EKONOMİ
Ticaret Bakanı Bolat: "Nisan ayında ihracat 25,4 milyar dolara yükseldi" 02 Mayıs 2026 Cumartesi - 17:01:47 Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Nisan ayında ihracat rakamlarının geçen yıla göre yüzde 22,3 artarak 25,5 milyar dolara yükseldiğini söyledi. Çeşitli programlara katılmak üzere Ordu’da bulunan Bakan Ömer Bolat, Ordu Üniversitesi Ceren Özdemir Konferans Salonu’nda düzenlenen 2026 yılı Nisan ayı dış ticaret verileri basın toplantısına katıldı. Burada yaptığı açıklamada Türkiye’nin dünyadaki enerji krizleri, sıcak savaşlar ve ekonomik durgunluk gibi faktörlere rağmen dirençli bir ekonomiye sahip olduğuna değinen Bakan Bolat, son 22 çeyrektir, 2020 yılının ikinci çeyreğinden sonra Türkiye’nin sürekli büyüyen bir üretim ve ekonomik güce sahip olduğuna değindi. "İşsizlik oranı son 38 ayın en düşüğü" Türkiye’nin 2025 yılı sonu itibarıyla dünyanın 16. büyük ekonomisi büyüklüğüne ulaştığına dikkat çeken Bolat, "2002’de dünyada 21. sıradaydı ve Avrupa’nın da 6. büyük ekonomisi konumuna ulaştık. Toplam milli gelirimiz 1,6 trilyon dolara, kişi başı milli gelirimiz de 18 bin 40 dolara yükseldi. Mart ayı verileri açıklandı, yüzde 8,1 işsizlik oranı; son 38 ayın en düşük oranları ve son 38 aydır tek hanede seyrediliyor. İstihdam rakamımız 32 milyon 425 bin civarında. İşsizlik rakamımız da 2 milyon 830 bin civarında, 3 milyonun altını seyretmektedir" dedi. "Nisan ayında ihracat rakamı yüzde 22,3 arttı" Nisan ayında ihracatın geçen yılın aynı ayına göre yüzde 22,3 artarak 25,4 milyar dolara yükseldiğini ifade eden Bakan Bolat, "Nisan ihracat artışları, hem oran olarak hem mutlak değer olarak son 53 ayın Kasım 2021’den bu yana en fazla ihracat artışı sağlanan ay oldu. Ve Nisan ayı itibarıyla yıllıklandırılmış son 12 ayda 275,8 milyar dolara ulaşarak 276 milyar dolara yaklaşmış olduk, bu da bir rekordu. Mal ve hizmet ihracat toplamımız Nisan itibarıyla yıllık bazda 398 milyar dolara yükseldi. Emtialardaki ocak ve şubat ayındaki müthiş artışlara rağmen ve enerji krizine rağmen, enerji maliyetlerindeki büyük artışlara rağmen, yanı başımızdaki yaklaşık 12 ülkeyi olumsuz etkileyen Körfez Savaşı’na rağmen ihracatta, ihracatçılarımızın ve bakanlığımızın yoğun çalışmaları ile elde edilen Nisan ayı sonuçları hamdolsun yüz güldüren sonuçlar olarak tarihe geçti. Nisan ayının ihracat rakamı 25,4 milyar dolar olarak gerçekleştirildi. Aralık ayındaki 26,3 milyar dolardan sonra en büyük artış. Bu artışımız yüzde 22,3. Geçen yıl Nisan ayında 20 milyar 800 milyon dolar olan ihracatın 25,4 milyar dolar olmasıyla nette 4,6 milyar dolar artış sağladık, bu büyük bir rakam" şeklinde konuştu. Programa Ordu Valisi Muammer Erol, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, Ordu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Orhan Baş, siyasi parti temsilcileri ve ilgililer katıldı.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 16:01 Olivtech Fuarı’nda Ege’nin gastronomik mirası keşfe çıkıyor İzmir’de düzenlenen Gurme İzmir Olivtech Fuarı, Ege’nin zengin gastronomik mirasını keşfetmek isteyenleri bir araya getiriyor. Yerel yönetimler, üreticiler ve uzmanların katıldığı panellerde, kaliteli üretimden sürdürülebilirliğe kadar pek çok başlık ele alınırken, Mutfak Atölyesi’nde Ege mutfağının özgün tatları şefler tarafından benzersiz tariflerle sunuluyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen fuar, ortaya çıkardığı ticari hacmin yanı sıra birbirinden farklı konuların ele alındığı geniş programıyla sektördeki güncel başlıkları ele alıyor. Fuar kapsamında düzenlenen ve yerel yönetim, kamu ile kooperatif temsilcilerini bir araya getiren, "Zeytinin Yolculuğu: Kalite, Verim ve Gelecek" başlıklı panelin moderatörlüğünü, İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür üstlendi. Bademli Kooperatif Başkanı Hurşit Nallı, Gödence Kooperatif Başkanı Çağatay Özcan Kokulu ile Tarım ve Orman Bakanlığı Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nden Dr. Ayla Mumcu konuşmacı olarak yer aldı. Zeyin Konseyi kuruldu Bülent Üngür, zeytinciliğin İzmir için stratejik bir üretim alanı olduğuna dikkat çekerek, "Zeytin sadece bir tarım ürünü değil, bu coğrafyanın kültürü, ekonomisi ve geleceği. Biz İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak üreticiyi güçlendiren, kooperatifleri destekleyen ve yerel kalkınmayı önceleyen bir anlayışla hareket ediyoruz. Kooperatiflerimizin daha güçlü hale gelmesi, üretimin sürdürülebilirliği açısından kritik önemde. Başkanımız Dr. Cemil Tugay’ın öncülüğünde gerçekleştirdiğimiz Zeytin Konseyi’nde, İzmir’in ve Türkiye’nin zeytinyağı ihracatında güçlü bir konumda olduğu, ancak asıl hedefin katma değerli üretimi artırmak ve markalaşmak olduğu net şekilde ortaya kondu. En önemli başlıklardan biri de sektör genelinde kalite standardizasyonunun sağlanması" dedi. Büyükşehir’den tarıma dev destek İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak sağlanan tarımsal destekler ve kooperatiflerden yapılan alımlara da dikkat çeken Üngür, "İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi olarak 2026 yılında tarıma ayırdığımız destekler 1,4 milyar TL’yi buluyor. Bununla da yetinmedik; üretim, hastalık ve zararlılarla mücadele ile sulama desteklerinin yanı sıra İZTARIM tarafından bu yıl 22’ncisi açılan İZMAR şubeleri aracılığıyla 2025 yılında doğrudan kooperatiflerden yaklaşık 694 milyon TL’lik alım gerçekleştirildi" diye konuştu. "İzmir Büyükşehir Belediyesi tarımda adeta bir bakanlık gibi çalışıyor" Gödence Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Çağatay Özcan Kokulu, "Gödence’de, tarımsal amaçlı kooperatiflerin yerel yönetimlerle birlikte hareket etmesinin ne kadar önemli olduğunu bizzat deneyimledik. İzmir Büyükşehir Belediyesi, bu noktada adeta bir bakanlık gibi çalışıyor. Üreticiye dokunan, sahayı bilen ve çözüm üreten bir yaklaşım sergiliyor. Zeytinin anavatanı Türkiye’dir ve özellikle Kuzey Ege, Edremit bölgesi bu anlamda çok özel bir yere sahiptir. Bu değeri koruyarak geleceğe taşımak hepimizin sorumluluğu" dedi. "Hasat, kaliteyi belirleyen en kritik aşama" Tarım ve Orman Bakanlığı Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nden Dr. Ayla Mumcu, zeytinyağında kaliteyi belirleyen en önemli unsurların başında hasadın geldiğini vurgulayarak, "Zeytin kesinlikle yere düşmeden, mümkün olduğunca elle hasat edilmeli. Hasadın erken ya da geç yapılması da doğrudan kaliteyi etkiler. Bu nedenle doğru zamanda hasat, büyük önem taşıyor. Zeytin ve zeytinyağında taklit ve tağşişe karşı güçlü bir altyapıya sahibiz. Tüm bu süreçlerin doğru yönetilmesi kaliteyi güvence altına alıyor" ifadelerini kullandı. "İmalat süreçleri de en az üretim kadar önemli" Bademli Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Hurşit Nallı, zeytin ve zeytinyağı üretiminde yalnızca bahçe bakımının yeterli olmadığını vurgulayarak, "Bir üreticinin sadece bahçesindeki iyi bakım artık yeterli değil, imalat süreçleri de en az üretim kadar önemli. Zeytinyağında kaliteyi yükseltmek için tüm zincirin doğru yönetilmesi gerekiyor" dedi. "Bu yapı Türkiye’ye örnek olmalı" "Süt ve Peynir Üretiminde Değer Zinciri" başlıklı panelin moderatörlüğünü, Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Harun Raşit Uysal yaptı. Uysal, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin üretici kooperatiflerine verdiği desteğin altını çizerek, bunun ekonomik değerinin yanı sıra aynı zamanda gıda güvenliği açısından da kritik olduğunu belirtti. Uysal, "İzmir’de belediye ve kooperatif iş birliğiyle uzun yıllardır uygulanan süt dağıtım projeleri hem üreticiyi güçlendirdi hem de toplumun sağlıklı ve güvenilir gıdaya erişimini artırdı. Bu yapı doğru bir yapı ve tüm ülkeye örnek olmalı" dedi. "Kaliteli ürünün temeli kaliteli hammadde" Panelde konuşan Ulusal Süt Konseyi Yönetim Kurulu Üyesi ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aslı Akpınar, değer zincirinin çiftlikte başladığını vurgulayarak, kaliteli ürünün temelinin kaliteli hammadde olduğunu belirtti. "Üreticinin olmadığı yerde tüketiciden bahsedemeyiz" Tire Süt Kooperatifi Genel Müdür Yardımcısı Fatih Karataş ise değer zincirinin üreticiyle başladığını vurgulayarak, "Üreticinin olmadığı yerde tüketiciden bahsedemeyiz. Planlı üretim ve sürecin doğru yönetilmesi bu işin temeli. İzmir’de ortaya çıkan model Türkiye için önemli bir örnek; belediyeler kooperatiflere sahip çıktığında üretici, kooperatif ve yerel yönetim aynı hedefte buluşuyor ve bu da sahada karşılığını buluyor" dedi. Belediyelerin ve kooperatiflerin kurduğu market yapısına da değinen Karataş, ürünlerin doğrudan tüketiciye ulaştığını belirterek, "Aracısız yapı hem üreticiye hem tüketiciye katkı sağlıyor. İnsanlar doğduğu topraklarda üretmek ve yaşamak istiyor. Bu modeli güçlendirdikçe üretim de refah da artacak" diye konuştu. "Değer zinciri bütüncül bir yapı ile ele alınmalı" Pınar Süt İmalat Müdürü Hüseyin Önel ise süt ve süt ürünlerinde değer zincirini süt temininden lojistiğe, işleme süreçlerinden ambalajlamaya ve dağıtıma kadar bütüncül bir yapı içinde ele aldıklarını belirterek, sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve katma değerli ürünlerin sektörün geleceğini şekillendirdiğini ifade etti. Fonksiyonel ve yüksek proteinli ürünlere talebin arttığını belirten Önel, bu doğrultuda geliştirdikleri yeni ürünlerle hem farklılaştıklarını hem de katma değer oluşturduklarını söledi. Bağdan şişeye kalite yolculuğu konuşuldu "Bağdan Şişeye: Terroir, Teknoloji ve Trendler" başlıklı bir diğer oturumunun moderatörlüğünü ise Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Altındişli üstlendi. Ege Üniversitesi Ege Meslek Yüksekokulu Gıda Teknolojisi Programı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ufuk Yücel, Usca Bağcılık ve Şarapçılık Kurucusu ve Urla Bağ Yolu Derneği Başkanı Serpil Erdurak ile Danışman Önolog Işık Gülçubuk konuşmacı olarak yer aldı. Panelde, kaliteli şarabın temelinin bağda atıldığı ve terroirin belirleyici rolü vurgulanırken, Türkiye’nin zengin üzüm çeşitliliğinin korunmasının önemi, iklim şartlarının üretime etkisi ve gıda teknolojisinin üzümden şaraba uzanan süreçte kaliteyi belirleyen temel unsurlardan biri olduğu ifade edildi. Mutfak Atölyesi’nde Ege lezzetleri ziyaretçi ile buluşuyor Fuar kapsamında düzenlenen Mutfak Atölyesi, Ege mutfağının özgün tatlarını ziyaretçilerle buluşturuyor. Türk mutfağının önemli temsilcilerinden Şef Özlem Mekik moderatörlüğünde gerçekleştirilen atölyede, alanında uzman isimler özel reçetelerini paylaşıyor. DoubleTree by Hilton Executive Chef’i İlhami Dinç, Dokuz Eylül Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Turgay Bucak ve öğrencileri ile birlikte, Ege’nin zengin bitki çeşitliliğini benzersiz bir tarifle yorumladı. Atölyede hazırlanan "Çağla bademli ballı Ege otları harmanı", bölgenin doğallığını ve lezzet mirasını yansıtan özel bir sunum olarak öne çıkarken katılımcılardan büyük beğeni kazandı.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 15:36 GSO Başkanı Adnan Ünverdi nisan ayı ihracat rakamlarını değerlendirdi Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, nisan ayında Gaziantep’ten geçen yılın aynı ayına göre yüzde 25,4 oranında artışla 967 milyon 492 bin dolarlık ihracat gerçekleştirildiğini kaydetti. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından açıklanan nisan ayı ihracat rakamlarını değerlendiren Ünverdi, Gaziantep’ten ocak-nisan döneminde ise geçen yılın aynı dönemine göre 3,9 oranında artışla 3 milyar 371 milyon 280 bin dolar ihracat yapıldığını belirtti. Gaziantep’in hem aylık hem dönem bazında 6’ncı sırada yer aldığını dile getiren Ünverdi, "Böylesi bir dönmede azim ve kararlılıkla çaba gösteren üreticilerimize, sanayicilerimize, ihracatçılarımıza ve tüm çalışanlarımıza gönülden teşekkür ediyorum. Büyük bir özveriyle ellerinden gelenin de daha fazlasını yapmak için çaba gösteriyorlar" ifadelerini kullandı. Hem iç hem dış piyasa şartları sebebiyle üreticilerin zorlu bir süreçten geçtiğine işaret eden Ünverdi, "Para sıkılaşma ile birlikte enflasyonla mücadele sürecinde; finansman maliyetleri, faizin yüksek seyretmesi, banka kredilerine ulaşımın güçleşmesi reel sektörün direncini kırmıştır. Bu süreçte en fazla yükü çeken sanayicilerimiz olmuştur. İç piyasada nakit akışının durmasının yanı sıra sadece ülkemizde değil savaşla birlikte hammadde, enerji, nakliye ve tüm girdi maliyetlerindeki artışlar dış pazardaki rekabet gücümüzü olumsuz etkilemiştir. Dezenflasyon sürecinde önemli mesafeler katedildi fakat, küresel gelişmelerin sürece yansımaları ile sanayici üzerindeki baskı daha da artmıştır" ifadelerini kullandı. Politika faizinde yapılan indirimlerin umut verdiği bir dönemde İran geriliminin artmasıyla birlikte faizin nisan ayında stabil bırakıldığını hatırlatan Ünverdi, "Ticari krediler zaten politika faizinin çok üzerinde seyrediyor. Bu doğrultuda zaman uzadıkça sanayiciler olarak gücümüz azalıyor. Biz şartlar ne olursa olsun mücadelemizi devam ediyoruz fakat, reel sektörü rahatlatacak, üretim, ihracat ve istihdamımızı koruyacak tedbirlerin alınmasını istiyoruz. Pandemi ve savaşın etkileri ile birlikte depremi yaşamış bir kent olarak, şehrimiz ve bölge sanayimize can suyu olacak ve ayakta kalmasını sağlayacak özel teşvik uygulamaları bekliyoruz. Mart ayında yapılan yeni düzenleme ile deprem bölgesine tanınan kredi büyüme sınırı muafiyetleri sona erdirilmiştir. Bölge şartları göz önünde bulundurularak kredi büyüme muafiyetlerinin en azından bölgesel riskler azalıncaya kadar yeniden uygulanmaya alınmasını veya kademeli bir geçiş sürecine bağlanmasını çok önemli buluyoruz. Tabii ki devletimiz tarafından açıklanan yeni yatırım ve destek programları bu süreçte çok önemlidir ve bunlar devam etmelidir. Biz ülkemizin gücüne inanıyoruz. Nisan ayı ihracat rakamlarındaki artışın da şehrimiz ve ülkemiz adına devam etmesini ümit ediyor ve reel sektör olarak düzlüğe çıkmak için elimizden gelen çabayı gösteriyoruz" ifadelerine yer verdi.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 15:25 Manisalı sağlıkçı genç kangal yetiştiricisi oldu Manisa’nın Köprübaşı ilçesine bağlı Kıranşeyh Mahallesi’nde yaşayan 23 yaşındaki fizyoterapist Hasan Yılmaz, aileden gelen tarım ve hayvancılık geleneğini yenilikçi projelerle büyütüyor. Uzun yıllardır tarım ve hayvancılıkla uğraşan aile çiftliğinde üretime yeni bir soluk getiren Yılmaz, Manisa’da bir ilke imza atarak Sivas Kangalı üretimine başladı. Zeytincilik başta olmak üzere tarımsal üretimin sürdürüldüğü aile çiftliğinde küçükbaş hayvancılık da yapan Yılmaz ailesi, daha önce de bölgede ilklerden biri olarak De France koyunu yetiştiriciliğine başlamıştı. Geleneksel üretim modellerini modern girişimlerle geliştirmeyi hedefleyen Hasan Yılmaz, şimdi de Türkiye’nin en değerli yerli ırklarından biri olarak bilinen Sivas Kangalı üzerine yatırım yaptı. Kangal köpeklerine olan ilgisinin uzun yıllara dayandığını belirten Yılmaz, kapsamlı araştırma ve hazırlık sürecinin ardından üretime başladıklarını söyledi. İlk yavruların dünyaya geldiğini ifade eden Yılmaz, çiftlikte şu anda 30 günlük yavrular bulunduğunu ve yoğun ilgi gördüklerini dile getirdi. Kangal köpeklerinin sürü koruma kabiliyeti, güçlü içgüdüleri, sadakati ve dayanıklılığıyla öne çıktığını vurgulayan Yılmaz, bu ırkın bölgedeki hayvancılık faaliyetlerine önemli katkı sağlayabileceğini belirtti. Yılda iki kez yavrulayabilen kangalların üretim potansiyeliyle de dikkat çektiğini ifade eden genç girişimci, amaçlarının bu ırkı Manisa ve çevresinde yaygınlaştırmak olduğunu kaydetti. Genç yaşta kırsal üretime yönelmesiyle dikkat çeken Hasan Yılmaz, fizyoterapist kimliğinin yanı sıra girişimci yönüyle de örnek oluyor. Geleneksel tarımı yenilikçi üretim anlayışıyla buluşturduklarını belirten Yılmaz, "Hem çiftliğimizi geliştirmek hem de bölgemize yeni bir değer kazandırmak istiyoruz. Kangal yetiştiriciliği konusunda Manisa’da öncü olmayı hedefliyoruz" dedi. Kangal sahiplenmek ya da bu ırk hakkında bilgi almak isteyenleri çiftliklerine davet eden Yılmaz, projeyi büyüterek bölgesel ölçekte örnek bir üretim modeli oluşturmayı hedeflediklerini söyledi. Köprübaşı’nda genç bir girişimcinin öncülüğünde başlayan bu çalışma, hem hayvancılık sektörü hem de kırsal kalkınma açısından dikkat çeken bir adım olarak değerlendiriliyor.
GTB’de ortak akıl buluşması: 12 meslek komitesi aynı masada
01 Mayıs 2026 Cuma - 11:32 GTB’de ortak akıl buluşması: 12 meslek komitesi aynı masada Gaziantep Ticaret Borsası’nda (GTB), kurumun karar alma mekanizmalarına yön veren 12 meslek komitesi ve bu komitelere mensup üyelerin katılımıyla "Ortak Komite ve Yüksek İstişare Kurulu Toplantısı" gerçekleştirildi. GTB Meclis Salonu’nda düzenlenen toplantıya; GTB Meclis Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, meclis ve yönetim kurulu üyeleri ile meslek komitelerinin başkan ve üyelerinin yanı sıra disiplin kurulu üyeleri katıldı. Toplantının açılış konuşmasını yapan GTB Meclis Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, meslek komitelerinin borsanın karar alma süreçlerinde belirleyici bir rol üstlendiğini vurguladı. Tiryakioğlu, Gaziantep Ticaret Borsası’nı yalnızca bir tescil platformu olarak görmediklerini belirterek, "Borsamızı; sektörün yönünü belirleyen, sorunlara çözüm üreten ve geleceği inşa eden bir yapı olarak konumlandırıyoruz. Bu yapının en güçlü dayanağı ise üretimin ve ticaretin tam merkezinde yer alan meslek komitelerimizdir" dedi. Meslek komitelerinin sahadan gelen bilgi ve tecrübeyi doğrudan karar mekanizmalarına taşıdığını ifade eden Tiryakioğlu, "Meslek komiteleri bizim için bir danışma organı değil; karar süreçlerimizin pusulasıdır. Doğru adımı atmamızı sağlayan ve kurumsal vizyonumuzu sahadaki gerçeklikle buluşturan temel güçtür" ifadelerini kullandı. Borsanın hayata kazandırdığı yatırımların arkasında bu ortak aklın bulunduğunu dile getiren Tiryakioğlu, Antep Fıstığı Lisanslı Deposu, Et Borsası ve Et Hali ile Antep Fıstığı Pilot İşleme Tesisi gibi projelerin doğrudan sektörün ihtiyaçlarından doğduğunu ve stratejik bir bakış açısıyla hayata geçirildiğini belirtti. Coğrafi işaretli ürünler alanında elde edilen başarıya da değinen Tiryakioğlu, "Gaziantep’in bugün coğrafi işaretli ürünler konusunda Türkiye’nin lider şehri haline gelmesinde bu ortak iradenin büyük payı vardır. Borsa olarak 24 ürüne coğrafi işaret tescili kazandırdık. Antep Lahmacunu ve Antep Fıstık Ezmesi ile Avrupa Birliği tescili alarak bu toprakların değerini uluslararası ölçekte kayıt altına aldık" şeklinde konuştu. Günümüzde rekabetin yapısının değiştiğine dikkat çeken Tiryakioğlu, üretim kadar organizasyon gücünün de önem kazandığını belirterek, farklı sektörlerin aynı masa etrafında buluştuğu bu tür toplantıların, ortak sorunlara birlikte çözüm üretme kapasitesini güçlendirdiğini sözlerine ekledi. Toplantıda konuşan GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı ise borsanın yürüttüğü projelere ilişkin bilgi verdi. Akıncı, Antep Fıstığı Lisanslı Deposu, Antep Fıstığı Pilot İşleme Tesisi, Et Borsası ve Et Hali ile yeni idari hizmet binasının borsanın altyapısını güçlendirdiğini belirterek, Hububat Emtia Merkezi için fizibilite çalışmalarının tamamlandığını ve projenin en kısa sürede hayata geçirilmesinin hedeflendiğini söyledi. Akıncı ayrıca, meslek komitelerinin borsanın karar alma süreçlerindeki rolüne de değinerek, komitelerin sahadan gelen talep ve önerileri doğrudan yönetime aktaran en önemli yapı taşları olduğunu söyledi. Meslek komitelerinin sektörlerin ihtiyaçlarını doğru şekilde ortaya koyduğunu aktaran Akıncı, bu katkının borsanın yürüttüğü projelerin şekillenmesinde belirleyici olduğunu kaydetti. Akıncı, komitelerden gelen geri bildirimlerin, hem mevcut çalışmaların geliştirilmesinde hem de yeni projelerin planlanmasında önemli bir referans oluşturduğunu dile getirdi. Başkanların konuşmalarının ardından, GTB Genel Sekreteri Özgür Bayram tarafından borsanın faaliyetleri, yürütülen projeler ve yeni dönem hedeflerine ilişkin kapsamlı bir sunum gerçekleştirildi. Sunumda; kurumsal kapasiteyi artırmaya yönelik çalışmalar, devam eden yatırımlar ve sektörel gelişim alanları detaylı şekilde paylaşıldı. Ortak komites toplantısı Toplantının devamında söz alan meslek komiteleri temsilcileri, yıl içerisinde yürüttükleri faaliyetleri değerlendirirken, sektörlerine ilişkin talep, beklenti ve proje önerilerini dile getirdi. Tarımsal üretimden ticarete, maliyet unsurlarından piyasa düzenine kadar geniş bir yelpazede ele alınan konular, bütüncül bir bakış açısıyla istişare edildi. Toplantının sonunda ise yıl boyunca yürüttükleri çalışmalar, göstermiş oldukları yüksek performans ve borsaya sağladıkları katkılar dolayısıyla bazı meslek komitelerine başarı plaketi takdim edildi. Bu kapsamda, GTB 1 No’lu Meslek Komitesi (Fındık, Antepfıstığı, Yerfıstığı ve Ceviz Toptan Ticareti), 4 No’lu Meslek Komitesi (Canlı Hayvanların Toptan Ticareti), 9 No’lu Meslek Komitesi (Tahılların Öğütülmesi ve Un İmalatı) ile 11 No’lu Meslek Komitesi (Tahıl Toptan Ticareti, Buğday, Arpa, Çavdar, Yulaf, Mısır, Çeltik) başkan ve üyelerine plaketleri, GTB Meclis Başkanı Ahmet Tiryakioğlu ile GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı tarafından takdim edildi.
Üzümden önce yaprağı kazandırıyor
01 Mayıs 2026 Cuma - 11:20 Üzümden önce yaprağı kazandırıyor Alaşehir’de üzüm hasadı öncesi toplanan asma yaprakları, üreticinin yüzünü güldürdü. Fiyatı, üzümü geçen yaprak, çiftçiye peşin gelir sağlıyor. Manisa’nın dünyaca ünlü Sultaniye üzümünün yetiştirildiği Alaşehir ilçesinde, üzüm hasadı öncesi toplanan asma yaprakları üreticiler için önemli bir gelir kaynağı haline geldi. Sabahın erken saatlerinde bağlara giren üreticiler, topladıkları yaprakları alım merkezlerine getirerek günlük ihtiyaçlarını karşılıyor. Sultaniye üzümünde hasat dönemi yaklaşırken üreticiler, bağlardan topladıkları asma yapraklarını kelter ve bez çuvallara doldurarak alım merkezlerine ulaştırıyor. Burada yaprakları kasalara yerleştirerek teslim eden üreticiler, kendi aralarında "Yaprakbank" olarak adlandırdıkları alıcılardan paralarını peşin alarak evlerine dönüyor. Alaşehir’in coğrafi işaretli asma yaprağı; ipeksi dokusu, ince yapısı, damarsızlığı ve lezzetiyle hem Türkiye’de hem de dünyada bilinirken, uzun yıllardır sürdürülen yaprak üretimi çiftçiler için hasat öncesi önemli bir ekonomik destek sağlıyor. Üreticiler, üzüm hasadı başlamadan önce günlük ihtiyaçlarını asma yaprağından elde ettikleri gelirle karşılayabildiklerini ifade ediyor. "Yaprak fiyatı üzümü geçti" Narlıdere Mahallesi mevkiinde asma yaprağı alımı yapan Aydın Çakır, sezonu açtıklarını belirterek fiyatların üreticiyi memnun ettiğini söyledi. Çakır, "Süperior üzüm yaprağını 80 TL’den, Sultaniye asma yaprağını ise 120 TL’den alıyoruz. Şu anda yaprak fiyatı üzümden daha iyi. Sultaniye kuru üzüm piyasada ortalama 90 TL civarında satılırken, yaprak 120 TL’ye alıcı buluyor" dedi. Asma yaprağının üreticilere peşin gelir sağladığını vurgulayan Çakır, "Çiftçilerimiz hem bağlarının bakımını yapıyor hem de günlük ihtiyaçlarını karşılamak için yaprak topluyor. Ancak yaprak toplarken üzümlere zarar verilmemesine dikkat edilmeli" diye konuştu. İç piyasada taze ve salamura olarak tüketilen asma yaprağı, yurt dışına ise ağırlıklı olarak salamura şeklinde ihraç edilerek ekonomiye katkı sağlıyor.
Kahramanmaraş’ta Kabarcık Üzüm’e koruma hamlesi
01 Mayıs 2026 Cuma - 11:00 Kahramanmaraş’ta Kabarcık Üzüm’e koruma hamlesi Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi, coğrafi işaretli Kabarcık Üzümü’nün anavatanı Bertiz bölgesinde üzüm bağlarında verim kaybına neden olan bağ güvesine karşı üreticilere feromon tuzak desteği sağlıyor. Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi, coğrafi tescilli Kabarcık Üzümü’nün anavatanı Bertiz bölgesinde başlatılan yeni uygulama kapsamında, üzüm bağlarında verim kaybına neden olan bağ güvesine karşı üreticilere feromon tuzak desteği sağlıyor. Büyükşehir Belediyesi ile Tarım ve Orman İl Müdürlüğü iş birliğinde yürütülen proje, Budaklı, Çobanlı ve Baydemirli mahallelerinde toplam 110 üreticiyi kapsıyor. Proje kapsamında dağıtılan feromon tuzaklarla, bağlara zarar veren salkım güvesinin kimyasal ilaç kullanılmadan, biyoteknik yöntemlerle kontrol altına alınması hedefleniyor. Böylece hem çevre dostu üretim teşvik ediliyor hem de Kabarcık Üzümü’nün doğal yapısı korunarak üretim hacminin artırılması amaçlanıyor. Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler ve Muhtarlıklar Dairesi Başkanlığı ile Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ekipleri, mahalleleri tek tek ziyaret ederek üreticilere feromon tuzaklarını dağıttı ve kullanımına ilişkin bilgilendirmelerde bulundu. Büyükşehir Belediyesi Tarım ve Hayvancılık Şube Müdürü Nuh Yılmaz, projeye ilişkin yaptığı açıklamada, Bertiz bölgesinde bağcılığın en önemli sorunlarından biri olan salkım güvesine karşı biyoteknik mücadele başlattıklarını belirtti. Yılmaz, "Bağlara zarar veren salkım güvesini zirai ilaç kullanmadan yok etmek istiyoruz. Bu kapsamda üreticilerimize yüzde 100 hibe olarak feromon tuzak desteğinde bulunuyoruz. İnşallah bu uygulamayla bağlardaki zararı minimize ederek üzüm hasat miktarını artırmayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı. Çobanlı Mahalle Muhtarı Ramazan Çam, "Mahallemizin geçim kaynağı üzüm bağcılığı. Ancak bağ güvesinin artırışından dolayı hasat miktarımız düşüyor, gelirimiz azalıyordu. Büyükşehir Belediyemiz ve Tarım İl Müdürlüğü iş birliğiyle hayata geçirilen proje kapsamında mahallemizdeki üreticilere feromon yayıcı çubuklar dağıtılıyor. Bunlar sayesinde inşallah bağ güvesi sayısında önemli azalış olacağını düşünüyorum. Ayrıca kimyasal bir ilaç olmadığı için hasat miktarımızı da düşürmeyecek. İnşallah bu yıl verimler daha artacak" dedi.
İzmir’in bağcılık mirası için yeni adım: Bağ Yolu tanıtıldı
01 Mayıs 2026 Cuma - 10:56 İzmir’in bağcılık mirası için yeni adım: Bağ Yolu tanıtıldı İzmir Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde hayata geçirilen ’İzmir Bağ Yolu’, İZFAŞ tarafından Fuar İzmir’de düzenlenen Olivtech-12. Zeytin, Zeytinyağı, Süt Ürünleri, Şarap ve Teknolojileri Fuarı’nda gerçekleştirilen programla tanıtıldı. Proje, İzmir’in köklü bağcılık kültürünü korumayı, görünür kılmayı ve sürdürülebilir turizm anlayışıyla geleceğe taşımayı hedefliyor. İzmir Bağ Yolu’nun temeli, Avrupa Konseyi Kültür Rotaları arasında yer alan Iter Vitis üyeliği ile atıldı. Bu üyelik sayesinde İzmir, bağcılık mirasını uluslararası ölçekte temsil eden kentler arasındaki yerini aldı. İzmir Bağ Yolu’nun tanıtım programına İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclisi Turizm ve Fuarlar Komisyonu Başkanı Seyhan Müşerref Kuralı, Anadolu Gastronomi Turizmi Derneği Başkan Yardımcısı Yalçın Güçer, Çeşme Belediye Başkan Yardımcısı Banu Ayhan, Menderes Belediye Başkan Yardımcısı Rüzgar Sönmez, Torbalı Belediye Başkan Yardımcısı Murat Gilgil, İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, SKAL İzmir Başkanı Aydın Tokbaş, İzmir Ticaret Odası Meclisi Konaklama Komitesi Başkanı Ahmet Kilimci, TÜRSAB Ege BTK Yönetim Kurulu üyeleri, firma ve sektör temsilcileri katıldı. "Bu hikayenin kendisi de biziz" Programın açılışında konuşan Anadolu Gastronomi Turizmi Derneği Başkan Yardımcısı Yalçın Güçer, İzmir’in gastronomi ve bağ turizmi potansiyeline dikkat çekti. Güçer, "Üzümün ve şarabın gen kaynağı olan bu coğrafyanın yeniden güçlü bir kültür rotasıyla temsil edilmesi büyük bir anlam taşıyor. Yaklaşık 15 yıl boyunca bu ölçekte bir yapılanma yoktu ancak kararlı bir çalışmayla kısa sürede Avrupa ölçeğinde en hızlı büyüyen ağlardan biri haline geldik. Bu rota, kültürel mirasımızı yalnızca anlatmakla kalmıyor, onu bir deneyime ve ekonomik değere dönüştüren bütüncül bir yaklaşım sunuyor. İzmir ise bu hikayenin en güçlü duraklarından biri. Bu potansiyelin ekonomik hayatın içinde yer alması gerekiyor. Çünkü bir rotanın anlam kazanabilmesi için hikayeleştirilmesi şart. Bu hikayeyi anlatanlar biziz; aslında bu hikayenin kendisi de biziz. Bu nedenle bu değeri birlikte üretmek, birlikte anlatmak ve kalıcı bir ekonomik karşılığa dönüştürmek zorundayız" dedi. Pozitif birlikteliğe dikkat çekti Iter Vitis Başkanı Emanuela Panke, gönderdiği video mesajda İzmir’de aktif ve dinamik bir bağcılık topluluğu olduğunu ifade ederek, pozitif ve motive olmuş birlikteliğin birçok destinasyonda olmadığını sözlerine ekledi. İzmir Bağ Yolu’nun da bu pozitif birlikteliğin bir kanıtı olarak başarılı olacağını belirten Panke, İzmir’in doğal güzelleri ve kaliteli turizm ürünleriyle daha iyi yerlere geleceğine inandığını ifade etti. "Bölgesel refahı destekliyor" İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay ise, "Oluşturduğumuz İzmir Bağ Rotası yerel üreticilerimizi destekleyen, kırsal kalkınmayı teşvik eden, kültürel mirasımızı koruyan ve ziyaretçilere özgün deneyimler sunan bütüncül bir model olarak öne çıkmakta. Bu rota sayesinde yalnızca şarap üretimi değil; gastronomi, kültür, turizm ve yerel ekonomi arasında güçlü bir bağ kurulmakta" dedi. İzmir’in bağcılık mirasının uluslararası platformlarla buluşacağını ifade eden Prof. Dr. Okyay, bağ evleri ve şaraphanelerden kültürel miras alanlarına, gastronomi duraklarından konaklama tesislerine kadar uzanan geniş bir ekosistem oluştuğunu, bu yapının yalnızca turizmi değil, aynı zamanda yerel kalkınmayı ve bölgesel refahı da desteklediğini dile getirdi. Ortak hareket çağrısı yaptı Kültürel mirasın korunması ve doğru anlatılmasının önemine dikkat çeken Prof. Dr. Okyay, "Bu çalışmaların uluslararası ölçekte nasıl karşılık bulduğunu gördükçe kendimizi nasıl anlattığımızın ne kadar belirleyici olduğunu daha iyi anlıyoruz. Bu süreç sizlerin katkılarıyla mümkün oluyor. Hepinize İzmir adına çok teşekkür ediyorum. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak süreci kolaylaştırmak için buradayız. Turizm Şube Müdürlüğümüz bu işe gönül verdi. Birçok farklı ağda, farklı destinasyonlarla birlikte çalışıyoruz. Birlikte çalışmak bu işin en önemli noktası. Burası Homeros’un memleketi, öyküler elbette bizim olacak. Bu öyküyü çok daha geliştireceğimizi biliyoruz. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak biz buradayız, birlikte yol almaya devam edelim. İlçe belediye başkanlarımız burada, sizler buradasınız. Bu birliktelikten çok daha güzel çalışmalar çıkacak" diyerek İzmir’in potansiyelinin ekonomik değere dönüştürülmesi için ortak hareket çağrısı yaptı. Ortak marka çatısı Turizm Şube Müdürlüğü Birim Şefi Sinem Soygül, İzmir Bağ Yolu hakkında bir sunum yaptı. Sunumda rotanın hedefleri, üyelik kriterleri ve gelecek dönem planları paylaşıldı. Program kapsamında İzmir Bağ Yolu’nda yer alan ilçelerin belediye başkanları ve başkan yardımcıları, kendi bölgelerinde yer alan işletmelere üyelik sertifikalarını sundu. Ayrıca Efes Tarlası Yaşam Köyü için Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel’e Iter Vitis Onursal Üyelik Sertifikası takdim edildi. Urla Bağ Yolu Derneği’nin de Iter Vitis üyelik sertifikasını Urla Bağ Yolu Derneği Başkanı Serpil Erdurak, Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan ile birlikte aldı. İzmir Bağ Yolu ile birlikte üreticiler, yerel yönetimler ve turizm paydaşları ortak bir marka çatısı altında buluşacak. Hazırlanacak tur paketleri, eğitim programları ve uluslararası iş birlikleri ile İzmir’in bağcılık mirası dünya sahnesine taşınacak. İzmir Bağ Yolu’nda 17 işletme, 1 onursal üye, 4 tane aday üye yer alıyor.
Kütahya’da trafiğe kayıtlı araç sayısı 286 bin 57’ye ulaştı
01 Mayıs 2026 Cuma - 09:57 Kütahya’da trafiğe kayıtlı araç sayısı 286 bin 57’ye ulaştı Kütahya’da trafiğe kayıtlı araç sayısı 286 bin 57’ye ulaştı. Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan 2026 yılı Mart ayı motorlu kara taşıtları verilerine göre Türkiye genelinde mart ayında 159 bin 931 adet taşıtın trafiğe kaydı yapılırken, Kütahya’da araç sayısının bir önceki aya göre yaklaşık bin adet artış göstermesi dikkat çekti. Şubat ayında 285 bin seviyelerinde olan toplam araç sayısının kısa sürede bu rakamı aşması, kentte motorlu taşıt kullanımının giderek yaygınlaştığını gösterdi. Kütahya’daki araç dağılımı incelendiğinde otomobillerin açık ara ilk sırada yer aldığı görüldü. Kentte 130 bin 351 adet otomobil bulunurken, bu sayı toplam araç varlığının önemli bir bölümünü oluşturdu. İkinci sırada 71 bin 986 adet ile motosikletler yer alırken, özellikle son yıllarda ekonomik ve pratik ulaşım aracı olarak motosiklet kullanımındaki artış dikkat çekiyor. Üçüncü sırada ise 38 bin 242 adet ile traktörler bulunuyor. Bu durum, Kütahya’nın tarımsal faaliyetlerinin de araç dağılımında belirleyici bir unsur olduğunu ortaya koyuyor. Veriler, şehirde sadece bireysel ulaşımın değil, aynı zamanda üretim ve kırsal faaliyetlerin de araç sayısına doğrudan etki ettiğini gösteriyor. Kamyonet, kamyon, minibüs ve otobüs gibi diğer araç türleri de toplam sayı içerisinde yer alıyor. Bölgesel karşılaştırmalarda ise Kütahya’nın komşu illerle benzer bir artış eğilimi gösterdiği görüldü. Manisa’da mart ayı itibarıyla trafiğe kayıtlı araç sayısı 854 bin 821’e ulaşırken, Afyonkarahisar’da bu rakam 329 bin 449 olarak açıklandı. Uşak’ta ise toplam araç sayısı 192 bin 151 olarak kayıtlara geçti. Kütahyalılılar, kentte araç sayısının artmasının zenginlik göstergesi olduğunu ifade ettiler.
TZOB Başkanı Bayraktar: "Nisan ayında üreticide 31 ürünün 10’unda fiyat artışı olurken, 12’sinde fiyat düşüşü görüldü"
01 Mayıs 2026 Cuma - 09:26 TZOB Başkanı Bayraktar: "Nisan ayında üreticide 31 ürünün 10’unda fiyat artışı olurken, 12’sinde fiyat düşüşü görüldü" Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, üretici market ile girdi fiyatlarında yaşanan değişimlere ilişkin, "Nisan ayında üreticide 31 ürünün 10’unda fiyat artışı olurken, 12’sinde fiyat düşüşü görüldü. 9 üründe ise fiyat değişimi olmadı" dedi. TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Nisan ayında üretici market fiyatlarındaki farklılıklarla, girdi maliyetlerinde yaşanan değişimleri değerlendirdi. Nisan ayında üretici ve market arasındaki fiyat farkının yüzde 393,7 ile en fazla elmada gerçekleştiğini belirten Bayraktar, elmadaki fiyat farkını yüzde 329,9 ile havuç, yüzde 245,3 ile yeşil soğan, yüzde 245,2 ile marul, yüzde 242,4 ile pırasanın takip ettiğini ifade etti. Ayrıca Bayraktar, kuru soğan ve patatesin depolarda azaldığını ve Çukurova’da yeni hasadın başladığını vurgulayarak, uzun süre yağan yağışlar nedeniyle patates ve soğanda çürümeler olduğunu sözlerine ekledi. "Nisan ayında üreticide 31 ürünün 10’unda fiyat artışı olurken 12’sinde fiyat düşüşü görüldü" Nisan ayında üretici ve market arasındaki fiyat farkı en fazla yüzde 393,7 ile elmada görüldüğünü belirten Bayraktar, "Elmadaki fiyat farkını yüzde 329,9 ile havuç, yüzde 245,3 ile yeşil soğan, yüzde 245,2 ile marul, yüzde 242,4 ile pırasa takip etti. Elma 4,9 kat, havuç 4,3 kat, yeşil soğan ve marul 3,5 kat, pırasa ise 3,4 kat fazlaya satıldı. Üreticide 18 lira 75 kuruş olan elma markette 92 lira 58 kuruşa, 11 lira olan havuç 47 lira 29 kuruşa,17 lira 64 kuruş olan yeşil soğan 60 lira 91 kuruşa, 23 lira 20 kuruş olan marul 80 lira 8 kuruşa, 13 lira 53 kuruş olan pırasa 46 lira 33 kuruşa satıldı. Nisan ayında fiyatı en fazla artan ürün markette yeşil soğan, üreticide kuru soğan olurken, fiyatı en fazla düşen ürün hem markette hem de üreticide patlıcan oldu. Nisan ayında markette 40 ürünün 18’inde fiyat artışı, 12’sinde ise fiyat azalışı görüldü. Nisan ayında markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 48,7 ile yeşil soğan oldu. Yeşil soğandaki fiyat artışını yüzde 29,9 ile ıspanak, yüzde 29,2 ile kuru soğan, yüzde 7,6 ile nohut ve yüzde 7,5 ile zeytinyağı takip etti. Markette fiyatı en fazla azalan ürün ise yüzde 74,3 ile patlıcan oldu. Patlıcandaki fiyat düşüşünü yüzde 53,7 ile salatalık, yüzde 39,7 ile sivri biber, yüzde 24,2 ile karnabahar ve yüzde 20,4 ile kabak izledi. Nisan ayında üreticide 31 ürünün 10’unda fiyat artışı olurken 12’sinde fiyat düşüşü görüldü. 9 üründe ise fiyat değişimi olmadı" ifadelerine yer verdi. "Kuru soğan ve patateste depolarda ürün azaldı" Üretici kısmında en fazla fiyat artışının yüzde 109,1 ile kuru soğanda görüldüğünü söyleyen Bayraktar, "Üreticide en çok fiyat düşüşü yüzde 64,7 ile patlıcanda görüldü. Patlıcandaki fiyat düşüşünü yüzde 61,1 ile sivri biber, yüzde 47,2 ile elma, yüzde 38,9 ile havuç ve yüzde 37,7 ile salatalık izledi. Üreticide en çok fiyat artışı yüzde 109,1 ile kuru soğanda görüldü. Kuru soğandaki fiyat artışını yüzde 42,4 ile beyaz lahana, yüzde 31 ile patates, yüzde 25,5 ile limon ve yüzde 21 ile karnabahar izledi. Kuru soğan ve patateste depolarda ürün azaldı ve Çukurova’da yeni hasat başladı. Uzun süre yağan yağışlar nedeniyle patates ve soğanda çürümeler olduğu tespit edilmiştir. Bu da rekoltenin düşmesine ve fiyatların artmasına neden oldu. Geçtiğimiz ay yaşanan aşırı yağışlar nedeniyle beyaz lahana, karnabahar ve ıspanakta arz azalmış, bu da fiyatların artmasına yol açmıştır. Limon fiyatları ise arzdaki azalış nedeniyle yükseldi. Hava şartlarının iyi gitmesi sebebiyle birim alandan alınan verim artmış, yaşanan bu arz artışı da patlıcan, sivri biber ve salatalık fiyatlarının düşmesine yol açtı. Elma ve havuçta ise talepte yaşanan azalma fiyatları düşürdü" dedi. "Nisan ayında Mart ayına göre besi yemi ve süt yemi yüzde 3,5 arttı" Gübre, besi yemi ve süt fiyatlarına ilişkin de açıklamalarda bulunan Bayraktar, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ziraat Odalarımız aracılığıyla girdi piyasalarından aldığımız fiyat verilerine göre; Nisan ayında, Mart ayına göre amonyum sülfat gübresi yüzde 24,1, amonyum nitrat gübresi yüzde 17,6, ÜRE gübresi yüzde 8,6, DAP gübresi yüzde 8,1, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 5,3 oranında artış gösterdi. Geçen yılın Nisan ayına göre son bir yılda amonyum sülfat gübresi yüzde 104,3, amonyum nitrat gübresi yüzde 84,2, üre gübresi yüzde 76,2, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 58,3, DAP gübresi yüzde 56,8 oranında arttı. Nisan ayında Mart ayına göre besi yemi ve süt yemi yüzde 3,5, son bir yılda besi yemi yüzde 37,7, süt yemi yüzde 34,6 oranında arttı. Elektrik fiyatları yıllık olarak yüzde 25,1 oranında artarken tarım ilacı fiyatları yüzde 27,8 oranında arttı. Nisan ayında mazot fiyatı aylık olarak yüzde 3,1 oranında azalırken, yıllık yüzde 57,6 oranında arttı."
Yalova OSB’de 112 Acil hizmeti başladı
30 Nisan 2026 Perşembe - 22:40 Yalova OSB’de 112 Acil hizmeti başladı Yalova Makine İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde Sağlık Bakanlığı’na bağlı Çiftlikköy 3 No’lu Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu hizmete girdi 4 doktor ve 8 sağlık personelinden oluşan 12 kişilik uzman kadrosuyla görev yapan istasyon, tam donanımlı ambulansları ile 7/24 hizmet vererek bölgedeki acil sağlık müdahale kapasitesini önemli ölçüde arttıracak. OSB yönetimi; insan sağlığını her zaman öncelikli gördüklerini vurgularken, sanayi bölgelerinde yaşanabilecek iş kazaları, trafik kazaları ve ani sağlık durumlarında hızlı müdahalenin hayati önem taşıdığına dikkat çekti. 7 gün 24 saat kesintisiz hizmet verecek şekilde konumlanan istasyonun, donanımlı ambulansları ve ileri tıbbi ekipmanlarıyla müdahale süresini en aza indirerek riskleri azaltacağı ifade edildi. Açıklamada ayrıca, güçlü bir sanayi altyapısının ancak sağlıklı ve güvende hisseden bir çalışma ortamıyla mümkün olabileceği belirtilirken, gerçekleştirilen bu yatırımın sosyal sorumluluk anlayışının somut bir yansıması olduğu vurgulandı. OSB, yalnızca üretim odaklı değil, aynı zamanda insan odaklı bir gelişim modeli benimsediğine dikkat çekti. Bu yatırımla yalnızca sanayi üretiminin sürdürülebilirliğine değil, aynı zamanda bölge halkının sağlık güvencesine de doğrudan katkı sağlanacak. OSB içerisinde konumlanan 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu; Taşköprü, Laledere, Kılıç, Dereköy, Kabaklı, Denizçalı, Ahmediye, İlyasköy, Çukurköy, Burhaniye, Sermayecik, Aktoprak, Çavuşköyü, Örencik ve Fevziye olmak üzere toplam 15 yerleşim yeri ile birlikte İstanbul-İzmir Otoyolu’nda bölgeye yakın noktalara da hizmet veriyor. Böylece, yalnızca OSB sınırları içinde değil, geniş bir coğrafyada yaşayan vatandaşlar için de hızlı ve etkin sağlık hizmetine erişim sağlanıyor. Yalova Makine İhtisas OSB yönetimi, insan sağlığını ve yaşam kalitesini önceleyen yatırımlarla bölgeye değer katmaya, sanayi ile toplum arasında güçlü bir bağ kurmaya kararlılıkla devam edeceklerini ifade etti.
Silifke’de sezonun ilk üzümü hasat edildi, kilosu 600 TL’den ihraç edildi
30 Nisan 2026 Perşembe - 22:25 Silifke’de sezonun ilk üzümü hasat edildi, kilosu 600 TL’den ihraç edildi Mersin’in Silifke ilçesinde sezonun ilk örtü altı üzüm hasadı gerçekleştirildi. Atakent Mahallesi’nde üretici Mustafa Sak’a ait 6 dönümlük seradan toplanan Yalova incisi cinsi üzümler, kilosu 600 liradan Ortadoğu ve Avrupa ülkelerine ihraç edildi. Silifke’de yılın ilk üzüm hasadı Atakent Mahallesi’nde yapıldı. Örtü altında yetiştirilen üzümlerin kesimine başlanırken üretici Mustafa Sak, sezonun bereketli geçmesini temenni etti. Hasat sırasında açıklamalarda bulunan Sak, "Silifke’de üzümde ilk hasadı gerçekleştirdik. Hayırlı, uğurlu ve bereketli olmasını diliyorum" dedi. 6 dönümlük serasında üretim yaptığını belirten Sak, yaklaşık 17 ton rekolte beklediklerini ifade ederek, "Örtü altı üzüm yetiştiriciliği yapıyorum. Bu yıl 6 dönümden 17 ton ürün bekliyoruz. Türkiye’de ilk hasat burada yapılıyor. Ürünlerimiz iç piyasanın yanı sıra Ortadoğu ve Avrupa ülkelerine gönderiliyor. Fiyatlardan memnunuz" diye konuştu. Ziraat Mühendisi Deniz Gürbüz ise turfanda üzüm üretiminde Mersin’in önemli bir merkez olduğunu belirterek, "Turfanda üzüm denildiğinde Silifke, Erdemli ve Mezitli ilçeleri öne çıkıyor. Önceleri küçük alanlarda yapılan üretim, bugün Mersin genelinde yaklaşık 2 bin 500 dönüme ulaştı. Yıllık üretim ise 8-10 bin ton civarında. Ürünler Rusya başta olmak üzere Arap ülkeleri ve kısmen Avrupa’ya ihraç ediliyor" dedi. Gürbüz, iç piyasada üreticiden 300-350 TL’ye çıkan üzümün tüketiciye 500-600 TL arasında ulaştığını, ihracatta ise kilogram fiyatının 600 TL’ye kadar çıktığını kaydetti. Öte yandan Silifke’de üzüm üretiminin özellikle Uzuncaburç Mahallesi ile Göksu Vadisi’ndeki Keben, Sabak, Karakaya, Kargıcak, Evkafçiftliği, Gündüzler ve Kepez mahallelerinde yoğun olarak yapıldığı bildirildi.
Silifke’de sezonun ilk üzümü hasat edildi, kilosu 600 TL’den ihraç edildi
30 Nisan 2026 Perşembe - 22:04 Silifke’de sezonun ilk üzümü hasat edildi, kilosu 600 TL’den ihraç edildi Mersin’in Silifke ilçesinde sezonun ilk örtü altı üzüm hasadı gerçekleştirildi. Atakent Mahallesi’nde üretici Mustafa Sak’a ait 6 dönümlük seradan toplanan Yalova incisi cinsi üzümler, kilosu 600 liradan Ortadoğu ve Avrupa ülkelerine ihraç edildi. Silifke’de yılın ilk üzüm hasadı Atakent Mahallesi’nde yapıldı. Örtü altında yetiştirilen üzümlerin kesimine başlanırken üretici Mustafa Sak, sezonun bereketli geçmesini temenni etti. Hasat sırasında açıklamalarda bulunan Sak, "Silifke’de üzümde ilk hasadı gerçekleştirdik. Hayırlı, uğurlu ve bereketli olmasını diliyorum" dedi. 6 dönümlük serasında üretim yaptığını belirten Sak, yaklaşık 17 ton rekolte beklediklerini ifade ederek, "Örtü altı üzüm yetiştiriciliği yapıyorum. Bu yıl 6 dönümden 17 ton ürün bekliyoruz. Türkiye’de ilk hasat burada yapılıyor. Ürünlerimiz iç piyasanın yanı sıra Ortadoğu ve Avrupa ülkelerine gönderiliyor. Fiyatlardan memnunuz" diye konuştu. Ziraat Mühendisi Deniz Gürbüz ise turfanda üzüm üretiminde Mersin’in önemli bir merkez olduğunu belirterek, "Turfanda üzüm denildiğinde Silifke, Erdemli ve Mezitli ilçeleri öne çıkıyor. Önceleri küçük alanlarda yapılan üretim, bugün Mersin genelinde yaklaşık 2 bin 500 dönüme ulaştı. Yıllık üretim ise 8-10 bin ton civarında. Ürünler Rusya başta olmak üzere Arap ülkeleri ve kısmen Avrupa’ya ihraç ediliyor" dedi. Gürbüz, fiyatlara da değinerek, iç piyasada üreticiden 300-350 TL’ye çıkan üzümün tüketiciye 500-600 TL arasında ulaştığını, ihracatta ise kilogram fiyatının 600 TL’ye kadar çıktığını kaydetti. Öte yandan Silifke’de üzüm üretiminin özellikle Uzuncaburç Mahallesi ile Göksu Vadisi’ndeki Keben, Sabak, Karakaya, Kargıcak, Evkafçiftliği, Gündüzler ve Kepez mahallelerinde yoğun olarak yapıldığı bildirildi.