Son Dakika
|
Ordu’da kıyıya insansız deniz aracı vurdu
MHP ve DEM Parti bayramlaştı: "Terörsüz Türkiye" süreci öne çıktı
Arakçi: "Hürmüz Boğazı açık, temas halinde güvenli geçiş sağlamaya hazırız"
Bağcılar TEM’de yolcu otobüsü alevlere teslim oldu
ABD, İran petrolünün satışına 30 gün süreyle izin verdi
Bayram günü mahalle savaş alanına döndü: 3 ölü, 22 yaralı
Otomobilin çarptığı motosikletli tıp fakültesi öğrencisi hayatını kaybetti
Erzurum’da şüpheli ölüm!
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’dan dünyaya uyarı
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Siyonist İsrail malum yüzlerce, binlerce insanı katletti; İnşallah bunun bedelini de ödeyeceğinden hiç şüphem yok"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Bağdat ve Erbil’de havalimanı yakınlarında İHA saldırısı düzenlendi
U20 Grekoromen Güreş Milli Takımı şampiyon oldu
Almanya'da bayram coşkusu: Çocuklar kapı kapı gezip şeker topladı
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Nevruz mesajı
İstanbul’da cinayete kurban giden futbolcu genç son yolculuğuna uğurlandı
İran: "71. saldırıda İsrail'e ait askeri hedefler ile ABD üsleri hedef alındı"
Sınırda korkutan patlama: Tır küle döndü
EKONOMİ
Vestel teknolojileriyle son bir yılda 44 milyon litre su tasarrufu sağlandı
21 Mart 2026 Cumartesi - 12:26:22
Vestel, Dünya Su Günü vesilesiyle akıllı beyaz eşya ürünlerinden elde ettiği su tasarrufu verilerini kamuoyuyla paylaştı. Şirket, kullanıcılarının tercih ettiği su tasarruflu programlar ve akıllı sistemler sayesinde son bir yılda yaklaşık 44 milyon litre su tasarrufu sağladı. Birleşmiş Milletler verilerine göre dünya genelinde milyarlarca insan güvenli suya erişimde zorluk yaşıyor. Bu nedenle su verimliliği sağlayan teknolojiler, sürdürülebilir geleceğin en kritik araçlarından biri olarak görülüyor. Vestel, bu yaklaşımla ürün ve teknolojileriyle su kaynaklarının korunmasına katkı sağlamaya devam ediyor. Dünya Su Günü vesilesiyle paylaştığı veriler, Vestel’in akıllı teknolojilerinin su verimliliği konusunda önemli kazanımlar sunduğunu ortaya koyuyor. Vestel Global Pazarlama & Yurt İçi Satış Genel Müdürü Duygu Badem Uylukçuoğlu, 22 Mart Dünya Su Günü kapsamında yaptığı açıklamada, "Su kaynaklarının korunmasını, sadece çevresel bir gereklilik değil; gelecek nesillere olan borcumuz ve ertelenemez bir ortak sorumluluk olarak görüyoruz. Çatısı altında faaliyet gösterdiğimiz Zorlu Grubu’nun Akıllı Hayat 2030 vizyonuyla uyumlu şekilde; çevresel ve sosyal etkiyi işimizin doğal bir bileşeni olarak ele alıyoruz. Sürdürülebilirliği tüm operasyonlarımızın merkezine alırken, sadece üretim süreçlerimizde değil, ürünlerimizin kullanım aşamasında da su ve enerji verimliliğini en üst seviyeye taşımak için çalışıyoruz. Teknolojinin dönüştürücü gücüyle tüketicilerimizi de sürdürülebilirlik yolculuğuna aktif birer paydaş olarak dahil edip; kaynak kullanımını optimize eden akıllı çözümlerimizle, doğayla uyumlu bir yaşam kültürünü hep birlikte inşa etmeyi amaçlıyoruz. Teknolojiye dayalı bu vizyonumuzun somut etkilerini, paylaştığımız veriler net bir şekilde ortaya koyuyor. Akıllı cihazlarımızın sağladığı yüksek verimlilik sayesinde, sadece son bir yılda yaklaşık 44 milyon litre su tasarrufu elde ettik. Bu rakam, 17,5 olimpik yüzme havuzunun doluluğuna denk geliyor. Yeni nesil çamaşır ve bulaşık makinelerinde su tüketimi, önceki nesil Vestel modellerinin ortalama tüketimi ile karşılaştırıldığında yüzde 27,7 azalırken, ‘Eco’ program ve ‘otomatik yük algılama’ gibi inovasyonlarımızla suyun daha verimli kullanılmasına katkı sağlayan teknolojiler geliştiriyoruz. Özellikle kullanıcılarımızın bilinçli tercihleriyle sadece ‘Eco’ program kullanımı üzerinden 2,5 milyon litrelik su tüketiminin önüne geçilmesi, teknoloji ile tüketicinin farkındalık davranışı birleştiğinde dünyamız için ne kadar önemli bir etki oluşturabileceğini ortaya koyuyor" dedi. 17,5 olimpik yüzme havuzuna denk su tasarrufu Şirketin paylaştığı verilere göre, akıllı cihazların sağladığı verimlilik sayesinde son bir yılda bulaşık makinelerinde yaklaşık 24 milyon litre, çamaşır makinelerinde ise yaklaşık 20 milyon litre olmak üzere, yaklaşık 44 milyon litre su tasarrufu sağlandı. Bu miktar 17,5 olimpik yüzme havuzuna denk gelen bir su hacmine karşılık geliyor. Şirket, geliştirdiği enerji ve su verimliliği yüksek ürünler, akıllı program seçenekleri ve kullanıcı farkındalığını artıran teknolojileriyle sürdürülebilir kaynak kullanımına katkı sağlıyor. Dünya Su Günü kapsamında paylaşılan veriler, teknolojinin doğru kullanıldığında doğal kaynakların korunmasında ne kadar önemli rol oynayabileceğini gösteriyor. Yeni nesil dönüşüm sürüyor Eski nesil bulaşık ve çamaşır makineleri yerine markanın son teknoloji bulaşık ve çamaşır makineleri ile kullanıcıların ortalama su tüketimi yüzde 27,7 oranında azalmış ve yıkayıcı ürünlerinin daha verimli hale geldiğini gösteriyor. Vestel akıllı ürünlerindeki ‘Eco’ program ile standart program arasındaki su tüketimi farkı da dikkat çekici boyutlara ulaşıyor. Bulaşık makinelerinde ‘Eco’ program tercih edildiğinde standart programlara kıyasla yüzde 20 daha az su kullanılıyor. Çamaşır makinelerinde bu oran yüzde 39’a çıkıyor. ‘Eco’ programla 2,5 milyon litre su tüketimi önlendi Kullanıcı tercihlerine uygun şekilde markanın akıllı cihazlarından elde edilen verilere göre, kullanıcılar son bir yılda bulaşık makinelerinde 478 bin 658 kez, çamaşır makinelerinde ise 96 bin 895 kez ‘Eco’ programını tercih etti. Daha yoğun programlar yerine ‘Eco’ programını tercih eden kullanıcılar, yaklaşık 2,5 milyon litre su tüketiminin önüne geçti. Ortaya çıkan veriler, Vestel kullanıcıların bilinçli tercihlerinin somut etkisini ortaya koyuyor. Markanın çamaşır makinelerinde bulunan ‘otomatik yük algılama’ teknolojisi gereksiz su tüketimini azaltmaya yardımcı olan önemli bir özellik. ‘Eco’ programında tam yük yerine yarım yük algılandığında yüzde 43, çeyrek yük algılandığında ise yüzde 55 su tasarrufu sağlanıyor. ‘Pamuklu’ programında yarım yük algılanması halinde, tam yük tüketimine kıyasla yüzde 41 su tasarrufu sağlanıyor. Bu teknoloji sayesinde makineler, yıkama sırasında çamaşır miktarını analiz ederek su tüketimini otomatik olarak optimize ediyor. Vestel, geliştirdiği yeni nesil ürünlerle su ve enerji verimliliğini artırmaya yönelik çalışmalar yürüterek sürdürülebilir yaşam kültürünün yaygınlaşmasına katkı sağlamayı hedefliyor.
21 Mart 2026 Cumartesi - 10:25
Marble İzmir’de mermer sanata dönüşüyor
Marble İzmir-31. Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı için geri sayım sürerken, fuarın önemli etkinliklerinden biri olan Heykel Çalıştayı’nda üretim süreci başladı. Çalıştay kapsamında altı heykeltıraşın, 8 Nisan 2026’ya kadar Fuar İzmir’de üretecekleri heykeller, Marble İzmir süresince D Holü’nde ziyaretçilerle buluşturulacak. Eserler fuarın ardından İzmir’in farklı noktalarına taşınarak kamusal alanlarda kalıcı olarak sergilenecek. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen Marble İzmir Fuarı kapsamında gerçekleştirilen Heykel Çalıştayı ile mermerin fuar alanının dışına taşarak kentle buluşması hedefleniyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın önerisiyle hayata geçirilen çalıştayda heykeltıraşlar, canlı üretim modeliyle mermer blokları işlemeye başladı. Üretim süreçleri ziyaretçilere açık olacak; sanatseverler doğal taşın sanat eserine dönüşümünü yerinde izleyebilecek. Küratörlüğünü heykeltıraş Ekin Erman’ın yürüttüğü Heykel Çalıştayı’nda, Türkiye’nin farklı kentlerinden gelen değerli sanatçılar Bahadır Hızol, Çağdaş Erçelik, Dilşad Akçayöz, Orhan Gazi Keskin, Özkan Arslan ve Tonguç Sercan mermer bloklar üzerinde üretimlerini sürdürüyor. Küratör Ekin Erman, organizasyonun çıkış noktasına değinerek, "Cemil Başkanımızın fikriyle böyle bir çalışma tasarlandı. Bu çalıştay ile Marble İzmir’in etkisi fuar alanının dışına taşacak. Üretilen heykellerin kentle buluşması çok önemli" dedi. Mermerin doğadaki uzun oluşum sürecine dikkat çeken Erman, bu malzemenin sanatla buluştuğunda kalıcılığının daha da arttığını belirterek, "Milyonlarca yılda oluşmuş bir malzemeden söz ediyoruz. Günümüzde pek çok şey hızla tüketilip atılıyor. Oysa mermer heykel bir meydana konduğunda yüzyıllarca yaşayabiliyor. Binlerce yıldır ayakta duran mermer heykeller var ve biz hâlâ onlara hayranlıkla bakıyoruz. Biz de bu zincirin bir parçası olacağız. Bu nedenle süreç bizim için çok keyifli" diye konuştu. Heykeller kentin belleğine taşınacak Yaklaşık 25 gün boyunca devam edecek üretim sürecinin, yoğun bir tempoda ilerlediğini ifade eden Erman, mermeri iyi tanıyan deneyimli sanatçıların kısa sürede eskizlerini tamamlayarak çalışmalara başladığını söyledi. Heykel sanatının izleyiciyle kurduğu doğrudan ilişkiye de değinen Erman, "Heykel diğer sanatlardan biraz daha farklı. Dokunabiliyorsunuz, yanında oturabiliyorsunuz, onunla birebir bağ kurabiliyorsunuz. Bu nedenle kent yaşamında yer almasını çok önemli ve değerli buluyorum" ifadelerini kullandı. Çalıştay’da ortaya çıkan eserler, 14-17 Nisan 2026 tarihleri arasında Marble İzmir Fuarı süresince Fuar İzmir D Hol’de sergilenecek. Heykeller, fuarın ardından ise İzmir’in farklı noktalarına yerleştirilerek kalıcı olarak yerlerini alacak.
21 Mart 2026 Cumartesi - 10:14
Türkiye’nin güneş enerjisi kurulu gücü 25 bin 827 megavata ulaştı
Türkiye’nin 2014 yılında 40,2 megavat olan güneş enerjisi kurulu gücü, 2026 yılının ocak ayı sonu itibarıyla 641 kat artışla 25 bin 827 megavata erişti. Arz güvenliğinin sağlamlaştırılması adına yenilenebilir enerji yatırımlarına hız kesmeden devam eden Türkiye, 2013 yılında sıfır olan güneş enerjisi kurulu gücünü her yıl katlayarak artırdı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre; Türkiye’nin 2014 yılında 40,2 megavat olan güneş enerjisi kurulu gücü, 2026 yılının ocak ayı sonu itibarıyla 25 bin 827 megavata ulaştı. Böylece, güneş kurulu gücü, 12 yılda 641 kat artış göstermiş oldu. Söz konusu kapasite, Türkiye’nin toplam kurulu gücü içinde güneşin payını da ciddi bir yere taşıdı. 2014 yılında güneşin toplam kurulu güç içinde binde 1 olan payı, 2026 yılının başında yüzde 20,9’a erişti. Diğer bir deyişle, toplam kurulu gücün 5’te biri güneşten oluştu. Güneş, aradan geçen sürede elektrik üretiminde de önemli bir yer tuttu. 2014’te 17 gigavatsaat olan güneşten elektrik üretimi, 2025 yılı sonunda 38 bin 69 gigavatsaate ulaştı. "Güneşimiz parlamaya devam edecek" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Çok ciddi bir güneş enerjisi potansiyeline sahibiz. YEKA yarışmalarıyla, öz tüketim için kapasite tahsisleriyle bu potansiyelimizi en iyi şekilde değerlendirerek önemli bir seviyeye taşıdık. 2025 yılını yenilenebilir enerjide rekorla kapattık. 2026 yılı da yenilenebilirde yeni bir rekor yılı olacak. 2035’te güneş ve rüzgarda ‘120 bin megavat kurulu güç’ hedefimize ulaşmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Güneşimiz parlamaya devam edecek" dedi. 80 milyar dolarlık yeni yatırım Yenilenebilir enerji alanında yatırımların giderek arttığına da işaret eden Bakan Bayraktar, 120 bin megavat hedefi doğrultusunda 2035’e kadar yaklaşık 80 milyar dolarlık yeni yatırımın hayata geçmesinin planlandığını da kaydetti.
21 Mart 2026 Cumartesi - 10:04
Gayrimenkul sektöründen ’değer barışı’ çağrısı
Son yıllarda artan inşaat, işçilik ve arsa maliyetlerinin konut fiyatlarını ciddi şekilde yükselttiğini belirten sektör temsilcileri, vatandaşların değer artış vergisi nedeniyle gayrimenkul satışında tereddüt yaşadığını ifade ederek hükümete ’tek seferlik değer barışı’ çağrısında bulundu. Türkiye’de son üç dört yıldır yaşanan yüksek enflasyon ve artan maliyetler, gayrimenkul sektörünü de doğrudan etkiledi. İnşaat, işçilik ve arsa maliyetlerindeki hızlı yükseliş, konut fiyatlarında yüzde 30 ile yüzde 50 arasında artışlara neden oldu. Sektör temsilcileri, özellikle büyük şehirlerde konut fiyatlarının ciddi seviyelere ulaştığını belirterek, bazı bölgelerde 1+1 daire fiyatlarının 4 milyon liranın üzerine çıktığını, kira bedellerinin ise yaklaşık 25 bin liraya kadar yükseldiğini ifade etti. Elfi Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Özkan Aydemir, "Son yıllarda konut satın alan vatandaşlar artan fiyatlar nedeniyle değer artış vergisiyle karşı karşıya kaldı. Bu durumun gayrimenkul satışlarında tedirginliğe yol açtı. 2, 3 ya da 4 yıl önce 300 bin ile 400 bin lira arasında alınan konutların bugün enflasyon etkisiyle çok daha yüksek değerlere ulaştı. Bu artışın vatandaşların satış sırasında vergi yüküyle karşılaşmasına sebep oluyor. Gayrimenkul piyasasında yaşanan durgunluğun temel sebeplerinden birinin de bu durum olduğunu bütün sektör temsilcileri biliyor. Hükümetten tek seferlik ’değer barışı’ düzenlemesi talep ediyoruz. Böyle bir düzenleme hem vatandaşların güven duygusunu artırmanın yanı sıra, hem de piyasada hareketlilik sağlayacaktır. Tabi k, b aynı zamanda fiyat artışlarını da bir nebze frenlenmesine katkı sağlayacaktır" dedi. Bunun tek seferlik yapılması ve tapu masraflarında da bir miktar düşüş sağlanması halinde önümüzdeki iki yıllık süreçte gayrimenkul fiyatlarının daha stabil bir seviyeye gelmesi mümkün olabileceğini ifade eden Aydemir, "Çünkü son 1,5 yıldır ülkemizde yeni inşaat üretimi oldukça azalmış durumda. İnşaat firmaları; arsa, işçilik ve diğer maliyetlerdeki hızlı artışlar nedeniyle yeni projelere başlamaktan kaçınıyor. Süreçlerin uzaması da yeni üretimin önüne geçiyor. Yeni konut üretimi olmadığı için fiyatlar yukarı yönlü hareket etmeye devam ediyor. Sektör açısından ve vatandaşlar açısından devletimizden beklentimiz, değer barışının tek seferlik olarak hayata geçirilmesidir. Çünkü şu anda vatandaşlarımızın büyük bir kısmını "Gayrimenkulümü satarsam zorluk yaşarım" düşüncesi sarmış durumda. Örneğin, bir vatandaş ikinci el bir gayrimenkulünü sattığında, hemen yanında yeni başlayan sıfır bir konutu almak istediğinde en az yüzde 40 ya da yüzde 50 daha pahalıya almak zorunda kalıyor. Aslında burada gerçek anlamda bir değer artışı yok. Sattığı gayrimenkulün yerine aynı değerde bir gayrimenkul koymak mevcut piyasa şartlarında oldukça zor. Bu nedenle sektör ve vatandaşlar adına devletimizden beklentimiz, değer barışının hayata geçirilmesidir" dedi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
20 Mart 2026 Cuma- 15:58
Şırnak Şerafettin Elçi Havalimanında bayramlaşma töreni
2
20 Mart 2026 Cuma- 03:23
Denizli Defterdarı Özdemirci’nin resmi ataması 19 ay sonra yapıldı
3
21 Mart 2026 Cumartesi- 09:08
TESK Başkanı Bendevi Palandöken: "Yapılandırma ve hurda araç teşviki nefes aldırır"
4
19 Mart 2026 Perşembe- 10:41
Mersin’de dar gelirli ailelerin çocuklarına bayramlık desteği
5
17 Mart 2026 Salı- 10:50
Olgunlaşma Enstitüsünde bayram için alınan tatlı siparişleri doğal malzemelerle hazırlanıyor
09 Ocak 2026 Cuma - 13:09
Bursa’da BUTEKOM üretimin geleceğine yön veriyor
Küresel rekabetin giderek teknoloji, Ar-Ge ve yüksek katma değer ekseninde şekillendiği günümüzde, sanayinin dönüşümünü destekleyen yapılar stratejik önem taşıyor. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) çatısı altında faaliyetlerini sürdüren Bursa Teknoloji Koordinasyon ve Ar-Ge Merkezi (BUTEKOM), sanayi ile teknolojiyi aynı zeminde buluşturan bütüncül yaklaşımıyla Bursa ve Türkiye sanayisinin dönüşüm yolculuğunda kritik bir rol üstleniyor. BUTEKOM, sanayicinin ihtiyaçlarını sahada analiz eden, bu ihtiyaçlara yönelik somut ve uygulanabilir çözümler geliştiren, firmaların rekabet gücünü artıracak yol haritaları oluşturan entegre bir merkez olarak konumlanıyor. Ar-Ge, test-analiz, prototipleme, ileri mühendislik ve ticarileşme süreçlerini tek çatı altında toplayan yapı, sanayinin dönüşümünü hızlandıran önemli bir ekosistem sunuyor. Sektörel analizlerle stratejik yol haritaları 2025 yılı itibarıyla BUTEKOM tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, farklı üretim disiplinlerini temsil eden 10 ayrı sektörde 400’ün üzerinde firma detaylı biçimde analiz edildi. Firmaların üretim kabiliyetleri, teknolojik olgunluk düzeyleri, ihracat potansiyelleri, rekabet güçleri ve proje yönetim yetkinlikleri değerlendirilerek sektör bazlı ihtiyaç analizleri gerçekleştirildi. Elde edilen veriler doğrultusunda her sektör için ihtiyaç odaklı gelişim ve dönüşüm yol haritaları oluşturuldu. Bu çalışmalar, sanayinin mevcut durumunu ortaya koymakla kalmayarak; firmaların sürdürülebilir büyüme, katma değerli üretim ve küresel rekabet hedeflerine ulaşmalarına yönelik somut yönlendirmeler sundu. Ortaya konulan yol haritaları, Türkiye’nin sanayi ve dış ticaret hedefleriyle uyumlu bir çerçeve oluşturdu. Mükemmeliyet merkezleriyle derinleşen uzmanlık BUTEKOM’un en ayırt edici unsurlarından biri, farklı alanlarda uzmanlaşmış mükemmeliyet merkezleri ile sanayiye sunduğu derin teknik yetkinlik tecrübesi. Bu merkezler; teknik tekstil, kompozit malzemeler, ileri mühendislik, polimer ve kauçuk teknolojileri gibi stratejik alanlarda faaliyet gösteren firmalara Ar-Ge, test, doğrulama ve prototipleme desteği sağlanıyor. Mükemmeliyet merkezleri bünyesinde yürütülen çalışmalar; firmaların ürün geliştirme süreçlerini hızlandırırken, ulusal ve uluslararası standartlara uygunluk, performans iyileştirme ve yenilikçi ürün tasarımı konularında da önemli katkılar sunuyor. Böylece BUTEKOM, yalnızca analiz yapan değil, sanayinin doğrudan üretim ve ticarileşme süreçlerine dokunan bir yapı olarak öne çıkıyor. Kümelenme modelleriyle güçlü iş birliği kültürü BUTEKOM’un öncelikli çalışma alanlarından biri de kümelenme modelleri oldu. Sektörler arası iş birliğini artırmayı, ortak kaynak kullanımını teşvik etmeyi ve yenilikçi projelerin önünü açmayı hedefleyen bu yaklaşım, Bursa sanayisinde önemli bir sinerji oluşturuyor. Bu kapsamda hayata geçirilen BUTEXCOMP - Bursa Teknik Tekstil ve Kompozit Malzeme Kümelenmesi, teknik tekstil ve kompozit alanlarında faaliyet gösteren 32 firmayı aynı çatı altında buluşturuyor. Tasarım, modelleme, prototipleme, test-analiz ve tedarik zinciri eşleştirme gibi alanlarda yürütülen çalışmalar, firmaların rekabet gücünü artırıyor. SETEK - Sürdürülebilir Ev Tekstili ve Teknik Tekstil Kümelenmesi ise 31 üye firma ve 7 destek kuruluşuyla sürdürülebilir üretim kültürünün yaygınlaştırılmasını hedeflerken, her iki kümelenme de Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın Kümelenme Destek Programı kapsamında desteklenerek kurumsal bir yapıya sahip. Uluslararası projeler ve ileri mühendislik altyapısı BUTEKOM’un çalışmaları uluslararası platformlarda da karşılık buluyor. Euroclusters çağrısı kapsamında desteklenen FutureProof Textiles Projesi, tekstil sektöründeki KOBİ’lerin yeşil ve dijital dönüşüm süreçlerini desteklerken, BUTEXCOMP’un bu projede küme olarak yer alması Bursa sanayisinin Avrupa ölçeğinde görünürlüğünü artırıyor. Öte yandan BEBKA Teknik Destek Programı kapsamında yürütülen projelerle BUTEKOM bünyesinde ANSYS ve LS-DYNA gibi ileri mühendislik yazılımlarına yönelik uzmanlık geliştirdi. Uzay ve havacılık sektörlerine yönelik projelerde ise BUTEKOM, hizmet sağlayıcı ve çözüm ortağı olarak kritik roller üstleniyor. Güçlü laboratuvar ve prototipleme altyapısı BUTEKOM’un sanayiye sunduğu en önemli katkılardan biri de Ar-Ge çalışmalarını uygulamayla buluşturan çok disiplinli laboratuvar altyapısı. Analitik, yanma, yaşlandırma, kondisyonlama ve yaş kimyasal laboratuvarları; tekstil, teknik tekstil, polimer, plastik, kompozit ve kauçuk numunelere yönelik geniş kapsamlı test ve analiz hizmetleri sunuyor. Test ve analiz altyapısı; Radial Braiding, TFP, RTM, kür fırını, bant dokuma, filament sarma ve SLS 3D yazıcı gibi ileri üretim ve prototipleme sistemleriyle entegre bir yapıda çalışıyor. Bu sayede firmalar, testten prototiplemeye ve üretime uzanan tüm süreçleri tek merkezden yürütebilme imkânına sahip. Bilimsel üretimden ticarileşmeye BUTEKOM, Bursa Uludağ Üniversitesi başta olmak üzere akademik paydaşlarla yürüttüğü iş birlikleriyle bilimsel bilgi üretimini sanayi uygulamalarıyla entegre ediyor. Bugüne kadar üretilen 39 akademik yayın ve yapılan patent başvuruları, merkezin Ar-Ge çıktılarının ticarileşmesini hedefleyen yaklaşımını ortaya koyuyor. "Sanayimizin dönüşüm yolculuğunun merkezinde yer alıyor" BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, BUTEKOM’un Bursa ve Türkiye sanayisinin teknoloji odaklı dönüşümünde üstlendiği stratejik role dikkat çekti. BUTEKOM’un sanayinin ihtiyaçlarına sahada çözüm üreten bütüncül bir yapıda olduğunu vurgulayan Başkan Burkay, küresel rekabetin artık üretim hacminden çok bilgi, teknoloji ve yenilikle şekillendiğini belirterek şu değerlendirmelerde bulundu: "Küresel rekabetin teknoloji, Ar-Ge ve inovasyon ekseninde şekillendiği bir dönemde, sanayimizin bu dönüşüme ayak uydurması hayati önem taşıyor. BUTEKOM, sanayicimizin ihtiyaçlarını masa başında değil, sahada analiz eden; bu ihtiyaçlara karşılık somut, uygulanabilir ve ölçülebilir çözümler geliştiren stratejik bir merkezdir. Bugüne kadar bin 600’den fazla firmamız BUTEKOM’un sunduğu altyapı ve hizmetlerden faydalandı. Merkezimiz yaklaşık 48 bin test ve 800’e yakın muayene işlemi gerçekleştirerek sanayimizin Ar-Ge, ürün doğrulama ve kalite geliştirme süreçlerine doğrudan katkı sağladı. Firmalarımızın rekabet gücünü artıracak yol haritalarını birlikte oluşturuyor, Ar-Ge’den ticarileşmeye uzanan tüm süreçlerde sanayicimizin yanında yer alıyoruz." "Türkiye’nin kalkınma hedeflerine güçlü katkı" BUTEKOM’un sahip olduğu altyapı, mükemmeliyet merkezleri ve uzmanlık alanlarının sanayiye önemli avantajlar sunduğunu ifade eden Başkan Burkay, merkezin uzun vadeli vizyonuna da dikkat çekti. İbrahim Burkay, sözlerini şöyle tamamladı: "Bursa’mızın teknoloji geliştiren, yüksek katma değerli ürünler ortaya koyan ve küresel ölçekte rekabet edebilen sanayi merkezi kimliğini daha da geliştirmek istiyoruz. Mükemmeliyet merkezleri, ileri mühendislik ve test altyapısı, kapsamlı laboratuvar imkânları ve uluslararası iş birlikleriyle BUTEKOM, bu vizyonun en önemli yapı taşlarından biridir. Kamu, üniversite ve özel sektör iş birliğiyle ülkemizin kalkınma hedeflerine güçlü katkılar sunmaya devam edeceğiz."
09 Ocak 2026 Cuma - 13:05
ÜNİPERSEN Başkanı Güzel: "Memur maaşlarına ek zam yapılmalıdır"
Üniversite İdari Personel Sendikası (ÜNİPERSEN) Genel Başkanı İbrahim Güzel, "Maaş artış sisteminin köklü biçimde sorgulaması ve kalıcı çözümler üretmesi zorunludur. Memur maaşlarına ek zam yapılmalıdır" dedi. ÜNİERSEN tarafından, Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı enflasyon verilerine ilişkin Hazine ve Maliye Bakanlığı önünde basın açıklaması gerçekleştirildi. Burada bir konuşma gerçekleştiren ÜNİPERSEN Genel Başkanı İbrahim Güzel, açıklanan oranların memurların geçinmesi için yeterli olmadığını ve ilave zam yapılması gerektiğini savundu. Güzel, geçim şartlarının her geçen gün ağırlaştığını ve bunun önüne geçilmesi gerektiğini ifade ederek, "Bir memur; kirasını ödeyemiyorsa, faturalarını ödeyemiyorsa, gıda alışverişine çok cüzi bir bütçe ayırmak zorunda kalıyorsa, ve tüm bunlar olurken, sözde yetkili sendikalar tarafından hakkı aranmayacak seviyeye getiriliyorsa, sanki güllük gülistanlıkmış gibi salon sendikacılığı yapılıyorsa bu memur ne yapsın. Nereye gitsin, kime derdini anlatsın. Bugün eylemlerimizin 4. Haftasında, Hazine ve Maliye Bakanlığı önünde, Türkiye Büyük Millet Meclisine yönümüzü dönmüş bulunuyoruz. Ayrıca, Üretimden gelen gücümüzü kullanarak bugün iş bıraktık. Eylemlerimizin ne kadar haklı olduğu Pazartesi günü açıklanan enflasyon oranı ile de bir kez daha ortaya çıkmıştır" açıklamasında bulundu. "Memur maaşlarına ek zam yapılmalıdır" Memurun yaşadığı ekonomik sorunların toplumsal adalet meselesine dönüştüğünü aktaran Güzel, "Devlet bütçesinin belirlendiği yasama organının, yürütmeden bağımsız olarak bu tabloyu ele alması, maaş artış sistemini köklü biçimde sorgulaması ve kalıcı çözümler üretmesi zorunludur. Memur maaşlarına ek zam yapılmalıdır. Enflasyon farkı sistemi, memuru oyalayan bir uygulama olmaktan çıkarılmalıdır. Alım gücünü koruyan, aylık enflasyonun maaşlara doğrudan yansıtıldığı adil bir modele geçilmelidir. Kamu çalışanları, toplu sözleşme süreçlerinde gerçek anlamda korunmalıdır" ifadelerine yer verdi. Basın açıklaması esnasında ise üzerinde ‘TÜİK görevlisi’ yazan bir sendika üyesi, diğer sendika üyelerinin ağzını siyah bantla kapattı. Açıklama, diğer sendika üyelerinin ağzındaki bantları çıkarıp taleplerini açıklamasıyla sona erdi.
09 Ocak 2026 Cuma - 13:02
Kamu Başdenetçisi Akarca: "2013 yılından bugüne kadar 262 bin başvuru aldık"
Kamu Başdenetçisi Mehmet Akarca, "Kurumumuzun başvuru almaya başladığı 2013 yılından bugüne kadar 262 bin başvuru aldık. Bunlara ilişkin olarak da karara bağlama oranımız yüzde 95’in üzerinde" dedi. Kamu Başdenetçisi Mehmet Akarca düzenlediği basın toplantısında Kamu Denetçiliği Kurumu (Ombudsmanlık) tarafından 2025 yılı faaliyetleri ve 2026 yılına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. "2013 yılından bugüne kadar 262 bin başvuru aldık" Konuşmasına basın mensuplarının 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutlayarak başlayan Akarca, "Kurumumuzun başvuru almaya başladığı 2013 yılından bugüne kadar 262 bin başvuru aldık. Bunlara ilişkin olarak da karara bağlama oranımız yüzde 95’in üzerinde. 2025 yılında 21 bin 34 başvuru aldık. Yine burada geçen sene devreden dosyalarla birlikte karara bağlama oranımız yüzde 93’ün üzerinde gerçekleşti. 2025 yılında bin 86 tane dosyayı dostane yollarla çözüme kavuşturduk. Yine 901 başvuru hakkında tavsiye kararı, 313 başvuru hakkında kısmen tavsiye kararı verdik. Ve bu tavsiyelere uyum oranımız yüzde 60’ın üzerinde gerçekleşti. Tavsiye kararına uyma kararı dünya ortalamasının üzerinde ancak Avrupa ortalamasının altında kalmaktadır. Kurumumuz yeni bir kurum ama her geçen gün kurumun tanınırlığı, bilinirliği, görünürlüğü arttıkça vatandaşımızdaki hak arama kültürünün bilincinin artması sonucu başvuru sayısında da artış olmaktadır" ifadelerini kullandı.
09 Ocak 2026 Cuma - 12:34
Dicle Elektrik’ten Şanlıurfa’da 521 personel ile kış mesaisi
Dicle Elektrik, Şanlıurfa’nın son 57 yılın en sert kışının yaşadığı günlerde, enerji arzında aksama yaşanmaması için 521 personel ve 176 araçla sahada görev yaptı. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde kesintisiz ve sürdürülebilir enerji dağıtımı hedefiyle faaliyetlerini sürdüren Dicle Elektrik, Şanlıurfa’nın son yıllarda yaşadığı en zorlu kış şartlarında da abonelerine güvenilir enerji sunmak için çalıştı. Dicle Elektrik’in önceden aldığı önlemler ve anlık müdahaleleri sayesinde ciddi bir enerji kesintisi yaşanmadı. Kar yağışı başlamadan önce yapılan meteorolojik analizler doğrultusunda hazırlıklarını tamamlayan Dicle Elektrik, Şanlıurfa genelinde merkez ve kırsal ekiplerini teyakkuza geçirdi. Valilik koordinasyonuyla oluşturulan kriz merkezi üzerinden yönlendirilen 521 personel ve 176 araç, buzlanma ve tipi nedeniyle oluşan olumsuz durumlara müdahale etti. Yatırımlar ve düzenli bakım faaliyetlerinin etkisiyle zorlu kış şartlarının Şanlıurfa’daki enerji arzını kesintiye uğratmadığını belirten Dicle Elektrik İl Müdürü Naci Obut, "İlimizdeki yoğun kar yağışı ve ani sıcaklık düşüşü enerji altyapısı üzerinde yer yer olumsuz etkilere yol açtı. Sahada olan ekiplerimiz olumsuzluklara anında müdahale ederek, ilimiz genelinde kesintisiz enerji sağladı. Olumsuz hava şartlarına bağlı olarak enerji nakil hatları ve mahalle içi dağıtım şebekelerinde oluşan yoğun buz yüküne rağmen ekiplerimizin gece gündüz çalışmaları sonucu olumsuz hava şartlarında başarıyla mücadele ettik. Haliliye ilçesine bağlı Karahisar Mahallesi’nde olumsuz hava şartlarının etkilenen bir elektrik direğinin onarım süreci için devreye giren ekiplerimiz yoğun kar yağışı altında 40 kilometrelik yolun bir kısmını araçlarıyla, aracın gidemediği kısmını ise yürüyerek tamamlayarak bölgeye ulaştı. Yolun tamamen kapalı olması nedeniyle 9 metre uzunluğunda ve 200 kilogram ağırlığındaki yeni direği yaklaşık 500 metre boyunca taşıdılar. Zorlu çalışmanın ardından yeni direk dikilerek mahalleye hızlı bir şekilde enerji verildi. Bu özverili çalışmaları için tüm saha ekiplerimizi kutluyorum. Bölge halkından gelen olumlu geri dönüşler de bize ayrı bir motivasyon kaynağı oldu" ifadelerini kullandı.
09 Ocak 2026 Cuma - 12:25
Zonguldak’ta istavrit tezgahta 100 liradan satıldı
Zonguldak’ta balık tezgahlarında hareketlilik sürerken, vatandaşın en çok tercih ettiği türlerden biri olan istavrit 100 liradan alıcı buluyor. Balıkçı esnafı, fiyatların daha aşağı düşmeyeceğini belirterek hamsi bekleyenleri uyardı. Zonguldak Balık Hali’ndeki tezgahlarda taze balık çeşitleri yerini aldı. Özellikle mezgit ve istavritin bol olduğu tezgahlar vatandaşlardan ilgi görürken, fiyatlar da belli bir seviyeye oturdu. Balıkçı esnafı Zeki Beybeyoğlu, tezgahlarında taze ve lezzetli balık bulundurduklarını belirterek vatandaşları balık tüketmeye davet etti. Orta boy istavritin kilosunu 100 liradan sattıklarını ifade eden Beybeyoğlu, "İstavrit balığımız var. Tam tavalık, lezzetli ve taze. Şu an denizden mezgit çıkıyor, istavrit çıkıyor. Halkımızı bekliyoruz, 100 liraya balık satıyoruz" dedi. Balık fiyatlarının seyri hakkında da değerlendirmelerde bulunan Beybeyoğlu, maliyetler ve av durumu nedeniyle 100 liralık fiyatın altına inilmesinin zor olduğunu vurguladı. Vatandaşın hamsi beklentisine de değinen Beybeyoğlu, "İstavrit bu fiyatların altına düşmez. Gönül ister ki düşsün ancak piyasa bu fiyatlarda gider. Hamsi gelse de az gelir ve pahalı olur" ifadelerini kullandı.
09 Ocak 2026 Cuma - 12:22
Bafra OSB’de doluluk yüzde 84, Sera OSB’de yüzde 87’ye ulaştı
Samsun Bafra Ticaret ve Sanayi Odası verilerine göre, Bafra Organize Sanayi Bölgesi’nde 111 parselin 93’ü tahsis edildi ve doluluk oranı yüzde 84’e ulaştı. Tarıma Dayalı Sera OSB’de ise 30 parselin 26’sı tahsis edilerek doluluk yüzde 87 oldu. Bafra TSO tarafından yapılan açıklamada, başta Bafra Organize Sanayi Bölgesi (OSB) olmak üzere hayata geçirilen ve planlanan projeler kamuoyu ile paylaşıldı. Açıklamada, Bafra OSB’de bugün itibarıyla 111 parselin 93’ünün tahsis edildiği ve yaklaşık yüzde 84 doluluk oranına ulaşıldığı belirtildi. OSB’de yaklaşık 2 bin 400 kişinin istihdam edildiği, bu rakamların 2022 yılı sonuna göre dolulukta yüzde 52, istihdamda ise yüzde 56 artış anlamına geldiği ifade edildi. Bafra Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Serdal Sefa Kocabaş, OSB’de üretimin kesintisiz şekilde sürdüğünü belirterek, temizlik aracı temini, nizamiye güvenlik noktası, jandarma, itfaiye ve 112 Acil Merkezi gibi hizmetlerle sanayicilere daha güvenli ve sürdürülebilir bir çalışma ortamı sunulduğunu söyledi. Ulaşım altyapısına da değinen Kocabaş, yapımına başlanan Bafra OSB-Kolay Yolu bağlantı köprüsünün 221,5 metre uzunluğunda ve 10 metre genişliğinde olduğunu belirterek, projenin 2026 yılında tamamlanmasının planlandığını, ardından güzergâhın duble yol haline getirileceğini ifade etti. Tarım ve seracılık alanında önemli bir yatırım olan Bafra Tarıma Dayalı Sera Organize Sanayi Bölgesi’nin yüzde 87 doluluk oranına ulaştığını açıklayan Kocabaş, toplam 30 parselin 26’sının tahsis edildiğini ve 1.500 kişilik istihdam hedefiyle yatırımların sürdüğünü belirtti. Kocabaş ayrıca, Sera OSB Hizmet ve Yönetim Binası projesinin onaylandığını ve yapımına 2026 yılında başlanacağını kaydetti. Yakakent Su Ürünleri İhtisas OSB hakkında da bilgi veren Kocabaş, kuruluş çalışmalarının tamamlandığını, müteşebbis heyetin oluşturulduğunu ve imar ile altyapı çalışmalarının devam ettiğini söyledi. 185 bin metrekarelik alanda kurulacak OSB’de 1.200 kişilik istihdam hedeflendiğini belirten Kocabaş, projenin su ürünleri sektöründe ihracat potansiyeline önemli katkı sağlayacağını vurguladı. Sanayi alanlarının genişletilmesine yönelik çalışmalara da değinen Kocabaş, "Sanayi alanlarının genişletilmesine yönelik çalışmalarımız devam ediyor. Alaçam OSB’yi Bafra OSB’nin genişleme alanı olarak planladık ve çalışmalarımızı başlattık, 2026 yılında arsa tahsislerine başlamayı hedefliyoruz. Sosyal projelere de önem veriyoruz; Bafra OSB içinde 850 kişilik cami projemiz onaylandı ve önümüzdeki günlerde temelini atacağız. Ayrıca çalışan annelerin istihdama katılımını artırmayı hedefleyen kreş projemiz onay sürecinde. Kurumsal çalışmalarımız kapsamında 2025 yılı faaliyetlerini içeren Bafra TSO Dergisi’nin 21. sayısını yayımladık, ’Yöresel Lezzetler’ özel yayını ile Bafra, 19 Mayıs, Alaçam ve Yakakent’in gastronomi değerlerini tanıttık. Tüm bu çalışmalarımızı üyelerimizden aldığımız güç ve destekle sürdürüyoruz; üretimi, istihdamı ve bölgesel refahı artırmaya yönelik projelerimiz kararlılıkla devam ediyor" dedi.
09 Ocak 2026 Cuma - 12:13
Kütahya’da kadın kooperatifleri arasında güç birliği
Kütahya’nın Sekiören Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi ile Domaniç Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi arasında, 2026 yılında gerçekleştirilecek tarımsal üretim ve katma değerli gıda ürünleri çalışmaları kapsamında istişare toplantısı yapıldı. Sekiören Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi Başkanı Hatice Yakar ile Domaniç Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi Başkanı Nazife Uslu’nun katılımıyla düzenlenen toplantıda, kooperatifler arasında tecrübe paylaşımı, iş birliğinin geliştirilmesi ve imzalanması planlanan iş birliği protokolü üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Toplantıda, ortak üretim modelleri, pazarlama imkanları ve kadın girişimciliğinin güçlendirilmesine yönelik atılabilecek adımlar da ele alındı.
09 Ocak 2026 Cuma - 11:55
"Dünya İçin Lazım" projesinde 70 bin kişiye doğayı koruma eğitimi verilecek
Vodafone, WWF-Türkiye ve Habitat Derneği iş birliğiyle yürütülen "Dünya İçin Lazım" projesi kapsamında verilen doğayı koruma eğitimleriyle şu ana kadar 40 bini aşkın kişiye ulaşıldı. Mayıs ayına kadar toplam 70 bin kişiye eğitim verilmesi hedefleniyor. Daha sürdürülebilir bir dünya hedefiyle çalışmalarını sürdüren Vodafone, hayata geçirdiği "Dünya İçin Lazım" projesiyle, doğayı korumak üzere kullanım ömrünü tamamlamış elektronik cihazları geri dönüştürmeye ve WWF-Türkiye ve Habitat Derneği iş birliğiyle doğayı koruma eğitimleri vermeye devam ediyor. Proje kapsamında şu ana kadar 4 tonu aşkın e-atık toplanırken, verilen doğayı koruma eğitimleriyle de 40 bini aşkın kişiye ulaşıldı. Projede Mayıs ayına kadar 45 bini çocuk olmak üzere toplam 70 bin kişiye ulaşılması ve 15 ton e-atığın dönüştürülmesi hedefleniyor. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Süel, şunları söyledi: "Vodafone olarak, Amaç Odaklı yaklaşımımız kapsamında global odak alanlarımız olan ‘Topluma Değer Katmak’, ‘Gezegenimizi Korumak’ ve ‘Güven İnşa Etmek’ anlayışımız doğrultusunda çalışmaya devam ediyoruz. WWF-Türkiye ve Habitat Derneği iş birliğiyle ‘Dünya İçin Lazım’ projesini hayata geçirdik. Amacımız; e-atıkları dönüştürerek doğamıza sıfır atık katkısında bulunmak, e-atık dönüşümleri sayesinde doğa bilinci gelişen bir topluluğun oluşmasını sağlamak. Sürdürülebilirlik eğitimleriyle bu toplulukları geliştirerek büyütmek, bu toplulukların da gelecekte doğa bilinci olan ve bu bilinci etrafa yayan elçiler yetiştirmesini sağlamak. Şu ana kadar 40 bini aşkın kişiye eğitim verdiğimiz projede, Mayıs ayına kadar 45 bini çocuk olmak üzere toplam 70 bin kişiye ulaşmayı hedefliyoruz." İlkokul ve ortaokul grupları için doğayı koruma eğitimleri "Dünya İçin Lazım" projesinde, Türkiye genelinde 7-14 yaş arasındaki çocuklara, e-atık ve sürdürülebilirlik bilinci kazandırmak amacıyla eğitimler veriliyor. Bu kapsamda, ilkokul ve ortaokul grupları için yüz yüze ve çevrim içi olacak şekilde Doğa Koruma, E-Atık, İklim Değişimi, İleri Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik başlıklarında eğitimler düzenleniyor. Ebeveyn ve öğretmenler için seminerler Projede doğayı koruma eğitimlerinin verilebilmesi için düzenlenen eğitmen eğitimlerinde ise Eğitmenlik Becerileri, Etkili Sunum ve Oturum Tasarımı, Çocuklarla Hak Temelli Çalışma, İçerik Aktarımı ve İçerik Deneyimleme, Teknoloji Becerileri ve E-Öğrenme Araçları, Yerel Süreçler gibi konular ele alınıyor. Bunun yanı sıra ebeveyn ve öğretmenler için organize edilen web seminerleri ile sürdürülebilir yaşam alışkanlıklarının hem evde hem okulda desteklenmesi amaçlanıyor. Bugüne kadar ebeveyn ve öğretmenler için "Dijital Araçlarla Sürdürülebilirlik Farkındalığı: Ebeveyn ve Öğretmenler İçin Rehber", "Doğa Eğitimi Erken Yaşta Başlar: Doğru Yöntemler, Kalıcı Etki" ve "Evde Başlayan Dönüşüm: Ailece Sürdürülebilir Yaşam Kültürü" konulu 3 web semineri düzenlendi.
09 Ocak 2026 Cuma - 11:38
ATO Başkanı Baran: "Koç Holding’in Ankara’mıza ve ülkemize katkıları son derece değerli"
Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, "Rahmi M. Koç’un sanayiden müzeciliğe, eğitimden kültürel mirasın korunmasına uzanan çok yönlü katkıları, yalnızca Ankara için değil, ülkemizin kalkınma yolculuğu açısından da son derece değerli" dedi. Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Koç Holding Şeref Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyesi Rahmi M. Koç ile Koç Holding Yönetim Kurulu Üyesi Semahat Arsel’i Ankara Ticaret Odası’nda konuk etti. ATO Başkanı Baran, ATO Meclis Başkanı Mustafa Deryal ile Yönetim Kurulu üyelerinin de yer aldığı ziyarette yaptığı konuşmada, Koç Ailesi ile Ankara Ticaret Odası arasındaki bağın köklü bir geçmişe dayandığını vurgulayarak, merhum Vehbi Koç’un Türk iş dünyası ve Ankara ticaret hayatındaki tarihsel rolüne dikkati çekti. Koç Grubu’nun hikayesinin yaklaşık bir asır önce Ulus’ta, Vehbi Koç’un çalışkanlığı, dürüstlüğü ve ileri görüşlülüğüyle başladığını hatırlatan Baran, "O gün atılan tohumlar bugün Türkiye’nin en büyük sanayi gücüne dönüştüyse, bu başarının temelinde Ankara’nın ticaret ahlakı ve Ahilik geleneğiyle yoğrulmuş bir vizyon vardır" dedi. Vehbi Koç’un Ankara Ticaret Odası’nda toplam 18 yıl Yönetim Kurulu Başkanlığı görevinde bulunduğunu belirten Baran, Ulus’taki Oda binasının inşasında ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin kuruluş fikrinin hayata geçirilmesinde Vehbi Koç’un öncü rol üstlendiğini ifade etti. Baran, "Vehbi Koç, başarılı bir iş insanı olmasının yanı sıra, Türkiye’de özel sektörün kurumsallaşmasının, etik değerler üzerine inşa edilmiş bir ticaret anlayışının ve girişimciliğin toplumsal kalkınmayla buluşmasının öncü ismi olarak tarihe geçmiştir" diye konuştu. Rahmi M. Koç’un, babasından devraldığı mirası küresel ölçekte bir markaya dönüştürdüğünü vurgulayan Baran, Koç Ailesi’nin sanayi, kültür, eğitim ve sanat alanlarında Türkiye’ye ve özellikle Ankara’ya sunduğu katkıların büyük değer taşıdığını söyledi. Koç Holding tarafından Ankara’ya kazandırılan projelere de değinen Baran, "Çengelhan Rahmi M. Koç Müzesi başta olmak üzere, sanayi tarihimizin kayıt altına alınmasına ve kültürel mirasın gelecek kuşaklara aktarılmasına yönelik çalışmalar Başkentimiz açısından son derece kıymetlidir. Vehbi Koç Ankara Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi gibi projeler, Ankara’nın yalnızca idari değil; aynı zamanda fikri ve kültürel bir merkez olma kimliğini de güçlendiriyor" dedi. Rahmi M. Koç, ziyaretinde babasının görev yaptığı Ankara Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanlığı makamında, koltuğuna oturarak bir de anı fotoğrafı çektirdi. "Koç Holding’in Ankara’mıza ve ülkemize katkıları son derece değerli" Baran yaptığı değerlendirmede, "Merhum Vehbi Koç’tan devraldığı bayrağı daha da yukarılara taşıyarak Koç Holding’i ülkemizin gurur kaynağı küresel bir marka haline getiren Rahmi M. Koç, babasının iz bıraktığı Ankara Ticaret Odası’nda, Yönetim Kurulu Başkanlığı koltuğunu bugün kısa süreliğine de olsa, şereflendirdi. Rahmi M. Koç’un sanayiden müzeciliğe, eğitimden kültürel mirasın korunmasına uzanan çok yönlü katkıları, yalnızca Ankara için değil, ülkemizin kalkınma yolculuğu açısından da son derece değerli. Semahat Arsel’in özellikle kültür, sanat ve toplumsal sorumluluk alanlarında ortaya koyduğu öncü yaklaşım ise topluma dokunan, gelecek kuşaklara ilham veren güçlü bir miras niteliği taşıyor. Bu anlamlı ziyaret vesilesiyle, üretimi, girişimciliği, kültürü ve eğitimi bir arada ele alan bütüncül bir kalkınma anlayışının ne denli kıymetli olduğunu bir kez daha görme imkanı bulduk. Ankara Ticaret Odası olarak, ülkemize uzun yıllar emek vermiş, değer katmış Rahmi M. Koç ile Semahat Arsel’i Odamızda ağırlamaktan büyük onur duyduk. Nazik ziyaretleri için teşekkür ediyorum" diye konuştu. Programda, ATO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Temel Aktay ve Halil İbrahim Yılmaz, Yönetim Kurulu Üyeleri Adem Ali Yılmaz, Ahmet Akça, Ali İhsan Güçlü, Ali Yıldız, Halil İlik, Doç. Dr. Ömer Çağlar Yılmaz, Yasin Özyolu ile ATO Genel Sekreteri Ahmet Güran ve Genel Sekreter Yardımcıları Abdurrahman Karabudak ile İbrahim Tırpancı da yer aldı.
09 Ocak 2026 Cuma - 11:36
En düşük emekli maaşı 20 bin TL oldu.
En düşük emekli maaşı 20 bin TL oldu.
09 Ocak 2026 Cuma - 10:42
Yeniköy Kemerköy Enerji, Çalışan Gazeteciler Günü’nde yerel basınla bir araya geldi
Yeniköy Kemerköy Enerji, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü öncesinde yerel basın mensuplarıyla Yeniköy Sosyal Tesisleri’nde bir araya geldi. Buluşmada şirketin 2026 vizyonu paylaşılırken, sahada yürütülen zeytin ağaçlarının taşınmasına yönelik uygulamalar hakkında da kapsamlı bilgilendirme yapıldı. Yeniköy Kemerköy Enerji, yeni yılın ilk günlerinde yerel basın temsilcileriyle bir araya gelerek hem bölge gündemine hem de sahada yürütülen çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Buluşmada şirketin 2026 yaklaşım ve planlamaları paylaşılırken, zeytin ağaçlarının taşınmasına yönelik uygulamalar hakkında da teknik bilgilendirme yapıldı. Küresel ölçekte yanıltıcı bilginin en ciddi risklerin başında geldiğini belirten ve kamuoyunu doğru bilgilendirmenin önemine dikkat çeken Yeniköy Kemerköy Enerji Genel Müdür Yardımcısı Burak Işık, "Yerel basın, bu coğrafyanın hafızasıdır. Bölgemizdeki tüm kritik süreçleri en yakından gözlemleyerek, tanıklık ederek, bölgenin nabzını tutuyor ve kamuoyunun doğru bilgilenmesini sağlıyorsunuz. Kamuoyunun doğru bilgiye ulaşmasına katkı sağlayan tüm gazetecilerin gününü içtenlikle kutluyorum" dedi. 2025 yılında yerli kaynaktan üretimle 500 milyon dolarlık ithalat engellendi Geçtiğimiz yıl Türkiye elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 2,2’sini karşılayan Yeniköy Kemerköy Enerji, 500 milyon dolarlık doğal gaz ithalatının önüne geçti. Şirketin Türkiye’nin elektrik arz güvenliğindeki rolüne de dikkat çeken Burak Işık, "Yerli linyit kaynaklarına dayalı üretimin, özellikle baz yük ihtiyacının karşılanmasında kritik bir fonksiyon üstleniyor. Santralin kesintisiz üretiminin yalnızca bölgesel değil, ulusal elektrik şebekesinin dengesi açısından da stratejik önem taşıyor. Küresel enerji jeopolitiğinde risklerin arttığı bu dönemde, Yeniköy Kemerköy Enerji olarak ülkemizin sürdürülebilir elektrik arz güvenliği için aralıksız çalışıyoruz" dedi. Işık, 2025 yılında yerli kaynaktan elektrik üretimi için önemli bir adım daha attıklarını hatırlatarak, "Kurulu gücü 42 megavat (MW) olacak güneş enerji santrali (GES) tesisimiz için ÇED olumlu kararı alındı" ifadelerini kullandı. "2026 vizyonu: Planlı, bilimsel ve sürdürülebilir yaklaşım" Burak Işık, şirketin 2026 vizyonunun; enerji üretimini devam ettirirken, sahadaki tüm uygulamaları planlı, bilimsel ve uzun vadeli bir bakış açısıyla ele almak üzerine kurulu olduğunu ifade etti. Işık, bu yaklaşımın, üretim faaliyetleri ile doğal çevrenin birlikte ele alındığı, sahadaki uygulamaların bilimsel veriler ışığında yönetildiği bir anlayışı esas aldığını belirterek, "Bugüne kadar enerji, maden ve çevrenin birbirine zıt iki kavram olmadığını anlatma sorumluluğuyla, bilimin öncülüğünde hareket ettik, bundan sonraki süreçte de aynı kararlılıkla çalışmalarımızı sürdüreceğiz" açıklamasında bulundu. Zeytin ağaçlarına yönelik çalışmalara ilişkin bilgilendirme Buluşmada, son dönemde kamuoyunda yer alan "ağaçları maviye boyadılar" ve "zeytinleri katlettiler" şeklindeki paylaşımlar hakkında da teknik çerçevede bilgi verildi. Işık, bu iddialara ilişkin şu açıklamayı yaptı: "Bu tür gerçek bilgiden uzak haberler sahadaki bilimsel çalışmaları gölgede bırakmayı amaçlıyor. Bizim yaklaşımımız çok net: Tüm uygulamalarımız kayıt altındadır, bilimsel verilere dayanır ve ilgili kamu kurumlarıyla üniversitelerin denetimine açıktır. Bu kurumların yanı sıra bağımsız bir kuruluş olan Türkiye Tabiatını Koruma Derneği (TTKD) tarafından zeytin taşıma sürecimiz ayrıca paydaşlarımız adına izlenmektedir." "Bordo bulamacı ve kaolin uygulamaları yapıyoruz" Sahadaki teknik uygulamalara değinen Işık, "Taşıma öncesinde ve taşıma sırasında, zeytin ağaçlarının zarar görmemesi için bordo bulamacı uygulaması yapılıyor. Bu uygulama, budama sonrası ağaçları mantar ve bakteri kaynaklı hastalıklara karşı korumak amacıyla tarımda uzun yıllardır kullanılan standart bir yöntem. Süreçte ayrıca besleyici bitkisel aktivatörlerle destekleme yapılıyor ve kaolin kaplaması ile ağaçların dış etkenlere karşı dayanıklılığı artırılıyor" ifadelerini kullandı. Üniversite destekli saha izleme çalışmaları Yürütülen uygulamaların üniversite iş birlikleriyle takip edildiğini belirten Burak Işık, Ankara Üniversitesi ile sürdürülen çalışmalara da dikkat çekerek, şöyle devam etti: "Daha önce aynı yöntemlerle taşınan 151 zeytin ağacının tamamının kök tuttuğu ve sürgün verdiği, üniversite ile yürütülen saha izleme çalışmalarıyla tespit edildi. Bu veriler, uyguladığımız yöntemlerin sahadaki karşılığını net biçimde gösteriyor." Yeni fidanlarla zeytin varlığı destekleniyor Işık, çalışmaların yalnızca mevcut ağaçlarla sınırlı kalmadığını vurguladı: "Taşınan her bir zeytin ağacı için yeni zeytin fidanları dikiliyor. Böylece sahadaki çalışmalarla eş zamanlı olarak bölgedeki zeytin varlığının korunması ve güçlendirilmesi hedefleniyor." Buluşma, yerel basın mensuplarının sorularının yanıtlanmasıyla sona erdi. Yeniköy Kemerköy Enerji yetkilileri, sahada yürütülen çalışmalar ve planlamalarla ilgili sürecin şeffaflık ilkesi doğrultusunda ele alındığını, kamuoyunun doğru ve düzenli biçimde bilgilendirilmesini önemsediklerini ifade etti. Şirket, önümüzdeki dönemde de yerel basınla temasını sürdürerek, yürütülen çalışmalara ilişkin bilgi paylaşımına açık bir iletişim anlayışıyla devam edeceğini belirtti.
09 Ocak 2026 Cuma - 10:38
A101’in Yeni CFO’su İbrahim Ersoy oldu
A101’in yaptığı yeni atamalar doğrultusunda önemli bir transfer daha gerçekleşti. İbrahim Ersoy yeni dönemde CFO |İcra Kurulu Üyesi olarak görev alacak. Türkiye’nin en yaygın perakende zincirlerinden biri olan A101’de üst düzey bir atama daha gerçekleştirildi. Çok uluslu şirketlerde 20 yılı aşkın deneyime sahip olan İbrahim Ersoy, A101’in Chief Financial Officer (CFO) | İcra Kurulu Üyesi olarak görevine başladı. Yapılan açıklamaya göre, kariyerine 2003 yılında FedEx Türkiye’de Finans Müdürü olarak başlayan Ersoy; daha sonra Vodafone Türkiye’de üst düzey görevlerde bulundu. Bu dönemde şirketin yatırım kararları, stratejik iş geliştirme projeleri ve finansal sürdürülebilirlik alanlarında kritik katkılar sağladı. 2024 yılından itibaren ise Vodafone Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev aldı. Şirketteki yeni görevinde geniş bir fonksiyonel yelpazeden sorumlu olacak olan Ersoy; finans, mali işler, insan kaynakları, hukuk, iç denetim ve sürdürülebilirlik birimlerinin yönetimine liderlik edecek. Ersoy’un liderliğinde, A101’in operasyonel süreçlerinde yüksek verimlilik ve sürdürülebilir değer oluşturma odağı ön planda olacak. Şirket, güçlü liderlik yapısı ve kurumsal yönetim anlayışıyla büyümesini sağlam temeller üzerinde sürdürmeyi hedefliyor. Finansal sürdürülebilirlik, operasyonel altyapısı ve müşteri deneyimini merkezine alan şirket, yönetim kadrosunu alanında deneyimli liderlerle güçlendirerek uzun vadeli büyüme vizyonunu hayata geçirmeye devam edecek.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder