EKONOMİ
Binlerce konutun teslim edildiği kentte kira fiyatları 7 bin TL’ye kadar düştü 06 Nisan 2026 Pazartesi - 09:05:32 Hatay’da depremin yaşandığı 2023 yılında kira fiyatlarında yüzde yüz oranında artış yaşanırken, kentte deprem konutlarının teslimiyle kira fiyatları düşmeye devam ediyor. Kira fiyatlarının dairelerin katlarına ve şehre uzaklığına göre değiştiğini ifade eden emlakçı Jülide Özkan, deprem konutlarında en düşük kira fiyatının 7 bin TL, en yüksek kira fiyatının ise 12 bin TL olduğunu belirterek 5 bin TL’ye dahi kiralama gerçekleştiğini söyledi. Asrın felaketinde binlerce binanın yerle bir olduğu Hatay’da 2023 yılında kira fiyatlarında yüzde 100 oranında artış yaşanmıştı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın kentte yürüttüğü ihya ve inşa çalışmalarıyla birlikte teslim edilen deprem konutları kira fiyatlarını da etkiledi. Geride kalan süreçte toplamda 98 bin 74 bağımsız bölümün hak sahibi belirlenirken, vatandaşlar yeni yuvalarına yerleşmeye devam ediyor. Depremin yaşandığı 2023 yılında kira fiyatlarının tavan yaptığı kentte konutların teslimi ve ailelerin yerleşmesiyle birlikte kira fiyatlarında ciddi düşüşler yaşanmaya devam ediyor. Dairelerin kira fiyatlarının bulundukları katlara ve şehre uzaklıklarına göre değiştiğini ifade eden emlakçı Jülide Özkan, kentteki deprem konutlarında en düşük kira fiyatının 7 bin TL, en yüksek kira fiyatının 12 bin TL civarında olduğunu söyledi. Özkan, zaman zaman evini 5 bin TL’ye dahi kiraya verenler olduğunu ifade etti. "TOKİ’lerimizde yüzde 90’a varan bir doluluk bekliyoruz" Yaz aylarında konteynerlerin boşaltılmasıyla TOKİ konutlarında yüzde 90’a varan doluluk oranını beklediklerini ifade eden Özkan, "Hatay, 6 Şubat 2023 yılındaki depremle en büyük yıkımı yaşamıştık ve sonrasında teslim ettiğimiz arzını çoğalttığımız TOKİ konutlarıyla beraber kira fiyatlarında düşüşleri görmüş olduk. Bu düşüşler arasında tabii şehir merkezine henüz yerleşemedik. Yalnız TOKİ konutlarının, kira fiyatlarında epey bir gerileme oldu. TOKİ konutlarında kiralar; şu an 7 bin TL’ye kadar gerilerken en yüksek fiyatlarımız ise 13 bin TL’yi buluyor. Hatta şu an TOKİ konutlarını kiraya veren vatandaşlarımız 5 bin TL’ye kadar işlem yaptığımız dairelerimiz oluyor. Kot farkı, cephe farkı ve TOKİ’nin konumu fiyatları epey bir değiştiriyor. Ortalama fiyatlarımız şu an 7 ila 13 bin TL arası değişiyor. Kış aylarında biz de genelde bir durgunluk olur ve genelde insanlarımız pek evlerini taşımak istemezler. Ancak Hatay’da yine de bir hareketlilik olmaya başladı. Çünkü konteynerlerimiz artık boşaltılmaya başlıyor. Konteynerlerin boşalmasıyla beraber insanlar da artık bir normal bir hayata geçiş yapmak istiyor. bu süreçte artık TOKİ’lerde talep görmeye başladı. Yazın büyük bir hareketlilik bekliyoruz. Çünkü konteynerlerin tamamı kalkacağını devletimiz söylemişti ve böylece genel olarak bir daire ihtiyacı doğacak. Bu ihtiyaçla beraber TOKİ’lerimizde yüzde 90’a varan bir doluluk bekliyoruz. Bu doluluğun yanında şehir merkezinde de dairelerimizin arzı, teslim edildiği için rezerv alanlardaki konutlarla beraber kiralar da aslında çok büyük bir yükseliş de beklemiyoruz" dedi. "TOKİ konutlarında 5 bin TL ila 12 bin TL arası diyebileceğimiz bir kira fiyatı oluştu" Geçen yıl TOKİ konutlarında kira fiyatının 12 bin TL iken bu yıl ise 5 bin TL’ye kadar düştüğünü söyleyen Jülide Özkan, "Geçen yıl 11 bin TL ila 12 bin TL iken bu yıl en düşük fiyatımız şu an 5 ila 6 bin TL’den bahsedebiliyoruz. Devlet taksit tutarlarını açıkladıktan sonra kiralarda insanlar yine düşüş talep etmeye başladılar. Taleplerle beraber mülk sahipleri de buna bir cevap verdi. Kiralarımızda bir düşüş oldu. Daha öncesinde konuştuğumuz fiyatlar 15 bin TL iken insanlar 8 bin TL taksit ödeneceğini, 8 bin TL civarı artık kiralar talep etmeye başladılar. Zaten daha önce söylediğim gibi de bu fiyatlara kadar kiralarımız düştü. 5 bin TL verilen TOKİ konutumuz oldu. En yüksek fiyatımız şu an 12 bin TL’yi bulabiliyor ve daha yükseğini göremiyoruz maalesef verilmiyor, daire boş kalıyor ve talep görmüyor. Çünkü artık hem taksit ödemeleri belirlendi hem de daire sayılarımız arttı. Daire sayımız artınca da insanların seçeneği arttı. Seçeneklerle beraber şu an 5 bin TL ila 12 bin TL arası diyebileceğimiz bir kira fiyatı oluştu" ifadelerini kullandı.
06 Nisan 2026 Pazartesi - 08:57 Binlerce konutun teslim edildiği kentte kira fiyatları 7 bin TL’ye kadar düştü Hatay’da depremin yaşandığı 2023 yılında kira fiyatlarında yüzde yüz oranında artış yaşanırken, kentte deprem konutlarının teslimiyle birlikte kira fiyatları düşmeye devam ediyor. Kira fiyatlarının dairelerin katlarına ve şehre uzaklığına göre değiştiğini ifade eden emlakçı Jülide Özkan, 2026 yılında deprem konutlarında en düşük kira fiyatının 7 bin TL, en yüksek kira fiyatının ise 12 bin TL olduğunu belirterek 5 bin TL’ye dahi kiralama gerçekleştiğini söyledi. Asrın felaketi olarak nitelendirilen depremde Hatay’da binlerce bina yerle bir olurken, binlerce insan evsiz kalmıştı. Binlerce yapı stoğunun yerle bir olduğu kentte 2023 yılında kira fiyatlarında yüzde 100 oranında artış yaşanmıştı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın kentte yürüttüğü ihya ve inşa çalışmalarıyla birlikte teslim edilen deprem konutları kira fiyatlarını da etkiledi. Geride kalan süreçte toplamda 98 bin 74 bağımsız bölümün hak sahibi belirlenirken, vatandaşlar yeni yuvalarına yerleşmeye devam ediyorlar. Depremin yaşandığı 2023 yılında kira fiyatlarının tavan yaptığı kentte konutların teslimi ve ailelerin yerleşmesiyle birlikte kira fiyatlarında ciddi düşüşler yaşanmaya devam ediyor. Dairelerin kira fiyatlarının bulundukları katlara ve şehre uzaklıklarına göre değiştiğini ifade eden emlakçı Jülide Özkan, kentteki deprem konutlarında en düşük kira fiyatının 7 bin TL, en yüksek kira fiyatının 12 bin TL civarında olduğunu söyledi. Özkan, zaman zaman evini 5 bin TL’ye dahi kiraya verenler olduğunu ifade etti. "Yaz aylarında konteynerlerin tamamı kalkmasına yönelik insanlarda genel olarak bir daire ihtiyacı doğacak ve bu ihtiyaçla beraber TOKİ’lerimizde yüzde 90’a varan bir doluluk bekliyoruz" Yaz aylarında konteynerların boşaltılmasıyla TOKİ konutlarında yüzde 90’a varan doluluk oranını beklediklerini ifade eden Jülide Özkan, "Hatay, 6 Şubat 2023 yılındaki depremle en büyük yıkımı yaşamıştık ve sonrasında teslim ettiğimiz arzını çoğalttığımız TOKİ konutlarıyla beraber kira fiyatlarında düşüşleri görmüş olduk. Bu düşüşler arasında tabii şehir merkezine henüz yerleşemedik. Yalnız TOKİ konutlarının, kira fiyatlarında bayağı bir gerileme oldu. TOKİ konutlarında kiralar; şu an 7 bin TL’ye kadar gerilerken en yüksek fiyatlarımız ise 13 bin TL’yi lirayı buluyor. Hatta şu an TOKİ konutlarını kiraya veren vatandaşlarımız 5 bin TL’ye kadar işlem yaptığımız dairelerimiz oluyor. Bu fiyatlar; kot farkı, cephe farkı ve TOKİ’nin konumu bayağı bir değiştiriyor. Ortalama fiyatlarımız şu an 7 ila 13 bin TL arası değişiyor. Kış aylarında biz de genelde bir durgunluk olur ve genelde insanlarımız pek evlerini taşımak istemezler. Ancak bizde Hatay’da yine de bir hareketlilik olmaya başladı. Çünkü konteynerlarımız artık boşaltılmaya başlıyor. Konteynerlerin boşalmasıyla beraber insanlar da artık bir normal bir hayata geçiş yapmak istiyorlar. Normal hayata geçiş sürecinde artık TOKİ’lerde talep görmeye başladı. Yazın büyük bir hareketlilik bekliyoruz. Çünkü konteynerlerin tamamı kalkacağını devletimiz söylemişti ve tamamı kalkacaksa zaten insanlara genel olarak bir daire ihtiyacı doğacak. Bu ihtiyaçla beraber TOKİ’lerimizde yüzde 90’a varan bir doluluk bekliyoruz. Bu doluluğun yanında şehir merkezinde de dairelerimizin arzı, teslim edildiği için rezerv alanlardaki konutlarla beraber kiralar da aslında çok büyük bir yükseliş de beklemiyoruz" dedi. "TOKİ konutlarında 5 bin TL ila 12 bin TL arası diyebileceğimiz bir kira fiyatı oluştu" Geçen yıl TOKİ konutlarında kira fiyatının 12 bin TL iken bu yılda ise 5 bin TL’ye kadar düştüğünü söyleyen Jülide Özkan, "Geçen yıl 11 bin TL ila 12 bin TL iken bu yıl en düşük fiyatımız şu an 5 ila 6 bin TL’den bahsedebiliyoruz. Devlet taksit tutarlarını açıkladıktan sonra kiralarda insanlar yine düşüş talep etmeye başladılar. Taleplerle beraber mülk sahipleri de buna bir cevap verdi. Kiralarımızda bir düşüş oldu. Öncesinde daha öncesinde konuştuğumuz fiyatlar 15 bin TL iken insanlar 8 bin TL taksit ödeneceğini, 8 bin TL civarı artık kiralar talep etmeye başladılar. Zaten daha önce söylediğim gibi de bu fiyatlara kadar kiralarımız düştü. 5 bin TL verilen TOKİ konutumuz oldu. En yüksek fiyatımız şu an 12 bin TL’yi bulabiliyor ve daha yükseğini göremiyoruz maalesef verilmiyor, daire boş kalıyor ve talep görmüyor. Çünkü artık hem taksit ödemeleri belirlendi hem de daire sayılarımız arttı. Daire sayımız artınca da insanların seçeneği arttı. Seçeneklerle beraber şu an 5 bin TL ila 12 bin TL arası diyebileceğimiz bir kira fiyatı oluştu" ifadelerini kullandı.
05 Nisan 2026 Pazar - 17:07 Memur-Sen Antalya İl Temsilcisi Miran: "Acilen seyyanen zam yapılmalı" Memur-Sen Antalya İl Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, Türkiye İstatistik Kurumunca (TÜİK) açıklanan mart ayı enflasyon verilerinin ardından kamu görevlilerinin ekonomik durumu hakkında değerlendirmelerde bulundu. Başkan Miran, memur ve emekli maaşlarının enflasyon karşısında eridiğini belirterek, hükümete çağrıda bulundu. "Yapılan artışlar yetersiz" Son iki yıllık süreçte yapılan artışların yetersizliğine dikkat çeken Eyüp Bülent Miran, Hakem Kurulu’nun geçmiş kararlarını "hatalı irade" olarak nitelendirdi. Mart ayı enflasyon rakamlarının açıklanmasıyla birlikte mevcut artışların hükmünün kalmadığını vurgulayan Miran, "Mart ayı enflasyonunun yüzde 1,94 olarak açıklanmasıyla birlikte Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararı olan yüzde 11 artış oranının neredeyse tamamı daha yılın ilk çeyreğinde enflasyon karşısında tükenmiştir. Geride bıraktığımız 2 yıl boyunca da hakemin hatalı iradesi ve kararıyla kamu görevlilerimize yapılan maaş ve ücret artışları, maalesef 2 ya da 3 ay içerisinde erimiş ve enflasyona yenilmiştir" dedi. "Dar gelirli kesimlerin aleyhine işliyor" Enflasyonla mücadele yönteminin dar gelirli kesimlerin aleyhine işlediğini savunan Başkan Miran, mevcut tablonun sorumlularını işaret ederek, "Burada öncelikli hata ve bilinçli kusur Maliye Bakanlığı ve Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’nundur. Enflasyonu düşürme mücadelesinin özellikle emeğin alın terinden ve kamu görevlilerimizin cebinden yapılması nedeniyle mevcut tablonun sorumlusu bellidir. Kamu görevlilerimizin kaybı, tutmayan enflasyon hedefi, adil olmayan maaş/ücret artışı ve reel alım gücü kaybı olarak birden fazla başlıkta net bir şekilde görülmektedir" ifadelerini kullandı. Global riskler ve TÜİK’in sorumluluğu Açıklamasında küresel istikrarsızlıkların olumsuz etkilerine de değinen Memur Sen Antalya Temsilcisi Eyüp Bülent Miran, "Diğer taraftan, bölgemizde yaşanan, bitmeyen ve artarak devam eden savaşın etkileri de özellikle akaryakıt tarafında ciddi riskler ve beklenmedik artışlar meydana getirmektedir. Küresel belirsizliklerin arttığı ve enerji fiyatlarında sert dalgalanmaların yaşandığı bu dönemde ulaştırma maliyetlerinde yaşanan artış, iğneden ipliğe bütün ürünlerin fiyatlarına yansımaktadır. Bu çerçevede, TÜİK piyasada yaşanan gerçek dalgalanmayı görmeli, enflasyon gerçekliği tartışmalarına zemin hazırlamamalıdır. Beklentimiz ve talebimiz nettir: Hakemin hatasının görülmesi ve oluşan bu derin mağduriyetin giderilmesi için memur ve emeklisine temmuz ayı beklenmeden acilen seyyanen zam yapılmasıdır" şeklinde konuştu.
BTSO’dan Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi için ortak vizyon toplantısı
19 Aralık 2025 Cuma - 11:20 BTSO’dan Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi için ortak vizyon toplantısı Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, 7 asırlık tarihiyle Bursa’nın en önemli simgelerinden olan Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi’ndeki BTSO üyeleri ile bir araya geldi. Tüketici alışkanlıklarının hızla değiştiğini ve dijitalleşmenin tarihi çarşılar için de büyük fırsatlar barındırdığını belirten Başkan Burkay, "Bu dönüşümü doğru okumak ve köklerimizden kopmadan iş modellerimizi buna göre uyarlamak zorundayız" diye konuştu. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, yönetim kurulu üyeleri ve meclis divan üyeleri, Bursa Tarihi Çarşı ve Hanlar Birliği (BTÇH) Başkanı İsa Altıkardeş, çarşı başkanları ve bölgedeki BTSO üyeleri ile bir araya geldi. Koza Han’da gerçekleştirilen programda konuşan İbrahim Burkay, Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi’nin Bursa’nın kültürel kimliğini taşıyan güçlü bir okul niteliğinde olduğunu ifade ederek, "Çarşı bizim doğduğumuz, büyüdüğümüz ve mesleki meşguliyetimizin şekillendiği bölge. Bugün bu bölgeden yetişen birçok dostumuz hem Bursa’ya hem ülkemize büyük değer katmaya devam ediyor" dedi. Küresel ekonomide tüketici alışkanlıklarının hızla değiştiğine işaret eden İbrahim Burkay, "Dünya artık 24 saatlik bir ticaret ekosistemiyle çalışıyor. Bu dönüşümü doğru okumak ve köklerimizden kopmadan iş modellerimizi buna göre uyarlamak zorundayız." diye konuştu. "Dijitalleşme çarşımıza yeni bir vizyon kazandıracak" Konuşmasında, dijitalleşmenin işletmeler için oluşturduğu yeni fırsatlara dikkat çeken Başkan Burkay, BTSO tarafından planlanan Dijital Dönüşüm Merkezi’nin bölgeye önemli bir ivme kazandıracağını söyledi. Projenin üyelerin rekabet gücünü artıracağını aktaran İbrahim Burkay, "Burada yüzlerce dükkân, büyük bir sermaye birikimi ve eşsiz bir insan kaynağı var. Özellikle e-ticaret her yıl ciddi biçimde büyüyor. Stok takibinden barkodlamaya, e-ticaretten e-ihracata kadar her alanda üyelerimizi güçlendirecek bu merkezi en kısa sürede bölgemize kazandırmak istiyoruz. Genç neslin yeni ticaret modellerine yönelmesi gerekiyor. Bugün gençler kendi hikâyelerini yazabilecekleri farklı alanlarda arayış içinde. Onları doğru işler için yönlendirmeli ve desteklemeliyiz." ifadelerini kullandı. "Birlikte hareket ettikçe bölgemiz daha da güçlenecek" Tarihi Çarşı ve Hanlar Birliği ile uzun süredir uyum içinde çalıştıklarını belirten İbrahim Burkay, bölgedeki üyelerin projeleri sahiplenmesinin kendileri için son derece önemli olduğunu dile getirdi. "Bu bölgenin değerini artırmak için hep birlikte çalışıyoruz. Reform niteliğinde projeler üretiyoruz ve bu uyumun gelecekte de artarak devam edeceğine inanıyorum. Çarşının geleceğini hep birlikte şekillendireceğiz. Çarşıdaki mekânlarımızı hem Bursa’dan hem de Bursa dışından insanların gelebileceği sanatsal etkinliklerle buluşturmalıyız. Aynı Avrupa’daki tarihi hanlar gibi ticaretin sanatla iç içe olduğu bir konseptle bu bölgenin cazibesini artırmayı arzu ediyoruz. Kendi imkânımız dâhilinde olan projeleri hızlı bir şekilde hayata geçireceğiz." dedi. "Sorunları birlikte aşacağız" Bursa Tarihi Çarşı ve Hanlar Birliği Başkanı İsa Altıkardeş, düzenlenen toplantının bölgedeki sorunların ele alınması ve yeni projelerin hayata geçirilmesi açısından önemli olduğunu belirtti. Üyelerin finansmana erişimde zorluk yaşadığını ifade eden Altıkardeş, bu konuda yapılacak kolaylaştırıcı adımların piyasayı rahatlatacağını söyledi. BTSO ile bugüne kadar önemli çalışmalar yürüttüklerini, ilerleyen dönemde de ticareti canlandıracak projeleri sürdürmeyi hedeflediklerini dile getiren Altıkardeş, "BTSO Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın İbrahim Burkay da burada çok önemli bir vizyon ortaya koydu. Kendisine ve toplantıya katılan tüm üyelerimize teşekkür ediyor, toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyorum." dedi. "BTSO’nun vizyonuyla örnek projeler yaptık" Tarihi Çarşılar Federasyonu Başkanı Muhsin Özyıldırım, yaklaşık 30 yıldır tarihi çarşılar için çalıştığını belirterek, "Bizimle gerçekten bir araya gelmeyi beceren çok az kişi ve kurum var. Bunlardan biri de sağ olsun Bursa iş dünyasının çatı kuruluşu BTSO. İbrahim Başkan’ın vizyoner ve kapsayıcı yaklaşımıyla birlikte bu buluşmalar çok daha anlamlı bir zemine oturdu, iş birliği kültürü güç kazandı ve çalışmalarımız ciddi bir ivme yakaladı. Türkiye’de örneği olmayan işler yaptık, dokunmadığımız yer kalmadı. BTSO’ya her zaman minnettarız. Hep birlikte bölgemiz için bir şeyler yapmak istiyoruz." diye konuştu. "Çarşının cazibesini artırmalıyız" Toplantıda söz alan Zafer Plaza AVM Müdürü Ayşe Doğrugidengil, özellikle akşam saatlerinden sonra Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi’nin cazibesini artıracak adımlara ihtiyaç olduğunu dile getirdi. Çocukluğunun bu bölgede geçtiğini ifade eden Doğrugidengil, "Akşamları insanların çarşıya gelmesini sağlayacak alanlar yok, bunların olması için çabalamalıyız. Meydanların mutlaka ışıklandırılması ve açık tutulması gerekiyor. Zafer Plaza olarak biz de tarihi çarşılarımız için elimizden geleni yapmaya hazırız. BTSO’nun daha önce düzenlediği çalıştaylara katıldık, neler yapılması gerektiğini istişare ettik. İnşallah birlikte çalışarak somut adımlar atacağız." dedi.
Trendyolmilla’dan yılbaşı için hediye seçenekleri
19 Aralık 2025 Cuma - 11:20 Trendyolmilla’dan yılbaşı için hediye seçenekleri Trendyolmilla, yeni yıl yaklaşırken hem kendisi hem de sevdikleri için özel seçimler yapmak isteyenlerle hediye seçenekleri sunduğunu duyurdu. Yeni yıl yaklaşırken hediye arayışı da hız kazanıyor. Trendyolmilla, farklı zevklere hitap eden zengin ürün çeşitliliğini bu dönemde kullanıcılarına sunuyor. Platform, yeni yıl hediye seçeneklerini şöyle açıkladı: ’’ Yeni yıl atmosferini yansıtan bordo, kırmızı ve yeşil tonlarındaki kazaklar, sweatshirt’ler, hırkalar ve alt-üst takımlar sezonun öne çıkan hediye alternatifleri arasında yer alıyor. Günlük stile kolayca uyum sağlayan bu parçalar, yeni yıla konforlu ve stil sahibi bir başlangıç yapmak isteyenler için ideal seçenekler sunuyor. Yılbaşı gecesini stil sahibi bir görünümle karşılamak isteyenler için Parti Koleksiyonu ışıltılı detaylarıyla dikkat çekiyor. Payetli ve taşlı elbiselerden bluzlara, pantolonlardan ceketlere uzanan koleksiyon; özel davetlerde iddialı ve modern bir stil arayanlara hitap ediyor. Yeni yıl kombinlerine güçlü bir dokunuş katan bu parçalar, Trendyolmilla Shoes’un ayakkabı ve çanta seçenekleriyle birlikte yılbaşı gecesi şıklığını tamamlıyor. Yeni yıl atmosferini yaşam alanlarına yansıtmak isteyenler için Trendyolmilla Home, dekoratif ve işlevsel ürünlerden oluşan geniş bir seçkiyle öne çıkıyor. Yılbaşı süslerinden desenli kırlentlere, tabaklardan kupalara, fincanlardan şamdanlara uzanan ürünler; sofralara ve ev dekorasyonuna yılbaşı dönemine özgü sıcak ve davetkâr bir dokunuş katıyor. Bu kategori, hem kendi yaşam alanlarında yeni yıl havası oluşturmak isteyenlere hem de dekorasyon meraklıları için hediye arayanlara çok çeşitli alternatifler sunuyor. Renkli, desenli ve yumuşak dokulu pijama takımları, yılbaşı hediyesi denince akla gelen en rahat ve kullanışlı alternatifler arasında yer alıyor. Platformun kadın, erkek ve çocuklara yönelik pijama modelleri, ev stiline konfor katan, aile boyu tercih edilebilecek kullanışlı bir hediye seçeneği ortaya koyuyor.’’
Sındırgılı depremzede çiftçilere hayvan yemi desteği
19 Aralık 2025 Cuma - 10:58 Sındırgılı depremzede çiftçilere hayvan yemi desteği Balıkesir Büyükşehir Belediyesi sosyal belediyecilik anlayışıyla gerçekleştirdiği çalışmalarına her geçen gün yenisini ekliyor. Başkan Akın, geçtiğimiz haftalarda Sındırgı’da birbiri ardına gerçekleşen depremler sonrası mağdur olan Sındırgılı depremzede vatandaşlarımıza hayvan yemi desteği vererek, depremin yaralarını bir nebze de olsa kapatmaya yardımcı oluyor. Sındırgı ilçemizde meydana gelen depremlerden etkilenen vatandaşlarımızın her anında yanında olan Başkan Akın, 183 üreticimizin yaralarını sarmasına destek oluyor. Toplamda 915 çuval yem desteği sağlanmıştır. Sındırgı ilçemizde meydana gelen depremden etkilenen ve hayvancılık ile geçimini sağlayan 53 küçükbaş, 130 büyükbaş hayvan yetiştiricisi olmak üzere 183 üreticimize, toplamda 915 çuval hayvan yemi desteği sağlanıyor. Depremden sonra çok zor durumda kaldıklarını söyleyen depremzede çiftçi Ahmet Can, "10 Ağustosta ve 27 Ekimde meydana gelen depremlerde evlerimiz, ahırlarımız hep hasar gördü. Büyükşehir personeli gelip bizim hayvanlarımızın yem ihtiyacını karşıladılar. Allah razı olsun." diye konuştu. Hiçbir talepleri olmamasına rağmen hayvan yemi ihtiyaçlarını karşıladıkları için Büyükşehir Belediyemize sonsuz teşekkür eden bir diğer depremzede çiftçi Özcan Turhan, "Hepsinin ayaklarına sağlık sağ olsun, var olsunlar" dedi. ‘Ahmet başkanımıza çok teşekkür ederiz’ "Bizi dar günümüzde yalnız bırakmadı. Var olsunlar, sağ olsunlar. Biz de her zaman onların yanındayız." diyen depremzede çiftçi Lütfü Dündar sözlerini Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’a teşekkür ederek bitirdi. Depremzede çiftçi Mehmet Can "Depremden etkilenmiştik. Birkaç kez Büyükşehir personeli geldi. Hasarımızı sordu, bir ihtiyacınız var mı dediler. Biz de yem ihtiyacımız olduğunu söyledik. Allah razı olsun bütün ihtiyacımız karşılandı. Çok memnun olduk. Büyükşehir Belediye Başkanımıza çok teşekkür ediyorum" diye konuştu. Büyükşehir Belediyesinin destekleri için çok teşekkür eden Sıdıka Şenlik, mağduriyetlerinin giderilmesinden oldukça memnun olduğunu söyledi.
L’Oréal Grup, CDP’den üst üste 10’uncu kez üç ’A’ notunu aldı
19 Aralık 2025 Cuma - 10:58 L’Oréal Grup, CDP’den üst üste 10’uncu kez üç ’A’ notunu aldı Dünyanın önde gelen tekno-güzellik şirketlerinden L’Oréal, dünyanın en kapsamlı çevresel raporlama platformlarından Carbon Disclosure Project (CDP) tarafından iklim değişikliğiyle mücadele, ormanların korunması ve su güvenliği alanlarındaki performansı ve kurumsal şeffaflığı sayesinde üst üste 10’uncu kez 3A notu almaya hak kazandı. 2025 yılında CDP’ye raporlama yapan 22 bin 100 şirket arasından yalnızca 23’ü 3A notu alabilirken, L’Oréal bu notu 10 yıldır aralıksız aldı. Bununla birlikte, şirketin sürdürülebilirliği uzun vadeli iş stratejisinin merkezine yerleştirdiği ve tüm değer zincirine entegre ettiği belirtildi. Şirketin 2024 yılına ait sürdürülebilirlik performansı, çevresel dönüşüm alanında kaydedilen somut ve ölçülebilir ilerlemelerle öne çıkıyor. Grup, faaliyet gösterdiği tesislerinde yüzde 97 oranında yenilenebilir enerji kullanımına geçti. Formül ve ambalajlarında kullandığı biyo-bazlı içerik ve malzemelerin yüzde 92’si sürdürülebilir ve izlenebilir kaynaklardan temin ederken, endüstriyel süreçlerde kullanılan suyun yüzde 53’ü geri dönüştürülmüş veya yeniden kullanılmış kaynaklardan sağlandı. "L’Oréal, sürdürülebilirlikte istikrarını liderlik vizyonuyla sürdürüyor" L’Oréal Grup Kurumsal Sorumluluk Direktörü Ezgi Barcenas ve Operasyon Direktörü Antoine Vanlaeys, bu önemli başarıyla ilgili yaptıkları ortak açıklamada sürdürülebilirliğin L’Oréal’in iş yapış biçiminin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı. Barcenas ve Vanlaeys, bu başarının, sürdürülebilirliği iş stratejisinin kalbine yerleştiren yaklaşımlarının ve ekiplerin özverili çalışmalarının bir sonucu olduğunu belirterek, inovasyon ve güçlü iş birlikleriyle daha sürdürülebilir bir gelecek için kararlılıkla ilerlemeye devam edeceklerini ifade etti. L’Oréal Grup CEO’su Nicolas Hieronimus ise dünyanın en büyük güzellik şirketlerinden biri olarak gerçek ve kalıcı bir etki oluşturma sorumluluğuna sahip olduklarını belirterek şunları söyledi: "CDP’den üst üste 10’uncu kez 3A notu alan tek şirket olmak, sürdürülebilirliğin iş modelimize ne kadar derinlemesine entegre edildiğinin güçlü bir göstergesi. Bu başarıda emeği geçen ve dünyayı harekete geçiren güzelliği oluşturmak için durmaksızın çalışan tüm ekiplerimize ve değer zincirimiz boyunca katkı sunan iş ortaklarımıza teşekkür ediyorum." Şeffaflık ve güçlü veri, uzun vadeli değer oluşturuyor CDP’nin değerlendirme süreci; TCFD çerçevesiyle uyumlu, bağımsız ve titiz bir metodolojiye dayanıyor. Bu süreçte şirketlerin çevresel riskleri anlama düzeyi, raporlama kalitesi, iddialı hedefleri ve doğrulanmış aksiyonları kapsamlı şekilde analiz ediliyor. CDP, dünyanın önde gelen çevresel veri havuzunu yöneterek net-sıfır ve doğa-pozitif bir küresel ekonomiyi destekleyen yatırım ve tedarik kararlarına rehberlik ediyor. 2025 yılında, toplam 127 trilyon dolar varlığı yöneten 640 yatırımcı, çevresel etki, risk ve fırsatlara ilişkin veri toplanması amacıyla CDP’ye başvurdu. CDP CEO’su Sherry Madera ise A Listesi’nde yer alan şirketlerin çevresel hedeflerle ticari başarının birlikte ilerleyebileceğini kanıtladığını belirterek, yüksek kaliteli çevresel verilerin şirket liderlerinin uzun vadeli rekabet gücünü koruyan, sermayeyi çeken ve doğal sistemleri güvence altına alan kararlar almasını mümkün kıldığını vurguladı.
Havaların soğumasıyla birlikte vatandaşların balığa olan rağbeti arttı
19 Aralık 2025 Cuma - 10:56 Havaların soğumasıyla birlikte vatandaşların balığa olan rağbeti arttı Elazığ’da havaların soğumasıyla birlikte vatandaşlar balık ürünlerine yönelirken, vatandaşlar tarafından en çok rağbet gören balık çeşitleri hamsi, istavrit, alabalık ve somon oldu. Elazığ’da havaların soğumasıyla birlikte vatandaşların balığa olan rağbeti arttı. Günden güne zenginleştiği balık tezgahlarına vatandaşlar rağbet göstermeye devam ederken balıkçılara gelen vatandaşların en çok tercih ettiği ürünler ise hamsi, istavrit, alabalık ve somon oldu. Hamsi 180, istavrit 200, alabalık 250 ve somon 280 liradan satışa sunuluyor. Çarşıya balık almak için çıktığını belirten vatandaşlardan Hüseyin Tümen, "Havanın soğumasının yanında, piyasada et malzemelerine baktığımız zaman balık daha hesaplı. Ondan dolayı da vatandaşın balığa yönelmesi ekonomik durumları açısından çok iyi. Ben de bugün balık almaya geldim. Balığın her türlüsünü yiyorum fakat evde istavrit yedikleri için ondan alıyorum" dedi. Havaların soğuduğunun altını çizen balıkçı Ramazan Erdoğan, "Verimli bir sene oluyor. İstavrit ve hamsi bu sene bol miktarda geliyor. Bizim tatlı su balıklarımız, alabalık ve somon balıklarımız oldukça bol. Fiyatlarımız diğer gıda ürünlerine göre gayet uygun. Müşterilerimiz en çok hamsiyi tercih ediyor. Elazığ’da 100 liraya kadar düştü. Onun yanında şu anda istavritin sezonu olduğu için onu da çok tercih ediyorlar. Elazığ’da üretilen alabalık ve somon balığı da vatandaşlar tarafından çok tercih ediliyor. Balık satışları iyi. Vatandaşların rağbeti fazla. Sağlık için haftada en az iki defa balık yiyin diyoruz. Hamsi ve istavrit balıkları sağlık açısından fosfor ve kalsiyum içeriyor. Dişlere ve kemiklere kılçığıyla birlikte yenilirse çok fayda sağlıyor. Şu anda hamsi 180, istavrit 200, diğer balıklarımız da 150 liradan başlıyor 500 lira bandına kadar yükseliyor" ifadelerini kullandı.
Büyükşehir Belediyesi seralarında kışlık sebze hasadı başladı
19 Aralık 2025 Cuma - 10:54 Büyükşehir Belediyesi seralarında kışlık sebze hasadı başladı Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi tarafından Eyyübiye İşletmesi bünyesinde bulunan belediye seralarında, kış sezonu kapsamında dikimi yapılan sebzelerin hasadına başlandı. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi’nin kendi imkanlarıyla ürettiği sebzeler, Sosyal İşler Daire Başkanlığı aracılığıyla dar gelirli ailelere dağıtılıyor. Bu uygulamayla, üretimden tüketime uzanan sosyal destek zincirinin güçlendirilmesi ve yerel üretimin sosyal dayanışmaya dönüştürülmesi amaçlanıyor. Ziraat Teknikeri Bakır Arslan, belediye seralarında yürütülen üretim faaliyetlerinin hem tarımsal sürdürülebilirliğe hem de sosyal yardımlaşmaya önemli katkı sağladığını belirtti. Arslan, "Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi olarak seralarımızda, belediyemizin imkânlarıyla yetiştirdiğimiz yedikule marul, göbek marul ve aysberg marulların hasadına başlamış bulunuyoruz. Toplanan ürünler Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığımız aracılığıyla ihtiyaç sahibi ailelerimize ulaştırılıyor. Amacımız, üretimi ve sosyal dayanışmayı güçlendirmektir" dedi. 08 Ekim 2025 tarihinde gerçekleştirilen dikim çalışmalarıyla birlikte, kış döneminde de serada sebze üretiminin mümkün olduğu uygulamalı olarak ortaya konuldu. Bu süreçte, sezon boyunca çiftçilere, emeklilere ve öğrencilere yönelik düzenlenen eğitim programlarında sera üretimi yerinde anlatılarak, modern tarım teknikleri tanıtıldı. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi bu çalışmalarıyla hem yerel tarımın desteklenmesi hem de sağlıklı ve güvenilir gıdanın ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması hedeflenirken, sürdürülebilir tarım ve sosyal belediyecilik anlayışına da güçlü bir katkı sunuyor.
Yılın ilk 11 ayında kurulan şirket sayısı yüzde 1,8 azaldı
19 Aralık 2025 Cuma - 10:37 Yılın ilk 11 ayında kurulan şirket sayısı yüzde 1,8 azaldı Yılın ilk 11 ayında kurulan şirket sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,8 azaldı. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Kasım ayına ilişkin Kurulan ve Kapanan Şirket İstatistikleri’ni açıkladı. Buna göre, 2025’in ilk 11 ayında, 2024’ün ilk 11 ayına göre kurulan şirket sayısı yüzde 1,8 kurulan kooperatif sayısı yüzde 32,3 oranında azalmış olup kurulan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 11,7 oranında arttı. 2025’in ilk 11 ayında, 2024’ün ilk 11 ayına göre kapanan şirket sayısı yüzde 8,9 kapanan kooperatif sayısı yüzde 10,6 oranında artmış olup kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısında yüzde 7,6 azalış oldu. Kurulan şirket sayısında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 5,9 azalış oldu Kasım 2025’te, Kasım 2024’e göre kurulan şirket sayısı yüzde 5,9 kurulan kooperatif sayısı yüzde 33 oranında azalmış olup kurulan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 0,6 oranında arttı. Kasım 2025’te, kapanan şirket sayısı 2024 yılının aynı ayına göre yüzde 5,7 kapanan kooperatif sayısı yüzde 2,9 kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 13,7 oranında azaldı. Kasım 2025’te kurulan şirketlerin sayısında bir önceki aya göre yüzde 9,6 azalış oldu Bir önceki aya göre kurulan şirket sayısı yüzde 9,6 kurulan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 12,4 kurulan kooperatif sayısı yüzde 1,4 oranında azaldı. Bir önceki aya göre kapanan şirket sayısı yüzde 7,7 kapanan kooperatif sayısı yüzde 1 kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 4,6 oranında azaldı. Kasım 2025’te tüm illerde şirket kuruluşu gerçekleşti Kasım 2025’te kurulan toplam 9 bin 636 şirket ve kooperatifin yüzde 87,8’i limited şirket, yüzde 10,7’si anonim şirket, yüzde 1,5’i ise kooperatif. Şirket ve kooperatiflerin yüzde 35,9’u İstanbul, yüzde 11,1’i Ankara, yüzde 5,8’i İzmir’de kuruldu. Bu ay tüm illerde şirket kuruluşu gerçekleşti. Kasım 2025’te kurulan şirketlerin sermayelerinin toplamı, bir önceki aya göre yüzde 38,3 oranında arttı. 2025 yılında toplam 102 bin 666 şirket ve kooperatif kuruldu. Bu dönemde kurulan toplam 89.978 limited şirket, toplam sermayenin yüzde 62,1’ini 10.997 anonim şirket ise yüzde 37,9’unu oluşturdu. Kasım ayında kurulan şirketlerin sermayelerinin toplamı, Ekim ayına göre yüzde 38,3 oranında arttı. Kasım 2025’te şirket ve kooperatiflerin 3 bin 152’si ticaret, bin 486’sı inşaat ve bin 159’u imalat sektöründe kuruldu. Kasım 2025’de kurulan gerçek kişi ticari işletmelerinin; 669’u inşaat, 374’ü toptan ve perakende ticaret motorlu taşıtların ve motosikletlerin onarımı, 113’ü imalat faaliyetleri sektöründe. Bu ay kapanan şirket ve kooperatiflerin; 909’u toptan ve perakende ticaret, motorlu taşıtların ve motosikletlerin onarımı, 356’sı imalat, 232’si inşaat faaliyetleri sektöründe. Bu ay kapanan gerçek kişi ticari işletmelerinin 482’si toptan ve perakende ticaret, motorlu taşıtların ve motosikletlerin onarımı, 220’si inşaat, 141’i imalat faaliyetleri sektöründe. Kasım 2025’te kurulan 140 kooperatifin 104’ü konut yapı kooperatifi, 21’i işletme kooperatifi 4’er adet olmak üzere motorlu taşıyıcılar kooperatifi ve üretim ve pazarlama kooperatifi olarak kuruldu. Kasım 2025’te kurulan 773 yabancı ortak sermayeli şirketin 589’u Türkiye, 22’si İran, 12’si Azerbaycan ortaklı olarak kuruldu. Kurulan 773 yabancı ortak sermayeli şirketin 67’si anonim, 706’sı limited şirketi. 2025 yılında kurulan şirketlerin 965’i Uzmanlaşmamış toptan ticaret, 367’si İkamet amaçlı olan ve ikamet amaçlı olmayan binaların inşaatı, 310’u Diğer posta ve kurye faaliyetleri sektöründe kuruldu. Kurulan yabancı ortak sermayeli şirketlerin toplam sermayelerinin yüzde 82,2’sini yabancı sermayeli ortak payını oluşturuyor.
Net UYP açığı Ekim ayında 323,3 milyar dolar oldu
19 Aralık 2025 Cuma - 10:22 Net UYP açığı Ekim ayında 323,3 milyar dolar oldu Türkiye’nin net Uluslararası Yatırım Pozisyonu (UYP) 2025 yılı Ekim ayı itibarıyla eksi 323,3 milyar dolar oldu. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2025 yılı Ekim ayı Uluslararası Yatırım Pozisyonu Gelişmeleri’ni açıkladı. Türkiye’nin net Uluslararası Yatırım Pozisyonu 2025 yılı Ekim ayı itibarıyla -323,3 milyar ABD doları oldu. Ekim ayı itibarıyla Türkiye’nin yurt dışı varlıkları, bir önceki ay sonuna göre yüzde 0,9 oranında artışla 399,2 milyar ABD doları, yükümlülükleri ise yüzde 0,2 oranında azalışla 722,5 milyar ABD doları olarak gerçekleşti. Rezerv varlıklar, 3,5 milyar ABD doları artarak 183,6 milyar ABD doları ile tarihsel olarak en yüksek değere ulaştı. Varlık kalemleri bir önceki ay sonuna göre incelendiğinde, doğrudan yatırımlar kalemi yüzde 1,3 oranında artarak 73,5 milyar ABD doları ve diğer yatırımlar kalemi ise yüzde 0,5 oranında azalarak 137,3 milyar ABD doları olarak gerçekleşti. Bankaların yabancı para efektif ve mevduat varlıkları yüzde 4,2 oranında azalarak 40,9 milyar ABD doları oldu. Yükümlülükler altındaki portföy yatırımları alt kalemlerinden diğer sektörlerin yurt dışında ihraç ettiği tahvil stokundan yurt dışı yerleşiklerin satın aldığı tutar yüzde 7,2 oranında artarak 16,5 milyar ABD doları oldu. Yükümlülükler alt kalemleri bir önceki aya göre incelendiğinde, doğrudan yatırımlar kalemi yüzde 1,9 oranında azalışla 209,6 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşti. Portföy yatırımları kalemi yüzde 0,1 oranında artarak 131,0 milyar ABD doları ve diğer yatırımlar kalemi yüzde 0,7 oranında artarak 381,9 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşti.
Ankara’nın kadim değeri tiftik keçisi yeniden gözde: Ayaş’ta 3 bin baş yetiştiriliyor
19 Aralık 2025 Cuma - 10:20 Ankara’nın kadim değeri tiftik keçisi yeniden gözde: Ayaş’ta 3 bin baş yetiştiriliyor Ankara’nın Ayaş ilçesinde dededen toruna aktarılan tiftik keçisi yetiştiriciliği, yaklaşık 3 bin başlık sürüyle yaşatılıyor. Kuşaklar boyunca süren bu emek, Ankara tiftiğini yeniden dünya sahnesinde marka olma yoluna taşıyor. Ayaş’ta 3 bin tiftik keçisi, nesilden nesile aktarılan üretim kültürüyle yetiştirilmeye devam ediyor. Osmanlı’dan bugüne uzanan Ankara tiftiği geleneği, üreticilerin emeğiyle hem bölge ekonomisine katkı sağlıyor hem de dünya ile rekabet eden bir değer olarak öne çıkıyor. Dededen toruna aktarılan mesleği sürdüren üreticiler Mesut Eroğlu ve Numan Çinkaya, tiftik keçisinin hangi şartlarda yetiştirildiğini, bozkırda dahi nasıl varlığını sürdürebildiğini, üretim sürecinde en fazla emek isteyen dönemleri ile elde edilen tiftiğin tekstilden lüks giyime uzanan kullanım alanlarını İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine anlattı. "15 sene içerisinde bu vaziyete geldik" Mesleğin dededen gelme olduğunu belirten Eroğlu, "Çocuklukta gözümüzü açtık, bunu gördük. Onunla da devam ediyoruz. Sonradan öğrenme değil. Aşağı yukarı 5-6 yaşlarımda babamın yanında başladım. Yaş 58, devam ediyorum. Kuzu gibi her sene satarak değil de biz onun tiftiğini sattığımızdan dolayı sürü büyütmek kolay. Biz de koyun da var. Koyunla beraber bunu destekliyoruz. Ondan dolayı, bir 15 sene içerisinde bu vaziyete geldik. Bu çok güzel bir hayvan. Öbür hayvanlardan temiz, doğal bir hayvan. Biz çok seviyoruz, ondan dolayı şimdiye kadar bundan devam ettik. Keçiden farkı, zengin bir mera istememesi. Her şartlarda kendini idam ettirebilen bir hayvan. Özel bir yer istemeyen, bozkırda dahi kendini muhafaza eden, karnını doyurabilen bir hayvan. En çok emek isteyen dönemi bunun mart, nisan, mayıs. 3 ayıdır. O zaman hem üstünden tiftiğini alıyoruz hem de oğlakları aynı anda oluyor. Ondan sonra çoban kendi güdüyor. Geriye kalan 10 veya 9 ayı çok rahat. O dönemde de verimini alıyorsun, ondan sonra çok rahat" dedi. "Kazaktır, eldivendir, biz yöresel olarak bunları yapıyoruz" Tiftiğin kalitesine dair konuşan Eroğlu, "Tiftiği, üzerimde gördüğünüz gibi kazaktır, eldivendir, biz yöresel olarak bunları yapıyoruz. Dışarıda bunun sof kumaşını yapıp güzel bir ürün elde ediliyor. Lüks giyim onlarınki, oralarda satılıyor. Tiftiğinin özelliğinden dolayı tercih ediliyor. Yün, pamuk ve ipekten ayıran özelliği üzerinde bakteri barındırmadığından. Yıkandığı anda yeni, sıfır giymiş gibi bir özelliği var. Tercih edilmesi ondan dolayı" diye konuştu. "Birbirine üstünlük sağlamak için kafa tokuştururlar, inatlaşırlar" Keçileri neden birkaç sürüye böldüklerini anlatan Mesut Eroğlu, "Birbirine üstünlük sağlamak için tabii ki birbiriyle kafa tokuştururlar, inatlaşırlar. Onun üstünlüğünü kabul ettiği zaman bir daha ona zaten kafa tutmaz o da. Şu anda 6-7 tane çobanımız var, 4-5 parçada. Biz çoğalttıkça bu birbirinin düşmanı olur. Biz 700’den fazla sürüyü tutmamaya uğraşırız. Genelde en fazlası bin olur bunun. Bin tanesinden üstü zarar eder. Yani zayıfı telef olur. Ondan dolayı böyle gördüğünüz 3-4 parçaya böleriz ve öyle güderiz. Oğlağı, keçisi, erkeçi, tekesi ayrı gibi" ifadelerini kullandı. "Dünyanın en iyi tiftiğini üretiyoruz" Devlet tarafından destek yapıldığını ifade eden Eroğlu, "Bunun devamını ve dünya konjonktüründeki tiftiğin geldiği yere kadar desteklenmesini ve ondan sonra bizim pazarlarda önümüzü açmasını istiyoruz. Çünkü dünya konjonktüründeki ile yarışmamız lazım. Ki dünyanın en iyi tiftiğini üretiyoruz. Coğrafi bakımından biliyoruz bunu. Çünkü dışarıdan gelen tiftikleri de ölçtük, ellerimize geçti, onları da gördük. Parlaklık olsun, elastik bakımından olsun. Saflık da bizim elimizde. Biz bunun en iyisini yaparız" şeklinde konuştu. "Sadece Hint kumaşıyla yarışabilir Ankara sofu" Yapılan kumaşların kalitesini değerlendiren Mesut Eroğlu, "Ankara sofuyla, normal sofu karıştırmamak lazım. Dünyada başka bir kumaş yok üzerine. Sadece Hint kumaşıyla yarışabilir Ankara sofu. Kütahya’da sadece yıkanması var. Yetiştirme sadece Ankara. En iyi verim burada alınmış. Kalite Ayaş’tır. Lojistiğin burada olması lazım. Üretimi burada" ifadelerine yer verdi. "Osmanlı’nın birinci yatırımı buydu" Aklının erdiğinden beri bu işi yürüttüğünü söyleyen Numan Çinkaya, "62 yaşındayım. Bayağı, 50 senedir yapıyorum bu işi. Çok mücadele verdim. Şu bütün köyleri, dağları hep bana sor. Her köye gittim. Eskişehir’e gittim, Kızılcahamam tarafındaki dağlara gittim. Her tarafı aynı Yörük usulü gezdim. Tiftik keçisinin özelliği çok. Bunun özelliğine kıymet biçilmez. Sadece bunun 2 ay bir zorlanması var. Kırkımı ile yavrulaması aynı vakte denk geliyor. Bir o zaman zorlanıyoruz. Ondan sonra zorlanma diye bir şey yok. Sayıyı arttıramayız da düşürmeyi düşünüyoruz. Bölge ekonomisine katkısı, katma değeri sırtındaki yün, tiftik. Aslında Osmanlı’dan gelen bir şey bu. Osmanlı’nın birinci yatırımı buydu. Tiftik, gelir kaynağı. Geleneksel tabii" ifadelerini kullandı. Yaklaşık 3 bin tiftik keçisiyle yapılan üretimin, Ankara tiftiğini yeniden dünya markası haline getirmesi hedefleniyor.
MediaMarkt yılın son mağazasını Antalya’da açtı
19 Aralık 2025 Cuma - 10:19 MediaMarkt yılın son mağazasını Antalya’da açtı MediaMarkt, yeni mağazasını Antalya’da açtı. ÖzdilekPark AVM’de tüketicilerin yeni teknolojileri deneyimleyebileceği bin 800 metrekarelik bir alanda hizmet vermeye başlayan mağazada 51 kişi istihdam ediliyor. MediaMarkt Türkiye, ülke genelinde mağaza yatırımlarına devam ediyor. Yeni mağazasını 18 Aralık’ta Antalya’da açan MediaMarkt, 1.800 metrekarelik geniş bir alanda hizmete başlayan yeni mağazasında yarısından fazlası kadın olmak üzere 51 kişiye istihdam sağlıyor. Şehrin merkezinde Antalyalıların buluşma noktalarından ÖzdilekPark’ta kapılarını açan mağazada cep telefonundan buzdolabına, bilgisayardan televizyona, çok geniş bir yelpazede binlerce teknolojik ürün tüketicilerle buluşacak. Yapılan açıklamaya göre; MediaMarkt’ın mağaza açılışına özel olarak düzenlediği kampanyaya büyük ilgi gösteren Antalyalılar, son teknoloji ürünleri de deneyimleme fırsatı buldu. "Antalyalıları keyifli bir alışveriş deneyimine davet ediyoruz" Online alışveriş kanallarının yanı sıra fiziksel mağaza yatırımlarına da aralıksız devam ettiklerini söyleyen MediaMarkt Türkiye CEO’su Hulusi Acar, "Antalya’da yepyeni mağazamızda Antalyalılarla buluşmaktan son derece mutluyuz. Online kanallarımız ve mağazalarımızla müşterilerimize bütünleşik, diledikleri şekilde alışveriş yapabilecekleri, pürüzsüz bir deneyim sunmak en büyük önceliklerimizden biri. Yeni mağazamızı da tüketicilerin teknolojiyi daha rahat deneyimleyebileceği ve keşfedebileceği konforlu bir mekâna dönüştürdük. Antalyalıları keyifli bir alışveriş deneyimine davet ediyoruz" dedi.
Sosyal korumaya 4 trilyon 964 milyar 532 milyon TL harcandı
19 Aralık 2025 Cuma - 10:14 Sosyal korumaya 4 trilyon 964 milyar 532 milyon TL harcandı Sosyal koruma harcaması 2024 yılında bir önceki yıla göre yüzde 84,1 artış göstererek 4 trilyon 964 milyar 532 milyon TL oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2024 yılı Sosyal Koruma İstatistikleri’ni açıkladı. Buna göre, sosyal koruma harcaması 2024 yılında bir önceki yıla göre yüzde 84,1 artış göstererek 4 trilyon 964 milyar 532 milyon TL oldu. Bu harcamanın yüzde 98,2’sini 4 trilyon 875 milyar 751 milyon TL ile sosyal koruma yardımları oluşturdu. Sosyal koruma yardımlarında ise en büyük harcama 2 trilyon 276 milyar 594 milyon TL ile emekli/yaşlılara yapılan harcamalar oldu. Bunu 1 trilyon 528 milyar 756 milyon TL ile hastalık/sağlık bakımı harcamaları takip etti. GSYH’nin yüzde 11,1’ini sosyal koruma harcamaları oluşturdu Sosyal koruma harcamalarının gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) içindeki payı 2024 yılında yüzde 11,1 oldu. Sosyal koruma yardımlarının GSYH içindeki payı ise yüzde 10,9 olarak gerçekleşti. Risk/ihtiyaç grupları bazında bakıldığında, emekli/yaşlılara yapılan harcamaların yüzde 5,1 ile en büyük paya sahip olduğu görüldü. Bunu, yüzde 3,4 ile hastalık/sağlık bakımı harcamaları ve yüzde 1,1 ile dul/yetim harcamaları takip etti. Sosyal koruma yardımlarının yüzde 11,3’ü şartlı olarak verildi Şartlı yardımlar içinde en büyük payı yüzde 51,2 ile aile/çocuk yardımları oluşturdu. Bunu yüzde 19,3 ile engelli/malul yardımları ve yüzde 12,3 ile hastalık/sağlık bakımı yardımları takip etti. Sosyal koruma yardımlarının yüzde 62,5’i nakdi olarak verildi Nakdi yardımlarda en büyük payı yüzde 74,2 ile emekli/yaşlılara yapılan yardımlar oluşturdu. Bunu yüzde 16,1 ile dul/yetim yardımları ve yüzde 4,1 ile aile/çocuk yardımları takip etti. Sosyal koruma gelirlerinin yüzde 41,8’ini devlet katkıları oluşturdu Sosyal koruma gelirlerinin yüzde 41,8’ini devlet katkıları, yüzde 29,4’ünü işveren sosyal katkıları ve yüzde 21,6’sını koruma kapsamındaki bireyler tarafından yapılan sosyal katkılar oluşturdu. Sosyal koruma kapsamında maaş alan kişi sayısı 17 milyon 477 bin kişi oldu Ülkemizde sosyal koruma kapsamında emekli/yaşlı, dul/yetim ve engelli/malul maaşı alan kişi sayısı 2023 yılında 16 milyon 893 bin iken, yüzde 3,5 artarak 2024 yılında 17 milyon 477 bin kişiye yükseldi. Sosyal koruma kapsamında maaş yardımı sayısı 2023 yılında 17 milyon 719 bin iken, 2024 yılında 18 milyon 344 bine yükseldi.