Son Dakika
|
Ordu’da kıyıya insansız deniz aracı vurdu
MHP ve DEM Parti bayramlaştı: "Terörsüz Türkiye" süreci öne çıktı
Arakçi: "Hürmüz Boğazı açık, temas halinde güvenli geçiş sağlamaya hazırız"
Bağcılar TEM’de yolcu otobüsü alevlere teslim oldu
ABD, İran petrolünün satışına 30 gün süreyle izin verdi
Bayram günü mahalle savaş alanına döndü: 3 ölü, 22 yaralı
Otomobilin çarptığı motosikletli tıp fakültesi öğrencisi hayatını kaybetti
Erzurum’da şüpheli ölüm!
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’dan dünyaya uyarı
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Siyonist İsrail malum yüzlerce, binlerce insanı katletti; İnşallah bunun bedelini de ödeyeceğinden hiç şüphem yok"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Kayseri’de ev yangını: Engelli kadın hayatını kaybetti!
Arda Güler: "Böyle vuruş kalitem var"
İsrail ordusu: "İran'da savaş uçağımıza füze ateşlendi, hasar yok"
Bayramın ikinci gününde İstanbul’da trafik yoğunluğu
Çekya'da İsrailli silah şirketiyle bağlantılı fabrika ateşe verildi
Putin: "Moskova, Tahran'ın sadık bir dostu ve güvenilir ortağı olmaya devam ediyor"
Ordu’da kıyıya insansız deniz aracı vurdu
EKONOMİ
Vestel teknolojileriyle son bir yılda 44 milyon litre su tasarrufu sağlandı
21 Mart 2026 Cumartesi - 12:26:22
Vestel, Dünya Su Günü vesilesiyle akıllı beyaz eşya ürünlerinden elde ettiği su tasarrufu verilerini kamuoyuyla paylaştı. Şirket, kullanıcılarının tercih ettiği su tasarruflu programlar ve akıllı sistemler sayesinde son bir yılda yaklaşık 44 milyon litre su tasarrufu sağladı. Birleşmiş Milletler verilerine göre dünya genelinde milyarlarca insan güvenli suya erişimde zorluk yaşıyor. Bu nedenle su verimliliği sağlayan teknolojiler, sürdürülebilir geleceğin en kritik araçlarından biri olarak görülüyor. Vestel, bu yaklaşımla ürün ve teknolojileriyle su kaynaklarının korunmasına katkı sağlamaya devam ediyor. Dünya Su Günü vesilesiyle paylaştığı veriler, Vestel’in akıllı teknolojilerinin su verimliliği konusunda önemli kazanımlar sunduğunu ortaya koyuyor. Vestel Global Pazarlama & Yurt İçi Satış Genel Müdürü Duygu Badem Uylukçuoğlu, 22 Mart Dünya Su Günü kapsamında yaptığı açıklamada, "Su kaynaklarının korunmasını, sadece çevresel bir gereklilik değil; gelecek nesillere olan borcumuz ve ertelenemez bir ortak sorumluluk olarak görüyoruz. Çatısı altında faaliyet gösterdiğimiz Zorlu Grubu’nun Akıllı Hayat 2030 vizyonuyla uyumlu şekilde; çevresel ve sosyal etkiyi işimizin doğal bir bileşeni olarak ele alıyoruz. Sürdürülebilirliği tüm operasyonlarımızın merkezine alırken, sadece üretim süreçlerimizde değil, ürünlerimizin kullanım aşamasında da su ve enerji verimliliğini en üst seviyeye taşımak için çalışıyoruz. Teknolojinin dönüştürücü gücüyle tüketicilerimizi de sürdürülebilirlik yolculuğuna aktif birer paydaş olarak dahil edip; kaynak kullanımını optimize eden akıllı çözümlerimizle, doğayla uyumlu bir yaşam kültürünü hep birlikte inşa etmeyi amaçlıyoruz. Teknolojiye dayalı bu vizyonumuzun somut etkilerini, paylaştığımız veriler net bir şekilde ortaya koyuyor. Akıllı cihazlarımızın sağladığı yüksek verimlilik sayesinde, sadece son bir yılda yaklaşık 44 milyon litre su tasarrufu elde ettik. Bu rakam, 17,5 olimpik yüzme havuzunun doluluğuna denk geliyor. Yeni nesil çamaşır ve bulaşık makinelerinde su tüketimi, önceki nesil Vestel modellerinin ortalama tüketimi ile karşılaştırıldığında yüzde 27,7 azalırken, ‘Eco’ program ve ‘otomatik yük algılama’ gibi inovasyonlarımızla suyun daha verimli kullanılmasına katkı sağlayan teknolojiler geliştiriyoruz. Özellikle kullanıcılarımızın bilinçli tercihleriyle sadece ‘Eco’ program kullanımı üzerinden 2,5 milyon litrelik su tüketiminin önüne geçilmesi, teknoloji ile tüketicinin farkındalık davranışı birleştiğinde dünyamız için ne kadar önemli bir etki oluşturabileceğini ortaya koyuyor" dedi. 17,5 olimpik yüzme havuzuna denk su tasarrufu Şirketin paylaştığı verilere göre, akıllı cihazların sağladığı verimlilik sayesinde son bir yılda bulaşık makinelerinde yaklaşık 24 milyon litre, çamaşır makinelerinde ise yaklaşık 20 milyon litre olmak üzere, yaklaşık 44 milyon litre su tasarrufu sağlandı. Bu miktar 17,5 olimpik yüzme havuzuna denk gelen bir su hacmine karşılık geliyor. Şirket, geliştirdiği enerji ve su verimliliği yüksek ürünler, akıllı program seçenekleri ve kullanıcı farkındalığını artıran teknolojileriyle sürdürülebilir kaynak kullanımına katkı sağlıyor. Dünya Su Günü kapsamında paylaşılan veriler, teknolojinin doğru kullanıldığında doğal kaynakların korunmasında ne kadar önemli rol oynayabileceğini gösteriyor. Yeni nesil dönüşüm sürüyor Eski nesil bulaşık ve çamaşır makineleri yerine markanın son teknoloji bulaşık ve çamaşır makineleri ile kullanıcıların ortalama su tüketimi yüzde 27,7 oranında azalmış ve yıkayıcı ürünlerinin daha verimli hale geldiğini gösteriyor. Vestel akıllı ürünlerindeki ‘Eco’ program ile standart program arasındaki su tüketimi farkı da dikkat çekici boyutlara ulaşıyor. Bulaşık makinelerinde ‘Eco’ program tercih edildiğinde standart programlara kıyasla yüzde 20 daha az su kullanılıyor. Çamaşır makinelerinde bu oran yüzde 39’a çıkıyor. ‘Eco’ programla 2,5 milyon litre su tüketimi önlendi Kullanıcı tercihlerine uygun şekilde markanın akıllı cihazlarından elde edilen verilere göre, kullanıcılar son bir yılda bulaşık makinelerinde 478 bin 658 kez, çamaşır makinelerinde ise 96 bin 895 kez ‘Eco’ programını tercih etti. Daha yoğun programlar yerine ‘Eco’ programını tercih eden kullanıcılar, yaklaşık 2,5 milyon litre su tüketiminin önüne geçti. Ortaya çıkan veriler, Vestel kullanıcıların bilinçli tercihlerinin somut etkisini ortaya koyuyor. Markanın çamaşır makinelerinde bulunan ‘otomatik yük algılama’ teknolojisi gereksiz su tüketimini azaltmaya yardımcı olan önemli bir özellik. ‘Eco’ programında tam yük yerine yarım yük algılandığında yüzde 43, çeyrek yük algılandığında ise yüzde 55 su tasarrufu sağlanıyor. ‘Pamuklu’ programında yarım yük algılanması halinde, tam yük tüketimine kıyasla yüzde 41 su tasarrufu sağlanıyor. Bu teknoloji sayesinde makineler, yıkama sırasında çamaşır miktarını analiz ederek su tüketimini otomatik olarak optimize ediyor. Vestel, geliştirdiği yeni nesil ürünlerle su ve enerji verimliliğini artırmaya yönelik çalışmalar yürüterek sürdürülebilir yaşam kültürünün yaygınlaşmasına katkı sağlamayı hedefliyor.
21 Mart 2026 Cumartesi - 10:25
Marble İzmir’de mermer sanata dönüşüyor
Marble İzmir-31. Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı için geri sayım sürerken, fuarın önemli etkinliklerinden biri olan Heykel Çalıştayı’nda üretim süreci başladı. Çalıştay kapsamında altı heykeltıraşın, 8 Nisan 2026’ya kadar Fuar İzmir’de üretecekleri heykeller, Marble İzmir süresince D Holü’nde ziyaretçilerle buluşturulacak. Eserler fuarın ardından İzmir’in farklı noktalarına taşınarak kamusal alanlarda kalıcı olarak sergilenecek. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen Marble İzmir Fuarı kapsamında gerçekleştirilen Heykel Çalıştayı ile mermerin fuar alanının dışına taşarak kentle buluşması hedefleniyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın önerisiyle hayata geçirilen çalıştayda heykeltıraşlar, canlı üretim modeliyle mermer blokları işlemeye başladı. Üretim süreçleri ziyaretçilere açık olacak; sanatseverler doğal taşın sanat eserine dönüşümünü yerinde izleyebilecek. Küratörlüğünü heykeltıraş Ekin Erman’ın yürüttüğü Heykel Çalıştayı’nda, Türkiye’nin farklı kentlerinden gelen değerli sanatçılar Bahadır Hızol, Çağdaş Erçelik, Dilşad Akçayöz, Orhan Gazi Keskin, Özkan Arslan ve Tonguç Sercan mermer bloklar üzerinde üretimlerini sürdürüyor. Küratör Ekin Erman, organizasyonun çıkış noktasına değinerek, "Cemil Başkanımızın fikriyle böyle bir çalışma tasarlandı. Bu çalıştay ile Marble İzmir’in etkisi fuar alanının dışına taşacak. Üretilen heykellerin kentle buluşması çok önemli" dedi. Mermerin doğadaki uzun oluşum sürecine dikkat çeken Erman, bu malzemenin sanatla buluştuğunda kalıcılığının daha da arttığını belirterek, "Milyonlarca yılda oluşmuş bir malzemeden söz ediyoruz. Günümüzde pek çok şey hızla tüketilip atılıyor. Oysa mermer heykel bir meydana konduğunda yüzyıllarca yaşayabiliyor. Binlerce yıldır ayakta duran mermer heykeller var ve biz hâlâ onlara hayranlıkla bakıyoruz. Biz de bu zincirin bir parçası olacağız. Bu nedenle süreç bizim için çok keyifli" diye konuştu. Heykeller kentin belleğine taşınacak Yaklaşık 25 gün boyunca devam edecek üretim sürecinin, yoğun bir tempoda ilerlediğini ifade eden Erman, mermeri iyi tanıyan deneyimli sanatçıların kısa sürede eskizlerini tamamlayarak çalışmalara başladığını söyledi. Heykel sanatının izleyiciyle kurduğu doğrudan ilişkiye de değinen Erman, "Heykel diğer sanatlardan biraz daha farklı. Dokunabiliyorsunuz, yanında oturabiliyorsunuz, onunla birebir bağ kurabiliyorsunuz. Bu nedenle kent yaşamında yer almasını çok önemli ve değerli buluyorum" ifadelerini kullandı. Çalıştay’da ortaya çıkan eserler, 14-17 Nisan 2026 tarihleri arasında Marble İzmir Fuarı süresince Fuar İzmir D Hol’de sergilenecek. Heykeller, fuarın ardından ise İzmir’in farklı noktalarına yerleştirilerek kalıcı olarak yerlerini alacak.
21 Mart 2026 Cumartesi - 10:14
Türkiye’nin güneş enerjisi kurulu gücü 25 bin 827 megavata ulaştı
Türkiye’nin 2014 yılında 40,2 megavat olan güneş enerjisi kurulu gücü, 2026 yılının ocak ayı sonu itibarıyla 641 kat artışla 25 bin 827 megavata erişti. Arz güvenliğinin sağlamlaştırılması adına yenilenebilir enerji yatırımlarına hız kesmeden devam eden Türkiye, 2013 yılında sıfır olan güneş enerjisi kurulu gücünü her yıl katlayarak artırdı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre; Türkiye’nin 2014 yılında 40,2 megavat olan güneş enerjisi kurulu gücü, 2026 yılının ocak ayı sonu itibarıyla 25 bin 827 megavata ulaştı. Böylece, güneş kurulu gücü, 12 yılda 641 kat artış göstermiş oldu. Söz konusu kapasite, Türkiye’nin toplam kurulu gücü içinde güneşin payını da ciddi bir yere taşıdı. 2014 yılında güneşin toplam kurulu güç içinde binde 1 olan payı, 2026 yılının başında yüzde 20,9’a erişti. Diğer bir deyişle, toplam kurulu gücün 5’te biri güneşten oluştu. Güneş, aradan geçen sürede elektrik üretiminde de önemli bir yer tuttu. 2014’te 17 gigavatsaat olan güneşten elektrik üretimi, 2025 yılı sonunda 38 bin 69 gigavatsaate ulaştı. "Güneşimiz parlamaya devam edecek" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Çok ciddi bir güneş enerjisi potansiyeline sahibiz. YEKA yarışmalarıyla, öz tüketim için kapasite tahsisleriyle bu potansiyelimizi en iyi şekilde değerlendirerek önemli bir seviyeye taşıdık. 2025 yılını yenilenebilir enerjide rekorla kapattık. 2026 yılı da yenilenebilirde yeni bir rekor yılı olacak. 2035’te güneş ve rüzgarda ‘120 bin megavat kurulu güç’ hedefimize ulaşmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Güneşimiz parlamaya devam edecek" dedi. 80 milyar dolarlık yeni yatırım Yenilenebilir enerji alanında yatırımların giderek arttığına da işaret eden Bakan Bayraktar, 120 bin megavat hedefi doğrultusunda 2035’e kadar yaklaşık 80 milyar dolarlık yeni yatırımın hayata geçmesinin planlandığını da kaydetti.
21 Mart 2026 Cumartesi - 10:04
Gayrimenkul sektöründen ’değer barışı’ çağrısı
Son yıllarda artan inşaat, işçilik ve arsa maliyetlerinin konut fiyatlarını ciddi şekilde yükselttiğini belirten sektör temsilcileri, vatandaşların değer artış vergisi nedeniyle gayrimenkul satışında tereddüt yaşadığını ifade ederek hükümete ’tek seferlik değer barışı’ çağrısında bulundu. Türkiye’de son üç dört yıldır yaşanan yüksek enflasyon ve artan maliyetler, gayrimenkul sektörünü de doğrudan etkiledi. İnşaat, işçilik ve arsa maliyetlerindeki hızlı yükseliş, konut fiyatlarında yüzde 30 ile yüzde 50 arasında artışlara neden oldu. Sektör temsilcileri, özellikle büyük şehirlerde konut fiyatlarının ciddi seviyelere ulaştığını belirterek, bazı bölgelerde 1+1 daire fiyatlarının 4 milyon liranın üzerine çıktığını, kira bedellerinin ise yaklaşık 25 bin liraya kadar yükseldiğini ifade etti. Elfi Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Özkan Aydemir, "Son yıllarda konut satın alan vatandaşlar artan fiyatlar nedeniyle değer artış vergisiyle karşı karşıya kaldı. Bu durumun gayrimenkul satışlarında tedirginliğe yol açtı. 2, 3 ya da 4 yıl önce 300 bin ile 400 bin lira arasında alınan konutların bugün enflasyon etkisiyle çok daha yüksek değerlere ulaştı. Bu artışın vatandaşların satış sırasında vergi yüküyle karşılaşmasına sebep oluyor. Gayrimenkul piyasasında yaşanan durgunluğun temel sebeplerinden birinin de bu durum olduğunu bütün sektör temsilcileri biliyor. Hükümetten tek seferlik ’değer barışı’ düzenlemesi talep ediyoruz. Böyle bir düzenleme hem vatandaşların güven duygusunu artırmanın yanı sıra, hem de piyasada hareketlilik sağlayacaktır. Tabi k, b aynı zamanda fiyat artışlarını da bir nebze frenlenmesine katkı sağlayacaktır" dedi. Bunun tek seferlik yapılması ve tapu masraflarında da bir miktar düşüş sağlanması halinde önümüzdeki iki yıllık süreçte gayrimenkul fiyatlarının daha stabil bir seviyeye gelmesi mümkün olabileceğini ifade eden Aydemir, "Çünkü son 1,5 yıldır ülkemizde yeni inşaat üretimi oldukça azalmış durumda. İnşaat firmaları; arsa, işçilik ve diğer maliyetlerdeki hızlı artışlar nedeniyle yeni projelere başlamaktan kaçınıyor. Süreçlerin uzaması da yeni üretimin önüne geçiyor. Yeni konut üretimi olmadığı için fiyatlar yukarı yönlü hareket etmeye devam ediyor. Sektör açısından ve vatandaşlar açısından devletimizden beklentimiz, değer barışının tek seferlik olarak hayata geçirilmesidir. Çünkü şu anda vatandaşlarımızın büyük bir kısmını "Gayrimenkulümü satarsam zorluk yaşarım" düşüncesi sarmış durumda. Örneğin, bir vatandaş ikinci el bir gayrimenkulünü sattığında, hemen yanında yeni başlayan sıfır bir konutu almak istediğinde en az yüzde 40 ya da yüzde 50 daha pahalıya almak zorunda kalıyor. Aslında burada gerçek anlamda bir değer artışı yok. Sattığı gayrimenkulün yerine aynı değerde bir gayrimenkul koymak mevcut piyasa şartlarında oldukça zor. Bu nedenle sektör ve vatandaşlar adına devletimizden beklentimiz, değer barışının hayata geçirilmesidir" dedi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
20 Mart 2026 Cuma- 03:23
Denizli Defterdarı Özdemirci’nin resmi ataması 19 ay sonra yapıldı
2
19 Mart 2026 Perşembe- 10:41
Mersin’de dar gelirli ailelerin çocuklarına bayramlık desteği
3
20 Mart 2026 Cuma- 15:58
Şırnak Şerafettin Elçi Havalimanında bayramlaşma töreni
4
20 Mart 2026 Cuma- 09:44
Limon ve turunç kabukları kadınların elinde değerleniyor
5
18 Mart 2026 Çarşamba- 15:44
GMO Başkan Adayı Kahraman: "Bir gemi mühendisi bir sanayi ordusunu harekete geçirir"
12 Ocak 2026 Pazartesi - 10:18
İnşaat maliyet endeksi yıllık yüzde 23,93 arttı
Kasım ayında inşaat maliyet endeksi yıllık yüzde 23,93 arttı, aylık yüzde 1,14 arttı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Kasım ayı İnşaat Maliyet Endeksi verilerini açıkladı. Buna göre inşaat maliyet endeksi, 2025 yılı Kasım ayında bir önceki aya göre yüzde 1,14 arttı, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 23,93 arttı. Bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 1,70 arttı, işçilik endeksi yüzde 0,12 arttı. Ayrıca bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 20,48 arttı, işçilik endeksi yüzde 30,98 arttı. Bina inşaatı maliyet endeksi yıllık yüzde 23,50 arttı, aylık yüzde 1,14 arttı Bina inşaatı maliyet endeksi, bir önceki aya göre yüzde 1,14 arttı, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 23,50 arttı. Bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 1,69 arttı, işçilik endeksi yüzde 0,17 arttı. Ayrıca bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 20,03 arttı, işçilik endeksi yüzde 30,37 arttı. Bina dışı yapılar için inşaat maliyet endeksi yıllık yüzde 25,33 arttı, aylık yüzde 1,14 arttı Bina dışı yapılar için inşaat maliyet endeksi, bir önceki aya göre yüzde 1,14 arttı, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 25,33 arttı. Bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 1,72 arttı, işçilik endeksi yüzde 0,04 azaldı. Ayrıca bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 21,90 arttı, işçilik endeksi yüzde 33,14 arttı.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 09:37
Prof. Dr. Nafiz Maden: "Rize-Çayeli açıklarında petrol sızıntısı analizleri olumlu çıktı"
Rize’nin Çayeli ilçesi açıklarında denizdeki petrol sızıntısından alınan numunelerde yapılan analizlerin olumlu sonuçlar verdiği belirtildi. Gümüşhane Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nafiz Maden, Rize-Çayeli açıklarında yıllardır bilinen petrol sızıntısına ait numunelerde yapılan analizlerin "doğal ham petrol" bulgularını kesin olarak doğruladığını açıkladı. Prof. Dr. Maden, elde edilen sonuçların bölgenin petrol potansiyeline yönelik güçlü kanıtlar sunduğunu vurgulayarak "Rize açıklarına sondaj gemisi gönderilmesi artık bilimsel bir zorunluluk haline gelmiştir" dedi. Prof. Dr. Nafiz Maden ayrıca Türkiye envanterine eklenen "Çağrı Bey" ve "Yıldırım" sondaj gemilerinin de enerji güvenliği açısından önemli bir adım olduğunu belirterek 2025’te yayımladıkları akademik çalışmada Türkiye’nin dış politika, etkinlik ve enerji güvenliği açısından artık bölgesinde ‘köprü ülke’ değil ‘merkez ülke’ konumuna yükseldiğini vurguladı. "Sızıntı doğal kaynaklı ham petrolden kaynaklanıyor" Rize-Çayeli açıklarındaki petrol sızıntılarından alınan numunelerden çıkan sonuçların olumlu olduğunu açıklayan Prof. Dr. Nafiz Maden, "Karadeniz’le ilgili çalışmalarımız da var. Osmanlı döneminden beri bilinen Rize-Çayeli açıklarındaki petrol sızıntısı üzerine iki numune aldık. Bunlardan biri TPAO’ya gönderildi ve olumlu sonuç geldi. Diğer numuneyi de üniversitemizin laboratuvarlarında analiz ettik; sonuçlar TPAO analizlerini teyit etti. Bu da sızıntının doğal kaynaklı bir ham petrolden geldiğini ortaya koyuyor. Uydu görüntülerinde daha önce bir sızıntı noktası tespit edilirken, son çalışmalarda iki farklı noktadan sızıntı olduğunu belirledik. Bu bulgu jeofizik verilerimizle de örtüşüyor. Enerji Bakanımızın 31 Aralık 2025’te yaptığı ’Önümüzdeki aylarda Doğu ve Orta Karadeniz’de sondaj ve arama çalışmaları yapılacak’ açıklaması bizleri umutlandırdı. Hem benim hem de Rizeli hemşerilerimizin beklentisi, Rize açıklarına bir sondaj gemisinin gönderilmesidir. Enerji Bakanımızı ve TPAO Genel Müdürümüzü Rize-Çayeli’ne davet ediyoruz. Karadeniz’in adı kara olsa da bahtı açıktır. Batı Karadeniz’de doğal gaz keşfettiğimiz gibi Doğu Karadeniz’de, özellikle Trabzon ile Hopa arasındaki bölgede petrol rezervi bulacağımıza inanıyorum" diye konuştu. "Gümüşhane, Bayburt, Erzurum ve Erzincan’da petrol potansiyeline sahip" Akademik olarak gerçekleştirilen diğer çalışmalar hakkında da bilgi veren Prof. Dr. Nafiz Maden, "Bir diğer çalışmamız ise Bayburt, Gümüşhane, Erzurum ve Erzincan bölgesinin petrol potansiyeli üzerine. 1933’ten bu yana Bayburt’un Ortaçimağıl köyünde tespit edilmiş bir petrol sızıntısı vardı. Cevat Eyüp Taşman ve meslektaşları o dönemde ilk raporları hazırlamıştı. Biz bu çalışmaları devam ettirdik ve bölgedeki vatandaşların aktarımlarıyla yeni sızıntı alanlarını belirledik. Bayburt’un Saruhan, Ortaçimağıl, Kurbanpınarı ve Uluçayır köylerinde petrol sızıntıları tespit ettik. Aldığımız numuneleri TPAO’ya gönderdik ve olumlu sonuçlar aldık. Ayrıca Gümüşhane’de iki farklı sahada petrol sızıntısına rastladık; bahar aylarında bu bölgelerde daha detaylı incelemeler yapmayı planlıyoruz. Sonuç olarak, Türkiye’nin denizde ve karada yürüttüğü enerji arama faaliyetleri oldukça olumlu sonuçlar doğurmuştur. Aldığımız yeni sondaj gemileri, ülkemizin bölgedeki enerji güvenliğine büyük katkı sağlamaktadır. Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin karşısında GKRY, Yunanistan ve İsrail’in oluşturduğu bir blok bulunuyor. Türkiye burada güçlü duruşunu sürdürmektedir. Kıbrıs Türkü’nün haklarını korumak bizim için önemlidir. Afrika’dan Hazar Denizi’ne, Balkanlar’dan Karadeniz’e kadar yaptığımız çalışmaların meyvelerini toplamaya devam ediyoruz. Bu süreçte üzerimize düşen her görevi yerine getirmeye hazırız" diye konuştu.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 09:31
Ardahan ESOB’da Çandar Yılmaz dönemi
Ardahan Esnaf ve Sanatkarlar Odasının 31. olağan genel kurulu yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. Genel kurul sonunda esnafın çoğunluğunun oyunu alan Candar Yılmaz Esnaf ve Sanatlar Odası Başkanlığına seçildi. Ardahan Esnaf ve Sanatkârlar odasının 31. olağan Genel Kurulu, Dursun Akçam Kültür Merkezinde yapıldı. 2 adayın yarıştığı genel kurulda kullanılan 657 oyun 392’sini alan Candar Yılmaz, Ardahan Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığına seçildi. Diğer aday İskender Alihanoğlu ise 248 oy aldı, 17 oy ise geçersiz sayıldı. 4 yıl hizmet için delegelerden yetki alan yeni başkan Yılmaz, "Esnafın derdi bizim derdimizdir" dedi. Yılmaz, ’’Bugün bu sözü tutmak için görevi devralıyoruz. Bundan sonra odamız; Kapısı herkese açık, Sorunlara kulağını kapatmayan, Çözüm üreten, Şeffaf, adil ve çalışkan bir yönetim anlayışıyla yoluna devam edecektir. Genç esnafımızın, kadın esnafımızın, ustamızın, kalfamızın, çırağımızın sesi bu odada daha gür çıkacaktır. Hiç kimse kendini yalnız hissetmeyecek. Bu bir şahsın değil, esnafın zaferidir. Bu bir koltuğun değil, ortak aklın başarısıdır’’ dedi. Yılmaz, son olarak, seçimin Ardahan esnafına, sanatkârına hayırlı ve uğurlu olmasını diledi.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 09:11
Serbest piyasada döviz fiyatları
Dolar 43,1390 liradan, euro ise 50,3780 liradan haftaya başladı. İstanbul Kapalıçarşı’da 43,1370 liradan alınan dolar 43,1390 liradan, 50,3760 liradan alınan euro ise 50,3780 liradan satılıyor. Son kapanışta dolar 43,14 liradan, euro ise 50,28 liradan satılmıştı.
11 Ocak 2026 Pazar - 18:53
Ankara Bakkallar Odası’nda Bendevi Palandöken güven tazeledi
Ankara Bakkallar ve Bayiler Esnaf Odası 28’inci Olağan Genel Kurulu’nda, aynı zamanda TESK Genel Başkanı olan mevcut başkan Bendevi Palandöken yeniden başkan seçildi. Ankara Bakkallar ve Bayiler Esnaf Odası’nın 28’inci Olağan Genel Kurulu, ATO Congresium’da yoğun katılımla gerçekleştirildi. Genel Kurulda TESK Genel Başkanı ve Ankara Bakkallar ve Bayiler Esnaf Odası Başkanı Bendevi Palandöken’in yanı sıra Rasim Yeşil başkanlık için yarıştı. Palandöken, yeniden Ankara Bakkallar ve Bayiler Esnaf Odası Başkanlığına seçilerek güven tazeledi. Kongrede konuşan Bendevi Palandöken, esnaf teşkilatının kendisine gösterdiği destekten dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirdi. 60 yıllık bir bakkal esnafı olduğunu, mesleğin içinden gelen biri olarak sorunları birebir yaşadığını ve çözüm için mücadele ettiğini belirten Palandöken, "Esnaf ve sanatkarımızın yaşamış olduğu 7 bin 200 gün prim beklentisi, mayıs ayı içerisinde çıkacak. Artık esnafımız da işçiler gibi 7 bin 200 günde emekli olacak" dedi. Palandöken, "Ben 60 yıllık Cebeci’de bir bakkalım. Esnafın ne yaşadığını, rafın başında hangi zorluklarla karşılaştığını çok iyi biliyorum. Bu nedenle sadece konuşmakla kalmıyor, devletin en üst kademeleriyle birebir görüşerek bakkal esnafımızın sorunlarını çözmek için gece gündüz çalışıyoruz" diye konuştu. Uzun süredir gündemde olan Perakende Yasası’na da değinen Palandöken, bu konuda önemli bir aşamaya gelindiğini belirterek, "Yıllardır dile getirdiğimiz Perakende Yasası’ndaki değişiklik talebimizin inşallah bu yıl hayata geçmesini bekliyoruz. Bu düzenleme, zincir marketlerle küçük esnaf arasındaki dengesizliği giderecek, haksız rekabetin önüne geçecek. Yapılacak düzenlemeyle hem bakkal esnafımız hem de vatandaşımız rahat bir nefes alacak. Bakkallar sadece ticaret yapan işletmeler değil, mahallenin hafızasıdır. Çevrenizde artık hareket edemeyeceğiniz kadar büyük zincir marketler var. Zincirlerden bir tanesinin Türkiye genelinde sayısı 14 bini buldu. 2,5 milyon insanın aileleri ile birlikte 10 milyon insanın temsilcisi olarak ve 415 meslek dalının en sorunlu kesimi bakkallardır" ifadelerini kullandı.
11 Ocak 2026 Pazar - 17:01
Güneş enerjisiyle dev tasarruf
Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi tarafından kurulan güneş enerji santralleri ile yıl boyunca 4 milyon 112 bin 810 kWh enerji üretilirken, yaklaşık 90 bin 893 ağaç dikimine eşdeğer karbon salınımının önüne geçildi. Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi, gelecek nesillere daha temiz ve yaşanabilir bir çevre bırakmak hedefiyle hayata geçirdiği yenilenebilir enerji yatırımlarıyla dikkat çekiyor. Belediye tarafından kurulan güneş enerji santralleri sayesinde hem çevre korunuyor hem de belediye bütçesinde önemli ölçüde enerji tasarrufu sağlanıyor. Yıl boyunca gerçekleştirilen üretimle toplamda 4 milyon 112 bin 810 kWh enerji elde edilirken, bu üretim yaklaşık 90 bin 893 ağaç dikimine eşdeğer karbon salınımının engellenmesi anlamına geliyor. Belediyenin enerji üretimindeki en büyük pay, Ergene ilçesine bağlı Ahimehmet Mahallesi’nde kurulan güneş enerji santraline ait bulunuyor. 2.2 MW güce sahip olan tesis, tek başına 3 milyon 994 bin kWh’in üzerinde enerji üretimi gerçekleştirerek belediyenin enerji giderlerine önemli katkı sağladı. Bu üretimle birlikte 1 milyon 765 bin kilogramdan fazla karbondioksit salınımı engellenirken, doğaya 88 bin 282 ağaç kazandırılmasına eşdeğer çevresel fayda elde edildi. Süleymanpaşa ilçesinde yer alan Karacakılavuz Sahipsiz Hayvan Geçici Bakımevi’ne kurulan 50 kW gücündeki güneş enerji santrali ise yerinde üretim ve tüketimin başarılı bir örneği olarak öne çıkıyor. Hayvan barınağının enerji ihtiyacının yarısından fazlasını karşılayan sistem, 118 bin kWh’in üzerinde enerji üretimi sağladı. Bu üretimle birlikte 2 bin 611 ağaç dikimine eşdeğer çevresel katkı sunulurken, barınağın elektrik giderleri de önemli ölçüde azaltıldı. Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Enerjimizi güneşten alıyor, geleceğe temiz bir dünya bırakıyoruz. Toplamda 4 milyon kWh’i aşan temiz enerji üretimimiz, şehrimizin sadece bugününe değil, yarınlarına ve çocuklarımıza bırakacağımız tertemiz doğaya yapılmış bir yatırımdır. Çevreci projelerimizle Tekirdağ’ı enerji üretiminde de örnek bir kent yapmaya kararlıyız" ifadelerini kullandı.
11 Ocak 2026 Pazar - 16:38
Çiftçiye aşılama çalışmaları, sulama yöntemleri ve desteklemeler anlatıldı
Kırklareli’nin Vize ilçesine bağlı Akpınar köyünde ikamet eden çiftçiye, tarımsal üretim planlaması, genel tarım sayımı, aşılama çalışmaları, sulama yöntemleri ile desteklemeler hakkında bilgi verildi. Akpınar köyündeki çiftçiyle bir araya gelen Vize İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü teknik görevlileri, tarımsal üretim planlaması, genel tarım sayımı, aşılama çalışmaları, sulama yöntemleri ve desteklemelerle ilgili bilgilendirmeler yaparak, üreticilerin sorularını da cevapladı. Hayvanların aşılama çalışmaları ve yeni destekleme modelleri hakkında da bilgiler veren teknik görevliler ayrıca, Çiftçi Kayıt Sistemi başvuruları, genel tarım sayımı, tarımsal üretimde planlamanın önemi ve TARSİM’in sunduğu avantajları anlattı.
11 Ocak 2026 Pazar - 15:32
Tezgahlar istavritle doldu: Fiyatlar dibi gördü
Hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi ve aşırı avlanma neticesinde hamsiler rotalarını Gürcistan’a çevirdi. Sakarya tezgahlarında yaşanan istavrit bolluğu devam ediyor. Uygun fiyatı ve tazeliğiyle vatandaşın ilgisini çeken istavritin kilosu kalitesine göre 100-150 lira arasında seyrediyor. Sakarya’da mevsim normallerinin üzerinde seyreden hava sıcaklıkları ve aşırı avlanma nedeniyle hamsi sürülerinin rotasını Gürcistan’a çevirmesi, balık tezgahlarında dengeleri değiştirdi. Hamsinin azalmasıyla birlikte oluşan boşluğu, son günlerdeki bolluğuyla dikkat çeken istavrit doldurdu. Kilosu kalitesine göre 100 ile 150 lira arasında değişen ve "Körfez’in hamsisi"nin yerini alan istavrit, uygun fiyatı ve lezzetiyle vatandaşın yoğun ilgisini görüyor. "Fiyatlar geçen seneyle hemen hemen aynı" Tazeliği ve uygun fiyatı ile vatandaştan ilgi gören istavritin, hamsinin yokluğunu kapattığını ve tezgahları doldurduğunu belirten İbiş, "Vatandaş şu an istavriti bol miktarda tercih ediyor. Onun yanında hamsi yine satılıyor, kültür balıkları var çupra, levrek, somon gibi. Bunlar devam ediyor. Norveç’ten uskumru geliyor. Tezgahlarda balık boşluğu yok. Fiyatlar geçen seneyle hemen hemen aynı. İstavrit şu an geçen seneden daha uygun. Geçen senede istavrit 150-200 liralardaydı. Bu sene bol olduğu için 200 liradan başlayıp 100 liraya kadar geriledi. Biz elimizden geldiği kadar fiyatları uygun tutmaya çalışıyoruz. Kültür balıklarının 500 lira gibi bir fiyatı var. Vatandaşa biraz yükseğe kaçıyor. İstavritin bolluğundan ve bereketinden faydalanıyoruz. Halkta faydalanıyor. Bolluğu bütün açığımızı kapatıyor. Hamsinin yokluğu bizi etkilemiyor" şeklinde konuştu. "Hamsinin yokluğu bizi etkilemiyor" İbiş, hamsinin yokluğunun bu seneye özel bir durum olmadığını, iklim şartlarına bağlı olarak dönem dönem yaşandığını belirterek, "Her sene olan bir şey bu. İklim şartları iyi gitmediği zaman hamsi bu kadar çıkıyor. İstavritin bolluğundan ve bereketinden faydalanıyoruz. Halk da faydalanıyor. Bolluğu bütün açığımızı kapatıyor. Hamsinin yokluğu bizi etkilemiyor" ifadelerini kullandı.
11 Ocak 2026 Pazar - 14:51
Başkan adayı Erdem, proje ve yönetim kurulu adaylarını tanıttı
İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Bursa Çalışma Grubu başkan adayı Serdar Atilla Erdem, yönetim hedeflerini, projelerini ve yönetim kurulu adaylarını geniş katılımlı bir toplantıyla kamuoyuna açıkladı. Yaklaşık 700 meslektaşın katılımıyla düzenlenen aday tanıtım toplantısında konuşan Erdem, görevde bulundukları 19. döneme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Göreve geldikleri günden bu yana geçen 477 gün içinde 500’ün üzerinde faaliyete imza attıklarını belirten İMO Bursa Çalışma Grubu başkan adayı Serdar Atilla Erdem, çalıştaylar, paneller, seminerler, kurslar, sosyal ve sportif etkinlikler ile temsilciliklerin katkılarıyla hayata geçirilen projelerin yanı sıra yerel yönetimler, kamu kurumları, akademik çevreler ve genç mühendis adaylarını kapsayan geniş bir çalışma yürüttüklerini ifade etti. Erdem ayrıca kentsel dönüşüm, kaçak yapılaşmayla mücadele, meslek yasası ve meslektaşların güncel sorunlarına dair görüşlerini de paylaştı. Toplantıya İMO Bursa Şubesi’nin geçmiş dönem başkan ve yöneticileri, inşaat mühendisi meclis üyeleri, genç ve deneyimli meslektaşların yanı sıra Bursa ve çevre ilçe temsilcileri de katıldı. Başkan adayı Atilla Erdem, çalışma grubunun geçmişten bugüne yürüttüğü çalışmaları ve önümüzdeki dönem hayata geçirilmesi planlanan projeleri başlıklar halinde aktardı. Erdem, görev süreleri boyunca İMO Bursa Şubesi’ni yeniden "lider oda" konumuna taşıdıklarını vurguladı. Meslektaşlarına da çağrıda bulunan Erdem, 15 Şubat’ta yapılacak seçimlerde yüksek katılımın önemine dikkat çekerek, güçlü bir İMO Bursa Şubesi için tüm üyeleri sandığa davet etti. "Mühendislik almadan çıkılan her basamak, mezar taşına dönüşmektedir" "2023 yılında yaşanan son büyük deprem göstermiştir ki yeterli mühendislik almadan çıkılan her basamak yeri gelince ayağımızın altından kayıp mezar taşlarımıza dönüşmektedir" diyen Erdem, "Ülkemizin bir daha böyle acılar yaşamasının önüne geçmenin yolu inşaat mühendisliği mesleğini hak ettiği yere taşımaktır. Bu değeri mesleğimizin öneminin ve oluşturacağı farkın bilincinde olan bizler, meslek odamız etrafında birleşerek mesleğimizi ve meslektaşlarımızın hak ettiği yerde konumlanmak için var gücümüzle mücadele edeceğiz. Çalışma Grubu yönetimindeki İMO her dönem üzerine koyarak ilerlemiş, kentimizde ve ülkemizde mesleğimizi ve meslektaşlarımızı ilgilendiren her konuda söz sahibi olmuş, kamu kurumları ve diğer odaların iş birliği ile lider olmayı her dönem başarmıştır. Gururla söylüyorum ki 18. dönemde ağırlığını kaybetmiş olan şubemizi Çalışma Grubundan almış olduğumuz kültür ve güç ile tekrar lider oda vasfına ulaştırdık. Bu sebeple siz meslektaşlarımızdan bu mücadeleyi bir adım daha ileriye taşıyabilmek adına tekrar yetki ve destek istiyoruz" Mesleğin kalitesi ve Türkiye’nin can ve mal güvenliği adına plansız ve programsız bir şekilde inşaat mühendisliği bölümlerinin sayısının arttırılmasından bir an evvel vazgeçilmesi gerektiğini belirten Erdem, "Neredeyse her 500 kişiye 1 adet inşaat mühendisi düşen ülkemizde yaşanan depremde, nitelikli mühendislik hizmetine erişilemediği acı bir şekilde ortaya çıkmıştır. Deprem gerçeği ile yaşamak zorunda olan ülkemizde, yapılacak bir hatayla yüzlerce insanın canına ve malına zarar verme ihtimali olan bir meslek grubunun; en iyi şekilde eğitim görmesi, donanımlı bir şekilde mesleğe atılması ve yeterliliklerini tecrübesi oranında kademeli şekilde alması gerekmektedir. Söz konusu düzenlemelerin hayata geçmesi için meslektaşlarımızı nitelikli eğitime erişmesi adına gerekli çalışmaları gerçekleştirdik ve bu mücadeleye devam edeceğiz" diye konuştu. Şantiye şefliği konusu mesleğin kanayan yarası olduğunu belirten Erdem, "Şantiye şefliğinin son derece riskli ve bir o kadar da ağır sorumlulukları olmasına rağmen, ne yazık ki birçok inşaatta formaliteden öteye geçememektedir. Mesleğimiz ve yapı kalitesi açısından çok büyük öneme sahip olan şantiye şefliği konusundaki hassasiyetimiz devam edecek olup "her şantiyeye bir şef" demeye devam edeceğiz. Bir diğer kanayan yaramız ise yapı denetim sisteminin geçen 24 yıla rağmen bir türlü işler bir uygulama haline çevrilememiştir. 2019 yılında büyük umutlarla yürürlüğe giren, yapı denetimlerin elektronik ortamda belirlenmesine dayanan e-dağıtım sistemi; yapılan temel yanlışlar ve bu yanlışlarda ısrar neticesinde, hâlâ bekleneni verememiştir. Sistemin doğru kurgulanamaması durumunda, ne yazık ki yapı denetimlerin gerçek manada denetim yapmaları mümkün olmayacaktır. Sağlıklı bir yapı denetim sistemi olmadan, güvenli ve sağlıklı binalar üretilmesi söz konusu değildir. Bu noktada yapı denetimin asli unsuru inşaat mühendisleri olmalıdır ve yapının projelendirmesinden teslim aşamasına kadar meslektaşlarımız aktif olarak yer almalı, bunun karşılığında hak ettiği özlük haklarına sahip olmalıdır. Sistemde aksayan konuların revize edilmesi için gerekli mücadeleyi sonuna kadar vereceğiz" dedi. "Bursa’nın yapı stoku, acilen çıkarılmalı" Yaşanabilecek bir depremde can kayıpları yaşamamak adına göçme riski taşıyan binaların saha çalışmaları ile Bursa’nın gerçek anlamda yapı stoku envanterinin çıkarılması elzem olduğunu ifade eden Erdem, "Kentsel dönüşüm planlamasında önceliğin bu binalara verilmesini her platformda konuşarak, Büyükşehir belediyemizi göreve davet edip İMO Bursa Şubesi olarak genç ve tecrübeli meslektaşlarımızdan kuracağımız kadro ile her türlü desteği vereceğimizi beyan ettik. Yetkiyi aldığımız takdirde büyükşehir belediyemiz ile bu çalışmayı yapmak için tekrar gerekli girişimlerde bulunacağımızı sizlerle paylaşmak istiyorum. İstanbul’un arka bahçesi yapılmaya çalışılan şehrimizin sadece bir sanayii şehri olmadığını, tarımı ile sanayisi ile doğal kaynakları, turizmi ve kültürel hafızası ile sürdürülebilir büyüyen, şeffaf, ortak akılla planlanan 2050 Bursa hedefini her platformda yüksek sesle savunduk ve mücadelesini verdik. Sanayide vizyon nicelik olarak gelişmek yerine nitelik olarak derinleşme olmalıdır dedik. Yine ilk defa İnşaat Mühendisliği Çalıştayı yaparak 150 meslektaşımızın katılımı ile meslek ve meslektaş sorunlarımızı masaya yatırdık. Ortak Akılla çalıştay çözüm rapor çıktılarımızı oluşturduk. 19. öneme aday olduğumuz da söz verdiğimiz gibi 1938 yılında yazılan meslek kanunu ve 1954 yılındaki TMMOB yasasının çağına uygun hale gelmesi için çalışmalarımızı yaptık" şeklinde konuştu. Yönetim Kurulu Adayları şu isimlerden oluştu; "Serdar Atilla Erdem, Metin Yaran, Ayşegül Özbek, Erdem Yardımcı, Dr. Mahmud Sami Döven, Rüştü Şanlı, Oğuzhan Kurt, Ozan Olgun, Muhammet Yılmaz, Yiğit Can Sezgin, Murat Kaplan, Kudret Sena Çakır, Burak İ. Tuğcu ve Samet Ozan Şahin."
11 Ocak 2026 Pazar - 12:59
İhracat odaklı kalkınma hedeflerine KFA Fuarcılık imzası
BTSO iştiraki KFA Fuarcılık, 2025 yılı boyunca düzenlediği ulusal ve uluslararası fuarlar, alım heyeti organizasyonları ve yurt dışı iş gezileriyle Türkiye’nin ihracata dayalı büyüme hedeflerine güçlü katkılar sundu. Kısa sürede fuarcılık sektöründe önemli bir marka haline gelen KFA Fuarcılık, nitelikli organizasyonlarıyla Bursa iş dünyasının küresel rekabet gücünü artırırken firmalara yeni pazarlara erişim imkânı sağladı. BTSO’nun ihracat odaklı vizyonu doğrultusunda çalışmalarını sürdüren KFA Fuarcılık, 2025 yılında dünyanın en büyük savunma sanayii organizasyonlarından IDEF Uluslararası Savunma Sanayii Fuarının organizasyonunu üstlenerek önemli bir başarıya imza attı. Ev tekstili sektörünün küresel buluşma noktalarından biri olan HOMETEX’i İstanbul Fuar Merkezi’nde başarıyla düzenleyen KFA Fuarcılık, Bursa’da ise Junioshow, TFF Show, Rising City, Food Point ve MEEXX Makine ve Teknolojileri Fuarı gibi birçok nitelikli organizasyonu hayata geçirdi. KFA Fuarcılık, 2025 yılında savunma sanayiinden tekstile, gıdadan makine sektörüne kadar birçok stratejik alanda önemli organizasyonlara imza attı. Dünyanın en büyük savunma sanayii fuarlarından biri olan IDEF 2025, Cumhurbaşkanlığı himayelerinde ve Millî Savunma Bakanlığı ev sahipliğinde, KFA Fuarcılık organizasyonuyla İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirildi. Yaklaşık 100 ülkeden binlerce sektör profesyonelini buluşturan fuar, katılımcı ve ziyaretçi sayısıyla rekor kırarak Türkiye’nin küresel savunma sanayiindeki gücünü ortaya koydu. Ev tekstili sektörünün en önemli küresel buluşmalarından HOMETEX 2025, 700’ün üzerinde katılımcı firma ve 175 bini aşkın ziyaretçiyi ağırlayarak sektörün ihracat potansiyeline güçlü katkı sağladı. TFF Show 2025 ise "Hızlı Üretim ve Hızlı Teslimat" konseptiyle tekstil ve kumaş sektörünü Bursa’da bir araya getirerek küresel moda endüstrisinin odağını kente taşıdı. Bursa Fuar Merkezi’nde düzenlenen Rising City Yapı ve Yaşam Fuarı, inşaat ve gayrimenkul sektörüne ivme kazandırırken; Food Point Gıda Fuarı, 36 ülkeden alıcıyı Bursa’daki sektör temsilcileriyle buluşturarak milyonlarca dolarlık iş görüşmelerine zemin hazırladı. Yılın son çeyreğinde düzenlenen MEEXX Makine ve Teknolojileri Fuarı ise yerli ve millî üretim gücünü uluslararası alım heyetleriyle buluşturan önemli bir platform oldu. KFA Fuarcılık, 2025 yılı boyunca düzenlediği yurt dışı ticaret heyetleriyle de Bursa iş dünyasının küresel pazarlara erişimini güçlendirmeye devam etti. Kuruluşundan bu yana 8 bini aşkın iş insanını 250’nin üzerinde uluslararası fuarla buluşturan KFA Fuarcılık, 2025 yılında bu başarıyı daha ileri taşıdı. 2025 yılı, KFA Fuarcılık açısından önemli bir yapısal dönüşümün hayata geçirildiği bir yıl oldu. Bursa Fuar Merkezi’nin yönetiminin KFA Fuarcılık bünyesine geçmesiyle birlikte, kentin fuarcılık altyapısında yeni bir dönem başladı. KFA Fuarcılık, sahip olduğu organizasyonel tecrübe, sektörel bilgi birikimi ve güçlü iş birlikleriyle Bursa Fuar Merkezi’ni daha etkin kullanılan, daha fazla ulusal ve uluslararası organizasyona ev sahipliği yapan bir merkez haline getirmeyi hedefliyor. KFA Fuarcılık, 2026 yılında sanayiden tekstile, enerjiden gıdaya, teknolojiden yaşam alanlarına uzanan geniş bir yelpazede hazırladığı fuar takvimiyle iş dünyasını buluşturacak. Yılın ilk organizasyonu, 20-22 Ocak tarihleri arasında Merinos AKKM’de düzenlenecek Junioshow ile başlayacak. Nisan ayında fuar trafiği hız kazanacak. Yük mühendisliği alanında dünyanın ilk fuarı olma özelliğini taşıyan LES-EXPO, 7-9 Nisan tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Ayın devamında, 21-26 Nisan tarihleri arasında Bursa Fuar Merkezi’nde ICAFF - International Cosmos Art Fair ile Karavan Show Bursa eş zamanlı olarak düzenlenecek. Konut ve gayrimenkul sektörlerine odaklanan Rising City & Yapı ve Yaşam Fuarı ise 23-26 Nisan tarihleri arasında Bursa’da gerçekleştirilecek. Mayıs ayında Bursa Energy & Tech Motion Fuarı Bursa’da enerji ve teknoloji sektörlerini bir araya getirirken, HOMETEX Ev Tekstili Fuarı İstanbul’da sektörün önemli buluşma noktalarından biri olacak. Haziran ayında düzenlenecek Bursa Food Point & Turfood Horeca Fuarı ise gıda ve horeca sektörlerini Bursa’da buluşturacak. Yılın ikinci yarısında Agrogreen Fuarı sürdürülebilir tarım ve çevre çözümlerine, BlockX Fuarı ise blok mermer sektörüne odaklanacak. KFA Fuarcılık’ın 2026 fuar takvimi, Kasım ayında düzenlenecek MEEXX - Makine ve Teknolojileri Fuarı ile tamamlanacak. BTSO ve KFA Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, KFA Fuarcılık’ın Türkiye’nin ihracat odaklı kalkınma vizyonunun sahadaki en somut karşılıklarından biri olduğunu vurguladı. KFA’nın sağladığı organizasyon gücüyle firmaların uluslararası ticaret ağlarına daha hızlı ve doğru şekilde entegre olduğunu ifade eden Burkay, fuarların firmalar için yeni pazarlarla temas kurulan, güncel üretim ve teknoloji trendlerinin yakından izlendiği ve kalıcı ticari ilişkilerin temellerinin atıldığı alanlar olduğunu söyledi. Bu yaklaşım doğrultusunda fuarcılığı, sektörlerin rekabet gücünü artıran ve ihracatı büyüten stratejik bir araç olarak gördüklerini belirten Burkay, BTSO olarak firmaların bu dönüşüm sürecinde yanında olmaya devam edeceklerini kaydetti. Başkan Burkay, "KFA Fuarcılık aracılığıyla bugüne kadar 250’nin üzerinde yurt dışı iş gezisi gerçekleştirdik. Dünyanın önde gelen fuarlarına 8 bini aşkın iş dünyası temsilcimizin katılımını sağladık. Birçok üyemiz bu programlar sayesinde ilk kez pasaport çıkardı, küresel pazarlara açılma konusunda önemli bir bakış açısı kazandı." dedi.
11 Ocak 2026 Pazar - 12:56
TÜGAP’tan sigorta acentelerine saha odaklı dönüşüm programı
Sigorta sektöründe acenteliğin geleceğine yönelik yeni bir dönüşüm süreci başlatıldı. TÜGAP Girişimci Acenteler Platformu tarafından, Hedef Asistans Yol Yardım katkılarıyla hayata geçirilen TÜGAP Akademi Acente Gelişim Programı, sigorta acenteleri için saha odaklı ve üretimi merkeze alan bir model sunuyor. Klasik eğitim ve seminer anlayışından farklı olarak kurgulanan program; sigorta acentelerinin yalnızca teorik bilgi edinmesini değil, sahada aktif üretim yapmasını, gelir elde etmesini ve mesleki anlamda güçlenmesini hedefliyor. Eğitim, satış pratiği, asistans hizmetleri ve sektörel iş birliklerinin bir arada ele alındığı yapı, sigorta acenteliğinde yeni bir yaklaşım olarak dikkat çekiyor. Program kapsamında yıl boyunca iki yurt dışı organizasyon, bir yurt içi gezi, otelde geniş katılımlı eğitim ve zirve buluşması ile Türkiye genelinde bölgesel eğitim toplantılarının düzenlenmesi planlanıyor. Ayrıca sigorta şirketleriyle yapılacak özel protokollerle, acentelere doğrudan katkı sağlayacak iş birliklerinin hayata geçirilmesi hedefleniyor. "Bu bir eğitim programı değil, sahadan başlayan bir değişimdir" TÜGAP Kurucusu Abdulcelil Alkış, programın çıkış noktasına ilişkin yaptığı değerlendirmede, sigorta acenteliğinin sahada verilen emekle büyüdüğüne vurgu yaptı. Alkış, "Sigorta acenteliği masa başında bekleyerek değil, sahada sorumluluk alarak gelişir. Biz TÜGAP’ı kurarken de bu programı tasarlarken de temel motivasyonumuz buydu. Amacımız acentelerimize yalnızca bilgi vermek değil, onları üretimin, görünürlüğün ve birlikte büyümenin merkezine almak" dedi. Programın sahada çalışan ve emek veren acenteler için bir dayanışma ve gelişim modeli olduğunu ifade eden Alkış, iş birliğinin önemli bir rol üstlendiğini belirtti. Alkış, "Üretimi teşvik eden, çalışanın karşılığını aldığı adil bir sistem kurmak istiyoruz. Bu dönüşümün yukarıdan değil, sahadan başlayacağına inanıyoruz" ifadelerini kullandı. Başvurular başladı TÜGAP Akademi Acente Gelişim Programına katılmak isteyen sigorta acenteleri, ’www.tugap.com.tr’ adresi üzerinden başvuru yapabiliyor. Kontenjanla sınırlı olarak planlanan programın değerlendirme süreci TÜGAP Akademi tarafından yürütülecek.
11 Ocak 2026 Pazar - 11:55
Kınık Toptancı Hal Kompleksi bölgenin tarımsal ticaretini güçlendirecek
Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından Kaş ilçesinde yapımı sürdürülen Kınık Toptancı Hal Kompleksi projesinde çalışmalar devam ediyor. 320 dönüm arazi üzerine inşa edilen tesisin tamamlandığında, bölgenin tarımsal üretim ve ticaret kapasitesini güçlendirerek bölgenin ekonomisine katkı sağlayacağı bildirildi. Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından Kaş’ın Kınık Mahallesi’nde hayata geçirilen ve bölgenin tarım ile ticaret kapasitesini güçlendirmesi hedeflenen projede çalışmalar aralıksız sürüyor. Kınık Toptancı Hal Kompleksi çevresinde inşa edilen istinat duvarlarının beton döküm işlemleri devam ederken, kaba inşaat aşamasında da sona yaklaşıldı. Kınık, Ova ve Yeşilköy mahallelerindeki hallerin tek bir merkezde toplanacağı proje kapsamında, hal içerisinde komisyonculara ayrılan meydanın zeminine beton dökülerek üzeri tentelerle kaplanıyor. Projenin tamamlanmasıyla birlikte Kaş Kınık Hal Kompleksi modern ve estetik bir görünüme kavuşacak. Çağdaş ticaret merkezi Üreticiler ile komisyonculara çağdaş bir ticaret ortamı sunacak olan Kınık Toptancı Hal Kompleksi’nin, bölge ekonomisine önemli katkılar sağlaması bekleniyor. Toplamda 120 komisyoncu, 136 tüccar ve 72 ticari dükkândan oluşacak tesis, tarımsal ticaretin daha etkin ve düzenli şekilde yürütülmesine imkan tanıyacak. Proje kapsamında idari birimler ve toplantı salonlarının yanı sıra geniş bir komisyoncu meydanı da yer alacak. Ayrıca kompleksi içerisinde, bölge halkının sosyal ihtiyaçlarına cevap verecek halı saha, soyunma odaları ve duş alanları gibi sosyal donatılar da bulunacak. Yaş sebze ve meyve üreticileri için önemli bir ticaret noktası olacak Kınık Toptancı Hal Projesi’nin, bölgedeki tarımsal ticareti güçlendirecek. Antalya’nın üretim kapasitesine katkı sağlayacak olan Kınık Toptancı Hal Kompleksi, yalnızca yerel ölçekte değil, bölgesel düzeyde de önemli bir tarım ve ticaret merkezi olarak hizmet verecek. Tesisin faaliyete geçmesiyle birlikte Kaş’ta tarımın merkezi Kınık Toptancı Hal Kompleksi olacak.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder