Son Dakika
|
Rusya, Ukrayna'da gaz üretim tesislerini vurdu: 5 ölü
Artvin’de çığ altındaki Bülent Gezer’in cansız bedeni 4 ay sonra kar altından çıkarıldı
Savunma Sanayii’nin kalbi İstanbul’da atıyor
MHP lideri Bahçeli: "Terörsüz Türkiye, Türkiye'nin ortak mesajı olmalıdır"
Çığ altında kalan çobanın cansız bedenine 125 gün sonra ulaşıldı
Karaçi’de son 8 yılın sıcaklık rekoru: 16 ölü
Beyaz Saray yakınlarında güvenlik güçlerine saldırı
Çin'de havai fişek fabrikasında patlama: 26 ölü, 61 yaralı
Trump: "(İran) Onlar için olabilecek en iyi şey, bizim ateşkesi yürürlükte tutmamızdır"
Trump, "İran'ı yeryüzünden silmekle" tehdit etti
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Aziz Yıldırım’a ’başkan ol’ baskısı var
17 yaşındaki saldırgan işyerini kurşunladı, üzerinden el bombası çıktı
Dursun Özbek, listesini divan kuruluna teslim etti
Annesi tasarımlarına ’zımbırtı’ demişti, şimdi uluslararası sunuma hazırlanıyor
Savunma Sanayii’nin kalbi İstanbul’da atıyor
Athletic Bilbao’yu yeni sezonda Edin Terzic çalıştıracak
17 yıl önceki cinayetle ilgili kritik gelişme
EKONOMİ
TBMM Plan Bütçe Komisyonu’nda ‘sahte para’ gerilimi
05 Mayıs 2026 Salı - 19:12:43
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın getirdiği temsili banknotlar sahte para tartışmalarına neden oldu. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında TCMB Başkanı Fatih Karahan’ın yılın ilk çeyrek verilerinin sunumu için toplandı. Sunum öncesinde Karahan, muhalefet sıralarındaki vekilleri selamladı. Bu esnada CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, üzerinde Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in fotoğrafının bulunduğu 500 ve 5 bin lira banknot gösterdi. Türk Lirası’nın değer kaybettiğine yönelik eleştirilerde bulunan Ağbaba, "Merkez Bankası’nın en önemli görevi TL’nin değerini korumak ve fiyat istikrarını sağlamak. Bu euro, bizim 50 liramıza eşit. Türk Lirası’nın ne hale geldiğinin küçük bir örneği bu" dedi. Veli Ağbaba’nın getirdiği banknotlara ise AK Partili vekillerden tepki geldi. AK Partili vekiller tarafından banknot basma yetkisinin sadece Merkez Bankası’nda olduğu ifade edilerek, Veli Ağbaba’nın banknot basma eyleminin sahte parayı üretimi olarak değerlendirildiğini ve Türk Ceza Kanunu’nun 197’inci maddesi uyarında suç olduğu ifade edildi. Tartışma, Komisyon Başkanı Mehmet Muş’un uyarılarının arından TCMB Başkanı Fatih Karahan’ın sunumuyla devam etti.
05 Mayıs 2026 Salı - 17:52
Manisa’ya 50 bin dolarlık uluslararası hibe
Manisa Büyükşehir Belediyesi, Bloomberg Philanthropies tarafından desteklenen "Gençlik İklim Eylemi Fonu" (YCAF) kapsamında 50 bin dolarlık hibe almaya hak kazandı. Dünya genelinde sadece 300 şehrin kabul edildiği programla Manisalı gençlerin iklim projelerine 5 bin dolara kadar finansal destek sağlanacak. Manisa Büyükşehir Belediyesi, sürdürülebilir çevre projeleriyle uluslararası arenada büyük bir başarıya imza attı. Bloomberg Philanthropies desteğiyle yürütülen Gençlik İklim Eylemi Fonu’na kabul edilen Manisa, kente kazandırılan 50 bin dolarlık kaynağı tamamen gençlerin fikirleri için kullanacak. 15-24 yaş arası gençlerin iklim değişikliğiyle mücadelede aktif rol almasını hedefleyen program kapsamında, gençlerin geliştireceği projelere 1.000 ile 5.000 dolar arasında mikro hibe desteği verilecek. Şeffaf ve katılımcı bir süreçle yürütülecek başvurular, bağımsız bir değerlendirme komitesi tarafından incelenecek. Seçilen projeler, tamamen gençlerin liderliğinde belediyenin teknik desteğiyle hayata geçirilecek. Programın her aşamasını yakından takip edeceğini belirten Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, gençlerin enerjisini ve hayal güçlerini kentin iklim stratejisine dahil edeceklerini vurguladı. Proje süreci sonunda elde edilen başarılar, Dünya Günü (Earth Day) etkinlikleri kapsamında küresel platformlarda Manisa imzasıyla paylaşılacak. Başarı halinde hibe ikiye katlanacak Manisa’nın iklim değişikliğine karşı direncini artıracak olan bu stratejik adım, aynı zamanda yeni bir kapıyı da aralıyor. Programın ilk yılının başarıyla tamamlanması durumunda Manisa, ikinci yıl için de aynı miktarda hibe alma hakkına sahip olacak. Bu sayede gençlerin çevre vizyonu, kentin sürdürülebilir geleceğinde kalıcı bir yer edinecek.
05 Mayıs 2026 Salı - 17:18
TCMB Başkanı Karahan: "Küresel gerilimin ne kadar süreceği enflasyon görünümü açısından kritik bir risk unsuru"
Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Başkanı (TCMB) Fatih Karahan, "Orta Doğu’daki gelişmeler, enflasyon görünümü üzerinde belirsizliğe yol açtı. Enflasyon beklentilerinde bozulma izledik. Gerilimin ne kadar süreceği enflasyon görünümü açısından kritik bir risk unsuru" dedi. TCMB Başkanı Fatih Karahan, AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş Başkanlığında toplanan TBMM Plan Bütçe Komisyonu’nu bilgilendirme amacıyla sunum gerçekleştirdi. Karahan sunumunda, küresel gelişmeler, Türkiye ekonomisi, enflasyon ve para politikası çerçevesinde Merkez Bankası’nın uyguladığı politikalar ve faaliyetlerine ilişkin bilgilendirmelerde bulundu. "ABD-İsrail-İran Savaşı ile enerji fiyatları keskin bir şekilde arttı" Karahan, son dönemde jeopolitik gelişmelerin ekonomik programlar üzerinde belirleyici rol oynadığını dile getirdi. Küresel ekonomik görünüme ilişkin süregelen belirsizliklerin jeopolitik gelişmelerden ötürü belirgin şekilde yükseldiğini ifade eden Karahan, "Şubat ayı sonunda başlayan ABD-İsrail-İran Savaşı ile enerji fiyatları keskin bir şekilde arttı. Hürmüz Boğazı’nın kapatılması küresel enerji arzı açısından risk oluşturmakta. Öncü göstergeler küresel iktisadi faaliyette yavaşlama, girdi maliyetlerinde artış ve tedarik zincirlerinde aksamalara işaret ediyor. Mevcut durumda, enerji fiyatları yüksek düzeyini koruyor. Gerek ham petrol gerekse doğal gaz fiyatları savaş öncesi düzeylerin oldukça üzerinde seyrediyor. Petrol fiyatlarındaki oynaklık son dönemde azalmış olsa da tarihsel ortalamasının üzerinde" açıklamasında bulundu. "2026 yılında küresel büyümenin belirgin şekilde ivme kaybetmesi bekleniyor" Küresel ekonominin mevcut gerilimlerden ötürü önemli bir negatif arz şoku ile karşı karşıya olduğunu kaydeden Karahan, "Daha da yükselen küresel belirsizlik tüketici ve üretici güvenini olumsuz etkiliyor. Başta savaş bölgesinde yer alan ülkeler olmak üzere, birçok ekonomide büyüme öngörülerinin aşağı yönde güncellendiğini görüyoruz. 2026 yılında küresel büyümenin belirgin şekilde ivme kaybetmesi bekleniyor. Buna bağlı olarak Türkiye’nin dış talebinin de zayıflayacağını öngörüyoruz" diye konuştu. "Fiyat artışlarının ikincil etkilerini kontrol altına almak için daha güçlü bir para politikası tepkisi gerekebilir" Enerji fiyatlarına bağlı olarak manşet enflasyonun küresel ölçekte arttığını söyleyen Karahan, bu duruma küresel anlamda para politikalarının ilk tepkisinin sınırlı oldu olduğuna vurgu yaptı. Bu kapsamda gelişmiş ülkelerde daha önce beklenen faiz indirimlerinin ötelendiğini söyleyen Karahan, "Enerji arzına ilişkin aksamaların sürmesi durumunda fiyat artışlarının ikincil etkilerini kontrol altına almak ve beklentileri çıpalamak için küresel ölçekte daha güçlü bir para politikası tepkisi gerekebilir" değerlendirmesinde bulundu. Karahan, TCMB’nin yurt içi makroekonomik gelişmelere ilişkin tespitlerini de aktardı. Sıkı para politikalarının hedeflenen bir sonucu olarak talep kompozisyonunda dengeli seyir devam ettiğini söyleyen Karahan, 2025 yılında tüketimin büyümeye katkısının 2023 yılına kıyasla, belirgin olarak gerilediğini, yatırımların katkısının ise devam ettiğini dile getirdi. Hizmet üretiminin şubat ayı itibarıyla ilk çeyrekte artış gösterdiği bilgisini veren Karahan, bu dönemde, ulaştırma ve konaklama gibi hanehalkı talebiyle daha yakından ilişkisi olan alt kalemlerde ise hizmet üretiminin azaldığına dikkati çekti. İşgücü piyasasında, ilk çeyrekte manşet işsizlik oranının sınırlı gerilediğini dile getiren Karahan, işsizlik oranının geçmiş dönem ortalamalarının oldukça altında seyrederken, geniş tanımlı göstergelerin ise yüksek seviyesini koruduğunu kaydetti. Küresel ticaret ve jeopolitik koşullardaki zorluklara rağmen nisan ayında ihracatta artış, ithalatta ise azalış olduğunu söyleyen Karahan, yılbaşından bu yana tüketim malı ithalatının da gerilemekte olduğuna vurgu yaptı. "2026 yılında cari açığın millî gelire oranının uzun dönem ortalamasının altında gerçekleşeceğini öngörüyoruz" Karahan, cari açığın yılın ilk çeyreğinde, dış ticaret ve hizmetler dengesindeki görünüme bağlı olarak arttığını ve milli gelire oran olarak tarihsel ortalamaların altında kalmayı sürdürdüğünü ifade ederek, "Savaşın enerji fiyatlarında tetiklediği hızlı yükseliş, mart ayında enerji ithalatında belirgin artışa neden oldu. Bir önceki çeyreğe göre gerileyen altın ithalatı cari dengeye pozitif katkı verdi. Ancak, korumacı önlemlerin halihazırda küresel talep üzerinde oluşturduğu aşağı yönlü risklere, jeopolitik riskler ve enerji fiyatlarındaki artışın faaliyeti sınırlayıcı ikincil etkileri kaynaklı riskler de eklendi. Bu gelişmeler yılın geri kalanında dış ticaret açığı üzerinde yukarı yönlü baskıyı artırıyor. 2026 yılında cari açığın millî gelire oranının uzun dönem ortalamasının altında gerçekleşeceğini öngörüyoruz. Bununla birlikte jeopolitik gelişmelerin seyri her iki yönde de belirsizlik içeriyor" dedi. "Yılın ilk dört ayındaki fiyat artışlarına baktığımızda enflasyonun gıda ve enerjide yükseldiğini görüyoruz" Yılın ilk çeyrekteki enflasyon görünümüne ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Karahan, Mayıs 2024’te ulaşılan zirve ile kıyaslandığında, enflasyonda belirgin bir düşüş yaşandığını fakat yüksek seyrini de koruduğunu kaydetti. Karahan, şu ifadelere yer verdi: "Enflasyonun yakın dönemdeki seyrini değerlendirmek için ana eğilim göstergelerine başvuruyoruz. Yıllık enflasyon, geçmiş dönem artışları bünyesinde barındırdığından, yakın dönem görünümü yeterince yansıtmayabiliyor. Göstergelerin son üç aylık ortalamaları enflasyonun ana eğiliminde bir miktar yükselişe işaret ediyor. Nitekim yılın ilk dört ayındaki fiyat artışlarına baktığımızda, geçen yıla kıyasla enflasyonun temel mal ve hizmet gibi çekirdek gruplarda yavaşladığını, ancak gıda ve enerjide yükseldiğini görüyoruz. Yılın ilk aylarında gıda grubu enflasyona arttırıcı yönde katkıda bulundu. Kasım ayında mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıklarla sert bir düşüş gösteren sebze fiyatları, olumsuza dönen hava koşulları sonucunda ocak ve şubat aylarında belirgin biçimde yükseldi. Diğer yandan mart ve nisan aylarında jeopolitik gelişmelerle yurt içi enerji fiyatlarında kayda değer artışlar görüldü. Buna karşın, para politikasındaki sıkı duruşun etkisiyle hizmet ve temel mal gibi gruplarda yavaşlama devam ediyor." "Eşel mobil istemi, petrol fiyatlarındaki artışların enflasyona yansımasını önemli ölçüde sınırladı" Şubat ayı sonunda Orta Doğu’da başlayan gerilimin, negatif arz şoklarına yol açarak enflasyonist baskıları artırdığını söyleyen Karahan, "Yurt içi enerji fiyatları, petrol ve doğalgaz fiyatları öncülüğünde hızlandı. Sol panelden izleyebileceğiniz üzere, yavaşlama eğiliminde olan enerji yıllık enflasyonu son iki ayda 19 puan artış gösterdi. Tetiklenen maliyet artışları sonucunda, elektrik ve doğal gaz tarifelerinde güncellemeye gidildi. Özellikle doğal gazda, meskenler için fazla tüketim yapan hanelerin daha yüksek ödediği kademeli fiyat uygulamasına geçilmesiyle fiyat artışı belirgin oldu. Ham petrol fiyatlarındaki artışların tüketici fiyatlarına olan etkisini sınırlamak üzere akaryakıt ürünlerinde eşel mobil sistemi devreye alındı. Eşel mobil sistemi, petrol fiyatlarındaki artışların enflasyona yansımasını önemli ölçüde sınırladı. Bu etkiyi anlamak için ortalama Brent petrol fiyatının 85 dolara çıktığı bir senaryo düşünelim. Eşel mobilin olmadığı bir durumda bu şok 12 aylık bir dönem sonunda yıllık enflasyonu 4,5 puan kadar yükseltir. Eşel mobille bu şokun enflasyon üzerindeki etkisi 1,3 puana geriliyor" değerlendirmesinde bulundu. "kira verileri, kira enflasyonunda eğilimin aşağı yönlü olduğuna işaret ediyor" Karahan, son bir yıllık dönemde kira ve eğitim hizmetleri enflasyonunda önemli düşüşler yaşandığının altını çizerek, "Bu durum, hizmetlerde süregelen ataletin güç kaybetmeye başladığını haber veriyor. Kira ve eğitim dışında kalan hizmet kalemlerinde ise tüketici enflasyonuna daha yakınsamış bir resim göze çarpıyor. Bu bağlamda, hizmet enflasyonu üzerinde önümüzdeki dönemde etkili olabilecek bazı unsurlara değinmekte fayda var. Kira tarafında; gerek mevsim etkilerinden arındırılmış yakın dönem kira verileri gerekse yeni yayımlamaya başladığımız yeni kiracı kira endeksi, enflasyonda eğilimin aşağı yönlü olduğuna işaret ediyor" şeklinde konuştu. "Küresel gerilimin ne kadar süreceği enflasyon görünümü açısından kritik bir risk unsuru" Enflasyon beklentilerinin seyrine ve öne çıkan risklere değinen Karahan, "Bir önceki sunum dönemi ile kıyasladığımızda, enflasyon beklentilerinin arzu ettiğimiz ölçüde gerilemediğini görüyoruz. Beklentiler, halen enflasyon tahminlerimizin üzerinde seyrediyor. Yılın ilk aylarında gıda fiyatları yüksek seyretti; sonraki dönemde ise Orta Doğu’daki gelişmeler, enflasyon görünümü üzerinde belirsizliğe yol açtı. Buna istinaden enflasyon beklentilerinde bozulma izledik. Bu dönemde jeopolitik gelişmelerin olası ikincil etkileri önem taşımakta. Gerilimin ne kadar süreceği enflasyon görünümü açısından kritik bir risk unsuru" dedi. "Attığımız bu adımlar, piyasa oynaklıklarının sınırlı kalmasında etkili oldu" Ocak ayında, para politikası adımlarının büyüklüğünü gözden geçirdiklerini ve politika faizini 100 baz puanlık bir indirimle yüzde 37 seviyesine getirdiklerini anımsatan Karahan, Orta Doğu’da yaşanan gerilimlerin oluşturabileceği riskleri sınırlamak amacıyla tedbirler aldıklarını sözlerine ekledi. Karahan, söz konusu tedbirlere ilişkin şu ifadelere yer verdi: "2 Mart itibarıyla bir hafta vadeli repo ihalelerine ara vererek ağırlıklı ortalama fonlama maliyetinin yüzde 40’ta oluşmasını sağladık. Ayrıca, döviz piyasasının sağlıklı çalışması, döviz kurlarında gözlenebilecek oynaklıkların engellenmesi ve döviz likiditesinin dengelenmesi amacıyla Türk lirası uzlaşmalı vadeli döviz satım işlemlerine başladık. İvedilikle attığımız bu adımlar, piyasa oynaklıklarının sınırlı kalmasında etkili oldu. Devam eden süreçte, Türk lirası ve döviz piyasalarına ilişkin adımlarımızı sürdürdük. Bankaların Türk lirası ve döviz likidite yönetimlerine katkıda bulunmak amacıyla 31 Mart tarihinden itibaren geleneksel yöntemle alım yönlü swap ihaleleri ile Türk lirası fonlama yapmaya başladık. Bu süreçte enflasyon görünümü üzerinde oluşabilecek riskleri sınırlamak amacıyla sıkı politika duruşumuzu koruyarak mart ve nisan aylarında politika faizini sabit tuttuk." "KKM hesaplarında çok sınırlı bir bakiye kaldı" Karahan, TL mevduat, kredi büyümesi ve likidite yönetimi odaklı makroihtiyati tedbirlerini sıkı parasal duruşunu desteklemek üzere uygulamaya devam ettiklerini söyleyerek, "TL mevduat payını artırmayı hedefleyen düzenlemeleri finansal koşullara göre revize ederek uyguluyoruz. KKM hesaplarının açılması ve yenilenmesi uygulamasını 2025 yılında sonlandırmıştık. Bu hesaplarda çok sınırlı bir bakiye kaldı. Kredi büyümesindeki dalgalanmaları yönetmek için büyüme sınırlarını kullanıyoruz. Son dönem jeopolitik gelişmeler sonrasında olduğu gibi aktif likidite yönetimi politikamız ile parasal aktarım mekanizmasını güçlendiriyoruz" ifadelerine yer verdi. Kredi büyümesindeki yükselişin ticari kredilerden geldiğini kaydeden Karahan, geçen yılın son çeyreğinden itibaren TL ticari kredilerin önceki ayların üzerinde bir performans sergileyerek aylık ortalama yüzde 3’ün üzerinde büyüdüğünü bildirdi. Karahan, jeopolitik gelişmelerin etkilerine değinerek, "Jeopolitik gelişmelerin de neden olduğu arz şokları dezenflasyon sürecini olumsuz etkiliyor. Bu durum fiyat istikrarına ulaşma yolundaki kararlılığımızı değiştirmeyecek. Yaşanan gelişmelerin orta vadeli enflasyon görünümü üzerindeki yansımaları para politikası duruşumuzla şekillenecek. Bu bağlamda, fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı para politikası duruşunu sürdüreceğimizi belirtmek isterim. Çünkü, unutmamalıyız ki fiyat istikrarı, sürdürülebilir büyüme ve toplumsal refah artışı için ön koşuldur" açıklamasında bulundu. Komisyon, Karahan’ın konuşmasının ardından milletvekillerinin konuşmasıyla devam etti.
05 Mayıs 2026 Salı - 17:10
ESTAŞ, ihracatta ilk 5’e girdi
Türkiye’nin makine imalat sanayisinin önde gelen firmalarından olan ve Sivas Merkez 1. Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) faaliyet gösteren Sivas Eksantrik Sanayi ve Ticaret AŞ (ESTAŞ), 2025 yılı ihracat performansıyla önemli bir başarıya imza attı. Makine İhracatçıları Birliği tarafından yapılan değerlendirmede, ESTAŞ "rulmanlar, güç aktarma elemanları ve aksamlar" ürün grubunda en çok ihracat yapan ilk 5 firma arasına girerek ödüle layık görüldü. Makine İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Kutlu Karavelioğlu tarafından ESTAŞ’a gönderilen başarı belgesinde, ESTAŞ’ın ülke ekonomisine sağladığı katkılar ve sürdürülebilir ihracat başarısı vurgulandı. Türk makine sektörünün marka değerini yükselten ESTAŞ’a teşekkür eden Karavelioğlu, ESTAŞ’ın küresel ölçekte Türk makinesinin itibarını yükselten firmalardan biri olduğuna dikkat çekti.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
02 Mayıs 2026 Cumartesi- 09:20
Kahramanmaraş’ta kurbanlık fiyatlarında esnaftan indirim kararı
2
04 Mayıs 2026 Pazartesi- 11:30
Kursta tanışıp iş hayallerini birleştirdiler
3
04 Mayıs 2026 Pazartesi- 09:45
Bosch’un ‘köpek annesi’ reklamı, tepkiler üzerine yayından kaldırıldı
4
04 Mayıs 2026 Pazartesi- 10:00
Kurbanlıklar satışa çıktı, pazarlıklar kızıştı
5
04 Mayıs 2026 Pazartesi- 10:01
Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık yüzde 4,18 artarken, yıllık yüzde 32,37 oldu
29 Nisan 2026 Çarşamba - 13:00
ASO’dan dört stratejik dönüşüm vurgusu
Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, üretim ve ihracatı koruyan bir dezenflasyon süreci, döviz riskini büyütmeyen erişilebilir ve öngörülebilir finansman, Ar-Ge’yi ürüne, ürünü üretime, üretimi ihracata bağlayan tutarlı bir teknoloji politikası ve yapay zekâyı, yeşil dönüşümü ve ileri teknolojiyi Ankara sanayisinin yeni sıçrama alanları haline getirecek kararlı bir eylem programına ihtiyaç olduğunu belirterek, "Bu çağın meselesi yalnızca büyümek değil, dayanıklı ve istikrarlı büyümektir. Yani katma değeri yüksek, teknolojik ve sürdürülebilir biçimde üretim yapmaktır. Yalnızca bu günü kurtarmamalıyız; geleceğin rekabet gücünü bugünden inşa etmeliyiz" dedi. ASO Başkanı Seyit Ardıç, nisan ayı meclis toplantısında yaptığı konuşmada küresel ekonominin kalıcı bir türbülans içinde yol aldığını belirtti. Ardıç, IMF’in nisan ayındaki "2026 Dünya Ekonomik Görünüm Raporu"nun başlığının bunu net biçinde ortaya koyduğunu ifade ederek, "Rapor küresel büyümenin 2025 yılına göre 0.1 puan azalarak, 2026’da yüzde 3.1’e gerileyeceğini, yüzde 4.1 olan küresel enflasyonun petrol fiyatlarındaki hızlı yükselişin de etkisiyle yüzde 4.4’e yükseleceğini öngörüyor. Dünya Ekonomik Forumu ise, 2026 yılını dünyada iş birliğinin azaldığı, jeopolitik ve ekonomik rekabetin üst düzeye çıktığı bir rekabet çağı olarak tanımlıyor" şeklinde konuştu. Diplomasi kapasitesi ticaretin yönünü belirliyor Türkiye’nin dış politikada giderek daha güçlü ve oyun kurucu bir rol üstlendiğinu vurgulayan Ardıç, geçtiğimiz hafta düzenlenen 5. Antalya Diplomasi Forumu’nun bu gelişimin somut göstergelerinden biri olduğu ifade etti. Forumun bu yılki temasının "yarını tasarlamak ve belirsizliklerle baş etmek" olduğunu hatırlatan Ardıç, söz konusu yaklaşımın sanayi politikalarıyla da örtüştüğüne dikkat çekti. Ardıç, küresel ölçekte yalnızca üretim gücünün değil, diplomasi kapasitesinin de ticaretin yönünü belirlediğini, diplomatik açıdan güçlü ülkelerin uluslararası ticaret kurallarını şekillendirebildiğini kaydetti. Türkiye yatırım açısından cazip bir merkez haline geldi Antalya Diplomasi Forumu’nun uluslararası alanda etkisinin artmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın etkisine vurgu yapan Ardıç, diplomatik çabalara katkı sunanlara sanayiciler adına teşekkür etti. Türkiye’nin bölgesinde güveni en kurumsal şekilde sağlayan ülkeler arasında yer aldığını belirten Ardıç, ülkenin üretim altyapısı, sanayi birikimi ve yetişmiş insan kaynağı sayesinde yatırım açısından cazip bir merkez haline geldiğini açıkladı. "Riskin en yoğun olduğu coğrafyada güvenin en yüksek olduğu ülke Türkiye’dir" Ankara’da ise üretim, bilgi ve teknolojinin iç içe olduğu stratejik bir şehir olarak öne çıktığını dile getiren Ardıç, şunları kaydetti: "Güçlü organize sanayi bölgelerimiz ve teknoparklarımız, köklü üniversitelerimiz ve araştırma altyapılarımız etkin bir ekosistem oluşturmaktadır. Savunma sanayinden bilişime, ileri makine teknolojilerinden sağlık teknolojilerine kadar yüksek katma değerli Ar-Ge ve ürün geliştirme kapasitesi Ankara’da yoğunlaşmaktadır. Bütün bunlar bir araya geldiğinde Ankara’mız yalnızca ülkemizin değil, Avrasya’nın en güvenli yatırım merkezlerinden biridir. Uluslararası yatırımcıya çağrımız nettir: Riskin en yoğun olduğu coğrafyada güvenin en yüksek olduğu ülke Türkiye’dir. Türkiye’de bu güvenin kalbi Ankara’dır. Ancak ne fırsatlar ne de potansiyel kendiliğinden gerçeğe dönüşmez; güçlü bir hazırlık şarttır." Üç yıllık dönemde yalnızca 7.3 puanlık bir düşüş yaşandı Ardıç, Haziran 2023’te yıllık enflasyonun yüzde 38.21 seviyesinde olduğunu, Mart 2026 itibarıyla ise yüzde 30.87 seviyesine gerilediğini belirterek, üç yıllık dönemde yalnızca 7.3 puanlık bir düşüş yaşandığını söyledi. Bu süreçte reel sektör üzerindeki baskının hafiflemediğini, aksine birçok alanda daha sert hissedildiğini ifade eden Ardıç, sanayi üretimine ilişkin göstergelerin de bu tabloyu doğruladığını dile getirdi. "Reel sektör son üç yılda daha fazla döviz borçlanmak zorunda kaldı" Dezenflasyon sürecinde uygulanan sıkı para politikası ve yüksek faizlerin şirketleri döviz cinsi finansmana yönlendirdiğini belirten Ardıç, firmaların daha erişilebilir gördükleri bu finansman türüne yöneliminin arttığını kaydetti. Şirketlerin döviz pozisyon açığına da dikkat çeken Ardıç, Haziran 2023’te 74 milyar dolar seviyesinde olan açık pozisyonun Mart 2026 itibarıyla 200 milyar dolara yükseldiğini söyledi. Bu durumun reel sektörün son üç yılda daha fazla döviz borçlanmak zorunda kaldığını ortaya koyduğunu ifade eden Ardıç, mevcut tablonun sanayiciler açısından maliyet baskısını artırdığını, ilerleyen dönemde ise ihracat pazarlarında daralma ve döviz gelirlerinde azalma yaşanması halinde kur şoku riskini gündeme getirebileceğini belirtti. Üretimin tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Ardıç, üretimin her aşamasında şeffaflık, belge ve ölçüm temelli bir yaklaşımın önemini belirtti. Türkiye Yüzyılı Yatırım için Güçlü Merkez Programı’na da değinen Ardıç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan programın Türkiye’nin yatırım, üretim, ticaret ve finans merkezi olma hedefi açısından stratejik bir adım olduğunu ifade etti. Türkiye’de teknopark ekosisteminin önemli bir ölçeğe ulaştığını ancak bu büyümenin patentleşme, ticarileşme ve sanayiye teknoloji aktarımı alanlarında aynı düzeyde sonuç üretmediğini söyleyen Ardıç, temel meselenin verilen desteklerin sonuç üretip üretmediği olduğunu vurguladı. Ardıç, rapor kapsamında 13 stratejik çerçevede kapsamlı bir reform seti hazırlandığını ve buna ilişkin uygulama önerileri ile eylem planının sunulduğunu da kaydetti. Ankara Sanayi Odası olarak politika yapıcı ve uygulayıcılara dört talebin altını çizdiklerini belirten Ardıç, şunları söyledi: "Birincisi, üretim ve ihracatı koruyan bir dezenflasyon süreci. İkincisi, döviz riskini büyütmeyen erişilebilir ve öngörülebilir finansman. Üçüncüsü, Ar-Ge’yi ürüne, ürünü üretime, üretimi ihracata bağlayan tutarlı bir teknoloji politikası. Dördüncüsü ise yapay zekâyı, yeşil dönüşümü ve ileri teknolojiyi Ankara sanayisinin yeni sıçrama alanları haline getirecek kararlı bir eylem programı. Çünkü bu çağın meselesi yalnızca büyümek değil, dayanıklı ve istikrarlı büyümektir. Yani katma değeri yüksek, teknolojik ve sürdürülebilir biçimde üretim yapmaktır. Yalnızca bu günü kurtarmamalıyız; geleceğin rekabet gücünü bugünden inşa etmeliyiz. Bu meclis Ankara sanayisinin ortak aklıdır. Bu salonda yalnızca sektörler yoktur; tecrübe, emek, hafıza ve gelecek iddiası da bir aradadır. Bizim görevimiz sadece günü yönetmek değil, istikameti de belirlemektir." Öte yandan program öncesi Rölyef Sanatçısı Gonca Tosun’a ait eserlerin yer aldığı serginin açılışı yapıldı. Serginin açılışında ASO Başkanı Seyit Ardıç, "Sanayi ve sanat birbirinden uzak gibi görünse de aslında aralarında çok güçlü bir bağ var. Sanatçı da üretir, sanayici de üretir. Sanayicinin üretim gücüyle sanatçının estetiği birbirini tamamlar. Biz Ankara Sanayi Odası olarak bu anlayışla sanatçılarımızı desteklemeyi önemsiyoruz" diye konuştu.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 12:44
ASAT’tan Elmalı’da asfalt öncesi altyapı yatırımı
Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü, Elmalı ilçesinde planlanan sıcak asfalt çalışması öncesinde kurumlar arası iş birliği gözeterek sanayi çarşısına ulaşımı sağlayan güzergahın içme suyu altyapısını yeniliyor. ASAT Genel Müdürlüğü, Elmalı’da eski Finike Caddesi olarak bilinen ve sanayi çarşısına ulaşımı sağlayan güzergahta, Elmalı Belediyesi tarafından yapılacak sıcak asfalt çalışması öncesi ASAT ekipleri harekete geçti. Bölgede yeni iş yerleri ve inşaat faaliyetlerinin artması nedeniyle, ilerleyen süreçte yapılabilecek kazı çalışmalarının önüne geçmek amacıyla içme suyu şebeke hattı imalatına başlandı. Toplam bin 900 metre uzunluğundaki hat çalışmasının yaklaşık maliyetinin 1 milyon 600 bin TL olduğu belirtildi. Gerçekleştirilen bu yatırımla, hem altyapının güçlendirilmesi hem de ilçenin ihtiyaçlarına uzun vadeli çözümler sunulması amaçlanıyor. ASAT yetkilileri, planlı altyapı çalışmalarıyla kamu kaynaklarının verimli kullanıldığını vurgulayarak, vatandaşlara daha kesintisiz ve sürdürülebilir hizmet sunma hedefi doğrultusunda çalışmaların aralıksız devam edeceğini ifade etti.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 12:37
Gebze’de ticari işbirliklerini artıracak doğrudan temas adımı
Gebze Ticaret Odası (GTO) tarafından, üyelerinin büyük ölçekli firmalarla ticari işbirliklerini geliştirmek ve tedarik zincirlerine entegrasyonunu sağlamak amacıyla düzenlenen "Tedarikçi Günleri" devam ediyor. Üretici ve tedarikçileri doğrudan alıcılarla buluşturan program kapsamında Turkuaz Kablo yetkilileri odada ağırlandı. GTO Yönetim Kurulu Başkanı Abdurrahman Aslantaş ve Başkan Yardımcısı Mikdat Aydın’ın da katıldığı etkinlikte, oda üyeleri ile firma yetkilileri arasında ikili iş görüşmeleri gerçekleştirildi. Görüşmelerde, firmaların ihtiyaç duyduğu ürün ve hizmetler doğrudan üreticilerle eşleştirildi; üretim kabiliyetleri, tedarik süreçleri ve işbirliği fırsatları ele alındı. Program sayesinde GTO üyeleri, büyük firmaların satın alma kriterlerini yakından tanıma, mevcut iş hacimlerini genişletme ve yeni iş bağlantıları kurma imkanı buldu. Başkan Aslantaş’ın ayda en az iki kez düzenleneceğini duyurduğu "Tedarikçi Günleri"nin nisan ayındaki ikinci etkinliği de bu organizasyonla tamamlanmış oldu. Gebze Ticaret Odası’nın artan talep doğrultusunda bölgedeki üretim gücünü tedarik zincirlerine daha etkin entegre etmek için programı sürdüreceği belirtildi.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 12:14
Marketlere yönelik fiyat denetimleri sürüyor
Afyonkarahisar’da marketlere yönelik gerçekleştirilen fiyat denetimleri devam ediyor. Denetimler Afyonkarahisar İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri tarafından yapıldı. Denetimlerin ardından yapılan açıklamada "Yürütülen çalışmalar çerçevesinde, ilimizde faaliyet gösteren marketlerde ürün fiyatları yerinde incelenerek ilgili veriler sistematik şekilde derlendi. Gerçekleştirilen fiyat takip çalışmalarıyla, tarımsal ürünlerin piyasadaki seyrinin izlenmesi, veri akışının düzenli şekilde sağlanması ve değerlendirme süreçlerine katkı sunulması amaçlanmaktadır. İl müdürlüğümüzce, üretimden tüketime uzanan süreçte piyasa verilerinin doğru ve güncel şekilde takip edilmesine yönelik çalışmalar titizlikle sürdürülmektedir" ifadelerine yer verildi.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 12:10
MÜSİAD Muğla Şubesi ile Muğla Ticaret Odası arasında ortak projeler görüşüldü
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Muğla Şubesi ve Muğla Ticaret Odası tarafından gerçekleştirilen toplantıda, Muğla’nın ortak sorunları, çözüm önerileri ve iş birliği içerisinde hayata geçirilebilecek projeler ele alındı. MÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Nevzat Aykaç ve yönetim kurulu ile MUTSO Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Karakuş ve yönetim kurulunun katıldığı toplantıda kurumlar arası iş birliğinin geliştirilmesi ve Muğla iş dünyasına katkı sağlayacak ortak çalışmalar değerlendirildi. Verimli geçen görüşmede, bölgenin ekonomik ve ticari gelişimine katkı sağlayacak adımlar üzerine fikir alışverişinde bulunuldu. Toplantıda ayrıca yürütülen çalışmalar ve üyelere sunulan katkılar hakkında bilgilendirme yapılarak, karşılıklı değerlendirmeler gerçekleştirildi. 2012 yılında kuruluşu gerçekleştirilen MÜSİAD Muğla Şubesinin 14 yılda Muğla ekonomisine ve üyelerine katkı sunmaya devam ettiğini belirten MÜSİAD Muğla Şube Başkanı Nevzat Aykaç, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve iş dünyasının ortak akıl çerçevesinde hareket etmesinin önemine dikkat çekti. Aykaç, Muğla’nın sahip olduğu turizm, tarım ve ticaret potansiyelinin daha etkin değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, sürdürülebilir kalkınma için yerel aktörler arasında güçlü bir iş birliği kurulmasının şart olduğunu ifade etti.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 11:50
Şanlıurfa’da zeytin üreticilerine kritik uyarı
Şanlıurfa’da zeytin üreticilerine bahar döneminde ilaçlama, budama ve bakım yapılırken dikkat edilmesi gereken önemli konular hakkında sahada uygulamalı olarak bilgilendirme yapıldı. Bahar ayının gelmesiyle birlikte Şanlıurfa’daki badem, fıstık, nar ve zeytin üreticilerini budama, ilaçlama ve bakım telaşı sardı. Ağaçların bahar bakımını yapan üreticiler, bu yılki yağışlardan sonra yüksek verim elde etmeyi planlıyor. Sahada aktif olarak çalışan ziraat mühendisleri de çiftçileri bilgilendirerek budama, bakım ve zararlılara karşı mücadele etmelerine yardımcı oluyor. Bölgede faaliyet gösteren Ziraat Mühendisi Mehmet Bilgin, üreticilerle bir araya gelerek budama ve zararlılarla mücadele konusunda sahada uygulamalı bilgi verdi. Gerçekleştirilen çalışmada, zeytin bahçelerinde doğru budama uygulamalarının verim ve ağaç sağlığı üzerindeki etkileri detaylı şekilde anlatıldı. Özellikle bu dönemde sıkça görülen pamuklu bit, koşnil ve zeytin dip kurdu gibi zararlılara karşı erken teşhis ve doğru müdahalenin önemi vurgulandı. Uygulamalı eğitim kapsamında çiftçilere sahada birebir budama teknikleri gösterilirken, yanlış uygulamaların ürün kaybına ve ağaçların zayıflamasına yol açabileceğine dikkat çekildi. Ayrıca zararlılarla mücadelede doğru zamanlama ve bilinçli ilaçlama yöntemlerinin kritik rol oynadığı ifade edildi. Ziraat Mühendisi Mehmet Bilgin yaptığı açıklamada, "Yağışların artmasıyla kök bölgesinde çıkan yeni sürgünler var. Bu sürgünler ağacın besinine ortak oluyor. Dolayısıyla bu ağacın gelişimi zayıflatıyor. Biz de yeni sürgünleri budayarak ortadan kaldırıyoruz. Bu sene çok çıkmış, geçen senelerde az vardı. Biz kontrole geldiğimizde pamuklu bit zararlısının zararlarını üreticimize anlatmaya çalıştık. Bakımsız arazilerde, bakımsız bahçelerde sık olan dalların içerisinde ürüyorlar ve bunlar yeni mahsul olacak olan salkımların içlerine nüfuz ediyorlar. Bu da o salkımların tutmamasına, onun bitki özünü emerek zayıf kalmasına ve verim kaybına neden oluyor. Çiftçiler bu noktada dikkat etse bile kabuklu bit dediğimiz koşnil noktasına da dikkat etsinler" dedi. Dip kurtlarının ağaçlara verdiği zararı da aktaran Bilgin, "Şimdi yaklaşık 30 yıllık bir zeytin ağacının kök yapısını size gösteriyoruz. Buradaki oyukları görüyorsunuz. Bunlar zeytin dip kurtlarının verdiği bir zarardır. Az önce bunları çıkarttık. Bu dip kurtları kök yapısına zarar veriyor ve iletim damarlarını ortadan kaldırıyor. Zeytin dip kurtlarıyla alakalı çitçimizi bilgilendirdik" diye konuştu. Öte yandan uzmanlar, pamuklu bit zararlısının yaprak, sürgün ve meyvelerde ciddi zararlar oluşturduğunu belirterek, çiçeklenme öncesinde yapılacak doğru müdahalelerin hem verimi artırdığını hem de ekolojik dengenin korunmasına katkı sağladığını ifade ediyor.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 11:50
AJet’ten yurt dışı indirimli bilet kampanyası
Türkiye’nin erişilebilir fiyatlı hava yolu şirketi AJet, yurt dışı hatlarında geçerli indirimli bilet kampanyası başlattı. Kampanya ile Türkiye çıkışlı biletler, vergi dahil 60 dolardan başlayan fiyatlarla satışa sunuldu. AJet, yurt dışı kampanyası ile misafirlerine; Londra’dan, Amsterdam’a Stockholm’den Viyana’ya, Taşkent’ten Cezayir’e uzanan geniş destinasyon ağında seyahatlerini planlama fırsatı sunuyor. Kampanya biletleri; 29 Nisan 2026 tarihinde saat 11.00’den, 30 Nisan 2026 saat 23.59’a kadar satışta olacak. İndirimli biletler, 4 Mayıs - 30 Haziran 2026 tarihleri arasındaki seyahatlerde kullanılabilecek. 50 bin indirimli koltuk satışta Kampanya kapsamında; vergi dahil Türkiye çıkışlı ‘Basic’ biletler 60 dolardan başlayan fiyatlarla, Türkiye varışlı ‘Basic’ biletler ise 50 eurodan başlayan fiyatlarla alınabilecek. Kampanya ile 50 bin koltuk satışa sunuldu. İndirimli bagaj fırsatı Kampanya ile seçili tüm hatlarda bagajlar da indirimli olacak. Ek hizmet olarak; kabin bagajı 9 euroya ve ‘Basic’ bilete özel 10 kg uçak altı bagajı 9 euroya alınabilecek. Biletler; AJet.com, AJet Mobil, çağrı merkezi ve yetkili satış acentelerinden alınabilecek. Kampanyanın geçerli olduğu ülkeler; Almanya, Avusturya, İngiltere, Hollanda, İsviçre, Belçika, Macaristan, Danimarka, İsveç, İspanya, İtalya, Fransa, Çek Cumhuriyeti, Arnavutluk, Romanya, Sırbistan, Kosova, Bosna Hersek, Kuzey Makedonya, Azerbaycan, Gürcistan, Rusya, Kırgızistan, Özbekistan, Kazakistan, Cezayir, Mısır.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 11:36
Döküm sektöründe faaliyet gösteren firmalar yerel kalkınma hamlesi teşvik programı konusunda bilgilendirilecek
Doğu Akdeniz Kalkınma Ajansı, bölgede döküm sektöründe faaliyet gösteren kuruluşlara yönelik yerel kalkınma hamlesi teşvik programı tanıtım toplantısı düzenleyecek. Doğu Akdeniz Kalkınma Ajansı (DOĞAKA); Hatay, Kahramanmaraş ve Osmaniye’de ticaretin ve ekonominin desteklenmesine yönelik çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. MEVKA ve Türk Döküm iş birliğiyle; Doğu Akdeniz Kalkınma Ajansı (DOĞAKA), Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA) ve Orta Anadolu Kalkınma Ajansı (ORAN) katılımlarıyla, döküm sektörü özelinde yerel kalkınma hamlesi teşvik programı online gerçekleştirilecek toplantıda tanıtılacak. Toplantıda; Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı kapsamında sunulan destekler hakkında bilgilendirme yapılacak ve döküm sektöründe faaliyet gösteren işletmelere yönelik fırsatlar ele alınacak. Toplantı; 4 Mayıs 2026 Pazartesi günü saat: 10.30’da gerçekleşecek.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 11:31
Atakumlu çiftçiye 100 bin sebze fidesi
Samsun’un Atakum ilçesinde belediye, çiftçiye 100 bin adet sebze fidesi desteğinde bulundu. Atakum Belediyesi ile Atakum Kent Konseyi iş birliğinde kentte tarımsal üretimi yaygınlaştırmak ve çiftçiye ekonomik destek vermek amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında 100 bin adet sebze fidesinin üreticilere dağıtımına başlandı. Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel öncülüğünde hazırlanan projeyle domates, biber, patlıcan gibi yazlık sebzelerden oluşan fideler, kentin kırsal mahallerindeki ailelere teslim ediliyor. Çiftçiye nefes aldıracak fideler, ilk olarak Karaoyumca Mahallesi’nde yaşayan ailelerle buluştu. Atakum Belediye Başkan Yardımcısı Suat Yıldız, Atakum Belediye Meclis Üyesi Murat Akar, Belediyenin Kırsal Hizmetler Müdürlüğü ekipleri ile Atakum Kent Konseyi Tarım ve Kırsal Kalkınma Komisyonu üyelerinin katıldığı fide dağıtımı, mahalle halkı tarafından sevinçle karşılandı. Sebze fidelerini teslim alan vatandaşlar, belediyenin ziraat mühendisleri ve ziraat teknikerleri tarafından fidelerin dikimi ve bakımı hakkında detaylı şekilde bilgilendirildi. "Kendi seralarımızda üreteceğiz" Atakum Belediye Başkan Yardımcısı Suat Yıldız tarımsal üretimi destekleme çalışmalarının kesintisiz devam edeceğini belirterek, 0"Atakum Belediyesi olarak, üreticiye destek olmak amaçlı 31 tane mahallemizde 100 bin adet sebze fidesi dağıtımı yapacağız. Kırsal Müdürlüğü ekiplerimiz ve Atakum Kent Konseyi iş birliğinde, bu işlemleri yapıyoruz. Salatalık, domates, biber ve patlıcan fidesi dağıtacağız. Bu fideleri muhtarlarımız, köylerdeki üretici sayısına göre ayarlayacak. Biz bugün burada Karaoyumca Mahallesi’nde ilk açılışı, kendimiz yapalım istedik. Nasip olursa çiftçilerimize, biz kendimiz dağıtacağız. Bundan sonraki fidelerimizi, kendi seralarımızda üreteceğiz. Kırsal Hizmetler Müdürümüz Eylem Hanım ve ekibi seranın hazırlığına başladı. Çok yakında, fide üretim seramız da faaliyete geçecek. Belki bu dağıttığımızdan çok daha fazla fideyi, kendimiz yetiştirip kendimiz büyütüp sizlerin hizmetine sunacağız" dedi. Atakum Belediyesi Kırsal Hizmetler Müdürü Eylem Oktay Aktaş, programda vatandaşların fidelerden en iyi verim alınması için dikkat edilmesi gereken noktalara dikkat çekti. Aktaş "Domates, biber, salatalık ve patlıcan fidelerimizi vereceğiz. Ekonominize de, sofranıza da destek olur diye umuyoruz. Toprak hazırlığı çok önemli. Bu sene, biraz havalar geç ısınıyor. Fidelerimizi dağıtacağız ama toprak ve hava sıcaklığını siz takip ederek, belki birkaç gün öteleyerek toprağa dikebilirsiniz. Sizlere vereceğimiz yazılara dikkat ederek, topraktaki gübrelemeyi ve sulamayı kontrol altında tutarak fideleri yetiştirirseniz maksimum miktarda ürün alırsınız. Tekrar bereketli olsun" diye konuştu. "Her zaman çiftçimizin yanındayız" Atakum Belediye Meclis Üyesi Ziraat Mühendisi Murat Akar çalışmalar hakkında "Atakum Belediyesi olarak, her zaman çiftçimizin yanındayız. Bugün de burada değişik türde sebze fidelerini, kırsal mahallelerimizde dağıtarak çiftçimize destek olmaya çalışıyoruz" derken Atakum Kent Konseyi Tarım ve Kırsal Kalkınma Komisyonu Üyesi emekli Veteriner Hekim Harun Pir "Atatürk’ün dediği gibi ‘Çiftçi milletin efendisidir.’ Biz, bugün efendilerimizin yanındayız. Türkiye’nin en temel sorunları üretim ve israftır. Atakum Belediyesi, üreticinin yanındadır. Bunu göstermek için de 100 bin tane fide dağıtımı yapılmaktadır ve ciddi bir şekilde aile ekonomisine katkıda bulunmaktadır" ifadelerini kullandı. Atakum Kent Konseyi Tarım ve Kırsal Kalkınma Komisyonu Üyesi emekli Ziraat Teknikeri Süleyman Taş da "Köylüye gelir kaynağı temin etmek için, hem yardım hem ekonomiye katkı hem de insanların doğal beslenmesini sağlamak için bu hizmeti vermekteyiz. Atakum Belediyesinin varlığı Kent Konseyi için büyük hizmet alanı oluşturuyor. Bundan sonraki hizmetlerimizi de, bu şekilde devam ettireceğiz" şeklinde konuştu. Fide desteğinin ülke olarak geçirilen ekonomik süreçte kendileri için çok önemli olduğunu belirten üreticiler, Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel’e desteğinden dolayı teşekkür etti.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 11:25
İş dünyasında devir değişti: Nitelikli personel arayan işveren öğrencinin ayağına gidiyor
Sanayi kenti Kocaeli’de nitelikli iş gücü bulmakta zorlanan sektör temsilcileri, çözümü öğrencilerin yanına gitmekte buldu. İşletmelerinde beklemek yerine meslek liselerine adeta çıkarma yapan iş dünyası, öğrencileri daha okul sıralarındayken istihdama kazandırmak için yoğun çaba harcıyor. Körfez Ticaret Odası (KTO) öncülüğü ve Körfez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi iş birliğiyle, "Körfez Mesleklerinde Yıldızlarını Yetiştiriyor" sloganıyla "3. Sektör ve Öğrenci Kariyer Buluşması" düzenlendi. Etkinlikte öğrenciler, farklı sektörlerden gelen temsilcilerle birebir görüşerek staj, istihdam ve kariyer planlaması hakkında bilgi aldı. Buluşmada mesleki eğitimin önemi ve nitelikli iş gücünün yetiştirilmesine yönelik ihtiyaçlar da ele alındı. Etkinlikte yapılan görüşmelerin, hem öğrencilerin kariyer yolculuklarına yön vermesi hem de sanayinin ihtiyaç duyduğu insan kaynağının karşılanmasına katkı sağlaması hedeflendi. "Körfez’de 4 bin öğrenci meslek liselerinde eğitim görüyor" İlçe Milli Eğitim Müdürü Sergülen Kurt, Körfez’de lise düzeyinde eğitim gören 10 bin öğrencinin yaklaşık 4 bininin meslek liselerinde olduğunu söyleyerek, "Bu oran yeterli değil. Hedefimiz, bu oranı yüzde 50’lerin üzerine, hatta yüzde 60’lara çıkarmaktır" dedi. "Mezun olan 90 öğrenciden 70’ini istihdama kazandırıyoruz" Öğrencileri geleceğin aranan personeli olarak yetiştirmeyi hedeflediklerini belirten Körfez Ticaret Odası Başkanı Recep Öztürk, "Yürüttüğümüz çalışmalarla her yıl ortalama 90 öğrencimizi mezun ediyoruz ve yaklaşık 70’ini istihdama kazandırıyoruz. Bu gençlerimizin 60’ının yani 3’te 2’sinin üye iş yerlerimizde görev alması, kurduğumuz güçlü iş birliğinin en somut göstergesidir. Yaklaşık 15’i üniversite öğrenimine devam ederken, 5’i farklı alanlarda kariyer yolculuğunu sürdürmektedir. Bizler sadece öğrencilerimizin değil, onları yetiştiren öğretmenlerimizin de gelişimini önemsiyoruz" diye konuştu. "İşletmeler öğrencilerle birebir buluşuyor" Etkinliğin temel hedefinin iyi yetişmiş öğrenciler ile işletmelerin birbirini yakından tanımasını sağlamak olduğunu vurgulayan Öztürk, "Bu senaryoda işletmeler öğrencilerle birebir buluşuyor. Öğrenciler işverenlerini, işverenler de öğrencileri seçerek gelecekteki çalışma arkadaşlarını belirleme imkanı buluyor. Öğrencilerimiz ile işletmeler arasında staj yapabilecekleri, birbirlerini tanıyabilecekleri bir ortam oluşturuyoruz. Buradaki amacımız, iyi yetişmiş öğrencilerimiz ile işletmelerimizin karşılıklı olarak birbirini tanımasını sağlamaktır" şeklinde konuştu. Körfez Kaymakamı Uğur Kalkar da, teknolojinin ve yapay zekanın ilerlemesine rağmen gerçek meslek sahibi insanlara geçmişte olduğundan çok daha fazla ihtiyaç duyulacağını vurguladı. Kalkar, "Yapay zekadan sonra meslek çok fazla ihtiyaç kalmayacak gibi bir şey söyleniyor ama bu söylenen şey herhalde meslek liselerimiz için geçerli değil. Dünyanın bundan sonraki dönemde gerçek meslek sahibi insanlara geçmişte olduğundan daha fazla ihtiyacı olacak" ifadelerini kullandı. Mobilya ve İç Mekan Tasarımı Alan Şefi Süleyman Özecik, elektrik, makine ve kimya gibi bölümlere ilginin fazla olduğunu ancak metal ve mobilya gibi alanların daha az tercih edildiğini dile getirdi. Öğrencilerin zaman zaman bilinçsiz tercihlerle bu alanlara yerleştiğini ve devamsızlık oranlarının olduğunu aktaran Özecik, "Bölümümde dönem başında 70 öğrencim vardı, bunların yaklaşık 32’si şu an hiç okula gelmiyor. Bunun nedenlerinden birinin, öğrencilerin ortaokul döneminde yaşadığı pandemi süreci olduğunu düşünüyoruz" dedi. Programa Körfez Kaymakamı Uğur Kalkar, Körfez Belediye Başkan Vekili İbrahim Çırpan, Körfez Ticaret Odası Başkanı Recep Öztürk, İlçe Milli Eğitim Müdürü Sergülen Kurt, ilçe protokolü, oda üyeleri, sektör temsilcileri, okul idarecileri ve rehberlik servisleri ile meslek lisesi öğrencileri ve öğretmenleri katıldı.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 11:15
Akademisyen çiftçinin 7 yıl süren emekleriyle 120 dönüm alana yaydığı enginar üretiminde hasat başladı
Hatay’da akademisyen çiftçi Elif Ovalı tarafından 5 dönüm arazide ekimi başlayan ve 7 yıl süren ürün geliştirme süreciyle birlikte 120 dönüm arazide ekimi yapılan enginarda bereketli hasat başladı. Uzun yıllar akademisyen olarak Mustafa Kemal Üniversitesi’nde görev yapan Elif Ovalı, Antakya ilçesi Arpahan Mahallesi’nde aile çiftliğinde tarımsal faaliyetleri kardeşi Adnan Murat Teoman ile birlikte yürütüyor. Bölgede alışılagelmişin dışına çıkarak katma değerli ürün üretmeyi hedefleyen akademisyen çiftçi Ovalı, 7 yıl önce 5 dönüm araziye enginar ekimi gerçekleştirdi. Ürün geliştirme ve pazar oluşturma süreciyle birlikte Ovalı, enginar üretimini 120 dönüm alana yaydı. Baharın gelmesiyle aile çiftliğinde ekimi yapılan enginarın hasadı başladı. Ovalı ve kardeşi Teoman tarafından aile çiftliğinde üretilen enginarda 250 bin adet hasat hedeflenirken ürünler; Adana, Gaziantep, Bursa, İstanbul ve çevre iller başta olmak üzere işlenerek yurt dışına gönderiliyor. "Burada alışılmışın dışında aslında çok eskilerde bilinen bir ürün olup sonradan terk edilen enginarı yetiştiriyoruz" 7 yıl önce 5 dönüm arazide deneme süreciyle enginar üretimine başladıklarını belirterek, 120 dönüme ektiği enginarda hasat başladığını söyleyen çiftçi Elif Ovalı, "Amik Ovası’ndasınız ve burası bereketli hilal denilen, dünyada ilk defa tarıma geçilen bölgenin bir ucundayız. Arpahan Mahallesi’ndeyiz. Burada alışılmışın dışında aslında çok eskilerde bilinen bir ürün olup sonradan terk edilen enginarı yetiştiriyoruz. Burada tamamen buğday, mısır ve soyanın egemenliği sürerken biz katma değerli ürünler üretmek için enginarı 7 yıl önce ekmeye başladık. İlk önce 5 dönüm arazide çeşit geliştirmeye başladık. Bu bölgede hangi çeşit daha iyi olur, çünkü alışılagelmiş sakız, Bayrampaşa ve hibrit cinsleri var. Hatay enginarı dediğimizde de eskiden beri bilinen bugün Roma enginar olarak da geçen mor enginarlar da var" dedi. "Öncelikle 5 dönümde bir deneme olarak başlayan üretimimiz şu anda 120 dönüme ulaştı" Deneme sürecinde 5 dönüm alanda enginar üretimi yaptıklarını ve ürün geliştirme süreciyle birlikte 120 dönüm alanda enginar üretimini sürdürdüklerini belirten Ovalı, "Uzun zamandır bakımına devam ediyoruz. Şu anda artık olgunluk dönemine geldi. Bir konserve fabrikasıyla bunu katma değerli yüksek ürüne dönüştüreceğiz. Umarım bu bölge için bir yenilik, kümelenme ve bölgeye istihdam oluşturacak. Gelir getirecek bir yeni bir ürüne dönecek. Biz de bu enginar kültürünü tekrar bu bölgeye kazandırarak çevre illerde de daha fazla tüketilmesi sağlayarak; Gaziantep, Adana, Bursa, İstanbul, ve çevre illerde bunların daha fazla oraları sevk etmek üzere harekete geçiyoruz. Enginar, iç pazarda da bilinsin istiyoruz ve yurt dışına da gönderiyoruz. Şu anda enginarı işlemeye yönelik çalışmalarımız başladı. Burada ihracatta büyük bir kalem değil henüz ama ürün geliştirmeleri devam ediyor. Öncelikle 5 dönümde bir deneme olarak başlayan üretimimiz şu anda 120 dönüme ulaştı. Kendi içimizde katma değere dönüştürecek bir ürüne döndü. Umarım bereketli olur, bugün hasadın ilk günüydü" ifadelerini kullandı.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 11:10
Trendyol, ’’Gel-Al’’ noktalarını 81 ile yayıyor: 10 bin noktada esnek teslimat
Trendyol, teknolojik lojistik ağı Trendyol Express ve Trendyol Express’in anlaşmalı olduğu kurumlar aracılığıyla sağladığı ’’Gel-Al’’ hizmetini bu yıl itibarıyla Türkiye’nin 81 ilinde 10 bin noktaya ulaştırdı. Türkiye’nin önde gelen e-ticaret platformlarından Trendyol, müşteri deneyimini en üst seviyeye taşıyacak yenilikçi çözümler üretmeyi sürdürüyor. Platform, alışveriş sonrası teslimat sürecini kullanıcı tercihlerine göre esnetmek amacıyla lojistik altyapısı Trendyol Express (TEX) ve Trendyol Express’in anlaşmalı olduğu kurumlar ile akıllı gönderi hizmeti ’’Gel-Al’’ hizmetini her geçen gün genişletiyor. Türkiye’nin 81 ilinde 10 bin noktaya ulaşan ’’Gel-Al’’ hizmeti, hastaneler, yurtlar, iş merkezleri ve benzeri merkezi lokasyonlarda bulunan teslimat noktalarıyla pratik bir teslimat seçeneği sunuyor. 7/24 erişim ve güvenli teslimat Yapılan açıklamaya göre müşteriler, sipariş ödeme adımında veya paketleri dağıtıma çıktığında ’’Gel-Al’’ seçeneğini tercih ederek kendilerine en yakın noktayı harita üzerinden seçebiliyor. Ayrıca 26 ilde bulunan 500’ü Trendyol Express’e ait olmak üzere toplam bin 800 akıllı locker (kilitli dolap) üzerinden 7/24 kesintisiz erişim imkânı sunulurken; teslimat ağı 7 bin 300 esnaf noktasıyla destekleniyor. Akıllı dolaplarda paketler kişiye özel tek kullanımlık kodlarla kilitli bölmelerde, esnaf noktalarında ise esnaf zimmetine alınarak güvenli şekilde muhafaza edilir. Müşteriler, kendilerine iletilen tek kullanımlık kod ile paketlerini 5 gün içinde diledikleri an teslim alabildikleri gibi, iade süreçlerini de yine bu noktalar üzerinden kolayca gerçekleştirebiliyor. Hem müşteriye, hem esnafa kazandırıyor Açıklamaya göre, ’’Gel-Al’’ hizmetini tercih eden müşteriler, standart teslimat seçeneklerine kıyasla özel kargo fiyatlarından yararlanıyor. Paketlerini 5 gün içinde teslim alabilme esnekliğine sahip olan müşterilerin verilere göre en yoğun teslimat trafiği, 16.00-19.00 saatleri arasında gerçekleşiyor. Sistem aynı zamanda esnaflar için de ek bir gelir kapısı oluşturarak yerel ekonomiyi destekliyor.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder