Son Dakika
|
ABD Başkan Yardımcısı Vance: "İran’la anlaşmaya varamadık"
Öğretmen Fatma Nur Çelik’i öldüren sanığın 126 yıla kadar hapsi istendi
Aslı Baş’ın ölümünde Yargıtay’ın kararı bozması sonrası yeni gelişme
AB’nin Giriş-Çıkış Sistemi Schengen bölgesinin tamamında uygulamaya girdi
Pezeşkiyan: "Türkiye'nin tutumunu takdir ediyoruz"
Küçükçekmece’de İETT otobüsünden inen yolcuya motosiklet çarptı
Mersin’in Yenişehir Belediyesi’ne yolsuzluk operasyonu:
Mazota Cuma sabahı 13 TL indirim geliyor
İzmir’deki polis merkezi saldırısı davasında ara karar açıklandı
Pezeşkiyan: "Lübnan'a yönelik saldırı, ateşkes anlaşmasının açık bir ihlalidir"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Khartoum’s Marina Park Reopens After Years of War
Peskov: "NATO, ABD’nin memnuniyetsizliği nedeniyle çökmeyecektir"
Simav’da 4.8 büyüklüğünde deprem anı kamerada
Simav’da 127 artçı deprem!
Pakistan’dan ABD ve İran’a ateşkesi sürdürme çağrısı
Trump: "ABD açısından bakıldığında, biz kazanıyoruz"
Londra polisinden Filistin’e destek gösterisine müdahale: 212 gözaltı
Duran: "Netanyahu, hakkında tutuklama kararları bulunan, dostu kalmamış bir suçludur"
EKONOMİ
Türkiye’nin en büyük 50 şirketinden birisiydi, işçiler ayağa kaldırılmasını istedi
12 Nisan 2026 Pazar - 16:48:22
Bir zamanlar Türkiye’nin en büyük 50 şirketinden birisi olan Sivas Demir Çelik Fabrikası’nın (SİDEMİR), Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF) devri kararı sonrası, haklarını alamayan işçiler ayağa kaldırılmasını istedi. İşçiler, alamadıkları haklarının yanında yeniden ülke ekonomisine kazandırılması için dev işletmenin ayağa kaldırılmasını istedi. Bir zamanlar Türkiye’nin en büyük 50 sanayi kuruluşu arasında yer alan SİDEMİR, 1998 yılında özelleştirilmiş iş adamı Erol Evcil tarafından satın alınmıştı. Yıllık 720.000 ton çelik üretim kapasitesiyle inşaat demiri ve tel çubuk kaliteleri için 100 mm ila 160 mm kare kütükler üretmekteydi. İç piyasa başta olmak üzere, Avrupa, Orta ve Uzak Doğu, Afrika, Amerika’ya ihracat yapan işletme yaklaşık 4 yıldır üretime ara vermek zorunda kaldı. İşçi çıkartan ve çalışan işçilerinin maaşlarını ödeyemeyin işletme biriken işçi ve devlet alacaklarından dolayı mahkemelik oldu. İşletmeyle ilgili devam eden birçok dava bulunurken Bursa 17. Ağır Ceza Mahkemesi aldığı kararla SİDEMİR’in TMSF’ye devredilmesi kararı aldı. Mahkeme kararının ardından fabrikanın yeniden aktif edilmemesi üzerine fabrika çalışanları bir basın açıklaması düzenledi. Sivas Kent Meydanı’nda toplanan fabrika işçileri, yıllardır alamadıkları haklarının yanında, ülke ekonomisi adına fabrikanın yeniden ayağa kaldırılması için çağrıda bulundular. "İşçinin geleceği belirsizliğe itildi" İşçiler adına konuşan işçilerinden Hakan Evren, silinen SGK primleri ile işçinin geleceğinin belirsizliğe itildiğini ifade ederek, "Bugün burada sadece bir fabrikanın değil, bir şehrin emeğinin, alın terinin ve hakkının konuşulması için toplandık. Söz konusu olan yer; yıllarca üretmiş, istihdamı sağlamış, Sivas’ın ekonomisine can vermiş olan Sivas Demir Çelik Fabrikasıdır. Ancak ne yazık ki bu fabrika, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu yani TMSF tarafından devralındıktan sonra beklenen şekilde işletilmemiş, üretim sürekliliği sağlanamamış ve en önemlisi çalışanların hakları ciddi şekilde zedelenmiştir. Burada altını kalın çizgilerle çizmek istiyorum. İşçilerimizin Sosyal Güvenlik Kurumu yan! SGK primleri silinmiştir. Bu sadece bir ‘kayıt silme’ meselesi değildir. Bu; emeklilik hakkının gaspıdır, sağlık güvencesinin yok sayılmasıdır, geleceğin belirsizliğe itilmesidir. Ve en önemlisi, anayasal bir hakkın elinden alınmasıdır. Çünkü SGK primi demek sadece maaştan kesilen bir rakam değildir. O, işçinin geleceğidir. O, çocuğunun hastaneye gittiğinde güvende olmasıdır. O, yıllarca çalıştıktan sonra insan gibi yaşama hakkıdır" dedi. "SİDEMİR yeniden ayağa kalkmalıdır" Evren, SİDEMİR’in ülke ekonomisi için yeniden ayağa kaldırılması gerektiğini vurgulayarak, "Bugün geldiğimiz noktada çok net bir gerçek vardır: Sivas Demir Çelik Fabrikası şu an çalışır durumdadır. Makinalar ayaktadır. Altyapı hazırdır. İş gücü vardır. Yani bu fabrika hiçbir ciddi engel olmadan yeniden üretime geçirilebilir. Bu sadece ekonomik bir mesele değildir. Bu, Sivas’in yeniden ayağa kalkması meselesidir. Bu, gençlerin iş bulması meselesidir. Bu, göçün durması meselesidir. Buradan açık çağrımızdır: sayın Sivas milletvekilleri, sayın valimiz, sayın belediye başkanımız ve tüm yetkili devlet büyüklerimiz. Bu meseleye sessiz kalmayın. Bu fabrika yeniden çalıştırılmalıdır. İşçilerin tüm hakları iade edilmelidir. SGK primleri yeniden tanınmalı, mağduriyetler giderilmelidir. Bu bir lütuf değil, bir zorunluluktur Bu bir yardım değil, bir hakkın teslimidir. Unutmayalım: bir şehir, fabrikasıyla büyür. Bir ülke, işçisinin hakkını koruyarak güçlenir. Bizler hakkımızı istiyoruz. Adalet istiyoruz. Üretim istiyoruz ve diyoruz ki: Sivas Demir Çelik yeniden ayağa kalkmalıdır" şeklinde konuştu. İşçiler basın açıklamasının ardından slogan atıp dağıldı.
12 Nisan 2026 Pazar - 15:02
Samsun’da enerji altyapısına 11,2 milyar TL’lik yatırım planı
Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) 10. Bölge Müdürlüğü tarafından Samsun’da yürütülen çalışmalar kapsamında enerji iletim altyapısının güçlendirilmesine yönelik 2023-2025 yılları arasında önemli projeler hayata geçirilirken, yatırım programında toplam 11 milyar 222 milyon liralık planlama bulunduğu bildirildi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı destekleri ve Samsun Valiliği koordinasyonunda faaliyetlerini sürdüren TEİAŞ 10. Bölge Müdürlüğü, üretim tesislerinde üretilen elektriğin güvenli ve kesintisiz şekilde dağıtım şirketlerine ve büyük tüketicilere ulaştırılması için çalışmalarını sürdürüyor. Arz-talep dengesini anlık takip ederek sistem frekansını dengeleyen kurum, enerji arz güvenliğini sağlamak amacıyla iletim altyapısını güçlendirmeye devam ediyor. Bölge Müdürlüğü bünyesinde 14 bin 462 elektrik direği, 123 iletim hattı ve 37 transformatör merkezi ile 9 bin 444 MVA kurulu güçle hizmet verilirken, 2023-2025 yılları arasında 7 yeni transformatör merkezinin tamamlandığı belirtildi. Son dönemde yaklaşık 1 milyar TL yatırım bedeliyle 154 kilovolt Yakakent ve Atakum transformatör merkezleri ile 400 kilovolt Samsun-2 oto transformatör merkezlerinin devreye alındığı kaydedildi. Artan sanayi yatırımlarıyla birlikte yükselen enerji talebine cevap verebilmek amacıyla 2 milyar TL yatırım bedelli 170 kilovolt Havza OSB ve 170 kilovolt Çarşamba OSB transformatör merkezlerinde çalışmaların sürdüğü, 400 kilovolt Tekkeköy OSB transformatör merkezi için ise ihale sürecinin devam ettiği ifade edildi. Ayrıca Bafra ilçesi ve OSB bölgesinde planlanan 170 kilovolt Gazi transformatör merkezi için ihale hazırlıklarının sürdüğü bildirildi. İletim hatları yatırımları kapsamında ise 2023 yılında 4 kilometre, 2024 yılında 16 kilometre ve 2025 yılında 9,5 kilometre yeni hat inşa edildiği, ayrıca 583 milyon TL bedelli 170 kilovolt Samsun1-Merzifon enerji iletim hattının yenileme çalışmalarına başlandığı aktarıldı. Yatırım programı kapsamında Samsun’da 5 transformatör merkezi, 11 enerji iletim hattı ve 1 bölge müdürlüğü idari binası olmak üzere toplam 17 projede çalışmaların planlandığı belirtildi. Çevre ve sürdürülebilirlik çalışmaları kapsamında 2023 yılında 30 merkeze sıfır atık belgesi alındığı, 2025 yılında ise 5 merkezin belgesinin yenilendiği ve 3 merkeze yeni belge verildiği kaydedildi. TEİAŞ ekiplerinin 7 gün 24 saat esasına göre arıza ve bakım faaliyetlerini sürdürdüğü belirtilirken, ekonomik ömrünü tamamlayan yüksek gerilim ekipmanlarının yenilenerek, olması muhtemel kesintilerin önüne geçildiği ifade edildi. Ayrıca yüksek gerilim teçhizatlarının test ve kontrol işlemlerinin kurum tarafından geliştirilen Operasyonel Yönetim Sistemi ile düzenli olarak gerçekleştirildiği aktarıldı. Canlı bakım ekipleri tarafından 2023-2025 yılları arasında yüzlerce izolatör değişimi, iletken tamiri, jumper onarımı ve elektrik alan taraması yapılırken, trafo bakım ekiplerince de yüzlerce bara ayırıcı bakım ve değişim işleminin gerçekleştirildiği bildirildi. Samsun’da artan yatırımlar doğrultusunda enerji altyapısının güçlendirilmesine yönelik çalışmaların ilerleyen süreçte de artarak devam edeceğine dikkat çekildi.
12 Nisan 2026 Pazar - 14:56
İŞKUR’un Samsun’daki çalışmalarıyla yaklaşık 75 bin kişi istihdama kazandırıldı
Samsun Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü (İŞKUR), 2023-2025 yılları arasında yürüttüğü çalışmalarla 74 bin 931 kişinin istihdama kazandırılmasına katkı sağladı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı destekleri ve Samsun Valiliği koordinasyonunda faaliyetlerini sürdüren İŞKUR İl Müdürlüğü, kentte istihdamın korunması, işsizliğin azaltılması ve dezavantajlı grupların işgücü piyasasına kazandırılması amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Samsun Valiliği’nden yapılan açıklamada, İŞKUR İl Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, işveren talepleri doğrultusunda arz ve talep eşleştirmesi yapılırken, 2023-2025 yılları arasında toplam 72 bin 530 iş yeri ziyareti gerçekleştirildiği, vatandaş odaklı hizmet anlayışı çerçevesinde ise 184 bin 490 bireysel görüşme yapıldığı kaydedildi. Yaklaşık 75 bin kişi istihdama kazandırıldı Açıklamaya göre 3 yıllık süreçte toplam 74 bin 931 kişinin istihdama kazandırıldığı belirtilirken, kayıtlı iş gücü sayısı 120 bin 406’dan 172 bin 367’ye yükseldi. Aynı dönemde kadın kayıtlı iş gücü 58 bin 249’dan 89 bin 377’ye, genç kayıtlı iş gücü ise 23 bin 201’den 40 bin 688’e çıktı. Engelli bireylerin istihdamına yönelik çalışmalar kapsamında bin 700 kişinin işe yerleştirilmesine aracılık edilirken, 2025 yılında bin 375 eğitim kurumu ziyareti gerçekleştirilerek meslek danışmanlığı alanında Türkiye birinciliği elde edildi. İş Kulübü faaliyetleri kapsamında ise aynı yıl Türkiye dördüncülüğü kazanıldı. İşsizlik oranı azaldı Aktif işgücü programları kapsamında 3 yılda toplam 2 bin 369 program uygulanırken, 24 bin 602 kişi bu programlardan faydalandı. İşgücü yetiştirme kursları, işbaşı eğitim programları, toplum yararına programlar ve işgücü uyum programları için yaklaşık 1 milyar 682 milyon TL kaynak kullanıldı. Yürütülen çalışmalar neticesinde Samsun’da 2023 yılında yüzde 9,4 olan işsizlik oranının 2025 yılında yüzde 7,6’ya gerilediği bildirildi. Öte yandan, çocuk işçiliği ile mücadele kapsamında ilgili mevzuat çerçevesinde denetim ve rehberlik faaliyetlerinin sürdürüldüğü, kurumlar arası iş birliğiyle farkındalık artırıcı çalışmaların devam ettiği kaydedildi.
12 Nisan 2026 Pazar - 13:33
ASO Başkanı Ardıç: "Teknoparklarda ürünleşme, ticarileşme ve ihracatta sıçrama zamanı"
Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, "Şimdi teknoparklarda ürünleşme, ticarileşme ve ihracatta sıçrama zamanı" dedi. Ankara Sanayi Odası (ASO), Türkiye’nin teknoloji geliştirme bölgesi ekosistemini uluslararası örneklerle karşılaştırmalı olarak ele alan kapsamlı raporunu yayınladı. ‘Küresel Teknoloji Politikaları Perspektifinde Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Analizi’ başlıklı rapor, Türkiye’deki teknoparkların 25 yıllık dönemde önemli bir ölçeğe ulaştığını; ancak bu ölçeğin patent, ticarileşme ve sanayi ölçeğinde teknoloji üretimine aynı düzeyde yansımadığını ortaya koydu. "Ekosistemde büyüme var ancak teknoloji ihracatı ve derinleşme sınırlı" Rapora göre, Türkiye’de 113 Teknoloji Geliştirme Bölgesi bulunuyor. Bunların 94’ü aktif olarak faaliyet gösterirken, 19’unda altyapı çalışmaları devam ediyor. Son 25 yılda teknoparklarda 88 bin 77 proje tamamlanırken faaliyet gösteren firma sayısı 12 bin 188 ve bu bölgelerde toplam istihdam ise 125 bin 124 kişiye ulaştı. Aynı dönemde toplam satış hacmi yaklaşık 1,15 trilyon liraya, toplam kümülatif ihracat ise 16 milyar dolara yükseldi. Ancak rapor, bu güçlü ölçeğin patent ve ürünleşme tarafında aynı derinliği oluşturamadığını ve sanayiyle entegrasyonu süreçlerinde de yapısal bir kopukluk olduğunu ortaya koydu. 2002-2024 döneminde Türkiye genelinde yapılan 112 bin 131 patent başvurusunun yalnızca 5 bin 228’i teknopark kaynaklı gerçekleşti. Patent tescilinde ise toplam 31 bin 757 tescilin sadece 2 bin 412’si teknoparklardan geldi. Böylece teknoloji geliştirme bölgelerinin ulusal patent tescilindeki payı yüzde 7,6 seviyesinde kaldı. Üniversite merkezli mevcut teknopark yapılanması, bilgi üretiminde önemli bir rol oynasa da, bu üretilen bilginin sanayiyle yeterince buluşamaması, Ar-Ge çıktılarının patent, ticarileşme, ekonomik değer ve üretime dönüşme kapasitesini sınırladığına dikkat çekildi. Raporda ayrıca, teknopark firmalarının yüzde 56’sının patent üretimi yapısal olarak sınırlı olan yazılım ve dijital teknoloji alanında faaliyet gösterdiği; imalat ve donanım odaklı firmaların payının ise yüzde 5’in altında kaldığı belirtildi. Söz konusu girişimci yapısının patent üretimini sınırladığına dikkat çekildi. Mevcut tablo, Ar-Ge’den prototipe, prototipten ürüne ve seri üretime uzanan zincirde yapısal güçlenme ihtiyacını açıkça ortaya koydu. ASO’nun raporunda, teknoloji geliştirme bölgelerinde uluslararasılaşma tarafında da istenen derinliğe henüz ulaşılamadığına dikkat çekildi. 2014 yılında 126 olan yabancı firma sayısı, 2025 yılı Ekim ayında 525’e yükseldi. Ancak bu artışa rağmen, yabancı firmaların toplam ekosistem içindeki payı yaklaşık yüzde 4,3 seviyesinde kaldı. Raporda, uluslararasılaşmada asıl ihtiyacın yalnızca sayı artışı değil; daha güçlü iş birlikleri, daha derin etkileşim ve daha kalıcı bir küresel entegrasyon olduğu vurgulandı. "Teknoparklarda ürünleşme, ticarileşme ve ihracatta sıçrama zamanı" ASO Başkanı Seyit Ardıç, rapora ilişkin değerlendirmesinde, teknoparklarda niceliksel büyümenin önemli bir eşik olduğunu ancak yeni dönemde asıl ihtiyacın nitelik odaklı dönüşümden geçtiğini belirterek, "Teknoparklarda ulaşılan niceliksel büyüme önemli bir eşiği temsil ediyor. Ancak asıl mesele, bu ölçeği güçlü fikrî mülkiyet çıktısına, ürünleşmeye ve sanayi ölçeğinde teknoloji üretimine dönüştürebilmektir. Bu noktada, üniversitelerdeki araştırma derinliği sorununun da sanayi ile ortak bir bakış ve iş birliği yaklaşımıyla ele alınması kritik önem taşımaktadır. Şimdi teknoparklarda patent ve ticarileşmede sıçrama yapma zamanıdır" ifadelerini kullandı. Teknoloji geliştirme bölgelerinin teknoloji üretiminde ve küresel pazarlara açılmada önemli bir kapasite oluşturduğuna dikkat çeken Başkan Ardıç, "Bunun kalıcı rekabet avantajına dönüşmesi ise fikrî mülkiyet, ürünleşme ve sanayi entegrasyonunun güçlendirilmesine bağlıdır" değerlendirmesinde bulundu. ASO’dan 13 maddelik reform paketi: ‘4 stratejik eksen’ Raporda, patent ve ürünleşme derinliğindeki açığın yalnızca kaynak yetersizliğinden değil, statü bazlı, çıktıyı yeterince öncelemeyen teşvik yapısından, kira yönetimine sıkışan işletme modellerinden ve zayıf ürünleşme hatlarından kaynaklandığı vurgulanarak, teknoparklarda ikinci sıçramayı sağlayacak 13 maddelik reform çerçevesi ortaya konuldu. Reform önerileri dört ana stratejik eksende toplandı. Teşvik mimarisinde dönüşüm Teknopark teşviklerinin yalnızca bölgede bulunma statüsüne göre değil; patent, ürünleşme, ihracat ve teknoloji çıktısına göre performans odaklı hale getirilmesi önerildi. Alan işletmeciliğinden teknoloji yatırımcılığına geçiş Yönetici şirketlerin yalnızca kira ve alan yöneten yapılardan çıkarılarak; ortak altyapı, teknoloji transferi, yatırım ve ticarileşme süreçlerini yöneten aktörlere dönüşmesi gerektiği vurgulandı. OSB-TGB entegrasyonu ve finansman derinliği Ar-Ge ile üretim arasındaki kopukluğun giderilmesi, prototipten pilot üretime uzanan hattın güçlendirilmesi ve teknopark finansman yapısının girişim sermayesi araçlarıyla derinleştirilmesi gerektiği ifade edildi. Performans, insan kaynağı ve uluslararasılaşma Teknoparkların çıktı ve etki bazlı izlenmesi, akademik sistemin patentin ürüne dönüşme süreciyle daha güçlü ilişkilendirilmesi ve büyük ölçekli teknoparklarda uluslararası ortaklık kapasitesinin artırılması önerildi. Uygulama zemini: ‘ASO Teknoloji Üssü’ Ankara Sanayi Odası’nın raporunda ortaya konulan reform çerçevesi yalnızca öneri düzeyinde bırakılmadı; bunun kurulum hazırlıkları hızla devam eden ASO Teknoloji Üssü ile uygulamaya dönüşeceği vurgulandı. Temelli Sanayi Havzası’nda 1 milyon metrekare alanda konuşlanacak olan ve fizibilite çalışmaları tamamlanan ASO Teknoloji Üssü, Ar-Ge, üretim, girişimcilik ve ticarileşmeyi aynı kampüste buluşturan bütünleşik bir inovasyon ekosistemi olarak tasarlandı. Tam kapasiteye ulaştığında ASO Teknoloji Üssü’nün Ankara ihracatına yaklaşık 1,5 milyar dolar katkı sağlaması, 18 bini aşkın nitelikli istihdam üretmesi ve 800’den fazla Ar-Ge şirketi ile girişime ev sahipliği yapması hedefleniyor. "Ülkemizin rekabetçiliği açısından kritik önemde" Raporda yer alan reform paketini değerlendiren ASO Başkanı Seyit Ardıç, "Teşviklerin sonuç ve etki üreten bir yapıya evrilmesi, yönetici şirketlerin ‘kira yöneten’ değil ‘değer üreten’ bir modele geçmesi ve üretimle entegrasyonu sağlayan uygulama kapasitesinin güçlendirilmesi, ülkemizin rekabetçiliği açısından kritik önemdedir" dedi. Ardıç, raporun tamamlayıcı stratejiler ve uygulama yol haritasıyla birlikte, dönüşümün nasıl hayata geçirileceğine dair somut bir çerçeve ortaya koyduğunu belirtti. ASO Teknoloji Üssü’nün bu dönüşümün somut uygulama zemini olacağını belirten Başkan Ardıç, "Teknoparklarda yeni dönemin anahtarı, Ar-Ge’yi üretimle ve ticarileşmeyle aynı hatta buluşturabilmektir. ASO Teknoloji Üssü, bu yaklaşımın somut uygulama zeminini oluşturacaktır" ifadelerini kullandı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
09 Nisan 2026 Perşembe- 09:59
Karacabey’de salçalık domates ekiminde "serbest"in fazla olması bekleniyor
2
09 Nisan 2026 Perşembe- 16:37
Türk markasını dünyaya taşıyorlar
3
09 Nisan 2026 Perşembe- 09:00
Adana’nın tescilli lezzeti şalgam, karnavalın gözdesi oldu
4
08 Nisan 2026 Çarşamba- 16:15
Edremit’in Avrupa uçuşları masaya yatırıldı
5
11 Nisan 2026 Cumartesi- 17:35
ERSİAD heyetinden ETSO’ya ziyaret: Erzurum’un stratejik önemi masaya yatırıldı
12 Aralık 2025 Cuma - 17:20
Demirci’de atıl araziler tarıma kazandırılıyor
Manisa’nın Demirci ilçesinde belediye tarafından, ilçede tarımsal üretimi desteklemek ve belediye kaynaklarını daha verimli kullanmak amacıyla örnek bir projeyi hayata geçirdi. Proje kapsamında atıl durumdaki araziler tarım arazisine dönüştürülüyor. Manisa’nın Demirci ilçesinde belediyeye ait arazilere zeytin, ceviz ve badem fidanları dikilerek uzun vadeli, sürdürülebilir bir tarım üretim modeli oluşturulmaya başlandı. Toprak yapısına uygun olarak seçilen zeytin, ceviz ve badem fidanları hem ekonomik değeri yüksek ürünler olması hem de bölge iklimine uyum sağlaması nedeniyle tercih edildi. Proje ile birlikte hem belediye gelirlerinin artırılmasının hem de ilçede tarımsal çeşitliliğin desteklenmesinin hedeflendiği belirtildi. Ağaçların büyümesiyle birlikte elde edilecek ürünlerin belediye hizmetlerinde değerlendirilmesi ve yeni sosyal projelere katkı sunması planlanıyor. Çalışmalar kapsamında ilk dikim ilçeye bağlı Kuzuköy Mahallesinde Salman Mevkiindeki 23 dönüm tarlaya 400 zeytin fidanı ile gerçekleştirildi. Demirci’de tarıma verilen önemin her geçen gün arttığını vurgulayan Belediye Başkanı Erkan Kara, "Demirci Belediyesi olarak toprağımıza sahip çıkmayı, atıl durumda bekleyen belediye arazilerini üretime kazandırmayı önemsiyoruz. Zeytin, ceviz ve badem gibi bölgemize uygun, ekonomik değeri yüksek ürünlerle uzun vadeli, sürdürülebilir bir yatırım modeli oluşturuyoruz. Bu fidanlar sadece bugün için değil, Demirci’nin yarınları için dikiliyor. Bu projeyle hem belediyemizin gelir kaynaklarını çeşitlendirmeyi hem de ilçemizde tarımsal üretimin gelişmesine katkı sağlamayı hedefliyoruz. Zamanla büyüyen her fidan, Demirci’nin bereketine bereket katacak. Biz, toprağa atılan her tohumu geleceğe atılan bir adım olarak görüyoruz. İnşallah bu çalışmalarımız önümüzdeki yıllarda hem ilçemize ekonomik katkı sağlayacak hem de örnek bir belediyecilik anlayışının güzel bir yansıması olacak. Demirci’mizin her karışına değer katmak için çalışmaya devam edeceğiz" dedi. Demirci Belediyesi tarafından, önümüzdeki günlerde ise Şehreküstü Mahallesi Parsamaz Mevkiinde bulunan 36 dönüm araziye ise ceviz ve badem fidanlarının dikilmesi için çalışmalara başlandığı bildirildi.
12 Aralık 2025 Cuma - 17:12
Sürdürülebilirlik ödülleri sahiplerini buldu
Sürdürülebilir tarım ve üretim uygulamaları ile Türkiye’de tarımın ve tarıma dayalı endüstrilerin gelişimine öncülük eden Penguen Gıda, Türkiye’nin ve Bursa’nın bir kez daha gururu oldu. Yaptığı yatırımlarla ülke ekonomisine büyük katkı sağlayan firma, Bursa Sürdürebilirlik Ödül Töreninde Başarı Ödülünü almaya hak kazandı. Türkiye Kalite Derneği Bursa Şubesi (KalDer) ve Bursa Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (BUSİAD) iş birliğinde Bursa Büyükşehir Belediyesi destekleriyle; kurumsal ve bireysel sürdürülebilirlik bilincini artırmak, sektörde çevresel ve ekonomik farkındalık oluşturmak amacıyla alanın uzmanlarının katıldığı 2. Sürdürülebilirlik Konferansı, Bursa Merinos AKKM’de gerçekleştirildi. Üretim süreçlerinin çevresel etkilerini azaltma ihtiyacı, iklim değişikliğinin tarım üzerindeki etkileri ve küresel beklentiler doğrultusunda sürdürülebilirliği kurumsal bir strateji haline getiren Penguen Gıda; bu kapsamda yenilenebilir enerji kullanımı, su ve enerji verimliliği, atık yönetimi ve sosyal sorumluluk alanlarında kapsamlı projelere yatırım yaparak, bugün sürdürülebilirliği tüm iş modellerine entegre edilmiş temel bir yönetim yaklaşımı ile çalışmalarını sürdürmektedir. GES yatırımları sayesinde yenilenebilir enerji kullanım oranlarını artırarak, atıkların geri kazanımı konusunda verimli süreçler oluşturarak, operasyonel maliyetlerini de düşüren Penguen Gıda, üretim verimliliğini de arttırarak sözleşmeli tarım uygulamaları ile tedarik zincirinin sürdürülebilirliğini güçlendirirken, ürün kalitesini ve izlenebilirliğini artırarak ulusal ve uluslararası pazarlarda marka güvenilirliğini de pekiştirmektedir. Penguen Gıda Mali İşler Müdürü Aycan Anlamaz konuyla ilgili yaptığı açıklamada; "Sürdürülebilirlik çalışmalarımızı paylaşmak ve bu alandaki farkındalığa katkıda bulunmak, bizim için büyük bir mutluluk. Bu ödülü almak, ülkemiz ve Bursamız için büyük bir onur. Katkısız ürünlerimiz ve çevreye duyarlı üretim süreçlerimiz ile, hem tüketicilerimize hem de paydaşlarımıza değer katmayı sürdüreceğiz. Bu başarı, 10 bine yakın çiftçimiz, tedarikçilerimiz ve tüm ekip arkadaşlarımızın katkıları ve özverileri sayesinde mümkün oldu. Başta KalDer, BUSİAD ve Bursa Büyükşehir Belediyesi olmak üzere, emeği geçen herkese şükranlarımızı sunuyoruz. Penguen Gıda olarak, gelecekte de sağlıklı, güvenli ve sürdürülebilir gıda üretimini önceliğimiz olarak sürdürmeye devam edeceğiz" dedi.
12 Aralık 2025 Cuma - 17:11
Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar: "Zeytinyağında lisanslı depoculuk hayata geçmeli
Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, zeytinyağında lisanslı depoculuğun hayata geçmesi gerektiğini söyledi. Uçar, kişi başı zeytinyağı tüketiminde Türkiye’nin 2 kilogram tüketimle İspanya, Yunanistan, İtalya gibi zeytinyağı üretiminde rakip ülkelerin çok gerisinde olduğunu ifade ederek, artan rekolteye rağmen iç tüketimin artmayıp stok devirlerle birlikte uygun saklama şartları olmadığı için kalan yağların bozulduğunu ve değer kaybına uğradığını, bunun için de ihracatın canlandırılması gerektiğini belirtti. Son 20 yıl içinde devletin destek ve teşvikleriyle ülkemizdeki zeytin ağacı sayısı 200 milyonu aştı ve önümüzdeki dönemde 300 milyon zeytin ağacı sayısı hedefleniyor. Balıkesir zeytinyağı üretiminde yıllara göre 3. ve 4. sırada yer alırken üretimin yüzde 95’i Ayvalık, Gömeç, Burhaniye, Edremit ve Havran’ı içine alan Edremit Körfezi bölgesinde yapılıyor. Bölgede 350’ye yakın zeytinyağı işletmesi bulunurken, ambalajlı ve dökme ihracat yapan birçok da büyük ölçekli firma bulunuyor. Türkiye zeytinyağı üretiminde dünyanın en güçlü üreticilerinden biri olurken, zeytinyağı ihracatındaki sorunlar da sektörü hedeflerinden geri plana itiyor. Konuya ilişkin Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Bakan Yardımcılarımızın katılımlarıyla, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ev sahipliğinde Ankara’da düzenlenen TOBB Müşterek Konsey Toplantısı’nda açıklamalarda bulunan Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, "2022/23 sezonunda 421 bin ton üretim rekoltemizin 135 bin tonunu ihraç ederek 765 milyon dolar ihracat getirisi, 2023/24 sezonunda 185 bin ton üretim rekoltemizin 75 bin tonunu ihraç ederek 505 milyon dolar ihracat getirisi, 2024/25 sezonunda 475 bin ton üretim rekoltemizin 55 bin tonunu ihraç ederek 252 milyon dolar ihracat getirisi elde ettik. Açıklanan verilerden de görüldüğü üzere kur, uygulama ve artan maliyetlerin de etkisiyle her yıl 250 milyon dolar kayıp ile zeytinyağında ihracat ayağımız sıkıntılı görünmektedir. Yine bu yıl için rekoltemiz 310 bin ton olarak açıklanmış olup zeytinyağı ihracatında öngörülmeyen bir piyasa ve ortam mevcuttur" dedi. Kişi başı zeytinyağı tüketiminde Türkiye’nin 2 kilogram tüketimle İspanya, Yunanistan, İtalya gibi zeytinyağı üretiminde rakip ülkelerin çok gerisinde olduğunu ifade eden Uçar, artan rekolteye rağmen iç tüketimin artmayıp stok devirlerle birlikte uygun saklama şartları olmadığı için kalan yağların bozulduğunu ve değer kaybına uğradığını, bunun için de ihracatın canlandırılması gerektiğini belirtti. "Zeytinyağında lisanslı depoculuk hayata geçmeli" diyen Uçar, ihracatta markalı ambalajlı ürün oranının yaklaşık yüzde 30 olduğunu ve zeytinyağında taklit, tağşiş ve sahteciliğin hızla arttığını ifade ederek, piyasanın desteklenmesi için şu önerilerde bulundu: "İhracat kotası, kısıtlaması, fon uygulaması gibi ihracatçımızı yurt dışı piyasalarda sıkıntıya sokabilecek habersiz uygulamalardan kaçınılarak yıllık dökme ihracat üst sınırının rekolte ve iç tüketime bağlı olarak sezon başında belirlenmeli. Ambalajlı ürün ihracatının arttırılmasıyla ilgili kota, kısıtlama ve fon uygulaması yerine toptan dökme ihracat yapan firmalara, ambalajlı ürün destek miktarı tanımlanmalı. Ambalajlı ihracata kg başına devlet desteği verilmeli, ambalajlı coğrafi işaretli zeytinyağları desteklenmeli. Zeytin-zeytinyağı ile ilgili verilen destekler, piyasalarda oluşan şartlara bağlı olarak değişken olmalı. Hedef piyasa tespiti ve fuar, tanıtım, reklam faaliyetleri, yarışma katılımları desteklenmeli, markalaşma ve tanıtım destekleri artırılmalı, yurt dışında markalaşma ve şirketleşme çalışmaları desteklenmeli, zeytin-zeytinyağı sektöründeki kooperatif ve KOBİ’lere yönelik düşük faizli ihracat kredileri sağlanmalı. Turquality ve UR-GE gibi programlarda zeytinyağı özelinde yeni kaynak tahsisi yapılmalı. Gümrük Birliği Anlaşması çerçevesinde AB tarafından ülkemize tanınan gümrük vergisiz zeytinyağı ihracatının yıllık 100 ton düzeyinden ülkemiz rakiplerinde ilk sırada yer alan Tunus’un kotasına çıkarılması için çalışmalar yapılmalı. Zeytinyağında lisanslı depoculuk sistemi desteklenmeli ve bir an önce hayata geçmeli. İç tüketimi arttırıcı çalışmalar yapılmalı. İç piyasada taklit-tağşiş ve sahtecilikle etkin mücadele edilmesi için sistemde değişiklik yapılmalı. Taklit ve tağşişin önlenmesi için ürünlerin tarladan sofraya ürün izlenebilirliğini sağlamak üzere Ürün Doğrulama ve Takip Sistemi (ÜDTS) yazılımı güncellenmeli ve uygulanmalı. Etiket yönetmeliğinin değiştirilerek duyusal analiz sonuçlarının da ambalaj üzerinde yer almasını sağlanmalı."
12 Aralık 2025 Cuma - 17:06
Eskişehir ve İstanbul sanayisi arasında güç birliği mesajı
Eskişehir Sanayi Odası (ESO) Yönetim Kurulu, İstanbul Sanayi Odası’nı (ESO) ziyaret ederek İSO Başkanı Erdal Bahçıvan ve yönetimiyle kapsamlı bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirdi. İSO’nun ev sahipliğinde yapılan görüşmelerde, 2 oda arasında süren mevcut iş birlikleri ele alındı. Özellikle sürdürülebilirlik, karbon yönetimi, yeşil dönüşüm, ortak stratejik araştırmalar ve mesleki eğitim konularında yeni ortak çalışma alanları değerlendirildi. Sanayinin geleceğine yönelik politika geliştirme, bilgi paylaşımı ve ortak projelerin güçlendirilmesi konusunda karşılıklı irade ortaya kondu. Ziyaretin kurumlar arasındaki iş birliğini daha da ileri taşıma yönünde önemli bir adım olduğu belirtildi.
12 Aralık 2025 Cuma - 17:00
SOCAR Türkiye ve ODTÜ iş birliğiyle yeni bir gelişim programı başlıyor
SOCAR Türkiye, enerji sektöründeki dönüşümü hızlandırmak ve nitelikli insan kaynağının gelişimine katkı sağlamak amacıyla Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) iş birliğiyle yeni bir gelişim programını hayata geçiriyor. Türkiye’nin önde gelen doğrudan dış yatırımcılarından ve entegre endüstri gruplarından SOCAR Türkiye tarafından Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) iş birliğiyle düzenlenen "Enerjide Dönüşüm ve Stratejik Gelişim Sertifika Programı"nın lansmanı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Zafer Demircan, Azerbaycan Cumhuriyeti Türkiye Büyükelçisi Dr. Rashad Mammadov, SOCAR Türkiye CEO’su Elchin Ibadov ve ODTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Tülin Gençöz’ün katılımlarıyla 11 Aralık 2025 tarihinde Ankara’da gerçekleştirildi. "Enerjide Dönüşüm ve Stratejik Gelişim Sertifika Programı", enerji dönüşümü, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik alanlarında çalışan veya bu alanlarda uzmanlaşmak isteyen kamu sektörü çalışanlarına yönelik geliştirildi. Sertifika programı ile katılımcılara enerji dönüşümü, dijitalleşme, sürdürülebilirlik, yapay zeka, veri yönetimi, enerji güvenliği, yeşil finans ve karbon yönetimi gibi başlıklarda güncel ve bütüncül bir perspektif kazandırılması amaçlanıyor. Toplam 32 saat sürecek programın eğitimlerinin yüzde 90’ı çevrim içi, yüzde 10’u ise açılış ve kapanış etkinliklerinden oluşan fiziki oturumlarla gerçekleştirilecek. Eğitimler, ODTÜ akademisyenleri ve SOCAR Türkiye’nin uzman yöneticileri tarafından verilecek. Üniversite ve özel sektör iş birliğinin yenilikçi bir örneği olarak öne çıkan program, Türkiye’de özel sektör tarafından kamu çalışanlarına yönelik hazırlanan enerji odaklı ilk sertifika programlarından biri olma özelliği taşıyor. Enerji sektörünün hızla değişen dinamiklerine uyum sağlayabilecek yetkin insan kaynağı yetiştirmeyi hedefleyen program, güncel bilgi setleriyle desteklenen kapsamlı bir öğrenim modeliyle yeni nesil yetkinlikler kazandırmayı hedefliyor. "Enerji sektörünün geleceğine yapılan bir yatırım" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Zafer Demircan, gerçekleştirdiği konuşmada programla ilgili şunları söyledi: "Bakanlık olarak enerji sektörünün farklı alanlarında düzenlenen çok sayıda etkinliğe katılıyoruz; ancak bugün burada gerçekleştirilen bu programın bizim için ayrı bir anlamı var. Bir ülkenin doğal kaynaklara, madenlere ya da enerji potansiyeline sahip olması elbette kıymetlidir; fakat en değerli unsur, tüm bunları geleceğe taşıyacak olan beşeri sermayedir. İnsan kaynağı tıpkı yer altı zenginlikleri gibi işlenmeyi, geliştirilip geleceğin ihtiyaçlarına göre şekillendirilmeyi gerektirir. Bu doğrultuda nitelikli insan kaynağının yetkinliklerini artırmak, sektörün dönüşümüne katkı sağlayacak bilgi ve becerilerle donatılmasını sağlamak bizim için stratejik bir öneme sahiptir. Bu programı da, kamu çalışanlarımızın enerji dönüşümü, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik gibi kritik alanlarda gelişimine katkı sunan, ülkemizin geleceğine yönelik değerli bir yatırım olarak görüyoruz." SOCAR Türkiye CEO’su Elchin Ibadov ise yaptığı konuşmada, "Sertifika programını yalnızca bir gelişim çalışması olarak görmüyoruz. Enerji sektörünün dönüşümüne, kamu ve özel sektörün ortak bilgi üretimine ve Türkiye’nin nitelikli insan kaynağının güçlenmesine yönelik stratejik bir adım niteliği taşıyor. Bu programı, enerji sektörünün geleceğine yapılan bir yatırım olarak değerlendiriyoruz. Programın, enerji dönüşümü, dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve veri yönetimi gibi kritik alanlarda çalışan kamu sektörü profesyonellerinin bilgi birikimini güçlendireceğine ve hepimize yeni bakış açıları kazandıracağına inanıyorum" dedi. ODTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Tülin Gençöz de gelişim programıyla ilgili olarak şunları söyledi: "Hızla dönüşen dünyada enerji dönüşümü sadece teknolojik bir yenilenme süreci değil; çok değişkenli, veri yoğun ve disiplinler arası bir optimizasyon problemidir. Bu nedenle üniversitelerin rolü, sadece bilgi üretmekten çıkıp, bu dönüşümün gerektirdiği analitik altyapıyı ve sistem düşüncesini topluma kazandırmak gibi daha stratejik bir misyona dönüşmüştür. Bu bağlamda, ODTÜ olarak bu sertifika programını, enerji verimliliği, şebeke esnekliği, dijital ikiz teknolojileri, karbon yönetimi ve enerji güvenliği gibi alanlarda kamu çalışanlarının yetkinliklerini güçlendirmek üzere tasarladık. Bu program kapsamında yürüttüğümüz iş birliği, sektördeki dönüşümü yalnızca takip eden değil, dönüşümün parametrelerini tanımlayan bir insan kaynağı yetiştirmeyi amaçlıyor. Enerji ekosisteminin geleceği; doğru veri yönetimi, doğru modelleme yaklaşımları ve bilimsel temelli politika üretimiyle şekillenecek. Bu program, tam da bu unsurları merkezine alan bütünleşik bir eğitim modeli sunuyor" diye konuştu. Lansman etkinliğinde, açılış konuşmaları ertesinde düzenlenen "Enerjide Dönüşümde Liderlik Paneli"nde ise SOCAR Türkiye CEO’su Elchin Ibadov ve GAMA Enerji Yönetim Kurulu Üyesi & Genel Müdürü Tamer Çalışır konuşmacı olarak yer aldı.
12 Aralık 2025 Cuma - 16:53
Adana’da mesleki eğitim konferansı
Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, dijital dönüşüm ile birlikte artık mavi yaka kavramının yeniden tanımlandığını belirterek, "Yapay zeka ve otomasyon, iş gücünü azaltan değil, yeni becerilere olan ihtiyacı artıran bir dönüşüm oluşturuyor" dedi. TOBB, TOBB ETÜ ve TEPAV’ın ortaklığında yürütülen Avrupa Öğrenme Deneyimi Platformu (EULEP) Projesi kapsamında düzenlenen "Adana Mesleki Eğitim Konferansı", Adana Sanayi Odası (ADASO) ev sahipliğinde Adana Sanayi Kampüsü’nde gerçekleştirildi. İş dünyasının temsilcileri ve eğitimcilerin bir araya geldiği toplantıda, dijital dönüşüm, yapay zeka ve yeşil dönüşüm sürecinde mesleki eğitimin yeri konuşuldu. Toplantının açılış konuşmasını yapan Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, oda olarak 8 ülkeden 20 kurumun yer aldığı EULEP projesinin iştirakçisi olduklarını belirtti. İş dünyasındaki dönüşümün sadece teknolojiyle sınırlı kalmadığını ifade eden Başkan Kıvanç, "Günümüz iş dünyasında yaşanan dönüşüm; iş yapma biçimlerimizi, meslekleri ve iş gücünün yetkinliklerini tamamen yeniden şekillendiriyor. Bugün hepimiz biliyoruz ki dijital dönüşüm ile birlikte artık mavi yaka kavramı bile yeniden tanımlanıyor. Yapay zeka ve otomasyon, iş gücünü azaltan değil, yeni becerilere olan ihtiyacı artıran bir dönüşüm oluşturuyor. Yeşil dönüşüm ise üretim süreçlerimizi, tedarik zincirimizi ve işe alım tercihlerimizi yeniden gözden geçirmemizi zorunlu kılıyor. Dijital okuryazarlık, artık tüm mesleklerde temel bir gereklilik haline geldi. Bu nedenle mesleki eğitimin geleceği, dijital ve yeşil dönüşüme uyum sağlama hızımızla belirlenecek. ADASO olarak, EDİH Anadolu projesinde üstlendiğimiz koordinatörlük göreviyle işletmelerimizin dijital dönüşüm yolculuğuna katkı sunuyoruz" dedi. "Mesleki eğitim bir kalkınma stratejisidir" TOBB Reel Sektör AR-GE ve Uygulama Dairesi Başkanı Mustafa Kemal Günay ise TOBB’un en önemli misyonunun üyelerinin sorunlarını karar alıcılara ileterek çözüm üretmek olduğunu vurguladı. Nitelikli eleman ihtiyacının her zaman öncelikli sorunlar arasında yer aldığını belirten Günay, "Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu, mesleki eğitimin sadece bir eğitim politikası değil, bir kalkınma stratejisi olduğunu her fırsatta vurgulamaktadır. Bu vizyonla Milli Eğitim Bakanlığı ile 2019 yılında imzaladığımız protokol kapsamında 129 okul, oda ve borsalarımızla eşleştirildi. Yeni protokolümüzle tarım meslek liseleri de iş birliği kapsamına dahil edildi. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ile yapılan protokol çerçevesinde ise 390 meslek yüksekokulu oda ve borsalarımızla eşleşti. Amacımız; sanayi, ticaret ve teknolojide başarının olmazsa olmazı olan tekniker ve teknisyenlerin günümüz teknolojilerine uygun yetiştirilmesidir" diye konuştu. "Eğitim sınıflarla sınırlı kalamaz" Seyhan İlçe Milli Eğitim Müdürü Murat Çelik de konuşmasında "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli"ne değindi. Bu modelin bir zihniyet dönüşümü olduğunu ifade eden Çelik, "Adana, üretimin ve yenilikçiliğin merkezidir. Eğitimi yalnızca sınıflarla sınırlı görmüyor, sektörün ihtiyaçlarını doğru okuyarak öğrencilerimize çağın gerektirdiği becerileri kazandırmayı hedefliyoruz. Üretim ve teknolojiyle iç içe, yenilikçi bir ekosistem oluşturmak için iş dünyasıyla güçlü ortaklıklara ihtiyacımız var"ifadelerini kullandı. Açılış konuşmalarının ardından etkinlik, teknik sunumlar ve panellerle devam etti. TOBB ETÜ Sürekli Eğitim Merkezi (SEM) Müdürü Prof. Dr. Ramazan Aktaş ve İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü’nden Doç. Dr. Ahmet Fatih Karakaya; EULEP projesi, yapay zeka, sosyal dönüşüm ve sanal gerçeklik konularında sunumlar gerçekleştirdi. Program, Mesleki Yeterlilik Kurumu’ndan Gamze Atmaca ve Adana Sanayi Odası Mesleki Eğitim ve Belgelendirme Direktörü Çiğdem Yüzgeç’in katılımlarıyla düzenlenen "Dijital Dönüşüm Çağında Mesleki Eğitim Paneli" ile sona erdi.
12 Aralık 2025 Cuma - 16:39
Murzioğlu: "Yapay zeka destekli yeni denetim dönemine giriyoruz"
Samsun’da yapılan "KURGAN Kuruluş Gözetimli Analiz Sistemi Semineri"nde, kayıt dışı ekonomiyle mücadelede yapay zekâ destekli yeni denetim döneminin sinyalleri verildi. Seminerde konuşan Samsun Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, klasik yöntemlerin yerini hız ve doğruluk sağlayan dijital analiz araçlarına bıraktığını belirterek, "Kayıt dışı mücadele artık klasik yöntemlerle sınırlı kalınmayan, teknoloji; özellikle de yapay zekâ destekli analiz sistemleriyle denetimin şeklinin ve hızının tamamen değiştiği bir döneme giriyoruz" dedi. Dijitalleşen mali sistemde yeni dönemin denetim mekanizmalarının ele alındığı KURGAN Kuruluş Gözetimli Analiz Sistemi Semineri, Samsun TSO ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Seminerde konuşmacı olarak yer alan Ankara Vergi Kaçakçılığı-2 Denetim Daire Başkanı Arif Güloğlu, Ankara Vergi Kaçakçılığı-2 Denetim Daire Başkan Yardımcıları Fatih Tarım ve Orhan Öztürk, KURGAN sisteminin işleyişini, mali verilerde yapay zekâ destekli risk analiz süreçlerini, e-fatura ve banka hareketlerine ilişkin denetim mekanizmalarını ve meslek mensuplarının dikkat etmesi gereken kritik noktaları anlattı. Murzioğlu: "Yapay zekâ destekli yeni denetim dönemine giriyoruz" Programın açılış konuşmasını yapan Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, mali denetim süreçlerinde yapay zekâ ile başlayan yeni döneme dikkat çekerek, "Kayıt dışı mücadele artık klasik yöntemlerle sınırlı kalınmayan, teknoloji; özellikle de yapay zekâ destekli analiz sistemleriyle denetimin şeklinin ve hızının tamamen değiştiği bir döneme giriyoruz. KURGAN sistemiyle mali süreçlerde; para transferleri, hesap hareketleri, beyan–nakit akış uyumu ve işlem analizlerinin artık yapay zekâ destekli olarak çok daha hassas takip edileceğini biliyoruz. Bu yeni denetim yapısında kurum yükümlülükleri ve dikkat edilmesi gereken noktaların ele alınacağı hususları bugün ilk ağızdan dinleyeceğiz. Şüphesiz bu süreçte siz değerli meslek mensuplarının bu dönüşümde oynayacağı rol hayati önem taşımaktadır. Bu vesileyle programa katkı sunan tüm kurumlarımıza, değerli konuşmacılarımıza ve katılımınızla bu süreci anlamlı kılan sizlere teşekkür ederim" diye konuştu. Samsun Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Başkanı Osman Arslan’ın da bir konuşma yaptığı programa Samsun Defterdarı Halil İbrahim Temiz ve iş adamları katıldı.
12 Aralık 2025 Cuma - 16:30
Bakan Kacır: ‘‘4 yeni sanayi koridoru oluşturacağız’’
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, ‘‘Planlı sanayi alanlarımızın büyüklüğünü 155 bin hektardan 350 bin hektara yükselteceğiz. Samsun-Mersin, Mersin-Şırnak, Sivas-Iğdır ve Trabzon-Şırnak olmak üzere 4 yeni sanayi koridoru oluşturacağız" dedi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır 6’ncı MÜSİAD Sanayi ve Teknoloji Buluşması programına katıldı. Bakan Kacır programda yaptığı konuşmada imalat sanayinin katma değerinin 23 yıl önce 41 milyar dolardan 241 milyar dolara yükseldiğini söyledi. Türkiye’nin sanayi yapılanmasına ilişkin master plan çalışmalarını da aktaran Kacır, ‘‘Planlı sanayi alanlarımızın büyüklüğünü 155 bin hektardan 350 bin hektara yükselteceğiz. Samsun-Mersin, Mersin-Şırnak, Sivas-Iğdır ve Trabzon-Şırnak olmak üzere 4 yeni sanayi koridoru oluşturacağız. Master Planın ilk faz çalışmaları kapsamında, Samsun-Mersin hattında 13 ilde 16 yeni yatırım alanı belirledik’’ dedi. Bakan Kacır, Türkiye’nin son 23 yılda sanayi, teknoloji ve ihracat alanlarında gerçekleştirdiği dönüşüme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kacır, "23 yıl önce 36 milyar dolar olan yıllık ürün ihracatımızı, 270 milyar dolara yükselterek Cumhuriyet tarihimizin en yüksek seviyesine ulaştık" sözlerini ifade etti. Kacır, imalat sanayiinde sağlanan gelişmeye dikkat çekerek, "İmalat sanayimizin katma değeri 41 milyar dolardan 241 milyar dolara yükseldi. Dünya sıralamasında 21’inci iken 14’üncülüğe çıktık. Bu süreçte geriden gelen hiçbir ülke bizi geçemedi" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin birçok alanda bölgesel ve küresel liderlik pozisyonuna yükseldiğini belirten Kacır, "Askeri insansız hava aracı üretiminde dünyada; ticari araç, güneş paneli, otobüs, düz cam, beyaz eşya, tekstil, ağaç ürünleri çimento ve çelik üretiminde Avrupa’da birinciyiz" dedi. Kacır, alüminyum, seramik, plastik mamul, motorlu taşıtlar ve rüzgâr türbini bileşenlerinde de Avrupa’nın önde gelen üreticileri arasında yer alındığını ifade etti. Bakan Kacır, Türkiye’nin ihracat çeşitliliğine dikkat çekerek, "Türkiye bugün, Çin’den sonra Orta Avrupa’ya kadar uzanan geniş kuşakta en fazla çeşit ürünü rekabetçi şekilde en fazla ülkeye ihraç edebilen ülke konumundadır" diye konuştu. Avrupa’daki sanayi gerilemesine karşın Türkiye’nin pozitif ayrıştığını vurgulayan Kacır, "Sanayi üretim endeksi pandemi öncesi döneme göre Almanya’da yüzde 11,4, İtalya’da yüzde 5,5, Fransa’da yüzde 3 geride seyrediyor. Bizim ise aynı dönemde sanayi üretimimiz yüzde 26,5 arttı" dedi. Ar-Ge ve inovasyon kapasitesinin güçlendiğini belirten Kacır, "Özel sektörümüz bünyesindeki bin 700’ü aşkın Ar-Ge ve tasarım merkezi, ekonomimizin teknoloji ve yenilik odaklı dönüşümünü destekliyor. 113 teknoparkımızda, 12 binden fazla firmamız inovasyon odaklı çalışmalar yürütüyor" açıklamasını yaptı. Ar-Ge harcamalarının 23 yılda 16,5 katına çıktığını belirten Kacır, "Ar-Ge harcamalarımızı 19,9 milyar dolar seviyesine taşıdık. Ar-Ge insan kaynağı havuzumuzu 11 kat artırarak, 311 bine yükselttik" dedi. Kacır, yüksek teknolojili üretim yatırımlarını teşvik eden programlara değinerek, "HIT-30 Programıyla elektrikli araç, güneş hücresi ve biyoteknoloji sektörlerinde 4,5 milyar dolarlık ileri teknoloji yatırımını ülkemize kazandırmak üzere adım attık" ifadelerini kullandı. Program kapsamında veri altyapısının güçlendirilmesi, yapay zekâ destekli dönüşümün hızlanması ve kuantum teknolojilerinin ekosisteme entegre edilmesi için yeni çağrıların açıldığını aktardı. Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi Programı ile 397 milyar liralık yatırımın önünü açtıklarını belirten Kacır, Hamle Programı kapsamında da 69 yeni projenin desteklendiğini söyleyerek, "224 yatırım tamamlandığında dış ticaret dengemize yılda 11,4 milyar dolarlık katkı sağlayacağız" dedi. Kacır, emek yoğun sektörlere verilen desteklere ilişkin olarak, "İstihdamı Koruma Programı ile tekstil, hazır giyim, deri ve mobilya gibi sektörlerde faaliyet gösteren KOBİ’lerimizi destekliyoruz. Programımızdan faydalanan 15 bin KOBİ’de 416 bin kişilik istihdamı koruduk ve ilave 22 bin kişilik istihdam oluşturduk" bilgisini paylaştı. Yeni dönemde program kapsamının genişletildiğini belirten Kacır, "1 milyondan fazla istihdamı korumayı hedefliyoruz" dedi. ‘‘Samsun-Mersin, Mersin-Şırnak, Sivas-Iğdır ve Trabzon-Şırnak olmak üzere 4 yeni sanayi koridoru oluşturacağız’’ Türkiye’nin sanayi yapılanmasına ilişkin master plan çalışmalarını da aktaran Kacır, "Planlı sanayi alanlarımızın büyüklüğünü 155 bin hektardan 350 bin hektara yükselteceğiz. Samsun-Mersin, Mersin-Şırnak, Sivas-Iğdır ve Trabzon-Şırnak olmak üzere 4 yeni sanayi koridoru oluşturacağız" ifadelerini kullandı. İlk fazda Samsun-Mersin hattında 13 ilde 16 yeni yatırım alanı belirlendiğini belirten Kacır, buralarda mega endüstriyel bölgeler inşa edileceğini söyledi.
12 Aralık 2025 Cuma - 16:23
Ford Otosan ve Tohum Otizm Vakfı’ndan nöroçeşitlilik odaklı Destekli İstihdam Programı
Sürdürülebilirlik yaklaşımının merkezine toplumsal faydayı ve kapsayıcı çalışma kültürünü yerleştiren Ford Otosan, Tohum Otizm Vakfı ile nöroçeşitlilik odaklı Destekli İstihdam Programı’nı başlattı. Ford Otosan, kapsayıcı istihdam alanında sektöre örnek olacak yeni bir toplumsal yatırım adımı atıyor. Tohum Otizm Vakfı ile birlikte yürütülen Destekli İstihdam Programı, otizmli bireyler başta olmak üzere nöroçeşitli bireylerin çalışma hayatına katılımını desteklemek amacıyla hayata geçirildi. Proje, nöroçeşitlilik odaklı istihdam modeliyle Türkiye’de ve otomotiv sektöründe ilklerden biri olma özelliğini taşıyor. Yapılan açıklamaya göre, sürdürülebilirlik yaklaşımının merkezine toplumsal faydayı ve kapsayıcı çalışma kültürünü yerleştiren şirket, özel gereksinimli bireylere istihdam imkânı sunarken aynı zamanda nitelikli iş gücünün gelişimine de katkı sağlıyor. Programın ilk istihdam dönemine ilişkin imza töreni, Ford Otosan’ın Kocaeli Fabrikası’nda bulunan Vehbi Koç Vakfı Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Törene Ford Otosan Kurumsal İletişim ve Sürdürülebilirlik Lideri Burçak Türkeri, Ford Otosan İnsan Kaynakları ve Dönüşüm Lideri Osman Özdemir, Tohum Otizm Vakfı Başkanı Aylin Sezgin, Tohum Otizim Vakfı İstihdam ve Kariyer Direktörü Elif Karabulut, Tohum Otizm Vakfı Kurumsal İletişim ve Kaynak Geliştirme Direktörü Nihan Güney ve İŞKUR Gölcük Şube Müdürü Vekili İş ve Meslek Danışmanı Ersin İngeç ve İŞKUR İş ve Meslek Danışmanı Nida Elitaş İngeç katıldı. "Şirket olarak, nöroçeşitliliğe dayalı bu istihdam modelini ölçeklendirerek iş dünyasında kalıcı bir dönüşüm başlatmayı hedefliyoruz" Ford Otosan Kurumsal İletişim ve Sürdürülebilirlik Lideri Burçak Türkeri, proje hakkında şunları söyledi: "Şirketimizin sürdürülebilirlik yaklaşımı, insana ve topluma değer oluşturmayı önceliklendiriyor, toplumsal yatırımlarımızda kapsayıcılığı ve eşit fırsatları odağımıza alıyoruz. Tohum Otizm Vakfı ile hayata geçirdiğimiz bu program, otomotiv sektöründe nöroçeşitli bireylerin nitelikli istihdamına yönelik ilk adım olma niteliği taşıyor. Amacımız, bu modeli ölçeklendirerek sektörümüzde ve iş dünyasında kalıcı bir dönüşüm başlatmak." Tohum Otizm Vakfı Başkanı Aylin Sezgin ise, "Şirket ile yürüttüğümüz bu çalışma, nöroçeşitli bireylerin çalışma hayatına katılımı konusunda ülkemizde örnek oluşturan bir uygulamadır. Destekli İstihdam Modeli, otizmli bireylerin güçlü yönlerine uygun görevlere yerleşmesini sağlarken; iş yerlerinde kapsayıcı süreçlerin gelişmesine de önemli katkı sunuyor. Projenin İŞKUR’un Destekli İstihdam Programı kapsamında sağlanan hibelerle desteklenmesi, hem işverenler için teşvik edici bir mekanizma oluşturuyor hem de farklı sektörlere uygulanabilecek sürdürülebilir bir model oluşturuyor. Bu yaklaşımın, uzun vadede hem bireyler hem de iş dünyası için değer oluşturan, kapsayıcı istihdamın yaygınlaşmasına öncülük eden bir örnek olacağına inanıyoruz" dedi. Destekli İstihdam Projesi Açıklamaya göre, İŞKUR tarafından başlatılan Destekli İstihdam Projesi, ülkemizde serebral palsi, otizm, down sendromunun yanı sıra zihinsel ve duygusal engelli bireylerin iş hayatına katılımını desteklemeyi hedefliyor. Proje kapsamında engelli bireylerin çalışabileceği iş yerlerinin sayısının artırılması, bu işletmelerin sürdürülebilir şekilde desteklenmesi ve istihdamın kalıcı hale getirilmesi amaçlanıyor. Şirket, bu iş birliğiyle sadece üretim ve teknoloji alanında değil, toplumsal kapsayıcılıkta da sektöründe öncü olmayı sürdürüyor. Şirket, nöroçeşitliliğe dayalı istihdam modelini yaygınlaştırarak iş dünyasında katılımı ve sosyal dayanışmayı destekleyen bir kültürü güçlendirmeyi hedefliyor. Ford Otosan, Tohum Otizm Vakfı ile Haziran 2025 itibarıyla başvuruya açılan projede ilk adımı attı. Projede görev alacak iş koçları, eğitimlerini Tohum Otizm Vakfı Okulu’nda başarıyla tamamladı. Projenin ilk aşamasında Ford Otosan’ın Gölcük, Yeniköy, Eskişehir Fabrikaları ve Sancaktepe Ar-GE Merkezi’nde toplam altı engelli iş koçu ve 18 nöroçeşitli birey istihdam edilecek. Proje kapsamında işe başlayan bireylerin uyum ve gelişim süreçleri proje kapsamında görev alan iş koçları tarafından desteklenecek.
12 Aralık 2025 Cuma - 16:14
Asgari Ücret Tespit Komisyonu ilk toplantısı gerçekleştirildi: Komisyon ikinci toplantı için 18 Aralıkta bir araya gelecek
Asgari Ücret Tespit Komisyonu ilk toplantısında gerçekleştirildi. İkinci toplantının tarihi ise 18 Aralık olarak kararlaştırıldı. Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 2026’da geçerli olacak asgari ücreti belirleme çalışmaları kapsamında ilk toplantısını Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ev sahipliğinde gerçekleştirdi. Çalışma Genel Müdürü Oğuz Tuncay Başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda işçi tarafı yer almazken, işveren tarafında TİSK görüşmelere katıldı. Asgari Ücret Tespit Komisyonu, yeni yılda geçerli olacak asgari ücreti belirleme çalışmaları kapsamında çalışma takviminin ele alındığı ilk toplantıda, komisyonun ikinci toplantısı ikinci toplantısını 18 Aralık Perşembe gerçekleştirilmesi kararlaştırıldı.
12 Aralık 2025 Cuma - 16:11
CarrefourSA, 12 Aralık Mağazacılar Günü’nü 15 bin çalışanı ile kutladı
Sabancı Holding ve Carrefour Grup iştiraki CarrefourSA, 12 Aralık Mağazacılar Günü’nü 76 ildeki 1.250 mağazasında, 15 bin çalışma arkadaşıyla birlikte kutladı. Sabancı Holding ve Carrefour Grup iştiraki CarrefourSA, 12 Aralık Mağazacılar Günü’nü Sabancı Holding CEO’su Kıvanç Zaimler, CarrefourSA Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Eyigün, Sabancı Holding Yürütme Kurulu Üyeleri, CarrefourSA CEO’su Kutay Kartallıoğlu ile CarrefourSA İcra Kurulu Üyeleri başta olmak üzere tüm yönetim ekibiyle mağazalarda görev alan çalışanlarıyla kutladı. "Sabancı’nın yüzyılı aşan yolculuğunda bizi biz yapan en temel değer, birlikte üretme ve ekip olma kültürü "diyen Sabancı Holding CEO’su Kıvanç Zaimler, "CarrefourSA da bu kültürü sahada en güçlü şekilde gösteren topluluk şirketlerimizden biri. Her gün emek ve özveriyle Sabancı’nın geleceğe taşıdığı değerleri güçlendiren tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum" dedi. CarrefourSA Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Eyigün ise "CarrefourSA’nın büyüme yolculuğunun merkezinde, her gün mağazalarımızda misafirlerimizi güler yüzle karşılayan çalışma arkadaşlarımız var. Türkiye’nin 76 ilindeki 1.250 mağazamızda müşterilerimizle kurulan bu güven ilişkisini sürdürülebilir kılan tüm ekiplerimizin 12 Aralık Mağazacılar Günü’nü kutluyorum" ifadelerini kullandı. "Mağazacılığın kalbinde insan ve emek var" "32 yıldır Türkiye’de ne lazımsa CarrefourSA’ anlayışıyla 15 bin çalışma arkadaşımızla birlikte müşterilerimize hizmet vermeye devam ediyoruz" diyen CarrefourSA CEO’su Kutay Kartallıoğlu da "76 ilde 1.250 mağazamız, bayilerimiz ve online marketimizle sadece ürün sunmakla kalmıyor; güven, kalite ve samimiyet taşıyoruz. Her gün, doğru ürünü doğru üreticiden temin ederek, doğru fiyatlarla müşterilerimize ulaştırmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu süreçteki en büyük gücümüz; mağazacılık gibi sabır, güler yüz, özveri ve insan odaklılık gerektiren bir meslekte fark oluşturan kıymetli çalışma arkadaşlarımızdır. Bu başarı, hepimizin ortak çabası ve takım ruhunun bir yansıması. Bu noktada mağazacılığı bir meslekten öte, insana dokunan bir değer haline getiren tüm çalışma arkadaşlarımı yürekten kutluyorum. Aynı zamanda bu anlamlı güne katılım sağlayan Sabancı Holding CEO’su Kıvanç Zaimler, CarrefourSA Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Eyigün ve Yürütme Kurulu Üyeleri’ne teşekkürlerimi iletiyorum" dedi.
12 Aralık 2025 Cuma - 16:04
Bursa Büyükşehir Belediyesi Cezayirli turizm acentelerini ağırladı
Bursa Büyükşehir Belediyesi, Türk Hava Yolları (THY) sponsorluğunda Cezayirli seyahat acentesi temsilcilerini ve turizm profesyonellerini kentte ağırladı. Bursa’nın binlerce yıllık tarihini, eşsiz doğasını ve kültürünü korumak, turizm potansiyelini güçlendirmek amacıyla çalışmalarını sürdüren Büyükşehir Belediyesi, Bursa’yı dünyanın en iddialı destinasyon alanlarından biri yapmak için tanıtım çalışmalarına devam ediyor. Bu kapsamda Büyükşehir Belediyesi Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığı Turizm ve Tanıtma Şube Müdürlüğü koordinasyonunda ve Türk Hava Yolları (THY) sponsorluğunda Cezayirli seyahat acentesi temsilcileri ve turizm profesyonelleri 5 gün boyunca Bursa’da ağırlandı. THY aracılığıyla yaklaşık 30 bin adet uçak bileti satın alarak Bursa’ya tur operasyonları planlayan heyet; Uludağ, Gölyazı, İznik, Mudanya ve Bursa şehir merkezi gibi önemli destinasyonlarda incelemelerde bulunarak muhtemel tur rotalarına yönelik değerlendirmelerde bulundu. Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Yıldız ve Büyükşehir Belediyesi Uluslararası İlişkiler Şube Müdürü Canan Pala Giliğ de programın ilk gününde heyete eşlik etti. Bursa turizminin son yıllarda hızla geliştiğini vurgulayan Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Yıldız, "Farklı kültür ve ülkelerden gelen turist sayısındaki artış memnuniyet verici. Bursa’da konaklamalı gün sayısını artırmayı öncelikli hedef olarak belirledik. Uluslararası pazarlarda Bursa’nın bilinirliğini yükseltmek için çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz" dedi. Program kapsamında, Bursa İl Kültür ve Turizm Müdürü Kamil Özer de heyet tarafından ziyaret edildi. Bursa’nın dört mevsim turizme açık bir kent olduğunu dile getiren Özer, Cezayir pazarındaki ilgiyi artırmak için iş birliklerine devam edeceklerini ifade etti. Türk Hava Yolları Yenişehir Havalimanı Sorumlusu Esad Naci Ulcay ise Cezayir-Türkiye uçuşlarının son yıllarda hızla arttığına dikkat çekerek ağırlıklı olarak İstanbul’u ziyaret eden Cezayirli turistlerin rotalarına Bursa’yı da eklemesini hedeflediklerini anlattı. Heyet sorumlusu Mohamed Khodja da Bursa’nın beklediklerinden çok daha iyi bir iz bıraktığını ifade ederek, "Bursa’da çok büyük bir turizm potansiyeli var. En çok etkilendiğimiz noktalar Uludağ, İznik ve şehir merkezindeki tarihi aks oldu" diye konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder