EKONOMİ
ASO Başkanı Ardıç: "2025 yılı itibarıyla Türkiye’nin Tunus’a ihracatı yaklaşık 1,2 milyar dolar, ithalatı seviyesindedir" 10 Nisan 2026 Cuma - 11:44:18 Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, "2025 yılı itibarıyla Türkiye’nin Tunus’a ihracatı yaklaşık 1,2 milyar dolar, ithalatı ise 346 milyon dolar seviyesindedir" dedi. Ankara Sanayi Odası ile Tunus Sfax Ticaret ve Sanayi Odası arasında ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesine yönelik iş birliği protokolü imzalandı. ASO Başkanı Seyit Ardıç ile Sfax Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Habib Hammami tarafından, Tunus’un Ankara Büyükelçisi Ahmed Ben Sghier şahitliğinde imzalanan protokol ile iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin daha da güçlendirilmesi, karşılıklı yatırım fırsatlarının artırılması ve iki oda arasında iletişim ağı oluşturulması hedefleniyor. "Türkiye ile Tunus arasındaki iş birliği daha da güçlenecek" ASO Başkanı Seyit Ardıç, imzalanan protokolün yalnızca iki kurum arasındaki iş birliğini değil, Türkiye ile Tunus arasındaki köklü dostluğun ve ekonomik ilişkilerin daha da güçlenmesini temsil ettiğini belirtti. Ardıç, Türkiye ile Tunus arasındaki diplomatik ilişkilerin bu yıl 70. yılının kutlanacak olmasının iş birliğine ayrı bir anlam kattığını ifade ederek, "2025 yılı itibarıyla Türkiye’nin Tunus’a ihracatı yaklaşık 1,2 milyar dolar, ithalatı ise 346 milyon dolar seviyesindedir. Ankara özelinde ise ihracatımız 32 milyon dolar, ithalatımız ise yaklaşık 3 milyon dolar düzeyindedir. Bu veriler, iş birliğimizin henüz arzu ettiğimiz seviyede olmadığını göstermektedir" diye konuştu. "Hedefimiz, ticaret hacmini artırmak" İki ülke arasında güçlü bir iş birliği potansiyelinin olduğunu belirten Ardıç, "İmzalanan protokol bu potansiyelin hayata geçirilmesi açısından önemli bir adım olacaktır. Hedefimiz, ticaret hacmimizi artırmak, iş birliğimizi çeşitlendirmek ve Ankara ile Tunus arasında daha güçlü ve sürdürülebilir bir ekonomik ortaklık kurmaktır" şeklinde konuştu. Ankara sanayisinin savunma, makine, otomotiv yan sanayi, elektrik-elektronik ve gıda gibi birçok alanda güçlü bir üretim altyapısına sahip olduğunu ifade eden Ardıç sözlerine söyle devam etti: "Bu yapı, makine, tekstil, gıda işleme, yenilenebilir enerji ve bilişim gibi alanlarda Tunus ile önemli iş birliği fırsatları sunmaktadır. Ayrıca Tunus’un geniş ticaret ağı, onu üçüncü ülkelere açılan stratejik bir merkez haline getirmektedir. İmzalayacağımız bu protokol ile ticaret heyeti sayılarının artırılması, iş dünyalarımız arasındaki yüz yüze görüşmelerin geliştirilmesi ve ortak yatırım ile teknoloji iş birliklerinin güçlendirilmesini hedefliyoruz." "Türkiye, diplomatik ilişkilerimizin en güçlü olduğu ülkelerin başında gelmektedir" Törende konuşan Tunus’un Ankara Büyükelçisi Ahmed Ben Sghaier, imzalanan protokolün iki ülke arasındaki ekonomik iş birliklerine yeni bir ivme kazandıracağını vurguladı. Diplomatik ilişkilerin 70. yıl kutlamaları kapsamında Türkiye’ye gelen ilk ekonomi heyetinin Sfax Ticaret ve Sanayi Odası olduğunu belirten Büyükelçi Ben Sghaier, Türkiye ile Tunus arasındaki köklü diplomatik ilişkilerin ekonomik alanda da güçlenerek devam ettiğine dikkat çekti. "Türkiye, diplomatik ilişkilerimizin en güçlü olduğu ülkelerin başında gelmektedir" diyen Ben Sghaier, Ankara Sanayi Odası’nda gerçekleştirilen bu anlamlı buluşmanın, iki kardeş ülkenin sanayicileri arasındaki bağları daha da pekiştireceğini ifade etti. İmzalanan iş birliği protokolünün yalnızca mevcut ilişkileri geliştirmekle kalmayacağını, aynı zamanda yeni yatırım ve ticaret fırsatlarının önünü açacağını belirten Ben Sghaier, "Bu anlaşma ile karşılıklı projelerin artacağına ve iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin daha ileri bir seviyeye taşınacağına inanıyoruz. Söz konusu iş birliğinin Türkiye ile Tunus arasında sürdürülebilir ve çok boyutlu ekonomik ortaklıkların geliştirilmesine katkı sağlayacak" ifadelerinde bulundu. "Afrika pazarlarında ortak varlığımız güçlenecek" Sfax Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Habib Hammami ise Sfax bölgesinin sahip olduğu dinamik yapısıyla Tunus’un en önemli ticaret ve üretim merkezlerinden biri olduğuna dikkat çekti. İmzalanan protokolün iki ülkede ekonomik kalkınmaya katkı sağlayacağını ifade eden Hammami, "İki ülke arasındaki iş birliğinin her geçen gün daha da geliştiğini görüyoruz. İmzalanan protokolün kurumlarımız için yeni ufuklar açacağına, her iki ülkede ekonomik kalkınmaya katkı sağlayacağına ve Afrika pazarlarındaki ortak varlığımızı güçlendirmek açısından önemli bir fırsat sunacağına inanıyoruz" dedi. Karşılıklı ticaret ve yatırım fırsatları artırılacak İş birliği anlaşması kapsamında; Türkiye ve Tunus arasındaki sanayi ve ticaret ilişkilerinin güçlendirilmesi, karşılıklı yatırım fırsatlarının artırılması ve iş dünyaları arasında daha etkin bir iletişim ve iş ağı oluşturulması hedefleniyor. Bu çerçevede; iş eşleştirme faaliyetleri, ortak etkinlikler, mesleki ve teknik eğitim destekleri, girişimcilik ve kapasite geliştirme programları ile bilgi ve deneyim paylaşımına yönelik çalışmalar yürütülecek. İş birliğinin Ankara ve Sfax iş dünyaları arasında sürdürülebilir ortaklıkların kurulmasına katkı sağlayarak her iki ülkenin ekonomik gelişimine destek olması amaçlanıyor. Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen imza törenine; Tunus’un Ankara Büyükelçisi Ahmed Ben Sghaier, Sfax Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Habib Hammami, Başkan Yardımcısı Hichem Elloumi, Yönetim Kurulu Üyesi Taha Chaabouni, Sfax Genel Sekreteri Leila Ben Salah, ASO Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Ahmet Dinçer ve Ekonomi Müşaviri Prof. Dr. Murat Çetinkaya katıldı.
10 Nisan 2026 Cuma - 11:29 Aydem Enerji Perakende Grubu ve ATP’den karbon dönüşümünde iş birliği Enerji şirketi Aydem Enerji’nin elektrik perakende şirketleri Aydem Perakende ve Gediz Perakende ile yenilikçi teknolojiler geliştiren ATP, iş dünyasındaki yeşil dönüşüm için güçlerini birleştirdi. İş birliğiyle Aydem Perakende ve Gediz Perakende’nin kurumsal müşterileri ATP GreenX platformundan yararlanarak, karbon ayak izlerini uçtan uca yönetebilecek. Türkiye’nin 2053 Net Sıfır Emisyon hedefleri ve Avrupa Yeşil Mutabakatı çerçevesinde kritik öneme sahip olan karbon yönetimi, Aydem Enerji Perakende Grubu ve ATP arasında gerçekleşen iş birliğiyle sanayi kuruluşları ve işletmeler için daha erişilebilir hale geliyor. Aydem Perakende ve Gediz Perakende, teknoloji şirketi ATP’nin karbon ticaret platformu ATP GreenX iş birliğiyle kurumsal müşterilerine kurumsal ayak izlerini dijital ortamda ölçme, raporlama ve dengeleme süreçlerini yönetme imkânı sunuyor. Kurumsal karbon yönetimi süreçlerini daha etkin yönetmek isteyen şirketler, Aydem Perakende ve Gediz Perakende aracılığıyla bu teknolojik altyapıya erişim sağlayabiliyor. Aydem Enerji Perakende Grubu Genel Müdürü Mustafa İren iş birliğine ilişkin şunları söyledi: "Günümüzde enerji sektörü, sadece elektrik tedarikinden ibaret olmayan, çevresel sorumlulukların ve dijitalleşmenin merkezde olduğu büyük bir dönüşümden geçiyor. Aydem Enerji Perakende Grubu olarak biz de iş ortaklarımızla birlikte bu dönüşümün tam merkezinde yer alıyoruz. ATP GreenX ile hayata geçirdiğimiz bu iş birliğinin, kurumsal portföyümüzün karbon yönetim süreçlerinde şeffaflık ve uluslararası standartlara uyum açısından güçlü bir kaldıraç etkisi oluşturacağına inanıyoruz. Amacımız, paydaşlarımızın rekabet gücünü artırırken, onlara yeşil dönüşüm yolculuklarında güvenilir ve stratejik bir destek sunmak." "Kullanıcı dostu ve güvenli bir dijital altyapı sunuyoruz" ATP CEO’su Ümit Cinali ise iş birliğine dair teknolojik derinliğe dikkat çekerek, şöyle konuştu: "Enerji sektörü üretimden tüketime kadar tüm değer zincirinde düşük karbonlu bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Bu dönüşümde enerji perakende şirketlerinin müşterileriyle birlikte hareket etmesi büyük önem taşıyor. ATP GreenX yeşil enerji ve karbon ticaret platformumuzla, karmaşık görünen karbon hesaplama ve ESG performans takibi süreçlerini kullanıcı dostu ve güvenli bir dijital altyapıya kavuşturuyoruz. Aydem Perakende ve Gediz Perakende’nin geniş hizmet ağı ve bölgedeki sektörel tecrübesiyle birleşen teknolojimiz, işletmelerin çevresel etkilerini minimize ederken operasyonel verimliliklerini artırmalarına yardımcı olacak. Sürdürülebilir bir dünya için iş dünyasının ihtiyaçlarına yönelik teknoloji çözümleri sunmaya devam ediyoruz." Yeşil dönüşümde veri odaklı yeni dönem Yapılan açıklamaya göre, iş birliği sayesinde platforma erişim sağlayan Aydem Enerji Perakende Grubu müşterileri; kapsam 1, 2 ve 3 emisyonlarını hesaplayabilecek, gönüllü karbon piyasalarına erişim sağlayarak emisyonlarını dengeleyebilecek ve sürdürülebilirlik raporlarını uluslararası standartlara uygun şekilde oluşturabilecekler. Platform; sınırda karbon düzenlemelerine tabi olan ihracatçılardan küresel değer zincirinde yer alan imalatçılara, yeşil dönüşümü iş modeline entegre etmek isteyen tüm işletmelerden tedarikçilere kadar geniş bir yelpazeye hitap ediyor. Bu yapısıyla platform, yeni nesil ticaret düzeninde ortaya çıkabilecek riskleri yönetmek ve rekabet avantajı sağlamak adına stratejik bir enstrüman olarak konumlanıyor.
10 Nisan 2026 Cuma - 11:26 BTSO, Yerelden Ulusala Kooperatifler Buluşması’na ev sahipliği yaptı BTSO’nun ev sahipliğinde düzenlenen "Yerelden Ulusala Kooperatifler Buluşması"nda konuşan Türkiye Kooperatifçilik Vakfı Başkanı Bahar Kastan, gelecekte daha yenilikçi ve teknoloji odaklı bir kooperatif yapısının ortaya çıkacağını belirterek, kooperatiflerin doğru destekler ve güçlü iş birlikleriyle en önemli ekonomik modellerden biri olacağını ifade etti. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ve Türkiye Kooperatifçilik Vakfı iş birliğinde, Bursa Ticaret İl Müdürlüğü katkılarıyla "Yerelden Ulusala Kooperatifler Buluşması" gerçekleştirildi. Bursa’daki kooperatiflerin katılımıyla BTSO Ana Hizmet Binası’nda düzenlenen toplantıda kooperatiflerin mevcut sorunları ve çözüm önerileri, stratejik iş birlikleri ve ortaklıklar ile iş fırsatları değerlendirildi. Toplantının açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Batmaz, Türkiye’nin dört bir yanında tarımdan turizme, kadın girişimciliğinden hizmet sektörüne kadar geniş bir alanda faaliyet gösteren binlerce kooperatif bulunduğunu söyledi. "Ekonomik kalkınmada stratejik önemde" Kooperatiflerin refahın toplumun tüm kesimlerine yayılmasında, bireylerin ortak akıl ve dayanışma kültürüyle üretim ve ticaret süreçlerine katılım sağlamasında hayati bir işleve sahip olduğunu belirten Hakan Batmaz, "Bu yapı, ekonomik kalkınmanın sosyal boyutunu güçlendiren en önemli unsurlardan biridir. BTSO olarak bizler, kooperatifleşmeyi stratejik bir değer olarak görüyor; girişimcilerimizin ekonominin her alanında daha güçlü, daha etkin ve daha sürdürülebilir bir şekilde varlık göstermesini destekliyoruz. Bu çerçevede özellikle kadın kooperatiflerine yönelik eğitim programları, fuar organizasyonları ve buluşmalar gerçekleştiriyoruz." dedi. "Bursa, kooperatifçilikte öncü bir kent" Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşabilmesi adına kooperatifçilik kültürünün gelişmesinin büyük önem taşıdığını ifade eden Batmaz, "Bu çerçevede Bursa’mızın merkezinde bulunduğu Marmara Havzası, sahip olduğu ekonomik dinamizm ve üretim gücüyle kooperatifler için son derece elverişli bir zemindir. Sanayi ve ticaretin güçlü bir şekilde varlık gösterdiği bölgemiz; üretim kapasitesi, ihracat hacmi, istihdam gücü ve oluşturduğu katma değer ile ülkemizin lokomotif bölgeleri arasında yer almaktadır. Böylesine güçlü bir potansiyele sahip bölgemizde, kooperatiflerimizin kurumsal kapasitelerini geliştirmesi; üretimden tüketime uzanan değer zincirlerinde daha etkin roller üstlenmesi mümkündür. Nitekim imece kültürü ve dayanışma ruhuyla hareket eden girişimcilerimizin ortaya koyduğu başarı hikâyelerini gururla takip ediyoruz. BTSO olarak bu başarıların artarak devam etmesi adına çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. Bugünkü toplantımızın da faydalı olmasını diliyor, emeği geçenlere teşekkür ediyorum." diye konuştu. Kooperatiflerin sayısı 80 bini aştı Türkiye Kooperatifçilik Vakfı Genel Başkanı Bahar Kastan, kooperatiflerin yerel kalkınmanın, sosyal adaletin ve ekonomik dengelenmenin önemli araçları haline geldiğini söyledi. Özellikle kırsal bölgelerde, kadınların ve gençlerin ekonomik hayata katılımını artırmada kooperatiflerin kritik rol oynadığını ifade eden Kastan, Türkiye genelinde faaliyet gösteren kooperatiflerin sayısının 80 bini aştığını kaydetti. Yerelden başlayan bu yapıların doğru planlama ve desteklerle ulusal düzeyde güçlü bir ekonomik modele dönüşebileceğini belirten Kastan, "Kooperatiflerin sahip olduğu potansiyele rağmen çeşitli yapısal sorunlar gelişimlerini sınırlandırmaktadır. En önemli sorunlardan biri finansmana erişimdir. Birçok kooperatif, başlangıç sermayesi yetersizliği veya krediye ulaşamama nedeniyle büyüme fırsatlarını değerlendirememektedir. Bununla birlikte pazarlama ve markalaşmada yaşanan eksiklikler, karmaşık mevzuat ve bürokratik süreçler ile nitelikli insan kaynağı eksikliği de kooperatiflerin önünde engel oluşturabilmektedir." diye konuştu. "Kooperatifçilik teknoloji odaklı bir yapıya dönüşecek" Bu sorunların aşılması için çok yönlü ve sürdürülebilir çözümlerin geliştirilmesi gerektiğini ifade eden Kastan, kooperatiflere özel finansman destek mekanizmaları oluşturulmasının önemli olduğunu vurguladı. Hibe programları, düşük faizli krediler ve mikro finans desteklerinin bu noktada büyük önem taşıdığını belirten Kastan, eğitim ve kapasite geliştirme programlarının yaygınlaştırılması ve dijital pazarlama araçlarının etkin kullanılmasının da stratejik adımlar olacağını ifade etti. "Gelecekte kooperatifçilik daha yenilikçi ve teknoloji odaklı bir yapıya dönüşecek." diyen Kastan, "Dijital kooperatifler, üretimden pazarlamaya kadar tüm süreçleri dijital platformlar üzerinden yürüten yapılardır. Bu model, özellikle genç girişimciler için büyük fırsatlar sunmaktadır. E-ticaret sayesinde coğrafi sınırlar ortadan kalktı. Küçük bir kooperatif bile ürünlerini farklı şehirlere ve ülkelere satabiliyor. Bu noktada kooperatiflerin e-ticaret platformlarına entegre olması, sosyal medya üzerinden satış yapması ve dijital pazarlama araçlarını kullanması gerekiyor."
10 Nisan 2026 Cuma - 11:19 Garanti BBVA Partners Tech Programı’nın 10’uncu dönemi başlıyor Garanti BBVA Partners Tech Programı’nın yeni dönemi için başvuru süreci başladı. Yapay zekâ, siber güvenlik, ödeme teknolojileri ve sürdürülebilirlik alanlarında faaliyet gösteren girişimler 10 Mayıs’a kadar programa başvurabilecek. Garanti BBVA’nın teknoloji odaklı girişimleri desteklemek amacıyla hayata geçirdiği Garanti BBVA Partners Tech Programı’nın 10. dönem başvuruları başladı. Garanti BBVA, 2015 yılından bu yana yürüttüğü Garanti BBVA Partners Girişim Hızlandırma Programı ile teknoloji tabanlı girişimcilerin büyüme yolculuklarına destek oluyor. Program, bankanın teknoloji ve inovasyon alanındaki bilgi birikimini girişimcilik ekosistemiyle buluşturmayı amaçlıyor. Programa uygulanabilir ürün veya hizmete sahip, en az iki yıldır faaliyet gösteren, ölçeklenebilir iş modeline sahip ve belirlenen dikeylerde faaliyet gösteren teknoloji girişimleri başvurabiliyor. Başvurular; girişimin teknoloji odağı, ekip yapısı, gelişim potansiyeli ve oluşturduğu etki gibi kriterler doğrultusunda değerlendiriliyor. Jüri değerlendirme sürecinin ardından programa kabul edilen girişimler, 6 ay boyunca Garanti BBVA Partners Tech Girişim Hızlandırma Programı kapsamında kapsamlı desteklerden yararlanma fırsatı elde ediyor. Program kapsamında girişimcilere ofis alanı, ihtiyaca özel mentorluk, Garanti BBVA ve iştirakleriyle iş birliği olanakları, reklam ve PR destekleri, eğitim ve seminerler ile avantajlı bankacılık ürün ve hizmetleri sunuluyor. Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Sibel Kaya, yeni dönem başvurularına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Garanti BBVA olarak girişimcilik ekosistemine uzun yıllardır bütünsel bir yaklaşımla katkı sağlıyor, yüksek büyüme potansiyeline sahip teknoloji girişimlerini gelişim yolculuklarında destekliyoruz. Garanti BBVA Partners Tech Programı ile girişimcilere mentorluk, iş birliği olanakları ve güçlü bir ağ sunarken aynı zamanda kurumsal bilgi birikimimizi paylaşmayı önemsiyoruz. Türkiye’den çıkan teknoloji girişimlerinin global ölçekte başarı hikâyelerine dönüşeceğine inanıyor ve yeni dönemde programa katılacak girişimleri heyecanla bekliyoruz." Bugüne kadar 60’a yakın teknoloji girişimi programa dahil oldu Program kapsamında bugüne kadar 60’a yakın teknoloji girişimi desteklenirken, bu girişimlerin aldığı toplam yatırım tutarı 40 milyon doları aştı. Garanti BBVA Partners Tech Programı, teknoloji girişimcilerinin ölçeklenmesine katkı sağlayarak Türkiye’de inovasyon odaklı girişimcilik ekosisteminin gelişimini desteklemeye devam ediyor. Programın 9. döneminde Artiwise, Malwation-Threat Zone, SCP Eye On Blue, Grispi ve Skymod girişimleri programa dahil olarak Garanti BBVA Partners Tech Girişim Hızlandırma Programı kapsamında mentorluk, iş birliği ve büyüme fırsatlarından faydalandı. Garanti BBVA Partners Tech Programı’nın 10. dönem başvuruları, garantibbvapartners.com adresi üzerinden 10 Mayıs’a kadar devam edecek.
Erzincan’da araç sayısı 83 bin 133 oldu
17 Aralık 2025 Çarşamba - 10:32 Erzincan’da araç sayısı 83 bin 133 oldu Erzincan’da Kasım ayı itibariyle trafiğe kayıtlı araç sayısı 83 bin 133 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Kasım ayı motorlu kara taşıtları verisini açıkladı. Kasım ayında Türkiye genelinde 183 bin 172 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı. Kasım ayında trafiğe kaydı yapılan taşıtların %52,4’ünü otomobil, %29,9’unu motosiklet, %12,8’ini kamyonet, %2,1’ini traktör, %1,6’sını kamyon, %0,6’sını minibüs, %0,4’ünü otobüs ve %0,2’sini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre %2,6 arttı Kasım ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre özel amaçlı taşıtta %209,6, kamyonette %14,8, otomobilde %9,6, traktörde %3,6, otobüste %0,5 artarken motosiklette %10,9, minibüste %10,4 ve kamyonda %8,5 azaldı. Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı geçen yılın aynı ayına göre %3,1 azaldı Kasım ayında geçen yılın aynı ayına göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı özel amaçlı taşıtta %200,0, kamyonette %19,8, otomobilde %13,1, kamyonda %4,1, otobüste %0,2 artarken traktörde %35,4, motosiklette %25,4 ve minibüste %25,3 azaldı. Trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı Kasım ayı sonu itibarıyla 33 milyon 371 bin 446 oldu Kasım ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı taşıtların %51,6’sını otomobil, %21,1’ini motosiklet, %14,7’sini kamyonet, %6,9’unu traktör, %3,1’ini kamyon, %1,6’sını minibüs, %0,7’sini otobüs ve %0,3’ünü özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Kasım ayında 897 bin 877 adet taşıtın devri yapıldı Kasım ayında devri (1) yapılan taşıtların %67,8’ini otomobil, %14,9’unu kamyonet, %9,6’sını motosiklet, %3,5’ini traktör, %1,9’unu kamyon, %1,6’sını minibüs, %0,5’ini otobüs ve %0,2’sini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Ocak-Kasım döneminde 2 milyon 120 bin 333 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı Ocak-Kasım döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı %10,1 azalarak 2 milyon 120 bin 333 adet olurken, trafikten kaydı silinen taşıt sayısı %56,3 artarak 48 bin 844 adet oldu. Böylece Ocak-Kasım döneminde trafikteki toplam taşıt sayısında 2 milyon 71 bin 489 adet artış gerçekleşti. Trafiğe kaydı yapılan ve trafikten kaydı silinen motorlu kara taşıtları, Kasım 2025 Ocak-Kasım döneminde trafiğe kaydı yapılan otomobillerin %46,2’si benzin yakıtlıdır Ocak-Kasım döneminde trafiğe kaydı yapılan 973 bin 254 adet otomobilin %46,2’si benzin, %26,9’u hibrit, %17,0’ı elektrikli, %8,8’i dizel ve %1,1’i LPG yakıtlıdır. Kasım ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı 17 milyon 218 bin 442 adet otomobilin ise %32,8’i dizel, %30,8’i benzin, %30,3’ü LPG, %3,8’i hibrit ve %2,0’ı elektriklidir. Yakıt türü bilinmeyen (3) otomobillerin oranı ise %0,2’dir. Ocak-Kasım döneminde en fazla 1300 ve altı silindir hacimli otomobil kaydı yapıldı Ocak-Kasım döneminde trafiğe kaydı yapılan 973 bin 254 adet otomobilin %29,7’si 1300 ve altı, %23,3’ü 1401-1500, %10,8’i 1501-1600, %10,7’si 1301-1400, %8,0’ı 1601-2000, %0,5’i 2001 ve üstü motor silindir hacmine sahiptir. Ocak-Kasım döneminde kaydı yapılan otomobillerin 391 bin 698’i gri renklidir Ocak-Kasım döneminde trafiğe kaydı yapılan 973 bin 254 adet otomobilin %40,2’si gri, %24,9’u beyaz, %13,3’ü siyah, %11,6’sı mavi, %4,5’i yeşil, %3,7’si kırmızı, %0,7’si kahverengi, %0,5’i sarı, %0,4’ü turuncu ve %0,2’si diğer renklidir.
Üzüm bağlarında kadın istihdamı artıyor
17 Aralık 2025 Çarşamba - 10:27 Üzüm bağlarında kadın istihdamı artıyor Sarıgöl’de üzüm bağlarında başlatılan yenileme çalışmaları, kadın tarım işçilerine yeni istihdam alanları oluşturuyor. Günlük 1.500 lira yevmiye ile çalışan kadınlar, bağların yeniden üretime kazandırılmasında önemli rol üstleniyor. Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde verimi düşen üzüm bağlarında başlatılan yenileme çalışmalarıyla birlikte kadın istihdamında artış yaşanıyor. Bağ yenileme kapsamında kadın tarım işçileri, budama ve kesim işlerinde yoğun mesai harcıyor. Dayıbaşı Necati Paracı ile birlikte üzüm bağlarına giden kadın işçiler, yenilenecek olan bağlarda asmaların budama işlemlerini yaparak çalışmalara başladı. Uzun yıllardır üretim yapılan ve yaşlanmaya bağlı olarak verim kaybı yaşayan üzüm bağlarında, asmalar köklenmeden önce ana omcadan ayrılıyor. Bağını yenileme kararı alan üretici Mehmet Özdemir, verimin düşmesi nedeniyle yenileme çalışmasına başladıklarını belirterek, "Bağımız oldukça yaşlandı. Yeniden yüksek verim alabilmek için yenileme yapıyoruz. Bu süreçte kadın işçilerimizin emeği büyük" dedi. 12 kişilik kadın işçi ekibiyle çalışmaların sürdüğünü ifade eden Dayıbaşı Necati Paracı ise, "Yaklaşık 20 dönümlük üzüm bağında yenileme çalışması yapıyoruz. Önce budama, ardından ana omcaya kadar kesim işlemleri gerçekleştiriliyor. Daha sonra asmanın gövdesi sökülerek yerine yeni asmalar dikilecek. Kadın işçilerimiz günlük 1.500 lira yevmiye ile çalışıyor" diye konuştu. Bağ yenileme çalışmalarıyla hem üzüm üretiminin artırılması hem de kadın tarım işçilerinin istihdama katılımının güçlendirilmesi hedefleniyor.
OYAK ile Somali Balıkçılık ve Mavi Ekonomi Bakanlığı arasında ’Stratejik İşbirliği ve Hizmet Anlaşması’ imzalandı
17 Aralık 2025 Çarşamba - 10:25 OYAK ile Somali Balıkçılık ve Mavi Ekonomi Bakanlığı arasında ’Stratejik İşbirliği ve Hizmet Anlaşması’ imzalandı Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in katıldığı törenle, Ordu Yardımlaşma Kurumu (OYAK) ile Somali Balıkçılık ve Mavi Ekonomi Bakanlığı arasında ’Stratejik İşbirliği ve Hizmet Anlaşması’ imzalandı. OYAK ile Somali Balıkçılık ve Mavi Ekonomi Bakanlığı arasında Stratejik İşbirliği ve Hizmet Anlaşması OYAK Genel Müdürlüğü’nde imzalandı. İmza törenine, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Somali Liman ve Deniz Ulaştırma Bakanı Abdulkadir Mohamed Nur, OYAK Yönetim Kurulu Başkanı Zekai Aksakallı ve ilgili bakanlık temsilcileri, Somali Balıkçılık ve Mavi Ekonomi Bakanı Ahmed Hassan Aden ile OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş katıldı. Anlaşma, Somali’deki balıkçılık faaliyetlerinin tek merkezden, sürdürülebilir ve kayıtlı bir yapı içinde yürütülmesini amaçlıyor. Anlaşma, deniz kaynaklarının korunmasını esas alarak, Somali karasuları ve münhasır ekonomik bölgesindeki tüm balıkçılık faaliyetlerinin lisanslanması, izlenmesi ve düzenlenmesini kapsıyor. Somali’de SOMTURK Şirketi kuruldu Anlaşma kapsamında, OYAK ile Somali Balıkçılık Şirketi arasında varılan mutabakat doğrultusunda, 11 Aralık 2025 tarihinde Somali’de SOMTURK Şirketi kuruldu. SOMTURK; Somali’nin münhasır ekonomik bölgesindeki balıkçılık faaliyetlerine ilişkin tüm lisanslama süreçlerinin yürütülmesi kapsamında Somali Balıkçılık ve Mavi Ekonomi Bakanlığı’na destek verecek. Türk balıkçılık sektörüne Somali sularına erişim imkânı sunacak Stratejik İşbirliği ve Hizmet Anlaşması; Somali’nin sahip olduğu zengin deniz kaynaklarının sürdürülebilir şekilde değerlendirilmesine imkân sağlamanın yanı sıra, Türk balıkçılık sektörüne de dünyanın en zengin balık rezervlerinden biri olan Somali sularına erişim imkânı sunacak. Sürdürülebilir nema hedeflerini destekleyecek Stratejik İşbirliği ve Hizmet Anlaşması ile iki ülke arasında ekonomik, ticari ve teknik iş birliğinin güçlendirilmesinin yanı sıra OYAK’ın sürdürülebilir nema hedeflerini destekleyen bir gelir modelinin oluşturulması öngörülüyor. Anlaşma kapsamında; balık işleme ve destekleyici faaliyetlerin geliştirilmesi yoluyla istihdamın artırılması, yerel ekonominin güçlendirilmesi ve elde edilen katma değerin Somali halkının refahına yansıtılması da hedefleniyor.
Eczacıbaşı Topluluğu’nda atama
17 Aralık 2025 Çarşamba - 10:23 Eczacıbaşı Topluluğu’nda atama Eczacıbaşı Topluluğu İnsan Kaynakları Grup Başkanlığına, 1 Aralık 2025 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere Evrim Bayam atandı. Eczacıbaşı Topluluğu İnsan Kaynakları Grup Başkanlığına Evrim Bayam atandı. Yapılan açıklamaya göre, İş yaşamına 2004 yılında Qwest İletişim’de Satış ve Pazarlama Uzmanı olarak başlayan Evrim Bayam, 2005-2007 yılları arasında Omni İletişim’de Uluslararası İş Geliştirme Direktörü, 2007-2008 yılları arasında ise Turkcell Grup/Tellcom’da İş ve Ürün Geliştirme Müdürü olarak çalıştı. 2008-2011 yılları arasında Yıldız Holding bünyesinde Kurumsal Finansman ve İş Geliştirme Müdürü, Kurumsal Finansman Grup Müdürü ve İş Geliştirme Direktörü pozisyonlarında bulundu. 2011 yılında Yıldız Holding iştiraki Northstar İnovasyon’u kuran Bayam, 2016 yılına kadar şirketin Genel Müdürü olarak görev yaptı. 2016-2018 yılları arasında kendi girişimi olan OPEX Danışmanlık ve Eğitim’de kurucu ve yönetici ortak olarak faaliyet gösterdi. Aynı dönemde Bahçeşehir Üniversitesi’nde İnovasyon ve Girişimcilik dersleri verdi. 2018-2025 arasında Orhan Holding’de İnsan, Bilgi Teknolojileri ve Kurumsal Gelişim Başkan Yardımcılığı ve İcra Kurulu Üyeliği görevinin yanı sıra yurtdışı ve yurtiçi grup şirketlerinde Yönetim Kurulu Üyelikleri üstlendi. Evrim Bayam, lisans eğitimini 2000 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü’nde tamamladı. 2005 yılında ise Johns Hopkins Üniversitesi’nden Bilişim ve Telekomünikasyon Yönetimi alanında yüksek lisans derecesi aldı. Bayam, yöneticilik kariyerinin yanı sıra Genç Başarı Eğitim Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı olarak da çalışmalarını sürdürüyor.
Türk şirketi, Kongo’da 1 milyar dolarlık yatırım için mutabakat zaptı imzaladı
17 Aralık 2025 Çarşamba - 10:19 Türk şirketi, Kongo’da 1 milyar dolarlık yatırım için mutabakat zaptı imzaladı Hacıoğlu Madencilik, Kongo’da 1 milyar dolarlık yatırım için mutabakat zaptı imzaladığını duyurdu. Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin Tshuapa Eyaleti’nde altyapı, enerji ve içme suyu alanlarını kapsayan büyük ölçekli stratejik yatırımlar için kritik bir adım atıldı. Tshuapa Eyalet Hükümeti, Kongo Demokratik Cumhuriyeti Devleti’ne bağlı APCSC (Agence de Pilotage, de Coordination et de Suivi des Conventions de Collaboration) ve Türkiye merkezli Hacıoğlu - Koçak ortaklığı arasında Mutabakat Protokolü (MoU) imzalandı. İstanbul’da imzalanan protokol; Tshuapa Eyaleti Valisi Yamba Itoko Armand, APCSC Genel Müdür Yardımcısı Elie Tshinguli Kanama ile Hacıoğlu Grubu adına Yasin Hacıoğlu ve Koçak Grubu adına İsmail M. Koçak tarafından imza altına alındı. İmzalanan mutabakat protokolü, Tshuapa Eyaleti’nde çok sektörlü ve entegre bir kalkınma modelini hedefliyor. Mutabakat protokolü ve devamında imzalanan iş birliği sözleşmeleri kapsamında; Boende Havaalanı’nın uluslararası havalimanına dönüştürülmesi, Bokungu ve Ikela’da yeni havalimanlarının inşası, Boende, Bokungu, Ikela, Djolu, Befale ve Monkoto’da güneş enerjisine dayalı fotovoltaik santrallerin kurulması ve altı bölgede içme suyu temini ve su altyapı projelerinin hayata geçirilmesi öngörülüyor. 1 milyar dolarlık yatırım paketi Yapılan anlaşmalara göre; Boende, Bokungu ve Ikela’yı kapsayan üç havalimanı projesi ile buna bağlı enerji ve altyapı yatırımlarının toplam bedeli yaklaşık 309,8 milyon dolar olarak belirlendi. Altı bölgede kurulacak güneş enerjisi santralleri ve içme suyu altyapı projelerinin toplam yatırım bedeli ise yaklaşık 701,6 milyon dolar olarak açıklandı. Böylece Tshuapa Eyaleti’nde hayata geçirilmesi planlanan projelerin toplam yatırım büyüklüğü 1 milyar doların üzerine çıktı. "Türkiye-Afrika ilişkileri stratejik bir düzleme oturuyor" İmzalanan protokole ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hacıoğlu Madencilik CEO’su Yasin Hacıoğlu, toplam yatırım büyüklüğü 1 milyar doların üzerine çıkan paketin iki ülke arasındaki dostluğun ve güvenin göstergesi olduğunu ifade ederek, "Türkiye ile Afrika arasındaki ilişki, giderek daha stratejik bir düzleme oturuyor. Biz aramızdaki dostluğun, yalnızca sözde kalmadığını; ticarete, yatırıma, istihdama ve ortak refaha dönüştüğünü sahada görüyoruz. Tshuapa’da atılan bu adım da bunun çok net bir örneğidir. Bu vesileyle, başta Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, Tshuapa Eyaleti Hükümeti’ne, APCSC’ye ve sürece katkı sunan tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür ediyorum. Türkiye-Afrika dostluğunun daha da güçleneceğine; bunun ticarete ve yatırıma daha fazla yansıyacağına yürekten inanıyorum" diye konuştu.
Özel sektörün yurt dışı kredi borcu Ekim ayında 210,8 milyar dolar oldu
17 Aralık 2025 Çarşamba - 10:15 Özel sektörün yurt dışı kredi borcu Ekim ayında 210,8 milyar dolar oldu Ekim sonu itibarıyla, özel sektörün yurt dışından sağladığı toplam kredi borcu, bir önceki ay sonuna göre 3,4 milyar dolar artarak 210,8 milyar dolar oldu. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Ekim ayı Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcu Gelişmeleri’ni açıkladı. Buna göre, Ekim sonu itibarıyla, özel sektörün yurt dışından sağladığı toplam kredi borcu, bir önceki ay sonuna göre 3,4 milyar ABD doları artarak 210,8 milyar ABD doları oldu. Vadeye göre incelendiğinde bir önceki ay sonuna göre, uzun vadeli kredi borcunun 4,2 milyar ABD doları artarak 201,7 milyar ABD doları, kısa vadeli kredi borcunun (ticari krediler hariç) ise 0,8 milyar ABD doları azalarak 9,1 milyar ABD doları düzeyinde gerçekleştiği gözlendi. Bir önceki ay sonuna göre finansal kuruluşların toplam borcu 2,1 milyar ABD doları, finansal olmayan kuruluşların toplam borcu ise 1,3 milyar ABD doları artış gösterdi. Aynı dönemde finansal kuruluşların uzun vadeli borçları 2,7 milyar ABD doları, finansal olmayan kuruluşların uzun vadeli borçları 1,4 milyar ABD doları artış göstermiştir. Kısa vadede ise finansal kuruluşların borçları 0,6 milyar ABD doları, finansal olmayan kuruluşların borçları 0,2 milyar ABD doları azalış gösterdi. Döviz kompozisyonu incelendiğinde, toplam yurt dışı borçlanmada ABD dolarının en yüksek paya sahip olduğu görüldü. 201,7 milyar dolar tutarındaki uzun vadeli kredi borcunun yüzde 58,0’ının dolar, yüzde 31,7’sinin euro, yüzde 2,5’inin Türk lirası ve yüzde 7,8’inin ise diğer döviz cinslerinden oluştuğu; 9,1 milyar dolar tutarındaki kısa vadeli kredi borcunun ise yüzde 25,4’ünün dolar, yüzde 20,5’inin euro, yüzde 50,9’unun Türk lirası ve yüzde 3,2’sinin ise diğer döviz cinslerinden oluştuğu görüldü. Ekim sonuna göre özel sektörün yurt dışından sağladığı toplam kredi borcunun 1 yıla kadar olan vade dağılımı incelendiğinde, toplam borç tutarının 63,9 milyar ABD doları olduğu görüldü. Bu tutarın 40,4 milyar ABD doları bankalara, 17,9 milyar ABD doları finansal olmayan kuruluşlara, 5,6 milyar ABD doları ise bankacılık dışı finansal kuruluşlara ait.
Bursa’da bir göl daha yok oluyor...
17 Aralık 2025 Çarşamba - 10:11 Bursa’da bir göl daha yok oluyor... Bursa’nın şeftali, armut, siyah incir ve kiraz gibi önemli tarım ürünlerinin üretildiği tarım alanlarının sulanmasında önemli rol üstlenen Gölbaşı göletinin, aralık ayında olunmasına rağmen içler acısı hali tedirgin ediyor. Kestel ilçesindeki Gölbaşı göleti, Cumhuriyet’in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün talimatıyla 1933’te tarımsal sulamaya katkı sağlaması amacıyla inşasına başlandı ve 1938’de hizmete alınmasından bu yana Bursa Ovası’nın verimli topraklarıyla suyun buluşmasında önemli görev yerine getirdi. Özellikle şeftali, armut, siyah incir ve kiraz gibi Bursa’ya özgü tarım ürünlerinin üretildiği Kestel ve Gürsu ilçelerindeki topraklar Gölbaşı göletinden gelen suyla sulandı. Bu yıl yaşanan kuraklık ve yıllardır tabanıyla ilgili sorunun çözülmemesi nedeniyle Gölbaşı göletindeki durum tehlikeli boyutlara ulaştı. Aralık ayının ortalarına gelinmesine rağmen ortada bir tepsi misali az miktarda suyu bulunan göletin içler acısı durumu çiftçileri ve sektör paydaşlarını tedirgin ediyor. Neredeyse sulak alan özelliğini kaybetmek üzere olan tehlike çanlarının çaldığı Gölbaşı göletinin böyle giderse kuruması durumunda Bursa Ovası’ndaki tarımın bitme noktasına geleceği belirtiliyor. 14 metre dolgu gölü tepsi yaptı Gölbaşı yakınlarında zeytin bahçesi bulunan DSİ’den emekli çiftçi Orhan Çağlayan, yukarıdan gelen sellerin getirdiği rüsubatlar yüzünden göl tabanında 14 metreye yakın dolgu bulunduğunu söyledi. Göletin özelliğini kaybettiğini ve adeta bir tepsi konumuna geldiğini vurgulayan Çağlayan, "Su toplama kapasitesi çok düştüğü için çiftçiler mağduriyet yaşıyor. Bu yıl şiddetli bir kuraklık da söz konusu. Gölün bir an önce yükseltilmesi gerekiyor. DSİ’nin 2014 yılında bitirmesi gerekiyordu planlama diye diye bugüne gelindi. Bir an öce yapılması gerekiyor." dedi. Buradaki göletin tam anlamıyla tekrar faaliyete geçirilmesi gerektiğine dikkati çeken Çağlayan, böylece daha çok su depolanabileceğini ve bölge tarımının rahat nefes alacağını anlattı. Şu anda kış döneminde olunmasına rağmen yeterli yağış düşmediğini aktaran Çağlayan, "Henüz daha toprak doymadı, çamurdan bahçelere giremememiz lazım ama öyle değil.  Toprak aç suya ve gelen yağış ancak kendisine yetiyor. Toprak doyacak sonra baraja akacak ancak gölet yerinde kalırsa." diye konuştu.
Oltu’ya yatırım dopingi
17 Aralık 2025 Çarşamba - 10:08 Oltu’ya yatırım dopingi Erzurum’un Oltu ilçesinde bulunan Organize Sanayi Sitesi’nde yatırımlar artarak devam ediyor. Oltu Organize Sanayi Sitesi’nde sayıları hızla artan yatırımlar, kısa sürede büyüme göstererek ilçeye istihdam ve sanayi alanında önemli katkılar sunmaya başladı. Bunlardan biri de Tutku Makine firması. Kurulduğu günden bu yana üretim kapasitesini artıran Tutkun Makine, şu anda 20 kişiye istihdam sağlarken, 2026 yılı itibarıyla bu sayıyı 40 kişiye çıkarmayı hedefliyor. Firma, ürettiği çelik yapı ve makine ekipmanlarını Türkiye’nin dört bir yanına gönderiyor. Dayanıklı ve hızlı çözümleriyle çelik yapı sektöründe dikkat çeken Tutkun Makine; hafif çelik iskeletli yapılar, iç ve dış ağır çelik konstrüksiyonlar üretirken, montaj işlemlerini de kendi uzman ekipleriyle gerçekleştiriyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan şirketin Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Oğuzhan Mercan, Oltu OSB’de gerçekleştirilen üretimin önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Oltu Organize Sanayi Sitesi’nde ürettiğimiz hafif çelik yapılar ile ağır çelik konstrüksiyonlar, fabrika ve endüstriyel tesislere ait yedek malzemelerin üretimini yapmaktayız. Burada ürettiğimiz yedek parçaları Türkiye’nin her yerine gönderiyor ve kendi ekiplerimizle kurulumlarını gerçekleştiriyoruz." Mercan, firmanın Oltu’ya sanayi anlamında katkı sunmayı amaçladığını vurgulayarak, yeni yatırımlarla birlikte iş yerlerini büyüttüklerini ve istihdamı artırmayı hedeflediklerini belirterek "İlçemize sanayi anlamında bir şeyler katmaya, istihdama katkı sunmaya çalışıyoruz. Yeni yatırımlar yaparak iş yerimizi büyütüyoruz. Bunun yanında istihdamı artırarak 40 kişiye ekmek kapısı olmayı hedefliyoruz" dedi. Sözkonusu firmanın faaliyet alanları arasında; müşteri taleplerine göre veya şehir merkezleri ve bahçelerde konut olarak kullanılmak üzere çelik evler, çelik yapılar ve konteyner üretimi de yer alıyor. Ayrıca firma, büyük endüstriyel tesisler, sanayi dükkânları ve sanayi yapılarının imalatını da gerçekleştiriyor. Oltu OSB’deki bu yatırım, ilçenin sanayi altyapısının güçlenmesine ve bölge ekonomisinin canlanmasına önemli katkı sağlaması açısından dikkat çekiyor.
Kasım ayında 183 bin 172 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı
17 Aralık 2025 Çarşamba - 10:08 Kasım ayında 183 bin 172 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı Kasım ayında 183 bin 172 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı. Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre yüzde 2,6 arttı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Kasım ayı Motorlu Kara Taşıtları verilerini açıkladı. Buna göre, Kasım ayında 183 bin 172 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı. Kasım ayında trafiğe kaydı yapılan taşıtların yüzde 52,4’ünü otomobil, yüzde 29,9’unu motosiklet, yüzde 12,8’ini kamyonet, yüzde 2,1’ini traktör, yüzde 1,6’sını kamyon, yüzde 0,6’sını minibüs, yüzde 0,4’ünü otobüs ve yüzde 0,2’sini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre yüzde 2,6 arttı Kasım ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre özel amaçlı taşıtta yüzde 209,6, kamyonette yüzde 14,8, otomobilde yüzde 9,6, traktörde yüzde 3,6, otobüste yüzde 0,5 artarken motosiklette yüzde 10,9, minibüste yüzde 10,4 ve kamyonda yüzde 8,5 azaldı. Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3,1 azaldı. Kasım ayında geçen yılın aynı ayına göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı özel amaçlı taşıtta yüzde 200,0, kamyonette yüzde 19,8, otomobilde yüzde 13,1, kamyonda yüzde 4,1, otobüste yüzde 0,2 artarken traktörde yüzde 35,4, motosiklette yüzde 25,4 ve minibüste yüzde 25,3 azaldı. Trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı Kasım ayı sonu itibarıyla 33 milyon 371 bin 446 oldu. Kasım ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı taşıtların yüzde 51,6’sını otomobil, yüzde 21,1’ini motosiklet, yüzde 14,7’sini kamyonet, yüzde 6,9’unu traktör, yüzde 3,1’ini kamyon, yüzde 1,6’sını minibüs, yüzde 0,7’sini otobüs ve yüzde 0,3’ünü özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Kasım ayında 897 bin 877 adet taşıtın devri yapıldı. Kasım ayında devri yapılan taşıtların yüzde 67,8’ini otomobil, yüzde 14,9’unu kamyonet, yüzde 9,6’sını motosiklet, yüzde 3,5’ini traktör, yüzde 1,9’unu kamyon, yüzde 1,6’sını minibüs, yüzde 0,5’ini otobüs ve yüzde 0,2’sini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Kasım ayında 96 bin 3 adet otomobilin trafiğe kaydı yapıldı. Kasım ayında trafiğe kaydı yapılan otomobillerin yüzde 12,0’ı Renault, yüzde 9,3’ü Volkswagen, yüzde 8,6’sı Toyota, yüzde 5,7’si Hyundai, yüzde 5,6’sı Fiat, yüzde 5,6’sı Skoda, yüzde 4,9’u BYD, yüzde 4,7’si Peugeot, yüzde 4,5’i TOGG, yüzde 4,1’i Citroen, yüzde 3,9’u Opel, yüzde 3,2’si Mercedes-Benz, yüzde 2,9’u Nissan, yüzde 2,8’i BMW, yüzde 2,6’sı Tesla, yüzde 2,3’ü Chery, yüzde 2,2’si Ford, yüzde 2,1’i Audi, yüzde 2,0’ı Dacia, yüzde 1,9’u Kia ve yüzde 9,2’si diğer markalardan oluştu. Ocak-Kasım döneminde 2 milyon 120 bin 333 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı. Ocak-Kasım döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı yüzde 10,1 azalarak 2 milyon 120 bin 333 adet olurken, trafikten kaydı silinen taşıt sayısı yüzde 56,3 artarak 48 bin 844 adet oldu. Böylece Ocak-Kasım döneminde trafikteki toplam taşıt sayısında 2 milyon 71 bin 489 adet artış gerçekleşti. Ocak-Kasım döneminde trafiğe kaydı yapılan 973 bin 254 adet otomobilin yüzde 46,2’si benzin, yüzde 26,9’u hibrit, yüzde 17,0’ı elektrikli, yüzde 8,8’i dizel ve yüzde 1,1’i LPG yakıtlı. Kasım ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı 17 milyon 218 bin 442 adet otomobilin ise yüzde 32,8’i dizel, yüzde 30,8’i benzin, yüzde 30,3’ü LPG, yüzde 3,8’i hibrit ve yüzde 2,0’ı elektriklidir. Yakıt türü bilinmeyen otomobillerin oranı ise yüzde 0,2.
BioScience Managers ve Maxis’ten sağlık teknolojileri fonu
17 Aralık 2025 Çarşamba - 09:58 BioScience Managers ve Maxis’ten sağlık teknolojileri fonu Uluslararası sağlık yatırımları şirketi BioScience Managers (BSM) tarafından Türkiye İş Bankası iştiraki Maxis’in yöneticiliğinde kurulan BioScience Managers Girişim Sermayesi Yatırım Fonu, yurtdışı yatırımcılar tarafından Türkiye’deki sağlık odağında kurulan ilk GSYF’lerden (Girişim Sermayesi Yatırım Fonu) biri oldu. BioScience Managers Girişim Sermayesi Yatırım Fonu’nun tanıtımı, İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Lüle, BioScience Managers Yönetici Ortağı Jeremy Curnock Cook ve BioScience Managers Türkiye Yönetici Ortağı Dr. Işıl Güney ile girişimcilik ekosisteminin önde gelen isimlerinin katıldığı etkinlikle gerçekleştirildi. İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Lüle, programın açılışında yaptığı konuşmada, yeni kurulan fonun Türkiye’nin inovasyon yetkinliğine duyulan küresel güvenin güçlü bir göstergesi olduğunu belirterek, "Bu fon girişimcilik ekosistemi için olduğu kadar sağlık teknolojilerinde dönüştürücü çözümlerin geleceği için de önemli bir adım. Geleceğe yapılan bir yatırım olarak gördüğümüz fon ile ülkemizin teknolojide tüketici bir konumdan küresel alanda teknoloji üreten bir konuma ulaşması yolculuğuna katkıda bulunmayı hedefliyoruz" dedi. Biyobilim, genetik ve dijital sağlık alanlarını kapsayan tıp alanındaki derin teknolojinin küresel ölçekte en kritik ve yüksek etkili sektörlerden biri olduğuna işaret eden Lüle, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu bakış açısıyla hayata geçirdiğimiz BioScience Managers GSYF halihazırda güçlü bir sağlık altyapısına ve bu alanda önemli yeteneklere sahip olan ülkemizin tıptaki potansiyelini ortaya çıkarmak için tasarlandı. Aynı zamanda ülkemizin bilimsel bilgi birikimini küresel ölçekte rekabetçi, yüksek değerli varlıklara dönüştürerek ihracat profilimizin yeniden tanımlanmasına katkı sunacak. Yeni fonun en önemli kazanımlarından birinin de bilimsel mükemmellik için yeni bir çekim merkezi inşa etmesiyle Türkiye’yi yeni nesil teknolojilerin geliştirilmesi için önde gelen bir merkez haline getirmesi ve dünya standartlarında bir inovasyon kültürünü teşvik etmesi olacağına inanıyoruz." BioScience Managers Türkiye Yönetici Ortağı Dr. Işıl Güney de sağlık ve biyobilim alanında köklü geçmişe sahip olan BioScience Managers’ın bugüne kadar 200’den fazla sağlık yatırımı gerçekleştirdiğini; 40’ı aşkın halka arz ve birleşme sürecine liderlik ettiğini belirtti. Kurdukları fonlarla yüzde 20’nin üzerinde yıllık net getiri başarısı yakaladıklarını kaydeden Güney, "Türkiye’nin sağlık alanındaki yüksek potansiyeline yatırım yapmak; inovasyon odaklı şirketleri ticari olarak sürdürülebilir küresel işletmelere dönüştürme vizyonuyla hareket ederek sağlık teknolojilerinin geleceğine yön vermek ve değer oluşturmak için çalışacağız. Bu fonu Maxis ile hayata geçirerek Türkiye’de önemli bir kurumla iş birliği kurmanın mutluluğunu ve bu potansiyelle yola başlamanın heyecanını yaşıyoruz" diye konuştu. Maxis Girişim Sermayesi Genel Müdürü Özgür Temel ise "Bugün ülkemiz girişimcilik ekosistemi için önemli bir kilometre taşına şahitlik ediyoruz. Global olarak sağlık ve yaşam bilimleri teknolojileri alanında büyük başarılara imza atmış bir grupla, Türk kuruculara sahip startup’lara finansman sağlamanın yanı sıra büyük bir know how transfer imkânı oluşturacağımız için heyecanlıyız. İş Bankası Grubu’nun bu alana ihtisaslaşan iştiraki olarak bu yıl hem yatırımlarımız hem de hayata geçirdiğimiz fonlarla ekosisteme önemli bir katma değer oluşturduğumuzu düşünüyoruz" dedi. Türk girişimcilere ve ekosisteme katkı sağlayacak yabancı şirketlere odaklanacak BioScience Managers GSYF sağlık teknolojileri başta olmak üzere, biyoteknoloji, genetik ve dijital sağlık gibi alanlara odaklanıyor. Türkiye’nin sağlık altyapısı ve nitelikli araştırma havuzu ile bu alanda global tecrübe ve yönetim uzmanlığı arasında köprü oluşturacağı belirtilen fon ile Türkiye’nin küresel ölçekte rekabetçi sağlık çözümleri geliştirmesi hedefleniyor. Yapılan açıklamaya göre; Türkiye’nin girişimcilerine, yurt dışındaki Türk girişimcilere veya Türkiye ekosistemine katkı sağlayacak yabancı şirketlere odaklanacak BioScience Managers GSYF için belirlenen hedef fon büyüklüğü 100 milyon dolar oldu. İlk yatırımlarda 5 ila 10 milyon dolar arasında yatırımlar hedefleyen fonun toplam 10-12 şirkete yatırım yapması öngörülüyor. Fonun yönetiminden de Maxis sorumlu olacak. Kuruluşundan bu yana yönettiği 17 fon ve yaptığı 100’ün üzerinde yatırımla 500 milyon dolara yaklaşan yönetilen varlık büyüklüğü ile girişimcilik ekosistemine önemli destek sunan Maxis, bu alanın önde gelen yatırım şirketlerinden biri olma konumunu sürdürüyor. Uluslararası alanda 20 yılı aşkın fon yönetim tecrübesine sahip BioScience Managers ise deneyimi ile stratejik yönlendirme desteği sağlayacak. BSM sağlık teknolojileri alanında yaptığı küresel yatırımları son 20 yılda yıllık yüzde 20’nin üzerinde iç verim oranı ile getiri elde etti.