EKONOMİ
OYAK Çimento, 2025 yılına ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı 27 Şubat 2026 Cuma - 22:19:40 OYAK Çimento, 2025 yılına ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. 2025 yılı genelinde toplam 56,5 milyar TL net satış elde eden OYAK Çimento, karlılığını korumayı başardı ve 2025 yılında 8,8 milyar TL net kar elde etti. Operasyonel verimliliği ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarıyla başarılı performansını sürdüren OYAK Çimento sektör ortalamasının üzerinde kar marjı yakalarken; sahip olduğu yüksek likit pozisyonu ve sağlam bilanço yapısıyla önümüzdeki dönemde yeni büyüme ve genişleme yatırımlarına hız vereceğinin sinyalini verdi. 2025 yılı genelinde toplam 56,5 milyar TL net satış elde eden OYAK Çimento, karlılığını koruyarak, 2025 yılında 8,8 milyar TL net kar elde etti. Yıl boyunca devam eden hacimsel büyüme ve etkin maliyet yönetimi sayesinde FAVÖK rakamı 14,8 milyar TL olarak gerçekleşirken, FAVÖK marjı ise yüzde 26,3 seviyesinde kaydedildi. OYAK Çimento, 2025 yılına ait finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) açıkladı. Açıklanan verilere göre şirket, 2025 yılında toplam 56,5 milyar TL net satış rakamına ulaştı. Yıl boyunca devam eden hacimsel büyüme ve etkin maliyet yönetimi sayesinde FAVÖK rakamı 14,8 milyar TL olarak gerçekleşirken, FAVÖK marjı ise yüzde 26,3 seviyesinde kaydedildi. OYAK Çimento finansal dayanıklılığını ve operasyonel gücünü koruyarak 2025’te de Çimento sektöründe olumlu olarak ayrıştı. İhracat hacmi yılın son çeyreğinde yüzde 30 oranında arttı 2025’te şirketin satış gelirleri, sınırlı fiyat artışlarının etkisine rağmen hacimlerdeki büyümenin etkisiyle 56,5 milyar TL seviyesinde gerçekleşirken, çimento ve hazır beton hacmi de bir önceki yıla göre (yıllık bazda yüzde 3 ve yüzde 25) artış gösterdi. Türkiye’nin yedi bölgesinde faaliyet gösteren OYAK Çimento’nun toplam beton hacmi, 60 adet beton tesisinin sektördeki güçlü konumuna paralel olarak ikinci ve üçüncü çeyrekteki çift haneli büyümesi sonrasında, yılın son çeyreğinde de yüzde 4 oranında arttı. İhracat hacmi ise yılın son çeyreğinde yüzde 30 oranında artış gösterdi. 2025 yılında Türkiye’nin yedi bölgesindeki yaygın tesis ağı ve lojistik gücüyle fark oluşturan OYAK Çimento, özellikle beton ve agrega operasyonlarında yakaladığı çift haneli büyüme ivmesini yıl geneline yayarak pazar liderliğini pekiştirdi. "Finansal gücümüzü yeni yatırımlarla taçlandıracağız" Yıl sonu finansal sonuçlarını değerlendiren OYAK Çimento Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve CIMPOR Global CFO’su Eralp Tunçsoy, "Sağlam bilanço yapımız ve güçlü likidite pozisyonumuzla desteklenen; TCC ve OYAK’ın bütünleşik sinerjisi ve CIMPOR’un global çimento pazarındaki gücü, OYAK Çimento’nun sınır ötesi büyüme yolculuğunda yatırım stratejisini hızlandıran ve ölçeklendiren belirleyici bir kaldıraç görevi görmektedir. 2025 yılı, küresel ve yerel piyasalardaki tüm zorlu şartlara rağmen operasyonel gücümüzü kanıtladığımız bir yıl oldu. Etkin maliyet yönetimimiz ve verimlilik odaklı stratejimiz sayesinde sektörde yine en yüksek kâr marjını yakalayarak liderliğimizi perçinledik. Enerji verimliliği yatırımlarımıza hız kesmeden devam ederken, asıl heyecan verici olan nokta ulaştığımız finansal olgunluktur. Sahip olduğumuz güçlü bilanço ve yüksek likit pozisyonumuz, bize ilerleyen dönemlerde büyüme yatırımlarına hız verme noktasında güçlü bir hareket alanı sağlıyor. Yeni döneme hazırız; sadece mevcut konumumuzu korumakla kalmayacak, stratejik yatırımlarla büyüme hamlemizi bir üst seviyeye taşıyacağız" dedi "Türkiye çimento pazarındaki tartışmasız liderliğimizi koruduk" 2025 yılı genelinde, enflasyonun altında kalan fiyat hareketlerine karşın etkin maliyet yönetimi ve operasyonel çeviklik sayesinde OYAK Çimento’nun performansını en üst seviyede tuttuğunu belirten Tunçsoy, şöyle devam etti: "Türkiye çimento pazarındaki tartışmasız liderliğimizi korurken, çevre coğrafyalardaki potansiyel büyüme alanlarına odaklanarak bölgesel bir güç olma vizyonumuz doğrultusunda emin adımlarla ilerledik. Yıl genelinde karbon nötr yolculuğumuzun en kritik halkası olan sürdürülebilir enerji projelerimize odaklandık. Alternatif yakıt kullanım oranımızı yüzde 30 seviyelerine taşırken, 115 MW kapasiteli güneş enerjisi ve atık ısı geri kazanım sistemlerine yönelik yatırımlarımızla yüzde 70 sürdürülebilir enerji hedefimize bir adım daha yaklaştık." Finansal şeffaflık ve kurumsal disiplinin altını çizen Tunçsoy, WisdomTree’nin yedi küresel endeksine dahil edilmelerini, GRI onaylı ilk entegre raporun yayımlanmasını ve Ekim ayında gerçekleştirilen 4,9 milyar TL’lik temettü ödemesini hatırlatarak, "2025 yılını, finansal dayanıklılığımızı ve operasyonel gücümüzü bir kez daha kanıtlayarak geride bırakıyoruz. Önümüzdeki dönemde de güçlü bilanço yapımızla sektördeki öncü konumumuzu daha da sağlamlaştırmaya kararlıyız" ifadelerini kullandı. "Geleceğe güvenle bakıyoruz" OYAK Çimento Ülke CEO’su Murat Sela, 2025 yılı finansal sonuçlarına ilişkin şunları kaydetti: "CIMPOR-OYAK Çimento’nun, 2024 yılında küresel çimento devi TCC Group Holdings çatısı altında güçlerini birleştirerek tarihi bir adım atması ile başlayan sürecin devamında, dayanıklı finansal performansımızı 2025 yılında da devam ettirmenin gururunu yaşıyoruz. Türkiye’nin yedi bölgesindeki entegre tesis ağımız ve küresel bilgi birikimimizle sadece finansal değil, toplumsal ve çevresel sorumluluk alanlarında da sektöre yön veriyoruz. OYAK Çimento’nun sergilediği sağlam finansal tablo ve sürdürülebilir nakit üretme gücü, uluslararası sermaye piyasalarında gördüğümüz güvenle 2025 yılında da teyit edilmeye devam etti. Küresel arenada karşılık bulan bu başarımızın odağında, verimlilik temelli büyüme stratejimiz yer alıyor. Bu doğrultuda Türkiye ekonomisine olan sarsılmaz inancımızla hem yerel hem de küresel pazarlardaki varlığımızı güçlendirmeyi 2025 yılında da sürdürdük. Tavizsiz mali disiplinimiz, küreselleşme ve yatırımlarımız konusundaki kararlılığımız, sürdürülebilirlik taahhütlerimizle tüm paydaşlarımız için kalıcı değer oluşturmaya devam edeceğiz. Bu istikrarlı yolculuğumuza emekleri ve güvenleriyle katkı sağlayan tüm çalışanlarımıza ve iş ortaklarımıza teşekkürlerimi sunuyorum."
27 Şubat 2026 Cuma - 18:11 Bakan Bayraktar: "Pakistan’a Oruç Reisi veya Barbaros Hayrettin Paşa’yı göndermeyi hedefliyoruz" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Pakistan’da geçtiğimiz yıl anlaşmalarını yaptığımız sahalarda da sismik çalışmayla alakalı denizlerde bir hedefimiz var. Oruç Reisi veya Barbaros Hayrettin Paşa’yı göndermeyi hedefliyoruz" dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Beştepe Millet Sergi Salonu’nda düzenlenen ‘Külliye’de Ramazan’ etkinliklerine katıldı. Bakan Bayraktar burada stantları gezip, çocuklarla sohbet etti. Burada basın mensuplarına açıklamalarda da bulunan Bayraktar, ‘Külliye’de Ramazan’ etkinliklerine ilginin her geçen gün daha da arttığını söyledi. Bayraktar, Bakanlık olarak da etkinliklerde yer aldıklarını söyleyerek, "Özellikle Bakanlığımızla ilgili kurumlarımızı burada, çocuklarımızla, gençlerimizle, ailelerle buluşturmak adına burada daha yoğun bir şekilde varız. Ramazan zaten çok özel bir zaman, çok bereketli bir zaman. Dolayısıyla bunun milletin evinde, milletle buluşması ayrı bir anlam ifade ediyor. Ve dediğim gibi her geçen yıl buradaki yoğunluk artmaya devam ediyor. Tabii özellikle bizim açımızdan biz insana dair, aslında çocuklarımıza, gençlerimize, geleceğimize dair bir iş yapıyoruz. Enerji dediğimiz iş, evet bugüne dair çok önemli bir iş çünkü her an 7 gün 24 saat enerjiye ihtiyaç duyuyoruz. Ama aslında çocuklarımızın geleceği için de önümüzdeki 30-40-50 yılları planladığımız bir süreci işletiyoruz. Ama yaptığımız işlerin kavranması, anlatılması açısından aslında burası da bizim için bir anlamda önemli bir platform oldu" açıklamasında bulundu. "Çalışmalarımızı adeta bir oyun gibi sergiliyoruz" Etkinlikte yer alan stantları da gezdiğini söyleyen Bayraktar, "çocuklarımıza onların anlayabileceği dilden, biraz da böyle onları işin içerisine katmak suretiyle anlatmaya gayret ediyoruz. İşte maden tarafından başlıyoruz, Türkiye Petrolleri’nin petrol-doğalgaz işlerimiz, nükleerle alakalı yaptığımız çalışmalar. Onlar çocuklarımıza burada anlatılıyor. Adeta bir oyun gibi sergiliyoruz. Dediğim gibi yaptığımız işin toplumun bütün kesimlerince ama özellikle geleceğimizi aydınlatacak gençlerimize, çocuklarımıza buluşması açısından hakikaten güzel bir ortam olmuş oldu burada" ifadelerine yer verdi. "Pakistan’a Oruç Reisi veya Barbaros Hayrettin Paşa’yı göndermeyi hedefliyoruz" Bakan Bayraktar, basın mensuplarının Pakistan’da yapılması planlanan sismik aramalara ilişkin sorunu da yanıtlayarak, şu ifadelere yer verdi: "Şu anda sıcak bir durum var, gelişme var, savaş durumu var. Şimdi burada gemilerimizin maketleri var. Malumunuz biz Türkiye olarak petrol ve doğalgaz aramacılığında kendi gemilerimizle, kendi sismik ve sondaj gemilerimizle çok yoğun bir faaliyet yürütüyoruz. Somali’de tabii özellikle nisan ayında inşallah gemimiz Çağrı Bey gemisi oraya varacak ve oradaki çalışmalara başlayacak. Oradan oldukça ümit var. Libya’da çalışıyoruz. Pakistan’da geçtiğimiz yıl anlaşmalarını yaptığımız sahalarda da sismik çalışmayla alakalı denizlerde bir hedefimiz var. Şu anda biz programda devam ediyoruz. Elbette ki Pakistan ve Afganistan’ın arasındaki bu çatışmaların bir an önce barışla neticelenmesi ve durması bizim için öncelikli konu. Ama yaptığımız iş esas itibariyle zorlu bir iş. Buna ilave zorluk çıkmaması bizim tabii ki beklentimiz, isteğimiz. Biz şu anda planladığımız şekilde devam ediyoruz. Bu sene için Pakistan’da bir sismik çalışma hedefimiz vardı. Oruç Reisi veya Barbaros Hayrettin Paşa’yı göndermeyi hedefliyoruz. İnşallah bunu gerçekleştireceğiz." "Enerjide dünyada yaşanan değişiklikleri vatandaşlarımıza yansıtmadık" Afganistan ile Pakistan arasında yaşanan çatışmaların doğal gaz ve akaryakıt fiyatlarına yansımasına ilişkin de konuşan Bakan Bayraktar, "Malumunuz dünyada şekillenen bir petrol ve doğal gaz piyasası var. Fiyatlar vesaire burada belirleniyor. Ve buradaki en önemli etkenlerden bir tanesi arzın nasıl etkilendiği. Elbette ki talep tarafı da önemli. Ama arz tarafında bugün farklı jeopolitik riskler var. İran’a müdahale konuşuluyor. Burası tabii petrol kaynaklarının dünya piyasalarıyla buluştuğu önemli lokasyonlardan bir tanesi. Ümit ediyoruz bunlar sıcak çatışmaya dönmeden, farklı bir yöne evrilmeden daha makul bir düzeyde ve piyasayı etkilemeyecek şekilde neticelenir. Ve normal bir dengede bir petrol piyasası ve doğal gaz piyasası görürüz. Ama onun ötesinde özellikle doğal gaz ve elektrik tarafında malumunuz bizim vatandaşlarımıza desteklememiz devam ediyor. Zaten biz çok uzun zamandır dünyada yaşanan bu kırılganlık, bu değişiklikleri vatandaşlarımıza yansıtmadık. İnşallah bundan sonra da bununla devam edeceğiz" değerlendirmesinde bulundu.
27 Şubat 2026 Cuma - 17:55 Bakan Yumaklı, Eskişehir’de TMO’nun yeni binasını açılışını gerçekleştirdi Eskişehir’e bir takım ziyaretler için gelen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Eskişehir Başmüdürlüğü’nün yeni hizmet binasının açılış törenine katıldı. Açılışta, Bakan Yumaklı’nın yanı sıra, Eskişehir Valisi Erdinç Yılmaz, AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez ve AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak da yer aldı. Açılışta konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Biz Türkiye’de taşra teşkilatı en yaygın bakanlık olarak, ülkemizin dört bir tarafında kuzeyinden güneyine, doğusundan batısına bütün kurumlarımızla beraber, merkez teşkilatımızla beraber vatandaşımıza en iyi hizmeti nasıl verebiliriz, nasıl yapabiliriz onun derdindeyiz. Bunun için elbette kadim kurumlarımız var. Toprak Mahsulleri Ofisi de bu kadim kurumlarımızdan bir tanesi. Ülkemizde üretilen ve bizler için iftihar vesilesi olan her bir ürünü, Toprak Mahsulleri Ofisi, çiftçinin ve üreticinin dostu olarak alım garantisi veriyor biliyorsunuz, özellikle stratejik ürünler başta olmak üzere. Bu hizmeti verebilmek için de hem depolama tesisleri hem idari tesisler mutlaka ki gerekiyor. Ama şunu söylüyoruz, çok basit, bu tesisler, bu binalar benim arkadaşlarımın, beraber görev yaptığım, vatandaşlarımıza hizmet etmek için beraber görev yaptığım arkadaşlarımın çalışması için bir ortam ama buralar üreticilerimizin, çiftçimizin, vatandaşımızın yerleri. İnşallah hayırlı hizmetlere vesile olsun diliyorum. Buradaki verilecek olan hizmetin üretim olarak, üreticilerimizin emeklerine bir gösterge olarak da bizleri götürmeyi nasip etsin diyorum. Hep beraber kurdeleyi kesmek üzere, bu binanın açılışını yapmak üzere sizleri davet ediyorum" dedi. Konuşmamanın ardından dua edildi. Dua akabinde kurdele kesimi yapıldıktan sonra protokol üyeleri, yeni hizmet binasını gezmek için içeri girdi.
MediaMarkt Türkiye ve TEGV’den deprem bölgesinde 11 bini aşkın çocuğa nitelikli eğitim desteği
20 Şubat 2026 Cuma - 11:04 MediaMarkt Türkiye ve TEGV’den deprem bölgesinde 11 bini aşkın çocuğa nitelikli eğitim desteği MediaMarkt Türkiye, Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) iş birliğiyle deprem bölgesinde çocukların nitelikli eğitime erişimini desteklemek amacıyla hayata geçirdiği "Eğitimle Daha İyiye" programıyla, sahada düzenli işleyen ve ölçülebilir etki oluşturan bir eğitim desteği sunmaya devam ediyor. Program kapsamında Hatay, Malatya, Gaziantep ve Kahramanmaraş’ta faaliyet gösteren 4 Ateşböceği öğrenim birimi ile bugüne kadar 13 okula, 11 bin 297 çocuğa ulaşıldı; sahada sunulan uygulamalı eğitim süresi 145 bin 789 öğrenim saatine erişti. Depremin hemen ardından bölgeye "bir defalık destek" yerine, çocukların eğitimle bağını koparmayan sürdürülebilir bir modelle katkı sunmayı hedefleyen MediaMarkt Türkiye, bu ortaklığı 4 yıla yayarak 24 bin çocuğa ulaşmayı ve 300 bin öğrenim saatine çıkmayı amaçlıyor. MediaMarktSaturn Perakende Grubu’nun faaliyet gösterdiği 11 ülke arasında bugüne dek hayata geçirilen en büyük toplumsal yatırım olma özelliğini taşıyan program, şirketin toplumsal etki vizyonunu güçlü biçimde ortaya koyuyor. 6 Şubat depremlerinin ardından bölgeye uzun soluklu ve somut katkı sunmak adına Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) iş birliği ile "Eğitimle Daha İyiye" projesini hayata geçiren MediaMarkt, çocukların nitelikli eğitime erişimine destek olmaya devam ediyor. Depremin hemen ardından MediaMarkt Türkiye, TEGV’in Ateşböcekleri mobil etkinlik noktası modelini, 4 yeni öğrenim birimi ile güçlendirdi. Sahada kurulan ve bölgedeki okulları gezerek çocuklara ulaşan sürdürülebilir eğitim düzeni ile Hatay, Malatya, Gaziantep ve Kahramanmaraş’ta bugüne dek 11 bini aşkın çocuğa umut oldu. Yapay zekâ atölyeleriyle çocukların dijital becerileri gelişiyor MediaMarkt’ın desteklediği Ateşböceği öğrenim birimlerinde 1. sınıftan 8. sınıfa kadar çocuklara bilgisayar, iletişim teknolojileri, kodlama, bilişim, tasarım, bilim ve sanat gibi farklı alanlarda kısa ve uzun süreli etkinlikler gerçekleştiriliyor. Bu öğrenim birimlerinde bugüne dek yaklaşık 146 bin saatlik etkinlik yapıldı. Programın bu yıl öne çıkan yeniliklerinden biri ise Ateşböcekleri öğrenim birimlerine yapay zekânın kalıcı bir içerik olarak dahil edilmesi oldu. Bu yaklaşım; çocuklara yapay zekânın "yerine düşünen" değil, doğru kullanıldığında üretimi büyüten bir araç olduğunu öğretmeyi hedefliyor. Aralık 2025’te başlatılan Yapay Zekâ Hikâye Etkinliği, bugüne kadar 364 çocuğun katılımıyla gerçekleşti. Atölyelerde çocuklar kendi hikâyelerini yazıyor; karakterleri, duyguyu ve dünyayı tanımlıyor. Programın bir sonraki adımında, atölyelerde üretilen hikâyelerin bir araya getirilerek 2026 sonunda tüm çocukların yararlanabileceği dijital bir çocuk masalları kütüphanesine dönüştürülmesi hedefleniyor. Farklı illerde çocuklarla sanat ve drama odaklı atölyeler gerçekleştiren Ceyda Düvenci ve Taş-Kağıt-Makas ekibi ile yapay zekâ atölyelerinde çocukları bu teknolojiyle tanıştıran Bager Akbay gibi isimler de projeye katkı sunmaya devam ediyor. TEGV ile Ekim 2023’ten bu yana devam eden projenin önümüzdeki yıllarda 24 bin çocuğa ulaşması hedefleniyor. Depremin üçüncü yıl dönümünde Hatay’a yapılan ziyarette, MediaMarkt Türkiye CEO’su Hulusi Acar ve TEGV Genel Müdürü Sait Tosyalı, projenin önemli kilometre taşlarını paylaştı. Hulusi Acar: "Eğitimle Daha İyiye sadece bir proje değil, sürekli büyüyen bir bağ" Türkiye’nin önde gelen elektronik perakendecilerinden biri olarak büyümeyi sadece ticari sonuçlarla değil; çevreye ve topluma değer katan, uzun vadeli etki oluşturan bir yaklaşım olarak gördüklerini söyleyen MediaMarkt Türkiye CEO’su Hulusi Acar, "Ateşböcekleri TEGV’in çok köklü ve çok değerli bir eğitim modeli. Biz MediaMarkt olarak bu modele, deprem bölgesinde çocukların ihtiyacına odaklanarak somut ve uzun soluklu bir katkı sunmak istedik. Bu projeyi hiçbir zaman ‘uzaktan destek’ gibi görmedik. İki yıldır ekiplerimiz bölgeye düzenli olarak gidiyor; sahadaki birimleri ziyaret ediyor, içeriklerin sahadaki gerçekliğe uygun gelişmesi için birlikte öğreniyor. Bu sebeple "Eğitimle Daha İyiye" sadece bir proje değil; sahada yaşayan, sürekli güncellenen ve birlikte büyüyen bir bağ haline geldi" dedi. "Bizim için en büyük kazanım çocukların katılımcı değil, üretici olması" Programın çocuklar için tasarlanan eğitim içerikleriyle fark oluşturduğunu söyleyen Acar, "Ateşböceği öğrenim birimlerinde çocukların yaş grubuna uygun, sahaya uygun, uygulamalı bir program var. Çocuklar sadece dinlemiyor; dokunuyor, yapıyor, deniyor, üretiyor, paylaşıyor. Bizim için en önemli kazanım, çocuğun ‘katılımcı’ değil ‘üretici’ olması. Bu yıl programın içine bir yenilik daha ekledik: AI masal atölyesi. Çünkü yapay zekâ artık geleceğin değil, bugünün gerçeği ve çocuklarımızı bu dünyaya bugünden hazırlamamız gerekiyor" dedi. Sait Tosyalı: "‘Eğitimle Daha İyiye’ projesi kalıcı umut oluşturan çok değerli bir etki ortaya koyuyor" TEGV Genel Müdürü Sait Tosyalı, MediaMarkt Türkiye ile yürütülen iş birliğinin sahada oluşturduğu kalıcı etkiye vurgu yaparak şunları söyledi: "TEGV’de eğitimde gerçek etkinin süreklilik ve ölçülebilirlikle mümkün olduğuna inanıyoruz. Deprem sonrası dönemde çocukların eğitimle bağını korumak hayatiydi ve MediaMarkt Türkiye ile iş birliğimiz, 26 yıldır çocuklarla buluşan Ateşböceklerimizin kapasitesini güçlendiren, kalıcı fayda oluşturan örnek bir dayanışmaya dönüştü. Vakfımız 30 yılı geride bırakırken biliyoruz ki nitelikli eğitim, bir defalık bir destek değil; çocukların hayatına uzun vadeli bir eşliktir. "Eğitimle Daha İyiye" projesi bu anlayışla büyüyen, düzenli takip edilen ve kalıcı umut oluşturan çok değerli bir etki ortaya koyuyor."
GSO ev sahipliğinde "Kurumsallaşma, Dönüşüm ve İhracat Eğitimi" düzenlendi
20 Şubat 2026 Cuma - 10:55 GSO ev sahipliğinde "Kurumsallaşma, Dönüşüm ve İhracat Eğitimi" düzenlendi Gaziantep Sanayi Odası (GSO) ev sahipliğinde ve Innovation for Development (I4D) teknik desteğiyle "İşletmelerde Kurumsallaşma, Dönüşüm ve İhracat Eğitimi" düzenlendi. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) tarafından yürütülen, "Türkiye’de Deprem Sonrası KOBİ’lerin Yeniden Yapılanmasına Destek Programı" kapsamında düzenlenen eğitim programı işletmelerin kurumsal kapasitelerinin güçlendirilmesi, yönetim süreçlerinin daha sistematik ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması, krizlere karşı dayanıklılıklarının artırılması, değişen ekonomik şartlara uyum kabiliyetlerinin geliştirilmesi ve ihracat yetkinliklerinin artırılması hedefiyle gerçekleştirildi. EBRD KOBİ Finansmanı ve Kalkınma Grubu Kıdemli Proje Uzmanı Dilek Küçükoğlu, EBRD’nin depremin hemen sonrasında bölgenin yeniden yapılanmasını ve ekonomik toparlanmasını desteklemek amacıyla yaklaşık 1,5 milyar avroluk bir finansman paketi mobilize ettiğini belirtti. Küçükoğlu, bu kapsamda finansmanın yanı sıra KOBİ’lerin dayanıklılığını ve sürdürülebilirliğini güçlendirmeye yönelik eğitim ve seminer programlarının da yürütüldüğünü ifade etti. Eğitim kapsamında alanında uzman isimler tarafından detaylı sunumların yapıldığı programda, GSO Yönetim Kurulu Üyesi Bora Tezel, "Aile Şirketlerinde Kurumsallaşma, Kuşak Geçişi ve Sürdürülebilir Yönetim" başlığında, aile şirketlerinde yönetim yapılarının güçlendirilmesine yönelik değerlendirmelerde bulundu. Dr. Begüm Şahin, "İşletmelerde Kurumsal Dayanıklılık ve Kriz Yönetimi" başlığı altında kurumsal risk yönetimi ve sürdürülebilirlik konularında katılımcılara önemli bilgiler aktardı. "Dijital ve Yeşil Dönüşüm Odaklı İş Modelleri" başlığı altında bir sunum yapan Dr. Fatih Balcı da rekabet gücünü artıran yeni nesil iş modellerine dikkat çekti. GSO Genel Sekreter Yardımcısı M. Sermest Çapan ise yaptığı sunumda, firmalara yönelik dış pazar çalışmaları ve sunulan destek mekanizmalarının altını çizerek, "İhracat Yönetimi, Pazar İstihbaratı ve Destek Mekanizmaları" başlığında firmaların uluslararası pazarlara açılım süreçlerine ilişkin bilgi paylaşımında bulundu. Program kapsamında ayrıca katılımcılar, firmalarının mevcut durumunu analiz edebilecekleri "İşletme Dayanıklılık, Dönüşüm ve İhracata Hazırlık Hızlı Değerlendirme Aracı" üzerinden güçlü ve gelişime açık yönlerini değerlendirme ve kendi stratejik yol haritalarını oluşturma imkânı elde etti. Eğitim programı, katılımcılara sertifikalarının takdim edilmesiyle sona erdi.
Reel Kesim Güven Endeksi Şubat ayında 1,1 puan arttı
20 Şubat 2026 Cuma - 10:51 Reel Kesim Güven Endeksi Şubat ayında 1,1 puan arttı Şubat ayında mevsimsellikten arındırılmış Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE-MA), bir önceki aya göre 1,1 puan artarak 104,1 seviyesinde gerçekleşti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) 2026 yılı Şubat ayı İktisadi Yönelim İstatistikleri ve Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) verilerini paylaştı. İktisadi Yönelim Anketi sonuçları, imalat sanayinde faaliyet gösteren 1773 iş yerinin yanıtlarının ağırlıklandırılıp toplulaştırılmasıyla elde edildi. 2026 yılı Şubat ayında mevsimsellikten arındırılmış Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE-MA), bir önceki aya göre 1,1 puan artarak 104,1 seviyesinde gerçekleşti. Endeksi oluşturan anket sorularına ait yayılma endeksleri incelendiğinde, son üç aydaki toplam sipariş miktarı, gelecek üç aydaki üretim hacmi, mevcut toplam sipariş miktarı, gelecek üç aydaki ihracat sipariş miktarı, sabit sermaye yatırım harcaması ve mevcut mamul mal stokuna ilişkin değerlendirmeler endeksi artış yönünde etkilerken, gelecek üç aydaki toplam istihdam ve genel gidişata ilişkin değerlendirmeler endeksi azalış yönünde etkiledi. Mevsimsellikten arındırılmamış Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) bir önceki aya göre 2,5 puan artarak 104,1 seviyesinde gerçekleşti. Son üç aya yönelik değerlendirmelerde, üretim hacminde ve iç piyasa sipariş miktarında artış bildirenler lehine olan seyrin bir önceki aya göre zayıfladığı, ihracat sipariş miktarında azalış bildirenler lehine olan seyrin ise artış bildirenler lehine döndüğü görüldü. Mevcut toplam siparişlerin mevsim normallerinin altında olduğu yönündeki değerlendirmelerin bir önceki aya göre zayıfladığı, mevcut mamul mal stokları seviyesinin mevsim normallerinin altında olduğunu bildirenler lehine olan seyrin ise bir önceki aya göre güçlendiği gözlendi. Gelecek üç aya yönelik değerlendirmelerde, üretim hacmi, iç piyasa sipariş miktarı ve ihracat sipariş miktarında artış bekleyenler lehine olan seyrin bir önceki aya göre güçlendiği görülmektedir. Gelecek üç aydaki istihdam ve gelecek on iki aydaki sabit sermaye yatırım harcamasına ilişkin artış yönlü beklentilerin de bir önceki aya göre güçlendiği gözlendi. Ortalama birim maliyetlerde, gelecek üç ayda artış olacağını bekleyenler lehine olan seyrin zayıfladığı, son üç ayda artış olduğunu bildirenler lehine olan seyrin ise güçlendiği görüldü. Gelecek üç aydaki satış fiyatına ilişkin artış yönlü beklentilerin bir önceki aya göre değişmediği gözlendi. Gelecek on iki aylık dönem sonu itibarıyla yıllık ÜFE beklentisi bir önceki aya göre 0,8 puan azalarak yüzde 30,2 seviyesinde gerçekleşti. İçinde bulunduğu sanayi dalındaki genel gidişat konusunda, bir önceki aya kıyasla daha kötümser olduğunu belirtenler lehine olan seyrin güçlendiği görüldü.
Net UYP açığı Aralık ayında 324,9 milyar dolar oldu
20 Şubat 2026 Cuma - 10:43 Net UYP açığı Aralık ayında 324,9 milyar dolar oldu Türkiye’nin net Uluslararası Yatırım Pozisyonu (UYP) 2025 yılı Aralık ayı itibarıyla eksi 324,9 milyar dolar oldu. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2025 yılı Aralık ayı Uluslararası Yatırım Pozisyonu Gelişmeleri’ni açıkladı. Türkiye’nin net Uluslararası Yatırım Pozisyonu 2025 yılı Aralık ayı itibarıyla eksi 324,9 milyar ABD doları oldu. Aralık ayı itibarıyla Türkiye’nin yurt dışı varlıkları, bir önceki çeyreğe göre yüzde 2,6 oranında artışla 413,0 milyar ABD doları, yükümlülükleri ise yüzde 1,2 oranında artışla 738,0 milyar ABD doları olarak gerçekleşti. Rezerv varlıklar, bir önceki çeyreğe göre 3,9 milyar ABD doları artarak 184 milyar ABD doları oldu. Varlık kalemleri incelendiğinde, doğrudan yatırımlar kalemi yüzde 3,7 oranında artarak 75,2 milyar ABD doları, portföy yatırımları yüzde 0,7 azalarak 6,4 milyar ABD doları ve diğer yatırımlar kalemi ise yüzde 2,8 oranında artarak 147,4 milyar ABD doları olarak gerçekleşti. Bankaların yabancı para efektif ve mevduat varlıkları yüzde 3,0 oranında artarak 43,9 milyar ABD doları oldu. Yükümlülükler altındaki portföy yatırımları alt kalemlerinden Genel Hükümet’in DİBS yükümlülükleri bir önceki çeyreğe göre yüzde 16,2 oranında artarak 18,3 milyar ABD doları oldu. Yükümlülükler alt kalemleri bir önceki çeyreğe göre incelendiğinde, doğrudan yatırımlar kalemi yüzde 5,5 oranında azalışla 202,3 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşti. Portföy yatırımları kalemi yüzde 2,9 oranında artarak 135,4 milyar ABD doları ve diğer yatırımlar kalemi yüzde 4,3 oranında artarak 400,3 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşti.
Finansal hizmetler güven endeksi Şubat ayında azaldı
20 Şubat 2026 Cuma - 10:34 Finansal hizmetler güven endeksi Şubat ayında azaldı Şubat ayında finansal hizmetler güven endeksi, bir önceki aya göre 7,6 puan azalış kaydederek 176,0 seviyesinde gerçekleşti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Şubat ayına ilişkin Finansal Hizmetler İstatistikleri ve Finansal Hizmetler Güven Endeksi (FHGE) verisini açıkladı. Şubat ayında Finansal Hizmetler Anketi sonuçları, finansal sektörde faaliyet gösteren 147 kuruluşun yanıtlarının ağırlıklandırılıp toplulaştırılmasıyla elde edildi. 2026 yılı Şubat ayında FHGE, bir önceki aya göre 7,6 puan azalış kaydederek 176,0 seviyesinde gerçekleşti. Endeksi oluşturan anket sorularına ait yayılma endeksleri incelendiğinde, son üç aydaki iş durumu ile gelecek üç aydaki hizmetlere olan talep beklentisinin FHGE’yi artış yönünde etkilediği, son üç aydaki hizmetlere olan talebin ise FHGE’yi azalış yönünde etkilediği görüldü. İş durumu ve hizmetlere olan talebe ilişkin değerlendirmelere göre, son üç ayda iş durumunda iyileşme olduğu yönündeki değerlendirmelerin bir önceki aya kıyasla bir miktar güçlendiği gözlendi. Son üç ayda hizmetlere olan talepte artış olduğu yönündeki değerlendirmelerin zayıfladığı, gelecek üç ayda hizmetlere olan talepte artış olacağı yönündeki beklentilerin ise bir miktar güçlendiği görüldü. İstihdama ilişkin değerlendirmelere göre, son üç ayda istihdamda artış olduğunu bildirenler lehine olan seyrin bir miktar zayıfladığı, gelecek üç ayda istihdamda artış olacağını bekleyenler lehine olan seyrin ise güçlendiği gözlendi. 2026 yılı Şubat ayında, NACE Rev.2 sektör sınıflamasına göre "Finans ve Sigorta Faaliyetleri" sektöründe güven endeksleri alt sektörler itibarıyla değerlendirildiğinde, bir önceki aya göre "64-Finansal Hizmet Faaliyetleri (sigorta ve emeklilik fonları hariç)" ve "65-Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Fonları (zorunlu sosyal güvenlik hizmetleri hariç)" sektörlerinde sırasıyla 8,4 ve 0,3 puanlık azalış, "66-Finansal Hizmetler ile Sigorta Faaliyetleri için Yardımcı Faaliyetler" sektöründe ise 21,1 puanlık artış olduğu gözlendi.
Jeotermal sektöründen "JEKA" talebi
20 Şubat 2026 Cuma - 10:33 Jeotermal sektöründen "JEKA" talebi Jeotermal enerji sektörü, rüzgâr ve güneş enerjisinde uzun yıllardır başarıyla uygulanan Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) mekanizmasının, jeotermalin tüm entegre kullanım alanlarını kapsayacak şekilde Jeotermal Enerji Kaynak Alanları (JEKA) modeli adıyla uygulanmasını talep ediyor. Jeotermal Enerji Derneği (JED) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, Türkiye’nin temiz enerji kaynaklarının sadece rüzgâr ve güneşten ibaret olmadığını, jeotermalin pek çok alanda değer zinciri oluşturabilen yapısıyla Türkiye’nin mukayeseli üstünlüğü en yüksek kaynakları arasında yer aldığını vurguladı. En az iki jeotermal kullanım alanı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından rüzgâr ve güneş enerjisinde uzun yıllardır başarıyla uygulanan ve Türkiye’nin temiz enerji kurulu gücünün artışında çok önemli işlev yüklenen YEKA modelinin; jeotermal enerjinin entegre kullanım alanlarından iki ve daha fazla sektörü kapsayacak şekilde kurgulanması gerektiğine dikkat çeken Kındap, "Bir yatırım ve iş modeli olarak düşündüğümüz JEKA projesi, ilk aşamada Maden Tetkik Arama Kurumu’nun keşfini yaptığı, jeotermal potansiyeli belirlenen ya da bilinen alanlarda rahatlıkla gerçekleşebilir. JEKA yarışmaları yatırımcılara; Enerji, Jeotermal Seracılık, Konut Isıtma, Termal Turizm, Jeotermal Madencilik, Kurutma Tesisleri gibi entegre kullanım alanlarından ikisi ve daha fazlasını yatırım planına alacak şekilde konumlandırılabilir." dedi. Yerli ekipman şartı aranmalı Bu modelde daha fazla yatırımcı ve sektörün değer zincirine dahil olarak, sermaye gücü yüksek firma ve girişim gruplarının ilgisinin çekilebileceğine işaret eden Ali Kındap, rüzgâr ve güneş YEKA’larında olduğu gibi yerli üretim şartlarının korunması, ekipman üretiminde ise Türkiye’de konuşlu şirketlerin katma değer zincirinde yer alması gerektiğini belirtti. JEKA modeli ile jeotermalin tüm kullanım alanlarında ortak bir değer zinciri oluşturulmasının mümkün olduğunu sözlerine ekleyen JED Başkanı Ali Kındap, şu değerlendirmeyi yaptı: Öncelik keşfi tamamlanan alanlarda "Son derece pratik ve uygulanabilir olduğunu düşündüğümüz bu modelin detaylarını, yakın zamanda enerji bürokrasimiz ile paylaşacağız. JEKA’lar, keşfi henüz yapılmamış sahalarda tahsis edilecek arama lisanslarına, tıpkı petrol aramalarında olduğu gibi farklı finansman araçları ile destek sağlanabilir. Dünya Bankası gibi kredilendirme kurumlarının, örnekleri Türkiye’nin farklı illerinde yerel yönetimler eliyle yapılan temiz enerji değer zincirine teşvik sağlaması sağlanabilir; bu alanda koordinasyonu Valilikler bünyesindeki Yatırım İzleme Koordinasyon Başkanlıkları (YİKOB) yönetebilir. Bu durumda proje daha kapsayıcı olurken, saha keşiflerinin çoğalması; sermaye gücü olan yerli ve yabancı şirketlerin yeni sahalar geliştirebilmesi mümkün olacaktır. Elbette ve öncelikle halen keşfi tamamlanmış ve arama maliyeti düşük sahalara yatırımcı çekmek için bu modelin son derece uygulanabilir olduğunu düşünüyoruz. Mevsimsel faktörlerden etkilenmeden yüzde 80’in üzerinde kapasite faktörü ile 7/24 enerji üretebilen jeotermal santraller, ‘baz yük’ olma özellikleri ile tüm dünyada sürdürülebilir enerji üretiminin vazgeçilmez unsurları arasındadır." "OTB’ler ile entegre olmalı" JED Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, son yıllarda sayıları hızla artan Organize Tarım Bölgeleri’nin de (OTB) JEKA modelinin ayrılmaz bir parçası olarak kurgulanması gerektiğinin altını çizdi. Ali Kındap, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bugün itibarıyla 7 bin dönüm jeotermal ısıtmalı seraya sahip olan Türkiye’nin, potansiyelinin yüzde 5’i seviyesinde olan bu kapasite ile dünyada 7’nci, Avrupa’da ilk sırada yer aldığı bilgisini veren Kındap, enerji üretimi için akışkan sıcaklığı verimli olmayan jeotermal sahalarda, enerji dışı kullanım alanlarına ilişkin destekler sağlanabilir. Bugün itibarıyla sayıları 43’e ulaşan OTB’lerin, jeotermal enerji kaynaklarının üzerinde konumlandırılması, kaynak ve üretim verimliliğini maksimize edecektir." Rakamlarla jeotermal sektörü Jeotermal kaynaklı elektrik üretiminde 1758 MW kurulu güç seviyesine ulaşan Türkiye; potansiyelinin çok altında kalan bu seviye ile dünyanın dördüncü, Avrupa’nın lider ülkesi konumunda. Türkiye, enerji üretiminin yanı sıra konut ısıtması, jeotermal seracılık, termal turizm, jeotermal balıkçılık ve sebze meyve kurutma alanlarında 7 bin MW’ın biraz üzerinde jeotermal kullanıma sahip. Maden Tetkik Arama Kurumu (MTA) Türkiye’nin keşfi tamamlanan jeotermal potansiyelini 62 bin MW olarak açıklarken, bu potansiyelin ancak yüzde 11’i kullanılıyor. 150 bin dönüm jeotermal ısıtmalı sera potansiyeline sahip olan Türkiye, halen 7 bin dönüm jeotermal ısıtmalı seraya sahip. Türkiye, potansiyelinin % 5’i seviyesinde olan bu kapasite ile dünyada 7’inci, Avrupa’da ise 1’inci sırada yer alıyor.
Yurt dışı üretici fiyat endeksi yıllık yüzde 35,12 arttı
20 Şubat 2026 Cuma - 10:27 Yurt dışı üretici fiyat endeksi yıllık yüzde 35,12 arttı Yurt dışı üretici fiyat endeksi (YD-ÜFE) yıllık yüzde 35,12 arttı, aylık yüzde 4,06 arttı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ocak ayı Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi verilerini açıkladı. Buna göre, YD-ÜFE 2026 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 4,06 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 4,06 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 35,12 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 27,63 artış gösterdi. YD-ÜFE imalat ürünlerinde yıllık yüzde 34,76 arttı Sanayinin iki sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 57,00 artış, imalatta yüzde 34,76 artış olarak gerçekleşti. Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara mallarında yüzde 32,71 artış, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 46,09 artış, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 42,14 artış, enerjide yüzde 11,00 artış, sermaye mallarında yüzde 35,06 artış olarak gerçekleşti. YD-ÜFE imalat ürünlerinde aylık yüzde 3,94 arttı Sanayinin iki sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 11,32 artış, imalatta yüzde 3,94 artış olarak gerçekleşti. Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara mallarında yüzde 3,71 artış, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 5,50 artış, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 3,87 artış, enerjide yüzde 4,75 artış, sermaye mallarında yüzde 4,20 artış olarak gerçekleşti.
İstihdam endeksi yıllık yüzde 1,1 arttı
20 Şubat 2026 Cuma - 10:20 İstihdam endeksi yıllık yüzde 1,1 arttı Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında istihdam endeksi, 2025 yılı dördüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 1,1 arttı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı dördüncü çeyrek İşgücü Girdi Endeksleri verisini paylaştı. Buna göre sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında istihdam endeksi, 2025 yılı dördüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 1,1 arttı. Alt sektörler incelendiğinde, endeks; sanayi sektöründe yüzde 3,6 azaldı, inşaat sektöründe yüzde 6,6 ve ticaret-hizmet sektörlerinde yüzde 2,6 arttı. Çalışılan saat endeksi yıllık yüzde 1,1 arttı Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında çalışılan saat endeksi, 2025 yılı dördüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 1,1 arttı. Alt sektörler incelendiğinde, endeks; sanayi sektöründe yüzde 2,4 azaldı, inşaat sektöründe yüzde 6,7 ve ticaret-hizmet sektörlerinde yüzde 1,9 arttı. Brüt ücret-maaş endeksi yıllık yüzde 36,5 arttı Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında brüt ücret-maaş endeksi, 2025 yılı dördüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 36,5 arttı. Alt sektörler incelendiğinde, endeks; sanayi sektöründe yüzde 31,3, inşaat sektöründe yüzde 41,2 ve ticaret-hizmet sektörlerinde yüzde 39,3 arttı. İstihdam endeksi çeyreklik yüzde 0,3 arttı Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında istihdam endeksi, 2025 yılı dördüncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,3 arttı. Alt sektörler incelendiğinde, endeks; sanayi sektöründe yüzde 0,8 azaldı, inşaat sektöründe yüzde 1,4 ve ticaret-hizmet sektörlerinde yüzde 0,6 arttı. Çalışılan saat endeksi çeyreklik yüzde 1,6 arttı Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında çalışılan saat endeksi, 2025 yılı dördüncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,6 arttı. Alt sektörler incelendiğinde, endeks; sanayi sektöründe yüzde 2,1, inşaat sektöründe yüzde 0,8 ve ticaret-hizmet sektörlerinde yüzde 1,5 arttı. Brüt ücret-maaş endeksi çeyreklik yüzde 7,1 arttı Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında brüt ücret-maaş endeksi, 2025 yılı dördüncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 7,1 arttı. Alt sektörler incelendiğinde, endeks; sanayi sektöründe yüzde 7,2, inşaat sektöründe yüzde 6,4 ve ticaret-hizmet sektörlerinde yüzde 7,2 arttı. Saatlik işgücü maliyeti endeksi yıllık yüzde 34,2 arttı Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında saatlik işgücü maliyeti endeksi, 2025 yılı dördüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 34,2 arttı. Alt sektörler incelendiğinde, endeks; sanayi sektöründe yüzde 33,0, inşaat sektöründe yüzde 32,6 ve ticaret-hizmet sektörlerinde yüzde 36,2 arttı. Saatlik kazanç endeksi yıllık yüzde 35,0 arttı Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında saatlik kazanç endeksi, 2025 yılı dördüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 35,0 arttı. Alt sektörler incelendiğinde, endeks; sanayi sektöründe yüzde 34,5, inşaat sektöründe yüzde 32,4 ve ticaret-hizmet sektörlerinde yüzde 36,6 arttı. Saatlik kazanç dışı işgücü maliyeti endeksi yıllık yüzde 30,3 arttı Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında saatlik kazanç dışı işgücü maliyeti endeksi, 2025 yılı dördüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 30,3 arttı. Alt sektörler incelendiğinde, endeks; sanayi sektöründe yüzde 25,9, inşaat sektöründe yüzde 33,6 ve ticaret-hizmet sektörlerinde yüzde 33,9 arttı. Saatlik işgücü maliyeti endeksi çeyreklik yüzde 5,0 arttı Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında saatlik işgücü maliyeti endeksi, 2025 yılı dördüncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 5,0 arttı. Alt sektörler incelendiğinde, endeks; sanayi sektöründe yüzde 4,5, inşaat sektöründe yüzde 5,0 ve ticaret-hizmet sektörlerinde yüzde 5,1 arttı. Saatlik kazanç endeksi çeyreklik yüzde 5,4 arttı Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında saatlik kazanç endeksi, 2025 yılı dördüncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 5,4 arttı. Alt sektörler incelendiğinde, endeks; sanayi sektöründe yüzde 5,0, inşaat sektöründe yüzde 5,5 ve ticaret-hizmet sektörlerinde yüzde 5,6 arttı. Saatlik kazanç dışı işgücü maliyeti endeksi çeyreklik yüzde 2,6 arttı Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında saatlik kazanç dışı işgücü maliyeti endeksi, 2025 yılı dördüncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 2,6 arttı. Alt sektörler incelendiğinde, endeks; sanayi sektöründe yüzde 2,2, inşaat sektöründe yüzde 2,9 ve ticaret-hizmet sektörlerinde yüzde 2,7 arttı.
Tarımsal sulamada kaçak elektrik kullanımı 5 milyar kWh’ye ulaştı
20 Şubat 2026 Cuma - 10:14 Tarımsal sulamada kaçak elektrik kullanımı 5 milyar kWh’ye ulaştı Dicle Elektrik, özellikle Şanlıurfa’da yasak olmasına rağmen ekimi yapılan mısırın kaçak elektrik kullanılarak yer altı su kaynaklarıyla vahşi bir şekilde sulanmasının ülke kaynaklarını da tehdit ettiğini açıkladı. Özellikle Harran ve Akçakale hattında vahşi sulama sonucu drenaj kanallarıyla toplanan suların sınır hattından Türkiye dışına aktığı belirtilirken, yeraltı sularının yer yer 850-900 metreye kadar inen kuyulardan çekildiği vurgulandı. Yer altı sularının çıkarılması için motopomplarda kullanılan kaçak elektriğin ülke ekonomisine maliyeti ise sadece 2025 yılında 15 milyar lira oldu. Kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı hedefiyle Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde altı ilde sürdürülebilirlik odaklı elektrik dağıtım hizmeti sunan Dicle Elektrik, Şanlıurfa’daki kaçak elektrikle sulama uygulamalarının ulaştığı boyuta dikkat çekti. Şirket, özellikle mısır gibi bölgede ekimi yasak olan yüksek su tüketen ürünlerin kontrolsüz ve kaçak enerjiyle sulanmasının hem elektrik altyapısını zorladığını hem de stratejik öneme sahip yer altı su kaynaklarının hızla tükenmesine yol açtığını bildirdi. Sular sınır hattından dışarı akıyor Yapılan saha gözlemlerine göre, kaçak elektrikle 850 - 900 metre gibi derin kuyulardan çekilen suların vahşi sulamayla tarlalara verildiği, atıl suyun ise Harran ve Akçakale ilçelerinde toplanarak sınır hattından boşa aktığı belirlendi. Suya en fazla ihtiyaç duyulan bir dönemde yeraltı rezervlerinin kontrolsüz biçimde tüketilmesi ve önemli bir kısmının ekonomik ya da tarımsal fayda sağlanmadan sınır ötesine yönelmesi, "ülke kaynaklarının kaybı" olarak değerlendiriliyor. Ekimi yasak mısırın da tetiklediği tarımsal sulamada 5 milyar kWh’lık enerji kaçak kullanıyor. Konuyla ilgili olarak değerlendirmelerde bulunan Dicle Elektrik Genel Müdürü Yaşar Arvas şunları söyledi: "Hizmet bölgemizde tarımsal sulama eski usüllerle yapılıyor. Çoğunlukla ’salma sulama’ dediğimiz vahşi sulama kullanılıyor. Buna ek olarak ekimi yasak olan mısır gibi bitkiler ekiliyor. Sulama imkanlarının kısıtlı olması nedeniyle sulama ihtiyacı yer altı sularından karşılanmaya çalışıyor. Bu yapılırken de yoğun bir şekilde kaçak elektrik kullanılıyor. Öyle ki hizmet verdiğimiz illerde toplamda tarımda kullanılan yıllık 8,5 milyar kWh’lık elektriğin 5 milyar kWh’si kaçak olarak kullanılıyor. Bu rakam da Türkiye’de tarımsal sulama için kullanılan toplam elektriğin 3’te 1’ine denk geliyor. Tarımsal sulamadaki kaçak enerji kullanımında ağırlıklı olarak Şanlıurfa ve Mardin illeri başı çekiyor. Hatta Şanlıurfa’nın Siverek ve Viranşehir ilçelerindeki bazı bölgelerde kaçak oranları yüzde 98’e ulaşıyor. Uzun zamandır bu tablonun sürdürülemez olduğunu anlatıyoruz. Bu nedenle acil olarak bölgenim tarımsal su sorunun çözülmesi gerekiyor. Çünkü bu durum bölgemizdeki kaliteli enerji arzının tehdit ederken, ekolojik tahribatın boyutunu da geri dönülemez hale getiriyor." Aşırı sulama nedeniyle Şanlıurfa Harran Ovası’nda yaklaşık 15 metre derinliğinde obruklar oluştuğu gözlemleniyor. Ayrıca yasak olmasına rağmen ikinci ürün olarak dikilen mısır toprağın çoraklaşmasına sebep olduğu görülüyor.