EKONOMİ
06 Nisan 2026 Pazartesi - 19:05 E-ticaret hamlesi Aydın’dan başladı Ticaret Bakanlığı tarafından işletmelerin dijital pazara entegrasyonu hedefiyle başlatılan ‘e-ticaret hamlesi’, Aydın’dan başladı. Projenin ilk toplantısına katılan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, e-ticaret yapmayanın rekabette geri kalacağını vurguladı. Gelişen teknoloji ile birlikte her geçen gün önemi artan e-ticaretin güçlendirilmesi ve girişimcilerin adaptasyonunun sağlanması amacıyla hayata geçirilen "E-Ticareti Güçlendirme Projesi’nin ilk toplantısı Aydın’da gerçekleştirildi. Aydın Ticaret Odası (AYTO) ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda e-ticaret sayesinde girişimcilerin daha hızlı bir şekilde globalleşebildiğine dikkat çekildi. Toplantının açılışında konuşan AYTO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Ülken, projenin önemine dikkat çekerek, "E-ticaret ve e-ihracatın geliştirilmesi adına Ticaret Bakanlığımızın himayelerinde TOBB ve MÜSİAD paydaşlığında Türkiye genelinde başlayan bir projenin başlangıç noktası olarak Aydın tercih edildi. Bunun için de Ticaret Bakanımız Ömer Bolat’a ayrıca şükranlarımı sunuyorum. Aydın, Türkiye’deki e-ticarette 9’uncu ve 12’nci sıra arasında yer edinmiş durumda. Daha alacak çok yolumuz, Aydın’ımıza ve ülkemize kazandıracağımız çok paralar söz konusu. Bunu yapabilmek adına da bizim bu faaliyetleri, bu eğitim çalışmalarını, bu seminerleri gerçekleştirmemiz lazım. Geleceğin e-ticarette olduğunu ve bu e-ticaret ve e-ihracat konusunda ilimizin ilk 10’daki sırasının ilk 5’e geçeceği günleri de gördüğümüzü ve bu salonda bunları konuştuğumuzu umut ediyorum" dedi. "Bu programla e-ticaret yapan firma sayısını artıracağız" Artık dünyanın en kıymetli arazisinin bilgisayar ve telefon ekranları olduğunu ifade eden Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ise, gelişen teknoloji ile fırsatları değerlendirmek istediklerini vurgulayarak, artık küçük işletmelerin dahi e-ticaret sayesinde dünyanın dört bir yanına rahatlıkla ulaşabildiğini ifade etti. Artık küçük işletme olmanın küçük pazarda olmak anlamına gelmediğini söyleyen Hisarcıklıoğlu, "Ticaretin yeni dili dijital oldu. Her şey dijitalde. Yeni vitrin ekran, yeni pazar ise dünya. Artık dünyanın en değerli arazisi de ekranlar oldu. Bunun için bu projenin ilk ayağında bizi Aydın’da bir araya getiren bu anlamlı organizasyon için ev sahipliğinden dolayı Aydın Ticaret Odamıza ve oda başkanımız Hakan Ülken’e gönülden teşekkür ediyorum. Son yıllarda ülkemiz dijital ticarette önemli bir mesafe aldı. Ticaret Bakanlığı verilerine göre Türkiye’de e-ticaretin genel ticarete oranı yüzde 19. Artık e-ticaret yapmayan kazanamıyor. Bugün ülkemizde 600 bini aşkın işletme ve KOBİ e-ticaret yoluyla satış yapıyor. Bu işletmelerin oluşturduğu e-ticaret hacmi 2025 yılı itibarı ile 4,5 trilyon lira. Bu rakamlar bize Türk iş dünyasının değişime kapalı olmadığını gösteriyor. Ama bu rakamlar da yeterli değildir. Hedefimiz sadece büyümek değil, hedefimiz yaygınlaştırmak. Anadolu’nun her şehrinin her ilçesindeki her işletmesini dijital ticaretin bir parçası haline getirmeliyiz. Bugün burada gerçekleştirdiğimiz ‘E-Ticaret Güçlendirme Projesi’ tam bu anlayışın bir ürünüdür. Artık küçük bir işletme olmak küçük pazarda olmak anlamına gelmiyor. Türkiye sadece tüketen değil, üreten, markalaşan, dünyaya satan bir ülke olmalıdır. TOBB olarak bu dönüşümün yanındayız. Eski yöntemlerle yol almak artık mümkün değil ama korkmaya da gerek yok. Çünkü Türk özel sektörü bu dönüşümü başaracak kabiliyete ve cesarete sahip. Ben inanıyorum Türkiye’nin bir sonraki büyüme hikayesinde e-ticaretin çok önemli bir yeri olacak" şeklinde konuştu. "Aydın’da başlayan dijital rüzgar, tüm Türkiye’yi saracak" Aydın’ın geleneksel ticaret gücünü e-ticaretin hızı ve erişilebilirliği ile birleştirdiklerini ifade eden Aydın Valisi Yakup Canbolat da, "Bugün Türk ticaretinin dijitalleşme hamlesinde çok önemli ve tarihi bir milada şahitlik ediyoruz. E-ticareti Güçlendirme Eğitimi projesinin ilk meşalesini efeler diyarı Aydın’da yakmış olmanın haklı gururunu yaşıyor ve ilimizi bu vizyoner projenin başlangıç noktası olarak seçen ve bugün Aydın’ımıza teşrif eden TOBB Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu’na özellikle şükranlarımı sunuyorum. Aydın’ın geleneksel ticaret gücünü, e-ticaretin hızı ve erişilebilirliği ile birleştiriyoruz. Bizim için bu etkinliğin en büyük başarısı ticaretin her kademesinden insanımızın burada omuz omuza vermiş olmasıdır. Biliyoruz ki yerelde güçlenmeyen bir ticaretin küreselde söz sahibi olması da mümkün değildir. Aydın’da başlayan bu dijital rüzgarın tüm Türkiye’yi saracağına olan inancım tamdır" dedi. Toplu fotoğraf çekiminin ardından proje kapsamında Aydın’ın iş dünyasına e-ticaret eğitimi verildi.
06 Nisan 2026 Pazartesi - 18:48 Alkan, başkanlık seçimleri çalışmalarına baba ocağından start verdi Seçim startını Korkuteli’den veren Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (AESOB) Başkan adayı Mehmet Ali Alkan, ardından Elmalı’da esnaf odalarını ve esnafı ziyaret etti. 1 Mayıs’ta yapılacak AESOB başkanlık seçimleri çalışmalarına baba ocağı Korkuteli’de start veren AESOB Başkan adayı Mehmet Ali Alkan, yönetim anlayışlarını şeffaf, adil ve ortak akıl üzerine kurduklarını dile getirdi. Çalışmalara erken saatlerde Korkuteli Şoförler ve Nakliyeciler Esnaf Odası Başkanı Ünal Tatlı ve yönetimini ziyaret ederek başlayan Alkan, "Biz yolumuza, ’Söz esnafın’ diyerek başladık. Odak noktamız Antalya esnafımızın sorunlarına çözüm üretmektir. ’Ben’ değil, ’biz’ anlayışıyla bu kutsal göreve talibiz" şeklinde konuştu. "Sorunları da, çözümleri de biliyoruz" Antalya Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanlığı görevi boyunca daima esnafın sesine kulak verdiklerini aktaran Alkan, "Yıllarca Antalya esnafımıza hizmet ettik. Bize güvenerek Antalya Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı görevine getiren esnafımıza sonsuz teşekkür ediyorum. Şimdi aynı güvene, Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanlığı için talibiz. Biz, esnafımızın sorunlarının farkındayız, sorunlarının neler olduğunu biliyoruz. Tabii aynı zamanda çözümü de biliyoruz. Birçok projemizle geliyoruz. Esnafın yüzü gerçekten gülecek. Bizler, her zaman ileriye baktık, her zaman esnafımızı ileriye taşımaya gayet ettik. Yine öyle yapacağız. Çünkü bu koltuklar kişisel ikballerin değil, esnafın hizmetine sunulmuş koltuklardır. Bizler, bunun bilincinde olarak geliyoruz" dedi. Birlik, huzur ve değişim mesajı Korkuteli’nin ardından Elmalı’da da esnaf odalarıyla bir araya gelen Alkan, birlik ve beraberlik mesajı vererek, "Bize destek versin vermesin tüm esnaf temsilcilerimiz ve oda başkanlarımızla birlik ve beraberlik içerisinde çalışacağımızın altını çizmek istiyorum. Artık bazı şeylerin değişmesi lazım. Birliğimizin artık huzura ihtiyacı var. O nedenle yeni bir yönetim ve yeni bir anlayışla geliyoruz" diye konuştu. Saha çalışmalarında AESOB Başkan adayı Mehmet Ali Alkan’ı ağırlayan Korkuteli ve Elmalı’daki diğer oda ve Esnaf Kefalet Kooperatif başkanları, Alkan ve ekibine çıktıkları yolda başarı dileklerinde bulundular.
Bakan Şimşek: "Batman, Türkiye’nin yeni üretim merkezlerinden biri olacak"
18 Aralık 2025 Perşembe - 18:35 Bakan Şimşek: "Batman, Türkiye’nin yeni üretim merkezlerinden biri olacak" Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Batman’da "Küresel Meydan Okumalar ve Türkiye" konulu konferansa katıldı. Bakan Şimşek, "Bölgemiz genç nüfusa ve güçlü bir beşeri sermayeye sahip. Teşvik var, altyapı var. Geriye finansal sermaye ve girişimcilik kalıyor. Ben inanıyorum ki Batman, Türkiye’nin önemli üretim merkezlerinden biri haline gelecek" dedi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Batman Üniversitesi Batı Raman Kampüsü’nde düzenlenen "Küresel Meydan Okumalar ve Türkiye" konulu konferansa katıldı. Türkiye’nin son 48 yıldır terörle mücadele ettiğini belirten Bakan Şimşek, bu sürecin ülkeye fırsat maliyeti dahil yaklaşık 2 trilyon dolara mal olduğunu söyledi. Şimşek, "Eğer bu kaynaklar ülkemizin kalkınmasına harcanabilseydi, önümüzdeki 50 yılda Türkiye’yi ve bu bölgeyi kimse tutamazdı" dedi. Yakın coğrafyada yaşanan çatışmaların bölge halkına büyük acılar yaşattığını vurgulayan Bakan Şimşek, Türkiye’nin etnik sorunları barış ve kardeşlik içerisinde çözmesinin bölgesel entegrasyon açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Şimşek, "Bu, bölgenin bir bütün olarak kalkınması ve gelişmesi anlamına geliyor. Topraklar bereketli, insanlar çalışkan. Huzur ve istikrar olduğunda refah artışı kaçınılmazdır" diye konuştu. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun Türkiye’nin yeni büyüme motorları olacağını dile getiren Bakan Şimşek, hükümet olarak Batman başta olmak üzere bölge genelinde insana ve altyapıya önemli yatırımlar yaptıklarını söyledi. Bölgeye havalimanları kazandırıldığını ve Türkiye’de en yüksek yatırım teşviklerinin bu illere verildiğini hatırlatan Şimşek, terörün oluşturduğu belirsizlik nedeniyle özel sektör yatırımlarının uzun süre sınırlı kaldığını belirtti. Son dönemde özel sektör yatırımlarının artmaya başladığını ifade eden Şimşek, "Bölgemiz genç nüfusa ve güçlü bir beşeri sermayeye sahip. Teşvik var, altyapı var. Geriye finansal sermaye ve girişimcilik kalıyor. Ben inanıyorum ki Batman, Türkiye’nin önemli üretim merkezlerinden biri haline gelecek" dedi. Dünya ekonomisinde büyümenin her geçen yıl yavaşladığını kaydeden Şimşek, Türkiye’de enflasyon ve hayat pahalılığıyla mücadele kapsamında bir yavaşlama sürecine girildiğini, ancak enflasyonun düşmesiyle birlikte güçlü bir ekonomik toparlanma yaşanacağını söyledi. Türkiye’nin düşük enflasyon dönemlerinde yüzde 6 civarında büyüdüğünü hatırlattı. Ekonomi programının üçüncü evresine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Şimşek, "Önümüzdeki iki yılda enflasyonun tek haneye düşmesini, bütçe açığının kalıcı şekilde milli gelirin yüzde 3’ünün altına, cari açığın ise yüzde 1’in altına inmesini hedefliyoruz. Rekabet gücümüzü artırarak küresel fırsatlardan azami ölçüde yararlanacağız. İlk iki evreyi başarıyla geride bıraktık" ifadelerini kullandı. Bakan Şimşek, bölgede barışın hakim olması ve yeniden inşa sürecinin başlaması halinde, önümüzdeki 10 yılda bölgede yaklaşık 1 trilyon dolarlık yeniden inşa ve yatırım fırsatı oluşacağını sözlerine ekledi.
TBB’den Kırıkkale Belediyesi’ne 8 milyon liralık ekskavatör hibesi
18 Aralık 2025 Perşembe - 17:51 TBB’den Kırıkkale Belediyesi’ne 8 milyon liralık ekskavatör hibesi Türkiye Belediyeler Birliği tarafından Kırıkkale Belediyesi’ne hibe edilen yaklaşık 8 milyon TL değerindeki paletli ekskavatör, Ankara’da düzenlenen törenle Belediye Başkanı Ahmet Önal’a teslim edildi. Kırıkkale Belediyesi, araç parkurunu güçlendirmeye devam ediyor. Belediye Başkanı Ahmet Önal’ın girişimleri sonucu, yaklaşık 8 milyon TL değerindeki paletli ekskavatör Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) belediyeye hibe edildi. Başkan Önal, TBB nezdinde yaptığı girişimler sonucunda temin edilen paletli ekskavatörün, belediye bütçesinden herhangi bir harcama yapılmadan kent genelindeki hizmetlerde kullanılacağı bildirildi. TBB’nin belediyelerin hizmet kapasitelerini artırmak ve acil ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla düzenlediği araç teslim töreni Ankara’da gerçekleştirildi. Çankaya Belediyesi yerleşkesinde düzenlenen törende, Kırıkkale Belediyesi’ne hibe edilen paletli ekskavatörün sembolik anahtarı Başkan Önal’a teslim edildi. Törende konuşan Belediye Başkanı Ahmet Önal, hibe edilen aracın kentteki hizmetlerin hızlanmasına katkı sağlayacağını belirterek, "Türkiye Belediyeler Birliği tarafından Kırıkkale Belediyemize hibe edilen 22 tonluk, yaklaşık 8 milyon TL değerindeki ekskavatörü teslim aldık. Başta TBB Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu olmak üzere, Başkan Vekilimiz Sayın Vahap Seçer’e teşekkür ediyorum. Kentimize hayırlı olsun" ifadelerini kullandı.
Denizli’den Ankara’ya seslenen Hisarcıklıoğlu üyelerinin KDV alacağını istedi
18 Aralık 2025 Perşembe - 16:55 Denizli’den Ankara’ya seslenen Hisarcıklıoğlu üyelerinin KDV alacağını istedi Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Denizli’den başkente önemli mesajlar verdi. Hisarcıklıoğlu, özel sektörün devlette bekleyen ve biriken KDV alacağının ödenmesi ya da borçlarına dair mahsup edilmesiyle, işletmelerin yükünün hafifletilebileceğinin altını çizdi. DTO Başkanı Uğur Erdoğan ve Meclis Başkanı Salih Sarıkaya ile DTO Meclis Salonunda üyelerinin karşısına çıkan TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun açıklamaları, salondakilerden büyük alkış aldı. Konuşması sık sık alkışlarla kesilen Hisarcıklıoğlu, üyelerinin yok denecek kadar az bir kârla varlıklarını sürdürmeye çalıştıklarına dikkati çekti. Üyelerinin her zamankinden daha fazla devlet desteklerine ihtiyaç duyduğunu vurguladı. Bunun sağlanması halinde işlerinin açılacağına, ihracatın ve istihdamın da artacağına inandıklarını açıkladı. TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, "Birincisi, KOBİ’lerin finansmana erişimi kolaylaştırılmalı! Kredilere ulaşmakta zorlanıyoruz. Bunun bize başka bir yansıması da oluyor; maliyetler artıyor. Merkez Bankası faizleri düşürüyor, bankalar düşürmüyor. Bu oranlarla yüzde 53-55 ile kredi kullanırsak biz batarız. Yüzde 50 kârla iş yapan var mı bu ülkede? Bu faizlerle, bizim işlerimizde kâr etme şansımız sıfır. İkincisi, değerli kardeşim Kredi Garanti Fonu Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Erdoğan Özegen de yanımda oturuyor. Allah razı olsun, onun girişimleriyle üyelerimize destek olduk. ‘Odalar ne iş yapıyor?’ diye soran kardeşlerime şunu söylüyorum... Bu devirde baba oğluna kefil olmuyor kardeşim. Kardeş kardeşine de kefil olmuyor, komşu komşusuna kefil olmuyor. Üyesi olduğu kuruluş ise bankaya gidiyor ve ‘Ben bu Rifat’a kefilim’ diyor. Eğer buna kredi verirsen %85 riski de ben üstleniyorum diyor. Kredi Garanti Fonu’nun görevi bu. Peki; kimin kuruluşu bu? Tabii ki sizin kuruluşunuz. Sizin vergilerinizle kurulan bir kuruluş. Dünyada ilk ve tekiz; kendi üyesine kefil olan tek biziz. Düşünebiliyor musun? 2 milyon üye var. Krediyi de biz vermiyoruz. Bankayla muhatap oluyoruz. Banka ‘sana kredi veririm’ diyorsa, bana gönderirse ‘ben de kefilim üyeme’ diyorum. Yeter ki krediyi ver. Bugüne kadar, Denizli’de nefes kredisinden 850 firmamız faydalanmış. Kendi öz kaynağımızdan da 1.968 firmamız faydalanmış; 2.000 firma neredeyse. Hazine kaynaklı da 9.108 firmamız faydalanmış. Şimdi sorayım Daha ne yapacak Denizli Ticaret Odası? Sana kefil oldu, oluyor! Sana kefil oldu ya; tanımadığı bilmediği adama bile kefil oluyor. Ve bu şekilde de üyelerimize destek olmaya çalışıyoruz değerli kardeşlerim" dedi. "Faiz indirimleri, özel bankalardaki ticari kredilere de yansımalı" TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, yüksek faiz ortamından çıkmak için yapılan indirimlerin özel bankalara ve ticari kredilere yansımamasından yakındı. Hisarcıklıoğlu, "Merkez Bankası, politika faizini düşürüyor ama bunun aynı şekilde ticari kredi faizlerine de yansıması gerekir diyoruz. Aradaki makas çok büyük. Dünyada hiç böyle bir fark yok. En yükseği bizde. Ayrıca kredilere ulaşımı kolaylaştırmak için, ticari kredi kartları da dahil nakdi kredi artışını sınırlayan düzenlemelerin kaldırılması lazım diyoruz. Merkez Bankası döviz dönüşüm desteği uygulaması hem yeterli değil hem de şartları çok ağır; Türkiye’de çok az firma bundan faydalanabiliyor. İhracat yapan üyelerimizin beşte birinden azı, Merkez Bankası’nın vermiş olduğu bu %3’lük desteğe ulaşabiliyor. Bu uygulama, basite indirilmeli. Miktarı arttırılmalı, süresi de uzatılmalıdır. Emek yoğun sektörlerde imalatçılara yönelik istihdam koruma desteği getirilmişti. Biz de bu desteğin sektörlere yaygınlaştırılmasını talep etmiştik. Hükümetimiz de bunu dikkate aldı; 2026 için bu desteği dam başı 3 bin 500 TL’ye yükseltirken büyük ölçekli firmalarımız da bu işin içine dahil oldu. Bu yöndeki adımlar, özellikle emek yoğun sektörlerde çok önemli. Başta tekstil, hazır giyim, deri ve mobilya olmak üzere emek yoğun sektörlere de ek destekler sağlanması lazım. Bir bakıyoruz ki en çok ihracatı olan birçok sektörde ihracat artarken tekstil konfeksiyonun ihracatı aşağı doğru gidiyor. Onun için mevcut potansiyelli yatırımlarımızın korunması için bunun artarak devam etmesi lazım. Mevcut istihdamı koruyabilmek için sizlerin oluşturduğu bir fon var; bu da kısa çalışma ödeneği, siz de biliyorsunuz. Kanunda da bununla ilgili madde var zaten; yeni bir kanun çıkartmaya da gerek yok. Bu mekanizmanın çalıştırılması lazım. Özellikle tekstil ve konfeksiyon için kısa çalışma ödeneğinin aynı pandemide olduğu gibi uygulanması lazım. Bu para da sizin zaten. İş gücü piyasası reformuyla istihdamın cazip hale getirilmesi lazım. OECD ülkeleri içerisinde istihdam üzerindeki yüklerde birinciyiz biz. Özellikle şirketlerimize yönelik maliyet uygulamasının, kayıt dışına yönlendirdiğini görüyoruz. Kanunen kabul edilmeyen giderler Şimdi şirketin arabasıyla satış yapmışız; şu kadarını kabul ederim, şu kadarı kabul edilmez. Bankadan kredi kullanmışım; kredi giderlerinin şu kadarını kabul ederim, şu kadarını ise kabul etmem. Bunlar gayri resmi falan değil; resmi belgeli bunlar! Bunların finansmanının gider olarak kabul edilmesi lazım. Ben bunları cebimden karşılayacak hâlde değilim. Bunların dışında başka konularınız olursa da yine ilgili yerlere ileteceğim kardeşlerim" diye konuştu. "Devlet, KDV alacağımızı versin; piyasaya can gelsin" TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, özel sektörün 1 trilyon 200 milyar lirayı bulan devletten KDV alacağının kamusal alandaki borçları için mahsup edilmesini ya da bir an önce ödenmesini istedi. Bunun piyasaya likidite hareketliliği getireceğini ve tüm sektörlere, üyelerinin işlerine olumlu bir etkisinin de olacağını söyledi. Hisarcıklıoğlu, "Şu anda sizin bütün nakit sıkıntınızı çözecek kadar bir yerde paramız var. KDV alacağımız ne kadar devletten biliyor musunuz? Bileniniz var mı içinizde? 1 trilyon 200 milyar TL. Özel sektörün devletten alacağı bu. Yani bizim alacağımız. Dünyada bunu vermeyen var mı? En komünistinden en sert rejimine, Çin’den Amerika Birleşik Devletleri’ne kadar bütün ülkelere bakın; 3 ayda ya da 1 ayda ama 1 sene de veya 6 ayda ödüyor. Biz de ‘bizim paramızı verin!’ diyoruz. Paramızı istiyoruz. Biz devletten başka bir şey istemiyoruz. ‘En azından devlete olan borcumuza sayın bu parayı’ diyoruz. Devlete bir kuruş borcunuzu geciktirirseniz ne yapıyor? Önce ceza kesiyor sonra da faiz uyguluyor. ‘Bizim devletten alacağımız var. En azından buradan SGK’ya borcumuzu ve devletin diğer kurumlarına olan borcumuzu da ödeyelim’ diyoruz. Siz de talep edin arkadaşlar. Bakın, 1 trilyon 200 milyar TL para piyasaya girse hiçbirimizin sıkıntısı kalmaz. Çünkü o para piyasada dönecek. Kimse bu parayı alıp cebine, deposuna götürecek değil herhâlde; saklayacak hâli de yok. Onun için parti fark etmeksizin buraya gelen her siyasetçiye, ‘KDV alacağımızı bize verin, para bizim. Bundan sonrasını en azından bir rayına oturtup; 1 ayda mı ödersiniz, 2 ayda mı, 3 ayda mı ödersiniz; ödeyin’ diye bunu istememiz lazım. Sizler de bana yardımcı olun bu konuda" dedi. TOBB olarak, DTO’nun yeni akıllı binasının inşası için destek olacaklarının sözünü verdi Başkan Hisarcıklıoğlu, DTO Başkanı Uğur Erdoğan’ın üyeleri adına dile getirdiği ricası üzerine, salondakilere proje süreci devam eden DTO’nun yeni hizmet binasının yapımı için TOBB olarak destek sağlayacaklarını müjdeledi. Hisarcıklıoğlu, "Yeni hizmet binasının arsasının alındığını biliyorum. Hayırlı işlere giriştiniz mi Allah da yardımcınız olur; hiç merak etmeyin. Allah, yapanın yardımcısı olur. Biz sizin binanızın tamamını yapamayız. Ancak tulumbadan suyu çekecek kadar katkı vereceğiz. Biz de kanunun verdiği ölçüde sizin bu hayırlı işinizde TOBB yönetim kurulu olarak yanınızdayız. Hepimize hayırlı olsun" dedi. Toplantının sonunda, DTO Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Erdoğan günün ve ziyaretlerinin anısına hazırladıkları hediyelerini TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu’na takdim ederken TOBB delegeliğinde 20 yılı dolduran DTO Meclis Üyesi Murat Çetintaş da teşekkür plaketini Hisarcıklıoğlu’nun elinden aldı. Büyük bir coşkuyla geçen ve kalabalığın salondan taştığı etkinlik, toplantıya katılanların TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu ve DTO Başkanı Erdoğan ile günün anısına çektirdikleri fotoğrafla sona erdi.
Denizli’de vergi dairesi ağı tamamlandı
18 Aralık 2025 Perşembe - 16:11 Denizli’de vergi dairesi ağı tamamlandı Denizli Defterdarlığı tarafından mükellef hizmetlerinde yerinden yönetim anlayışını güçlendirmek amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında, il genelinde tüm ilçelerde Vergi Dairesi Müdürlüğü kuruluşları tamamlandı. Bayramyeri Vergi Dairesinin faaliyete geçirilmesiyle birlikte Denizli merkezdeki vergi dairesi sayısı 4’e yükselmiş oldu. Denizli Defterdarlığı; tüm ilçelerde vergi dairesi müdürlükleri kuruluşlarını tamamladı. Merkezde ise, Bayramyeri Vergi Dairesi açıldı. Yeni kurulan vergi daireleriyle birlikte vergi işlemlerinin daha etkin yürütülmesi ve vatandaşlara yerinde hizmet sunulması mümkün hale geldi. Merkezde Vergi Dairesi sayısı 4’e çıktı Denizli merkezde bugüne kadar Pamukkale, Saraylar ve Gökpınar Vergi Daireleri hizmet veriyordu. Yapılan yeni düzenleme kapsamında Bayramyeri Vergi Dairesi merkezde kurularak hizmete açıldı. Böylece Denizli merkezde vergi dairesi sayısı 4’e çıktı. Bayramyeri Vergi Dairesi’nin Beyağaç ve Baklan ilçelerine hizmet vereceği açıklandı. Beyağaç ve Baklan ilçeleri için vatandaşların vergisel işlemlerinin merkezden daha etkin ve kaliteli şekilde yürütülmesinin hedeflendiği ifade edildi. Defterdarlık tarafından yapılan açıklamaya göre son olarak; Çardak, Bozkurt, Güney ve Bekilli ilçelerinde yeni Vergi Dairesi Müdürlükleri kuruldu. Bu kuruluşlarla birlikte Denizli’nin tüm ilçelerinde vergi dairesi yapılanması tamamlanmış oldu. "Denizli’mize hayırlı olmasını diliyorum" Denizli Defterdarı Mustafa Özdemirci, il genelinde vergi dairesi müdürlüğü kuruluşlarının tamamlandığını belirterek; "Denizli’nin tüm ilçelerini kapsayan Vergi Dairesi Müdürlüklerimizin hizmete başlamasıyla birlikte vatandaşlarımızın vergi işlemlerini daha hızlı, etkin ve yerinde yapabilmeleri mümkün hale gelecek. Vergi Dairesi Müdürlüklerimizin ilçelerimize ve mükelleflerimize hayırlı olmasını diliyorum" dedi.
Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Görgün: "Savunma ve havacılık sanayisi ihracatı 8,5 milyar dolara ulaştı"
18 Aralık 2025 Perşembe - 16:08 Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Görgün: "Savunma ve havacılık sanayisi ihracatı 8,5 milyar dolara ulaştı" ‘Savunma Sanayii Buluşmaları’ etkinliğine katılan Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, "Savunma sanayii ekosistemimiz bugün itibariyle, 3 bin 500’den fazla firma, 1 bin 400’den fazla aktif proje, 100 binin üzerinde doğrudan istihdam, 20 milyar doları aşın ciro elde etmiştir. Günümüz itibariyle 8,5 milyar dolara yaklaşan rekor ihracat hacmiyle, dünyada benzerine az rastlanan bir yapıya erişmiştir" dedi. İstanbul Sanayi Odası (İSO) ile Avrupa’nın ve Türkiye’nin en büyük sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul, stratejik önemi ve teknolojik gelişime etkisiyle Türkiye’nin küresel gücünü belirleyen başlıca faktörlerden olan savunma sanayiinin ‘milli ve yerli’ yapısına katkısını sürdürüyor. İSO ve SAHA İstanbul’un bu kapsamda düzenlediği Savunma Sanayii Buluşmaları’nın 7’ncisi İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan ve SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Murat İkinci ev sahipliğinde gerçekleştirildi. İstanbul Valisi Davut Gül, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün ve Milli Savunma Bakan Yardımcısı Musa Heybet’in de katıldığı zirvede, Türkiye’nin önde gelen savunma sanayi şirketleri ile tedarikçi firmalar arasında ikili görüşmelerin de gerçekleştirildi. Savunma sanayiinin önde gelen temsilcilerinin katılımıyla "Savunma Sanayisinde Tedarik Zinciri ve Sürdürülebilirlik" başlıklı panel yapıldı. "Savunma ve havacılık sanayisi ihracatı 8,5 milyar dolara ulaştı" Etkinlikte açıklamalarda bulunan Görgün, "Savunma sanayii ekosistemimiz bugün itibariyle, 3 bin 500’den fazla firma, 1 bin 400’den fazla aktif proje, 100 binin üzerinde doğrudan istihdam, 20 milyar doları aşın ciro elde etmiştir. Günümüz itibariyle 8,2 milyar dolara yaklaşan rekor ihracat hacmiyle, dünyada benzerine az rastlanan bir yapıya erişmiştir. Yerlilik oranımız yüzde 80’i aşarken; ihracat yaptığımız ülke sayısı 185’e, ihraç ettiğimiz ürün çeşidi 230’a ulaşmıştır. EYDEP kapsamında yan sanayiye verilecek işlerin en az yüzde 70’inin EYDEP sertifikalı firmalar tarafından gerçekleştirilmesini esas alan modelimizi de kararlılıkla sürdürüyoruz. Sektörel likiditeyi artırmak amacıyla; Kredi Garanti Fonu, İhracatı Geliştirme A.Ş. ve Katılım Finans Kefalet A.Ş. gibi güçlü kuruluşları bir araya getirerek, toplam 40 milyar TL kefalet büyüklüğünde yeni bir "Kredi Kefalet Programı"nı devreye aldık. Şimdiye kadar bu programdan bin 200 firma 8 milyon 250 bin TL tutarında kredi kullanarak yararlandı" şeklinde konuştu. "Geçtiğimiz yıl 24, bu yıl 37 firmamıza kredi desteği sağladık" Görgün sözlerine şöyle devam etti: "Savunma Sanayii Yetenek Envanteri (YETEN) ile 9 binden fazla ürün, 4 binden fazla firma envantere alınmıştır. Endüstriyel Yetkinlik Değerlendirme Programı (EYDEP) ile bin 600’den fazla firma değerlendirilmiş, 400’ün üzerinde firma hibe ve mentorluk desteği almış, 85 firmamız stant-yer destek mekanizmalarımızdan faydalanmıştır. Toplam tutarı 5.7 milyar TL’lik finansman desteği sağlayan çeşitli kredi ve leasing modelleri aktif olarak yürütülmektedir. Firmalarımıza verdiğimiz toplam 25 milyon dolar kredi desteğimiz, finansal destek modellerinin sahadaki etkisinin bir göstergesidir. Bu kapsamda geçtiğimiz yıl 24, bu yıl 37 firmamıza kredi desteği sağladık." "Türk savunma sanayisi için ihracatı büyütme, yeni pazarlara açılma ve teknoloji ortaklıklarını derinleştirme açısından bir fırsat penceresi sunuyor" Küresel ölçekte savunma harcamalarının hızla arttığı yeni bir döneme girildiğinin açık bir biçimde görüldüğüne dikkat çeken İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, "ABD’nin NATO ülkelerine savunma harcamalarını artırma baskısı, Almanya’nın 500 milyar avroluk savunma fonu ve AB’nin 150 milyar avroluk SAFE mekanizması, güvenliğin artık vazgeçilmez bir öncelik olduğunu gösteriyor. Bu yeni küresel tabloda ülkeler yalnızca daha fazla kaynak ayırmakla kalmıyor. Aynı zamanda tedarik zincirlerini de çeşitlendiriyor. Teknolojik açıdan güvenilir, hızlı ve maliyet-etkin üreticiler arıyor. Türk savunma sanayisi yüksek yerlilik oranı, güçlü mühendislik altyapısı ve giderek olgunlaşan ekosistemiyle bu arayışta öne çıkan ülkelerden biri haline gelmiş durumda. Artan küresel savunma bütçeleri, Türk savunma sanayisi için ihracatı büyütme, yeni pazarlara açılma ve teknoloji ortaklıklarını derinleştirme açısından bir fırsat penceresi sunuyor" dedi. "Yarışın gerisinde kalma lüksümüz yok" Küresel savunma ortamında rekabetin artık bütçelerden çok yapay zeka, otonom sistemler ve siber güvenlik gibi yüksek teknolojilere hâkimiyetle belirlendiğini vurgulayan Bahçıvan, "Bu yeni dengeler içinde Türkiye olarak yarışın gerisinde kalma lüksümüz yok. Fırsatları kalıcı avantaja dönüştürebilmenin yolu; Ar-Ge ve inovasyon yatırımlarını hızlandırmaktan, nitelikli insan kaynağını güçlendirmekten ve yenilikçi fikirlerin hızla ürüne dönüşebileceği çevik bir sanayi ekosistemi kurmaktan geçiyor. Güçlü bir savunma sanayisinin temel dayanaklarından biri, paydaşlar arası etkileşim ve iş birliğinin artırılması gerekiyor. Savunma Sanayii Buluşmalarının amacı da işte bu iş birliğini kuvvetlendirmektir. İnanıyoruz ki, üniversiteler, araştırma merkezleri, girişimciler, KOBİ’ler ve ana yüklenicilerimiz arasında kurulacak her yeni köprü, ülkemizin savunma teknolojilerindeki konumunu daha da ileriye taşıyacaktır. İstanbul sahip olduğu nitelikli sanayi firmaları, entelektüel sermayesi, yenilikçi endüstrilerdeki gücü ve girişimcilik potansiyeli ile savunma sanayimizin ihtiyaç duyduğu yerli tedarikçiler için ideal bir ekosistem sunmaktadır. İSO’nun amacı da savunma sanayiindeki tedarikçilerin sayısını artırmak ve çeşitlendirmek; bu sayede sanayimizin rekabet gücünü pekiştirerek savunma sanayimizdeki yerli katkıyı en üst seviyeye çıkarmaktır" diye konuştu. "Dışı bağımlılık yüzde 20 seviyesinin altına indi" SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Murat İkinci de şöyle konuştu: "Biz yıllar önce çıktığımız bu yolda kimsenin yapabileceğine inanmadığı işlere imza attık. Kendi teknolojisini geliştiren, kendi mühendisinin beynine ve alın terine güvenen bir Türkiye hayal ettik. Bu hayal zamanla, yalnızca bir hedef olmaktan çıkıp bir milli teknoloji hamlesine dönüştü. Bugün insansız hava araçlarında dünya liginde en üst sıralarda olmamız, bu özgüvenin ve yılmadan çalışmanın sonucudur. Biliyoruz ki, yüksek teknoloji üretmeyen ülkelerin bağımsızlığı uzun süre korunamaz. Türkiye, bu gerçeği erkenden görmüş ve 20 yıl önce ‘kendi kaderini kendi yazma’ iradesiyle yola çıkmıştır. Bugün; 62 projeden 1000+ projeye, 1 milyar dolarlık üretim hacminden 12 milyar dolara, 248 milyon dolarlık ihracattan 7,5 milyar dolara, 9 bin kişilik insan kaynağından 100 bin kişiye, yüzde 80 dışa bağımlılıktan pek çok alanda yüzde 20 seviyelerine gelmiş bir Türkiye var. Bu dönüşüm; Türkiye’nin iradesinin, mühendisinin zekâsının, sanayicisinin adanmışlığının eseridir."
’Dijital Usta’lar sahaya iniyor
18 Aralık 2025 Perşembe - 16:01 ’Dijital Usta’lar sahaya iniyor Gaziantep Ticaret Odası (GTO) ev sahipliğinde, Trendyol tarafından Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Habitat Derneği iş birliğiyle hayata geçirilen Dijital Usta Projesi ile eğitim programını tamamlayan Dijital Ustalar için sertifika töreni düzenlendi. Gençlerin dijital becerilerini geliştirmeyi ve KOBİ’lerin nitelikli iş gücüne erişimini amaçlayan proje kapsamında e-ticaret ve e-ihracata giriş ile e-ticaretin temelleri, pazaryeri modelleri, dijital marka ve pazarlama stratejileri eğitimi alan ve sahaya inmeye hazır dijital ustaların istihdamı için de 3 ay maaş desteği Trendyol tarafından sağlanacak. Gaziantep Ticaret Odası’nda düzenlenen sertifika töreninde konuşan GTO Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Yıldırım, dijitalleşmenin artık bir tercih değil, işletmeler için ayakta kalmanın ve büyümenin temel şartı haline geldiğini söyledi. Dijitalleşmenin "olsa iyi olur" anlayışını çoktan aştığını belirten Yıldırım, teknolojinin tek başına yeterli olmadığına dikkat çekerek, "Bugün dijitalleşme; ayakta kalmanın, rekabet etmenin ve sürdürülebilir büyümenin temel şartıdır. Ancak teknoloji, yazılım ya da altyapı tek başına fark oluşturamaz. Asıl farkı oluşturan, dijitali doğru kullanan, yetkin ve nitelikli insan kaynağıdır" ifadelerini kullandı. "Bu sertifikalar geleceğe hazırlığın belgesidir" Sertifika almaya hak kazanan gençlerin çağın en kritik ihtiyacına doğrudan cevap verdiğini vurgulayan Yıldırım, Dijital Usta sertifikalarının sıradan birer belge olarak görülmemesi gerektiğini belirterek "Bugün aldığınız bu sertifikalar sadece birer kâğıt parçası değildir. Bu sertifikalar; değişime uyum sağladığınızın, kendinize yatırım yaptığınızın ve geleceğe hazırlandığınızın belgesidir. Dijital becerilerle donanmış gençler, hem işletmelerimiz hem de şehrimiz için çok önemli bir kazanımdır" dedi. Dijital Usta Projesi’nin gençleri bilgiyle, KOBİ’leri ise nitelikli iş gücüyle buluşturduğunu dile getiren Yıldırım, Gaziantep’in pilot illerden biri olmasının da ayrı bir önem taşıdığını söyleyerek, "Bu projeyi sadece bir eğitim programı olarak değil, güçlü bir istihdam fırsatı olarak görmek gerekiyor. Proje kapsamında istihdam edilecek dijital ustaların 3 ay boyunca maaşı Trendyol tarafından karşılanıyor. Ben her bir gencimize ve görev alacakları her işletmeye şimdiden başarı ve bol kazanç diliyorum" ifadelerini kullandı. Başkan Yıldırım’ın ardından kürsüye gelen Trendyol Sürdürülebilirlik ve Sosyal Etki Direktörü Tülin Kara ile Habitat Derneği İcra Kurulu Üyesi Taha Aydoğmuş ise Dijital Usta Projesi’nde Gaziantep gibi üretim ve ihracat kapasitesi yüksek, girişimcilik kültürü güçlü bir şehrin pilot il olarak yer almasının son derece anlamlı olduğunu belirtti. Projenin sahadaki olumlu sonuçlarını Gaziantep’te görmekten büyük memnuniyet ve heyecan duyduklarını ifade eden Kara ve Aydoğmuş, Dijital Usta Projesi’nin gençler ve KOBİ’ler için önemli bir dönüşüm modeli sunduğunu vurguladı.
Bakan Kurum: "Türkiye asrın felaketini asrın inşa seferberliğine dönüştürmüş, şahlanış dönemine geçmiştir"
18 Aralık 2025 Perşembe - 16:01 Bakan Kurum: "Türkiye asrın felaketini asrın inşa seferberliğine dönüştürmüş, şahlanış dönemine geçmiştir" Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, ’Ankara’nın Geleceği Zirvesi’ Programında konuştu. Deprem bölgesinde yapılan çalışmalara değinen Kurum, "Türkiye asrın felaketini asrın inşa seferberliğine dönüştürmüş, şahlanış dönemine geçmiştir" dedi. Ankara Genç İş Adamları Derneği (ANGİAD) ev sahipliğinde ’Ankara’nın Geleceği Zirvesi’ programı düzenlendi. Ankara’ da bulunan bir otelde gerçekleştirilen programa, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, AK Parti Ankara Milletvekili Fuat Oktay ve Ankara Valisi Vasip Şahin katıldı. "Ankara’nın hem kuzeyinde hem güneyinde iki yeşil koridor oluşturuyoruz" Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Bakan Kurum, Ankara’nın hemen hemen her ilçesinde bir eserleri olduğunu ifade etti. Bakan Kurum, "Kentsel dönüşümdür, sosyal konuttur, millet bahçesidir, altyapıdır. Hamdolsun Ankaralı hemşehrilerimizle birlikte bu mücadeleyi yaptık. Hep şunu düşündük. Geçmişini koruyamayan şehir asla geleceğini inşa edemez. Bu anlayıştan hareketle bir yandan işte tarihi Saracoğlu mahallesini orayı ihya ettik. Ergelen meydanındaki çalışmalarımızı yine etaplar halinde tamamlıyor, Ankaralı hemşehrilerimizin hizmetine sunuyoruz. Diğer yandan doğayı yeniden şehirle buluşturduğumuz millet bahçelerimizi yapıyoruz ki bunu da şöyle planladık. Ankara’nın hem kuzeyinde hem güneyinde iki yeşil koridor oluşturuyoruz. Atatürk Orman Çiftliği’yle başlayan Atatürk Kültür Merkezi Millet Bahçesi ki Türkiye’de ilk tamamladığımız millet bahçelerinden biri orayla birleşen Ergelen meydanına kadar uzanan güneyde de İmrahor Vadisi’yle başlayıp orada Mogan’ı, Eymir’i, Gölbaşı’nı içine alan bir yeşil koridordan bahsediyoruz ki bu yeşil koridorları da ilçelerimizle yine şehrin içindeki yeşil alanlarla bağlayıp başkentimize hemşehrilerimize burada gençlerimize yeni yaşam alanlarını kazandırıyoruz" ifadelerini kullandı. "Ankara’yı sporun da başkenti yapma yolunda kararlılıkla ilerlemeye devam edeceğiz" Ankara’nın sporda başarılarını daha da arttırmasını istediklerini belirten Kurum, bu kapsamda 45 bin kişi kapasiteli stadyumun inşasında bitime yaklaştıklarını belirtti. Kurum, "Ankara’da stadyum yok değil, Ankara’da mevcut da gerçekten standartları yüksek stadyumlarımız var ama bunlara ilave hem Ankaragücü’nün hem Gençler Birliği’nin burada gençlerimizin vatandaşımızın huzurla burada spor yapabileceği ve hem Ankara’mızı yerelde hem de uluslararası arenada temsil edecek çok önemli bir stadyumu da Ankara’mızda inşa ediyoruz. İnşallah bu yıl önümüzdeki yıl içerisinde stadyumumuzu tamamlayacağız ve Ankara’lı hemşehrilerimizle işte görsellerini paylaştığımız TOKİ Başkanlığımızla yaptığımız Gençlik Spor Bakanlığımızla ortak yürüttüğümüz bu proje çerçevesinde böylesi müstesna bir projeyi Ankara’mıza kazandırıp Ankara’yı sporun da başkenti yapma yolunda kararlılıkla ilerlemeye devam edeceğiz" şeklinde konuştu. "Türkiye’nin en büyük sanayi taşıma projelerinden bir tanesini Ankara’da gerçekleştiriyoruz" Ankara’nın her yerinde kentsel dönüşüm yaptıklarını belirten Kurum, "Tarihi kent meydanlarımızı ihya ediyoruz ama bir taraftan da inşa ettiğimiz on binlerce sosyal konutumuz var. Dar gelirli vatandaşlarımız ev sahibi olsun, güvenli yuvalarda yaşasın ve yine buradaki yeni işyerlerimizde esnafımızın yüzü gülsün istiyoruz. Ve bu noktada işte GİMAT toptancılar sitesini Kahramankazan ilçesine taşıyacağımız ki Türkiye’nin en büyük sanayi taşıma projelerinden bir tanesi bu projeyi gerçekleştiriyoruz. İnşallah bu projeyi de etaplar halinde Ankara’mıza kazandıracağız ve şehrin içinde o sıkışmış sanayi sitesini rahatlatmak şehirdeki trafiği rahatlatmak için bu projeyi yapıyoruz. Yine hurdacılar sitesini inşa ettik ve burada da hep böyle Ankara’da yangınla gündeme gelen hurdacıları bir düzen içerisinde yeni yaptığımız modern sitede inşallah orada yeni işyerlerini onlara kazandırmış olacağız. İşte 14 organize sanayi bölgesiyle bir bütüncül bakmaya çalıştığımız Ankara’yı sporun sanayisi sanayinin bu noktada teknolojik üretimin üstü haline geçireceğimiz yeşil alanlarıyla yaşanabilir meydanlarıyla tarihimizi, kültürümüzü yaşatacak ecdat mirası o tarihi eserlerimizle inşallah Ankara’yı Türkiye’ye yakışır başkent yapmak için bu kararlılıkla çalışıyoruz" dedi. "Türkiye asrın felaketini asrın inşa seferberliğine dönüştürmüş, şahlanış dönemine geçmiştir." Bakanlık olarak bir ellerinin hep deprem bölgesinde olduğunu dile getiren Kurum, sözlerine şu şekilde devam etti: "Tabii az önce anlattığım işleri 81 ilde yapmış olduğumuz tüm eserleri de altını çizerek ifade etmek istiyorum ki böylesi büyük bir afet sonrasında hem afet bölgesini inşa ederken hem de diğer şehirlerimize işte anlatmış olduğum bu hizmetleri yaparak ülkemizin ne kadar büyük bir ülke olduğunu, devletimizin ne kadar güçlü bir devlet olduğunu da aslında tüm dünyaya bir kez daha göstermiş olduk. 2 gün önce Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda aziz milletimizle paylaştım. Türkiye asrın felaketini asrın inşa seferberliğine dönüştürmüş, tamamlamış ve artık şahlanış dönemine geçmiştir. Evet Türkiye yüzyılı hedefimize her zamankinden daha güçlü ve bu noktada daha süratli bir şekilde yürüyeceğimiz günlerin içinden geçiyoruz. Deprem bölgesi ayağa kalkışının neden tarihi bir dönemeç ve eşik olduğunu ben sizlere şöyle kısaca ifade etmek isterim. Asrın felaketi olarak tarihe geçen Kahraman Maraş merkezli depremler hepimizin hafızasında gerçekten çok derin izler bıraktı. Binlerce canımızı kaybettik. Kardeşimizi, evladımızı toprağa verdik. Büyük acılar yaşadık. Bu büyük felaketin ülkemize değerli arkadaşlar doğrudan maliyeti 104 milyar dolar dolaylı maliyeti 150 milyar doları buluyor. Sadece konut hasarının değeri 57 milyar dolar olarak hesaplandı. 57 milyar dolar. Dile kolay. Bu 57 milyar doları Ankara’ya harcasanız şu toplantıya gerek yok. Öyle değil mi? Ama 11 il yıkıldı. 11 ildeki milletimiz feryat içinde acılar içerisinde orada evini işini aşını kaybetti. Dolayısıyla önceliğimiz elbette ki deprem bölgesi olmalıydı. Ancak biz bu tablo karşısında devlet ve millet olarak asla karamsarlığa kapılmadık. Bu çok önemliydi. Kararlılığımızı, inancımızı hiç kaybetmedik. Ve 6 Şubat sonrası bildiğiniz gibi kolları hemen sıvadık ve asrın felaketini asrın inşasına dönüştürerek depremin var olan tüm izlerini hamdolsun ortadan kaldırttık. Aslında biz deprem bölgesinde yeni yuvalarıyla beraber çok kıymetli başka bir şey daha yaptık. Orada Türkiye’nin umudunu Türk milletinin yarınlarına olan inancını yeniden inşa ettik. 11 ilimizde inşa ettiğimiz konutların yanında esnafımızı unutmadık. 43 bin yeni dükkan yaptık. Türkiye’nin çevre uzunluğu değerli gençler 11 bin kilometre altyapı projesini de eş zamanlı olarak bu bölgede tamamladık. Depremde zarar gören köylerimizi çiftçimizi unutmadık. 63 bin köy eviyle orada üretimi istihdamı arttıracak ve bölgesel kalkınmayı sürdürecek 4 bin 333 köyde çalışma yaptık. Sizlerin de desteğiyle 355 bin konutumuzu tamamladık. Sayın Cumhurbaşkanımızın da teşrifleriyle 27 Aralık’ta söz verdiğimiz 455 bininci konutumuzun anahtar teslim törenini de büyük bir gururla gerçekleştireceğiz." "Yüzyılın konut projesiyle Ankara’da 31 bin 74 sosyal konut inşa edilecek" Dar gelirli vatandaşları ev sahibi yapmak için çıktıkları yolda TOKİ Başkanlığıyla bugüne kadar 1 milyon 750 bin sosyal konut üretimini tamamladıklarına değinen Kurum, "1 milyon 750 bin. Yani bu rakam da birçok Avrupa ülkesinden büyük değerli arkadaşlar. Şimdi yine Sayın Cumhurbaşkanımızın açıklanmış olduğu yüzyılın konut projesiyle 81 ilde 500 bin sosyal konut inşa ederek on binlerce vatandaşımızın ve gençlerimizin uygun şartlarda ev sahibi olmasını inşallah sağlayacağız. Bunun 31 bin 74’ü de Ankara’mızda hemşehrilerimize inşallah bu projeyi sunmuş olacağız. Yapacağımız bu proje bir buçuk trilyon liralık bir proje. Bu projeyle birlikte yine iş insanlarımızla birlikte bu projemiz ticaretimizi ekonomimizi güçlendirecek ve 300 sektör, içinde mobilyacısı var, boyacısı var, doğramacısı var, alüminyum işi yapanı var efendim içine girdiğinde perdesi var, halısı var, beyaz eşyası var. 300 sektörü ve bu manada çarkları en güçlü şekilde hızlandıracak" ifadelerini kullandı. "Türkiye’nin iklim krizinin mağduru değil, çözümün öncüsü olması için çalışıyoruz" 2053 net sıfır emisyon hedefine ilişkin konuşan Kurum, "Cumhurbaşkanımızın ilan ettiği 2053 net sıfır emisyon hedefi ve yeşil kalkınma hedefimiz doğrultusunda çalışmalarımızı titizlikle sürdürüyoruz. Türkiye’nin iklim krizinin mağduru değil çözümün öncüsü olma yolunda yürüttüğümüz çalışmalar neticesinde geçtiğimiz ay Brezilya’da 30’ncu taraflar konferansına katılarak hedeflerimize giden yolu sonuna kadar açacak tarihi bir başarıya imza attık. İklim değişikliği konusundaki mücadelemizde işte kararlı duruşumuz, etkin diplomasimiz ve buradaki emin olun güçlü müzakerelerimizin sonucu olarak Türkiye’yi 2026 yılında Antalya’da düzenleyeceğimiz COP31’in ev sahibi yaptık" dedi.
Bakan Işıkhan: "(HAK-İŞ ile görüşme) görüşmeler neticesinde elde ettiğimiz verileri komisyona ileteceğim"
18 Aralık 2025 Perşembe - 15:55 Bakan Işıkhan: "(HAK-İŞ ile görüşme) görüşmeler neticesinde elde ettiğimiz verileri komisyona ileteceğim" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) ile olan görüşmesinin ardından "Görüşmeler neticesinde elde ettiğimiz verileri komisyona ileteceğim" dedi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Işıkhan, asgari ücrete ilişkin görüş alışverişinde bulunmak üzere Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Merkezi’ni ziyaret etti. Bakan Işıkhan, HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından, ikili birlikte basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. "Masada işçi kesiminin olmaması çok önemli bir eksiklik değil" Gerçekleştirilen görüşmelerin ardından elde edilen verileri Asgari Ücret Komisyonu’na ileteceğini belirten Bakan Işıkhan, "Asgari ücret görüşmeleri kapsamında sosyal diyalog sürecini devam ettiriyoruz. TÜRK-İŞ Başkanı Ergün Atalay ile süreci değerlendirdik. Bugün de HAK-İŞ Başkanı Mahmut Arslan ile bir görüşme gerçekleşirdik. Bu görüşmeler neticesinde elde ettiğimiz verileri biraz sonra başlayacak olan komisyona ileteceğim. Sosyal diyalog süreçlerini başlatıyoruz. Burada özellikle şunun altını çizmek isterim, masada işçi kesiminin olmaması çok önemli bir eksiklik değil. Çünkü biz biraz önce TÜRK-İŞ’in masasına gittik, görüşlerini aldık. Şimdi de HAK-İŞ’in masasında bu istişareleri yaptık ve aldığımız bu görüşleri de komisyona, genel müdürümüze ileterek süreci sağlıklı bir şekilde işlemesine katkı sağlayacağım" açıklamasında bulundu. "İş verenlere bir çağrı yapmamız gerekiyor" İş verenlere bir çağrı yapılması gerektiğini ifade eden HAK-İŞ Başkanı Mahmut Arslan, "Konfederasyonumuzun asgari ücretle ilgili bugüne kadar ortaya koyduğu görüşlerini bakanımızla bir kez daha paylaştık. Asgari ücret tespit komisyonunun yapısının değiştirilmesi hususundaki görüşümüzü ve bu görüşümüzün gerekçelerini kendisine daha önce bir rapor halinde sunmuştuk. Bugün de onu teyit ettik. Bu sürecin asgari ücret tespit komisyonuyla ilgili yapılacak düzenlemelerin 2026 yılı asgari ücretinin belirlenme süreciyle örtüştüğü için belki komisyonun yapısıyla ilgili düzenlemeler gecikebilir. Buradan da TİSK’e, iş verenlere bir çağrı yapmamız gerekiyor. İşçi kesiminin komisyonda yer almamasını fırsata dönüştürerek asgari ücretle ilgili taleplerini kabul ettirme girişimlerinden vazgeçmelerini istiyoruz" diye konuştu.