Son Dakika
|
Fenerbahçe, evinde 5. kez puan kaybetti
GÜNDEM
Brent petrol 90 doların altına geriledi
İran: "Hürmüz Boğazı açıldı"
İstanbul’da barajlar doldu: Doluluk oranı yüzde 70’i aştı
Diyarbakır’da otomobil tren ile çarpıştı: Feci kaza kamerada
Suriye ordusu, ABD güçlerinin konuşlandığı tüm üslerde kontrol sağladı
MİT’ten siber suç şebekesine operasyon: 12 kişi gözaltında
Araştırma görevlisinin hayatını kaybettiği saldırının failleri yakalandı
Geri dönüşüm fabrikasında yangın böyle görüntülendi
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Inside the Success of Sialkot’s Thriving Leather Hub in Pakistan
Şiddetli fırtınanın tırda taşınan konteyneri uçurduğu anlar kamerada
Trump’tan İran’ın Hizbullah ve Hamas’ı desteklemeyi kabul ettiği iddiası
Lübnan Cumhurbaşkanı Aoun: "Ülke toprağından tek bir zerre dahi feda edilmeyecek"
Netanyahu: "Barışa giden yol uzun, Hizbullah ile çatışma sonlanmadı"
Sabiha Gökçen Havalimanı’nın 2. pistinin altında yangın paniği
İran: "(Hürmüz Boğazı’nda) Askeri gemilerin geçişi hala yasak"
Pezeşkiyan: "İsrail ateşkes ilan etmeye zorlandı"
EKONOMİ
Karacasu’da çiftçilerin tütün mesaisi başladı
18 Nisan 2026 Cumartesi - 11:20:54
Aydın’ın Karacasu ilçesinde çiftçilerin tütün mesaisi başladı. Geçen yıl oldukça verimli bir sezon geçiren çiftçiler, bu yıl aynı zamanda umutlarını diktiklerini belirterek şu anda en büyük ihtiyaçlarının bir an önce avansların ödenmesi olduğunu belirttiler. Türkiye’nin en önemli tütün üretim merkezlerinin başında yer alan Aydın Karacasu ilçesi, Tütün’e kota getirildikten sonra tütünün yanında zeytin, incir ve yöreye uygun çeşitli tarım ürünleri yetiştirmeye başlamıştı. Geride kalan süreçte sözleşmeli olarak tütün ekiminin de devam ettiği Karacasu’da geçtiğimiz yıl yaklaşık 3 milyon 500 bin kilo tütün üretimi gerçekleştirildi. Bölgede tütün üretiminin artık ana geçim kaynağı değil yan geçim kaynağı haline geldiğini belirten Karacasu Belediyesi’nin önceki dönem başkanı ve aynı zamanda tütün eksperliği yapan Zeki İnal, yeni dönem tütünlerin dikimine başlandığını belirtti. Karacasu’da geçen yıl 3 milyon 500 bin kilogram tütün üretimi gerçekleştiğini ve tütünlerin tamamının tesliminin gerçekleştiğini kaydeden İnal, "Geçen yılın ürünleri kalitesine göre kilosu 190 TL ile 305 TL arasında satıldı. İşçilik, gübre ve diğer girdi maliyetleri arttığı için üretim maliyetleri de yükseldi. Ve geçen yıl tütünün üreticiye kilogram maliyeti 230 TL olarak hesaplandı. Bu çerçevede ürettiği tütünü kilosu 250 TL ve üzerine satan çiftçimiz durumdan memnun kaldı. Bu yıl tütün dikim alanlarında yaklaşık yüzde 5’lik bir daralma var" dedi. "Çiftçinin tek beklentisi avans" Şu anda bölge çiftçisinin Ege ve çevresinde faaliyet gösteren 6 ayrı firma ile anlaşmalı olarak tütün üretimi yaptığını kaydeden Zeki İnal, geçtiğimiz yıllarda çiftçiye tarlaya inmeden verilen avansın bu yıl henüz verilmediğini belirterek tütün üreticisinin avns beklentisi içinde olduğunu kaydetti.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 11:14
TESK Başkanı Palandöken: "Hem muayenede hem emisyon ücretinde hem kredi kartında çifte katlamalı uygulamanın kaldırılması lazım"
Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Araç muayene istasyonlarında aracın periyodik çalışır haldeki durumunun bakılması yanında emisyonla yapılan muayene var. Bu çifte bir fiyatlandırma oluyor. Maliye Bakanlığı’nın tahakkümlerine göre kredi kartlarından ayrıyeten komisyon alınması yasak" dedi. Palandöken, hem muayenede hem emisyon ücretinde hem kredi kartında çifte katlamalı uygulamanın bir an evvel kaldırılması gerektiğini söyledi. Araç muayene ücretlerinin yüksek olduğunu ve uygulamada çift ücretlendirme sistemi bulunduğunu söyleyen TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken yaptığı basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Araç muayene istasyonlarında yapılan muayenelerde, bilindiği üzere aracın periyodik çalışır haldeki durumunun bakılması yanında emisyonla yapılan muayene var. Bu çifte bir fiyatlandırma oluyor. Bunun miktarı da 3 bin 750 lira civarında oluyor. Aynı işlevi yapan muayene istasyonunda ayrıyeten emisyon için de ayrı bir ücret alınıyor. Bununla da kalınmıyor. Maliye Bakanlığı’nın tahakkümlerine göre kredi kartlarından ayrıyeten komisyon alınması yasak. Ama bunlar münhasıran ayrı bir statüye tabi tutuluyor. Götüreceksiniz, 3 bin 750 lirayı cebinizde taşıyacaksınız. Nakit verirseniz bu komisyondan kurtulacaksınız. 21. yüzyılın sonunda yapay zekanın olduğu bir dönemde ancak bunun yapılması esnafa eziyet. Saatlerce hem trafikte çalışma saatinizi durdurup orada sıraya girmek için kuyruk bekleyeceksiniz. Gittiğiniz zaman da söylediğim bu eziyetlerle karşı karşıya kalacaksınız. Bu hakkaniyetli değil hem de adil değil." "Trafikteki araç sayısı 2007’den bugüne kadar 2 buçuk kat artmış" Araç muayene işlemleri süreci için yeni bir düzenlemenin yapılması gerektiğini ifade eden Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Bunun için yapılması gereken şey aynı şekilde daha önce olduğu gibi muayene istasyonlarındaki yapılan sistemde araçların gerçekten de alınan paranın miktarıyla bugün karşılaştırdığınız zaman astronomik bir rakam çıkıyor. Bunu da bir tarafa koyun. Trafikteki araç sayısı 2007’den bugüne kadar 2 buçuk kat artmış. 13 milyon araç 33 milyon araca dönüşmüş. Yani trafikte şu anda kamyon, kamyonet, binek, ticari olmak üzere 33 milyon vasıta karayolları üzerinde çalışıyor. E şimdi 2007 ile 19 yıl arasındaki bu artışı hesap ettiğiniz zaman bir düzenlemenin acilen yapılması lazım. Devir işlemleri yapıldıktan sonra istasyonları farklı gruplar yönetecekler. En azından bu süreç içerisinde bu komisyonun kalkması, ücretlerin neye göre ayarlandığı, 3 bin 750 lira gibi bir rakamın niçin alındığını, 5 dakikalık muayene için, 450 lira niçin emisyon ücretinin alındığını hesap ettiğiniz zaman gerçekten de esnaf üzülüyor. Esnaf değil, vatandaşa da aynı şeyler oluyor. Bilindiği üzere aracınız varsa bu şekilde hem muayenede hem emisyon ücretinde hem kredi kartında çifte katlamayla bu adil olmayan uygulamanın bir an evvel kaldırılması lazım" diye konuştu. "Esnafın bu kadar mağdur edilmemesi gerekiyor" Özellikle ulaştırma sektöründeki esnafın bu konudaki mağduriyetinin giderilmesi gerektiğini vurgulayan Palandöken, "Esnafın bu kadar mağdur edilmemesi gerekiyor. Sadece ticari araçların takometreden tutun taksimetreye kadar, yani bir tornavida ile 2 saniyede ayarlanan şey 3-4 bin liralık bir yeni parça mı ekleniyor? Veyahut işte onlar atıl oluyor da yenileri mi yapılıyor? Bunun için esnafın bu kadar mağdur edilmesi ve fiyatların bu kadar yükselmesi ama yanı sıra da biliyorsunuz ülkemizin üç tarafında yangın var. Hadi şimdi petroldeki bu artışları buna bağlayalım. Ama bunların üzerindeki eşel mobil sistemi biraz insanlar rahatladım derken ulaşan fiyatlarla birlikte benzin fiyatları da bu hem halka yansıyor hem esnaf aldığı tarifelerle aracını bakıma götürdüğü zamanki parça maliyetleriyle en azından KDV’yi kaldırın diyoruz. Niçin? Vatandaşın daha konforlu daha sağlıklı araçlarla sonra teknolojiler artık süratli değişiyor. Bilindiği üzere eskiden ne vardı? Benzinli mazotlu vardı. Şimdi elektrikli araçlar çıktı. Daha tasarruflu doğayı kirletmeyen. Bunlara göre sırasıyla tedbirlerin alınması lazım ve esnafın mağduriyetinin önünü geçirmesi lazım. Hem vatandaşların aracını kullanan vatandaşların aynı şekilde ticaretini yapanların nakliyeyi yapan o şoför esnafının gerçekten de bu handikaptan kurtarılması lazım" ifadelerini kullandı.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 11:04
Doğan: "Çiftçiye destek verilirse mısır üretimi artar, ithalata gerek kalmaz"
Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, Türkiye’nin mısırda ve genel olarak tarımda kendi kendine yeterli bir yapıya kavuşabilmesi için üreticinin desteklenmesinin büyük önem taşıdığını söyledi. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, Resmi Gazete’de yayımlanan ve 3 milyon ton mısır ithalatı için gümrük vergisinin yüzde 130’dan yüzde 5’e düşürülmesini öngören düzenlemeyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Başkan Doğan, söz konusu kararın kısa vadede piyasayı dengelemeye yönelik bir adım olduğunu ancak Türkiye tarımının yapısal sorunlarını da bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti. Türkiye’nin mısır üretim kapasitesine sahip bir ülke olmasına rağmen artan talebi karşılamakta zorlandığını ifade eden Doğan, özellikle hayvancılık sektöründe yem ihtiyacının artmasıyla birlikte mısıra olan talebin yükseldiğini, buna rağmen üretimin aynı oranda artmaması nedeniyle arz açığının oluştuğunu ve bu açığın ithalat yoluyla karşılanmak zorunda kalındığını kaydetti. Doğan, "Su tüketimi yüksek bir bitki olduğu için mısır iklim krizinden en çok etkilenen ürünlerin başında geliyor. Son yıllarda yaşanan kuraklık ve düzensiz yağışlar mısır verimini olumsuz etkiledi, özellikle sulama imkanı sınırlı bölgelerde üreticiler ciddi verim kayıplarıyla karşı karşıya kaldı. Modern sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması, su kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması ile tarımsal altyapının güçlendirilmesi üretim artışı açısından önemli adımlar olacaktır" diye konuştu. Artan girdi maliyetlerinin de üretim üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çeken Doğan, mazot, gübre, tohum ve sulama maliyetlerindeki yükselişin çiftçiyi üretimden uzaklaştırdığını belirterek, "Üreticimizin yeterince desteklenmemesi, ekim alanlarının daralmasına ve üretimin azalmasına neden olmaktadır. Çiftçilerimize gerekli desteklerin sağlanması halinde mısır üretiminde önemli bir artış sağlanması mümkündür" dedi. Tarımda planlı üretimin önemine de değinen Doğan, hangi ürünün nerede ve ne kadar üretileceğine yönelik uzun vadeli ve sürdürülebilir bir planlama yapılmamasının, arz-talep dengesinde dalgalanmalara yol açtığını ve bunun da zaman zaman ithalat ihtiyacını beraberinde getirdiğini ifade etti. Alınan ithalat kararının kısa vadeli bir çözüm olduğunun altını çizen Doğan, ‘’Kalıcı çözüm için yerli üretim arttırılmalıdır. Türkiye mısırda ve genel olarak tarımda kendi kendine yeterli bir yapıya kavuşabilmesi için üreticinin desteklenmesi büyük önem taşımaktadır. Girdi maliyetlerinin düşürülmesi, desteklerin artırılması ve üreticinin öngörülebilir bir gelir yapısına kavuşması halinde mısır üretimi artacak, ithalata ihtiyaç kalmayacaktır" şeklinde konuştu
18 Nisan 2026 Cumartesi - 11:03
Karaman’da baraj ve göletler ekonomiye can suyu oluyor
Karaman’da bulunan 5 baraj ve 8 gölet ülke ekonomisine büyük katkı sağlıyor. AK Parti Karaman İl Başkanı Murat Öztürk, kentin tarım, gıda ve hayvancılık alanlarında Türkiye’nin öncü şehirlerinden biri olduğunu söyledi. Karaman’ın yüzde 85 oranında tarıma dayalı bir ekonomiye sahip olduğunu ifade eden Öztürk, "Şu anda Karaman’da 5 baraj ve 8 gölet bulunmaktadır. Bu yatırımların büyük bir bölümü 2002 yılından itibaren hükümetimiz döneminde hayata geçirilmiştir. Çiftçilerimizin modern sulama sistemlerini yüksek seviyede kullanması bizim için önemli bir avantajdır" dedi. "Toplam kapasite 350 milyon metreküp" Su krizinin ve kuraklığın hissedildiği dönemlerde bu yatırımların kritik önem taşıdığını belirten Öztürk, "Son iki yıldır İç Anadolu Bölgesi ve Karaman’da kuraklık ciddi şekilde hissediliyor. Ancak yapılan yatırımlar sayesinde bu etki en aza indirilmiştir. İlimizdeki baraj ve göletlerin toplam kapasitesi 350 milyon metreküptür. Yağışların beklenen seviyede gerçekleşmesiyle su kaynaklarımızın tam kapasite çalışması, ürün verimliliğine ve bereketine olumlu yansıyacaktır" şeklinde konuştu. Sulu tarım alanının 1 milyon dekarın üzerinde olduğunu kaydeden İl Başkanı Öztürk, üreticilerin fayda sağlaması ve su kaynaklarının korunması adına ziraat odaları ve sivil toplum kuruluşlarıyla koordineli bir şekilde çalışmaya devam ettiklerini sözlerine ekledi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
15 Nisan 2026 Çarşamba- 10:28
Erzurum’daki dört dev tünel projesinde kritik eşik: Açılış tarihleri belli oldu
2
14 Nisan 2026 Salı- 12:30
Tavşanlı’da hayvancılığa 4 milyon TL’lik destek
3
16 Nisan 2026 Perşembe- 10:31
Pazarın en ucuzu soğan Amasya’dan Avrupa’ya gönderiliyor
4
17 Nisan 2026 Cuma- 14:07
Ankara’da teknoloji ve marka buluşuyor: 5. Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları başlıyor
5
17 Nisan 2026 Cuma- 16:11
Brent petrol 90 doların altına geriledi
10 Aralık 2025 Çarşamba - 15:59
Erzurum sanayisi için stratejik adım: Deterjan fabrikası fizibilite projesi başlıyor
Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı’nın 2025 Yılı Fizibilite Desteği Programına Erzurum Büyükşehir Belediyesi tarafından sunulan "Deterjan Fabrikası Fizibilite Projesi" destek almaya hak kazandı. Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nde gerçekleşen sözleşme imza törenine; Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, KUDAKA Genel Sekreteri Oktay Güven ve projeden sorumlu kurum yetkilileri katıldı. Bölgenin üretim kapasitesini artırmaya yönelik stratejik bir adım Erzurum’da kurulması planlanan deterjan üretim tesisine ilişkin ekonomik, teknik ve finansal analizlerin yapılmasını amaçlayan proje, ilin sanayi altyapısının güçlendirilmesi ve imalat sektöründe yeni yatırım alanlarının oluşturulmasına katkı sağlayacak. Proje kapsamında hazırlanacak fizibilite raporu ile yatırımın maliyet-etkinliği, kapasite ihtiyacı, mimari-statik-mekanik proje gereklilikleri ve makine ekipman yerleşim planı detaylandırılacak. Çalışmanın tamamlanmasıyla, Erzurum’da deterjan üretimi alanında kurulacak fabrikanın uygulanabilirliği bilimsel ve teknik temellere dayandırılmış olacak. Erzurum’un istihdam ve üretim potansiyeline güçlü katkı sağlayacak Erzurum Büyükşehir Belediyesi, proje ile ilin ekonomik yapısının çeşitlendirilmesine katkı sunmayı hedefliyor. Hazırlanacak fizibilite raporu, Erzurum’da imalat sanayisinin gelişimi açısından stratejik bir başlangıç niteliğinde. Yatırımın hayata geçirilmesi ile birlikte istihdam artışı, yerel üretim kapasitesinin yükselmesi, genç nüfusa yönelik iş fırsatlarının oluşması ve kentten göçün azalması bekleniyor.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 15:57
ATO Yönetim Kurulu Üyesi Güçlü: "Kamuda ihtiyaçların yerli üretimle karşılanması özel sektör ve tüm tedarik zinciri açısından hayati öneme sahip"
Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Üyesi Ali İhsan Güçlü, "Kamuda ihtiyaçların yerli üretimle karşılanması, yalnızca kamu kurumları için değil; özel sektör ve tüm tedarik zinciri açısından hayati öneme sahip" dedi. ATO ile Devlet Malzeme Ofisi (DMO) iş birliğinde ATO Meclis Salonu’nda ‘Satın Alma ve Tedarikçi Bilgilendirme Toplantısı’ düzenlendi. ATO üyelerine DMO’nun satın alma süreçleri, tedarikçi kayıt ve başvuru prosedürleri, elektronik ihale uygulamaları, ürün kabul kriterleri ile kamu alımlarına ilişkin güncel düzenlemeler hakkında kapsamlı bilgilerin verildiği toplantıya bilişimden mobilyaya, akaryakıttan ilaç ve tıbbi cihaza kadar birçok sektörden firma temsilcisi katıldı. "Ankaralı firmalarımız küresel standartlarda üretim yapıyor ve dünyanın dört bir yanına ihracat gerçekleştiriyor" Devlet Malzeme Ofisi’nin faaliyet alanlarının bilişim ürünlerinden büro makine ve ekipmanlarına, aydınlatma sistemlerinden tıbbi cihazlara, kağıt-kırtasiye ürünlerinden akaryakıta kadar oldukça geniş bir alanı kapsadığını kaydeden ATO Yönetim Kurulu Üyesi Ali İhsan Güçlü, "Üyelerimizin kamu kurumlarıyla daha güçlü bağlar kurması, daha etkin ve yakın çalışabilmesi, sürdürülebilir bir sistemin oluşturulması önceliklerimiz arasında yer alıyor. Kamu alımları, bir satın alma süreci olmanın yanı sıra, sanayi politikalarının şekillenmesinde kritik rol oynayan, üreticiyi teşvik eden, Ar-Ge ve inovasyonu besleyen, ekonomik istikrarı destekleyen bir kalkınma aracı durumunda. Odamız üyesi çok sayıda nitelikli firma da bu alanlarda yüksek kaliteyle üretim ve hizmet sunuyor. Kamuda ihtiyaçların yerli üretimle karşılanması, yalnızca kamu kurumları için değil; özel sektör ve tüm tedarik zinciri açısından hayati öneme sahip. Bu süreci en verimli şekilde yönetmek ve kamu- özel sektör iş birliğini güçlendirmek hepimizin ortak sorumluluğu. Kamuda alım yapan kurumların tecrübeli üretici ve tedarikçilerle doğrudan, sürdürülebilir iş birlikleri kurması; yerli üretimin kamu eliyle daha güçlü desteklenmesine zemin hazırlayacaktır. Savunma sanayiinden yazılım ve bilişime, medikalden tekstile, mobilyadan makine ve kimyaya kadar pek çok sektörde Ankaralı firmalarımız küresel standartlarda üretim yapıyor ve dünyanın dört bir yanına ihracat gerçekleştiriyor. Bu potansiyele sahip firmalarımızın kamu alımlarında daha güçlü şekilde yer alması, hem kamu ihtiyaçlarının hızlı ve kaliteli karşılanmasına hem de Ankara’nın üretim gücünün daha ileri taşınmasına katkı sağlayacaktır" dedi. "DMO, Cumhuriyetimizin kurumsal hafızasının önemli yapı taşlarından biri" DMO Genel Müdürü Şinasi Candan ise kamu alımlarında şeffaflık ve verimlilik ilkeleri doğrultusunda hareket ettiklerini vurgulayarak, "Devlet Malzeme Ofisi, Cumhuriyetimizin kurumsal hafızasının önemli yapı taşlarından biri olarak kamu alımları ekosisteminde güven, şeffaflık ve verimlilik ilkeleriyle hareket etmeye devam ediyor. Bugün geldiğimiz noktada DMO, paydaşlarıyla birlikte değer üreten, kendini sürekli yenileyen ve örnek gösterilen bir merkezi satın alma kurumu haline gelmiştir" diye konuştu.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 15:22
Bakan Bayraktar: "Doğudan batıya ‘yeşil enerji hattı’ çalışmaları başlıyor"
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Elektriğin, doğal gazın ve petrolün doğudan batıya kesintisiz akabileceği enerji bağları konusunda somut öneriler sunduk. Yenilenebilir enerjiden üretilen elektriğin doğudan batıya aktarımı için Türk Devletleri Teşkilatı’nı kapsayan büyük bir yeşil şebeke üzerinde çalışmalar başlayacak" dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, İstanbul’da düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı Enerji Bakanları Toplantısı’nın ardından açıklamalarda bulundu. Bayraktar, Türk dünyasının enerji ve maden potansiyeline dikkat çekerek, toplantının kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Bakan Bayraktar, açıklamasında, "Türk Devletleri Teşkilatı 180 milyonluk bir nüfusa, 4,5 milyon kilometrekarelik bir coğrafyaya ve 2 trilyon dolarlık bir ekonomik büyüklüğe sahip. Bugün enerji alanındaki iş birliğimizi daha ileri taşıyacak çok önemli bir zirve gerçekleştirdik" dedi. "TDT ülkeleri 20 trilyon metreküpün üzerinde doğalgaz rezervine sahip" Üye ülkelerin sahip olduğu enerji kaynaklarının stratejik önemine dikkat çeken Bayraktar, "Türk Devletleri Teşkilatı ülkeleri yaklaşık 20 trilyon metreküpün üzerinde doğalgaz rezervine ve 39 milyar varillik çok büyük bir petrol rezervine sahip. Dünyada üretilen uranyumun yüzde 40’ı yine bu ülkeler tarafından gerçekleştiriliyor" ifadelerini kullandı. Bayraktar, bu potansiyelin etkin şekilde değerlendirilmesi için somut projelerin önemini vurguladı. Toplantıda Türkiye’nin yeni öneriler sunduğunu belirten Bayraktar, "Enerji bakanları toplantılarını, maden alanındaki iş birliğimizi artırmak adına bir ‘Maden Bakanları Toplantısı’ platformuyla çeşitlendirmek istiyoruz. Kritik ve stratejik madenlerde dünyanın artan ihtiyacını üye ülkelerin kaynaklarından sürdürülebilir şekilde karşılamak fevkalade önemli" diye konuştu. Bayraktar; bu önerinin, gelecek yıl Türkiye’nin ev sahipliğinde yapılacak Liderler Zirvesi’nde resmiyet kazanmasının hedeflendiğini söyledi. "Özel sektörü de sürece dahil edeceğiz" Enerji iş birliğinin yalnızca hükümetlerle sınırlı kalmayacağını belirten Bayraktar, toplantılara iş dünyasının da dâhil edileceğini söyledi. Bayraktar, "Somut projeleri hayata geçirecek özel sektör ve iş dünyasıyla daha yakın çalışmayı önerdik. Bundan sonraki toplantıların ikinci bölümünde iş dünyasıyla bir araya geldiğimiz bir iş platformu oluşturmayı hedefliyoruz" şeklinde konuştu. "Doğudan batıya kesintisiz enerji akışı için yeni bir yeşil şebeke kurulacak" Bakan Bayraktar, bölgesel enerji entegrasyonuna yönelik yeni projelere de değindi. Bayraktar, "Elektriğin, doğal gazın ve petrolün doğudan batıya kesintisiz akabileceği enerji bağları konusunda somut öneriler sunduk. Yenilenebilir enerjiden üretilen elektriğin doğudan batıya aktarımı için Türk Devletleri Teşkilatı’nı kapsayan büyük bir yeşil şebeke üzerinde çalışmalar başlayacak" ifadelerini kullandı.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 15:09
Akıncı: "Mesleki eğitim geleceğin ekonomisinin anahtarıdır"
Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, Gaziantep Üniversitesi Meslek Yüksekokulları Kariyer Zirvesi kapsamında düzenlenen "Kariyerin Anahtarı, Ekonominin Motoru, Mesleki Eğitim ve İşbirliğinin Gücü" başlıklı panele konuşmacı olarak katıldı. Akıncı, panelde yaptığı değerlendirmelerde mesleki eğitimin geleceğin ekonomisindeki belirleyici rolünü ve iş dünyası-üniversite iş birliğinin stratejik önemini dile getirdi. Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Meslek Yüksekokulları Kariyer Zirvesi ve "Meslek Yüksekokulları Kariyer Fuarı", üniversite öğrencileri ile iş dünyası temsilcilerini bir araya getirdi. YÖK-TOBB iş birliği protokolü kapsamında Gaziantep Oda ve Borsalarının destekleriyle düzenlenen zirve, Mavera Kongre ve Kültür Merkezinde gerçekleştirildi. Etkinlik GAÜN Rektörü Prof. Dr. Sait Mesut Doğan, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkan Yardımcısı Abdülkadir Sökücü, GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, GTO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Tuncay Yıldırım, GTB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Enver Çokay, GTB Genel Sekreteri Özgür Bayram, akademisyenler ve öğrencilerin yoğun katılımıyla gerçekleşti. Zirve kapsamında düzenlenen "Kariyerin Anahtarı, Ekonominin Motoru, Mesleki Eğitim ve İşbirliğinin Gücü" başlıklı panelde; GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi ve GTO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Tuncay Yıldırım konuşmacı olarak yer aldı. Panelin moderatörlüğünü ise GAÜN MYO Koordinatörü Prof. Dr. Hüseyin Bozkurt üstlendi. Panelde konuşan GTB Başkanı Mehmet Akıncı, iş dünyası ile eğitim kurumları arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesinde en kritik unsurun "ortak zeminde buluşmak" olduğunu vurgulayarak sözlerine başladı. Bugünün hızla değişen ekonomik düzeni içerisinde sektörlerin ihtiyaçları ile eğitim kurumlarının yetiştirdiği insan kaynağı arasındaki uyumun hayati önem taşıdığını aktaran Akıncı, "Eğer öğrencilerimizin sahip olduğu bilgi ile sahadaki gerçek ihtiyaçlar birbirini karşılamıyorsa, bu durum hem gençlerimizi hem işletmelerimizi hem de ülke ekonomisini olumsuz etkiler. Bu nedenle tüm tarafların veriye dayalı, sürdürülebilir ve sonuç odaklı bir iş birliği modeli oluşturması artık bir tercih değil, zorunluluktur" dedi. Akıncı, iş birliğinin güçlendirilmesi için atılacak adımların yalnızca teoride kalmaması gerektiğine dikkat çekerek; staj ve işbaşı eğitimin nitelikli ve zorunlu hale getirilmesi, sanayi-üniversite proje ortaklıklarının artırılması, müfredatların sektörün teknolojik dönüşümüne göre sürekli güncellenmesi ve firmalarla eğitim kurumları arasında kesintisiz iletişim mekanizmalarının kurulmasının önemini vurguladı. "Bugün üretim hatlarında kullanılan teknoloji farklı, kalite kontrol süreçleri farklı, ihracat standartları farklı" diyen Akıncı, üniversitelerin sektörle sürekli irtibat içinde olmasının önemli olduğunu dile getirdi. Öğrencilerin mesleki gelişimine erken dönemde yapılan her katkının geleceğe yatırım olduğunu belirten Akıncı, "Öğrencilerimizin sahayla erken tanışması, teorik bilginin pratikle birleşmesi için kritik bir adımdır. Mesleki beceri, yalnızca dersliklerde değil; üretim alanlarında, laboratuvarlarda, işletmelerde gelişir. İş dünyası ve eğitim camiası aynı hedef doğrultusunda adım attığında, sadece nitelikli bir iş gücü değil, aynı zamanda daha güçlü bir ekonomik yapı ortaya çıkar. Bizler, sektör temsilcileri olarak eğitim kurumlarımızla her zaman iş birliğine açığız ve bu ortak yolculuğun ülkemizin geleceğine önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz" diye konuştu. Panelin sonunda GTB Başkanı Mehmet Akıncı’ya, mesleki eğitime sunduğu katkılar ve etkinlikte gerçekleştirdiği değerli değerlendirmeler nedeniyle GAÜN Rektörü Prof. Dr. Sait Mesut Doğan tarafından plaket takdim edildi.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 14:41
Gürsu Belediyesi, Libya pazarına açılıyor
Gürsu Belediyesi, ilçe tarım ürünlerini yepyeni pazarlarda tanıtmak ve ihracat ağını geliştirmek için Libya pazarına açılmasına öncülük edecek. AR-GE Müdürlüğü’nde kurulan Gürsu Tarımsal Araştırmalar Merkezi GÜRTAM aracılığıyla yeni iş bağlantıları kurulan Libya’dan iş insanları, Gürsu’da ağırlandı. Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık’ın başkanlığında ağırlanan Libyalı heyet ile Gürsu Belediyesi arasında yeni işbirliklerinin temeli atılmış oldu. Gürsu Belediyesi, Aralık ayının son haftasında Libya’daki tarım fuarına katılma hazırlığı yaparken, Libya’dan ticari bir heyeti de ilçede ağırladı. GÜRTAM çatısı altında Gürsu tarım ürünlerini, özellikle kooperatifler aracılığı ile dünyaya daha fazla tanıtmak ve katma değer oluşturmak hedefinde olan Gürsu Belediyesi, Emmar Libya’nın CEO’su Fouad Alawwan’ı ağırladı. Heyet, Gürsu’da Belediye Başkanı Mustafa Işık, Belediye Başkan Yardımcıları Adem Yıldırım, Hakan Şener, Kırsal Hizmetler Müdürü Kenan Işıkoğlu tarafından ağırlandı. Belediyenin tarımsal alanda yaptığı projeleri dinleyen heyet akabinde Gürsu’da sahada incelemelerde bulundu. Ağaköy ve Kumlukalan Kooperatif’inde ziyaretlerde ağırlanan Libya heyetine, GÜRTAM marifetiyle kooperatiflere kazandırılan Avrupa Birliği hibeli projeler anlatıldı. Gürsu Belediyesi’nin özellikle meyve kurutma tesisi projesi ile yakından ilgilenen Libya heyeti, AR-GE Müdürlüğü marifetiyle hazırlanan projeleri de detaylıca dinledi. Kooperatiflerin ihracat anlamında geliştirilmesini istedikleri maddelerin anlatıldığı görüşme, Gürsu’nun tarımsal ürünlerinin tamamına yönelik yapılacak yeni çalışmaların arttırılması noktasında sonlandı. Gürsu Belediyesi heyeti, Libya’daki çalışmalarını fuardaki yeni işbirlikleri ile taçlandıracak.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 14:00
Elektrikli araç şarj hizmetlerinde kurallar değişiyor
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, Şarj Hizmeti Yönetmeliği’nde kapsamlı değişikliklere hazırlanıyor. Yeni düzenlemelerle hem sektörün gelişimine ivme kazandırılması, hem de tüketici memnuniyetinin artırılması hedefleniyor. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), elektrikli araç kullanımının hızla arttığı Türkiye’de, şarj altyapısının daha güçlü, daha erişilebilir ve daha kullanıcı dostu hâle getirilmesini hedefliyor. Şarj Hizmeti Yönetmeliği’nde köklü değişiklikler planlandı. Yeni düzenlemelerle hem sektörün gelişimine ivme kazandırılması hem de tüketici memnuniyetinin artırılması hedefleniyor. Hazırlanan taslak çalışmaya göre, şarj hizmeti ücretlerinde, esnek fiyatlandırmaya imkân tanınarak, yığılma önlenecek. Şirketlerin belirli saatlerde ve lokasyonlarda indirim yapabilmesinin önü açılıyor. Böylece rekabetçi bir yapı oluşturulması ve kullanıcıların daha avantajlı koşullara erişebilmesi amaçlanıyor. Diğer yandan mevzuatta şarj noktası tanımına geçilmesiyle birlikte lisanslı şirketlerin belirli bir soket kapasitesine ve coğrafi yaygınlığa sahip olması zorunlu hâle geliyor; mevcut işletmeler için ise bir yıllık uyum süresi öngörülüyor. Ayrıca mobil şarj istasyonlarının lisanslı şirketler tarafından da işletilebilmesine imkan sağlanarak, özellikle yoğun dönemlerde ve acil ihtiyaçlarda erişilebilir bir alternatif sunuluyor. Roaming (ortak ağ) uygulamalarına ilişkin hukuki çerçevenin güçlendirilmesi de düzenlemenin önemli başlıklarından birisini teşkil ediyor. Şirketler arasında yapılan ortak ağ sözleşmeleri EPDK’ya bildirim kapsamında olacak. Gerektiğinde usul ve esaslar EPDK tarafından netleştirilecek. Kullanıcıların ödeme imkânlarını genişleten bir diğer düzenleme ile 1 Temmuz 2026’dan sonra otoyol ve devlet yollarında kurulacak tüm DC şarj istasyonlarında en az 1 adet kredi kartı entegrasyonu mecburi hâle geliyor. Verimlilik ve kaynak kullanımı açısından batarya doluluğu yüzde 85’in üzerine çıkan araçlarda şarj işleminin sonlandırılabilmesi mümkün hâle gelirken, güç yönetimi uygulamalarına kanuni zemin sağlanarak, hem şebeke kapasitesinin verimli kullanılması hem de kullanıcıların doğru bilgilendirilmesi hedefleniyor. Hizmet kalitesini bir üst seviyeye taşımak isteyen EPDK, çağrı merkezi kurulmasını mecburi hale getirecek. İşletme gücünü arttırmak için, arızalı istasyonlara müdahale sürelerini sıkı takip edip kullanıcı desteğini güçlendirmeyi hedefliyor. Şarj hizmetinde kullanılan yazılım sistemleri için ISO 27001 sertifikası şartı getirilirken, istasyonlarda hem şarj ağı işletmecisinin, hem de istasyon işletmecisinin marka kullanımına imkân tanınarak, alanda daha canlı bir rekabet ortamı oluşturulması planlanıyor. EPDK’nın üzerinde çalıştığı düzenlemenin, Türkiye’nin elektrikli araç dönüşümüne güçlü bir katkı sunması, sektöre dinamizm kazandırması ve tüketicilerin daha kaliteli bir hizmete erişmesini sağlaması bekleniyor. Taslak, sektör temsilcilerinin görüşlerinin alınmasının ardından kurul değerlendirmesiyle birlikte yürürlüğe girecek. Elektrikli araç sahipleri, ortak bir takip sistemi sunan akıllı telefon uygulaması ile, güzergahlarındaki aktif şarj cihazlarını görmek istedikleri, ana arterlerdeki yetersizlik ve yoğunluktan, zaman kaybı yaşadıklarını ifade ettiler. Birçok Anadolu şehrinde ilk kurulan şarj istasyonlarının uygulamalarda ve yol güzergahlarındaki levhalarda faal gibi gözükmesine rağmen, devre dışı olduğuna dikkat çeken elektrikli araç sahipleri, bu istasyonların sürekli denetlenmesi, arızalara müdahele sürelerinin takip edilip sınırlandırılması da talep ettiler. Ayrıca yoğunluğun dağıtılması, evden şarjın engellenmemesi için de yıllık 5 bin kilowatlık destek sınırının 4 bin kilowatt indirilmesi uygulamasından vazgeçilmesini hatta 7 bin kilowatta çıkartılmasını talep ettiler.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 13:58
Bakan Şimşek: "Ekim ayında sanayi üretimi, yıllık bazda büyürken aylık bazda sınırlı geriledi. Öncü göstergeler, kasım ayında üretimin ılımlı artışına işaret ediyor."
Bakan Şimşek: "Ekim ayında sanayi üretimi, yıllık bazda büyürken aylık bazda sınırlı geriledi. Öncü göstergeler, kasım ayında üretimin ılımlı artışına işaret ediyor."
10 Aralık 2025 Çarşamba - 13:46
Bakan Kacır: "Yılda 20 milyar dolar Ar-Ge harcaması yapılan bir ülkeyiz"
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "22 yıl önce yılda sadece 1.2 milyar dolar Ar-Ge harcaması yapılan bir ülkeyken şimdi yılda 20 milyar dolar Ar-Ge harcaması yapılan bir ülkeyiz. Ar-Ge insan kaynağımız 29 binden 310 binin üzerine çıktı" dedi. Take Off Girişim Zirvesi, bu yıl 8. kez İstanbul Fuar Merkezi’nde kapılarını ziyaretçilere açtı. Zirvenin açılışına Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, İstanbul Valisi Davut Gül, bakanlar, milletvekilleri, girişimciler ve çok sayıda ziyaretçi katıldı. Anadolu Ateşi Dans Topluluğu’nun gösterisinin ardından açılış konuşmasını yapan Bakan Kacır, "2018 yılından bu yana Take Off’u gerçekleştiriyoruz. 2018’de Teknofest’in ilk yılında Take Off’u yan etkinlik olarak gerçekleştirdik. Sonraki yıllarda büyüdü ve müstakil bir etkinlik haline geldi. Şimdi bölgenin en büyük girişimcilik zirvesi. Bu yıl 40’dan fazla ülkeden 250’den fazla yatırımcı, 500’den fazla girişimci Take Off’ta buluştu. Hem Türkiye’nin teknoloji girişimi hem de dünyanın dört bir yanından gelen teknoloji girişimleri burada yatırımcılarla bir raya geliyor. Bu Türkiye’nin araştırma, geliştirme, inovasyon ve girişimcilik alanlarında geldiği seviyeyi de gösteriyor" dedi. "Ar-Ge insan kaynağımız 29 binden 310 binin üzerine çıktı" Bakan Kacır, "Son 22 yıl Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğine milli teknoloji hamlesinin adım adım inşa edildiği bir dönem oldu. Türkiye araştırma, geliştirme ve inovasyon kabiliyetlerini yükseltti. 22 yıl önce yılda sadece 1.2 milyar dolar Ar-Ge harcaması yapılan bir ülkeyken şimdi yılda 20 milyar dolar Ar-Ge harcaması yapılan bir ülkeyiz. Ar-Ge insan kaynağımız 29 binden 310 binin üzerine çıktı. Bu teknoloji girişimlerinin doğmasını da hızlandırdı. O yıllarda iki tane Teknoparkımızda 56 tane teknoloji şirketi vardı. Şimdi 113 Teknoparkımızda 12 binden fazla teknoloji şirketi var. Ve bu şirketlerin girişim sermayesi imkanlarıyla buluşmasını da mümkün kılıyoruz. Son 5 yılda girişim sermayesi fonlarını büyüttük" şeklinde konuştu. "Teknoloji girişimlerine yılda 1 milyar doların üzerinde yatırım yapılıyor" Türkiye’deki teknoloji girişimlerine yapılan yatırımlara dikkat çeken Kacır, "Kamu kaynakları ile teknoloji girişimlerine yapılan yatırımları daha yüksek bir ölçeğe taşıdık. Fonların fonu mekanizmalarını kurduk, eş finansman mekanizmaları kurduk ve son 5 yılda Türkiye’de teknoloji girişimlerine yapılan yatırımı 5, 3 milyar dolara yükselttik. Önceki dönemlerde teknoloji girişimlerine yılda 80-90 milyon dolar yatırım yapılırken, şimdi yılda 1 milyar doların üzerinde yatırım yapılıyor. Bu da çok fazla teknoloji girişiminin doğmasını, Türkiye’de doğan teknoloji girişimlerinin de küreselleşme yolculuklarını hızlandırıyor. Biz Take Off’ta dünyanın dört bir yanından gelen parlak fikirlerin yatırımcılarla buluşmasını sağlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Atatürk Havalimanı’nda bir Teknopark kurduk. Türkiye’nin yıldızı girişimcilik dünyasında parlamaya devam edecek" ifadelerini kullandı. Take Off, bugüne kadar 100’ü aşkın ülkeden yüzlerce girişimi ve binlerce ziyaretçiyi ağırladı Zirve, Teknofest çatısı altında T3 Vakfı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi öncülüğünde yürütülen bölgenin en kapsamlı inovasyon ve girişimcilik platformu olarak konumlanıyor. 2018 yılında kapalı bir yan etkinlik olarak başlayan Take Off, bugüne kadar 100’ü aşkın ülkeden yüzlerce girişimi ve binlerce ziyaretçiyi ağırladı. 2018’den bu yana yaklaşık bin girişim Take Off programlarından faydalanırken, platform toplamda 1,8 milyon dolar tutarında ödül ve yatırım imkanı sağladı. Bu yıl zirvede 40 ülkeden 500’ü aşkın girişim, 260’tan fazla yatırımcı, 85 partner ve 12 sponsor kurum yer aldı. İspanya, Bangladeş, Kuzey Makedonya ve Özbekistan gibi ülkeler, oluşturdukları pavilyonlarla kendi ekosistemlerinin öne çıkan startuplarını İstanbul’a taşıyarak, zirveye güçlü bir uluslararası boyut kazandırdı. Yeni dönemin iş birliği modeli: Executive Lounge Artan girişim ve kurum sayısı doğrultusunda bu yıl ilk kez hayata geçirilen "Executive Lounge", katılımcıların daha verimli, odaklı ve hedefli iş birliği görüşmeleri yapabileceği özel bir alan olarak dikkat çekiyor. Bu yeni model, 2024 yılında Investor Lounge ve kurumsal stantlarda gerçekleştirilen 557 planlı görüşmenin ardından 2025’te çok daha yoğun bir etkileşim için kapılarını açtı.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 13:34
Çarşamba Ticaret Borsası’nın Batum temasları
Çarşamba Ticaret Borsası(ÇTB) Yönetim Kurulu Başkanı Kazım Yılmaz, Meclis Başkanı Hacı Toraman ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Şevket Zeren, Batum’daki iş ziyaretleri kapsamında BATGİAD Türk Gürcü İş Adamları Derneği Başkanı Ayhan Dikme’yi ziyaret etti. Gerçekleştirilen ziyarette, Türkiye-Gürcistan arasındaki ticari ilişkiler, bölgesel iş birliği imkanları ve iki ülke arasında geliştirilmesi planlanan ortak projeler üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Ayhan Dikme, ziyaretten duyduğu memnuniyeti ifade ederek BATGİAD olarak bölgede ekonomik iş birliklerinin güçlenmesine yönelik çalışmalara devam ettiklerini belirtti. Çarşamba Ticaret Borsası heyeti ise Batum temasları çerçevesinde yapılan bu görüşmenin, bölgesel ticaretin geliştirilmesi ve iş dünyası arasındaki bağların güçlendirilmesi açısından verimli geçtiğini vurguladı.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 13:14
Yeniköy Kemerköy Enerji’ye 4 milyon fidan için takdir belgesi
Yeniköy Kemerköy Enerji, Orman Genel Müdürlüğü ile 2022 yılında yaptığı protokol kapsamında ülkenin farklı bölgelerindeki ağaçlandırma çalışmalarına devam ediyor. Protokol çerçevesinde, 2025 yılı sonu itibarıyla dikilen fidan sayısı 4 milyonun üzerine çıktı. Orman Genel Müdürlüğü (OGM), Yeniköy Kemerköy Enerji ile yürüttüğü ağaçlandırma protokolü kapsamında gerçekleştirilen çalışmalar nedeniyle şirkete takdir belgesi verdi. OGM koordinasyonunda sürdürülen ağaçlandırma programı çerçevesinde, Türkiye’nin farklı bölgelerinde 4 milyondan fazla fidan toprakla buluşturuldu. Türkiye’nin ormanlarını güçlendiren ortaklık Yeniköy Kemerköy Enerji Genel Müdür Yardımcısı Burak Işık’a takdir belgesi Orman Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Yüzer, tarafından takdim edildi. Yüzer, protokol kapsamındaki çalışmaların bir dikim yükümlülüğünden çok, ülkenin orman varlığını güçlendiren uzun vadeli bir ekosistem yatırımı olduğunu vurguladı: "Doğru planlamayla özel sektör ve kamu ortaklıklarının orman varlığına kalıcı katkı sunduğunu açıkça görüyoruz. Yeniköy Kemerköy’le olan iş birliğimiz, klasik bir dikim programının ötesine geçti; planlama, tür seçiminden bakım ve izlemeye kadar bütüncül bir ormancılık uygulamasını temsil ediyor." "Sürdürülebilirliği rakamlardan öte bir sorumluluk olarak görüyoruz" Yeniköy Kemerköy Enerji Genel Müdür Yardımcısı Burak Işık ise Türkiye’nin farklı bölgelerinde oluşturdukları dikim alanlarının, yıllar içinde kendi ekosistemini kuracak ormanlara dönüşeceğini belirtti: "Orman Genel Müdürlüğü ile dört yıldır yürüttüğümüz ağaçlandırma çalışmalarında, yalnızca faaliyet gösterdiğimiz Muğla ile sınırlı kalmayıp Türkiye’nin farklı bölgelerinde de dikimler gerçekleştiriyoruz. Protokol kapsamında fidan türlerinin belirlenmesi ve dikim sürecinin planlanması Orman Genel Müdürlüğü tarafından yapılıyor; biz ise bu süreçlerin hayata geçirilmesi için tüm gerekli desteği sağlıyoruz. Bir fidanın toprağa kazandırılmasıyla başlayan süreç, uzun vadede hem karbon yutak kapasitesini hem de biyolojik çeşitliliği artıran zincirleme bir fayda oluşturuyor. Bu etki, toprak sağlığından su döngüsüne kadar geniş bir alanı olumlu yönde değiştiriyor" Yapılan açıklamaya göre, şirket tarafından akademisyenlerle beraber yürütülen karbon yutak alanı hesaplama çalışması sonucuna göre, dikilen 4 milyonun üzerindeki fidan, 2024 yılı sonunda atmosferden 1 milyon 501 bin ton karbondioksiti tuttu. 2025 yılı sonunda bu miktarın 2 milyon 80 bin tona ulaşması bekleniyor. Ağaçların büyümesiyle birlikte tutulum miktarının 10 yıl içinde 2 milyon tonu; 30 yıl içinde ise 4 buçuk milyon tonu aşması öngörülüyor. 2025’te 576 hektarlık maden sahası rehabilite edildi Şirketin Milas’taki eski maden sahasında yürüttüğü "Hüsamlar Yeniden Doğaya Kazandırma" projesi, Türkiye’nin tek seferde uygulanan en kapsamlı doğaya geri kazandırma çalışmalarından biri olarak öne çıkıyor. Projenin bölgenin iklimine uygun bitkiler ve bilimsel yöntemlerle yürütüldüğünü belirten Işık, "Faaliyetimizin sonlandığı maden sahalarımızı ağaçlandırıyor, konusunun uzmanı kıymetli akademisyenlerle çalışıyoruz. 2025 yılı itibarıyla 576 hektarlık alanı rehabilite ettik ve 246 binden fazla fidan ve bitki diktik. Ayrıca Türkiye’nin köklü çevre derneklerinden biri olan Türkiye Tabiatını Koruma Derneği, çalışmalarımızı izliyor ve raporluyor. Rehabilitasyon süreçlerimizle ilgili hazırladıkları raporlar kamuoyuna açık bir şekilde kurumun web sitesinde yayınlanıyor. Süreçlerimize bölge insanını da dahil edip onların da bilgilerinden faydalanıyoruz. Proje tamamlandığında 2032’ye kadar toplam 1363 hektarlık alanı doğaya kazandırmayı hedefliyoruz" dedi.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 13:10
Araç yenilemek ya da ilk kez araç almak isteyenler için doğru dönem
Denizli’de ikinci el araç piyasasında haraketlilik yaşandığını belirten galericiler, aracını yenilemek ya da ilk kez araç almak isteyenler için doğru dönem olduğunu belirtti. Denizli’de uzun yıllardır otomotiv sektöründe hizmet veren galerici Alican Memiş ve Halil Tuncer, ikinci el araç piyasasındaki son durumu değerlendirdi. Araç fiyatlarında yaşanan dalgalanmalar, kredi şartlarının zorluğu ve alıcıların daha temkinli davranması nedeniyle sektörün farklı bir döneme girdiğini söyleyen galericiler, "Eskisi gibi yüksek tempo bir alım-satım yok ama piyasada doğru araç her zaman karşılığını buluyor" dedi. "Yeni yılda taleplerin artacağını, piyasanın daha da canlanacağını öngörüyoruz" Denizli’de otomotiv sektöründe faaliyet gösteren galerici Alican Memiş, ikinci el araç piyasasındaki son durumu değerlendirerek vatandaşların artık aracı bir yatırım aracı olarak değil, gerçek ihtiyaçtan dolayı tercih ettiğini söyledi. Son yıllarda yaşanan dalgalanmanın ardından piyasada daha bilinçli bir müşteri profili oluştuğunu belirten Memiş, "Eskiden insanlar aracı yatırım amaçlı alırdı, şimdi ise gerçekten ihtiyacı olan alıyor. Bu da piyasayı daha stabil ve kontrollü bir hale getirdi. Şu an satışlarımız gayet iyi gidiyor. Fiyatların oturması, kredi şartlarının kısmen de olsa öngörülebilir hale gelmesi müşterileri harekete geçirdi. Doğru araç bulunduğu zaman hiç beklemeden alınıyor. Yeni yılda taleplerin artacağını, piyasanın daha da canlanacağını öngörüyoruz. Hem alıcı hem satıcı için daha dengeli ve daha güvenli bir süreç olacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı. "Aracını yenilemek yahut ilk kez araç almak isteyenler için şu an gerçekten doğru dönem" Araç sahibi olmak isteyenler için içinde bulunduğumuz ayların tam anlamıyla "en uygun zaman" olduğunu vurgulayan Halil Tuncer, "Uzun zamandır beklenen o yumuşama süreci başladı. Araç fiyatlarında belirgin bir gevşeme var. Bu dönem, özellikle gerçek alıcı için oldukça avantajlı bir zaman. Son yıllarda araçlar ciddi anlamda yatırım aracı haline gelmişti. Şu anda ise bu algı kırılıyor. Fiyatlar dengeye oturuyor ve bu da alıcı için çok daha adil bir piyasa ortaya çıkarıyor. Piyasanın bu seviyede olması hem alıcıyı hem satıcıyı rahatlatıyor. Aracını yenilemek yahut ilk kez araç almak isteyenler için şu an gerçekten doğru dönem. Fiyatların biraz daha oturmasıyla birlikte hareketlilik de artacaktır" diye konuştu. Yakın dönemde piyasanın nasıl şekilleneceğine dair öngörülerini de aktaran galericiler, fiyatların bir süre daha dengede kalabileceğini fakat talep arttıkça yeniden hareketlenme yaşanabileceğini belirtti.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 12:59
Edirne’de yılbaşı öncesi fahiş fiyat denetimi: Kontroller arttı
Edirne Ticaret İl Müdürlüğü ekiplerince yılbaşı öncesi fiyat ve etiket denetimi yapıldı. Edirne’de yılbaşına kısa bir süre kala işletmelerde denetim yapan Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri, öncelikle raf ve kasa fiyatlarını karşılaştırdı, fiyat etiketleri ile faturalarını inceledi. Kuruyemiş, şekerleme, tatlı, hediyelik eşya gibi ürünlerin satıldığı iş yerlerinde denetim yapan ekipler, fahiş fiyata ve fırsatçılığa geçit vermedi. Yılbaşı öncesi denetimleri arttıran ekipler, Edirne’nin en işlek ve turistlerin en çok alışveriş yaptığı noktalarından biri olan Saraçlar Caddesi’ndeki işletmeleri dolaşarak fiyat etiketlerini kontrol etti. 604 ürün incelendi, 82’sinde aykırılığa rastlandı İş yeri yetkililerini bilgilendiren ekipler, fiyat etiketlerinin görünebilir şekilde asılması yönünde de hatırlatmada bulundu. Kent merkezi ile ilçelerinde kasım ayında ve aralık ayı içinde 110 iş yerinde yapılan denetimlerde 604 ürün incelenirken, incelemelerde 82 aykırılığa rastlandı. Denetimlerde fiyat etiketi olmayan ve aykırılık tespit edilen işletmelere idari para cezası uygulanması için işlem yapıldı. Şehrin muhtelif cadde ve sokaklarında denetimlerin devam edeceği belirtildi. Bir işletmede mağaza müdür yardımcısı olarak görev yapan Özkan Yaprak, denetim olmasının hem işletmeler hem de vatandaşlar için her zaman iyi olduğunu belirtti. Yaprak, vatandaşların alışveriş yaparken etiketleri kontrol etmelerinde fayda olduğunu aktardı. Alışveriş yapan vatandaşlar da denetimleri iyi bulduklarını ve sürekli yapılmasını istediklerini söylediler. Orhan Döngel, "Şu anda Türkiye genelinde etiketler bayağı uygun. Denetimler hoşumuza gidiyor. Daha sık olmasını rica ediyoruz" dedi. Denetim yapılması ve etiket kontrolünün güven kattığını belirten bir başka işletme sorumlusu Reşit Bilen, kontrollerin sık sık gerçekleştirildiğini aktardı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder