Son Dakika
|
Arakçi: "Hürmüz Boğazı açık, temas halinde güvenli geçiş sağlamaya hazırız"
Bağcılar TEM’de yolcu otobüsü alevlere teslim oldu
ABD, İran petrolünün satışına 30 gün süreyle izin verdi
Bayram günü mahalle savaş alanına döndü: 3 ölü, 22 yaralı
Otomobilin çarptığı motosikletli tıp fakültesi öğrencisi hayatını kaybetti
Erzurum’da şüpheli ölüm!
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’dan dünyaya uyarı
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Siyonist İsrail malum yüzlerce, binlerce insanı katletti; İnşallah bunun bedelini de ödeyeceğinden hiç şüphem yok"
Beşiktaş, Kasımpaşa’ya karşı galibiyet hasretini bitirdi
Suudi Arabistan'dan İran'a: "Sabrımız sınırsız değil"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Afyonkarahisar’da kar yağışı
Tayland’da Müslümanlar bayram namazını eda etti
ABD, İran petrolünün satışına 30 gün süreyle izin verdi
İstanbul bayram sabahına sisle uyandı
5’i çocuk 6 kişinin öldüğü yangında sera sahibi tutuklandı
New York’ta bayram namazı sokaklara taştı
Arakçi’den ABD’ye: "Hükümet bir şey söylüyor, gerçeklik ise başka"
EKONOMİ
Marble İzmir’de mermer sanata dönüşüyor
21 Mart 2026 Cumartesi - 10:25:49
Marble İzmir-31. Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı için geri sayım sürerken, fuarın önemli etkinliklerinden biri olan Heykel Çalıştayı’nda üretim süreci başladı. Çalıştay kapsamında altı heykeltıraşın, 8 Nisan 2026’ya kadar Fuar İzmir’de üretecekleri heykeller, Marble İzmir süresince D Holü’nde ziyaretçilerle buluşturulacak. Eserler fuarın ardından İzmir’in farklı noktalarına taşınarak kamusal alanlarda kalıcı olarak sergilenecek. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen Marble İzmir Fuarı kapsamında gerçekleştirilen Heykel Çalıştayı ile mermerin fuar alanının dışına taşarak kentle buluşması hedefleniyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın önerisiyle hayata geçirilen çalıştayda heykeltıraşlar, canlı üretim modeliyle mermer blokları işlemeye başladı. Üretim süreçleri ziyaretçilere açık olacak; sanatseverler doğal taşın sanat eserine dönüşümünü yerinde izleyebilecek. Küratörlüğünü heykeltıraş Ekin Erman’ın yürüttüğü Heykel Çalıştayı’nda, Türkiye’nin farklı kentlerinden gelen değerli sanatçılar Bahadır Hızol, Çağdaş Erçelik, Dilşad Akçayöz, Orhan Gazi Keskin, Özkan Arslan ve Tonguç Sercan mermer bloklar üzerinde üretimlerini sürdürüyor. Küratör Ekin Erman, organizasyonun çıkış noktasına değinerek, "Cemil Başkanımızın fikriyle böyle bir çalışma tasarlandı. Bu çalıştay ile Marble İzmir’in etkisi fuar alanının dışına taşacak. Üretilen heykellerin kentle buluşması çok önemli" dedi. Mermerin doğadaki uzun oluşum sürecine dikkat çeken Erman, bu malzemenin sanatla buluştuğunda kalıcılığının daha da arttığını belirterek, "Milyonlarca yılda oluşmuş bir malzemeden söz ediyoruz. Günümüzde pek çok şey hızla tüketilip atılıyor. Oysa mermer heykel bir meydana konduğunda yüzyıllarca yaşayabiliyor. Binlerce yıldır ayakta duran mermer heykeller var ve biz hâlâ onlara hayranlıkla bakıyoruz. Biz de bu zincirin bir parçası olacağız. Bu nedenle süreç bizim için çok keyifli" diye konuştu. Heykeller kentin belleğine taşınacak Yaklaşık 25 gün boyunca devam edecek üretim sürecinin, yoğun bir tempoda ilerlediğini ifade eden Erman, mermeri iyi tanıyan deneyimli sanatçıların kısa sürede eskizlerini tamamlayarak çalışmalara başladığını söyledi. Heykel sanatının izleyiciyle kurduğu doğrudan ilişkiye de değinen Erman, "Heykel diğer sanatlardan biraz daha farklı. Dokunabiliyorsunuz, yanında oturabiliyorsunuz, onunla birebir bağ kurabiliyorsunuz. Bu nedenle kent yaşamında yer almasını çok önemli ve değerli buluyorum" ifadelerini kullandı. Çalıştay’da ortaya çıkan eserler, 14-17 Nisan 2026 tarihleri arasında Marble İzmir Fuarı süresince Fuar İzmir D Hol’de sergilenecek. Heykeller, fuarın ardından ise İzmir’in farklı noktalarına yerleştirilerek kalıcı olarak yerlerini alacak.
21 Mart 2026 Cumartesi - 10:14
Türkiye’nin güneş enerjisi kurulu gücü 25 bin 827 megavata ulaştı
Türkiye’nin 2014 yılında 40,2 megavat olan güneş enerjisi kurulu gücü, 2026 yılının ocak ayı sonu itibarıyla 641 kat artışla 25 bin 827 megavata erişti. Arz güvenliğinin sağlamlaştırılması adına yenilenebilir enerji yatırımlarına hız kesmeden devam eden Türkiye, 2013 yılında sıfır olan güneş enerjisi kurulu gücünü her yıl katlayarak artırdı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre; Türkiye’nin 2014 yılında 40,2 megavat olan güneş enerjisi kurulu gücü, 2026 yılının ocak ayı sonu itibarıyla 25 bin 827 megavata ulaştı. Böylece, güneş kurulu gücü, 12 yılda 641 kat artış göstermiş oldu. Söz konusu kapasite, Türkiye’nin toplam kurulu gücü içinde güneşin payını da ciddi bir yere taşıdı. 2014 yılında güneşin toplam kurulu güç içinde binde 1 olan payı, 2026 yılının başında yüzde 20,9’a erişti. Diğer bir deyişle, toplam kurulu gücün 5’te biri güneşten oluştu. Güneş, aradan geçen sürede elektrik üretiminde de önemli bir yer tuttu. 2014’te 17 gigavatsaat olan güneşten elektrik üretimi, 2025 yılı sonunda 38 bin 69 gigavatsaate ulaştı. "Güneşimiz parlamaya devam edecek" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Çok ciddi bir güneş enerjisi potansiyeline sahibiz. YEKA yarışmalarıyla, öz tüketim için kapasite tahsisleriyle bu potansiyelimizi en iyi şekilde değerlendirerek önemli bir seviyeye taşıdık. 2025 yılını yenilenebilir enerjide rekorla kapattık. 2026 yılı da yenilenebilirde yeni bir rekor yılı olacak. 2035’te güneş ve rüzgarda ‘120 bin megavat kurulu güç’ hedefimize ulaşmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Güneşimiz parlamaya devam edecek" dedi. 80 milyar dolarlık yeni yatırım Yenilenebilir enerji alanında yatırımların giderek arttığına da işaret eden Bakan Bayraktar, 120 bin megavat hedefi doğrultusunda 2035’e kadar yaklaşık 80 milyar dolarlık yeni yatırımın hayata geçmesinin planlandığını da kaydetti.
21 Mart 2026 Cumartesi - 10:04
Gayrimenkul sektöründen ’değer barışı’ çağrısı
Son yıllarda artan inşaat, işçilik ve arsa maliyetlerinin konut fiyatlarını ciddi şekilde yükselttiğini belirten sektör temsilcileri, vatandaşların değer artış vergisi nedeniyle gayrimenkul satışında tereddüt yaşadığını ifade ederek hükümete ’tek seferlik değer barışı’ çağrısında bulundu. Türkiye’de son üç dört yıldır yaşanan yüksek enflasyon ve artan maliyetler, gayrimenkul sektörünü de doğrudan etkiledi. İnşaat, işçilik ve arsa maliyetlerindeki hızlı yükseliş, konut fiyatlarında yüzde 30 ile yüzde 50 arasında artışlara neden oldu. Sektör temsilcileri, özellikle büyük şehirlerde konut fiyatlarının ciddi seviyelere ulaştığını belirterek, bazı bölgelerde 1+1 daire fiyatlarının 4 milyon liranın üzerine çıktığını, kira bedellerinin ise yaklaşık 25 bin liraya kadar yükseldiğini ifade etti. Elfi Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Özkan Aydemir, "Son yıllarda konut satın alan vatandaşlar artan fiyatlar nedeniyle değer artış vergisiyle karşı karşıya kaldı. Bu durumun gayrimenkul satışlarında tedirginliğe yol açtı. 2, 3 ya da 4 yıl önce 300 bin ile 400 bin lira arasında alınan konutların bugün enflasyon etkisiyle çok daha yüksek değerlere ulaştı. Bu artışın vatandaşların satış sırasında vergi yüküyle karşılaşmasına sebep oluyor. Gayrimenkul piyasasında yaşanan durgunluğun temel sebeplerinden birinin de bu durum olduğunu bütün sektör temsilcileri biliyor. Hükümetten tek seferlik ’değer barışı’ düzenlemesi talep ediyoruz. Böyle bir düzenleme hem vatandaşların güven duygusunu artırmanın yanı sıra, hem de piyasada hareketlilik sağlayacaktır. Tabi k, b aynı zamanda fiyat artışlarını da bir nebze frenlenmesine katkı sağlayacaktır" dedi. Bunun tek seferlik yapılması ve tapu masraflarında da bir miktar düşüş sağlanması halinde önümüzdeki iki yıllık süreçte gayrimenkul fiyatlarının daha stabil bir seviyeye gelmesi mümkün olabileceğini ifade eden Aydemir, "Çünkü son 1,5 yıldır ülkemizde yeni inşaat üretimi oldukça azalmış durumda. İnşaat firmaları; arsa, işçilik ve diğer maliyetlerdeki hızlı artışlar nedeniyle yeni projelere başlamaktan kaçınıyor. Süreçlerin uzaması da yeni üretimin önüne geçiyor. Yeni konut üretimi olmadığı için fiyatlar yukarı yönlü hareket etmeye devam ediyor. Sektör açısından ve vatandaşlar açısından devletimizden beklentimiz, değer barışının tek seferlik olarak hayata geçirilmesidir. Çünkü şu anda vatandaşlarımızın büyük bir kısmını "Gayrimenkulümü satarsam zorluk yaşarım" düşüncesi sarmış durumda. Örneğin, bir vatandaş ikinci el bir gayrimenkulünü sattığında, hemen yanında yeni başlayan sıfır bir konutu almak istediğinde en az yüzde 40 ya da yüzde 50 daha pahalıya almak zorunda kalıyor. Aslında burada gerçek anlamda bir değer artışı yok. Sattığı gayrimenkulün yerine aynı değerde bir gayrimenkul koymak mevcut piyasa şartlarında oldukça zor. Bu nedenle sektör ve vatandaşlar adına devletimizden beklentimiz, değer barışının hayata geçirilmesidir" dedi.
21 Mart 2026 Cumartesi - 10:00
Yağışa teslim olan bağlar ayağa kalktı
Manisa’nın Alaşehir ilçesinde yoğun yağışlar nedeniyle uzun süre su altında kalan üzüm bağları, havaların ısınmasıyla birlikte yeniden toparlandı. Üreticiler, geciken bakım çalışmalarını tamamlayarak bağlarını yeni sezona hazır hale getirdi. Kış aylarından itibaren mevsim normallerinin üzerinde seyreden yağışlar, Alaşehir’de üzüm üreticilerini zor durumda bıraktı. Birçok bağda su baskınları yaşanırken, üreticiler uzun süre arazilerine giremedi. Bağlar suya teslim oldu Yoğun yağışların etkisiyle bazı bölgelerde bağlar tamamen suyla kaplandı. Asmaların gövde seviyesine kadar yükselen su nedeniyle bağlar adeta bataklığa dönerken, üreticiler ne traktörle ne de yaya olarak bağlarına ulaşabildi. Bu durum, her yıl kasım ayında başlayan budama ve bakım çalışmalarının ciddi şekilde gecikmesine neden oldu. Budama, bağlama ve toprak işleme gibi önemli çalışmaların aksaması, üreticileri sezon başında yoğun bir tempoya zorladı. Bağda çalışan işçi kadınlardan Meryem Aktürk, "Bu sezon işçi yöntemlerinin veren için de, işçi içinde zor oldu. Üzüm para ederse çalışan da kazanacak, üretici de kazanacak. Kadın işçi bin TL, erkek işçi bin 500 TL. Bu durumlarda veren için de işçi için de zor Allah nasip ederse bir orta yolunu bulacağız." dedi. Sular çekildi, çalışmalar hızlandı Bahar aylarıyla birlikte hava sıcaklıklarının artması ve suyun çekilmesiyle bağlarda yeniden hareketlilik başladı. Toprağın tava gelmesiyle birlikte üreticiler bağlarına girerek eksik kalan tüm işlemleri kısa sürede tamamladı. Budama, tel germe, direk yenileme, çift sürme, ızgara çekme ve gübreleme gibi çalışmalar yoğun tempoda gerçekleştirilirken, bağların büyük bölümünde sezon hazırlıkları tamamlandı. Bağlarda çubuk bağlama işi yapan Hülya Kocaman ise yağışların işleri geciktirdiğini ifade ederek, "Bu sene yağışlardan dolayı işlerimiz hep geriledi. Soğuk ve çamurda çalışmak zor oldu. Ama şimdi sonuna geldik. Bu son bağlarımız, bitmek üzere. Üzüme hazırladık, artık üzümün uçları görünmeye başladı" diye konuştu. Alaşehir Hacıaliler Mahallesi’nde üretim yapan çiftçi Selim Aktürk, sezon hazırlıklarının tamamlandığını belirterek, "Bağımızın budağından başladık, budama bitti. Telleri gerdik, direkleri değiştirdik. Kadınlarımız çubuk bağlama işini yaptı. Toprağımızı işledik, gübremizi attık. Artık durmak yok, sezon başladı. İnşallah bu yıl hem üzüm bol olur hem de çiftçimiz kazanır" dedi. Üreticiler umutlu Geçtiğimiz yıl beklenen verimi alamadıklarını dile getiren üreticiler, bu yıl yağışların toprağa olumlu yansıyacağını ve verimin artacağını düşünüyor. Uzmanlar ise yağışlı geçen kışın ardından düzenli bakım yapılan bağlarda verimin yüksek olabileceğini, ancak hastalık ve zararlılara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
20 Mart 2026 Cuma- 03:23
Denizli Defterdarı Özdemirci’nin resmi ataması 19 ay sonra yapıldı
2
19 Mart 2026 Perşembe- 10:41
Mersin’de dar gelirli ailelerin çocuklarına bayramlık desteği
3
20 Mart 2026 Cuma- 09:44
Limon ve turunç kabukları kadınların elinde değerleniyor
4
19 Mart 2026 Perşembe- 12:59
Kütahya’da çörek otu üretimi gelişiyor
5
18 Mart 2026 Çarşamba- 15:44
GMO Başkan Adayı Kahraman: "Bir gemi mühendisi bir sanayi ordusunu harekete geçirir"
12 Ocak 2026 Pazartesi - 15:22
Elazığ’da 59 milyar 771 milyon liralık kamu yatırımı
Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu, 2025 yılında kent genelinde bin 156 kamu yatırım projesinin yürütüldüğünü, projelerin 59 milyar 771 milyon TL bedelle hayata geçirildiğini ve harcama oranının yüzde 66,26 olduğunu açıkladı. Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu, 2026 yılı birinci dönem ocak ayı İl Koordinasyon Toplantısı’nda, 2025 yılı dördüncü dönem kamu yatırımlarına ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. İl Özel İdaresi toplantı salonunda düzenlenen ve ilçe kaymakamları ve belediye başkanları, kamu kurum ve kuruluş müdürlerinin hazır bulunduğu toplantıda konuşan Vali Hatipoğlu, Elazığ genelinde 2025 yılı içerisinde toplam bin 156 kamu yatırım projesinin yürütüldüğünü açıkladı. İl merkezinde yürütülen 481 projenin toplam bedelinin 43 milyar 967 milyon Türk lirası olduğunu belirten Hatipoğlu, "Elazığ ilimizde 2025 yılı kamu yatırımı kapsamında toplam bin 156 proje uygulanmaktadır. Bu projelerin toplam bedeli 59 milyar 771 milyon Türk lirasıdır. Projeler için ayrılan 15 milyar 451 milyon liralık yıl ödeneğinden, 10 milyar 238 milyon Türk lirası harcama yapılmış olup, yıl sonu itibarıyla harcama oranı yüzde 66,26 olarak gerçekleşmiştir. İl merkezimizde toplam 481 proje yürütülmektedir. Bu projelerin toplam bedeli 43 milyar 967 milyon Türk lirasıdır. Bu projeler için 10 milyar 163 milyon lira yıl ödeneği ayrılmış, bunun 6 milyar 663 milyon Türk lirası harcanmış ve harcama oranı yüzde 65,56 olmuştur. İlçelerimizde ise toplam 675 proje uygulanmaktadır. Bu projelerin toplam bedeli 15 milyar 803 milyon Türk lirasıdır. İlçelerdeki projeler için 5 milyar 288 milyon Türk lirası ödenekten 3 milyar 575 milyon Türk lirası harcanmış olup, harcama oranı yüzde 67,60 seviyesinde gerçekleşmiştir. Bugünkü toplantımızda hem 2025 yılına ilişkin yürütülen faaliyetleri hem de 2026 yılına yönelik projeksiyon ve planlamaları değerlendireceğiz. Toplantımızın ilimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum" dedi.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 15:20
Kudaka’dan sosyal kalkınmaya 46 Milyon TL’lik yatırım
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda, Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) tarafından yürütülen 2025 Yılı Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP) kapsamında yapılan proje başvurularının değerlendirme süreci tamamlandı. Program kapsamında; illerde yerel dinamikleri harekete geçirerek yoksulluk, göç ve kentleşmeden kaynaklanan sosyal sorunların giderilmesi, değişen sosyal yapının ortaya çıkardığı ihtiyaçlara karşılık verilmesi, toplumun dezavantajlı kesimlerinin ekonomik ve sosyal hayata daha aktif katılımının sağlanması, istihdam edilebilirliğin artırılması, sosyal içerme, sosyal girişimcilik ve yenilikçilik ile sosyal sorumluluk uygulamalarının yaygınlaştırılması amaçlanıyor. Bu hedefler doğrultusunda bölgeden sunulan projeler arasından 4 proje başarılı bulunarak destek almaya hak kazandı. Toplam yatırım tutarı yaklaşık 46 milyon TL olan projelere, KUDAKA tarafından yaklaşık 24 milyon TL tutarında mali destek sağlanacak. Projelerin hayata geçirilmesiyle birlikte bölgede yaklaşık 40 kişinin istihdam edilmesi öngörülüyor. SOGEP kapsamında desteklenecek projelerin, bölgenin sosyal ve ekonomik kalkınmasına önemli katkılar sunması bekleniyor. 2025 yılı SOGEP kapsamında desteklenen projeler şunlar; "Erzurum Yeteneğini Keşfet Düşlediğin Renk ve Motifleri Halıya Yansıt Atatürk Üniversitesi Halı Kilim ve El Sanatları Uygulama ve Araştırma Merkezi; Erzincan Engelsiz Nefes Evi Erzincan Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü; Erzincan Erzincan’ın Soğuk Zinciri, Üreten Ailelerle Büyüyor Erzincan İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği; Bayburt Ahşap İşleme Atölyesi Projesi Bayburt M Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu İşyurdu Müdürlüğü"
12 Ocak 2026 Pazartesi - 15:19
KUDAKA’dan sosyal kalkınmaya 46 milyon TL’lik destek
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda, Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) tarafından yürütülen 2025 Yılı Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP) kapsamında yapılan proje başvurularının değerlendirme süreci tamamlandı. Program kapsamında; yoksulluk, göç ve kentleşmeden kaynaklanan sosyal sorunların azaltılması, dezavantajlı kesimlerin ekonomik ve sosyal hayata daha aktif katılımının sağlanması, istihdam edilebilirliğin artırılması, sosyal girişimcilik ve yenilikçiliğin yaygınlaştırılması hedefleniyor. Bu amaçlar doğrultusunda KUDAKA bölgesinden sunulan projeler arasından 4 proje desteklenmeye değer bulundu. Toplam yatırım tutarı yaklaşık 46 milyon TL olan projelere, KUDAKA tarafından yaklaşık 24 milyon TL mali destek sağlanacağı bildirildi. Projelerin hayata geçirilmesiyle birlikte bölgede yaklaşık 40 kişiye istihdam sağlanması öngörülürken, desteklenen çalışmaların bölgenin sosyal ve ekonomik kalkınmasına önemli katkılar sunması bekleniyor. 2025 Yılı SOGEP Kapsamında Desteklenen Projeler: Erzurum: Yeteneğini Keşfet Düşlediğin Renk ve Motifleri Halıya Yansıt (Atatürk Üniversitesi Halı Kilim ve El Sanatları Uygulama ve Araştırma Merkezi) Erzincan: Engelsiz Nefes Evi (Erzincan Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü) Erzincan: Erzincan’ın Soğuk Zinciri, Üreten Ailelerle Büyüyor (Erzincan İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği) Bayburt: Ahşap İşleme Atölyesi Projesi (Bayburt M Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu İşyurdu Müdürlüğü) Yetkililer, SOGEP kapsamında desteklenen projelerin, bölgedeki sosyal yapının güçlendirilmesi ve sürdürülebilir kalkınmanın sağlanması açısından önemli bir rol üstleneceğini vurguladı.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 15:07
WePlay, TED ile iş birliği yaptığını duyurdu
WePlay, 86 öğrencinin hayallerinin peşinden gitmesine destek olmak için Türk Eğitim Derneği (TED) ile iş birliği yaptığını duyurdu.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 14:22
Malatya Büyükşehir’den Kale’ye 81.9 milyonluk yatırım
Malatya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü, 2025 yılı yatırım programı kapsamında Kale İlçesi’nde toplam 28 mahallede 81.9 milyon TL tutarında altyapı yatırımını hayata geçirildi. Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Sami Er’in vizyonu doğrultusunda hazırlanan 2025 Yılı Yatırım Programı ile Kale’de; 14.6 kilometre yeni içme suyu hattı inşa edildi. 4.8 kilometre kanalizasyon hattı tamamlandı. 6 adet yeni içme suyu deposu ve 5 adet sondaj çalışması gerçekleştirildi. Ayrıca 66 içme suyu deposunda bakım, onarım ve temizlik çalışmaları yapıldı. 6 farklı su kaynağında iyileştirme çalışmaları yürütüldü ve 4 adet fosseptik imalatı tamamlandı. 1 adet Atıksu Arıtma Tesisi ile 1 adet Paket Atıksu Arıtma Tesisini tamamlayarak vatandaşların hizmetine sunuldu. "MASKİ’nin ilçelerde yaptığı toplantılar çözüm odaklı" İlçedeki çalışmalardan memnuniyetini dile getiren Kale Belediye Başkanı İhsan Özbay, "Öncelikle bu toplantıları tüm ilçelerimizde yapan MASKİ Genel Müdürlüğümüze ve ekibine teşekkür ediyorum. Yerelde birinci ağızdan sorunları dinleyip, sorunlara çözüm konusunda yapmış oldukları bu toplantıların çok verimli olduğunu da biliyoruz ve kendilerine teşekkür ediyoruz. Mahalle muhtarlarımızdan da özelikle yapılan yatırımları deprem sonrası kısıtlı imkanlara rağmen en iyisini sunabilmek adına Büyükşehir Belediyemiz var olan gücü ile çalışıyor. Yapılmış olanlar için başta Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Sami Er’e ve ekibine şahsım ve Kaleliler adına teşekkür ediyorum. Tekrar katıldığınız için sizlere, bizlerin taleplerini alan MASKİ Genel Müdürlüğümüze ve ekibine de teşekkür ediyorum" dedi. "Altyapıda Önceliğimiz İçme Suyu ve Sürdürülebilirlik" Çalışmaların hızla devam ettiğini belirten MASKİ Genel Müdürü Sinan Çeçen, "MASKİ Genel Müdürlüğü olarak birinci önceliğimiz; vatandaşlarımızın hizmet kalitesini artırmak, çevremizi korumak ve altyapı hizmetlerini sürdürülebilir hâle getirmek amacıyla kamu kaynaklarını en tasarruflu şekilde kullanmaktır. Bu doğrultuda hem işletme tarafında bir operasyon yönetmeye çalışıyoruz hem de yatırım tarafında yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Sayın Büyükşehir Belediye Başkanımızın hatırlarsanız 2025 yılının ilk çeyreğinde bir lansman programı olmuştu. O programda her ilçemizde, her mahallemizde hangi yatırımları yapacağımızı kamuoyuna ilan etmiştik. Bugün itibarıyla bu yatırımlar kapsamında neleri yaptık, eksik bıraktıklarımız neler, bunları birlikte değerlendirelim istiyoruz. 2026 yılına ilişkin yatırım programını ise yakın zamanda, Şubat ayı içerisinde açıklayacağız. Bölgedeki talepleri de dikkate alarak 2026 programını değerlendirmek istiyoruz. Bu kapsamda ciddi kaynaklar harcıyoruz. 4.4 milyar liralık bir yatırım programı ilan etmiştik. Çok şükür, 4.5 milyar liranın üzerinde yatırım gerçekleştirdik MASKİ Genel Müdürlüğü olarak. Bu gerçekten büyük rakamlar. Belki 4-5 yılda yapılabilecek yatırımları 1 yıl içerisinde hayata geçirmeye çalışıyoruz. Burada önceliğimiz, daha önce de ifade ettiğimiz gibi, içme suyu kaynağında, sondajında, su temininde problem olan, deposunda rehabilitasyon gereken ve şebekesiyle ilgili izahat ihtiyacı bulunan konulardır. Bu alanlar bizim için önceliklidir" diye konuştu.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 14:21
Bakan Bolat: "Yasa dışı ticaret ve kaçakçılığa tevessül edenlerle mücadelemiz güçlenerek devam edecek"
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Yasa dışı ticaret ve kaçakçılığa tevessül edenlerle kararlı mücadelemiz bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da güçlenerek devam edecektir" dedi. Ankara Ticaret Odası (ATO) ev sahipliğinde ve Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın katılımıyla ‘Yasa Dışı Ticaretle Mücadele Konferansı’ düzenlendi. Yasa dışı ticaretin ekonomik ve toplumsal etkilerinin ele alındığı konferansta bu çerçevede uygulanabilecek çözümler masaya yatırıldı. Programda bir açılış konuşması gerçekleştiren, Bakan Bolat, yasa dışı ticaretin, bir taraftan sahte ürünler yoluyla tüketici sağlığını ve güvenliğini riske atarken diğer taraftan üretim, istihdam, vergi geliri, döviz kaybı anlamında ülke ekonomisini zafiyete uğratan, toplumsal refahı azaltan ve mücadele edilmesi gereken bir alan olduğunun altını çizdi. Bolat, Ticaret Bakanlığı olarak bir yandan yasal mevzuatlara uygun ticaretin kolaylaştırılmasını teşvik eden uygulamaları hayata geçirirken diğer yandan yasa dışı ticaretle mücadele etme görevini de yerine getirmek için canla başla mücadele ettiklerini sözlerine ekledi. "Gümrük idarelerimizin altyapılarını geliştirmek üzere de birçok modernizasyon projelerini hayata geçirdik" Yasal ticaretin önünü açma, ticaretin kolaylaştırılması, gümrük işlemlerinin basitleştirilmesi, hızlandırılması konularında bugüne kadar birçok önemli düzenlemeleri hayata geçirdiklerini sözlerine ekleyen Bolat, "Yetkilendirilmiş Yükümü Sistemi, Tek Pencere Sistemi, İzinli Gönderici İşlemleri, Liman Tek Pencere Sistemi, Havayolu İşlemlerinin Dijitalleştirilmesi Projesi gibi birçok alanda teknik, dijital ve yasal düzenlemeler gerçekleştirdik. Gümrük idarelerimizin altyapılarını geliştirmek, fiziki kapasitesini arttırmak üzere de birçok modernizasyon projelerini hayata geçirdik ve yapmaya da devam ediyoruz" ifadelerine yer verdi. "Türkiye’nin gümrük idarelerini dünyada örnek gösterilen gümrük yönetimleri haline getirdik" Bolat, TOBB ile işbirliği içerisinde tam 19 gümrük kara sınır kapılarında modernizasyon ve dijitalleştirme çalışmalarını tamamladıklarını anımsatarak, "Türkiye’nin gümrük kapılarını, gümrük idarelerini dünyada örnek gösterilen gümrük yönetimleri haline getirdik. Ve bu anlamda İslam İşbirliği Teşkilatı’na bağlı İslam Ticaret ve Sanayi Odası da birçok İslam ülkelerinde de benzeri çalışmalar yapılması için Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’yle ortak bir oluşumla İslam ülkelerinde de bu çalışmaların yayılmasına karar vermiştir. İşte bizim bu son dönemde Ardahan Türkgözü ve Edirne Pazarkule kapılarımızı birlikte açmıştık. Şu an da yenileme ve modernleştirme çalışmaları devam eden Suriye gümrük kapılarımız var. Bunun yanında da Ağrı Gürbulak Türkiye’nin Orta Asya’ya açılan önemli gümrük kapılarından birisi onun da modernleştirme yenileme çalışmaları tamamlandı. Önümüzdeki haftalar içinde hep birlikte gidip resmi açılışını yapacağız" bilgisini paylaştı. "Yasa dışı ticaret ve kaçakçılığa tevessül edenlerle mücadelemiz güçlenerek devam edecek" Türkiye’nin küresel ticaret sistemiyle entegre olduğunu işleyen ve adil serbest ticaret ortamında yasal ticaretin önünün her zaman açık olduğunu sözlerine ekleyen Bolat, sözlerine şu şekilde devam etti: "Yasa dışı ticaret ve kaçakçılığa tevessül edenlerle kararlı mücadelemiz bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da güçlenerek devam edecektir. Ticaret Bakanlığı olarak biz yasal ticareti her zaman destekliyoruz ve ekonomik büyümenizin ticaretin atmasıyla gerçekleşeceğine inanıyoruz. Yasa dışı ticarete de geçit vermiyoruz ve vermeyeceğiz. Özellikle 2023 yılında gümrük muhafaza ekiplerimizce 23 milyar lira olarak oluşan toplam gümrük yasa dışı ticaret ve narkotik yakalama rakamı 2022 yılında 12 milyar liraydı. 2024 yılında 55 milyar 178 milyon liraya yükseldi kaçak yakalamalar. 2025 yılında da yüzde 79 artışla 98,5 milyar liraya yükseldi. Yani neredeyse 100 milyar lira tutarında kaçak ve yasa dışı ticaret yakalamalarımız doldu. Dünya ekonomisindeki çalkantılar karşısında bu tür yasa dışı ticarete uyuşturucu ticaretine tevessül edenlerle mücadelemizin ne kadar sıkı bir şekilde yapıldığını bu rakamlar ortaya koymaktadır. Ve yüz milyara yakın olan bu yakalamaların içinde ticari eşya yasa dışı ticaret yakalamaları 53 milyar 655 milyon liradır." Geçen yıl tütün ve tütün mamulleri ve alkollü içkilerin yasa dışı ticaretinin önlenmesinde yüzde 48 artış sağlandığını aktaran Bolat, 1 milyar 360 milyon lira değerinde kaçak yakalaması gerçekleştirildiğini açıkladı. "2025 yılında 153 milyon liralık kaçak yakalamalar gerçekleşti" Elektronik sigaraya yönelik yakalamalara ilişkin de bilgi veren Bolat, "Elektronik sigaraya yönelik yakalamalarda 11 milyon adet elektronik sigara cihazı ve aksamı ele geçirildi. Ve başta cep telefonu olmak üzere 2 milyar 882 milyon, yani yaklaşık 3 milyar lira değerinde de kaçak elektronik eşya yakalaması gerçekleştirildi. Bu 2024’e göre yüzde 34’lük artış vardır. Akaryakıt kaçakçılığını önlemeye yönelik faaliyetler çerçevesinde de yüzde 47 artış sağlandı. 2025 yılında 153 milyon liralık kaçak yakalamalar gerçekleşti. Bu gerçekleştirdiğimiz yakalama faaliyetlerine ek olarak gümrük işlemlerinin önceden cari ve sonradan da kontrolleri yapılmakta, Risk Kontrol Genel Müdürlüğümüzün de çalışmalarıyla Teftiş Kurulu Başkanlığımızın Çalışmalarıyla daha sonra yapılan kontroller neticesinde yılında 9,8 milyar lira değerinde gümrük vergilerin eksik beyan edildiği ortaya çıkarılmış ve bu işlemi yapanlardan bunlar ek takip ve para cezası olarak işlem gerçekleştirilmiştir" ifadelerine yer verdi. Bugün kayıt dışılık sadece faturasız mal satmak olmadığını aynı zamanda dijital dünyada tüketiciyi yanıltarak haksız kazanç elde etmek haline de geldiğini dile getiren Bolat, şu ifadelere yer verdi: "Reklam kurulu Haziran 2023’ten bu yana tüketicileri aldatıcı ve yanıltıcı reklamlarla haksız ticari uygulama mücadelesi kapsamında 606n milyon lira üzerinde idari para cezası uyguladı ve reklam erişim yasağı getirmiştir. Bunun yanında sorumlu sosyal medya etkileyicileri eğitim programı ile ‘influencer’ denilen sosyal medya etkileyicilerine yönelik de bilgilendirme eğitim çalışmaları yapılmaktadır. Bunun yanında haksız yasa dışı ticaret ve mücadelenin bir parçası da özellikle mevzuatlara aykırı stokçuluk, karaborsacılık, fahiş fiyatla mücadele anlamında da etkin bir çalışma yürütmekteyiz. Gerek Tüketici Korunması Genel Müdürlüğümüz Gerek İç Ticaret Genel Müdürlüğümüz vasıtasıyla Ürün Güvenliği ve Denetimi Genel Müdürlüğü vasıtasıyla yapılan bu denetimler sonucunda bugün sabah da kamuoyunu açıkladığımız gibi 2025 yılında Ticaret Bakanlığı birimleri vasıtasıyla ve İl Ticaret Müdürlüklerindeki denetim elemanları arkadaşlarımız vasıtasıyla tam 577 bin 771 adet işletmeler denetlenmiştir. Bunun yanında 41,3 milyon ürün denetlemesi de gerçekleştirilmiştir." Rekabet Kurulu tarafından da adil ve haklı ticaretin yerleşmesi ve yasalara uygun olmayan uygulamalarla mücadele kapsamında 2024 yılında 223 firmaya 223 soruşturmada 7,7 milyar liralık ceza uygulamasına gidildiğini söyleyen Bolat, 2025 yılında ise rekabet kurulu 227 soruşturmada 13,2 milyar lira idari para cezası uygulamasına gidildiğini anımsattı.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 14:20
Esnaf Birliği Başkanı Limon’dan fuar tepkisi
Erzincan Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Bedir Limon, kentte açılan fuar ve festival adı altındaki satışlara tepki gösterdi. Birlik Başkanı Limon, yaptığı açıklamada, küçük esnaf ve sanatkârların kış şartlarında ağır ekonomik yükler altında ayakta kalma mücadelesi verdiğini belirterek, "2025 yılının kira zamları, vergi artışları, Bağ-Kur ve SSK primlerindeki fahiş yükselişleri sırtımızda taşırken, günlerce siftah yapamayan esnafımız bulunmaktadır. Bu ortamda AVM’lerde fuar veya festival adı altında il dışından gelen kişilerce perakende satış yapılması kabul edilemez," dedi. Söz konusu etkinliklerin yerel esnafa karşı açık bir haksız rekabet oluşturduğunu ifade eden Limon, dışarıdan gelen satıcıların vergi, SGK ve kira yükümlülüğü olmadan satış yaptığını, imitasyon ve kaçak ürünlerle piyasayı bozduğunu, ayrıca yangın güvenliği ve ruhsat açısından risk oluşturduğunu savundu. Erzincan Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği olarak taleplerini dile getiren Limon, fuar ve festival adı altındaki satışlara son verilmesini, ruhsat, vergi, SGK, yangın ve sağlık denetimlerinin acilen yapılmasını istedi. Yerel esnafı koruyacak yasal ve idari adımların atılmaması halinde kepenk kapatan esnaf sayısının artacağı uyarısında bulundu. Yetkilileri göreve davet eden Limon, "Esnafımız burada doğuyor, büyüyor, istihdam sağlıyor ve vergisini ödüyor. Erzincan esnafının alın terinin ve geçim kapısının korunmasını istiyoruz," ifadelerini kullandı.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 14:18
Yüksek site aidatlarını frenleyecek düzenleme Meclis’te
Yüksek site aidatlarına yönelik düzenlemeleri de içeren kanun teklifini değerlendiren Emlak Uzmanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, "Yöneticiler yıllık aidat artışını yalnızca Yeniden Değerleme Oranı kadar yapabilecek, bunun üzerindeki artışlar ancak kat malikleri kurulunun kararıyla mümkün olacak; böylece mali kararlar doğrudan site sakinlerinin kontrolüne geçecektir" dedi. Yüksek site aidatlarına yönelik düzenlemeleri de içeren Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Başkanlığına sunuldu. Düzenleme çerçevesinde aidat artışlarına sınır getirilmesi, site yönetim şirketlerinin bakanlık denetimine alınması ve kat maliklerinin karar süreçlerinde daha etkin hale getirilmesi hedefleniyor. Altın Emlak Global Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, konu hakkında açıklamalarda bulundu. Site aidatları ve yönetimlerinde yeni düzenleme Düzenlemenin site ve apartmanlarda fahiş aidat artışlarının önüne geçmek, keyfi yönetim uygulamalarını sınırlamak ve yönetim süreçlerini şeffaf hale getirmek amacıyla hazırlandığını belirten Altın Emlak Global Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, "Yöneticiler yıllık aidat artışını yalnızca Yeniden Değerleme Oranı kadar yapabilecek, bunun üzerindeki artışlar ancak kat malikleri kurulunun kararıyla mümkün olacak; böylece mali kararlar doğrudan site sakinlerinin kontrolüne geçecektir. Ayrıca site yönetim şirketleri Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından belgelendirilecek, sınıflandırılacak ve düzenli olarak denetlenecek; vatandaşlara bireysel denetim talep etme hakkı tanınacak. Ortak alanlar, güvenlik, afet önlemleri ve teknik standartlar mevzuata uygunluk açısından izlenecek, tüm süreçler dijital ortamda şeffaf biçimde takip edilecek ve kurallara uymayan şirketlere yaptırımlar uygulanacak" şeklinde konuştu. Site yönetimlerinde işletme projesi zorunluluğu Özelmacıklı, "Yeni düzenlemelere göre site yöneticileri sene başında sadece ‘Yeniden Değerleme Oranı’ kadar artış yapabilecek. Sitelerin ihtiyaçlarına göre bu tutarın üzerinde bir artış yapılması gerekecekse bunun kararını 3 ay içinde toplanması zorunlu olan kat malikleri kurulu yani site sakinleri verebilecek. Bu sayede site yöneticilerinin fahiş ve keyfi tutar belirlemesinin önüne geçilecek. Yasalaşma sonrasında işletme projesi kat malikleri genel kurulunda onaylanacak. Kat malikleri kurulunca kabul edilmiş işletme projesi yoksa, en geç üç ay içinde kat malikleri kurulunda onaylanıncaya kadar yönetici gecikmeksizin bir işletme projesi yapacak. Yeni düzenleme ile site ve apartmanlarda hazırlanacak işletme projeleri; tüm gelir-gider kalemlerini, bakım-onarım planlarını ve öngörülen harcamaları açıkça gösterecek şekilde standart hale getirilecek" dedi. Maliyet artışları aynı değil Site yönetim hizmetlerinde genel gider artışı maliyetlerinin değişken olduğuna da değinen Özelmacıklı, "Apsiyon Aidat Endeksi verilerine göre bütçe dağılımları içinde işçilik gideri yüzde 55, enerji maliyetleri yüzde 23, diğer (bakım onarım) giderleri ise yaklaşık yüzde 22 dağılımında gerçekleşiyor. Son 3-4 yıla baktığımızda asgari ücrete yapılan artış, enflasyon oranının çok üzerinde. Bu durum nedeniyle işletme projesine göre hareket etmek önemli. Ayrıca site yöneticiliği ciddi mevzuat bilgisi, mali disiplin ve teknik sorumluluk gerektiren bir meslek oldu. Bu nedenle site yönetimlerinde çalışan herkesin ‘Tesis Yöneticiliği Mesleki Yeterlilik Belgesi’ne sahip olması da zorunlu hale getirilmelidir. Bu belge, yöneticilerin belirli bir bilgi ve beceri standardına sahip olduğunu güvence altına alır, keyfi uygulamaların önüne geçer. Altın Şirketler Grubu bünyesinde yer alan Altın Mesleki Yeterlilik, Mesleki Yeterlilik Kurumu (MYK) kapsamında bu belgenin verilmesine yetkili kuruluşlardan biri. Denetlenen, belgeli ve nitelikli yöneticilerle bu yeni düzenlemelerin sahada gerçek karşılık bulacağına inanıyorum" diye konuştu.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 14:16
Bolu’da balık tezgahlarını fırtına vurdu
Bolu’da halk pazarındaki balık tezgahlarında olumsuz hava şartları nedeniyle balık çeşitliliği azaldı. Fırtına sebebiyle özellikle hamsi tezgahlarda yer almadı. Bolu’nun İhsaniye Mahallesi’nde her pazartesi kurulan pazarda alışveriş yapan vatandaşlar, balık tezgahlarında yoğunluk oluşturdu. Olumsuz hava şartları nedeniyle tezgahlarda balık çeşitliliği azalırken, hamsi yokluğu yaşandı. Pazarda yıllardır balıkçılık yapan İlhan Başaran, vatandaşların istavrite yönelmesi gerektiğini vurguladı. Pazar tezgâhlarında balık fiyatlarının ise kilogram başına; istavrit 150 lira, sardalya 200 lira, mezgit 300 lira, çupra 500 lira, levrek 600 lira ve Karadeniz somonu 400 liradan satışa sunulduğu görüldü. "Denizlerde fırtına var" Denizlerde fırtına olduğundan dolayı tezgahlarda balık fiyatlarının pahalı ve az sayıda balığın olduğunu vurgulayan İlhan Başaran; "Denizlerde fırtına olduğundan dolayı hamsi yok. Denizlerde fırtına var; o yüzden denizlere girilemediği için balık az çıkıyor. Onun için fiyatlar pahalı ve balık bugün az. Az çıktığı ve alıcının çok olduğu için fiyatlar mecburen yükseliyor. Yani bu bizim elimizde olan bir şey değil" dedi. "Diğer balıklara yönelmiyorlar" Vatandaşların balık alırken sürekli hamsi tercih ettiğini ve başka balığa yönelmediğini aktaran Başaran; "Her zaman söylüyorum; Bolu’da bizim balık kültürümüz biraz zayıf. Hamsiden başka hiçbir şey bilmiyoruz. ‘Hamsi, hamsi, hamsi.’ Oysa istavrit dört mevsim yenecek tek balıktır. Güzel mezgit var, çupra ve levrek var. Diğer balıklara yönelmiyorlar, illa da hamsi. İstavrit dört mevsim yenecek tek balıktır. Herkese tavsiyem olsun" şeklinde konuştu.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 13:57
Belirsizliğin sigortası altın: Küresel sistem yeniden yazılıyor
Dünya genelinde artan jeopolitik gerilimler, piyasalarda "3. Dünya Savaşı" endişesinden çok küresel ekonomik düzenin yeniden şekillendiği algısını güçlendirirken, yatırımcıların güvenli liman arayışı altına olan ilgiyi artırıyor. Uzmanlar, yaşanan sürecin geçici bir kriz değil, sistemsel bir yeniden fiyatlama dönemi olduğuna dikkat çekiyor. Rusya-Ukrayna savaşıyla Avrupa’nın güvenlik mimarisi sarsılırken, Orta Doğu’da İran merkezli gelişmeler, ABD’nin bölgeye yönelik tutumu ve Filistin meselesi küresel risk başlıkları arasında yer alıyor. Afrika Boynuzu’ndan Güney Amerika’ya, Grönland’dan Asya-Pasifik’e uzanan geniş coğrafyada yaşanan gelişmeler ise büyük güçler arasında yeni bir nüfuz mücadelesine işaret ediyor. Bu tablo, küresel ekonomi açısından belirsizlik ve kırılganlık anlamına geliyor. ABD’de Trump yönetimiyle birlikte daha sert ve korumacı politikaların yeniden gündeme gelmesi, İsrail’in güvenlik politikalarındaki sertleşmeyle birleşince piyasalarda risk algısını yükseltiyor. ABD-Çin rekabeti ise ticaret savaşlarının ötesine geçerek teknoloji, enerji ve para politikalarını da kapsayan çok boyutlu bir mücadeleye dönüşmüş durumda. Avrupa ise güvenlik, enerji bağımlılığı ve ekonomik yavaşlama arasında denge arayışını sürdürüyor. Tarihi süreçte altının, yüksek gerilim ve kriz dönemlerinde değerini koruyan bir enstrüman olarak öne çıktığını belirten uzmanlar; 1970’lerin petrol krizleri, Soğuk Savaş yılları, 2008 küresel finans krizi ve pandemi dönemlerini örnek gösteriyor. Altının herhangi bir ülkenin para politikasına bağlı olmaması, bu süreçlerdeki cazibesini artıran temel faktör olarak değerlendiriliyor. "Bugün yaşananlar bir savaştan ziyade küresel sistemin yeniden fiyatlanmasıdır" DEMAŞ A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Cumhur Kitiş, altın fiyatlarındaki yükselişin kısa vadeli dalgalanma olarak okunmaması gerektiğini belirterek, "Altın fiyatlarındaki hareketi yalnızca günlük ons ya da kur üzerinden değerlendirmek eksik kalır. Asıl mesele, sistemsel risklerin kalıcı hale gelmesidir. Türkiye cephesinde ise izlenen denge politikası dikkat çekiyor. Küresel bloklaşmalar arasında esnek hareket kabiliyeti, finansal piyasalar açısından avantaj sağlarken; sıkılaşan para politikası ve kayıt dışı ekonomiyle mücadele adımlarının altın piyasası dahil birçok sektörü doğrudan etkilediği ifade ediliyor. Bu sürecin savaş senaryosundan çok ekonomik sinyaller üzerinden okunması gerekiyor. Bugün yaşananlar bir savaştan ziyade küresel sistemin yeniden fiyatlanmasıdır. Böyle dönemlerde yatırımcı refleksi nettir, güvenli ve evrensel değer arayışı" dedi. "Altın, savaşın değil; belirsizliğin sigortasıdır" Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) altın rezervlerindeki artış da bu eğilimi destekliyor. 2020 yılında yaklaşık 500 ton seviyesinde olan rezervler, 2023 sonunda 726 tona ulaştı. 2024 itibarıyla 760 tonun üzerine çıkan rezervlerin, altının stratejik bir rezerv unsuru olarak güçlendirildiğini gösterdiği belirtiliyor. Öte yandan, önümüzdeki dönemde kayıt altına alma süreçlerinin sıkılaşması ve para hareketlerinin daha şeffaf hale gelmesinin, bireysel yatırımcının altınla olan ilişkisini de dönüştürebileceği ifade ediliyor. Kayıtlı ekonomi arttıkça altının rolü azalmaz; aksine daha bilinçli ve uzun vadeli bir yatırım aracı haline gelir. Sonuç olarak uzmanlar, bugün sıkça dile getirilen ‘3. Dünya Savaşı’ söyleminin bir korku başlığı olarak öne çıktığını, asıl yaşanan sürecin ise küresel ekonomik düzenin yeniden şekillenmesi olduğunu vurguluyor. Bu dönüşümde altın, belirsizlik çağının en güçlü güvenli limanlarından biri olmaya devam ediyor. Altın, savaşın değil; belirsizliğin sigortasıdır" diye konuştu.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 13:09
Alaşehir’de üzümün geleceği değerlendirildi
TARİŞ Üzüm Birliği Başkanı Ferhat Şen, Alaşehir’de düzenlenen basın toplantısında üzümde artan küresel rekabete dikkat çekerek, Avrupa pazarındaki kalıntı sorununun ihracatı olumsuz etkilediğini, çözüm için planlı ve analizli üretimin şart olduğunu vurguladı. Manisa’nın Alaşehir ilçesinde üzümün geleceği masaya yatırıldı. TARİŞ Üzüm Birliği Başkanı Ferhat Şen, Tatlıcı Kenan Düğün Salonu’nda basın toplantısı düzenledi. Toplantıya TARİŞ Üzüm Birliği Başkan vekili İbrahim Balık ve TARİŞ Kooperatif Müdürü Yasin Uysal da katıldı. "Rekabet her geçen yıl zorlaşıyor" Basın toplantısında konuşan TARİŞ Üzüm Birliği Başkanı Ferhat Şen, dünya genelinde üzüm üreten ülke sayısının her yıl arttığını belirterek, bu durumun rekabeti zorlaştırdığını söyledi. Şen, dünya pazarında yer alabilmek için kaliteli ve kalıntısız üretimin zorunlu hale geldiğini vurguladı. Pazar sıkıntımız yok Türkiye’nin üzümde pazar sorunu olmadığını ancak pestisit kalıntısı nedeniyle özellikle Avrupa pazarında ciddi kayıplar yaşandığını ifade eden Şen, "Son yıllarda Almanya, Fransa ve Hollanda’ya yapılan ihracat ciddi oranda düştü. Bunun temel nedeni kalıntı sorunu. Bundan sonra üzüm alımlarını analizli yapmak zorundayız. Pazar sıkıntımız yok ama kalıntı sorunumuz var. Bunu biran önce aşmalıyız." dedi. Üretimde planlama şart Kalıntı sorununu önlemek amacıyla çiftçilere yönelik bilgilendirme toplantılarına devam edeceklerini belirten Şen, üretimde planlamanın önemine dikkat çekti. Üreticilerin üzümü sofralık ya da kurutmalık olarak planlaması gerektiğini dile getiren Şen, bu sayede maliyetlerin düşeceğini ve pazarlama sorunu yaşanmayacağını kaydetti. "Yeni pazarlara ihtiyacımız var" TARİŞ’in yıllık üzüm alım kapasitesinin yaklaşık 20 bin ton olduğunu belirten Şen, bu miktarın üreticiyi tek başına tatmin etmediğini söyledi. Yeni pazarlar bulunması ve iç tüketimin artırılması gerektiğini vurgulayan Şen, Türkiye’de üzüm tüketiminin yeterli seviyede olmadığını ifade etti. Genç çiftçi hamlesi TARİŞ ortaklarının yaş ortalamasının 65 olduğunu hatırlatan Şen, gençleri tarıma kazandırmak amacıyla çalışma yürüttüklerini söyledi. Bu kapsamda 200 yeni çiftçinin kooperatife kazandırıldığını ve ortaklık devirlerinin yapıldığını açıkladı. Üzüm markası güçlendirilecek TARİŞ markasının yurt dışında bilinirliğinin yüksek olduğunu ancak üzümün markalaşma sıralamasında gerilerde kaldığını belirten Şen, zeytin, incir ve diğer ürünlerin ardından üzümün de hak ettiği yere gelmesi için tanıtım çalışmalarını artıracaklarını söyledi. Toplantının sonunda TARİŞ Üzüm Birliği Başkanı Ferhat Şen, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla basın mensuplarının gününü kutladı. Program, hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 12:54
CarrefourSA, LEAD Network Türkiye kahvaltı buluşmasının ev sahibi oldu
Sabancı Holding ve Carrefour Grup iştiraki CarrefourSA, perakende sektöründe çeşitliliği ve kapsayıcılığı destekleyen LEAD Network Türkiye’nin Ocak ayı kahvaltı buluşmasını, Kozyatağı CarrefourSA hiper mağazasında gerçekleştirdi. Türkiye’de kadın iş gücünü perakende ve tüketici ürünleri sektöründe güçlendirmeyi amaçlayan LEAD Network Türkiye, geleneksel kahvaltı buluşmalarının Ocak ayı etkinliğini CarrefourSA ev sahipliğinde düzenledi. Lezzet Arası restoranında kahvaltı ikramının ardından başlayan etkinliğin açılış konuşmasını LEAD Network Türkiye Başkanı Neslihan Nigiz Ulak’ın yaptığı etkinlik, CarrefourSA CEO’su Kutay Kartallıoğlu’nun çalışma hayatında kadın emeği, toplumsal cinsiyet eşitliği ve perakendede dönüşümün önemi üzerine konuşmasıyla devam etti. Etkinliğin konuk konuşmacısı, Türk gastronomisinin duayen ismi ve Lezzet Arası danışmanı Vedat Başaran ise perakendenin gastronomiyle buluşması ve yeni nesil yaşam alanları üzerine yaptığı paylaşımlarıyla LEAD Network Türkiye üyeleriyle bir araya geldi. Sektörde 32 yılı dolduran Kozyatağı CarrefourSA hiper mağazasında gerçekleştirilen etkinlikte, mağazanın yenilenen yüzü ve bütünsel yaşam alanı konsepti katılımcılarla paylaşıldı. Etkinliğin ev sahibi CarrefourSA’nın CEO’su Kutay Kartallıoğlu, çalışma hayatının her alanında kadınların etki alanının artmasının önemine değinirken, CarrefourSA olarak "Doğrusu CarrefourSA’da" vizyonuyla toplumsal cinsiyet eşitliğini başarının merkezine koyduklarını ve kapsayıcı bir çalışma ortamı oluşturmanın en büyük öncelikleri olduğunu belirtti. "Çalışanlarımızın yüzde 40’ını kadınlar oluşturuyor" "15 bin kişilik dev bir aile olarak, şirketimizdeki kadın çalışan oranının yüzde 40 seviyesine ulaşmış olmasından büyük bir gurur duyuyoruz" diyen Kartallıoğlu, "Kadın emeğini organizasyonumuzun her seviyesinde destekliyoruz. C-Level yönetim kademelerimizden mağaza müdürlerimize, kasap ve balık reyonlarımızdaki çalışma arkadaşlarımızdan gastronomi alanımız olan Lezzet Arası’ndaki şeflerimize kadar her noktada kadınların imzasını görüyoruz" dedi. Sektörde WEP’s platformuna imza atan ilk şirket olmanın sorumluluğuyla hareket ettiklerini de vurgulayan Kartallıoğlu, "İş hayatındaki cam tavanları ortadan kaldırmak için var gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz. Bu gelişim vizyonumuzu, müşteri deneyimini zenginleştiren yeni yatırımlarımızla taçlandırıyoruz. Lezzet Arası, Bonheur Coffee & Bakery, CarrefourSA Express ve PATiFOUR gibi yenilikçi konseptlerimizle perakendeyi gastronomi ve sosyal yaşam alanlarıyla birleştiriyoruz" şeklinde konuştu. "LEAD Network Türkiye 2025’te sekiz stratejik önceliğiyle etkisini güçlendirdi" LEAD Network Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Neslihan Nigiz Ulak, açılış konuşmasında; LEAD Network Türkiye’nin sekiz stratejik öncelik doğrultusunda çalışan takımlarının katkısıyla 2025 yılında güçlü ve kapsayıcı bir etki oluşturduğunu vurguladı. Neslihan Nigiz Ulak, Etkinlik Takımı’nın aylık kahvaltı buluşmalarıyla üyeler arasındaki bağların güçlendiğini, STK Takımı’nın YenidenBiz iş birliğiyle 100 kadının yeniden istihdam yolculuğuna destek olduğunu ifade etti. Neslihan Nigiz Ulak, Uluslararası İlişkiler Takımı’nın LEAD GE Talks etkinlikleriyle küresel perspektifleri üyelerle buluşturduğunu; CEO Collective Action ve Satış Takımları’nın ise CEO Yuvarlak Masa ve Satış Liderleri Yuvarlak Masa buluşmalarıyla liderlik ve deneyim paylaşımını desteklediğini belirtti. NextGen ve Akademi Takımları’nın Reverse Mentoring ve LEAD to LEAD Mentorluk programlarıyla farklı kuşakları ve lider adaylarını bir araya getirdiğini söyleyen Ulak, Tedarik Zinciri Takımı’nın üniversite iş birlikleriyle akademi ve iş dünyası arasındaki bağı güçlendirdiğini aktardı. Üye ve İletişim Takımları’nın artan üye sayısı ve görünürlükle etki alanının genişlemesine katkı sağladığını dile getiren Ulak, bu ortak emek ve iş birliğiyle şekillenen yolculuğun 2026 yılında daha kapsayıcı, daha güçlü ve daha sürdürülebilir bir etki oluşturma hedefinin temelini oluşturduğunu söyledi. "Gastronomi, perakende dönüşümünün stratejik gücü olarak öne çıkıyor" Çağdaş Türk mutfağı alanındaki çalışmalarıyla tanınan ve etkinliğin misafir konuşmacısı olan Şef, Araştırmacı ve Gastronomi Tarihçisi Vedat Başaran ise 2017 yılında hayata geçirilen Lezzet Arası’nın mutfak yaklaşımını; catering’den mağaza deneyimine uzanan bütünsel vizyonu kapsamında değerlendirirken; "Gastronomist: Gelenekten Geleceğe" başlıklı konuşmasında gastronominin yalnızca mutfakla sınırlı kalmayan; kültür, hafıza ve sürdürülebilirlikle kurduğu güçlü bağı katılımcılarla paylaştı. Vedat Başaran, "Perakende sektörü bugün çok büyük bir değişim içinde. Güven veren, sürdürülebilir ve kültürü olan bir yaşam alanı oluşturmak çok önemli. Bu nedenle gastronomi mutfağı, sofrayı, restoranları ve perakendeyi aynı anda etkileyebiliyor. Açıkçası CarrefourSA gibi büyük ve yaygın bir organizasyonun ülke geneline yayılan bir yapı içinde gastronomiye bu kadar sahip çıkması dünyada dahi nadir görülen bir yaklaşım. Türkiye’de bu vizyonun hayata geçirilmesi, Türk perakende anlayışının ne kadar ileri bir noktaya ulaştığını gösteriyor" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder