EKONOMİ
Gaziosmanpaşa Belediyesi’nin 2025 yılı faaliyet raporu, oy birliğiyle kabul edildi 10 Nisan 2026 Cuma - 23:32:21 Gaziosmanpaşa Belediye Başkan Vekili Eray Karadeniz, belediye meclisinin nisan ayı oturumunda faaliyet raporu sunumunu gerçekleştirdi. Sunulan faaliyet raporu, meclis üyelerinin tamamının desteğini alarak oy birliğiyle kabul edildi. Gaziosmanpaşa Belediyesi, 2025 yılı boyunca hayata geçirdiği projeler, sosyal destek çalışmaları ve altyapı yatırımları, çevre düzenlemesi, sosyal hizmetler gibi pek çok alanda sürdürülen faaliyetler, hazırlanan kapsamlı raporla belediye meclisine ve kamuoyuna sunuldu. Gerçekleştirilen projeler ve yapılan harcamalar, detaylı şekilde raporlanarak meclis üyeleri ve kamuoyuyla paylaşıldı. Hayata geçirilen hizmetlerde, vatandaşların ihtiyaç ve talepleri dikkate alınarak planlamalar yapıldı. Belediyenin yıl boyunca gerçekleştirdiği çalışmalar arasında kentsel dönüşüm projeleri, aile sağlığı merkezleri, ilçe güvenliğine yönelik uygulamalar, denetimler, park ve yeşil alan düzenlemeleri, ihtiyaç sahiplerine yönelik sosyal yardımlar, ilçe sakinlerini bir araya getiren ve toplumsal birliği güçlendiren etkinlikler, gençlere yönelik eğitim destekleri ve aile kurumunu esas alan projeler yer aldı. Açıklanan hedeflerle, ilçede yaşam kalitesini artıracak ve vatandaşlara çözüm sunacak yeni projelerin de müjdesi verildi. "Gaziosmanpaşa’nın tüm kesimleriyle istişare halindeyiz" Gaziosmanpaşa Belediye Başkan Vekili Eray Karadeniz, sunumunda somut veriler kullanarak yapılan çalışmaları aktardı. Başkan Vekili Karadeniz, "Hazırladığımız faaliyet raporu, yıl boyunca ortaya koyduğumuz emeğin ve hizmet anlayışımızın güçlü bir göstergesidir. Şeffaf, katılımcı ve çözüm odaklı bir yönetim anlayışıyla Gaziosmanpaşa’ya değer katmaya devam ediyoruz. Birlik ve beraberlik içerisinde ilçemize hizmet etmek bizim için çok kıymetli. Bu nedenle Gaziosmanpaşa’nın tüm kesimleriyle istişare halindeyiz ve ilçemiz için gece gündüz demeden çalışıyoruz. Meclis üyelerimizin oy birliğiyle faaliyet raporumuzun kabul edilmesi, ortaya koyduğumuz hizmet anlayışının ve çalışmalarımızın takdir edildiğini göstermektedir. Önümüzdeki süreçte de aynı kararlılıkla projelerimizi hayata geçirmeye devam edeceğiz. Parti ayırt etmeksizin tüm meclis üyelerimize teşekkür ediyorum. Alınan kararların, Gaziosmanpaşa’mız için hayırlara vesile olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı.
10 Nisan 2026 Cuma - 16:46 Samsun’da tarımsal üretimde verimlilik, kalite ve arz güvenliği Tarımsal üretimde Türkiye’nin önemli merkezlerinden biri olan Samsun’da, 2025 yılı çalışmaları değerlendirilirken, 2026 planlamaları da kapsamlı şekilde ele alındı. Samsun Valisi Orhan Tavlı başkanlığında düzenlenen toplantıya ilgili kurum müdürleri katıldı. Samsun genelinde tarımsal üretimin geliştirilmesi, verimliliğin artırılması ve gıda arz güvenliğinin güçlendirilmesi amacıyla yürütülen çalışmalar, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinasyonunda değerlendirildi. Bafra, Çarşamba, Vezirköprü ve Ladik Ovalarının üretim potansiyeline dikkat çekilen toplantıda, üreticilerin desteklenmesi ve tüketicilerin korunması temel hedef olarak öne çıktı. Samsun Valiliği tarafından yapılan değerlendirme toplantısında bitkisel üretim ve bitki sağlığı faaliyetleri, üretim planlaması, bal ve balmumu üretimi, hayvancılık ve hayvan sağlığı çalışmaları, su ürünleri ve gıda denetimleri ile tarımsal destekleme ödemeleri ele alındı. Ayrıca kırsal kalkınma hibeleri, tarıma dayalı organize sanayi bölgeleri, tarımsal örgütlenmeler ve TARSİM uygulamaları da gündemde yer aldı. Toplantı, tarımsal üretimde sürdürülebilirlik, kalite standartlarının korunması ve kırsal kalkınmanın güçlendirilmesi hedefi doğrultusunda yapılan mevcut ve planlanan çalışmaların değerlendirilmesiyle tamamlandı.
10 Nisan 2026 Cuma - 16:34 Gezer Ayakkabı, 2026 İlkbahar-Yaz Koleksiyonu’nu tanıttı Gezer Ayakkabı, 1968 yılına dayanan köklü mirasını 2026’nın fütüristik çizgileriyle birleştirerek 2026 İlkbahar-Yaz Koleksiyonu’nu düzenlenen lansman ve fuar etkinliğiyle tanıttı. "Her Adımda Mutluluk" mottosuyla hazırlanan koleksiyon, sektörün önde gelen firma yetkililerinin katılımıyla şirketin genel merkezinde görücüye çıktı. Gezer Ayakkabı, 2026 İlkbahar-Yaz Koleksiyonu’nu düzenlenen lansman ve fuar etkinliğiyle tanıttı. Lansman kapsamında açıklamalarda bulunan Gezer Ayakkabı Genel Müdürü Osman Özalp, yeni koleksiyonu markanın geçmişine bir saygı duruşu olarak nitelendirdi. Özalp, "Bizim için ‘Her Adımda Mutluluk’ sadece bir slogan değil, üretimimizin her aşamasına sirayet eden bir yaşam biçimi. 2026 yaz koleksiyonumuzda yarım asırlık tecrübemizi modern formlarla buluşturduk. Tasarım ekibimizin ana odağı, kullanıcının sadece şık görünmesi değil; yazın enerjisini en yüksek konfor ve zarafetle hissetmesiydi" ifadelerini kullandı. Yılda 2 bin model geliştirme kapasitesi Şirketin Ar-Ge gücüne dikkat çeken Özalp, terlikten çizmeye, sandaletlerden panduf ve ayakkabıya kadar uzanan geniş ürün yelpazesinde farklı satış kanalları için yılda yaklaşık 2 bin farklı model geliştirme kapasitesine sahip olduklarını belirtti. Özalp, her modelde estetik, dayanıklılık ve ergonomiyi bir mühendislik hassasiyetiyle birleştirdiklerini vurguladı. 3D modelleme ile tasarım süreçlerinde dönüşüm Lansmanın en dikkat çekici başlıklarından biri ise şirketin tasarım süreçlerinde kullanmaya başladığı 3D modelleme teknolojileri oldu. Özalp, bu dönüşümün üretim süreçlerine sağladığı katkıları şöyle anlattı: "3D tasarım araçları sayesinde ürünler daha üretim aşamasına geçmeden dijital ortamda tüm detaylarıyla görselleştiriliyor. Bu da hız ve hassasiyet sağlıyor. Fiziksel prototip ihtiyacının ortadan kalkmasıyla malzeme israfı minimuma indiriliyor ve üretim süreçleri ciddi oranda hızlanıyor. Aynı zamanda tasarım ekipleri dünyanın farklı noktalarından dijital ortamda ortak projeler yürüterek küresel iş birliğini güçlendiriyor." Şirketin tasarım sürecinin; analiz ve fikir geliştirme, 3D modelleme ile render alma, taban ve kalıp tasarımı, 3D baskı ile hızlı prototipleme aşamalarından oluştuğu belirtildi. Sürdürülebilirlik vurgusu 2026 yaz koleksiyonunda sentetik deri, hakiki deri, PU, EVA, PVC, mikro enjeksiyon ve özel tekstil dokularından oluşan geniş bir materyal havuzunun yer aldığı aktarıldı. Özalp, bu materyallerin çevre dostu üretim süreçleriyle desteklendiğini ifade ederek, "Sürdürülebilirlik bizim için bir trend değil, doğaya ve insana duyduğumuz saygının bir yansımasıdır" dedi. Dijital altyapı ve satış kanalları güçleniyor Lansmanla birlikte ön sipariş sürecinin başladığını da duyuran Özalp, beklentilerin üzerinde bir taleple karşılaştıklarını söyledi. Yeni koleksiyonun fabrika toptan satış mağazaları, resmi web sitesi ve seçkin pazaryerlerinde kademeli olarak yerini almaya başladığı kaydedildi. Markanın perakende tarafında dijital altyapısını güçlendirerek tüketicilerin yeni tasarımlara her noktadan ulaşabilmesini hedeflediği belirtildi.
Üniversite sanayi işbirliğinde yeni halka
16 Aralık 2025 Salı - 12:19 Üniversite sanayi işbirliğinde yeni halka Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), sanayi ve akademik dünyayı bir araya getirme hedefi doğrultusunda çok sayıda firmayla olduğu gibi otomotiv sektörüne kalıplanmış lastik imalatı yapan şirketle de kapsamlı bir işbirliği protokolü imzaladı. Araştırma üniversitelerin dinamik bir ligde yarıştığını ve bu yarışta aktif olmanın sadece yayınlarla değil, proje, ulusal ve uluslararası işbirlikleri gibi birçok parametreyle mümkün olduğunu vurgulayan Bursa Uludağ Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, "BUÜ’nün uluslararası işbirliği ve özellikle üniversite-sanayi işbirliği alanlarında diğer üniversiteler arasında öne çıkan bir pozisyondadır. Amacımız, Ankara ve İstanbul’daki üniversitelerle çalışan Bursa’daki firmaların dikkatini bölgedeki üniversitelere çekmektir. Etkileşimi artırmak adına genel ziyaretler yerine, daha hedef odaklı ve spesifik, çift taraflı fayda sağlayacak ikili etkileşimleri desteklediklerini ve bu yöntemin daha verimli sonuçlar ortaya koyuyor" dedi. Otomotiv sektörüne kalıplanmış lastik imalatı yapan firma yönetim kurulu üyeleri, Ferah Özkan ve Kamil Özkan, "Makine Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ali Rıza Yıldız ile yollarının kesişmesi ve kendisinin üniversiteye katkı konusundaki kararlılığından etkilenerek BUÜ ile işbirliğine başlama girişiminde bulunduk. Artık işlerini yapay zeka ve gelişen yazılımlarla desteklemek zorundayız. Bunun da tek başına kazanılabilecek bir savaş olmadığını, BUÜ’de kendilerine çok güçlü bir ortak olacağını düşünüyoruz" şeklinde konuştu. Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Adem Akpınar da protokolün AR-GE işbirliğinin yanı sıra, ihtiyaç duyulması halinde staj desteği sunarak öğrencilerin sanayi ile buluşmasını sağlayacağını belirtti. Yönetim ve hoca gruplarıyla yakın zamanda firmayı ziyaret etmeyi planladıklarını ve bu ziyaretlerin ikili işbirliğini özellikle proje odaklı artıracağını söyledi. Prof. Dr. Akpınar, işbirliği sayesinde firmayla daha çok ortaklık içinde olmayı ümit ettiğini dile getirerek, protokol için emeği geçenlere teşekkür etti.
Mersin’de çilekte kış hasadı: Bahçede kilogramı 130 TL
16 Aralık 2025 Salı - 12:17 Mersin’de çilekte kış hasadı: Bahçede kilogramı 130 TL Mersin’in Anamur ilçesinde önemli çilek üreticileri kış mevsiminde de hasat yaparken fiyatının bahçede 130 TL olduğu belirtildi. Türkiye’nin önemli üretim merkezlerinden Mersin’in Anamur ilçesinde kış mevsiminde de ılıman geçen iklim şartları nedeniyle çilek üretimi sürüyor. Muz üretiminin ilk sırada yer aldığı ilçenin birçok noktasında üreticiler çilek de yetiştiriyor. İlçeye bağlı Güleç Mahallesi’nde çilek üretimi de yöre sakinlerinin önemli bir geçim kaynağı haline geldi. Kış mevsiminde bahçelerde özel olarak hazırlanan örtülü alanlarda çıkan fidelerin daha sonra üzerleri açılıyor. Kış mevsiminde olunmasına rağmen bölgede açıkta çilek hasadı yapılmaya devam ediyor. "Bir dönüm maliyeti 150 bin TL" 10 dönümlük bahçesinde üretim yapan Rasim Uktar, ancak karşılığını zor aldıklarına dikkat çekti. Anamur çileğinin doğal ve aromasıyla çok güzel olduğuna değinen Uktar, üreticisi için de geleceğinin iyi olmasını istedi. Çileğin maliyetine de dikkat çeken Uktar,"Çileğin bir fidesi 15 TL. Bir dönüm çileğin ekimi, dikimi ve damlama sistemiyle birlikte maliyeti yaklaşık 150 bin lira. Şu anda çileklerimiz de 130 liraya alıcı buluyor" dedi. Türkiye’deki 650 bin ton çileğin yaklaşık 260 bin tonu Mersin genelinde üretiliyor. Şu anda bahçede 100 ile 130 lira arasında alıcı bulan çileğin pazar ve marketlerde ise 250 ile 300 TL arasında satılması dikkat çekiyor.
MUSKİ’nin ‘Denizden Su Arıtma’ projesine onay çıktı
16 Aralık 2025 Salı - 12:16 MUSKİ’nin ‘Denizden Su Arıtma’ projesine onay çıktı MUSKİ Genel Müdürlüğü’nün Bodrum’a ilave su sağlamak için başlattığı Ekinanbarı deslianasyon (tuzlu su arıtma) tesisi için Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından onay çıktı. Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın, Bodrum’da yaşanan su sıkıntısının giderilmesi yönündeki vurgusu doğrultusunda, Muğla Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen ve tuzlu sudan tamamen içilebilir, sağlıklı su elde edilmesini sağlayacak ‘Ekinanbarı Kaynağından İçme ve Kullanma Suyu Temini’ projesinde önemli bir aşama daha geride bırakıldı. Bodrum’da yıllardır devam eden içme suyu sıkıntılarını gidermek için büyük bir adım olan Ekinanbarı desalinasyon (tuzlu su arıtma) tesisi için proje onayı alındı. Tesis, 20 Milyon metreküp su sağlayarak Bodrum’un su ihtiyacını çözecek MUSKİ Genel Müdürlüğü tarafından hayata geçirilecek olan yeni içme suyu arıtma tesisi, Bodrum’un son zamanlarda yaşamış olduğu su sorununu için önemli bir alternatif oluşturacak. Tesisin tamamlanmasıyla birlikte yılda yaklaşık 20 milyon metreküp içme ve kullanma suyu elde edilecek. Büyükşehir Belediyesi mülkiyetinde bulunan 157 bin 312 metrekarelik tarım alanının, bu stratejik projede kullanılabilmesi için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan talep edilen Kamu Yararı Kararına verilen ‘Olur’ ile Bodrum’un su sorununu ortadan kaldırmaya yönelik büyük bir adım atılmış oldu. Gelişmiş arıtma teknolojileriyle donatılacak tesiste, yüzey suyundan sağlanacak ham su; fiziksel ve kimyasal işlemlerin ardından ileri arıtma ve dezenfeksiyon süreçlerinden geçirilecek. Böylece yüksek kalite standartlarında, sağlıklı ve güvenli içme suyu üretimi sağlanacak. Projede; su alma yapısından ters ozmoz (süzme) ve remineralizasyon (minerallerin geri kazandırılması) ünitelerine, temiz su depolarından iletim hatlarına kadar uzanan kapsamlı bir teknik altyapı bulunacak. MUSKİ tarafından hayata geçirilecek bu yatırım sayesinde, Bodrum’un artan nüfusu ve yoğun turizm hareketliliğine bağlı su ihtiyacı sürdürülebilir şekilde karşılanabilecek. Arıtılan suyun Bodrum’un şebekelerine dahil edilmesi neticesinde Bodrum’a önemli bir kaynak sağlanacağını vurgulayan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, "Bodrum ilçemizin tüm mahallelerinin içme ve kullanma suyu sıkıntısına çözüm sağlamak amacıyla; MUSKİ tarafından 3 Milyar TL bütçe ayırıldı. Bodrum’un içme suyu ve kanalizasyon altyapısını çağın gerekliliklerine uygun hale getirmek için yoğun bir çalışma yürütüyoruz. Mevcut şebekelerin yenilenmesi, kayıp-kaçak oranlarının azaltılması ve sürdürülebilir su yönetimi projelerimizin temelini oluşturuyor. Bodrum’un altyapı ve su sorunlarını yakından takip ediyor, tüm imkânların seferber edilmesi yönünde güçlü bir irade ortaya koyuyoruz. Gerek arıtma tesislerine yönelik yatırımlarda gerekse yeni su kaynaklarının oluşturulmasında ciddi projeler yürütüyoruz. Amacımız Bodrum’un derdini kalıcı olarak çözmek. Bu doğrultuda hem kısa vadeli hem de uzun vadeli projeler hayata geçiriyoruz. İçme suyu hatlarının yenilenmesi, yeni terfi merkezleri ve depoların yapımı ile modern arıtma tesisleri çalışmalarımızın başında geliyor. Aynı zamanda atık su arıtma tesislerinin kapasitesini artırıyor, çevreyi koruyan ve suyun yeniden kullanımına imkân tanıyan sistemler üzerinde çalışıyoruz. Yeni su kaynaklarını devreye almak için de teknik ve bilimsel çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bodrum’un su geleceğini güvence altına almak için çalışmalarımıza ara vermeden devam edecek, Bodrum’u susuzluğa teslim etmeden tüm gücümüzle çalışmayı sürdüreceğiz. Bu projelerden en önemlilerinden biri de "Ekinanbarı Kaynağından İçme ve Kullanma Suyu Temini" (tuzlu su arıtma) projesinin gerçekleşebilmesi için, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızdan "Olur" çıkması konusunda Sayın Bakanımız Murat Kurum’a yürekten teşekkür ediyorum" dedi.
Kars SMMMO Başkanı Didem Turhan’ın 586 Sayılı Vergi Usül Kanunu Genel Tebliğine İlişkin basın açıklaması
16 Aralık 2025 Salı - 12:06 Kars SMMMO Başkanı Didem Turhan’ın 586 Sayılı Vergi Usül Kanunu Genel Tebliğine İlişkin basın açıklaması Kars Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası (SMMMO) Başkanı Didem Turhan, 13.12.2025 Tarihli ve 586 Sayılı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğine ilişkin açıklamalarda bulundu. Başkan Didem Turhan, SMMMO’da düzenlediği basın toplantısında 13.12.2025 Tarihli ve 586 Sayılı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğine ilişkin uyarılarda bulundu. Turhan, "Vergi sistemimizin temel amaçlarından birisi, adil, şeffaf, izlenebilir, sürdürülebilir mali yapının tesis edilmesidir. Bu yapının güçlenmesi için basit usule tabi mükelleflerin gerçek usule geçirilmesinin gerekli olduğu meslek camiamız tarafından öteden beri ifade edilmiş ve bu yolda yapılan çalışmalar Birliğimizce desteklenmiştir. Gerçek usule geçiş, belge düzeni, defter tutma ve beyan sisteminin güçlenmesini sağlamakta; mali verilerin sağlıklı ve doğru üretilmesi, kamu gelirlerinin sürdürülebilirliği açısından önem arz etmektedir. Bu gereklilik ve önem nedeniyle 8/9/2025 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı ile Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde bulunan ve nüfusu otuz bini geçen ilçelerde anılan kararnamede belirtilen faaliyetleri yürüten mükelleflerin 01/01/2026 tarihinden itibaren basit usulden çıkarak gerçek usulde vergilendirilmeleri kararlaştırılmıştır" dedi. Başkan Didem Turhan, "Ne yazık ki, 13 Aralık 2025 tarihinde yayımlanan 586 sayılı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile anılan kararname kapsamında 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren gerçek usulde vergilendirilecek olan mükelleflerin, işletme hesabı esasına göre vergilendirildikleri süre zarfında defterlerinin bağlı oldukları meslek odaları/birlikler tarafından tutulmasına ve beyannamelerinin bu Odalar tarafından da gönderilebilmesine izin verilerek atılan olumlu adımların daha da gerisine gidilmesine sebebiyet verilmiştir. Her ne kadar ilimizdeki esnafları ve meslek mensuplarını bu aşamada doğrudan etkilemese de ileride yapılabilecek daha olumsuz düzenlemelerin önünü açabilecek niteliktedir. Hiçbir hukuki ve teknik gerekçe ile açıklanmayacak ve kendi içerisinde onlarca belirsizlik içeren hukuka aykırı bu yetkilendirmenin nasıl bir amaca hizmet ettiğini anlamak maalesef mümkün değildir. Bu nedenle, doğrudan ülkemiz vergi sistemine ve mesleğimize yönelen bu düzenlemeye diğer meslektaşlarımız gibi biz de sessiz kalmayacağız. Ülkemizde, mevcut krizden çıkış için "kayıtdışılıkla mücadele" ve "bütçe disiplini" ihtiyacı ortadayken ve bu kapsamda birçok mükellef ağır vergisel ödevlere katlanmak zorunda kalırken, kayıtdışılığı körükleyecek ve vergi sistemimizde gedikler açacak bu nevi uygulamaların kamuoyunda yeterince tartışılmadan ve istişare edilmeden yürürlüğe sokulması, bu mücadeleleri ve çabaları anlamsızlaştırmaktadır. Muhasebe, finansal raporlama ve beyanname birbirinden ayrılamayacak bütünlüktedir. Muhasebe yapmak, mali tabloları hazırlamak, gerçek ve doğru mali verileri sağlamak, denetlemek, raporlamak ve beyanname vermek, dünyanın her yerinde olduğu gibi Ülkemizde de mali müşavirlerin işidir. Mali müşavirlik bütün bu konularda güvence veren, sorumluluk alan ve hesap veren meslektir. Hiçbir teknik bilgisi olmayan ve oy kaygısıyla hareket edebilecek olan esnaf odalarına veya birliklerine muhasebe ve vergi konusunda yetki verilmesi, aslında kapsama yeni alınan bu mükelleflerin Mali İdare karşısında başıboş ve denetimsiz bırakılması dışında hiçbir anlam ifade etmemektedir. Bu meslek odalarında mali müşavir çalıştırma şartı getirilmesi olayın hukuksuzluğunu ve ciddiyetsizliğini örtmeye yetmemektedir" diye konuştu. Bu mükellef grubuna ayrıcalık tanınması vergide eşitlik ve adalet ilkesine aykırı olduğuna dikkat çeken Turhan, "Bu durum, kayıtdışılığın artmasına, vergiye gönüllü uyumun azalmasına, vergi gelirlerinin azalmasına ve ayrı bir disiplin olan muhasebe ve denetim mesleğinin tahrif edilmesine neden olmaktadır. Bu ise; eğitim ve sağlık gibi kamu hizmetlerinin yürütülmesi, emekliye zam yapılması, işçinin asgari ücretine Devlet desteği verilmesi gibi konularda bütçede yeterli kaynak bulunamamasının nedenleri arasına girecektir. 2026 Bütçesinin Mecliste tartışıldığı günlerde bu tebliğ tam bir garabet olmuştur. Bu sebeple, anılan düzenlemede hiçbir şekilde kamu yararı yoktur ve ülkesini seven her yurttaşın buna karşı durması gerekmektedir. Üyelerine şirin gözükmek için Türk Vergi Sisteminin yerle bir edilmesini talep edenlerin ve karar vericileri yeteri kadar bilgilendirmeyip bu çarpıklığa izin verenlerin şu sorulara cevap vermesi gerekmektedir. Esnaf odalarının yöneticileri, yanlış tutulan muhasebe kayıtlarından ve gerçeğe aykırı beyannamelerden tıpkı meslek mensuplarımız gibi tüm mal varlıkları ile sorumlu olacak mıdır? Mükelleflerin sahte belge düzenleme ve kullanma fiillerinde bu odaların yöneticilerine iştirak ve vergi suçu raporu yazılacak mıdır? Hiç değilse bu yöneticilerin bir disiplin sorumluluğu olacak mıdır? Gerçek usulde vergilendirilecek bu kadar mükellefin muhasebesi hangi teknik altyapı ve bilgi ile odalar tarafından tutulacaktır? Bu esnafların mevzuatta yer alan yükümlülüklere uyup uymadıkları kim tarafından kontrol edilecektir? Örneğin bir mükellefe vergi idaresinden izaha davet yazısı geldiğinde bu mükellefin müşavirliği Oda tarafından yapılacak mıdır? Doğru yönlendirmeler yapılmadığında esnafın uğrayacağı zararın sorumlusu kim olacaktır? Esnaftan muhasebe ücretini odalar toplayacağına ve bu durumda Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca iktisadi işletme oluştuğuna göre, kuruluş amaçlarına aykırı olarak devasa muhasebe ofislerine döndüreceğiniz bu meslek odalarından kurumlar vergisi beyannamesi istenecek midir? İşi ehline bırakmayı şiar edinmek gerekir iken, liyakati olmayan kişi ve kurumlara iş yaptırmaya kalkmak hangi bilim, felsefe ve inanış ile bağdaşmaktadır? Ve belki de en acı soruyu şöyle sormak gerekmektedir. "Kamu İdaremiz, ne zaman her türlü mali politikayı sahada uygulayan muhasebe camiasının hayrına ve lehine bir işe imza atacaktır?" şeklinde konuştu. Turhan, daha sonra özetle şunları söyledi. "Unutulmamalıdır ki muhasebe meslek mensupları tüm mükelleflerin yanı başındadır ve siyasi bir etki değerlendirmesi yapılacak ise bu camia en başta göz önünde bulundurulmalıdır. TÜRMOB, Odalar ve 135 bin kişilik meslek camiası olarak vergi sisteminde onarılmaz hasarlar açacak bu düzenlemelerin yürürlükten kaldırılmasını talep ediyoruz. Bu düzenlemenin yürürlükten kaldırılmaması halinde her türlü hukuki mücadeleyi sürdüreceğimizi, akıl ve mantığın almadığı bu çarpık uygulamanın destekçisi olmaya tevessül edecek meslek mensupları hakkında da her türlü tedbiri alarak mesleki düzeni sağlayacağımızı buradan kamuoyuna ilan ediyoruz."
KAYSO’dan TOBB Türkiye 100’e giren firmalara tebrik ziyareti
16 Aralık 2025 Salı - 12:00 KAYSO’dan TOBB Türkiye 100’e giren firmalara tebrik ziyareti Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) öncülüğünde, Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) ve TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi (ETÜ) işbirliğinde, şirketlerin 2021-2023 arası iki yıllık ciro artışı dikkate alınarak yapılan Türkiye’nin en hızlı büyüyen 100 şirketi yarışması sonuçlandı. Türkiye’nin en hızlı büyüyen 100 şirketi arasında Kayseri’den üç firma yer aldı. Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci ve Yöneyim Kurulu üyelerinden oluşan heyet; Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) tarafından açıklanan Türkiye 100 listesinde yüksek büyüme performanslarıyla dikkat çeken Kayserili firmaları ziyaret edilerek plaket takdiminde bulundu. Ziyaretlerde konuşan KAYSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci, Kayseri sanayisinin her şartta üretmeye ve büyümeye devam ettiğini vurgulayarak şunları söyledi; "Zorlu küresel ekonomik şartlara, artan maliyetlere ve belirsizliklere rağmen Kayseri sanayisi üretim gücünü ve rekabetçiliğini korumayı başarmıştır. TOBB Türkiye 100 listesinde yer alan firmalarımız, şehrimizin girişimcilik ruhunu, çalışma azmini ve potansiyelini en güzel şekilde yansıtmaktadır. Bu başarılar, Kayseri’nin sanayide geldiği noktayı açıkça ortaya koymaktadır." Başkan Büyüksimitci, sözlerini; "Firmalarımızı yürekten tebrik ediyorum. Sağladıkları istihdam, gerçekleştirdikleri katma değerli üretim ve ülke ekonomimize sundukları katkılar son derece kıymetlidir. Bu firmalarımız, diğer sanayicilerimiz için de ilham kaynağı olmaktadır. Kayseri Sanayi Odası olarak her zaman sanayicimizin yanında olduk, bundan sonra da olmaya devam edeceğiz" şeklinde sürdürdü. TOBB Türkiye 100 çalışmasının önemine de değinen Başkan Büyüksimitci, TOBB Başkanı’na teşekkür ederek konuşmasını şu ifadelerle tamamladı; "Bu anlamlı çalışmanın hayata geçirilmesinde emeği geçen başta TOBB Başkanımız M. Rifat Hisarcıklıoğlu olmak üzere, TEPAV ve TOBB ETÜ’ye teşekkür ediyorum. Türkiye 100 araştırması, firmalarımızın performanslarını görünür kılmak ve başarıyı teşvik etmek adına son derece değerli bir çalışmadır. Listede yer alarak Kayseri’mizi gururlandıran firmalarımızı bir kez daha tebrik ediyor, başarılarının artarak devam etmesini diliyorum."
Fırat EDAŞ’tan Yeşilyurt’a 40 milyon TL’lik enerji alt yapısı yatırımı
16 Aralık 2025 Salı - 11:25 Fırat EDAŞ’tan Yeşilyurt’a 40 milyon TL’lik enerji alt yapısı yatırımı Doğu Anadolu Bölgesi’nde elektrik dağıtım hizmeti sunan Fırat Elektrik Dağıtım, Yeşilyurt’ta enerji arz güvenliğini artırmak ve yeniden yapılandırılan yerleşim bölgelerine kesintisiz elektrik sağlamak amacıyla 40 milyon TL’yi aşkın yatırımla 42 bin metrelik yeni yer altı şebekesi kuruyor. Hizmet verdiği bölgelerde kesintisiz enerji arzı sağlamak, abonelerine en iyi hizmeti sunabilmek amacıyla yatırımlarına devam eden Fırat Elektrik Dağıtım A.Ş. (Fırat EDAŞ), Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde Beydağı Trafo Merkezi Yanı Dağıtım Merkezi ve Bağlantı Hatları Projesi’ni hayata geçiriyor. Yapılan açıklamaya göre, afet sonrası yeniden yapılanma sürecinde Malatya il merkezinin artan enerji ihtiyacını karşılamak amacıyla yürütülen kapsamlı yatırım çalışmaları kapsamında, Yeşilyurt Beydağı bölgesinde 42 bin metre uzunluğunda kablo kullanılarak modern bir yer altı enerji şebekesi oluşturuluyor. Yaklaşık 40 milyon TL’yi aşan yatırım bedeliyle hayata geçirilen proje; Çilesiz, Tecde, Karakavak, Bostanbaşı, Turgut Özal, Paşaköşkü, Özalper, Zaviye, Koyunoğlu ve Samanlı mahalleleri başta olmak üzere il merkezinin enerji altyapısının kalitesini artıracak. Bu kapsamda tesis edilen alternatif şehir fiderleri, enerji arz güvenliğini güçlendirerek olası kesintilerin önüne geçmeyi hedefliyor. Proje kapsamında yürütülen çalışmalarla bölgenin enerji ihtiyacını karşılayacak yeni bir ana dağıtım hattı oluşturulacak. Çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte bölgedeki enerji arz güvenliği güçlenecek ve elektrik tedarik sürekliliği performansı artırılarak arıza riski minimuma indirilecek. Malatya’da 460 binin üzerinde aboneye, 6 bin 462 trafo ve yaklaşık 23 bin kilometrelik enerji hattı ile hizmet veren şirket, Malatya’da kesintisiz enerji hizmetini destekleyen yatırımlarını önümüzdeki dönemde de sürdürecek.
Akbank, tüm güvenlik işlemlerini "Güvenlik Merkezi" menüsü altında birleştirdi
16 Aralık 2025 Salı - 11:12 Akbank, tüm güvenlik işlemlerini "Güvenlik Merkezi" menüsü altında birleştirdi Akbank, tüm güvenlik işlemlerini "Güvenlik Merkezi" menüsü altında birleştirdiğini duyurdu. Akbank, kullanıcılarının tüm güvenlik işlemlerini Güvenlik Merkezi menüsü altında birleştirdiğini açıkladı. Hesap ve cihaz ayarlarının yönetimi, "Beni Arayan Akbank mı?" doğrulaması, acil durum bildirimleri ve güvenlik ipuçları gibi 42 farklı güvenlik adımı tek bir menüden yönetilebiliyor. Akbank Mobil Güvenlik Merkezi’nin bankanın müşteri odaklı inovasyon yaklaşımının bir parçası olduğunu vurgulayan Akbank Dijital Çözümler ve Strateji Genel Müdür Yardımcısı Şebnem Dağ Güven, "Dijital kanallarımızda her temas noktasını hem kullanıcı dostu hem de güvenlik temelli bir mimariyle tasarlıyoruz. Değişen kullanıcı alışkanlıkları ve olası riskler doğrultusunda, mevcut 31 güvenlik fonksiyonunu 11 yeni özellikle tamamlayarak daha bütüncül, daha akıllı bir güvenlik yapısı kurguladık. Tüm bu adımları ’Güvenlik Merkezi’ çatısı altında birleştirerek müşterilerimizin tüm işlemleri tek ekrandan kolayca yönetmesini sağladık. Bu yaklaşım, geleceğin dijital bankacılığı için de güçlü bir zemin hazırlıyor" dedi. Yeni nesil güvenlik Akbank Mobil Güvenlik Merkezi’ndeki "İletişim" alanı, güvenlikle ilgili önemli uyarıları tek ekranda görünür hale getiriyor. Cihaz ayarları, güvenlik uyarıları ve son başarısız giriş bildirimleri gibi kritik bilgiler anlık olarak kullanıcıya sunuluyor. "Güvenlik ipuçları" alanı; "Bildirimlerini aç", "Beni Arayan Akbank mı?" gibi konularda bilgilendirici içerikler sunarak kullanıcıların güvenlik farkındalığını artırıyor. "Girişlerim" alanında kullanıcılar, son başarılı ve başarısız giriş tarihlerini görüntüleyebiliyor. "Cihazlarım" alanında ise daha önce giriş yapılan cihazlar listeleniyor; kullanıcılar kullanılmayan cihazları kaldırabiliyor ve cihaz bilgilerini inceleyebiliyor. "Acil durum bildireceğim" butonu ile kart dondurma ve yeni kart talebi işlemleri yapılabiliyor. İzinsiz harcamalara ilişkin harcama itirazı ise Akbank Asistan üzerinden gerçekleştirilebiliyor. Diğer tüm güvenlik süreçleri için Müşteri İletişim Merkezi’ne hızlı bağlanma imkânı da sunuyor. "Beni Arayan Akbank mı?" butonu ile ise aramanın Akbank tarafından yapılıp yapılmadığı kullanıcılar tarafından anlık olarak teyit edilebiliyor.
Migros, üst üste üçüncü kez Global İklim ve Su Liderleri arasında yer aldığını duyurdu
16 Aralık 2025 Salı - 11:12 Migros, üst üste üçüncü kez Global İklim ve Su Liderleri arasında yer aldığını duyurdu Migros, dünyanın önde gelen çevre raporlama platformlarından CDP’nin (Karbon Saydamlık Projesi) İklim Değişikliği ve Su Güvenliği programlarında "A" ile derecelendirildi. Migros hem iklim hem de su kategorilerinde üst üste üçüncü kez "Global A Liderleri" arasında yer aldığını duyurdu. Şirket toplamda 7 kez İklim Liderleri, 5 kez Su Liderleri listesine girdi. Migros, iklim değişikliği ve su güvenliği alanında önemli bir global başarıya imza attığını duyurdu. Şirket, dünyanın önde gelen çevresel raporlama platformlarından olan Karbon Saydamlık Projesi (CDP) kapsamında gerçekleştirilen İklim Değişikliği ve Su Güvenliği programının her ikisinden üst üste üçüncü kez en üst seviyeyi temsil eden "A" alarak ‘Global A Liderleri’ listesine girdiğini duyurdu. Şirket, CDP İklim Değişikliği ve Su Güvenliği programında 7. kez İklim Liderleri, 5. kez Su Liderleri arasında yer aldı. Karbon ayak izini 1,5 derece senaryosu ile uyumlu şekilde, bilime dayalı hedefler kapsamında 2030 yılına kadar yüzde 42 azaltmayı taahhüt eden Migros, her yıl büyümesine rağmen son 4 senede yüzde 16,4 karbon azaltımı sağladı. 2050 yılı hedefi olan karbon net sıfır doğrultusunda, yenilenebilir enerji yatırımları ve iş birliklerine ağırlık vererek 2026 sonuna kadar toplam enerji tüketiminin üçte birini, kendi güneş enerjisi santrallerinden karşılamayı planlıyor. Şirket, İyi Gelecek Planı çerçevesinde tedarikçilerini de sürdürülebilirlik planına dahil ederek etkiyi tüm ekosistemine yayıyor. Bilgi ve deneyimini ‘Sürdürülebilir İş Ortakları Ağı’ ile tedarikçilerine açan şirket, dolaylı etki ile de olsa satıştaki ürünlerin karbon ayak izini tedarikçileriyle birlikte azaltmayı hedefliyor. Yapılan açıklamaya göre; şirket, karbon salımını yüzde 90 azaltan ve patenti Migros’a ait sulu soğutma sistemini yaygınlaştırma çalışmalarının yanı sıra düşük karbon salımı etkili soğutucu gaz denemelerini de sürdürüyor. Tüm operasyonlarında su kullanımını 2030’a kadar yüzde 10 azaltmayı hedefleyen şirket, ayrıca tarımda teknoloji desteği ile verimli sulama teknikleri kullanılmasına yönelik, çiftçilerde farkındalık çalışmaları yürütüyor.
İMD BÜRO-SEN’den, iş ve meslek danışmanlarının ’taşra kariyer uzmanlığı’ statüsünde değerlendirilmesi talebi
16 Aralık 2025 Salı - 11:09 İMD BÜRO-SEN’den, iş ve meslek danışmanlarının ’taşra kariyer uzmanlığı’ statüsünde değerlendirilmesi talebi İş ve Meslek Danışmanları ve Büro Memurları Sendikası (İMD BÜRO-SEN) Genel Başkanı Kürşat Ateş, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’a çağrıda bulunarak iş ve meslek danışmanlarının ’taşra kariyer uzmanlığı’ statüsünde değerlendirilmesini talep etti. İş ve Meslek Danışmanları ve Büro Memurları Sendikası Genel Başkanı Kürşat Ateş, eğitim ve istihdam politikalarının sahadaki en önemli uygulayıcılarından biri olarak belirttiği iş ve meslek danışmanlarının statüsü ve özlük haklarına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’a çağırıda bulundu. Ateş, iş ve meslek danışmanlarının Mesleki Yeterlilik Kurumu (MYK) tarafından seviye 6 düzeyinde belgelendirildiğini, ISCO-08 meslek sınıflamasında ise ‘profesyonel meslekler’ grubunda yer alan, bilgi, beceri ve yetkinlikleri ulusal ve uluslararası ölçekte tanınmış uzmanlar olduğunu vurguladı. İş ve meslek danışmanlarının; öğrencilere ve gençlere eğitim-istihdam geçişinde rehberlik, mesleki yönlendirme ve rehberlik yaptığını ayrıca iş arama becerileri eğitimleri ve dezavantajlı grupların istihdama kazandırılması gibi uzmanlık gerektiren görevleri yerine getirdiğini dile getiren Ateş, taşra kariyer uzmanlığı statüsünde değerlendirildiği ifade etti. Ateş bu durumun iş ve meslek danışmanlarının özlük haklarının en düşük memur seviyesine yakın bir düzeyde kalmasına neden olduğunu sözlerine ekledi. İş ve meslek danışmanları fiiliyatta okullarda ve eğitim kurumlarında öğrencilere ve gençlere kariyer danışmanlığı yaptığını ve eğitim-istihdam ilişkisinde gençlere, ailelere ve işgücü piyasasına yön veren kritik karar süreçlerinde rol aldığını belirten Ateş, şu ifadelere yer verdi: "İş ve meslek danışmanları kariyer meslek mensubu olarak tanımlanmamakta, emeklilik dahil mali ve özlük haklarında, yaptıkları işin niteliğiyle örtüşmeyen bir seviyede tutulmaktadır. Bu durum, mesleki motivasyonu zedelemekte, nitelikli insan kaynağının kamuya ve özellikle İŞKUR çatısı altındaki danışmanlık hizmetlerine yönelmesini zorlaştırmakta, uzmanlığı MYK ve ISCO-08 ile tescilli bir mesleği, uygulamada sıradan bir kadro gibi göstermektedir." İş ve meslek danışmanlarının; istihdam ve işgücü politikalarının, aktif işgücü programlarının, gençlik, kadın, engelli ve dezavantajlı gruplara yönelik projelerin sahada ilk temas noktası olduğunun da altını çizen Ateş, "Bir tarafta ortaokuldan üniversiteye kadar öğrenciler ve gençler ile bir araya gelerek, onların meslek seçimi, alan tercihi ve kariyer planlaması süreçlerinde kariyer danışmanlığı yapan, diğer tarafta ise işsiz kalan, meslek değiştirmek zorunda kalan veya yeni bir başlangıç yapmak isteyen yetişkinlere istihdam odaklı danışmanlık sunan, işverenlere, işgücü piyasasına ve programlara ilişkin rehberlik sağlayan profesyonel bir kadro bulunmaktadır" diye konuştu. "İş ve meslek danışmanlarının, ‘taşra kariyer uzmanlığı’ statüsünde değerlendirilmesi tercih değil, zorunlu bir ihtiyaçtır" Ateş, iş ve meslek danışmanlarının görev statüsüne ilişkin de değerlendirmelerde bulunarak, "MYK ve ISCO-08’e göre profesyonel meslek olarak tanımlanan, sahada uzman düzeyinde danışmanlık ve uygulama yapan, hem gençlerimizin kariyer yolculuğunda hem de yetişkinlerin istihdama erişiminde devreye giren kilit kadro olan iş ve meslek danışmanlarının, ‘taşra kariyer uzmanlığı’ statüsünde değerlendirilmesi artık bir tercih değil, zorunlu bir ihtiyaçtır. Bu kapsamda iş ve meslek danışmanlığının, taşra kariyer uzmanlığı çerçevesine alınarak kariyer meslek statüsüne kavuşturulması, emeklilik dahil tüm özlük haklarının, yürütülen görevin niteliğiyle uyumlu hale getirilmesi, ücret, tazminat ve ek ödemelerde, sahadaki sorumluluk ve iş yükünü yansıtan adil ve sürdürülebilir bir düzenleme yapılması ve genç mezunlar için cazip, uzun vadeli ve prestijli bir kariyer yol haritasının tanımlanması büyük önem taşımaktadır" dedi. Ateş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın istihdamı önceleyen, üretimi ve sosyal devleti güçlendiren vizyonu doğrultusunda; iş ve meslek danışmanlarının taşra kariyer uzmanlığı statüsüne kavuşturulmasının, hem istihdam politikalarının başarısını artıracağına hem de kamu personel rejiminde adalet duygusunu güçlendireceğine inandığını kaydetti. Ateş, iş ve meslek danışmanlığı yeterlilik belgesine sahip kurum personelinin de kurum içi atama yoluyla bu kadroda değerlendirilmesi sahadaki danışmanlık kapasitesi güçlendirerek, hizmetin niteliği ve sürdürülebilirliğini artıracağını da dile getirdi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının öncülüğünde, ilgili tüm kurumların katkısıyla, iş ve meslek danışmanlığının statüsünü fiiliyattaki rolüyle uyumlu hale getirecek mevzuat düzenlemelerinin hayata geçirilmesini talep eden ateş, sözlerine şu şekilde devam etti: "İş ve meslek danışmanlığı, taşra kariyer uzmanlığı statüsüne alınarak gerçek anlamda kariyer meslek olarak tanımlanmalı, kariyer danışmanı unvanı taşıyan bir personelin, kariyer meslek dışı bırakılması şeklindeki mevzuat ve uygulama çelişkisine son verilmelidir, emeklilik başta olmak üzere tüm özlük haklarında, mesleğin bilimsel ve profesyonel niteliğine uygun kapsamlı ve kalıcı bir iyileştirme yapılmalıdır. Bu adımlar gençlerimizin doğru yönlendirilmesi, işgücü piyasasında verimlilik ve uyumun artırılması, hükümetimizin istihdam hedeflerine daha güçlü katkı sunulması ve kamu kaynaklarının daha etkin kullanılması açısından da ülkemizin geleceğine yapılacak stratejik bir yatırım olacaktır."