EKONOMİ
Avrupa’nın en büyük sera kümelenmelerinden biri Dikili’de yükseliyor 30 Mart 2026 Pazartesi - 13:30:43 Avrupa’nın en büyük teknolojik sera kümelenmelerinden biri olmaya hazırlanan Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi’nde, toplam 3 bin 38 dönüm alanda, 451 dönümü sanayi, bin 800 dönümü sera alanı, geri kalanı atık su arıtma tesisi, katı atık tesisi, GES ve RES yenilenebilir enerji alanları olmak üzere planlanan yatırım için sahaya inildi. Dünya Bankası’ndan aldığı desteklerle birlikte toplam 10 milyar USD yatırımla hayata geçen, tamamlandığında tüm bölgeyi kalkındıracak 47 fabrika ile 50 modern sera içeren dev projenin, 150’nin üzerinde paydaşın katılımıyla proje sahasında gerçekleştirilen tanıtım toplantısında, binlerce kişiye istihdam sağlayacak OTB, yatırımcılara yerinde tanıtıldı. Tüm paydaşlar katıldı Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi Katılımcı Bilgilendirme Toplantısı, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi ve Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Şahin Çakan başkanlığında, T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Organize Tarım ve Hayvancılık Bölgeleri Daire Başkanı Deniz Oruç, Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Yönetim Kurulu Üyesi ve Dikili Kaymakamı Cevat Gün, Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Yönetim Kurulu Üyesi Ercan Korkmaz, Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Müteşebbis Heyet Üyeleri İbrahim Lütfi Kolat, Birol Celep ve Mehmet Kadri Gündeş, Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Bölge Müdürü Samet Başeğmez, Bakanlık Temsilcileri, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Temsilcileri, Dikili OTB Parsel Sahipleri, Dikili OTB Danışman ve Müşavirleri, Ziraat Bankası Temsilcileri ve basın mensuplarının katılımıyla gerçekleşti. Sahada incelemeler yapıldı Organizasyon kapsamında, ilk olarak saha inceleme ve bilgilendirme etkinliği düzenlendi. Katılımcılar, proje sahasındaki jeotermal kuyular, istinat duvarları ve devam eden altyapı çalışmalarını yerinde inceledi. Program, Bergama Ticaret Odası’nda gerçekleştirilen toplantı ile devam etti. Toplantının açılışında projenin geldiği aşama hakkında genel bir bilgilendirme yapılırken, ardından sürece katkı sunan kurumların sunumları gerçekleştirildi. Özgener: "Katılımcıların ilgisi önemli bir gösterge" Artan nüfus, iklim değişikliği ve kaynakların sınırlılığı gibi faktörlerin; gıda güvenliğini her zamankinden daha stratejik bir konu haline getirdiğini ifade eden Özgener, "Bu noktada, sürdürülebilir tarım projeleri; hem üretim gücümüzü artırmak hem de doğal kaynaklarımızı korumak açısından kritik bir rol üstleniyor. Kentimizde paydaşlarımız ile birlikte yürüttüğümüz organize tarım bölgelerimizi bu nedenle çok önemsiyoruz. Avrupa’nın en büyüklerinden biri olacak Dikili OTB’ye yatırım yapacak olan katılımcıların ilgisi bizler için doğru yolda olduğumuz en önemli göstergesi. Sadece bölgemize değil ülkemize katma değer sağlayacak bu projeye inanan ve bizlerden desteklerini esirgemeyen başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere tüm bakanlarımıza, milletvekillerimize, oda ve borsa başkanlarımıza ve kentimizdeki tüm paydaşlarımıza çok teşekkür ediyoruz." diye konuştu. Çakan: "Yatırımcıların memnuniyeti heyecanımızı artırdı" Tarıma elverişsiz, bataklık olan bir alanın bu şekilde ekonomiye kazandırılmasından dolayı memnuniyet duyduklarını ifade eden İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi ve Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Şahin Çakan, "Dünya Bankası’nın projemize güvenerek verdiği destek ile yolumuza hızla devam ediyoruz. Sahamızı yerinde inceleyen yatırımcıların memnuniyeti heyecanımızı daha da artırdı. Yurtdışından gelen katılımcılarımız, projenin bu kadar kısa sürede geldiği aşamadan duydukları memnuniyeti ifade etti. Bizler de onların yatırım iştahını görünce, bölgemizin potansiyelinin hayal ettiğimizin çok daha ötesinde olduğunu anladık. Bu verimli toplantıdan aldığımız motivasyonla alt yapı çalışmalarımızı Temmuz ayında tamamlayıp, yatırımcılarımızın Eylül ayında sahada çalışmalara başlamasını planlıyoruz. Burada faaliyete geçecek tesisler yalnıza Dikili’ye değil; Bergama, Kınık, Menemen ve Ayvalık başta olmak üzere tüm Bakırçay Havzası’na hizmet edecek. Yıllık 80 bin ton katma değerli yaş sebze ve meyve üretimi hedefimiz var. Toplamda 3 bin 500-4 bin kişiye istihdam sağlanacak. Çalışanların yüzde 75’i kadınlardan oluşacak" dedi.
30 Mart 2026 Pazartesi - 13:18 DMO, Samsun’da iş dünyasıyla buluştu: Yeni iş fırsatları kapıda Samsun Ticaret ve Sanayi Odası(TSO) ev sahipliğinde, Devlet Malzeme Ofisi (DMO) Genel Müdürlüğü iş birliğinde "Satın Alma ve Tedarikçi Bilgilendirme Toplantısı" düzenlendi. DMO Genel Müdür Yardımcısı Kemaleddin Metin, yakın dönemde kamu kurumlarının alımlarını artıracak yeni düzenlemelerin gündemde olduğunu belirterek, bu adımın hem kurumsal kapasiteyi güçlendireceğini hem de kamu kaynaklarının daha verimli kullanılmasına katkı sağlayacağını söyledi. DMO Genel Müdürlüğü tarafından, kamu kurum ve kuruluşlarıyla yürütülen iş birliğini güçlendirmek, yeni tedarikçilerin belirlenerek yeni iş birliği fırsatlarının oluşması amacıyla, Samsun TSO ev sahipliğinde, "Satın Alma ve Tedarikçi Bilgilendirme Toplantısı" gerçekleştirildi. Murzioğlu: "DMO yeni iş fırsatlarının kapısını açıyor" Toplantının açılışında konuşan Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, Devlet Malzeme Ofisi’nin kamu alımlarındaki rolüne değinerek, "Bugün burada, iş dünyamız için önemli fırsatlar barındıran bir başlık etrafında bir araya gelmiş bulunuyoruz. Kamu alımları ve tedarik süreçleri, firmalarımızın büyümesi, sürdürülebilirliği ve yeni pazarlara erişimi açısından kritik bir alan oluşturmaktadır. Devlet Malzeme Ofisi, kamu alımlarında önemli bir rol üstlenen köklü bir kurumdur. Günümüzün değişen ve gelişen şartlarına uyum sağlayarak yürüttüğü çalışmalarla hem kamu tarafında etkinliği artırmakta hem de özel sektör için yeni iş fırsatları oluşturmaktadır. Bugün gerçekleştirdiğimiz bu organizasyon da tam olarak bu amaca hizmet etmektedir" ifadelerini kullandı. DMO 100. yılında iş birliği ve yenilik vurgusu DMO Genel Müdür Yardımcısı Kemaleddin Metin, düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada, buluşmanın yalnızca bir kurum tanıtım etkinliği olmadığını, kamu merkezi alım ekosistemini paydaşlarla birlikte daha güçlü hale getirmeyi amaçlayan stratejik bir adım olduğunu ifade etti. Kurumun 100. yılını "gelenekten geleceğe yenilikçi dönüşüm" vizyonuyla kutladıklarını belirten Metin, DMO’nun köklü geçmişinden aldığı güçle Türkiye’nin üretim ve ekonomi temellerini desteklemeye devam ettiğini vurguladı. DMO’nun kamu alımlarında güven, şeffaflık ve verimliliğin merkezi konumunda olduğunu dile getiren Kemaleddin Metin, son dönemde sektörlerle daha yakın çalışan, sahada aktif rol alan ve paydaşlarıyla birlikte değer üreten dinamik bir yapıya dönüştüklerini söyledi. Üretici ve tedarikçilerle doğrudan temas kurduklarını kaydeden Metin, kamu alım süreçlerine katılımı kolaylaştırmaya yönelik çalışmaların artırıldığını ve taşra teşkilatının yeniden yapılandırılarak daha erişilebilir bir sistem oluşturulduğunu dile getirdi. Yeni düzenlemelerle kamu alımlarında verimlilik hedefleniyor Konuşmasında ticaret ve sanayi odalarıyla geliştirilen iş birliklerinin önemine dikkati çeken Metin, bu sayede illerin üretim kapasitesinin daha etkin değerlendirileceğini ve Türkiye genelinde kapsamlı bir tedarikçi ile ürün envanteri oluşturulacağını ifade etti. Bu çalışmaların kamu alımlarına daha geniş katılım sağlayacağını vurgulayan Metin konuşmasını söyle tamamladı: "Yerli üretimin güçlenmesi ve yenilikçi çözümlerin sisteme dahil edilmesi açısından da kritik. Yakın dönemde kamu kurumlarının DMO üzerinden alımlarını artırmaya yönelik yeni düzenlemeler gündemde. Bu adım, kurumsal kapasitemizi güçlendirecek, kalite standartlarımızı yükseltecek ve kamu kaynaklarının daha verimli kullanılmasına katkı sunacak. Aynı zamanda firmalar için daha sürdürülebilir ve düzenli bir pazar oluşturacak; kurulacak iş birlikleriyle tedarikçi ve ürün portföyümüzü genişleterek ülke ekonomisine daha fazla katkı sağlayacağız." Zengince: "Samsun küresel rekabet gücünü artırıyor" Vali Yardımcısı V.-Tekkeköy Kaymakamı Enver Hakan Zengince de yaptığı konuşmada, Samsun’un Karadeniz Bölgesi’nin en önemli şehirlerinden biri olduğunu belirterek, şehrin sanayi, tarım, ticaret, eğitim, sağlık ve kültür alanlarındaki güçlü yapısı, ulaşım ve lojistik imkanları, stratejik konumu ve gelişmiş üretim kapasitesiyle Türkiye ekonomisinde önemli bir yere sahip olduğunu vurguladı; Samsun’un küresel rekabet gücünü artırarak üretim merkezi olma hedefi doğrultusunda ilerlediğini ifade eden Zengince, gerçekleştirilecek tüm üretim ve ticari faaliyetlerin şehrin, bölgenin ve ülke ekonomisinin kalkınmasına katkı sağlamasını temenni etti. Devlet Malzeme Ofisi III Nolu Satınalma Daire Başkanı Pınar Sönmez, II Nolu Satınalma Daire Başkanı Mustafa Orak ve V Nolu Satınalma Daire Başkanı Yusuf Demirtaş, kürsüye gelerek, Devlet Malzeme Ofisinin satın alma süreçleri, tedarik usulleri, katalog uygulamaları, müteferrik alımlar, tedarikçi kayıt süreçleri ve Sağlık Market uygulaması başta olmak üzere Kurumun güncel faaliyet ve uygulamalarına ilişkin katılımcıları bilgilendirdi. Konuşmalarda, firmaların DMO ile çalışma usulleri, ihalelere katılım süreçleri ve tedarikçi olma şartları detaylı şekilde ele alındı.
30 Mart 2026 Pazartesi - 12:48 Devletin desteği ile kendi işinin sahibi oldu Türkiye İş Kurumu (İŞKUR), engelli bireyler ve eski hükümlüler için hayata geçirdiği hibe destek programıyla, kendi işini kurmak isteyen vatandaşlara yeni bir başlangıç fırsatı sunuyor. Program kapsamında engellilere 735 bin, eski hükümlülere ise 550 bin liraya kadar hibe desteği sağlanıyor. Bu destekler, dezavantajlı grupların ekonomik hayata katılımını artırırken, istihdama da katkı sağlıyor. İŞKUR’un destek programından faydalanan isimlerden biri olan Ferhat Gül, hayalini kurduğu terzi dükkanını açarak kendi işinin patronu oldu. Projesi onaylanan Gül, aldığı hibe ile iş yerini kurdu, gerekli ekipmanları temin etti ve mesleğini icra etmeye başladı. Ferhat Gül, "Terzilik sektöründe yetiştim. İŞKUR Genel Müdürlüğü’nün sunduğu projeye başvurdum ve kendi işimi kurma fırsatı yakaladım. Çok şükür bir buçuk yıldır bu işi sürdürüyorum. Proje olmasaydı belki hayatım farklı yerlere gidebilirdi. Bize yol gösterdiler, destek oldular. 300 bin kadar hibe desteği ile makinemi alarak iş yerimi açtım ve devam ettiriyorum" dedi. İŞKUR Niğde İl Müdürü Ali Bingül ise, İŞKUR’un hibe programları ile engelli bireylerin ve eski hükümlülerin topluma kazandırılması sağlarken, aynı zamanda istihdam ortamı oluşuyor diyen Bingül başarılı projeler sayesinde birçok kişinin kendi işini kurarken, ekonomiye de aktif katkıda bulunduğunu kaydetti. Bingül, "Devletimiz, vatandaşlarımızın istihdamına katkı sunmak için çok yönlü projeler yürütüyor. Engelli ve eski hükümlü projelerimiz, engelli ve eski hükümlü çalıştırmayan işverenlerden kesilen ceza paralarıyla finanse ediliyor. Onaylanan projeler kapsamında engellilere 735 bin, eski hükümlülere 550 bin liraya kadar hibe desteği sağlanıyor. Projeler 3 yıl sonunda başarılı şekilde tamamlanırsa, alınan demirbaşlar tamamen vatandaşımıza kalıyor" ifadelerini kullandı. Bingül, projelerden yararlanmak isteyenler için aranan şartların ise 18 yaşını tamamlamış olmak, engelli ise en az yüzde 40 rapora sahip olmak, eski hükümlü ise belgeye sahip olmak, emekli olmamak ve aktif iş yeri sahibi olmamak, gerekli mesleki belge, diploma veya sertifikalara sahip olmak olarak açıkladı.
30 Mart 2026 Pazartesi - 12:45 Doğudaki ihracatçılardan Ermeni sınır kapısı beklentisi Erzurum’da Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği (DAİB) ev sahipliğinde ihracat zirvesi gerçekleşti. Toplantıda konuşan DAİB Başkanı Ethem Tanrıver, "Ermenistan sınır kapısının açılmasıyla birlikte ihracatımızın ciddi şekilde artacağını düşünüyoruz" dedi. Türkiye’nin ihracatının sürdürülebilir büyümesini desteklemek ve ihracatçı firmaların sorunları ile taleplerini değerlendirmek amacıyla İzmir, Trabzon, Mersin, Bursa, Gaziantep, Denizli, Ankara ve Antalya’da organize edilen ’TİM Bölgesel İhracat Buluşmaları’nın dokuzuncusunu, Doğu Anadolu İhracatçılar Birliğinin ev sahipliğinde Erzurum’da gerçekleştirildi. 2025 yılında 3 milyarlık ihracaat DAİB Başkanı Ethem Tanrıver, burada yaptığı konuşmada her türlü zorluğa rağmen üretmeye, yatırım yapmaya ve istihdam sağlamaya devam eden, ihracatlarıyla ülkeye değer katan tüm ihracatçılara teşekkür ettiklerini vurgulayarak, "Sizlerle gurur duyuyoruz. Bugün aslında çok önemli bir coğrafyadayız. 1937 yılında, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde kurulan Türkiye’nin ilk ihracatçılar birliğinin bulunduğu bir bölgedeyiz. Bu topraklar geçmişte ticaretin ve sanayinin güçlü olduğu bir merkezdi. Biz de o gücü yeniden ayağa kaldırmak için mücadele ediyoruz. Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği olarak 17 ile hizmet veriyoruz. 6 ülkeye komşuyuz ve 8 sınır kapısına sahibiz. Bu gerçekten çok büyük bir avantaj. Geçtiğimiz yıl ihracatımızı 3 milyar dolar seviyesinde kapattık ve yüzde 16 büyüme sağladık. Türkiye ortalamasına göre hızlı büyüyen bir birliğiz. Ama açık konuşmak gerekirse bu rakam bize yetmez. Bu potansiyelin çok daha üzerinde bir ihracat kapasitemiz var. Özellikle sanayileşme konusunda daha fazla adım atmamız gerekiyor. Devletimizin de desteğiyle bu bölgede sanayiyi daha da güçlendireceğimize inanıyorum" dedi. Ermenistan sınır kapısı vurgusu "Eskiden de söylendiği gibi ’Güneş doğudan doğar, ihracat doğudan yükselir.’ Biz de bu anlayışla çalışıyoruz ve bu hedefi hep birlikte gerçekleştireceğiz" diyen Başkan Tanrıver, "Önümüzde önemli fırsatlar var. Özellikle Ermenistan sınır kapısının açılmasıyla birlikte ihracatımızın ciddi şekilde artacağını düşünüyoruz. Aynı şekilde Suriye hattında da hareketlilik başladı. Bu gelişmeleri çok önemsiyoruz ve buna hazırlıklı olmak zorundayız. İhracatçının en büyük sorunlarından biri finansmana erişim. Bu nedenle Eximbank irtibat ofisini bölgemize kazandırdık. Türk Ticaret Bankası da şube açtı. Bu gelişmeler, ihracatçılarımız için çok önemli. Ancak buradan bir çağrımız var: Doğu Anadolu’ya pozitif ayrımcılık yapılmalı. Batıda finansmana ulaşmak daha kolay, biz ise burada biraz daha zorlanıyoruz. 2025 yılında Türkiye olarak 273,4 milyar dolar ihracat gerçekleştirdik. 2026 hedefimiz 282 milyar dolar. Biz de birlik olarak bu yıl hedefimizi 3,5 milyar dolar olarak belirledik. Bunu da ancak birlik ve beraberlikle başarabiliriz" şeklinde konuştu. "Geçmişte bu coğrafyada çok güçlü ticaret ve sanayi vardı" Bölgede 10 bine yakın aktif ihracatçı olduğunu söyleyen Ethem Tanrıver, "Türkiye genelinde bu sayı 130 bin civarında. 2025 yılında 7 bine yakın firmamız ihracat yaptı. Bu sayıyı daha da artırmak istiyoruz. Coğrafi olarak çok avantajlıyız. Gürcistan, Azerbaycan, Ermenistan, İran, Irak ve Suriye’ye çok kısa mesafedeyiz. Karayoluyla birkaç saat içinde bu ülkelere ulaşabiliyoruz. Bu avantajı iyi değerlendirmeliyiz. Bu bölgenin en büyük gücü genç nüfusu. Çalışan, üretmek isteyen bir toplumumuz var. Batıda işçi bulmak zorlaşırken, bizim böyle bir sorunumuz yok. Ancak kalifiye eleman konusunda eksiklerimiz var. Bu konuda da devletimizle birlikte çalışmalar yürütüyoruz. Geçmişte bu coğrafyada çok güçlü ticaret ve sanayi vardı. Biz de o günlere yeniden dönmek istiyoruz. Bu potansiyel bizde var" diye konuştu. TİM Başkanı Mustafa Gültepe’nin de konuşma yaptığı program "İhracatçılar Soruyor" ve "İhracatçılar için Finansman Destekleri" başlıklarıyla devam etti.
Buldan’ın tescilli üzümlerinin yetiştiği asmalar yeni sezona hazırlanıyor
25 Aralık 2025 Perşembe - 13:44 Buldan’ın tescilli üzümlerinin yetiştiği asmalar yeni sezona hazırlanıyor Denizli’nin tescilli sofralık üzümlerinin yetiştiği Buldan’da bağlarda çalışmalar başladı. Yeni sezon için bağlarına giren üreticiler, asmalarda iplik sökme ve budama işlemleri devam ediyor. Turfanda çekirdeksiz Sultaniye ve Süperior üzümleriyle ünlü Buldan’da Temmuz ayında başlayacak hasat sezonuna hazırlık yaptıklarını dile getiren budamacılar, sabahın ilk saatleriyle birlikte çalışmalara başladıklarını ifade ettiler. Manisa Sarıgöl Dindarlı mahallesinden, Buldan ovasına budama işi yapmak için geldiğini belirten İsmet Çelebi "Sabah 06.30 evimden çıkıyorum. Uzayan ve kuruyan çubukları keserek asmayı temizliyoruz" dedi. Buldan Kadıköy mahallesinden gelerek üzüm bağlarında budama işi yaptığını belirten Şahin Atalay "Sabah sekizde başlayıp öğle molasının ardından akşam dörde kadar budama yapıyoruz. Gelecek sezona daha iyi verim alabilmek için bu işlemleri yapmaktayız" dedi. Buldan Bölmekaya mahallesinde üzüm üreticiliği yapan Ramazan Uğuz, erkenci çeşitlerinden olan Süperior cinsi üzüm yetiştirdiğini belirterek " Şu anda budama mevsimindeyiz. İlkbaharda bağladığımız ipleri keserek budama işlemlerini yapıyoruz. Kuru dalları kesip tazeleme yapıyoruz. Daha sonra uzayan dalları iple bağlayacağız. Temmuz ayında da üzüm hasadımızı yapacağız. Bu arada gübreleme işlemlerini de yapacağız. Ben bağlarımda toprak işlemesiz tarım yapmaktayım. Ayrıca modern file tenteneleriyle asmalarımı doludan ve sıcaktan koruyorum. Aynı zamanda toprak işlemesiz tarım yaptığım için yüzde elli su tasarrufu sağlıyoruz. Böylelikle suyumuzu koruyoruz. Toprağımızın azot ihtiyacını bu şekilde organik olarak karşılıyoruz. Bu uygulamayla maliyetlerimizi düşürüyoruz. Üreticilerimizin de bu uygulamayla hem toprağımızı hem de suyumuzu koruyacaklarını düşünüyorum. Bunu tavsiye ediyorum" dedi. Edinilen bilgilere göre Buldan’da 2025 yılında 2 bin 800 dekar alanda 7 bin 840 ton sofralık çekirdekli üzüm, 32 bin 199 dekar alanda 51 bin 518 ton sofralık çekirdeksiz üzüm yetiştirildi. Bin 215 dekar alanda da 432 ton ton kurutmalık çekirdeksiz üzüm üretimi gerçekleştirildi.
Başkan Öztürk: "Sanayide enerji verimliliğini merkeze alan bir anlayışla yolumuza devam edeceğiz"
25 Aralık 2025 Perşembe - 13:19 Başkan Öztürk: "Sanayide enerji verimliliğini merkeze alan bir anlayışla yolumuza devam edeceğiz" Konya Ticaret Odası (KTO) Enerji Verimliliği Merkezi, sanayinin enerji dönüşümüne rehberlik edecek Enerji Verimliliği Danışmanlık (EVD) Belgesi ile yetkilendirildi. Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk, 2026 yılına girerken sanayi ve üretim dünyasının en önemli gündem maddelerinden birinin enerji verimliliği olacağını belirterek, "Enerji verimliliği, sanayicimizin rekabet gücünü doğrudan etkileyen stratejik bir zorunluluktur" dedi. Konya Ticaret Odası Teknoloji ve Eğitim Merkezi (KTOTEK) bünyesinde 2023 yılından itibaren hizmet veren Enerji Verimliliği Merkezi’nin, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından verilen Enerji Verimliliği Danışmanlık (EVD) Yetki Belgesi’ni almaya hak kazandığını açıklayan Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk, yetkilendirmenin Konya sanayisi açısından önemli bir kazanım olduğunu vurguladı. Türkiye’nin enerji ithalatına dayalı yapısının, üretim maliyetleri ve cari denge üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğuna dikkat çeken Öztürk, "Enerjide dışa bağımlılığı azaltmanın en hızlı ve en etkili yolu, mevcut kaynakları daha verimli kullanmaktan geçiyor. Enerji verimliliği; hem ülke ekonomisi hem de Konya sanayisi açısından sürdürülebilir büyümenin anahtar unsurlarından biridir" ifadelerini kullandı. Sanayi işletmelerinde enerji maliyetlerinin toplam üretim giderleri içindeki payının her geçen gün arttığını belirten Başkan Öztürk, "Verimlilik odaklı enerji yönetimi; firmalarımızın maliyetlerini düşürürken karlılıklarını artırmakta, ulusal ve uluslararası pazarlarda rekabet güçlerini kalıcı biçimde yükseltmektedir. 2026 vizyonumuzda sanayide verimlilik, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik birlikte ele alınmaktadır" şeklinde konuştu. EVD Yetki Belgesi ile birlikte Konya Ticaret Odası Enerji Verimliliği Merkezi’nin; sanayi işletmeleri ve hizmet sektörüne yönelik enerji etütleri gerçekleştirebildiğini, verimlilik artırıcı projelerin geliştirilmesi ve uygulanmasına danışmanlık sunduğunu, enerji yönetim sistemlerinin kurulumu ve geliştirilmesi ile enerji performansını iyileştirmeye yönelik stratejik yol haritaları hazırladığını ifade eden Öztürk, "Merkezimiz, firmalarımıza artık ulusal mevzuata tam uyumlu, yetkilendirilmiş ve güçlü bir teknik altyapıyla hizmet sunmaktadır" dedi. Detaylı enerji etüt hizmetleri, yeşil dönüşüm stratejik yol haritaları, mentorluk ve giriş danışmanlığı hizmetleri ile enerji verimliliğine yönelik periyodik ölçüm çalışmaları gibi birçok alanda faaliyet gösteren Enerji Verimliliği Merkezi’nin, Mevlana Kalkınma Ajansı destekleriyle hayata geçirildiğini hatırlatan Başkan Öztürk, "Enerji verimliliği odaklı dönüşüm yolculuğunda üyelerimizin yanında olmayı, sanayimizin rekabet gücünü artıracak katma değerli ve çözüm odaklı hizmetler sunmayı kararlılıkla sürdüreceğiz" diye konuştu. Başkan Öztürk, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Bu önemli yetkilendirmenin Konya iş dünyasının sürdürülebilirlik, kaynak verimliliği ve maliyet yönetimi hedeflerine güçlü bir katkı sağlayacağına inanıyoruz. 2026’nın gündemini belirlerken, sanayide enerji verimliliğini merkeze alan bir anlayışla yolumuza devam edeceğiz."
Yatağan Mermer İhtisas OSB’ye yer tahsisi resmi gazetede yayımlandı
25 Aralık 2025 Perşembe - 12:55 Yatağan Mermer İhtisas OSB’ye yer tahsisi resmi gazetede yayımlandı Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık, Yatağan Mermer İhtisas Organize Sanayi Bölgesi projesinin yer tahsisinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın onayıyla Resmi Gazete’de yayımlandığını duyurdu. Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık, Regaip Kandili vesilesiyle paylaştığı açıklamada Yatağan için önemli bir müjde verdi. Akbıyık, Yatağan Mermer İhtisas Organize Sanayi Bölgesi (OSB) projesinin yer tahsisinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından onaylanarak Resmi Gazete’de yayımlandığını açıkladı. Vali Akbıyık, çevreci bir anlayışla hayata geçirilecek Yatağan Mermer İhtisas OSB ile mermer atıklarının ekonomiye kazandırılacağını, üretim ve lojistik süreçlerinde verimliliğin artırılacağını belirtti. Projenin, Muğla ekonomisine ve istihdama önemli katkılar sunmasının hedeflendiğini vurguladı. Muğla Valisi Akbıyık, Yatağan İhtisas Mermer OSB’ye destek verenlere teşekkür etti. Vali Akbıyık, "Yatağan Mermer İhtisas OSB Projesi’nin önemli kilometre taşlarından biri olan yer tahsisi sürecinde desteklerini esirgemeyen Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere, Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Sayın Mehmet Fatih Kaçır’a, Tarım ve Orman Bakanımız Sayın İbrahim Yumaklı’ya, Orman Genel Müdürümüz Sayın Bekir Karacabey’e ve emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum" ifadelerini kullandı.
Dünyaca ünlü Manisa Çekirdeksiz Sultaniye Üzümü AB tesciline gün sayıyor
25 Aralık 2025 Perşembe - 12:32 Dünyaca ünlü Manisa Çekirdeksiz Sultaniye Üzümü AB tesciline gün sayıyor Manisa Ticaret Borsası Başkanı Sadık Özkasap, Manisa’nın dünyaca ünlü Çekirdeksiz Sultaniye Üzümü için 2022 yılında Avrupa Birliğine yaptıkları tescil başvurusunda son aşamaya gelindiğini açıkladı. Özkasap ayrıca askı AB Tescili aldıktan sonra bir ilki gerçekleştirerek İngiltere’de coğrafi işaret almak için başvuruda bulunacaklarını söyledi. Manisa’nın dünyaca ünlü Çekirdeksiz Sultaniye Üzümü’nün Avrupa Birliği coğrafi işaret tescili için geri sayım başladı. Manisa Ticaret Borsası Başkanı Sadık Özkasap, 2022 yılında yapılan AB tescil başvurusunda son aşama olan 3 aylık askı sürecinin başladığını açıklarken, AB Tescilinin hemen ardından İngiltere’de coğrafi işaret almak için başvuruda bulunacaklarını açıkladı. Askı sürecinin tamamlanmasının ardından Manisa Çekirdeksiz Sultaniye Üzümü AB tescili alan Manisa’nın Mesir Macunu ve Kırkağaç Kavunundan sonra 3’üncü, Türkiye’nin ise 45’inci ürünü olacağı öğrenildi. "İngiltere bir ilk olacak" Manisa Çekirdeksiz Sultaniye Üzümü için AB Tescil sürecinin son aşaması olan 3 aylık askı sürecinin başlamasının kendilerini fazlasıyla mutlu ettiğini kaydeden Manisa Ticaret Borsası Başkanı Sadık Özkasap, "Bizim için büyük bir mutluluk oldu. 2019 yılında Türkiye’de coğrafi işaretimizi aldık. Daha sonra 2022 yılında Avrupa Birliği coğrafi işaret için başvurduk. Tabii bu konuda ciddi bir titizlik, bir çalışma oldu. Avrupa coğrafi işaretini tescilini alabilmemiz için istekler vardı. Bunun son aşaması olan 3 aylık askı süreci başladı. Bu zamandan sonra da inşallah hayırlısıyla 3 ay sonra askı tarihi bittikten sonra da coğrafi işaretimizi almış bulunacağız. Tabii biz bununla da kalmayacağız. Bir ilki daha yaşatacağız. İngiltere coğrafi işaretini almak için, Avrupa coğrafi işaretini almak için yine bir başvurumuzu olacak. Bildiğiniz üzere Manisa, Türkiye’de yüzde 90 üzümü üreten bir ilimiz. Yüzde 85’i de ihracat gidiyor. Bu ihracatımızın ağırlıklı kısmı da Avrupa Birliği’dir. Üreticilerimizin alın terini, tüccarlarımızın üzüm işletmelerimizin ve ihracatçılarımızın bu ürünü daha fazla katma değerli olarak satabilmesi ve üreticilerimizin de tüccarlarımızın daha büyük bir gelire kazanması için bu çalışmalarımızı gerçekleştiriyoruz. Dünyada tanınan bir ürün. Bu ürünü biz yeniden başlatıp tanıtmıyoruz. Ama bu ürünün izlenebilir, güvenilir bir ürün olduğunu anlatmak ve oradaki pazar payını arttırmak bizim için en önemlisi olacaktır. Aşağı yukarı yılda 270-280 bin ton civarında ihracat gerçekleştiriyoruz. Bundan da 500 milyon doların üzerinde de bir ülkemize döviz girdisi sağlıyoruz. Bazı hava iklim şartlarının ne olacağını tespit edemiyoruz. Bu yıl yaşadığımız iklim sorunundan dolayı büyük sıkıntı içinde kaldı üreticilerimiz. Avrupa’daki pazar payında da bir kayıplar oldu geçen seneye göre 17-18 bin ton. Şu an aynı tarihe baktığımız zaman daha aşağıdayız. İnşallah inanıyoruz ki önümüzdeki sezon iyi bir sezon olsun. Tekrar yine ürünümüzün bol olduğu, ihracatımızın yüksek olduğu, üreticilerimizin gelirinin yüksek olduğu bir sezon yaşarız diye umut ediyoruz" dedi. Avrupa coğrafi işareti Manisa’nın da hakkıdır" "Artık iklimi de pek açıkçası tahminde bulunmak çok zor" diyen Özkasap açıklamasını şöyle tamamladı: "Dediğimiz gibi don, dolu, iklim krizi, susuzluk, tarımda çok çok önemli konu bunlar. Bunlar için gerekli çalışmaları mutlaka şimdiden yapmamız gerekiyor. Damlama sulama sistemlerine girmemiz gerekiyor ki önümüzdeki sıkıntıları, gelecek olan sıkıntıları öngörebilmek, önümüzü görmekte çok büyük bir desteği olacağına inanıyoruz. Dediğimiz gibi üzümümüzde de bu çalışma tek başına bir çalışma olmadı. Burada sağ olsun ki yine tarım bakanımız, tarım il müdürümüz, başta Sayın Valimiz, Celal Bayar Üniversite’deki çok değerli hocalarımız, bağcılık araştırma, yine bir ekip olarak çalıştık. Çünkü üzümün tarihini geleceğinle beraber önümüzde bugüne getirmenin mücadelesini verdik. Çünkü coğrafi işaret almak çok kolay değil. Ama coğrafi işaret de Manisa’nın Avrupa coğrafi işareti Manisa’nın da hakkıdır. Neden derseniz artık üzümle özleşmiş bir ilimizdir. Yani Türkiye’de başka yerde üretilmiyor. Manisa’da üretiliyor dediğimiz gibi ve artık rakiplerimiz de dünyada çok fazla olmaya başladı. Eskiden daha rahattık. Pazarlamamız da daha büyük rahatlık içinde devam ediyorduk ama şimdi artık Güney Afrika dediğimiz zaman İran, Özbekistan tarafları artık dünyada yine Amerika, yine Amerika kendi içindeki üzümünü kendi tüketiyor. Orada sıkıntımız yok. Ama artık rakiplerimiz de var. Fiyat istikrarı oluşturmamız. Biz bunlardan bir adım öne geçerek bu ürünümüzü daha iyi tanıtmak, daha iyi değerlendirmek istiyoruz. Sağ olsunlar üreticilerimizin bilgi ve tecrübesi bu konuda çok önemli. Tüccarlarımızın desteği, ihracatçılarımızın bu ürünü alıp dünya pazarında açmış oldukları stantlarda tanıtabilmeleri, bunlar hepsi üstüne düşen görevi layıkıyla yerine getiriyorlar."
"Dijital Refah İçin Yapay Zekâ Çözümleri" hackathon’u sonuçlandı
25 Aralık 2025 Perşembe - 12:32 "Dijital Refah İçin Yapay Zekâ Çözümleri" hackathon’u sonuçlandı Vodafone Vakfı ve Habitat Derneği, "Yapay Zekâ Yıldızları" projesi kapsamında yeni bir hackathon düzenledi. "Dijital Refah İçin Yapay Zekâ Çözümleri" temasıyla gerçekleştirilen ve 10 takımın yarıştığı hackathon’u İzmir’den BALAL Wasp Coding takımı kazandı. Vodafone Vakfı ve Habitat Derneği işbirliğiyle hayata geçirilen "Yapay Zekâ Yıldızları" projesi kapsamında yeni bir hackathon düzenlendi. "Dijital Refah İçin Yapay Zekâ Çözümleri" temasıyla düzenlenen hackathon’a 9 ilden 10 lise takımı katıldı. Yarışmayı İzmir’den BALAL Wasp Coding takımı birinci, İstanbul’dan VFLAI takımı ikinci ve Gaziantep’ten Us to Us takımı üçüncü olarak tamamlarken, Hatay’dan katılan AI of All takımı da Toplumsal Etki Ödülü aldı. Hackathon süresince 15 Vodafone Gönüllüsü katılımcılara mentorluk desteği verdi. Türkiye Vodafone Vakfı Başkanı Hasan Süel, şunları söyledi: "Ülkemizin toplumsal gereksinimleri doğrultusunda şekillendirdiğimiz Vakıf projelerimize hız kesmeden devam ediyoruz. Habitat Derneği ile birlikte başlattığımız ‘Yapay Zekâ Yıldızları’ projesinde amacımız, genç nesillerin teknolojik bakımdan donanımlı olmalarını sağlamak, günümüzde her alanda gördüğümüz yapay zekâ teknolojisini öğrenip kullanarak üretici fikirlerini yeni teknolojilerle birleştirmelerini mümkün kılmak. Son olarak, ülke genelinde ‘Dijital Refah İçin Yapay Zekâ Çözümleri’ temasıyla gerçekleştirdiğimiz hackathon ile gençlere ulaştık. Bu yarışmayla, potansiyelini desteklediğimiz tüm katılımcıların yalnızca teknik bilgilerini değil, aynı zamanda tutkularını, yenilikçi bakış açılarını ve fikirleri etkili çözümlere dönüştürme becerilerini de teşvik etmiş olduk. Yarışma için fikir üreten, proje geliştiren tüm öğrencileri içtenlikle kutluyorum." Habitat Derneği Genel Başkanı Bora Caldu ise şöyle konuştu: "Dijital refah kavramını yalnızca teknolojiye erişimle değil, teknolojiyi bilinçli, etik ve toplumsal fayda odağında kullanabilme becerisiyle birlikte ele alıyoruz. ‘Yapay Zekâ Yıldızları’ hackathonu, bu yaklaşımın sahadaki en güçlü yansımalarından biri oldu. Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen lise öğrencilerimiz, iki gün boyunca yapay zekâyı bir araç olarak kullanarak dijital refaha katkı sunabilecek çözümler geliştirdi; problem tanımlamadan prototip fikrine uzanan gerçek bir üretim sürecinin parçası oldular. Hackathon boyunca gençlerimizin analitik düşünme, takım çalışması ve toplumsal sorumluluk bilinciyle hareket ettiklerine tanıklık etmek bizler için son derece ilham vericiydi. Yapay zekânın geleceğini konuşurken, bu geleceği şekillendirecek gençlerin bugünden böylesi deneyimlerle desteklenmesi gerektiğine inanıyoruz. Habitat Derneği olarak, Vodafone Vakfı iş birliğiyle yürüttüğümüz Yapay Zekâ Yıldızları projesiyle, gençlerin yalnızca teknoloji tüketicisi değil, topluma değer üreten çözüm geliştiriciler olarak yetişmelerine katkı sunmaya devam edeceğiz." Dijital yaşamın sorunlarına çözüm geliştirildi Hackathon’da birinci gelen BALAL Wasp Coding takımının geliştirdiği "Nexus AI v5.0" projesi, kamera destekli yapay zekâ ile kullanıcının duruşunu, göz durumunu ve beden hareketlerini anlık analiz ederek farkındalık oluşturan uyarılar veren; interaktif, kişiselleştirilebilir ve ücretsiz bir dijital sağlık asistanı sunmayı amaçlıyor. Yarışmanın ikincisi VFLAI takımının tasarladığı API tabanlı ve Türkçe odaklı "ArbitrA" etik filtreleme platformu, dijital ortamlarda içerikleri yayınlanmadan önce denetleyip gerekli düzeltmeleri önererek şirketler için yayın öncesi güvenli bir dijital kalkan görevi görüyor. Yarışmada üçüncü sıraya yerleşen Us to Us takımının geliştirdiği "BizBize" adlı oyunlaştırılmış mobil uygulama, ebeveynlerin telefon kullanımına yönelik farkındalığını artırmayı ve aile bireyleri arasında yüz yüze, nitelikli iletişimi yeniden güçlendirmeyi amaçlıyor. Yarışmada "Toplumsal Etki Ödülü" alan AI of All takımının geliştirdiği "Datia" yapay zekâ destekli asistan, özel gereksinimli çocuklar için VR teknolojisiyle güvenli bir sanal dünya kurgulayarak, gerçek hayatta zorlandıkları durumları herhangi bir risk olmadan ve diledikleri kadar tekrar edebilmelerini sağlıyor. Hedef 55 bin öğrenciye ulaşmak Vodafone Vakfı ve Habitat Derneği’nin dijital geleceğe hazır nesiller yetiştirme hedefiyle 1,5 yıl önce başlattığı "Yapay Zekâ Yıldızları" dijital eğitim projesiyle, Türkiye’nin 81 ilinde 11-14 yaş arası ortaokul ve 14-18 yaş arası lise öğrencilerine yapay zekâ eğitimleri veriliyor. Bugüne kadar 90 bini aşkın öğrenciye ulaşılan projenin bu dönemki hedefi ise 55 bin öğrenciye ulaşmak.
Migros, Erzincan’ın yerel ürünlerini tüm Türkiye’ye ulaştırıyor
25 Aralık 2025 Perşembe - 12:32 Migros, Erzincan’ın yerel ürünlerini tüm Türkiye’ye ulaştırıyor Yerel ürünlerin üretim ve satışına verdiği katkıları sürdüren Migros, bu kez de Türkiye’nin tarım ve hayvancılıktaki en önemli üretim merkezlerinden biri olan Erzincan’ın yerel üretim değerlerini raflarına taşıyor. Migros, Erzincanlı üreticilerin İyi Tarım ve Organik Tarım uygulamalarıyla ürettiği ürünleri raflarına taşımak üzere önemli bir iş birliğini hayata geçirdi. Migros, yerli ürünlerin üretim ve satışına verdiği katkılara bir yenisini ekledi. Türkiye’nin tarım ve hayvancılıktaki en önemli üretim merkezlerinden biri olan Erzincan’ın İyi Tarım ve Organik Tarım kriterlerine uygun şekilde üretilen yerel ürünlerini müşterileriyle buluşturuyor. Migros, bu proje kapsamında; Erzincan Valiliği ve Erzincan Belediye Başkanlığı koordinasyonunda, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, İl Özel İdaresi, Ticaret ve Sanayi Odası, ZZEF ve Gürata ile bir iş birliği toplantısı gerçekleştirdi. Proje çerçevesinde, Erzincan’da yerel üreticiler, birlikler, kooperatifler ve işletmeler tarafından üretilen; meşhur Erzincan dermason fasulyesi, Erzincan tulum peyniri, Bögert maden suyu, kuzu eti, patates, domates başta olmak üzere meyve ve sebze ürünleri Migros’un 81 ildeki mağazalarında satışa sunuluyor. Migros ayrıca üretim süreçlerinin geliştirilmesi, kalite standartlarının yükseltilmesi için de üreticilere destek veriyor. Üretim planlaması ve teknik süreçler ise İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Ticaret ve Sanayi Odası tarafından yürütülüyor. Bu iş birliği ile sürdürülebilir üretimin desteklenmesi, küçük aile işletmelerinin güçlendirilmesi, Erzincan’ın tarımsal üretim gücünün ulusal ölçekte değer kazanması hedefleniyor. "Erzincan adı raflarda daha güçlü, daha görünür olacak" Toplantıda konuşan Erzincan Valisi Doç. Dr. Hamza Aydoğdu, "Gıda meselesi artık sadece ticari bir konu değil. Gıda; güven, sağlık ve gelecek meselesidir. Doğal, izlenebilir, kaynağı belli ürünlerin değeri her geçen gün daha da artıyor. Bugün Erzincan’da üretilen ürünler; aracısız, üreticiden doğrudan, Türkiye’nin dört bir yanındaki sofralara ulaşıyor. Bu çok kıymetli bir modeldir. Üretici kazanıyor, şehir kazanıyor, tüketici güvenle alışveriş yapıyor. Migros, yerel üretime verdiği destekle sadece bir market zinciri olmanın ötesine geçiyor. Anadolu’nun emeğine, yerel ürünün değerine sahip çıkan bu yaklaşım için Migros ailesine gönülden teşekkür ediyorum. Bugün uğurlayacağımız her tır; Erzincan’ın toprağından çıkan emeğin, Türkiye’ye açılan yoludur. Önümüzdeki dönemde bu ürünlerin hem çeşidi hem miktarı artacak, Erzincan adı raflarda daha güçlü, daha görünür olacak" dedi. "Erzincan’ın coğrafi işaretli ve bölgeye has üretim değerleri Türkiye’nin 81 iline ulaşıyor" Migros Grubu İcra Başkanı Özgür Tort, "Kamu ve özel sektör iş birliğiyle yapılan bölgesel çalışmalar daha çok üreticiye ulaşma imkânı sunuyor. Ayrıca bu projeler, bölgelerin üretim potansiyelinin artması ve verimliliği açısından da kıymet oluşturuyor. Migros olarak bugüne kadar yerelleşme çalışmalarımız kapsamında 50 ilde yaklaşık 330 farklı üreticiden 1.600’e yakın yerel ürün tedarik ettik ve bunları öncelikli olarak kendi bölgesinde satışa sunduk. Bunun yanında valilikler ve belediye başkanlıkları koordinasyonunda kooperatifler ve birlikler altında toplanan üreticilerin alım garantimizle güçlenen yerel üretim değerlerini Türkiye’nin dört bir yanındaki mağazalarımızda satışa sunmak üzere çalışmalarımızı genişletiyoruz. Bu kapsamda, Türkiye’nin önemli havzalarından oluşan 10 şehirde faaliyetlerimizi başlattık. Bugün de Türkiye’nin tarım ve hayvancılıktaki en önemli üretim merkezlerinden biri olan Erzincan’ın coğrafi işaretli ve bölgeye has kıymetli üretim değerlerini 81 ildeki mağazalarımızda müşterilerimizle buluşturuyoruz. Çalışma kapsamında Erzincan’da birlikler ve kooperatifler kanalı ile 250’ye yakın üreticiye ulaştık. İlk aşamada da yaklaşık 200 milyon TL’lik bir alım yaptık. İlerleyen dönemlerde bu hacmi ve satışımıza aldığımız ürün çeşitliğimizi artıracağız. Başta Valimiz Doç. Dr. Hamza Aydoğdu olmak üzere bu kıymetli projeyi hayata geçiren tüm proje ortaklarımıza, kooperatiflerimize ve üreticilerimize teşekkür ediyorum" diye konuştu. GürAta ve ZZEF Yönetim Kurulu Üyesi Erkan Gürkan, yerel üreticilerin ulusal pazarda kalıcı yer edinebilmesi için desteğin önemine vurgu yaparak, "GürAta ve ZZEF’in himaye ve koordinasyonunda birlikler ve kooperatifler aracılığıyla üreticileri perakendecilerle doğrudan buluşturuyoruz. Üreticilere sürdürülebilir destek sağlıyoruz. Daha önce bu çalışmaları yaptığımız Bingöl, Ordu, Kayseri, Samsun ve Niğde’de elde ettiğimiz çıktılar, oluşturduğumuz bu modelin ne kadar doğru olduğunu gösteriyor. Erzincan’da da çok başarılı bir çalışma yürütüyoruz. Yerel üretimi destekleyen projeleri yaygınlaştırmaya devam edeceğiz" dedi.
Van’da binlerce ton kapasiteli tesislerde alabalık sağımı başladı
25 Aralık 2025 Perşembe - 11:56 Van’da binlerce ton kapasiteli tesislerde alabalık sağımı başladı Van’da yıllık yaklaşık 2 bin 550 ton alabalık üretiminin gerçekleştirildiği tesislerde, yavru alabalık elde edilmesi için kış aylarını kapsayan sağım çalışmalarına başlandı. Van’ın Gürpınar, Çatak, Erciş, Muradiye, Bahçesaray ve Gevaş ilçelerinde akarsu ve barajlara kurulan alabalık üretim tesislerinin 11’inde yıllık yaklaşık 55 milyon adet yavru alabalık üretimi yapılıyor. Aralık, Ocak ve Şubat aylarını kapsayan sağım döneminde Tarım ve Orman İl Müdürlüğü Balıkçılık ve Su Ürünleri Şubesi ekipleri sahada aktif olarak görev alıyor. Ekipler, tesislerde gerçekleştirilen alabalık sağımlarına katılarak üreticilere hem teorik hem de uygulamalı bilgilendirmelerde bulunuyor. Bu kapsamda ekipler, Gevaş ilçesinde bulunan Kırkçeşme Alabalık Tesisinde yürütülen alabalık sağım çalışmalarına katılarak, üreticilere alabalık sağımı ile yumurta ve yavru bakımı konularında eğitim verdi. Sahada yürütülen çalışmalar kapsamında tesisler düzenli olarak denetlenirken, üreticilerin karşılaştığı eksikliklerin giderilmesine de destek sağlanıyor. "55 milyon yavru alabalık üretimi yapılmaktadır" Konuya ilişkin konuşan Tarım ve Orman İl Müdürlüğü Balıkçılık ve Su Ürünleri Şube Müdürü Muhammet Demir, Van’da 39 alabalık tesisinin bulunduğunu, bu tesislerin projedeki tam kapasitelerinin yaklaşık 3 bin 930 ton olduğunu belirtti. Yıllık yaklaşık 2 bin 550 ton alabalık üretiminin gerçekleştiğini ifade eden Şube Müdürü Demir, "Bu işletmelerin 11 adedin de yaklaşık 55 milyon yavru alabalık üretimi yapılmaktadır. İlimizde Aralık, Ocak ve Şubat aylarında alabalık sağımı yapılmaktadır. Bu aylarda tesislerimizde alabalık sağımlarına katılarak, hem teorik hem de uygulamalı olarak üreticilerimize bilgi verilmektedir. Bugün Gevaş ilçemizde bulunan Kırkçeşme Alabalık Tesisinde alabalık sağımına katılım sağlayarak üreticilerimize alabalık sağımı, yumurta ve yavru bakımı konularında bilgilendirmelerde bulunduk" dedi. Van Valiliği Vizyon Projeleri kapsamında, Bahçesaray ilçesinde iki müteşebbis tarafından toplam 400 milyon adet yumurta ve yavru alabalık üretimine yönelik başvuruda bulunulduğunu dile getiren Demir, "Söz konusu tesislerin faaliyete geçmesiyle birlikte ilimizin yumurta ve yavru alabalık üretiminde önemli merkezlerden biri haline gelmesi planlanmaktadır. Yürütülen saha çalışmalarıyla üreticilerin teknik bilgi düzeyinin artırılması ve sürdürülebilir üretimin desteklenmesi hedeflenmektedir" diye konuştu. Alabalık sağım çalışmalarına Balıkçılık ve Su Ürünleri Şube Müdürü Muhammet Demir’in yanı sıra Gevaş İlçe Tarım ve Orman Müdürü Yakup Ayten, personeller ve tesis çalışanları katıldı.
GOSB Teknopark’ta Ar-Ge ve inovasyonun başarıları ödüllendirildi
25 Aralık 2025 Perşembe - 11:47 GOSB Teknopark’ta Ar-Ge ve inovasyonun başarıları ödüllendirildi GOSB Teknopark tarafından düzenlenen ödül töreninde, Ar-Ge, inovasyon ve ihracat alanlarında başarı gösteren firmalar 10 farklı kategoride ödüllendirildi. Gebze Organize Sanayi Bölgesi (GOSB) Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen törene, Kocaeli Vali Yardımcısı Ertuğ Şevket Aksoy, GOSB yönetimi, sanayiciler, akademisyenler ve iş dünyası temsilcileri katıldı. Programda konuşan GOSB Teknopark Genel Müdürü Prof. Dr. Murat Çemberci, gerçekleştirilen ekonomik etki analizinin sonuçlarını paylaştı. Teknopark firmalarının uluslararası rekabet gücüne değinen Çemberci, "GOSB Teknopark bünyesinde faaliyet gösteren firmaların son yıllardaki performanslarını ve bu süreçte sunulan teşviklerin etkilerini ekonomik, sosyal ve çevresel boyutlarıyla ele alan kapsamlı bir analiz gerçekleştirdik. Bu analizle birlikte GOSB Teknopark’ın bölge ve ülke ekonomisine sağladığı katma değeri, akademik dilin karmaşıklığından arındırarak iş dünyası ve kamu sektörü için anlaşılır, somut ve eyleme dönüştürülebilir verilerle ortaya koyduk" dedi. İhracatta yüzde 300’lük rekor artış Prof. Dr. Çemberci, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu rapor, GOSB Teknopark’ın sadece bir teknoloji ve inovasyon merkezi olmadığını; ekonomik büyümeyi destekleyen, nitelikli istihdamla beşeri sermayeyi güçlendiren, kamu kaynaklarını toplumsal değere dönüştüren ve tüm bunları yaparken çevresel ayak izini azaltmayı başaran entegre bir sürdürülebilirlik modeli olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. İncelenen dönemde Teknopark firmalarımız yaklaşık 20 milyar TL gelir elde etti. Bu gelirin yaklaşık yüzde 60’ı doğrudan Ar-Ge faaliyetlerinden sağlandı. Aynı dönemde ihracat gelirlerimiz yüzde 300’ün üzerinde artış göstererek yaklaşık 600 milyon TL’ye ulaştı. Bu veriler, GOSB Teknopark firmalarının uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü ve küresel talebi karşılama kapasitesini net biçimde ortaya koymaktadır." "Başarıları ödüllendirmek için bir aradayız" GOSB Yönetim Kurulu Başkanı Ercüment Sarıtaş ise sanayinin geleceğinin teknoloji ve bilgi paylaşımıyla şekillendiğini vurguladı. Teknoparkın sanayi, üniversite ve girişimcileri buluşturan yaşayan bir platform olduğunu belirten Sarıtaş, "Günümüz dünyasında sanayi artık yalnızca üretim kapasitesiyle değil; bilgi, teknoloji, Ar-Ge ve inovasyonla rekabet ediyor. GOSB Teknopark, sanayi ile teknolojiyi aynı hedefte buluşturan stratejik bir yapı olarak konumlanıyor. Biz GOSB olarak sanayinin geleceğinin; iş birliği kültürüne dayalı, bilgi paylaşımına açık, girişimciliği destekleyen ve sürdürülebilirliği merkeze alan ekosistemlerle mümkün olduğuna inanıyoruz. Teknoparkımızı aynı zamanda sanayi, üniversite ve girişimcilerin bir araya geldiği yaşayan bir iş birliği platformu olarak değerlendiriyoruz. Bu vesileyle başarılarıyla bizlere ilham veren tüm firmalarımızı tebrik ediyor, bu ekosistemin gelişmesine katkı sunan tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Tören, 10 farklı kategoride dereceye giren firma temsilcilerine ödüllerinin verilmesiyle sona erdi.
Aras Kargo ’Kırmızı Kahramanlar Saha Buluşması’ gerçekleştirildi
25 Aralık 2025 Perşembe - 11:25 Aras Kargo ’Kırmızı Kahramanlar Saha Buluşması’ gerçekleştirildi Aras Kargo, Kırmızı Kahramanlar Saha Buluşması ile idari kadrosunu ve yönetimini kampanya dönemi yoğunluğunda sahadaki ekiplerle buluşturdu. 1000’in üzerinde çalışanın katıldığı bu büyük ölçekli deneyim, gelişim odaklı kurum kültürünün ve ekip ruhunun sahadaki en güçlü yansıması oldu. Türkiye’nin önde gelen kargo şirketlerinden Aras Kargo, yüksek operasyonel yoğunluğun olduğu kampanya döneminde hayata geçirdiği ‘Kırmızı Kahramanlar Saha Buluşması’ ile idari kadrosunu ve üst yönetimini sahadaki ekiplerle bir araya getirdi. İnsan ve Kültür birimi liderliğinde gerçekleştirilen bu kapsamlı saha deneyimi, Türkiye genelindeki şube ve transfer merkezlerinde eş zamanlı olarak yürütüldü. Sektörde ilk kez bu ölçekte gerçekleştirilen saha deneyiminde, 1000’in üzerinde idari çalışan, operasyon ekipleriyle birlikte fiilen sahaya çıkarak dağıtım ve transfer süreçlerine aktif destek verdi. Yoğun kampanya döneminde artan işlem hacmine katkı sağlamayı hedefleyen bu buluşma, aynı zamanda şirketin gelişim odaklı kurum kültürünü ve güçlü ekip ruhunu sahaya taşıyan önemli bir kültür dönüşümü adımı oldu. Aras Kargo Yönetim Kurulu Başkanı ve Avusturya Postanesi Yönetim Kurulu Üyesi Peter Umundum, Aras Kargo CEO’su Barbara Hagen, Aras Kargo COO’su Utku Ayyarkın başta olmak üzere üst yönetim de sahada yer alarak transfer merkezi ve şube operasyonlarına birebir destek verdi. Gelişim odaklı bir kültür dönüşümü deneyimi Kırmızı Kahramanlar Saha Buluşması, Aras Kargo’nun İnsan ve Kültür yaklaşımının sahadaki somut yansıması olarak dikkat çekti. İdari ekiplerin operasyonu yerinde deneyimlemesi; empatiyi, karşılıklı anlayışı ve ekipler arası dayanışmayı güçlendirirken, şirket genelinde ortak hedef bilincini pekiştirdi. Bu büyük ölçekli saha organizasyonu, şirketin ‘merkez-saha bütünleşmesi’ yaklaşımını güçlendiren, öğrenerek gelişmeyi odağına alan kurumsal kültür dönüşümünün önemli bir parçası olarak hayata geçirildi. Sahaya çıkmadan önce Akademi GO ile dijital eğitim Etkinlik öncesinde, saha uygulamasının güvenli ve verimli şekilde gerçekleştirilmesi amacıyla kapsamlı bir hazırlık süreci yürütüldü. Katılımcı idari çalışanlar ve yöneticiler; görev akışları, operasyonel süreçler, İSG talimatları ve iş sağlığı ve güvenliği kuralları hakkında eğitimler aldı. Bu eğitimlerin tamamı, Aras Kargo İnsan ve Kültür departmanına bağlı Eğitim ve Gelişim Birimi tarafından yönetilen Aras Akademi GO dijital öğrenme platformuna yüklendi. Böylece çalışanlar, sahaya çıkmadan önce eğitim içeriklerine her yerden ve istedikleri zaman erişim imkânı buldu. Akademi GO, şirketin öğrenme ve gelişimi kurum kültürünün merkezine alan yaklaşımının önemli bir yapı taşı olarak, saha deneyimi öncesi bilgi ve farkındalık seviyesinin artmasına katkı sağladı. İlk duraklar: Hadımköy ve İkitelli Transfer Merkezleri Buluşmanın ilk saha uygulamaları Hadımköy Transfer Merkezi ve İkitelli Transfer Merkezi ziyaretleriyle gerçekleşti. Transfer süreçlerini yerinde inceleyen yöneticiler ve idari çalışanlar araçları boşaltıp loop sorter’ı yükledi ve trans palet kullanarak operasyon akışlarını adım adım deneyimledi. Şube ekipleriyle birlikte dağıtıma çıkan çalışanlar, kapıya teslimat yaparak müşteri deneyimini uçtan uca gözlemleme fırsatı buldu. "Sürdürülebilir taşımacılığın geleceğini birlikte inşa ediyoruz" Aras Kargo CEO’su Barbara Hagen, saha buluşması ile ilgili şunları söyledi: "Kırmızı Kahramanlar Saha Buluşması, şirketimizin gücünü oluşturan ekiplerimizin sahadaki özverisini ve profesyonelliğini daha yakından deneyimlememizi sağladı. Sahada geçirdiğimiz süre boyunca çalışma arkadaşlarımızın müşterilerimize en iyi hizmeti sunabilmek için gösterdiği çabayı yakından gözlemleme fırsatı bulduk. Bu deneyim, sürdürülebilir taşımacılığın geleceğini şekillendirirken, operasyonlarımızı çalışanlarımızın gerçek ihtiyaç ve içgörüleri doğrultusunda geliştirmemize önemli katkı sağlayacak. Aras Kargo ailesi olarak aynı amaç doğrultusunda hep birlikte ilerlemekten gurur duyuyoruz." Konu hakkında değerlendirmede bulunan Aras Kargo İnsan & Kültür ve Hukuk Başkan Yardımcısı Yiğitcan Bozoğlu, "Çalışan bağlılığı ve ekiplerimizin motivasyonu şirket olarak en büyük önceliklerimizden biri. Kırmızı Kahramanlar Saha Buluşması, idari kadromuzun sahadaki ekiplerle bir araya gelerek birbirlerini daha yakından tanımasını, saha deneyimlerini paylaşmasını ve ekip ruhunu güçlendirmesini sağladı. Bu etkinlik bizim için sahadaki çalışmaların önemini gözlemlememizi sağlayan ve aidiyet duygusunu güçlendiren çok değerli bir fırsat oldu. Ekiplerimizin birlikte hareket etmesini ve birbirine destek olmalarını şirketimizin kurum kültürünü ve dayanışma ruhunu yansıtan en değerli unsur olarak görüyoruz" dedi.