EKONOMİ
23 Mart 2026 Pazartesi - 15:30 Doğu Anadolu’da ihracat tabana yayılacak Doğu Anadolu’da ihracatın tabana yayılması için yeni bir dönemin kapısı açılıyor. Doğu Anadolu İhracatçı Birlikleri Yönetim Kurulu Üyesi ve başkan adayı Ömer Madırlı, "Doğu Anadolu’nun güçlü ihracat potansiyelini daha etkin kullanarak ihracatı tabana yaymayı ve ihracatçı firma sayısını yüzde 50 artırmayı hedefliyoruz" dedi. Doğu Anadolu’nun üretim gücüne dikkat çeken Madırlı, Erzurum’dan Iğdır’a, Van’dan Elazığ’a kadar geniş bir coğrafyada önemli bir potansiyel bulunduğunu belirterek, bu potansiyelin henüz tam anlamıyla değerlendirilemediğini ifade etti. Madırlı, ihracat kültürünün geliştirilmesini öncelikli hedefleri arasında konumlandırdıklarını söyledi. Bölgede yıllık ihracatın 3 milyar dolar seviyesinde olduğunu ifade eden Madırlı, yeni dönemde hem ihracat hacmini hem de ihracatçı sayısını artırmaya odaklanacaklarını söyledi. Bu yıl için ihracat hedefini 3 milyar 250 milyon dolar olarak belirlediklerini aktaran Madırlı, "Biz düzenleyeceğimiz eğitimlerle ve uygulamalı çalışmalarla firmalarımıza bu süreci anlatacağız. Firmalarımızın bunu gözünde büyütmemesi gerekiyor" dedi. Yeni dönemde hayata geçirilmesi planlanan projeler arasında KOBİ’lerin ihracata yönlendirilmesine yönelik eğitim ve danışmanlık programları, ihracata yeni başlayacak firmalar için rehberlik mekanizmaları ve çevrim içi eğitim platformu öne çıkıyor. Bölgenin turizm potansiyelini ticari faaliyetlerle birleştirmeyi planladıklarını belirten Madırlı, özellikle kış turizmi merkezlerinin bu noktada önemli bir avantaj sunduğunu ifade etti. Yabancı alıcıların ticaret heyetleri kapsamında bölgeye davet edilmesiyle hem turizm hem de ticaretin birlikte geliştirilmesini amaçladıklarını vurgulayan Madırlı, bu modelin Doğu Anadolu’nun ekonomik dinamizmini artıracağını belirtti.
23 Mart 2026 Pazartesi - 15:19 Samsun Kuyumcular Odası Başkanı Özman: "Bu savaş ekonomik bir savaş" Altın fiyatlarında son dönemde yaşanan düşüşü değerlendiren Samsun Kuyumcular Odası Başkanı Salih Özman, sürecin arkasında küresel ölçekte bir ekonomik mücadele olduğunu söyleyerek, "Bu savaş ekonomik bir savaş" dedi. Altın piyasasında son günlerde yaşanan dalgalanmalar yatırımcıların dikkatini çekerken, Samsun Kuyumcular Odası Başkanı Salih Özman, konuya ilişkin İHA muhabirine açıklamalarda bulundu. Altın fiyatlarındaki düşüşün nedenlerine değinen Özman, geçtiğimiz hafta piyasaların ABD Merkez Bankası’nın (FED) faiz artırımı ihtimalini fiyatladığını belirtti. Küresel ölçekte yaşanan savaş ve enerji krizinin de piyasalarda etkili olduğunu ifade eden Özman, "Geçen hafta altın fiyatlarındaki düşüşün temel nedeni FED’in faiz artırımı beklentisiydi. Savaş ortamı ve enerji krizi de bu süreci etkiledi" diye konuştu. "Bu savaş ekonomik bir savaş" Savaş ve kriz dönemlerinde altının genellikle yükseldiğini hatırlatan Özman, mevcut durumun farklı olduğunu vurguladı. Özman, "Bu süreç yalnızca İran ile ilgili bir askeri gerilim değil. ABD’nin de içinde bulunduğu, doların gücünü korumaya yönelik bir finansal mücadele söz konusu. Yani bu savaş ekonomik bir savaştır" ifadelerini kullandı. "Savaş devam ederse altın düşebilir" Altın fiyatlarının seyrine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Özman, "Altın 5 bin 500 dolar seviyelerine kadar yükseldi, ardından 4 bin 100 dolara kadar geriledi. Şu anda 4 bin 200 dolar seviyelerinde hareket ediyor. 4 bin 500 dolar güçlü bir direnç noktası. Eğer savaş devam ederse altın bir miktar daha düşebilir" dedi. Savaşın sona ermesi ve petrol fiyatlarının normale dönmesi halinde altının yeniden yükseliş trendine girebileceğini ifade eden Özman, yatırımcılara uzun vadeli düşünmeleri çağrısında bulundu. "Altın uzun vadeli bir yatırım aracıdır" Altının kısa vadeli al-sat aracı olmadığını vurgulayan Özman, "Süreç normale döndüğünde bugünkü seviyelerin üzerine çıkılması muhtemel. Vatandaşlarımızın altını uzun vadeli bir yatırım aracı olarak değerlendirmesi gerekir" şeklinde konuştu.
Bu meyveler aşerenler için Singapur’dan geliyor
06 Ocak 2026 Salı - 23:00 Bu meyveler aşerenler için Singapur’dan geliyor Düzce’de kış mevsiminde bulunması zor olan yaz meyveleri, hamileler için özel olarak Singapur’dan getiriliyor. Tanesi 250 lirayı bulan erik ve 5 tanesi bin liraya satılan kiraz, özellikle aşeren anne adaylarından yoğun talep görüyor. Kentte manavlık yapan Seyfi Oral, özellikle hamilelik döneminde aşeren kadınların taleplerini karşılamak amacıyla Singapur’dan mevsim dışı meyveler getiriyor. Kış ortasında tezgahları süsleyen erik ve kiraz, fiyatlarıyla dikkati çekiyor. Gümrük maliyetleri ve lojistik süreçler nedeniyle ürünlerin etiket fiyatları yükseliyor. Seyfi Oral, fiyat tarifesini şöyle anlattı: "Gümrükten kendimiz alıyoruz. Bu aylarda aşeren müşterilerimiz oluyor, onlar için getiriyoruz. Fiyatı biraz yüksek. Kirazı 5’li paketler halinde bin liradan satıyoruz. Tanesine göre fiyat değişebiliyor, tanesi 200 ila 300 lira arasında. Erik ise 3 tanesi 750 lira. Tanesi yaklaşık 250 liraya geliyor" dedi. "Fazlasıyla talep var" Fiyatların yüksek olmasına rağmen talebin yoğun olduğunu dile getiren Oral, "Bu ürünler pahalı ama talep var. Hatta fazlasıyla talep oluyor. Neredeyse hiç ürün kalmıyor" diye konuştu. Düzce’de 12 ay boyunca bulunmayan meyveleri müşterilere sunmayı hedeflediklerini belirten Oral, "Müşterilerimiz her sezon Düzce’de bulamadığı her çeşit meyveyi bizde bulabilirler. Kışın erik, yazın da farklı meyveler getiriyoruz. Zahmetli oluyor ama her şeyi bulunduruyoruz" ifadelerini kullandı. Kış ortasında karpuz keyfi İthal ürünlerin yanı sıra Antalya’dan getirilen karpuzun da ilgi gördüğünü aktaran Oral, "Karpuzun tadı yaz aylarına göre daha lezzetli diyebiliriz. Şu anda kilosu 150 lira, bazen 100 liraya düşüyor. En fazla 150 liradan satıyoruz. Tanesi 700-800 liraya geliyor, bazıları 1000 lirayı buluyor. Yazın ise kilosu 10-15 lira arasında değişiyor" şeklinde konuştu.
Bakan Işıkhan: "En düşük emekli aylığına ilişkin TBMM AK Parti Grubu konuya yönelik bir çalışma yürütüyor"
06 Ocak 2026 Salı - 19:35 Bakan Işıkhan: "En düşük emekli aylığına ilişkin TBMM AK Parti Grubu konuya yönelik bir çalışma yürütüyor" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, en düşük emekli aylığının artırılması konusunda TBMM AK Parti Grubu tarafından bir çalışma yürütüldüğünü belirterek, "En düşük emekli aylığıyla ilgili düzenlemeyi Meclisimiz gerçekleştirecek ve yasa tasarısına dönüştürüldükten sonra da bunu kamuoyuyla paylaşacaklar" dedi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, katıldığı bir televizyon kanalında gündeme dair açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla kamuoyuna tanıtılan ‘Gençliğin Üretim Çağı’ (GÜÇ) programına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Işıkhan, programın Türkiye’nin üretim kapasitesini artıracağını ve küresel rekabet gücüne önemli katkılar sunacağını vurguladı. Projenin gençler için gelecek vizyonu oluşturacak şekilde titizlikle tasarlandığını belirten Bakan Işıkhan, GÜÇ programının Türkiye’nin istihdam hamlesinde yeni bir dönemi başlattığını ifade etti. Programın temel amacının gençleri iş gücü piyasasına sağlam temellerle kazandırmak olduğunu kaydeden Işıkhan, "Çalışma Bakanlığı olarak bu projeye başlarken gençlerimizin gelecek vizyonuna önemli katkılar sağlayacak bir yapı tasarladık. Gençlerimizin kalıcı, kayıtlı ve nitelikli istihdam içerisinde yer almasını sağlamak bizim en önemli hedefimizdir. GÜÇ programı, gençliğe holistik yani bütüncül bir bakış açısıyla yaklaşan, eğitimden istihdama, stajdan ilk işe giriş sürecine kadar her aşamayı kapsayan bir projedir" ifadelerini kullandı. "’Gençler bugünümüzdür’ diyoruz" Işıkhan, gençlere yönelik sunulan hizmetlerde ve kamu anlayışında köklü bir değişikliğe gittiklerine dikkati çekerek, "Biz bunu biraz daha ileriye taşıyor ve ’Gençler bugünümüzdür’ diyoruz. Çünkü bugünden başladığımız takdirde gençlerimizin gelecek vizyonuna ve hedeflerine gerçek anlamda katkıda bulunabiliriz" diye konuştu. Programın ayrıntılarının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 5 proje başlığı altında açıklandığını hatırlatan Işıkhan, meslek liselerinden üniversitelere kadar geniş bir yelpazede gençlerin yeteneklerini doğru zamanda ve doğru alanlarda değerlendirmek için çaba harcadıklarını bildirdi. GÜÇ sloganıyla hayata geçirilen bu istihdam hamlesinin, gençlerin potansiyelini doğrudan üretime dönüştüreceğini sözlerine ekleyen Bakan Işıkhan, şu ifadelere yer verdi: "Burada aslında bu programda dinamizmi yakalamak çok önemli. Ve kamu kurumlarını da gençlerimizin bu enerjisine, dinamizmine ayak uyduracak şekilde yeniden kurguladık. Bazen gençlik kamu kurumlarının önünde olabiliyor, bazen geride kalabiliyor. Biz bunu fark ettik ve gençlerimizin yanında olmayı, her zaman onlara destek vermeyi bir ilke olarak benimsedik. GÜÇ programı da aslında bu temel başlangıç noktalarından başladığını söyleyebiliriz. Bu bizim için çok önemli; üzerinde yaklaşık 6 aydır çalıştığımız bir projeydi. Bugün de Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın katılımıyla kamuoyuna paylaştık. Aynı zamanda gençlerimiz için şu an ekranları başında TRT Haber’de bizi izleyen gençlerimiz ve onların ailelerinin de biraz kulak kabartmalarını istirham edeceğim. Çünkü artık gençlerimize yönelik farklı bir döneme doğru gidiyoruz. Değişim çağı diyoruz, GÜÇ üretim çağıdır. Artık gençlerimizi biraz daha fazla istihdama katmamız gerektiğini düşünüyoruz." Işıkhan, ’usta-çırak’ kavramını kamu kurumlarında gerçekleştirdikleri İŞKUR Gençlik Programı ve İUP (İşgücü Uyum Programı) kapsamında uyguladıklarını dile getirerek, "Esnek bir çalışma modeli uyguluyoruz ve kontenjanlarımızı kamu kurumlarımız, valiliklerimiz, belediyelerimiz, kaymakamlıklarımızın ihtiyaç duyduğu niteliklere göre belirliyoruz ve kontenjanları veriyoruz. Eğer biz Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak esnek bir model uygulamazsak, uygulayamazsak bu bizim için ciddi anlamda risk ortaya çıkarır. Nasıl bir risk ortaya çıkaracaktır? İşsizlik oranımızın gittikçe artacağı bir vizyon olabilir. Bunu önlemek için de sürekli tek bir hedefimiz var; üretim, üretim ama bu üretime inşallah güçle birlikte gençlerimizi dahil edeceğiz ve artık hızlı tren gibi Allah izin verirse Türkiye Yüzyılı’nın aşamalarını hem vatandaşlarımıza hem de milletimize sunma fırsatı bulacağız inşallah" dedi. "Genç nüfusun azalması, üretime girecek gençlerin sayısının azalması demektir" Türkiye’de demografik bir dönüştüğünü ve bu demografik dönüşümde kadınların doğurganlık oranının gittikçe düştüğünü kaydeden Işıkhan, Türkiye’nin genç nüfus potansiyelinin 10 ile 15 yıl sonra sonlanabileceğini aktardı. Işıkhan, bu demografik projeksiyonları gördüklerini ve buna göre hareket etmek zorunda olduklarını da söyleyerek, "Bu bir risk midir? Risktir. Fırsat mıdır? Bu fırsatı ya biz olumluya çevireceğiz ya da olumsuz şekilde kalacak, bu da bizim Allah korusun hani genç nüfus oranımızın azalması ve üretime girecek gençlerin sayısının azalması demektir. Şimdi Batı Avrupa ülkelerinde; Almanya, Belçika başta olmak üzere istihdama girecek genç nüfus oranı o kadar az ki yok. Yani istese de bulamıyor. Ne yapıyor bu ülkeler? Yurt dışından yabancı iş gücüyle temin ediyor. Bu da bir yöntem ama kendi vatandaşımız, kendi gençlerimizin iş gücü piyasasına girmesi daha anlamlı, daha önemli" değerlendirmesinde bulundu. "Staj bulamıyorum mazeretini ortadan kaldıracağız" Işıkhan, staja gönderilen çocukların ücret ve prim maliyetlerini devletin karşıladığını söyleyerek, "İşverenlerimizin, gerek kamu gerek özel sektörün kapılarını açmalarını bekliyoruz. Zaten zorunluluk var bazı kamu kurumlarında. Bu yüzden gençlerin de artık "staj bulamıyorum" mazeretini ortadan kaldırmış olacağız. Ve gençlerimizi meslek liselerinin son sınıfındayken, meslek yüksekokullarının son sınıfında ya da üniversitenin son dönemindeyken staj yerleriyle buluşturacağız" dedi. "‘Geleceğin Mesleği Programı’nı 81 ili baz alarak, orada gençlerimizle birlikte bu programların tanıtımını gerçekleştireceğiz" ‘Geleceğin Mesleği Programı’nın önemine de değinen Işıkhan, "Burada da 3 yıl içinde tabii, 750 bin gence ulaşmayı hedefliyoruz. Burada bireysel kariyer rehberliği sunuyoruz, CV hazırlama ve işverenlerle bir araya getireceğiz. Kariyer fuarlarımız olacak. İnşallah bu projemizi de 81 ili baz alarak, 7 bölgede illeri belirleyeceğiz ve orada gençlerimizle birlikte bu programların tanıtımını gerçekleştireceğiz" bilgisini paylaştı. Ne eğitimde ne istihdamda olan gençlere (NEET) yönelik ‘İşe İlk Adım’ projesini uygulamaya başlayacaklarını bildiren Işıkhan, "İlk kez işe giren 18-25 yaş arasındaki gençlerimizin asgari ücrete kadar olan desteğini, primlerini biz ödüyoruz. Devlet olarak bizler ödeyeceğiz. 3 yılda da inşallah 750 bin gencimizin istihdama kazandırılmasını hedefliyoruz. Burada ayırdığımız bütçe 215 milyar lira olacak" ifadelerini kullandı. "En düşük emekli aylığına ilişkin TBMM AK Parti Grubu konuya yönelik bir çalışma yürütüyor" Bakan Işıkhan, en düşük emekli aylığında bir düzenleme olup olmayacağına ilişkin soruları da cevaplayarak, "TBMM AK Parti Grubu konuya yönelik bir çalışma yürüttüğünü paylaşmak isterim. Kamuoyumuzla hem emekli vatandaşlarımızla emektarlarımızla ilgili toplantılar da yapıldıktan sonra konuya ilişkin bir açıklama yapılacağını son dakika haberi olarak bunu vermemde bir sakınca yok. Artık en düşük emekli aylığıyla ilgili düzenlemeyi Meclisimiz gerçekleştirecek ve yasa tasarısına dönüştürüldükten sonra da bunu kamuoyuyla paylaşacaklar. AK Parti grubu toplanacak kendi değerlendirmelerini çalışmalarını yapacaklar ondan sonra da kısa süre içerisinde olacağını düşünüyorum meclisimize sunup mecliste çünkü yasal boyuta dönüştürmemiz gerekiyor. İnşallah o da emeklilerimize emektarlarımıza hayırlı olur" şeklinde konuştu. "Haziran ayında durumu kötü olan vatandaşlarımızın düşük emekli aylıklarında gelir desteğini daha da artırmamız söz konusu" Emekliler içerisinde en zengin kişiden, kötü durumda olan emeklilerin olduğunu fakat Bakanlık olarak her kesime eşit yaklaşmak durumunda olduklarını belirten Işıkhan, "Şimdi öyle bir sistem kurgulayalım ki Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nda da biz bunları tartışıyoruz Aile Sosyal Hizmetler Bakanlığımızın vermiş olduğu sosyal yardımlar var sosyal destekler var çok önemli. Ama biz burada öyle bir model geliştirmek gayretindeyiz ki inşallah yakın zamanda belki Haziran ayında 2026 yılı içerisinde bu en düşük emekli aylığı durumu kötü olan vatandaşlarımıza bu gelir desteğini daha da artırmamız söz konusu oluyor böyle bir çalışma olduğunu söyleyebiliriz. Yani ama bunun nihai kararını tabii mecliste hep birlikte çalışarak diğer bakanlıklarımızla da Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nda hep birlikte masaya yatırarak bu en düşük emekli aylığıyla ilgili kalıcı ne yapabiliriz onun gayreti içerisindeyiz" dedi. "Yaşlılarımıza maddi destek sağlayacağız" Yaşlı nüfusun arttığını ve buna yönelik adımlar atıldığını kaydeden Işıkhan, "Aslında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızın sunmuş olduğu bakım hizmetiyle Sağlık Bakanlığımızın sunmuş olduğu sağlık hizmetlerinin bir bileşeni olarak düşünelim. Biz buralardan yararlanan vatandaşlarımıza, yaşlı vatandaşlarımıza, emeklilerimize maddi destek sağlayacağız, sigorta kapsamına alacağız ve hangi ihtiyaç türü, muhtaçlık durumuna göre nasıl bir bakım aldıysa o bakımın maliyetini karşılayacağız. Uzun süreli bakım sigortasını biz öncelikle Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nun gündemine getireceğiz. Biz hazırlıklarımızı tamamlamak üzereyiz. Bu alanda sivil toplum kuruluşlarımız, üniversitelerimiz, akademisyenlerimiz, uygulamada bulunan profesyonellerin tüm paydaşların desteğini ve görüşünü almak zorundayız yakın bir zamanda. Genel Sağlık Sigortası’nda nasıl tüm nüfusu bir sosyal güvence şemsiyesine aldıysak, burada da uzun süreli bakım sigortasıyla hem aileleri hem de yaşlı vatandaşlarımızı biz bu sosyal güvenlik şemsiyesi altına almak zorundayız" diye konuştu. "Borçlu belediyelerden 62,7 milyar lira tahsilat yapıldı" Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 16 Temmuz 2024 tarihinde belediyelerin borçlarını ödemeleri konusunda bir çağrı yaptığını ve o çağrıya uyan belediyelerle ödeme planlarını gerçekleştirdiklerini söyleyen Işıkhan, sözlerine şu şekilde devam etti: "Biz her zaman sosyal diyalogdan yana olduk, hiçbir parti ayrımı gözetmeksizin; onun özellikle altını çizmek istiyorum. Çünkü ben Sosyal Güvenlik Kurumu’nun sürdürülebilirliğinden sorumlu bir bakan, bir kardeşinizim. Eğer biz bu tahsilatı gerçekleştiremezsek, havuzu iyi bir şekilde işletemezsek burada krizlerle karşı karşıyayız. 250 milyara yaklaştı. Birçok belediye, örneğin 161 belediye 33 milyar 600 milyonluk borcu için 226 adet tecil talebinde bulunan belediyelerimiz de oldu. Biz hala kapımızın açık olduğunu tekrar sizin aracılığınızla da vurgulamak istiyorum. Aksi takdirde tecil ve e-mevduat haczi işlemlerini başlatmak zorundayız. Çünkü bizim burada sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilirliği için de gelire ihtiyacımız var. En son 62,7 milyar tutarında bir tahsilat gerçekleşti bu rakamların dışında." "Bir ilacı daha geri ödeme listesine alıyoruz" Geri ödeme listesine eklenen ilaçlara ilişkin de konuşan Işıkhan, yeni bir ilacın daha geri ödeme listesine alındığını bildirerek, "6 Ocak 2026 itibarıyla geri ödeme listesinde 8,476 adet yurt içi ruhsatlı şeylerimiz var. Bunları kapsam içine alıyoruz. Bu yıl da özellikle not aldım: Enzim eksikliğiyle gelişen Fabry hastalığı tedavisinde oral kullanım kolaylığı sağlayacak olan ilaca da hastalarımızın erişimine sunacağız. Bunu da inşallah geri ödeme kapsamına alacağız. Ocak ayındaki ilk geri ödeme listesine aldığımız ilacı da kamuoyuyla, vatandaşlarımızla paylaşıyoruz" açıklamasında bulundu.
Erzincan’da süt üretimi soğuk zincirle güçleniyor
06 Ocak 2026 Salı - 18:37 Erzincan’da süt üretimi soğuk zincirle güçleniyor Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) tarafından desteklenen SOGEP kapsamında Erzincan’da hayvancılık sektörüne yönelik hayata geçirilecek proje ile kırsaldaki süt üretiminde kalite artışı ve gelir yükselişi hedefleniyor. Erzincan İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği tarafından yürütülecek "Erzincan’ın Soğuk Zinciri Üreten Ailelerle Büyüyor" projesiyle, kırsal kesimde süt üretiminin kalitesinin artırılması ve üretici gelirlerinin yükseltilmesi amaçlanıyor. Proje kapsamında Erzincan Merkez, Refahiye ve Tercan ilçelerinde faaliyet gösteren aile işletmelerinin soğuk zincir altyapısı güçlendirilecek. Bu doğrultuda 20 adet 500 litrelik süt soğutma tankı temin edilerek üreticilerin kullanımına sunulacak. Yapılacak yatırımlarla günlük 10 bin litre, aylık ise 300 bin litre süt soğuk zincir sistemine dâhil edilecek. Böylece çiğ süt kayıplarının azaltılması, hijyen koşullarının iyileştirilmesi ve sütün katma değerinin artırılması hedefleniyor. Soğuk zincire geçen üreticilerin süt kalitesindeki artış sayesinde daha yüksek gelir elde etmesi ve süt primlerinden düzenli olarak faydalanması beklenirken, proje ile 20 aile işletmesi doğrudan desteklenecek. Ayrıca süt işleme tesislerinin kaliteli hammaddeye erişimi kolaylaşarak gıda güvenliğine katkı sağlanacak. Projenin, kırsalda yaşayan kadınlar ve gençler başta olmak üzere üretici ailelerin ekonomik hayata katılımını güçlendirmesi ve kırsaldan kente göçün azaltılmasına katkı sunması öngörülüyor.
DSO’da 2026 yılının ilk meclis toplantısı gerçekleştirildi
06 Ocak 2026 Salı - 18:06 DSO’da 2026 yılının ilk meclis toplantısı gerçekleştirildi Denizli Sanayi Odası’nın (DSO) 2026 yılı Ocak Ayı Olağan Meclis Toplantısı, 5 Ocak 2026 tarihinde DSO Hizmet Binası Müjdat Keçeci Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Meclis Başkanı İ. Okan Konyalıoğlu’nun Başkanlığında başlayan toplantıda açılış konuşmasını gerçekleştiren Konyalıoğlu, 2026 yılı gündemi çerçevesinde bir araya geldiklerini ifade etti. DSO Meclisi’nde yeni Başkan Yardımcısı Metin Okan oldu Meclis Başkanı İ. Okan Konyalıoğlu, dünya genelindeki hızlı değişimlerin Denizli sanayisini çok yönlü bir dönüşüm sürecine taşıdığını vurguladı. Yapay zekâ, sanayileşme, yatırım ve istihdamın artık birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Konyalıoğlu, genç ve teknoloji odaklı kuşak ile deneyimli kadroların birlikte çalışmasının kritik önem taşıdığını belirtti. Üç yılı aşkın bir süredir İlhan Sicimli ile birlikte Meclis Başkan Yardımcılığı görevini yürüten Ahmet Zora’nın sağlık sebepleriyle görevinden ayrılmasının ardından boşalan Meclis Başkan Yardımcılığı görevi için toplantıda seçim yapıldı. Gerçekleştirilen oylama sonucunda DSO Meclis Üyesi ve Okan Hadde işvereni Metin Okan Meclis Başkan Yardımcısı olarak seçildi. Denizli platformu sözcülüğü yeniden DSO’ya geçti Başkan Selim Kasapoğlu, son dönemde yürütülen çalışmalara değinerek, platform sözcülüğünün 1 Ocak 2026 itibarıyla yeniden Denizli Sanayi Odası’na geçtiğini ifade etti. Platformun çalışma esasları ve görev tanımlarına ilişkin yapının önemine dikkat çeken Kasapoğlu, üç yıl aranın ardından DSO’ya devredilmesiyle birlikte yapılacak düzenlemelerin hem Denizli hem de Platformun işleyişi açısından katkı sağlayacağını kaydetti. Başkan Kasapoğlu, Türkiye’de sınırlı sayıda örneği bulunan bu yapının, DSO vizyonuyla daha verimli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşmasını hedeflediklerini belirtti. 2026’nın ikinci yarısına dair beklentiler daha olumlu 2026 yılına ilişkin beklentileri gündeme taşıyan Başkan Selim Kasapoğlu, piyasa ve sektör temsilcileriyle yapılan değerlendirmelerde yılın ikinci yarısına yönelik beklentilerin daha olumlu olduğuna dikkat çekti. Sanayi ve reel sektör göstergelerine değinen Başkan Kasapoğlu, 2026 yılına girerken temkinli bir iyileşme sürecine işaret etti. İmalat PMI verilerinde daralmanın sürdüğünü ancak düşüş hızının yavaşladığını, İhracat İklim Endeksi’nin ise dış talep açısından görece olumlu bir görünüm sunduğunu belirtti. Yüksek faiz ve finansman şartlarının yatırım iştahını sınırladığını ifade eden Kasapoğlu, yılın ikinci yarısında daha dengeli bir toparlanma beklendiğini söyledi. Toplantıda, Türkiye’nin 2025 yılı ihracat performansı ile Denizli ihracatına ilişkin güncel veriler Meclis Üyeleriyle paylaşıldı. Denizli’nin ihracatını artırarak Türkiye genelindeki konumunu koruduğunu belirten Başkan Kasapoğlu, sektörler bazında farklılaşan bir görünüm olduğuna dikkat çekti. Ücretli çalışan ve işgücü istatistiklerine ilişkin değerlendirmelerde ise sanayi istihdamındaki baskının sürdüğünü, hizmetler sektöründe görece bir toparlanma yaşandığını ifade ederek, 2026 yılında istihdam artışının sınırlı ve verimlilik odaklı olmasının beklendiğini aktardı. Toplantı, 2026 için dilek ve temennilerin ardından sona erdi.
Çankırı’da ihracat Kasım ayında 33 milyon 749 bin dolar oldu
06 Ocak 2026 Salı - 17:14 Çankırı’da ihracat Kasım ayında 33 milyon 749 bin dolar oldu Çankırı’da 2025 yılı Kasım ayında ihracat 33 milyon 749 bin dolar oldu. Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı (TÜİK) ‘Dış Ticaret İstatistikleri’ni açıkladı. Paylaşılan verilere göre, 2025 yılının Kasım ayında Çankırı’da yapılan ihracat 33 milyon 749 bin dolar oldu. Gerçekleşen ihracatın ISIC Rev4 ürün sınıflamasına göre dağılımı incelendiğinde ilk sırada 23 milyon 457 bin dolar ile "iç ve dış lastik imalatı" ürün grubu bulundu. Bunu 6 milyon 581 bin dolar ile "makarna, şehriye, kuskus vb. unlu mamullerin imalatı" ve 1 milyon 149 bin dolar ile "öğütülmüş hububat ve sebze ürünleri imalatı" ürün grubu takip etti. Kasım ayında Çankırı’dan ISIC Rev4 sınıflamasına göre 48 farklı ürün grubundan ihracat gerçekleşti. Kasım ayında Çankırı’dan 80 farklı ülkeye yapılan ihracatta ilk sırada 11 milyon 322 bin dolar ile Almanya yer aldı. En fazla ihracatın gerçekleştiği ikinci ülke 3 milyon 824 bin dolar ile Birleşik Krallık olurken 2 milyon 435 bin dolar ile Macaristan üçüncü sırada yer aldı. Çankırı’nın 2025 yılı Kasım ayındaki ithalatı ise 21 milyon 39 bin dolar oldu. 67 farklı ürün grubunda gerçekleştirilen ithalatta ilk üç sırada, 5 milyon 842 bin dolar ile "tahılların (pirinç hariç), baklagillerin ve yağlı tohumların yetiştirilmesi" ürün grubu, 3 milyon 953 bin dolar "birincil formda plastik ve sentetik kauçuk imalatı" ve 3 milyon 153 bin dolar ile "diğer çok yıllık (uzun ömürlü) bitkisel ürünlerin yetiştirilmesi" ürün grubu yer aldı. Kasım ayında 29 farklı ülkeden Çankırı’ya yapılan ithalatta ise ilk sırada 5 milyon 842 bin dolar ile Rusya Federasyonu yer aldı. İkinci sırada 2 milyon 441 bin dolar ile Tayland, üçüncü sırada 2 milyon 103 bin dolar ile Çin takip etti. Öte yandan, Kasım ayında ihracatın ithalatı karşılama oranı Çankırı’da yüzde 160,4 oldu.
Doğu Karadeniz’de ihracatını en çok artıran il Gümüşhane
06 Ocak 2026 Salı - 16:46 Doğu Karadeniz’de ihracatını en çok artıran il Gümüşhane GÜMÜŞHANE (İHA) – Doğu Karadeniz Bölgesi illeri arasında 2025 yılında ihracatını en fazla artıran il Gümüşhane olurken, yüzde 36’lık artış bölgenin en dikkat çekici performansı olarak kayıtlara geçti. 2025 yılı ihracat verilerine göre Trabzon, 1 milyar 73 milyon 654 bin dolarlık ihracatla Doğu Karadeniz’de liderliğini korudu. Trabzon’u 203 milyon 577 bin dolar ile Rize, 106 milyon 789 bin dolar ile Gümüşhane ve 74 milyon 889 bin dolar ile Artvin izledi. İhracat artış oranlarında ise tablo dikkat çekici şekilde değişti. Gümüşhane, yüzde 36’lık artışla Doğu Karadeniz’de ihracatını en çok artıran il olurken, aynı dönemde Trabzon’da ihracat yüzde 21, Rize’de yüzde 15 ve Artvin’de yüzde 6 oranında düşüş gösterdi. TÜİK verilerine göre ekonomisi Türkiye’nin en küçük illeri arasında yer alan Gümüşhane’de, Gümüşhane ekonomisinin bölge genelindeki düşüşe rağmen ihracatta yakaladığı bu ivme, ilin üretim ve dış ticaret potansiyelini ortaya koyan önemli bir başarı olarak değerlendiriliyor. Gümüşhane Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İsmail Akçay, Gümüşhane’deki bu yükselişte madencilik sektörünün etkili olduğunu ifade etti. "Madencilik ihracatımızın yüzde 99’unu oluşturuyor" İhracat rakamlarıyla ilgili konuşan Gümüşhane Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İsmail Akçay, "Elimizdeki veriler, Gümüşhane’nin 2025 yılı itibarıyla Karadeniz Bölgesi’nde ihracatını en fazla artıran il olduğunu ortaya koyuyor. 31 Aralık 2025 itibarıyla 106 milyon 789 bin dolarlık ihracata ulaşan ilimiz, 2024–2025 arasında ihracatını yüzde 36 artırarak bölgede bunu başaran tek il oldu. İhracatımızın yaklaşık yüzde 99’u madencilik, kalan kısmı ise orman ürünleri, hububat, bakliyat ile pestil-köme gibi yöresel ürünlerden oluşuyor. Gümüşhane’de çevreye ve insana duyarlı madencilikten taviz verilmeden üretim sürdürülüyor. İş dünyamız; madencilikten gıdaya kadar tüm sektörlerde üretim kapasitesini artırarak, ekonomisi küçük iller arasında yer alan Gümüşhane’de bu ihracat rakamlarını yakalayarak önemli bir başarı hikâyesi yazmıştır. Bu başarının mimarı olan özel sektör, üretim, istihdam ve ihracatın lokomotifidir ve ülke ekonomisinin vazgeçilmez gücüdür" diye konuştu.
Diyarbakır Ticaret İl Müdürlüğü 2025 yılında 7,5 milyon idari para cezası uyguladı
06 Ocak 2026 Salı - 16:26 Diyarbakır Ticaret İl Müdürlüğü 2025 yılında 7,5 milyon idari para cezası uyguladı Diyarbakır Ticaret İl Müdürlüğü, 2025’te 9 bin 420 firma ve 117 bin 431 ürün denetlerken, 7 milyon 544 bin 578 TL idari para cezası uyguladı. Diyarbakır Ticaret İl Müdürlüğü, 2025 yılı boyunca il genelinde ticari hayatın düzenli, şeffaf ve mevzuata uygun şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla denetim ve düzenleme çalışmalarını sürdürdü. Bu kapsamda haksız fiyat artışı denetimlerinde 2 bin 925 firma ve 35 bin 805 ürün denetime tabi tutulurken, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında 6 bin 495 firma ve 81 bin 626 ürün kontrol edildi. Yapılan incelemelerde 2 bin 383 ürünün mevzuata aykırı olduğu tespit edilerek ilgili firmalara toplam 7 milyon 544 bin 578 TL idari para cezası uygulandı. İlde lisanslı depoculuk alanında güçlü bir altyapı bulunduğu, 2025 yılı itibarıyla toplam 24 adet lisanslı deponun faaliyet gösterdiği bildirildi. Depoların toplam kapasitesi 1 milyon 81 bin 600 ton olarak kaydedilirken, depolarda muhafaza edilen ürün miktarı 975 bin 253 ton seviyesine ulaştı. Ticaret İl Müdürlüğü tarafından lisanslı depolarda denetimler ile ölçüm kontrolleri gerçekleştirilerek ürünlerin mevzuata uygun şekilde muhafaza edilip edilmediği incelendi. Tüketicinin korunması ve piyasa düzeninin sağlanması amacıyla yürütülen haksız fiyat artışı denetimlerinde 2025 yılı içinde 2 bin 925 firma ile 35 bin 805 ürün denetime tabi tutuldu. Sektörel denetimler çerçevesinde ise kuyum ticareti sektöründe 53 firma, emlak sektöründe 32 firma ve otomotiv sektöründe 4 firma denetlendi. Tüketici Hakem Heyetlerine 2025 yılı içerisinde toplam 17 bin 763 başvuru yapıldığı, başvuruların toplam parasal değerinin 296 milyon 705 bin 179 TL olarak kayıtlara geçtiği bildirildi. Bu başvurulardan 16 bin 118’i karara bağlandı; kararların 8 bin 82’si (yüzde 50,2) tüketici lehine, 7 bin 269’u (yüzde 45,1) tüketici aleyhine ve 767’si (yüzde 4,7) görevsizlikle sonuçlandı. Kalan başvuruların inceleme ve değerlendirme süreçlerinin devam ettiği belirtildi. Diyarbakır Ticaret İl Müdürlüğü, 2025 yılında gerçekleştirilen denetim ve düzenleme faaliyetleriyle tüketici haklarının korunmasına ve adil, rekabetçi bir piyasa yapısının güçlendirilmesine katkı sağladı. Müdürlüğün, önümüzdeki dönemlerde de etkin ve kararlı denetim anlayışıyla çalışmalarını sürdürmesi hedefleniyor.
YEKA GES-2025 yarışmalarının sözleşmeleri imzalandı
06 Ocak 2026 Salı - 16:11 YEKA GES-2025 yarışmalarının sözleşmeleri imzalandı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından düzenlenen YEKA GES-2025 yarışmaları kapsamında 8 ayrı alanda toplam 650 megavat kapasite tahsis edilen projeler için sözleşmeler imzalandı. Yarışmalar sonucunda yaklaşık 102 milyon euroluk katkı payı sağlandı. 25 Kasım 2025’te gerçekleştirilen YEKA GES-2025 yarışmalarının sözleşmeleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Zafer Demircan’ın katılımıyla Enerji İşleri Genel Müdürü Ahmet Özkaya ve yarışmayı kazanan firmaların yetkilileri tarafından bugün Bakanlıkta imzalandı. Yarışmayı kazanan şirketler, sözleşme imza tarihinden itibaren ürettikleri elektriği 60 ay süre ile serbest piyasada satabilecek. Daha sonra 20 yıl süreyle üretilen elektrik, kilovatsaat başına 3,25 euro/cent fiyat ile iletim sistemine verilecek. Sözleşmelerin imzalanmasıyla birlikte firmalar için 60 aylık serbest piyasada satış süreci resmen başlamış oldu. İmza töreninde konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Zafer Demircan, "Gösterdiğiniz ihtimam ve rekabet, bizi hem devamını getirme açısından umutlandırıyor hem de sektörün bize olan güvenini gösterme açısından kendimizi iyi hissediyoruz. Bakanlık olarak YEKA’ları her yıl en az 2 bin megavat olarak planlamaya devam ediyoruz. Bundan sonra da bu şekilde devam edeceğiz" dedi. Demircan, YEKA GES-2025 kapsamında ilk yüzer GES kapasitesinin de yatırımcıyla buluştuğunu hatırlattı. YEKA’ların enerji sektörü için önemli bir iş potansiyeli olduğunu ifade eden Demircan, yatırımların hayırlı ve uğurlu olması temennisinde bulundu. 102 milyon euro katkı bedeli sağlandı Bolu, Erzurum, Eskişehir, Kahramanmaraş, Mardin, Van ve Manisa’da bulunan toplam 650 MW kapasiteli 8 adet bağlantı kapasitesi, yapılan yarışmaların ardından yatırımcılara tahsis edilmişti. Söz konusu yarışmaların neticesinde de toplamda yaklaşık 102 milyon euroluk bir katkı bedeli sağlandı.
Balıkesir’den 2025 yılında 1 milyar 179 milyon dolarlık ihracat yapıldı
06 Ocak 2026 Salı - 15:33 Balıkesir’den 2025 yılında 1 milyar 179 milyon dolarlık ihracat yapıldı Balıkesir Ticaret Odası, 2024 yılında 1 milyar 102 milyon dolar olan Balıkesir ihracatının, 2025 yılında yüzde 7 artış göstererek 1 milyar 179 milyon dolara yükseldiğini, Balıkesir’in Türkiye ortalamasının üzerinde bir ihracat artışı sağladığını açıkladı. Balıkesir Ticaret Odası’ndan yapılan açıklamada, Türkiye genelinde ihracat, 2024 yılına göre yüzde 4,5 artış gösterirken, Balıkesir yüzde 7 artış ile dikkat çekici bir performans sergiledi. Balıkesir’in ihracatı, 2024 yılında 1 milyar 102 milyon dolar iken, 2025 yılında yüzde 7 artış göstererek 1 milyar 179 milyon dolara yükseldi. 2025 yılı verilerine göre Balıkesir ihracatında elektrik ve elektronik sektörü 540,7 milyon dolar ile ilk sırada yer alırken, bu sektörü su ürünleri ve hayvansal mamuller 153,6 milyon dolar, otomotiv endüstrisi 77,2 milyon dolar, hazır giyim ve konfeksiyon 62,8 milyon dolar ve madencilik ürünleri 45,1 milyon dolar oldu. Aynı dönemde Balıkesir’den en fazla ihracat yapılan ülke ABD oldu. 197,2 milyon dolar ile ABD’yi, Yunanistan 93,1 milyon dolar, Almanya 80,5 milyon dolar, Irak 69,3 milyon dolar ve Birleşik Arap Emirlikleri 59,7 milyon dolarla takip etti. Balıkesir’in Türkiye ihracat sıralamasındaki yükselişi de rakamlara yansıdı. 2024’te 25’nci sırada yer alan Balıkesir, 2025 yılında 22’nci sıraya yükseldi. Balıkesir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Rahmi Kula, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Türkiye’nin ihracatta tarihi bir rekora ulaştığı bir yılda Balıkesir’in, ülke ortalamasının üzerinde bir artış yakalaması son derece değerlidir. Bu başarıda firmalarımızın dijitalleşme süreçlerine uyum sağlaması ve daha etkin kullanmasının önemli bir payı olduğunu düşünüyorum. Bu başarının geleceğe taşınması ve daha da geliştirilmesi adına Balıkesir Ticaret Odası olarak dijitalleşme ve e-ticaret alanındaki eğitim ve seminerlere öncelik veriyoruz. Elde edilen bu sonuçlar, her zaman vurguladığımız gibi üretimin artmasının istihdamı, istihdamın artmasının ise ticareti güçlendirdiğini ve nihayetinde ülke ekonomisine katkı sağladığını somut şekilde ortaya koymaktadır. Bu başarıya katkı sunan tüm ihracatçı firmalarımızı ve çalışanlarını tebrik ediyorum." Açıklamada, 2025 yılında Türkiye geneli ihracat artış yüzdesinin üzerine çıkan Balıkesir ihracatının; Balıkesir’in üretim gücü, sektör çeşitliliği ve dijital dönüşüme uyum sağlayan firma yapısının somut bir sonucu olduğu vurgulandı. Önümüzdeki dönemde de bu alanlara yapılacak yatırımlar ve kazanılan pazar deneyimiyle Balıkesir ihracatının daha güçlü ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşmasının hedeflendiği ifade edildi.
Bandırma Limanı’nda 2025’te dış ticaret hacmi 2,2 milyar doları aştı
06 Ocak 2026 Salı - 15:16 Bandırma Limanı’nda 2025’te dış ticaret hacmi 2,2 milyar doları aştı Bandırma Gümrük Müdürlüğü’nün 2025 yılına ilişkin dış ticaret verileri açıklandı. Aralık ayı sonu itibarıyla Bandırma Limanı’nda gerçekleştirilen ithalat ve ihracat işlemleriyle birlikte bölgenin toplam dış ticaret hacmi 2 milyar 233 milyon 040 bin 790 dolar olarak kaydedildi. Açıklanan verilere göre, 2025 yılı boyunca Bandırma Limanı’ndan 741 milyon 492 bin 343 dolarlık ihracat gerçekleştirilirken, 1 milyar 491 milyon 548 bin 447 dolarlık ithalat işlemi yapıldı. Bu rakamlarla Bandırma Limanı, Marmara Bölgesi’nin önemli dış ticaret kapılarından biri olma özelliğini sürdürdü. 2025 yılı içerisinde yürütülen gümrük işlemleri kapsamında önemli bir kamu geliri de elde edildi. Yıl boyunca 1 milyar 30 milyon 751 bin 960 TL gümrük vergisi ile 3 milyar 76 milyon 735 bin 235 TL Katma Değer Vergisi (KDV) tahsil edilirken, toplamda 4 milyar 107 milyon 487 bin 195 TL kamu gelirine katkı sağlandı. Gemi trafiği açısından da yoğun bir yılın geride bırakıldığı Bandırma Limanı’na 2025 yılında 931 gemi giriş yaparken, 923 gemi çıkışı gerçekleşti. Veriler, limanın bölgesel ve ulusal ticaretteki stratejik önemini bir kez daha ortaya koydu. Açıklanan 2025 yılı dış ticaret verileri, Bandırma Limanı’nın ithalat ve ihracat hacmindeki yüksek rakamlarla hem bölge ekonomisine hem de kamu gelirlerine önemli katkı sağlamaya devam ettiğini gösterdi.