EKONOMİ
Ticaret Bakanı Bolat: "Nisan ayında ihracat 25,4 milyar dolara yükseldi" 02 Mayıs 2026 Cumartesi - 17:01:47 Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Nisan ayında ihracat rakamlarının geçen yıla göre yüzde 22,3 artarak 25,5 milyar dolara yükseldiğini söyledi. Çeşitli programlara katılmak üzere Ordu’da bulunan Bakan Ömer Bolat, Ordu Üniversitesi Ceren Özdemir Konferans Salonu’nda düzenlenen 2026 yılı Nisan ayı dış ticaret verileri basın toplantısına katıldı. Burada yaptığı açıklamada Türkiye’nin dünyadaki enerji krizleri, sıcak savaşlar ve ekonomik durgunluk gibi faktörlere rağmen dirençli bir ekonomiye sahip olduğuna değinen Bakan Bolat, son 22 çeyrektir, 2020 yılının ikinci çeyreğinden sonra Türkiye’nin sürekli büyüyen bir üretim ve ekonomik güce sahip olduğuna değindi. "İşsizlik oranı son 38 ayın en düşüğü" Türkiye’nin 2025 yılı sonu itibarıyla dünyanın 16. büyük ekonomisi büyüklüğüne ulaştığına dikkat çeken Bolat, "2002’de dünyada 21. sıradaydı ve Avrupa’nın da 6. büyük ekonomisi konumuna ulaştık. Toplam milli gelirimiz 1,6 trilyon dolara, kişi başı milli gelirimiz de 18 bin 40 dolara yükseldi. Mart ayı verileri açıklandı, yüzde 8,1 işsizlik oranı; son 38 ayın en düşük oranları ve son 38 aydır tek hanede seyrediliyor. İstihdam rakamımız 32 milyon 425 bin civarında. İşsizlik rakamımız da 2 milyon 830 bin civarında, 3 milyonun altını seyretmektedir" dedi. "Nisan ayında ihracat rakamı yüzde 22,3 arttı" Nisan ayında ihracatın geçen yılın aynı ayına göre yüzde 22,3 artarak 25,4 milyar dolara yükseldiğini ifade eden Bakan Bolat, "Nisan ihracat artışları, hem oran olarak hem mutlak değer olarak son 53 ayın Kasım 2021’den bu yana en fazla ihracat artışı sağlanan ay oldu. Ve Nisan ayı itibarıyla yıllıklandırılmış son 12 ayda 275,8 milyar dolara ulaşarak 276 milyar dolara yaklaşmış olduk, bu da bir rekordu. Mal ve hizmet ihracat toplamımız Nisan itibarıyla yıllık bazda 398 milyar dolara yükseldi. Emtialardaki ocak ve şubat ayındaki müthiş artışlara rağmen ve enerji krizine rağmen, enerji maliyetlerindeki büyük artışlara rağmen, yanı başımızdaki yaklaşık 12 ülkeyi olumsuz etkileyen Körfez Savaşı’na rağmen ihracatta, ihracatçılarımızın ve bakanlığımızın yoğun çalışmaları ile elde edilen Nisan ayı sonuçları hamdolsun yüz güldüren sonuçlar olarak tarihe geçti. Nisan ayının ihracat rakamı 25,4 milyar dolar olarak gerçekleştirildi. Aralık ayındaki 26,3 milyar dolardan sonra en büyük artış. Bu artışımız yüzde 22,3. Geçen yıl Nisan ayında 20 milyar 800 milyon dolar olan ihracatın 25,4 milyar dolar olmasıyla nette 4,6 milyar dolar artış sağladık, bu büyük bir rakam" şeklinde konuştu. Programa Ordu Valisi Muammer Erol, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, Ordu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Orhan Baş, siyasi parti temsilcileri ve ilgililer katıldı.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 16:01 Olivtech Fuarı’nda Ege’nin gastronomik mirası keşfe çıkıyor İzmir’de düzenlenen Gurme İzmir Olivtech Fuarı, Ege’nin zengin gastronomik mirasını keşfetmek isteyenleri bir araya getiriyor. Yerel yönetimler, üreticiler ve uzmanların katıldığı panellerde, kaliteli üretimden sürdürülebilirliğe kadar pek çok başlık ele alınırken, Mutfak Atölyesi’nde Ege mutfağının özgün tatları şefler tarafından benzersiz tariflerle sunuluyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen fuar, ortaya çıkardığı ticari hacmin yanı sıra birbirinden farklı konuların ele alındığı geniş programıyla sektördeki güncel başlıkları ele alıyor. Fuar kapsamında düzenlenen ve yerel yönetim, kamu ile kooperatif temsilcilerini bir araya getiren, "Zeytinin Yolculuğu: Kalite, Verim ve Gelecek" başlıklı panelin moderatörlüğünü, İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür üstlendi. Bademli Kooperatif Başkanı Hurşit Nallı, Gödence Kooperatif Başkanı Çağatay Özcan Kokulu ile Tarım ve Orman Bakanlığı Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nden Dr. Ayla Mumcu konuşmacı olarak yer aldı. Zeyin Konseyi kuruldu Bülent Üngür, zeytinciliğin İzmir için stratejik bir üretim alanı olduğuna dikkat çekerek, "Zeytin sadece bir tarım ürünü değil, bu coğrafyanın kültürü, ekonomisi ve geleceği. Biz İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak üreticiyi güçlendiren, kooperatifleri destekleyen ve yerel kalkınmayı önceleyen bir anlayışla hareket ediyoruz. Kooperatiflerimizin daha güçlü hale gelmesi, üretimin sürdürülebilirliği açısından kritik önemde. Başkanımız Dr. Cemil Tugay’ın öncülüğünde gerçekleştirdiğimiz Zeytin Konseyi’nde, İzmir’in ve Türkiye’nin zeytinyağı ihracatında güçlü bir konumda olduğu, ancak asıl hedefin katma değerli üretimi artırmak ve markalaşmak olduğu net şekilde ortaya kondu. En önemli başlıklardan biri de sektör genelinde kalite standardizasyonunun sağlanması" dedi. Büyükşehir’den tarıma dev destek İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak sağlanan tarımsal destekler ve kooperatiflerden yapılan alımlara da dikkat çeken Üngür, "İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi olarak 2026 yılında tarıma ayırdığımız destekler 1,4 milyar TL’yi buluyor. Bununla da yetinmedik; üretim, hastalık ve zararlılarla mücadele ile sulama desteklerinin yanı sıra İZTARIM tarafından bu yıl 22’ncisi açılan İZMAR şubeleri aracılığıyla 2025 yılında doğrudan kooperatiflerden yaklaşık 694 milyon TL’lik alım gerçekleştirildi" diye konuştu. "İzmir Büyükşehir Belediyesi tarımda adeta bir bakanlık gibi çalışıyor" Gödence Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Çağatay Özcan Kokulu, "Gödence’de, tarımsal amaçlı kooperatiflerin yerel yönetimlerle birlikte hareket etmesinin ne kadar önemli olduğunu bizzat deneyimledik. İzmir Büyükşehir Belediyesi, bu noktada adeta bir bakanlık gibi çalışıyor. Üreticiye dokunan, sahayı bilen ve çözüm üreten bir yaklaşım sergiliyor. Zeytinin anavatanı Türkiye’dir ve özellikle Kuzey Ege, Edremit bölgesi bu anlamda çok özel bir yere sahiptir. Bu değeri koruyarak geleceğe taşımak hepimizin sorumluluğu" dedi. "Hasat, kaliteyi belirleyen en kritik aşama" Tarım ve Orman Bakanlığı Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nden Dr. Ayla Mumcu, zeytinyağında kaliteyi belirleyen en önemli unsurların başında hasadın geldiğini vurgulayarak, "Zeytin kesinlikle yere düşmeden, mümkün olduğunca elle hasat edilmeli. Hasadın erken ya da geç yapılması da doğrudan kaliteyi etkiler. Bu nedenle doğru zamanda hasat, büyük önem taşıyor. Zeytin ve zeytinyağında taklit ve tağşişe karşı güçlü bir altyapıya sahibiz. Tüm bu süreçlerin doğru yönetilmesi kaliteyi güvence altına alıyor" ifadelerini kullandı. "İmalat süreçleri de en az üretim kadar önemli" Bademli Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Hurşit Nallı, zeytin ve zeytinyağı üretiminde yalnızca bahçe bakımının yeterli olmadığını vurgulayarak, "Bir üreticinin sadece bahçesindeki iyi bakım artık yeterli değil, imalat süreçleri de en az üretim kadar önemli. Zeytinyağında kaliteyi yükseltmek için tüm zincirin doğru yönetilmesi gerekiyor" dedi. "Bu yapı Türkiye’ye örnek olmalı" "Süt ve Peynir Üretiminde Değer Zinciri" başlıklı panelin moderatörlüğünü, Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Harun Raşit Uysal yaptı. Uysal, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin üretici kooperatiflerine verdiği desteğin altını çizerek, bunun ekonomik değerinin yanı sıra aynı zamanda gıda güvenliği açısından da kritik olduğunu belirtti. Uysal, "İzmir’de belediye ve kooperatif iş birliğiyle uzun yıllardır uygulanan süt dağıtım projeleri hem üreticiyi güçlendirdi hem de toplumun sağlıklı ve güvenilir gıdaya erişimini artırdı. Bu yapı doğru bir yapı ve tüm ülkeye örnek olmalı" dedi. "Kaliteli ürünün temeli kaliteli hammadde" Panelde konuşan Ulusal Süt Konseyi Yönetim Kurulu Üyesi ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aslı Akpınar, değer zincirinin çiftlikte başladığını vurgulayarak, kaliteli ürünün temelinin kaliteli hammadde olduğunu belirtti. "Üreticinin olmadığı yerde tüketiciden bahsedemeyiz" Tire Süt Kooperatifi Genel Müdür Yardımcısı Fatih Karataş ise değer zincirinin üreticiyle başladığını vurgulayarak, "Üreticinin olmadığı yerde tüketiciden bahsedemeyiz. Planlı üretim ve sürecin doğru yönetilmesi bu işin temeli. İzmir’de ortaya çıkan model Türkiye için önemli bir örnek; belediyeler kooperatiflere sahip çıktığında üretici, kooperatif ve yerel yönetim aynı hedefte buluşuyor ve bu da sahada karşılığını buluyor" dedi. Belediyelerin ve kooperatiflerin kurduğu market yapısına da değinen Karataş, ürünlerin doğrudan tüketiciye ulaştığını belirterek, "Aracısız yapı hem üreticiye hem tüketiciye katkı sağlıyor. İnsanlar doğduğu topraklarda üretmek ve yaşamak istiyor. Bu modeli güçlendirdikçe üretim de refah da artacak" diye konuştu. "Değer zinciri bütüncül bir yapı ile ele alınmalı" Pınar Süt İmalat Müdürü Hüseyin Önel ise süt ve süt ürünlerinde değer zincirini süt temininden lojistiğe, işleme süreçlerinden ambalajlamaya ve dağıtıma kadar bütüncül bir yapı içinde ele aldıklarını belirterek, sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve katma değerli ürünlerin sektörün geleceğini şekillendirdiğini ifade etti. Fonksiyonel ve yüksek proteinli ürünlere talebin arttığını belirten Önel, bu doğrultuda geliştirdikleri yeni ürünlerle hem farklılaştıklarını hem de katma değer oluşturduklarını söledi. Bağdan şişeye kalite yolculuğu konuşuldu "Bağdan Şişeye: Terroir, Teknoloji ve Trendler" başlıklı bir diğer oturumunun moderatörlüğünü ise Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Altındişli üstlendi. Ege Üniversitesi Ege Meslek Yüksekokulu Gıda Teknolojisi Programı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ufuk Yücel, Usca Bağcılık ve Şarapçılık Kurucusu ve Urla Bağ Yolu Derneği Başkanı Serpil Erdurak ile Danışman Önolog Işık Gülçubuk konuşmacı olarak yer aldı. Panelde, kaliteli şarabın temelinin bağda atıldığı ve terroirin belirleyici rolü vurgulanırken, Türkiye’nin zengin üzüm çeşitliliğinin korunmasının önemi, iklim şartlarının üretime etkisi ve gıda teknolojisinin üzümden şaraba uzanan süreçte kaliteyi belirleyen temel unsurlardan biri olduğu ifade edildi. Mutfak Atölyesi’nde Ege lezzetleri ziyaretçi ile buluşuyor Fuar kapsamında düzenlenen Mutfak Atölyesi, Ege mutfağının özgün tatlarını ziyaretçilerle buluşturuyor. Türk mutfağının önemli temsilcilerinden Şef Özlem Mekik moderatörlüğünde gerçekleştirilen atölyede, alanında uzman isimler özel reçetelerini paylaşıyor. DoubleTree by Hilton Executive Chef’i İlhami Dinç, Dokuz Eylül Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Turgay Bucak ve öğrencileri ile birlikte, Ege’nin zengin bitki çeşitliliğini benzersiz bir tarifle yorumladı. Atölyede hazırlanan "Çağla bademli ballı Ege otları harmanı", bölgenin doğallığını ve lezzet mirasını yansıtan özel bir sunum olarak öne çıkarken katılımcılardan büyük beğeni kazandı.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 15:36 GSO Başkanı Adnan Ünverdi nisan ayı ihracat rakamlarını değerlendirdi Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, nisan ayında Gaziantep’ten geçen yılın aynı ayına göre yüzde 25,4 oranında artışla 967 milyon 492 bin dolarlık ihracat gerçekleştirildiğini kaydetti. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından açıklanan nisan ayı ihracat rakamlarını değerlendiren Ünverdi, Gaziantep’ten ocak-nisan döneminde ise geçen yılın aynı dönemine göre 3,9 oranında artışla 3 milyar 371 milyon 280 bin dolar ihracat yapıldığını belirtti. Gaziantep’in hem aylık hem dönem bazında 6’ncı sırada yer aldığını dile getiren Ünverdi, "Böylesi bir dönmede azim ve kararlılıkla çaba gösteren üreticilerimize, sanayicilerimize, ihracatçılarımıza ve tüm çalışanlarımıza gönülden teşekkür ediyorum. Büyük bir özveriyle ellerinden gelenin de daha fazlasını yapmak için çaba gösteriyorlar" ifadelerini kullandı. Hem iç hem dış piyasa şartları sebebiyle üreticilerin zorlu bir süreçten geçtiğine işaret eden Ünverdi, "Para sıkılaşma ile birlikte enflasyonla mücadele sürecinde; finansman maliyetleri, faizin yüksek seyretmesi, banka kredilerine ulaşımın güçleşmesi reel sektörün direncini kırmıştır. Bu süreçte en fazla yükü çeken sanayicilerimiz olmuştur. İç piyasada nakit akışının durmasının yanı sıra sadece ülkemizde değil savaşla birlikte hammadde, enerji, nakliye ve tüm girdi maliyetlerindeki artışlar dış pazardaki rekabet gücümüzü olumsuz etkilemiştir. Dezenflasyon sürecinde önemli mesafeler katedildi fakat, küresel gelişmelerin sürece yansımaları ile sanayici üzerindeki baskı daha da artmıştır" ifadelerini kullandı. Politika faizinde yapılan indirimlerin umut verdiği bir dönemde İran geriliminin artmasıyla birlikte faizin nisan ayında stabil bırakıldığını hatırlatan Ünverdi, "Ticari krediler zaten politika faizinin çok üzerinde seyrediyor. Bu doğrultuda zaman uzadıkça sanayiciler olarak gücümüz azalıyor. Biz şartlar ne olursa olsun mücadelemizi devam ediyoruz fakat, reel sektörü rahatlatacak, üretim, ihracat ve istihdamımızı koruyacak tedbirlerin alınmasını istiyoruz. Pandemi ve savaşın etkileri ile birlikte depremi yaşamış bir kent olarak, şehrimiz ve bölge sanayimize can suyu olacak ve ayakta kalmasını sağlayacak özel teşvik uygulamaları bekliyoruz. Mart ayında yapılan yeni düzenleme ile deprem bölgesine tanınan kredi büyüme sınırı muafiyetleri sona erdirilmiştir. Bölge şartları göz önünde bulundurularak kredi büyüme muafiyetlerinin en azından bölgesel riskler azalıncaya kadar yeniden uygulanmaya alınmasını veya kademeli bir geçiş sürecine bağlanmasını çok önemli buluyoruz. Tabii ki devletimiz tarafından açıklanan yeni yatırım ve destek programları bu süreçte çok önemlidir ve bunlar devam etmelidir. Biz ülkemizin gücüne inanıyoruz. Nisan ayı ihracat rakamlarındaki artışın da şehrimiz ve ülkemiz adına devam etmesini ümit ediyor ve reel sektör olarak düzlüğe çıkmak için elimizden gelen çabayı gösteriyoruz" ifadelerine yer verdi.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 15:25 Manisalı sağlıkçı genç kangal yetiştiricisi oldu Manisa’nın Köprübaşı ilçesine bağlı Kıranşeyh Mahallesi’nde yaşayan 23 yaşındaki fizyoterapist Hasan Yılmaz, aileden gelen tarım ve hayvancılık geleneğini yenilikçi projelerle büyütüyor. Uzun yıllardır tarım ve hayvancılıkla uğraşan aile çiftliğinde üretime yeni bir soluk getiren Yılmaz, Manisa’da bir ilke imza atarak Sivas Kangalı üretimine başladı. Zeytincilik başta olmak üzere tarımsal üretimin sürdürüldüğü aile çiftliğinde küçükbaş hayvancılık da yapan Yılmaz ailesi, daha önce de bölgede ilklerden biri olarak De France koyunu yetiştiriciliğine başlamıştı. Geleneksel üretim modellerini modern girişimlerle geliştirmeyi hedefleyen Hasan Yılmaz, şimdi de Türkiye’nin en değerli yerli ırklarından biri olarak bilinen Sivas Kangalı üzerine yatırım yaptı. Kangal köpeklerine olan ilgisinin uzun yıllara dayandığını belirten Yılmaz, kapsamlı araştırma ve hazırlık sürecinin ardından üretime başladıklarını söyledi. İlk yavruların dünyaya geldiğini ifade eden Yılmaz, çiftlikte şu anda 30 günlük yavrular bulunduğunu ve yoğun ilgi gördüklerini dile getirdi. Kangal köpeklerinin sürü koruma kabiliyeti, güçlü içgüdüleri, sadakati ve dayanıklılığıyla öne çıktığını vurgulayan Yılmaz, bu ırkın bölgedeki hayvancılık faaliyetlerine önemli katkı sağlayabileceğini belirtti. Yılda iki kez yavrulayabilen kangalların üretim potansiyeliyle de dikkat çektiğini ifade eden genç girişimci, amaçlarının bu ırkı Manisa ve çevresinde yaygınlaştırmak olduğunu kaydetti. Genç yaşta kırsal üretime yönelmesiyle dikkat çeken Hasan Yılmaz, fizyoterapist kimliğinin yanı sıra girişimci yönüyle de örnek oluyor. Geleneksel tarımı yenilikçi üretim anlayışıyla buluşturduklarını belirten Yılmaz, "Hem çiftliğimizi geliştirmek hem de bölgemize yeni bir değer kazandırmak istiyoruz. Kangal yetiştiriciliği konusunda Manisa’da öncü olmayı hedefliyoruz" dedi. Kangal sahiplenmek ya da bu ırk hakkında bilgi almak isteyenleri çiftliklerine davet eden Yılmaz, projeyi büyüterek bölgesel ölçekte örnek bir üretim modeli oluşturmayı hedeflediklerini söyledi. Köprübaşı’nda genç bir girişimcinin öncülüğünde başlayan bu çalışma, hem hayvancılık sektörü hem de kırsal kalkınma açısından dikkat çeken bir adım olarak değerlendiriliyor.
ALTSO Başkanı Erdem: "Vergi affı ile borçlar yapılandırılmalı, finansmana erişim kolaylaşmalı"
30 Nisan 2026 Perşembe - 21:12 ALTSO Başkanı Erdem: "Vergi affı ile borçlar yapılandırılmalı, finansmana erişim kolaylaşmalı" Alanya Ticaret ve Sanayi Odası (ALTSO) Başkanı Eray Erdem, yerel ve küresel gelişmelerin etkisiyle son yıllarda ciddi bir daralma ve mali baskı altında kalan turizm sektörü için finansman, vergi ve mevzuat alanlarında acil düzenleme çağrısı yaptı. Geçtiğimiz günlerde ALTSO Meclis Toplantısı’na katılan Antalya Vergi Dairesi Başkanı İlhan Karayılan ile de sektörün bu taleplerini paylaştıklarını belirten Erdem, turizmin Türkiye ekonomisi için stratejik önemine dikkat çekti. Turizm sektörünün doğrudan döviz girdisi sağlayan bir alan olduğunu belirten Erdem, "Turizmciler fiilen hizmet ihracatı yapıyor. Ülkemize döviz kazandıran bu sektörün, ihracatçı statüsünde değerlendirilmesi gerekiyor. Bu sayede turizmciler Eximbank kredileri, vergi avantajları ve teşviklerden yararlanabilir" diye konuştu. Rekabet gücünün artırılması için bu adımın kritik olduğunu söyleyen Erdem, buna ilave olarak Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in, "İhracat ve üretimi desteklemek amacıyla kurumlar vergisinde, normal ihracatçılar için kurumlar vergisinin yüzde 25’ten yüzde 14’e indirileceğini, üretici ihracatçılarda ise oranın yüzde 9’a kadar düşeceği" yönündeki açıklamasına atıfta bulunarak, "Turizmcilerin de ihracatçı sayılarak bu haklardan yararlandırılmasını talep ettiklerini" dedi. "Vergi affı ile borçlar yapılandırılmalı, finansmana erişim kolaylaşmalı" Pandemi sonrasında toparlanma sürecinde artan maliyetler ve düşen kârlılık nedeniyle birçok işletmenin borç yükü altında olduğunu belirten Erdem, turizm sektörüne özel borç yapılandırma paketleri hazırlanması gerektiğini dile getirdi. Sektörün vergi affı beklentisi de olduğuna da işaret eden Erdem, ayrıca bu yıl uygulamaya giren "Yeni Yangın Yönetmeliği" gibi benzer uygulamalar nedeniyle uygun faizli ve uzun vadeli kredi imkânlarının sağlanmasının sektöre nefes aldıracağını söyledi. Erdem, aksi halde küçük ve orta ölçekli işletmelerin ayakta kalmakta zorlanacağını ifade etti. "KDV uygulamalarındaki çelişkiler giderilmeli" Bölgenin ağırlıklı olarak konaklama, yeme-içme işletmelerinden oluştuğuna dikkat çeken ALTSO Başkanı, "Turizm işletmeleri satın aldıkları alkollü içeceklerde ödedikleri yüzde 20 KDV’yi mahsup edemiyor. Bu durum da işletmeler üzerinde çifte yük oluşturuyor. Genel giderden düşen bu masrafın KDV üzerinden mahsup edilmemesi genel vergi uygulamalarına da uygun bir yöntem değil" dedi. Bununla beraber bölgede ve turizm merkezlerinde hizmet üretildiğini, genellikle konaklama ve yeme-içme işletmelerinin bulunduğunu yineleyen Başkan Erdem, "Gıda alışlarında da yüzde 1 olan KDV girdi maliyetlerimiz satışta yüzde 10 olarak değerlendiriliyor. Turizmci zaten ağır yük altında. Bu yüzde 9’luk KDV farkı da yine işletmelerimizin üzerinde artı bir yük olarak kalıyor" diyerek bu gibi uygulamaların yatırımcı lehine düzeltilmesi gerektiğini belirtti. "Cirodan vergi alınmamalı" Artan maliyetler ve kur baskısı nedeniyle sektörde kârlılığın düştüğünü ancak vergi yükünün artarak devam ettiğini ifade eden Erdem, ciro üzerinden alınan vergilerin işletmeleri zorladığını kaydetti. Erdem, "Kazanç üzerinden vergi alınması gerekirken, ciro (hasılat) üzerinden alınan yükler özellikle düşük marjla çalışan turizmcileri ciddi şekilde etkiliyor. Örneğin konaklama ve yeme içme tesislerinde yüzde 2 oranında Konaklama Vergisi ile binde 5 oranında Turizm Katkı payı ciro üzerinden hesaplanıyor. Bu oran çok düşük karlarla çalışan işletmelerde büyük gelir kayıplarına sebep oluyor. Hasılat bir kazanç olarak görülmemeli. Hasılattan alınan vergilerin rakamları küçük gibi görünse de kazanca yansıdığı zaman çok büyük çarpan etkisi oluşturuyor. Verginin sadece kazanç üzerinden alınması gerekir. Bu rakamları milyonlarla hesapladığımız zaman çok ağır bir yük ile karşı karşıya kalıyoruz. Vergide asıl olan elde edilen kazanç üzerinden alınmasıdır. Ciro üzerinden alınan verginin kaldırılmasını talep ediyoruz" dedi. "Ecrimisil harçları YDO ve Tüfe’ye göre çok fahiş artıyor" ALTSO Başkanı ayrıca ecrimisil nedeniyle alınan yüksek harç oranlarına da dikkat çektiği açıklamasında, "2026 yeniden değerlendirme oranı yüzde 25,49, son açıklanan enflasyon oranı ise 32,82 iken Ecrimisil harçlarının bu oranlara göre fahiş oranda artması da turizmci için büyük bir yüktür. Bir yandan devlet desteği bekleyen turizmciye kira artış oranlarının neredeyse 7-8 katı oranında artışla karşı karşıya bırakılması zor günler geçiren sektörün belini büküyor. Artışların açıklanan yeniden değerlendirme ve enflasyon oranlarını aşmaması gerektiğini düşünüyoruz" ifadelerine yer verdi. Başkan Erdem, turizm sektörünün sürdürülebilirliği için atılacak adımların yalnızca işletmeleri değil, bölge ekonomisini ve istihdamı da doğrudan etkileyeceğini belirterek, "Turizm, Türkiye’nin en önemli döviz kaynaklarından biridir. Bu sektörü güçlendirmek, ülke ekonomisini güçlendirmektir" çağrısı yaptı.
Edirne İstanbul’a komşu oluyor, Vali Sezer test sürüşüne katıldı
30 Nisan 2026 Perşembe - 20:53 Edirne İstanbul’a komşu oluyor, Vali Sezer test sürüşüne katıldı Edirne Valisi Yunus Sezer, Türkiye’nin Avrupa ile olan demir yolu ulaşımını modern standartlara taşıyacak Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Projesi’nin ilk etabı çerçevesinde yer alan Çerkezköy-Kapıkule hattında test sürüşlerine katılarak çalışmaları yerinde inceledi. Türkiye’nin Avrupa ile demir yolu bağlantısını modern standartlara taşıyacak Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Projesi kapsamında yürütülen çalışmalarda sona gelindi. Projenin ilk etabı olan Çerkezköy-Kapıkule hattı üzerinde devam eden test sürüşlerine katılan Vali Sezer, Edirne Merkez Tren Garı’nda yetkililerden bilgi aldı. Vali Sezer, açıklamasının ardından saatte 200-220 kilometre hızla hareket eden trene binerek test sürüşüne katıldı ve Tekirdağ’ın Çerkezköy ilçesine gidip kente döndü. Edirne Tren Garı’nda gazetecilere açıklamalarda bulunarak süreç hakkında bilgi veren Vali Sezer, Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Hattı projesinin Çerkezköy-Edirne etabında başlayan hız testi sürüşlerinin, 3 hafta boyunca devam edeceğini söyledi. 2019 yılında yapımına başlanan projede sona yaklaşıldığını belirten Vali Sezer, 155 kilometrelik Edirne etabının Mayıs ayı sonu itibarıyla geçici kabul aşamasına geleceğini ifade etti. Geçtiğimiz günlerde başlayan test sürüşlerinin hızla devam ettiğini vurgulayan Sezer, sürecin yaklaşık 3 hafta süreceğini ve ardından sertifikasyon aşamasına geçileceğini aktardı. Vali Sezer, projenin Türkiye açısından stratejik önemine dikkat çekerek, "Proje tamamlandığında hem hızlı tren ulaşımı hem de yük taşımacılığı açısından hat kapasitesinin artması ve hızın yükselmesiyle önemli bir kazanım elde edilecek" dedi. Test sürecine ilişkin de bilgi veren Sezer, hız denemelerinin kademeli olarak artırıldığını belirterek, "2026 yılı başından bu yana sinyalizasyon ve enerji testleri yapılıyor. Üç gün önce hız testlerine başlandı. İlk etapta 80 kilometre hızla başlayan testler, kademeli olarak artırılıyor. Dün 200 kilometre hızla Çerkezköy’e kadar ulaşıldı. Önümüzdeki süreçte menzil testleri gerçekleştirilecek ve ardından sertifikasyon aşamasına geçilecek" ifadelerine yer verdi. Projenin uluslararası bağlantı açısından önemine vurgu yapan Sezer, hattın tamamlanmasıyla İstanbul-Edirne arasındaki ulaşımın hızlanacağını, aynı zamanda Türkiye’nin Bulgaristan ve Avrupa ile demir yolu bağlantısının güçleneceğini ifade etti. Hattın Edirne’nin İstanbul ile bağlantısını güçlendirmenin yanı sıra Türkiye’nin Sofya ve Avrupa ile entegrasyonunu da artıracağına dikkat çeken Sezer, "Hem yolcu taşımacılığında süre ciddi şekilde kısalacak hem de yük taşımacılığında önemli katkılar sağlanacak" diye konuştu. Vali Sezer, "Cumhurbaşkanı’mıza, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımıza, TCDD’ye proje için şükranlarımızı iletiyoruz. Gar bina inşaatları da hızla ilerliyor, Kapıkule Gar inşaatı bitti. Edirne Gar inşaatı da bitmek üzere. Gar binası inşaatı sonrası Edirne hattı tamamlanmış olacak. Mayıs ayı sonunda kabul aşamasına gelinerek firma tarafından TCDD’ye teslim edilecek" ifadelerine yer verdi. Edirne Gar binasında da sona gelindiğini aktaran Vali Sezer, şuanda yüzde 99 oranında olduğunu ve 1-2 ay içerisinde bitirilmesinin planlandığını ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, işçi ve işveren temsilcilerini kabul etti
30 Nisan 2026 Perşembe - 18:00 Cumhurbaşkanı Erdoğan, işçi ve işveren temsilcilerini kabul etti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla işçi, memur ve işveren temsilcileriyle Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen programda işçi, memur ve işveren temsilcilerini kabul etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla yaptığı konuşmada, katılımcılarla bir araya gelmekten dolayı memnuniyet duyduğunu ifade ederek, "Sizlerin şahsında tüm işçi kardeşlerimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü tebrik ediyorum" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, iş hayatına kendisinin de işçi unvanıyla başladığını da sözlerine ekleyerek, bu yüzden dolayı 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kendi bayramı olarak gördüğünü de ifade etti. "23 yılı geride bırakan iktidarlarımız boyunca daima işçi kardeşlerimizin ve onların temsilcilerinin yanında olduk" Gerek şahsının gerekse AK Parti hükümetinin emeğe ve emeğin hak ettiği karşılığı almasına verdiği önemi en iyi işçilerin bildiğini söyleyen Erdoğan, "23 yılı geride bırakan iktidarlarımız boyunca daima işçi kardeşlerimizin ve onların temsilcilerinin yanında olduk. Yıllarca istismar edilen, yıllarca hükümetlerin göz ardı, kulak arkası ettiği hususları sizlerle el birliği ve gönül birliği içinde hayata geçirdik. Sendikal hakları genişlettik. Örgütlenmenin önündeki engelleri kaldırdık. Toplu sözleşme sistemini güçlendirdik. Çalışanlarımızın pazarlık gücünü artırdık. İş sağlığı ve güvenliği alanındaki tarihi düzenlemeleri devreye aldık. Kamu görevlilerimize toplu sözleşme hakkı tanıdık. Kadınların, engellilerin ve diğer hassas kesimlerin çalışma hayatındaki hak ve özgürlüklerini güçlendirdik. Tüm bunları yaparken hiçbir zaman tek taraflı hareket etmedik. Her zaman sizlerle yani çalışanlarımızın temsilcileriyle istişare ettik. Sendikalarımızla, konfederasyonlarımızla ve meslek kuruluşlarımızla birlikte yürüdük. Yine bu süreçte hangi sebeple olursa olsun işçi kardeşlerimizin hakkının yenilmesine rıza göstermedik. En son bir firmadan alacaklarını tahsil edemedikleri için eylem yapan madenci kardeşlerimizin sorunlarının çözülmesini sağladık" diye konuştu. "Ülkesi ve milleti için katma değer üreten işçilerimizin hakkının yenilmesine asla müsaade etmeyiz" İşçinin, emekçinin ve çalışanların aleyhine hiçbir adım atmayacaklarını dile getiren Erdoğan, "Bu ülkeyi gerçek anlamıyla vatan kılan sizin alın terinizdir. Fabrikada üreten, tarlada çalışan, atölyede emek veren, ofiste alın teri döken her bir kardeşimin emeği bu ülkenin yükselişinin temelidir. Siz ve sizin gibi emeğiyle geçinen, ülkesi ve milleti için katma değer üreten işçilerimizin hakkının yenilmesine asla müsaade etmeyiz. Bizim vizyonumuz nettir" dedi. "İnsanı merkeze alan, emeği yücelten ve sosyal adaleti güçlendiren bir çalışma hayatının Türkiye’de egemen olmasını arzu ediyoruz" Başkan Erdoğan, insanı merkeze alan, emeği yücelten ve sosyal adaleti güçlendiren bir çalışma hayatının Türkiye’de egemen olmasını arzu ettiklerinin altını çizerek, sözlerine şöyle devam etti: "Sendikalarımızı da bu önemli hedefe giden yolda yol arkadaşlarımız olarak görüyoruz. İnşallah hep birlikte, birlik, beraberlik ve dayanışma içinde ülkemizi kalkındırmaya, büyütmeye devam edeceğiz. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum. Sizlerin ve tüm işçilerimizin, çalışanlarımızın 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü tebrik ediyorum."
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Turizm gelirlerimizin yıllıklandırılmış değeri 65,6 milyar dolara ulaştı"
30 Nisan 2026 Perşembe - 17:47 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Turizm gelirlerimizin yıllıklandırılmış değeri 65,6 milyar dolara ulaştı" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Turizm gelirlerimiz güçlü performansını sürdürüyor. 2026 yılının ilk çeyreğinde yıllık bazda yüzde 4,2 artan turizm gelirlerimizin yıllıklandırılmış değeri 65,6 milyar dolara ulaştı" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Turizm gelirlerimiz güçlü performansını sürdürüyor. 2026 yılının ilk çeyreğinde yıllık bazda yüzde 4,2 artan turizm gelirlerimizin yıllıklandırılmış değeri 65,6 milyar dolara ulaştı. Ziyaretçi sayısındaki artış ve kişi başı harcamadaki yükseliş bu performansı destekledi. Bölgemizde artan jeopolitik gerilimlere rağmen ekonomik aktivite üzerindeki etkileri sınırlamak ve dayanıklılığımızı güçlendirmek için adımlarımızı kararlılıkla atıyoruz. Bu çerçevede, döviz kazandırıcı hizmet ihracatımızın önemli bir bileşeni olan turizm sektörünü desteklemek amacıyla Turizm Destek Paketi’ni devreye aldık ve böylece sektöre 60 milyar lira ilave teminat ve kredi imkanı sağlamış olduk. Cari açığın azaltılmasına, istihdamın güçlendirilmesine ve büyümeye katkı sunan sektörlerimizi desteklemeyi sürdürecek; artan bölgesel risklere rağmen programımızın temel önceliklerinden taviz vermeden ekonomimizin dayanıklılığını güçlendirmeye devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi.
İstanbul’un kentsel dönüşümüne küresel sermaye
30 Nisan 2026 Perşembe - 17:41 İstanbul’un kentsel dönüşümüne küresel sermaye Türkiye’nin inşaat ve gayrimenkul sektörü, sadece yerel dinamiklerle değil, uluslararası yatırım ağlarıyla entegre bir büyüme sürecine giriyor. Bu sürecin merkezinde yer alan İstanbul 2020 A.Ş., "Selvi" markası çatısı altında geliştirdiği projelerle hem kentin çehresini değiştiriyor hem de yabancı sermayenin Türkiye’ye gelişinde önemli bir rol üstleniyor. İstanbul 2020 A.Ş., Selvi Park Evleri, Selvi Comfort ve Selvi Konakları ile başladığı yolculuğuna, Selvi markası adı altında hayata geçireceği çok sayıda yeni projeyi eklemeyi planlıyor. Yapılan açıklamaya göre, şirketin belirlediği pusula; sadece modern konutlar inşa etmek değil, toplu konut hamleleriyle İstanbul’un en kritik ihtiyacı olan kentsel dönüşüm sürecine kalıcı çözümler sunuyor. Bu vizyon doğrultusunda planlanan yeni projeler, deprem dirençli ve modern şehircilik anlayışına uygun yapısıyla İstanbul’un geleceğine dair somut bir vizyon çiziyor. Şirketin bu genişleme stratejisi; Mehmet Şerif Kızılgüney, Faruk Aydın, Ömer Faruk Kızılgüney, Mustafa Konukız, Abdullah Kızılgüney, Fatih Kızılgüney, Ahmet Kızılgüney, Gülsevim Gür, Mehmet Işık, Bilge Kocaoğlu ve Hüseyin Bisky’den oluşan kadronun koordinasyonuyla sahaya yansıtılıyor. Yabancı sermaye Türkiye’nin kentsel dönüşümüne kaynak oluyor Kurumsal yapılanma sürecini tamamlayan Kurum Company Group adına Dubai’den süreci yöneten Ahmet Hüsrev Kurum, kentsel dönüşümün finansmanında yabancı sermayenin önemine dikkat çekti. Dubai’deki çalışma ve gözlemlerini aktaran Kurum, şu değerlendirmelerde bulundu: "Dubai şu an ekonomik anlamda bir ’koza süreci’ yaşıyor; bu dönemin ardından çok daha güçlü bir şekilde sahalara dönecektir. Ancak bu 1-2 yıllık geçiş döneminde bizim önceliğimiz, Türkiye ile Orta Doğu arasındaki yatırım köprüsünü daha sarsılmaz bir hale getirmektir. İstanbul 2020 A.Ş. ile çizdiğimiz gelecek vizyonunda kaynağımızı sadece yurt içi sermaye ile sınırlı tutmuyoruz. Yabancı yatırımcıların güvenle Türkiye’ye gelmesi ve bu sermayenin İstanbul’un kentsel dönüşüm ihtiyacını karşılayacak büyük toplu konut projelerine aktarılması için yoğun bir çalışma yürütüyoruz." Genç iş insanı Ömer Faruk Kızılgüney ile yürütülen iş birliğinin profesyonel bir yöneticilik anlayışına dayandığını belirten Kurum, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Ömer Faruk Kızılgüney’in sahadaki tecrübesi ve ’Selvi’ markasının oluşturduğu güven, uluslararası sermayenin rotasını Türkiye’ye çevirmesinde en büyük etkenlerden biridir. Gelen bu yatırımları Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (GYO) ve Portföy Yönetim Şirketleri aracılığıyla, şeffaf ve denetlenebilir bir sistemle yöneterek hem yabancı yatırımcıya güvenli liman sağlıyor hem de ülkemizin kentsel dönüşüm hedeflerine küresel bir finansman desteği oluşturuyoruz. Hedefimiz, ticari hacmi güçlendirirken iki taraf arasındaki bu bağı profesyonel bir yöneticilikle korumaktır."
Zeytin sektörünün büyük buluşması İzmir’de başladı
30 Nisan 2026 Perşembe - 17:24 Zeytin sektörünün büyük buluşması İzmir’de başladı İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde İZFAŞ tarafından düzenlenen Olivtech-12. Zeytin, Zeytinyağı, Süt Ürünleri ve Teknolojileri Fuarı, Fuar İzmir’de kapılarını ziyaretçilere açtı. Üretimden sofraya uzanan dev buluşmanın önemine vurgu yapan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, "Geleceğin tarımını, ülkesini birlikte kuracağız. Bunlar asla boş sözler değil. Bu ülkenin evlatları bu ülkenin kurtuluşunu sağlayacaklar. Türkiye kendi çocuklarıyla şifa bulacak" dedi. İZFAŞ tarafından düzenlenen Olivtech-12. Zeytin, Zeytinyağı, Süt Ürünleri ve Teknolojileri Fuarı, 100’ün üzerinde katılımcı ve 5 ülkeden sektör temsilcilerinin katılımı ile Fuar İzmir’de başladı. 2 Mayıs’a kadar çeşitli etkinliklerle devam edecek olan fuarın açılışına CHP Tarım ve Orman Politikaları Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu, Zafer Partisi İzmir İl Başkanı Sinan Bezircilioğlu, İzmir Ticaret Odası Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, İzmir Ticaret Borsası (İTB) Meclis Başkanı Ömer Gökhan Tuncer, EBSO Yönetim Kurulu Üyesi İdil Yiğitbaşı, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Meclis Başkan Yardımcısı İzzet Şanlı, bürokratlar, akademisyenler, sektör profesyonelleri katıldı. "Değerini bulmasını sağlamamız gerekiyor" Dünyanın en güzel zeytinyağının bu topraklarda üretildiğini söyleyen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, "İnsanların ilk yerleşik düzene geçtiği, tarım yapmaya başladığı toprakların mirasçılarıyız. Sahip olduğumuz bu değeri anlamak, bilmek, hakkını vererek bunu işlemek, emeğe, ürüne, markaya dönüştürmek ve değerini bulmasını sağlamak gerekiyor. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bir anlamda İzmir’e görev olarak verdiği fuarlar şehri kimliğini düşününce böyle bir fuara ev sahipliği yapmak da en çok şehrimize yakışırdı. Görevimizi yapmış olmanın huzurunu yaşıyoruz" dedi. "Zeytinyağı üretimi açısından öncüyüz diyebiliriz" Fuarların zorlu şartlarda gerçekleştiğini söyleyen Tugay, başarılı bir katılım olduğunu ifade etti. Çok katmanlı ve paydaşlı bir fuar düzenlendiğini kaydeden Tugay, markalaşmaya, teknolojiye, pazarlamaya vurgu yaparak, "Türkiye’de 200 milyondan fazla zeytin ağacımız, 3 milyon 750 bin ton zeytin üretimimiz var. Yılda ortalama 300 bin ton zeytinyağı, 700 bin tonun üzerinde sofralık zeytin üretiyoruz. 400 bin ailemiz geçimini doğrudan zeytinden sağlıyor. Dünya sıralamasına baktığımızda sofralık zeytinde üretim ve ihracatta ilk üçteyiz. İspanya ve Mısır ile rekabet halindeyiz. Zeytinyağında aynı şekilde hem üretimde hem ihracatta ilk beş içindeyiz. 120 ülkeye zeytinyağı, 130 ülkeye sofralık zeytin ihraç ediyoruz. Zeytin sektörünün dünyadaki ana aktörlerinden birisidir Türkiye. Bu bilinçle hem gurur duymalı hem de bu sorumluluğun ağırlığını hissetmeliyiz diye düşünüyorum. İzmir, bu sorumluluğun altından kalkmak için çok çalışan, çaba gösteren şehirlerimizden biridir. Yağlık zeytin üretiminde Türkiye’nin birinci kenti. Türkiye genelindeki zeytin üretiminin yaklaşık yüzde 14’ünü, yağlık zeytin üretiminin yaklaşık yüzde 18’ini tek başımıza karşılıyoruz. 20 milyonun üzerinde zeytin ağacı, yaklaşık 520 bin ton toplam zeytin üretimimiz var. Zeytinyağı üretimi açısından öncüyüz diyebiliriz" dedi. "Bunlar boş sözler değil" Zeytin Konseyi’ne sahip olduklarını, herkesin destek olabileceğini söyleyen Tugay, markalaşmanın da irdelenmesi gerektiğini söyledi. Tugay, "Ürettiğimiz ürünleri başka ülkelere markasız olarak toplu ihraç ediyoruz. Onlar marka haline getiriyor. Kendi ürünleri olarak satıyor. Bizim 1 liraya sattığımız şeyi onlar 5-10 liraya satıyor" dedi. Geçen yıl kooperatiflere 694 milyon lira destek verdiklerini söyleyen Tugay, "Geleceğin tarımını, ülkesini birlikte kuracağız. Bunlar asla boş sözler değil. Ben bu ülkenin bir evladı olarak bu görevin başındayım. İnsanlarımız istediği sürece bu görevi yapmaya devam edeceğim. Benim olmadığım zamanlar bu ülkenin başka evlatları burada olacaklar. Bu ülkenin evlatları bu ülkenin kurtuluşunu sağlayacaklar. Türkiye kendi çocuklarıyla şifa bulacak" şeklinde konuştu. "Çok çalışıyoruz ama para kazanamıyoruz" CHP Tarım ve Orman Politikaları Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu ise, "Türkiye’de zenginliği yerin altında aramayın: En büyük zenginliğimiz yeşil altın zeytin" başlıklı bir konuşma gerçekleştirdi. Türkiye’de üretilen ancak markalaşamayan ürünlere vurgu yapan Solakoğlu, "Çok çalışıyoruz ama para kazanamıyoruz. Çok çalışıp para kazanmamamızın da en büyük sebebi, biz hiçbir zaman desteklenmiyoruz. Zeytinyağımızı, peynirimizi markalaştıramamışız, hep fasonculuğa kaçmışız. Standardın olmadığı yerde markalaşmanın olması mümkün değil. Bu konuda hiçbir destek yapılmıyor" diye konuştu. Solakoğlu, Türk mutfağının dünyada tanıtılması gerektiğini söyledi. 100’ün üzerinde katılımcı Olivtech Fuarı, sektördeki yenilikleri ve teknolojik gelişmeleri sergilemek, sektör profesyonellerini bir araya getirerek iş birliği olanakları oluşturmak amacıyla düzenlenirken, üretimden işleme ve tüketime uzanan geniş bir yelpazede faaliyet gösteren paydaşları aynı çatı altında buluşturmayı hedefliyor. 100’ün üzerinde katılımcının yer aldığı fuarda, Türkiye’nin 19 farklı şehrinin yanı sıra Almanya, Fransa, İsveç, Kanada ve Libya’dan katılımcılar da bulunuyor. Zeytin ve zeytinyağı başta olmak üzere süt ürünleri ve tarım teknolojilerine odaklanan fuar, katılımcılara güncel trendleri takip etme, yeni iş bağlantıları kurma ve sektörel gelişmelere dair kapsamlı bir perspektif kazanma imkanı sunuyor. Fuarı ülkemizin yanı sıra Balkanlar, Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika başta olmak üzere farklı coğrafyalardan sektör profesyonellerinin ziyaret etmesi bekleniyor. Fuar, zengin etkinlik programıyla da dikkat çekiyor. Söyleşiler, mutfak atölyeleri, tadım etkinlikleri, lansmanlar, deneyim alanları ve sergi ile zenginleşen program kapsamında üretimden tüketime uzanan süreç farklı başlıklar altında ele alınacak. Tarımda dönüşüm, gıdada kalite, üretim süreçleri, markalaşma, sürdürülebilirlik, değer zinciri, tüketim alışkanlıkları ve gastronomi gibi konuların değerlendirileceği etkinlikler, sektörün güncel dinamiklerine ışık tutacak.
Çankırı’da ihracat Mart ayında 40 milyon 702 bin dolar oldu
30 Nisan 2026 Perşembe - 17:17 Çankırı’da ihracat Mart ayında 40 milyon 702 bin dolar oldu Türkiye İstatistik Kurumu tarafından verilen bilgiye göre, Çankırı’da 2026 yılı Mart ayında ihracat 40 milyon 702 bin dolar oldu. Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı (TÜİK) ‘Dış Ticaret İstatistikleri’ni açıkladı. Paylaşılan verilere göre, 2026 yılının Mart ayında Çankırı’da yapılan ihracat 40 milyon 702 bin dolar oldu. Gerçekleşen ihracatın ISIC Rev4 ürün sınıflamasına göre dağılımı incelendiğinde ilk sırada 30 milyon 20 bin dolar ile "iç ve dış lastik imalatı" ürün grubu bulundu. Bu ürün grubunu 6 milyon 961 bin dolar ile "makarna, şehriye, kuskus vb. unlu mamullerin imalatı" ve 924 bin dolar ile "ana demir ve çelik imalatı" ürün grubu takip etti. Mart ayında Çankırı’dan ISIC Rev4 sınıflamasına göre 44 farklı ürün grubundan ihracat gerçekleşti. Mart ayında Çankırı’dan 77 farklı ülkeye ihracat yapılmış olup ilk sırada 9 milyon 923 bin dolar ile Almanya yer aldı. En fazla ihracatın gerçekleştiği ikinci ülke 7 milyon 221 bin dolar ile Birleşik Krallık olurken üçüncü sırada 4 milyon 47 bin dolar ile Fransa bulundu. Çankırı’nın 2026 yılı Mart ayındaki ithalatı ise 14 milyon 235 bin dolar oldu. 36 farklı ürün grubunda gerçekleştirilen ithalatta ilk üç sırada, 3 milyon 906 bin dolar ile "birincil formda plastik ve sentetik kauçuk imalatı" ürün grubu, 2 milyon 345 bin dolar "temel kimyasal maddelerin imalatı" ve 2 milyon 230 bin dolar ile "diğer çok yıllık (uzun ömürlü) bitkisel ürünlerin yetiştirilmesi" ürün grubu yer aldı. Mart ayında 29 farklı ülkeden Çankırı’ya yapılan ithalatta ise ilk sırada 1 milyon 872 bin dolar ile Çin yer aldı. İkinci sırada 1 milyon 551 bin dolar ile Tayland, üçüncü sırada 1 milyon 502 bin dolar ile Rusya Federasyonu takip etti. Öte yandan, Mart ayında ihracatın ithalatı karşılama oranı Çankırı’da 285,9 oldu.
Merkezefendi Halk Market’in 3. şubesi hizmete açıldı
30 Nisan 2026 Perşembe - 17:04 Merkezefendi Halk Market’in 3. şubesi hizmete açıldı Merkezefendi Belediyesi tarafından ilçeye kazandırılan Halk Market’in 3. şubesi Akkonak Mahallesi’nde hizmete açıldı. Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, "Sosyal belediyecilik anlayışımızla hayata geçirdiğimiz Halk Market’imizin 3. şubesini Akkonak Mahallemizde hizmete açtık. Yeni şubemiz ilçemize ve şehrimize hayırlı olsun" dedi. Zorlu ekonomik şartlarda Merkezefendili vatandaşların yanında olan Merkezefendi Belediyesi, 2019 yılından bu yana Halk Süt, Halk Ekmek, Halk Et, Halk Şarküteri ve Halk Market’i hizmete açtı. Türkiye’de, bu beş projeyi aynı anda hizmete sunma noktasında ilk ve tek olan Merkezefendi Belediyesi, vatandaşların uygun fiyatlarla temel gıda ve ihtiyaç ürünlerine ulaşabilmesini sağlayan Halk Market’in üçüncü şubesini, Akkonak Mahallesi’nde faaliyete başlattı. Akkonak Mahallesi Fatih Caddesi’nde gerçekleştirilen açılış törenine Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, Cumhuriyet Halk Partisi Merkezefendi İlçe Başkanı Müjdat İlhan, Cumhuriyet Halk Partisi Merkezefendi İlçe Gençlik Kolları Başkanı Erkan Köken, Merkezefendi Belediyesi Başkan Yardımcıları, meclis üyeleri, muhtarlar ile çok sayıda vatandaş katıldı. "Şehrimizdeki birliği ve beraberliği bir kez daha sizlerle birlikte tesis ediyoruz" Sosyal belediyecilik anlayışı ile her zaman vatandaşa hizmet edeceklerini söyleyen Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, "Bugün ilçemizde 3. Halk Market’imizin açılışını gerçekleştiriyoruz. Burada sadece Halk Marketi değil, bugün burada sevgiyi, emeği, birlikteliği, kooperatifçiliği, üretimi, çiftçiyi de destekliyoruz. Şehrimizdeki birliği ve beraberliği bir kez daha sizlerle birlikte tesis ediyoruz. 2019’dan itibaren sosyal demokrat belediyecilik anlayışımızı ilçemizde sizlerle birlikte ilmek ilmek yaydık. İlk Halk Market’imizi açtığımızda 120 kalem temel ürünle başlamıştık. Bugün 300 kalem ürün ile devam ediyoruz. Bu markete geldiğinizde diğer marketlerde ne arıyorsanız hemen hemen hepsini bulabileceksiniz. Halk Et gerçekten şehrimizde, ilçemizde büyük bir destek gördü. Halk Et aynı zamanda marketlerimizin içinde de satışta. "3. Halk Market’imiz ilçemize hayırlı, uğurlu olsun" Emeklilerin yoğun ilgisi ile karşılaştıklarını belirten Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, "Büyüklerimize ne kadar dokunduğumuzu gerçek anlamda ne kadar karşıladığımızı gördüm ve bir kez daha mutlu oldum. Hem üreticiye destek olarak hem de diğer market ürünlerinin birçoğunu da kooperatiflerden alarak onları da desteklemiş oluyoruz. Bugün itibari ile hem marketimizden hem de Halk Et aracılığı ile ‘Emekli Kart’ı alan sayısı 13 bin kişiye ulaştı. Emekli kartı alan vatandaşlarımızdan 1 yıllık süreçte yaklaşık 10 milyon TL destek olduk. Her ne olursa olsun iyi günde, kötü günde her daim bizimle olan Merkezefendili, Denizlili hemşerilerime çok çok teşekkür ediyorum. 3. Halk Market’imiz ilçemize hayırlı, uğurlu olsun" diye konuştu. "Halk market açılışını gerçekleştirmekten büyük bir mutluluk duyuyorum" Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu ise "Her zaman söylediğimiz gibi açmış olduğu bir yolun Denizli’yi ne kadar değiştirebileceği gösteren bir başkanla birlikte çalışıyoruz. Bu anlamda da gerçekten onun koymuş olduğu ve yapmış olduklarıyla beraberde hem şehrin hem de Merkezefendi’nin değişim noktasında büyük bir emeği var. Buradan Merkezefendi Belediye Başkanımıza çok çok teşekkür etmek istiyorum. Hep birlikte Halk Marketimizin açılışını gerçekleştirmekten büyük bir mutluluk duyuyorum. Denizli’mize ve Merkezefendi’mize hayırlı uğurlu olsun" ifadelerini kullandı.
Van TSO’da "Dijital Dönüşüm Konferansı" düzenlendi
30 Nisan 2026 Perşembe - 17:04 Van TSO’da "Dijital Dönüşüm Konferansı" düzenlendi Van Ticaret ve Sanayi Odası (Van TSO) ile Türkiye’nin Dijital Dönüşüm Platformu (Akıllı KOBİ) iş birliğinde ’Van Dijital Dönüşüm Konferansı’ düzenlendi. Dijitalleşme, e-ticaret, finansal teknolojiler ve KOBİ’lere yönelik fırsatların anlatıldığı konferansın açılışında konuşan Akıllı KOBİ İcra Kurulu Üyesi Başar Ceylan, ilk olarak ev sahipliğinden dolayı Van TSO’ya teşekkür etti. Ceylan, "Başkanımızla konuşma fırsatımız olduğunda kendileri vizyonlarıyla bizi oldukça etkilediler. Bundan sonraki bu ve benzeri projelerde Van’ı mutlaka projelerimiz arasında yer almak üzere pilot bölge olarak belirlenmesi konusunda bir çalışmamız olacak. Van, bizim için çok kıymetli bir il. Burada olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyoruz" dedi. Akıllı KOBİ hakkında bilgiler veren Ceylan, şunları söyledi: "Çok kısaca bahsetmek gerekirse, Akıllı KOBİ olarak Türkiye’de bir ilki gerçekleştirdik aslında. İlk defa dijitalleşmek isteyen işletmeler ile teknolojik dönüşüme yönelik olarak bir hizmeti bulunan teknoloji tedarikçilerimizi aynı çatı altında bir araya getirdik. Burada KOBİ’lerimize rehberlik etmeye çalışıyoruz. Şu anda Akıllı KOBİ platformumuzda binin üzerinde teknoloji tedarikçisinin 2 bine yakın ürün ve hizmeti bulunuyor." "Peki, işletmeler Akıllı KOBİ’den nasıl faydalanabilirler?" sorusunu cevaplayan Ceylan, "Çok basit bir örnek vermek gerekirse, e-ticarete başlayacaksınız veya farklı alanlarda dijitalleşmek istiyorsunuz, Akıllı KOBİ’de 250’nin üzerindeki kategorideki ürün ve hizmetleri inceleyebilirsiniz. Bunları karşılaştırabilir ve buradaki ürün ve hizmetlerle ilgili doğrudan işletmelere ve firmalara soru sorarak, kendimize uygun ürün ve hizmetleri tercih etme fırsatına sahip oluyorsunuz. Şu an itibariyle 4 yılda 500 binin üzerinde işletmeye ulaştık. Kısa bir süre önce de Avrupa Komisyonu’ndan güzel bir ödül aldık. Bunun Türkiye ve yurtdışında da teveccüh gördüğünü, gerçekten önemli bir noktaya geldiğimizi görüyoruz. Bu vesileyle de Akıllı KOBİ olarak fırsat eşitliğine de çok önem veriyoruz. Neyi kastediyoruz burada? Evet, tabi çok büyük firmalar muhakkak Türkiye’nin her tarafına ulaşabiliyorlar ama neden Van’daki bir yazılım firması, farklı illerdeki işletmelerin ihtiyaçlarını çözmesin, onlara destek olmasın? Bu anlamda, Akıllı KOBİ’de yer alan dijital dönüşüme yönelik ön hizmeti olan işletmeler, yani teknoloji tedarikçileri, Akıllı KOBİ’de ücretsiz olarak yer alıp, yurtiçi hizmetlerini sınırsız sayıda listeleyebiliyorlar ve bu sayede kendileri için de yurt çapında yeni bir kanal oluşturmuş oluyorlar. Bu vesileyle dijital dönüşüme yönelik ön hizmeti olan işletmelere Akıllı KOBİ’de ücretsiz olarak yer almaya davet ediyoruz. Aynı zamanda işletmelerimizi de akıllı KOBİ’den faydalanmaya, buradaki ön hizmetleri incelemeye davet ediyoruz" diye konuştu. Van TSO Yönetim Kurulu Sayman Üye Burak Gültepe ise "Van, coğrafi olarak ülkemizin en doğusunda; çoğu zaman haritanın en sonunda, listelerin en altında yer alıyor. Alfabetik sıralamada bile çoğu zaman sona kalıyoruz. Uçak biletinde, kontuarda, hizmette, fırsatta sanki Vanlı olmak bazen hep biraz daha geç haberdar olmak, biraz daha fazla beklemek, bazen de geride kalmak anlamına geliyor. Merkeze uzaklığın getirdiği bu mesafe, sadece kilometrelerle sınırlı kalmıyor; bilgiye erişimde, hizmette, yatırımda ve imkânlarda da kendini hissettiriyor" şeklinde konuştu. "Vanlılar kimi zaman aynı ülkenin içinde, aynı haklara sahip olmalarına rağmen bazı fırsatlara daha geç ulaşıyor, bazen de bu gecikmenin mağduriyetini yaşıyor" diyen Gültepe, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Oysa Van, sadece uzak bir şehir değil; tarihiyle, kültürüyle, üretim gücüyle ve insan potansiyeliyle bu ülkenin en değerli köşelerinden biridir. Van’ın uzaklığı; doğru yatırımla, güçlü iletişimle ve dijital dönüşümle aşılabilecek bir mesafedir. Artık, Van’ın adı yalnızca ‘en doğu’ ya da ‘en son’ olarak değil; fırsatları zamanında yakalayan, gelişimin merkezinde yer alan güçlü bir şehir olarak anılmalıdır. Çünkü biz en sonda olmayı değil, hak ettiğimiz yerde olmayı istiyoruz." Gültepe, Van’ın taleplerini ise 4 başlıkta sıraladı: "1- Projeler Van’dan başlasın (Pilot Bölge); Batıdaki pazarlar artık üst seviyeye ulaştı ve dijitalleşme orada bir seçenekten ziyade standart haline geldi. Ancak Van, gelişmeye en açık, genç nüfusu en yoğun ve dijitalleşme sıçraması yapmaya en hazır bölge. Gelin, yeni dijital dönüşüm paketlerinizi, akıllı tarım uygulamalarınızı veya e-ticaret teşviklerinizi ilk kez burada, Van Pilot Bölgesi’nde başlatalım. Van’da başarılı olan bir proje, Anadolu’nun tamamında başarılı olur. 2- Bizleri tüm projelere ortak edin (Sürdürülebilirlik); Biz Van TSO olarak sadece sizin ürünlerinizin kullanıcısı olmak istemiyoruz; biz bu dijital ekosistemin bir parçası ve yerel ortağınız olmak istiyoruz. Kuracağınız platformlarda Vanlı KOBİ’lerin sesi olalım, bölgeye özel ihtiyaçları size biz raporlayalım. Van’ı, şirketlerinizin Doğu’ya açılan dijital kapısı ve stratejik bir çözüm ortağı olarak konumlandırın. 3- Batıda her imkân var, bizim size ihtiyacımız var (Pozitif Ayrımcılık); İstanbul, Ankara veya İzmir’de bir KOBİ teknolojiye ulaşmakta zorluk çekmiyor. Ancak Van’daki bir üreticinin dünya ile rekabet edebilmesi için sizin rehberliğinize ve sunduğunuz imkânlara daha hayati bir ihtiyacı var. Buradaki dokunuşunuz, batıdaki bir reklam çalışmasından çok daha büyük bir ekonomik ve toplumsal dönüşüm oluşturacaktır. Sizleri sadece birer teknoloji şirketi olarak değil, Van’ın kalkınma hamlesinin mimarları olarak görüyoruz. 4- Akıllı dönüşüm ofisi tahsisi; sizlerden taleplerimiz var ancak bizim de size sunduğumuz somut imkânlar var. Van TSO bünyesinde, doğrudan sizin uzmanlarınızın rehberlik edeceği, üyelerimizin gelip birebir danışmanlık alabileceği bir ’Akıllı Dönüşüm ve Dijitalleşme Ofisi’ tahsis etmeye hazırız. Gelin, burada bayrağınızı dikin." "KOBİ’ler, ülkemiz ekonomisinin bel kemiğidir" diyerek konuşmasını sürdüren Burak Gültepe, "Üreten, istihdam sağlayan, risk alan ve Türkiye’nin büyümesini omuzlayan en güçlü yapıdır. Kabul etmeliyiz ki tüm bu emeğin, harcadığımız mesainin ve ortaya koyduğumuz çabanın karşılığı olan para bile artık dijitalleşti. İşte bu yeniçağda işletmelerin varlığını sürdürebilmesi; yalnızca çok çalışmasına değil, dijital dönüşüme ayak uydurarak daha akıllı, daha verimli ve daha yenilikçi olmasına bağlıdır. Tam da bu noktada Akıllı KOBİ yaklaşımı devreye giriyor. Dijital dönüşüm; sadece teknolojiye yatırım yapmak değil, aynı zamanda zamanı doğru kullanmak, maliyetleri azaltmak, rekabet gücünü artırmak ve dünyaya daha güçlü açılmaktır. Bizler Van Ticaret ve Sanayi Odası olarak üyelerimizin yalnızca bugünün değil, yarının da güçlü işletmeleri olması için çalışıyoruz. Çünkü inanıyoruz ki güçlü KOBİ, güçlü şehir demektir. Güçlü şehir ise güçlü Türkiye demektir. Bugün burada atılacak her adım, öğrenilecek her bilgi ve kurulacak her iş birliği; işletmelerimizi geleceğe bir adım daha yaklaştıracaktır. Unutmayalım; değişime ayak uyduranlar ayakta kalır, değişime yön verenler ise geleceği şekillendirir. Bu vesileyle emeği geçen herkese teşekkür ediyor, programın tüm katılımcılar için verimli ve hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. Konferans; Akıllı KOBİ ile KOBİ’lerin Dijital Dönüşüm Yolculuğu, Teknolojinin Rotasında Dönüşümün Anahtarı: Dijital İş Servisleri, Teknolojinin Rotasında Dönüşümün Anahtarı: Dijital İş Servisleri, KOBİ’ler için Ödeme Sistemleri, KOBİ’ler için E-ticaret ve İş Süreçlerinin Dijitalleşmesi ve Yerel Tecrübe panelleri ile devam etti. Programın sonunda katılımcılara özel Ödüllü Bilgi Yarışması düzenlendi. Turkcell Dijital İş Servisleri ve DenizBank ana sponsorluğu, Paycell elmas sponorluğu, Hepsiburada ve Logo Yazılım’ın platin sponsorluğunda gerçekleştirilen konferansa; İl Emniyet Müdürü Murat Mutlu, Van TSO Başkan Vekili Fevzi Çeliktaş, Yönetim Kurulu Üyesi Burak Gültepe, Akıllı KOBİ İcra Kurulu Üyesi Başar Ceylan ve Ümit Öncel, Turkcell Dijital İş Servisleri Genel Müdür Yardımcısı Volkan Karşıbahçe, DenizBank KOBİ Bankacılığı Pazarlama Grup Müdürü Birgül Akman Sönmezler, Paycell Üye İşyeri ve Satış Yönetiminden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Aysa Öztaşkın Tufan, Logo Yazılım Türkiye Genel Müdürü Akın Sertcan, Hepsiburada Kıdemli Kurumsal İlişkiler Müdürü Sinem Süllü, İlsa Beton Yönetim Kurulu Üyesi Servan Kaplan, Memba Tarım Fabrika Müdürü Kubilay Gidersu, Gazeteci-Yazar, TV Programcısı Ilgaz Gürsoy, DenizBank Bölge Müdürü Selim Aşkar, Van TSO meclis üyeleri ve çok sayıda kişi katıldı.
Çiftçilere 27 milyon liralık tohum desteği
30 Nisan 2026 Perşembe - 16:43 Çiftçilere 27 milyon liralık tohum desteği Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kent genelindeki tarımsal faaliyetleri desteklemek ve üreticilerin maliyet yükünü azaltmak amacıyla 9 ilçedeki 1600 çiftçiye yüzde 75 hibeli yem bitkisi tohumu dağıttı. Derince ilçesi Çavuşlu Mahallesi’nde düzenlenen tohum dağıtım törenine Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Körfez Belediye Başkanı Şener Söğüt, ziraat odası temsilcileri ve üreticiler katıldı. Törende konuşan Başkan Büyükakın, belediyenin tarım ve hayvancılık projelerine son 7 yılda yaklaşık 1,5 milyar lira kaynak ayırdığını belirterek, "Nerede iş varsa orada biz varız. Bizi arayan işimizin başında bulur. Tarlada izi olmayanın hasatta yüzü olmazmış. Çalışmak lazım ama gayret etmeden olmaz. Bakın buraya doğalgaz getirdik. İnşallah diğer mahallelerimizde de çok yakın zamanda gelecek. 7 yılda tarıma 1,5 milyar liralık destek verdik. Bugün de bin 600 çiftçiye yüzde 75 hibeli mısır ve yonca tohumu dağıtılacak. Bununla, 32 bin dekarlık alanda ekim yapılacak" dedi. "Boş konuşmuyoruz" Gıda güvenliği riskine karşı tarımsal kapasitenin artırılması gerektiğini vurgulayan Büyükakın, şöyle devam etti: "Dolayısıyla, bizim aslında tarımsal kapasitemizi kaybetmememiz, aksine artıracak stratejiler izlememiz lazım. Sulama göletlerinin kapasitelerini de artırıyoruz. Buradaki sulama imkanlarını artırmak için büyük bir proje hayata geçireceğiz. Köylerdeki doğalgaz projelerimiz de hızla devam ediyor. Niçin yapıyoruz? Burada yaşam devam etsin diye yapıyoruz. Toprak ekilmeye devam ettiğinde iki şeyi korumuş oluyorsunuz. Birincisi toprağın kalitesi korunmaya devam ediyor. Diğer taraftan kırsal mahallelerimizin hafızası korunuyor. Sadece hizmet ediyoruz. Sürekli bunu söylüyoruz çünkü gerçek varlık sebebimiz bu millete hizmet etmek. Boş konuşmuyoruz. Lafla peynir gemisi yürümez. Dağıtacağımız yem bitkisi tohumları, şimdiden çiftçimize hayırlı olsun bereket olsun. Hayvanlarınıza gıda olsun, bereket olsun." 32 bin dekar arazi üretime kazandırılıyor "İlkbahar Dönemi Yem Bitkisi Tohumu Destekleme Projesi" kapsamında yürütülen çalışma ile 9 ilçe ve 186 mahalledeki üreticilere 3 bin 350 paket mısır ve 4 bin 100 paket yonca tohumu sağlandı. Toplamda 85 ton tohumun dağıtıldığı projeyle, yaklaşık 27 milyon liralık bir kaynak aktarılarak 32 bin dekar tarım arazisinin üretime kazandırılması hedefleniyor. Törenin sonunda çiftçilerle bir araya gelen ve kurum temsilcilerinden hediye alan Başkan Büyükakın, traktörün başına geçerek tarlada ilk mısır ekimini gerçekleştirdi.