EKONOMİ
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Reel ekonomide elde ettiğimiz kazanımları koruyup finansal tarafta istikrarımızı güçlendirmek önceliğimizdir" 25 Şubat 2026 Çarşamba - 21:38:26 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Reel ekonomide elde ettiğimiz kazanımları koruyup finansal tarafta istikrarımızı güçlendirmek şu anki önceliğimizdir" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, ATO Congresium’da gerçekleştirilen Geleneksel MÜSİAD Ankara İftarı’na katıldı. Burada konuşan Yılmaz, Ramazan ayının birliğe, beraberliğe ve kardeşliğe vesile olmasını temenni etti. Dünyanın farklı bir dönemden geçtiğini ve artık eski küresel ve liberal dünyanın olmadığını aktaran Yılmaz, "Uluslararası kuralların, kurumların zayıfladığı, ülkelerin korumacı eğilimlerinin güçlendiği, güç siyasetinin ön plana çıktığı, ‘güçlüysem istediğimi yapabilirim’ gibi bir anlayışın dünyada giderek hakim hale geldiği bir dönemden geçiyoruz. Bu çok iyi bir dönem değil. Bunu tasvip ettiğimiz için söylemiyorum ama bu gerçeği de görmemiz lazım. Böyle bir dönemden geçiyoruz. Eski düzen, eski kurallar giderek zayıflıyor ve yeni bir düzen de ortada yok. Dolayısıyla bu tür dönemler, en tehlikeli dönemlerdir. Bunun temelinde ne var diye baktığınız zaman dünyada ekonomide yeni bir güç dağılımı var. Çin başta olmak üzere Uzakdoğu’nun yükselişi, dünya ekonomik hiyerarşisinin dönüşümü siyasi gerilimleri de besliyor. Dünyanın bu yeni ekonomik gerçekliğiyle siyasal gerçekliği örtüşmüyor. Dolayısıyla bir çatışma ortamı içindeyiz. Ekonomideki bu güç dağılımı siyasette de jeopolitik gerilimleri besliyor. Bölgemizde de bunu yaşıyoruz, görüyoruz, dünyanın birçok farklı bölgesinde de bu gerilimlere şahit oluyoruz" ifadelerine yer verdi. Dünyada belirsizliklerin yükseldiği ve risklerin arttığı bir dönemde ülkelerin kendi iç cephelerini güçlendirmeleri gerektiğine dikkati çeken Yılmaz, öngörülebilirliğin azaldığı bir dünyada daha öngörülebilir politikaların izlenmesi, sağlıklı, sağlam ve ihtiyatlı politikalarla hareket etmenin önemli olduğunu vurguladı. Dünyanın içinde bulunduğu bu riskli dönemde Türkiye’nin realiteleri gördüğünü ve bu doğrultuda orta ve uzun vadeli hedefleri belirlediklerini dile getiren Yılmaz, bu hedeflere dönük çabayı kararlılıkla sürdürdüklerine vurgu yaptı. "Reel ekonomide elde ettiğimiz kazanımları koruyup finansal tarafta istikrarımızı güçlendirmek şu anki önceliğimizdir" Ekonomi politikalarında son dönemlerde istikrarı daha fazla ön plana çıkardıklarını belirten Yılmaz, "Malum dünya bir pandemi yaşadı. Pandemi sonrasında hala etkilerin belli oranlarda devam ettiğini söyleyebiliriz. 2020-2024 dönemine baktığımızda dünya ekonomisi kümülatif olarak 100 iken ancak 115 olabilmiş. Aynı dönemde Türkiye ekonomisi 100 iken 130 olmuş. Dünyanın iki katı kadar bir büyüme kaydetmiş. Dolayısıyla reel ekonomi tarafında güçlü bir performans ortaya koyduğumuzu söyleyebilirim. Bu süreçte finansal açıdan istikrarsızlıklar yaşadık. Enflasyon oranımız yükseldi, dolayısıyla reel ekonomide elde ettiğimiz bu kazanımları olabildiğince koruyup finansal tarafta istikrarımızı güçlendirmek şu anki önceliğimizdir. Başta enflasyon oranını aşağı çekmek, makro finansal istikrarımızı güçlendirmek, öngörülebilirliğimizi artırmak şu andaki politikalarımızın temel önceliğini oluşturuyor. Bu konuda da belli bir mesafe almış durumdayız. 2024’ün Mayıs ayında enflasyon 75 buçuğa kadar yükseldi. O günden bu güne 45 puan civarında enflasyon oranında düşüş var" diye konuştu. Temel mallarda yüzde 17’lere kadar enflasyon oranının indiğini söyleyen Yılmaz, özellikle kira, eğitim gibi kalemlerde de giderek iyileşme gördüklerine dikkati çekti. "2026 yılı özel sektörde finansa erişim açısından daha olumlu bir yıl olacak" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 2026 yılının özel sektörde finansa erişim açısından daha olumlu bir yıl olacağını dile getirerek, "Biz bir taraftan genel makro istikrarı sağlayarak bu olumluluğu desteklemeye çalışıyoruz. Türkiye, enflasyon ve faizlerde düşüş seyrine girmiş durumda ama bir taraftan da bu makro iyileşmeyi beklemeden selektif dediğimiz politikalarla da reel sektörümüzü destekliyoruz. Reel sektör içinde özellikle emek yoğun şirketlerimizin yaşadığı sıkıntıların farkındayız. Bu sektörlerimize dönük politikalar izliyoruz" dedi. "Ekonomimiz ilk defa 1,5 trilyon doları aşan bir büyüklüğe kavuşmuş olacak" Enflasyonla beraber büyümeyi de dengeli bir şekilde sürdürdüklerine vurgu yapan Yılmaz, "Ekonomimiz ilk defa 1,5 trilyon doları aşan bir büyüklüğe kavuşmuş olacak. Kişi başına gelirimiz 18 bin dolara yakın mertebelerde gelecek diye tahmin ediyoruz. Bu değerlerle Türkiye ekonomisi nominal dolar bazında dünyanın 16’ncı büyük ekonomisi, satın alma gücüne göreyse 11’inci büyük ekonomisi olacak" açıklamasında bulundu. Para politikası ve maliye politikasını eşgüdüm içerisinde uyguladıklarını kaydeden Yılmaz, Orta Vadeli Programda bütüncül bir politika setini ortaya koyduklarını ve buna göre hareket ettiklerini belirtti. Ayrıca Yılmaz, para politikası ve maliye politikası dışında yapısal dönüşümler ve arz yönlü politikalarında çok kıymetli olduğunu sözlerine ekledi. "Hep birlikte ülkemizi Türkiye Yüzyılı dediğimiz hedeflere taşıyacağımıza gönülden inanıyoruz" Sağlıklı para ve maliye politikaları başta olmak üzere arz yönlü politikalar ve yapısal dönüşümlerle yola devam edeceklerine dikkati çeken Yılmaz, "Doğru bir program izliyorsanız elinizde olmayan, kontrol edemediğiniz faktörler sizi bir miktar geciktirebilir veya olumlu bir sürprize hızlandırıcı etki yapabilir ama asıl etkili olan sizin kendi programınızdır, ortaya koyduğunuz hedeftir. Onu kararlı bir şekilde uygularsanız bir ay önce veya üç ay sonra hedeflerinize ulaşırsınız. Biz de bu anlayış içinde sabırla, kararlılıkla programımızı hayata geçiriyoruz. Burada da kamu, özel sektör, sivil toplum hep birlikte dünyanın bu zorlu döneminde ülkemizi Türkiye Yüzyılı dediğimiz hedeflere hep birlikte taşıyacağımıza da gönülden inanıyoruz" dedi.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 17:07 GSO’DAN firmalara yönelik yeşil dönüşüm ve sürdürülebilirlik danışmanlık programı UR-GE Destekli Yeşil Sanayi Danışmanlık Faaliyeti ile Avrupa Yeşil Mutabakatı’na uyum sürecinde firmaların rekabet gücünü artıracak altyapı oluşturuldu. Gaziantep Sanayi Odası (GSO) tarafından, T.C. Ticaret Bakanlığı Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesinin Desteklenmesi (UR-GE) programı kapsamında yürütülen "Gaziantep Yeşil Dönüşüm ve Sürdürülebilir Tekstil Kümesi" projesi çerçevesinde firmalara yönelik Yeşil Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik Danışmanlık Programı faaliyeti başarıyla tamamlandı. Proje kapsamında katılımcı firmaların sürdürülebilirlik performanslarının geliştirilmesi, çevresel etkilerinin ölçülmesi ve uluslararası rekabet güçlerinin artırılması amacıyla kapsamlı bir danışmanlık süreci yürütüldü. Yaklaşık 4 ay süren program boyunca firmaların mevcut durumları analiz edilerek çevresel performanslarına ilişkin detaylı değerlendirmeler yapıldı ve sürdürülebilir üretim için stratejik yol haritaları oluşturuldu. Danışmanlık çalışmaları kapsamında firmaların sürdürülebilirlik seviyeleri ölçülürken çalışanların çevre bilinci de farkındalık anketleri ile değerlendirildi. Yeşil olgunluk ölçümleri yapılarak çevresel performansa ilişkin detaylı raporlar hazırlandı ve mevcut durum ile hedefler arasındaki farkı ortaya koyan GAP analizleri gerçekleştirildi. Ayrıca firmalar için ISO 14064 standardına uygun şekilde kurumsal karbon ayak izi hesaplamaları yapılarak profesyonel raporlar oluşturuldu. Elde edilen veriler doğrultusunda kısa ve uzun vadeli sürdürülebilirlik hedeflerini içeren stratejik yeşil yol haritaları belirlendi. Süreç boyunca danışmanlık firması tarafından sunulan dijital raporlama sistemi üzerinden veri girişleri yapıldı ve 3 ay boyunca haftalık firma ziyaretleriyle birebir görüşmeler gerçekleştirildi. Böylece firmaların dönüşüm süreci yakından takip edilerek uygulamaya yönelik somut adımlar planlandı. Danışmanlık programı sayesinde firmalar; çevre dostu üretim süreçlerine geçiş, enerji ve kaynak verimliliği, maliyet tasarrufu ve uluslararası pazarlara uyum konularında önemli kazanımlar elde etti. Özellikle Avrupa Yeşil Mutabakatı’na uyum sürecinde firmaların rekabet gücünü artıracak altyapı oluşturuldu. Program kapsamında katılımcı firmalara, Yeşil Olgunluk Raporu, GAP Analizi,ISO 14064-1 standardına uygun Karbon Ayak İzi Raporu, Stratejik Yeşil Yol Haritası sunularak sürdürülebilir üretime geçiş için kapsamlı bir rehber sağlandı.Ticaret Bakanlığı yüzde 75 destekleriyle gerçekleşen faaliyet firmaların yeşil dönüşüm yatırımlarını hızlandıran önemli bir destek mekanizması oldu.
Jeopolitik gelişmeler ve altının yükselişi emlak piyasasını etkiledi
24 Şubat 2026 Salı - 21:08 Jeopolitik gelişmeler ve altının yükselişi emlak piyasasını etkiledi Eskişehir’de emlakçı Kasım Karakaş, yatırım yapmak isteyen vatandaşların jeopolitik gelişmeler ve altının yükselişi sonrası piyasada oluşan belirsizlik sebebiyle ev almayı tercih etmediklerini söyledi. Son dönemlerde dünya genelinde meydana gelen çeşitli jeopolitik olaylar altın piyasasını etkiledi. Altın fiyatları, 2025’teki yükselişin ardından bu yıl rekor seviyelere ulaştı. Buna bağlı olarak piyasada oluşan belirsizlik, emlak sektörünü de etkiledi. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan emlakçı Kasım Karakaş, yatırım yapmak isteyen vatandaşların şu anda ev almayı tercih etmediğini belirtti. Yalnızca çok ihtiyacı olanların ev aldığını ifade eden Karakaş, emlak fiyatlarında ise ciddi bir artış beklemediğini dile getirdi. "Bu belirsizliklerin yıl sonuna kadar süreceğini düşünüyorum" Emlak piyasasının yaklaşık 2 yıldır durgun olduğunu söyleyen Kasım Karakaş, "Jeopolitik gelişmelerle birlikte dünyada tansiyon arttı, bu da altının yükselmesine sebep oldu. Altın sürekli oynuyor. Kimisi altını bozup ev alıyor, kimisi de belirsizlikten dolayı parasını faizde tutmayı tercih ediyor. Örneğin, 3 milyon lira bankaya koyan biri ayda 80-90 bin lira gelir alabiliyor ama aynı parayla ev alsa 20 bin liraya kiraya veremiyor. Şu anda yalnızca çok ihtiyaç sahibi olanlar ev alıyor; yatırım için kimse ev almıyor. Bu belirsizliklerin yıl sonuna kadar süreceğini düşünüyorum. Emlak fiyatlarında ciddi bir artış beklemiyorum" dedi. "Kiralar 2 sene öncesinin altına düşmüş durumda" Son yıllarda ev fiyatlarının genel olarak sabit olduğundan bahseden Karakaş, "Hatta bazı mülklerde geçen senenin altına düşmüş durumda. Geçen yıl 4 milyon olan bir yer şu anda 3,5 milyona kadar düşebiliyor. Kiralar da 2 sene öncesinin altına düşmüş durumda. Yüzde 34’lük enflasyon oranını kimse uygulamıyor. Ev sahipleri, ’Kiracım çıkmasın’ diyerek ya aynı kiradan devam ediyorlar ya da çok cüzi bir artış yapıyorlar" ifadelerini kullandı. Öte yandan, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) kura sonuçları geçtiğimiz günlerde açıklandı. Karakaş, TOKİ’den ev çıkmayan vatandaşların piyasaya yöneldiğini belirtti.
TVHB Başkanı Eroğlu: "Tavuk eti ihracatına getirilen kısıtlamaların etkilerinin çok boyutlu değerlendirilmesi gerekmekte"
24 Şubat 2026 Salı - 18:11 TVHB Başkanı Eroğlu: "Tavuk eti ihracatına getirilen kısıtlamaların etkilerinin çok boyutlu değerlendirilmesi gerekmekte" Türk Veteriner Hekimleri Birliği Başkanı (TVHB) Ali Eroğlu, "Tavuk eti ihracatına yönelik getirilen kısıtlamaların muhtemel etkilerinin çok boyutlu değerlendirilmesi gerekmektedir" dedi. Ticaret Bakanlığı’nın kanatlı eti ihracatının durdurulmasına yönelik kararının ardından, TVHB Başkanı Eroğlu konuya ilişkin değerlendirmede bulundu. Eroğlu, kanatlı eti üretimi ve ihracatının mevcut durumu ile alınan kararların muhtemel etkilerinin bütüncül bir bakış açısıyla ele alınması gerektiğini belirtti. "Girdi maliyetlerindeki artışlar doğrudan üretim maliyetlerine yansımakta" Türkiye’de kanatlı eti üretimi ve ihracatına ilişkin güncel verilerin, sektörün son 25 yılda kayda değer bir üretim kapasitesine ulaştığını açıkça gösterdiğini söyleyen Eroğlu, "Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 2001 yılında 614 bin ton düzeyinde olan tavuk eti üretimi, 2025 yılı itibarıyla yaklaşık 2,6 ile 2,8 milyon ton bandına yükselmiştir. Aynı dönemde kişi başına düşen üretim miktarı 15 kilogram seviyelerinden 32 kilogramın üzerine çıkmıştır. Bu tablo, kanatlı sektörünün ülkemizin hayvansal protein arzında stratejik bir konuma sahip olduğunu ve iç talebi karşılayabilecek bir üretim gücüne ulaştığını ortaya koymaktadır. Kanatlı sektörü; dikey entegrasyonun güçlü olduğu, sözleşmeli üretim modeliyle yaygın istihdam oluşturan, hem iç piyasaya hem de dış pazarlara üretim yapabilen önemli bir üretim alanıdır. Bununla birlikte sektör; yem hammaddeleri başta olmak üzere canlı materyal temini bakımından büyük ölçüde dışa bağımlı bir yapı arz etmektedir. Döviz kurlarındaki dalgalanmalar ve girdi maliyetlerindeki artışlar doğrudan üretim maliyetlerine yansımakta; bu durum nihai ürün fiyatlarında baskı oluşturmaktadır" diye konuştu. "Tavuk eti ihracatına getirilen kısıtlamaların etkilerinin çok boyutlu değerlendirilmesi gerekmekte" İhracat verilerinin incelendiğinde, tavuk eti ihracatının son 15 yıllık süreçte önemli bir ivme kazandığının görüldüğünü belirten Eroğlu, "2010 yılında 138 bin ton olan ihracat miktarı 2024 yılı itibarıyla 370 bin tonun üzerine çıkmış; 2025 yılında ise yaklaşık 378 bin tonluk ihracat düzeyine ulaşılmıştır. İhracat değeri aynı dönemde yaklaşık 3 kat artış göstermiştir. Başta Irak olmak üzere Orta Doğu, Afrika ve Asya pazarlarına yönelik ihracat, sektörün dış ticaretteki stratejik konumunu güçlendirmiş; tavuk eti ihracatı tarım, ormancılık ve balıkçılık toplam ihracatı içerisinde kayda değer bir paya ulaşmıştır. Bu çerçevede, tavuk eti ihracatına yönelik getirilen kısıtlamaların muhtemel etkilerinin çok boyutlu değerlendirilmesi gerekmektedir" şeklinde konuştu. "Üretimin karlılık temelinde sürdürülemediği bir fiyat düzeyi işlet neden olabilecektir" Kısa vadede ihracatın sınırlandırılması veya tamamen durdurulmasının, iç piyasada arz artışı sağlayarak fiyatlarda geçici bir gerilemeye yol açabileceğini vurgulayan Ali Eroğlu, "Ancak kanatlı eti üretimi biyolojik üretim döngüsüne dayalıdır ve kapasite planlaması belirli bir süreklilik gerektirir. Üretimin karlılık temelinde sürdürülemediği bir fiyat düzeyi; kapasite daralmasına, işletmelerin üretimden çekilmesine, istihdam kayıplarına ve sözleşmeli üretim zincirinin zayıflamasına neden olabilecektir. Orta ve uzun vadede üretimde yaşanacak daralma ise bu kez arz yetersizliği oluşturarak fiyatların daha sert dalgalanmasına zemin hazırlayabilecektir" ifadelerini kullandı. Ali Eroğlu, ihracatın üreticiler için gelir kaynağı olmasının yanı sıra ülkeye döviz kazandıran stratejik bir faaliyet olduğunu belirtti. İhracattaki azalmanın maliyet baskısını artırabileceğini ifade eden Eroğlu, dış pazarlarda kaybedilen payın kısa sürede geri kazanılamayacağını vurguladı. Ani ticari kısıtlamaların üretim planlamasını zorlaştırabileceğine dikkat çeken Eroğlu, öngörülebilirliğin sektörün rekabet gücü açısından önem taşıdığını kaydetti. "Kanatlı sektörü; istihdam ve ihracat boyutlarıyla stratejik öneme sahiptir" Ali Eroğlu, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "TVHB olarak; gıda arz güvenliğinin sağlanması, tüketicinin makul fiyatlarla güvenilir hayvansal proteine erişimi ve üreticinin sürdürülebilir üretim yapabilmesi arasında hassas bir denge bulunduğunu önemle vurguluyoruz. Hayvansal üretim politikalarının kısa vadeli fiyat dalgalanmalarına odaklanmak yerine; maliyetleri azaltıcı, üretimi planlayan, stratejik stok yönetimini içeren ve özel sektörle koordinasyon içerisinde yürütülen öngörülebilir politika araçlarıyla desteklenmesi gerektiğine inanıyoruz. Kanatlı sektörü; halk sağlığı, gıda güvenliği, istihdam ve ihracat boyutlarıyla stratejik öneme sahiptir. Bu nedenle alınacak her kararın; bilimsel veriler ışığında, üreticiyi koruyan, tüketiciyi gözeten ve ülke ekonomisini güçlendiren bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır."
Bıyık "100 milyar lira kredi desteği hayırlı olsun"
24 Şubat 2026 Salı - 16:39 Bıyık "100 milyar lira kredi desteği hayırlı olsun" Düzce Ticaret ve Sanayi (DTSO) Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Bıyık, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fatih Kacır tarafından açıklanan imalat sanayi ve istihdamı koruma programı hakkında açıklamalarda bulundu. Erdoğan Bıyık, yaptığı açıklamada "Tüm dünyadaki ekonomik daralmadan ülkemizin ve özellikle ekonominin lokomotifi olan imalat sanayisinin asgari düzeyde etkilenmesi gerektiğini her platformda dile getirdik. Bakanlarımızla TOBB çatısı altında yapmış olduğumuz istişare toplantılarında da bu ihtiyaçları kendilerine ilettik. Sanayi ve Teknoloji Bakanımız M. Fatih Kacır’ın dün açıklamış olduğu İmalat Sanayi ve İstihdamı Koruma Programının tüm üyelerimize hayırlı olmasını diliyoruz. Açıklanan bu yeni program ile çalışan başına aylık destek tutarı 3 bin 500 liraya çıkarıldı ve programa büyük ölçekli firmalar da dahil edildi. İmzaları atılan 100 milyar lira büyüklüğündeki finansman programı kapsamında, KOBİ’ler ve büyük ölçekli firmalar; bir aylık istihdam maliyetleriyle orantılı olarak 50 milyon liraya kadar krediye, 6 ay anapara ödemesiz ve 36 aya kadar vadeli, uygun şartlarda erişebilecek. Yılık finansman maliyeti yüzde 33 olacak. KOBİ’lere kefalet desteği de sunulacak. Çalışan başına aylık 3 bin 500 lira ile desteklenen tekstil, giyim, deri ve mobilya sektörleri dışında kalan imalat sanayi sektörlerinde faaliyet gösteren KOBİ’lerin, 2025 yılı Kasım-Aralık ortalama istihdam düzeylerini koruma taahhüdü karşılığında, kullandıkları kredilerde finansman maliyetinin 10 puanını KOSGEB karşılayacak. Böylelikle yıllık finansman maliyetleri yüzde 23’e kadar inmiş olacak" ifadelerinde bulundu.
GSO Şubat ayı meclis toplantısı gerçekleştirildi
24 Şubat 2026 Salı - 16:00 GSO Şubat ayı meclis toplantısı gerçekleştirildi Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Şubat Ayı Meclis Toplantısı, GSO Onursal Başkanı Abdulkadir Konukoğlu’nun katılımıyla, Meclis Başkanı Adil Sani Konukoğlu’nun başkanlığında, Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, Meclis ve Meslek Komite Üyelerinin katılımıyla yapıldı. Güncel ekonomik göstergeler, küresel ölçekte yaşanan ekonomik gelişmeler, firmaların ve iş dünyasının talep, beklenti ve çözüm önerilerinin değerlendirildiği toplantıda, Gaziantep Sanayi Odası tarafından yürütülen faaliyetler, projeler ve planlanan çalışmalar hakkında bilgilendirmelerde bulunuldu. Toplantının açılış konuşmasını yapan GSO Meclis Başkanı Adil Sani Konukoğlu, tüm İslam âleminin Ramazan ayını tebrik ederek, bu mübarek ayın birlik, beraberlik ve dayanışma duygularını güçlendirmesini temenni etti. Gaziantep sanayisinin, küresel ve bölgesel ölçekte yaşanan belirsizliklere rağmen ülke ekonomisine katkı sağlamayı öncelik olarak gördüğünü belirten Konukoğlu, "Sanayimizin sürdürülebilir büyümesini sağlamak adına katma değerli üretim anlayışını yaygınlaştırmak ve teknoloji odaklı dönüşümü hızlandırmak, rekabet gücümüzü artırmada kritik bir rol oynamaktadır. İşletmelerimizin yenilikçi üretim modellerine yönelmesi, dijitalleşme ve verimlilik artışına odaklanması büyük önem taşımaktadır. Güçlü üretim altyapısı, dinamik girişimci ruhu ve değişime uyum sağlama kabiliyeti sayesinde Gaziantep sanayisinin zorlu ekonomik koşulları aşabilecek kapasiteye sahip olduğuna inanıyoruz. Önümüzdeki süreçte de iş dünyamızın küresel pazarlardaki etkinliğini artıracak, sürdürülebilir kalkınmayı destekleyecek ve sanayimizin dönüşümünü hızlandıracak adımları birlikte atmaya devam edeceğiz" dedi. GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, 6 Şubat Depremi’nin 3’üncü yılında depremin bıraktığı derin izlere rağmen üretim, ihracat ve istihdamı sürdürmek için kararlılıkla çalışmaya devam ettiklerini ifade etti. Dünyada dengelerin yerinden oynadığı ve risklerin giderek arttığı bir tablonun hâkim olduğunu ifade eden Ünverdi, "ABD ve AB’nin oluşturduğu batı bloğu karşısında Çin gücünü artırmaya devam ediyor. Teknoloji ve fiyat konusunda Çin gibi ülkeler karşısında bizim gibi ülkelerin rekabet gücü azalıyor. Ülkemiz ekonomisinde ise makroekonomik göstergelere bakıldığında, Merkez Bankası’nın rezervlerinin artması, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarından gelen olumlu değerlendirmeler ve enflasyondaki düşüş gelecek adına umut veriyor. Ancak reel sektörün gücü bu süreçte çok azaldı. Bu noktada imalat sanayisine yönelik 100 milyar liralık yeni finansman paketini çok önemli buluyoruz. Bununla birlikte, Merkez Bankası’nın aylardır devam eden politika faizindeki indirimleri artık banka kredilerinde de görmek istiyoruz’’ diye konuştu. Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı kapsamında 1 Ocak 2026 tarihi itibarıyla çok kritik bir eşiğin geride bırakıldığını hatırlatan Ünverdi, "Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizmasında geçiş dönemi bitti ve asıl uygulama dönemi resmen başladı. Artık Avrupa gümrüklerinde beyan ettiğimiz ‘Doğrulanmış Ürün Karbon Ayak İzi’ raporlarına da bakılmaktadır. Yani bu bölgeye yaptığımız ihracatta karbon ayak izinin artık vazgeçilmez hale geldiğini görüyoruz. Bu yeni dönemde, karbon emisyonu sınır değerlerini aşan ve gerekli hazırlıkları yapmayan firmalarımız için fiili olarak SKDM Sertifikası alma zorunluluğu, yani mali yükümlülük dönemi başlamıştır. Gaziantep Sanayi Odası Mesleki Eğitim Merkezi (GSO-MEM) teknik altyapısını ve dijital raporlama sistemlerini ihracatçılarımız için tam donanımlı hale getirmiştir. Merkezimizde; hem kurumsal karbon ayak izi hesaplamaları ve ürün bazlı emisyon raporlamaları yapılmaktadır. Bunun yanı sıra, firmalarımızın yeşil dönüşüm süreçlerine sağlanan hibe desteklerinde, bölgemizdeki tek çözüm ortağı olarak GSO-MEM iş birliğiyle hareket edilmektedir. Sanayicilerimiz bu desteklerden faydalanarak dönüşüm maliyetlerini minimize edebilirler’’ ifadelerini kullandı. Gaziantep’in ekonomik verileri hakkında da Meclis Üyelerine bilgi veren Ünverdi, "Şehrimiz ocak ayı ihracat rakamlarına göre bir kez daha en fazla ihracat yapan iller arasında 6’ncı sırada yer aldı. 2026 yılı ocak ayında 781 bin 987 dolar ihracat gerçekleştik. En çok ihracatın yapıldığı ülkelerin başında Irak ve ABD bulunmaktadır. İhracatın sektörlere göre dağılımına bakıldığında ise ilk sırada yüzde 35,3 ile tarımsal sanayi ve hububat ürünleri, ikinci sırada yüzde 34,5 ile tekstil ürünleri, üçüncü sırada ise yüzde 12,7 ile kimya ve plastik ürünleri yer almaktadır" şeklinde konuştu. Açılış konuşmalarının ardından söz alan Gaziantep Ayakkabı, Terlik ve Yan Sanayi İhtisas OSB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Özpolat, yapımı ve kurulum çalışmaları devam eden OSB alanında gelinen son aşamaya ilişkin bilgiler verdi. Özpolat, altyapı başta olmak üzere yürütülen yatırım süreçleri ve bölgenin sanayi potansiyeline sağlayacağı katkılar hakkında paylaşımlarda bulunarak çalışmaların sürdüğünü belirtti. Gaziantep Sanayi Odası Şubat Ayı Meclis Toplantısı, gündem maddelerinin görüşülmesi ve soru-cevap bölümünün tamamlanmasının ardından sona erdi.
Coğrafi işaretli Datça Nurlu Bademi için Muğla Büyükşehir Belediyesi tesis kuruyor
24 Şubat 2026 Salı - 15:44 Coğrafi işaretli Datça Nurlu Bademi için Muğla Büyükşehir Belediyesi tesis kuruyor Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin destekleriyle Datça Ahi Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi tarafından hazırlanan "Datça Nurlu Bademi Sosyal Kalkınmaya Destek Oluyor" projesi, 2025 yılı Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP) kapsamında destek almaya hak kazandı. Proje doğrultusunda, Büyükşehir Belediyesi’ne ait taşınmaz üzerinde coğrafi işaretli Datça Nurlu Badem’inin işleneceği bir üretim tesisi kurulacak. Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin yerel kalkınma ve kadın emeğini güçlendirme hedefi doğrultusunda destek verdiği projelerden biri daha hayata geçiyor. Datça’nın ilk ve tek kadın kooperatifi olan S.S. Datça Ahi Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi tarafından hazırlanan "Coğrafi İşaretli Datça Nurlu Bademi Sosyal Kalkınmaya Destek Oluyor" projesi, 2025 yılı SOGEP kapsamında Muğla’dan desteklenmesine karar verilen projeler arasında yer aldı. Proje kapsamında, mülkiyeti Muğla Büyükşehir Belediyesi’ne ait taşınmaz üzerinde bir üretim tesisi kurulacak. Coğrafi işaretli Datça Nurlu Badem’i işlenecek Kurulacak tesiste Coğrafi İşaret Tescilli Datça Nurlu Bademi işlenerek katma değeri artırılacak. Badem lokumu, kurabiye ve çeşitli gıda ürünleri başta olmak üzere yeni ürünlerin üretimi gerçekleştirilecek. Bunun yanı sıra diğer yöresel ürünlerin de işlenerek ticari ürüne dönüştürülmesi sağlanacak. Böylece yerel ve geleneksel ürünlerin çeşitlendirilmesi, markalaşması ve ekonomiye kazandırılması hedefleniyor. Büyükşehir’den kadın kooperatifine üretim desteği Katma değerli üretim anlayışıyla oluşturulacak yerel ürün üretim ve pazarlama ekosistemi sayesinde Datça’da sosyo-ekonomik kalkınmanın desteklenmesi amaçlanıyor. Proje ile özellikle kadın ve genç istihdamının artırılması, üretime aktif katılımın teşvik edilmesi ve kooperatifçilik modelinin güçlendirilmesi planlanıyor. Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin kooperatiflere sağladığı mekânsal ve kurumsal destekle hayata geçecek tesis, hem Datça Nurlu Bademi’nin marka değerini yükseltecek hem de kadın emeği temelli sosyal kalkınmaya katkı sunacak. Başkan Aras: "Kadın emeğiyle yerel kalkınmayı büyütüyoruz" Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, "Muğla’mızın her ilçesinde yerel üretimi, kadın emeğini ve kooperatifçiliği desteklemeye devam ediyoruz. Datça’nın simgelerinden biri olan coğrafi işaretli Nurlu Badem’i sadece bir tarım ürünü olarak değil, bu kentin kültürü, emeği ve bereketi olarak görüyoruz. Bu proje ile birlikte Datça’da kadınların üretimde daha güçlü yer almasını, gençlerimizin kendi memleketlerinde istihdam edilmesini ve yerel değerlerimizin katma değere dönüşmesini hedefliyoruz. Büyükşehir Belediyesi olarak kooperatiflerimize mekânsal ve kurumsal destek sunuyor, onların daha güçlü, daha sürdürülebilir yapılar haline gelmesi için çalışıyoruz. Datça Nurlu Bademi’nin işlenerek markalaşması hem ilçe ekonomisine hem de Muğla’mızın tanıtımına önemli katkı sağlayacaktır. Yerelde kalkınmanın yolu, yerel üreticiyi ve özellikle kadın emeğini desteklemekten geçiyor. Bu anlayışla üretmeye, desteklemeye ve birlikte büyümeye devam edeceğiz" dedi.
Manisa’da dijital dayanışma hamlesi
24 Şubat 2026 Salı - 15:14 Manisa’da dijital dayanışma hamlesi Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen ’Askıda öğrenci kartı’ ve ’Askıda fatura’ ile hayırseverler öğrencilerin eğitim yolculuğuna doğrudan destek olabilecek. Manisa Büyükşehir Belediyesi, sosyal dayanışmayı dijital ortama taşıdığı "Senin İçin" platformu kapsamında hayata geçirdiği "Askıda Fatura" ve "Askıda Öğrenci Kartı" projesiyle ihtiyaç sahibi öğrencilere umut oluyor. Uygulama sayesinde hayırsever vatandaşlar, öğrencilerin sistemde yer alan faturalarını ödeyerek ya da ulaşım kartlarına bakiye yükleyerek eğitim hayatlarına doğrudan katkı sağlayabilecek. ‘Alan el, veren eli görmeyecek’ prensibiyle hayata geçirilen projede, destek sağlayan kişiler katkıda bulundukları öğrencinin kim olduğunu bilmeyecek; öğrenciler de kendilerine destek olan hayırseverin kimliğine ulaşamayacak. Tamamen güvenli ve gizlilik esasına dayalı olarak kurgulanan sistemle hem yardımlaşmanın manevi değeri korunacak hem de öğrencilerin onuru gözetilecek. Proje kapsamında öğrenci ulaşım kartlarına yönelik başvurular ile MASKİ aboneliği bulunan öğrencilerin fatura başvuruları sistem üzerinden alınacak. MANULAŞ A.Ş. ve MASKİ Genel Müdürlüğü iş birliğiyle yürütülecek uygulamada, ihtiyaç sahibi öğrencilerin talepleri ilgili birimler tarafından değerlendirilecek ve uygun bulunan başvurular dijital ortamda hayırseverlerin erişimine açılacak. Vatandaşlar, seninicin.manisa.bel.tr adresi üzerinden "Askıda Öğrenci Kartı" ve "Askıda Fatura" modüllerini kullanarak sisteme kolayca ulaşabilecek. Destek vermek isteyenler, sistemin yönlendirmesiyle listede yer alan bir öğrencinin ulaşım kartına bakiye yükleyebilecek ya da uygun bulunan bir faturayı ödeyerek katkı sunabilecek. Böylece öğrencilerin okula ulaşım masrafları karşılanırken, temel ihtiyaçlarına yönelik faturaları da ödenmiş olacak. Hayırseverler sistem üzerinden istedikleri tutar aralığını belirleyerek otomatik yönlendirme alabilecek ya da başvurular arasından seçim yaparak kolayca ödeme gerçekleştirebilecek. Öğrenciler ise başvurularının durumunu cep telefonu numaraları üzerinden takip edebilecek; faturaları onaylandığında ya da ödeme yapıldığında SMS ile bilgilendirilecek. "Eğitime yapılan her katkı geleceğe yatırımdır" Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, projeye ilişkin yaptığı açıklamada sosyal belediyeciliği çağın imkanlarıyla buluşturduklarını belirterek, "Biz Manisa’da kimsenin kendini yalnız hissetmediği bir şehir inşa ediyoruz. ‘Alan el, veren eli görmeyecek’ anlayışıyla hayata geçirdiğimiz bu uygulamalar, dayanışma kültürümüzü dijital ortama taşıyan önemli bir adımdır. Gençlerimizin eğitim yolculuğunda karşılaştıkları ekonomik zorlukları hafifletmek, onların umutlarını ve motivasyonlarını güçlendirmek en büyük sorumluluğumuzdur. Eğitime yapılan her katkı, şehrimizin geleceğine yapılan en kıymetli yatırımdır" ifadelerini kullandı. Uygulamanın, yalnızca maddi bir destek mekanizması olmanın ötesinde gençlerin kendilerini yalnız hissetmemelerini sağlayan güçlü bir dayanışma köprüsü olması hedefleniyor.
Ziraat Odası’ndan Yeniköy Kemerköy Enerji’ye ziyaret
24 Şubat 2026 Salı - 15:13 Ziraat Odası’ndan Yeniköy Kemerköy Enerji’ye ziyaret Milas Ziraat Odası Başkanı Kahraman Akar, İzmir’de düzenlenen Uluslararası Tarım ve Hayvancılık Fuarı’na (Agroexpo) 450 çiftçinin katılımı için sağlanan ulaşım desteği dolayısıyla Yeniköy Kemerköy Enerji’yi ziyaret etti. Ziyarette, bölge tarımına yönelik iş birliği ve destekler ele alındı. Milas Ziraat Odası Başkanı Kahraman Akar, 24 Şubat Salı günü Yeniköy Kemerköy Enerji’yi ziyaret ederek, İzmir’de düzenlenen Agroexpo’ya Milas’tan 450 çiftçinin katılımı için verilen ulaşım desteği için teşekkür etti. Gerçekleşen görüşmede, bölge tarımının gelişimine yönelik iş birlikleri ve üreticilere sağlanan katkılar değerlendirildi. "Üreticilerimiz için büyük bir fırsat oldu" İzmir Tarım Fuarı’na Milaslı üreticilerin yoğun katılım sağlaması için ulaşım sponsorluğunu üstlenen Yeniköy Kemerköy Enerji, çiftçilerin yeni tarım teknolojilerini, ekipmanlarını ve sürdürülebilir üretim modellerini yerinde görmesine katkı sundu. Ziyarette konuşan Milas Ziraat Odası Başkanı Kahraman Akar, üreticilerin bu tür organizasyonlara katılımının önemine dikkat çekerek, "İzmir Tarım Fuarı’na 450 çiftçimizle birlikte katıldık. Üreticilerimizin yeni teknolojileri yerinde görmesi, farklı uygulamaları tanıması ve vizyonlarını geliştirmesi açısından bu tür fuarlar büyük fırsat sunuyor. Ulaşım konusunda verilen destek, çiftçilerimiz adına çok kıymetliydi. Bölge tarımına gösterilen hassasiyet için teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı. Maden sahalarından taşınan zeytin ağaçlarını da yerinde ziyaret ederek incelemelerde bulunan Kahraman Akar, "Bilimsel yöntemlerle taşınan zeytin ağaçlarının yeni yuvalarındaki gelişimini görmek memnuniyet verici. Taşınan zeytinler ve taşınan her ağaç için dikilen yeni fidanlar Milas ilçemizin zeytin üretimine çok ciddi bir katkı sağlayacak" dedi. "Üreticiye yatırım, bölgeye değer katıyor" Yeniköy Kemerköy Enerji Genel Müdür Yardımcısı Burak Işık ise şirketin faaliyet gösterdiği Milas’ta yalnızca enerji üretimiyle değil, sosyal ve ekonomik alanlarda da sorumluluk üstlendiğini belirterek, "Faaliyet gösterdiğimiz bölgede tarım, yerel ekonominin temel unsurlarından biri. Çiftçilerimizin ve yerel temsilcilerimizin bilgiye, yeni teknolojilere ve iyi uygulama örneklerine erişimini desteklemeyi önemsiyoruz. Agroexpo’ya çiftçilerimizin katılımı için sağladığımız desteği, bölge üreticisinin gelişimine yapılmış bir yatırım olarak görüyoruz. Geçtiğimiz Kasım ayında Muhtarlar Danışma Kurulu’nda yer alan muhtarlarımızla Antalya’da düzenlenen Growtech Fuarı’na katılım sağlamamız da aynı yaklaşımın bir parçasıydı" dedi. Burak Işık, şirketin tarımsal kalkınmaya yönelik projelerine de değinerek şöyle konuştu: "Maden sahalarımızdan taşınan zeytin ağaçları ve yeni dikilecek fidanlarla yaklaşık 100 bin ağacı bulan toplulaştırılmış bir zeytin sahası oluşturulması yönünde önemli bir adım atıldı. Modern tarımın uygulanacağı bu modelle, üretimde verim ve kalite artışını hedefliyoruz. Amacımız, gelirin bölge halkına kalacağı sürdürülebilir bir yapı oluşturmak. Şirket olarak, tarımsal sulamadan yangınla mücadeleye, eğitimden altyapı iyileştirmelerine kadar geniş yelpazede kırsal kalkınmaya destek veriyoruz. Bölgemizdeki bu desteklerimizi sürdürülebilir kalkınma amaçları doğrultusunda devam ettireceğiz."
Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu toplantısına ilişkin açıklama
24 Şubat 2026 Salı - 14:54 Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu toplantısına ilişkin açıklama Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu (YOİKK) toplantısının ardından yapılan açıklamada, 10 Temmuz 2025 tarihinde kamuoyuna duyurulan Eylem Planında yer alan 26 maddede şubat ayı itibarıyla yüzde 50 ve üzerinde tamamlanma oranına erişildiği kaydedildi. YOİKK toplantısı, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirildi. 2026 yılının ilk toplantısında, 10 Temmuz 2025 tarihinde kamuoyuna duyurulan YOİKK Eylem Planına ilişkin gelişmeler ele alındı. Toplantının ardından yapılan yazılı açıklamada, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’ın 39 eylem maddesinden oluşan Eylem Planında yer alan 26 maddede şubat ayı itibarıyla yüzde 50 ve üzerinde tamamlanma oranına erişildiğini ifade ettiği belirtildi. Açıklamada, Eylem Planı kapsamında tamamlanan veya önemli mesafe kaydedilen eylemlerden bazılarına da yer verildi. Bu çerçevede, açıklamada, Şirketlerin insan kaynaklarıyla ilgili süreç ve operasyonlarında dijital uygulamaların kullanılmasına ilişkin hukuki güvence sağlanması amacıyla 27 Temmuz 2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7555 sayılı Kanunla, İş Kanununun 109’uncu maddesinde değişiklik yapılmış, iş ilişkisinde yapılacak bildirimlerin yalnızca yazılı olarak veya kayıtlı elektronik posta (KEP) sistemi üzerinden yapılması zorunlu hale getirildiği belirtildi. Sektörün talebi doğrultusunda 7 Ağustos 2025 tarihli düzenleme ile KOBİ tanımının güncellendiği vurgulanan açıklamada, KOBİ olmak için gerekli kriterlerden biri olan net satış hasılatı veya mali bilanço limiti, 500 milyon liradan 1 milyar liraya yükseltildiği aktarıldı. Açıklamada, 5G mobil elektronik haberleşme altyapılarının kurulması, işletilmesi ve hizmetlerin sunulmasına ilişkin yetkilendirme ihalesinin 16 Ekim 2025 tarihinde gerçekleştirildiği kaydedilerek, 2 Ocak 2026 tarihinde işletmecilerin hak ve yükümlülüklerini belirleyen yetki belgelerinin verildiği ifadelerine yer verildi. Açıklamada, özellikle ticari olarak yaygınlaşmanın zor olduğu bölgeler öncelikli olmak üzere fiber altyapının artırılması amacıyla sabit ve mobil işletmecilere illave yükümlülüklerinin getirildiği vurgulanarak, şu ifadeler kullanıldı: "Sanayinin finansmana erişiminin kolaylaştırılması amacıyla, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası kararları ile lira cinsinden kredi büyüme sınırına ilişkin istisna kapsamı genişletilmiştir. Yenilenebilir enerji yatırımlarında izin süreçlerinin iyileştirilmesi kapsamında 3 Kasım 2025 tarihli Üretim Tesisi Uygunluk Belgesi Düzenlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı internet sitesinde yayımlanmıştır. 25 Kasım 2025 tarihinde Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliğinde yapılan değişiklikle, rüzgâr ve güneş enerjisi dışındaki tüm enerji kaynaklarına dayalı lisanssız üretim tesisleri kapasite tahsislerinden muaf tutulmuştur. Üretim ve tüketim tesisinin aynı yerde olduğu lisanssız yenilenebilir enerji projelerine başvurularda öncelik tanınmıştır. İhracat finansmanının güçlendirilmesi kapsamında Hazine Destekli Kefalet Sistemi aracılığıyla ihracat finansmanının güçlendirilmesine yönelik olarak 2025 yılında ihracatçılara sağlanan kredi imkânı 58,6 milyar liraya yükseltilmiş, Küresel Tedarik Zinciri Desteğine ilişkin Genelgede düzenleme yapılmış, Referans Ticari Faiz Oranları (CIRR) desteğinin kapsamı genişletilmiştir. Sanayi tesislerinin çevresel performansının güçlendirilmesi, kaynak verimliliğinin artırılması, temiz üretim uygulamalarının yaygınlaştırılması ve ayrıca yeşil finansman imkanlarına erişim imkanının kolaylaştırılması amacıyla Sanayide Yeşil Dönüşüm Belgelendirme Sistemi Aralık 2025 itibarıyla devreye alınmıştır. Yargıda bilirkişilik sisteminin güçlendirilmesi amacıyla Bilirkişilik Siciline Kabule İlişkin Usul ve Esaslar 2025 Yılı Bilirkişilik Başvuru İlanı ile birlikte 23 Aralık 2025 tarihinde yayımlanmıştır. Türk vergi mevzuatı karbon içerikli vergiler bakımından gözden geçirilmesi kapsamındaki teknik düzeydeki çalışmalar tamamlanmıştır. Kamu İhale Kanunu ve Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununda değişiklik taslağına ilişkin uluslararası norm ve standartları gözeten teknik düzeydeki çalışmalar nihai hale getirilmiştir. Türkiye Yeşil Taksonomisi’nin hazırlanması amacıyla teknik düzeydeki mevzuat çalışmaları tamamlanmış, ulusal ve uluslararası karbon kredilerinin kayıt altına alınması ve izlenmesi amacıyla geliştirilecek yerli ve millî bir kayıt sistemi yazılımına yönelik çalışmalara başlanmıştır. Ulusal Sanayi Alanları Master Planı doğrultusunda sanayi alanlarının genişletilmesi çalışmaları kapsamında 13 ilde toplamda 59 bin 19 hektar büyüklüğünde 16 sanayi alanı tespit edilmiş ve bu alanlar Yatırım Alanı olarak ilan edilmiştir. 2025 yılında Yerel Kalkınma Hamlesi Programı kapsamında, Kalkınma Ajanslarının koordinasyonunda 81 il için her biri dört alandan oluşan toplam 324 öncelikli yatırım konusu belirlenmiş olup 398 başvurunun değerlendirme süreci sürdürülmektedir. 2026 Yerel Kalkınma Hamlesi Destek Programı çağrısı ise, 20 Şubat 2026 tarihinde açılmış, başvuru tarihleri 2 Mart-15 Mayıs 2026 olarak belirlenmiştir." Açıklamada, YOİKK’in kamu ve özel sektör arasında verimli bir istişare platformu olduğu kaydedilerek, iş dünyası öncelikleri dikkate alınarak katılımcısı bir şekilde oluşturulan ve yatırım süreçlerini iyileştirici, cari açığı azaltıcı ikiz dönüşümü hızlandırıcı, mesleki eğitim ve istihdam ilişkisini güçlendirici, mal ve hizmet ihracatını kolaylaştırıcı hususlara odaklanan Eylem planı kapsamında çalışmalara kararlılıkla devam edileceği vurgulandı.
CW Enerji’de uluslararası iş birliği ve yatırım buluşması
24 Şubat 2026 Salı - 14:54 CW Enerji’de uluslararası iş birliği ve yatırım buluşması CW Enerji, Antalya Ticaret Platformu Derneği tarafından düzenlenen "Ortak Kültür, Ortak Gelecek, Ortak Yatırım" temalı uluslararası buluşmaya ev sahipliği yaptı. Etkinlikte Kırgızistan ile Türkiye arasındaki ekonomik ve stratejik iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik önemli mesajlar verildi. "Ortak Kültür, Ortak Gelecek, Ortak Yatırım" temalı uluslararası buluşmada Prof. Dr. İsmail Yüksek CW Enerji Yönetim Kurulu Üyesi olarak katılımcıları karşıladı. Türkiye ile Kırgızistan arasındaki ekonomik iş birliğini güçlendirmeyi hedefleyen etkinlikte, sürdürülebilir enerji yatırımları ve stratejik ortaklıklar ön plana çıktı. Organizasyonda iki ülke arasındaki yatırım potansiyelinin artırılması, enerji projelerinde ortaklıkların geliştirilmesi ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda yeni iş birliklerinin oluşturulmasına yönelik önemli mesajlar verildi. Etkinlik kamu temsilcileri, diplomatik yetkililer, yatırım çevreleri ve iş dünyasını aynı çatı altında buluşturarak, özellikle yenilenebilir enerji yatırımlarının bölgesel kalkınmadaki rolüne dikkat çekti. CW Enerji’nin stratejik yaklaşımı ve uluslararası açılım vizyonu da katılımcılara anlatıldı. Katılımcılar CW Enerji’nin üretim tesisini gezdi Programın sonunda katılımcılar, Antalya Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan CW Enerji Panel Üretim Tesisi, CW SolarCell Güneş Hücresi Üretim Tesisi, CW Alüminyum konstrüksiyon üretim tesisi ile lityum batarya üretim tesisini ziyaret ederek üretim süreçlerini yerinde inceleme fırsatı buldu. Hammadde girişinden panellerin sevkine kadar uzanan tüm aşamalar hakkında detaylı şekilde bilgilendirilen katılımcılara ayrıca CW Enerji’nin AR-GE faaliyetleri aktarılırken, son teknolojiyle geliştirilen inovatif ürünlerin üretim süreçleri hakkında da kapsamlı bilgi verildi. "Bu buluşmalar ortak geleceğe yapılan yatırımdır" CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, ziyaretin ardından yaptığı değerlendirmede uluslararası iş birliklerinin sürdürülebilir büyüme açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Türkiye ile Kırgızistan arasında gelişen ekonomik ve ticari ilişkilerin enerji sektörü başta olmak üzere birçok alanda önemli fırsatlar barındırdığını belirten Sarvan, "Kırgızistan ile geliştirilebilecek yenilenebilir enerji projeleri iki ülke açısından da stratejik kazanımlar sağlayacaktır. Bu tür buluşmaları ortak geleceğe yapılan kıymetli yatırımlar olarak görüyoruz" dedi. Etkinliğe Kırgızistan Antalya Başkonsolosu Rustam Koshonov, Kırgızistan Antalya Konsolosu Zhanat Rasulzhanov, Kırgızistan Ekonomi ve Ticaret Bakanlığı Türkiye Ticaret Müşaviri Chyngyz Esengul uulu, Kırgızistan Konsolosluğu Ticaret Uzmanı Mira Abdyldaeva, Korkuteli Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Osman Bahçe, CW Enerji Yönetim Kurulu ve yöneticileri ve iş adamları katılım sağladı.
GTO’nun Şubat ayı meclis toplantısı genişletilmiş olarak yapıldı
24 Şubat 2026 Salı - 14:04 GTO’nun Şubat ayı meclis toplantısı genişletilmiş olarak yapıldı Gaziantep Ticaret Odasında (GTO) Şubat ayı olağan meclis toplantısı yapıldı. Gaziantep Ticaret Odasında (GTO) Şubat ayı olağan meclis toplantısı, Meclis Başkanı M. Hilmi Teymur Başkanlığında Yönetim Kurulu, Meclis, Disiplin Kurulu ve Meslek Komite üyelerinin katılımıyla genişletilmiş olarak gerçekleştirildi. Toplantının açılışında konuşan GTO Meclis Başkanı M. Hilmi Teymur, Meslek Komite üyelerinin çalışmalarına ve üstlendikleri sorumluluğun önemine vurgu yaparak "45 bin GTO üyesini temsil eden 45 Meslek Komitemizin kıymetli üyeleri olarak Gaziantep ticaretini en güçlü şekilde temsil ediyorsunuz. Gündeme taşıdığınız konular ve burada istişare ettiğiniz sorunlar, şehrimizin ekonomik hayatına yön veriyor. Sizlerden gelen her geri bildirim, Yönetim Kurulumuzun yürüttüğü çalışmalara güç ve değer katıyor. Bugüne kadar büyük bir özveriyle sürdürdüğünüz katkılar ve GTO’nun başarısına sunduğunuz destek için her birinize içtenlikle teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "Rakamlar ciddi bir uyarı veriyor" Meclis toplantısında GTO’nun Şubat ayı faaliyetleri hakkında meclis üyelerini bilgilendirip ekonomik gündemi değerlendiren GTO Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Yıldırım, üretim cephesinde yaşanan gelişmelerin dikkatle takip edilmesi gerektiğini vurgulayarak maliyet baskılarının henüz tam olarak ortadan kalkmadığını, üreticinin üzerindeki yükün sürdüğünü, sanayicinin ise temkinli duruşunu koruduğunu söyledi. Sanayi üretim verilerinin önemli bir gösterge olduğuna dikkat çeken Başkan Yıldırım, "Yıllık bazda sanayi üretimimizde yüzde 2,1’lik bir daralma söz konusu. Sanayi üretimi yalnızca bir istatistik değildir, üretim çarklarının ne hızda döndüğünü gösterir. Ekonomide dengelenme süreci devam ederken üretim tarafının hâlâ baskı altında olduğunu görüyoruz. Rakamlar alarm çalmıyor olabilir, ancak ciddi bir uyarı veriyor" dedi. "Üretimde yavaşlamanın telafisi zor olur" Konuşmasında enflasyonla mücadelenin öncelikli olduğunu belirten Yıldırım, fiyat istikrarı olmadan kalıcı büyümenin mümkün olmayacağını ifade ederek, "Ancak artık mesele yalnızca talebi kısmak değildir. Çünkü üretim tarafında başlayan bir yavaşlamanın telafisi daha zordur. Sahada görüyoruz Kapasite kullanım oranları geriliyor. Yeni siparişlerde yavaşlama var. Finansman maliyetleri yatırım iştahını doğrudan etkiliyor. Birçok işletmede hatlar tam kapasite çalışmıyor. Evet depremin ardından toparlanmayı başardık ama sadece ayağa kalkabildik, şimdi yürümeye çalışıyoruz" şeklinde konuştu.