Son Dakika
|
Ordu’da kıyıya insansız deniz aracı vurdu
MHP ve DEM Parti bayramlaştı: "Terörsüz Türkiye" süreci öne çıktı
Arakçi: "Hürmüz Boğazı açık, temas halinde güvenli geçiş sağlamaya hazırız"
Bağcılar TEM’de yolcu otobüsü alevlere teslim oldu
ABD, İran petrolünün satışına 30 gün süreyle izin verdi
Bayram günü mahalle savaş alanına döndü: 3 ölü, 22 yaralı
Otomobilin çarptığı motosikletli tıp fakültesi öğrencisi hayatını kaybetti
Erzurum’da şüpheli ölüm!
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’dan dünyaya uyarı
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Siyonist İsrail malum yüzlerce, binlerce insanı katletti; İnşallah bunun bedelini de ödeyeceğinden hiç şüphem yok"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Çekya'da İsrailli silah şirketiyle bağlantılı fabrika ateşe verildi
Putin: "Moskova, Tahran'ın sadık bir dostu ve güvenilir ortağı olmaya devam ediyor"
Ordu’da kıyıya insansız deniz aracı vurdu
Afyonkarahisar’da kar yağışı
Tayland’da Müslümanlar bayram namazını eda etti
İstanbul bayram sabahına sisle uyandı
5’i çocuk 6 kişinin öldüğü yangında sera sahibi tutuklandı
EKONOMİ
Vestel teknolojileriyle son bir yılda 44 milyon litre su tasarrufu sağlandı
21 Mart 2026 Cumartesi - 12:26:22
Vestel, Dünya Su Günü vesilesiyle akıllı beyaz eşya ürünlerinden elde ettiği su tasarrufu verilerini kamuoyuyla paylaştı. Şirket, kullanıcılarının tercih ettiği su tasarruflu programlar ve akıllı sistemler sayesinde son bir yılda yaklaşık 44 milyon litre su tasarrufu sağladı. Birleşmiş Milletler verilerine göre dünya genelinde milyarlarca insan güvenli suya erişimde zorluk yaşıyor. Bu nedenle su verimliliği sağlayan teknolojiler, sürdürülebilir geleceğin en kritik araçlarından biri olarak görülüyor. Vestel, bu yaklaşımla ürün ve teknolojileriyle su kaynaklarının korunmasına katkı sağlamaya devam ediyor. Dünya Su Günü vesilesiyle paylaştığı veriler, Vestel’in akıllı teknolojilerinin su verimliliği konusunda önemli kazanımlar sunduğunu ortaya koyuyor. Vestel Global Pazarlama & Yurt İçi Satış Genel Müdürü Duygu Badem Uylukçuoğlu, 22 Mart Dünya Su Günü kapsamında yaptığı açıklamada, "Su kaynaklarının korunmasını, sadece çevresel bir gereklilik değil; gelecek nesillere olan borcumuz ve ertelenemez bir ortak sorumluluk olarak görüyoruz. Çatısı altında faaliyet gösterdiğimiz Zorlu Grubu’nun Akıllı Hayat 2030 vizyonuyla uyumlu şekilde; çevresel ve sosyal etkiyi işimizin doğal bir bileşeni olarak ele alıyoruz. Sürdürülebilirliği tüm operasyonlarımızın merkezine alırken, sadece üretim süreçlerimizde değil, ürünlerimizin kullanım aşamasında da su ve enerji verimliliğini en üst seviyeye taşımak için çalışıyoruz. Teknolojinin dönüştürücü gücüyle tüketicilerimizi de sürdürülebilirlik yolculuğuna aktif birer paydaş olarak dahil edip; kaynak kullanımını optimize eden akıllı çözümlerimizle, doğayla uyumlu bir yaşam kültürünü hep birlikte inşa etmeyi amaçlıyoruz. Teknolojiye dayalı bu vizyonumuzun somut etkilerini, paylaştığımız veriler net bir şekilde ortaya koyuyor. Akıllı cihazlarımızın sağladığı yüksek verimlilik sayesinde, sadece son bir yılda yaklaşık 44 milyon litre su tasarrufu elde ettik. Bu rakam, 17,5 olimpik yüzme havuzunun doluluğuna denk geliyor. Yeni nesil çamaşır ve bulaşık makinelerinde su tüketimi, önceki nesil Vestel modellerinin ortalama tüketimi ile karşılaştırıldığında yüzde 27,7 azalırken, ‘Eco’ program ve ‘otomatik yük algılama’ gibi inovasyonlarımızla suyun daha verimli kullanılmasına katkı sağlayan teknolojiler geliştiriyoruz. Özellikle kullanıcılarımızın bilinçli tercihleriyle sadece ‘Eco’ program kullanımı üzerinden 2,5 milyon litrelik su tüketiminin önüne geçilmesi, teknoloji ile tüketicinin farkındalık davranışı birleştiğinde dünyamız için ne kadar önemli bir etki oluşturabileceğini ortaya koyuyor" dedi. 17,5 olimpik yüzme havuzuna denk su tasarrufu Şirketin paylaştığı verilere göre, akıllı cihazların sağladığı verimlilik sayesinde son bir yılda bulaşık makinelerinde yaklaşık 24 milyon litre, çamaşır makinelerinde ise yaklaşık 20 milyon litre olmak üzere, yaklaşık 44 milyon litre su tasarrufu sağlandı. Bu miktar 17,5 olimpik yüzme havuzuna denk gelen bir su hacmine karşılık geliyor. Şirket, geliştirdiği enerji ve su verimliliği yüksek ürünler, akıllı program seçenekleri ve kullanıcı farkındalığını artıran teknolojileriyle sürdürülebilir kaynak kullanımına katkı sağlıyor. Dünya Su Günü kapsamında paylaşılan veriler, teknolojinin doğru kullanıldığında doğal kaynakların korunmasında ne kadar önemli rol oynayabileceğini gösteriyor. Yeni nesil dönüşüm sürüyor Eski nesil bulaşık ve çamaşır makineleri yerine markanın son teknoloji bulaşık ve çamaşır makineleri ile kullanıcıların ortalama su tüketimi yüzde 27,7 oranında azalmış ve yıkayıcı ürünlerinin daha verimli hale geldiğini gösteriyor. Vestel akıllı ürünlerindeki ‘Eco’ program ile standart program arasındaki su tüketimi farkı da dikkat çekici boyutlara ulaşıyor. Bulaşık makinelerinde ‘Eco’ program tercih edildiğinde standart programlara kıyasla yüzde 20 daha az su kullanılıyor. Çamaşır makinelerinde bu oran yüzde 39’a çıkıyor. ‘Eco’ programla 2,5 milyon litre su tüketimi önlendi Kullanıcı tercihlerine uygun şekilde markanın akıllı cihazlarından elde edilen verilere göre, kullanıcılar son bir yılda bulaşık makinelerinde 478 bin 658 kez, çamaşır makinelerinde ise 96 bin 895 kez ‘Eco’ programını tercih etti. Daha yoğun programlar yerine ‘Eco’ programını tercih eden kullanıcılar, yaklaşık 2,5 milyon litre su tüketiminin önüne geçti. Ortaya çıkan veriler, Vestel kullanıcıların bilinçli tercihlerinin somut etkisini ortaya koyuyor. Markanın çamaşır makinelerinde bulunan ‘otomatik yük algılama’ teknolojisi gereksiz su tüketimini azaltmaya yardımcı olan önemli bir özellik. ‘Eco’ programında tam yük yerine yarım yük algılandığında yüzde 43, çeyrek yük algılandığında ise yüzde 55 su tasarrufu sağlanıyor. ‘Pamuklu’ programında yarım yük algılanması halinde, tam yük tüketimine kıyasla yüzde 41 su tasarrufu sağlanıyor. Bu teknoloji sayesinde makineler, yıkama sırasında çamaşır miktarını analiz ederek su tüketimini otomatik olarak optimize ediyor. Vestel, geliştirdiği yeni nesil ürünlerle su ve enerji verimliliğini artırmaya yönelik çalışmalar yürüterek sürdürülebilir yaşam kültürünün yaygınlaşmasına katkı sağlamayı hedefliyor.
21 Mart 2026 Cumartesi - 10:25
Marble İzmir’de mermer sanata dönüşüyor
Marble İzmir-31. Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı için geri sayım sürerken, fuarın önemli etkinliklerinden biri olan Heykel Çalıştayı’nda üretim süreci başladı. Çalıştay kapsamında altı heykeltıraşın, 8 Nisan 2026’ya kadar Fuar İzmir’de üretecekleri heykeller, Marble İzmir süresince D Holü’nde ziyaretçilerle buluşturulacak. Eserler fuarın ardından İzmir’in farklı noktalarına taşınarak kamusal alanlarda kalıcı olarak sergilenecek. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen Marble İzmir Fuarı kapsamında gerçekleştirilen Heykel Çalıştayı ile mermerin fuar alanının dışına taşarak kentle buluşması hedefleniyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın önerisiyle hayata geçirilen çalıştayda heykeltıraşlar, canlı üretim modeliyle mermer blokları işlemeye başladı. Üretim süreçleri ziyaretçilere açık olacak; sanatseverler doğal taşın sanat eserine dönüşümünü yerinde izleyebilecek. Küratörlüğünü heykeltıraş Ekin Erman’ın yürüttüğü Heykel Çalıştayı’nda, Türkiye’nin farklı kentlerinden gelen değerli sanatçılar Bahadır Hızol, Çağdaş Erçelik, Dilşad Akçayöz, Orhan Gazi Keskin, Özkan Arslan ve Tonguç Sercan mermer bloklar üzerinde üretimlerini sürdürüyor. Küratör Ekin Erman, organizasyonun çıkış noktasına değinerek, "Cemil Başkanımızın fikriyle böyle bir çalışma tasarlandı. Bu çalıştay ile Marble İzmir’in etkisi fuar alanının dışına taşacak. Üretilen heykellerin kentle buluşması çok önemli" dedi. Mermerin doğadaki uzun oluşum sürecine dikkat çeken Erman, bu malzemenin sanatla buluştuğunda kalıcılığının daha da arttığını belirterek, "Milyonlarca yılda oluşmuş bir malzemeden söz ediyoruz. Günümüzde pek çok şey hızla tüketilip atılıyor. Oysa mermer heykel bir meydana konduğunda yüzyıllarca yaşayabiliyor. Binlerce yıldır ayakta duran mermer heykeller var ve biz hâlâ onlara hayranlıkla bakıyoruz. Biz de bu zincirin bir parçası olacağız. Bu nedenle süreç bizim için çok keyifli" diye konuştu. Heykeller kentin belleğine taşınacak Yaklaşık 25 gün boyunca devam edecek üretim sürecinin, yoğun bir tempoda ilerlediğini ifade eden Erman, mermeri iyi tanıyan deneyimli sanatçıların kısa sürede eskizlerini tamamlayarak çalışmalara başladığını söyledi. Heykel sanatının izleyiciyle kurduğu doğrudan ilişkiye de değinen Erman, "Heykel diğer sanatlardan biraz daha farklı. Dokunabiliyorsunuz, yanında oturabiliyorsunuz, onunla birebir bağ kurabiliyorsunuz. Bu nedenle kent yaşamında yer almasını çok önemli ve değerli buluyorum" ifadelerini kullandı. Çalıştay’da ortaya çıkan eserler, 14-17 Nisan 2026 tarihleri arasında Marble İzmir Fuarı süresince Fuar İzmir D Hol’de sergilenecek. Heykeller, fuarın ardından ise İzmir’in farklı noktalarına yerleştirilerek kalıcı olarak yerlerini alacak.
21 Mart 2026 Cumartesi - 10:14
Türkiye’nin güneş enerjisi kurulu gücü 25 bin 827 megavata ulaştı
Türkiye’nin 2014 yılında 40,2 megavat olan güneş enerjisi kurulu gücü, 2026 yılının ocak ayı sonu itibarıyla 641 kat artışla 25 bin 827 megavata erişti. Arz güvenliğinin sağlamlaştırılması adına yenilenebilir enerji yatırımlarına hız kesmeden devam eden Türkiye, 2013 yılında sıfır olan güneş enerjisi kurulu gücünü her yıl katlayarak artırdı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre; Türkiye’nin 2014 yılında 40,2 megavat olan güneş enerjisi kurulu gücü, 2026 yılının ocak ayı sonu itibarıyla 25 bin 827 megavata ulaştı. Böylece, güneş kurulu gücü, 12 yılda 641 kat artış göstermiş oldu. Söz konusu kapasite, Türkiye’nin toplam kurulu gücü içinde güneşin payını da ciddi bir yere taşıdı. 2014 yılında güneşin toplam kurulu güç içinde binde 1 olan payı, 2026 yılının başında yüzde 20,9’a erişti. Diğer bir deyişle, toplam kurulu gücün 5’te biri güneşten oluştu. Güneş, aradan geçen sürede elektrik üretiminde de önemli bir yer tuttu. 2014’te 17 gigavatsaat olan güneşten elektrik üretimi, 2025 yılı sonunda 38 bin 69 gigavatsaate ulaştı. "Güneşimiz parlamaya devam edecek" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Çok ciddi bir güneş enerjisi potansiyeline sahibiz. YEKA yarışmalarıyla, öz tüketim için kapasite tahsisleriyle bu potansiyelimizi en iyi şekilde değerlendirerek önemli bir seviyeye taşıdık. 2025 yılını yenilenebilir enerjide rekorla kapattık. 2026 yılı da yenilenebilirde yeni bir rekor yılı olacak. 2035’te güneş ve rüzgarda ‘120 bin megavat kurulu güç’ hedefimize ulaşmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Güneşimiz parlamaya devam edecek" dedi. 80 milyar dolarlık yeni yatırım Yenilenebilir enerji alanında yatırımların giderek arttığına da işaret eden Bakan Bayraktar, 120 bin megavat hedefi doğrultusunda 2035’e kadar yaklaşık 80 milyar dolarlık yeni yatırımın hayata geçmesinin planlandığını da kaydetti.
21 Mart 2026 Cumartesi - 10:04
Gayrimenkul sektöründen ’değer barışı’ çağrısı
Son yıllarda artan inşaat, işçilik ve arsa maliyetlerinin konut fiyatlarını ciddi şekilde yükselttiğini belirten sektör temsilcileri, vatandaşların değer artış vergisi nedeniyle gayrimenkul satışında tereddüt yaşadığını ifade ederek hükümete ’tek seferlik değer barışı’ çağrısında bulundu. Türkiye’de son üç dört yıldır yaşanan yüksek enflasyon ve artan maliyetler, gayrimenkul sektörünü de doğrudan etkiledi. İnşaat, işçilik ve arsa maliyetlerindeki hızlı yükseliş, konut fiyatlarında yüzde 30 ile yüzde 50 arasında artışlara neden oldu. Sektör temsilcileri, özellikle büyük şehirlerde konut fiyatlarının ciddi seviyelere ulaştığını belirterek, bazı bölgelerde 1+1 daire fiyatlarının 4 milyon liranın üzerine çıktığını, kira bedellerinin ise yaklaşık 25 bin liraya kadar yükseldiğini ifade etti. Elfi Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Özkan Aydemir, "Son yıllarda konut satın alan vatandaşlar artan fiyatlar nedeniyle değer artış vergisiyle karşı karşıya kaldı. Bu durumun gayrimenkul satışlarında tedirginliğe yol açtı. 2, 3 ya da 4 yıl önce 300 bin ile 400 bin lira arasında alınan konutların bugün enflasyon etkisiyle çok daha yüksek değerlere ulaştı. Bu artışın vatandaşların satış sırasında vergi yüküyle karşılaşmasına sebep oluyor. Gayrimenkul piyasasında yaşanan durgunluğun temel sebeplerinden birinin de bu durum olduğunu bütün sektör temsilcileri biliyor. Hükümetten tek seferlik ’değer barışı’ düzenlemesi talep ediyoruz. Böyle bir düzenleme hem vatandaşların güven duygusunu artırmanın yanı sıra, hem de piyasada hareketlilik sağlayacaktır. Tabi k, b aynı zamanda fiyat artışlarını da bir nebze frenlenmesine katkı sağlayacaktır" dedi. Bunun tek seferlik yapılması ve tapu masraflarında da bir miktar düşüş sağlanması halinde önümüzdeki iki yıllık süreçte gayrimenkul fiyatlarının daha stabil bir seviyeye gelmesi mümkün olabileceğini ifade eden Aydemir, "Çünkü son 1,5 yıldır ülkemizde yeni inşaat üretimi oldukça azalmış durumda. İnşaat firmaları; arsa, işçilik ve diğer maliyetlerdeki hızlı artışlar nedeniyle yeni projelere başlamaktan kaçınıyor. Süreçlerin uzaması da yeni üretimin önüne geçiyor. Yeni konut üretimi olmadığı için fiyatlar yukarı yönlü hareket etmeye devam ediyor. Sektör açısından ve vatandaşlar açısından devletimizden beklentimiz, değer barışının tek seferlik olarak hayata geçirilmesidir. Çünkü şu anda vatandaşlarımızın büyük bir kısmını "Gayrimenkulümü satarsam zorluk yaşarım" düşüncesi sarmış durumda. Örneğin, bir vatandaş ikinci el bir gayrimenkulünü sattığında, hemen yanında yeni başlayan sıfır bir konutu almak istediğinde en az yüzde 40 ya da yüzde 50 daha pahalıya almak zorunda kalıyor. Aslında burada gerçek anlamda bir değer artışı yok. Sattığı gayrimenkulün yerine aynı değerde bir gayrimenkul koymak mevcut piyasa şartlarında oldukça zor. Bu nedenle sektör ve vatandaşlar adına devletimizden beklentimiz, değer barışının hayata geçirilmesidir" dedi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
20 Mart 2026 Cuma- 03:23
Denizli Defterdarı Özdemirci’nin resmi ataması 19 ay sonra yapıldı
2
19 Mart 2026 Perşembe- 10:41
Mersin’de dar gelirli ailelerin çocuklarına bayramlık desteği
3
20 Mart 2026 Cuma- 09:44
Limon ve turunç kabukları kadınların elinde değerleniyor
4
18 Mart 2026 Çarşamba- 15:44
GMO Başkan Adayı Kahraman: "Bir gemi mühendisi bir sanayi ordusunu harekete geçirir"
5
19 Mart 2026 Perşembe- 12:59
Kütahya’da çörek otu üretimi gelişiyor
12 Ocak 2026 Pazartesi - 12:54
CarrefourSA, LEAD Network Türkiye kahvaltı buluşmasının ev sahibi oldu
Sabancı Holding ve Carrefour Grup iştiraki CarrefourSA, perakende sektöründe çeşitliliği ve kapsayıcılığı destekleyen LEAD Network Türkiye’nin Ocak ayı kahvaltı buluşmasını, Kozyatağı CarrefourSA hiper mağazasında gerçekleştirdi. Türkiye’de kadın iş gücünü perakende ve tüketici ürünleri sektöründe güçlendirmeyi amaçlayan LEAD Network Türkiye, geleneksel kahvaltı buluşmalarının Ocak ayı etkinliğini CarrefourSA ev sahipliğinde düzenledi. Lezzet Arası restoranında kahvaltı ikramının ardından başlayan etkinliğin açılış konuşmasını LEAD Network Türkiye Başkanı Neslihan Nigiz Ulak’ın yaptığı etkinlik, CarrefourSA CEO’su Kutay Kartallıoğlu’nun çalışma hayatında kadın emeği, toplumsal cinsiyet eşitliği ve perakendede dönüşümün önemi üzerine konuşmasıyla devam etti. Etkinliğin konuk konuşmacısı, Türk gastronomisinin duayen ismi ve Lezzet Arası danışmanı Vedat Başaran ise perakendenin gastronomiyle buluşması ve yeni nesil yaşam alanları üzerine yaptığı paylaşımlarıyla LEAD Network Türkiye üyeleriyle bir araya geldi. Sektörde 32 yılı dolduran Kozyatağı CarrefourSA hiper mağazasında gerçekleştirilen etkinlikte, mağazanın yenilenen yüzü ve bütünsel yaşam alanı konsepti katılımcılarla paylaşıldı. Etkinliğin ev sahibi CarrefourSA’nın CEO’su Kutay Kartallıoğlu, çalışma hayatının her alanında kadınların etki alanının artmasının önemine değinirken, CarrefourSA olarak "Doğrusu CarrefourSA’da" vizyonuyla toplumsal cinsiyet eşitliğini başarının merkezine koyduklarını ve kapsayıcı bir çalışma ortamı oluşturmanın en büyük öncelikleri olduğunu belirtti. "Çalışanlarımızın yüzde 40’ını kadınlar oluşturuyor" "15 bin kişilik dev bir aile olarak, şirketimizdeki kadın çalışan oranının yüzde 40 seviyesine ulaşmış olmasından büyük bir gurur duyuyoruz" diyen Kartallıoğlu, "Kadın emeğini organizasyonumuzun her seviyesinde destekliyoruz. C-Level yönetim kademelerimizden mağaza müdürlerimize, kasap ve balık reyonlarımızdaki çalışma arkadaşlarımızdan gastronomi alanımız olan Lezzet Arası’ndaki şeflerimize kadar her noktada kadınların imzasını görüyoruz" dedi. Sektörde WEP’s platformuna imza atan ilk şirket olmanın sorumluluğuyla hareket ettiklerini de vurgulayan Kartallıoğlu, "İş hayatındaki cam tavanları ortadan kaldırmak için var gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz. Bu gelişim vizyonumuzu, müşteri deneyimini zenginleştiren yeni yatırımlarımızla taçlandırıyoruz. Lezzet Arası, Bonheur Coffee & Bakery, CarrefourSA Express ve PATiFOUR gibi yenilikçi konseptlerimizle perakendeyi gastronomi ve sosyal yaşam alanlarıyla birleştiriyoruz" şeklinde konuştu. "LEAD Network Türkiye 2025’te sekiz stratejik önceliğiyle etkisini güçlendirdi" LEAD Network Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Neslihan Nigiz Ulak, açılış konuşmasında; LEAD Network Türkiye’nin sekiz stratejik öncelik doğrultusunda çalışan takımlarının katkısıyla 2025 yılında güçlü ve kapsayıcı bir etki oluşturduğunu vurguladı. Neslihan Nigiz Ulak, Etkinlik Takımı’nın aylık kahvaltı buluşmalarıyla üyeler arasındaki bağların güçlendiğini, STK Takımı’nın YenidenBiz iş birliğiyle 100 kadının yeniden istihdam yolculuğuna destek olduğunu ifade etti. Neslihan Nigiz Ulak, Uluslararası İlişkiler Takımı’nın LEAD GE Talks etkinlikleriyle küresel perspektifleri üyelerle buluşturduğunu; CEO Collective Action ve Satış Takımları’nın ise CEO Yuvarlak Masa ve Satış Liderleri Yuvarlak Masa buluşmalarıyla liderlik ve deneyim paylaşımını desteklediğini belirtti. NextGen ve Akademi Takımları’nın Reverse Mentoring ve LEAD to LEAD Mentorluk programlarıyla farklı kuşakları ve lider adaylarını bir araya getirdiğini söyleyen Ulak, Tedarik Zinciri Takımı’nın üniversite iş birlikleriyle akademi ve iş dünyası arasındaki bağı güçlendirdiğini aktardı. Üye ve İletişim Takımları’nın artan üye sayısı ve görünürlükle etki alanının genişlemesine katkı sağladığını dile getiren Ulak, bu ortak emek ve iş birliğiyle şekillenen yolculuğun 2026 yılında daha kapsayıcı, daha güçlü ve daha sürdürülebilir bir etki oluşturma hedefinin temelini oluşturduğunu söyledi. "Gastronomi, perakende dönüşümünün stratejik gücü olarak öne çıkıyor" Çağdaş Türk mutfağı alanındaki çalışmalarıyla tanınan ve etkinliğin misafir konuşmacısı olan Şef, Araştırmacı ve Gastronomi Tarihçisi Vedat Başaran ise 2017 yılında hayata geçirilen Lezzet Arası’nın mutfak yaklaşımını; catering’den mağaza deneyimine uzanan bütünsel vizyonu kapsamında değerlendirirken; "Gastronomist: Gelenekten Geleceğe" başlıklı konuşmasında gastronominin yalnızca mutfakla sınırlı kalmayan; kültür, hafıza ve sürdürülebilirlikle kurduğu güçlü bağı katılımcılarla paylaştı. Vedat Başaran, "Perakende sektörü bugün çok büyük bir değişim içinde. Güven veren, sürdürülebilir ve kültürü olan bir yaşam alanı oluşturmak çok önemli. Bu nedenle gastronomi mutfağı, sofrayı, restoranları ve perakendeyi aynı anda etkileyebiliyor. Açıkçası CarrefourSA gibi büyük ve yaygın bir organizasyonun ülke geneline yayılan bir yapı içinde gastronomiye bu kadar sahip çıkması dünyada dahi nadir görülen bir yaklaşım. Türkiye’de bu vizyonun hayata geçirilmesi, Türk perakende anlayışının ne kadar ileri bir noktaya ulaştığını gösteriyor" dedi.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 12:28
Modern sera yatırımları Salihli’de tarımı güçlendiriyor
Manisa’nın Salihli ilçe Kaymakamı Ali Güldoğan, yılın 12 ayı tarımsal üretimin gerçekleştirildiği Salihli’de sera domatesi üreten bir işletmeyi ziyaret ederek incelemelerde bulundu. Ziyaret kapsamında işletme yetkililerinden yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alan Kaymakam Güldoğan, üretim alanlarını dolaşarak sera faaliyetleri, üretim kapasitesi ve işletmenin istihdama sağladığı katkılarla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Kaymakam Güldoğan, tarımsal üretimin Salihli ekonomisi için taşıdığı öneme dikkat çekerek, özellikle modern sera yatırımlarının hem verimlilik hem de istihdam açısından büyük katkı sunduğunu ifade etti. Güldoğan, işletme yetkilileri ve çalışanlara emeklerinden dolayı teşekkür ederek çalışmalarında kolaylıklar diledi. Ziyarete İlçe Tarım ve Orman Müdürü Murat Yasak ile İlçe Tarım Müdürlüğü yetkilileri de eşlik etti.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 12:11
Denizdeki fırtına avını etkilese de balık fiyatlarını etkilemedi
Karadeniz’de etkili olan fırtına balık avını olumsuz etkiledi. Tezgahlarda deniz balığı çeşidi fırtına nedeniyle azalsa da fiyatlarda kayda değer bir değişiklik yaşanmadı. Balıkçı esnaflarından Emin Avcı, fırtınanın balık avına büyük etkisinin olduğunu belirterek "Fırtınanın balığa çok büyük etkisi var. Balık çok azaldı. Biraz mezgit geldi bir de istavrit geldi. Ama istavrit az geldi. Daha önce istavrit bol geliyordu. Bugün az geldi fırtınadan dolayı. Havalar da soğuk olduğu zaman vatandaş da balık almaya gelmiyor balık haline bu yüzden de balık satışları azalıyor. Hamsi yok şu anda. Şoklanmış hamsiler geliyor onlar satılıyor. 20-25 gündür yerli hamsi yok. İstavrit, mezgit, barbun, tirsi, sargan ve yetiştirme balıklar geliyor" dedi. Balık sezonu istavrit ağırlıklı devam ediyor Balıkçı esnaflarından Ahmet Çoğalmış, sezonun istavrit ağırlıklı devam ettiğini ifade ederek "Hamsi sezonunun sonuna geliyoruz. Ocak ayı da bitiyor. Ocak sonundan sonra hamsi tamamen tezgâhlardan çekilir. Şu an en çok yenen, en çok tutulan balık istavrit. İstavrit 100 TL, hamsi 100 TL, mezgit olmadığından dolayı 600 TL, alabalık 250 TL, somon 300 TL. Bu sezon bol istavrit avlandı. Hamsiden sonra istavrit tezgâhlardaki yerini sağlama aldı" diye konuştu.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 12:02
HEKTAŞ, güçlü ESG performansıyla dünya ikincisi
OYAK Kimya Tarım şirketlerinden HEKTAŞ, Londra Borsası Grubu (LSEG) tarafından gerçekleştirilen ESG sürdürülebilirlik derecelendirmesinde sektöründe dünya ikincisi olduğunu duyurdu. Yenilikçi çözümler sunma vizyonu doğrultusunda yürüttüğü Ar-Ge çalışmalarıyla Türkiye’de tarım sektöründe önemli rol üstlenen HEKTAŞ, sürdürülebilirlik yaklaşımıyla da öne çıkıyor. Yapılan açıklamaya göre, çevreye duyarlı, yenilikçi ve sorumlu üretim anlayışıyla faaliyetlerini sürdüren HEKTAŞ, Londra Borsası Grubu (LSEG) tarafından gerçekleştirilen ESG (çevresel, sosyal ve yönetişim) sürdürülebilirlik derecelendirmesinde tarım kimyasalları sektöründe dünyada ikinci sırada yer aldı. Söz konusu başarısıyla Borsa İstanbul Sürdürülebilirlik Endeksi’ne giriş için gerekli kriterleri yerine getiren HEKTAŞ, sektöründe endekse dâhil olan ilk şirket oldu. Tarım sektöründe sürdürülebilirliğin öncüsü olma vizyonuyla hareket ettiklerini vurgulayan HEKTAŞ Genel Müdürü Enis Emre Terzi, "Güçlü bir sürdürülebilirlik kültürüne sahip olan şirket olarak; kaynaklarımızı verimli kullanıyor, düşük karbon ayak izi bırakıyor ve gelecek nesillere karşı sorumluluk bilinciyle hareket ediyoruz. Bu yaklaşımı yalnızca bir hedef olarak değil, aynı zamanda kurumsal kimliğimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz" diye konuştu. ’’Sektörümüzün uluslararası arenadaki en güçlü oyuncularını geride bıraktık’’ Günümüzde yatırımcıların bir şirkete yatırım kararı vermeden önce sürdürülebilirlik düzeyini, uluslararası kabul görmüş ESG sürdürülebilirlik endekslerindeki performans ve skorlar üzerinden değerlendirdiğini dile getiren Terzi, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: "Londra Borsası Grubu tarafından gerçekleştirilen ESG sürdürülebilirlik derecelendirmesinde, tarım kimyasalları kategorisinde 78 puan ile ikinci sırada yer alarak çok değerli bir başarı elde ettik. Sektörümüzün uluslararası arenadaki en güçlü oyuncularını geride bıraktığımız bu derece; şirketimizin çevresel ve sosyal sorumluluk kriterlerini en üst düzeyde yerine getirdiğini, uluslararası yatırımcılar ve paydaşlar nezdinde güvenilir bir aktör olarak konumlandığını gösteriyor. Doğaya duyduğumuz saygının, sürdürülebilir üretim için gösterdiğimiz yenilikçi çabaların ve tüm ekibimizin ortak vizyonla hareket etmesinin yansıması olan bu başarıyı, sürdürülebilirlik yolculuğumuzda yeni bir dönüm noktası olarak görüyoruz." "Tarım kimya sektöründe Borsa İstanbul Sürdürülebilirlik Endeksi’ne giren ilk şirket olduk" LSEG tarafından gerçekleştirilen ESG sürdürülebilirlik derecelendirmesinde elde ettikleri yüksek puanlarla Borsa İstanbul Sürdürülebilirlik Endeksi’ne giriş için gerekli tüm kriterleri fazlasıyla karşıladıklarını söyleyen Terzi, "Puanlarımızın açıklanmasının ardından Borsa İstanbul ile iletişime geçerek, İstanbul Sürdürülebilirlik Endeksi’ne giriş sürecini başlattık. Borsa İstanbul tarafından yapılan değerlendirmelerin ardından tarım kimya sektöründe Borsa İstanbul Sürdürülebilirlik Endeksi’ne giren ilk şirket olduk" dedi. Sürdürülebilirliği işinin merkezine alıyor Sürdürülebilirlik alanında önümüzdeki döneme ilişkin hedeflerini de paylaşan Enis Emre Terzi, "2026 yılı sonrası için ürün gruplarımızın karbon salınım miktarlarını hesaplayarak ürünlerimizin karbon ayak izini hesaplamayı, çiftçilerimizin atık yönetimi konusunda farkındalıklarını artırmayı, sürdürülebilir tedarik zinciri yönetimi konusunda iyileştirmeler yapmayı planlıyoruz. Şirket olarak, sürdürülebilirliği işimizin merkezine alarak ülkemiz ve sektörümüz için değer oluşturmaya kararlılıkla devam edeceğiz" diyerek sözlerini noktaladı. Sürdürülebilirlik alanında sektöründe öncü adımlar atan şirketin söz konusu alanda öne çıkan çalışmalarından bazıları şöyle açıklandı: Üretim hatlarındaki yıkama prosesinde optimizasyonlar gerçekleştiren şirket, suyun geri kazanımı kapsamında 8-10 kat verimli üretim yapıyor. Hayvansal Menşeli Amino Asit Üretim Prosesi ile hayvansal atıklardan değerli bileşiklerin geri kazanımı yoluyla hem ekonomik hem de ekolojik açıdan ürün sürdürülebilirliğine katkı sağlanıyor. Şirket 12, Ferbis ise 11 adet tescilli Organik Tarımda Kullanılabilen Bitki Koruma Ürünleri Sertifikası’na sahip ürün ile insan ve çevre sağlığına duyarlı üretim süreçlerini belgelendirdi. Gebze Ar-Ge Merkezi’nde tescilli tohum portföyünü genişleten şirketin, ‘Atasiyez’ ve ‘Mergüze’ adlı 14 kromozomlu Siyez buğday çeşitlerinden sonra Ar-Ge Merkezi tarafından geliştirilen dört yeni ekmeklik buğday çeşidi (Süngü, Gazi 38, Kahraman ve Ulubaş) tescil edilerek ulusal çeşit listesine eklendi. Endüstri 4.0 üretim hatları ile proses optimizasyonları sağlanarak iş gücü kaybının önüne geçildi ve verimliliği artırmaya yönelik çalışmalar yapıldı. Üretim ve proje bakım ekipleri tarafından süreç optimizasyonu sağlayan yedi proje tamamlandı. Orhangazi HEKTAŞ F.A.R.M tesisinde yapılan sosyal ve kurumsal faaliyetler kapsamında 2022-2024 yılları arasında 10 bini aşkın misafir ağırlandı. 2024’te enerji verimliliğinin artırılmasına yönelik başlatılan çalışmalar kapsamında 2025 yılında ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi belgesi alındı. 2025 yılında başlatılan 45 Ar-Ge projesi ile yenilikçi çözümler geliştirme yolunda önemli bir adım atıldı.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 11:56
Tavşanlı’da hayvancılık işletmelerine yönelik besilik hayvan kapasite tespit çalışması
Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde 2026 yılı besilik hayvan ithalatı başvuruları kapsamında faaliyet gösteren hayvancılık işletmelerine yönelik besilik hayvan kapasite tespit çalışmaları sürüyor. İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü teknik personeli tarafından yürütülen çalışmalar çerçevesinde, başvuruda bulunan işletmeler yerinde incelenerek mevcut barınak kapasitesi, hayvan varlığı ve işletme şartları değerlendiriliyor. Yetkililer, Türkvet sisteminde işletme kapasite bilgilerini güncellemeyen işletmelerin kapasite tespit çalışmalarına dâhil edilemeyeceğini belirterek, işletme sahiplerinin herhangi bir mağduriyet yaşamamaları için bilgilerini en kısa sürede güncellemeleri gerektiğini vurguladı.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 11:50
ATO Başkanı Baran: "Yasa dışı ticaret, iş barışını zedelediği gibi ekonomik istikrarı da tehdit ediyor"
Ankara Ticaret Odası (ATO) ev sahipliğinde ‘Yasa Dışı Ticaretle Mücadele’ konferansı düzenlendi. Ankara Ticaret Odası (ATO) ev sahipliğinde ve Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın katılımıyla ‘Yasa Dışı Ticaretle Mücadele Konferansı’ düzenlendi. Yasa dışı ticaretin ekonomik ve toplumsal etkilerinin ele alındığı konferansta bu çerçevede uygulanabilecek çözümler masaya yatırıldı. Programda bir açılış konuşması gerçekleştiren, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Türkiye’nin coğrafi konumunun, nüfus ve ekonomik dinamiklerinin pek çok açıdan avantajlar sağladığını, yasa dışı faaliyetlerle uğraşanlar açısından da cezbedici bir nitelik taşıdığını vurguladı. Yasa dışı ticaretin, bir yandan vergi gelirlerinde önemli kayba neden olurken, diğer taraftan da faaliyetlerini yasal zeminde sürdüren sektörler ve ticaret erbabı açısından haksız rekabet ortamı oluşturduğunu belirten Hisarcıklığolu, "Bizler, özel sektörün çatı kuruluşu olarak devletimizin bu çabalarına destek olmak amacıyla, sorunların çözümüne yönelik ortak bir duruş sergiliyoruz" şeklinde konuştu. Yasa Dışı Ticaretle Mücadele Konferansı’nın ilkinin TOBB ev sahipliğinde yaklaşık 4 sene önce gerçekleştirildiğini hatırlatan Hisarcıklıoğlu, o günden bugüne, mücadelede yer alan tüm kamu kurumlarının attığı adımlar sayesinde, bu alanda Türkiye’nin önemli kazanımlar elde ettiğini aktardı. Bu süreçte 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nda yapılan değişiklikler cezalardın daha caydırıcı hale geldiğini aktaran Hisarcıklıoğlu, "Yine yasa dışının yoğun olarak yaşandığı alkollü içecekler ve tütün mamulleri piyasasına dair düzenleyici çerçevede kapsamlı iyileştirmeler yapıldı. Akaryakıt alanında UTTS sisteminin devreye girmesi başta olmak üzere önemli mevzuat düzenlemeleri hayata geçirildi. Tüm bu mevzuat düzenlemelerinin etkili uygulanmasını sağlayacak aralıksız denetim ve kontroller sayesinde hem devletimizin milyarlarca liralık vergi geliri muhafaza edildi, hem yasal sektör korundu hem de yasa dışı faaliyetlerden elde edilen gelirin kanalize edildiği alanlara büyük darbe vuruldu" açıklamasında bulundu. Hisarcıklıoğlu, yasa dışı ticaret ile mücadelenin süreklilik gerektirdiğini bildirerek, konferansın gelecek dönemde Türkiye’nin menfaatlerinin korunması için atılabilecek ilave adımları tartışmak açısından, son derece faydalı olacağını sözlerine ekledi. "Tüm kurumların dayanışmasıyla yasa dışı ticaretle mücadelede çok daha iyi bir konuma geleceğiz" Birlik olarak mevzuat düzenlemelerine katkı ve farkındalık oluşturma açısından kamu kurumlarına her türlü desteği verdiklerini belirten Hisarcıklıoğlu, "Bakanlığımızla oda ve borsalarımıza ihracatta kaçakçılıkla mücadele eğitimi verdik. Sektör meclislerimiz bünyesindeki bazı meclislerde kaçakçılıkla ilgili alt komisyonlar kurarak konuyu mevzuat anlamında da çalışıyoruz. Kamu kurumlarımıza kaçakçılık ve yasa dışı ticaretin önüne geçebilecek tüm önerilerimizi iletiyoruz. Tüm kurumların işbirliği ve dayanışmasıyla yasa dışı ticaretle mücadelede çok daha iyi bir konuma geleceğiz" ifadelerine yer verdi. ATO Başkanı Gürsel Baran ise ticaretin, dünyanın neresinde olursa olsun güven üzerine kurulduğunu, hukuka, ahlaka ve kurallara dayanmayan ticaret anlayışının ise ekonomiye ve toplumsal refaha katkı sağlamadığının altını çizdi. "Yasa dışı ticaret, iş barışını zedelediği gibi ekonomik istikrarı da tehdit ediyor" Yasa dışı ticaretin çok katmanlı, kapsamlı ve karmaşık bir sorun olduğunun altını çizen Baran, kurumlar, sektörler ve ülkeler arası sınırları aşan tehlike ve tehditleri bünyesinde barındırdığını sözlerine ekledi. Baran, sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Küresel ekonominin karanlık yüzü de denilen yasa dışı ticaret, ekonomik faaliyetler üzerinde daraltıcı bir etki oluşturup, vergi gelirlerinde kayıplara yol açarak büyümeye zarar veriyor. Akaryakıttan tütüne, ilaçtan alkole, sahte ve taklit ürünlerden kaçakçılığa kadar pek çok alanda karşımıza çıkan yasa dışı ticaret, bugün tüm dünyanın ortak sorunu haline gelmiş durumda. Vergi kayıplarına yol açarak kamu gelirlerini azaltan, kayıtlı ve kurallara uygun çalışan işletmeler açısından haksız rekabet ortamı oluşturan yasa dışı ticaret, iş barışını zedelediği gibi ekonomik istikrarı da tehdit ediyor. Kamu gelirlerinde azalmaya neden olduğu için kamu hizmetlerinin kalitesini de etkiliyor." Yasa dışı ticaretle mücadelede en iyi yöntemlerden birinin, kayıtlı ekonomiye geçişin güçlendirilmesi olduğunun altını da çizen Baran, "Ülkemiz, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde bu alanda çok önemli mesafeler kat etmiştir. Geleneksel yöntemlerden dijitalleşmeye geçiş; faturadan irsaliyeye, muhasebe kayıtlarından beyanname süreçlerine kadar ticaretin tüm aşamalarının dijital ortama taşınması; kayıtlı ekonomiyi güçlendirmiş, denetim ve izleme kapasitesini önemli ölçüde artırmıştır. Dijitalleşme süreci bir yandan verimliliği artırırken, diğer yandan yasa dışı ticaretin önlenmesi için yürütülen mücadele açısından da güçlü bir araç haline geldi" ifadelerine yer verdi. "ATO olarak, yasa dışı ticaretle mücadelede üzerimize düşen her türlü sorumluluğu almaya hazırız" Baran, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan ‘Kayıt Dışı Ekonomiyle Mücadele Eylem Planı’ ile Türkiye’nin yasa dışı ticaretle mücadelede kararlılığının açık biçimde ortaya koyulduğunu söyleyerek, "Bu mücadelenin başarısı, toplumsal farkındalığın artırılması, veri paylaşımının güçlendirilmesi, hukuki ve idari altyapının geliştirilmesi ve denetim kapasitesinin etkin biçimde kullanılmasıyla mümkündür. Tüm bunların hakkıyla uygulanabilmesi de, bakanlıklardan yerel yönetimlere, sivil toplum kuruluşlarına kadar tüm kurum ve kuruluşların işbirliği içinde çalışmasıyla sağlanabilir. ATO olarak, rekabet gücümüzü zayıflatan, ekonomimizi ve toplum sağlığını tehdit eden yasa dışı ticaretle mücadelede üzerimize düşen her türlü sorumluluğu almaya, elimizi taşın altına koymaya, ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapmaya hazır olduğumuzu özellikle ifade etmek isterim" değerlendirmesinde bulundu. Program, TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu ve ATO Başkanı Baran’ın konuşmasının ardından Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın konuşmasıyla devam etti.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 11:28
Yeni Dacia Sandero satışa sunuldu
Yeni Dacia Sandero, Türkiye’de satışa sunuldu. Avrupa’nın en çok satan perakende otomobillerinden biri olan Dacia Sandero; 2026 yılının ilk günlerinden itibaren Türkiye’de satışa sunuldu. Yeni Sandero, yeni tasarım detayları ve donanımı ile kullanıcılarıyla buluşuyor.. Kompakt tasarımıyla dikkat çeken otomobil, pratik ve modern bir görünüme sahip. Yeni Sandero, direkt enjeksiyonlu 3 silindirli turbo TCe 100 motoru ve 6 ileri manuel şanzımanla birlikte gelirken, benzinli motoruyla 100 hp güç ve 200 Nm tork sunuyor. Araç, ortalama 5,5L / 100km yakıt tüketimi sunuyor.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 11:03
Denizlili lokantacılar 3. kez Osman Üçgül dedi
Denizli Lokantacılar Esnaf ve Sanatkarlar Odası’nın 10’uncu Olağan Genel Kurulu’nda mevcut başkan Osman Üçgül, rakibi Yasemin Orhan’a büyük fark atarak 650 oyla üçüncü kez başkanlığa seçildi. Denizli Esnaf ve Sanatkarlar Odası Birliği’ne (DESOB) bağlı odalar arasında önemli bir yere sahip olan Denizli Lokantacılar Esnaf ve Sanatkarlar Odası’nın 10’uncu Olağan Genel Kurulu, Vera Event Düğün Salonu’nda yoğun katılımla gerçekleştirildi. Genel kurulda, DESOB Başkan Vekili ve mevcut başkan Osman Üçgül ile Yasemin Orhan başkanlık için yarıştı. Sabah saatlerinde başlayan oy kullanma işlemi saat 17.00’ye kadar devam ederken, üyelerin seçime gösterdiği yoğun ilgi dikkat çekti. Sandıkların açılmasıyla birlikte salonda heyecan doruğa çıktı. Her iki adayın da yakından takip ettiği oy sayımı sonucunda, resmi olmayan sonuçlara göre Osman Üçgül açık ara farkla yeniden başkan seçildi. Seçimlerde Osman Üçgül 650 oy alırken, Yasemin Orhan 108 oyda kaldı. Üyelerden aldığı güçlü destekle güven tazeleyen Osman Üçgül, üçüncü kez Denizli Lokantacılar Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığı görevine seçilerek yoluna devam etti. Mehmet Ali Erbeği’den tebrik Seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından, kongrede divan başkanlığı görevini yürüten Denizli Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliği Başkanı Mehmet Ali Erbeği, yeniden başkanlığa seçilen Osman Üçgül’ü tebrik etti. Erbeği, demokratik bir ortamda gerçekleştirilen genel kurul sürecinde emek veren tüm adaylara, yöneticilere ve oda üyelerine teşekkür ederek, yeni görev döneminin Denizli lokantacı esnafı başta olmak üzere tüm camiaya hayırlı olmasını temenni etti.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 10:37
MediaMarkt Startup Challenge’ın 8’inci yılında 22 ülkeden 264 girişim değerlendirildi
MediaMarkt’ın Türkiye’de başlatıp dünyaya açtığı girişimcilik yarışması MediaMarkt Startup Challenge’ın ön değerlendirme ve başvuru süreci tamamlandı. Yarışma kapsamında büyük final sürecine kadar 22 farklı ülkeden çeşitli sektörlere ait 264 farklı girişim değerlendirildi. Tüketici elektroniği perakendecisi MediaMarkt, geleceğin perakende dünyasını, bugünün inovatif fikirleriyle geliştirmek amacıyla 8 yıl önce başlattığı Startup Challenge yarışmasının başvuru ve ön değerlendirme sürecini tamamladı. Tenity partnerliği ile düzenlenen Startup Challenge; bu yıl Google, Index Grup, BNP Paribas Cardif tarafından destekleniyor. 14 Ocak tarihinde düzenlenecek final etkinliği öncesi birbirinden farklı sektörlerde faaliyet gösteren 264 girişim değerlendirildi. Değerlendirme sürecinin ardından 10 girişim final günü sahnede yerlerini alacak. Yapılan açıklamaya göre, MediaMarkt Startup Challenge’ın 8’inci yılında değerlendirilen girişimlerin sektörleri ele alındığında, 76 girişim ile perakende satış teknolojileri ön plana çıkıyor. Perakende satış teknolojilerini, 86 girişim ile kurumsal dijitalleşme yoluyla çalışan deneyimini güçlendirme takip ediyor. Ardından 44 girişim ile sürdürülebilirlik ve çevresel etki çözümleri ve 46 girişim ile satış sonrası teknolojileri geliyor. Bunlara ek olarak farklı alanlardan 12 girişim de değerlendirmeye giren projeler arasında yer aldı. 264 girişim arasından seçilen en iyi 10 girişim, 14 Ocak günü düzenlenecek Startup Challenge Day etkinliğinde uzman jüriye sunumunu yapacak.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 10:28
Başkan Aslan: "Van OSB ürünleri birçok ülkeye ihraç ediliyor"
Van Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu Başkanı Memet Aslan, son dönemde OSB’ye uluslararası nitelikte firmaların kazandırıldığını belirterek, Avrupa başta olmak üzere birçok ülkeye ihracat yapıldığını söyledi. Van OSB Yönetim Kurulu Başkanı Memet Aslan, bölgede dış yatırımcıların üretime başladığını ve yeni yatırımlar için yoğun bir ilgi olduğunu ifade etti. Altyapı çalışmalarının tamamlanmasının ardından yerel, ulusal ve uluslararası firmalara yeni tahsisler yapılacağını vurgulayan Aslan, özellikle tekstil sektörünün Avrupa’ya ciddi ihracat gerçekleştirdiğini, bunun yanı sıra İran, Irak, Orta Doğu ülkeleri, Mısır ve Lübnan’a kadar uzanan geniş bir ihracat ağı bulunduğunu dile getirdi. "Uluslararası nitelikte firmaları sanayi bölgemize kazandırdık" İHA muhabirine konuşan OSB Yönetim Kurulu Başkanı Aslan, OSB’nin üretim gücü ve ihracat kapasitesiyle her geçen gün daha da büyüdüğünü belirtti. Başkan Aslan, "Bizler son dönemlerde özellikle uluslararası nitelikte firmaları sanayi bölgemize kazandırdık. Şu anda dış yatırımcı ve dış finansmanla yatırım yapan firmalarımız bulunuyor. Bu firmalar üretimlerine başlamış durumda. İnşallah önümüzdeki süreçlerde de hem yerel, hem ulusal hem de uluslararası ölçekte, yurt dışından sanayi bölgemize yatırım yapmayı bekleyen firmalar söz konusudur" dedi. "Avrupa’ya ciddi ihracat gerçekleştiriyor" Altyapı çalışmalarının tamamlanmasının ardından yerel, ulusal ve uluslararası firmalara yeni tahsisler yapmayı planladıklarını dile getiren Aslan, "Organize sanayi bölgemizde üretilen ürünler arasında özellikle tekstil sektörü, Avrupa’ya ciddi ihracat gerçekleştiriyor. Bunun yanı sıra diğer üretimlerimizin önemli bir bölümü İran, Irak ve Orta Doğu ülkelerine; ayrıca Mısır ve Lübnan’a kadar uzanan geniş bir coğrafyaya ihraç ediliyor. Hamdolsun organize sanayi bölgemizde birçok ülkeye yönelik ihracat gerçekleştirilmektedir" diye konuştu.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 10:28
Garanti BBVA’ya World Finance Awards’tan iki ödül birden
Garanti BBVA, World Finance Digital Banking Awards 2025’te, Türkiye’nin "Bireysel Bankacılıkta En İyi Dijital Banka" ve "En İyi Mobil Bankacılık Uygulaması" ödüllerinin sahibi oldu. Garanti BBVA, Uluslararası finans yayın grubu World Finance tarafından düzenlenen Digital Banking Awards 2025 kapsamında iki ödüle layık görüldü. "Radikal müşteri perspektifimizi dijital deneyimin merkezine koyuyoruz" Aldıkları ödülleri değerlendiren Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Ceren Acer Kezik, "World Finance tarafından bu iki önemli ödüle layık görülmemizi, dijital bankacılığı yalnızca teknoloji yatırımı olarak değil, müşterilerimizin hayatını kolaylaştıran bütüncül bir deneyim olarak ele alışımızın bir sonucu olarak görüyoruz. Radikal müşteri perspektifi anlayışımız ile müşterilerimizi dinleyen, ihtiyaçlarını öngören ve onlara gerçek zamanlı, güvenilir çözümler sunan dijital platformlar geliştiriyor ve sunuyoruz. Müşteri memnuniyeti odağımızla bu ödüle layık bulunduğumuz için gururluyuz" dedi. World Finance Digital Banking Awards, bankaların ve finansal teknoloji kuruluşlarının dijitalleşme, inovasyon, müşteri deneyimi, güvenlik ve finansal kapsayıcılık alanlarındaki yetkinliklerini değerlendirerek, küresel ölçekte fark oluşturan kurumları ödüllendiriyor.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 10:25
Doğan: "Tarım işçisi yevmiyeleri üzerine yanıltıcı paylaşımlara itibar edilmemelidir"
Adana Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, işçilerin yevmiyelerinin asgari ücretin yirmi altıda biri olarak bin 270 TL hesaplandığını belirterek, "Kamuoyuna yanlış ve tek taraflı bilgi yayan sosyal medya paylaşımlarına itibar edilmemeli" dedi. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, 2026 yılı brüt asgari ücretinin Cumhurbaşkanı tarafından açıklanmasının ardından tarım sektöründe çalışan işçilerin yevmiyelerine ilişkin yaptığı değerlendirmede bulundu. Doğan, "Mevzuat gereği tarım sektöründe çalışan işçilerin yevmiyeleri de otomatik olarak belirlenmektedir. Bu yıl açıklanan brüt asgari ücretin yirmi altıda biri bin 270 TL olarak hesaplanmış olup, bu tutara ayrıca yüzde 13 budama ücreti ilave edilerek ödeme yapılacaktır" diye konuştu. Üreticilerin son yıllarda ekonomik zorluklarla karşı karşıya kaldığını vurgulayan Doğan, "Çiftçilerimiz 2025 yılı içerisinde soğan, patates, karpuz, kavun, domates, biber ve marul gibi ürünlerden yeterli gelir elde edemedi. Buğday, ayçiçeği ve soya gibi ürünlerde aşırı sıcaklık ve kuraklık nedeniyle ciddi verim kayıpları yaşandı. Pamuk uzun süredir üreticiye ekonomik kazanç sağlamadı, şeftali, narenciye ve benzeri ürünler ise don zararından olumsuz etkilendi" şeklinde konuştu. Mevcut tabloya dikkat çeken Doğan, üreticilerin mevcut borçlarını dahi yeni borçlar altına girerek ödemeye çalıştığını vurgulayarak, "Üreticilerimiz bugün ciddi bir ekonomik çıkmazla karşı karşıyadır. Bu şartlar altında kimsenin çiftçilerimizi haksız ithamlarla hedef göstermemesi, onları daha da zorlayacak açıklamalardan kaçınması ve herkesin konuya gerekli duyarlılıkla yaklaşması son derece önemlidir. Tarım işçilerine ilişkin protokol, İl Tarım ve Orman Müdürlüğümüz tarafından hazırlanmış olup, yeni göreve başlayacak Adana Valimize sunulacak ve Valiliğimiz başkanlığında kamuoyuna resmî olarak ilan edilecektir" ifadelerini kullandı. Sosyal medyada yer alan paylaşımlara da dikkat çeken Doğan, "Kamuoyuna yanlış ve tek taraflı bilgi yayan sosyal medya paylaşımlarına itibar edilmemesi gerekmektedir" diyerek sözlerini tamamladı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder