EKONOMİ
Vestel teknolojileriyle son bir yılda 44 milyon litre su tasarrufu sağlandı 21 Mart 2026 Cumartesi - 12:26:22 Vestel, Dünya Su Günü vesilesiyle akıllı beyaz eşya ürünlerinden elde ettiği su tasarrufu verilerini kamuoyuyla paylaştı. Şirket, kullanıcılarının tercih ettiği su tasarruflu programlar ve akıllı sistemler sayesinde son bir yılda yaklaşık 44 milyon litre su tasarrufu sağladı. Birleşmiş Milletler verilerine göre dünya genelinde milyarlarca insan güvenli suya erişimde zorluk yaşıyor. Bu nedenle su verimliliği sağlayan teknolojiler, sürdürülebilir geleceğin en kritik araçlarından biri olarak görülüyor. Vestel, bu yaklaşımla ürün ve teknolojileriyle su kaynaklarının korunmasına katkı sağlamaya devam ediyor. Dünya Su Günü vesilesiyle paylaştığı veriler, Vestel’in akıllı teknolojilerinin su verimliliği konusunda önemli kazanımlar sunduğunu ortaya koyuyor. Vestel Global Pazarlama & Yurt İçi Satış Genel Müdürü Duygu Badem Uylukçuoğlu, 22 Mart Dünya Su Günü kapsamında yaptığı açıklamada, "Su kaynaklarının korunmasını, sadece çevresel bir gereklilik değil; gelecek nesillere olan borcumuz ve ertelenemez bir ortak sorumluluk olarak görüyoruz. Çatısı altında faaliyet gösterdiğimiz Zorlu Grubu’nun Akıllı Hayat 2030 vizyonuyla uyumlu şekilde; çevresel ve sosyal etkiyi işimizin doğal bir bileşeni olarak ele alıyoruz. Sürdürülebilirliği tüm operasyonlarımızın merkezine alırken, sadece üretim süreçlerimizde değil, ürünlerimizin kullanım aşamasında da su ve enerji verimliliğini en üst seviyeye taşımak için çalışıyoruz. Teknolojinin dönüştürücü gücüyle tüketicilerimizi de sürdürülebilirlik yolculuğuna aktif birer paydaş olarak dahil edip; kaynak kullanımını optimize eden akıllı çözümlerimizle, doğayla uyumlu bir yaşam kültürünü hep birlikte inşa etmeyi amaçlıyoruz. Teknolojiye dayalı bu vizyonumuzun somut etkilerini, paylaştığımız veriler net bir şekilde ortaya koyuyor. Akıllı cihazlarımızın sağladığı yüksek verimlilik sayesinde, sadece son bir yılda yaklaşık 44 milyon litre su tasarrufu elde ettik. Bu rakam, 17,5 olimpik yüzme havuzunun doluluğuna denk geliyor. Yeni nesil çamaşır ve bulaşık makinelerinde su tüketimi, önceki nesil Vestel modellerinin ortalama tüketimi ile karşılaştırıldığında yüzde 27,7 azalırken, ‘Eco’ program ve ‘otomatik yük algılama’ gibi inovasyonlarımızla suyun daha verimli kullanılmasına katkı sağlayan teknolojiler geliştiriyoruz. Özellikle kullanıcılarımızın bilinçli tercihleriyle sadece ‘Eco’ program kullanımı üzerinden 2,5 milyon litrelik su tüketiminin önüne geçilmesi, teknoloji ile tüketicinin farkındalık davranışı birleştiğinde dünyamız için ne kadar önemli bir etki oluşturabileceğini ortaya koyuyor" dedi. 17,5 olimpik yüzme havuzuna denk su tasarrufu Şirketin paylaştığı verilere göre, akıllı cihazların sağladığı verimlilik sayesinde son bir yılda bulaşık makinelerinde yaklaşık 24 milyon litre, çamaşır makinelerinde ise yaklaşık 20 milyon litre olmak üzere, yaklaşık 44 milyon litre su tasarrufu sağlandı. Bu miktar 17,5 olimpik yüzme havuzuna denk gelen bir su hacmine karşılık geliyor. Şirket, geliştirdiği enerji ve su verimliliği yüksek ürünler, akıllı program seçenekleri ve kullanıcı farkındalığını artıran teknolojileriyle sürdürülebilir kaynak kullanımına katkı sağlıyor. Dünya Su Günü kapsamında paylaşılan veriler, teknolojinin doğru kullanıldığında doğal kaynakların korunmasında ne kadar önemli rol oynayabileceğini gösteriyor. Yeni nesil dönüşüm sürüyor Eski nesil bulaşık ve çamaşır makineleri yerine markanın son teknoloji bulaşık ve çamaşır makineleri ile kullanıcıların ortalama su tüketimi yüzde 27,7 oranında azalmış ve yıkayıcı ürünlerinin daha verimli hale geldiğini gösteriyor. Vestel akıllı ürünlerindeki ‘Eco’ program ile standart program arasındaki su tüketimi farkı da dikkat çekici boyutlara ulaşıyor. Bulaşık makinelerinde ‘Eco’ program tercih edildiğinde standart programlara kıyasla yüzde 20 daha az su kullanılıyor. Çamaşır makinelerinde bu oran yüzde 39’a çıkıyor. ‘Eco’ programla 2,5 milyon litre su tüketimi önlendi Kullanıcı tercihlerine uygun şekilde markanın akıllı cihazlarından elde edilen verilere göre, kullanıcılar son bir yılda bulaşık makinelerinde 478 bin 658 kez, çamaşır makinelerinde ise 96 bin 895 kez ‘Eco’ programını tercih etti. Daha yoğun programlar yerine ‘Eco’ programını tercih eden kullanıcılar, yaklaşık 2,5 milyon litre su tüketiminin önüne geçti. Ortaya çıkan veriler, Vestel kullanıcıların bilinçli tercihlerinin somut etkisini ortaya koyuyor. Markanın çamaşır makinelerinde bulunan ‘otomatik yük algılama’ teknolojisi gereksiz su tüketimini azaltmaya yardımcı olan önemli bir özellik. ‘Eco’ programında tam yük yerine yarım yük algılandığında yüzde 43, çeyrek yük algılandığında ise yüzde 55 su tasarrufu sağlanıyor. ‘Pamuklu’ programında yarım yük algılanması halinde, tam yük tüketimine kıyasla yüzde 41 su tasarrufu sağlanıyor. Bu teknoloji sayesinde makineler, yıkama sırasında çamaşır miktarını analiz ederek su tüketimini otomatik olarak optimize ediyor. Vestel, geliştirdiği yeni nesil ürünlerle su ve enerji verimliliğini artırmaya yönelik çalışmalar yürüterek sürdürülebilir yaşam kültürünün yaygınlaşmasına katkı sağlamayı hedefliyor.
21 Mart 2026 Cumartesi - 10:25 Marble İzmir’de mermer sanata dönüşüyor Marble İzmir-31. Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı için geri sayım sürerken, fuarın önemli etkinliklerinden biri olan Heykel Çalıştayı’nda üretim süreci başladı. Çalıştay kapsamında altı heykeltıraşın, 8 Nisan 2026’ya kadar Fuar İzmir’de üretecekleri heykeller, Marble İzmir süresince D Holü’nde ziyaretçilerle buluşturulacak. Eserler fuarın ardından İzmir’in farklı noktalarına taşınarak kamusal alanlarda kalıcı olarak sergilenecek. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen Marble İzmir Fuarı kapsamında gerçekleştirilen Heykel Çalıştayı ile mermerin fuar alanının dışına taşarak kentle buluşması hedefleniyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın önerisiyle hayata geçirilen çalıştayda heykeltıraşlar, canlı üretim modeliyle mermer blokları işlemeye başladı. Üretim süreçleri ziyaretçilere açık olacak; sanatseverler doğal taşın sanat eserine dönüşümünü yerinde izleyebilecek. Küratörlüğünü heykeltıraş Ekin Erman’ın yürüttüğü Heykel Çalıştayı’nda, Türkiye’nin farklı kentlerinden gelen değerli sanatçılar Bahadır Hızol, Çağdaş Erçelik, Dilşad Akçayöz, Orhan Gazi Keskin, Özkan Arslan ve Tonguç Sercan mermer bloklar üzerinde üretimlerini sürdürüyor. Küratör Ekin Erman, organizasyonun çıkış noktasına değinerek, "Cemil Başkanımızın fikriyle böyle bir çalışma tasarlandı. Bu çalıştay ile Marble İzmir’in etkisi fuar alanının dışına taşacak. Üretilen heykellerin kentle buluşması çok önemli" dedi. Mermerin doğadaki uzun oluşum sürecine dikkat çeken Erman, bu malzemenin sanatla buluştuğunda kalıcılığının daha da arttığını belirterek, "Milyonlarca yılda oluşmuş bir malzemeden söz ediyoruz. Günümüzde pek çok şey hızla tüketilip atılıyor. Oysa mermer heykel bir meydana konduğunda yüzyıllarca yaşayabiliyor. Binlerce yıldır ayakta duran mermer heykeller var ve biz hâlâ onlara hayranlıkla bakıyoruz. Biz de bu zincirin bir parçası olacağız. Bu nedenle süreç bizim için çok keyifli" diye konuştu. Heykeller kentin belleğine taşınacak Yaklaşık 25 gün boyunca devam edecek üretim sürecinin, yoğun bir tempoda ilerlediğini ifade eden Erman, mermeri iyi tanıyan deneyimli sanatçıların kısa sürede eskizlerini tamamlayarak çalışmalara başladığını söyledi. Heykel sanatının izleyiciyle kurduğu doğrudan ilişkiye de değinen Erman, "Heykel diğer sanatlardan biraz daha farklı. Dokunabiliyorsunuz, yanında oturabiliyorsunuz, onunla birebir bağ kurabiliyorsunuz. Bu nedenle kent yaşamında yer almasını çok önemli ve değerli buluyorum" ifadelerini kullandı. Çalıştay’da ortaya çıkan eserler, 14-17 Nisan 2026 tarihleri arasında Marble İzmir Fuarı süresince Fuar İzmir D Hol’de sergilenecek. Heykeller, fuarın ardından ise İzmir’in farklı noktalarına yerleştirilerek kalıcı olarak yerlerini alacak.
21 Mart 2026 Cumartesi - 10:14 Türkiye’nin güneş enerjisi kurulu gücü 25 bin 827 megavata ulaştı Türkiye’nin 2014 yılında 40,2 megavat olan güneş enerjisi kurulu gücü, 2026 yılının ocak ayı sonu itibarıyla 641 kat artışla 25 bin 827 megavata erişti. Arz güvenliğinin sağlamlaştırılması adına yenilenebilir enerji yatırımlarına hız kesmeden devam eden Türkiye, 2013 yılında sıfır olan güneş enerjisi kurulu gücünü her yıl katlayarak artırdı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre; Türkiye’nin 2014 yılında 40,2 megavat olan güneş enerjisi kurulu gücü, 2026 yılının ocak ayı sonu itibarıyla 25 bin 827 megavata ulaştı. Böylece, güneş kurulu gücü, 12 yılda 641 kat artış göstermiş oldu. Söz konusu kapasite, Türkiye’nin toplam kurulu gücü içinde güneşin payını da ciddi bir yere taşıdı. 2014 yılında güneşin toplam kurulu güç içinde binde 1 olan payı, 2026 yılının başında yüzde 20,9’a erişti. Diğer bir deyişle, toplam kurulu gücün 5’te biri güneşten oluştu. Güneş, aradan geçen sürede elektrik üretiminde de önemli bir yer tuttu. 2014’te 17 gigavatsaat olan güneşten elektrik üretimi, 2025 yılı sonunda 38 bin 69 gigavatsaate ulaştı. "Güneşimiz parlamaya devam edecek" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Çok ciddi bir güneş enerjisi potansiyeline sahibiz. YEKA yarışmalarıyla, öz tüketim için kapasite tahsisleriyle bu potansiyelimizi en iyi şekilde değerlendirerek önemli bir seviyeye taşıdık. 2025 yılını yenilenebilir enerjide rekorla kapattık. 2026 yılı da yenilenebilirde yeni bir rekor yılı olacak. 2035’te güneş ve rüzgarda ‘120 bin megavat kurulu güç’ hedefimize ulaşmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Güneşimiz parlamaya devam edecek" dedi. 80 milyar dolarlık yeni yatırım Yenilenebilir enerji alanında yatırımların giderek arttığına da işaret eden Bakan Bayraktar, 120 bin megavat hedefi doğrultusunda 2035’e kadar yaklaşık 80 milyar dolarlık yeni yatırımın hayata geçmesinin planlandığını da kaydetti.
21 Mart 2026 Cumartesi - 10:04 Gayrimenkul sektöründen ’değer barışı’ çağrısı Son yıllarda artan inşaat, işçilik ve arsa maliyetlerinin konut fiyatlarını ciddi şekilde yükselttiğini belirten sektör temsilcileri, vatandaşların değer artış vergisi nedeniyle gayrimenkul satışında tereddüt yaşadığını ifade ederek hükümete ’tek seferlik değer barışı’ çağrısında bulundu. Türkiye’de son üç dört yıldır yaşanan yüksek enflasyon ve artan maliyetler, gayrimenkul sektörünü de doğrudan etkiledi. İnşaat, işçilik ve arsa maliyetlerindeki hızlı yükseliş, konut fiyatlarında yüzde 30 ile yüzde 50 arasında artışlara neden oldu. Sektör temsilcileri, özellikle büyük şehirlerde konut fiyatlarının ciddi seviyelere ulaştığını belirterek, bazı bölgelerde 1+1 daire fiyatlarının 4 milyon liranın üzerine çıktığını, kira bedellerinin ise yaklaşık 25 bin liraya kadar yükseldiğini ifade etti. Elfi Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Özkan Aydemir, "Son yıllarda konut satın alan vatandaşlar artan fiyatlar nedeniyle değer artış vergisiyle karşı karşıya kaldı. Bu durumun gayrimenkul satışlarında tedirginliğe yol açtı. 2, 3 ya da 4 yıl önce 300 bin ile 400 bin lira arasında alınan konutların bugün enflasyon etkisiyle çok daha yüksek değerlere ulaştı. Bu artışın vatandaşların satış sırasında vergi yüküyle karşılaşmasına sebep oluyor. Gayrimenkul piyasasında yaşanan durgunluğun temel sebeplerinden birinin de bu durum olduğunu bütün sektör temsilcileri biliyor. Hükümetten tek seferlik ’değer barışı’ düzenlemesi talep ediyoruz. Böyle bir düzenleme hem vatandaşların güven duygusunu artırmanın yanı sıra, hem de piyasada hareketlilik sağlayacaktır. Tabi k, b aynı zamanda fiyat artışlarını da bir nebze frenlenmesine katkı sağlayacaktır" dedi. Bunun tek seferlik yapılması ve tapu masraflarında da bir miktar düşüş sağlanması halinde önümüzdeki iki yıllık süreçte gayrimenkul fiyatlarının daha stabil bir seviyeye gelmesi mümkün olabileceğini ifade eden Aydemir, "Çünkü son 1,5 yıldır ülkemizde yeni inşaat üretimi oldukça azalmış durumda. İnşaat firmaları; arsa, işçilik ve diğer maliyetlerdeki hızlı artışlar nedeniyle yeni projelere başlamaktan kaçınıyor. Süreçlerin uzaması da yeni üretimin önüne geçiyor. Yeni konut üretimi olmadığı için fiyatlar yukarı yönlü hareket etmeye devam ediyor. Sektör açısından ve vatandaşlar açısından devletimizden beklentimiz, değer barışının tek seferlik olarak hayata geçirilmesidir. Çünkü şu anda vatandaşlarımızın büyük bir kısmını "Gayrimenkulümü satarsam zorluk yaşarım" düşüncesi sarmış durumda. Örneğin, bir vatandaş ikinci el bir gayrimenkulünü sattığında, hemen yanında yeni başlayan sıfır bir konutu almak istediğinde en az yüzde 40 ya da yüzde 50 daha pahalıya almak zorunda kalıyor. Aslında burada gerçek anlamda bir değer artışı yok. Sattığı gayrimenkulün yerine aynı değerde bir gayrimenkul koymak mevcut piyasa şartlarında oldukça zor. Bu nedenle sektör ve vatandaşlar adına devletimizden beklentimiz, değer barışının hayata geçirilmesidir" dedi.
Fahiş aidat artışları, vatandaşı düşük fiyatla kaliteli hizmetin verildiği sitelere yöneltti
09 Ocak 2026 Cuma - 16:26 Fahiş aidat artışları, vatandaşı düşük fiyatla kaliteli hizmetin verildiği sitelere yöneltti Devlet tarafından kiraya yaklaşan aidatlara tedbir maksadıyla getirilen yeniden değerleme oranı, işini düzgün yapan site yönetimlerinde gündem teşkil etmedi. İstanbul’un en yoğun toplu konutlarının bulunduğu Avcılar ve Beylikdüzü ilçelerinde düşük aidatlarla yüzlerce konutun olduğu siteleri yöneten bazı yöneticiler, yapılan aidat zamlarının yeniden değerleme oranı değil, ihtiyaca uygun şekilde yapılması gerekliliğini vurguladı. Ülke genelinde art arda gelen ‘fahiş fiyatta aidat zammı’ haberleri üstüne hükümet yetkilileri harekete geçmiş ve yapılacak olan zamların yeniden değerleme oranlarını geçmeyeceği söylenilmişti. Yapılan açıklamalarda söz konusu kurallara uymayanların da denetime tabi tutulacağı da ifade edilmişti. İstanbul’da toplu konutlarının yoğun bulunduğu Avcılar Ispartakule ve Beylikdüzü bölgelerinde bulunan bazı sitelerde yapılan aidat artışları site sakinleri tarafından makul karşılanmış olmasının sebebi ise bu sitelerde; geniş sosyal tesislerin, fitness salonlarının, yüzme havuzlarının, büyük peyzaj alanlarının, halı sahaların, kapalı otopark ve 24 kesintisiz jenaratör imkanlarının ücretsiz olarak sakinlere hizmet vermesi olarak ön plana çıkmaktadır. Bu hizmetleri veren site yönetimleri, yapılacak olan zam artışlarında ‘yeniden değerleme oranı’ değil, ihtiyaca uygun yapılması gerekliliğini de vurguladı. Düşük aidatla hizmet veren bu sitelerde, yeniden değerleme oranı ile artış yapıldığında aidatlar düşük kalıp sitede sene içerisinde olabilecek olağan dışı harcamalarda yönetimi dolayısıyla sakinleri ise zora sokmuş olacak. Söz konusu sitelerden olan Avcılar ilçesinde bulunan bir sitenin yöneticisi olan Murat Odabaş, site aidat artışlarını yapış şekillerini anlatarak, "Öncelikle 634 sayılı kat mülkiyeti kanunu ve daha sonra sitemizin bir yönetim planı var bunu dikkate alıyoruz. Bu yönetim planında aidatların eşit mi yoksa metrekare bazında mı olacağını açıkça belirtir. Bu yönetim planına göre metrekare ya da eşit paylaşım ona göre aidatlar paylaşılır. Ama önce bir bütçe yapılır biz buna işletme projesi diyoruz. Burada giderleri çok iyi hesaplamak lazım. Aidatlar ‘yüzde kaç artırayım’ diye hesaplanmamalı. Yüzde 50 mi olsun yüzde 25 mi olsun? Böyle aidat artışı yapılmaz. Aidat artışında önümüzdeki yılın bütün giderleri tek tek yazılır. Gelirleri de yazılır. Yani giderler tek tek hesaplanır da yazılır" dedi. "Sitelerin en büyük giderleri personel giderleridir" Odabaş, sitelerin en büyük giderlerinin personel giderleri olduğuna dikkat çekerek, "Bizi aidat artışlarında en çok etkileyen şey asgari ücret tespit edildikten sonra biz işçimize çalışanımıza onun altında zaten bir zam veremiyoruz üstünde veriyoruz her zaman. Bu tespit edildikten sonra bizim işimiz kolaylaşır. Çünkü sitelerin en büyük giderleri personel giderleridir. Diğer giderleri de alt alta yazarız toplam bir bütçe çıkar. Bu bütçeyi kat maliklerine paylaştırırız. Böyle hesaplanır yüzde ile aidat hesaplanmaz. Yüzde şu kadar yapalım denilmez" diye konuştu. "Günümüzde site yöneticiliği çok zor bir meslek" Odabaş, bazı yöneticilerin tecrübe eksikliği nedeniyle kat malikleriyle yaşadığını problemlere atıfta bulunarak, "Medyada görüyoruz. Bazı yerlerde bazı sitelerde tecrübesiz yöneticilerin kat malikleriyle site sakinleriyle problemlerine şahit oluyoruz. Bunlar yanlış hesaplamadan kaynaklanan yüzde ile kafalarından ‘şu kadar artırdım’ demekle yapılan bütçelerden kaynaklanıyor. Gerçek giderleri hesaplayarak site ihtiyaçlarına cevap verecek ve sene içinde de eksik kalmayacak, eksi vermeyecek, yoksa hizmetler yürütülemez. Siz asansörler bozulduktan sonra 3 gün içinde o asansörü çalıştıramazsanız o site ne hale gelir? Böyle sitelerde var. Bizim burada asansör bozulunca saatler için o asansör aktif hale geliyor" şeklinde konuştu. Odabaş, bazı sitelerde aidatların ev kiraları ile yarıştığı iddialarıyla ilgili olarak da, "Bunlar çok uç örnekler bence. İşin tamamına geneline bakmak lazım. Boğazdaki bir siteyi referans alarak ‘aidatlar kira kadar oldu’ dersek kamuoyunu yanıltmış oluruz bence. Yüzbinlerce sitemiz var bizim. Bunlara dikkat etmek lazım. Bunlara bakmak lazım. Evlerin içine kadar teknik destek sunuyoruz. Güvenlik, yaşam alanları, peyzaj alanları, bunların sulanması, bakımları. Çok büyük giderlerimiz var. Site yöneticiliği çok zor bir meslek günümüzde" dedi. "Fahiş artışlar istisnai sitelerde doğru bir tabir, fakat sitenin kendine has özellikleri olur" Yine Beylikdüzü ilçesinde 400 konutlu bir sitede yöneticilik yapan Ali Gürsel Ovalı ise aidatlar belirlenirken en büyük kriterlerinin asgari ücret artışı ve enflasyon olduğunu vurguladı. Ovalı, "Bunun dışındaki giderler tamamen sitenin yeni veya eski olmasına bağlı olarak değişiyor. Mesela 2 yıllık bir sitenin bütün aletleri sistemi yeni aidat artışı az olur. Ama site eskidikçe, 10 yıllık 15 yıllık sitelerde artık birçok elektrikli malzemelerin yenilenmesi gerekiyor. Dolayısı ile bu demirbaş yenilenmesinden dolayı aidatlar artabiliyor. Sitenin kendi giderlerine bağlı olarak değişir. Bizim sitede sosyal tesis alanları var tam teşekkürlü. Böyle bir sitede ortalama aidatları 5 ile 7 bin arasında olması normal" diye konuştu. Ovalı, fahiş aidat artışlarıyla ilgili de konuşarak, "Fahiş artışlar istisnai sitelerde doğru bir tabir, fakat sitenin kendine has özellikleri olur. Mesela siz sitede her apartmanda daire büyüklüğüne göre temizlikçi koyarsınız, diğer yerde 60 daireli bir siteye yönetici koyar. Sizin etrafınız tamamen kapalıdır tek girişiniz vardır 6 tane güvenlik personeli ile sistemi yürütürsünüz. Bir başka site bunu 10-15 kişi ile yapar. Dolayısı ile sitenin giderini o sitenin ihtiyacına göre ideal bir kadro ile yönetmek bunun püf noktasıdır. Yani bu sitenin ihtiyacı nedir ? yönetici önce bunu tespit edecek. Site sakinlerinin istek ve taleplerini tespit edecek o miktarda personelle çalışırsa, sitede hiçbir zaman fahiş artış olmaz" dedi.
Siirt TSO’da KOSGEB Girişimci Destek Programı Toplantısı gerçekleştirildi
09 Ocak 2026 Cuma - 16:08 Siirt TSO’da KOSGEB Girişimci Destek Programı Toplantısı gerçekleştirildi Siirt Ticaret ve Sanayi Odası’nda KOSGEB Girişimci Destek Programı bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya Siirt Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Yardımcısı Abdülkadir Demirhan’ın yanı sıra Yönetim Kurulu Üyeleri ve çok sayıda oda üyesi katıldı. Program kapsamında özellikle yeni kurulan ve gelişme aşamasındaki işletmelere sağlanan destekler katılımcıların ilgisini çekti. KOSGEB İl Müdürü Öner Erkılıç, 0-3 yaş aralığındaki imalat, yazılım ve bilişim sektörlerinde faaliyet gösteren işletmeler için 2 milyon TL’ye kadar destek sağlanacağını belirtti. Erkılıç, bu desteklerin, işletmelerin makine-teçhizat alımı, yazılım giderleri, personel istihdamı ve işletme sermayesi gibi alanlarda kullanılabileceğini ifade etti. Ayrıca kadın ve genç girişimcilere yönelik 1 milyon TL kredi finansman desteği verileceğini aktaran Erkılıç, bu desteklerle girişimciliğin teşvik edilmesinin ve bölgesel kalkınmanın hızlandırılmasının hedeflendiğini vurguladı. Toplantıda, Girişimci Destek Programı’nın başvuru şartları, değerlendirme süreçleri, destek kalemleri ve üst limitleri ayrıntılı şekilde anlatıldı. Katılımcıların soruları yanıtlanarak, başvuru sürecinde dikkat edilmesi gereken hususlar paylaşıldı. Siirt TSO yetkilileri, bu tür bilgilendirme toplantılarının girişimciler için büyük önem taşıdığını belirterek, KOSGEB desteklerinin doğru ve etkin şekilde kullanılmasının Siirt ekonomisine önemli katkılar sağlayacağını ifade etti. Program, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.
Yıldırımlı kadınlara e-ticaret desteği
09 Ocak 2026 Cuma - 15:42 Yıldırımlı kadınlara e-ticaret desteği Yıldırım Belediyesi ve elemeği.com platformu ile birlikte Barış Manço Kültür Merkezi’nde e-ticaret eğitimi düzenledi. Kadınların ekonomik hayattaki yerini güçlendirmek amacıyla düzenlenen programa Yıldırım Belediye Başkan Yardımcısı Ayşe Ertan, Elemegi.com temsilcisi Enes Ünal, YILMEK kursiyerleri ve eğitmenleri, kadın kooperatifleri üyeleri ile girişimci kadınlar katıldı. Kadınların Yıldırım Belediyesi’nin öncelikli hizmet grupları arasında yer aldığını hatırlatan Yıldırım Belediye Başkan Yardımcısı Ayşe Ertan, "İş hayatından eğitime ve sosyal hayata, yaşamın her alanında kadınların etkinliğini arttıracak, destek olacak projeler geliştiriyoruz. YIL-MEK ile İnovasyon ve Girişimcilik Merkezi’mizde binlerce kadına eğitim verdik. Kadınların istihdamına yönelik programlarımızla yine binlercesinin iş sahibi olmasına vesile olduk. Kurduğumuz kadın kooperatifleriyle kadınlarımızın kendi işlerini yapmalarına imkan oluşturuyoruz. Eğitim ve spor faaliyetlerimiz ile de kadınlarımıza hayatın her alanında destek oluyoruz. Elemeği.com platformu ile de bu alanda önemli bir çalışmaya imza atacağız. Gösterdeiği özveriden dolayı paydaşımız Elemegi.com Platformu’na ve Enes Ünal’a teşekkür ediyorum" dedi. Öncelik gelir değil sorumluluk Dünyanın makineleşmesi ile birlikte el emeğinin değerinin her geçen gün azaldığını hatırlatan Elemegi.com Platformu Temsilcisi Berkay Appan ise "El emeği bir kültürün en önemli unsurlarından birisi. Yine geçimini bu şekilde sağlayan insanımız var. Biz teknolojiyi el emeğinin yararına kullanarak, hem bu geleneksel ürünlerin devamlılığını sağlamak hem de geçimini el emeğinden kazanan insanlarımızın ürettiklerini değerlendirebilecekleri bir platform oluşturduk. Bugün Bursa’nın en fazla kadın kooperatifine ev sahipliği yapan ve kadınlara yönelik projeleri ile örnek teşkil eden Yıldırım Belediyesi ile önemli bi iş birliği başlıyoruz. Bu projemiz kapsamında; Platformumuza üye olan Yıldırım’daki kadın kooperatiflerinin üyelerinden ve yılmek kursiyerlerinden ilk 3 ay komisyon ve kargo bedeli almayacağız. Diğer taraftan da eğitim ve destek programlarıyla Yıldırımlı kadınlara destek olacağız"diye konuştu. Daha sonra ise katılımcılara platformun kullanımı ve e-ticaret üzerine bilgilendirmelerde bulunuldu.
Çayeli Bakır İşletmeleri Genel Müdürü Murat Güreşçi: "Yeni madenler için burnumuza güzel kokular geliyor"
09 Ocak 2026 Cuma - 15:41 Çayeli Bakır İşletmeleri Genel Müdürü Murat Güreşçi: "Yeni madenler için burnumuza güzel kokular geliyor" Çayeli Bakır İşletmeleri Genel Müdürü Murat Güreşçi, "Henüz Çayeli Bakır kadar büyük bir şey bulmuş değiliz ama burnumuza güzel kokular geliyor" dedi. Rize’de bir otelde düzenlenen 10 Ocak Gazeteciler Günü etkinliğinde konuşan Çayeli Bakır İşletmeleri Genel Müdürü Murat Güreşçi, maden sahasında yürütülen üretim ve arama faaliyetlerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Güreşçi, geçen yıl yaklaşık 12 bin ton saf bakıra denk gelen bir üretim gerçekleştirdiklerini belirterek "Mevcut rezervimizi koruyabilmek için ya da en azından artırabilmek için sondaj çalışmalarımız devam ediyor. Bunun için yer altında geçen sene 7 km sondaj yaptık. Ayrıca, geçen sene bahsetmiştim bizim bulduğumuz yeni cevher kütlesiyle beraber madenin ömrünü 2036’ya kadar uzattık. Yaptığımız çalışmalarla şu an geçen sene devam eden, bu sene devam edecek sondaj çalışmalarıyla bir, bir miktar daha, belki birkaç yıl daha artırabiliriz. Bunun için çalışıyoruz. Maden biterken bulduğumuz yeni cevher kütlesi bize daha fazla çalışma yapmak için de motivasyon kaynağı sağladı. Bu yüzden 2024 yılından beri, son iki senedir bir arama çalışması da yürütüyoruz. Çayeli ve yakın çevresinde arama çalışmalarımız var. Henüz Çayeli Bakır kadar büyük bir şey bulmuş değiliz ama burnumuza güzel kokular geliyor. Yeni bir Çayeli Bakır olması için gerekli koşulların olduğuna inanıyoruz" dedi.
Artvin Valisi Turan Ergün: "Sarp Sınır Kapısı’ndan 2025 yılında 5 milyonun üzerinde yolcu geçti"
09 Ocak 2026 Cuma - 15:40 Artvin Valisi Turan Ergün: "Sarp Sınır Kapısı’ndan 2025 yılında 5 milyonun üzerinde yolcu geçti" Artvin Valisi Turan Ergün, Sarp Sınır Kapısı’ndan 2025 yılında 5 milyon 42 bin yolcu ve 740 bin aracın geçtiğini belirterek kapıdan yapılan ihracatın 17 milyar 74 milyon dolara ulaştığını söyledi. Artvin Valisi Turan Ergün, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla basın mensupları ile bir araya geldi. Vali Turan Ergün, burada yaptığı açıklamada "Artvinimiz için büyük öneme sahip olan Gürcistan sınırındaki Sarp Sınır Kapısı, vizesiz ve kimlikle geçiş imkânı sayesinde vatandaşlarımızın yurt dışı seyahatlerinde en çok tercih ettiği kara hudut kapılarından biridir. 2025 yılında Sarp Sınır Kapısı’ndan geçen yolcu sayısı, bir önceki yıla göre yüzde 8,33 oranında azalarak 5 milyon 42 bin olarak gerçekleşmiştir. 2024 yılında bu sayı 5 milyon 555 bin idi. Araç giriş ve çıkışlarında da yüzde 6,6 oranında azalma yaşanmış, 2024’te 792 bin olan araç geçişi 2025’te 740 bine gerilemiştir. Buna karşın ihracat rakamlarımızda artış yaşanmış, Sarp Sınır Kapısı’ndan yapılan ihracat yüzde 4 artarak 17 milyar 74 milyon dolara ulaşmıştır" dedi. "Gümrüğümüzde kaçakçılıkla mücadele çalışmalarımız da titizlikle sürdürülmektedir" diyen Ergün "588 olayda 2 milyar 156 milyon 440 bin lira değerinde gümrük kaçağı ürün ile 1 milyar 251 milyon 739 bin lira değerinde uyuşturucu madde ele geçirilmiştir" diye konuştu. Vali Turan Ergün, 31 Aralık’ta Ardanuç ilçesinin Zekeriya köyünde meydana gelen çığ felaketi ile ilgili olarak da "Arama kurtarma çalışmalarında iki vatandaşımızın cansız bedenine ulaşılmış, bir vatandaşımız için ise bölgede yüksek çığ riski nedeniyle çalışmalara geçici olarak ara verilmiştir. Şartlar oluştuğunda çalışmalarımız yeniden devam edecektir" bilgilerini paylaştı.
Yapay Zekâ Fabrikası’ndan 2025 Türk Yapay Zekâ Ekosistemi ve Global Etki Raporu
09 Ocak 2026 Cuma - 15:24 Yapay Zekâ Fabrikası’ndan 2025 Türk Yapay Zekâ Ekosistemi ve Global Etki Raporu Türkiye İş Bankası bünyesinde yer alan kurumsal girişim sermaye şirketi ve hızlandırma programı Yapay Zekâ Fabrikası, Startups.watch ve Endeavor Türkiye katkılarıyla hazırladığı "2025 Türk Yapay Zekâ Ekosistemi ve Global Etki Raporu"nu yayınladı. Rapora göre 1.188 aktif yapay zekâ girişimine sahip Türk yapay zekâ ekosistemi yükseliş trendinde. Teknolojik bir yenilik olmanın ötesine geçen yapay zekâ, hem dünyada hem de Türkiye’de ekonomik gelişimin ana unsurlarından biri haline gelirken, üretim modelleri ve girişimcilik dinamiklerini de dönüştürüyor. Ekosistemi bir araya getiren, büyümeyi hızlandıran ve yerel yetkinliklerin küresel değer üretimine dönüşmesinde rol oynayan Yapay Zekâ Fabrikası, Türkiye’de yapay zekânın geldiği noktayı ve gelecek öngörülerini ortaya koymak üzere Startups.watch ve Endeavor Türkiye katkılarıyla "2025 Türk Yapay Zekâ Ekosistemi ve Global Etki Raporu"nu hazırladı. Rapor, Türk yapay zekâ ekosistemini yalnızca ülke sınırları içinde ele almayarak, yurt dışında kurulan, Türk kurucuların liderliğindeki girişimler ve diaspora etkisiyle birlikte küresel bir bütün olarak değerlendiriyor. Küresel yapay zekâ yatırımlarının 2025 itibarıyla işlem sayısında daralma yaşamasına rağmen yatırım hacmi açısından tarihi zirvelere ulaştığı bir dönemde yayımlanan rapor; yükselen değerlemeler, hızlanan unicornlaşma süreçleri ve değişen yatırım dinamikleri ışığında, Türk ekosisteminin bu dönüşümdeki konumunu veriye dayalı biçimde ortaya koyuyor. 2024-2025’te 180 yapay zekâ girişimi erken aşamada yatırım aldı Rapora göre, Türk yapay zeka ekosistemi, son bir yıl içinde iki yapay zeka unicornu çıkararak özellikle B2B odaklı çözümlerde küresel ölçekte rekabet gücünü kanıtladı. Türkiye’de mobil oyun sektöründen beslenen güçlü ürün geliştirme ve ölçeklendirme yetkinlikleri ile yapay zekâ uygulama stüdyoları ise B2C tarafında dikkat çekici bir potansiyele işaret ediyor. Türkiye’de yüzde 70’i 2020 ve sonrasında kurulmuş olan 1.188 aktif yapay zekâ girişimi bulunuyor. 2024-2025 döneminde ise 180 yapay zekâ girişimi erken aşamada yatırım aldı. Yurt dışında faaliyet gösteren Türk kuruculu girişimlerin sayısı 274 oldu. Türk kurucuların liderliğinde gelişen yapay zekâ unicornlarının sayısı ise üçe ulaştı. Rapor, Türk yapay zekâ girişimlerinin güçlü B2B odağı ve Türkiye merkezli girişimler ile diaspora girişimlerinin oluşturduğu çok merkezli yapının ekosistemin küresel rekabet gücünü desteklediğini vurguluyor. Mevcut resim, Türkiye’nin yapay zekâ alanında daha büyük ve sürdürülebilir başarı hikâyeleri yazılacağının sinyallerini veriyor. 2025 Türk Yapay Zekâ Ekosistemi ve Global Etki Raporu; yatırımcılar, kurumlar, girişimciler ve ekosistemin geleceğine ilgi duyan tüm paydaşlar için, hem mevcut tabloyu net biçimde ortaya koyan hem de Türk yapay zekâ ekosisteminin global ölçekte ulaştığı gücü görünür kılan stratejik bir referans niteliği taşıyor. Rapora yapayzekafabrikasi.com.tr/2025-etki-raporu adresinden ulaşılabiliyor.
Tüpraş, CDP’de sektörünün global liderleri arasında yer aldı
09 Ocak 2026 Cuma - 14:56 Tüpraş, CDP’de sektörünün global liderleri arasında yer aldı Tüpraş, iklim değişikliğiyle mücadele, su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi ve şeffaf raporlama alanlarındaki güçlü performansıyla dünyanın en saygın çevresel raporlama platformlarından Carbon Disclosure Project’in (CDP) değerlendirmesinde sektöründeki en yüksek kategoride yer aldı. Türkiye’nin önde gelen enerji şirketlerinden Tüpraş, dünyanın en önemli çevresel raporlama platformlarından CDP’nin 2025 yılı İklim Değişikliği ve Su Güvenliği programlarında sektöründe önemli bir başarı elde ederek çifte A- ile derecelendirildi. Şirket, CDP’nin 22 binden fazla şirketi kapsayan küresel değerlendirmesinde elde ettiği bu sonuçla petrol ve gaz sektörünün en üst kategorisinde sıralandı. Yapılan açıklamaya göre, CDP değerlendirmelerinde, şirketin, sürdürülebilirlik yaklaşımının stratejik bütünlüğü, çevre politikalarına yönelik duruşu, iklim ve su yönetimi dahil olmak üzere risk ve fırsatları kapsayan proaktif yaklaşımı ve değer zinciri boyunca etkin şekilde yapılandırılmış kurumsal yönetim modeli dikkate alındı. CDP’nin şeffaflık, risk yönetimi ve hedef belirleme kriterlerinde elde edilen yüksek skorlar, şirketin sürdürülebilirlik vizyonunun Stratejik Dönüşüm Planı ile tam uyum içinde uygulamaya yansıdığını da gösteriyor. 2050 yılına kadar karbon nötr lider enerji şirketi olma hedefiyle uyguladığı Stratejik Dönüşüm Planı kapsamında Tüpraş, rafineri operasyonlarında enerji ve su verimliliği projeleri hayata geçirirken, yenilenebilir enerji yatırımlarına da ivme kazandırıyor. Tüpraş Genel Müdürü İbrahim Yelmenoğlu, şirketin elde ettiği skora ilişkin olarak şunları söyledi: "CDP’nin hem İklim Değişikliği hem de Su Güvenliği programlarında gösterdiğimiz başarılı performans, sürdürülebilirliği iş yapış şeklimizin ayrılmaz bir parçası haline getirdiğimizin ve taahhütlerimize olan bağlılığımızın güçlü bir göstergesi. Sektörümüz açısından ayrıştırıcı olan bu sonuç "Enerjimiz Geleceğe" diyerek sürdürülebilirlik yaklaşımımızı tüm ekosisteme yaygınlaştırma kararlılığımızın da altını çiziyor. Stratejik Dönüşüm Planımızdaki hedeflerimize ulaşmak için enerji ve su verimliliğinden, sürdürülebilir yakıt üretimine; döngüsel ekonomiden, yenilenebilir enerjiye, çok sayıda yatırımı eş zamanlı hayata geçiriyoruz. Düşük karbon ekonomisine geçişi destekleyen şeffaflık, sorumlu kaynak kullanımı, 2035 yılına kadar 8,3 milyar doları bulacak yatırımlarımız ve uzun vadeli değer oluşturma anlayışımızla ilerlemeyi sürdüreceğiz." Açıklamaya göre, Tüpraş Stratejik Dönüşüm Planı doğrultusunda çevresel, sosyal ve kurumsal yönetim konularına yönelik çalışmalarıyla ulusal ve uluslararası diğer sürdürülebilirlik endekslerinde de sektöründe üst sıralarda yer alıyor. Şirket, FTSE4Good ve LSEG (Refinitiv) sürdürülebilirlik endekslerinde sektörünün en yüksek yüzde 10’luk diliminde, S&P Dow Jones, Sustainalytics endekslerinde ise sektöründe ilk 10’da yer alıyor.
Pudu Robotics, yeni ürününü piyasaya sürüyor
09 Ocak 2026 Cuma - 14:40 Pudu Robotics, yeni ürününü piyasaya sürüyor Pudu Robotics, Hafif Yük Taşıma Endüstriyel Otomasyona Erişimi Genişletmek İçin PUDU T150’yi Piyasaya Sürdüğünü duyurdu. Hizmet robotları sektöründe faaliyet gösteren Pudu Robotics, hafif yük kapasiteli endüstriyel dağıtım robotunun üretim ve depo ortamlarında dahili malzeme dağıtımı için PUDU T150’nin tasarlandığını duyurdu. Yapılan açıklamaya göre; 150 kg yük kapasitesi uygulamaları için geliştirilen ürün, hızlı kurulum, stabil çalışma ve yüksek maliyet verimliliğine odaklanıyor. Yeni model, özellikle 3C elektronik, plastik bileşenler ve küçük ürün depolama alanlarında üreticiler ve lojistik operatörleri için endüstriyel otomasyona geçişte giriş engelini azaltmayı hedefliyor. Ürünün ilk olarak başta Çin olmak üzere Hong Kong, Makao, Tayvan, Vietnam, Tayland, Singapur, Malezya, Endonezya, Güney Kore ve Türkiye gibi pazarlara sunulacağı belirtildi. Hafif yük endüstriyel lojistikteki açığı gideriyor Üretim daha yalın ve esnek modeller yönünde gelişmeye devam ederken, dahili lojistik otomasyonu giderek daha önemli hale geliyor. Ancak, birçok küçük ve orta ölçekli üretici, yüksek maliyetler, karmaşık kurulum süreçleri ve operasyonel engeller nedeniyle endüstriyel robotları benimsemede hâlâ ciddi zorluklarla karşı karşıya kalıyor. Mevcut endüstriyel teslimat robotları olan PUDU T300 ve T600’e ek olarak, Pudu Robotics karşılanmamış bu talebi karşılamak için PUDU T150’yi geliştirdi. Robot, hafif yük, yüksek frekanslı taşıma senaryolarını hedefliyor. Ürün iki farklı konfigürasyonda sunuluyor Kaldırma versiyonu otomatik entegrasyon ve daha gelişmiş iş akışları için tasarlanırken; standart versiyon, uygun maliyetli, noktadan noktaya malzeme dağıtımı için geliştirildi. Ayrıca ürünün, gerçek endüstriyel ortamlarda hızlı ve pratik kurulum için tasarlandığı aktarıldı. Robot ayrıca yerel sunucu veya karmaşık ağ altyapısı olmadan çoklu robot iş birliğini destekliyor. Robot, VSLAM tabanlı görsel konumlandırmayı çift LiDAR sensörleriyle birleştirerek tam 360 derece çevresel algılama sunuyor. Özel algoritmalarla çalışan sistem, dinamik harita güncellemeleri ve stabil konumlandırmayı destekliyor. Havacılık standartlarında, yüksek mukavemetli malzemelerle üretilen PUDU T150’nin; yekpare (monoblok) şasi tasarımı sayesinde zorlu endüstriyel ortamlarda bile üstün dayanıklılık sunduğu belirtildi. Darbelere ve deformasyona karşı geliştirilen yapı, robotun yoğun çalışma temposunda dahi performansını istikrarlı bir şekilde korumasını sağlıyor. Lansman ile birlikte şirket, endüstriyel teslimat portföyünü daha da güçlendirdiğini duyurdu.
Çermik Butik Çarşı hizmete hazır
09 Ocak 2026 Cuma - 14:25 Çermik Butik Çarşı hizmete hazır Kaplıca turizmini dört mevsime yaymayı amaçlayan Butik Çarşı yapımı tamamlandı. Diyarbakır Valiliği, Çermik Belediyesi ve Kırsal Kalkınma Ajansı işbirliği ile yapılan Butik Çarşı, toplam 2 bin 760 metrekarelik alanda 19 dükkan ve kafeteryadan oluşuyor. Türkiye’nin mineral açısından en zengin ve şifalı sularına sahip olan Çermik kaplıcalarının yılın dört mevsiminde ziyaretçilere hizmet vermesi için yapılan Butik Çarşının ilçede istihdama ve işsizliğe de olumlu katkı sunması bekleniyor. Butik Çarşı öncelikle kadın yatırımcılara ve yerel esnafa tahsis edilecek. Butik Çarşıda ilçede kadın girişimciler tarafından el emeği ile üretilen ürünler ve ilçenin yöresel ürünlerinin satışları yapılacak. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Çermik Belediye Başkanı Şehmus Karamehmetoğlu; kaplıcalar bölgesinde yapılan Butik Çarşının tamamlandığını, açılışının kaplıca sezon mevsiminde yapılacağını, butik çarşıyla kaplıca sezonunu yılın 12 aya yansıtmayı amaçladıklarını, kadın girişimciler için ise bir iş fırsatı olacağını, kaplıca turizminin gelişmesine olumlu katkı sağlayacağını söyledi. Türkiye’nin en şifalı kaplıcaları olan Çermik kaplıcalarına bu yıl 500 binden fazla turisti ağırladı. İlçeye yapılacak termal yatırımlarla bu rakamların 1 milyon kişiye çekilmesi hedefleniyor.
Sadıkoğlu: "Görevlerini fedakarca yerine getiren basın mensuplarımızın 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutluyorum"
09 Ocak 2026 Cuma - 14:24 Sadıkoğlu: "Görevlerini fedakarca yerine getiren basın mensuplarımızın 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutluyorum" Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla bir kutlama mesajı yayımladı. 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla bir kutlama mesajı yayımlayan Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, "Toplumun doğru haber alma hakkını temin etmek ve kamuoyunu gerçeğe ulaştırmak amacıyla fedakarca çalışan tüm basın mensuplarımızın 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutluyorum" dedi. Başkan Sadıkoğlu, mesajında şu ifadelere yer verdi; "Gazetecilik fedakarlık ve sorumluluk isteyen zor bir meslektir. Zamana karşı ve stres altında mesleklerini icra eden basın mensuplarımız, düzenli bir mesaisi olmadan, doğru haberi vatandaşa ulaştırmak için büyük gayret sarf etmekte ve bu anlamda kamusal bir görevi de yerine getirmektedirler. Özellikle 6 Şubat 2023 tarihinde yaşadığımız asrın felaketinden bu yana geçen 35 ayda üstün gayret göstererek şehrimizin sesini tüm dünyaya duyuran basın mensuplarına müteşekkiriz. Demokrasimizin en önemli unsuru, toplumun aynası olan basınımızın çalışma şartlarının iyileştirilmesi, tüm teknik imkân ve donanıma kavuşması ülkemizin her anlamda gelişmesine katkıda bulunacaktır. Bu doğrultuda şehrimiz ve ülkemiz ekonomisinin büyümesi hedefiyle yürütmekte olduğumuz çalışma ve projelerin geniş kitlelere duyurulmasını sağlayan tüm basın mensuplarımıza teşekkür ediyorum. Demokratik, ahlaki ve toplumsal sorumluluk bilinciyle mesleğini ifa eden, toplumun doğru haber alma hakkını temin etmek ve kamuoyunu gerçeğe ulaştırmak amacıyla fedakârca çalışan tüm basın mensuplarımızın 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutluyorum."