GÜNDEM - 05 Mayıs 2026 Salı 12:40

Savunma Sanayii’nin kalbi İstanbul’da atıyor

A
A
A

SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar, dünyanın ticaret savaşlarının teknolojik egemenlik mücadelesine dönüştüğü kritik bir eşikte olduğunu belirterek, "Ülkemiz ve dostlarımız bu noktada varoluşsal bir mücadele veriyor. Dünya, uzun süredir alışık olduğu serbest ticaret illüzyonundan sert bir şekilde uyanıyor. Yeni bir dönemde milli üretim kapasitesi, sadece ekonomik bir tercih değil, devletlerin bekası için hayati bir "dayanıklılık testi" ve kaçınılmaz bir zorunluluktur" dedi.

SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı kapılarını ziyaretçilere açtı. Yerli ve milli ürünler vitrine çıktığı fuarın açılışına Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Sanayi, Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Savunma Sanayi Başkanı Haluk Görgün, SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar, Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar ve çok sayıda ziyaretçi katıldı.

"Milli üretim kapasitesi sadece ekonomik bir tercih değil, devletlerin bekası için hayati bir zorunluluktur"

Düzenlenen törende konuşan SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar, "Bugün sadece bir fuar açılışı yapmıyoruz. Bir zihniyet devrimini ve küresel ekosistemin yeni denklemini konuşuyoruz. Dünya, ticaret savaşlarından teknolojik egemenlik mücadelesine evrildiği kritik bir eşikte. Ülkemiz ve dostlarımız bu noktada varoluşsal bir mücadele veriyor. Biz de SAHA 2026’da geleceğin teknolojiyle nasıl şekilleneceğini birlikte gösteriyoruz. Dünya, uzun süredir alışık olduğu serbest ticaret illüzyonundan sert bir şekilde uyanıyor. ’Gümrük savaşları’ ve ’korumacılık’, sadece ticari terimler değil küresel güç mücadelesinin yeni cepheleri oldu. Jeopolitik gerilimler, Hürmüz Boğazı gibi kritik arterlerdeki tıkanıklıklar ve enerji maliyetlerindeki volatilite, endüstriyel arzın ne kadar kırılgan olduğunu gösterdi. İşte böyle yeni bir dönemde milli üretim kapasitesi, sadece ekonomik bir tercih değil, devletlerin bekası için hayati bir "dayanıklılık testi" ve kaçınılmaz bir zorunluluktur. Geleceğin teknolojileri, nadir toprak elementlerinin arz güvenliğine göbekten bağlı. Arzın jeopolitik bir silah olarak kullanıldığı bu yeni dönemde, kaynak çeşitliliği ve teknolojik bağımsızlık, milli güvenliğin en kritik yapı taşlarından biri haline geldi" ifadelerini kullandı.

Savunma Sanayii’nin kalbi İstanbul’da atıyor

"Dünya artık savunmayı bir ’harcama’ değil hayati bir varoluş sigortası olarak görüyor"

Dünyada savaşın doğasının radikal bir biçimde değiştiğini vurgulayan Bayraktar, "Ukrayna’da gördüğümüz tablo bize şunu söylüyor. Modern harp, teknoloji ile endüstriyel üretim kapasitesinin toplamı olarak kendini gösteriyor. Son dönemde özellikle insansız platformlar ve dron kullanımı konvansiyonel harbin merkezine oturdu. Sahada drone kullanımının 127 kat artması, askeri doktrinlerinin artık otonom sistemler üzerine yeniden yazıldığının en somut kanıtıdır. Türkiye’de bu değişimin sadece şahidi değil en güçlü öncülerinden biridir. Dünya, Soğuk Savaş sonrası rafa kaldırdığı nükleer caydırıcılık tartışmalarını yeniden açtı. Küresel savunma harcamaları 2.9 trilyon dolarla tarihi bir zirveye ulaştı. Yıllık yüzde 8,1’lik büyüme oranı, dünyanın artık savunmayı bir "harcama" değil hayati bir "varoluş sigortası" olarak gördüğünü kanıtlıyor. Harcamaların yüzde 73’ü sadece 10 ülke tarafından yapılıyor. Ancak ülkemiz, yüzde 14’lük büyüme hızı ve stratejik derinliğiyle, oyun kurucu bir üretici olarak ağırlığını her geçen gün artırıyor. Avrupa savunma harcamalarındaki yüzde 116’lık artış, yaşlı kıtanın "stratejik özerklik" arayışının bir yansıması olarak karşımıza çıkıyor" diye konuştu.

Savunma Sanayii’nin kalbi İstanbul’da atıyor

"Tasarımı bize ait olmayan her teknoloji, bizi yeni dünya düzeninin birer dijital sömürgesi yapmaya adaydır"

Yerli savunma sanayiinin tam bağımsızlığın oranını gösteren somut bir gösterge olduğunu söyleyen Bayraktar, "Tasarımı ve algoritması bize ait olmayan her teknoloji, bizi yeni dünya düzeninin birer dijital sömürgesi yapmaya adaydır. Savunma ithalatımızdaki süreklilik arz eden azalma, Milli Teknoloji Hamlesi’nin içi boş bir slogan olmadığının, sahada sonuç veren bir bağımsızlık doktrini olduğunun en somut kanıtıdır. 2025 yılında ihracatta 10 milyar dolarlık psikolojik sınırı aşmanın gururunu yaşıyoruz. İthalatta ise en büyük kalem havayolu şirketlerimizin yaptığı yolcu uçağı alımlarıdır. Yolcu uçağı alımları gibi sivil kalemleri düştüğümüzde, savunma sanayimizin dış ticaret dengesi tarihimizin zirve noktalarına ulaşmıştır. Ancak burada asıl dikkat çekmek istediğim nokta, ihracatımızın niteliğidir. Eskiden sadece basit aksamlar ihraç eden bir ülkeden, bugün akıllı mühimmatlardan insansız sistemlere kadar yüksek teknoloji ihracatından pay alan bir teknoloji merkezine dönüştük. SİHA’lardan savaş gemilerine kadar uzanan bu geniş yelpaze, Türkiye’nin artık teknolojik bir tek kutupluluğa mahkûm edilemeyeceğinin göstergesidir. Savunma sanayii artık sadece güvenliğe dair bir mesele olmaktan çıkmıştır. Bu sektör artık Türkiye’nin yüksek teknolojiye dayalı sanayi dönüşümünün lokomotifidir, amiral gemisidir. İHA ihracatındaki dünya liderliği, 185 ülkeye ihraç ettiğimiz ürünler bu stratejik odaklanmanın en net meyvesidir" şeklinde konuştu.

Savunma Sanayii’nin kalbi İstanbul’da atıyor

"81 ilimizde dron üretim ve eğitim merkezleri kuracağız"

Haluk Bayraktar, SAHA 2026’dan elde edilen her bir kuruş, milli geleceğimiz için yatırıma dönüşeceğinin altını çizerek, "81 ilimizin her birinde gençlerimiz için Drone üretim ve eğitim merkezleri kuracağız. En büyüğü İstanbul’da olmak üzere 81 ilde, 81 merkez. Gençlerimizin bu alandaki teknolojik yetkinliğini artıracak ve acil durumlarda hızla milyonlarca drone üretecek kapasiteyi oluşturacak bir altyapıyı adım adım inşa edeceğiz. Amacımız sadece teknoloji üretmek değil bu teknolojiyi kullanacak ve geliştirecek bir ’Teknoloji Kuşağı’ yetiştirmek" dedi.

Zöhre Alagöz - Emirhan Toplu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Yumaklı: "28 uçak, 119 helikopter ve 14 insansız hava aracıyla dünyanın sayılı filolarından birisini oluşturduk" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Orman Genel Müdürlüğü’nün sahip olduğu hava ve kara gücünün, Cumhuriyet tarihinin en güçlü yangınla mücadele kapasitesine ulaştığını ifade ederek, "28 uçak, 119 helikopter ve 14 insansız hava aracıyla dünyanın sayılı filolarından birisini oluşturulmuş durumdayız" dedi. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Orman Genel Müdürlüğü’nde düzenlenen yangın söndürme araçlarının görev yerlerine uğurlanması törenine katıldı. Bakan İbrahim Yumaklı, 2025 yılının son 176 yılın en sıcak ikinci yılı olarak kayıtlara geçtiğini belirterek, "2025 yılında sıcaklık ortalamaları neredeyse bütün aylarda mevsim normallerinin üzerinde seyretti. 2025 yılı çok farklı veri setlerine göre son 176 yılın en sıcak ikinci yılı olarak kayıtlara geçti. Daha da dikkat çekici olanı şudur. 2015-2025 yılları arasındaki son 11 yıl ölçüm tarihinin en sıcak 11 yılı olmuştur. Bu tablo bize göstermektedir ki iklim değişikliği artık geçici bir dalgalanma değil, kalıcı etkileri olan bir husustur. Geçtiğimiz yıl çok ciddi bir kuraklık yaşadık. Hazırlıklarımızı yalnız kuraklık riskine ya da sıcaklık artışına bağlı olarak değil, iklim değişikliğinin bize getirmiş olduğu tüm tehditlere göre yapıyoruz. Çünkü biliyoruz ki orman yangınlarıyla mücadele artık yılın sadece birkaç ayında değil, 12 ay mücadele etmemiz gereken ve dikkatli olmamız gereken bir dönemi ifade ediyor" açıklamasında bulundu. "28 uçak, 119 helikopter ve 14 insansız hava aracıyla dünyanın sayılı filolarından birisini oluşturulmuş durumdayız" Geçtiğimiz yıla kıyasla hava aracı sayısı artarak 161’e ulaştığını belirten Bakan Yumaklı, "Bugün geldiğimiz noktada hep ifade ediyoruz ve her geçen yılda bu kabiliyetimizi arttırıyoruz. Şu anda Orman Genel Müdürlüğü’nün envanterindeki ve mücadelede kullanmış oldukları hava ve kara gücü Cumhuriyet tarihinin en güçlü yangınla mücadele kapasitesini ifade etmektedir. 28 uçak, 119 helikopter ve 14 insansız hava aracıyla dünyanın sayılı filolarından birisini oluşturulmuş durumdayız. Geçen yıla göre hava aracı sayımızı arttırarak toplam 161 hava aracına ulaştık. Su atma kapasitemizde 462 ton oldu. Bizim coğrafyamızın şartları gereği özellikle helikopterlerin hızlı müdahale ve manevra kabiliyetleri açısından çok büyük önem arz ettiğini ifade etmek istiyorum. Bu yüzden konumlandırmaları yaparken hem kara araçlarımızı hem hava araçlarımızı iklim risklerinin bize getirmiş olduğu her türlü hususu dikkate alarak yapıyoruz. Hava araçlarımızın suya erişimini kolaylaştırmak için 4 bin 852 gölet ve havuz oluşturduk" diye konuştu. "5 bin 600 adetlik çok ciddi bir kara filosuna da ulaşmış durumdayız" Ormanların 776 gözetleme kulesi, 388 kamera ve insansız hava araçlarıyla 7 gün 24 saat izlendiğini belirten Yumaklı, "Bugün uğurlayacağımız araçlarla birlikte bin 953 arazöz, 878 iş makinesi ve 2 bin 766 ilk müdahale aracıyla toplam 5 bin 600 adetlik çok ciddi bir kara filosuna da ulaşmış durumdayız. Sadece bunlar değil orman içlerinde yollar, farklı tesislerin oluşturulması da bu müdahale süresini aşağıya çekecek. Sadece bunlar da değil ormanların içlerinde 776 gözetleme kulesi, 388 kamera ve insansız hava araçlarımızla ormanlarımızı 7 gün 24 saat takip ediyoruz. Bütün bu teknolojik imkanların ötesinde en büyük gücümüzün insanımız olduğunu ifade etmek istiyorum. Fedakar orman çalışanı kardeşlerimiz, gece-gündüz demeden görev yapan ekiplerimiz, gönüllülerimiz ve en önemlisi de gerek bu mücadelelerde fiilen ve de fiziken yanımızda olarak gerekse bizlere dualarıyla destek olan kıymetli duyarlı vatandaşlarımız. Bu yıl orman personeli sayımız 28 bine çıktı, gönüllü sayımız ise 138 bini aşmış durumda. Yeşil vatan için görev yapacak bütün kardeşlerime kazasız belasız bir görev dönemi diliyorum, başarılar diliyorum, Rabbim ayaklarına taş değdirmesin" şeklinde konuştu. Bakan Yumaklı, 2025 yılı verilerine göre orman yangınlarının yüzde 91’inin insan kaynaklı olduğuna dikkat çekerek, ormanlık alanlar ve çevresinde herhangi bir nedenle ateş yakılmaması konusunda vatandaşlara uyarıda bulundu. Şüpheli bir durumla karşılaşılması halinde ise vakit kaybetmeden en yakın güvenlik birimlerine ya da 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulunulmasının büyük önem taşıdığını belirtti. "Göreve uğurlayacağımız 20 dozer, 65 arazöz ve 16 ekskavatörle yeşil vatan savunmamızı biraz daha güçlendirmiş oluyoruz" Yangın söndürme araçlarının görev yerlerine gönderilmesiyle birlikte yeşil vatanın korunmasına yönelik mücadeleyi daha da güçlendirdiklerini belirten Yumaklı, "Bugün göreve uğurlayacağımız 20 dozer, 65 arazöz ve 16 ekskavatörle yeşil vatan savunmamızı biraz daha güçlendirmiş oluyoruz. Ben bu araçların hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. İnşallah bu arazözleri yangın söndürmek için değil, ağaçları sulamak için kullanalım. Buradaki diğer malzemeleri ve ekipmanları yeşil vatanımızın geliştirilmesi ve arttırılması için kullanmış olalım. Bu mücadele çocuklarımıza bırakacağımız nefesin, suyun ve hayatın mücadelesi. Bu vesileyle yeşil vatan uğruna canlarını feda etmiş bütün kardeşlerime Cenab-ı Hak’tan rahmet diliyorum" diye konuştu.
İstanbul Ataşehir’de kurbanlık satış ve kesim alanları belirlendi Vatandaşların kurban ibadetlerini hijyenik, güvenli ve düzenli ortamlarda yerine getirebilmeleri için her yıl olduğu gibi bu yıl da Ataşehir Belediyesince Kurban Bayramı öncesinde kapsamlı bir hazırlık süreci sürdürülüyor. Bu kapsamda Kurban Bayramı süresince Ataşehir’de kurban kesim işlemlerinin sağlıklı, hijyenik ve düzenli bir şekilde gerçekleştirilebilmesi amacıyla 8 kurban kesim alanı belirlendi. Vatandaşların kurbanlıklarını sağlıklı ortamlarda satın alarak kesimlerini sağlayabilmeleri için Ataşehir Belediyesi bu yıl da gerekli tüm hazırlıklarını tamamladı. Belirlenen kurban satış ve kesim alanları Ataşehir Belediyesinin Veteriner İşleri, Temizlik İşleri ve Zabıta Müdürlüğü tarafından itinayla denetim altında tutulacak. Bu yıl Ataşehir’de çevresel şartlara uygun şekilde düzenlenerek, gerekli alt yapı çalışmaları tamamlanan sekiz ayrı noktada kurban satış ve kesim hizmeti verilecek. Hem çevresel sağlık şartlarına uygun şekilde düzenlenen, hem de denetim altına alınan bu alanlar, kurban kesim işlemlerinin plansız ve gelişigüzel yapılmasının önüne geçecek. Denetimler ve temizlik hizmetleri artırıldı Bayram süresince Veteriner İşleri, Temizlik İşleri ve Zabıta müdürlüklerine bağlı ekipler, satış ve kesim alanlarında düzenli denetimler gerçekleştirecek. Kesim sonrası oluşabilecek çevre kirliliğinin önlenmesi amacıyla temizlik ekipleri artırılmış kadro ile çalışacak, kurban atıklarının bertarafı için özel önlemler alınacak. Belediyenin tüm birimleri, vatandaşların bayramı huzur içinde geçirebilmesi için koordineli bir şekilde çalışacak. Herhangi bir olumsuzluk yaşanmaması amacıyla her satış ve kesim alanının başında sorumlu kişiler görevlendirilecek. Kaçak kesim ihbarında bulunmak veya diğer şikâyetlerini bildirmek isteyen vatandaşlar, Ataşehir Belediyesi çağrı merkezinden destek alabilecekleri belirtilirken, vatandaşların kurban kesim işlemlerini yalnızca belirlenen alanlarda gerçekleştirmeleri ve ilgili kurallara riayet etmeleri hatırlatıldı. Ataşehir Belediyesi tarafından Kurban Bayramı için belirlenen satış ve kesim noktaları ise şöyle: İBB Satış ve Kesim Yeri, Ferhatpaşa Mah. Efe Sokak. Ferhatpaşa / İBB yanı, Ferhatpaşa Mah. G.67 Sokak. Ferhatpaşa / Kızılıdağ TIR Parkı, Ferhatpaşa Mah. G.67 Sokak 18/1. Ferhatpaşa / Ferhatpaşa Mah. Heybe Sokak. Ferhatpaşa / Ferhatpaşa Mah. Akdal Sokak. Ferhatpaşa / Eksen World TIR Parkı, Ferhatpaşa Mah. Gazipaşa Cad. Yenisahra Kurban Kesim Yeri, Yenisahra Mah. Karabey Sokak No: 14/A.