Son Dakika
|
Levent’teki çatışmada kurşunlar çevredeki binalara isabet etti
İran: "ABD kırmızı çizgileri aşarsa yanıtımız bölgenin ötesine geçecek"
Levent’teki çatışma ile ilgili gözaltı sayısı 3’e yükseldi
Trump: "Bu gece bütün bir medeniyet yok olacak ve bir daha asla geri gelmeyecek"
Bakan Gürlek’ten İsrail Konsolosluğu önündeki çatışmayla ilgili açıklama
MUBRAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Levent Arkan tutuklandı
İsrail Konsolosluğu yakınındaki çatışmada 3 saldırgan etkisiz hale getirildi
Aralarında Mustafa Ceceli, Melek Mosso, Simge Sağın’ın da bulunduğu ünlü isimlere uyuşturucu operasyonu
Ekrem İmamoğlu hakkında yargı mensuplarını hedef aldığı gerekçesiyle soruşturma başlatıldı
İran'dan ateşkes çıkışı: "Ateşkes, yeni suçlar için moladır"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Khartoum’s Marina Park Reopens After Years of War
Beyaz Saray, İran'a yönelik nükleer silah kullanımı değerlendirildiğini yalanladı
Bakan Çiftçi: "Çatışma sırasında yaralanan 2 polisimizin ameliyatları başarıyla tamamlanmıştır"
Vali Gül, yaralı 2 polisi hastanede ziyaret etti
Beşiktaş’tan Wilfred Ndidi açıklaması
Sağlık Bakanı Memişoğlu'ndan yaralanan polislerle ilgili açıklama!
Göztepe ile Galatasaray 64. randevuda
İsrail ordusu, İran’a yönelik yeni bir saldırı dalgasının tamamlandığını açıkladı
EKONOMİ
Çarşamba’da hidroponik maydanozda ilk hasat yapıldı
07 Nisan 2026 Salı - 18:51:55
Samsun’un Çarşamba ilçesinde, hidroponik (su kültürü) sistemle yetiştirilen maydanozların ilk hasadı gerçekleştirildi. Çarşamba Dikbıyık Mahallesi’nde, hidroponik sistemle yetiştirilen maydonazların ilk hasadı, İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, Çarşamba İlçe Tarım ve Orman Müdürü İrfan Öztürk ile birlikte il ve ilçe müdürlüğü teknik personellerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Hidroponik sistemle üretilen maydanoz, gıda, kozmetik ve ilaç sanayisinde geniş kullanım alanına sahip bir ürün olarak öne çıkıyor. İklim avantajı ve kapalı sera sistemleri sayesinde, yıl boyunca üretim yapılabilmesi üreticilere önemli fırsatlar sunuyor. 5,5 dekar alanda, 90 bin fide ile kurulan tesiste, bakanlığın EKÜY kapsamında çevre dostu üretim yöntemlerini de uygulanıyor. Hidroponik sistemde bitkinin tüm besin ihtiyacı su yoluyla karşılanırken, aynı üretim döneminde 6 kez hasat yapılabiliyor. Açık alanda dekara ortalama 1,2 ton olan maydanoz üretimi, su kültürü yöntemiyle yaklaşık 9 tona çıkarak verimde büyük bir artış sağlıyor. Samsun il Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, "Modern tarım teknikleriyle üretimde verimliliği artırmayı ve sürdürülebilir tarımı desteklemeyi hedefliyoruz. Hidroponik sistem, üreticilerimize yüksek verim ve düşük maliyet avantajı sağlıyor. Bu tür çevre dostu uygulamalar, ilimizde tarımın geleceğini güvence altına alıyor" dedi.
07 Nisan 2026 Salı - 18:31
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu’ndan KTO’nun hizmet kalitesini vurguladı
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı M.Rıfat Hisarcıklıoğlu Kuşadası Ticaret Odası’nı ziyaret ederek dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Konuşmasına Kuşadası Ticaret Odası Başkanı Serdar Akdoğan ve yönetimini tebrik ederek başlayan Hisarcıklıoğlu odanın sunduğu hizmet kalitesinin uluslararası standartlarda tescillendiğini vurguladı. Kuşadası Ticaret Odası’nın Berlin Paris ve Londra’daki oda üyeleriyle aynı kalitede hizmet verdiğini belirten Hisarcıklıoğlu burasının tam anlamıyla beş yıldızlı bir oda olduğunu ifade etti. Hisarcıklıoğlu özellikle Başkan Serdar Akdoğan’ın vizyonuna ve çalışmalarına ayrı bir parantez açtı. Akdoğan’ın tecrübelerinden Ankara’da bizzat istifade ettiklerini dile getiren Hisarcıklıoğlu "Serdar kardeşimin turizm konusundaki hassasiyetini ve yerel kalkınma için attığı adımları yakından takip ediyoruz" dedi. Ayrıca odanın eğitime verdiği desteği ve Kuşadası Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile yapılan protokol kapsamındaki hami rolünü takdirle karşıladığını belirterek nitelikli ara eleman yetiştirme konusundaki başarılarından dolayı Akdoğan’a teşekkürlerini sundu. Turizm sektörüne yönelik müjdeler de veren Hisarcıklıoğlu Kredi Garanti Fonu aracılığıyla sektöre nefes aldıracak 60 milyar TL’lik yeni bir kredi paketinin açıklandığını duyurdu. Kuşadası’nın Türkiye turizminin öncüsü olduğunu hatırlatan Hisarcıklıoğlu odanın kadın girişimcilere verdiği önemi ve meclisteki kadın üye sayısını da büyük bir başarı olarak nitelendirdi. Ziyaret sonunda misafirperverlikleri için tüm meclis üyelerine ve çalışanlara teşekkür eden Hisarcıklıoğlu Kuşadası’nın Ankara’daki temsil gücünün yüksek olduğuna vurgu yaptı.
07 Nisan 2026 Salı - 18:25
MÜSİAD Muğla Şube Başkanı Aykaç’tan örnek çiftliğe ziyaret
MÜSİAD Muğla Şube Başkanı Nevzat Aykaç ve Yönetim Kurulu Üyeleri, MÜSİAD üyesi Talat Aydın’a ait hayvancılık, veterinerlik ve tarım ürünleri çiftliğini ziyaret etti. Ziyaret kapsamında, Türkiye’nin en verimli çiftlikleri arasında gösterilen işletmenin faaliyetleri yerinde incelendi. Modern üretim anlayışı, yüksek kalite standartları ve sektöre örnek teşkil eden uygulamalarıyla dikkat çeken çiftliğin, hayvancılık ve tarım alanındaki çalışmaları hakkında bilgi alındı. Sürdürülebilir üretim yaklaşımıyla öne çıkan işletmenin, bölge ekonomisine sağladığı katkının yanı sıra istihdam ve katma değer oluşturma noktasında da önemli bir rol üstlendiği belirtildi. Ziyaret sonrası açıklamada bulunan MÜSİAD Muğla Şube Başkanı Nevzat Aykaç, Talat Aydın’ın azmi, vizyonu ve üretime sağladığı katkının takdire şayan olduğunu ifade ederek, misafirperverliği için teşekkür etti. Aykaç, MÜSİAD olarak güçlü üyelerle birlikte üretmeye, büyümeye ve bölgeye değer katmaya devam edeceklerini kaydetti.
07 Nisan 2026 Salı - 18:19
GTB’de "Zirai mahsullerde indirimli tevkifat oranları" anlatıldı
Gaziantep Ticaret Borsası (GTB), üyelerine yönelik "Zirai Mahsullerde Uygulanan İndirimli Tevkifat Oranları" konulu bilgilendirme toplantısı düzenledi. Gaziantep Defterdarlığı iş birliğinde gerçekleştirilen programa, Gelir Uzmanları İhsan Gökdeniz ve Özlem Beşli konuşmacı olarak katıldı. Toplantıda; hatalı beyanların nasıl düzeltileceği, süre kaçırıldığında izlenecek yollar, tescil ve beyan süreçlerinde dikkat ile e edilmesi gerekenler -müstahsil makbuzunda iptal ve düzeltme süreçleri gibi kritik başlıklar ele alınarak katılımcılara detaylı bilgiler aktarıldı. Uzmanlar yaptıkları sunumda, zirai kazançlarda tevkifat uygulamasının 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu kapsamında yürütüldüğünü belirterek, özellikle ticaret borsalarında tescil edilen işlemlerde uygulanan indirimli tevkifat oranlarının üretici ve alıcı açısından önemli avantajlar sağladığını ifade etti. Toplantıda ayrıca; hatalı beyanların düzeltilmesi, süresi içinde yapılmayan işlemlerde izlenecek yollar, borsa tescil süreçlerinin önemi ve muhtasar beyanname uygulamalarında dikkat edilmesi gereken hususlar ayrıntılı şekilde değerlendirildi. Gelir Uzmanları Gökdeniz ve Beşli, borsa tescilinin zamanında yapılmasının hem indirimli oranlardan yararlanılması hem de muhtemel cezai yaptırımların önüne geçilmesi açısından kritik olduğuna dikkat çekerek, süresi dışında verilen beyannamelerde usulsüzlük ve vergi zirai cezalarıyla karşılaşılabileceğini vurguladı. E-müstahsil makbuzuna ilişkin süreçlerin de ele alındığı toplantıda, iptal ve düzeltme işlemlerinde dikkat edilmesi gereken teknik detaylar katılımcılarla paylaşılırken, belge düzeninin mevzuata uygun yürütülmesinin önemine işaret edildi. Program, katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
04 Nisan 2026 Cumartesi- 12:38
Kars’ta dolmuş ücretlerine tepki
2
05 Nisan 2026 Pazar- 13:35
Çiftçiler, Çetintepe Barajı’nın Araban Ovası’nı suyla buluşturacağı zamanı bekliyor
3
06 Nisan 2026 Pazartesi- 10:08
OMSAN otomotiv lojistiğindeki konumunu uluslararası sahada güçlendirdi
4
04 Nisan 2026 Cumartesi- 11:01
Şehitkamil Belediyesi uygun fiyatlı baklava üretip satarak her ay bir şehit yakınına ev alacak
5
06 Nisan 2026 Pazartesi- 11:03
ING Türkiye’de üst düzey atama
18 Aralık 2025 Perşembe - 16:08
Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Görgün: "Savunma ve havacılık sanayisi ihracatı 8,5 milyar dolara ulaştı"
‘Savunma Sanayii Buluşmaları’ etkinliğine katılan Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, "Savunma sanayii ekosistemimiz bugün itibariyle, 3 bin 500’den fazla firma, 1 bin 400’den fazla aktif proje, 100 binin üzerinde doğrudan istihdam, 20 milyar doları aşın ciro elde etmiştir. Günümüz itibariyle 8,5 milyar dolara yaklaşan rekor ihracat hacmiyle, dünyada benzerine az rastlanan bir yapıya erişmiştir" dedi. İstanbul Sanayi Odası (İSO) ile Avrupa’nın ve Türkiye’nin en büyük sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul, stratejik önemi ve teknolojik gelişime etkisiyle Türkiye’nin küresel gücünü belirleyen başlıca faktörlerden olan savunma sanayiinin ‘milli ve yerli’ yapısına katkısını sürdürüyor. İSO ve SAHA İstanbul’un bu kapsamda düzenlediği Savunma Sanayii Buluşmaları’nın 7’ncisi İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan ve SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Murat İkinci ev sahipliğinde gerçekleştirildi. İstanbul Valisi Davut Gül, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün ve Milli Savunma Bakan Yardımcısı Musa Heybet’in de katıldığı zirvede, Türkiye’nin önde gelen savunma sanayi şirketleri ile tedarikçi firmalar arasında ikili görüşmelerin de gerçekleştirildi. Savunma sanayiinin önde gelen temsilcilerinin katılımıyla "Savunma Sanayisinde Tedarik Zinciri ve Sürdürülebilirlik" başlıklı panel yapıldı. "Savunma ve havacılık sanayisi ihracatı 8,5 milyar dolara ulaştı" Etkinlikte açıklamalarda bulunan Görgün, "Savunma sanayii ekosistemimiz bugün itibariyle, 3 bin 500’den fazla firma, 1 bin 400’den fazla aktif proje, 100 binin üzerinde doğrudan istihdam, 20 milyar doları aşın ciro elde etmiştir. Günümüz itibariyle 8,2 milyar dolara yaklaşan rekor ihracat hacmiyle, dünyada benzerine az rastlanan bir yapıya erişmiştir. Yerlilik oranımız yüzde 80’i aşarken; ihracat yaptığımız ülke sayısı 185’e, ihraç ettiğimiz ürün çeşidi 230’a ulaşmıştır. EYDEP kapsamında yan sanayiye verilecek işlerin en az yüzde 70’inin EYDEP sertifikalı firmalar tarafından gerçekleştirilmesini esas alan modelimizi de kararlılıkla sürdürüyoruz. Sektörel likiditeyi artırmak amacıyla; Kredi Garanti Fonu, İhracatı Geliştirme A.Ş. ve Katılım Finans Kefalet A.Ş. gibi güçlü kuruluşları bir araya getirerek, toplam 40 milyar TL kefalet büyüklüğünde yeni bir "Kredi Kefalet Programı"nı devreye aldık. Şimdiye kadar bu programdan bin 200 firma 8 milyon 250 bin TL tutarında kredi kullanarak yararlandı" şeklinde konuştu. "Geçtiğimiz yıl 24, bu yıl 37 firmamıza kredi desteği sağladık" Görgün sözlerine şöyle devam etti: "Savunma Sanayii Yetenek Envanteri (YETEN) ile 9 binden fazla ürün, 4 binden fazla firma envantere alınmıştır. Endüstriyel Yetkinlik Değerlendirme Programı (EYDEP) ile bin 600’den fazla firma değerlendirilmiş, 400’ün üzerinde firma hibe ve mentorluk desteği almış, 85 firmamız stant-yer destek mekanizmalarımızdan faydalanmıştır. Toplam tutarı 5.7 milyar TL’lik finansman desteği sağlayan çeşitli kredi ve leasing modelleri aktif olarak yürütülmektedir. Firmalarımıza verdiğimiz toplam 25 milyon dolar kredi desteğimiz, finansal destek modellerinin sahadaki etkisinin bir göstergesidir. Bu kapsamda geçtiğimiz yıl 24, bu yıl 37 firmamıza kredi desteği sağladık." "Türk savunma sanayisi için ihracatı büyütme, yeni pazarlara açılma ve teknoloji ortaklıklarını derinleştirme açısından bir fırsat penceresi sunuyor" Küresel ölçekte savunma harcamalarının hızla arttığı yeni bir döneme girildiğinin açık bir biçimde görüldüğüne dikkat çeken İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, "ABD’nin NATO ülkelerine savunma harcamalarını artırma baskısı, Almanya’nın 500 milyar avroluk savunma fonu ve AB’nin 150 milyar avroluk SAFE mekanizması, güvenliğin artık vazgeçilmez bir öncelik olduğunu gösteriyor. Bu yeni küresel tabloda ülkeler yalnızca daha fazla kaynak ayırmakla kalmıyor. Aynı zamanda tedarik zincirlerini de çeşitlendiriyor. Teknolojik açıdan güvenilir, hızlı ve maliyet-etkin üreticiler arıyor. Türk savunma sanayisi yüksek yerlilik oranı, güçlü mühendislik altyapısı ve giderek olgunlaşan ekosistemiyle bu arayışta öne çıkan ülkelerden biri haline gelmiş durumda. Artan küresel savunma bütçeleri, Türk savunma sanayisi için ihracatı büyütme, yeni pazarlara açılma ve teknoloji ortaklıklarını derinleştirme açısından bir fırsat penceresi sunuyor" dedi. "Yarışın gerisinde kalma lüksümüz yok" Küresel savunma ortamında rekabetin artık bütçelerden çok yapay zeka, otonom sistemler ve siber güvenlik gibi yüksek teknolojilere hâkimiyetle belirlendiğini vurgulayan Bahçıvan, "Bu yeni dengeler içinde Türkiye olarak yarışın gerisinde kalma lüksümüz yok. Fırsatları kalıcı avantaja dönüştürebilmenin yolu; Ar-Ge ve inovasyon yatırımlarını hızlandırmaktan, nitelikli insan kaynağını güçlendirmekten ve yenilikçi fikirlerin hızla ürüne dönüşebileceği çevik bir sanayi ekosistemi kurmaktan geçiyor. Güçlü bir savunma sanayisinin temel dayanaklarından biri, paydaşlar arası etkileşim ve iş birliğinin artırılması gerekiyor. Savunma Sanayii Buluşmalarının amacı da işte bu iş birliğini kuvvetlendirmektir. İnanıyoruz ki, üniversiteler, araştırma merkezleri, girişimciler, KOBİ’ler ve ana yüklenicilerimiz arasında kurulacak her yeni köprü, ülkemizin savunma teknolojilerindeki konumunu daha da ileriye taşıyacaktır. İstanbul sahip olduğu nitelikli sanayi firmaları, entelektüel sermayesi, yenilikçi endüstrilerdeki gücü ve girişimcilik potansiyeli ile savunma sanayimizin ihtiyaç duyduğu yerli tedarikçiler için ideal bir ekosistem sunmaktadır. İSO’nun amacı da savunma sanayiindeki tedarikçilerin sayısını artırmak ve çeşitlendirmek; bu sayede sanayimizin rekabet gücünü pekiştirerek savunma sanayimizdeki yerli katkıyı en üst seviyeye çıkarmaktır" diye konuştu. "Dışı bağımlılık yüzde 20 seviyesinin altına indi" SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Murat İkinci de şöyle konuştu: "Biz yıllar önce çıktığımız bu yolda kimsenin yapabileceğine inanmadığı işlere imza attık. Kendi teknolojisini geliştiren, kendi mühendisinin beynine ve alın terine güvenen bir Türkiye hayal ettik. Bu hayal zamanla, yalnızca bir hedef olmaktan çıkıp bir milli teknoloji hamlesine dönüştü. Bugün insansız hava araçlarında dünya liginde en üst sıralarda olmamız, bu özgüvenin ve yılmadan çalışmanın sonucudur. Biliyoruz ki, yüksek teknoloji üretmeyen ülkelerin bağımsızlığı uzun süre korunamaz. Türkiye, bu gerçeği erkenden görmüş ve 20 yıl önce ‘kendi kaderini kendi yazma’ iradesiyle yola çıkmıştır. Bugün; 62 projeden 1000+ projeye, 1 milyar dolarlık üretim hacminden 12 milyar dolara, 248 milyon dolarlık ihracattan 7,5 milyar dolara, 9 bin kişilik insan kaynağından 100 bin kişiye, yüzde 80 dışa bağımlılıktan pek çok alanda yüzde 20 seviyelerine gelmiş bir Türkiye var. Bu dönüşüm; Türkiye’nin iradesinin, mühendisinin zekâsının, sanayicisinin adanmışlığının eseridir."
18 Aralık 2025 Perşembe - 16:01
’Dijital Usta’lar sahaya iniyor
Gaziantep Ticaret Odası (GTO) ev sahipliğinde, Trendyol tarafından Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Habitat Derneği iş birliğiyle hayata geçirilen Dijital Usta Projesi ile eğitim programını tamamlayan Dijital Ustalar için sertifika töreni düzenlendi. Gençlerin dijital becerilerini geliştirmeyi ve KOBİ’lerin nitelikli iş gücüne erişimini amaçlayan proje kapsamında e-ticaret ve e-ihracata giriş ile e-ticaretin temelleri, pazaryeri modelleri, dijital marka ve pazarlama stratejileri eğitimi alan ve sahaya inmeye hazır dijital ustaların istihdamı için de 3 ay maaş desteği Trendyol tarafından sağlanacak. Gaziantep Ticaret Odası’nda düzenlenen sertifika töreninde konuşan GTO Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Yıldırım, dijitalleşmenin artık bir tercih değil, işletmeler için ayakta kalmanın ve büyümenin temel şartı haline geldiğini söyledi. Dijitalleşmenin "olsa iyi olur" anlayışını çoktan aştığını belirten Yıldırım, teknolojinin tek başına yeterli olmadığına dikkat çekerek, "Bugün dijitalleşme; ayakta kalmanın, rekabet etmenin ve sürdürülebilir büyümenin temel şartıdır. Ancak teknoloji, yazılım ya da altyapı tek başına fark oluşturamaz. Asıl farkı oluşturan, dijitali doğru kullanan, yetkin ve nitelikli insan kaynağıdır" ifadelerini kullandı. "Bu sertifikalar geleceğe hazırlığın belgesidir" Sertifika almaya hak kazanan gençlerin çağın en kritik ihtiyacına doğrudan cevap verdiğini vurgulayan Yıldırım, Dijital Usta sertifikalarının sıradan birer belge olarak görülmemesi gerektiğini belirterek "Bugün aldığınız bu sertifikalar sadece birer kâğıt parçası değildir. Bu sertifikalar; değişime uyum sağladığınızın, kendinize yatırım yaptığınızın ve geleceğe hazırlandığınızın belgesidir. Dijital becerilerle donanmış gençler, hem işletmelerimiz hem de şehrimiz için çok önemli bir kazanımdır" dedi. Dijital Usta Projesi’nin gençleri bilgiyle, KOBİ’leri ise nitelikli iş gücüyle buluşturduğunu dile getiren Yıldırım, Gaziantep’in pilot illerden biri olmasının da ayrı bir önem taşıdığını söyleyerek, "Bu projeyi sadece bir eğitim programı olarak değil, güçlü bir istihdam fırsatı olarak görmek gerekiyor. Proje kapsamında istihdam edilecek dijital ustaların 3 ay boyunca maaşı Trendyol tarafından karşılanıyor. Ben her bir gencimize ve görev alacakları her işletmeye şimdiden başarı ve bol kazanç diliyorum" ifadelerini kullandı. Başkan Yıldırım’ın ardından kürsüye gelen Trendyol Sürdürülebilirlik ve Sosyal Etki Direktörü Tülin Kara ile Habitat Derneği İcra Kurulu Üyesi Taha Aydoğmuş ise Dijital Usta Projesi’nde Gaziantep gibi üretim ve ihracat kapasitesi yüksek, girişimcilik kültürü güçlü bir şehrin pilot il olarak yer almasının son derece anlamlı olduğunu belirtti. Projenin sahadaki olumlu sonuçlarını Gaziantep’te görmekten büyük memnuniyet ve heyecan duyduklarını ifade eden Kara ve Aydoğmuş, Dijital Usta Projesi’nin gençler ve KOBİ’ler için önemli bir dönüşüm modeli sunduğunu vurguladı.
18 Aralık 2025 Perşembe - 16:01
Bakan Kurum: "Türkiye asrın felaketini asrın inşa seferberliğine dönüştürmüş, şahlanış dönemine geçmiştir"
Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, ’Ankara’nın Geleceği Zirvesi’ Programında konuştu. Deprem bölgesinde yapılan çalışmalara değinen Kurum, "Türkiye asrın felaketini asrın inşa seferberliğine dönüştürmüş, şahlanış dönemine geçmiştir" dedi. Ankara Genç İş Adamları Derneği (ANGİAD) ev sahipliğinde ’Ankara’nın Geleceği Zirvesi’ programı düzenlendi. Ankara’ da bulunan bir otelde gerçekleştirilen programa, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, AK Parti Ankara Milletvekili Fuat Oktay ve Ankara Valisi Vasip Şahin katıldı. "Ankara’nın hem kuzeyinde hem güneyinde iki yeşil koridor oluşturuyoruz" Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Bakan Kurum, Ankara’nın hemen hemen her ilçesinde bir eserleri olduğunu ifade etti. Bakan Kurum, "Kentsel dönüşümdür, sosyal konuttur, millet bahçesidir, altyapıdır. Hamdolsun Ankaralı hemşehrilerimizle birlikte bu mücadeleyi yaptık. Hep şunu düşündük. Geçmişini koruyamayan şehir asla geleceğini inşa edemez. Bu anlayıştan hareketle bir yandan işte tarihi Saracoğlu mahallesini orayı ihya ettik. Ergelen meydanındaki çalışmalarımızı yine etaplar halinde tamamlıyor, Ankaralı hemşehrilerimizin hizmetine sunuyoruz. Diğer yandan doğayı yeniden şehirle buluşturduğumuz millet bahçelerimizi yapıyoruz ki bunu da şöyle planladık. Ankara’nın hem kuzeyinde hem güneyinde iki yeşil koridor oluşturuyoruz. Atatürk Orman Çiftliği’yle başlayan Atatürk Kültür Merkezi Millet Bahçesi ki Türkiye’de ilk tamamladığımız millet bahçelerinden biri orayla birleşen Ergelen meydanına kadar uzanan güneyde de İmrahor Vadisi’yle başlayıp orada Mogan’ı, Eymir’i, Gölbaşı’nı içine alan bir yeşil koridordan bahsediyoruz ki bu yeşil koridorları da ilçelerimizle yine şehrin içindeki yeşil alanlarla bağlayıp başkentimize hemşehrilerimize burada gençlerimize yeni yaşam alanlarını kazandırıyoruz" ifadelerini kullandı. "Ankara’yı sporun da başkenti yapma yolunda kararlılıkla ilerlemeye devam edeceğiz" Ankara’nın sporda başarılarını daha da arttırmasını istediklerini belirten Kurum, bu kapsamda 45 bin kişi kapasiteli stadyumun inşasında bitime yaklaştıklarını belirtti. Kurum, "Ankara’da stadyum yok değil, Ankara’da mevcut da gerçekten standartları yüksek stadyumlarımız var ama bunlara ilave hem Ankaragücü’nün hem Gençler Birliği’nin burada gençlerimizin vatandaşımızın huzurla burada spor yapabileceği ve hem Ankara’mızı yerelde hem de uluslararası arenada temsil edecek çok önemli bir stadyumu da Ankara’mızda inşa ediyoruz. İnşallah bu yıl önümüzdeki yıl içerisinde stadyumumuzu tamamlayacağız ve Ankara’lı hemşehrilerimizle işte görsellerini paylaştığımız TOKİ Başkanlığımızla yaptığımız Gençlik Spor Bakanlığımızla ortak yürüttüğümüz bu proje çerçevesinde böylesi müstesna bir projeyi Ankara’mıza kazandırıp Ankara’yı sporun da başkenti yapma yolunda kararlılıkla ilerlemeye devam edeceğiz" şeklinde konuştu. "Türkiye’nin en büyük sanayi taşıma projelerinden bir tanesini Ankara’da gerçekleştiriyoruz" Ankara’nın her yerinde kentsel dönüşüm yaptıklarını belirten Kurum, "Tarihi kent meydanlarımızı ihya ediyoruz ama bir taraftan da inşa ettiğimiz on binlerce sosyal konutumuz var. Dar gelirli vatandaşlarımız ev sahibi olsun, güvenli yuvalarda yaşasın ve yine buradaki yeni işyerlerimizde esnafımızın yüzü gülsün istiyoruz. Ve bu noktada işte GİMAT toptancılar sitesini Kahramankazan ilçesine taşıyacağımız ki Türkiye’nin en büyük sanayi taşıma projelerinden bir tanesi bu projeyi gerçekleştiriyoruz. İnşallah bu projeyi de etaplar halinde Ankara’mıza kazandıracağız ve şehrin içinde o sıkışmış sanayi sitesini rahatlatmak şehirdeki trafiği rahatlatmak için bu projeyi yapıyoruz. Yine hurdacılar sitesini inşa ettik ve burada da hep böyle Ankara’da yangınla gündeme gelen hurdacıları bir düzen içerisinde yeni yaptığımız modern sitede inşallah orada yeni işyerlerini onlara kazandırmış olacağız. İşte 14 organize sanayi bölgesiyle bir bütüncül bakmaya çalıştığımız Ankara’yı sporun sanayisi sanayinin bu noktada teknolojik üretimin üstü haline geçireceğimiz yeşil alanlarıyla yaşanabilir meydanlarıyla tarihimizi, kültürümüzü yaşatacak ecdat mirası o tarihi eserlerimizle inşallah Ankara’yı Türkiye’ye yakışır başkent yapmak için bu kararlılıkla çalışıyoruz" dedi. "Türkiye asrın felaketini asrın inşa seferberliğine dönüştürmüş, şahlanış dönemine geçmiştir." Bakanlık olarak bir ellerinin hep deprem bölgesinde olduğunu dile getiren Kurum, sözlerine şu şekilde devam etti: "Tabii az önce anlattığım işleri 81 ilde yapmış olduğumuz tüm eserleri de altını çizerek ifade etmek istiyorum ki böylesi büyük bir afet sonrasında hem afet bölgesini inşa ederken hem de diğer şehirlerimize işte anlatmış olduğum bu hizmetleri yaparak ülkemizin ne kadar büyük bir ülke olduğunu, devletimizin ne kadar güçlü bir devlet olduğunu da aslında tüm dünyaya bir kez daha göstermiş olduk. 2 gün önce Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda aziz milletimizle paylaştım. Türkiye asrın felaketini asrın inşa seferberliğine dönüştürmüş, tamamlamış ve artık şahlanış dönemine geçmiştir. Evet Türkiye yüzyılı hedefimize her zamankinden daha güçlü ve bu noktada daha süratli bir şekilde yürüyeceğimiz günlerin içinden geçiyoruz. Deprem bölgesi ayağa kalkışının neden tarihi bir dönemeç ve eşik olduğunu ben sizlere şöyle kısaca ifade etmek isterim. Asrın felaketi olarak tarihe geçen Kahraman Maraş merkezli depremler hepimizin hafızasında gerçekten çok derin izler bıraktı. Binlerce canımızı kaybettik. Kardeşimizi, evladımızı toprağa verdik. Büyük acılar yaşadık. Bu büyük felaketin ülkemize değerli arkadaşlar doğrudan maliyeti 104 milyar dolar dolaylı maliyeti 150 milyar doları buluyor. Sadece konut hasarının değeri 57 milyar dolar olarak hesaplandı. 57 milyar dolar. Dile kolay. Bu 57 milyar doları Ankara’ya harcasanız şu toplantıya gerek yok. Öyle değil mi? Ama 11 il yıkıldı. 11 ildeki milletimiz feryat içinde acılar içerisinde orada evini işini aşını kaybetti. Dolayısıyla önceliğimiz elbette ki deprem bölgesi olmalıydı. Ancak biz bu tablo karşısında devlet ve millet olarak asla karamsarlığa kapılmadık. Bu çok önemliydi. Kararlılığımızı, inancımızı hiç kaybetmedik. Ve 6 Şubat sonrası bildiğiniz gibi kolları hemen sıvadık ve asrın felaketini asrın inşasına dönüştürerek depremin var olan tüm izlerini hamdolsun ortadan kaldırttık. Aslında biz deprem bölgesinde yeni yuvalarıyla beraber çok kıymetli başka bir şey daha yaptık. Orada Türkiye’nin umudunu Türk milletinin yarınlarına olan inancını yeniden inşa ettik. 11 ilimizde inşa ettiğimiz konutların yanında esnafımızı unutmadık. 43 bin yeni dükkan yaptık. Türkiye’nin çevre uzunluğu değerli gençler 11 bin kilometre altyapı projesini de eş zamanlı olarak bu bölgede tamamladık. Depremde zarar gören köylerimizi çiftçimizi unutmadık. 63 bin köy eviyle orada üretimi istihdamı arttıracak ve bölgesel kalkınmayı sürdürecek 4 bin 333 köyde çalışma yaptık. Sizlerin de desteğiyle 355 bin konutumuzu tamamladık. Sayın Cumhurbaşkanımızın da teşrifleriyle 27 Aralık’ta söz verdiğimiz 455 bininci konutumuzun anahtar teslim törenini de büyük bir gururla gerçekleştireceğiz." "Yüzyılın konut projesiyle Ankara’da 31 bin 74 sosyal konut inşa edilecek" Dar gelirli vatandaşları ev sahibi yapmak için çıktıkları yolda TOKİ Başkanlığıyla bugüne kadar 1 milyon 750 bin sosyal konut üretimini tamamladıklarına değinen Kurum, "1 milyon 750 bin. Yani bu rakam da birçok Avrupa ülkesinden büyük değerli arkadaşlar. Şimdi yine Sayın Cumhurbaşkanımızın açıklanmış olduğu yüzyılın konut projesiyle 81 ilde 500 bin sosyal konut inşa ederek on binlerce vatandaşımızın ve gençlerimizin uygun şartlarda ev sahibi olmasını inşallah sağlayacağız. Bunun 31 bin 74’ü de Ankara’mızda hemşehrilerimize inşallah bu projeyi sunmuş olacağız. Yapacağımız bu proje bir buçuk trilyon liralık bir proje. Bu projeyle birlikte yine iş insanlarımızla birlikte bu projemiz ticaretimizi ekonomimizi güçlendirecek ve 300 sektör, içinde mobilyacısı var, boyacısı var, doğramacısı var, alüminyum işi yapanı var efendim içine girdiğinde perdesi var, halısı var, beyaz eşyası var. 300 sektörü ve bu manada çarkları en güçlü şekilde hızlandıracak" ifadelerini kullandı. "Türkiye’nin iklim krizinin mağduru değil, çözümün öncüsü olması için çalışıyoruz" 2053 net sıfır emisyon hedefine ilişkin konuşan Kurum, "Cumhurbaşkanımızın ilan ettiği 2053 net sıfır emisyon hedefi ve yeşil kalkınma hedefimiz doğrultusunda çalışmalarımızı titizlikle sürdürüyoruz. Türkiye’nin iklim krizinin mağduru değil çözümün öncüsü olma yolunda yürüttüğümüz çalışmalar neticesinde geçtiğimiz ay Brezilya’da 30’ncu taraflar konferansına katılarak hedeflerimize giden yolu sonuna kadar açacak tarihi bir başarıya imza attık. İklim değişikliği konusundaki mücadelemizde işte kararlı duruşumuz, etkin diplomasimiz ve buradaki emin olun güçlü müzakerelerimizin sonucu olarak Türkiye’yi 2026 yılında Antalya’da düzenleyeceğimiz COP31’in ev sahibi yaptık" dedi.
18 Aralık 2025 Perşembe - 15:55
Bakan Işıkhan: "(HAK-İŞ ile görüşme) görüşmeler neticesinde elde ettiğimiz verileri komisyona ileteceğim"
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) ile olan görüşmesinin ardından "Görüşmeler neticesinde elde ettiğimiz verileri komisyona ileteceğim" dedi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Işıkhan, asgari ücrete ilişkin görüş alışverişinde bulunmak üzere Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Merkezi’ni ziyaret etti. Bakan Işıkhan, HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından, ikili birlikte basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. "Masada işçi kesiminin olmaması çok önemli bir eksiklik değil" Gerçekleştirilen görüşmelerin ardından elde edilen verileri Asgari Ücret Komisyonu’na ileteceğini belirten Bakan Işıkhan, "Asgari ücret görüşmeleri kapsamında sosyal diyalog sürecini devam ettiriyoruz. TÜRK-İŞ Başkanı Ergün Atalay ile süreci değerlendirdik. Bugün de HAK-İŞ Başkanı Mahmut Arslan ile bir görüşme gerçekleşirdik. Bu görüşmeler neticesinde elde ettiğimiz verileri biraz sonra başlayacak olan komisyona ileteceğim. Sosyal diyalog süreçlerini başlatıyoruz. Burada özellikle şunun altını çizmek isterim, masada işçi kesiminin olmaması çok önemli bir eksiklik değil. Çünkü biz biraz önce TÜRK-İŞ’in masasına gittik, görüşlerini aldık. Şimdi de HAK-İŞ’in masasında bu istişareleri yaptık ve aldığımız bu görüşleri de komisyona, genel müdürümüze ileterek süreci sağlıklı bir şekilde işlemesine katkı sağlayacağım" açıklamasında bulundu. "İş verenlere bir çağrı yapmamız gerekiyor" İş verenlere bir çağrı yapılması gerektiğini ifade eden HAK-İŞ Başkanı Mahmut Arslan, "Konfederasyonumuzun asgari ücretle ilgili bugüne kadar ortaya koyduğu görüşlerini bakanımızla bir kez daha paylaştık. Asgari ücret tespit komisyonunun yapısının değiştirilmesi hususundaki görüşümüzü ve bu görüşümüzün gerekçelerini kendisine daha önce bir rapor halinde sunmuştuk. Bugün de onu teyit ettik. Bu sürecin asgari ücret tespit komisyonuyla ilgili yapılacak düzenlemelerin 2026 yılı asgari ücretinin belirlenme süreciyle örtüştüğü için belki komisyonun yapısıyla ilgili düzenlemeler gecikebilir. Buradan da TİSK’e, iş verenlere bir çağrı yapmamız gerekiyor. İşçi kesiminin komisyonda yer almamasını fırsata dönüştürerek asgari ücretle ilgili taleplerini kabul ettirme girişimlerinden vazgeçmelerini istiyoruz" diye konuştu.
18 Aralık 2025 Perşembe - 15:51
OKA’dan ‘Sürdürülebilir Kalkınma İletişimi ve Medyanın Rolü’ webinarı
Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA), İletişim Başkanlığı iş birliğinde "Sürdürülebilir Kalkınma İletişimi ve Medyanın Rolü" başlıklı webinar düzenleyecek. Kalkınma ajansları; Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda, yerel kalkınma hamlesi vizyonu doğrultusunda ekonomik, sosyal ve çevresel sürdürülebilirliği esas alan politika geliştirme, mali destek programları uygulama ve yatırım süreçlerini destekleme görevlerini yürütüyor. Bu çalışmalarla yerel potansiyelleri harekete geçiren, kapsayıcı ve sürdürülebilir kalkınma modellerinin hayata geçirilmesi amaçlanıyor. Sürdürülebilir kalkınma politikalarının kalıcı ve yaygın etki oluşturabilmesi, bu politikaların toplumun tüm kesimlerine doğru, güvenilir ve etkili iletişim yöntemleriyle aktarılmasına bağlı. Bu noktada iletişim; farkındalık oluşturma, güven tesis etme ve davranış değişikliğini destekleyen stratejik bir araç olarak öne çıkarken, medya ise sürecin hem taşıyıcısı hem de dönüştürücü gücü konumunda bulunuyor. Bu çerçevede OKA ile İletişim Başkanlığı Samsun Bölge Müdürlüğü iş birliğinde Sürdürülebilir Kalkınma İletişimi ve Medyanın Rolü webinarı düzenlenecek. Webinar kapsamında, sürdürülebilir kalkınma politikalarının kamuoyuna etkili biçimde aktarılmasında iletişim ve medyanın rolü ele alınacak. Webinar, 22 Aralık Pazartesi saat 15.00’te başlayacak. Programın ana oturumunda Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı İletişim Uzmanı Dr. Zeynep Zelan konuşmacı olarak yer alacak.
18 Aralık 2025 Perşembe - 15:50
Manisa’da firmalara e-ihracatla küresel pazarlara açılma anlatıldı
Manisa Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıda e-ihracatın sunduğu fırsatlar, dijital platformlar üzerinden yurt dışı pazarlara erişim yöntemleri ve lojistik süreçlerin ihracattaki önemi ele alındı. Manisa TSO tarafından, üyelerin e-ihracat alanındaki bilgi ve farkındalığını artırmak amacıyla oda Hizmet Binası’nda "Alibaba.com ile E-İhracat Tanıtım Toplantısı" düzenlendi. Gerçekleştirilen toplantı, Manisa iş dünyasından temsilcilerin katılımıyla gerçekleşti. Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Manisa TSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yılmaz, "Küresel ticaretin geçirdiği dönüşüm sürecinde, e-ihracat artık firmalarımız için alternatif bir kanal değil; sürdürülebilir büyümenin ve uluslararası rekabet gücünün temel unsurlarından biri haline gelmiştir. Özellikle üretim kapasitesi ve ihracat potansiyeli yüksek olan Manisa’mız için dijital ticaret platformları, firmalarımızın dünya pazarlarına daha hızlı ve daha etkin şekilde ulaşmalarına imkân tanımaktadır. Manisa Ticaret ve Sanayi Odası olarak öncelikli hedeflerimizden biri; üyelerimizin yeni pazarlara erişimini kolaylaştırmak, ihracat yetkinliklerini geliştirmek ve küresel ticaret ekosistemine entegrasyonlarını güçlendirmektir. Bu doğrultuda, üyelerimizi e-ihracat konusunda doğru bilgi ve güvenilir iş ortaklarıyla buluşturmayı son derece önemsiyoruz. Alibaba.com Türkiye temsilcilerinden Tradefi ve Horoz Lojistik iş birliğiyle düzenlediğimiz bu toplantıda; e-ihracat ile yurtdışı pazarlara giriş yöntemleri, Alibaba.com’un sunduğu fırsatlar ve lojistik süreçlerin e-ihracattaki kritik rolü kapsamlı şekilde ele alındı. İnanıyorum ki bugün edineceğiniz bilgiler, firmalarımızın e-ihracat yolculuğunda somut adımlar atmasına ve uluslararası pazarlarda daha güçlü şekilde yer almasına önemli katkılar sağlayacaktır" dedi. Toplantıda, Horoz Lojistik Dış Ticaret Grup Müdürü Erdi Danışman, katılımcılara yönelik kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Sunumda, firmaların e-ihracat yoluyla yurt dışı pazarlara giriş yöntemleri, dijital ticaretin sunduğu fırsatlar ve Alibaba.com platformunun firmalara sağladığı avantajlar detaylı şekilde ele alındı. Erdi Danışman sunumunda; e-ihracatın özellikle KOBİ’ler için sunduğu düşük maliyetli ve hızlı büyüme imkanlarına dikkat çekerek, firmaların geleneksel ihracat modellerine kıyasla dijital platformlar üzerinden daha geniş pazarlara erişebildiğini ifade etti. Alibaba.com’un global alıcı ağı, güvenli ödeme altyapısı ve dijital pazarlama imkanlarının, firmaların uluslararası rekabet gücünü artırdığı vurgulandı. Ayrıca e-ihracat süreçlerinde lojistiğin önemine değinen Danışman, Horoz Lojistik’in sunduğu uluslararası taşımacılık, depolama ve dağıtım çözümleri hakkında katılımcılara bilgi verdi. Yurt dışı pazarlara açılmak isteyen firmalar için doğru lojistik planlamasının ihracat başarısında kritik rol oynadığı ifade edildi. Toplantı boyunca katılımcılar, e-ihracata başlama süreci, operasyonel aşamalar ve karşılaşılabilecek zorluklar hakkında bilgi edinme imkânı buldu. Programın sonunda gerçekleştirilen soru-cevap bölümünde ise firmaların e-ihracata ilişkin merak ettikleri konular yanıtlandı. Manisa Ticaret ve Sanayi Odası, üyelerinin ihracat kapasitelerini artırmaya, dijital ticaret ve e-ihracat alanındaki gelişmeleri yakından takip etmelerine yönelik bilgilendirici toplantı ve etkinliklerini önümüzdeki dönemde de sürdürmeye devam edecek.
18 Aralık 2025 Perşembe - 15:47
Bakan Işıkhan: "(TÜRK-İŞ ile görüşme) Komisyona katılmama gerekçelerini tekrar yenilediler"
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ) ile olan görüşmesinin ardından "Geçen hafta bize iletmiş oldukları komisyona katılmama gerekçelerini tekrar yinelediler" dedi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, asgari ücrete ilişkin görüş alışverişinde bulunmak üzere Türk-İş Genel Merkezi’ni ziyaret etti. Bakan Işıkhan, Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından, ikili birlikte basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. "Geçen hafta bize iletmiş oldukları komisyona katılmama gerekçelerini tekrar yenilediler" Türk-İş’in Asgari Ücret Komisyonuna katılmama gerekçelerini tekrar yinelediğini ifade eden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "2026 yılı itibari olacak olan asker ücret sürecini başlattık. Bugün de saat 14.00’da ikinci toplantımızı gerçekleştireceğiz. Daha önce bakanlık olarak sosyal diyalog sürecini devam ettireceğimi söylemiştim. Bugün de sağ olsun Ergün Atalay’ı ziyaret ettik. Geçen hafta bize iletmiş oldukları komisyona katılmama gerekçelerini tekrar yenilediler. Herhangi bir değişiklik yok. Bu şekilde biz süreci devam ettireceğiz. Bundan sonraki aşamada da HAK-İŞ Başkanı’nı ziyaret edip sosyal diyalog sürecini işleteceğiz. Görüşlerini alacağım ve komisyona ileteceğim, sosyal diyalog sürecini iki önemli sendikamız var biliyorsunuz. Türk-İş başkanının yanındayım, yakın zamanda da HAK-İŞ’e gidip onların da görüşlerini, asker ücretiyle ilgili önerilerini almak durumundayım. Rakam belli değil zaten müzakerenin amacı bu" açıklamalarında bulundu. Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nda tüm konuların konuşulacağını belirten Bakan Işıkhan, "Hepsini komisyonda değerlendiriliyor. Tabii ki komisyon amacım bu zaten. Komisyona gelecek bu rakamlar işveren kesimi, kamu kesimi ve işçiden aldığım bu bilgileri komisyonda çalışma genel müdürümüze ileteceğim. Komisyonda bunları savunacak ve dediğim gibi her zaman işçilerimize, çalışanlarımıza enflasyona ezdirmeyecek aynı zamanda da işverenlerimizin gelişimlerini, girişimlerini engelleyemeyecek, ortak bir noktada anlaşacağımı verenizi ben belirtmek isterim" ifadelerinde bulundu. "Katılmama gerekçelerimiz biz geçen sunduk" Görüşme sonrası Asgari Ücret Tespit Komisyonu’na katılmayacaklarını vurgulayan TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay, "Biz dediğimiz noktadayız. Burada komisyonu öyle olmuş, böyle olmuş, biz ona bakmadık hiçbir zaman. Burada veriler ortada, kira ortada, ulaşım ortada, eğitim ortada, gıda ortada. Bununla ilgili asgari ücretin kayıpları ortada. Bunları göz ardına almasınlar. Emeklin durumu ortada, işsizin durumu ortada. Bugün ne anlattıysam kendisine burada, hepsini bir de anlattım. Bakan Bey’de aynısını anlattı, talep verdiğimiz yok. Katılmama gerekçelerimiz biz geçen sunduk" diye konuştu.
18 Aralık 2025 Perşembe - 15:47
Asgari Ücret Tespit Komisyonu ikinci toplantısı sona erdi
Asgari Ücret Tespit Komisyonu ikinci toplantısı ekonomik veri ve raporların sunumuyla gerçekleşti. Doğrudan 7 milyon çalışanı, dolaylı ise toplumun tamamını ilgilendiren yeni asgari ücretin belirlenmesine yönelik süreç devam ediyor. Süreç çerçevesinde Asgari Ücret Tespit Komisyonu, yeni yılda geçerli olacak asgari ücreti belirlemek için ikinci kez toplandı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıya Çalışma Genel Müdürü Oğuz Tuncay başkanlık etti. Yaklaşık 1 buçuk saat süren toplantıya, işçi tarafından TÜRK-İŞ katılım sağlamazken, işveren kesimini TİSK temsil etti. Toplantıda Hazine ve Maliye Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ve Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) temsilcileri, ekonomik veri ve raporları komisyonla paylaştı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ise, TÜRK-İŞ ve HAK-İŞ ile yaptığı görüşmelerinin ardından, işçi kesiminin taleplerini alarak komisyona sundu.
18 Aralık 2025 Perşembe - 15:35
KTO Başkanı Gülsoy: "Gelecek, teknolojiyi en çok kullananların değil, teknolojiyi insani değerlerle en iyi harmanlayanların olacaktır"
Kayseri Ticaret Odası (KTO) Başkanı Ömer Gülsoy, geleceğin teknolojiyi en çok kullananların değil, teknolojiyi insani değerlerle en iyi harmanlayanların olacağını söyledi. KTO Başkanı Gülsoy, odanın ev sahipliğinde düzenlenen "İş’te Yapay Zeka" etkinliğinde konuştu. Başkan Gülsoy, "Artık çok net bir gerçekle karşı karşıyayız: Yapay zeka sadece sohbet eden bir teknoloji değildir. Satıştan müşteri hizmetlerine, üretim planlamasından yazılıma kadar iş dünyasının adeta "beyaz yakalı kasını" otomatikleştiren bir dönüşüm aracıdır. Ancak altını özellikle çizmek isterim ki; Yapay zeka insanı devreden çıkarmak için değil, insanla birlikte çalışmak için vardır. Gelecek; teknolojiyi en çok kullananların değil, teknolojiyi insani değerlerle en iyi harmanlayanların olacaktır. Unutmayalım: Yapay zeka cevapları verir; ama hangi sorunun sorulmaya değer olduğuna hâlâ biz insanlar karar veriyoruz. Bugün dünyanın her yerinde sorulan ortak bir soru var: "Yapay zeka işimi elimden alacak mı?" Bu soru, küresel ölçekte ciddi bir kaygı oluşturuyor. İşte tam da bu noktada şirket liderlerinin sahip olması gereken en kritik beceri teknik bilgi değil, psikolojik liderliktir. Çalışanların hata yapmaktan korkmadığı, kaygılarının doğru şekilde yönetildiği, öğrenmenin teşvik edildiği kurum kültürleri oluşturmak zorundayız. Bireysel düzlemde ise yapay zekânın henüz sahip olmadığı en büyük avantajımızı yani empati ve duygusal zekâmızı güçlendirmeliyiz. Çünkü gelecek; sadece bilenlerin değil, anlayanların dünyası olacaktır. Doğrusal olmayan, neden-sonuç ilişkilerinin koptuğu bir çağdayız. Küçücük bir virüsün tüm dünyayı durdurabildiği, ezber bozan senaryoların hayatın bir parçası haline geldiği bir dönemden geçiyoruz. Bu ortamda kritik olan şey; planlara körü körüne bağlı kalmak değil, doğru yöne odaklanabilmektir" diye konuştu. Gülsoy, "Yapay zeka size veriyi verir, kodu yazar; ama o kodun hangi stratejik düşüncede, hangi etik değerlerle kullanılacağına insan karar verir. Esneklik gösterebilen, düşünceyi doğru okuyabilen ve değişime hızlı uyum sağlayabilen zihinler rekabette öne çıkacaktır. Öte yandan, algoritmaların nasıl karar verdiğini tam olarak bilemediğimiz bir "kara kutu" dönemindeyiz. Bu nedenle veri okuryazarlığı kadar, insan sezgisi de her zamankinden daha kıymetlidir. Yapay zeka cevap üretir; insan ise doğru soruyu sorar. Bugün sıkça duyduğumuz "Prompt Mühendisliği" kavramı, aslında makineyle doğru iletişim kurabilme sanatıdır. Ve bu beceri, yeni çağın okuma-yazmasıdır. Şirketler için yol haritası artık çok nettir, hibrit zekâ. Yani yapay zekayı bir araç olarak değil, bir ekip arkadaşı olarak konumlandırmak. Başarı; insanı devreden çıkarmakta değil, insan, yapay zeka iş birliğini, yani artırılmış zeka yaklaşımını hayata geçirebilmekte yatmaktadır. Rutin, veri yoğun ve analitik işleri yapay zekaya devrederken; strateji, etik ve ilişki yönetimi gerektiren alanlarda insana yatırım yapmalıyız. Bu nedenle bugün; dijital dönüşümün ve sürdürülebilirliğin yanına, üçüncü ve belki de en kritik dönüşüm alanı olarak insanı ve kurum kültürünü koymak zorundayız. Yapay zekâ kadar, yapay zekâ ile omuz omuza çalışacak insanı da tasarlamak, şirketlerimizin temel gündem maddesi olmalıdır" şeklinde konuştu.
18 Aralık 2025 Perşembe - 15:33
Bakan Işıkhan: "İşçilerimizin taleplerini, dileklerini komisyona yansıtacağım"
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "İşçi kesiminin taleplerini Asgari Ücret Tespit Komisyonu’na sunacağım" dedi.
18 Aralık 2025 Perşembe - 15:31
Merkez Bankası’nın toplam rezervleri arttı
Merkez Bankası toplam rezervleri 12 Aralık ile biten haftada 4 milyar 366 milyon dolar arttı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Haftalık Para ve Banka İstatistikleri’ni açıkladı. Buna göre, Merkez Bankası toplam rezervleri 12 Aralık ile biten haftada 4 milyar 366 milyon dolar artarak 190 milyar 804 milyon dolar oldu. Brüt döviz rezervleri 1 milyar 888 milyon dolar artarak 76 milyar 763 milyon dolardan 78 milyar 651 milyon dolara yükseldi. Altın rezervleri ise 12 Aralık haftasında 2 milyar 478 milyon dolar artarak 109 milyar 675 milyon dolardan 112 milyar 153 milyon dolara yükseldi.
18 Aralık 2025 Perşembe - 15:15
Akıncı: "Antepfıstığında depolama süreçleri yeniden düzenlendi"
Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, Antepfıstığı Lisanslı Depo Tebliği’nde yapılan değişikliklerin Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiğini belirterek, düzenlemenin antepfıstığı piyasasında üretimden ticarete kadar tüm süreçleri daha güvenli, şeffaf ve sürdürülebilir hale getireceğini söyledi. Tebliğ kapsamında, mevzuata uygun şekilde tartımı yapılan, analizi ve sınıflandırması tamamlanan antepfıstıklarının lisanslı depolara kabul edileceğini kaydeden Akıncı, bu düzenlemenin lisanslı depoculuk sisteminin işleyişine önemli bir netlik kazandırdığını ifade etti. Akıncı, "Antepfıstığında tartım, analiz, sınıflandırma ve depolama süreçlerinin açık kurallarla tanımlanması hem ürün kalitesinin korunması hem de ticarette güven ortamının güçlenmesi açısından son derece önemli. Yapılan düzenleme ile sistem daha standart, daha izlenebilir ve daha sağlıklı bir yapıya kavuşuyor" dedi. Antepfıstığı Lisanslı Depo Tebliği’nin 9’uncu maddesinin başlığıyla birlikte yeniden düzenlendiğini hatırlatan Akıncı, söz konusu değişikliklerin depolama süreçlerine ilişkin net ve bağlayıcı kurallar getirdiğini vurguladı. Akıncı, düzenleme kapsamında tartım ve analiz işlemleri tamamlanıncaya kadar antepfıstıklarının, depolanmış ürünlerden ayrı bölümlerde muhafaza edilmesinin zorunlu hâle getirildiğini belirterek, bu alanların ürüne yabancı madde karışmasını, kirlenmeyi, rutubeti, koku ve hava etkilerini ile iç ve dış zararlıları önleyecek nitelikte fiziki şartlara sahip olması gerektiğini ifade etti. Bu uygulamanın hem ürün kalitesinin korunması hem de lisanslı depolarda standart bir depolama disiplininin sağlanması açısından önemli bir adım olduğuna dikkat çeken Akıncı, düzenlemenin sahadaki uygulamaları da netleştirdiğini dile getirdi. Ürün senedi ve finansmana erişim güçleniyor Yapılan düzenlemenin Elektronik Ürün Senedi (ELÜS) sistemine de önemli katkılar sunduğunu belirten Akıncı, depolanan antepfıstıklarında ürün senedi uygulamasına ilişkin esasların da açık şekilde belirlendiğini söyledi. Akıncı, "Tebliğle birlikte, depolanan antepfıstığının her 100 kilogramı için ayrı bir ürün senedi düzenlenmesi esas alındı. Ancak mudinin talebi ve lisanslı depo işletmesinin kabulü hâlinde, 100 kilogramı aşan parti hâlindeki antepfıstıkları için blok ürün senedi düzenlenebilmesinin de önü açıldı. Bu durumda blok ürün senedi üzerinde parti antepfıstığının toplam ağırlığı yer alacak" diye konuştu. Bu uygulamanın özellikle ticari işlemlerde pratiklik sağladığını ve finansmana erişimi kolaylaştırdığını belirten Akıncı, standartları netleşmiş ve sınıflandırması tamamlanmış ürünlerin ürün senedi sistemine duyulan güveni artırdığını söyledi. Bu tebliğin üreticiden tüccara, sanayiciden ihracatçıya kadar tüm paydaşlar için daha sağlıklı bir piyasa yapısının oluşmasına katkı sağlayacağına inandıklarını aktaran Akıncı, düzenlemenin sektöre hayırlı olmasını temenni etti.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder