalarında ise esnaf zimmetine alınarak güvenli şekilde muhafaza edilir. Müşteriler, kendilerine iletilen tek kullanımlık kod ile paketlerini 5 gün içinde diledikleri an teslim alabildikleri gibi, iade süreçlerini de yine bu noktalar üzerinden kolayca gerçekleştirebiliyor. Hem müşteriye, hem esnafa kazandırıyor Açıklamaya göre, ’’Gel-Al’’ hizmetini tercih eden müşteriler, standart teslimat seçeneklerine kıyasla özel kargo fiyatlarından yararlanıyor. Paketlerini 5 gün içinde teslim alabilme esnekliğine sahip olan müşterilerin verilere göre en yoğun teslimat trafiği, 16.00-19.00 saatleri arasında gerçekleşiyor. Sistem aynı zamanda esnaflar için de ek bir gelir kapısı oluşturarak yerel ekonomiyi destekliyor.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 11:09
Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması’nda ödüller 19. kez sahiplerini buldu
Garanti BBVA’nın Ekonomist Dergisi ve KAGİDER iş birliğiyle hayata geçirdiği ve bu yıl 19. kez düzenlenen Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması sonuçlandı. 28 Nisan’da düzenlenen gala gecesinde açıklanan sonuçlarla birlikte, başarılı kadın girişimciler beş farklı kategoride ödüllerini aldı. Garanti BBVA’nın, Ekonomist Dergisi ve Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) iş birliğiyle bu yıl 19’uncusunu gerçekleştirdiği Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması’nın sonuçları açıklandı. 28 Nisan akşamı gerçekleştirilen ödül töreninde, beş kategorinin birincileri ödüllerini aldı. Yarışmada, Gurvita kurucusu Bahar Şamhili Tanju, "Türkiye’nin Kadın Girişimcisi" seçildi. Bahar Alan, Novavera girişimiyle "Türkiye’nin Yöresinde Sürdürülebilir Fark Yaratan Kadın Girişimcisi", Hülya Tomak Blueit girişimiyle "Türkiye’nin Teknolojide Gelecek Vadeden Kadın Girişimcisi" oldu. İpek Tüysüzoğlu, Yugen girişimiyle "Türkiye’nin Kadın Sosyal Etki Girişimcisi" seçilirken, "Türkiye’nin Kadın Kooperatifi" ödülünü ise Tekfındık Kadın Girişimi ve İşletme Kooperatifi adına Sıla Elevli aldı. "Her hikaye kendi içinde eşsiz ve değerli" Ödül töreninde konuşan Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, "Bu akşam sadece bir ödül töreni için değil, 20 yıla yayılan güçlü bir dönüşümün parçası olarak buradayız. Kadın girişimciliğini geçmişten bugüne hep bütünsel bir yaklaşımla ele aldık. Finansman, eğitim, pazar erişimi ve cesaretlendirme olmak üzere dört temel alanda kurguladığımız modelimizle somut etki oluşturmayı hedefledik ve bu yolda emin adımlarla yürüyoruz. Son beş yılda kadın girişimcilere sağladığımız finansman 350 milyar TL’yi aştı. Türkiye Kadın Girişimci Akademisi ile 6 bin kadın girişimciye ulaştık; Ticaretin Kadınları platformu ile onları yeni pazarlara taşıdık. Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması da bu yaklaşımımızın en güçlü yansımalarından biri. 2007 yılında 103 başvuruyla başlayan bu yolculuk bugün 50 bini aşkın başvuruya ulaşarak ekosistem içinde başlı başına bir markaya dönüştü. Başvuruların ve ilginin her geçen gün artması, bize bu alanda yapacak daha çok işimiz olduğunu da gösteriyor. Bugün girişimcilik daha erken başlıyor, yeni nesil girişimciler ise daha en başından global düşünüyor. Verdiğimiz desteklerin yanı sıra, kadın girişimcileri küresel ağlarla buluşturarak uluslararası başarı hikâyelerine katkı sağlamayı da hedefliyoruz. İnanıyoruz ki kadınların ekonomiye eşit katılımı yalnızca bir eşitlik meselesi değil, aynı zamanda güçlü bir kalkınma meselesi. Bu akşam burada gördüğümüz tüm girişimciler yalnızca kendi başarılarını değil, başka kadınlara ilham veren güçlü hikâyeleri temsil ediyor. Biz de bu yolculuğun bir parçası olmaktan büyük bir gurur duyuyor, ‘Birlikte yaparız’ diyerek bu hikâyeyi birlikte büyütmeye devam ediyoruz" dedi. KAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı Esra Bezircioğlu, "Garanti BBVA ve Ekonomist Dergisi ile birlikte sürdürdüğümüz iş birliğinin, kadın girişimciliğini destekleyen güçlü ve sürdürülebilir bir etki alanına dönüşmesinden büyük memnuniyet duyuyoruz. Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması, 19 yılı geride bırakırken bir yarışma olmanın ötesine geçerek; kadınların potansiyelini görünür kılan, ilham veren ve cesaretlendiren güçlü bir platform haline gelmiştir. 2007 yılında 103 kadının ‘ben de varım’ diyerek başvurduğu bu yolculuk, bugün 50 bini aşkın girişimcinin hikâyesine ev sahipliği yapıyor. Bugün her başvuruyla birlikte karşımıza çıkan hikâyeler, kadınların üretme gücünü, kararlılığını ve dönüşüm oluşturma kapasitesini açıkça ortaya koyuyor. Kadın girişimciler yalnızca ekonomik değer üretmekle kalmıyor; geliştirdikleri yenilikçi, sürdürülebilir ve kapsayıcı iş modelleriyle de toplumsal fayda oluşturarak daha kapsayıcı bir geleceğin inşasına katkı sağlıyor. Ödüllendirdiğimiz her başarı; cesaretin, azmin ve istikrarlı emeğin güçlü bir yansıması olurken, başka kadınlara ilham veren ve "ben de yapabilirim" duygusunu pekiştiren çok kıymetli örnekler de sunuyor. KAGİDER olarak inancımız çok net: Kadınların iş dünyasında daha güçlü temsil edilmesi sürdürülebilir kalkınmanın en önemli anahtarlarından biridir. Bu nedenle kadın girişimcilerin yolculuklarını desteklemeye, onları görünür kılmaya ve başarı hikâyelerini çoğaltmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki; kadınların güçlenmesi yalnızca bugünü değil, geleceği de dönüştürür" dedi. Ekonomist Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Talip Yılmaz, "Ekonomist Dergisi, kadın konusuna ayrıca önem veren, önceliklendiren bir yayın politikası izliyor. Kadının iş hayatındaki yerini önceliklendiren haber ve araştırmalar hazırlıyor. Etkinlikler düzenliyor. Bu kapsamda Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması, alanında Türkiye’nin en uzun soluklu çalışması. Garanti BBVA ve KAGİDER gibi çok değerli iki kuruluşla birlikte hayata geçirdiğimiz ve 19 yaşında olan bu yarışma, Türkiye’nin kadın girişimciliği ekosisteminin gelişmesine büyük katkı sundu. Bu güne kadar 50 binin üzerinde kadın girişimci yarışmaya katıldı. Kadın girişimciliği ekosisteminin girişimcilik ekosisteminden aldığı pay yüzde 3-4’erden aradan geçen yıllar içinde yüzde 18’lere yükseldi. Yine kadın girişimciliğinde geleneksel sektörlerin yanında bugün e-ticaret, oyun teknoloji, bilimin farklı dallarında alanında işler olduğunu görüyoruz. Bu başarıda muhakkakki topluma rol model olan yarışmanın ve yarışmacılarımızın büyük etkisi oldu" dedi. Kazananlar: Bahar Şamhili Tanju - "Türkiye’nin Kadın Girişimcisi" / Gurvita Gurvita, geleneksel üretim yöntemlerini modern tüketim alışkanlıklarıyla buluşturarak katma değerli gıda ürünleri geliştiren bir girişim olarak öne çıkıyor. Kemik suyu gibi yüksek besin değerine sahip ürünleri daha erişilebilir ve sürdürülebilir bir modelle Türkiye’de ve yurt dışında sunuyor. Bahar Alan - "Türkiye’nin Yöresinde Sürdürülebilir Fark Yaratan Kadın Girişimcisi" / Novavera Zeytinyağı Novavera, sürdürülebilir tarım uygulamalarıyla yüksek kaliteli zeytinyağı üretimi gerçekleştirerek hem yerel kalkınmaya katkı sağlıyor hem de uluslararası pazarlarda Türkiye’yi temsil ediyor. Hülya Tomak - "Türkiye’nin Teknolojide Gelecek Vadeden Kadın Girişimcisi" / Blueit Blueit, su tüketimi ve yönetimi konusunda farkındalık oluşturmayı hedefleyen teknoloji tabanlı çözümleriyle sürdürülebilir kaynak kullanımına ve daha yaşanılabilir bir dünyaya katkı sunuyor. İpek Tüysüzoğlu - "Türkiye’nin Kadın Sosyal Etki Girişimcisi" / Yugen Yugen, nar kabuğu gibi doğal atıklardan alternatif deri üretimi gerçekleştirerek döngüsel ekonomi ve sürdürülebilir üretim alanında yenilikçi bir model ortaya koyuyor. Sıla Elevli - "Türkiye’nin Kadın Kooperatifi" / Tekfındık Kadın Girişimi ve İşletme Kooperatifi Fındık tarımını geleneksel sınırlarının ötesine taşıyarak modern teknolojiler ve sürdürülebilir üretim modelleriyle yeniden kurgulayan bir yapı sunuyor. Yürütülen çalışmalarla bölge tarımını veri odaklı ve yüksek verimli bir yapıya dönüştürürken, kadın üreticilerin ekonomik hayata katılımını güçlendiren ve yerel kalkınmaya somut katkı sağlayan kapsayıcı bir model geliştiriyor.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 11:08
Kolay İK ve İş Bankası’ndan iş birliği
Türkiye İş Bankası’nın DijiKolay platformuna üye olan işletmeler, ilk kez kullanacak olmaları halinde Kolay İK ‘Personel Yönetimi’ uygulamasından bir yıl boyunca 50 çalışana kadar ücretsiz yararlanabilecek. Özlük bilgileri, izin, harcama, puantaj, PDKS, mesai takibi, zimmet, avans ve eğitim gibi süreçleri içeren uygulama, bu operasyonlardaki iş yükünü yüzde 76’ya kadar azaltırken hata payını ve zaman kaybını da en düşük seviyeye çekiyor. Şirketlerin insan kaynakları süreçleri önemli bir zaman ve iş gücü yükü oluşturuyor. Bu süreçlerin dijitalleşmesi ise hem işletmelerin hem de çalışanların verimliliğine katkı sağlıyor. Kolay İK ve İş Bankası bu anlayışla işletmelerin İK süreçlerini dijitalleştirmeyi kolaylaştıracak bir iş birliğini hayata geçirdi. Kolay İK’nın ‘Personel Yönetimi’ uygulamasını ilk kez kullanacak olan DijiKolay üyesi şirketlere, uygulama bir yıl boyunca İş Bankası tarafından hediye edilecek; şirketler 50 çalışana kadar hiçbir ücret ödemeyecek. Çalışan sayısı daha yüksek olan işletmeler ise 50 çalışandan sonrası için ödeme yaparak kampanyadan yararlanabilecek. "KOBİ’ler için dijitalleşmeyi erişilebilir hale getiriyoruz" Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz, iş dünyasında rekabetin giderek hızlandığına dikkat çekerek, KOBİ’ler için pratik, hızlı ve maliyet avantajı sağlayan çözümlerin bir zorunluluk olduğunu belirtti. KOBİ’lerin işlerini büyütürken operasyonel yüklerini azaltmaları ve kaynaklarını daha verimli kullanmalarının her zamankinden daha önemli hale geldiğini vurgulayan Sezgin Yılmaz, DijiKolay platformunu KOBİ’lerin farklı alanlardaki iş süreçlerini kolayca dijitalleştirebilecekleri bütüncül bir çözüm merkezi olarak konumlandırdıklarını ifade etti. Kolay İK ile DijiKolay üzerinden hayata geçirdikleri uygulamanın, KOBİ’lerin dijitalleşme sürecini kolaylaştıracak bir adım olduğunu belirten Yılmaz konuşmasını şöyle sürdürdü: "Küçük ve orta ölçekli işletmelerde insan kaynakları süreçleri, doğru araç ve yöntemlerle daha verimli hale getirilebilecek operasyonel alanlardan biri. Bu doğrultuda dijital insan kaynakları çözümleri, süreçleri optimize ederek işletmelerin verimlilik ve maliyet avantajı elde etmesine yardımcı oluyor. Kolay İK ile hayata geçirdiğimiz bu uygulama, KOBİ’lerdeki insan kaynakları süreçlerinin dijitalleşmesi ve verimliliğin artırılması için önemli bir adım. Çalışmalarımızla KOBİ’lerin büyüme yolculuklarına eşlik etmeye devam edeceğiz." "Organizasyonlara hız ve şeffaflık kazandırıyoruz" Şirketlerin İK tarafında yaşadıkları zorlukların başında manuel verilerin oluşturduğu hata payı ve operasyonel iş yükünün getirdiği zaman kaybının geldiğini söyleyen Kolay İK CEO’su Çağlar Yalı, "Şirket olarak kurulduğumuz günden bu yana temel amacımız; şirketlerin işe alımdan bordroya, izin yönetiminden performans değerlendirmeye kadar tüm İK süreçlerini tek bir merkezden, uçtan uca yönetmelerini sağlamak. Özellikle elektronik tablolar üzerinden yürütülen geleneksel yöntemlerin oluşturduğu hantal yapıyı ortadan kaldırarak, organizasyonlara hız ve şeffaflık kazandırıyoruz. Özlük bilgileri, izin, harcama, puantaj, PDKS, mesai takibi, zimmet, avans ve eğitim gibi birçok sürecin tek bir yerden yönetilmesini sağlayan Personel Yönetimi uygulamamız da bu alandaki iş yükünü yüzde 76’ya kadar azaltarak, ekiplerin zamanını ve enerjisini kurum kültürü gibi daha stratejik alanlara kaydırmasına olanak tanıyor" açıklamasında bulundu. Yalı, iş birliğini ise şöyle değerlendirdi: "Bu iş birliği, sunduğumuz teknolojik gücü ve verimlilik avantajını çok daha geniş bir kitleyle buluşturmamıza katkı sunacak. Böylece daha fazla işletme, dijitalleşmeyi bir ‘proje’ olmaktan çıkarıp günlük işleyişinin ve şirket kültürünün sürdürülebilir bir parçası haline getirebilecek. Ülkemizdeki işletmelerin rekabet gücünü artırmaya ve çalışan-işveren arasındaki güven ilişkisini hatasız, şeffaf veri akışıyla güçlendirmeye olanak tanıyan uygulamamızı işletmelere hediye eden Türkiye İş Bankası’na teşekkür ediyoruz."
29 Nisan 2026 Çarşamba - 10:50
TTI İzmir, 20. yıla hazırlanıyor
İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ ve TÜRSAB iş birliğinde düzenlenen TTI İzmir-Uluslararası Turizm Ticaret Fuar ve Kongresi, 2-4 Aralık tarihlerinde Fuar İzmir’de 20’nci kez kapılarını açacak. Fuarın öncesi İZFAŞ ve TÜRSAB tarafından düzenlenen programda konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Zafer Levent Yıldır, "İzmir’in gücü birlikte üreten, paylaşan ve geleceğe inanan insanlarında. Bu kent hepimizin ve inanıyoruz ki İzmir’in turizmdeki gücünü birlikte büyütmeye devam edeceğiz" dedi. Fuar İzmir, turizm sektörünü 2-4 Aralık tarihlerinde 20’nci TTI İzmir - Uluslararası Turizm Ticaret Fuar ve Kongresi’nde buluşturacak. Fuar kapsamında, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Zafer Levent Yıldır, TÜRSAB İzmir Bölge Temsil Kurulu Başkanı Hakkı Karadeveci, TÜRSAB Yöneticileri Kıvanç Meriç ve Şebnem Urgancıoğlu, İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi Turizm ve Fuarcılık Komisyonu Başkanı Seyhan Müşerref Kuralı, fuar paydaşları ve sektör temsilcilerinin katılımıyla Tarihi Havagazı Fabrikası Kültür Merkezi’nde İzmirli acenteler buluşması gerçekleştirildi. Tanıtım programında konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Zafer Levent Yıldır, "İzmir’in turizmdeki konumunu güçlendirmek ve bunu somut iş birliklerine dönüştürmek ortak hedefimiz. Kurulan bu güçlü iş birliği, fuarımızın gelişmesinde ve uluslararası ölçekte daha görünür hale gelmesinde çok önemli bir rol üstleniyor. Bu sene acentelerin katılımı ve desteği ile birlikte güçlü bir çalışmayla çok daha iyi bir fuarda bir araya geleceğimize inanıyorum. İzmir’in gücü, birlikte üreten, paylaşan ve geleceğe inanan insanlarında. Bu kent hepimizin ve inanıyoruz ki İzmir’in turizmdeki gücünü birlikte büyütmeye devam edeceğiz" diye konuştu. "Markalaşma, kamu-özel sektör iş birliği ve ortak aklın oluşturulması" Zafer Levent Yıldır, "Uluslararası çok ciddi belirsizliklerin olduğu bir dönemde yaşıyoruz. Yaptığınız iş ne kadar değerliyse bir o kadar da bu belirsizliğe çok duyarlı. Yaptığınız, çok emek isteyen ince bir iş. Bu yüzden ayrıca takdir etmek isterim. Bu süreci bütün paydaşlarla daha güçlü bir yapı kurmak için de değerlendirmek mümkün. Bunun için gerekli olanlar markalaşma, kamu-özel sektör iş birliği ve ortak aklın oluşturulması diye düşünüyorum. Kriz dönemlerinde acenteler, talebi yönlendiren ve yeniden şekillendiren kritik aktör rolünü oynuyor. Seyahat acenteleri, aynı zamanda olumsuz seyri tersine çeviren ve canlandırmayı sağlayabilen ekonomik aktörler. Bu nedenle sektörün yeniden ivme kazanmasında sizlerin katkısı her zamankinden daha fazla olacak. Fuarın, bu yıl 20’nci kez yapılması, ciddi bir sorumluluktur. Sizler bu sorumluluğa sahip insanlarsınız. Yaptığınız işin hassasiyetini göz önüne tutarsak bizim size her zamankinden daha fazla destek olmamız gerektiğini anlıyoruz. Bu süreçte fuarın paydaşı olan TÜRSAB ve TÜRSAB Ege Bölge Temsil Kurulu en büyük destekçimiz" ifadelerini kullandı. "Birbirimize sahip çıkarsak çok daha güçlü oluruz" TÜRSAB İzmir Bölge Temsil Kurulu Başkanı Hakkı Karadeveci ise "Fuarın 20’nci yılına yaklaşırken şunu çok net söyleyebiliriz; bu fuar sadece bir organizasyon değil, bizim emeğimizin, birikimimizin ve birlikte üretme gücümüzün bir yansıması. İzmir her zaman turizmin önemli merkezlerinden biri oldu, ama bu gücü gerçekten hissettiren sizlersiniz. Sahada olan, misafirle birebir temas eden, bu sektörü omuzlayan acentelerimiz, en özenli şekilde konuk eden otelcilerimiz... Bazen en büyük güç aynı masada oturabilmekten geçiyor. Önümüzde yeni bir dönem ve değişen bir turizm dünyası var ama şuna inanıyorum; birlikte olursak, birbirimize sahip çıkarsak sadece ayakta kalmayız, çok daha güçlü oluruz" açıklamasında bulundu. "20 yıllık bir özveri, 20 yıllık bir gayret" İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu da şunları söyledi: "Bu sene fuarımızın 20’nci yılını kutlayacağız. Bu bizler için çok kıymetli. Çünkü 20 yıllık bir emek, 20 yıllık bir özveri, 20 yıllık bir gayret söz konusu. Sadece İzmir turizmi için değil hem Türkiye’nin uluslararası turizm arenasındaki görünürlüğü ve bilinirliği için hem de bu emeği ve bu fuarı daha da büyütmek için sektörün değerli temsilcilerinin destekleri bizler için kıymetli. Bu sene fuarın uluslararası ve dijital tarafta güçlenmesi için elimizden gelen gayreti ortaya koymaya devam edeceğiz. Bir önceki seneye göre geçen yılı çok daha başarılı verilerle tamamladık. Burada önemli olan sadece sayılar değil. Fuarlar artık bütün dünyada aynı zamanda bir deneyim alanı olarak algılanıyor. O yüzden bu buluşmalar çok kıymetli. Biz 20’nci yılda sizlere aynı emek ve özveri ile geçen her yıldan daha iyi hizmet üretmeye, ticaret hacmi oluşturacak ziyaretçileri İzmir’e taşımaya devam edeceğiz. İzmir de TTI İzmir de hepimizin. Biz sektörün değerli temsilcilerinin bu fuarımızda bizimle birlikte gayretini ortaya koyacağına eminiz." Lansmanda indirim sürprizi açıklandı İZFAŞ Fuarlar Koordinatörü Elif Akşahin ise fuara ilişkin sunum yaptı. İZFAŞ ve TÜRSAB olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı, İzmir Kültür ve Turizm Müdürlüğü, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İzmir Ticaret Odası’nın destekleri, TÜRSAB İzmir Bölge Temsil Kurulu, Ege Turistik İşletmeciler ve Konaklamalar Birliği, İzmir Turist Rehberleri Odası, SKAL İzmir Kulübü ve tüm sektör paydaşlarıyla 20’nci yıla hazırlandıklarını kaydeden Akşahin, lansmanda bir sürpriz de paylaştı. Buna göre, sektör paydaşlarını ekonomik olarak desteklemek ve en yüksek katılıma ulaşmak için 31 Ağustos’a kadar ödemesini tamamlayan katılımcılar, geçen senenin metrekare fiyatları ile fuarda yer alma şansı yakalayacak. Ayrıca, İzmir Ticaret Odası üyesi firmaların yararlandığı yurt içi fuar katılım teşvikleri İzmirli katılımcılara önemli ölçüde maddi destek sağlayacak. Teşvik kapsamında teşvike esas metrekare bedeli, KDV hariç azami 2 bin 500 TL/metrekare olarak uygulanacak. Kademeli destek oranları ise 1-80 metrekare arası katılımlarda yüzde 50, 81-200 metrekare arası katılımlarda yüzde 60 olacak. Her yıl daha da büyüyor İzmir Uluslararası Turizm Ticaret Fuar ve Kongresi, 2025 yılında katılımcı sayısında yüzde 39 artış gösterdi. Yabancı katılımcı sayısında ise 2,5 kat artış yaşandı. Yerli ve yabancı ziyaretçi sayısında yüzde 20’nin üzerinde artış oldu. Acente/tur operatörleri, havayolu, konaklama, destek hizmetleri, teknoloji ve DMC katılımcı sayısı, bir önceki yıla göre yüzde 50’nin üzerinde arttı. Bu artış, net katılımcı metrajına 2 bin 83 metrekare net büyüme sağladı. 64 ülkeden 12 bin 527 profesyonel ziyaretçi ve 381 katılımcı İzmir’de buluştu. Bu yıl İzmir’e direkt uçuşu bulunan destinasyonlar başta olmak üzere Avrupa, Balkanlar, Türki Cumhuriyetler ve Latin Amerika bölgelerine odaklanılıyor.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 10:26
Nisan ayında ekonomik güven endeksi 96,4 oldu
Ekonomik güven endeksi Mart ayında 97,9 iken, Nisan ayında yüzde 1,5 oranında azalarak 96,4 değerini aldı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Nisan ayı Ekonomik Güven Endeksi verilerini açıkladı. Buna göre, ekonomik güven endeksi Mart ayında 97,9 iken, Nisan ayında yüzde 1,5 oranında azalarak 96,4 değerini aldı. Bir önceki aya göre Nisan ayında tüketici güven endeksi yüzde 0,5 oranında artarak 85,5 değerini, reel kesim (imalat sanayi) güven endeksi yüzde 1,4 oranında azalarak 98,6 değerini, hizmet sektörü güven endeksi yüzde 3,1 oranında azalarak 109,7 değerini, perakende ticaret sektörü güven endeksi yüzde 1,8 oranında azalarak 111,6 değerini, inşaat sektörü güven endeksi yüzde 3,6 oranında artarak 83,6 değerini aldı.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 10:20
Mart ayında işsizlik oranı yüzde 8,1 oldu
İşsiz sayısı 2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre 96 bin kişi azalarak 2 milyon 873 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,3 puan azalarak yüzde 8,1 seviyesinde gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Mart ayı İşgücü İstatistikleri’ni açıkladı. Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre; 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre 96 bin kişi azalarak 2 milyon 873 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,3 puan azalarak yüzde 8,1 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 6,8 iken kadınlarda yüzde 10,7 olarak tahmin edildi. Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam oranı yüzde 48,5 oldu İstihdam edilenlerin sayısı 2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre 226 bin kişi artarak 32 milyon 425 bin kişi, istihdam oranı ise 0,3 puan artarak yüzde 48,5 oldu. Bu oran erkeklerde yüzde 66,0 iken kadınlarda yüzde 31,5 olarak gerçekleşti. Mevsim etkisinden arındırılmış işgücüne katılma oranı yüzde 52,8 olarak gerçekleşti İşgücü, 2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre 129 bin kişi artarak 35 milyon 298 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0,1 puan artarak yüzde 52,8 olarak gerçekleşti. İşgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 70,8 iken kadınlarda yüzde 35,3 oldu. Genç nüfusta mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı yüzde 15,3 oldu 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre 0,5 puan azalarak yüzde 15,3 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı; erkeklerde yüzde 12,8, kadınlarda ise yüzde 20,4 olarak tahmin edildi. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 41,7 saat oldu İstihdam edilenlerden referans döneminde işbaşında olanların, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre 0,8 saat azalarak 41,7 saat olarak gerçekleşti. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış atıl işgücü oranı yüzde 31,5 oldu Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı 2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre 1,6 puan artarak yüzde 31,5 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 21,0 iken işsiz ve potansiyel işgücünün bütünleşik oranı yüzde 20,4 olarak tahmin edildi.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 10:17
Elektrik dağıtım sektörünün iklim rolü ve yatırım planı COP31 gündeminde
Küresel iklim değişikliği ve enerji dönüşümü hedefleri doğrultusunda elektrik dağıtım şebekeleri, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) gündemine taşınıyor. Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği (Elder) Genel Sekreteri Fakir Hüseyin Erdoğan, şebekelerin küresel iklim gündeminde daha güçlü yer alması amacıyla kapsamlı bir çalışma yürüttüklerini belirtti. Sektör temsilcileri kasım ayında Antalya’da düzenlenecek COP31 için hazırlıklara başladı. Küresel sıcaklık artışını 1,5 dereceyle sınırlandırma hedefi, yenilenebilir enerji entegrasyonu ve enerji dönüşümü başlıklarıyla öne çıkan COP süreçlerinde, elektrik dağıtım şebekelerinin daha yapılandırılmış bir başlık altında ele alınması hedefleniyor. İzmir’de GDZ Elektrik Dağıtım A.Ş. tesislerine düzenlenen saha ziyareti kapsamında basın mensuplarıyla bir araya gelen Elder Genel Sekreteri Fakir Hüseyin Erdoğan, net sıfır hedeflerine ulaşmada dağıtım şebekelerinin kritik bir görev üstlendiğini ifade etti. Elder’in COP sürecine akredite sivil toplum kuruluşlarından biri olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "COP31 kapsamında şebekelerin ve özellikle elektrik dağıtım şebekelerinin daha yapılandırılmış bir başlık altında ele alınmasını arzu ediyoruz. Bu doğrultuda çalışmalarımızı başlattık" dedi. Elektrik dağıtım sektöründe tüketicilere kesintisiz enerji sunmak için şebekelere sürekli yatırım yapıldığını belirten Erdoğan, geçtiğimiz yıl dağıtım şirketlerinin yaklaşık 2,5 milyar dolarlık yatırım gerçekleştirdiğini bildirdi. Erdoğan, "1 Ocak’ta başlayan 5. tarife uygulama dönemimizdeki 5 yıllık süreçte 19 milyar doların üzerinde bir yatırım yapılması söz konusu olup zaman içerisinde ilave ihtiyaçlarla bu rakamın 20 milyar doları rahatlıkla bulacağını öngörüyoruz. Bunun üzerine planlı bakım kapsamında olan 3. seviye bakımları da eklediğimizde 2030 yılına kadar toplamda 22 milyar dolarlık bir yatırım yapılabileceğini hesaplıyoruz. 2026 yılı itibarıyla başladığımız bu süreçte dağıtım şirketlerimiz faaliyetlerine başladılar" ifadelerini kullandı. Tarife oranları ve altyapı istatistikleri Nihai faturadaki dağıtım bedeli içinde iletim tarifesinden kaynaklanan yaklaşık yüzde 13-15 düzeyinde bir pay bulunduğunu söyleyen Erdoğan, günlük 8 kilovatsaatin altındaki mesken tüketimlerinde dağıtım payının yüzde 74,9, bu sınırın üzerindeki tüketimlerde yüzde 49,9 ve sanayi abonelerinde ise yüzde 23,9 seviyesinde olduğunu bildirdi. Türkiye genelindeki yaklaşık 1,5 milyon kilometrelik elektrik dağıtım hattının 67 bin kilometrelik kısmının ormanlık alanlardan geçtiğini aktaran Erdoğan, bu bölgelerde orman yangınlarına karşı ilgili kurumlarla iş birliği yapılarak bakım planlamalarının yürütüldüğünü kaydetti.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 10:07
Elektrik dağıtım sektörünün iklim rolü ve yatırım planı COP31 gündeminde
Küresel iklim değişikliği ve enerji dönüşümü hedefleri doğrultusunda elektrik dağıtım şebekeleri, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) gündemine taşınıyor. Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği (Elder) Genel Sekreteri Fakir Hüseyin Erdoğan, şebekelerin küresel iklim gündeminde daha güçlü yer alması amacıyla kapsamlı bir çalışma yürüttüklerini belirtti. Sektör temsilcileri kasım ayında Antalya’da düzenlenecek COP31 için hazırlıklara başladı. Küresel sıcaklık artışını 1,5 dereceyle sınırlandırma hedefi, yenilenebilir enerji entegrasyonu ve enerji dönüşümü başlıklarıyla öne çıkan COP süreçlerinde, elektrik dağıtım şebekelerinin daha yapılandırılmış bir başlık altında ele alınması hedefleniyor. İzmir’de GDZ Elektrik Dağıtım A.Ş. tesislerine düzenlenen saha ziyareti kapsamında basın mensuplarıyla bir araya gelen Elder Genel Sekreteri Fakir Hüseyin Erdoğan, net sıfır hedeflerine ulaşmada dağıtım şebekelerinin kritik bir görev üstlendiğini ifade etti. Elder’in COP sürecine akredite sivil toplum kuruluşlarından biri olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "COP31 kapsamında şebekelerin ve özellikle elektrik dağıtım şebekelerinin daha yapılandırılmış bir başlık altında ele alınmasını arzu ediyoruz. Bu doğrultuda çalışmalarımızı başlattık." dedi. Elektrik dağıtım sektöründe tüketicilere kesintisiz enerji sunmak için şebekelere sürekli yatırım yapıldığını belirten Erdoğan, geçtiğimiz yıl dağıtım şirketlerinin yaklaşık 2,5 milyar dolarlık yatırım gerçekleştirdiğini bildirdi. Erdoğan, "1 Ocak’ta başlayan 5. tarife uygulama dönemimizdeki 5 yıllık süreçte 19 milyar doların üzerinde bir yatırım yapılması söz konusu olup zaman içerisinde ilave ihtiyaçlarla bu rakamın 20 milyar doları rahatlıkla bulacağını öngörüyoruz. Bunun üzerine planlı bakım kapsamında olan 3. seviye bakımları da eklediğimizde 2030 yılına kadar toplamda 22 milyar dolarlık bir yatırım yapılabileceğini hesaplıyoruz. 2026 yılı itibarıyla başladığımız bu süreçte dağıtım şirketlerimiz faaliyetlerine başladılar." ifadelerini kullandı. Tarife oranları ve altyapı istatistikleri Nihai faturadaki dağıtım bedeli içinde iletim tarifesinden kaynaklanan yaklaşık yüzde 13-15 düzeyinde bir pay bulunduğunu söyleyen Erdoğan, günlük 8 kilovatsaatin altındaki mesken tüketimlerinde dağıtım payının yüzde 74,9, bu sınırın üzerindeki tüketimlerde yüzde 49,9 ve sanayi abonelerinde ise yüzde 23,9 seviyesinde olduğunu bildirdi. Türkiye genelindeki yaklaşık 1,5 milyon kilometrelik elektrik dağıtım hattının 67 bin kilometrelik kısmının ormanlık alanlardan geçtiğini aktaran Erdoğan, bu bölgelerde orman yangınlarına karşı ilgili kurumlarla iş birliği yapılarak bakım planlamalarının yürütüldüğünü kaydetti. (AD-
29 Nisan 2026 Çarşamba - 09:59
DEPSAŞ Enerji’den uyarı: Borcunu ödemeyen sulama birliklerine elektrik verilmeyecek
Dicle Elektrik Perakende Satış AŞ (DEPSAŞ Enerji), hizmet bölgesi olan illerde borçları nedeniyle elektriği kesilen sulama birliklerine borçlarını tamamen ödeyene kadar elektrik verilmeyeceğini duyurdu. DEPSAŞ Enerji, hizmet bölgesi 6 ilde sulama birlikleri biriken elektrik borçlarını ödemeden enerji tedarikinin yeniden başlatılmayacağını açıkladı. DEPSAŞ Enerji tarafından yapılan açıklamaya göre, sulama birliklerinin hizmet verdiği sahalarda toplam 3,5 milyon dekar alanda tarımsal faaliyet yürütülüyor. Bu alanların yaklaşık 2,4 milyon dekarında ise elektrik enerjisi kullanılarak sulama yapılıyor. 2025 yılında bu sahalarda yaklaşık 500 milyon kWh elektrik tüketildiği, ancak tüketim bedellerinin tahsilatında ciddi sıkıntılar yaşandığı ifade edildi. Açıklamada, ödenmeyen borcun yaklaşık 600 milyon liraya ulaştığı belirtilerek, söz konusu borçlar tamamen ödenmeden ve birlikler yasal yükümlülüklerini yerine getirmeden enerji arzının kesinlikle sağlanmayacağı vurgulandı. "Mağduriyet oluşmaması için uyarıyoruz" DEPSAŞ Enerji Genel Müdürü Murat Karagüzel, birlik sahalarında üretim yapan çiftçilerin ileride mağduriyet yaşamamaları adına yapılan duyurunun dikkate alınması gerektiğini belirtti. Karagüzel, söz konusu durumun Tarım ve Orman Bakanlığı, Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü, ilgili DSİ bölge müdürlükleri ve sulama birlikleri yöneticileriyle yapılan toplantılarda da gündeme getirildiğini, borçların ivedilikle ödenmesinin talep edildiğini ifade etti Borcu bulunmayan abonelere teşekkür mesajı Karagüzel, "600 milyon lira seviyesine ulaşan bu borç kapanmadan ve yasal yükümlülükler yerine getirilmeden enerji arzı kesinlikle sağlanmayacak. Bölgemiz böyle bir borç yükü altındayken borcu bulunmayan çiftçilere ve birlik yöneticilerine gösterdikleri hassasiyet nedeniyle teşekkür ediyoruz. Ayrıca söz konusu birliklerin üyesi olan çiftçilerimizin birliklere olan borçlarını zamanında ödemesi sorunun çözülmesini sağlayacaktır" ifadelerini kullandı. Öte yandan, borcunu zamanında ödeyen ve perakende satış sözleşmesi kapsamında güvence bedellerini eksiksiz yerine getiren sulama birliklerinde herhangi bir kesinti uygulanmadığı ve enerji tedarikinin kesintisiz sürdürüldüğü kaydedildi.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 09:54
MASKİ’den genç yazılımcılara teknoloji çağrısı
Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü, su yönetimini yeni nesil teknolojilerle modernize etme hedefi doğrultusunda genç yazılımcılarla bir araya geldi. MASKİ Genel Müdürlüğü yetkilileri, Manisa Celal Bayar Üniversitesi öğrencilerine su yönetiminde teknoloji ve yapay zekanın önemini anlattı. Manisa Celal Bayar Üniversitesi Oyun Tasarımı ve Geliştiricileri Topluluğu (OTGET) tarafından düzenlenen 3. OTGET JAM organizasyonu, teknoloji meraklısı gençleri bir araya getirdi. Etkinliğe MASKİ Bilgi İşlem Dairesi Başkanı Fehmi Özcan, Manisa Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Cihangir Alaca, OTGET Başkanı Burçe Burakgazi ve OTGET Danışmanı Doç. Dr. Barış Çukurbaşı katıldı. Etkinlikte konuşan Fehmi Özcan, öğrencilere yazılım, bilişim ve mühendislik disiplinlerini kullanarak su yönetimi süreçlerinde aktif rol alabileceklerini söyledi. İklim krizinin su kaynakları üzerindeki etkilerine dikkat çeken Özcan, suyun her geçen gün daha değerli hale geldiğini belirterek, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu öncülüğünde yenilikçi projeler yürüttüklerini ifade etti. Özcan, su yönetiminin artık sadece altyapı yatırımlarından ibaret olmadığını, teknolojinin ve yapay zekanın da sürecin merkezinde yer aldığını kaydetti. Özcan, elde edilen verilerin analiz edilerek sistemlerin daha verimli ve entegre hale getirildiğini belirterek, genç yazılımcılardan hem mesleki bilgi hem de toplumsal duyarlılıkla su yönetimi süreçlerine katkı sunmalarını beklediklerini dile getirdi. ÜNİDES proje desteğiyle düzenlenen organizasyonun, Manisa Teknokent, MASKİ, BTH Teknoloji ve Insight Tech gibi paydaşların katkılarıyla başarıyla tamamlandığı bildirildi.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 09:50
Türk Eximbank CDP’den 100 milyon euro kredi sağladı
Türk Eximbank, İtalya’nın ulusal kalkınma kuruluşu Cassa Depositi e Prestiti S.p.A. (CDP) ile kadın girişimci firmalar ve depremzede işletmelerde kullandırılmak amacıyla 100 milyon euro tutarında ve 10 yıl vadeli bir kredi anlaşması imzaladı. Türkiye’nin resmi ihracat destek kuruluşu Türk Eximbank, İtalya’nın ulusal kalkınma kuruluşu Cassa Depositi e Prestiti S.p.A. (CDP) ile 100 milyon euro tutarında ve 10 yıl vadeli bir kredi anlaşması imzaladı. Anlaşma, iki kurum arasında 2025 yılında imzalanan Mutabakat Zaptı ile temelleri atılan stratejik iş birliğinin somut adımlarından birini oluşturuyor. Sağlanan uzun vadeli finansman kaynağı; başta kadın girişimciler olmak üzere, 6 Şubat depremlerinden etkilenen bölgelerde faaliyet gösteren işletmelerin yeniden yapılanma süreçlerinin desteklenmesi, orta-yüksek teknoloji üreten firmaların finansmana erişiminin güçlendirilmesi ve KOBİ’lerin ihracat kapasitelerinin artırılması amacıyla kullandırılacak. Türkiye’nin üretim ve ihracat ekosisteminde kapsayıcı büyümenin güçlendirilmesine katkı sunması hedeflenen bu finansman, aynı zamanda uluslararası kalkınma finansmanı alanındaki iş birliklerinin çeşitlendirilmesi açısından da önem taşıyor. Bu kapsamda sağlanan kredi, Türk Eximbank’ın G7 Kalkınma Finans Kuruluşları tarafından başlatılan ve gelişmekte olan ekonomilerde toplumsal cinsiyet eşitliğini teşvik etmeyi amaçlayan 2X Challenge girişimi ile uyumlu olarak gerçekleştirilen işlem olma özelliğini taşıyor. 2X Challenge inisiyatifi; kadın girişimcilerin finansmana erişimini artırmayı, kadınların ekonomik hayata daha güçlü katılımını sağlamayı ve ölçülebilir kalkınma etkisi oluşturmayı hedefleyen küresel bir finansman platformu olarak öne çıkıyor. Gerçekleştirilen bu anlaşma ile Türk Eximbank, uluslararası kalkınma finansmanı kuruluşlarıyla geliştirdiği stratejik iş birliklerini daha da genişletirken, ihracatçı firmaların uzun vadeli ve uygun maliyetli finansmana erişimini güçlendirmeye yönelik çalışmalarını da sürdürüyor. Sağlanan kaynağın özellikle depremden etkilenen bölgelerde ekonomik faaliyetlerin yeniden canlandırılması, kadın girişimciliğinin desteklenmesi ve teknoloji yoğun üretim kapasitesinin artırılması yönünde önemli katkılar sunması bekleniyor. "Kalkınma finansmanında çok boyutlu etki" Söz konusu kredi anlaşmasını değerlendiren Türk Eximbank Genel Müdürü Ali Güney, "Uluslararası kalkınma finansmanı ekosistemi, günümüzde yalnızca sermaye akışlarının yönünü değil, aynı zamanda kalkınmanın niteliğini de belirleyen çok boyutlu bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Bu yeni dönemde finansman kaynaklarının; sürdürülebilir büyüme, kapsayıcı kalkınma ve toplumsal refah gibi hedeflerle uyumlu biçimde yapılandırılması giderek daha fazla önem kazanıyor. Türk Eximbank olarak biz de ihracatçılarımızın küresel rekabet gücünü desteklerken, finansman faaliyetlerimizi aynı zamanda kalkınma politikalarının tamamlayıcı bir unsuru olarak konumlandırıyoruz. İtalya’nın köklü kalkınma finansmanı kuruluşlarından CDP ile hayata geçirdiğimiz anlaşma, bu yaklaşımın somut bir yansımasıdır. 10 yıl vadeli ve 100 milyon euro tutarındaki bu kaynak, yalnızca ihracatçı firmalarımızın finansman ihtiyacını karşılamakla kalmayacak; aynı zamanda depremden etkilenen bölgelerde ekonomik toparlanma sürecini destekleyecek, kadın girişimciliğinin güçlenmesine katkı sağlayacak ve teknoloji yoğun üretim kapasitesinin gelişimini teşvik edecektir" dedi. 2X Challenge ile uyumlu finansman Bu işlemin, G7 Kalkınma Finans Kuruluşları tarafından başlatılan 2X Challenge girişimi ile uyumlu olarak gerçekleştirdikleri ilk finansman olmasının kendileri için de çok kıymetli olduğunu belirten Güney, "Kadınların ekonomik hayata daha güçlü katılımının sağlanmasının yalnızca toplumsal değil, aynı zamanda ekonomik verimlilik ve sürdürülebilir büyüme açısından da kritik bir unsur olduğuna inanıyoruz. Türk Eximbank olarak önümüzdeki dönemde de uluslararası kalkınma ve finans kuruluşlarıyla kurduğumuz stratejik ortaklıkları çeşitlendirmeyi, ihracatçılarımıza sunduğumuz uzun vadeli finansman araçlarını geliştirmeyi ve Türkiye’nin üretim ile ihracat kapasitesini daha yüksek katma değerli bir yapıya kavuşturacak projeleri desteklemeyi kararlılıkla sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 09:49
Bursa’da kurban hareketliliği: Tonluk boğayı 400 bin liraya sattı
Bursa’nın Nilüfer ilçesinde kurbanlık satışları devam ederken, yaklaşık bir ton ağırlığındaki damızlık boğa, piyasa ortalamasının altındaki fiyatıyla dikkati çekti. İlçeye bağlı Ürünlü Mahallesi’nde hayvancılık yapan İsmail Oktay, çiftliğin en büyük hayvanını yaklaşık 400 bin liraya satarak müşterilerinin alım gücüne destek olmayı hedeflediklerini belirtti. Kurban Bayramı’nın yaklaşmasıyla hareketlenen pazarlarda, özellikle bir ton ve üzeri ağırlığa sahip kurbanlıklar için talep edilen yüksek rakamlar tüketicilerin tepkisini çekerken, Bursalı besiciden örnek bir yaklaşım geldi. Simental ve şarole melezi olan dev boğa, 7 ortak tarafından satın alındı. "Uçuk rakamlara gerek yok" Çiftliğinde 200 baş hayvanı bulunan besici İsmail Oktay, alım gücünün düşmesi nedeniyle fiyatlarda dengeli bir politika izlediklerini söyledi. Satışını gerçekleştirdiği boğanın geçen yıl nakliye sırasında ölümden döndüğünü anlatan Oktay, süreci şu sözlerle anlattı: "Geçen sene satmaya kıyamadık, damızlık olarak besledik ve 5 yavrusunu aldık. 10 yavrusu daha olacak, bekliyoruz. Bu sene ise yaklaşık 400 bin lira bandında bir fiyata satışını yaptık. Piyasada çok uçuk rakamlar konuşuluyor ancak biz helal kazancı ve insanların ibadetlerini yerine getirebilmesini önemsiyoruz. Piyasanın altında bir fiyat belirleyerek hem müşterilerimizi üzmedik hem de satışımızı yaptık. Bu ağırlıktaki bir hayvan deveden bile daha ağırdır." Kurbanlık hizmeti kapsamında kesim ve parçalama işlemlerini de üstlendiklerini belirten Oktay, maliyetlerdeki artışı fiyatlara tam olarak yansıtmadıklarını, amaçlarının tüm vatandaşların kurban ibadetini kolaylıkla yerine getirmesi olduğunu ifade etti.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder