EKONOMİ
17 Nisan 2026 Cuma - 14:35 Kuzey yarımkürenin ilk kirazı rekor fiyatla satıldı Manisa’nın Şehzadeler ilçesinde kuzey yarımkürenin hasat edilen ilk kirazı pazara getirilirken, yapılan açık arttırmayla kilogramı 6 bin TL’den satışı yapıldı. Manisa’nın Şehzadeler ilçesinde erkenci kiraz cinsleri kuzey yarımkürede yetişen ilk kiraz olma özelliğiyle gerek yurt içi gerekse de yurtdışı pazarda önemli bir yere sahip. Nisan ayının sonlarına doğru gelirken, çiftçiler de hasat edilen ilk kirazı pazara yetiştirmek için tatlı bir telaşa girdi. Bu yıl pazara kirazı ilk getiren kiraz üreticisi Yusuf Bakan, düzenlenen açık arttırmayla hasat ettiği kirazı kilogramı 6 bin TL’den kiraz tüccarı Mesut Altıok’a sattı. Düzenlenen açık arttırmada konuşan Şehzadeler Belediye Başkan Yardımcısı Mümin Yılmaz, "2026 yılının kuzey yarımkürenin ilk kirazı Sancaklı İğdecik, Sancaklı Bozköy, Sancaklı Uzunçınar, Karaoğlan mahallelerimizde üretilmektedir. Çiftçilerimizin emeklerine sağlık" dedi. Rekoltenin bu yıl yüksek beklendiğini belirten Manisa Tarım ve Orman Müdür Yardımcısı Serdar Mersinli, "Kuzey yarımkürenin ilk kiraz hasadını gerçekleştirmiş oluyoruz. İlçemiz ve ülkemiz adına bereketli bir yıl olmasını diliyoruz. Sezonumuz iyi gidiyor. Rekolteyi yüksek bekliyoruz. Geçen sene don felaketi dolayısıyla yaşadığımız olumsuzlukları bu yıl beklemiyoruz" diye konuştu. Pazarda açık arttırmayla kilogramı 6 bin TL’den yaklaşık 5 kilogram kiraz alan kiraz tüccarı Mesut Altıok, "Geçen sene don felaketinden dolayı üreticilerimiz mağdur olmuştu. Bu yıl rekoltenin yüksek olduğundan dolayı kazancın iyi olacağını düşünüyoruz. 6 bin TL’ye satın aldım ama önemli değil. Çiftçilerimiz mutlu olsun. Kirazı çıkartmak kolay değil" ifadelerini kullandı. Yapılan satışın sembolik olduğunu ancak ilerleyen süreçlerde kiraz fiyatlarının düşeceğini söyleyen kiraz üreticisi Yusuf Bakan, "Doğal ortamlarda kirazımızı yetiştirdik. Güzel bir sezon geçireceğimizi düşünüyorum. 6 bin TL’lik fiyat beni mutlu etti ama şu an sembolik bir satış. Mayıs ayına geldiğimizde 250 TL civarında satışı yapacağımızı düşünüyorum. Biz 250 TL’ye tüccara vereceğiz. Tüccarlarımızın artan maliyetleri dolayısıyla pazarda muhtemelen 500 TL’leri bulacaktır" dedi.
17 Nisan 2026 Cuma - 14:26 Ordu’da üreticilere 45 ton tohumluk patates dağıtıldı Ordu’da tarımsal üretimi artırmaya yönelik çalışmalar kapsamında, Büyükşehir Belediyesi tarafından üreticilere toplam 45 ton tohumluk patates dağıtıldı. Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler’in öncülüğünde yürütülen tarım projeleri kapsamında üreticilere destekler sürüyor. Bu kapsamda hayata geçirilen ‘Atıl Tarım Arazilerinin Değerlendirilmesi Projesi’ ile patates üretimi yeniden canlandırılıyor. Büyükşehir Belediyesi ile İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğinde yürütülen çalışma doğrultusunda Mesudiye, Kabadüz, Korgan, Kumru, Akkuş ve Aybastı ilçelerinde üreticilere toplam 45 ton tohumluk patates dağıtımı gerçekleştirildi. 6 ilçede 180 dekar alan üretime kazandırılacak Verilen destekle birlikte 6 ilçede toplam 180 dekar tarım arazisinin yeniden üretime kazandırılması hedefleniyor. Bir dönem Ordu’nun önemli geçim kaynaklarından biri olan patates üretiminin, sağlanan desteklerle yeniden ivme kazandığı belirtildi. Tohumluk patates desteğinden faydalanan üreticiler, uygulamadan duydukları memnuniyeti dile getirerek, destek sayesinde hem kendi ihtiyaçlarını karşıladıklarını hem de ürünlerini satarak ek gelir elde ettiklerini ifade etti. Öte yandan atıl durumdaki tarım arazilerinin ekonomiye kazandırılması ve kırsal kalkınmanın güçlendirilmesi amacıyla benzer desteklerin sürdürüleceği belirtildi.
17 Nisan 2026 Cuma - 14:22 Ordu’da üreticilere 45 ton tohumluk patates dağıtıldı Ordu’da tarımsal üretimi artırmaya yönelik çalışmalar kapsamında, Büyükşehir Belediyesi tarafından üreticilere toplam 45 ton tohumluk patates dağıtıldı. Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler’in öncülüğünde yürütülen tarım projeleri kapsamında üreticilere destekler sürüyor. Bu kapsamda hayata geçirilen ‘Atıl Tarım Arazilerinin Değerlendirilmesi Projesi’ ile patates üretimi yeniden canlandırılıyor. Büyükşehir Belediyesi ile İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğinde yürütülen çalışma doğrultusunda Mesudiye, Kabadüz, Korgan, Kumru, Akkuş ve Aybastı ilçelerinde üreticilere toplam 45 ton tohumluk patates dağıtımı gerçekleştirildi. 6 ilçede 180 dekar alan üretime kazandırılacak Verilen destekle birlikte 6 ilçede toplam 180 dekar tarım arazisinin yeniden üretime kazandırılması hedefleniyor. Bir dönem Ordu’nun önemli geçim kaynaklarından biri olan patates üretiminin, sağlanan desteklerle yeniden ivme kazandığı belirtildi. Tohumluk patates desteğinden faydalanan üreticiler, uygulamadan duydukları memnuniyeti dile getirerek, destek sayesinde hem kendi ihtiyaçlarını karşıladıklarını hem de ürünlerini satarak ek gelir elde ettiklerini ifade etti. Öte yandan atıl durumdaki tarım arazilerinin ekonomiye kazandırılması ve kırsal kalkınmanın güçlendirilmesi amacıyla benzer desteklerin sürdürüleceği belirtildi.
Avrupa’dan kritik karar: O ürünlere gümrük vergisi geldi
12 Aralık 2025 Cuma - 23:41 Avrupa’dan kritik karar: O ürünlere gümrük vergisi geldi Avrupa Birliği (AB), dış ülkelerden gelen 150 euro altı tüm küçük paketlere 1 Temmuz 2026’dan itibaren 3 euro gümrük vergisi getirme kararı aldı. AB, dış ülkelerden gelen 150 euro altı tüm küçük paketlere 2026 yılı itibarıyla 3 euro gümrük vergisi getirme kararı aldı. AB Komisyonu verilerine göre, 2024 yılında 150 euro altındaki 2 milyar paketin yüzde 91’i Çin’den geldi. Uzmanlara göre karar, Çin’in düşük maliyetli e-ticaret modeline ciddi bir darbe etkisi oluşturacak. Yeni düzenlemeyi değerlendiren Asset Worldwide Express Genel Müdürü Onur Tekin, verginin Türkiye’yi doğrudan öne çıkaran bir fırsat penceresi araladığını söyledi. "Çin’in iş modelini vuruyor" 3 euroluk sabit verginin Çin’deki 1 ile 5 euro arasındaki fiyata dayalı iş modelini zora sokacağını belirten Tekin, "Bu karar Çin’i yavaşlatırken Türkiye’ye adeta torpil gibi bir avantaj sağladı. Türkiye hız ve tedarik avantajıyla öne çıkacak" ifadelerini kullandı. Tekin, AB’nin yeni vergi adımının Türkiye’yi üç stratejik alanda güçlendirdiğine dikkat çekti. Çin’den AB’ye sevkiyatın 7-20 gün sürdüğünü, Türkiye’den ise kara yoluyla 2-4 gün, hava yoluyla ise 24-48 saatte teslimat yapılabildiğini hatırlatan Tekin, "Avrupalı tüketici artık ucuz ama geç gelen ürünü istemiyor. Hız, fiyat kadar kritik hale geldi" diye konuştu. Algı farkının da Türkiye lehine döndüğünü vurgulayan Tekin, "AB tüketicisinin gözünde Çin menşeli ürünler kalite ve güvenlik şüphesi oluştururken, Türkiye menşeli ürünler ’yakın tedarikçi’ ve daha güvenilir kaynak olarak görülüyor. AB’nin bu kararı sadece ekonomik değil, stratejik. Tedariki uzak Asya’dan değil, yakın ülkelerden toplamak istiyorlar. Türkiye bu denklemde doğal aday" değerlendirmesinde bulundu. "Ucuza oynayan kaybeder, hıza oynayan kazanır" Türk firmalarına kritik uyarılarda bulunan Onur Tekin, şirketlerin ucuzluk yarışına değil, hız yarışına girmesi gerektiğinin altını çizdi. Tekin, "Ucuza oynayan şirket kaybeder. Kazanan; hızlı, şeffaf, AB’ye yakın çalışan firmalar olacak" dedi. Tekin, Türk şirketlerine yakın-depo yatırımı, IOSS ve ETGB süreçlerinin otomasyonu ve lojistik veri analizinin dijitalleştirilmesi gibi somut adımlar atmaları yönünde tavsiyede bulundu. Tekin sözlerini, "Avrupa, bu kararla Türkiye’ye net bir avantaj sundu. Şirketler doğru adımları atarsa önümüzdeki iki yıl altın dönem olabilir" diyerek tamamladı.
Samsun’un su ürünleri potansiyeli yeni OSB ile zirveye çıkacak
12 Aralık 2025 Cuma - 18:32 Samsun’un su ürünleri potansiyeli yeni OSB ile zirveye çıkacak Samsun’un su ürünleri sektöründeki potansiyeli Yakakent Su Ürünleri İşleme İhtisas OSB ile zirveye taşınacak. Samsun Valiliği, Yakakent’te kurulacak olan Samsun Yakakent Su Ürünleri İşleme İhtisas Organize Sanayi Bölgesi (OSB) ve ilçenin su ürünleri potansiyeline ilişkin kapsamlı bir açıklama yaptı. Karadeniz’in incisi Samsun’un su ürünleri sektöründeki gücünün bu yatırımla birlikte zirveye taşınacağı vurgulanan açıklamada, "Su ürünlerinde yenilikçi üretimin artırılmasına, verimliliğin yükseltilmesine ve dış pazarlara erişimin güçlendirilmesine katkı sağlayacak olan Yakakent Su Ürünleri İşleme İhtisas OSB, 17,5 hektarlık alanda kurulmuştur. OSB sınırları içerisinde yer alan Asmapınar Mahallesi tapusuna kayıtlı taşınmazların bir kısmını oluşturan 85 bin 733 metrekarelik alanın kamulaştırılması için Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi Bölgeleri Genel Müdürlüğü tarafından ‘Kamu Yararı Kararı’ alınmıştır. Kamulaştırma işlemleri Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülmekte olup çalışmalar devam etmektedir. OSB’nin imar planı yapım süreci de sürmektedir" denildi. Su ürünleri potansiyeli yükseliyor Açıklamada, Yakakent’in her geçen yıl büyüyen su ürünleri potansiyeline dikkat çekilerek, "Yakakent Balıkçı Barınağı’nda 12 metrenin üzerinde 40 adet (5 gırgır, 35 trol ve orta su trolü), 12 metrenin altında 32 adet olmak üzere toplam 72 ruhsatlı balıkçı gemisi bulunmaktadır. Su ürünleri yetiştiriciliği yapan ve aynı barınağı kullanan 12 firmaya ait 54 gemi bulunmaktadır; hasat döneminde sayı 60’a yükselmektedir. Barınak, bölgede yetiştiricilik yapan 12 tesis ile Sinop/Gerze’den 7 firmanın gemilerine lojistik destek vermektedir. Yakakent Balıkçı Barınağı amatör balıkçılık açısından da cazibe noktası olup tekne sayısı 40 civarında, av sezonunda 60-80’e çıkmaktadır. Avcılık ve yetiştiriciliğin yoğun olduğu 1 Eylül – 15 Nisan döneminde günlük 200 gemi, tüm lojistik ihtiyaçlarını barınaktan karşılamaktadır. İlçede hâlihazırda 12 adet su ürünleri yetiştiricilik tesisi bulunmakta olup yıllık üretim kapasitesi 23 bin tondur. Sinop bölgesinden nakledilen 3 yeni tesisle birlikte kapasiteye 9 bin ton/yıl eklenmiştir. 2024 yılı yetiştiricilik miktarı; 7 bin 350 ton alabalık ve Türk Somonu bin 770 ton levrek yetiştirilmiştir. 2025 yılında bu rakamların artırılması öngörülmektedir. 2024 yılı avcılık miktarı ise hamsi ve çaça başta olmak üzere çeşitli türlerle birlikte 17 bin ton olarak gerçekleşmiştir. Yakakent ilçemizde 2 adet özel sektöre ait balık unu ve yağı fabrikası bulunmaktadır. Bu tesislerde üretilen ürünlerin büyük bir kısmı yurt dışına ihraç edilmektedir. Bir kısmı ise bölgedeki balık yetiştiriciliği yapan tesislerin yem hammaddesini karşılamaktadır. Bu tesisler ilçede istihdama ve ekonomiye önemli katkılar sunmaktadır" ifadeleri kullanıldı.
Çorum’da jandarma ve emniyete tahsis edilen 123 yeni araç törenle teslim edildi
12 Aralık 2025 Cuma - 17:58 Çorum’da jandarma ve emniyete tahsis edilen 123 yeni araç törenle teslim edildi Çorum’da, İl Jandarma Komutanlığı ve İl Emniyet Müdürlüğüne tahsis edilen 123 yeni araç, düzenlenen törenle ekiplere teslim edildi. İçişleri Bakanlığı tarafından ülke genelinde kullanım ömrünü tamamlamış 10 yaş ve üzeri araçların yenilenmesi üzerine toplamda Jandarma, Emniyet ve Sahil Güvenlik Teşkilatlarına 9 bin 200 araç tahsis edildi. Bu kapsamda Çorum İl Emniyet Müdürlüğü’ne 98, İl Jandarma Komutanlığına da 25 olmak üzere toplam 123 yeni araç teslim edildi. Tahsis edilen araçlar, Fuar Alanında düzenlenen törene Çorum Valisi Ali Çalgan, AK Parti Çorum Milletvekili Yusuf Ahlatcı, Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, İl Emniyet Müdürü Arif Pehlivan, İl Jandarma Komutan Vekili Albay Talip Kurt, protokol üyeleri, polis ve jandarma ekipleri ve vatandaşlar katıldı. Çorum Valisi Ali Çalgan, "Bu araçların güvenlik birimlerimiz tarafından görev sırasında kazasız belasız kullanılmasını, teşkilatlarımızda hayırlı olmasını teşkilatlarımızın buradaki görevlerinde hepimizin huzur ve refahına huzur ve asayişine önemli katkılar sağlamasını diliyorum" dedi. AK Parti Çorum Milletvekili Avukat Yusuf Ahlatçı ise, "Huzurumuzun, güvenliğimizin teminatı olan hem polisimiz hem jandarmamız için ne kadar hizmet etsek, işlerini kolaylaştırsak o kadar az diye düşünüyorum. Bu araçları kullanacak değerli polis memurlarımıza, jandarma güçlerimize sağlıklı sıhhatli günler diliyorum. Tekerlerine taş değmesin inşallah" diye konuştu. Araçların hayırla kullanılmasını dileyen Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın da, "Hem Emniyet Teşkilatımızın hem Jandarma Teşkilatımızın ayağına değil taş, toz bile değmesin. Biz de hem devlet kurumlarımızla hem sivil toplum kuruluşlarımızla hem de iş insanlarımızla her zaman yanlarında durmaya, arkalarında olmaya, onlarla beraber müreffeh yarınlara devletimizi, milletimizi taşımaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu. İl Jandarma Komutan Vekili Albay Talip Kurt ise, "Çorum’da emniyet ve asayiş hizmetlerinin daha hızlı ve daha etki sağlanması halkın huzur ve güvenliğinin sağlanmasına yönelik hizmet kalitesinin artırılmasında büyük katkı sağlayacak olan bu araçlar İçişleri Bakanlığımızın, Çorum Valiliğimizin kamu kurumlarımız ve hayırsever iş insanları ile vakıf üyelerimizin destekleriyle bugün envanterimize dahil edilmektedir. Araçlarımızın başta teşkilatlarımıza ve ilimize hayırlı olmasını temenni ediyor, tüm kolluk kuvvetlerine kazasız ve hayırlı vazifeler diliyorum" ifadelerini kullandı. Hizmetlerin yeni araç filosuyla daha da güçlendiğini kaydeden Çorum İl Emniyet Müdürü Arif Pehlivan, "Teşkilatımız toplumda huzur ve güveni sağlama, vatandaşın can ve mal güvenliğini koruma, kanun hakimiyetini ve devlet otoritesini sağlama noktasında çağdaş ülkelerin kullandığı araç gereç ve yöntemleri kullanmayı kendine amaç edinmiş dünyada ortaya çıkan teknolojik gelişmelere ve toplumsal talep ve dinamiklere göre sürekli kendini yenilemiştir. Sağlanan imkanlarla amacımız Çorum ilimizin huzur ve güvenlik açısından örnek gösterilen iller arasına taşımak olacaktır" dedi. Konuşmaların ardından, araçların anahtarları ekiplere teslim edildi.
Çorum’da jandarma ve emniyete tahsis edilen 123 yeni araç törenle teslim edildi
12 Aralık 2025 Cuma - 17:47 Çorum’da jandarma ve emniyete tahsis edilen 123 yeni araç törenle teslim edildi Çorum’da, İl Jandarma Komutanlığı ve İl Emniyet Müdürlüğüne tahsis edilen1 23 yeni araç, düzenlenen törenle ekiplere teslim edildi. İçişleri Bakanlığı tarafından ülke genelinde kullanım ömrünü tamamlamış 10 yaş ve üzeri araçların yenilenmesi üzerine toplamda Jandarma, Emniyet ve Sahil Güvenlik Teşkilatlarına 9 bin 200 araç tahsis edildi. Bu kapsamda Çorum İl Emniyet Müdürlüğü’ne 98, İl Jandarma Komutanlığına da 25 olmak üzere toplam 123 yeni araç teslim edildi. Tahsis edilen araçlar, Fuar Alanında düzenlenen törene Çorum Valisi Ali Çalgan, AK Parti Çorum Milletvekili Yusuf Ahlatcı, Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, İl Emniyet Müdürü Arif Pehlivan, İl Jandarma Komutan Vekili Albay Talip Kurt, protokol üyeleri, polis ve jandarma ekipleri ve vatandaşlar katıldı. Törende konuşan Çorum Valisi Ali Çalgan, "Bu araçların güvenlik birimlerimiz tarafından görev sırasında kazasız belasız kullanılmasını, teşkilatlarımızda hayırlı olmasını teşkilatlarımızın buradaki görevlerinde hepimizin huzur ve refahına huzur ve asayişine önemli katkılar sağlamasını diliyorum" dedi. En son olarak konuşmasını tamamlayan AK Parti Çorum Milletvekili Avukat Yusuf Ahlatçı, "Huzurumuzun, güvenliğimizin teminatı olan hem polisimiz hem jandarmamız için ne kadar hizmet etsek, işlerini kolaylaştırsak o kadar az diye düşünüyorum. Bu araçları kullanacak değerli polis memurlarımıza, jandarma güçlerimize sağlıklı sıhhatli günler diliyorum. Tekerlerine taş değmesin inşallah" diye konuştu. Araçların hayırla kullanılmasını dileyen Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın da, "Hem Emniyet Teşkilatımızın hem Jandarma Teşkilatımızın ayağına değil taş, toz bile değmesin. Biz de hem devlet kurumlarımızla hem sivil toplum kuruluşlarımızla hem de iş insanlarımızla her zaman yanlarında durmaya, arkalarında olmaya, onlarla beraber müreffeh yarınlara devletimizi, milletimizi taşımaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu. İl Jandarma Komutan Vekili Albay Talip Kurt ise, "Çorum’da emniyet ve asayiş hizmetlerinin daha hızlı ve daha etki sağlanması halkın huzur ve güvenliğinin sağlanmasına yönelik hizmet kalitesinin artırılmasında büyük katkı sağlayacak olan bu araçlar İçişleri Bakanlığımızın, Çorum Valiliğimizin kamu kurumlarımız ve hayırsever iş insanları ile vakıf üyelerimizin destekleriyle bugün envanterimize dahil edilmektedir. Araçlarımızın başta teşkilatlarımıza ve ilimize hayırlı olmasını temenni ediyor, tüm kolluk kuvvetlerine kazasız ve hayırlı vazifeler diliyorum" ifadelerini kullandı. Hizmetlerin yeni araç filosuyla daha da güçlendiğini kaydeden Çorum İl Emniyet Müdürü Arif Pehlivan, "Teşkilatımız toplumda huzur ve güveni sağlama, vatandaşın can ve mal güvenliğini koruma, kanun hakimiyetini ve devlet otoritesini sağlama noktasında çağdaş ülkelerin kullandığı araç gereç ve yöntemleri kullanmayı kendine amaç edinmiş dünyada ortaya çıkan teknolojik gelişmelere ve toplumsal talep ve dinamiklere göre sürekli kendini yenilemiştir. Sağlanan imkanlarla amacımız Çorum ilimizin huzur ve güvenlik açısından örnek gösterilen iller arasına taşımak olacaktır" dedi. Konuşmaların ardından, araçların anahtarları ekiplere teslim edildi.
Demirci’de atıl araziler tarıma kazandırılıyor
12 Aralık 2025 Cuma - 17:20 Demirci’de atıl araziler tarıma kazandırılıyor Manisa’nın Demirci ilçesinde belediye tarafından, ilçede tarımsal üretimi desteklemek ve belediye kaynaklarını daha verimli kullanmak amacıyla örnek bir projeyi hayata geçirdi. Proje kapsamında atıl durumdaki araziler tarım arazisine dönüştürülüyor. Manisa’nın Demirci ilçesinde belediyeye ait arazilere zeytin, ceviz ve badem fidanları dikilerek uzun vadeli, sürdürülebilir bir tarım üretim modeli oluşturulmaya başlandı. Toprak yapısına uygun olarak seçilen zeytin, ceviz ve badem fidanları hem ekonomik değeri yüksek ürünler olması hem de bölge iklimine uyum sağlaması nedeniyle tercih edildi. Proje ile birlikte hem belediye gelirlerinin artırılmasının hem de ilçede tarımsal çeşitliliğin desteklenmesinin hedeflendiği belirtildi. Ağaçların büyümesiyle birlikte elde edilecek ürünlerin belediye hizmetlerinde değerlendirilmesi ve yeni sosyal projelere katkı sunması planlanıyor. Çalışmalar kapsamında ilk dikim ilçeye bağlı Kuzuköy Mahallesinde Salman Mevkiindeki 23 dönüm tarlaya 400 zeytin fidanı ile gerçekleştirildi. Demirci’de tarıma verilen önemin her geçen gün arttığını vurgulayan Belediye Başkanı Erkan Kara, "Demirci Belediyesi olarak toprağımıza sahip çıkmayı, atıl durumda bekleyen belediye arazilerini üretime kazandırmayı önemsiyoruz. Zeytin, ceviz ve badem gibi bölgemize uygun, ekonomik değeri yüksek ürünlerle uzun vadeli, sürdürülebilir bir yatırım modeli oluşturuyoruz. Bu fidanlar sadece bugün için değil, Demirci’nin yarınları için dikiliyor. Bu projeyle hem belediyemizin gelir kaynaklarını çeşitlendirmeyi hem de ilçemizde tarımsal üretimin gelişmesine katkı sağlamayı hedefliyoruz. Zamanla büyüyen her fidan, Demirci’nin bereketine bereket katacak. Biz, toprağa atılan her tohumu geleceğe atılan bir adım olarak görüyoruz. İnşallah bu çalışmalarımız önümüzdeki yıllarda hem ilçemize ekonomik katkı sağlayacak hem de örnek bir belediyecilik anlayışının güzel bir yansıması olacak. Demirci’mizin her karışına değer katmak için çalışmaya devam edeceğiz" dedi. Demirci Belediyesi tarafından, önümüzdeki günlerde ise Şehreküstü Mahallesi Parsamaz Mevkiinde bulunan 36 dönüm araziye ise ceviz ve badem fidanlarının dikilmesi için çalışmalara başlandığı bildirildi.
Sürdürülebilirlik ödülleri sahiplerini buldu
12 Aralık 2025 Cuma - 17:12 Sürdürülebilirlik ödülleri sahiplerini buldu Sürdürülebilir tarım ve üretim uygulamaları ile Türkiye’de tarımın ve tarıma dayalı endüstrilerin gelişimine öncülük eden Penguen Gıda, Türkiye’nin ve Bursa’nın bir kez daha gururu oldu. Yaptığı yatırımlarla ülke ekonomisine büyük katkı sağlayan firma, Bursa Sürdürebilirlik Ödül Töreninde Başarı Ödülünü almaya hak kazandı. Türkiye Kalite Derneği Bursa Şubesi (KalDer) ve Bursa Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (BUSİAD) iş birliğinde Bursa Büyükşehir Belediyesi destekleriyle; kurumsal ve bireysel sürdürülebilirlik bilincini artırmak, sektörde çevresel ve ekonomik farkındalık oluşturmak amacıyla alanın uzmanlarının katıldığı 2. Sürdürülebilirlik Konferansı, Bursa Merinos AKKM’de gerçekleştirildi. Üretim süreçlerinin çevresel etkilerini azaltma ihtiyacı, iklim değişikliğinin tarım üzerindeki etkileri ve küresel beklentiler doğrultusunda sürdürülebilirliği kurumsal bir strateji haline getiren Penguen Gıda; bu kapsamda yenilenebilir enerji kullanımı, su ve enerji verimliliği, atık yönetimi ve sosyal sorumluluk alanlarında kapsamlı projelere yatırım yaparak, bugün sürdürülebilirliği tüm iş modellerine entegre edilmiş temel bir yönetim yaklaşımı ile çalışmalarını sürdürmektedir. GES yatırımları sayesinde yenilenebilir enerji kullanım oranlarını artırarak, atıkların geri kazanımı konusunda verimli süreçler oluşturarak, operasyonel maliyetlerini de düşüren Penguen Gıda, üretim verimliliğini de arttırarak sözleşmeli tarım uygulamaları ile tedarik zincirinin sürdürülebilirliğini güçlendirirken, ürün kalitesini ve izlenebilirliğini artırarak ulusal ve uluslararası pazarlarda marka güvenilirliğini de pekiştirmektedir. Penguen Gıda Mali İşler Müdürü Aycan Anlamaz konuyla ilgili yaptığı açıklamada; "Sürdürülebilirlik çalışmalarımızı paylaşmak ve bu alandaki farkındalığa katkıda bulunmak, bizim için büyük bir mutluluk. Bu ödülü almak, ülkemiz ve Bursamız için büyük bir onur. Katkısız ürünlerimiz ve çevreye duyarlı üretim süreçlerimiz ile, hem tüketicilerimize hem de paydaşlarımıza değer katmayı sürdüreceğiz. Bu başarı, 10 bine yakın çiftçimiz, tedarikçilerimiz ve tüm ekip arkadaşlarımızın katkıları ve özverileri sayesinde mümkün oldu. Başta KalDer, BUSİAD ve Bursa Büyükşehir Belediyesi olmak üzere, emeği geçen herkese şükranlarımızı sunuyoruz. Penguen Gıda olarak, gelecekte de sağlıklı, güvenli ve sürdürülebilir gıda üretimini önceliğimiz olarak sürdürmeye devam edeceğiz" dedi.
Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar: "Zeytinyağında lisanslı depoculuk hayata geçmeli
12 Aralık 2025 Cuma - 17:11 Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar: "Zeytinyağında lisanslı depoculuk hayata geçmeli Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, zeytinyağında lisanslı depoculuğun hayata geçmesi gerektiğini söyledi. Uçar, kişi başı zeytinyağı tüketiminde Türkiye’nin 2 kilogram tüketimle İspanya, Yunanistan, İtalya gibi zeytinyağı üretiminde rakip ülkelerin çok gerisinde olduğunu ifade ederek, artan rekolteye rağmen iç tüketimin artmayıp stok devirlerle birlikte uygun saklama şartları olmadığı için kalan yağların bozulduğunu ve değer kaybına uğradığını, bunun için de ihracatın canlandırılması gerektiğini belirtti. Son 20 yıl içinde devletin destek ve teşvikleriyle ülkemizdeki zeytin ağacı sayısı 200 milyonu aştı ve önümüzdeki dönemde 300 milyon zeytin ağacı sayısı hedefleniyor. Balıkesir zeytinyağı üretiminde yıllara göre 3. ve 4. sırada yer alırken üretimin yüzde 95’i Ayvalık, Gömeç, Burhaniye, Edremit ve Havran’ı içine alan Edremit Körfezi bölgesinde yapılıyor. Bölgede 350’ye yakın zeytinyağı işletmesi bulunurken, ambalajlı ve dökme ihracat yapan birçok da büyük ölçekli firma bulunuyor. Türkiye zeytinyağı üretiminde dünyanın en güçlü üreticilerinden biri olurken, zeytinyağı ihracatındaki sorunlar da sektörü hedeflerinden geri plana itiyor. Konuya ilişkin Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Bakan Yardımcılarımızın katılımlarıyla, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ev sahipliğinde Ankara’da düzenlenen TOBB Müşterek Konsey Toplantısı’nda açıklamalarda bulunan Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, "2022/23 sezonunda 421 bin ton üretim rekoltemizin 135 bin tonunu ihraç ederek 765 milyon dolar ihracat getirisi, 2023/24 sezonunda 185 bin ton üretim rekoltemizin 75 bin tonunu ihraç ederek 505 milyon dolar ihracat getirisi, 2024/25 sezonunda 475 bin ton üretim rekoltemizin 55 bin tonunu ihraç ederek 252 milyon dolar ihracat getirisi elde ettik. Açıklanan verilerden de görüldüğü üzere kur, uygulama ve artan maliyetlerin de etkisiyle her yıl 250 milyon dolar kayıp ile zeytinyağında ihracat ayağımız sıkıntılı görünmektedir. Yine bu yıl için rekoltemiz 310 bin ton olarak açıklanmış olup zeytinyağı ihracatında öngörülmeyen bir piyasa ve ortam mevcuttur" dedi. Kişi başı zeytinyağı tüketiminde Türkiye’nin 2 kilogram tüketimle İspanya, Yunanistan, İtalya gibi zeytinyağı üretiminde rakip ülkelerin çok gerisinde olduğunu ifade eden Uçar, artan rekolteye rağmen iç tüketimin artmayıp stok devirlerle birlikte uygun saklama şartları olmadığı için kalan yağların bozulduğunu ve değer kaybına uğradığını, bunun için de ihracatın canlandırılması gerektiğini belirtti. "Zeytinyağında lisanslı depoculuk hayata geçmeli" diyen Uçar, ihracatta markalı ambalajlı ürün oranının yaklaşık yüzde 30 olduğunu ve zeytinyağında taklit, tağşiş ve sahteciliğin hızla arttığını ifade ederek, piyasanın desteklenmesi için şu önerilerde bulundu: "İhracat kotası, kısıtlaması, fon uygulaması gibi ihracatçımızı yurt dışı piyasalarda sıkıntıya sokabilecek habersiz uygulamalardan kaçınılarak yıllık dökme ihracat üst sınırının rekolte ve iç tüketime bağlı olarak sezon başında belirlenmeli. Ambalajlı ürün ihracatının arttırılmasıyla ilgili kota, kısıtlama ve fon uygulaması yerine toptan dökme ihracat yapan firmalara, ambalajlı ürün destek miktarı tanımlanmalı. Ambalajlı ihracata kg başına devlet desteği verilmeli, ambalajlı coğrafi işaretli zeytinyağları desteklenmeli. Zeytin-zeytinyağı ile ilgili verilen destekler, piyasalarda oluşan şartlara bağlı olarak değişken olmalı. Hedef piyasa tespiti ve fuar, tanıtım, reklam faaliyetleri, yarışma katılımları desteklenmeli, markalaşma ve tanıtım destekleri artırılmalı, yurt dışında markalaşma ve şirketleşme çalışmaları desteklenmeli, zeytin-zeytinyağı sektöründeki kooperatif ve KOBİ’lere yönelik düşük faizli ihracat kredileri sağlanmalı. Turquality ve UR-GE gibi programlarda zeytinyağı özelinde yeni kaynak tahsisi yapılmalı. Gümrük Birliği Anlaşması çerçevesinde AB tarafından ülkemize tanınan gümrük vergisiz zeytinyağı ihracatının yıllık 100 ton düzeyinden ülkemiz rakiplerinde ilk sırada yer alan Tunus’un kotasına çıkarılması için çalışmalar yapılmalı. Zeytinyağında lisanslı depoculuk sistemi desteklenmeli ve bir an önce hayata geçmeli. İç tüketimi arttırıcı çalışmalar yapılmalı. İç piyasada taklit-tağşiş ve sahtecilikle etkin mücadele edilmesi için sistemde değişiklik yapılmalı. Taklit ve tağşişin önlenmesi için ürünlerin tarladan sofraya ürün izlenebilirliğini sağlamak üzere Ürün Doğrulama ve Takip Sistemi (ÜDTS) yazılımı güncellenmeli ve uygulanmalı. Etiket yönetmeliğinin değiştirilerek duyusal analiz sonuçlarının da ambalaj üzerinde yer almasını sağlanmalı."
SOCAR Türkiye ve ODTÜ iş birliğiyle yeni bir gelişim programı başlıyor
12 Aralık 2025 Cuma - 17:00 SOCAR Türkiye ve ODTÜ iş birliğiyle yeni bir gelişim programı başlıyor SOCAR Türkiye, enerji sektöründeki dönüşümü hızlandırmak ve nitelikli insan kaynağının gelişimine katkı sağlamak amacıyla Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) iş birliğiyle yeni bir gelişim programını hayata geçiriyor. Türkiye’nin önde gelen doğrudan dış yatırımcılarından ve entegre endüstri gruplarından SOCAR Türkiye tarafından Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) iş birliğiyle düzenlenen "Enerjide Dönüşüm ve Stratejik Gelişim Sertifika Programı"nın lansmanı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Zafer Demircan, Azerbaycan Cumhuriyeti Türkiye Büyükelçisi Dr. Rashad Mammadov, SOCAR Türkiye CEO’su Elchin Ibadov ve ODTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Tülin Gençöz’ün katılımlarıyla 11 Aralık 2025 tarihinde Ankara’da gerçekleştirildi. "Enerjide Dönüşüm ve Stratejik Gelişim Sertifika Programı", enerji dönüşümü, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik alanlarında çalışan veya bu alanlarda uzmanlaşmak isteyen kamu sektörü çalışanlarına yönelik geliştirildi. Sertifika programı ile katılımcılara enerji dönüşümü, dijitalleşme, sürdürülebilirlik, yapay zeka, veri yönetimi, enerji güvenliği, yeşil finans ve karbon yönetimi gibi başlıklarda güncel ve bütüncül bir perspektif kazandırılması amaçlanıyor. Toplam 32 saat sürecek programın eğitimlerinin yüzde 90’ı çevrim içi, yüzde 10’u ise açılış ve kapanış etkinliklerinden oluşan fiziki oturumlarla gerçekleştirilecek. Eğitimler, ODTÜ akademisyenleri ve SOCAR Türkiye’nin uzman yöneticileri tarafından verilecek. Üniversite ve özel sektör iş birliğinin yenilikçi bir örneği olarak öne çıkan program, Türkiye’de özel sektör tarafından kamu çalışanlarına yönelik hazırlanan enerji odaklı ilk sertifika programlarından biri olma özelliği taşıyor. Enerji sektörünün hızla değişen dinamiklerine uyum sağlayabilecek yetkin insan kaynağı yetiştirmeyi hedefleyen program, güncel bilgi setleriyle desteklenen kapsamlı bir öğrenim modeliyle yeni nesil yetkinlikler kazandırmayı hedefliyor. "Enerji sektörünün geleceğine yapılan bir yatırım" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Zafer Demircan, gerçekleştirdiği konuşmada programla ilgili şunları söyledi: "Bakanlık olarak enerji sektörünün farklı alanlarında düzenlenen çok sayıda etkinliğe katılıyoruz; ancak bugün burada gerçekleştirilen bu programın bizim için ayrı bir anlamı var. Bir ülkenin doğal kaynaklara, madenlere ya da enerji potansiyeline sahip olması elbette kıymetlidir; fakat en değerli unsur, tüm bunları geleceğe taşıyacak olan beşeri sermayedir. İnsan kaynağı tıpkı yer altı zenginlikleri gibi işlenmeyi, geliştirilip geleceğin ihtiyaçlarına göre şekillendirilmeyi gerektirir. Bu doğrultuda nitelikli insan kaynağının yetkinliklerini artırmak, sektörün dönüşümüne katkı sağlayacak bilgi ve becerilerle donatılmasını sağlamak bizim için stratejik bir öneme sahiptir. Bu programı da, kamu çalışanlarımızın enerji dönüşümü, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik gibi kritik alanlarda gelişimine katkı sunan, ülkemizin geleceğine yönelik değerli bir yatırım olarak görüyoruz." SOCAR Türkiye CEO’su Elchin Ibadov ise yaptığı konuşmada, "Sertifika programını yalnızca bir gelişim çalışması olarak görmüyoruz. Enerji sektörünün dönüşümüne, kamu ve özel sektörün ortak bilgi üretimine ve Türkiye’nin nitelikli insan kaynağının güçlenmesine yönelik stratejik bir adım niteliği taşıyor. Bu programı, enerji sektörünün geleceğine yapılan bir yatırım olarak değerlendiriyoruz. Programın, enerji dönüşümü, dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve veri yönetimi gibi kritik alanlarda çalışan kamu sektörü profesyonellerinin bilgi birikimini güçlendireceğine ve hepimize yeni bakış açıları kazandıracağına inanıyorum" dedi. ODTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Tülin Gençöz de gelişim programıyla ilgili olarak şunları söyledi: "Hızla dönüşen dünyada enerji dönüşümü sadece teknolojik bir yenilenme süreci değil; çok değişkenli, veri yoğun ve disiplinler arası bir optimizasyon problemidir. Bu nedenle üniversitelerin rolü, sadece bilgi üretmekten çıkıp, bu dönüşümün gerektirdiği analitik altyapıyı ve sistem düşüncesini topluma kazandırmak gibi daha stratejik bir misyona dönüşmüştür. Bu bağlamda, ODTÜ olarak bu sertifika programını, enerji verimliliği, şebeke esnekliği, dijital ikiz teknolojileri, karbon yönetimi ve enerji güvenliği gibi alanlarda kamu çalışanlarının yetkinliklerini güçlendirmek üzere tasarladık. Bu program kapsamında yürüttüğümüz iş birliği, sektördeki dönüşümü yalnızca takip eden değil, dönüşümün parametrelerini tanımlayan bir insan kaynağı yetiştirmeyi amaçlıyor. Enerji ekosisteminin geleceği; doğru veri yönetimi, doğru modelleme yaklaşımları ve bilimsel temelli politika üretimiyle şekillenecek. Bu program, tam da bu unsurları merkezine alan bütünleşik bir eğitim modeli sunuyor" diye konuştu. Lansman etkinliğinde, açılış konuşmaları ertesinde düzenlenen "Enerjide Dönüşümde Liderlik Paneli"nde ise SOCAR Türkiye CEO’su Elchin Ibadov ve GAMA Enerji Yönetim Kurulu Üyesi & Genel Müdürü Tamer Çalışır konuşmacı olarak yer aldı.