Son Dakika
|
Fenerbahçe, evinde 5. kez puan kaybetti
GÜNDEM
Brent petrol 90 doların altına geriledi
İran: "Hürmüz Boğazı açıldı"
İstanbul’da barajlar doldu: Doluluk oranı yüzde 70’i aştı
Diyarbakır’da otomobil tren ile çarpıştı: Feci kaza kamerada
Suriye ordusu, ABD güçlerinin konuşlandığı tüm üslerde kontrol sağladı
MİT’ten siber suç şebekesine operasyon: 12 kişi gözaltında
Araştırma görevlisinin hayatını kaybettiği saldırının failleri yakalandı
Geri dönüşüm fabrikasında yangın böyle görüntülendi
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Inside the Success of Sialkot’s Thriving Leather Hub in Pakistan
Pakistan’da ABD-İran hazırlığı: "Yollar kapatıldı, oteller boşaltıldı"
Sulama kanalında kaybolan çocuğun cansız bedeni bulundu
Pezeşkiyan: "Biz barışseveriz, yaptığımız şey meşru bir savunmadır"
Siirt’te faciadan dönüldü: Sel suları bir evi yuttu
Siverek’te feci kazaı: 2 ölü,1 yaralı
ABD: "Abluka, İran’ın deniz yoluyla gerçekleştirdiği tüm ticareti tamamen durdurmuş durumda"
Bulgaristan sandık başında: Türkiye’de 27 sandık kuruldu
EKONOMİ
Başkan Yavuz: "Şehrimize kazandırılacak fabrika yatırımını büyük bir memnuniyetle karşılıyoruz"
19 Nisan 2026 Pazar - 16:42:33
Elazığ’a kazandırılacak olan 20 milyon Euro değerindeki fabrika yatırımını büyük bir memnuniyetle karşıladıklarını dile getiren ASKON Elazığ Şube Başkanı Yavuz Akın, "Hayata geçirilecek bu önemli yatırım; üretim, istihdam ve bölgesel kalkınma açısından Elazığ’ımıza yeni bir ivme kazandıracaktır" dedi. AK Parti Elazığ Milletvekili Mahmut Rıdvan Nazırlı tarafından kente kazandırılacak 20 milyon Euro değerindeki fabrika şehirde bulunan iş adamları tarafından olumlu karşılandı. ASKON Elazığ Şube Başkanı Yavuz Akın yaptığı açıklamada, "AK Parti Elazığ Milletvekilimiz Mahmut Rıdvan Nazırlı tarafından şehrimize kazandırılacak olan 20 milyon Euro değerindeki fabrika yatırımını büyük bir memnuniyetle karşılıyoruz. Teknova OSB bünyesinde hayata geçirilecek bu önemli yatırım; üretim, istihdam ve bölgesel kalkınma açısından Elazığ’ımıza yeni bir ivme kazandıracaktır. Yatırımın etaplar halinde ilerleyerek kısa sürede üretime geçecek olması, şehrimizin sanayi potansiyelinin ne denli güçlü olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır" diye konuştu.
19 Nisan 2026 Pazar - 16:22
Ağaçören ilçesinin 21 kilometrelik içme suyu hattı yenilendi
Aksaray’ın Ağaçören ilçesinde köylerin içme suyu altyapısını güçlendirmek amacıyla yürütülen çalışmalarda 21 kilometreyi aşan su şebekesi yenilenirken, modern sistemlerle su kayıplarının önüne geçildi. Aksaray İl Özel İdaresi tarafından yapılan çalışmalar çerçevesinde Abdiuşağı, Kılıçlı, Oymaağaç ve Kırımini köylerinde toplam 21 kilometreyi aşan içme suyu hattı yenilendi. Projenin toplam maliyeti 14 milyon 338 bin lira olarak açıklandı. Yenilenen altyapı sayesinde köylerde su iletiminde yaşanan kayıp ve kaçakların önüne geçilirken, sistemin daha verimli ve sürdürülebilir hale getirilmesi hedeflendi. Çalışmaların tamamlanmasının ardından Ağaçören Kaymakamı Metin Korkmaz, ilgili kurum yetkilileri ve il genel meclis üyeleriyle birlikte sahada incelemelerde bulundu. Kırımini köyünde vatandaşlarla bir araya gelen heyet, yapılan yatırımlar hakkında değerlendirmelerde bulundu ve bölge halkının taleplerini dinledi. Projede ayrıca "Akıllı Sayaç" ve "Ortak Su Tarifesi" uygulamalarının devreye alındığı bildirildi. Bu uygulamalar sayesinde su tüketiminin daha kontrollü hale getirilmesi ve israfın önlenmesi amaçlanıyor.
19 Nisan 2026 Pazar - 13:17
Tarımsal ticarette dev hacim: Bursa TB ilk çeyreği 19,3 milyar tl ile kapattı
Tarım sektöründe güvenli ticaretin adresi olan Bursa Ticaret Borsası, 2026 yılının ilk çeyreğinde tescil işlem hacmini bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 19 artırarak 19,3 milyar seviyesine çıkardı. Marmara ÜPAK bünyesindeki 23 borsa arasında işlem hacmiyle zirveye yerleşen Bursa TB, dijital tarım piyasalarındaki öncü rolünü pekiştirdi. Bursa tarım ticareti ve ekonomisinin temel yapı taşlarından biri olan Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB), 2026 yılına hızlı bir başlangıç yaptı. İlk çeyrek tescil işlem hacmi rakamlarını paylaşan Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Ocak-Mart aylarını kapsayan dönemde tescil işlem hacminin bir önceki yıla göre yüzde 19 artışla 19 milyar 355 milyon TL olarak gerçekleştiğini söyledi. ABD-İsrail-İran savaşıyla küresel ekonomide artan belirsizliklere ve finansal sıkıntılara rağmen Bursa iş dünyasının üretim azminden vazgeçmediğini belirten Başkan Özer Matlı, yakalanan ivmenin sevindirici olduğunu ifade etti. Zeytin liderliğini koruyor Yılın ilk çeyreğinde en çok işlem gören ürünleri de açıklayan Başkan Özer Matlı, Bursa’nın simge ürünlerinden zeytinin tescil işlem hacminde zirvedeki yerini koruduğunu belirtti. Başkan Matlı, "Zeytin, 5 milyar 68 milyon TL’lik işlem hacmiyle listenin ilk sırasında bulunurken, onu sırasıyla; 2 milyar 694 milyon lira ile canlı hayvan, 2 milyar 548 milyon lira ile et ve 2 milyar 370 milyon lira ile yaş sebze-meyve grupları izledi. Ayrıca mısır grubunda gerçekleşen 1 milyar 92 milyon liralık işlem hacmi de Bursa’nın hem hayvansal üretimde hem de bitkisel üretimde bölgedeki stratejik ağırlığının önemli bir göstergesidir" dedi. Marmara’nın en güçlü aktörü Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, kurucu ortağı oldukları Marmara Ürün Piyasası Aracı Kurumu (ÜPAK) bünyesinde de yılın ilk çeyreğinde büyük bir başarıya imza attıklarını söyledi. Üye odaklı hizmet anlayışının bir sonucu olarak Marmara ÜPAK’ta Bursa TB acentesi üzerinden gerçekleştirilen işlemlerin, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 81 gibi rekor bir artışla 876 milyon liraya ulaştığını kaydeden Başkan Matlı, bu süreçte yatırımcı ilgisinin de katlanarak arttığını vurguladı. Bursa TB acente kaydındaki müşteri sayısını geçen yıla göre 5 kat arttırdıklarını kaydeden Matlı, "Bu performansla, Marmara ÜPAK bünyesindeki 23 borsa arasında işlem hacmi bazında ilk sıraya yükselmenin mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz. Bu başarı, üyelerimizin dijital ticaret sistemlerine olan güveninin ve Borsamızın kurumsal vizyonunun bir neticesidir" diye konuştu. Matlı: "Bursa tarım ticaretinde bölgesel merkez olma yolunda" Bursa Ticaret Borsası’nın sadece yerel değil, bölgesel bir aktör olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini vurgulayan Başkan Özer Matlı, Bursa’yı tarım ticaretinin merkezi yapma konusunda kararlı olduklarını ifade etti. Matlı, "Elde ettiğimiz veriler, Bursa’yı gıda sektöründe bölgesel bir güç yapma hedefimizde doğru bir rotada olduğumuzu açıkça ortaya koyuyor.Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi, Gıda UR-GE projemiz ve dijitalleşme odaklı yatırımlarımızla kentimizin tarımsal değerlerini küresel standartlara taşımaya odaklanmış durumdayız. Teknolojiyle entegre, şeffaf ve yüksek işlem hacmine sahip bir borsa yapısıyla üreticimizin emeğini korurken, üyelerimize güvenli bir ticaret ortamı sunmayı sürdürüyoruz. Bu başarıda emeği olan tüm üyelerimize ve paydaşlarımıza teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.
19 Nisan 2026 Pazar - 12:40
Girişimler ile kurumsal tecrübenin ’Kesişim’ noktası için başvurular başladı
Kurumsal tecrübe ile girişimcilik ekosistemini bir araya getirmek amacıyla yola çıkan ’Kesişim’ projesi için startup başvuru süreci başladı. Başvurular 8 Mayıs’a kadar kabul edilecek. Kurumsal dünyada dijital dönüşüm ihtiyacı her geçen gün daha somut ve acil hale geliyor. Türkiye girişimcilik ekosisteminin en önemli oyuncularından olan Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi (BTM) de geliştirdiği çözümlerle bu dönüşümün itici gücü olma konumunu daha da güçlendiriyor. BTM’nin yürüttüğü ’Kesişim’ programı kurumsal firmaların somut ihtiyaçları ile girişimlerin çözüm üretme kapasitesini doğrudan bir araya getiriyor. Klasik hızlandırma modellerinin ötesine geçerek iş birliğini ticari çıktıya dönüştürmeyi hedefleyen program, kurumsal tecrübe ile girişimcilik çevikliğini aynı zeminde buluşturmayı hedefleyen yeni nesil bir açık inovasyon modeli sunuyor. İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) desteği ve İstanbul Ticaret Odası (İTO) ortaklığıyla, Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi (BTM) yürütücülüğünde gerçekleştirilen program için startup başvuruları başladı ve 8 Mayıs’a kadar başvuru toplanmaya devam edecek. Kesişim’i benzer programlardan ayrıştıran temel unsurun, kurumların gerçek ve tanımlı ihtiyaçlarına girişimlerin doğrudan çözüm sunmaları olduğunu belirten BTM Genel Müdürü Önder Kul, "Bu yaklaşım, programın paydaş yapısına da doğrudan yansıyor. Arzum, Doğuş Teknoloji, Döhler, Eczacıbaşı, Emlak Konut, Fuzul Holding, Gen Koleji, Happy Center, Kayacan Holding, Koçpa, Miniso Türkiye, Motor Aşin, Sesinoks, Türk Hava Yolları, Türksat ve Zorlu Holding-Vestel gibi farklı sektörlerden güçlü kurumlar, belirledikleri ihtiyaç alanlarıyla programa aktif olarak dahil oluyor. Bu sayede girişimler, teorik değil doğrudan sahaya karşılık gelen problemler üzerinde çalışma fırsatı buluyor" dedi. Sonuç odaklı program Programın kurgusunun ’sonuç odaklılık’ üzerine inşa edildiğini belirten Kul, "Süreç, kurumsal firmaların ihtiyaçlarının detaylı analiz edildiği çalıştaylarla başlıyor. Ardından seçilen girişimler; odak grup toplantıları, teknik ve hukuki değerlendirmelerle olgunlaştırılarak kurumlarla stratejik eşleşmelere hazırlanıyor. Başarılı bulunan girişimler, program sonunda gerçekleştirilen Demo Day ve Başarı Lansmanı ile projelerini anlatıyor. Kesişim, girişimler açısından yalnızca görünürlük sağlayan bir platform değil; doğrudan müşteriyle temas kurma, ürününü gerçek koşullarda test etme ve en önemlisi ölçeklenebilir bir iş modeline dönüşme fırsatı anlamına geliyor" dedi. Başvuru sonrası seçilecek startuplarda; kurumsal firmaların ihtiyaçlarına yönelik çözüm üretebilen, ürün veya hizmeti pilot uygulamaya hazır bulunan, kurumsal iş birlikleriyle büyümeyi ve ölçeklenmeyi hedefleyen, entegrasyon ve uyarlama yapabilecek esnek teknoloji mimarisi bulunan ve teknoloji ve inovasyon odaklı girişimler özellikle dikkate alınacak.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
18 Nisan 2026 Cumartesi- 08:31
Sanatçi İsmail Türüt Erzurum’da pastahane açılışına katıldı
2
18 Nisan 2026 Cumartesi- 08:43
Ağrı’da 307 ahırlık hayvancılık üssü hayata geçiyor
3
18 Nisan 2026 Cumartesi- 11:02
OYAK Pazarlama’dan ’Deprem Farkındalığı’ konferansı
4
18 Nisan 2026 Cumartesi- 14:47
Azerbaycan yatırım fırsatları, İzmir’de masaya yatırıldı
5
15 Nisan 2026 Çarşamba- 10:28
Erzurum’daki dört dev tünel projesinde kritik eşik: Açılış tarihleri belli oldu
08 Aralık 2025 Pazartesi - 11:17
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin GES sayısı 19’a çıktı
Antalya Büyükşehir Belediyesi yenilenebilir enerji kaynağı yatırımları ile enerji tasarrufunu arttırıyor. Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı hizmet binası çatısına yeni GES’in kurulumları tamamlandı. Yeni kurulum ile Büyükşehir Belediyesi’nin GES sayısı 19’a çıktı. Türkiye’nin İklim Dostu Kuruluş Belgesi’ne sahip Büyükşehir Belediyesi, hizmet binalarına kurduğu çevre dostu GES’ler ile kendi enerji ihtiyacını karşılıyor. Antalya’da yenilenebilir enerji kaynakları yatırımlarına öncülük eden Büyükşehir, kurulan yeni GES’ler ile hem doğayı koruyor hem de tasarrufunu arttırıyor. Antalya’nın iklimi ve coğrafi avantajlarını şehrin kazancına dönüştüren Büyükşehir Belediyesi, Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı hizmet binası çatısına yeni GES’in kurulumunu gerçekleştirdi. Yıllık 216 Bin Kilowatt saat (kWh) elektrik üretebilecek santral ile hizmet yerleşkesindeki tüm binaların elektrik ihtiyacı karşılanacak. GES sayısı 19 oldu Büyükşehir Belediyesi’nin GES yatırımları ile ilgili bilgi veren Temiz Enerji Şube Müdürlüğü Elektrik Elektronik Mühendisi Nilüfer Çetin "Artan Enerji maliyetlerine karşı Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak kurmuş ve kurmakta olduğumuz güneş enerji santrallerimizle belediye aboneliklerinde enerji tüketimini en aza indirme hedefiyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı Temiz Enerji Şube Müdürlüğü olarak 19’uncu GES’imizi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığımızın ana hizmet binası çatısına kurulumunu gerçekleşti. Büyükşehir Belediyesi olarak yıllık 145 Bin hanenin ihtiyacını karşılayabilecek elektrik üretmekteyiz. Yenilenebilir enerji kaynakları yatırımlarımıza devam edeceğiz" dedi. "Bu üretimle yıllık 1 milyon TL’lik bir tasarruf sağlanabilecek" Yeni GES’in elektrik üretim kapasitesi hakkında bilgi veren yüklenici firma temsilcisi Ercan Berberoğlu ise "Antalya Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler binası çatısına yaklaşık 120 kWh saat’lik GES’in kurulumunu tamamladık ve teslimini gerçekleştirdik. Güneş Enerji santralimizden yaklaşık günde 480 kWh saat yılda da 216 Bin kWh saat gibi bir elektrik üretilebilecek. Bu üretimle yıllık 1 milyon TL’lik bir tasarruf sağlanabilecek. Bu alanda yer alan bütün binaların elektrik ihtiyacını karşılayabilecek bir santral kuruldu. 30 yıl boyunca sorunsuz çalışabilecek bir sistem" bilgisini verdi.
08 Aralık 2025 Pazartesi - 10:38
Son beş yılın üretim ve tüketim şampiyonu beyaz et
HasTavuk Yönetim Kurulu Başkanı Müjdat Sezer, beyaz et sektörünün 2025 yılında üretimini düzenli şekilde artırarak yaklaşık 2 milyon 700 bin ton seviyesine ulaşacağını, bunun da geçen yıla göre yüzde 5 oranında artış anlamına geldiğini belirtti. Üretimin yaklaşık 500 bin tonunun ihracata ayrılacağını ifade eden Sezer, "Beyaz et her zaman olduğu gibi istikrarlı bir şekilde hem üretimini hem de ihracatını artırıyor" dedi. Küresel ve yerel tüketim Türkiye’de kişi başı yıllık beyaz et tüketiminin 20 kilogram seviyesinde olduğunu söyleyen Sezer, Brezilya’da bu rakamın 40-45 kilogram civarında olduğunu vurguladı. Son 5 yıllık trendde beyaz etin, kırmızı et ve domuz etini geride bıraktığını belirten Sezer, bunun en önemli nedeninin ekonomik fiyat avantajı ve sağlıklı protein kaynağı olması olduğunu dile getirdi. Sezer, tavuk etinin üretiminde kullanılan su miktarının kırmızı ete göre çok daha düşük olduğunu, ayrıca karbondioksit salınımının da üç kat daha az olduğunu ifade etti. Bu özelliklerin, iklim değişikliği ve çevresel hassasiyetler nedeniyle beyaz etin dünya genelinde daha fazla tercih edilmesine yol açtığını söyledi. Üretim ve denetim Son dönemde yaşanan gıda zehirlenmelerine dikkat çeken Sezer, özellikle işlenmiş ürünlerde (örneğin tavuk döner) merdiven altı üretimlerin ciddi riskler taşıdığını ve denetimlerin sıkılaştırılması gerektiğini söyledi. Türkiye’deki büyük firmaların Avrupa standartlarının üzerinde üretim yaptığını, hijyen ve biyogüvenliğe büyük önem verdiklerini dile getiren Sezer, "üretim sırasında soğuk zincirin korunmasının kritik olduğunu, ürünlerin 6 derecelik ortamlarda üretilip aynı şartlarda tüketiciye ulaştırıldığını aktardı. Sezer, "Siz bir döneri bitirmeyip ertesi gün tekrar aynı döneri satarsanız büyük bir faciaya sebep olursunuz. Bu işlerin ciddi yapılması gerekiyor ve markalaşmış ciddi firmalardan bu ürünlerin tüketilmesi gerektiğini veya bunun dışında denetleme otoritelerinin çok daha sıkı ve acımasız şekilde denetlemeler yapması gerektiğini söylemek isterim" şeklinde konuştu. Fiyat ve medya eleştirisi Türkiye’de beyaz etin hâlâ en ucuz protein kaynağı olduğunu belirten Müjdat Sezer, zaman zaman ileri işlenmiş ürünlerde fiyat artışı yaşansa da bunun genelleştirilmemesi gerektiğini ifade etti. Medyanın fiyat artışlarını gündeme getirdiğini, ancak beyaz etin ucuz olduğu dönemlerde aynı ilgiyi göstermediğini eleştirerek, "49 TL’ye sattığımız günlerde kimse ‘En iyi protein çok ucuza satılıyor’ demiyor. Adil bir bakış açısı gerekiyor" dedi. Sezer sözlerini şu şekilde sürdürdü; "Türkiye’de beyaz etin en ucuz protein ve birinci sırada olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Şunu söylemekte yarar var, zaman zaman bazı ileri işlenmiş ürünlerimizin fiyatı artıyor olabilir. Sonra medyada hemen "Tavuk eti acayip arttı" gibi yayınlar yapılıyor. Fakat şu tip yayınların da yapılmasının adil olacağını düşünüyorum. Mesela 49 TL’den beyaz eti sattığımız günlerde hiçbir büyük medyada "En iyi protein çok ucuza satılıyor." diye bir kelime duymuyoruz. Evet, hakkımızın verilmesi lazım. Ama bir gün hamsi 150 TL’ye düştü diye hemen hemen bir hafta bütün haber kanallarında bunu dinleyebiliyoruz. Aynı adil bakış açısının beyaz ete de yapılmasını tavsiye ediyorum" Sezer’in açıklamaları, beyaz et sektörünün hem ekonomik hem de çevresel açıdan önemini bir kez daha ortaya koyarken, tüketicilere güvenilir ve markalaşmış firmaların ürünlerini tercih etmeleri çağrısı yaptı.
08 Aralık 2025 Pazartesi - 10:32
OYAK, üç şirketi ile Take Off İstanbul’da yerini alacak
OYAK, 10-11 Aralık tarihlerinde düzenlenecek Take Off İstanbul etkinliğine bağlı şirketleri OYAK PORTFÖY, Hektaş ve Indisol ile katılacak. Girişimcilik dünyasını bir araya getirerek yeni iş birliklerine zemin hazırlamayı hedefleyen etkinlik, İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Türkiye’nin köklü kurumlarından OYAK, İstanbul Fuar Merkezi’nde 10-11 Aralık tarihlerinde düzenlenecek Take Off İstanbul etkinliğinde, bağlı şirketleri OYAK PORTFÖY, Hektaş ve Indisol ile temsil edilecek. Türkiye’de ve küresel ölçekte girişim ekosistemini güçlendirmeyi hedefleyen etkinlik; Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi iş birliğiyle gerçekleştirilecek. OYAK PORTFÖY yenilikçi girişimleri anlatacak Yatırım fonları ve girişim sermayesi fonları aracılığıyla teknoloji, dijitalleşme ve verimlilik odaklı şirketlere yatırımlarını sürdüren OYAK PORTFÖY, Take Off İstanbul’da; portföyündeki 3D yazıcı teknolojileri (Zaxe), teslimat ve lojistik çözümleri (Pudo), finansal teknoloji uygulamaları (Poca) ve bulut tabanlı iş yönetim platformları (KolayBi) gibi girişimlerin ürün ve hizmetlerini tanıtacak. Etkinlik süresince, girişimlerin teknoloji ve iş geliştirme alanlarına yönelik çözümlerine dair bilgilendirmeler yapacak olan şirket, aynı zamanda ziyaretçilere söz konusu şirketlerin faaliyet alanları hakkında bilgi verecek. Hektaş, ürün ve hizmet geliştiren girişimlerle buluşacak Hektaş, araştırma ve geliştirme faaliyetlerini stratejik önceliklerinin merkezine yerleştiriyor. Bu vizyon doğrultusunda Take Off İstanbul etkinliğinde yerini alacak şirket, verimlilik ve sürdürülebilirlik odaklı tarım teknolojileri üzerine çalışmalar yapan, ürün ve hizmet geliştiren girişimlerle bir araya gelecek. Etkinlik kapsamında şirket; iklim değişikliği, su krizi ve artan nüfusun beslenme ihtiyacına yönelik gıda arzı gibi küresel sorunlara yönelik çözüm üretmeye odaklanan girişimciler ve fikir sahipleriyle aynı ekosistemde buluşarak, yeni iş birliklerine, ortak projelere, yeni ürün ve hizmetlerin ticarileşmesine katkı sunmayı hedefliyor. Indisol ürün ve hizmetlerini tanıtacak OYAK tarafından 2023 yılında kurulan teknoloji şirketi Indisol ise etkinlikte; dijital dönüşüm, yapay zekâ, veri analitiği platformları, bulut ve teknoloji çözümleri, endüstriyel yapay zekâ uygulamaları, optimizasyon ve simülasyon dashboard’ları, RPA, AI Chatbot, siber güvenlik ve kurumsal yazılım uygulamalarına yönelik ürün ve hizmetlerini tanıtacak. Indisol, etkinlikte ayrıca dijital ve teknoloji dönüşümü odağıyla geliştirdiği uygulamalar hakkında şirketlere ve ziyaretçilere bilgi verecek.
08 Aralık 2025 Pazartesi - 10:20
OMSAN Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu, Tanger Med Limanı’nı inceledi
Lojistik sektörünün önde gelen firmalarından OMSAN Lojistik, Türkiye’yi "süper lojistik merkezine" dönüştürmek amacıyla Tanger Med benzeri bir liman kurmak için harekete geçti. Şirket, ayrıca dünyadaki tüm liman fırsatlarını da radarına aldı. OYAK Grubu’nun amiral gemilerinden biri olan OMSAN Lojistik, gerek kendi büyüme planlarını gerçekleştirmek gerekse Türkiye’yi bölgesinin lojistik merkezi haline getirmek için harekete geçti. OYAK’ın önümüzdeki 5 yıl içinde odaklanacağı sektörlerin başında lojistiğin gelmesinin OMSAN’ın stratejik kararlar vermenin arifesinde olmasının da en büyük dayanak noktalarından bir tanesi olduğu belirtildi. OMSAN, önce bölgesel sonra küresel güç haline gelmek isteyen OYAK Grubu’nun dünya arenasındaki güvenli limanı olmayı hedefliyor. Şirketin büyüme planının odağında dünya limanlarında söz sahibi olma stratejisi yattığı kaydedildi. OMSAN Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu bu amaç doğrultusunda ilk ziyaretini Akdeniz’in en büyük limanlarından biri olan ve dünyanın en büyük 20 limanı arasında yer alan Fas Tanger Med Limanı’na gerçekleştirdi. "Türkiye için olmazsa olmaz proje" Türkiye’nin lojistik kapasitesini küresel ligde üst basamağa taşıyacak yeni yatırımlar ve vizyoner adımların sinyallerini veren Arıburnu, başta Marmara Bölgesi’nin olmak üzere Türkiye’nin artan ticaret hacmi, büyüyen otomotiv ihracatı ve demir yolu-deniz yolu entegrasyonu sayesinde Türkiye’nin Tanger Med benzeri bir "lojistik süper merkez" kurma potansiyeline sahip olduğunu söyledi. Böyle bir merkezin, bölgesinin "Lojistik Üssü" olmayı hedefleyen Türkiye için olmazsa olmaz bir proje olduğunu kaydeden Arıburnu, "Türkiye böyle bir merkezi OMSAN öncülüğünde kurma potansiyeline sahip" dedi. OYAK’ın, Türkiye ekonomisinin en dinamik kurumsal güçlerinden biri olduğunu vurgulayan Arıburnu, "Elbette böylesine büyük vizyon ve projelere OYAK gibi güçlü kuruluşların öncülük etmesi gerekiyor. Biz Tanger Med benzeri bir liman inşa etmeyi arzuluyoruz. Çünkü, şu anda Türkiye’nin en büyük ve en kıymetli limanlarından Port Yarımca’yı Japon ortaklarımızla biz işletiyoruz. Bu konuda benzersiz bir deneyime sahibiz. OYAK’ın yön verdiği dönüşüm, ülkemizi bu hedefe taşıyacak en güçlü kurumsal iradedir. Bu ve benzeri liman projelerini değerlendirmek istiyoruz. Dünyada önümüze çıkacak fırsatlar için de radarımız açık" ifadelerini kullandı. "Lojistik tercih değil, yaşamsal gereklilik" Lojistik sektörünün ülkeler için önemine işaret eden Arıburnu, üretim ve ticaret süreçlerinde ulusal rekabet gücünün belirleyicisinin artık lojistik ve potansiyel olduğuna dikkat çekerek, "Bugün rekabeti belirleyen maliyet değil; hız, entegrasyon ve tedarik zinciri güvenliğidir. Bu nedenle Türkiye’nin entegre limanlara, güçlü denizciliğe, demiryolu entegrasyonuna yatırım yapması stratejik bir zorunluluktur. Bu yüzden lojistik artık bir tercih değil, ülke ekonomisinin yaşamsal bir gerekliliğidir" dedi. Tanger Med analizini ve izlenimlerini de aktaran Arıburnu, "Toplam 5 bin hektarlık sanayi ve lojistik alanı, 3 bin hektarlık geliştirilmiş yatırım bölgesi, bin 400’den fazla yatırımcıyla oluşan 17 milyar doların üzerindeki ekonomik hacim; Tanger Med’in neden dünya ligine çıktığını çok net gösteriyor" dedi. Arıburnu, "Dünya ticareti yeniden şekillenirken, Afrika, Avrupa ve Orta Doğu’nun kesişimindeki bu yapı artık sadece bir liman değil; üretim ve lojistikte bölgesel güç dağılımını değiştiren stratejik bir platform. Burası Afrika ve Orta Doğu’nun en büyük otomotiv üretim kapasitesine sahip; elektronik, tekstil, havacılık ve tarım sanayileriyle entegre bir üretim ekosistemi sunuyor. Küresel bağlantı gücü bu başarının temel taşı. 70 ülkeye, 180’den fazla limana erişim; Çin’e 20 günde, Rotterdam’a 3 günde, Amerika kıtasına 6 günde ulaşabilmek; bu yapıyı küresel tedarik zincirinin tam merkezine yerleştirmiş" ifadesini kullandı. "Türkiye küresel ticaretin kavşak noktası olacak" Tanger Med’in her yönüyle Türkiye için doğru ve gerçekçi bir model olduğunun altını çizen Arıburnu sözlerini şöyle tamamladı: "Aslında burada gördüğümüz şey, bir ülkenin üretimi, lojistiği ve küresel bağlantıyı tek bir stratejiye dönüştürdüğünde nasıl büyük bir sıçrama oluşturabileceğinin somut bir örneği. Bu model, Türkiye’nin lojistik üs olma vizyonu ile güçlü bir paralellik taşıyor. Orta Koridor’dan Kalkınma Yolu’na, Zengezur Koridoru’ndan liman yatırımlarımıza kadar yürüttüğümüz tüm stratejilerin sahadaki karşılığı işte burada çok net olarak okunabiliyor. Türkiye, jeopolitik avantajları, OYAK’ın uzun vadeli yatırımları, OMSAN’ın çok modlu operasyonel gücü, Türkiye’nin son 23 yılda yaptığı 300 milyar dolarlık altyapı yatırımı ve büyüyen ihracat ekonomisi ile lojistikte yeni bir çağın eşiğindedir. Türkiye’nin lojistik yükselişi artık inkar edilemez bir gerçek. Doğru yatırımlar, entegre limanlar ve akıllı lojistik ağlarıyla ülkemiz küresel ticaretin yeni kavşak noktası olacaktır."
08 Aralık 2025 Pazartesi - 10:18
Habur’un yanı başında dev proje: Silopi Sera OTB 2026’da üretime başlıyor
Şırnak’ın Silopi ilçesinde, Habur Sınır Kapısı’na komşu stratejik bir konumda yükselen Silopi Sera Organize Tarım Bölgesi (OTB), tarım devriminin habercisi olarak dikkat çekiyor. Şırnak Tarım ve Orman Müdürü Oktay Sezgin, 946 dekarlık devasa alanda kurulacak seraların, bin kişiye istihdam sağlayacağını ve bunların yüzde 75’inin kadınlardan oluşacağını söyledi. Projenin, sadece yerel ekonomiyi canlandırmakla kalmayacağını Irak ve Suriye pazarlarına açılan bir ihracat kapısı olacağını dile getiren Sezgin, yerel üretimin yüzde 10’dan yüzde 40’a yükseleceğini ifade etti. 946 dekar arazi üzerine kurulması planlanan Sera Organize Tarım Bölgesinde alt yapı çalışmalarının bitme aşamasına geldiğini vurgulayan Sezgin, ’’Silopi Sera Organize Tarım Bölgesi (OTB) Projesinde alt yapı çalışmaları bitmek üzere. 946 dekar arazi üzerinde kurulacak seralarla ilimizde yatırım, kalkınma, istihdam hedefi ile yola çıkılmıştır. Burada yaklaşık bin kişi istihdam edilecek, yüzde 75’i kadın istihdamı olacak bu projede" dedi. Habur’un yanı başında konumlanan Sera OTB, yüksek ihracat potansiyeliyle katma değerli ürünler üretileceğini belirten Sezgin, "Sera OTB alanı Habur Sınır Kapısına olan yakınlığı ve Irak-Suriye pazarına olan yakınlığından dolayı çok stratejik bir noktada. Bu bölge de üreteceğimiz tarımsal ürünlerin ihracat potansiyeli yüksek olup, bölgemize katma değerli ürünler sağlayacak. İstihdam, ekonomik kalkınmada rehberlik ve öncülük edecektir. Projemizde ilimizin gençlerine, kadınlarına dönük iş kapısı sunmuş olacağız. Bu projenin hayata geçmesi ile beraber bölgemizde sebze yetiştiriciliği hem ilimiz, hem de bölge illerinin tüketimine sunulacak" diye konuştu. Alt yapı çalışmaları yıl sonuna kadar tamamlanacak Sezgin, projenin altyapı çalışmalarının 2025 sonuna kadar tamamlanacağını müjdeleyerek, "Sera OTB alt yapı inşaat süreci devam etmekte olup, 2025 yılı bitmeden tamamlanacak. Yıl sonu itibari ile alt yapı çalışmalarının bitmesi ile beraber müteşebbislerimize, sera yatırımcılarımıza tahsis süreci başlayacak olup, 2026 yılı içerisinde sera kurulumlarına başlayacağız" şeklinde konuştu. Şırnak’ın tarımsal ürünler üretimi açısından stratejik bir noktada yer aldığını ve hem iklim şartlarının hem de coğrafi şartlarının seracılık yapmaya elverişli olduğunu ifade eden Sezgin, "İlimiz tarımsal üretim açısından oldukça stratejik bir noktadır. İklimimiz, coğrafi şartlarımız seracılık yapmaya elverişlidir. Silopi ilçemizde kuracağımız Sera OTB alanı güçlü bir yatırım, üretim, istihdam ve kalkınma sunacaktır hepimize. Bu projenin duyulması ile beraber çiftçilerimiz, bölgedeki, ilimizdeki, müteşebbislerin dikkatini çekmiş ve heyecan uyandırmıştır. Projenin tamamlanması ile beraber bölgenin kalkınmasına güçlü bir şekilde destek verecektir" dedi. Yerel üretime önemli katkı vermesi beklenen Sera OTB Projesi ile birlikte yerel üretimin yüzde 10’dan yüzde 40’a çıkacağını aktaran Sezgin, "Şırnak’ta sebze üretiminde kendi ihtiyacının yaklaşık yüzde 10’nu karşılamakta yerel üretimle. Bu dar kapsamlı kısa dönemli. Sonbahar ve ilkbahar dönemlerinde gerçekleşen sebze üretimi ile karşılanmaktadır. Bölgemizdeki tüketicilerimiz, vatandaşlarımız sebze ihtiyaçlarını Adana, Mersin gibi illerden tedarik etmektedir. İlimizde kurulacak olan Sera OTB Projesi ile beraber yerinde bir üretim, güçlü bir üretim gerçekleşecektir. Bu şekilde ilimizin ihtiyacının yaklaşık yüzde 40’lık bir bandını Sera OTB alnında üretilen ürünlerden tedarik etmiş olacağız. Yerinde üretim ile beraber taze, kaliteli ve güvenilir gıdaya vatandaşlarımız hızlı bir şekilde ulaşmış olacaktır" ifadelerini kullandı.
08 Aralık 2025 Pazartesi - 10:08
Aylık en yüksek reel getiri mevduat faizinde oldu
Aylık en yüksek reel getiri, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde ise yüzde 2,18 oranlarıyla mevduat faizi (brüt)’te gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Kasım ayı Finansal Yatırım Araçlarının Reel Getiri Oranları’nı açıkladı. Buna göre, aylık en yüksek reel getiri, yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ile indirgendiğinde yüzde 2,21, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde ise yüzde 2,18 oranlarıyla mevduat faizi (brüt)’te gerçekleşti. Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde; yatırım araçlarından, Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) yüzde 1,89, BİST 100 endeksi yüzde 0,50 ve dolar yüzde 0,26 oranlarında yatırımcısına reel getiri sağlarken; külçe altın yüzde 0,41 ve euro yüzde 0,45 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi. TÜFE ile indirgendiğinde ise DİBS yüzde 1,86, BİST 100 endeksi yüzde 0,47 ve dolar yüzde 0,23 oranında yatırımcısına reel getiri sağlarken; külçe altın yüzde 0,44 ve euro yüzde 0,48 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi. Külçe altın, üç aylık değerlendirmede; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 23,52, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 21,53 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı oldu. Aynı dönemde BİST 100 endeksi; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 6,83, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 8,33 oranlarında yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu. Altı aylık değerlendirmeye göre külçe altın; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 23,30, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 22,74 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı olurken; aynı dönemde Amerikan Doları, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 2,88, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 3,32 oranlarında yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu. Yıllık değerlendirmede en yüksek reel getiri külçe altında gerçekleşti Finansal yatırım araçları yıllık olarak değerlendirildiğinde külçe altın; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 47,77, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 43,44 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı oldu. Yıllık değerlendirmede, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde; yatırım araçlarından mevduat faizi (brüt) yüzde 10,91, DİBS yüzde 5,79, euro yüzde 4,90 oranlarında yatırımcısına reel getiri sağlarken; dolar yüzde 3,53 ve BIST 100 endeksi yüzde 8,02 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi. TÜFE ile indirgendiğinde ise mevduat faizi (brüt) yüzde 7,66, DİBS yüzde 2,69 ve euro yüzde 1,82 oranında yatırımcısına reel getiri sağlarken; dolar yüzde 6,36 ve BIST 100 endeksi yüzde 10,71 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi.
08 Aralık 2025 Pazartesi - 10:05
Binlerce ailenin geçim kaynağı limonun başkentinde hasat zamanı
Binlerce aileye ekmek kapısı olan limonun başkenti olarak bilinen Mersin’in Erdemli ilçesinde, depoluk üründe hasat dönemine girildi. Şu anda bahçede 40 TL civarında alıcı bulan limonlar sabah erken saatlerde bahçeye giren işçiler tarafından tek tek toplanarak bir kısmı iç ve dış piyasaya gönderilirken, bir kısmı da yazın tüketilmesi için soğuk hava depolarına sevk ediliyor. Türkiye’de yaş sebze ve meyve üretiminde ilk sıralarda yer alan Mersin’de en çok üretilen ürünlerin başında limon geliyor. 100 bin dekardan fazla alanla en çok üretimin yapıldığı Erdemli ilçesinde binlerce kişiye ekmek kapısı olan limonda şu anda depoluk olan coğrafi işaret tescilli ’lamas’ ile ’küt dikenli’ cinsinin hasadına başlandı. Mart ayı sonuna kadar sürmesi beklenen hasatta toplanan limonların bir kısmı iç ve dış piyasaya gönderilirken yazın yaklaşık 6 ay boyunca tüketilmek üzere soğuk hava depolarına sevk ediliyor. İşçiler sabahın erken saatlerinde girdikleri bahçede tek tek kestikleri limonu küfelerle taşıyıp ilk ayrıştırmayı yaparak tesislere gönderiyor. Tesislerde hem makinelerin yardımı hem de birçoğu kadın olan işçilerin çalışmasıyla tek tek özenle paketlenen ürünlerin depo ve piyasaya sevki sağlanıyor. Geçtiğimiz yıl yaşanan zirai dondan dolayı rekolte bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 30 azalan limonda bu yıl beklentinin 580 bin ton olduğu, bahçede fiyatının ise 40 TL civarında alıcı bulduğu öğrenildi. Binlerce kişi limondan ekmek yiyor Yurt genelinden limon üretiminin yüzde 50’sinin Erdemli bölgesinde yapıldığına dikkat çeken üreticilerden Murat Topal, hasada sabahın ilk ışıklarında başladıklarını söyledi. Limon hasadının meşakkatli olduğuna dikkat çeken Topal, bahçede tek tek toplanıp ayrıştırma yapıldıktan sonra tesislere gönderilip paketlenip yurt içinde ve dışında pazara sunulduğunu anlattı. Aralık ile mart ayları arasında depoluk olarak geçen coğrafi işaret tescilli ’lamas’ ile ’küt dikenli’ limonun hasat edildiğini vurgulayan Topal, "Çiftçimizin geçim kaynağı olan limondan binlerce kişi ekmek yemektedir. Aralık ve mart ayları arasında hasat edilen limonlar, soğuk hava depolarına sevk ediliyor. Depolardaki ürünler limon hasadının olmadığı yaz aylarında satışa sunuluyor" dedi. Limon üretiminin zahmetine değinen Topal, "Bahçelerde ağaçlardan tek tek toplanarak kasalara alınıyor. Kasalara alındıktan sonra tekrar tek tek boy ve kalitesine seçiliyor daha sonra depolara gönderiliyor. Burada çürüme ve fire oranlarının düşürülmesi için sürekli kontrollerini yapılması lazım" diye bilgi verdi. Sabah saat 7.30’da bahçede hasada başladıklarını, 16.30’a kadar çalıştıklarını anlatan işçilerden Firdevs Bolcalı, limonun hassas bir ürün olduğunu, dikkatlice keserek sepetlere koyduklarını söyledi. Limon bahçelerinde 18 yaşında çalışmaya başladığını aktaran 55 yaşındaki Selma Köpüç, sağlığının elverdiği kadar çalışmaya devam edeceğini kaydetti.
08 Aralık 2025 Pazartesi - 09:53
Yılda 10 ton üretiliyor, 100 ton sahtesi satılıyor
Anzer Ballıköy Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Osman Civelek, yıllık 8-10 ton coğrafi işaret tescilli Anzer balı üretildiğini ancak piyasada 100 ton civarında sahtesinin satıldığını tahmin ettiklerini söyledi. Civelek, katıldığı bir programda yaptığı açıklamada, 1988 yılında kurulmuş bal kooperatifi olduklarını belirterek, 2021 yılından bu yana coğrafi işaretli ürünler sattıklarını anlattı. Anzer balına coğrafi işareti almanın kolay olmadığını, 7-8 yıl sürdüğünü dile getiren Civelek, aldıktan sonra tescil belgesini Rize Tarım ve Orman İl Müdürlüğüne devrettiklerini, bir kurumun takip etmesini daha doğru bulduklarını kaydetti. Civelek, Anzer balının tarihi bir geçmişi, hikayesi olduğunu ifade ederek, bunun coğrafi işaret alınmasında büyük fayda sağladığını çünkü tescillerde ürünlerin öyküsüne önem verildiğini söyledi. Anzer balının Osmanlı döneminde saraya gönderilen ender Karadeniz ballarından biri olduğuna dikkati çeken Civelek, "Coğrafi işaret alarak Türkiye ve dünyaya kazandırma hedefimiz vardı. Anzer balını korumak amacıyla aldık. Ürettiğimiz bal miktarı düşük miktarda ama tonlarca Anzer balı satılıyordu. Bunu önlemek amacıyla yola çıktık" dedi. Coğrafi işaret aldıktan sonra taklitleri daha çok arttı Koruma tedbirlerinin, coğrafi işaret tescili alınmasının Anzer balını korumak adına bir faydasının olmadığını vurgulayan Civelek, şunları kaydetti: "Balımızı yine koruyamadık ve hatta coğrafi işaret aldıktan sonra daha çok arttı taklitleri. Önceden 10 ton sahte satılırsa şimdi 100 ton sahtesi satılıyor. Hava şartlarıyla değişim gösterse de yıllık 8-10 ton bal üretimimiz oluyor. Yani yıllık 10 ton Anzer balı üretiliyor ama 100 ton sahte Anzer balı satılıyor diye tahmin ediyoruz. Ülkenin dört bir yanında sahtelerini görüyoruz. Rize’de gördüklerimizi toplatıyoruz ama uzakta olanlara elimiz uzanmıyor, güçümüz yetmiyor." Kilosu 20 bin liraya kadar çıkıyor Kooperatif olarak bir kilosunu 6 bin liraya sattıklarını dile getiren Civelek, "Karadeniz bölgesinin balları 2 ila 4 bin lira arasında satılıyor. Yine de biz ucuza satıyoruz. İstanbul’da bazı noktalarda kilosu 15-20 bin liraya kadar satılıyor" dedi. Civelek, fiyatının yüksekliğinin şifa kaynağı olmasından kaynaklandığını belirterek, "Balın fiyatı niye bu kadar yüksek? Kahvaltıda tüketmek için alanların sayısı azdır. Yüzde 5’i kahvaltı için alır, yüzde 95’i şifa amaçlı tüketir. Bütün müşterilerimize ilaç satmıyoruz, bu ilaç değildir diye uyarıyoruz. Balların tamamı şifadır yeter ki organik katkısız doğal bal olsun" diye konuştu. Anzer balının 2 bin 500 rakımda, endemik çiçeklerin de arasında olduğu 400’e yakın çiçek çeşidinin bulunduğu yerde üretildiğini anlatan Civelek, zor şartlarda üretildiği, doğal ve şifalı olduğu için diğerlerine göre yüksek fiyata satıldığını söyledi.
08 Aralık 2025 Pazartesi - 09:47
Yağmur yağdı, fiyatı 300 liradan 100 liraya düştü
Bursa’nın dağ ilçelerinde yağmurdan sonra bollaşan kanlıca (melki) mantarının kilosu 100 liraya kadar geriledi. Orhaneli, Büyükorhan, Keles ve Harmancık ilçelerinin mahallelerinde sonbahar aylarında kendini gösteren melki mantarı, bölge halkına ek gelir sağlıyor. Genci yaşlısı ekimde başlayan mantar sezonunda ormanlık alanlardan, yüksek kesimlerden topladıkları mantarları ilçe merkezlerinde, yol kenarlarında satarak para kazanıyor. Kasımda kilosu ortalama 300 liradan satılan, kalitesine göre 250 ila 350 lira arasında değişen kanlıca mantarı son dönemde etkili olan yağışlarla bollaştı. Orhaneli ilçe merkezinde neredeyse her köşe başında kanlıca mantarı tezgahı görülüyor. İki kasa içinde mantar satan emekli Aziz Kaya, "Ormanlık bölgelerden topluyorum. Bir ay önce yeni çıktığında kilosu 300 liraydı şimdi 100 liraya düştü. O zaman günde 6-7 kilogram topluyordum şimdi 15-20 kilogram topluyorum. Yağmurla bollaştı mantar, bulması da toplaması da kolay oldu. Çok var toplayıp satan, herkes ekmek parasını kazanmaya çalışıyor" dedi. Kaya, yağmurun mantarın irileşmesini sağladığını belirterek, doğada toplarken 400 gramlık bir mantar bulduğunu anlattı. Kanlıca mantarının faydaları Bağışıklık sistemini güçlendiren kanlıca mantarı, yüksek antioksidan özelliğine sahip. Kolesterolü düşüren melki mantarı, kalp sağlığını destekliyor, kon şekeri seviyesini koruyor. şeker hastalığıyla mücadelede fayda sağlıyor. İltihap gideren, kemik sağlığını koruyan kanlıca mantarı, kemik erimesi hastalığına karşı iyi geliyor, cildin yaşlanmasını önlüyor. İçeriğinde bulunan B vitamini ile zinde tutan kanlıca mantarı, günün stresini atmada yardımcı oluyor, zengin lifler ile sindirim sistemine fayda sağlıyor.
08 Aralık 2025 Pazartesi - 09:45
MediaMarkt Şahane Kasım alışveriş trendlerini açıkladı
MediaMarkt, Şahane Cuma’yı da içine alan 1-30 Kasım tarihleri arasında tüketicilerin en çok ilgi gösterdiği ürünleri açıkladı. Buna göre MediaMarkt müşterileri en çok cep telefonu, dikey süpürge, çamaşır kurutma makinesi ve tablet satın aldı. Tüketiciler kasım ayında daha çok online alışverişi tercih etti. MediaMarkt verilerine göre, geçen yıl kasım ayına göre bu yıl online alışverişte yüzde 76,8 artış yaşandı. MediaMarkt Türkiye, Şahane Kasım’a özel düzenlediği kampanyanın sonuçlarını paylaştı. Ciro bazlı kırılıma göre ülke genelinde en çok akıllı cep telefonu satın alındı. Bu ürünü, dikey süpürge, çamaşır kurutma makinesi ve tablet takip etti. MediaMarkt Türkiye verilerine göre il ve adet bazında en çok tercih edilen teknoloji ürünü de yine cep telefonu oldu. Geçen yıla göre online alışveriş yüzde 76,8 arttı Türkiye genelindeki MediaMarkt mağazaları, mediamarkt.com.tr ve MediaMarkt mobil uygulamasından derlenen verilere göre online alışverişte bir önceki aya göre yüzde yüzde 82,4 (app, mobil ve web) artış görülürken, sadece mobil uygulamadan yapılan alışverişte yüzde yüzde 25,9 artış yaşandı. Geçtiğimiz yılın kasım ayına göre ise online’da yüzde 76,8, offline kanalda ise yüzde 47,7 artış görüldü.
08 Aralık 2025 Pazartesi - 09:30
Pegasus Hava Yolları, Çek Hava Yolları ve iştiraki Smartwings’i satın almak üzere anlaşma imzaladı
Pegasus Hava Yolları, küresel büyüme hedefinde yeni bir aşamaya geçmek üzere Çekya merkezli Çek Hava Yolları ve iştiraki Smartwings’i satın almak için anlaşma imzaladı. Pegasus Hava Yolları, Çekya merkezli ve dünyanın en eski havayolu markalarından Çek Hava Yolları’nı ve iştiraki Smartwings’i satın almaya yönelik anlaşmayla uluslararası büyüme hedeflerinde önemli bir adım attı. Bu stratejik yatırım, şirketin küresel ölçekte faaliyetlerini genişletmesini amaçlıyor. İşlemin toplam bedeli her iki şirketin borçlarını da kapsayacak şekilde 154 milyon euro olarak belirlendi. Satın alım sürecinin tamamlanması, gerekli yasal onayların alınması ve diğer devir koşullarının yerine getirilmesini takiben gerçekleşecek. 1990 yılında faaliyete başlayan, son yirmi yıldır düşük maliyetli havacılık modeliyle milyonlarca insana seyahat erişimi sağlayan Pegasus Hava Yolları, bugün 55 ülkede 158 destinasyona uçuş gerçekleştiriyor ve dünyanın en genç, en yakıt verimli filolarından birine sahip. Smartwings ise Çek Hava Yolları ve Smartwings markalarıyla Çekya’nın en büyük havayolu ve Orta ve Doğu Avrupa’nın köklü hava yolu gruplarından biri. Şirket, 20 ülkede 80 destinasyona sahip uçuş ağı, tur operatörleriyle güçlü iş birlikleri ve bölgesel turistik seyahat pazarındaki konumuyla dikkat çekiyor. Pegasus Hava Yolları bu satın alma ile iki havayolunun deneyim ve kaynaklarını birleştirerek misafirlere daha geniş bir uçuş ağı ve uygun fiyatlar sunan güçlü bir yapı oluşturmayı hedefliyor. Satın alımın ardından her iki havayolu da sahip oldukları ortak bilgi birikimini kullanarak birbirlerinin güçlerinden yararlanacak. "Büyüme yolculuğumuzda yeni bir sayfa açıyoruz" Pegasus Hava Yolları CEO’su Güliz Öztürk satın almaya ilişkin açıklamasında şunları söyledi: "Pegasus Hava Yolları olarak 2005’te cesur bir hedefle yola çıktık: Hava yolculuğunu herkes için ulaşılabilir kılmak. Bugün filomuzu 14 uçaktan 127 uçağa çıkararak dünyanın en verimli ve kârlı havayollarından biri olduk. Şimdi, Çek Hava Yolları ve Smartwings’in 47 uçaktan oluşan filosuyla güçlerimizi birleştirerek büyüme yolculuğumuzda yeni bir sayfa açıyoruz. Ancak tek amacımız ölçek büyütmek değil, aynı zamanda uçuş emniyeti, teknoloji, verimlilik ve misafir deneyimi odaklı, geleceğe hazır güçlü bir yapı oluşturmak. Bugün artık gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki Türkiye’de havacılık sektörünü "Biz başlatmadık ama biz değiştirdik". Şimdi büyüme yolculuğumuzun bir sonraki aşamasına geçmeye hazırız. Çek Hava Yolları ve Smartwings ile ortak bir vizyon oluştu: İki farklı marka, Smartwings ve Pegasus olarak kanatlarımızı dünyaya açmaya devam edeceğiz." Çek Hava Yolları ve Smartwings’in hissedarları ve kurucuları, yaklaşık yirmi yedi yılı aşkın bir süreyi havayolunu kurmaya ve geliştirmeye adadıktan sonra, Çek Hava Yolları ve iştiraki Smartwings’i şirketlerin operasyonlarını daha da genişletme ve güçlendirme potansiyeline ve yetkinliğine sahip Pegasus Hava Yolları’na devretme yönünde stratejik bir karar aldıklarını açıkladı. Çek Hava Yolları hissedarı ve Smartwings kurucu ortağı Jiří Šimáně konuyla ilgili olarak şunları söyledi: "Sınırlı finansal kaynakla, devletten destek almadan kurduğumuz Smartwings’i ve Çek Hava Yolları’nı bugün bulunduğu noktaya getirmiş olmaktan büyük gurur duyuyoruz. Yıllar boyunca yenilik, dayanıklılık ve misafir memnuniyetine bağlı kalarak birçok zorluğu aştık. Pegasus Hava Yolları’nın Çek Hava Yolları ve Smartwings için ideal bir hissedar olduğuna ve bunun misafirlerimize daha fazla avantaj, gelişmiş bağlantılar ve seyahat olanağı sunacağına inanıyoruz. Tüm çalışanlarımıza, iş ortaklarımıza ve misafirlerimize sadakatleri, güvenleri ve katkıları için teşekkür ederiz. Çek Hava Yolları ve Smartwings’in Pegasus çatısı altında büyümeye devam etmesini görmekten mutluluk duyacağız."
08 Aralık 2025 Pazartesi - 09:20
Serbest piyasada döviz fiyatları
Dolar 42,5630 liradan, euro ise 49,6620 liradan haftaya başladı. İstanbul Kapalıçarşı’da 42,5610 liradan alınan dolar 42,5630 liradan, 49,6600 liradan alınan euro ise 49,6620 liradan satılıyor. Son kapanışta dolar 42,51 liradan, euro ise 49,58 liradan satılmıştı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder