Son Dakika
|
Fenerbahçe, evinde 5. kez puan kaybetti
GÜNDEM
Brent petrol 90 doların altına geriledi
İran: "Hürmüz Boğazı açıldı"
İstanbul’da barajlar doldu: Doluluk oranı yüzde 70’i aştı
Diyarbakır’da otomobil tren ile çarpıştı: Feci kaza kamerada
Suriye ordusu, ABD güçlerinin konuşlandığı tüm üslerde kontrol sağladı
MİT’ten siber suç şebekesine operasyon: 12 kişi gözaltında
Araştırma görevlisinin hayatını kaybettiği saldırının failleri yakalandı
Geri dönüşüm fabrikasında yangın böyle görüntülendi
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Inside the Success of Sialkot’s Thriving Leather Hub in Pakistan
Şiddetli fırtınanın tırda taşınan konteyneri uçurduğu anlar kamerada
Trump’tan İran’ın Hizbullah ve Hamas’ı desteklemeyi kabul ettiği iddiası
Lübnan Cumhurbaşkanı Aoun: "Ülke toprağından tek bir zerre dahi feda edilmeyecek"
Netanyahu: "Barışa giden yol uzun, Hizbullah ile çatışma sonlanmadı"
Sabiha Gökçen Havalimanı’nın 2. pistinin altında yangın paniği
İran: "(Hürmüz Boğazı’nda) Askeri gemilerin geçişi hala yasak"
Pezeşkiyan: "İsrail ateşkes ilan etmeye zorlandı"
EKONOMİ
Vodafone Business, perakendede dijitalleşmeyi 5G ile hızlandırıyor
18 Nisan 2026 Cumartesi - 09:52:47
Vodafone Business, Ipekyol, Penti ve Yargıcı ile hayata geçirdiği iş birlikleriyle perakende sektöründe dijital dönüşümü hızlandırıyor. 5G destekli bağlantı altyapısı, IoT çözümleri, enerji verimliliği ve veri analitiğini bir araya getiren platform, Türkiye’nin önde gelen üç şirketinin mağazalarını müşteri davranışlarının anlık olarak analiz edildiği, operasyonların veriyle yönetildiği yapılara dönüştürdü. Vodafone Business, Türkiye’nin önde gelen perakende markalarıyla hayata geçirdiği iş birlikleriyle mağazaları veriyle yönetilen, müşteri deneyimini odağına alan dijital yapılara dönüştürüyor. 5G destekli bağlantı altyapısı, IoT çözümleri ve veri analitiğini bir araya getiren platform, Ipekyol, Penti ve Yargıcı ile gerçekleştirdiği projelerle perakende sektöründe dönüşümün hız kazanmasına katkı sağlıyor. Perakende sektörünün yalnızca satışın gerçekleştiği bir alan değil; verinin üretildiği, müşteri deneyiminin anlık olarak yönetildiği, deneyimin uçtan uca yönetildiği ve kararların gerçek zamanlı alındığı bir yapıya dönüştüğünü belirten Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Kestioğlu, "5G, IoT ve veri analitiğinin birlikte kullanımı sayesinde mağazalar; veriye dayalı karar alma süreçlerinin merkezine yerleşirken, operasyonel verimlilik ve müşteri memnuniyetinde de önemli artışlar sağlanıyor. E-ticaret hacmindeki büyümeye rağmen satışların büyük bölümü hâlâ fiziksel mağazalarda gerçekleşiyor. Bu da mağazaların rolünü ortadan kaldırmak yerine yeniden tanımlıyor: mağazalar artık veri üreten ve deneyim yöneten merkezlere dönüşüyor" dedi. Platformun bu dönüşümü üç temel katmanda ele aldığını ifade eden Kestioğlu, açıklamasına şöyle devam etti: "Dönüşümü güçlü ve kesintisiz bağlantı altyapısı, bu altyapı üzerinde çalışan IoT ve dijital çözümler ve tüm süreci kapsayan uçtan uca servis modeli yaklaşımımızla gerçekleştiriyoruz. Bu sayede işletmeler yalnızca teknolojiye değil, doğrudan iş sonuçlarına odaklanan bir dönüşüm sürecine dahil oluyor. Ipekyol, Penti ve Yargıcı ile hayata geçirdiğimiz projeler, mağazaların veriyle yönetilen, bağlantıyla güçlenen ve müşteri deneyimini merkeze alan yapılara dönüştüğünü somut olarak ortaya koyuyor. Önümüzdeki dönemde fiziksel mağazaların rolü daha da güçlenecek. Ancak bu mağazalar artık yalnızca satış noktaları değil, aynı zamanda veri üreten ve deneyim yöneten merkezler olacak. Platform olarak, iş ortaklarımızla birlikte bu dönüşümün öncüsü olmaya devam edeceğiz." Kesintisiz bağlantı ile operasyonel verimlilik arttı Yapılan açıklamaya göre, Ipekyol mağazalarında kurulan güçlü bağlantı altyapısı sayesinde mağaza içindeki tüm dijital sistemlerin kesintisiz çalışması sağlandı. Stok yönetiminden kasa süreçlerine, müşteri etkileşiminden kampanya yönetimine kadar tüm operasyonlarda veri akışı sürekli ve güvenilir hale getirildi. Bu yapı, mağaza performansının artırılmasına ve müşteri deneyiminin iyileştirilmesine doğrudan katkı sağladı. Vodafone Business iş birliğiyle hayata geçirilen 5G ve IoT tabanlı altyapının, mağazalarda operasyonel verimliliği önemli ölçüde artırdığına dikkat çeken Ipekyol Group IT Direktörü Tarık Zengin şunları söyledi: "Perakende sektöründe teknoloji artık yalnızca operasyonları destekleyen bir unsur değil, aynı zamanda müşteri deneyimini yeniden tanımlayan stratejik bir kaldıraç haline geldi. Gerçek zamanlı stok takibi, kesintisiz bağlantı sayesinde sorunsuz kasa süreçleri ve veriye dayalı karar alma mekanizmaları, hem maliyetlerimizi optimize etmemizi hem de tedarik zincirimizi daha etkin yönetmemizi sağlıyor. Bu dönüşüm, müşterilerimize daha hızlı ve kesintisiz bir alışveriş deneyimi sunarken, Grup olarak perakende sektöründe veri odaklı ve sürdürülebilir büyümenin öncülerinden biri olmamıza katkı sağlıyor." Enerji yönetimi dijitalleşmenin parçası oldu Penti ile gerçekleştirilen iş birliğinde, bağlantı altyapısının ötesine geçilerek enerji yönetimi de dönüşümün bir parçası haline getirildi. Platformun 5G destekli altyapısı ve Red Enerji çözümü ile mağazaların enerji tüketimi anlık olarak izlenebilir ve yönetilebilir hale geldi. Bu sayede enerji verimliliği sağlanırken maliyetler optimize edildi ve sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sunuldu. Penti CHRO & COO’su Selim Arda Üçer ise konuyla ilgili şunları söyledi: "Penti’de bizim için mağazacılık, ürünlerimizi misafirlerimizle buluşturduğumuz alanlar olmasının yanı sıra aynı zamanda iyi hissettiren bir deneyim alanını da ifade ediyor. Vodafone Business ile hayata geçirdiğimiz bu iş birliği sayesinde 5G destekli altyapı ve akıllı çözümlerle mağazalarımızı daha verimli, sürdürülebilir ve müşteri deneyimini odağına alan yapılara dönüştürüyoruz." Mağaza içi deneyim veriye dönüştü Vodafone Business ile hayata geçirilen proje kapsamında Yargıcı mağazaları, müşteri davranışlarının anlık olarak analiz edilebildiği yapılara dönüştürüldü. 5G destekli bağlantı ve IoT çözümleri sayesinde mağaza içi yoğunluk, müşteri akışı ve ziyaretçi davranışları ölçülebilir hale geldi. Bu sayede mağaza içi yerleşimden operasyonel planlamaya kadar birçok alanda veriye dayalı karar alma mümkün hale geldi. Yargıcı Pazarlama ve E-ticaret Direktörü Erdem Aklan ise konuyla ilgili şunları söyledi: "Perakendede bugüne kadar ağırlıklı olarak satış verisi üzerinden karar alıyorduk. Ancak satış verisi, müşterinin mağaza içindeki yolculuğunu ve gerçek ilgisini anlamak için tek başına yeterli değil. Platfom ile hayata geçirdiğimiz bu proje sayesinde, artık satış verisinden davranış verisine geçiş yapıyoruz.Müşterinin mağazada nerede vakit geçirdiğini, hangi ürünlere ilgi gösterdiğini ve nasıl bir etkileşim kurduğunu ürün ve reyon bazında ölçümleyebiliyoruz. Bu da bize yalnızca neyin satıldığını değil, neden satıldığını anlama imkânı sunuyor.Bu iş birliğini Yargıcı mağazacılık dönüşümü için bir adım olarak görüyoruz. Vodafone Business’ın güçlü bağlantı altyapısı ve çözüm ortaklığı sayesinde mağazalarımızı gerçek zamanlı içgörü üreten yapılara dönüştürüyoruz. Bu yaklaşımın, müşteri deneyimini sürekli geliştirme vizyonumuzda önemli bir rol oynayacağına inanıyoruz." Perakende sektöründe veriyle çalışan mağaza dönemi Açıklamaya göre, Vodafone Business’ın hayata geçirdiği bu projeler, fiziksel mağazaların yalnızca satış noktası olmaktan çıkarak, veriyle çalışan ve müşteri deneyimini merkeze alan yapılara dönüştüğünü ortaya koyuyor. 5G ile birlikte daha fazla verinin, daha hızlı ve güvenli bir şekilde yönetilebildiği bu yeni dönemde, perakende sektörü de teknolojiyle birlikte yeniden şekilleniyor. Platform, iş ortaklarıyla birlikte bu dönüşümü hızlandırmaya ve perakende sektöründe yeni nesil iş modellerinin yaygınlaşmasına katkı sağlamaya devam ediyor.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 09:14
Şırnaklı çiftçi devlet desteğiyle bütün arazisine meyve fidanı dikti
Şırnaklı çiftçi, devletten aldığı destekle 25 dönüm arazisine meyve fidanları dikti. Beytüşşebap ilçesine bağlı Mutluca köyünde devletin yüzde 70 hibesinden yararlanan çiftçi, 25 dönüm arazisinin tamamında meyve fidanları dikti. Hem kaymakamlık hem de İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ortaklığında hayata geçen projeyle 3 çiftçi arsasında cennet hurması, ayva ve armut fidanları dikti. Devlet desteğiyle Bursa ilinden getirilen fidanlar, Şırnak dağlarında toprakla buluştu. Çiftçi İdris Öter, yıllardır boş arazisini değerlendirmek için devletten destek talep ettiğini ve talebinin olumlu karşılandığını söyledi. İlçede yüzde 70 hibeli bir proje olduğunu belirten Öter, "Sağ olsunlar hem Kaymakamımız Mehmet Furkan Taşkıran, hem de İlçe Tarım ve Orman Müdürümüz Salih Aktaş ve ekibi bize destek verdi. 25 dönüm üzerinde şimdi fidan dikimi yapıyoruz. İnşallah 3 yıl sonra verimini alacağız. Sürekli destek çıkan kurum amirlerimize çok teşekkür ederim. Destek verilirse köylünün tamamı boş arazisini değerlendirecektir" dedi.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 08:56
Türkiye’nin Suriye sınırında bereketli soğan hasadı
Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde Suriye sınırına sıfır noktasında bereketli soğan hasadı başladı. Dönüm başına 5 ton rekolte beklenen soğan, tarlada 25 TL’den satılıyor.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 08:55
Türkiye’nin en güneyinde Suriye sınırında bereketli soğan hasadı
Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde Suriye sınırına sıfır noktasında bereketli soğan hasadı başladı. Dönüm başına 5 ton rekolte beklenen soğan, tarladan 25 TL’den satılıyor. Türkiye’nin en bereketli topraklarından olan ve birçok ürünün yetiştiği Hatay’ın Amik Ovası’nda baharın gelmesiyle ürünler hasat edilmeye başlandı. Suriye sınırının sıfır noktasında olan Reyhanlı ilçesi Bükülmez Mahallesi’nde 500 dönümlük tarlada, ekimi yapılan soğanda da bereketli hasat başladı. Geçen yıla göre bereketli yağışların olduğu Amik Ovası’nda rekoltenin yüksek olduğu soğan, tarladan 22 TL ile 25 TL’yi bulan fiyatlarla alıcı buluyor. Rekoltenin dönüm başına 5 ton beklendiği soğan, ihracat yoluyla Rusya ve Suriye başta olmak üzere yurtiçindeyse 81 ile gönderiliyor. Bu yılki yağışlarla birlikte tarımsal faaliyetlerin bereketli olduğunu ifade eden Türkiye Soğan Üretici ve Tedarikçiler Başkanı Reşit Kaya, hasadın bereketli olduğunu söyledi. " Soğanın kilosunu 25 TL’ye devam ettirmeyi planlıyoruz, geçen yıl yarı fiyatına sattık" Türkiye Soğan Üretici ve Tedarikçiler Başkanı Reşit Kaya, soğanın tarladan 25 TL’ye yola çıktığını söyleyerek "Burası Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde Suriye sınırına sıfır noktasında üretim yapıyoruz. Şu karşıda gördüğünüz tepeler Suriye’nin ve Türkiye’nin son tarlası. Burada 500 dönüm soğan tarlası var ve biz burada üretim yapıyoruz. Bu yıl hasat inşallah bereketli olacak. Bol yağmur yağdı, iki katı bir efor harcayarak çok şükür hasada ulaştık ve üretimimizi yaptık. Bugün de burada çuvallamayı görüyorsunuz. Türkiye’nin her tarafına kamyonlarla ve tırlarla gönderiyoruz. Bu yıl 25 TL gibi bir rakam düşünüyoruz. Artık gittiği nokta satış noktalarında rağbet görürse bir sıkıntı olmaz. Soğan’ın kilosunu 25 TL devam etmeyi planlıyoruz, geçen yıl yarı fiyatına sattık. Üretim maliyetlerimizin altında sattık ama inşallah bu yıl emeğimizin karşılığını almayı düşünüyoruz. Manavlarda soğan 35 TL arasında satış olması lazım. Geçen yıl dönüm başında 5 ila 6 tondu ama bu yıl 4 ila 5 ton arası rekolte bekliyoruz. Türkiye’nin bütün illerine gidiyor. Mayıs ayının 10’u itibarıyla ihracat da sevkiyatlara başlayacağız inşallah. Rusya’ya, Suriye’ye ve Avrupa’ya bu yıl soğan gönderiyoruz. Burada Avrupa’ya da bu yıl soğan göndermeye başladık. Yurt içinde bütün illere gidiyor; Ankara, İstanbul, İzmir ve Bursa Türkiye’nin bütün illerine buradan Reyhanlı ve Adanalılara sevkiyat yapıyor. Bizim yetkililerden istediğimiz tek şey üreticiye destek olmak amaçlı, üreticiyle ve tüketicinin arasındaki köprüyü sağlamlaştırmak. Şimdi bölgedeki marketlerin oluşturduğu fiyatlar üretici ve tüketiciyi de üzüyor. Biz sebze hallerinden her ilin marketi pazarcısı, manavı o ilin ve ilçenin sebze halinden malını temin ederse malın değeri oluşmuş olur" ifadelerini kullandı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
15 Nisan 2026 Çarşamba- 10:28
Erzurum’daki dört dev tünel projesinde kritik eşik: Açılış tarihleri belli oldu
2
14 Nisan 2026 Salı- 12:30
Tavşanlı’da hayvancılığa 4 milyon TL’lik destek
3
16 Nisan 2026 Perşembe- 10:31
Pazarın en ucuzu soğan Amasya’dan Avrupa’ya gönderiliyor
4
17 Nisan 2026 Cuma- 14:07
Ankara’da teknoloji ve marka buluşuyor: 5. Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları başlıyor
5
17 Nisan 2026 Cuma- 16:11
Brent petrol 90 doların altına geriledi
10 Aralık 2025 Çarşamba - 15:09
Akıncı: "Mesleki eğitim geleceğin ekonomisinin anahtarıdır"
Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, Gaziantep Üniversitesi Meslek Yüksekokulları Kariyer Zirvesi kapsamında düzenlenen "Kariyerin Anahtarı, Ekonominin Motoru, Mesleki Eğitim ve İşbirliğinin Gücü" başlıklı panele konuşmacı olarak katıldı. Akıncı, panelde yaptığı değerlendirmelerde mesleki eğitimin geleceğin ekonomisindeki belirleyici rolünü ve iş dünyası-üniversite iş birliğinin stratejik önemini dile getirdi. Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Meslek Yüksekokulları Kariyer Zirvesi ve "Meslek Yüksekokulları Kariyer Fuarı", üniversite öğrencileri ile iş dünyası temsilcilerini bir araya getirdi. YÖK-TOBB iş birliği protokolü kapsamında Gaziantep Oda ve Borsalarının destekleriyle düzenlenen zirve, Mavera Kongre ve Kültür Merkezinde gerçekleştirildi. Etkinlik GAÜN Rektörü Prof. Dr. Sait Mesut Doğan, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkan Yardımcısı Abdülkadir Sökücü, GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, GTO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Tuncay Yıldırım, GTB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Enver Çokay, GTB Genel Sekreteri Özgür Bayram, akademisyenler ve öğrencilerin yoğun katılımıyla gerçekleşti. Zirve kapsamında düzenlenen "Kariyerin Anahtarı, Ekonominin Motoru, Mesleki Eğitim ve İşbirliğinin Gücü" başlıklı panelde; GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi ve GTO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Tuncay Yıldırım konuşmacı olarak yer aldı. Panelin moderatörlüğünü ise GAÜN MYO Koordinatörü Prof. Dr. Hüseyin Bozkurt üstlendi. Panelde konuşan GTB Başkanı Mehmet Akıncı, iş dünyası ile eğitim kurumları arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesinde en kritik unsurun "ortak zeminde buluşmak" olduğunu vurgulayarak sözlerine başladı. Bugünün hızla değişen ekonomik düzeni içerisinde sektörlerin ihtiyaçları ile eğitim kurumlarının yetiştirdiği insan kaynağı arasındaki uyumun hayati önem taşıdığını aktaran Akıncı, "Eğer öğrencilerimizin sahip olduğu bilgi ile sahadaki gerçek ihtiyaçlar birbirini karşılamıyorsa, bu durum hem gençlerimizi hem işletmelerimizi hem de ülke ekonomisini olumsuz etkiler. Bu nedenle tüm tarafların veriye dayalı, sürdürülebilir ve sonuç odaklı bir iş birliği modeli oluşturması artık bir tercih değil, zorunluluktur" dedi. Akıncı, iş birliğinin güçlendirilmesi için atılacak adımların yalnızca teoride kalmaması gerektiğine dikkat çekerek; staj ve işbaşı eğitimin nitelikli ve zorunlu hale getirilmesi, sanayi-üniversite proje ortaklıklarının artırılması, müfredatların sektörün teknolojik dönüşümüne göre sürekli güncellenmesi ve firmalarla eğitim kurumları arasında kesintisiz iletişim mekanizmalarının kurulmasının önemini vurguladı. "Bugün üretim hatlarında kullanılan teknoloji farklı, kalite kontrol süreçleri farklı, ihracat standartları farklı" diyen Akıncı, üniversitelerin sektörle sürekli irtibat içinde olmasının önemli olduğunu dile getirdi. Öğrencilerin mesleki gelişimine erken dönemde yapılan her katkının geleceğe yatırım olduğunu belirten Akıncı, "Öğrencilerimizin sahayla erken tanışması, teorik bilginin pratikle birleşmesi için kritik bir adımdır. Mesleki beceri, yalnızca dersliklerde değil; üretim alanlarında, laboratuvarlarda, işletmelerde gelişir. İş dünyası ve eğitim camiası aynı hedef doğrultusunda adım attığında, sadece nitelikli bir iş gücü değil, aynı zamanda daha güçlü bir ekonomik yapı ortaya çıkar. Bizler, sektör temsilcileri olarak eğitim kurumlarımızla her zaman iş birliğine açığız ve bu ortak yolculuğun ülkemizin geleceğine önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz" diye konuştu. Panelin sonunda GTB Başkanı Mehmet Akıncı’ya, mesleki eğitime sunduğu katkılar ve etkinlikte gerçekleştirdiği değerli değerlendirmeler nedeniyle GAÜN Rektörü Prof. Dr. Sait Mesut Doğan tarafından plaket takdim edildi.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 14:41
Gürsu Belediyesi, Libya pazarına açılıyor
Gürsu Belediyesi, ilçe tarım ürünlerini yepyeni pazarlarda tanıtmak ve ihracat ağını geliştirmek için Libya pazarına açılmasına öncülük edecek. AR-GE Müdürlüğü’nde kurulan Gürsu Tarımsal Araştırmalar Merkezi GÜRTAM aracılığıyla yeni iş bağlantıları kurulan Libya’dan iş insanları, Gürsu’da ağırlandı. Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık’ın başkanlığında ağırlanan Libyalı heyet ile Gürsu Belediyesi arasında yeni işbirliklerinin temeli atılmış oldu. Gürsu Belediyesi, Aralık ayının son haftasında Libya’daki tarım fuarına katılma hazırlığı yaparken, Libya’dan ticari bir heyeti de ilçede ağırladı. GÜRTAM çatısı altında Gürsu tarım ürünlerini, özellikle kooperatifler aracılığı ile dünyaya daha fazla tanıtmak ve katma değer oluşturmak hedefinde olan Gürsu Belediyesi, Emmar Libya’nın CEO’su Fouad Alawwan’ı ağırladı. Heyet, Gürsu’da Belediye Başkanı Mustafa Işık, Belediye Başkan Yardımcıları Adem Yıldırım, Hakan Şener, Kırsal Hizmetler Müdürü Kenan Işıkoğlu tarafından ağırlandı. Belediyenin tarımsal alanda yaptığı projeleri dinleyen heyet akabinde Gürsu’da sahada incelemelerde bulundu. Ağaköy ve Kumlukalan Kooperatif’inde ziyaretlerde ağırlanan Libya heyetine, GÜRTAM marifetiyle kooperatiflere kazandırılan Avrupa Birliği hibeli projeler anlatıldı. Gürsu Belediyesi’nin özellikle meyve kurutma tesisi projesi ile yakından ilgilenen Libya heyeti, AR-GE Müdürlüğü marifetiyle hazırlanan projeleri de detaylıca dinledi. Kooperatiflerin ihracat anlamında geliştirilmesini istedikleri maddelerin anlatıldığı görüşme, Gürsu’nun tarımsal ürünlerinin tamamına yönelik yapılacak yeni çalışmaların arttırılması noktasında sonlandı. Gürsu Belediyesi heyeti, Libya’daki çalışmalarını fuardaki yeni işbirlikleri ile taçlandıracak.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 14:00
Elektrikli araç şarj hizmetlerinde kurallar değişiyor
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, Şarj Hizmeti Yönetmeliği’nde kapsamlı değişikliklere hazırlanıyor. Yeni düzenlemelerle hem sektörün gelişimine ivme kazandırılması, hem de tüketici memnuniyetinin artırılması hedefleniyor. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), elektrikli araç kullanımının hızla arttığı Türkiye’de, şarj altyapısının daha güçlü, daha erişilebilir ve daha kullanıcı dostu hâle getirilmesini hedefliyor. Şarj Hizmeti Yönetmeliği’nde köklü değişiklikler planlandı. Yeni düzenlemelerle hem sektörün gelişimine ivme kazandırılması hem de tüketici memnuniyetinin artırılması hedefleniyor. Hazırlanan taslak çalışmaya göre, şarj hizmeti ücretlerinde, esnek fiyatlandırmaya imkân tanınarak, yığılma önlenecek. Şirketlerin belirli saatlerde ve lokasyonlarda indirim yapabilmesinin önü açılıyor. Böylece rekabetçi bir yapı oluşturulması ve kullanıcıların daha avantajlı koşullara erişebilmesi amaçlanıyor. Diğer yandan mevzuatta şarj noktası tanımına geçilmesiyle birlikte lisanslı şirketlerin belirli bir soket kapasitesine ve coğrafi yaygınlığa sahip olması zorunlu hâle geliyor; mevcut işletmeler için ise bir yıllık uyum süresi öngörülüyor. Ayrıca mobil şarj istasyonlarının lisanslı şirketler tarafından da işletilebilmesine imkan sağlanarak, özellikle yoğun dönemlerde ve acil ihtiyaçlarda erişilebilir bir alternatif sunuluyor. Roaming (ortak ağ) uygulamalarına ilişkin hukuki çerçevenin güçlendirilmesi de düzenlemenin önemli başlıklarından birisini teşkil ediyor. Şirketler arasında yapılan ortak ağ sözleşmeleri EPDK’ya bildirim kapsamında olacak. Gerektiğinde usul ve esaslar EPDK tarafından netleştirilecek. Kullanıcıların ödeme imkânlarını genişleten bir diğer düzenleme ile 1 Temmuz 2026’dan sonra otoyol ve devlet yollarında kurulacak tüm DC şarj istasyonlarında en az 1 adet kredi kartı entegrasyonu mecburi hâle geliyor. Verimlilik ve kaynak kullanımı açısından batarya doluluğu yüzde 85’in üzerine çıkan araçlarda şarj işleminin sonlandırılabilmesi mümkün hâle gelirken, güç yönetimi uygulamalarına kanuni zemin sağlanarak, hem şebeke kapasitesinin verimli kullanılması hem de kullanıcıların doğru bilgilendirilmesi hedefleniyor. Hizmet kalitesini bir üst seviyeye taşımak isteyen EPDK, çağrı merkezi kurulmasını mecburi hale getirecek. İşletme gücünü arttırmak için, arızalı istasyonlara müdahale sürelerini sıkı takip edip kullanıcı desteğini güçlendirmeyi hedefliyor. Şarj hizmetinde kullanılan yazılım sistemleri için ISO 27001 sertifikası şartı getirilirken, istasyonlarda hem şarj ağı işletmecisinin, hem de istasyon işletmecisinin marka kullanımına imkân tanınarak, alanda daha canlı bir rekabet ortamı oluşturulması planlanıyor. EPDK’nın üzerinde çalıştığı düzenlemenin, Türkiye’nin elektrikli araç dönüşümüne güçlü bir katkı sunması, sektöre dinamizm kazandırması ve tüketicilerin daha kaliteli bir hizmete erişmesini sağlaması bekleniyor. Taslak, sektör temsilcilerinin görüşlerinin alınmasının ardından kurul değerlendirmesiyle birlikte yürürlüğe girecek. Elektrikli araç sahipleri, ortak bir takip sistemi sunan akıllı telefon uygulaması ile, güzergahlarındaki aktif şarj cihazlarını görmek istedikleri, ana arterlerdeki yetersizlik ve yoğunluktan, zaman kaybı yaşadıklarını ifade ettiler. Birçok Anadolu şehrinde ilk kurulan şarj istasyonlarının uygulamalarda ve yol güzergahlarındaki levhalarda faal gibi gözükmesine rağmen, devre dışı olduğuna dikkat çeken elektrikli araç sahipleri, bu istasyonların sürekli denetlenmesi, arızalara müdahele sürelerinin takip edilip sınırlandırılması da talep ettiler. Ayrıca yoğunluğun dağıtılması, evden şarjın engellenmemesi için de yıllık 5 bin kilowatlık destek sınırının 4 bin kilowatt indirilmesi uygulamasından vazgeçilmesini hatta 7 bin kilowatta çıkartılmasını talep ettiler.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 13:58
Bakan Şimşek: "Ekim ayında sanayi üretimi, yıllık bazda büyürken aylık bazda sınırlı geriledi. Öncü göstergeler, kasım ayında üretimin ılımlı artışına işaret ediyor."
Bakan Şimşek: "Ekim ayında sanayi üretimi, yıllık bazda büyürken aylık bazda sınırlı geriledi. Öncü göstergeler, kasım ayında üretimin ılımlı artışına işaret ediyor."
10 Aralık 2025 Çarşamba - 13:46
Bakan Kacır: "Yılda 20 milyar dolar Ar-Ge harcaması yapılan bir ülkeyiz"
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "22 yıl önce yılda sadece 1.2 milyar dolar Ar-Ge harcaması yapılan bir ülkeyken şimdi yılda 20 milyar dolar Ar-Ge harcaması yapılan bir ülkeyiz. Ar-Ge insan kaynağımız 29 binden 310 binin üzerine çıktı" dedi. Take Off Girişim Zirvesi, bu yıl 8. kez İstanbul Fuar Merkezi’nde kapılarını ziyaretçilere açtı. Zirvenin açılışına Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, İstanbul Valisi Davut Gül, bakanlar, milletvekilleri, girişimciler ve çok sayıda ziyaretçi katıldı. Anadolu Ateşi Dans Topluluğu’nun gösterisinin ardından açılış konuşmasını yapan Bakan Kacır, "2018 yılından bu yana Take Off’u gerçekleştiriyoruz. 2018’de Teknofest’in ilk yılında Take Off’u yan etkinlik olarak gerçekleştirdik. Sonraki yıllarda büyüdü ve müstakil bir etkinlik haline geldi. Şimdi bölgenin en büyük girişimcilik zirvesi. Bu yıl 40’dan fazla ülkeden 250’den fazla yatırımcı, 500’den fazla girişimci Take Off’ta buluştu. Hem Türkiye’nin teknoloji girişimi hem de dünyanın dört bir yanından gelen teknoloji girişimleri burada yatırımcılarla bir raya geliyor. Bu Türkiye’nin araştırma, geliştirme, inovasyon ve girişimcilik alanlarında geldiği seviyeyi de gösteriyor" dedi. "Ar-Ge insan kaynağımız 29 binden 310 binin üzerine çıktı" Bakan Kacır, "Son 22 yıl Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğine milli teknoloji hamlesinin adım adım inşa edildiği bir dönem oldu. Türkiye araştırma, geliştirme ve inovasyon kabiliyetlerini yükseltti. 22 yıl önce yılda sadece 1.2 milyar dolar Ar-Ge harcaması yapılan bir ülkeyken şimdi yılda 20 milyar dolar Ar-Ge harcaması yapılan bir ülkeyiz. Ar-Ge insan kaynağımız 29 binden 310 binin üzerine çıktı. Bu teknoloji girişimlerinin doğmasını da hızlandırdı. O yıllarda iki tane Teknoparkımızda 56 tane teknoloji şirketi vardı. Şimdi 113 Teknoparkımızda 12 binden fazla teknoloji şirketi var. Ve bu şirketlerin girişim sermayesi imkanlarıyla buluşmasını da mümkün kılıyoruz. Son 5 yılda girişim sermayesi fonlarını büyüttük" şeklinde konuştu. "Teknoloji girişimlerine yılda 1 milyar doların üzerinde yatırım yapılıyor" Türkiye’deki teknoloji girişimlerine yapılan yatırımlara dikkat çeken Kacır, "Kamu kaynakları ile teknoloji girişimlerine yapılan yatırımları daha yüksek bir ölçeğe taşıdık. Fonların fonu mekanizmalarını kurduk, eş finansman mekanizmaları kurduk ve son 5 yılda Türkiye’de teknoloji girişimlerine yapılan yatırımı 5, 3 milyar dolara yükselttik. Önceki dönemlerde teknoloji girişimlerine yılda 80-90 milyon dolar yatırım yapılırken, şimdi yılda 1 milyar doların üzerinde yatırım yapılıyor. Bu da çok fazla teknoloji girişiminin doğmasını, Türkiye’de doğan teknoloji girişimlerinin de küreselleşme yolculuklarını hızlandırıyor. Biz Take Off’ta dünyanın dört bir yanından gelen parlak fikirlerin yatırımcılarla buluşmasını sağlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Atatürk Havalimanı’nda bir Teknopark kurduk. Türkiye’nin yıldızı girişimcilik dünyasında parlamaya devam edecek" ifadelerini kullandı. Take Off, bugüne kadar 100’ü aşkın ülkeden yüzlerce girişimi ve binlerce ziyaretçiyi ağırladı Zirve, Teknofest çatısı altında T3 Vakfı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi öncülüğünde yürütülen bölgenin en kapsamlı inovasyon ve girişimcilik platformu olarak konumlanıyor. 2018 yılında kapalı bir yan etkinlik olarak başlayan Take Off, bugüne kadar 100’ü aşkın ülkeden yüzlerce girişimi ve binlerce ziyaretçiyi ağırladı. 2018’den bu yana yaklaşık bin girişim Take Off programlarından faydalanırken, platform toplamda 1,8 milyon dolar tutarında ödül ve yatırım imkanı sağladı. Bu yıl zirvede 40 ülkeden 500’ü aşkın girişim, 260’tan fazla yatırımcı, 85 partner ve 12 sponsor kurum yer aldı. İspanya, Bangladeş, Kuzey Makedonya ve Özbekistan gibi ülkeler, oluşturdukları pavilyonlarla kendi ekosistemlerinin öne çıkan startuplarını İstanbul’a taşıyarak, zirveye güçlü bir uluslararası boyut kazandırdı. Yeni dönemin iş birliği modeli: Executive Lounge Artan girişim ve kurum sayısı doğrultusunda bu yıl ilk kez hayata geçirilen "Executive Lounge", katılımcıların daha verimli, odaklı ve hedefli iş birliği görüşmeleri yapabileceği özel bir alan olarak dikkat çekiyor. Bu yeni model, 2024 yılında Investor Lounge ve kurumsal stantlarda gerçekleştirilen 557 planlı görüşmenin ardından 2025’te çok daha yoğun bir etkileşim için kapılarını açtı.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 13:34
Çarşamba Ticaret Borsası’nın Batum temasları
Çarşamba Ticaret Borsası(ÇTB) Yönetim Kurulu Başkanı Kazım Yılmaz, Meclis Başkanı Hacı Toraman ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Şevket Zeren, Batum’daki iş ziyaretleri kapsamında BATGİAD Türk Gürcü İş Adamları Derneği Başkanı Ayhan Dikme’yi ziyaret etti. Gerçekleştirilen ziyarette, Türkiye-Gürcistan arasındaki ticari ilişkiler, bölgesel iş birliği imkanları ve iki ülke arasında geliştirilmesi planlanan ortak projeler üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Ayhan Dikme, ziyaretten duyduğu memnuniyeti ifade ederek BATGİAD olarak bölgede ekonomik iş birliklerinin güçlenmesine yönelik çalışmalara devam ettiklerini belirtti. Çarşamba Ticaret Borsası heyeti ise Batum temasları çerçevesinde yapılan bu görüşmenin, bölgesel ticaretin geliştirilmesi ve iş dünyası arasındaki bağların güçlendirilmesi açısından verimli geçtiğini vurguladı.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 13:14
Yeniköy Kemerköy Enerji’ye 4 milyon fidan için takdir belgesi
Yeniköy Kemerköy Enerji, Orman Genel Müdürlüğü ile 2022 yılında yaptığı protokol kapsamında ülkenin farklı bölgelerindeki ağaçlandırma çalışmalarına devam ediyor. Protokol çerçevesinde, 2025 yılı sonu itibarıyla dikilen fidan sayısı 4 milyonun üzerine çıktı. Orman Genel Müdürlüğü (OGM), Yeniköy Kemerköy Enerji ile yürüttüğü ağaçlandırma protokolü kapsamında gerçekleştirilen çalışmalar nedeniyle şirkete takdir belgesi verdi. OGM koordinasyonunda sürdürülen ağaçlandırma programı çerçevesinde, Türkiye’nin farklı bölgelerinde 4 milyondan fazla fidan toprakla buluşturuldu. Türkiye’nin ormanlarını güçlendiren ortaklık Yeniköy Kemerköy Enerji Genel Müdür Yardımcısı Burak Işık’a takdir belgesi Orman Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Yüzer, tarafından takdim edildi. Yüzer, protokol kapsamındaki çalışmaların bir dikim yükümlülüğünden çok, ülkenin orman varlığını güçlendiren uzun vadeli bir ekosistem yatırımı olduğunu vurguladı: "Doğru planlamayla özel sektör ve kamu ortaklıklarının orman varlığına kalıcı katkı sunduğunu açıkça görüyoruz. Yeniköy Kemerköy’le olan iş birliğimiz, klasik bir dikim programının ötesine geçti; planlama, tür seçiminden bakım ve izlemeye kadar bütüncül bir ormancılık uygulamasını temsil ediyor." "Sürdürülebilirliği rakamlardan öte bir sorumluluk olarak görüyoruz" Yeniköy Kemerköy Enerji Genel Müdür Yardımcısı Burak Işık ise Türkiye’nin farklı bölgelerinde oluşturdukları dikim alanlarının, yıllar içinde kendi ekosistemini kuracak ormanlara dönüşeceğini belirtti: "Orman Genel Müdürlüğü ile dört yıldır yürüttüğümüz ağaçlandırma çalışmalarında, yalnızca faaliyet gösterdiğimiz Muğla ile sınırlı kalmayıp Türkiye’nin farklı bölgelerinde de dikimler gerçekleştiriyoruz. Protokol kapsamında fidan türlerinin belirlenmesi ve dikim sürecinin planlanması Orman Genel Müdürlüğü tarafından yapılıyor; biz ise bu süreçlerin hayata geçirilmesi için tüm gerekli desteği sağlıyoruz. Bir fidanın toprağa kazandırılmasıyla başlayan süreç, uzun vadede hem karbon yutak kapasitesini hem de biyolojik çeşitliliği artıran zincirleme bir fayda oluşturuyor. Bu etki, toprak sağlığından su döngüsüne kadar geniş bir alanı olumlu yönde değiştiriyor" Yapılan açıklamaya göre, şirket tarafından akademisyenlerle beraber yürütülen karbon yutak alanı hesaplama çalışması sonucuna göre, dikilen 4 milyonun üzerindeki fidan, 2024 yılı sonunda atmosferden 1 milyon 501 bin ton karbondioksiti tuttu. 2025 yılı sonunda bu miktarın 2 milyon 80 bin tona ulaşması bekleniyor. Ağaçların büyümesiyle birlikte tutulum miktarının 10 yıl içinde 2 milyon tonu; 30 yıl içinde ise 4 buçuk milyon tonu aşması öngörülüyor. 2025’te 576 hektarlık maden sahası rehabilite edildi Şirketin Milas’taki eski maden sahasında yürüttüğü "Hüsamlar Yeniden Doğaya Kazandırma" projesi, Türkiye’nin tek seferde uygulanan en kapsamlı doğaya geri kazandırma çalışmalarından biri olarak öne çıkıyor. Projenin bölgenin iklimine uygun bitkiler ve bilimsel yöntemlerle yürütüldüğünü belirten Işık, "Faaliyetimizin sonlandığı maden sahalarımızı ağaçlandırıyor, konusunun uzmanı kıymetli akademisyenlerle çalışıyoruz. 2025 yılı itibarıyla 576 hektarlık alanı rehabilite ettik ve 246 binden fazla fidan ve bitki diktik. Ayrıca Türkiye’nin köklü çevre derneklerinden biri olan Türkiye Tabiatını Koruma Derneği, çalışmalarımızı izliyor ve raporluyor. Rehabilitasyon süreçlerimizle ilgili hazırladıkları raporlar kamuoyuna açık bir şekilde kurumun web sitesinde yayınlanıyor. Süreçlerimize bölge insanını da dahil edip onların da bilgilerinden faydalanıyoruz. Proje tamamlandığında 2032’ye kadar toplam 1363 hektarlık alanı doğaya kazandırmayı hedefliyoruz" dedi.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 13:10
Araç yenilemek ya da ilk kez araç almak isteyenler için doğru dönem
Denizli’de ikinci el araç piyasasında haraketlilik yaşandığını belirten galericiler, aracını yenilemek ya da ilk kez araç almak isteyenler için doğru dönem olduğunu belirtti. Denizli’de uzun yıllardır otomotiv sektöründe hizmet veren galerici Alican Memiş ve Halil Tuncer, ikinci el araç piyasasındaki son durumu değerlendirdi. Araç fiyatlarında yaşanan dalgalanmalar, kredi şartlarının zorluğu ve alıcıların daha temkinli davranması nedeniyle sektörün farklı bir döneme girdiğini söyleyen galericiler, "Eskisi gibi yüksek tempo bir alım-satım yok ama piyasada doğru araç her zaman karşılığını buluyor" dedi. "Yeni yılda taleplerin artacağını, piyasanın daha da canlanacağını öngörüyoruz" Denizli’de otomotiv sektöründe faaliyet gösteren galerici Alican Memiş, ikinci el araç piyasasındaki son durumu değerlendirerek vatandaşların artık aracı bir yatırım aracı olarak değil, gerçek ihtiyaçtan dolayı tercih ettiğini söyledi. Son yıllarda yaşanan dalgalanmanın ardından piyasada daha bilinçli bir müşteri profili oluştuğunu belirten Memiş, "Eskiden insanlar aracı yatırım amaçlı alırdı, şimdi ise gerçekten ihtiyacı olan alıyor. Bu da piyasayı daha stabil ve kontrollü bir hale getirdi. Şu an satışlarımız gayet iyi gidiyor. Fiyatların oturması, kredi şartlarının kısmen de olsa öngörülebilir hale gelmesi müşterileri harekete geçirdi. Doğru araç bulunduğu zaman hiç beklemeden alınıyor. Yeni yılda taleplerin artacağını, piyasanın daha da canlanacağını öngörüyoruz. Hem alıcı hem satıcı için daha dengeli ve daha güvenli bir süreç olacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı. "Aracını yenilemek yahut ilk kez araç almak isteyenler için şu an gerçekten doğru dönem" Araç sahibi olmak isteyenler için içinde bulunduğumuz ayların tam anlamıyla "en uygun zaman" olduğunu vurgulayan Halil Tuncer, "Uzun zamandır beklenen o yumuşama süreci başladı. Araç fiyatlarında belirgin bir gevşeme var. Bu dönem, özellikle gerçek alıcı için oldukça avantajlı bir zaman. Son yıllarda araçlar ciddi anlamda yatırım aracı haline gelmişti. Şu anda ise bu algı kırılıyor. Fiyatlar dengeye oturuyor ve bu da alıcı için çok daha adil bir piyasa ortaya çıkarıyor. Piyasanın bu seviyede olması hem alıcıyı hem satıcıyı rahatlatıyor. Aracını yenilemek yahut ilk kez araç almak isteyenler için şu an gerçekten doğru dönem. Fiyatların biraz daha oturmasıyla birlikte hareketlilik de artacaktır" diye konuştu. Yakın dönemde piyasanın nasıl şekilleneceğine dair öngörülerini de aktaran galericiler, fiyatların bir süre daha dengede kalabileceğini fakat talep arttıkça yeniden hareketlenme yaşanabileceğini belirtti.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 12:59
Edirne’de yılbaşı öncesi fahiş fiyat denetimi: Kontroller arttı
Edirne Ticaret İl Müdürlüğü ekiplerince yılbaşı öncesi fiyat ve etiket denetimi yapıldı. Edirne’de yılbaşına kısa bir süre kala işletmelerde denetim yapan Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri, öncelikle raf ve kasa fiyatlarını karşılaştırdı, fiyat etiketleri ile faturalarını inceledi. Kuruyemiş, şekerleme, tatlı, hediyelik eşya gibi ürünlerin satıldığı iş yerlerinde denetim yapan ekipler, fahiş fiyata ve fırsatçılığa geçit vermedi. Yılbaşı öncesi denetimleri arttıran ekipler, Edirne’nin en işlek ve turistlerin en çok alışveriş yaptığı noktalarından biri olan Saraçlar Caddesi’ndeki işletmeleri dolaşarak fiyat etiketlerini kontrol etti. 604 ürün incelendi, 82’sinde aykırılığa rastlandı İş yeri yetkililerini bilgilendiren ekipler, fiyat etiketlerinin görünebilir şekilde asılması yönünde de hatırlatmada bulundu. Kent merkezi ile ilçelerinde kasım ayında ve aralık ayı içinde 110 iş yerinde yapılan denetimlerde 604 ürün incelenirken, incelemelerde 82 aykırılığa rastlandı. Denetimlerde fiyat etiketi olmayan ve aykırılık tespit edilen işletmelere idari para cezası uygulanması için işlem yapıldı. Şehrin muhtelif cadde ve sokaklarında denetimlerin devam edeceği belirtildi. Bir işletmede mağaza müdür yardımcısı olarak görev yapan Özkan Yaprak, denetim olmasının hem işletmeler hem de vatandaşlar için her zaman iyi olduğunu belirtti. Yaprak, vatandaşların alışveriş yaparken etiketleri kontrol etmelerinde fayda olduğunu aktardı. Alışveriş yapan vatandaşlar da denetimleri iyi bulduklarını ve sürekli yapılmasını istediklerini söylediler. Orhan Döngel, "Şu anda Türkiye genelinde etiketler bayağı uygun. Denetimler hoşumuza gidiyor. Daha sık olmasını rica ediyoruz" dedi. Denetim yapılması ve etiket kontrolünün güven kattığını belirten bir başka işletme sorumlusu Reşit Bilen, kontrollerin sık sık gerçekleştirildiğini aktardı.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 12:54
Geç gelen kış balığın tadını kaçırdı
DENİZLİ (İHA) – Denizli balık halinde en çok tercih edilen türler sardalya, hamsi ve istavrit olurken, geç gelen kış nedeniyle balıklarda yağlanmanın olmadığı belirtildi. Piyasada daha çok küçük ve ekonomik balıkların talep gördüğünü belirten balık hali esnaflarından Kemal Ercan, "Şu anda en çok sardalya, hamsi ve istavrit türleri talep görüyor. Sezonu olmasına rağmen palamut ile çinekop bu sene yok. Bu türler 2-3 senede bir bol oluyor. Seçen sene bolluk vardı, bu sene olmadı. Bunda göçebe balık olmalarının da etkisi büyük. Bu sene Karadeniz’de hamsi çok bol, buna karşılık çinekop ve palamut yok. Bu iki tür hamsi olmadığı zaman o oluyor. Bunlara alternatif olarak genelde çipura ve levrek tercih ediliyor. Vatandaşlarımız sardalya ve hamsiye daha çok rağbet ediyor. Ekonomik olarak uygun. Hem besleyici hem de vitamin bakımından zengin. Balığına göre fiyatlar 250 liradan başlayıp bin 500 liraya kadar çıkıyor" dedi. Havaların soğumasıyla birlikte balık tüketiminin arttığına işaret eden Ercan, "Kış sezonu geldi, balık yeme dönemleri başladı. Vatandaşlarımızın sağlıkları ve dengeli beslenme için en az haftada bir gün balık yemeleri lazım. Denizlilere en taze ve uygun balığı yedirmek için İzmir Balık Halinden, Karadeniz’den, Bursa ve Bandırma’dan da balık temin ediyoruz. Piyasayı takip edip, en güzel balık neredeyse ona göre şehrimize getiriyoruz" ifadelerini kullandı. Kış gecikti, balığın tadı kaçtı Halk dilinde "Kar düşmeden balık yenmez" diye bir tabir olduğunu hatırlatan Ercan, şöyle konuştu: "Bu sene havalar normale göre daha yeni yeni soğumaya başladı. Şu an Aralık’tayız, yağışlar daha yeni başladı. Tabii bu yüzden denizlerin de suyu sıcak oluyor, kış geç geldiği için. Halk dilindeki deyiş gibi balığın lezzetli olması için suyun soğuyup balığın daha çok yağlanması lazım"
10 Aralık 2025 Çarşamba - 12:48
TechXtile Challenge’da finale kalan projeler belirlendi
TechXtile Challenge Tasarım Yarışması’nın 7. yılında yarı final süreci tamamlandı; katılımcılar bu yıl verimlilik odağında jüri karşısına çıkarak sektörün geleceğine ışık tutacak projelerini sundu. Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) tarafından, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) koordinasyonunda ve T.C. Ticaret Bakanlığı desteğiyle düzenlenen 7. TechXtile Challenge Tasarım Yarışması kapsamında Değerlendirme Kurulu, çevrimiçi toplantıda bir araya gelerek finale yükselecek projeleri belirledi. Bu yıl "Verimlilik" sloganı ile düzenlenen yarışma sürecinde "Girişimcilik Nedir?", "Nasıl Melek Yatırımcı Olunur?", "Liderlik ve Motivasyon", "Sunum Geliştirme" gibi kapsamlı seminer programları düzenlenerek katılımcıların iş modellerini güçlendirmelerine katkı sağlandı. Seminer programlarının ardından gerçekleştirilen Değerlendirme Kurulu toplantısında Level-Up ve Scale-Up kategorilerinde projeler, 4’er dakikalık sunumlarla jüri karşısına çıktı. Girişimler; yapılabilirlik, satılabilirlik, ölçeklenebilirlik, teknoloji-inovasyon boyutu ve ekip yetkinliği başlıkları altında değerlendirildi. UTİB Yönetim Kurulu Başkanı Pınar Taşdelen Engin, yarışmanın tekstil sektörüne sağladığı katkının giderek büyüdüğünü belirterek şunları söyledi: "7 yıldır kesintisiz olarak sürdürdüğümüz bu programın tekstil sektörünün yenilikçilik kapasitesini artıran stratejik bir yapıya dönüştüğünü görüyoruz. Tekstil sektörü, dönüşümün en hızlı yaşandığı alanlardan biri. Sürdürülebilirlik, ileri teknoloji kullanımı, verimlilik artışı, akıllı tekstiller ve dijitalleşme gibi kavramlar artık sektörün temel gündemini oluşturuyor. Bu nedenle yarışmanın yapısı, eğitim süreçleri ve farklı olgunluk seviyelerini kapsayan Level-Up ve Scale-Up kategorileri, girişimcilerin gerçek ihtiyaçlarına cevap veren çok değerli bir çerçeve sunuyor." Program kapsamında yürütülen seminerlerin önemini vurgulayan Engin, "Girişimcilerin bu seminerlere aktif katılım göstermesi, geri bildirimleri uygulaması ve projelerini yeniden şekillendirmesi, ortaya çıkan sonuçların kalitesini ciddi biçimde artırıyor. Bir fikri büyütmek, onu doğru anlatmak ve pazara uygun bir model haline getirmek; işte bu yolculukta TechXtile Challenge onlara güçlü bir yönlendirme mekanizması sunuyor. Bu yarışmanın en önemli katkılarından biri sağladığı iş ağı ortamıdır. Sektörün lider firmaları, yatırımcıları, akademisyenleri ve genç girişimcileri aynı platformda buluşturmak, sadece bir yarışma değil, bir ekosistem oluşturmak demektir. TechXtile’ın gerçek değeri de tam olarak burada ortaya çıkıyor. Bugünün projelerini yarının başarı hikayelerine dönüştürebilecek bir zemin hazırlıyoruz" ifadelerini kullandı. TechXtile Challenge Program Koordinatörü Ufuk Batum, yarışmanın uluslararası ölçekte ilgi gördüğünü belirterek, "TechXtile Challenge tekstil dikeyinde girişimciliği besleyen ve büyüten kapsamlı bir gelişim programı haline geldi. Her yıl daha fazla girişimci ve yatırımcının ilgisini çekiyor; hatta yurt dışından dahi programımıza katılmak isteyen ekipler oluyor. Bu da aslında burada oluşturduğumuz modelin uluslararası ölçekte karşılık bulduğunu gösteriyor. Benzer programlarda katılımcıların yatırım alması için 4-5 yıllık bir olgunlaşma süreci gerekirken, biz 2. yıldan itibaren yatırım alan, ölçeklenen ve piyasa değerini artıran girişimler çıkarmaya başladık. Bu yıl ayrıca önceki dönemlerimizden mezun olan, ekosistemi yakından tanıyan finalistleri ara jüriye dahil ederek onlara sürecin bir parçası olma fırsatı sunduk" dedi. Büyük Fınal 26 Mart’ta Değerlendirme Kurulu tarafından belirlenen finalistler, yarışmanın sonraki aşamasında mentorluk desteği alarak projelerini geliştirmeye devam edecek ve 26 Mart 2026’da düzenlenecek final töreninde projelerini Final Jürisi karşısında sunacak.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 12:44
Akademi ve iş dünyası ULUTEK’te bir araya geldi
ULUTEK Teknopark’ta gerçekleştirilen Üniversite-Sanayi İş Birliği Programı, Bursa’nın teknoloji üretme kapasitesini, akademik bilgi birikimini ve sanayinin değişen ihtiyaçlarını aynı platformda buluşturdu. Toplantıda Ar-Ge odaklı üretimin geliştirilmesi, akademi-sanayi etkileşiminin kurumsallaştırılması, yeşil mutabakatın sektörlerde oluşturduğu dönüşüm ve Bursa’nın ihtiyaç duyduğu yeni teknoloji ekosisteminin nasıl şekillendirilmesi gerektiği kapsamlı bir biçimde ele alındı. ULUTEK Genel Müdürü Prof. Dr. İrfan Karagöz, araştırma üniversitelerinin Türkiye’nin kalkınma vizyonundaki yerine dikkat çekerek ULUTEK’in bu noktadaki misyonunu şu sözlerle ifade etti; "Üniversitemiz araştırma üniversitesi unvanıyla büyük bir sorumluluk taşıyor. Bu sorumluluğun sanayi ile bütünleşmesini sağlayan en önemli yapılardan biri teknokentlerdir. ULUTEK olarak hem üniversitemizi hem de teknokent firmalarımızı aynı platformda buluşturan mekanizmaları güçlendiriyoruz. Bugün burada yaptığımız gibi, tarafları bir araya getirmek önemli; fakat daha önemlisi bu iş birliğini sürdürülebilir kılacak sistematik bir yapı oluşturmak. Her iş birliğinin mutlaka bir projeye, bir çıktı ya da katma değere dönüşmesi gerektiğine inanıyoruz. Bursa’nın Ar-Ge kapasitesini büyütmek için bu dönüşümü birlikte inşa etmek zorundayız." Programda söz alan Uludağ Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Adem Akpınar, üniversitenin araştırma üniversitesi kimliğini güçlendirmek için yürüttükleri faaliyetleri belirterek, "Güçlü bir sanayiye sahip olan Bursa’da araştırma üniversitesi olarak daha üst sıralarda yer almak için yoğun bir çaba gösteriyoruz. Bu dönem özellikle Ar-Ge’ye yatırım yapan firmalarla sistematik bir çalışma yürütüyoruz. Her hafta firmalarımızla bir araya geliyor, çıktı odaklı ziyaretler gerçekleştiriyoruz. Bu görüşmelerde Avrupa Birliği projelerini nasıl artırabileceğimizi, yayınlarımızı nasıl güçlendirebileceğimizi ve firmaların akademiyle hangi durumlarda iş birliği kurabileceğini değerlendiriyoruz. Hocalarımızla birlikte sanayiye daha çok yaklaşmak, akademisyenlerimizi sanayinin ihtiyaçlarıyla daha sık buluşturmak ve bu etkileşimi somut projelere dönüştürmeyi hedefliyoruz. Bu kapsamda bu değerli organizasyon için ULUTEK Yönetimine teşekkürlerimizi sunarız" şeklinde konuştu. Bursa Uludağ Üniversitesi Ar-Ge Koordinatörü Prof. Dr. Esra Karaca üniversitenin araştırma üniversiteleri arasında yer almasının getirdiği sorumluluk ve avantajlara vurgu yaptı. Ar-Ge’nin sürdürülebilir kalkınmanın en kritik unsurlarından biri olduğunun altını çizen Prof. Dr. Karaca, "Üniversite olarak hem ulusal hem de uluslararası arenada yenilikçi projeler üretme kapasitemizi her geçen yıl artırmayı çabalıyoruz. Araştırma üniversitesi statümüz, sanayi ile iş birliğini güçlendiren, bilgi ve teknoloji transferini hızlandıran önemli bir itici güçtür" dedi. Üniversite-sanayi etkileşiminin, bölgesel ve ulusal ekonomiye yüksek katma değer sağlayacağını belirten Prof. Dr. Karaca, ULUTEK ile yürütülen çalışmaların bu açıdan büyük önem taşıdığını ifade etti. BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Buğra Küçükkayalar, hem sanayinin gelişimi hem de nitelikli insan kaynağının yetişmesi için üniversitelerle yakın çalıştıklarını belirterek, "Üniversite-sanayi iş birliğini güçlendirmek için komitelerimiz ve çalışma gruplarımızla ortak mekanizmalar kuruyoruz. Asıl ihtiyacımız olan şey; bu etkileşimi düzenli, periyodik ve yapısal bir modele dönüştürmek. Üniversitelerimizle sanayicilerimizi daha sık ve daha planlı biçimde aynı masada buluşturursak Bursa’nın rekabet gücünü çok daha hızlı artırabiliriz" diye konuştu. Küresel dönüşümün sanayi yapısını yeniden şekillendirdiğine dikkat çeken BİSİAD Yönetim Kurulu Başkanı İdris Doğrul, "Bugün artık üniversite-sanayi iş birliğini çok daha net konuşmamız gereken bir dönemdeyiz. Yeşil Mutabakat’ın gereklilikleri ve önümüzdeki dönüşüm dalgası, mevcut iş modellerimizin tamamını etkiliyor. Son 3-4 yıldır teknolojide ve iş süreçlerinde ciddi bir kırılma yaşıyoruz. Bu dönüşümün sağlıklı yönetilebilmesi için ekosistemi güçlendirmemiz, akademik dünyanın bilgi birikimini sanayiye daha etkin şekilde aktarmamız gerekiyor. Sanayici olarak bazı konuları anlatmakta zorlanıyoruz; bu nedenle ihtiyaçların doğru tanımlandığı, sektörlerin doğru yönlendirildiği bilimsel bir kurula veya koordinasyon mekanizmasına ihtiyaç var" dedi. Ekosistemin bütün paydaşları içine alan kapsayıcı bir yapıya kavuşturulması gerektiğini belirten TÜMKAD Başkanı Ülfet Öztürk ise, "Üniversite, sanayi ve kamu birlikte hareket ettiğinde gerçek bir dönüşümden söz edebiliriz. Güçlü bir ekosistem olmadan sürdürülebilir gelişim sağlamak mümkün değil" ifadelerini kullandı. ULUTEK Teknopark Genel Müdürü Prof. Dr. İrfan Karagöz’ün ev sahipliğinde düzenlenen programa; Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Adem Akpınar, BUÜ Ar-Ge Koordinatörü Prof. Dr. Esra Karaca, Bursa Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (BUSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Buğra Küçükkayalar, Bilişim Sektörü İş İnsanları Derneği (BİSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı İdris Doğrul, Tüm Mühendis Kadınlar Derneği (TÜMKAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ülfet Öztürk ve BUÜ Mühendislik Fakültesi bölüm başkanları katılım gösterdi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder