Son Dakika
|
Öğretmen Fatma Nur Çelik’i öldüren sanığın 126 yıla kadar hapsi istendi
Aslı Baş’ın ölümünde Yargıtay’ın kararı bozması sonrası yeni gelişme
AB’nin Giriş-Çıkış Sistemi Schengen bölgesinin tamamında uygulamaya girdi
Pezeşkiyan: "Türkiye'nin tutumunu takdir ediyoruz"
Küçükçekmece’de İETT otobüsünden inen yolcuya motosiklet çarptı
Mersin’in Yenişehir Belediyesi’ne yolsuzluk operasyonu:
Mazota Cuma sabahı 13 TL indirim geliyor
İzmir’deki polis merkezi saldırısı davasında ara karar açıklandı
Pezeşkiyan: "Lübnan'a yönelik saldırı, ateşkes anlaşmasının açık bir ihlalidir"
TBMM Başkanı Kurtulmuş’tan ara seçim açıklaması
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Khartoum’s Marina Park Reopens After Years of War
İran basını: "ABD-İran arasındaki müzakerelerin üçüncü aşamaya girildi"
Londra polisinden Filistin’e destek gösterisine müdahale: 212 gözaltı
Yılmaz: "Netanyahu’nun Cumhurbaşkanımıza yönelik ifadeleri suçluluk psikolojisinin dışa vurumu olup, yok hükmündedir"
Duran: "Netanyahu, hakkında tutuklama kararları bulunan, dostu kalmamış bir suçludur"
ABD-İran müzakerelerinde "aşırı talep" ve Hürmüz anlaşmazlığı
Bakan Güler, Kara Kuvvetleri Komutanlığındaki değerlendirme toplantısına katıldı
MHP Lideri Bahçeli'den İbrahim Tatlıses’e geçmiş olsun telefonu
EKONOMİ
Diyarbakır OSB Başkanı Fidan: "Sanayiye özel kredi şart"
11 Nisan 2026 Cumartesi - 22:07:15
Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Başkanı Mustafa Fidan, sanayiciye özel finansman modelleri oluşturulması gerektiğini belirterek, "Tarım ve esnafa sağlanan yüzde 50’ye varan faiz destekli krediler sanayici için de uygulanmalı. Aksi halde yatırım yapmak da üretimi sürdürmek de zorlaşacak" dedi. Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Başkanı Mustafa Fidan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın Diyarbakır’da sivil toplum kuruluşlarıyla gerçekleştirdiği toplantıda yaptığı konuşmada sanayicinin içinde bulunduğu tabloya dikkat çekti. Fidan, bölgenin üretim gücüne dikkat çekerken, artan maliyetler ve finansman sorunları nedeniyle sanayicinin yalnızlaştığını söyledi. Diyarbakır OSB’nin geldiği noktayı rakamlarla anlatan Fidan, büyümenin planlı bir destekten çok zor şartlarda verilen mücadelenin sonucu olduğunu ifade ederek, "Bugün 5 etaptan oluşan OSB’mizde 370 firma üretim yapıyor ve 23 bin kişiye istihdam sağlanıyor. 2011’de bu sayı 125 firma ve 2 bin istihdamdı. Bu artış bir planın değil, bir inancın sonucudur. Diyarbakır üretmeye devam ediyor, ancak her geçen gün daha da yalnızlaşıyor. Türkiye genelinde sanayici ciddi bir darboğazdan geçiyor. Sanayicinin en büyük sorunu finansmana erişim. Sanayici bankaya gittiğinde yüzde 50-55’lere varan faizlerle karşılaşıyor. Bu oranlar sürekli değişiyor. Bu tabloyu artık ‘itibar kredisi’ olarak tanımlıyoruz. Bugün 100 milyon lirasını bankaya yatıran biri aylık yaklaşık 4 milyon lira kazanırken, üretim yapan sanayici aynı büyüklükte kredi için 4 milyondan fazla faiz ödüyor. Bu maliyetlerle üretim yapmak mümkün değildir" dedi. Fidan, sanayiciye özel finansman modelleri oluşturulması gerektiğini vurgulayarak, "Tarım ve esnafa sağlanan yüzde 50’ye varan faiz destekli krediler sanayici için de uygulanmalı. Aksi halde yatırım yapmak da üretimi sürdürmek de zorlaşacak. Buradaki sanayicilerin hiçbiri hazır bir miras devralmadı. Hepsi sıfırdan kurdu, risk aldı. Ama bugün bu emeğin devamı ekonomik koşullara bağlı hale geldi. Bu gidişle yeni kuşakların devamı bile riske girebilir. Yıl sonuna kadar 30 fabrikanın daha üretime geçmesini hedefliyoruz. Ancak 5. etap altyapısının yatırım programına alınması gerekiyor. Süreç Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nda bekliyor. Biz, üretmeye devam edeceğiz. Ama gerçek nettir. Sanayi güçlenmeden Türkiye’nin güçlü olması mümkün değildir. Sanayi zayıflarsa üretim düşer, istihdam azalır, kalkınma yavaşlar" dedi.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 20:39
DAİB’te Ömer Madırlı dönemi
Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği (DAİB) 2026 yılı Olağan Genel Kurulu gerçekleştirildi. Mevcut Başkan Ethem Tanrıver’in aday olmadığı seçimde Ömer Madırlı, DAİB’in yeni başkanı oldu. Genel kurulda başkanlık için iki aday yarıştı. Yapılan oylama sonucunda Ömer Madırlı 481 oy alırken, Abdullah Atalay 328 oy alabildi. Seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından salonda büyük bir heyecan yaşandı. DAİB üyeleri yeni Başkan Ömer Madırlı omuzlara alarak seçimi kazanmanın sevincini yaşadı. DAİB Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Madırlı, tüm üyelere desteklerinden dolayı teşekkür ederek, ‘Bölge olarak önümüzdeki süreçte üyelerime en iyi hizmeti ve desteği sağlayarak ihracatımızı artırmak için yoğun çaba harcayacağız’ dedi.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 20:29
Bakan Bayraktar: "Bu sene sonunda ilk elektriği Akkuyu’dan üretmiş olacağız"
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Kayseri Ticaret Odası’nda (KTO) düzenlenen Türkiye’nin Enerji Vizyonu İstişare Toplantısı’nda yaptığı açıklamasında, "İnşallah bu sene sonunda ilk elektriği Akkuyu’dan üretmiş olacağız" dedi. KTO Konferans Salonu’nda düzenlenen toplantıya Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, AK Parti Kayseri Milletvekilleri Hulusi Akar, Sayın Bayar Özsoy, Murat Cahid Cıngı, Dursun Ataş, MHP Kayseri Milletvekili Baki Ersoy, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, AK Parti Kayseri İl Başkanı Hüseyin Okandan, MHP Kayseri İl Başkanı Enes Ertuğrul Kalın, KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, protokol üyeleri ve iş insanları katıldı. "Türkiye’nin enerjisinde temel 2 açmaz var" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin enerjide iki açmazı olduğunu söyleyerek, "Bir tanesi Türkiye enerji talebi artan bir ülke. Açmaz diyorum çünkü artan talebi karşılamak gerçekten çok önemli bir yatırım sürecini hem altyapı hem de üretim tarafını gerektiriyor. Çok ciddi bir finansmana ihtiyaç duyuyoruz ama bu aynı zamanda iyi bir şey çünkü ekonominiz büyürse enerji talebiniz artıyor. Şehirleşmeniz artarsa, insanların hayat standardı yükselirse enerji talebi artıyor. Kayseri’ye baktığımızda 2002 yılından bu güne rakamlara baktım. O gün için 420 bin abone varmış bugün 900 bin abone var. mesken abonesi 356 binmiş bugün o rakam 760 bin olmuş. Yani 2 katı civarında artan bir aboneleşme ve yeni tüketici var. Daha ilginç olan rakam şu; tüketime baktığımızda o günden bu güne yaklaşık 5 kat büyümüş. Şunu gösteriyor bunlar yani Kayseri’nin ekonomisi 4 milyar dolara yakın bir ekonomik büyüklükten bahsettik. Sanayisiyle, ticareti, tarımı, turizmiyle beraber Kayseri çok büyük bir ivme ile son 20 yıl içerisinde büyümüş. Dolayısıyla artan bir enerji talebi var. İkinci açmaz da Türkiye’de maalesef karşı karşıya olduğumuz ve şu anda ekonomimizin üzerinde de en önemli etkilerden bir tanesi Türkiye’nin enerjideki dışa bağımlılığıdır. Onun için milli enerji ve maden politikası olarak diyoruz ki biz Türkiye’yi mutlak suretle en hızlı şekilde enerjide dışa bağımlılıktan kurtarmamız lazım" dedi. "Bu senenin sonunda ilk elektriği Akkuyu’dan üretmiş olacağız" Bakan Bayraktar, sene sonunda Akkuyu’dan ilk elektriği üreteceklerini söyleyerek, "Türkiye kullandığı 3 birim enerjinin ikisini ithal ediyor. Doğalgaz, petrol, petrol ürünleri, kömür ithalatı ve malumunuz bunların fiyatlarını biz burada belirlemiyoruz. Bunlar küresel piyasalarda belirlenen emtialar. Dolayısıyla 2022 yılında 96 buçuk milyar dolar enerji ithalatına para ödeyen bir Türkiye var. Türkiye bunun için özellikle büyük bir potansiyelimizin olduğu yenilenebilir enerjiyi değerlendirebilir. Son 15 yılda 25 bin megawatı aşan güneş gücü 15 bin megawat civarında rüzgar gücüyle 40 bin megawata güneş ve rüzgarda ulaştık. Türkiye artık Somali’de derin denizlerde petrol arayan bir ülke. Mutlak suretle petrol ve doğalgaz üretimimizi arttıracağız. Akkuyu’da son aşamaya geldik. Bütün zorluklara, engellemelere rağmen biz bu yolda kararlılıkla ilerliyoruz ve inşallah bu senenin sonunda ilk elektriği Akkuyu’dan üretmiş olacağız. Fakat oraya Trakya’yı ve küçük modüler reaktörleri de ekleyerek ki nükleerin ikinci çağı başlıyor şimdi. Bir 1950’lerde başlayan bir dönemi var o dönemi maalesef biraz ıskalamış durumdayız ama inşallah bu nükleerin ikinci çağında küçük modüler rektörlerde Türkiye bu teknolojiye sahip olan ve üreten belki ileride inşallah ihraç edebilme kabiliyetine ulaşacak. Dolayısıyla nükleer bizim en önemli ajanda maddelerimizden bir tanesi" ifadelerini kullandı. "2026 yılı yenilenebilir enerjide yeni bir rekor yılı olacaktır" KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy ise, yapılan çalışmaların bakanlığın ne kadar gayretle çalıştığının açık ispatı olduğunu söyleyerek, "Enerjide Tam Bağımsız Türkiye hedefiyle; Karadeniz’deki doğalgaz keşiflerinden nükleer enerji hamlelerine, yenilenebilir enerji kaynaklarının devreye alınmasından stratejik madencilik faaliyetlerine kadar her bir projeniz, biz üreticiler için geleceğe dair en büyük teminat niteliğindedir. 2014 yılında 40 megavat olan güneş enerjisi kurulu gücümüzün bugün 25 bin megavatı aşmış olması; 12 yılda kat edilen 641 katlık bu mesafe, sizin ve bakanlığımızın ne kadar büyük bir gayretle çalıştığının en açık ispatıdır. Sizlerin ifade ettiği gibi; 2026 yılı yenilenebilir enerjide yeni bir rekor yılı olacaktır. Kayseri iş dünyası olarak bizler, bu rekorun en güçlü paydaşı olmaya hazırız. Bizim Kayseri Ticaret Odası olarak her fırsatta dile getirdiğimiz bir gerçeğimiz var. Ulaşım olmadan ticaret olmaz, enerji olmadan ise üretim olmaz. Ancak bugün bu söze bir ekleme daha yapmak gerekiyor. Depolama ve sürdürülebilirlik olmadan enerji yönetilemez. Güneşimiz var, rüzgarımız var ancak sanayicimizin çarklarını 7/24 kesintisiz döndürebilmesi için enerjiyi sadece üretmek yetmiyor, onu depolayabilmek de kritik bir önem arz ediyor. Sektörlerimizin yaptığı analizlerde de yenilenebilir enerjinin yönetilebilir olması için depolama çözümleri artık bir lüks değil, zorunluluktur. Kayseri mobilyadan tekstile, çelik kapıdan makine sanayisine kadar 4 milyar dolara yaklaşan ihracat, 1 milyar 730 milyon dolar ithalat hacmiyle anasının ak sütü gibi cari fazla veren Türkiye’nin üretim merkezleri arasında önemli bir yerde olan kadim bir şehirdir. Ancak bu çarkların dönmesi, üretim maliyetlerimizin en büyük kalemini oluşturan enerjinin sürdürülebilir ve makul maliyetlerle sanayicimize ulaşmasına bağlıdır. Kayseri girişimcisi, sadece devletten bekleyen değil, kendi enerjisini üretme iradesini de gösteren bir yapıdadır. İlklerin şehri olan Kayseri’de kurulan ilk elektrik santrali, 1926 yılında Atatürk’ün imzasıyla temelleri atılan ve 1930’da faaliyete geçen Bünyan Hidroelektrik Santrali’dir. Türkiye’nin en eski santrallerinden biri olan bu tesis, Kayseri ve çevresine enerji sağlamış olup, tarihi makineleriyle uzun yıllar hizmet vermiştir. Şehrimiz; güneş enerjisi (GES) başta olmak üzere yenilenebilir enerji yatırımlarında büyük bir iştaha sahiptir. Kayseri, 2035 yılı için koyduğunuz 120 bin megavatlık dev hedefin neresindedir? Biz diyoruz ki; Kayseri bu hedefin amiral gemisidir! Sanayicimiz kendi enerjisini üretme iştahıyla doludur" dedi. "KOBİ’lerimize yönelik daha rekabetçi olabilmeleri için özel teşvik ve tarife modelleri üretim azmimizi artıracaktır" Gülsoy, enerjiye talebin her geçen gün arttığını söyleyerek, "Her geçen gün enerjiye talep artmaktadır. Bu durum maliyetlerimizi de aşırı derecede yükseltmektedir. Bunun çözümü bizim gücümüz birlik ve beraberlik içerisinde yaşadığımız coğrafyadadır. Yenilenebilir kaynaklarla ve nükleer güçte kapasite artışıyla, ülkemizin ve sizlerin gayretleriyle enerji bağımlılığımızı düşürebiliriz. Ancak bu yolda ilerlerken bazı teknik bariyerlerin aşılması bizler için hayati önemdedir. İş dünyamızın temsilcilerinden gelen sorun ve talepleri zatıâlinize çözüm önerileriyle birlikte dosya halinde de sunacağız ama sanayicimizin ve ticaret erbabımızın bazı beklentilerini dile getirmek isterim. Yenilenebilir kaynakların şebekeye daha dengeli ve stabil aktarılması için depolama yatırımlarına yönelik teşviklerin verilmesi, sanayicimizin önünü açacaktır. İşletmelerimizin kendi çatılarına kurmak istediği GES yatırımlarında karşılaşılan trafo kapasite yetersizlikleri ve kota sorunlarının aşılması. Son yapılan mevzuat değişikliği ile saatlik mahsuplaşma en büyük problemlerimizden birisidir. Mahsuplaşma sisteminin aylık bazdan saatlik bazda uygulanmaya başlanması, özellikle üretim ve tüketim dengesinin gün içerisinde değişkenlik göstermesi nedeniyle yatırımcıların gelirlerini önemli ölçüde azaltmıştır. Mahsuplaşma sisteminin yeniden aylık bazda uygulanması, dağıtım bedellerinin maliyet esaslı, makul ve öngörülebilir bir seviyeye çekilmesi. Mevcut yatırımların korunmasına yönelik geçiş süreci düzenlemeleri yapılması, destek süresi sona ermiş santraller için ayrı bir tarife veya koruyucu mekanizma oluşturulması yeşil dönüşüm sürecimizi hızlandıracaktır. Zatıâlinizin de üzerinde hassasiyetle durduğunuz ’izin süreçlerini kısaltma’ gayretlerini takdirle karşılıyoruz. Bu süreçlerin hızlanması, 3 bin 500 megavatlık yeni kapasitelerin çok daha hızlı devreye girmesini sağlayacaktır. Enerji maliyetleri konusunda, özellikle stratejik üretim yapan KOBİ’lerimize yönelik daha rekabetçi olabilmeleri için özel teşvik ve tarife modelleri üretim azmimizi artıracaktır" dedi. "Kayseri iş dünyası olarak değişimden korkmayan, yenilikçi ve milli değerlerine bağlı bir kadim bir şehiriz" Kayseri’nin maden çeşitliliği bakımından da zengin bir şehir olduğunu belirten Gülsoy, , "Maden arama ve işletme süreçlerindeki bürokratik süreçlerin sadeleştirilmesi, bu cevherlerin ekonomiye kazandırılmasını sağlayacaktır. Rehabilitasyon bedelleri ödemelerinin nakit dışında banka teminat mektubu veya ipotek vererek karşılanması, ÇED süreçlerinin kısaltılması, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren üyelerimizin, özellikle asgari ücret ve genel gider artışlarından olumsuz etkilenmemesi adına; kâr marjlarının maliyet artışlarıyla uyumlu hale getirilerek işletme sermayelerinin korunmasını, sektörün anayasası hükmündeki 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun, günün ekonomik gerçeklerine ve sektör paydaşlarının taleplerine göre güncellenerek daha dinamik bir yapıya kavuşturulmasını istirham ediyoruz. Kayseri iş dünyası olarak bizler; değişimden korkmayan, yenilikçi ve milli değerlerine bağlı bir kadim bir şehiriz. Sizin ortaya koyduğunuz ‘Milli Enerji ve Maden Politikası’na tam destek veriyoruz. İnanıyoruz ki; sizin rehberliğinizde enerji koridorlarının merkezi haline gelen Türkiye, üretimde de dünyanın en güçlü oyuncularından biri olmaya devam edecektir. Biz de diyoruz ki; Kayseri’nin üretim aşkı, sizin enerji vizyonunuzla birleştiğinde Türkiye’nin eli her zamankinden daha güçlü olacaktır. 80 milyar dolarlık yeni yatırım hedefinde Kayserili müteşebbislerin imzası mutlaka olacaktır. Bu toplantının; şehrimizin ve ülkemizin enerji vizyonuna yeni ufuklar açmasını temenni ediyorum" ifadelerini kullandı. Program konuşmaların ardından basına kapatılarak soru-cevap kısmı ile devam etti.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 20:20
Bakan Bayraktar: "İnşallah bu sene sonunda ilk elektriği Akkuyu’dan üretmiş olacağız"
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Kayseri Ticaret Odası’nda (KTO) düzenlenen Türkiye’nin Enerji Vizyonu İstişare Toplantısı’nda yaptığı açıklamasında, "İnşallah bu sene sonunda ilk elektriği Akkuyu’dan üretmiş olacağız" dedi. KTO Konferans Salonu’nda düzenlenen toplantıya Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, AK Parti Kayseri Milletvekilleri Hulusi Akar, Sayın Bayar Özsoy, Murat Cahid Cıngı, Dursun Ataş, MHP Kayseri Milletvekili Baki Ersoy, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, AK Parti Kayseri İl Başkanı Hüseyin Okandan, MHP Kayseri İl Başkanı Enes Ertuğrul Kalın, KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, protokol üyeleri ve iş insanları katıldı. Programın açılış konuşmasında yapılan çalışmaların bakanlığın ne kadar gayretle çalıştığının açık ispatı olduğunu söyleyen KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, "Enerjide Tam Bağımsız Türkiye hedefiyle; Karadeniz’deki doğalgaz keşiflerinden nükleer enerji hamlelerine, yenilenebilir enerji kaynaklarının devreye alınmasından stratejik madencilik faaliyetlerine kadar her bir projeniz, biz üreticiler için geleceğe dair en büyük teminat niteliğindedir. 2014 yılında 40 megavat olan güneş enerjisi kurulu gücümüzün bugün 25 bin megavatı aşmış olması; 12 yılda kat edilen 641 katlık bu mesafe, sizin ve bakanlığımızın ne kadar büyük bir gayretle çalıştığının en açık ispatıdır. Sizlerin ifade ettiği gibi; 2026 yılı yenilenebilir enerjide yeni bir rekor yılı olacaktır. Kayseri iş dünyası olarak bizler, bu rekorun en güçlü paydaşı olmaya hazırız. Bizim Kayseri Ticaret Odası olarak her fırsatta dile getirdiğimiz bir gerçeğimiz var. Ulaşım olmadan ticaret olmaz, enerji olmadan ise üretim olmaz. Ancak bugün bu söze bir ekleme daha yapmak gerekiyor. Depolama ve sürdürülebilirlik olmadan enerji yönetilemez. Güneşimiz var, rüzgârımız var; ancak sanayicimizin çarklarını 7/24 kesintisiz döndürebilmesi için enerjiyi sadece üretmek yetmiyor, onu depolayabilmek de kritik bir önem arz ediyor. Sektörlerimizin yaptığı analizlerde de yenilenebilir enerjinin yönetilebilir olması için depolama çözümleri artık bir lüks değil, zorunluluktur. Kayseri mobilyadan tekstile, çelik kapıdan makine sanayisine kadar 4 milyar dolara yaklaşan ihracat, 1 milyar 730 milyon dolar ithalat hacmiyle anasının ak sütü gibi cari fazla veren Türkiye’nin üretim merkezleri arasında önemli bir yerde olan kadim bir şehirdir. Ancak bu çarkların dönmesi, üretim maliyetlerimizin en büyük kalemini oluşturan enerjinin sürdürülebilir ve makul maliyetlerle sanayicimize ulaşmasına bağlıdır. Kayseri girişimcisi, sadece devletten bekleyen değil, kendi enerjisini üretme iradesini de gösteren bir yapıdadır. Şunun da özellikle altını çizmek istiyorum. İlklerin şehri olan Kayseri’de kurulan ilk elektrik santrali, 1926 yılında Atatürk’ün imzasıyla temelleri atılan ve 1930’da faaliyete geçen Bünyan Hidroelektrik Santrali’dir. Türkiye’nin en eski santrallerinden biri olan bu tesis, Kayseri ve çevresine enerji sağlamış olup, tarihi makineleriyle uzun yıllar hizmet vermiştir. Şehrimiz; güneş enerjisi (GES) başta olmak üzere yenilenebilir enerji yatırımlarında büyük bir iştaha sahiptir. Kayseri, 2035 yılı için koyduğunuz 120 bin megavatlık dev hedefin neresindedir? Biz diyoruz ki; Kayseri bu hedefin amiral gemisidir! Sanayicimiz kendi enerjisini üretme iştahıyla doludur" dedi. Başkan Gülsoy, enerjiye talebin her geçen gün arttığını söyleyerek, "Her geçen gün enerjiye talep artmaktadır. Bu durum maliyetlerimizi de aşırı derecede yükseltmektedir. Bunun çözümü bizim gücümüz birlik ve beraberlik içerisinde yaşadığımız coğrafyadadır. Yenilenebilir kaynaklarla ve nükleer güçte kapasite artışıyla, ülkemizin ve sizlerin gayretleriyle enerji bağımlılığımızı düşürebiliriz. Ancak bu yolda ilerlerken bazı teknik bariyerlerin aşılması bizler için hayati önemdedir. İş dünyamızın temsilcilerinden gelen sorun ve talepleri zatıâlinize çözüm önerileriyle birlikte dosya halinde de sunacağız ama sanayicimizin ve ticaret erbabımızın bazı beklentilerini dile getirmek isterim. Yenilenebilir kaynakların şebekeye daha dengeli ve stabil aktarılması için depolama yatırımlarına yönelik teşviklerin verilmesi, sanayicimizin önünü açacaktır. İşletmelerimizin kendi çatılarına kurmak istediği GES yatırımlarında karşılaşılan trafo kapasite yetersizlikleri ve kota sorunlarının aşılması. Son yapılan mevzuat değişikliği ile saatlik mahsuplaşma en büyük problemlerimizden birisidir. Mahsuplaşma sisteminin aylık bazdan saatlik bazda uygulanmaya başlanması, özellikle üretim ve tüketim dengesinin gün içerisinde değişkenlik göstermesi nedeniyle yatırımcıların gelirlerini önemli ölçüde azaltmıştır. Mahsuplaşma sisteminin yeniden aylık bazda uygulanması, dağıtım bedellerinin maliyet esaslı, makul ve öngörülebilir bir seviyeye çekilmesi. Mevcut yatırımların korunmasına yönelik geçiş süreci düzenlemeleri yapılması, destek süresi sona ermiş santraller için ayrı bir tarife veya koruyucu mekanizma oluşturulması yeşil dönüşüm sürecimizi hızlandıracaktır. Zatıâlinizin de üzerinde hassasiyetle durduğunuz "izin süreçlerini kısaltma" gayretlerini takdirle karşılıyoruz. Bu süreçlerin hızlanması, 3 bin 500 megavatlık yeni kapasitelerin çok daha hızlı devreye girmesini sağlayacaktır. Enerji maliyetleri konusunda, özellikle stratejik üretim yapan KOBİ’lerimize yönelik daha rekabetçi olabilmeleri için özel teşvik ve tarife modelleri üretim azmimizi artıracaktır. Kayseri, maden çeşitliliği bakımından da zengin bir şehirdir. Maden arama ve işletme süreçlerindeki bürokratik süreçlerin sadeleştirilmesi, bu cevherlerin ekonomiye kazandırılmasını sağlayacaktır. Rehabilitasyon bedelleri ödemelerinin nakit dışında banka teminat mektubu veya ipotek vererek karşılanması, ÇED süreçlerinin kısaltılması, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren üyelerimizin, özellikle asgari ücret ve genel gider artışlarından olumsuz etkilenmemesi adına; kâr marjlarının maliyet artışlarıyla uyumlu hale getirilerek işletme sermayelerinin korunmasını, Sektörün anayasası hükmündeki 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun, günün ekonomik gerçeklerine ve sektör paydaşlarının taleplerine göre güncellenerek daha dinamik bir yapıya kavuşturulmasını istirham ediyoruz. Kayseri iş dünyası olarak bizler; değişimden korkmayan, yenilikçi ve milli değerlerine bağlı bir kadim bir şehiriz. Sizin ortaya koyduğunuz ‘Milli Enerji ve Maden Politikası’na tam destek veriyoruz. İnanıyoruz ki; sizin rehberliğinizde enerji koridorlarının merkezi haline gelen Türkiye, üretimde de dünyanın en güçlü oyuncularından biri olmaya devam edecektir. Biz de diyoruz ki; Kayseri’nin üretim aşkı, sizin enerji vizyonunuzla birleştiğinde Türkiye’nin eli her zamankinden daha güçlü olacaktır. 80 milyar dolarlık yeni yatırım hedefinde Kayserili müteşebbislerin imzası mutlaka olacaktır. Bu toplantının; şehrimizin ve ülkemizin enerji vizyonuna yeni ufuklar açmasını temenni ediyorum" ifadelerini kullandı. "Türkiye’nin enerjisinde temel 2 açmaz var" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ise Türkiye’nin enerjide 2 açmazı olduğunu söyleyerek, "Türkiye’nin enerjide çok temel 2 tane açmazı var. Bir tanesi Türkiye enerji talebi artan bir ülke. Açmaz diyorum çünkü artan talebi karşılamak gerçekten çok önemli bir yatırım sürecini hem altyapı hem de üretim tarafını gerektiriyor. Çok ciddi bir finansmana ihtiyaç duyuyoruz ama bu aynı zamanda iyi bir şey çünkü ekonominiz büyürse enerji talebiniz artıyor. Şehirleşmeniz artarsa, insanların hayat standardı yükselirse enerji talebi artıyor. Kayseri’ye baktığımızda 2002 yılından bu güne rakamlara baktım. O gün için 420 bin abone varmış bugün 900 bin abone var. mesken abonesi 356 binmiş bugün o rakam 760 bin olmuş. Yani 2 katı civarında artan bir aboneleşme ve yeni tüketici var. Daha ilginç olan rakam şu; tüketime baktığımızda o günden bu güne yaklaşık 5 kat büyümüş. Şunu gösteriyor bunlar yani Kayseri’nin ekonomisi 4 milyar dolara yakın bir ekonomik büyüklükten bahsettik. Sanayisiyle, ticareti, tarımı, turizmiyle beraber Kayseri çok büyük bir ivme ile son 20 yıl içerisinde büyümüş. Dolayısıyla artan bir enerji talebi var. İkinci açmaz da Türkiye’de maalesef karşı karşıya olduğumuz ve şu anda ekonomimizin üzerinde de en önemli etkilerden bir tanesi Türkiye’nin enerjideki dışa bağımlılığıdır. Onun için milli enerji ve maden politikası olarak diyoruz ki biz Türkiye’yi mutlak suretle en hızlı şekilde enerjide dışa bağımlılıktan kurtarmamız lazım" dedi. "İnşallah bu senenin sonunda ilk elektriği Akkuyu’dan üretmiş olacağız" Bakan Bayraktar, sene sonunda Akkuyu’dan ilk elektriği üreteceklerini söyleyerek, "Türkiye kullandığı 3 birim enerjinin ikisini ithal ediyor. Doğalgaz, petrol, petrol ürünleri, kömür ithalatı ve malumunuz bunların fiyatlarını biz burada belirlemiyoruz. Bunlar küresel piyasalarda belirlenen emtialar. Dolayısıyla 2022 yılında 96 buçuk milyar dolar enerji ithalatına para ödeyen bir Türkiye var. Türkiye bunun için özellikle büyük bir potansiyelimizin olduğu yenilenebilir enerjiyi değerlendirebilir. Son 15 yılda 25 bin megawatı aşan güneş gücü 15 bin megawat civarında rüzgar gücüyle 40 bin megawata güneş ve rüzgarda ulaştık. Türkiye artık Somali’de derin denizlerde petrol arayan bir ülke. Mutlak suretle petrol ve doğalgaz üretimimizi arttıracağız. Akkuyu’da son aşamaya geldik. Bütün zorluklara, engellemelere rağmen biz bu yolda kararlılıkla ilerliyoruz ve inşallah bu senenin sonunda ilk elektriği Akkuyu’dan üretmiş olacağız. Fakat oraya Trakya’yı ve küçük modüler reaktörleri de ekleyerek ki nükleerin ikinci çağı başlıyor şimdi. Bir 1950’lerde başlayan bir dönemi var o dönemi maalesef biraz ıskalamış durumdayız ama inşallah bu nükleerin ikinci çağında küçük modüler rektörlerde Türkiye bu teknolojiye sahip olan ve üreten belki ileride inşallah ihraç edebilme kabiliyetine ulaşacak. Dolayısıyla nükleer bizim en önemli ajanda maddelerimizden bir tanesi" ifadelerini kullandı. Program konuşmaların ardından basına kapatılarak soru-cevap kısmı ile devam etti.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
09 Nisan 2026 Perşembe- 09:59
Karacabey’de salçalık domates ekiminde "serbest"in fazla olması bekleniyor
2
09 Nisan 2026 Perşembe- 16:37
Türk markasını dünyaya taşıyorlar
3
08 Nisan 2026 Çarşamba- 16:15
Edremit’in Avrupa uçuşları masaya yatırıldı
4
09 Nisan 2026 Perşembe- 09:00
Adana’nın tescilli lezzeti şalgam, karnavalın gözdesi oldu
5
09 Nisan 2026 Perşembe- 15:33
Giresun’da fındıkta don riski yok, üreticiyi kokarca korkutuyor
15 Aralık 2025 Pazartesi - 10:05
Ücretli çalışan sayısı yıllık yüzde 1,0 arttı
Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı 2025 Ekim ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1,0 arttı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ekim ayı Ücretli Çalışan İstatistikleri’ni açıkladı. Buna göre sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı 2025 Ekim ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1,0 arttı. Ücretli çalışan sayısı bir önceki yılın aynı ayında 15 milyon 860 bin 31 kişi iken, 2025 yılı Ekim ayında 16 milyon 20 bin 394 kişi oldu. Ücretli çalışanların alt detaylarına bakıldığında; 2025 Ekim ayında ücretli çalışan sayısı yıllık olarak sanayi sektöründe yüzde 3,5 azaldı, inşaat sektöründe yüzde 6,2 arttı ve ticaret-hizmet sektöründe yüzde 2,5 arttı. Ücretli çalışan sayısı bir önceki aya göre yüzdesel olarak değişim göstermedi Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı 2025 Ekim ayında bir önceki aya göre yüzdesel olarak değişim göstermedi. Ücretli çalışanların alt detaylarına bakıldığında; 2025 Ekim ayında ücretli çalışanlar aylık olarak sanayi sektöründe yüzde 0,3 azaldı, inşaat sektöründe yüzde 0,3 arttı ve ticaret-hizmet sektöründe yüzde 0,1 arttı.
15 Aralık 2025 Pazartesi - 10:02
Evde Bakım Yardımı hesaplara yatırılmaya başlandı
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 6 milyar lira Evde Bakım Yardımı’nı hesaplara yatırmaya başladıklarını açıkladı.
15 Aralık 2025 Pazartesi - 09:55
Garanti BBVA Factoring, Garanti BBVA Mobil ve İnternet Bankacılığı üzerinden dijital faktoring hizmetini devreye aldı
Garanti BBVA Faktoring, Garanti BBVA Mobil ve İnternet Bankacılığı üzerinden dijital faktoring hizmetini devreye aldı. Bu yeni hizmet ile Garanti BBVA Faktoring, müşterilerine hızlı ve dijital finansman imkânı sunarak KOBİ’ler başta olmak üzere tüm şahıs firmaları ve tüzel müşterilerin nakit akışını güçlendirmeye destek olacak. KOBİ’ler, şahıs firmaları ve tüzel müşteriler hem ellerindeki çekleri hem de Garanti BBVA’ya tahsile verdikleri çekleri Garanti BBVA dijital kanalları üzerinden görüntüleyebiliyor. Mobil’den QR ile taranan çekler, şubeye teslim sırasında işleme alınabiliyor. Tahsilde olan çekler ise dijital teklifin onaylanmasıyla birlikte müşterinin hesabına aktarılabiliyor. Bankalardaki kredi limitleri kullanılmadan, planlı ödemeler ve öngörülebilir maliyetler ile finansman ihtiyacı karşılanıyor. Dijital faktoring hizmeti ile müşteriler, firmaları için gerekli olan acil nakit ihtiyaçlarında krediye alternatif olarak factoring işlemlerini dijital kanallardan tamamlıyor. Garanti BBVA Mobil ve İnternet Şube üzerinden sunulan bu hizmet, şube bağımlılığını önemli ölçüde azaltıyor. Halihazırda müşteriler tahsile vermiş oldukları çekler için şubeye gitmeden faktoring süreçlerini uçtan uca dijital ortamda tamamlayabiliyor. Yeni bir çekle işlem yapmak isteyen müşteriler, şubeye randevu sistemi ile çeki teslim ederek süreci bitirebiliyor. Garanti BBVA Faktoring Genel Müdürü Selahattin Güldü, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: "Faktoring hizmetlerimizi, Garanti BBVA Mobil ve İnternet Bankacılığı üzerinden sunmaya başlamaktan mutluluk duyuyoruz. Mobil bankacılığın artık ana kanal haline geldiği bu dönemde, müşterilerimizin işlemlerini kolayca gerçekleştirebilecekleri, zaman kazandıracak, yüksek hizmet kalitesi ile sonuç alabilecekleri bir yapı kurduk. Dijital kanallar üzerinden sunulan faktoring hizmeti, müşterilerin hem ellerindeki çekler hem de bankaya tahsile verdikleri çekler için anında teklif almasını sağlayan hızlı bir finansman alternatifi sunuyor. Garanti BBVA Faktoring’in yeni dijital çözümü, firmaların finansmana erişimini kolaylaştırmayı hedefliyor. Müşteriler, Garanti BBVA Mobil’de yer alan Hesap ve Kart menüsündeki Pazaryeri adımından "Faktoring Çeklerim" sekmesine ulaşarak bu hizmetten yararlanabiliyor."
15 Aralık 2025 Pazartesi - 09:53
7 kat artan rayiç bedeli için dava açtılar, kazandılar
Bursa’nın Gemlik ilçesinde 7 kata varan orandaki rayiç bedelleri mahkemelik oldu. Emlak vergisine de yansıyacak astronomik bedeller üzerine Gemlik Ticaret ve Sanayi Odası dava açtı. Dava ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da devreye girmesiyle meclisteki düzenleme ile rayiç bedellerinin yüzde yüzün üzerinde arttırılamayacağına karar verildi. Gemlik’te bulunan 35 mahallede, Gemlik Belediyesi tarafından yüzde 700’lere varan rayiç bedel artışlarına karşı dava açan Gemlik Ticaret ve Sanayi Odası (GTSO), aynı zamanda Ankara’da Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) nezdinde de girişimlerde bulundu. GTSO Yönetim Kurulu Başkanı ve aynı zamanda TOBB Mevzuat Komisyonu Üyesi olan Hasan Hamaloğlu’nun, konuyu TOBB’a resmi olarak iletmesinin ardından başlayan çözüm arayışları, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Tespit Komisyonu gündemine taşındı. Komisyon görüşmelerinin ardından TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen yasa ile mağduriyetlere yol açan fahiş emlak vergisi artışlarına sınırlama getirildi. Yeni düzenlemeye göre, emlak vergisine esas alınan rayiç bedeller en fazla iki kat artırılabilecek. Buna göre 2026 yılı için hesaplanacak bina ve arazi vergi değerleri, 2025 yılına ait vergi değerlerinin iki katını aşamayacak. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan GTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Hamaloğlu, sürecin başından itibaren titizlikle takip edildiğini vurguladı. Hamaloğlu, "Belediye tarafından yapılan ve yüzde 700’lere varan artışlar kabul edilemez boyuttaydı. Hukuk servisimizle konuyu değerlendirdik ve oda yönetimimizin aldığı karar doğrultusunda, iki bin 500 oda üyemizi de yakından ilgilendiren bu yüksek zammın iptali için 14 Temmuz 2025 tarihinde 1. Vergi Mahkemesi’ne dava açtık," dedi. Hamaloğlu açıklamasının devamında, "Bunun yanı sıra üyesi olduğum TOBB Mevzuat Komisyonu aracılığıyla konuyu ülke gündemine taşıdık. Sayın Cumhurbaşkanımızın da dikkatini çeken bu mesele, vatandaşımızın ve sanayicimizin lehine bir sonuçla neticelendi. Genel Kurul’da gerçekleşen görüşme sonrası 2026’da uygulanacak emlak vergisinde üst sınır belirlendi. Alınan karara göre, 2026 için hesaplanan vergi değerleri 2025’in vergi değerlerinin 2 kat fazlasını geçemeyecek. Hayırlı olsun," ifadelerini kullandı.
15 Aralık 2025 Pazartesi - 09:52
Denize kıyısı olmayan Kahramanmaraş’ta balığa yoğun ilgi
Denize kıyısı olmayan Kahramanmaraş’ta balığa olan ilgi her geçen gün artıyor. Kent genelinde balık satışları yükselirken, tezgahlardaki ürün çeşitliliği de dikkat çekiyor. Onikişubat ilçesi Gayberli Mahallesi’nde kurulan balık pazarında; hamsiden kılıç balığına, ahtapottan yengece kadar birçok deniz ürünü vatandaşların beğenisine sunuluyor. Özellikle Karadeniz’in vazgeçilmezi hamsi, en çok tercih edilen balıklar arasında yer alıyor. Balıkçı esnafı kent genelinde günlük hamsi satışının yaklaşık 3 ton civarında gerçekleştiğini belirtiyor. Uygun fiyatlar ve taze ürünlerin tezgahlara düzenli olarak gelmesi, balığa olan talebi artırıyor. Balıkçı esnafı İbrahim Sarı, "Kentimizde özellikle hamsi ilgi görüyor. 200-250 TL civarında kış mevsiminde olmazsa olmazlardan hamsi günde il geneli yaklaşık 3 ton civarında hamsi tüketiliyor" diye konuştu. Esnaf Kemal Kötal da hamsinin çok sattığını ifade ederek, "Hamsi çok satılıyor artık. Soğuk hava depolarından temin ediyoruz. Fiyatları çok uygun. Tatlı su çeşitlerimiz de var. Palamut, uskumru var. Sipariş üzerine ahtapot var. Müşterimiz ne isterlerse en geç 2 gün içinde getirip teslim ediyoruz" ifadesini kullandı. Yasin Çelik ise, "Havaların soğuması ile balıklar az çıkınca fiyat hamside 50 lira oynama yaptı ama balık her şeye rağmen yine de çok ucuz ilgi görüyor" dedi.
15 Aralık 2025 Pazartesi - 09:42
Kartpostallık görüntüler eşliğinde Sarıgöl’de budama çalışmaları sürüyor
Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde üzüm bağlarında sararan yapraklar, ortaya kartpostallık manzaralar çıkarırken, işçiler de hasadın tamamlandığı bağlarda doğal güzellik eşliğinde budama çalışmalarını sürdürüyor. Sarıgöl’de sarı ve kahverenginin tonlarına bürünen bağlarda hasat ve kesim çalışmalarının tamamlanmasıyla başlayan budama dönemi, çalışanlara ayrı bir keyif sunuyor. Yaşanan renk cümbüşü ile Abant’ı aratmayan Sarıgöl Ovası’nda, bağların oluşturduğu doğal görüntü eşliğinde çalışan işçiler, hem işlerini yapıyor hem de manzaranın tadını çıkarıyor. Örtü altında uzun süre kalan bağlarda yaprakların sararmasıyla oluşan görüntünün çalışmaya ayrı bir huzur kattığını belirten budama işçileri, "Bu güzellik içinde çalışmak bizlere huzur veriyor. Bağ yapraklarının sapsarı ve kahverengiye bürünen hali görülmeye değer" ifadelerini kullandı. Öte yandan Sarıgöl ve çevresinde budama işçilerine ödenecek günlük yevmiyenin, Sarıgöl İlçe Ziraat Odası tarafından 1500 lira olarak açıklandığı bildirildi.
15 Aralık 2025 Pazartesi - 09:38
Erzurum’da 187 bin 744 aktif sigortalı var
SGK’nın son güncel verilerine göre; Erzurum’da aktif sigortalı sayısı 187 bin 744 olarak kayıtlara geçti. SGK’ya prim ödeyen çalışanları kapsayan 4A grubu kapsamında Erzurum’da aktif sigortalı sayısı 119 bin 440 adet. 4A bir iş yerinde sözleşmeli olarak çalışma durumu olan bireylerin çalışma alanını ifade ediyor. Erzurum’da 4B sistemi eski adıyla Bağ-Kur aktif sigortalı sayısı ise 27 bin 26 adet olarak kayıtlara geçti. Emekli Sandığı, SGK’ya dahil olduktan sonra 4C adını aldı. 4C sistemi yani devlet memuru olarak hizmet eden kadrolu çalışanları kapsayan grupta ise 41 bin 278 kişi var. Tarım ve hayvancılıkta ülkemizin önemli bir potansiyeline ve de bu varlığa sahip olan Erzurum’da tarım sigortası kapsamında 12 bin 887 kişi var. SGK verilerine göre Erzurum’da 7850 muhtar aktif sigortalı görünürken, stajyer ve kursiyerler kapsamında 14 bin 452, çıraklık kapsamında ise 3 bin 148 kişi bulunuyor. Erzurum’da SGK kapsamında toplam 11 bin 746 kayıtlı işyeri bulunuyor. Bunlardan 876’si kamuya ait.
15 Aralık 2025 Pazartesi - 09:26
Serbest piyasada döviz fiyatları
Dolar 42,7000 liradan, euro ise 50,1550 liradan haftaya başladı. İstanbul Kapalıçarşı’da 42,6980 liradan alınan dolar 42,7000 liradan, 50,1530 liradan alınan euro ise 50,1550 liradan satılıyor. Son kapanışta dolar 42,69 liradan, euro ise 50,09 liradan satılmıştı.
15 Aralık 2025 Pazartesi - 09:25
Yorgun ve renkliler
Zirai don ve kuraklık nedeniyle çok zor bir sezon geride kalırken yorgun düşen meyve ağaçları sonbahar ve kış renklerine büründü. TÜİK’in "Bitkisel Üretim 2. Tahmini"ne göre, meyveler, içecek ve baharat bitkilerinde üretim miktarının 2025 yılında 2024’e göre 30,4 azalarak yaklaşık 19,8 milyon tona düşmesi bekleniyor. Bir önceki yıla göre elma üretiminin yüzde 48,3, şeftalinin yüzde 46,1, nektarinin yüzde 44,1, kiraz ve vişnenin 70,6, üzümün yüzde 24,5, kayısının yüzde 73, armudun yüzde 32 azalacağı tahmin ediliyor. Armut ve şeftalide önemli üretim merkezlerinden olan Bursa’nın Gürsu ilçesinde de zirai don ve kuraklık nedeniyle şeftali rekoltesinin 15 bin ton, santa maria cinsi armudun ise 45 bin tona düştüğü öngörülüyor. Tarım ve Orman Bakanlığına göre son 30 yılın en düşük sıcaklığının oluştuğu zirai don ve ardından gelen kuraklık nedeniyle çok zor bir sezonu geride bırakan meyve ağaçları, yorgunluğunu atmaya dinlenmeye çalışıyor. Yazarlar ve şairlerin hasat mevsimi olan sonbaharda, hasattan yorgun çıkan ve yapraklarını döken meyve ağaçları, ilkbaharda tekrar çiçek açana kadar yaşadıkları soğuk stresi ve oluşan yaraları iyileştirecek. Gürsu’da da bahçeler sonbahar renklerine büründü ve birçok ağaçta yaprak bile kalmadı. Armut ve şeftali ağaçlarından dökülen rengarenk yapraklarla bahçelerin zeminleri, bir ressamın doğayı resmettiği tuvali andırdı. Bahçeler drone ile havadan görüntülendi.
15 Aralık 2025 Pazartesi - 09:23
Ata tohumundan ilaç kullanılmadan üretiliyor, Kent Lokantası’ndaki yemeklerde kullanılıyor
Osmangazi Belediyesi iştiraki Gazi Tarım A.Ş. tarafından ata tohumundan kimyevi gübre ve tarım ilacı kullanılmadan üretilen sebzelerden yapılan yemekler Kent Lokantası’nda uygun fiyatla vatandaşlara sunuluyor. Osmangazi Belediyesinin tarımsal kalkınmanın desteklenmesi ve kentin üretim potansiyelinin arttırılması hedefiyle kurduğu Gazi Tarım A.Ş, mayısta yapılan protokol çerçevesinde Osmanlı döneminden bu yana tarım sektörüne önemli katkılar sunan Hamidiye Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde 10 dönümlük bir alanda deneme üretimlerine başladı. Burada yerel tohum çeşitlerinin üretilip vatandaşlara sunulması, geliştirilmesi ve korunması amacıyla çalışmalar yürüten Gazi Tarım, ürettiği doğal sebzelerin de Kent Lokantası mutfağına gönderiyor. Kent lokantasına yaz aylarında domates ve patlıcan gönderen Gazi Tarım, kış mevsiminde pırasa ve ıspanak tedarik ediyor. Gazi Tarım A.Ş. Genel Müdürü Arca Atay, liseyle işbirliği içinde iyi tarım uygulamalarıyla sebze ürettiklerini belirterek, öğrencilerin de pratik eğitimine destek olduklarını anlattı. Yanmış hayvan gübresi kullandılar tarım ilacın damlasını sokmadılar Atay, 10 dönümlük bir arazide üretim yaptıklarını ifade ederek, şunları söyledi: "10 dönümde domates, biber, karpuz, kavun, mısır, patlıcan, kabak, bezelye, ıspanak gibi 110 çeşit bitkinin deneme üretimlerini yapıyoruz. Toprak çok güzel ve verimli. Buradaki üretimimizin en önemli kısmı, herhangi bir kimsayal kullanılmıyor olması. Kimyevi gübre ve tarım ilacı kullanmadık. Yanmış hayvan gübresi kullanıyoruz. Böcekler için ilaç hiç kullanmadık, herhangi bir mücadele yapmadık. Çünkü bir ekosistem var ve bu ekosistem içinde bilindiği üzere böcekler varsa onları tüketen diğer böcekler de var. Tarım ilacı kullanırsanız hepsini öldürüyorsunuz. Bırakırsanız onlar birbiriyle mücadele ediyor, doğa dengesini buluyor." Üretimi yerel tohumlarla yaptıklarına dikkati çeken Atay, "Bunların standart üretimi vardır ama lezzetli ürün verir. Hibrit kadar verimli değildir ancak 30 yıl önceki domates gibi kokar, 30 yıl önceki salatalık ya da biber gibi lezzetli olur. Bizim Kent Lokantası’na gönderdiğimiz ürünlerle yapılan yemeğin lezzeti o yüzden farklı oluyor. Doğal üretiliyor evet ama yemeğinde o yıllar öncesinin tadını bulabiliyor insanlar" dedi. Kış sebzelerine ıspanak ile başladıklarını ve şimdi pırasa göndereceklerini anlatan Atay, "Salı günü pırasa yemeği çıkacak. Sonra yine ıspanak devam edecek. Eski lezzette ev yemeğini özleyenleri bekleriz. Bakla ve bezelyelerimiz yetişiyor, baharda ata tohumundan ürettiğimiz bu ürünlerimiz Kent Lokantası’nda olacak" ifadesini kullandı. Günlük bine yakın kişi yemek yiyor Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın ise menüsünde zeytinyağlılar, et yemekleri, çorbalar ve tatlılar gibi farklı seçenekler bulunan Kent Lokantası’nda günlük bine yakın kişinin yemek yediğini belirterek, yöresel malzemelerle hazırlanan yemeklerin lezzetli ve uygun fiyatlı olduğunu aktardı. Aydın, Bursa’nın kalbinde, tam ortasında kalan Osmanlı mirası verimli topraklarda yetiştirilen sebzelerin ata tohumundan üretildiğini kaydederek, "Sağlıklı üretim yapıyoruz. Kimsayal kullanılmayan doğal sebzeler. İnsanlar da lezzetini özlediği tatları uygun fiyata tüketsin istiyoruz. Ev yemeği tadında, ata tohumunun sunduğu eskiye özlemi gideriyoruz. " diye konuştu.
15 Aralık 2025 Pazartesi - 09:19
Şapın etkisi kırmızı ete yansıdı fiyatlar artıyor
Şap hastalığı salgını nedeniyle dana ve sığırların yaz aylarında kesime gitmesi yüzünden hayvan varlığı azalınca kırmızı et fiyatlarında ciddi bir yükseliş başladı. Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneğine (TÜSEDAD) göre, ülkenin dört bir tarafında görülen şap hastalığı hayvancılık sektöründe büyük hasar bıraktı. Önümüzdeki birkaç yılı bile etkileyecek ölçüde kayıplara yol açan şap hastalığı yüzünden beside yüzde 30, süt sığırlarında ise yüzde 20 kayıp tahmin ediliyor. Bu kesimler yüzünden ülkede ciddi boyutta dana sıkıntısı başlarken, kırmızı et fiyatlarında geçen ay başlayan yükseliş durmuyor. Dana karkas kesim ücretleri eylül ayına göre 125 liraya varan miktarlarda artış göstererek 600 liraya dayanırken, kasaplarda da kıyma ve kuşbaşı cep yakmaya başladı. Dana kesimi ücreti 575 liraya yükseldi Bursa İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği 13 Aralık kesim ücretlerini yayınladı. Yaklaşık bir ay öncesi, 14 Kasım fiyatlarına göre 400 kilogram ve üzerindeki holstein cinsi danaların karkas kesim ücretleri 80 lira artarak 460 liradan 540 liraya yükseldi. Bütün holstein cinsi danalarda kesim ücretleri 80 lira artarak, 250 ve altı kilogramda olanlar için 440 liraya, 251-350 kilogram arasındakilerde 500 liraya ve 351-400 kilo arasındakilerde ise 520 liraya çıktı. Diğer dana ırklarında ise 85 liralık bir artış yaşandı ve kesim fiyatları 250 ve altındakilerden 400 kilogram ve üzerindekilere kadar 475 ila 575 liraya çıktı. "Kesilecek hayvan yok" Bursa Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Bülent Tunca, şap hastalığı nedeniyle kesime giden büyükbaş hayvanların çokluğuna işaret ederek, "Hayvan çokluğundan fiyatlar yükseliyor. Hayvanlar şaptan kesime gidince piyasaya arz fazla oldu ve kırmızı et fiyatları bir süre stabil kaldı. Şimdi hayvan dışardan geliyor. Yeterli hayvan gelmeyince ve yerli hayvan talebi karşılayacak ölçüde olmayınca kırmızı et fiyatları yükselişe geçti." dedi.
15 Aralık 2025 Pazartesi - 09:11
(Özel Haber) Turizm sezonu iklim değişikliğine göre yeniden şekilleniyor
Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, küresel iklim krizinin turizm sezonlarını doğrudan etkilediğini belirterek Ayvalık’ta dört mevsim turizmin güçlendirilmesine yönelik çalışmaların hızlandığını söyledi. Son yıllarda artan sıcaklıklar ve mevsim kaymaları, yaz sezonunda yağışlı günlerin görülmesine neden oldu. Uçar, geçen yıl Haziran ayının 15’ine kadar ciddi yağış aldıklarını hatırlatarak turizm planlamalarının da bu duruma göre güncellenmesi gerektiğini vurguladı. Kuzey Ege Bölgesi’nin iklim değişikliğinden daha az etkilenen bir bölge olduğunu belirten Uçar, bunun Ayvalık için önemli bir avantaj sağladığını söyledi. Uçar, Ayvalık Ticaret Odası olarak deniz, kum, güneş odaklı turizmin ötesine geçmek için uzun süredir çalışma yürüttüklerini ifade etti. Gastronomi turizmi, kırmızı mercan dalış turizmi, tarihi kent dokusu, kültür ve doğa turizmi gibi alternatif turizm başlıklarını öne çıkardıklarını belirten Uçar, "Sportif faaliyetleri de artırarak turizm sezonunu genişletmek istiyoruz. Bu yıl Eylül, Ekim ve Kasım’ın 15’ine kadar hava sıcaklıkları çok iyiydi. Deniz suyu sıcaklığı ise uzun süre 20-21 derecelerde seyretti. Turist profili değişiyor, biz de buna göre sezon planlaması yapmalıyız" dedi. Uçar, Kültür ve Turizm Bakanı’nın erken rezervasyon, düşük sezon-yüksek sezon tanımlarının yeniden düzenlenmesi yönündeki çağrısının önemli olduğunu söyledi. Ayrıca Balıkesir Büyükşehir Belediyesi çatısı altında Ayvalık, Edremit ve Burhaniye Ticaret Odaları ile birlikte yürütülen Kuzey Ege Destinasyonu projesinin devam ettiğini aktardı. Proje kapsamında Truva, Assos, Antandros, Cunda ve Bergama Akropolü’nü kapsayan turizm rotası üzerinde sezonun uzatılmasına yönelik çalışmalar yapılıyor. Termal turizmin güçlendirilmesi için de çalışmalar sürdüğü ifade edildi. Yaklaşan yılbaşı tatiline de değinen Uçar, tatilin 4-5 güne çıkmasının Ayvalık için avantaj olacağını söyledi. Hafta sonları yoğun talep alan Ayvalık’ta açık otellerin ve işletmelerin yılbaşına hazır olduğunu dile getiren Uçar, "İstanbul, İzmir, Bursa ve Çanakkale gibi metropollere çok yakınız. Ulaşım kolaylığı büyük avantaj. Gastronomi deneyimi yaşamak isteyen tüm misafirlerimizi yılbaşında Ayvalık’a bekliyoruz" diye konuştu. Ayvalık’ın; Boşnak, Girit, Cunda ve Midilli mutfaklarının harmanlandığı köklü bir gastronomi kültürüne sahip olduğuna vurgu yapan Uçar, tüm ziyaretçilerin bu lezzetleri deneyimleyebileceğini ifade etti.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder