EKONOMİ
27 Mart 2026 Cuma - 20:59 AJet’in CIP Salonu yenileniyor Türkiye’nin en genç hava yolu şirketi AJet, misafirlerinin seyahat konforunu yükseltmek amacıyla İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’ndaki CIP Salonu’nu yeniliyor. 3 Nisan itibarıyla başlayacak çalışmaların ardından AJet’in CIP Salonu, yeni konseptiyle 2026 yılında iç hat ve dış hat misafirlerinin kullanımına sunulacak. AJet, misafir konforunu ve ihtiyaçlarını merkeze alan yaklaşımı doğrultusunda daha önce iç hat uçuşları için Türk Hava Yolları’nın hizmet verdiği CIP Salonu’nu baştan sona yenilemek için çalışma başlattı. Yeni konseptte tasarlanacak salon, artık iç hat ve dış hat misafirlerine özel iki ayrı alandan oluşacak. Misafirlere zaman kazandıran hızlı geçiş Yenilenen CIP Salonu’nda misafirlere fast track (hızlı geçiş) imkânı sunulacak. Dış hat uçuşu olan misafirler için pasaport kontrol noktası ve e-pasaport geçiş alanı yer alacak. Dijital dönüşüm odaklı uygulamaların öne çıkacağı salonda kağıtsız yer operasyonları desteklenecek ve check-in işlemleri kiosklar aracılığıyla hızlı ve kolay şekilde gerçekleştirilebilecek. Duty Free alanıyla seyahat öncesi alışveriş ayrıcalığı AJet’in CIP Salonu’nda misafirler, self-servis konseptiyle sunulan yiyecek ve içecek ikramları eşliğinde uçuş saatlerini konforlu bir ortamda bekleyebilecek. Ayrıca salonda yer alacak Duty Free alanı sayesinde misafirler, seyahat öncesinde alışveriş yapma ayrıcalığını da yaşayacak.
27 Mart 2026 Cuma - 18:38 Bakan Kacır: "Türkiye, araştırma, geliştirme, inovasyon yolculuğunu, üniversite-sanayi işbirliğini merkeze alan bir yaklaşımla hayata geçiriyor" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Türkiye, araştırma, geliştirme, inovasyon yolculuğunu, üniversite-sanayi işbirliğini merkeze alan bir yaklaşımla hayata geçiriyor. Türk üniversiteleri de bu süreçte üzerlerine düşen sorumluluğu başarıyla yerine getirmektedir. Bu sorumluluğun başında şüphesiz beşeri sermayemizi çok iyi yetiştirebilmek, insan kaynağımıza en ileri düzeylerde imkanlar sunabilmek ve dünyayla yarışabilecek bir insan kaynağı oluşturabilmek geliyor" dedi.İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Milli Teknoloji Atölyesi Açılış Töreni gerçekleştirildi. İstanbul Teknik Üniversitesi Ayazağa Kampüsü’nde bulunan Turgut Özal Yabancı Diller Yüksekokulu Kongre ve Öğrenci Sosyal Merkezi’nde düzenlenen programa Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın yanı sıra TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın, İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal ve çok sayıda davetli katıldı. Program, açılış töreni ve protokol konuşmalarıyla başladı. Bakan Kacır’ın konuşmasının ardından atölyenin açılışı gerçekleştirildi.Burada bir konuşma yapan Bakan Kacır, Türkiye’nin teknoloji geliştirme ve üretme kapasitesinin son 23 yılda büyük bir sıçrama yaptığını belirterek, "23 yıl öncesinde Türkiye’de sadece 2 teknopark varken, bugün 114 teknoparktan söz ediyoruz. Sadece 56 teknopark şirketi varken, bugün 12 bin 500’den fazla teknoloji geliştiren teknopark şirketinden söz ediyoruz. Toplam AR-GE harcamalarımızın 1,2 milyar dolardan 20 milyar dolara yükseldiğini; araştırma geliştirmede özel sektörün payının yüzde 25’ler düzeyinden yüzde 65’ler seviyesine çıktığını görüyoruz. Yani Türk özel sektörü, araştırma geliştirme ve katma değerli üretim konusunda muazzam bir kabiliyet kazanmıştır. Bütün bunlar Türk milletinin hep birlikte başardığı işlerdir. Bu sayede ihracatımızı 36 milyar dolardan 273 milyar dolara yükselttik. Sanayi katma değerimizi 41 milyar dolardan 246 milyar dolara çıkardık. İnşallah daha gidecek çok yolumuz var" dedi."Türkiye, araştırma, geliştirme, inovasyon yolculuğunu, üniversite-sanayi işbirliğini merkeze alan bir yaklaşımla hayata geçiriyor"Türkiye’nin özellikle son dönemde bütün dünyanın dikkatle izlediği, dostlarının gıptayla, hasımlarının endişeyle seyrettiği savunma sanayisi başarılarıyla bir öz güven devrimi inşa ettiğini söyleyen Bakan Kacır, "Bugün savunma sanayinde tüm kritik platformlarda kendi kabiliyetlerini ortaya koyabilen, kendi sistemlerini ve çekirdek teknolojilerini geliştirebilen, insansız hava araçları gibi alanlarda dünya lideri olabilmiş bir Türkiye’den söz ediyoruz. Cumhuriyetimizin ikinci asrına adım attığımız bu dönemde bu başarılar hepimiz için büyük bir iftihar kaynağı, aynı zamanda gelecek için umut kaynağıdır. Türkiye, araştırma, geliştirme, inovasyon yolculuğunu, üniversite-sanayi işbirliğini merkeze alan bir yaklaşımla hayata geçiriyor. Türk üniversiteleri de bu süreçte üzerlerine düşen sorumluluğu başarıyla yerine getirmektedir. Bu sorumluluğun başında şüphesiz beşeri sermayemizi çok iyi yetiştirebilmek, insan kaynağımıza en ileri düzeylerde imkanlar sunabilmek ve dünyayla yarışabilecek bir insan kaynağı oluşturabilmek geliyor" diye konuştu.Bugün Türkiye’nin savunma sanayisinde 4 binden fazla firmada 100 binden fazla çalışanla ortaya koyduğu başarıların Türk üniversitelerinde yetişmiş insan kaynağıyla hayata geçirildiğini belirten Bakan Kacır, "23 yıl önceyle kıyasladığımızda her yıl 6 misline yakın bir bilimsel üretim düzeyinden bahsediyoruz. Hem nicelik hem nitelik yönleriyle Türkiye’nin üniversitelerinin 23 yıl içerisinde bilimsel üretim kapasitesinin çok daha ileri bir düzeye geldiğini büyük bir mutlulukla görüyoruz. Üniversitelerimiz arasında bazılarının sorumluluğu daha fazla. Çünkü onlar tarihimizden taşıdıkları bir misyonu, Türkiye’nin kalkınma yolculuğunda lokomotif olma, öncü olma misyonunu sürdürmek zorundalar" ifadelerini kullandı.
27 Mart 2026 Cuma - 18:04 Yerli ve milli imkanlarla üretilen akıllı su sayaçları tanıtıldı Sivas Belediyesi, yerli imkânlarla ürettiği ve kayıp kaçağı en aza indirmesi planlanan akıllı su sayaçlarını tanıttı. Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun, yeni su sayaçlarının 5 bin 500 TL olacağını söyledi. Göreve geldiği günden itibaren su tasarrufu noktasında adımlar atan Sivas Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun, belediyenin yerli ve milli imkanlarla ürettiği akıllı su sayaçlarını tanıttı. Kayıp kaçak oranını en aza indirecek olan ve vatandaşlara büyük kolaylık sağlaması amacıyla üretilen sayaçların lansman toplantısı yapıldı. Fidan Yazıcıoğlu Kültür Merkezi’nde düzenlenen toplantıya Belediye Başkanı Adem Uzun, Özbelsan A.Ş. Genel Müdürü Yunus Kantar, farklı şehir ilçelerden katılım sağlayan belediye personelleri ve muhtarlar katıldı. Şehir genelinde su israfına karşı çalışmalar yürütüldüğünü ifade eden Başkan Adem Uzun, "Sivas Belediyesi olarak gerçekten büyük bir gurur yaşıyoruz. Yaklaşık 10 aydır üzerinde titizlikle çalıştığımız akıllı su sayaçları sistemini bugün tanıtmanın gururunu yaşıyoruz. Özellikle şehir dışından birçok belediyemizin, kaymakamlığımızın ve il özel idaremizin gelip bugün burada bizim mutluluğumuza ortak olması çok güzel bir duygu. Biz göreve geldiğimiz ilk günden beri üreten belediyecilik konusunda ne yapabiliriz, hep bunun kaygısı içerisinde olduk. Çok yakın tarihte Sayın Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi belediyeler kendi kaynaklarını kendileri oluşturmak zorundadır. Biz de ilk günden itibaren bu düşünceyle hareket ettik. Altyapıya yoğunluk verdik. Seçim zamanında bana şehrin en büyük sorunu nedir diye soruyorlardı, ben de en büyük sorunun su olduğunu söylüyordum. Yüzde 53 kayıp kaçağın olduğu, 2022 sonu itibarıyla 4 Eylül Barajı’nın kuruduğu ve 1 buçuk ay su kesintisi yaşayan bir şehirden bahsediyoruz. Göreve gelir gelmez altyapıya girdik ve şehirde çok büyük bir dönüşüm başlattık. Altyapıyı yapıyoruz ama başka ne yapmak lazım diyerek sayaç konusunu gündemimize aldık. Sağ olsun Özbelsan müdürümüz ekibiyle güzel bir çalışma ortaya koydu. Önce yurt dışı izinleri ve akreditasyon belgeleri alındı, ardından tüm uluslararası belgeler tamamlandı. Daha sonra ilk olarak Eğriköprü Mahallesi’nde pilot uygulamayı başlattık ve sayaçlar tamamen kullanılabilir hale geldi. Bu sayaç bize hassas ölçüm imkânı sağlıyor" şeklinde konuştu. "Akıllı su sayacı 5 bin 500 TL" Su sayaçlarının tamamen yerli ve milli imkânlarla üretildiğini vurgulayan Uzun, "Yerli ve milli bir teknoloji kullandığımızı özellikle belirtmek istiyorum. SCADA sisteminde de yerli ve milli yazılım tercih ettik. Dünyada bu alanda iki büyük lider İngiltere ve İsrail. Savaş ya da kriz durumunda dış müdahale riskini ortadan kaldırmak için Türkiye’nin en iyi firmalarıyla çalıştık. Bu sistemle basıncı uzaktan yönetebiliyoruz, kayıp kaçakları anında görebiliyoruz ve altyapımıza dışarıdan müdahale riskini minimize ediyoruz. Sayaç hava ölçmüyor, bu da doğrudan vatandaşın cebine olumlu yansıyor. Uzaktan erişim imkânı sağlıyor. Daha önce vatandaşlarımız su yüklemek için gece saatlerinde kartla işlem yapmak zorunda kalıyordu. Artık bu dönem bitiyor. Vatandaşlarımız belediyemizin sitesine e-Devlet bilgileriyle girerek, tıpkı motorlu taşıtlar vergisi öder gibi işlem yapacak, tonajını seçecek ve ödeme yaptıktan 10-15 saniye sonra su yüklemesi otomatik olarak sayaca yansıyacak. Bu sistemin Türkiye’de örnek olduğunu düşünüyoruz. Sayaç bedeli normalde 6 bin TL iken, vatandaşlarımıza 5 bin 500 TL’den sunuyoruz" dedi.
TZOB Başkanı Bayraktar: "2025 yılında, fiyatı en fazla artan ürün markette ve üreticide limon oldu"
31 Aralık 2025 Çarşamba - 12:45 TZOB Başkanı Bayraktar: "2025 yılında, fiyatı en fazla artan ürün markette ve üreticide limon oldu" Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 2025 yılında markette takip edilen 41 ürünün 28’inde fiyat artışı, 13 üründe fiyat azalışı oldu. 2025 yılında, fiyatı en fazla artan ürün markette ve üreticide limon, fiyatı en fazla düşen ürün markette beyaz lahana, üreticide sivri biber oldu" dedi. TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, aylık üretici ve market fiyat çalışmasına dair açıklama yaptı. Bayraktar, açıklamasında Aralık ayında üretici market fiyatlarındaki farklılıklarla girdi maliyetlerinde yaşanan değişimleri aylık ve yıllık olarak değerlendirdi. TZOB olarak bazı önemli ürün ve gıdalardaki aylık fiyat değişiklikleri ve spekülatif hareketler konusunda kamuoyunu bilgilendirmek üzere üretici ve market fiyat çalışmasını yaklaşık 20 yıldır her ay gerçekleştirdiklerini belirten Bayraktar, gerçekleştirilen çalışmada Türkiye genelinde beş bölgeden Ziraat Odalarının kanalı ile fiyatlar alınarak yapıldığını sözlerine ekledi. TZOB’un paylaştığı rakamların tüm bölgelerdeki farklı satış kanallarından alınan fiyatların ortalamasına dayandığını da kaydeden Bayraktar, "Rekolte, paketleme-ambalajlama, depolama ve işçilik maliyetleri, nakliye giderleri, ihracat akışı, aracı kârları, fire gibi zincirin tüm aşamaları fiyat oluşumunu etkilemektedir. Dolayısıyla üretici market fiyat makasının varlığı inkâr edilemez bir gerçektir. Önemli olan bu farkın nedenlerini doğru değerlendirmektir. Bu makasın fazla açıldığı durumlarda spekülatif faaliyetleri göstererek ilgili kurumların harekete geçmesini sağlamaktır" açıklamasında bulundu. "2025 yılında, fiyatı en fazla artan ürün markette ve üreticide limon oldu" Bayraktar, yıllık üretici market arasındaki fiyat farklılıklarını açıklayarak, sözlerine şu şekilde devam etti: "Yaptığımız değerlendirmeler sonucunda; 2025 yılında markette takip edilen 41 ürünün 28’inde fiyat artışı, 13 üründe fiyat azalışı oldu. 2025 yılında, fiyatı en fazla artan ürün markette ve üreticide limon, fiyatı en fazla düşen ürün markette beyaz lahana, üreticide sivri biber oldu. Geçen yıla göre bu yıl markette en fazla fiyat artışı yüzde 133,4 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat artışını, yüzde 110,4 ile elma, yüzde 106,6 ile fındık, yüzde 100,8 ile Antep fıstığı izledi. Geçen yıla göre bu yıl markette fiyatı en fazla düşen ürün ise yüzde 40,6 ile beyaz lahana oldu. Beyaz lahanadaki fiyat düşüşünü yüzde 39,8 ile marul, yüzde 39,5 ile karnabahar ve yüzde 29,1 ile kuru soğan takip etti. 2025 yılında, üreticide takip edilen 33 ürünün 16’sında fiyatlar artarken, 15 üründe fiyat düşüşü yaşandı. 2 üründe ise fiyat değişimi olmadı. Geçen yıla göre bu 2025’te üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 343,4 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat artışını yüzde 160,4 ile Antep fıstığı, yüzde 159,3 ile kuru kayısı, yüzde 125,4 ile fındık izledi. Geçen yıla göre bu yıl, üreticide en fazla fiyat düşüşü yüzde 58,8 ile sivri biber görüldü. Sivri biberdeki fiyat düşüşünü yüzde 56,3 ile karnabahar, yüzde 54,8 ile marul, yüzde 51,2 ile kuru soğan takip etti." "Aralık ayında üretici ve market arasındaki fiyat farkı en fazla yüzde 324,1 ile havuçta görüldü" Aralık ayı üretici-market fiyat değişimine de değinen Bayraktar, "Aralık ayında üretici ve market arasındaki fiyat farkı en fazla yüzde 324,1 ile havuçta görüldü. Havuçtaki fiyat farkını, yüzde 245,6 ile mandalina, yüzde 238,5 ile kabak, yüzde 238 ile yeşil soğan takip etti. Havuç 4,2 kat, mandalina 3,5 kat, kabak ve yeşil soğan 3,4 kat fazlaya markette satıldı. Üreticide 8 lira olan havuç 33 lira 93 kuruşa, 10 lira 50 kuruş olan mandalina 36 lira 29 kuruşa, 19 lira 25 kuruş olan kabak 65 lira 17 kuruşa, 12 lira 75 kuruş olan yeşil soğan 43 lira 10 kuruşa satıldı. Aralık ayında fiyatı en fazla artan ürün; markette kabak, üreticide mandalina olurken, fiyatı en fazla düşen ürün; markette Ayçiçek yağı, üreticide beyaz lahana oldu" diye konuştu. "Aralık ayında markette 41 ürünün 30’unda fiyat artışı görüldü" Market fiyatlarındaki değişime ilişkin de konuşan Bayraktar, "Aralık ayında markette 41 ürünün 30’unda fiyat artışı, 11’inde fiyat azalışı görüldü. Aralık ayında markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 97,5 ile kabak oldu. Kabaktaki fiyat artışını yüzde 77,3 ile domates, yüzde 75 ile salatalık ve yüzde 53,3 ile patlıcan takip etti. Markette fiyatı en çok azalan ürün ise yüzde 16,1 ile ayçiçek yağı oldu. Ayçiçek yağındaki fiyat düşüşünü yüzde 12,2 ile toz şeker, yüzde 11,2 ile portakal, yüzde 5,1 ile ıspanak izledi" bilgisini paylaştı. "Aralık ayında üreticide 33 ürününün 11’inde fiyat artışı oldu" Bayraktar, aynı şekilde üreticideki ürünlerin fiyat değişimlerini de paylaşarak, "Aralık ayında üreticide 33 ürününün 11’inde fiyat artışı olurken, 15’inde fiyat düşüşü görüldü. 7 üründe ise fiyat değişimi olmadı. Aralık ayında üreticide en çok fiyat düşüşü yüzde 38,1 ile beyaz lahanada görüldü. Beyaz lahanadaki fiyat düşüşünü yüzde 28,5 ile marul, yüzde 27,3 ile havuç ve yüzde 18,9 ile pırasa izledi. Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 69,4 ile mandalinada görüldü. Mandalinadaki fiyat artışını yüzde 56,6 ile salatalık, yüzde 50,6 ile patlıcan, yüzde 44,5 ile kabak takip etti. Seralarda güzlük sezon bitti ve baharlık sezon için dikimler yapıldı. Ürünler henüz hasat olgunluğuna gelmediğinden bu geçiş aşamasında arz azaldı ve salatalık, patlıcan, kabak ve domateste üretici fiyatları arttı. Kuru soğan, patates, portakal, havuçta talep olmayışı fiyatların düşmesine sebep oldu. Lahana ve marulda arz artış sebebiyle fiyatlar düştü" ifadelerine yer verdi. Aralık ayı aylık ve yıllık girdi fiyatlarında yaşanan değişimlere de değinen Bayraktar, sözlerine şu şekilde devam etti: "Ziraat Odalarımız aracılığıyla girdi piyasalarından aldığımız fiyat verilerine göre; Aralık ayında, Kasım ayına göre amonyum sülfat gübresi yüzde 4,4, amonyum nitrat yüzde 2,9, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 1,8, oranında artarken, ÜRE gübresi yüzde 0,4, DAP gübresi yüzde 0,1 azaldı. Geçen yılın Aralık ayına göre son bir yılda ÜRE gübresi yüzde 50,9, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 46,3, DAP gübresi yüzde 41,1, amonyum nitrat yüzde 33,3, amonyum sülfat gübresi yüzde 32,9 oranında arttı. Aralık ayında Kasım ayına göre süt yemi yüzde 2,6, besi yemi yüzde 2,2, son bir yılda süt yemi yüzde 29, besi yemi ise yüzde 30,6 oranında arttı. Tarım ilacı fiyatları geçen aya göre yüzde 19,4 oranında artarken, yıllık yüzde 27,1 oranında artış gösterdi. Elektrik fiyatları yıllık olarak yüzde 12,8 oranında arttı. Mazot fiyatları aylık yüzde 6,6 oranında azalış gösterirken, yıllık bazda yüzde 21,9 oranında arttı."
Palandöken: "Yeni yıl esnafımıza bol kazanç ve bereket getirsin"
31 Aralık 2025 Çarşamba - 12:44 Palandöken: "Yeni yıl esnafımıza bol kazanç ve bereket getirsin" Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, esnafın toplumsal dayanışmanın ana unsuru olduğunu belirterek, "Yeni yıl esnafımıza bol kazanç ve bereket getirsin" dedi. TESK- Genel Başkanı Bendevi Palandöken yeni yıl vesilesiyle yazılı bir mesaj yayınladı. Palandöken mesajında şu ifadelere yer verdi: "Değerli halkımız, kıymetli vatandaşlarımız, değerli esnaf ve sanatkârlarımız, 2025 yılı boyunca ülke olarak ekonomik zorluklarla mücadele ederken, esnaf ve sanatkârlarımız da bu sürecin en önemli yükünü taşıyan kesimlerden biri olmuştur. Enflasyonla mücadelede sabırla ve fedakârlıkla hareket eden esnafımız, her şeye rağmen vatandaşımıza hizmet etmeyi sürdürmüştür. Hem halkımız hem de esnaf ve sanatkârlarımız, yaşanan sıkıntıların geride kalması adına 2026 yılına umutla bakmaktadır. Geçtiğimiz yıl boyunca esnaf ve sanatkârlar camiası olarak, toplumun huzurunun korunması için üzerimize düşeni yapmaya gayret ettik. Bilindiği üzere esnafımız yalnızca ticaret yapan bir kesim değil, aynı zamanda bulunduğu çevrede güvenin ve düzenin temel unsurudur. Bu bilinçle sesimizi her platformda duyurmaya, esnafımızın sorunlarını dile getirmeye devam ettik. Esnaf ve sanatkârlarımızla birlikte 2026 yılının ülkemiz için birlik ve beraberlik içinde geçmesini temenni ediyorum. TESK olarak, esnaf ve sanatkârlarımızın çatı kuruluşu sıfatıyla girdi maliyetlerinin düşürülmesi, finansman sorunlarının hafifletilmesi ve piyasa dengesinin sağlanması için mücadelemizi sürdüreceğiz. Değerli yurttaşlarım, hem ticaretin hem de ülkemizin huzur ve güven ortamının teminatı olan esnaf ve sanatkârlarımızla birlikte, yeni yılda sorunların aşılacağına inanıyorum. Çözüm odaklı adımların hayata geçirilmesi için hep birlikte çalışmaya devam edeceğiz."
ULUSKON Malatya İl Başkanı Özcan Polat’tan yeni yıl mesajı
31 Aralık 2025 Çarşamba - 12:30 ULUSKON Malatya İl Başkanı Özcan Polat’tan yeni yıl mesajı ULUSKON (Uluslararası Yatırım ve İş Dünyası Konfederasyonu) Malatya İl Başkanı Özcan Polat, 2026 yılı dolayısıyla yayımladığı yeni yıl mesajında, yeni yılın Malatya, Türkiye ve tüm insanlık için sağlık, huzur ve bereket getirmesini diledi. Polat mesajında, 2025 yılının özellikle yaşanan depremler sonrası yeniden yapılanma süreci ile ekonomide toparlanma yılı olduğunu belirterek, "2026 yılının Malatya’mız, ülkemiz ve tüm insanlık için sağlık, huzur ve bereket getirmesini temenni ediyorum" ifadelerine yer verdi. Deprem sonrası dönemde Malatya ekonomisinin yeniden canlanacağına inandığını vurgulayan Polat, sanayi altyapısı, tarımsal üretim gücü, girişimci iş insanları ve gençlerin potansiyeli ile kentin güçlü bir ekonomik yapıya kavuşmasının mümkün olduğunu kaydetti. "Bu süreçte atılacak her adımın, yatırımın, üretimin ve ihracatın artmasına katkı sağlayacağına inanıyoruz" diyen Polat, 2026 yılında ULUSKON Malatya İl Başkanlığı olarak Malatya’nın yatırım cazibesini artırmak, iş dünyasının karşılaştığı sorunları çözmek ve yeni iş birlikleri ile projeler geliştirmek için kararlılıkla çalışmaya devam edeceklerini söyledi. Polat, mesajını "Yeni yılın, Malatya’mız başta olmak üzere ülkemize ekonomik istikrar, iş dünyamıza bereket, tüm vatandaşlarımıza sağlık ve huzur getirmesini temenni ediyorum" sözleriyle sonlandırdı.
Bursa Ticaret Borsası’nın 2026 bütçesi 100 milyon oldu
31 Aralık 2025 Çarşamba - 12:27 Bursa Ticaret Borsası’nın 2026 bütçesi 100 milyon oldu Bursa Ticaret Borsası, Aralık ayı olağan Meclis toplantısında 2026 yılı bütçesi 100 milyon TL olarak oy birliğiyle kabul edildi. Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, yeni yılda bugüne kadar ki başarıları taçlandıracak makro projelere odaklanacaklarını belirterek, "Özellikle ET-BA arazimizde başlatacağımız dev dönüşüm hamlesiyle şehrin doğusuna yeni bir vizyon kazandırırken, Gıda İhtisas OSB projemizle Bursa’nın tarıma dayalı sanayi gücünü çok daha ileriye taşıyacağız" dedi. Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB), 2026 yılı son meclis toplantısı Doğanbey’de bulunan hizmet binasında yapıldı. Meclis Başkanı Mustafa Aksu başkanlığında, Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı ve Meclis Üyelerinin katılımıyla düzenlenen toplantıda, 2025 yılındaki proje ve faaliyetler ile yeni yılda hedeflenen çalışmalar ele alındı. Meclis toplantısında 2025 yılının ekonomik görünümüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Başkan Özer Matlı "2025 yılında, finansmana erişim ve nakit akışındaki sıkışıklık firmalarımızı en fazla zorlayan meseleler oldu. Yaklaşık üç yıldır enflasyonla mücadele kapsamında sürdürülen "yüksek faiz, düşük kur" politikası artan maliyetler nedeniyle özellikle emek yoğun sektörlerde küresel rekabet gücümüzü zayıflattı. Bu durum, üretim iştahını ve yatırım kararlarını da ciddi biçimde baskıladı" dedi. "Tarımda rekor daralma alarm veriyor" Tarım ve hayvancılık sektöründe yaşanan sorunlara da dikkat çeken Başkan Özer Matlı, "Girdi maliyetlerindeki artışlara ek olarak iklim kaynaklı riskler, dünya genelindeki belirsizlikler ve hayvancılığa büyük darbe vuran şap hastalığı, üretimde sürekliliği zayıflatarak arz dengesini bozdu. Bu gelişmeler maliyet baskısını daha da derinleştirirken, sektörün toparlanma kapasitesini ciddi ölçüde sınırladı" diye konuştu. "Üyelerimizin üretim azmi tescil hacmini rekor seviyeye taşıdı" Başkan Özer Matlı, ülke ekonomisindeki zorlu tabloya karşın Bursa Ticaret Borsası’nın 2025 yılında da başarılı bir performans sergilediğini söyledi. Borsa üyelerinin azimle üretimden geri durmadığını belirten Matlı, "Üyelerimizin özverili çalışmaları ve kararlılıkları sayesinde 11 aylık tescil işlem hacmimizde 60 milyar TL gibi önemli bir rakama ulaştık. İnşallah yılı 65 milyar liranın üzerinde, Borsa tarihinin en yüksek işlem hacmi rakamıyla kapatmayı hedefliyoruz. Tarımsal ürün ticaretini dijital platforma taşıyan ve kurucu ortakları arasında yer aldığımız Marmara Ürün Piyasası Aracı Kurumu’nda ise işlemlerin başladığı Ocak ayından itibaren 610 milyonu aşan işlem hacmiyle platforma üye 22 borsa arasında 7`nci borsa olarak tarım ticaretinin dijitalleşmesinde öncü bir rol üstlendik" ifadelerini kullandı. İhracat atağında yeni rota: Asya Başkan Matlı, küresel ticaret sisteminin yeniden dizayn edildiği bir süreçte, üyelerin ticaretini güçlendirmek, yeni ihracat pazarlarına açılmalarını kolaylaştırmak ve uluslararası rekabet kapasitelerini artırmak amacıyla yürütülen Gıda UR-GE projesinin de 2025 yılı boyunca kesintisiz şekilde devam ettiğini kaydetti. Romanya ve Bulgaristan’da düzenlenen B2B alım heyeti organizasyonları ile üye firmaları yabancı alıcılarla bir araya getirdiklerini ve yeni ticari iş birlikleri kurmalarına imkân tanıdıklarını söyleyen Özer Matlı, 2026 yılında ise Japonya başta olmak üzere farklı coğrafyalarda yeni UR-GE programlarıyla Bursa gıda sektörünün küresel pazarlardaki görünürlüğünü daha da artırmayı hedeflediklerini vurguladı. Eğitimde marka: Hamidiye Tarım Lisesi Tarım, gıda ve hayvancılık sektörünün geleceğini sadece rakamlarla değil, nitelikli insan kaynağıyla da inşa ettiklerinin ifade eden Başkan Matlı, Borsa’nın proje okulu Hamidiye Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yürütülen çalışmalara değindi. Okulun, uyguladığı eğitim modeliyle Türkiye’deki tarım meslek liselerine rol model olduğunu vurgulayan Matlı, "Milli Eğitim Bakanlığı ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği arasındaki iş birliği protokolünde örnek gösterilen okulumuzla, toprağın bereketini bilimin ışığıyla buluşturmaya devam ediyoruz" diye konuştu. Bursa’nın geleceğine yön veren makro projeler Başkan Özer Matlı konuşmasında, Bursa Ticaret Borsası’nın uzun vadeli vizyon projelerine de dikkat çekti. Türkiye’de bir ticaret borsası tarafından hayata geçirilecek ilk organize sanayi bölgesi olma özelliği taşıyan Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi sürecinin tüm paydaşlarla planlı ve kararlı şekilde ilerlediğini söyleyen Matlı, projenin üretim, lojistik ve ticareti aynı merkezde buluşturacak stratejik bir yapı olarak Bursa’nın tarım ve gıda sanayisine yeni bir ölçek kazandıracağını belirtti. Kentin ekonomik kalkınmasının yanı sıra sosyal gelişimine de öncülük etmeye devam edeceklerinin altını çizen Özer Matlı, mülkiyeti Borsa’ya ait 66 dönümlük ET-BA tesisinde hayata geçirilecek proje ile şehrin doğu yakasının geleceğini değiştirecek bir yatırıma hazırlandıklarını kaydederek, "Şehrin doğusunda bugüne kadar örneği olmayan, bölgenin sosyo-ekonomik çehresini tamamen değiştirecek dev bir dönüşüm projesine imza atıyoruz. İnşallah yapacağımız çalışma ile bölgeyi modern bir cazibe merkezine dönüştürerek Bursa’nın gelişimine yeni bir vizyon katacağız" şeklinde konuştu. "Belirsizlikler ve yapısal adımlar 2026 yılında belirleyici olacak" 2026 yılına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Başkan Özer Matlı, "Parasal duruşun daha netleşmesiyle birlikte üretim, yatırım ve istihdam süreçlerinde toparlanma bekliyoruz. Tarım ve hayvancılıkta planlı üretim, hastalıklarla etkin mücadele, sulama yatırımları ve verimlilik odaklı desteklerin sahada daha güçlü karşılık bulması kritik önem taşıyor. Önümüzdeki yılın, yapısal adımların üretime yansıdığı ve mali istikrarın kalıcı hale geldiği bir dönem olmasını arzu ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Uyum içinde Bursa ekonomisine değer katmaya devam edeceğiz" Bursa Ticaret Borsası Meclis Başkanı Mustafa Aksu ise yaptığı değerlendirmede, 2025 yılının hem üreticiler hem de reel sektör açısından türlü sınamalara sahne olduğunu söyledi. Küresel ve yerel ekonomik gelişmelerin iş dünyası üzerinde ciddi yükler oluşturduğunu belirten Aksu, "Tüm bu zorlayıcı koşullara rağmen, Bursa Ticaret Borsası Meclisi olarak üyelerimizin sorunlarına çözüm üretmek ve kent ekonomisine nefes aldıracak projeleri desteklemek için yoğun mesai harcadık. İnşallah merhum başkanımız Mehmet Aydın’dan devraldığımız hizmet bayrağını, yeni yılda tüm meclis üyelerimizle birlikte uyum içinde çalışarak daha da ileriye taşıyacağız" dedi. 2026 yılı bütçesi oy birliği ile kabul edildi Yılın son meclis toplantısında 2026 yılı bütçesi ve çalışma programı meclis üyelerinin oylarına sunuldu. Oylama sonucunda 100 milyon TL olarak ön görülen 2026 yılı bütçesi oy birliğiyle kabul edildi. Oylamanın ardından söz alan Başkan Özer Matlı, "Yıl boyunca özverili çalışmalarından dolayı üyelerimize, meclis ve yönetim kurulu üyelerimiz ile genel sekreterliğimiz nezdinde tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ederim. Tüm üyelerimize sağlıklı, mutlu, huzurlu ve bereketli bir yıl diliyorum" dedi.
Başkan Gülsoy:  "Kasım ayında 314 milyon 776 bin dolar ihracat, 125 milyon 488 bin dolar ithalat yaptık"
31 Aralık 2025 Çarşamba - 12:17 Başkan Gülsoy: "Kasım ayında 314 milyon 776 bin dolar ihracat, 125 milyon 488 bin dolar ithalat yaptık" Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Kasım Ayı dış ticaret verilerini değerlendirdi. Kasım ayında 314 milyon 776 bin dolar ihracat, 125 milyon 488 bin dolar ithalat gerçekleştirildiğini belirten Başkan Gülsoy, "11 aylık toplam 3 milyar 469 milyon 74 bin dolarlık ihracatla giriyoruz. İş dünyası olarak tüm gücümüzle üretim, ihracat ve istihdamın sürdürülebilirliği için olağanüstü mücadele veriyoruz. Bu başarı, alın teriyle üretim yapan sanayicimizin ortak emeğinin bir yansımasıdır. Dünya için üreten, ülkemiz için rekabet eden tüm firmalarımıza, çalışanlarına ve emeği olan herkese teşekkür ediyorum" dedi. TÜİK verilerine göre 2025 yılı Kasım ayı ihracat rakamlarını değerlendiren KTO Başkanı Ömer Gülsoy, "Kasım ayında 314 milyon 776 bin dolar ihracat gerçekleştirdik. Geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,38 oranında artış, bir önceki aya kıyasla yüzde 7,90 oranında azalış yaşanmıştır. İthalatımız ise 125 milyon 488 bin dolar olmuştur. Geçen yılın aynı ayına oranla yüzde 6,21 artış, azalış, bir önceki aya oranla yüzde 4,71 azalış gerçekleşmiştir. Yılın 11 ayını toplam 3 milyar 469 milyon 74 bin dolar ihracat ile kapattık. Geçen yıla oranla yüzde 1,56 oranında artış yaşandı. Yılın ilk 11 ayında toplam ithalatımız ise 1 milyar 587 milyon 393 bin dolar olmuştur. Geçen yılın ilk 11 ayına oranla yüzde 13,35 oranında artış yaşanmıştır" diye konuştu. Kayseri’den ihracat gerçekleştirilen ülkeler hakkında da bilgiler veren Gülsoy, "İhracat pazarlarımız; Almanya, Irak, ABD, Avusturya, Polonya, İtalya, Romanya, Fas, Fransa, Tunus’dur" ifadelerini kullandı. Kayseri ihracatının sektörler bazında analizini de yapan Başkan Gülsoy, "Türkiye İstatistik Kurumu’nun belirlediği sektörlerden; Elektrik ve Elektronik, Kimyevi Maddeler ve Mamulleri, İklimlendirme Sanayii, Makine ve Aksamları, Çimento Cam Seramik ve Toprak Ürünleri, Hazır Giyim ve Konfeksiyon, Halı, Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller, Meyve Sebze Mamulleri gibi sektörlerde artış yaşanırken; Demir ve Demir dışı Metaller, Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri, Çelik, Tekstil ve Ham maddeleri, Madencilik Ürünleri gibi sektörlerde azalış gerçekleşmiştir" dedi. Küresel ekonomide talebin zayıfladığı, finansman maliyetlerinin zirve yaptığı ve üretim giderlerinin her geçen gün arttığı fırtınalı bir dönemde, Kayseri’nin dış ticarette gösterdiği direnci değerlendiren Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy, şunları dile getirdi: "Kayseri iş dünyasının bu zorlu küresel şartlara rağmen ortaya koyduğu performansı gönülden tebrik ediyorum. Elde edilen bu başarı; dünya pazarlarında talebin daraldığı, finansmana erişimin zorlaştığı ve maliyet baskısının üreticiyi zorladığı bir dönemde kazanılmıştır. Kayseri iş dünyamız, her türlü engele rağmen ’üretimden vazgeçmeyeceğiz’ diyerek rüştünü bir kez daha ispatlamıştır." "2026 için ‘Bekle-Gör’ dönemi bitmiştir" Gülsoy, "Önümüzde kritik bir eşik var. Avrupa Birliği’ne yaptığımız ihracatın yaklaşık yüzde 15’i, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması kapsamındaki ürünlerden oluşmaktadır. 2026 yılı itibarıyla devreye girecek olan bu sistem, ulusal ihracatımız üzerinde ciddi bir maliyet baskısı oluşturacağı gibi, Kayseri’nin dış ticaret ivmesini de etkileme riski taşımaktadır. Bu belirsizliği yönetmenin tek yolu, ’bekle-gör’ yaklaşımını terk ederek; yeşil ve dijital dönüşüm adımlarını sanayimizin merkezine hızla yerleştirmektir" dedi. "Yeşil dönüşüm artık bir seçenek değil, zorunluluktur" Başkan Gülsoy, "Kayseri Ticaret Odası olarak üyelerimize çağrımız nettir: Rekabet gücümüzü korumak ve Avrupa pazarındaki payımızı artırmak için karbon ayak izimizi düşürmeli, akıllı üretim teknolojilerine yatırım yapmalıyız. 2026 yılı, bu dönüşümü tamamlayanlar için fırsat; erteleyenler için ise büyük maliyet yılı olacaktır" diyerek sözlerini noktaladı.
BTSO Başkanı İbrahim Burkay 2030 vizyonunu açıkladı
31 Aralık 2025 Çarşamba - 12:15 BTSO Başkanı İbrahim Burkay 2030 vizyonunu açıkladı Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, 2013 yılından bu yana ortaya koydukları makro projeler ve büyük başarılarla oluşan ekonomik birikimin artık Bursa’yı yeni bir kulvara ve eşiğe taşıdığını söyledi. Başkan Burkay, "Elde ettiğimiz bu birikim ve tecrübeyle şimdi 2030 Vizyonumuzu; yüksek katma değer, teknolojide derinleşme, ihracatta sürdürülebilir büyüme ve yeşil dönüşüm ekseninde daha güçlü bir gelecek hedefi olarak şekillendiriyoruz." dedi. BTSO Aralık Ayı Meclis Toplantısı Oda Hizmet Binası’nda gerçekleştirildi. Toplantıda 2025 yılına ilişkin değerlendirmeler ile 2026 yılına yönelik hedef ve beklentiler ele alınırken, BTSO’nun 2026 yılı bütçesi de Meclis Üyeleri’nin görüş ve onayına sunuldu. Yapılan oylama sonucunda BTSO’nun 2026 yılı bütçesi oy birliği ile kabul edildi. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, konuşmasına 2025 yılını tamamlarken aynı hedeflere inanan büyük bir camia olarak bir arada olmanın önemine vurgu yaparak başladı. Yeni yılın sağlık, huzur ve bereket getirmesini temenni eden Burkay 2026 yılına ilişkin beklentilerini paylaşırken, en temel ihtiyaçlarının öngörülebilirlik olduğuna vurgu yaptı. Reform süreçlerinin artık sahada somut karşılık bulmasının büyük önem taşıdığını belirten Burkay, üretimi ve yatırımı destekleyen politikaların hayata geçirilmesinin sanayinin sürdürülebilir büyümesi açısından kritik olduğunu ifade etti. "Zorlukları Engel Değil, İmtihan Olarak Gördük" İbrahim Burkay, 2013 yılında görevi devraldıklarında zorlu bir süreçle karşı karşıya olduklarını hatırlatarak, son 12 yılda bölgesel savaşlardan küresel krizlere, yüksek enflasyondan depremlere kadar birçok ağır sınavdan geçildiğini ifade etti. Bu süreçte hiçbir zaman yönlerini kaybetmediklerini vurgulayan Burkay, "Zorluklar, istikameti olanlar için engel değil, imtihandır. Biz başkalarının yazdığı senaryolarda rol almak yerine, kendi hedeflerini cesaretle ortaya koyan bir anlayışla hareket ettik." dedi. Meslek Komiteleri ve KOBİ’ler İçin Somut Kazanımlar BTSO’nun tüm organlarını ortak bir vizyon etrafında bütünleştirdiklerini belirten Burkay, 2025 yılı boyunca meslek komitelerinin yaklaşık 900 toplantı gerçekleştirdiğini, bu toplantılardan 600’ün üzerinde karar çıktığını aktardı. Bu kararların TOBB ve ekonomi yönetimi nezdinde yapılan girişimlerle somut sonuçlara dönüştüğünü ifade eden Burkay, Nefes Kredisi, ihracatçılara yönelik döviz dönüşüm destekleri ve vergi düzenlemeleri gibi birçok adımın hayata geçirilmesine katkı sunduklarını söyledi. Burkay ayrıca, yaptıkları girişimlerin sonucunda birçok firmanın KOBİ desteklerinden faydalanabilir hale geldiğini vurguladı. TEKNOSAB ile Yüksek Teknolojili Üretim Hamlesi Sanayide rekabet gücünü artırmanın yolunun üretimin niteliğini yükseltmekten geçtiğini belirten Burkay, Türkiye’nin yüksek teknolojili ilk organize sanayi bölgesi olan TEKNOSAB’ın bu anlayışın somut bir sonucu olduğunu söyledi. Dört yıl gibi kısa bir sürede altyapısı tamamlanan TEKNOSAB’da bugün yaklaşık 30 milyar liralık yatırımla 19 firmanın üretim yaptığını ve 6 bin 400 kişinin istihdam edildiğini ifade eden Burkay, yeni yılda faaliyete geçecek fabrikalarla çalışan sayısının 10 bine ulaşacağını açıkladı. Burkay ayrıca, TEKNOSAB bünyesinde girişim sermayesi yatırım fonu modeliyle hayata geçirilen ve 600’ün üzerinde yatırımcısı bulunan Lojistik Teknopark projesinin ilk değerlemesinin yapılacağını, 2026’nın ilk çeyreğinde de söz konusu projede temelin atılacağını müjdeledi. İhracat, Eğitim ve İnsan Kaynağı Vurgusu Ticaret ve ihracat tarafında KFA Fuarcılık ile önemli mesafeler kat edildiğini belirten Burkay, bugüne kadar 250’nin üzerinde yurt dışı fuar organizasyonu gerçekleştirildiğini, 8 bini aşkın üyenin alıcılarla buluşturulduğunu ifade etti. Başkan Burkay, "Savunma sanayiinde IDEF ve ev tekstilinde HOMETEX gibi dünyanın en büyük organizasyonları arasında yer alan fuarları başarıyla hayata geçirdik. Junioshow’dan Food Point’e, TFF Show’dan Rising City ve MEEXX’e kadar farklı sektörlerdeki firmalarımızın ticaretini geliştirirken Bursa markasına da değer kattık. Aynı anlayışı UR-GE projelerimiz, alım heyetlerimiz ve kümelenme çalışmalarımızda da sürdürdük. Bugün 17’si aktif 48 UR-GE projesiyle, bu alanda Türkiye’de açık ara en fazla proje geliştiren Odayız. Yerli ve milli hedeflerimiz doğrultusunda bin 700’e yakın firmamız, kümelenme modeliyle birlikte öğreniyor, birlikte gelişiyor ve birlikte yeni pazarlara açılıyor." dedi. İnsan kaynağının dönüşümün temel unsuru olduğuna dikkat çeken Burkay, BUTGEM, MESYEB ve BTSO Akademi ile bu kapsamda önemli çalışmalar gerçekleştirdiklerini ifade etti. "Bursa Business School Uludağ’ın geleceğini değiştirecek" İbrahim Burkay, Bursa Business School ve GUHEM’in de iş dünyasının dönüşümünde ve geleceğin insan kaynağının yetiştirilmesinde önemli rol üstlendiğini vurguladı. Bursa Business School’u Uludağ’ın tarihini ve talihini değiştirecek stratejik bir proje olarak nitelendiren Başkan Burkay, "Uludağ’ımızın kalbinde, tarihi kimliği ve benzersiz fiziki imkânlarıyla, meclis üyelerimizin destekleriyle çok güçlü bir proje hayata geçirdik. Bursa Business School, bugün dünyada ilk üç destinasyon arasında yer alan, Türkiye’nin ve yakın coğrafyanın eğitim merkezi konumuna yükselmiş durumda. Aynı zamanda kongre turizminin de merkezi haline gelmesini hedefliyoruz. Bursa Business School, turizm sektörünün dönüşümü için atılmış en önemli adımlardan biridir. Önümüzdeki beş yıl içinde Bursa ve Uludağ, içerik ve işlevsellik açısından bugüne kadar taşıdığı ismin hakkını verecek; 365 gün dünyanın dört bir yanından ziyaret edilen bir merkez konumuna ulaşacaktır. Önümüzdeki süreçte başta eğitim ve sağlık programları olmak üzere Uludağ’daki tüm otel ve tesisler, bu dönüşümün ana merkezleri haline gelecektir." dedi. Başkan Burkay’dan 2030 Vizyonu Konuşmasının sonunda 2030 vizyonuna değinen BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, sanayide yüksek katma değer, teknolojide derinleşme, ihracatta sürdürülebilir büyüme ve yeşil dönüşüm ekseninde Bursa’yı geleceğe taşıyacak projeleri kararlılıkla sürdüreceklerini ifade etti. Başkan Burkay, "Şimdi projelerimizin olgunlaştığı, Bursa ekonomisine çok daha yüksek katma değer sağlayacağı bir dönemdeyiz. 2013 yılında 16 projeyle başlattığımız bu büyük dönüşüm yolculuğunda, bugün makro düzeyde 60’ı aşkın stratejik proje ile Bursa’nın üretim gücünü, rekabet kapasitesini ve küresel iddiasını yeni bir seviyeye taşıdık. Elde ettiğimiz bu birikim ve tecrübeyle şimdi 2030 Vizyonumuzu; yüksek katma değer, teknolojide derinleşme, ihracatta sürdürülebilir büyüme ve yeşil dönüşüm ekseninde daha güçlü bir gelecek hedefi olarak şekillendiriyoruz. Bursa’mızı yalnızca bugünün değil, yarının dünyasında da söz sahibi bir üretim, ticaret ve inovasyon merkezi haline getirecek projeleri, ortak akılla hayata geçirmeye kararlılıkla devam edeceğiz." dedi. Şehir Fonu ile Yeni Nesil Yatırımlar Desteklenecek BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Burkay, altyapısını hazırladıkları projelerle Bursa iş dünyasını değişim ve dönüşüme hazırladıklarını belirterek, bu kapsamda Şehir Fonu ile yeni nesil yatırımların yolunu açacaklarını, Payitaht Çarşı’da Dijital Dönüşüm Merkezi’ni hayata geçirerek geleneksel ticaret anlayışını küresel vitrine taşıyacaklarını kaydetti. İbrahim Burkay, şöyle devam etti: "Verinin stratejik bir değer olduğu anlayışıyla data merkezi projemiz için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yeni UR-GE projeleri, fuarlarımız, alım heyetleri ve kümelenme çalışmalarımızla sektörlerimizin gelişimini desteklemeye devam edeceğiz. Diğer taraftan Bursa için mekânsal planlama çalışmalarının tarihi bir öneme sahip olduğunu bir kez daha ifade etmek istiyorum. KOBİ OSB’ler, organize konut bölgeleri, serbest ticaret bölgeleri ve organize ticaret bölgeleri önümüzdeki dönemde gündemimizin önemli başlıkları arasında yer almaya devam edecek. Bizim tek gayemiz; bu şehrin potansiyelini doğru okumak, üretim gücünü ve ticaret kültürünü geleceğe taşıyarak 60 bin üyemizin yolunu açmaktır. BTSO olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sektörlerimize rehberlik eden, iş dünyamıza cesaret veren ve Bursa’mıza değer katan projeleri kararlılıkla hayata geçirmeye devam edeceğiz." Açılış konuşmalarının ardından meclis toplantısı, BTSO Meclis üyelerinin kürsüye gelerek 2025 yılına ilişkin değerlendirmeleri ve 2026 yılına ilişkin görüş ve beklentilerini paylaşmasıyla sona erdi.
Depremlerin ardından Sındırgı’da komşuluk seferberliği
31 Aralık 2025 Çarşamba - 12:13 Depremlerin ardından Sındırgı’da komşuluk seferberliği Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde 10 Ağustos ve 27 Ekim tarihlerinde meydana gelen depremlerin ardından, ilçenin yeniden ayağa kalkması için örnek bir dayanışma hareketi başlatıldı. Sındırgı Sivil Toplum Platformu öncülüğünde başlatılan "Komşuluk Projesi" kapsamında, çevre il ve ilçelere çağrıda bulunularak Sındırgı’ya gelinmesi ve alışverişlerin yerel esnaftan yapılması istendi. "Yardım değil, yanımızda olmanızı istiyoruz" Yapılan çağrıda, klasik yardım taleplerinin dışında farklı bir mesaj öne çıktı. Platform yetkilileri, battaniye ya da kuru gıda gibi yardımlar yerine, esnafa can suyu olacak ziyaretlerin ve alışverişlerin önemine dikkat çekti. Açıklamada, "Biz sizlerden yardım kolileri istemiyoruz. İhtiyacımız olan şey; çarşımıza moral verecek ziyaretleriniz, esnaflarımızı ayağa kaldıracak alışverişlerinizdir" ifadelerine yer verildi. "Can kaybı yok ancak hayat zorlaştı" Depremlerde can kaybının yaşanmadığı vurgulanırken, ilçe merkezi ve kırsal mahallelerde çok sayıda evin yıkıldığı, çarşıda ise birçok iş yerinin hasar gördüğü belirtildi. Özellikle konteyner dükkânlarda ayakta kalma mücadelesi veren esnafın zor günler geçirdiği ifade edildi. Yetkililer, devletin yaraları sardığını ancak bu süreçte en çok ihtiyaç duyulan şeyin komşuluk, birlik ve dayanışma ruhu olduğunun altını çizdi. "Bir tabak yemek, bir bardak çay büyük bir destek" Sındırgı’ya gelen vatandaşlara yapılan çağrıda, küçük gibi görünen adımların büyük anlamlar taşıdığı vurgulandı. Çağrıda şu ifadelere yer verildi: "Bir lokantada bir tabak yemek yiyin, bir çay ocağında çay için, fırın, manav, kasap ve tuhafiye esnafına uğrayın, özellikle konteyner dükkânlarda hizmet veren esnafları unutmayın." Yapılan her alışverişin ise bir dükkâna nefes, bir aileye moral olacağı vurgulandı. Kuvâ-yi Milliye ruhuyla dayanışma Sındırgı’nın tarihine de vurgu yapılan açıklamada, ilçenin Kuvâ-yi Milliye ateşinin yakıldığı önemli merkezlerden biri olduğu hatırlatıldı. "O gün vatanın akibetini değiştiren kıvılcım, bugün yeniden kendi topraklarına merhem olmak için komşularını çağırıyor" sözleriyle, dayanışmanın tarihi bir sorumluluk olduğu mesajı verildi. "Sındırgı yardım eden ilçeydi, bugün yardım bekliyor" Açıklamada, Sındırgı’nın geçmişte afet bölgelerine ve mazlum coğrafyalara yardım ulaştıran ilk ilçelerden biri olduğuna dikkat çekilerek, bugün ise komşu ilçelerden destek beklediği ifade edildi. Balıkesir Valisi, milletvekilleri, belediye başkanları, il müdürleri, siyasi parti ve STK temsilcileri de alışveriş için Sındırgı’ya davet edildi. Çağrı karşılık buldu: Sındırgı’ya ziyaretler başladı Sındırgı Sivil Toplum Platformu’nun çağrısı karşılıksız kalmadı. Bigadiç başta olmak üzere Balıkesir genelinden dernekler ve vatandaşlar, gruplar halinde Sındırgı’ya gelerek çarşı esnafından alışveriş yapmaya başladı. Esnaf, yapılan ziyaretlerin yalnızca ekonomik değil, manevi olarak da büyük bir güç verdiğini dile getirdi. "Bugün bize, yarın size" "Balıkesir’in vefası bu zor günleri aşacak güçtedir" mesajının verildiği çağrı, "Bugün bize yarın size" sözleriyle son buldu. Başlatılan bu dayanışma hareketinin tüm Türkiye’ye örnek olması temenni edildi.
Başkan Büyüksimitci: "İhracatımız yıllık bazda artmaya devam ediyor"
31 Aralık 2025 Çarşamba - 11:59 Başkan Büyüksimitci: "İhracatımız yıllık bazda artmaya devam ediyor" Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan kasım ayı ihracat rakamlarını değerlendirdi. Başkan Büyüksimitci, Kayseri’nin ihracatının kasım ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,38 artışla 314 milyon 776 bin dolar olarak gerçekleştiğini ifade ederken, bir önceki aya kıyasla yüzde 7,9 oranında düşüş yaşandığını belirtti. Büyüksimitci, Kayseri’nin yılın ilk 11 aylık ihracatının 3 milyar 469 milyon 75 bin dolara, son 12 aylık ihracatının ise 3 milyar 805 milyon 253 bin dolara ulaştığını kaydetti. Başkan Büyüksimitci küresel ekonomide yaşanan dalgalanmalar, jeopolitik gelişmeler ve artan maliyetlerin ihracatçıları zorladığına dikkat çekerek, "Bir taraftan küresel ekonomideki belirsizlikler, diğer taraftan yüksek faiz oranları ve krediye erişimde yaşanan zorluklara rağmen Kayseri sanayisinin üretimini sürdürmesi ve ihracatta yıllık bazda artış sağlaması son derece kıymetlidir. Sanayicilerimiz tüm zorluklara rağmen kararlılıkla çalışmaya devam ediyor. Bizler de ihracatımızı daha ileri taşımak adına var gücümüzle gayret göstermeyi sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı. İhracat desteklerinin artırılması, finansmana erişimin kolaylaştırılması ve öngörülebilir bir ekonomik ortamın sağlanmasının önemine vurgu yapan Başkan Büyüksimitci, "Şehrimizin üretim ve ihracat başarısında emeği olan tüm sanayicilerimize, ihracatçılarımıza ve çalışanlarımıza teşekkür ediyorum. Bu vesileyle tüm iş dünyamızın yeni yılını kutluyor, yeni yılın üretimin arttığı, istikrarın güçlendiği ve ekonomimizin daha da sağlamlaştığı bir yıl olmasını temenni ediyorum. Kayseri sanayisi, birlik ve beraberlik içerisinde üretmeye, ihracat yapmaya ve ülkemize değer katmaya devam edecektir" diyerek değerlendirmesini tamamladı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "İşsizlik oranının kademeli olarak gerileyerek 2028 yılında yüzde 7,8 seviyesine ulaşmasını öngörüyoruz"
31 Aralık 2025 Çarşamba - 11:50 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "İşsizlik oranının kademeli olarak gerileyerek 2028 yılında yüzde 7,8 seviyesine ulaşmasını öngörüyoruz" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "2026-2028 dönemini Orta Vadeli Programımızda istihdamın yıllık ortalama 842 bin kişi artmasını, işsizlik oranının ise kademeli olarak gerileyerek 2028 yılında yüzde 7,8 seviyesine ulaşmasını öngörüyoruz" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, sosyal medya hesabından kasım ayı iş gücü istatistiklerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yılmaz, işsizlik oranının 31 aydır tek haneli seviyelerde seyrettiğini belirterek, kasım ayında mevsim etkisinden arındırılmış verilere göre işsizlik oranının yüzde 8,6 seviyesinde gerçekleştiğini söyledi. İstihdam edilen kişi sayısının bir önceki aya göre 75 bin kişi arttığını dile getiren Yılmaz, bu rakamın 32,7 milyon kişiyi aştığını ifade etti. Yılmaz, şu ifadelere yer verdi: "Başta gençler, kadınlar ve nitelikli işgücü olmak üzere işgücüne katılımı artıran ve beşerî sermayenin niteliğini yükselten aktif işgücü programlarını, mesleki eğitimi, girişimcilik desteklerini ve stratejik sektörlerde ihtiyaç duyulan becerilerin geliştirilmesini önceliklerimiz arasına aldık. Ayrıca, emek yoğun sektörlerde istihdamı daha yoğun şekilde desteklemeyi sürdürüyoruz. İşgücü piyasasına yönelik hayata geçirilecek yapısal reformlarla birlikte bir yandan istihdam artışını daha da güçlendirmeyi hedeflerken, diğer yandan atıl işgücünü azaltıcı politikaları da çok boyutlu bir şekilde ele alıyoruz. Bu doğrultuda 2026-2028 dönemini içeren Orta Vadeli Programımızda istihdamın yıllık ortalama 842 bin kişi artmasını, işgücüne katılım oranlarındaki artışa rağmen işsizlik oranının kademeli olarak gerileyerek 2028 yılında yüzde 7,8 seviyesine ulaşmasını öngörüyoruz." Yılmaz, gelecek dönemde dezenflasyonla uyumlu, istihdamı destekleyen sürdürülebilir ve kapsayıcı bir büyüme çerçevesinde vatandaşların alım gücünü artırmayı ve gelir dağılımını iyileştirmeyi amaçladıklarını da sözlerine ekledi.