EKONOMİ
06 Nisan 2026 Pazartesi - 19:05 E-ticaret hamlesi Aydın’dan başladı Ticaret Bakanlığı tarafından işletmelerin dijital pazara entegrasyonu hedefiyle başlatılan ‘e-ticaret hamlesi’, Aydın’dan başladı. Projenin ilk toplantısına katılan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, e-ticaret yapmayanın rekabette geri kalacağını vurguladı. Gelişen teknoloji ile birlikte her geçen gün önemi artan e-ticaretin güçlendirilmesi ve girişimcilerin adaptasyonunun sağlanması amacıyla hayata geçirilen "E-Ticareti Güçlendirme Projesi’nin ilk toplantısı Aydın’da gerçekleştirildi. Aydın Ticaret Odası (AYTO) ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda e-ticaret sayesinde girişimcilerin daha hızlı bir şekilde globalleşebildiğine dikkat çekildi. Toplantının açılışında konuşan AYTO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Ülken, projenin önemine dikkat çekerek, "E-ticaret ve e-ihracatın geliştirilmesi adına Ticaret Bakanlığımızın himayelerinde TOBB ve MÜSİAD paydaşlığında Türkiye genelinde başlayan bir projenin başlangıç noktası olarak Aydın tercih edildi. Bunun için de Ticaret Bakanımız Ömer Bolat’a ayrıca şükranlarımı sunuyorum. Aydın, Türkiye’deki e-ticarette 9’uncu ve 12’nci sıra arasında yer edinmiş durumda. Daha alacak çok yolumuz, Aydın’ımıza ve ülkemize kazandıracağımız çok paralar söz konusu. Bunu yapabilmek adına da bizim bu faaliyetleri, bu eğitim çalışmalarını, bu seminerleri gerçekleştirmemiz lazım. Geleceğin e-ticarette olduğunu ve bu e-ticaret ve e-ihracat konusunda ilimizin ilk 10’daki sırasının ilk 5’e geçeceği günleri de gördüğümüzü ve bu salonda bunları konuştuğumuzu umut ediyorum" dedi. "Bu programla e-ticaret yapan firma sayısını artıracağız" Artık dünyanın en kıymetli arazisinin bilgisayar ve telefon ekranları olduğunu ifade eden Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ise, gelişen teknoloji ile fırsatları değerlendirmek istediklerini vurgulayarak, artık küçük işletmelerin dahi e-ticaret sayesinde dünyanın dört bir yanına rahatlıkla ulaşabildiğini ifade etti. Artık küçük işletme olmanın küçük pazarda olmak anlamına gelmediğini söyleyen Hisarcıklıoğlu, "Ticaretin yeni dili dijital oldu. Her şey dijitalde. Yeni vitrin ekran, yeni pazar ise dünya. Artık dünyanın en değerli arazisi de ekranlar oldu. Bunun için bu projenin ilk ayağında bizi Aydın’da bir araya getiren bu anlamlı organizasyon için ev sahipliğinden dolayı Aydın Ticaret Odamıza ve oda başkanımız Hakan Ülken’e gönülden teşekkür ediyorum. Son yıllarda ülkemiz dijital ticarette önemli bir mesafe aldı. Ticaret Bakanlığı verilerine göre Türkiye’de e-ticaretin genel ticarete oranı yüzde 19. Artık e-ticaret yapmayan kazanamıyor. Bugün ülkemizde 600 bini aşkın işletme ve KOBİ e-ticaret yoluyla satış yapıyor. Bu işletmelerin oluşturduğu e-ticaret hacmi 2025 yılı itibarı ile 4,5 trilyon lira. Bu rakamlar bize Türk iş dünyasının değişime kapalı olmadığını gösteriyor. Ama bu rakamlar da yeterli değildir. Hedefimiz sadece büyümek değil, hedefimiz yaygınlaştırmak. Anadolu’nun her şehrinin her ilçesindeki her işletmesini dijital ticaretin bir parçası haline getirmeliyiz. Bugün burada gerçekleştirdiğimiz ‘E-Ticaret Güçlendirme Projesi’ tam bu anlayışın bir ürünüdür. Artık küçük bir işletme olmak küçük pazarda olmak anlamına gelmiyor. Türkiye sadece tüketen değil, üreten, markalaşan, dünyaya satan bir ülke olmalıdır. TOBB olarak bu dönüşümün yanındayız. Eski yöntemlerle yol almak artık mümkün değil ama korkmaya da gerek yok. Çünkü Türk özel sektörü bu dönüşümü başaracak kabiliyete ve cesarete sahip. Ben inanıyorum Türkiye’nin bir sonraki büyüme hikayesinde e-ticaretin çok önemli bir yeri olacak" şeklinde konuştu. "Aydın’da başlayan dijital rüzgar, tüm Türkiye’yi saracak" Aydın’ın geleneksel ticaret gücünü e-ticaretin hızı ve erişilebilirliği ile birleştirdiklerini ifade eden Aydın Valisi Yakup Canbolat da, "Bugün Türk ticaretinin dijitalleşme hamlesinde çok önemli ve tarihi bir milada şahitlik ediyoruz. E-ticareti Güçlendirme Eğitimi projesinin ilk meşalesini efeler diyarı Aydın’da yakmış olmanın haklı gururunu yaşıyor ve ilimizi bu vizyoner projenin başlangıç noktası olarak seçen ve bugün Aydın’ımıza teşrif eden TOBB Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu’na özellikle şükranlarımı sunuyorum. Aydın’ın geleneksel ticaret gücünü, e-ticaretin hızı ve erişilebilirliği ile birleştiriyoruz. Bizim için bu etkinliğin en büyük başarısı ticaretin her kademesinden insanımızın burada omuz omuza vermiş olmasıdır. Biliyoruz ki yerelde güçlenmeyen bir ticaretin küreselde söz sahibi olması da mümkün değildir. Aydın’da başlayan bu dijital rüzgarın tüm Türkiye’yi saracağına olan inancım tamdır" dedi. Toplu fotoğraf çekiminin ardından proje kapsamında Aydın’ın iş dünyasına e-ticaret eğitimi verildi.
06 Nisan 2026 Pazartesi - 18:48 Alkan, başkanlık seçimleri çalışmalarına baba ocağından start verdi Seçim startını Korkuteli’den veren Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (AESOB) Başkan adayı Mehmet Ali Alkan, ardından Elmalı’da esnaf odalarını ve esnafı ziyaret etti. 1 Mayıs’ta yapılacak AESOB başkanlık seçimleri çalışmalarına baba ocağı Korkuteli’de start veren AESOB Başkan adayı Mehmet Ali Alkan, yönetim anlayışlarını şeffaf, adil ve ortak akıl üzerine kurduklarını dile getirdi. Çalışmalara erken saatlerde Korkuteli Şoförler ve Nakliyeciler Esnaf Odası Başkanı Ünal Tatlı ve yönetimini ziyaret ederek başlayan Alkan, "Biz yolumuza, ’Söz esnafın’ diyerek başladık. Odak noktamız Antalya esnafımızın sorunlarına çözüm üretmektir. ’Ben’ değil, ’biz’ anlayışıyla bu kutsal göreve talibiz" şeklinde konuştu. "Sorunları da, çözümleri de biliyoruz" Antalya Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanlığı görevi boyunca daima esnafın sesine kulak verdiklerini aktaran Alkan, "Yıllarca Antalya esnafımıza hizmet ettik. Bize güvenerek Antalya Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı görevine getiren esnafımıza sonsuz teşekkür ediyorum. Şimdi aynı güvene, Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanlığı için talibiz. Biz, esnafımızın sorunlarının farkındayız, sorunlarının neler olduğunu biliyoruz. Tabii aynı zamanda çözümü de biliyoruz. Birçok projemizle geliyoruz. Esnafın yüzü gerçekten gülecek. Bizler, her zaman ileriye baktık, her zaman esnafımızı ileriye taşımaya gayet ettik. Yine öyle yapacağız. Çünkü bu koltuklar kişisel ikballerin değil, esnafın hizmetine sunulmuş koltuklardır. Bizler, bunun bilincinde olarak geliyoruz" dedi. Birlik, huzur ve değişim mesajı Korkuteli’nin ardından Elmalı’da da esnaf odalarıyla bir araya gelen Alkan, birlik ve beraberlik mesajı vererek, "Bize destek versin vermesin tüm esnaf temsilcilerimiz ve oda başkanlarımızla birlik ve beraberlik içerisinde çalışacağımızın altını çizmek istiyorum. Artık bazı şeylerin değişmesi lazım. Birliğimizin artık huzura ihtiyacı var. O nedenle yeni bir yönetim ve yeni bir anlayışla geliyoruz" diye konuştu. Saha çalışmalarında AESOB Başkan adayı Mehmet Ali Alkan’ı ağırlayan Korkuteli ve Elmalı’daki diğer oda ve Esnaf Kefalet Kooperatif başkanları, Alkan ve ekibine çıktıkları yolda başarı dileklerinde bulundular.
AKTOB Başkanı Kavaloğlu: "Önümüzde yine bizi çok zorlayacak, kolay geçmeyecek bir 2026 yılı var"
19 Aralık 2025 Cuma - 10:07 AKTOB Başkanı Kavaloğlu: "Önümüzde yine bizi çok zorlayacak, kolay geçmeyecek bir 2026 yılı var" Ekonomi Muhabirleri Derneği Antalya üyeleriyle bir araya gelen AKTOB Başkanı Kaan Kavaloğlu, Antalya turizminde 2026 yılını bir geçiş dönemi olarak değerlendirdiklerini belirterek, "Büyük sıçramalar beklemiyoruz, çift haneli büyümelerin kolay olmadığı bir süreçten geçiyoruz.Önümüzde yine bizi çok zorlayacak, kolay geçmeyecek bir 2026 yılı var" dedi. Ekonomi Muhabirleri Derneği Antalya üyelerini ağırlayan Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kavaloğlu, Antalya turizm sektörünün mevcut durumu, pazar dinamikleri ve 2026 yılına yönelik beklentilere ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. "Antalya 17 milyon eşiğine yaklaşıyor" Antalya turizminin mevcut durumu hakkında konuşan Kavaloğlu, kente gelen ziyaretçi sayısının 16 milyon 800 bini geçtiğini belirterek, bu rakamın geçen yıla göre yaklaşık yüzde 1,5’lik artış anlamına geldiğini söyledi. 17 milyon seviyesinin önemli olduğunu vurgulayan Kavaloğlu, Rusya-Ukrayna Savaşı ile İsrail-Filistin geriliminin devam etmesinin yüksek oranlı büyümeleri zorlaştırdığını ifade etti. Kavaloğlu, "Bu şartlar altında 18-20 milyon gibi hedeflere kısa vadede ulaşmak kolay değil. 2026 yılına baktığımızda da benzer bir tablo görüyoruz. Yüzde 1-2’lik artı ya da eksi değişimler olabilir ancak büyük sıçramalar beklemiyorum" dedi. "2026 yılı bir geçiş dönemi olacak" Pazar dinamiklerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kavaloğlu, önümüzdeki yıla yönelik rezervasyonların önceki yıllara benzer seviyelerde seyrettiğini, tur operatörlerinin de çift haneli büyüme hedeflemediğini aktardı. 2026 yılının sektör açısından bir geçiş yılı olacağını belirten Kavaloğlu, "kış aylarındayız, yılbaşı yaklaşıyor. Ama önümüzdeki sene ile ilgili rezervasyonların da bir önceki seneki gibi geldiğini görüyoruz. Çok büyük artışları gözlemlemiyoruz. Demek ki bu rakam sabit bir şekilde devam edecek. Jeopolitik konumumuz nedeniyle şu anda bir dezavantaj yaşıyoruz. Ancak Rusya-Ukrayna Savaşı’nın sona erme ihtimali durumunda, turizm açısından bambaşka bir sezona evrilme ihtimali de bulunuyor. Bunu özellikle vurgulamak isterim. Rusya, uzun bir aranın ardından 2019 yılında Antalya için yaklaşık 6 milyon seviyesine yaklaşmıştı. Bu yıl ise ilk kez yeniden 4 milyon seviyesinin yakalanması bekleniyor. Bu rakamın aşılmasının ardından, ikinci sıradaki Almanya, üçüncü sıradaki İngiltere ve dördüncü sıradaki Polonya pazarlarında çift haneli büyüme ihtimali artık oldukça sınırlı görünüyor. Tur operatörleriyle yaptığımız görüşmelerde de, planlanan uçuş kapasitelerinde çift haneli bir büyümenin ne beklendiğini ne de hedeflendiğini görüyoruz. Bu çerçevede 2026 yılının, 2025 yılına benzer bir seyir izleyeceğini öngörüyoruz. 2026 yılının bizim açımızdan temel özelliği ise bir geçiş yılı olmasıdır. Çünkü sıçrama beklenmeyen dönemlerde, en küçük makro ya da mikro olumsuzlukta, risklerin çok daha belirgin hale geldiği ve sektörün zorlandığı süreçler yaşanabiliyor" diye konuştu. "Krizleri yönetmeyi bilen bir sektörüz" Sektörün geçmişte yaşadığı zorluklara da değinen Kavaloğlu, 2019 yılında Thomas Cook’un iflasının ve ardından yaşanan pandemi sürecinin turizm sektörü üzerinde ciddi etkiler oluşturduğunu hatırlattı. 2024 yılında yaşanan tur operatörü iflasları ve uluslararası organizasyonların yüksek sezona denk gelmesine rağmen sezonun başarılı geçtiğini belirten Kavaloğlu, 2025 yılının ise ekonomik şartlar nedeniyle zor bir yıl olduğunu söyledi. Kavaloğlu, "Deprem sonrası yaşanılan finansal kriz, enflasyon baskısı, kur sabitlemesinin oluşturduğu baskı, bizi çok zorlayan bir döneme neden oldu. 2025 yılını da çok kolay atlattık diyemeyeceğim. Sektör için uzun zamandır bu kelimeyi kullanıyorum, dirayet kelimesini çok seviyorum. Dirayetin altında krizi yönetmeyi bilen, zor şartlarda bir araya gelmeyi bilen özellikle kamu, özel sektör endeksinde çok doğru işleri doğru zamanda yapabilen bir sektörüz. Dolayısıyla bu dirayetle 2025 yılını da atlattık. 2026 yılına da olumlu bakmaya çalışıyoruz ama önümüzde yine bizi çok zorlayacak, kolay geçmeyecek bir 2026 yılı var" dedi. "2026’nın ilk ayları zor geçebilir" Mevsimsellik konusuna da değinen Kavaloğlu, kış aylarının Antalya turizmi açısından en zor dönem olduğunu belirtti. Aralık ve Ocak aylarında doluluk oranlarının düştüğünü, yılbaşı ve Noel dönemlerinde kısa süreli bir hareketlilik yaşandığını aktaran Kavaloğlu, 2026 yılında özellikle Nisan ve Mayıs aylarının iklim geçişi nedeniyle zor geçmesini beklediğini söyledi. Kavaloğlu, "Haziran itibarıyla yüksek sezon başlıyor. Kurban Bayramı ile birlikte 2026’da tam anlamıyla yüksek sezona girileceğini öngörüyoruz" ifadelerini kullandı. "İlk dört pazar değişmeyecek" Antalya’nın ana kaynak pazarlarının Rusya, Almanya, İngiltere ve Polonya olduğunu belirten Kavaloğlu, bu sıralamanın önümüzdeki dönemde değişmesini beklemediğini ifade etti. Ukrayna pazarında savaş sonrası yeniden toparlanma yaşandığını belirten Kavaloğlu, Avrupa’da yaşayan Ukraynalıların tatil tercihlerinde Antalya’nın öne çıktığını söyledi. Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının Antalya turizmi için önemli bir kaynak olduğunu vurgulayan Kavaloğlu, bu grubun uzun süreli konaklamalarıyla sektöre ciddi katkı sağladığını ifade etti. İç pazarın da giderek daha bilinçli hareket ettiğini belirten Kavaloğlu, erken rezervasyon alışkanlığının iç pazarda yaygınlaştığını söyledi. "Rekabetçi kalmak zorundayız" Fiyat politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kavaloğlu, Türkiye’nin artık düşük fiyatlı bir destinasyon olmadığını, hem yabancı hem de yerli turistten hak ettiği geliri elde etmeyi hedeflediğini belirtti. 2026 yılında çift haneli fiyat artışlarına gitmediklerini vurgulayan Kavaloğlu, "Farklı ülkelerle karşılaştırmalar yapılıyor, özellikle Yunanistan ile kıyaslamalar gündeme geliyor. İç pazarın Yunanistan’a kayıp kaymadığı yönünde değerlendirmeler oluyor. Ancak elmayla elmayı kıyasladığımızda ve ülkemizde fayda-maliyet analizi yapıldığında, tüketicinin durumu belirleyici oluyor. Türkiye artık eskisi kadar indirimli bir ülke değil. Avrupalıya, Rusya pazarına ve iç pazara yönelik olarak hak ettiği geliri elde etme sürecinde olan bir ülkeyiz. Fiyatların sürekli çift haneli oranlarda artırılması halinde rekabetçi olma özelliğinin kaybedilmesi riski ortaya çıkıyor. Bu riski yaşamamak için dikkatli hareket ediyoruz. Bu nedenle 2026 yılında çift haneli bir fiyat artışı yapmamayı tercih ettik. 2025 yılının kolay geçmemiş olması ve kur dezavantajı da bu kararda etkili oldu. Hem Türkiye’de hem de Avrupa’da alım gücünün azaldığı bir dönemde, fiyatları gereğinden fazla artırmanın dengeleri bozacağını görüyoruz. Bu nedenle fiyat artışlarını sınırlı tuttuk. 2026 yılına daha umutlu bakabilmemizin nedenlerinden biri de rekabetçi olma özelliğimizi korumaya yönelik bu yaklaşımımızdır" dedi. Geceleme gelirlerinin son dört yılda 85-87 dolardan 110 dolar seviyelerine yaklaştığını belirten Kavaloğlu, rakip ülkeler Fransa ve İspanya’nın bu alanda daha yüksek seviyelerde olduğunu ifade etti. "Turizm milli bir sektördür" Turizmin milli bir sektör olduğunun altını çizen Kavaloğlu, sektöre yönelik finansal desteklerin artırılması gerektiğini belirtti. Özellikle restorasyon ve yenileme yatırımları için uygun maliyetli kredi imkanlarının önemine dikkat çeken Kavaloğlu, "Kamu ve özel bankalar ile finans kuruluşlarının turizm sektörüne yönelik kredi imkânlarını artırmasını bekliyoruz. Özellikle otellerde restorasyon ve yenileme çalışmalarına yönelik finansmana ihtiyaç var. Turizm, ülkemiz için milli bir sektör ve yatırımların büyük bölümü öz kaynaklarla yapılıyor. Bu nedenle sektörün daha güçlü şekilde desteklenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Rakip ülkeler bu tür kredilere çok düşük maliyetlerle ulaşabilirken, kur politikası nedeniyle kârlılıkların azaldığı bir dönemde bu durum sektörü zorluyor. Bu süreçte özellikle kış aylarında finansal olarak desteklenmeye ihtiyaç duyuyoruz; fonlar, indirimler ve teşvikler bu açıdan önem taşıyor. Milli bir sektörün rekabetçi olabilme özelliğini kaybetmemesi için, geçiş yılı olarak gördüğümüz 2026’yı ilave bir vergi yükü altında kalmadan tamamlamamız gerekiyor. Sektör, ekstra bir vergi yükünü kolaylıkla kaldıramaz. Paramızın değerli olmasını elbette isteriz. Enflasyonist bir baskı olmadığı bir dönemde bizim için kurun hiç artmasına ihtiyacımız yoktur. Dolayısıyla yeter ki enflasyon olmasın. Ancak enflasyonun sürdüğü ve istihdam maliyetlerinin arttığı bir dönemde fiyatları aynı oranda artırmak mümkün olmuyor. Turizm sektörü kazandığını yine sektör içinde değerlendiren, yatırımlarını büyük ölçüde kendi kaynaklarıyla yapan yapısıyla gerçek anlamda milli bir sektördür" ifadelerini kullandı. "COP31 ve Dünya Uzay Kongresi önemli fırsat" Antalya’nın 2026 yılında ev sahipliği yapacağı Dünya Uzay Kongresi ve COP31’e de değinen Başkan Kavaloğlu, bu organizasyonların Expo alanının yeniden değerlendirilmesi açısından önemli olduğunu ifade etti. Expo alanının COP31’e hazırlanması gerektiğini belirten Kavaloğlu, ilgili bakanlıklardan bu konuda geri dönüş beklendiğini söyledi. "Bir Damla Bir Dünya bir farkındalık çağrısıdır" AKTOB’un sürdürülebilirlik kampanyası "Bir Damla Bir Dünya" hakkında da bilgi veren Kavaloğlu, su tasarrufuna dikkat çekerek, tarım ve turizm politikalarının dengeli yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Kavaloğlu, doğal kaynakların korunmasının gelecek nesillere karşı bir sorumluluk olduğunu ifade etti.
Pegasus Hava Yolları, CFM LEAP-1B motor siparişini duyurdu
19 Aralık 2025 Cuma - 10:00 Pegasus Hava Yolları, CFM LEAP-1B motor siparişini duyurdu Pegasus Hava Yolları ve CFM International, şirketin gelecekteki Boeing 737-10 model filosunu güçlendirecek 300 adede kadar LEAP-1B motoru için bir anlaşma yaptıklarını duyurdu. Sözleşme ayrıca yedek motorları ve uzun vadeli bir bakım anlaşmasını da içeriyor. Pegasus Hava Yolları ile CFM International, Pegasus’un gelecekteki Boeing 737-10 filosunu güçlendirecek 300 adede kadar LEAP-1B motoru için bir anlaşma imzaladı. Yedek motorlar ve uzun vadeli bakım hizmetlerini de kapsayan anlaşma, daha yüksek yakıt verimliliği ve düşük emisyon hedefleriyle şirketin sürdürülebilir büyüme stratejisini desteklerken, Aralık 2024’te duyurulan Pegasus Hava Yolları’nın bugüne kadarki en büyük uçak siparişi kapsamındaki uçak teslimatlarını da destekleyecek. Pegasus Hava Yolları CEO’su Güliz Öztürk yaptığı açıklamada, "Operasyonlarımıza başladığımız 1990 yılından bugüne kadar CFM motorları, Pegasus’un yolcularına hizmet veren güvenilir ve daha verimli bir filo oluşturmasında önemli bir rol üstlendi. LEAP motor ailesinin operasyonel performansından son derece memnunuz ve aynı performansla operasyonel istikrarı Boeing 737-10 filomuza da taşımayı hedefliyoruz. LEAP-1B motorunun daha düşük emisyon değerleri ve daha yüksek yakıt verimliliği hem 2030 karbon azaltım hedefimize hem de sektörün 2050 net sıfır emisyon hedefine önemli katkı sağlayacaktır" dedi. CFM International Başkanı ve CEO’su Gaël Méheust, "Bu anlaşma Pegasus Hava Yolları ile uzun yıllara dayanan ve son derece başarılı iş birliğimizin önemli ölçüde genişletilmesini temsil ediyor. Pegasus’un bugüne kadar CFM International’dan beklediği ve güvendiği destek seviyesini sağlamayı sürdürecek olmaktan memnuniyet duyuyoruz. LEAP motorları ile donatılmış 737 MAX 10 uçaklarının, daha uzun menzil, daha düşük emisyon değerleri, üstün yakıt verimliliği ve eşsiz güvenilirlik sağlayarak Pegasus Hava Yolları’nın devam eden büyüme stratejisine önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz" açıklamasını yaptı. Yapılan açıklamaya göre; şirket, LEAP motorunu dünyada kullanan ilk operatör olarak Temmuz 2016’da İstanbul-Antalya hattında ilk ticari uçuşunu gerçekleştirdi. CFM56-3 motorları ile ticari operasyonlarına başlayan hava yolu firması, CFM56-5B ve CFM56-7B motorları ile güçlendirilmiş filoları da bünyesine dahil ederek büyümesini sürdürdü. Şirket, bugün hem LEAP-1A hem de LEAP-1B motorlarıyla çalışan en yeni nesil uçaklarla büyümeye devam ediyor. Hava yolu şirketinin filosunda bulunan uçakların ortalama yaşının 4.9 olmasının, Türkiye’nin en genç filolarından biri ve dünyanın en genç ikinci filosu olmasını sağladığı belirtildi. CFM LEAP motorları, 4 binden fazla uçağın teslim edilmesi ile ticari havacılık tarihindeki en hızlı devreye alma süreçlerinden birine imza attı. Kompozit fan kanatları ve seramik matris kompozitler gibi ileri üretim teknolojileri sayesinde, önceki nesil CFM56 motorlarına kıyasla yüzde 15 daha yüksek yakıt verimliliği ve aynı oranda daha düşük karbon emisyonu sağlıyor. Gelişmiş durum izleme sistemleri ve açık bir MRO ağıyla desteklenen LEAP motorları, kanıtlanmış kalkış güvenilirliği sunarak dar gövdeli uçaklar için en yüksek operasyonel kullanım oranlarına ulaşıyor.
Dönmezler İnşaat, Antalya’daki Voila Kanyon Projesinin tanıtımı için dizi oyuncusu Taner Ayyıldız ile iş birliği yaptı
19 Aralık 2025 Cuma - 09:24 Dönmezler İnşaat, Antalya’daki Voila Kanyon Projesinin tanıtımı için dizi oyuncusu Taner Ayyıldız ile iş birliği yaptı Dönmezler İnşat, Antalya’da hayata geçirilen Voila Kanyon isimli villa projesinin tanıtım sürecinde oyuncu Taner Ayyıldız ile iş birliği gerçekleştirdi. Sinema ve televizyon projeleriyle tanınan Taner Ayyıldız, Voila Kanyon’un iletişim çalışmalarında projeyi temsil eden isimlerden biri olacak. İşbirliği hakkında bilgi veren şirket yöneticisi Orhan Şengöz, "Yılların verdiği tecrübe ve güvenle sektörde güçlü bir yer edinmiş bir inşaat firmasıyız. Kaliteli, estetik ve dayanıklı yapılar inşa etme vizyonumuzla, modern yaşam alanları ve prestijli projelere imza atıyoruz. Konut, ticari yapılar, altyapı projeleri ve özel tasarım inşaatlarımıza devam ediyoruz. Antalya’daki Voila Kanyon isimli villa projemizde mimari tasarım, çevreyle uyum ve yaşam konforu öncelikli unsurlar arasında yer alıyor. Voila Kanyon, mimari yaklaşımı ve bulunduğu çevreyle uyumlu yapısıyla geliştirdiğimiz bir projedir. Dönmezler İnşaat olarak tanıtım sürecinde Taner Ayyıldız ile yapılan bu iş birliği, projenin temel özelliklerini kamuoyuna doğru bir dille aktarmayı amaçlamakta. Kendisine teşekkür ediyoruz" dedi. Son olarak Mehmed: Fetihler Sultanı dizisinde Satılmış Ağa’yı canlandırmakta olan oyuncu Taner Ayyıldız, dizide Sultan Mehmet’in fetih planlarında kritik bir rol üstlenen Satılmış Ağa karakteri ile dikkatleri üzerine topladı.
Demre’de coğrafi işaret başvurusu yapılan ürünler festivalde tanıtıldı
18 Aralık 2025 Perşembe - 23:29 Demre’de coğrafi işaret başvurusu yapılan ürünler festivalde tanıtıldı Antalya’nın Demre ilçesinde 18-21 Aralık tarihleri arasında düzenlenecek "2. Demre Noel Baba Festivali" kapsamında coğrafi işaret başvurusu yapılan ürünlerin tanıtımı yapıldı. Demre Noel Baba Festivali kapsamında; Demre Coğrafi İşaretli Ürünleri Sergisi, Birleşmiş Milletler Turizm Örgütü tarafından 2025 En İyi Turizm Köyü Kale Üçağız ve Cittaslow (Sakin Şehir) seçilen Demre Belediyesi’ne Sertifika Töreni, Halk oyunları ve uluslararası dansçıların gösterileri düzenlendi. Antalya’da son dönemde başlatılan coğrafi işaret seferberliği kapsamında Demre’de coğrafi işaret başvurusu yapılan ürünlerin de festival kapsamında tanıtıldığını ifade eden Vali Hulusi Şahin, "Antalya’nın yöresel ürünlerini markalaştırmak ve tanırmak amacıyla Coğrafi İşaret konusunda seferberlik mantığıyla çalışıyoruz. Türk İslam kültürünün birer numenesi olarak Demre’ye özel olan coğrafi işaret başvurularını yaptığımız ve tescil sürecindeki ürünlerimiz de bu festival kapsamında tanıtılıyor. Stantlarımızda misafirlere sunuluyor çok da büyük ilgi görüyor. Sadece tescilli ürünlerden ziyade bizim kültümüze ait olan keşkeğimiz, bazlamamız gözlemimiz gibi yöresel ürünlerimiz de bu meydanda tanıtılıyor" dedi. Antalya’nın turizmden yıllık ortalama 20 milyar dolar gelir temin ettiğine vurgu yapan Vali Şahin, "Demre’nin de bu gelirden payını alması için çalışmalarımız sürüyor. Bu çalışamalar tam da buna yönelik. Demre’nin turizm potansiyeliini geliştirecek hamleleri birer birer atacağız. Üçağız’da Çayağzı’nda ve Kaleköy’de çok önemli işler yapıyoruz, yakında meyvelerini göreceğiz. Demre’ye yeni bir soluk katacağız. Demre parmakla gösterilen bir sahil ilçesi haline gelecek" diye konuştu. Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir ise festivalin Demre’nin turizm potansiyelini ortaya koyan, kültürlerarası etkileşimi güçlendiren aynı zamanda yerel ekonomiye de katkı sağlayan önemli bir etkinlik olduğunu söyledi. Özdemir, "Uluslararası Cittaslow üyeliğine kabul edilerek ülkemizdeki 28. sakin şehir ünvanını kazanan aynı zamanda Birleşmiş Milletler Dünya Turizm örgütü tarafından ’En İyi Turizm Köyü’ ilan edilen Kaleköy ile Demre’miz her geçen gün turizm açısından güçleniyor. Demre’mizi doğası, tarihi, çok kültürlü yapısı ve misafirperverliği açısından dünyaya anlatırken, diğer yandan da tüm inançlara saygılı, barışın ve hoşgörünün şehri olarak tanıtmaya devam edeceğiz. Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak; kültürel mirasın korunmasını, yerel değerlerin yaşatılmasını ve kültür-sanatın toplumun her kesimine ulaşmasını temel bir sorumluluk olarak görüyoruz. Demre Noel Baba Festivali de bu anlayışın güçlü bir yansımasıdır" dedi. Festivalde coğrafi işaret başvurusu yapılan Demre sivrisi, Demre balık çorbası, Demre bakla yemeği, Demre bakla tuzlaması, Demre kabuklu yemeği, Demre topak hamur çorbası, Demre salkım domatesi, Demre kekik çayı, Demre keçiboynuzu pekmezi, Demre çıntar yemeği, Demre dağ çileği reçeli tanıtıldı.
Bakan Yerlikaya: "5-6 yıl içinde Konya’nın 10 milyar dolar ihracat rakamına ulaşacağına inanıyorum"
18 Aralık 2025 Perşembe - 21:42 Bakan Yerlikaya: "5-6 yıl içinde Konya’nın 10 milyar dolar ihracat rakamına ulaşacağına inanıyorum" 9. Konya İl Tanıtım Günleri etkinliğinde konuşan İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, "Konya 5 milyar dolar dış ticaret rakamına ulaştı. 5-6 yıl içinde Konya’nın 10 milyar dolar ihracat rakamına ulaşacağına inanıyorum" dedi. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nde düzenlenen 9. Konya İl Tanıtım Günleri etkinliğine katıldı. Bakan Yerlikaya etkinlikte yaptığı konuşmada Konya’nın Anadolu Selçuklu Devletine başkentlik yaptığını hatırlattı. Tarımda, sanayide Konya’nın önemli üretim merkezlerinden biri olduğunu vurgulayan Yerlikaya, "Konya 5 milyar dolar dış ticaret rakamına ulaştı" dedi. Konya’da 600 binin üzerinde sigortalı çalışanın olduğunu da söyleyen Yerlikaya, "5-6 yıl içinde Konya’nın ihracat rakamının 10 milyar dolara ulaşacağına inanıyorum" diye konuştu. Anadolu’nun eşi benzeri olmayan misafirperverlikle dünyaya tanıtıldığının altını çizen Yerlikaya, Konya’nın yılda 3,5 milyon turisti ağırladığını söyledi. Dünyada ülkelerin değil şehirlerin rekabetinin konuşulduğunu dile getiren Yerlikaya, "Yılda 4 gün İstanbul’da değil dünyanın en önemli turizm destinasyonlarında, Tokyo’da, Amerika kıtasında, Londra’da, Dubai’de, Katar’da ve bu gibi belirlenen destinasyonlarda Konya şehrini, geçmişini, bugününü ve gelecek hayalini, hedeflerini tanıtmanın zamanı geldi" şeklinde konuştu. Bakan Yerlikaya, tanıtım günlerine gelen ziyaretçileri de Konya’ya davet etti. Yerlikaya, "Sadece dört gün burada gördüklerinize kanmayın. Gelin, ne kadar muhteşem olduğunu görün" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla daha önce Atatürk Havalimanı olarak kullanılan alanda 2 milyon metrekarelik millet bahçesinin hizmete açıldığına dikkat çeken Yerlikaya, "Kısa zamanda böyle muhteşem bir eser kazanıldı. Allah, bildiğimiz, bilmediğimiz hiçbir afetle, başta İstanbul’umuz olmak üzere güzel yurdumuzu imtihan etmesin ama eğer İstanbul’da Allah muhafaza bir afet olursa belki, İstanbul’un tam göbeğinde, en büyük toplanma alanlarından ve acil durumla ilgili yapılacak olan tüm sevkiyatların kalbi de artık burası oldu. O yüzden Sayın Cumhurbaşkanı’mıza böyle muhteşem bir eseri İstanbul’umuza kazandırdığı için şükranlarımı arz ediyorum" açıklamalarında bulundu.
Bakan Bolat: "Enflasyonda son 48 ayın en düşük rakamlarına geldik"
18 Aralık 2025 Perşembe - 21:34 Bakan Bolat: "Enflasyonda son 48 ayın en düşük rakamlarına geldik" Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Enflasyonda son 48 ayın en düşük rakamı görüldü. Fiyatlardaki enflasyonun aşağıya gelişi, fiyat istikrarının sağlanması, para ve döviz piyasalarındaki istikrar, döviz dengelerimizin iyileşmesi ve döviz rezervlerimizin artması hep iyi yolda olduğumuzu gösteriyor" dedi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nde düzenlenen 9. Konya İl Tanıtım Günleri etkinliğine katıldı. Bakan Bolat etkinlikte yaptığı konuşmada Türkiye’nin son 23 yılda gösterdiği gelişmelerden bahsederken enflasyondaki düşüşe de değindi. Bolat, "Enflasyonda son 48 ayın, yani 4 yılın en düşük rakamlarına geldik. Daha da aşağıya gelecek" ifadelerini kullandı. Bakan Bolat, Konya’nın sanayi ve ticaret ürünlerinin, tüm ilçelerinin nadide eserlerinin ve örneklerinin 9. Konya İl Tanıtım Günleri’nde sergilendiğini ifade etti. Bolat, "Her daim Konya’nın, hemşehrilerimizin, bütün sanayicilerimizin, ticaret erbabının ve tüm Türkiye’mizdeki esnafımızın, çiftçimizin, sanayicimizin, tüccarımızın, emeklimizin ve memurumuzun hizmetinde olacağız. Ülkemize hizmetkarlık etmek bizim için en büyük bahtiyarlıktır" şeklinde konuştu. "Kişi başına düşen milli gelir 5 kattan fazla arttı" Türkiye’nin ekonomide, ticarette, sanayide, tarımda, ulaştırmada, enerjide, savunma sanayisinde, dış politikada, eğitimde, sağlıkta, çevrede, sanatta ve her alanda çok büyük gelişmeler kaydettiğini belirten Bolat, "Bu başarılar özellikle yurt dışından daha iyi görülüyor. Son 23 yılda Türkiye ekonomisi 6 kat büyüdü. Kişi başına düşen gelir 5 kattan fazla, ihracat 7,5 kat arttı" diye konuştu. İstihdamda, sanayide ve üretimde kaydedilen artışlardan da bahseden Bolat, "Türkiye’nin her tarafında bu gelişmenin izleri ve eserleri görülüyor ve gelişme Allah’ın izniyle devam edecek. Bütün bakanlarımız, bakan yardımcılarımız, bakanlıklardaki değerli çalışma arkadaşlarımız, illerde valilerimiz, belediye başkanlarımız ülkemizi daha yüksek yerlere getirmek ve gelişmişlik seviyesini artırmak için harıl harıl çalışıyoruz. Türkiye artık gelişmiş ülkeler liginde yer alıyor. Yıl sonunda Allah izin verirse dünyada cari fiyatlarla 16’ncı sıraya yükselecek. 17’deydik 16’ya yükseleceğiz. Satın alma gücü paritesine göre de 12’nci sıradaydık 11’inci sıraya yükseleceğiz" şeklinde konuştu. "Enflasyonda son 48 ayın en düşük rakamlarına geldik" Enflasyondaki düşüşe ilişkin de konuşan Bolat, "Fiyatlardaki enflasyonun aşağıya gelişi, fiyat istikrarının sağlanması, para ve döviz piyasalarındaki istikrar, döviz dengelerimizin iyileşmesi ve döviz rezervlerimizin artması hep iyi yolda olduğumuzu gösteriyor. Ekonomimiz son 21 çeyrektir büyümeye devam ediyor. Son 23 yılda yüzde 5,4 ortalama büyüme sağladık, yıllık. Bu, devam edecek. Enflasyonda son 48 ayın, yani 4 yılın en düşük rakamlarına geldik. Daha da aşağıya gelecek. İhracat artışı devam edecek. Dış dengelerimiz, cari işlemler dengelerimiz gerçekten çok ciddi iyileşme kaydetti" ifadelerini kullandı. Bakan Bolat, konuşmasının ardından İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, İstanbul Valisi Davut Gül, Konya Valisi İbrahim Akın, Yalova Valisi Hülya Kaya, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, bazı milletvekilleri, siyasetçiler ve belediye başkanları ile birlikte alandaki stantları gezdi.