EKONOMİ
28 Mart 2026 Cumartesi - 17:04 Altıntaş’ta ’Hamilik’ projesinin iş birliği protokolü imzalandı Kütahya İl Millî Eğitim Müdürlüğü, ’Hamilik’ projesi kapsamında eğitim, üretim ve istihdam aynı hedefte buluştu. Altıntaş İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü ile Zafer Organize Sanayi Bölgesi arasında, Hamilik Projesi kapsamında önemli bir iş birliği protokolü imzalandı. Gerçekleştirilen protokol ile mesleki eğitimin güçlendirilmesi ve öğrencilerin iş gücü piyasasına daha donanımlı şekilde hazırlanması hedefleniyor. İmzalanan protokol çerçevesinde, ilçedeki meslek lisesinin sanayi ile daha etkin bir şekilde entegre edilmesine yönelik çalışmalar ele alındı. Özellikle sanayinin ihtiyaç duyduğu alanlara uygun bölümlerin geliştirilmesi, mevcut bölümlerin güncellenmesi ve uygulama ağırlıklı eğitim süreçlerinin artırılması konularında görüş alışverişinde bulunuldu. Toplantıda ayrıca meslek liselerinin nitelikli iş gücü yetiştirmedeki rolü, öğrencilerin istihdam edilebilirliğinin artırılması ve sektörle doğrudan temas kurabilecekleri eğitim modelleri üzerine değerlendirmeler yapıldı. İş dünyasının beklentileri doğrultusunda yetiştirilecek öğrencilerin hem bölge ekonomisine hem de ülke kalkınmasına katkı sağlaması hedefleniyor. Altıntaş İlçe Millî Eğitim Müdürü Tuba Sinan, bu tür iş birliklerinin mesleki eğitimin kalitesini artırmada büyük önem taşıdığını vurgulayarak, sanayi ile eğitim kurumları arasında kurulacak güçlü bağların öğrencilerin geleceğine önemli katkılar sunacağını ifade etti.
28 Mart 2026 Cumartesi - 16:46 Manisa’da kuyumcuların başkanından altın yatırımcısına "Uzun Vade" tavsiyesi Manisa Kuyumcular ve Sarraflar Derneği (MAKSAD) Başkanı Mehmet Ödevli, altın piyasasındaki hareketliliği değerlendirerek, "Savaş zamanı yükselmesi beklenen altın bu kez düştü, ancak yatırımcı her zaman uzun vadeli düşünmeli" dedi. Manisa Kuyumcular Çarşısı’nda altın fiyatlarındaki hareketlilik gündemdeki yerini koruyor. Manisa Kuyumcular ve Sarraflar Derneği (MAKSAD) Seçimli Olağan Genel Kurulu’nda güven tazeleyen Başkan Mehmet Ödevli, altın yatırımcılarına kritik uyarılarda bulundu. Piyasanın son günlerde ezber bozan bir grafik çizdiğini belirten Başkan Ödevli, küresel gelişmelere rağmen altının gösterdiği tepkiyi şu sözlerle analiz etti: "Yani piyasa her zamankinin tersine gitti. Normalde savaş zamanlarında altının hepimiz yükseldiğini görmekteyiz. Fakat bu sefer savaşla beraber altında ciddi bir düşüş yaşadık. Tabii bunun net sebebini bilemiyoruz ama tahminimize göre belki petrol ürünleri arkasında bir büyük şirketlerin yatırımları olmuş olabilir. Merkez Bankası’nın ve farklı merkez bankalarının altından biraz satış yaptığını takip etmekteyiz" "Tedarik sıkıntısı normale dönüyor" Bayram sonrası piyasada yaşanan kısa süreli daralmaya da değinen Ödevli, "Bayramdan sonra ilk pazartesi, salı günü biraz altın tedarikinde sıkıntı yaşadık. Fiyatlarda biraz prim oluştu. Yavaş yavaş normale dönmeye başladı. En kısa sürede de tekrar düze dönmesini bekliyoruz. Altın yatırımcısı her zaman tabii uzun vadeli olmak üzere altın yatırımına devam edebilir. Bu tarz olayları yaşayabiliyoruz altında" diye konuştu. MAKSAD’da Mehmet Ödevli dönemi devam ediyor Altın piyasasına dair açıklamalarının ardından derneğin genel kurul sürecine dair bilgiler veren Ödevli, 128 üyesi bulunan MAKSAD’da yeniden başkanlığa seçildi. Ağustos 2025’te yapılan olağanüstü kongrenin ardından bu kez olağan kongrede güven tazelediğini ifade eden Ödevli, şunları söyledi: "Bugün de Kuyumcular Derneği’mizin olağan kongresini gerçekleştiriyoruz. Seçim sonuçları çarşımıza, Manisa’mıza hayırlı olsun. Elimizden gelen hizmeti tekrar çarşımız için göstermeye devam edeceğiz. Yönetimimle beraber bu işin içinde ve arkasında olmaya devam ediyoruz" Mehmet Ödevli başkanlığındaki yeni yönetimde şu isimler yer aldı: Gökhan Evelek, Faruk Kumcular, İsmail Kavcı, Onur Peynirci.
Göreli yoksulluk oranı yüzde 13 oldu
30 Aralık 2025 Salı - 10:18 Göreli yoksulluk oranı yüzde 13 oldu Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 50’si dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre, yoksulluk oranı 2025 yılında 0,6 puan azalarak yüzde 13 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistikleri’ni açıkladı. Toplumun genel düzeyine göre belirli bir sınırın altında gelire sahip olan bireyler göreli anlamda yoksul sayılıyor. Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 50’si dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre, yoksulluk oranı 2025 yılında 0,6 puan azalarak yüzde 13,0 oldu. Medyan gelirin yüzde 60’ı dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre hesaplanan yoksulluk oranı ise son yılda yine 0,6 puan azalarak yüzde 20,6 olarak gerçekleşti. Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 40’ı dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre, yoksulluk oranı bir önceki yıla göre 0,7 puanlık azalış ile yüzde 6,2 olarak gerçekleşti. Medyan gelirin yüzde 70’i dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre hesaplanan yoksulluk oranı ise bir önceki yıla göre 0,2 puanlık azalış ile yüzde 28,7 oldu. En düşük yoksulluk oranı yüzde 3,9 ile çekirdek aile bulunmayan hanelerde gerçekleşti Hanehalkı tipine göre eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 50’si dikkate alınarak hesaplanan yoksulluk oranlarına bakıldığında; çekirdek aile bulunmayan birden fazla kişiden oluşan hanehalklarında yoksulluk oranı bir önceki yıla göre 6,9 puan azalarak yüzde 3,9, tek kişilik hanehalklarında ise 1,1 puan azalarak yüzde 5,4 olmuştur. En az bir çekirdek aile ve diğer kişilerden oluşan hanehalklarının yoksulluk oranı 0,4 puan azalarak yüzde 17,5, tek çekirdek aileden oluşan hanehalklarının yoksulluk oranı ise 0,5 puan azalarak yüzde 12,9 oldu. En yüksek yoksulluk oranı bir okul bitirmeyenlerde görüldü Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 50’si dikkate alınarak hesaplanan yoksulluk oranına göre; bir okul bitirmeyenlerin yüzde 23,8’i, lise altı eğitimlilerin yüzde 13,0’ı, lise ve dengi okul mezunlarının ise yüzde 7,5’i yoksul olarak hesaplandı. Yükseköğretim mezunları ise yüzde 2,5 ile en düşük yoksulluk oranına sahip grup oldu. Maddi ve sosyal yoksunluk oranı yüzde 11,9 oldu Maddi ve sosyal yoksunluk oranı hesabında hane düzeyinde sorgulanan değişkenler; otomobil sahipliği, ekonomik olarak beklenmedik harcamaları yapabilme, evden uzakta bir haftalık tatil masrafını karşılayabilme, kira, konut kredisi ve faizli borçları ödeyebilme, iki günde bir et, tavuk, balık içeren yemek yiyebilme, evin ısınma ihtiyacını karşılayabilme ve mobilyaları eskidiğinde değiştirebilme durumudur. Bu oran için fert düzeyinde toplanan değişkenler ise; eskimiş giysileri yerine yenisini alabilme, düzgün iki çift ayakkabıya sahip olabilme, ayda en az bir kez tanıdıkları ile toplanabilme, ücretli boş zaman faaliyetlerine katılabilme, kendini iyi hissetmek için bir miktar para harcayabilme ve kişisel amaçlı kullanım için internet sahipliği olarak belirlenmiştir. Yukarıda belirtilen on üç maddenin en az yedisini ekonomik nedenlerle karşılayamayanların oranı olarak tanımlanan maddi ve sosyal yoksunluk oranı; 2024 yılında yüzde 13,3 iken 2025 yılı sonuçlarında 1,4 puan azalarak yüzde 11,9 olarak tahmin edildi. Sürekli yoksulluk oranı yüzde 13,6 oldu Dört yıllık panel veri kullanılarak hesaplanan sürekli yoksulluk oranı, eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 60’ına göre son yılda ve aynı zamanda önceki üç yıldan en az ikisinde de yoksul olan fertleri kapsamaktadır. Buna göre, 2025 yılı sonuçlarına göre sürekli yoksulluk oranı bir önceki yıla göre 0,1 puan azarak yüzde 13,6 oldu. Göreli yoksulluk oranı en düşük TRC2 (Şanlıurfa, Diyarbakır) bölgesinde gerçekleşti İBBS 2. Düzey bölgelerinin her biri için eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 50’sine göre hesaplanan yoksulluk sınırına göre, gelire dayalı göreli yoksulluk oranının en yüksek olduğu bölgeler; yüzde 14,5 ile TR21 (Tekirdağ, Edirne, Kırklareli), yüzde 14,3 ile TR82 (Kastamonu, Çankırı, Sinop) oldu. Göreli yoksulluk oranı en düşük olan İBBS 2. Düzey bölgeleri ise yüzde 4,6 ile TRC2 (Şanlıurfa, Diyarbakır), yüzde 6,3 ile TRB1 (Malatya, Elazığ, Bingöl, Tunceli) oldu.
İşsizlik oranı Kasım ayında yüzde 8,6 oldu
30 Aralık 2025 Salı - 10:10 İşsizlik oranı Kasım ayında yüzde 8,6 oldu işsiz sayısı 2025 yılı Kasım ayında bir önceki aya göre 54 bin kişi artarak 3 milyon 98 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,1 puan artarak yüzde 8,6 seviyesinde gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Kasım ayı İşgücü İstatistiklerini açıkladı. Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre; 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2025 yılı Kasım ayında bir önceki aya göre 54 bin kişi artarak 3 milyon 98 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,1 puan artarak yüzde 8,6 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 7,0 iken kadınlarda yüzde 11,8 olarak tahmin edildi. Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam oranı yüzde 49,2 oldu İstihdam edilenlerin sayısı 2025 yılı Kasım ayında bir önceki aya göre 75 bin kişi artarak 32 milyon 737 bin kişi, istihdam oranı ise 0,1 puan artarak yüzde 49,2 oldu. Bu oran erkeklerde yüzde 66,8 iken kadınlarda yüzde 31,9 olarak gerçekleşti. Mevsim etkisinden arındırılmış işgücüne katılma oranı yüzde 53,8 olarak gerçekleşti İşgücü, 2025 yılı Kasım ayında bir önceki aya göre 128 bin kişi artarak 35 milyon 834 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0,1 puan artarak yüzde 53,8 olarak gerçekleşti. İşgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 71,8 iken kadınlarda yüzde 36,2 oldu. Genç nüfusta mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı yüzde 15,4 oldu 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre aynı seviyede kalarak yüzde 15,4 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı; erkeklerde yüzde 10,6, kadınlarda ise yüzde 24,4 olarak tahmin edildi. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 42,3 saat oldu İstihdam edilenlerden referans döneminde işbaşında olanların, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 2025 yılı Kasım ayında bir önceki aya göre 0,1 saat artarak 42,3 saat olarak gerçekleşti. Mevsim etkisinden arındırılmış atıl işgücü oranı yüzde 29,1 oldu Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı 2025 yılı Kasım ayında bir önceki aya göre 0,6 puan azalarak yüzde 29,1 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 18,7 iken işsiz ve potansiyel işgücünün bütünleşik oranı yüzde 20,2 olarak tahmin edildi.
ASO Başkanı Ardıç: "Yapısal reformları hayata geçirmeliyiz"
30 Aralık 2025 Salı - 10:05 ASO Başkanı Ardıç: "Yapısal reformları hayata geçirmeliyiz" Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, "2026’nın enflasyonla mücadelede sonuçların alınacağı bir yıl olacağına inanıyorum. Makroekonomik istikrarın sağlanması için yeni yılda yapısal reformları hayata geçirmeliyiz" dedi. ASO Başkanı Ardıç, yayımladığı mesaj ile 2026 yılına ilişkin umut ve beklentilerini paylaştı. Ardıç, 2026 yılında Türkiye’nin dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girme hedefine adım adım yaklaştığı, üretim ve sanayinin güç kazandığı bir yıl olmasını temenni etti. "Yapısal reformları hayata geçirmeliyiz" 2026 yılının enflasyonla mücadelede sonuçların alınacağı bir yıl olacağına inandığını ifade eden ASO Başkanı Ardıç, "Küresel ekonomide belirsizliklerin olağanlaştığı, jeopolitik risklerin belirgin biçimde arttığı ve dengelerin neredeyse her gün yeniden sınandığı bir yılı geride bıraktık. Bu zorlu küresel konjonktürde, enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan sıkı para politikasının etkileri reel sektörde güçlü şekilde hissedildi. Başta KOBİ’lerimiz olmak üzere sanayicilerimiz; yüksek kredi faizleri ve finansmana erişimde yaşanan sınırlamalar nedeniyle üretimi sürdürmenin, istihdamı korumanın ve ihracat pazarlarındaki rekabet gücünü muhafaza etmenin mücadelesini verdi. 2026’nın enflasyonla mücadelede sonuçların alınacağı bir yıl olacağına inanıyorum. Makroekonomik istikrarın sağlanması için yeni yılda yapısal reformları hayata geçirmeliyiz. Bu noktada, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın 2026 yılının Türkiye ekonomisinde bir reform yılı olacağını belirtmesini son derece kıymetli buluyorum. Yapısal reformlarla desteklenen bir ekonomi politikası; kısa vadeli kazanımların ötesine geçerek makroekonomik istikrarı kalıcı olarak tesis edecek, üretim kapasitemizi güçlendirecek ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerimize ulaşmamız için sağlam bir zemin oluşturacaktır" açıklamalarında bulundu. "2026 yılına dair umutlarımız büyük, beklentilerimiz yüksektir" Ankara’yı sanayi ve teknolojinin başkenti yapma hedeflerini kararlılıkla sürdüreceklerini vurgulayan Ardıç, "Ankara Sanayi Odası olarak 2026 yılında da ikiz dönüşüm başta olmak üzere sanayicilerimizi geleceğe hazırlayan proje ve faaliyetlerimizi kararlılıkla sürdüreceğiz. İleri teknoloji ve yüksek katma değer odaklı üretim anlayışıyla üyelerimize destek olmaya devam edeceğiz. Ankara’yı sanayi ve teknolojinin başkenti yapma hedefimize kararlılıkla yürüyerek, ülkemiz ekonomisine en güçlü katkıyı sunmayı sürdüreceğiz. 2026 yılına dair umutlarımız büyük, beklentilerimiz yüksektir. Ülkemizin üretim ve ihracat gücüyle büyüdüğü, rekabetçiliğini daha artırdığı, dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olma hedefine adım adım yaklaştığı bir yıl olmasını temenni ediyorum. Dünyada savaşların sona ermesini, barışın ve huzurun hakim olmasını; 2026 yılının milletimize sağlık, huzur ve bereket getirmesini diliyorum" ifadelerinde bulundu.
Başkan Erdem’den Alanya’ya yatırım daveti
30 Aralık 2025 Salı - 09:55 Başkan Erdem’den Alanya’ya yatırım daveti Alanya Ticaret ve Sanayi Odası (ALTSO) Başkanı Eray Erdem, Irak’ın başkenti Bağdat’a bağlı Wasit Vilayeti Hükümet Heyeti ile ALTSO’da bir araya geldi. Başkan Erdem, Irak heyetine Alanya’ya yatırım çağrısı yaparak, Alanya ekonomisi hakkında bilgi aktardı. Irak’ın başkenti Bağdat’a bağlı Wasit Vilayeti Hükümet Heyeti, ALTSO Başkanı Eray Erdem’i ziyaret etti. Ziyarette, iki bölge arasındaki iş birliği fırsatları görüşülerek fikir alışverişinde bulunuldu. Erdem: "İş birliği imkanlarını ele aldık" Başkan Erdem, ziyaretle ilgili olarak yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Wasit Vali Yardımcısı ve Heyet Başkanı Ghadanfer Bateakh, Wasit Vilayet Meclisi Genel Sekreteri Ali Shammari, Wasit Vilayet Meclisi Üyesi Salam Mudheher, Wasit Vilayeti’ne bağlı Kut İlçesi Kaymakamı Adel Hamza, Wasit Valiliği Özel Kalem Müdürü Mohammed Alshumoos, Wasit Valisi Özel Kalem Sekreteri Fawaz Albaidhaw ve iş insanı Abduladheem Shammari’den oluşan heyeti, Yönetim Kurulu üyelerimiz ile birlikte odamızda misafir ettik. Irak merkezi yönetiminin bulunduğu Bağdat’a idari olarak bağlı Wasit Vilayeti ile Alanya’mız arasında geliştirilebilecek karşılıklı ticaret, yatırım ve iş birliği imkanlarını ele aldığımız görüşmede, ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesine yönelik kapsamlı bir fikir alışverişinde bulunduk. Görüşmede ayrıca, odamıza kayıtlı Irak sermayeli şirketler, Alanya’daki mevcut ve potansiyel yatırım fırsatları hakkında heyet üyelerine bilgi aktarılırken, günün anısına Alanya’mızın görselinin yer aldığı bir de tablo takdim ettik. Nazik ziyaretleri için kendilerine teşekkür eder, çalışmalarında başarılar dilerim." Heyetten Erdem’e teşekkür Irak’ın başkenti Bağdat’a bağlı Wasit Vilayeti Hükümet Heyeti yetkilileri ise Başkan Erdem’e nazik ev sahipliği için teşekkür ederek, "Alanya’yı çok beğendik. Başkan Eray bey de çok güzel bir görüşmemiz oldu. Kendisine ev sahipliği ve verdiği önemli bilgiler için teşekkür ediyoruz" dedi.
Her 4 kişiden 2’si biliyordu şimdi 4 kişiden 3’ü biliyor
30 Aralık 2025 Salı - 09:17 Her 4 kişiden 2’si biliyordu şimdi 4 kişiden 3’ü biliyor Geleneksel Ürünler ve Coğrafi İşaretler Derneği Başkanı Huriye Özener, bu yıl yaptırdıkları bir anket çalışmasında coğrafi işareti bilenlerin oranının yüzde 78 çıktığını söyledi. Özener, katıldığı bir programda, markalaşmadan bir ürünü hak ettiği ölçüde satabilmenin mümkün olmadığını belirterek, markalaşmak için de bir ürünün hikayesinin olması gerektiğini anlattı. Tüketicilerin markayı, coğrafi işaret tescilini bilmesinin önemine işaret eden Özener, şöyle konuştu: "2018 yılında 7 coğrafi bölgemizde yaptığımız bir araştırma var. Anket çalışmamızda yüzde 50’si coğraf işareti biliyordu. 2022 yılında pandemiden sonra yaptığımız çalışmaya göre 100 kişiden 65’i coğraf işaretin ne anlama geldiğini biliyor. Bu yıl yaptırdığımız anket çalışmasında ise oran yüzde 78’e çıktı. Biraz daha ayrıntıya girdik, detaylı soru sorduk. Gerçek anlamda bilenlerin oranı yüzde 38 oldu ve bunların ne almak istediğini bildiğini gördük." Kritik noktalardan birisinin amblemler olduğunu dile getiren Özener, şunları söyledi: "Bu amblem tüketiciye ürünün farklı olduğunu kaliteli olduğunun algısını veriyor. Bir de bunun AB kısmına baktık. Türkiye’deki amblemle ile AB’de tescil edilmiş ürünlerimizin üzerinde kullanılan amblem arasındaki farkı araştırdık. Hangisi daha ön planda diye sorduk. AB’nin tescilli ürünler üzerinde kullandığı coğraf işaret amblemlerinin daha gücenilir olduğunu gördük. Tüketiciye bunu iyi anlatmamız gerekiyor. Tüketicinin bilgilenmesi ve bilinçlenmesi gerekiyor. Üreticilerimizin de korunması gerekiyor."
Türkiye nüfusu kadar balık deniz ve göllere bırakıldı
30 Aralık 2025 Salı - 09:16 Türkiye nüfusu kadar balık deniz ve göllere bırakıldı Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 2025 yılında deniz, göl ve göletlere 83 milyon balık bırakıldığını söyledi. Yumaklı, katıldığı bir programda, Türkiye’nin 3 tarafı denizlerle çevrili yüksek potansiyelli bir avlanma alanına sahip olduğunu belirtti. Ülkede son yıllarda artış gösteren yetiştiricilik ve profesonel avcılıkla 2 milyar dolarlık ihracat rakamına ulaşıldığına dikkati çeken Yumaklı, su ürünleri avcılığında kapasiteyi bilmek ve buna yönelik üretim planlaması yapmanın önemine işaret etti. İç sularda ne kadar üretileceği, avcılıkla ilgili balık stoğunun nasıl yönetileceği konusunun üretim planlamasının içine dahil edildiğini aktaran Yumaklı, şunları kaydetti: "Yeni yetiştiriciik bölgeleri, alanları oluşturmaya çalışıyoruz. Yıllık 7 bin 500 tonluk yetiştiricilik bölgesi oluşturacağız. Balık populasyonunu da artırmak gerekiyor. Enstitülerde yetiştirilen balıkları, denize, göl ve göletlere bırakıyoruz. Ciddi bir balıklandırma çalışması yürütüyoruz. 2025 yılında 83 milyon balık bıraktık sulara. Marmara Denizi’nde balıkçılara müsilaj desteği verdik." Yumaklı, Yalova’da Uluslararası Su Ürünleri Kontrol Denetim Merkezi’nin önümüzdeki yıl hizmete gireceğini belirterek, "Bu merkez Akdeniz ülkelerinin en büyüğü olacak. Balıkçılığın da hakkını vereceğiz." dedi.
Genç kardeşlerden Sarıgöl ekonomisine 700 bin fidan hamlesi
30 Aralık 2025 Salı - 08:47 Genç kardeşlerden Sarıgöl ekonomisine 700 bin fidan hamlesi Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde genç girişimci kardeşler Aytaç ve Ahmet Ünlükoç, 25 farklı üzüm çeşidinde bu yıl 700 bin fidan üretim hedefiyle hem bölge tarımına hem de istihdama güçlü bir ekonomik katkı sağlıyor. Fidan üretiminde 2 bin 500 kişiye istihdam sağlandığı öğrenildi. Manisa’nın Sarıgöl ilçesine bağlı Ahmetağa Mahallesi’nde genç girişimci kardeşler Aytaç ve Ahmet Ünlükoç, bağ fidanı üretiminde önemli bir başarıya imza atıyor. Ünlükoç kardeşler, 2 dekarı sera olmak üzere toplam 28 dekar açık alanda; 300 bin açık köklü, 300 bin tüplü ve 100 bin aşılı olmak üzere bu yıl 700 bin adet üzüm fidanı üretmeyi hedefliyor. Geçtiğimiz yıl 140 bin adet fidan üretimi gerçekleştiren kardeşler, kısa sürede üretim kapasitelerini artırarak Sarıgöl ekonomisine ve bölge tarımına katkı sağlamayı amaçlıyor. "Hayalim her zaman kendi işimi kurmaktı" Üretici kardeşlerden 26 yaşındaki Aytaç Ünlükoç, üniversitede inşaat bölümünden mezun olduktan sonra yaklaşık 4 yıl çeşitli inşaat firmalarında ve farklı sektörlerde çalıştığını belirterek, "Hayalim her zaman kendi işimi kurmaktı. Abim Ahmet Ünlükoç ile düşüncemiz her zaman üretimden yana oldu. Bölgemizde bağcılık yaygın olduğu için girişimimiz bağ fidanı üretimi oldu. Geçen yıl ortalama 140 bin fidan ürettik. Bu yıl hedefimiz 700 bin fidan. Satışlarımızı ağırlıklı olarak Ege Bölgesi’ne, kısmen de Orta Karadeniz ve İç Anadolu bölgelerine yaptık. Hayalimiz birkaç yıl içinde yurt dışı pazarına ulaşmak" dedi. Son 5 ayda 2 bin 500 kişiye istihdam Üretim sürecine ilişkin bilgi veren Aytaç Ünlükoç, "Aralık ve ocak aylarında fidan çelik alımı yapıyoruz. Şubat ayında tüp (kese) dolumu, mart ve nisan aylarında ise aşı ve dikim işlemleri gerçekleştiriliyor. Yaklaşık 5 aylık bu yoğun üretim maratonunda toplam 2 bin 500 işçi çalıştırıyoruz" diye konuştu. Fidanlarla 25 farklı üzüm çeşidi üretiliyor Ünlükoç kardeşler; Sultaniye, K7, S1, Thomson, Mevlana, Superior, Crimson, Antep Karası, Red Globe, Alphonse, Michele Palieri, Cardinal, Şiraz, Merlot, Boğazkere, Öküzgözü başta olmak üzere toplam 25 farklı üzüm çeşidinin fidanını ürettiklerini, ayrıca talebe göre farklı üzüm çeşitlerinin de üretimini yaptıklarını ifade etti. "Vizyonumuz kaliteli ve güvenilir fidan üretimi" Kardeşlerden 29 yaşındaki Ziraat Mühendisi Ahmet Ünlükoç ise, "7 yıldır özel bir zirai ilaç firmasında Ege Bölgesi satış temsilcisi olarak çalışıyorum. Kardeşimle çıktığımız bu yolda vizyonumuz; kaliteli, sağlıklı ve güvenilir fidan üretimi yapmak. Hayal kurduk, düşündük ve hayata geçirdik. Uzun yıllardır pazarlama alanında çalışıyoruz. Doğru ve bilinçli üretim yaptığımız sürece pazarlamada sorun yaşayacağımızı düşünmüyoruz" dedi. İki mühendis kardeş, üzüm fidanının yanı sıra 20 bin adet zeytin fidanı ve çeşitli meyve fidanlarının da üretimini yaptıklarını, Türkiye’nin her yerine kargo ile fidan gönderdiklerini kaydetti.