EKONOMİ - 28 Mart 2026 Cumartesi 10:57

2 bin yıllık tarihi mağarada mantar üretim tesisi kurdu

A
A
A

Şırnak’ın İdil İlçesinde bulunan 2 bin yıllık mağarada kurulan sistem ile mantar yetiştiriliyor. Yer üstündeki taş evler, yer altında ise 2 bin yıllık geçmişleri olan doğal mağaralarda kurdukları tezgâhlarda mantar üretimi yapılıyor. Doğal mağarada aylık 3 ton organik mantar yetiştiriliyor.

İdil ilçesine bağlı Yazman köyünde yaşayan Nuri Temiz, evlerinin altında bulunan yaklaşık 2 bin yıllık tarihi mağarayı üretime kazandırdı. Anne ve babasıyla birlikte kendi imkanları ile kurduğu sistemle 2 bin yıllık tarihi mağarada 200 metrekarelik alanda kültür mantarı üretimine başlayan Temiz ailesi, 84 üretim masasıyla ayda yaklaşık 3 ton mantar elde ediyor. Gerekli destek sağlandığı takdirde köydeki diğer mağaraları da üretime açarak İdil’i bölgenin mantar üretim merkezi haline getirmeyi hedefliyor.

2 bin yıllık tarihi mağarada mantar üretim tesisi kurdu

Nuri Temiz, kaldıkları mağaranın dedelerinin yaşadığı bir alan olduğunu belirterek, bunu bir şekilde değerlendirmek için araştırmalara başladığını söyledi. Araştırmaların sonucunda kültür mantarı, mağarada doğal mantar yetiştirme gibi planlar yaptığını ifade eden Temiz, "Bunu için gerekli eğitimler aldım, göründüğü gibi başarmışız. Burası 200 metrekarelik bir alandı. 21 adet rafım, 84 yataktan oluşuyor. Ayda bir yaptığımız hasatla birlikte 3 ton mantar elde ediyoruz. Hedefim daha büyük tesisler kurmaktır. Köyümüzde onlarca doğal mağara var. bu mağaralarda da destek alırsak, tesislerimizi geliştireceğiz. Kurulum aşamasında hiçbir yerden destek almadık, kendi öz kaynaklarımız ile yaptık. Ama köydeki diğer mağaraları da değerlendirirsek, çeşitli kurumlara destek için başvuru yapacağız" dedi.

2 bin yıllık tarihi mağarada mantar üretim tesisi kurdu

Oğlunun talebi ile dedesinden kalan mağarayı mantar üretim tesisine çevirdiklerini aktaran Baba Yakup Temiz, "ilk defa mağarada mantar üretimini Şırnak’ta ilk biz yaptık. Ben, eşim ve oğlumla beraber çalışıyoruz. Şu an mantarlarımızı idil ve çevre ilçelere dağıtıyoruz. Hedefimiz yurt için ve yurt dışı satış yapmaktır" diye konuştu.

2 bin yıllık tarihi mağarada mantar üretim tesisi kurdu

Cüneyt Özkaya - Melih Yiğit - Mikail Şan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Kamu personel sistemimizi modernize etmemizde büyük fayda görüyoruz" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımız, sendikalar ve Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Personel Prensipler Genel Müdürlüğümüz başta olmak üzere kamu ve sendikalar arasında personel sistemimizi güncellememizde biz de büyük fayda görüyoruz" dedi. Türkiye Kamu-Sen Konfederasyonu’nun 8’inci Olağan Genel Kurulu, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Divan kurulu üyelerinin seçildiği kurulda, Kamu-Sen’in geçmişten bugüne çalışma hayatındaki çalışmaları ve vizyonunun aktarıldığı video gösterimi yapıldı. "Toplumun sendikalarımızı her dönemde en güçlü paydaşlarımız olarak gördük ve desteklemeyi milli bir görev bildik" Programda bir konuşma gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Kamu-Sen Genel Kurulu’nun emek dünyamız için hayırlı olmasını diledi. Kamu çalışanlarının haklarının korunması, çalışma barışının güçlendirilmesi ve kamu hizmetlerinin etkinliğinin artırılması noktasında sendikaların belirleyici bir rol üstlendiğini kaydeden Yılmaz, "Bu doğrultuda, toplumun vicdanı ve sesi olan sivil toplum kuruluşlarımızı ve sendikalarımızı, sorumluluk üstlendiğimiz her dönemde en güçlü paydaşlarımız olarak gördük ve desteklemeyi milli bir görev bildik. Demokrasi ve kalkınma mücadelemizde son 23 yılda Sayın Cumhurbaşkanımız liderliğinde yaptığımız atılımlarda sizlerle birlikte başarılar sağladık. Türkiye büyük bir değişim dönüşüm yaşadı. 238 milyar dolarlık bir ekonomiyken bugün 1,6 trilyon dolarlık bir ekonomik güce ulaştı. Dünyanın nominal dolar bazında on altıncı büyük ekonomisiyiz. Satın Alma Gücü Paritesi (SAGP) hesabına göre 11’inci büyük ekonomiyiz. Ama bu ekonomik gelişimin ötesinde son 23 yıldaki en büyük değişimlerden biri vesayetçi bir demokrasiden normal bir demokrasiye geçmemiz olmuştur. Ve bu geçişte de sendikaların sivil toplumun meslek kuruluşlarının katkısını hiçbir zaman unutmamak gerekir" ifadelerine yer verdi. "Kamu personel sistemimizi modernize etmemizde büyük fayda görüyoruz" Yılmaz, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı öncülüğünde sendikalarla süreçlerini istişare kültürü, sosyal diyalog ve birlikte yönetim anlayışıyla yürüttüklerini kaydederek, şu ifadelere yer verdi: "Personel rejimimiz az oldukça eski tarihlere gidiyor. Bu süreç içinde birçok değişime, birçok farklılığa uğradı. Personel rejimimiz, buradaki hükümler. Dolayısıyla bir güncelleme ihtiyacı olduğunu, bir yeniden derleme ihtiyacı olduğunu ifade etmemiz gerekir. Bu konuda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımız, sendikalar ve Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Personel Prensipler Genel Müdürlüğümüz başta olmak üzere kamu ve sendikalar arasında güçlü bir istişareyle, iletişimle personel sistemimizi modernize etmemizde, güncellememizde biz de büyük fayda görüyoruz. Noktasal değişiklikler zaman içinde bir dengesizlik oluşturabiliyor. Daha bütüncül bir bakış açısıyla sistemin genelinde tutarlılığı, sadeliği sağlayacak, çeşitli alanlar arasında daha dengeli bir yapı oluşturacak ve nihayet olarak vatandaşımıza, milletimize daha etkin kamu hizmeti sunumunu sağlayacak bir sistemi hep birlikte hayata geçirmeliyiz. Burada her bakımdan açık olduğumuzu, sendikalarımızla çalışmaya hazır olduğumuzu buradan ifade etmek istiyorum." "Kamuda sendikalaşmanın artması Cumhur İttifakı’nın sendikalaşmaya bakış açısını göstermektedir" Kamu çalışanlarına sendika tanındığı tarihten itibaren, AK Parti hükümetleri döneminde kamu görevlileri sendikacılığında sendikalaşma oranı hep artan bir seyir olduğunu söyleyen Yılmaz, "Son 24 yılda kamuda sendikalaşma oranı yüzde 48’den yüzde 77’ye yükselmiş, sendikalı kamu personeli sayısı ise 650 binden 2,3 milyona ulaşmıştır. Elbette bu sayıların çok daha yüksek seviyelere çıkması, en büyük temennimizdir. Aslında bu sayılar Cumhur İttifakı’nın sendikalaşmaya bakış açısını göstermektedir" dedi. Yılmaz, Kamu Personel Sisteminde yer alan tüm bu sorunların üstesinden, sendikalarla yaptıkları istişarelerle geldiklerini belirterek, bundan sonra da gündemde olan sorunlarla ilgili olarak yine yakın istişare içinde çalışmaya devam edeceklerini aktardı. "Akaryakıtta Eşel Mobil Sistemi’ne geçtik, bunun bize çok ciddi bir maliyeti var bütçe olarak" Gündeme ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Yılmaz, Türkiye’nin etrafında savaşlar olduğunu ve Türkiye olarak bunun etkilerini en aza indirmek için bazı tedbirler aldıklarını anımsatarak, "Özellikle akaryakıt da Eşel Mobil Sistemi’ne geçmiş olduk. Bunun bize çok ciddi bir maliyeti var bütçe olarak. Ama vatandaşımız bu savaşta bunun akaryakıt üzerindeki artışından en az etkilensin, enflasyonumuz en az etkilensin diye böyle bir fedakarlığı yaptık. İnşallah bir an önce bu savaş sona erer. Türkiye Cumhuriyeti olarak tavrımız nettir. Biz hukuktan yanayız. İnsani değerlerden yanayız. Barıştan, diplomasiden, müzakereden yanayız. Cumhurbaşkanımız liderler düzeyinde bunu gerçekleştiriyor. Dışişleri Bakanımız ilgili tüm kurumlarımız sahada. Savaş başlamadan engellemek için çaba sarf ettik. Elimizden gelen tüm gayreti sarf ettik. Ama maalesef bu savaş başladı. Şimdi de en kısa sürede bitsin diye gayret sarf ediyoruz" ifadelerine yer verdi. "Devlet Bahçeli’nin Terörsüz Türkiye kavramıyla ortaya koyduğu sürecin önemini bölgemizde yaşanan gelişmeler herkese göstermiştir" Ortadoğu’da yaşanan çatışmaların Terörsüz Türkiye sürecinin ne kadar anlamlı ve değerli olduğunu ortaya koyduğunu dile getiren Yılmaz, "Bilge siyaset ve devlet insanı Devlet Bahçeli’nin Terörsüz Türkiye kavramıyla ortaya koyduğu sürecin ne kadar anlamlı olduğunu, ne kadar öngörülü bir süreç olduğunu, bölgemizde yaşanan gelişmeler herkese bir kez daha göstermiştir. Emperyalist bir takım tuzakların tasarımların yapıldığı bir dönemde iç cephemizi kuvvetlendirme, güçlendirme, milli birliğimizi, beraberliğimizi tahkim etme, farklılıklarımızı zenginlik olarak görüp kucaklama, kardeşliğimizi yüceltme, bütün bu çabaların bugün ne kadar anlamlı olduğunu herhalde hepimiz daha iyi görüyoruz. Dolayısıyla bu konuda da kararlı bir şekilde yolumuza devam edeceğimizi ifade etmek istiyorum. Türkiye Cumhuriyeti ‘güçlüysem her şeyi yapabilirim’ diyenlerin sesinin çok çıktığı bu dönemin akıntısına kapılmayacaktır. Hem güçlü olacaktır, caydırıcı olacaktır. Hem de haklı savunmaya devam edecektir" değerlendirmesinde bulundu. Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’a hediye takdiminde bulundu. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’ın yanı sıra Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Faruk Özçelik, TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay ve HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan’ın katılım sağladığı genel kurul, açılış konuşmalarının ardından basına kapalı olarak devam etti.