EKONOMİ
ESOB Başkanı Keskin’den Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’a esnaf raporu 01 Mart 2026 Pazar - 17:49:06 Malatya Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (MESOB) Başkanı Şevket Keskin, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a sunduğu kapsamlı raporla esnafın sorun ve taleplerini iletti. TESK Yönetim Kurulu Üyesi ve MESOB Başkanı Şevket Keskin, 6 Şubat depremlerinin ardından yaklaşık üç yıldır ekonomik sıkıntılarla mücadele eden esnaf ve sanatkârların yaşadığı sorunları içeren raporu Malatya’ya ziyarette bulunan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a sundu. Keskin, Malatya ticari hayatının bel kemiği olan esnafın halen hayatta kalma mücadelesi verdiğini belirterek, şehrin ekonomik ve sosyal olarak yeniden ayağa kalkmasının küçük işletmelerin desteklenmesiyle mümkün olacağını ifade etti. Raporda deprem bölgesine özel düşük vergi oranları uygulanması, konteyner iş yerlerinden kalıcı iş yerlerine geçecek esnafa uzun vadeli faizsiz kredi ve geri ödemesiz hibe sağlanması, ulaşım sektöründe ÖTV’siz ticari araç alım hakkının yeniden verilmesi ve belediye encümen kararıyla süresiz verilen M, T ve S plakaların mülkiyet hakkının yasal güvence altına alınması talepleri yer aldı. Depremde zayi olan hammadde ve stokların tazmini için ödeme takvimi açıklanması, artan maliyetler nedeniyle yerinde dönüşüm desteğinin en az 3 milyon TL’ye çıkarılması ve TOKİ ile Emlak Konut projelerinde kullanılacak malzemelerin Malatya esnafından temin edilmesi gerektiği de raporda vurgulandı. Ayrıca esnafın emekliliği için gerekli 9 bin prim gününün 7 bin 200’e düşürülmesi, vergi kaydı olup Bağ-Kur kaydı açılmamış esnafa geriye dönük borçlanma hakkı tanınması, zincir marketler ve AVM’lere karşı esnafı koruyacak Perakende Yasası’nın hayata geçirilmesi ve 2026 itibarıyla büyükşehirlerde basit usulden gerçek usule geçiş kararının deprem bölgesi için en az 3 yıl ertelenmesi istendi. Raporda son olarak KOSGEB desteklerinin tüm meslek kollarına açılması ve deprem sonrası verilen kredilerin geri ödeme süresinin en az 1 yıl uzatılması, sanayi esnafı için modern ve teknolojik altyapıya sahip yeni bir sanayi sitesinin kampüs modeliyle inşa edilmesi ve mevcut küçük sanayi sitelerinde kiracı esnafa mülkiyet önceliği tanınması taleplerine yer verildi.
01 Mart 2026 Pazar - 16:09 Ceylanpınar’da gümrük kapısı nöbeti Suriye ile Türkiye arasındaki ticarette önemli bir yere sahip olan Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesindeki gümrük kapısının operasyonel yetersizlik gerekçesiyle kapatılacağı iddiaları üzerine toplanan yüzlerce vatandaş kapının kapatılmamasını istedi. Suriye ile Türkiye arasındaki ticarette önemli bir yere sahip olan Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesindeki gümrük kapısının kapatılacak olması ilçe halkı, esnaf, oda başkanları ve muhtarları harekete geçirdi. Esnaf ve Sanatkarlar Odası önünde toplanan kalabalık gümrük kapısı nöbetine başladı. Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Bülent Çelik, Mevlana Mahallesi Muhtarı Ahmet Akkurt ve Suriyeli tüccarlar adına Abu Arap, kapının kapatılmasının Ceylanpınar için ekonomik idam anlamına geleceğini vurguladı. Ceylanpınar ilçesinin yeniden çıkmaz sokak haline geleceğini belirten Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkan Bülent Çelik, "Bir tarafımız TİGEM arazileri, diğer tarafımız sınır. Ceylanpınar zaten bir dar koridora sıkışmış durumda. Mevcut gümrük kapısı bizim tek nefes borumuzdur. Madem Suriye’nin imkanları ve operasyonel hareket kabiliyeti yetersiz deniliyor, o halde neden başka bölgelerde yeni kapılar açılıyor. Biz yeni kapılara karşı değiliz ama bir tarafı ihya ederken Ceylanpınar’ı imha etmenize, burayı bir ’çıkmaz sokak’ haline getirmenize asla razı değiliz" dedi. Muhtarlar adına konuşan Mevlana Mahalle Muhtarı Ahmet Akkurt ise, "Suriye iç savaşı boyunca mermilerin gölgesinde yaşayan, tarlasını ekemeyen, dükkanını açamayan ama devletine sadakatten ödün vermeyen bu halk, bugün cezalandırılmayı değil ödüllendirilmeyi bekliyor. Kapının kapatılması fikri derhal rafa kaldırılmalıdır" ifadelerini kullandı. Bölgedeki Suriyeli tüccarlar adına söz alan Abu Arap ise ticaretin devamlılığının her iki halk için de hayati olduğunu belirtti. Abu Arap, "Bu kapı sadece bir geçiş noktası değil, binlerce insanın rızık kapısıdır. Ticaretin durması demek, her iki taraftaki mazlum halkın daha da fakirleşmesi demektir. Biz Ceylanpınar’ın ticaret merkezi olarak kalmasını istiyoruz" diye konuştu. Kalabalık, gümrük kapısı ile ilgili olumlu bir karar alınıncaya kadar toplanmaya devam edeceklerini belirtti.
01 Mart 2026 Pazar - 15:49 Mersin tarımı faydalı böcekle biyolojik mücadeleye odaklandı Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) koordinesinde yürütülen Odak Mersin Projesi kapsamında faaliyet gösteren Mersin Tarım-Gıda-Hayvancılık Odak Çalışma Kurulu, şubat ayı toplantısını Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü’nde gerçekleştirdi. MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır’ın yanı sıra kamu kurum ve kuruluş temsilcileri, üniversiteler ve özel sektör temsilcilerinin katıldığı toplantıda, enstitünün yapılanması ve yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi verildi. Program kapsamında, Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda Kontrol Genel Müdürlüğü katkılarıyla kurulan Faydalı Böcek Üretim Laboratuvarı da incelendi. Yılda 400 bin faydalı böcek üretilecek Mersin ve Akdeniz Bölgesinin önemli tarımsal ürünleri arasında yer alan turunçgillerde zararlılarla mücadele amacıyla kurulan laboratuvarda yılda 400 bin faydalı böcek üretilmesi hedefleniyor. Üretilen böceklerin sahada çiftçilerin kullanımına sunulması planlanıyor. Bu uygulamayla kimyasal ilaç kullanımının azaltılması, insan sağlığının korunması, bitki koruma ürünlerine yapılan harcamaların düşürülmesi ve daha sağlıklı, kaliteli ürün elde edilmesi amaçlanıyor. Yetkililer, biyolojik mücadelenin yaygınlaştırılmasıyla çevre dostu üretim modelinin güçleneceğini ifade etti. Narenciye süreçleri bilimsel modelle ele alınıyor Kurul üyeleri ayrıca, Çukurova Kalkınma Ajansı destekleriyle MTSO, Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB) ve Mersin Büyükşehir Belediyesi paydaşlığında kurulan Turunçgil Hasat ve Hasat Sonrası Araştırma, Geliştirme ve Uygulama Merkezi’nde de incelemelerde bulundu. Bilimsel bir narenciye işleme tesisi olarak planlanan merkezde, hasattan depolama ve sarartma süreçlerine kadar tüm aşamalar simülasyon modeliyle değerlendiriliyor. Yapılan çalışmalarla narenciyede kayıpların azaltılması ve süreç verimliliğinin artırılması hedefleniyor.
Erzurum iş dünyası küresel pazara açılıyor
16 Şubat 2026 Pazartesi - 09:25 Erzurum iş dünyası küresel pazara açılıyor Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) heyeti, Johannesburg’daki stratejik temasların ardından yurda döndü. İnşaat ve inşaat malzemeleri sektörü için Afrika kapısını aralayan görüşmelerde yatırım fırsatları masaya yatırılırken, TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Saim Özakalın yeni rotayı çizdi: "Dört ana sektörde ihracat odaklı büyüme hamlesi başlatıyoruz." Ticaret Bakanlığı’nın desteğiyle yürütülen Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (UR-GE) Projesi çerçevesinde düzenlenen Güney Afrika programı sona erdi. ETSO Meclis Başkanı Gökhan Yılmaz başkanlığında; Yönetim Kurulu Üyesi Murat Gacıroğlu, TOBB Üst Kurul Delegesi Mehmet Melik Kaya, Genel Sekreter Osman Ömeroğlu ve 15 firma temsilcisinden oluşan heyet, Johannesburg’da yoğun bir görüşme trafiği yürüttü. Programın ilk etabında T.C. Pretorya Büyükelçiliği Ticaret Müşavirleri Bengü Okur Erdoğan ve Hayrünnisa Karcı’nın rehberliğinde Güney Afrikalı 21 firma ile (B2B) birebir iş görüşmeleri yapıldı. Bölgedeki yerleşik Türk yatırımcılarla yapılan istişarelerde, pazarın sunduğu fırsatlar ve olası riskler detaylandırıldı. Ticaret Odalarıyla Yatırım Zirvesi Programın ikinci gününde heyet, 14 bin üyesi bulunan Johannesburg Ticaret ve Sanayi Odası’nı ziyaret etti. İki ülke arasındaki ticaret köprüsünü sağlamlaştırmayı amaçlayan görüşmede; şirket kurulum süreçleri, vergi avantajları ve yatırım teşvikleri ele alındı. Oda yönetimi, Türk firmalarına bürokratik süreçlerde tam destek vereceklerini belirtti. Ardından, Güney Afrikalı Müslüman iş insanlarının çatı kuruluşu olan 5 bin üyeli Minara Ticaret Odası (Minara Chamber of Commerce) ziyaret edildi. Minara Yönetim Kurulu Başkanı Asgar Muhammed ile yapılan görüşmede, ortak girişimler ve stratejik ortaklıklar üzerinde duruldu. Yeni Teknolojiler ve Ürünler Yerinde İncelendi Güney Afrika’nın hızla gelişen kentsel dönüşüm ve yeni şehir projeleri, Erzurumlu firmalar için potansiyel bir pazar olarak değerlendirildi. Heyet, bölgede faaliyet gösteren bir Türk firmasının kentsel dönüşüm projesini şantiye sahasında inceledi. Yapılan teknik gezide, inşaat maliyetleri ve pazarın fiyat skalası analiz edilirken; sektördeki yeni teknolojiler, modern uygulama metotları ve inovatif ürün grupları da yerinde incelendi. Firmalarımız, küresel inşaat trendlerini yakından tanıma ve bu yenilikleri kendi üretim süreçlerine entegre etme noktasında önemli kazanımlar elde etti. Başkan Özakalın: "Dört Ana Sektörde İhracat Atağı Başlıyor" Güney Afrika temaslarını değerlendiren TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Saim Özakalın, Erzurum firmalarının uluslararası rekabette daha aktif rol alacağını vurguladı. Önümüzdeki süreçte atılacak adımları paylaşan Özakalın, UR-GE projeleri kapsamındaki dört ana sektör için takvimi şu şekilde açıkladı: "İnşaat ve İnşaat Malzemeleri: Güney Afrika sadece bir başlangıç; sektör temsilcilerini toplam 10 hedef ülkeyle buluşturacağız. Tarım ve Hayvancılık (Gıda): Sektör temsilcileriyle, 20 Nisan’da Fas’ta düzenlenecek Uluslararası Gıda Fuarı’nda yerimizi alacağız. Medikal ve Kozmetik: Güney Kore ile başlayan ihracat atağı, Rusya ve belirlenen diğer üç stratejik pazarla devam edecek. Mobilya ve Ahşap Ürünleri: Sektörel ticaret heyeti çalışmalarıyla üreticilerimiz için yeni pazar araştırmaları ve heyet ziyaretleri planlandı."
Karadeniz kıyısında dev sanayi alanı: Terme OSB’de ilk etap tahsise açıldı
15 Şubat 2026 Pazar - 23:25 Karadeniz kıyısında dev sanayi alanı: Terme OSB’de ilk etap tahsise açıldı Samsun Valiliği öncülüğünde hayata geçirilen Terme Karma Organize Sanayi Bölgesi (OSB), toplam 2 milyon metrekarelik alanı, güçlü lojistik bağlantıları ve 5. Bölge yatırım teşvik avantajlarıyla Samsun ekonomisine yeni bir ivme kazandırmaya hazırlanıyor. Ocak ayı itibarıyla 1 milyon metrekarelik ilk etap için ön tahsis sürecine çıkılan proje, bölgenin sanayi ve teknoloji yatırımlarında yeni merkezlerinden biri olmayı hedefliyor. Toplam 2 milyon metrekare alana sahip olan Terme Karma OSB’nin ilk etapta 1 milyon metrekarelik kısmı için ön tahsis ilanı yayımlandı. Karadeniz Bölgesi’nin kıyı şeridinde yer alan en büyük organize sanayi alanlarından birine sahip olan Terme OSB, yatırımcılara geniş ve planlı üretim alanları sunuyor. Alan büyüklüğü ile birlikte eğimsiz ve düz bir arazi yapısına sahip olması, her ölçekten sanayici için uygun parsel imkânı sağlıyor. Bu fiziki avantaj, üretim tesislerinin kurulum sürecinde maliyet ve zaman açısından önemli kolaylıklar sunarken, genişleme potansiyeli olan yatırımlar için de esnek bir yapı oluşturuyor. Lojistik açıdan stratejik bir konumda bulunan Terme OSB, Samsun-Ordu D-010 Karayolu’nun hemen yanında yer alıyor. Bölge; Terme Limanı’na 2 dakika, ilçe merkezine 5 dakika, Çarşamba OSB’ye 20 dakika, Çarşamba Havalimanı’na 30 dakika, Samsun merkez sanayi bölgelerine 35 dakika, Samsun şehir merkezine 40 dakika, Samsun Limanı’na 45 dakika ve Ünye Limanı’na 15 dakika mesafede bulunuyor. Bu ulaşım ağı, hem iç pazara hem de ihracata dönük üretim yapan firmalar için ciddi rekabet avantajı oluşturuyor. Sanayi ve teknoloji yatırımları açısından önemli teşvik unsurları barındıran Terme OSB, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından belirlenen en yüksek yatırım teşvik bölgelerinden biri olan 5. Bölge kapsamında yer alıyor. 5. Bölge yatırım teşvik sistemi; ithalattan ihracata, endüstriyel makine tedarikinden personel giderlerine kadar birçok kalemde yatırımcılara mali avantaj sağlıyor. Bu teşvik yapısı, özellikle üretim ve teknoloji odaklı yatırımların bölgeye yönelmesini destekliyor. Altyapı yatırımları bakımından da güçlü bir planlamaya sahip olan Terme OSB’nin su ihtiyacı, inşaatı devam eden ve 2026 yılının sonunda tamamlanması planlanan Salıpazarı Barajı’ndan karşılanacak. 26 milyon metreküp su hacmine sahip olacak baraj, bölgenin uzun vadeli su ihtiyacını güvence altına alacak. Enerji arzı ise Türkiye’nin iki büyük enerji santrali olan Hasan Uğurlu Hidroelektrik Santrali(HES) ile Bilgin Enerji Doğalgaz Çevrim Santrali arasında yer alan OSB’ye, Terme’de kısa süre önce kurulan indirme istasyonundan sağlanacak. Bölgenin merkezi konumu sayesinde doğalgazdan telekomünikasyona kadar tüm altyapı hizmetlerinin kısa sürede yatırımcıların kullanımına sunulması planlanıyor. Samsun, Türkiye’nin öne çıkan üretim merkezlerinden biri haline geldi Son yıllarda sanayi ve teknoloji alanında önemli bir atılım gerçekleştiren Samsun, Türkiye’nin öne çıkan üretim merkezlerinden biri haline geldi. Merkez OSB, Yeni OSB, Gıda OSB, Çarşamba OSB, Özel Endüstri Bölgesi, BAYKAR Makine Endüstri Bölgesi, SLC ve MKE gibi büyük yatırım alanlarının oluşturduğu sanayi ekosistemine entegre olacak Terme OSB’nin, hem yerli hem de yabancı yatırımcılar için Samsun’daki yeni adres olması bekleniyor.
Çağrı Bey sondaj gemisi, Bakan Bayraktar’ın katıldığı törenle Somali’ye uğurlandı
15 Şubat 2026 Pazar - 16:12 Çağrı Bey sondaj gemisi, Bakan Bayraktar’ın katıldığı törenle Somali’ye uğurlandı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Taşucu Limanı’ndan Somali’ye uğurlanan ’Çağrı Bey’ sondaj gemisi töreninde yaptığı konuşmada, "İlk defa derin deniz sondaj gemimiz, Mavi Vatan dışında göreve çıkıyor" dedi. Türkiye’nin enerji filosunun yeni gemilerinden Çağrı Bey Derin Deniz Sondaj Gemisi, bugün Mersin’in Silifke ilçesindeki Taşucu Limanı’ndan Somali’ye törenle uğurlandı. Uğurlama töreni öncesi Taşucu Limanı’ndaki gemiye çıkarak incelemelerde bulunan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, yetkililerden brifing aldı. Bakan Bayraktar’a, Somali Petrol ve Maden Kaynakları Bakanı Dahir Shire Muhammed ile Somali Limanlar ve Deniz Ulaştırma Bakanı Abdulkadir Muhammed Nur da eşlik etti. Bakan Bayraktar, brifingin ardından limanda düzenelenen törende yaptığı konuşmada, Türkiye’nin petrol ve doğal gaz aramacılığında tarihi bir ana şahitlik edildiğini belirterek, "İlk defa derin deniz sondaj gemimiz, Mavi Vatan dışında göreve çıkıyor. Filomuza yeni katılan Çağrı Bey’i, buradan Mersin Taşucu Limanı’ndan Somali’ye uğurluyoruz" ifadelerini kullandı. Türkiye - Somali ilişkilerinin köklerinin Osmanlı’ya uzandığını söyleyen Bayraktar, "Bu dostluk ve kardeşliğin bir nişanesi olarak Cumhurbaşkanımız, 2011’de yaşanan büyük felaketin ardından, tüm uluslararası toplumun adeta terk ettiği Somali’ye dayanışmamızı göstermek amacıyla çok önemli bir ziyaret gerçekleştirdi. Bu tarihi adım ile büyük bir farkındalık oluştu ve uluslararası yardımların önü açılmış oldu. Bizler de Türkiye olarak Somali’nin istikrarını sağlayacak, kardeş Somali halkının huzuruna, refahına katkıda bulunacak bir çok projeyi hayata geçirdik. Somali özellikle son yıllarda kaydettiği gelişmelerle artık Türkiye’nin önemli bir stratejik ortağı konumundadır. Enerji alanındaki ilişkilerimiz, bu stratejik ortaklığın en önemli parçalarından birini oluşturuyor. Petrol ve doğal gaz başta olmak üzere enerjinin tüm alanlarında büyük hedeflerimiz ve somut projelerimiz var" diye konuştu. Bu çerçevede, 7 Mart 2024’te Somali’nin kara ve açık deniz bloklarında petrol ve doğal gaz alanında iş birliğini geliştirmek üzere bir hükümetler arası anlaşma ve mutabakat zaptı imzalandığını hatırlatan Bayraktar, aynı yıl temmuz ayında da Somali deniz alanlarında yer alan 3 ayrı blok için üretim paylaşım anlaşmalarının imza altına alındığını belirtti. 2024 yılında Somali açık denizlerinde petrol ve doğal gaz aramaya yönelik projenin hukuki metinlerden fiili uygulamaya geçtiğini ifade eden Bayraktar, "Cumhurbaşkanımız, 5 Ekim 2024’te ülkemizin yerli ve milli imkanlarla geliştirdiği Oruç Reis Sismik Araştırma Gemisini, İstanbul Boğazı’ndan Somali’ye uğurladı. Oruç Reis, Somali açıklarında ruhsatı alınmış 3 deniz yetki alanında üç boyutlu sismik çalışmalar yürüttü. Yaklaşık 9 aylık bir çalışmanın ardından Temmuz 2025’te Mavi Vatan’a dönerek ilk kıtalar arası görevini başarıyla tamamladı" şeklinde konuştu. Oruç Reis’in 3 ayrı deniz blokunda 4 bin 465 kilometrekarelik alanda topladığı verilerin, büyük bir titizlikle analiz edildiğini kaydeden Bayraktar, "Yapılan sismik çalışmaların değerlendirilmesi ve yorumlanması sonucunda; ruhsat sahibi olduğumuz bir blokta çalışmalarımızı yoğunlaştırdık ve Mogadişu’ya 372 kilometre uzaklıkta, su derinliği yaklaşık 3 bin 500 metre olan, toplamda 7 bin 500 metre derinlikte bir sondaj yapmaya karar verdik" dedi. "Filomuzdaki sondaj gemisi sayısı 6’ya çıktı" Enerji filosuna 2025 yılında iki yeni gemi eklendiğini kaydeden Bayraktar, şöyle devam etti: "7. nesil ultra derin deniz sondaj gemisi olarak nitelenen gemilerimizin uzunluğu 228, genişliği 42, yüksekliği 114 metredir. Gemilerimizle, 12 bin metre derinliğe kadar sondaj yapabiliyoruz. Cumhurbaşkanımız gemilerimizin isimlerini Çağrı Bey ve Yıldırım olarak açıklamıştı. Çağrı Bey ve Yıldırım ile birlikte filomuzdaki sondaj gemisi sayısı 6’ya çıktı. Böylece Türkiye, sismik gemilerimiz Oruç Reis ve Barbaros Hayrettin Paşa ile birlikte dünyanın en büyük 4’üncü denizlerde arama filosuna sahip ülkesi konumuna geldi." Bayraktar, Çağrı Bey’in 30 Eylül’de, Yıldırım’ın da 4 Aralık’ta Mersin Taşucu Limanına ulaştığını, hatırlatarak, "Yıldırım gemimiz, 26 Ocak’ta boğazları geçerek Filyos Limanına demirledi. Yıldırım’ın operasyonel hazırlıkları devam ediyor. Bu çalışmaların tamamlanmasının ardından nisan ayı içerisinde Karadeniz’deki arama ve üretim faaliyetlerine katılacak. Halihazırda limanda bulunan, arkamda gördüğünüz Çağrı Bey’i ise bugün Somali’ye uğurluyoruz" ifadelerini kullandı. "Nisan aynda Curad-1 noktasına ulaşarak derin deniz sondaj faaliyetlerine başlayacak" Çağrı Bey’in uzun bir yolculuğa çıkacağını anlatan Bayraktar, "Kule yüksekliği sebebiyle seyrini Süveyş Kanalı üzerinden yapamayacak. Akdeniz’i baştan sona geçtikten sonra Cebelitarık Boğazı üzerinden Atlas Okyanusuna açılacak. Batı Afrika kıyılarını takip ederek Ümit Burnunu geçerek 45 günlük bir süre sonunda Somali’ye ulaşacak. Çağrı Bey Sondaj Gemimizin nisan ayında Curad-1 olarak adlandırdığımız kuyu noktasına ulaşarak derin deniz sondaj faaliyetlerine başlamasını öngörüyoruz" dedi. Gemide yaklaşık 180 personelin görev alacağını belirten Bayraktar, "Oruç Reis Sismik Araştırma Gemimizin Somali görevinde olduğu gibi Çağrı Bey’i de planlanan sondaj operasyonunda donanmamıza ait firkateynler yalnız bırakmayacak. TCG Sancaktar, TCG Gökova ve TCG Bafra’dan oluşan deniz unsurlarımız güvenli bir şekilde çalışabilmesi için Çağrı Bey’e destek verecek. Destekleri için Milli Savunma Bakanlığımıza ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığımıza şükranlarımı sunuyorum. Bununla birlikte bu kritik operasyonda enerji filomuzda yer alan Altan, Korkut ve Sancar isimli destek gemilerimiz de sondaj faaliyetlerinin kesintisiz, emniyetli ve verimli şekilde yürütülmesini temin edecek. Destek gemilerimiz; malzeme, yakıt ve personelin operasyon alanına sevki, atıkların ve geri dönüşümün tahliyesi, demirleme ve konumlandırma operasyonları, acil durum müdahaleleri gibi destek faaliyetleri icra edecek" diye konuştu. "Yeni bir döneme geçiyoruz" Uluslararası ve kıtalararası operasyonla yeni bir döneme geçildiğini vurgulayan Bayraktar, "2016 yılında milli enerji ve maden politikamızın en önemli adımlarından biri olan denizlerde kendi gemileri ve personeli ile arama yapan bir ülke olma hedefini bir adım ileri götürüyor ve yurtdışında da gerek ortaklıklar gerekse münferiden yoğun bir arama ve inşallah keşif dönemine giriyoruz" dedi. Pakistan ile anlaşmalar doğrultusunda bu yıl Pakistan deniz sahalarında sismik çalışma yapılacağını aktaran Bayraktar, "Oruç Reis veya Barbaros Hayrettin Paşa sismik araştırma gemilerimizden biri bu faaliyeti hayata geçirecek. Yine aynı şekilde Libya’da hem yeni sahalar hem de mevcut projeler üzerinde gerek operatör gerekse ortaklıklar yoluyla iş birliği fırsatlarını değerlendiriyoruz. Geçen hafta çarşamba günü Libya’da düzenlenen yeni lisanslama ihalesi turu kapsamında biri denizde biri karada olmak üzere iki sahada petrol ve doğal gaz arama hakkı elde ettik. Türkiye Petrolleri olarak İspanyol ortağımız Repsol ile birlikte arama faaliyetlerinde bulunacağız. Her iki sahada da yüzde 40 ortaklığımız olacak. Tüm bu adımlarımız, dışarıda büyüme stratejimizin bir parçasını oluşturuyor" ifadelerini kullandı. 2026 yılı başından bu yana üç önemli adım atıldığını belirten Bayraktar, "8 Ocak’ta Exxonmobil, 5 Şubat’ta Chevron ve geçen perşembe günü de BP ile stratejik anlaşmalar imzaladık. Önümüzdeki hafta yine küresel bir şirket ile yurtdışında bir arama ortaklığı için imzaları atmayı planlıyoruz. Mevcut projeksiyonumuz ile 2028 yılında yaklaşık 500 bin varil petrol ve doğal gaz üreten Türkiye Petrollerini bu yeni stratejimiz ile inşallah önümüzdeki yıllarda 1 milyon varillik bir üretim kapasitesine ulaştıracağız" dedi. Bayraktar, konuşmasının sonunda, "İlk kez karasularımız dışında petrol aramakla görevlendirilen Çağrı Bey’in iki ülke ilişkilerini bir üst seviyeye taşıyacağına yürekten inanıyorum. Ortaya koyduğu sarsılmaz iradeyle yolumuzu açan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ve Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud’a şükranlarımı sunuyorum. Bu önemli görevde vazife üstlenen kaptanımız başta olmak üzere tüm mürettebatımıza başarılar diliyorum. Çağrı Bey’in güvenliğini temin edecek olan bahriyemize, lojistik destek gemilerimize teşekkür ediyorum. Ve son olarak Ekim 2024’te Mogadişu limanında Oruç Reis’i karşılarken bizlere, ’Gerçek Dostluk’ şarkısını seslendiren Somalili kardeşlerimize Mersin’den selamlarımı gönderiyorum" diyerek gemi mürettebatına başarılar diledi. Somali Petrol ve Maden Kaynakları Bakanı Dahir Shire Mohamed ise Çağrı Bey Gemisi’nin Somali’de arama yapmasının çok önemli ve değerli olduğunu belirtti. Bakan Mohamed, emeği geçenlere, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ve Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud’a teşekkür etti. Konuşmaların ardından gemi törenle Somali’ye uğurlandı.
Vali Duru: "1,5 milyarlık finansmanla 125 bin küçükbaş hayvan alımı yapılacak"
15 Şubat 2026 Pazar - 15:30 Vali Duru: "1,5 milyarlık finansmanla 125 bin küçükbaş hayvan alımı yapılacak" Tarım ve hayvancılıkta üretimi artırmak, kırsalda yaşamı güçlendirmek ve köyden kente göçü azaltmak amacıyla hazırlanan "Köyümde Yaşamak İçin Bir Sürü Nedenim Var" Projesi, Aksaray Valiliği himayesinde hayata geçiriliyor. Proje kapsamında özellikle kadın ve genç çiftçilere öncelik verilmesi planlanırken Aksaray Valisi Murat Duru, "1,5 milyarlık finansmanla 125 bin küçükbaş hayvan alımı yapılacak" dedi. Proje kapsamında incelemelerde bulunan Aksaray Valisi Murat Duru, İncesu köyünde küçükbaş hayvancılıkla uğraşan kadın üretici Elif Savaş ait işletmeyi ziyaret etti. Vali Duru, 35 yıldır üretim yaptığını ve iki koyunla başladığı faaliyetini yaklaşık 70 başa çıkardığını, devlet desteği ile 170 koyunluk sürüsü olacağını, hedefinin 500 koyun sürüsüne ulaşmak olduğunu söyleyen kadın üretici Savaş ile bir süre sohbet etti. Savaş’ın örnek bir başarı hikayesi yazdığını belirten Vali Duru, Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonunda İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Ziraat Bankası ve Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği iş birliğiyle yürütülecek projenin başvurularının 1 Mart’ta başlayacağını bildirdi. Uygulanacak proje çerçevesinde üreticilere 300 bin liraya kadar sıfır faizli, 900 bin liraya kadar düşük faizli olmak üzere toplam 1 milyon 200 bin liraya kadar kredi imkanı sunulacağını belirten Vali Duru, yaklaşık 1,5 milyar liralık finansmanla il genelinde 125 bin küçükbaş hayvan alımının hedeflendiğini söyledi. Vali Duru, kredilerin ipotek talep edilmeden, öz kaynak şartı aranmaksızın ve iki kefil ile uzun vadeli olarak kullandırılacağını ifade etti. Projede kadın ve genç çiftçilere öncelik verileceğini vurgulayan Duru, uygulamanın kırsalda istihdamı artırmasının ve şehirden köye dönüşü teşvik etmesinin beklendiğini dile getirdi. Projeden, 30 Haziran 2021’den itibaren kendi adına küçükbaş hayvancılık yapan veya daha önce bu faaliyeti yürütmüş üreticilerin yararlanabileceği bildirildi. Başvuru sahiplerine 100 adet küçükbaş hayvan verilmesi planlanırken kredi süresinin azami 7 yıl olacağı kaydedildi. Projenin, Aksaray genelinde üretim kapasitesini artırarak kırsal kalkınmaya katkı sağlaması hedefleniyor.
Vali Duru: "1,5 milyarlık finansmanla 125 bin küçükbaş hayvan alımı yapılacak"
15 Şubat 2026 Pazar - 15:17 Vali Duru: "1,5 milyarlık finansmanla 125 bin küçükbaş hayvan alımı yapılacak" Tarım ve hayvancılıkta üretimi artırmak, kırsalda yaşamı güçlendirmek ve köyden kente göçü azaltmak amacıyla hazırlanan "Köyümde Yaşamak İçin Bir Sürü Nedenim Var" Projesi, Aksaray Valiliği himayesinde hayata geçiriliyor. Proje kapsamında özellikle kadın ve genç çiftçilere öncelik verilmesi planlanırken, Aksaray Valisi Murat Duru, "1,5 milyarlık finansmanla 125 bin küçükbaş hayvan alımı yapılacak" dedi. Proje kapsamında incelemelerde bulunan Aksaray Valisi Murat Duru, İncesu Köyünde küçükbaş hayvancılıkla uğraşan kadın üretici Elif Savaş ait işletmeyi ziyaret etti. Vali Duru, 35 yıldır üretim yaptığını ve iki koyunla başladığı faaliyetini yaklaşık 70 başa çıkardığını, devlet desteği ile 170 koyunluk sürüsü olacağını, hedefinin 500 koyun sürüsüne ulaşmak olduğunu söyleyen kadın üretici Savaş ile bir süre sohbet etti. Savaş’ın örnek bir başarı hikayesi yazdığını belirten Vali Duru, Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonunda İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Ziraat Bankası ve Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği iş birliğiyle yürütülecek projenin başvurularının 1 Mart’ta başlayacağını bildirdi. Uygulanacak proje çerçevesinde üreticilere 300 bin liraya kadar sıfır faizli, 900 bin liraya kadar düşük faizli olmak üzere toplam 1 milyon 200 bin liraya kadar kredi imkanı sunulacağını belirten Vali Duru, yaklaşık 1,5 milyar liralık finansmanla il genelinde 125 bin küçükbaş hayvan alımının hedeflendiğini söyledi. Vali Duru, kredilerin ipotek talep edilmeden, öz kaynak şartı aranmaksızın ve iki kefil ile uzun vadeli olarak kullandırılacağını ifade etti. Projede kadın ve genç çiftçilere öncelik verileceğini vurgulayan Duru, uygulamanın kırsalda istihdamı artırmasının ve şehirden köye dönüşü teşvik etmesinin beklendiğini dile getirdi. Projeden, 30 Haziran 2021’den itibaren kendi adına küçükbaş hayvancılık yapan veya daha önce bu faaliyeti yürütmüş üreticilerin yararlanabileceği bildirildi. Başvuru sahiplerine 100 adet küçükbaş hayvan verilmesi planlanırken kredi süresinin azami 7 yıl olacağı kaydedildi. Projenin, Aksaray genelinde üretim kapasitesini artırarak kırsal kalkınmaya katkı sağlaması hedefleniyor.
BÜSAT, savunma sanayinde Türkiye’nin en aktif kümelenmesi olacak
15 Şubat 2026 Pazar - 12:16 BÜSAT, savunma sanayinde Türkiye’nin en aktif kümelenmesi olacak Konya Sanayi Odası (KSO) öncülüğünde kurulan Bütünsel Güvenlik, Sağlık ve Teknoloji Kümelenmesi (BÜSAT) 2026 Yılı Stratejik Planlama Çalıştayı gerçekleştirdi. Stratejik plan hedeflerinin belirlendiği toplantıda, BÜSAT’ın savunma sanayinde Türkiye’de en aktif kümelenmelerden biri olacağı vurgulandı. BÜSAT’ın 2026 yılı stratejik hedeflerinin belirlendiği toplantıda, bu hedeflere ulaşmak için yapılacak çalışma başlıkları da istişare edildi. Toplantının açılışında konuşan Konya Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Özen, odanın sektörler arasında iş birliği yapılmasına öncülük eden kümelenme faaliyetlerine büyük önem verdiğini söyledi. Özen, oda öncülüğünde kurulan kümelenmelerden ve yürütülen projelerden bahsederek, "Savunma, otomotiv, döküm, ayakkabı, tarım makinaları gibi sektörlerde kurduğumuz kümelenmelerimiz sektörlerimizin, dayanışma ve birlikte iş yapma kültürünün gelişmesine önemli katkılarda bulunuyor. BÜSAT kümelenmemiz de özellikle savunma sanayi alanında çok güzel işler gerçekleştiriyor. İnşallah bu zamana kadar olduğu gibi bundan sonra da daha güzel işlere hep birlikte imza atacağız" dedi. BÜSAT, kurumsal yapısını ve etki alanını güçlendiriyor Daha sonra konuşan BÜSAT Başkanı Hıfsı Soydemir de, BÜSAT olarak şehirde savunma sanayinin gelişmesine yönelik yaptıkları çalışmaları anlattı. BÜSAT’ın 2026 yılı stratejik hedeflerine yönelik bilgi veren Soydemir, "BÜSAT olarak stratejik hedefimizi 4 ana başlıkta belirledik. Üyelerimiz arasında ortak üretim faaliyetleri oluşturmak, rekabet gücünü artırmak için iş birlikleri geliştirmek ve orta projeler yürütülmesi için alt yapı oluşturmak. Bütünsel güvenlik, havacılık ve sağlık sektörleri başta olmak üzere yerli katkı payını artırmaya yönelik destek olmak. Yenilikçilik, inovasyon ve girişimcilik kültürünün geliştirilmesine katkı sağlamak. Kümelenme konusunda referans oluşturmak, kurumsal iletişim faaliyetleri yapmak ve diğer kümelenme çalışmalarına katkıda bulunmak. Bu ana hedeflerimiz doğrultusunda, yıllık çalışma planlarımızı ve çalışma gruplarımızı da belirledik. İnşallah, hayata geçireceğimiz çalışmalarla sektördeki en aktif kümelenmelerden biri olacağız. Çalışmalarımıza katkı sunan tüm üyelerimize teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. Toplantının devamında, BÜSAT’ın hedeflerine ulaşması için çalışma grupları oluşturularak, yapılması gereken faaliyetler ve iş planı üzerine istişarelerde bulunuldu. Çalıştay kapsamında ayrıca, Savunma Sanayii Başkanlığı Ar-Ge ve Teknoloji Yönetimi Daire Başkanı Zübeyde Arslanoğlu, başkanlıklarının çalışmalarına yönelik bilgiler verdi. Arslanoğlu, ileri malzeme ve imalat teknolojileri, kuantum ve ileri algılayıcı teknolojiler, biyoteknoloji ve enerjik sistem teknolojileri ile otonomi ve yeni nesil haberleşme teknolojileri alanlarında geliştirilen projeleri anlatıp, sanayicilerin bu konularda alabilecekleri aksiyonları paylaşarak, katılımcıların sorularını cevaplandırdı. Çalıştayda katılımcılara, küresel ekonomik savaşların en yoğun olduğu bugünkü ortamda stratejik önem kazanan iki kritik başlıkta; ‘Şirketlerde Kurumsal Hafıza Güvenliği’ ve ‘İş Dünyasında İstihbarata Karşı Koyma’ başlıklarında eğitimler verildi. BÜSAT tarafından organize edilen toplantıya; KSO Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Özen, BÜSAT Başkanı Hıfsı Soydemir, Savunma Sanayii Başkanlığı Ar-Ge ve Teknoloji Yönetimi Daire Başkanı Zübeyde Arslanoğlu, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Vehbi Konarılı ile 40’a yakın küme üyesi firmanın üst düzey yöneticileri katıldı.
Adana’da sanayi yatırımlarına yönelik dört alan destek kapsamına girdi
15 Şubat 2026 Pazar - 11:42 Adana’da sanayi yatırımlarına yönelik dört alan destek kapsamına girdi Adana Sanayi Odası (ADASO) Başkanı Zeki Kıvanç, Adana’da sanayi yatırımlarına yönelik dört alanın destek kapsamına alınmasının, mevcut sanayi altyapısını güçlendirmeyi ve üretimde teknoloji odaklı dönüşümü hızlandırmayı hedeflediğini söyledi. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın illerin yerel yatırım önceliklerini yeniden belirleyen "Yerel Yatırım Konuları Listesi Tebliği" Resmi Gazete’de yayımlandı. Tebliğle birlikte Adana’da sanayi yatırımlarına yönelik dört alan destek kapsamına alındı. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Kıvanç, yeni düzenlemenin Adana’nın mevcut sanayi altyapısını güçlendirmeyi ve üretimde teknoloji odaklı dönüşümü hızlandırmayı hedeflediğini söyledi. Adana’nın sanayileşme geçmişine ve üretim kapasitesine dikkat çeken Başkan Kıvanç, Yerel Kalkınma Hamlesi teşvik programı kapsamında belirlenen yatırım alanlarının, kentin rekabet gücünü artıracak nitelikte olduğunu ifade etti. Kıvanç, Adana’da desteklenecek yatırım alanlarını şöyle sıraladı: "Türkiye’nin en yüksek mısır üretimine ve mısırdan mamul ürün imalatına sahip bölge olan Adana’nın, aynı zamanda Türkiye’nin en fazla nişasta fabrikasına ev sahipliği yapması, Nişasta Tabanlı Kimyasal Türevler ve İleri Katma Değerli Ürünler Üretimi alanında önemli bir avantaj sağlıyor. Bu kapsamda; kimyasal ve/veya enzimatik proseslerle elde edilen modifiye nişasta türevleri ile mannitol, sorbitol (toz), glukonik asit, glukono delta lakton (GDL), askorbik asit, polilaktik asit (PLA) ve dirençli nişasta gibi ürünlerin üretimi desteklenecek. Açık deniz ve karacılık su ürünleri üretiminde Türkiye’nin önde gelen merkezlerinden biri olan Adana’da, karada üretilecek olan Karataş Tarıma Dayalı İhtisas (Su Ürünleri) Organize Tarım Bölgesi’nin Türkiye’de ilk kez hayata geçirilecek olması bu alandaki yatırımları daha da cazip hale getiriyor. Su Ürünleri Üretimi ve/veya Katma Değerli Ürün İşleme Tesisi başlığı altında; balık yetiştiriciliğinin yanı sıra balık fileto, tütsülenmiş balık, balık konservesi ve panelenmiş balık ürünlerine yönelik yatırımlar teşvik kapsamına alındı." Kıvanç, tarımın başkenti olan bölgenin zengin tarımsal üretim çeşitliliği ve yüksek ham madde potansiyeli, Tarımsal Ürünlerden ve/veya Atıklarından Katma Değerli Ürünler Üretimi alanında önemli fırsatlar sunduğunu belirterek, "Bu kapsamda; meyve ve sebzelerden vitamin, sporcu takviyeleri ve sağlıklı atıştırmalıklar, soyadan protein izolatı ve kozmetik bileşenler, yer fıstığından enerji barları ve protein takviyeleri, pamuk hasat atıklarından biyokömür ve kompost ile meyve ve sebze atıklarından pektin ve doğal renklendirici üretimi desteklenecek. Son yıllarda bölgemizde kimya sektöründe önemli bir kümelenme oluşması ve bu alanda çok sayıda stratejik yatırımın hayata geçiriliyor olması, Temizlik Kimyasalları ve Yüzey Aktif Maddeler Üretimi açısından Adana’yı öne çıkarıyor. Bu kapsamda; anyonik, noniyonik, katyonik ve amfoterik maddeler ile kuru labsa, SLES, alkil poliglikozit, betain türleri, sultainler ve klorür türevlerinin üretimi teşvik edilecek" dedi. Kıvanç, söz konusu yatırım alanlarının Adana’nın sanayi çeşitliliğini artıracağını ifade ederek, yeni teşviklerin hem mevcut sanayiciler hem de yatırımcılar açısından önemli fırsatlar sunduğunu kaydetti. Yeni teşviklerin, kentin tarım, kimya ve gıda sanayisi başta olmak üzere mevcut güçlü sektörlerini destekleyerek bölgesel kalkınmaya ivme kazandırmasının hedeflendiğini anlatan Kıvanç, Adana’nın yatırımcılar açısından cazibesinin artacağını da sözlerine ekledi.
Girişimci kadınları bir araya getiren sokak
15 Şubat 2026 Pazar - 11:16 Girişimci kadınları bir araya getiren sokak Osmangazi Belediyesi, kadınların üretim gücünü desteklemek ve ekonomik hayattaki varlıklarını güçlendirmek amacıyla hayata geçirdiği Kadın Girişimciler Sokağını bir kez daha açtı. Kapılarını açan sokak, girişimci kadınlara satış ve tanıtım imkânı sunarken vatandaşları da el emeği ürünlerle buluşturdu. Osmangazi Meydanı Kent Lokantası’nda kurulan stantlarda kadın girişimciler; el işi takılardan tekstil ürünlerine, dekoratif objelerden doğal sabun ve kozmetik ürünlerine, ev yapımı yiyeceklerden yöresel lezzetlere kadar geniş bir ürün yelpazesiyle yer aldı. Yoğun ilgi gören sokakta, ziyaretçiler hem alışveriş yapma hem de üretici kadınlarla birebir iletişim kurma fırsatı buldu. Kadınların üretimde, istihdamda ve sosyal yaşamda daha aktif rol almasını hedefleyen Osmangazi Belediyesi, benzer projelerle kadın girişimciliğini destekleyen çalışmalara imza atmaya devam ediyor. Kadın girişimcilerin el emeğiyle yaparak satışa sunduğu alanı ziyaret eden vatandaşlar her biri bir birinden özel ürünlerden alışveriş etme imkanı buldu. Cumartesi günü kapılarını açan sokağı ziyaret eden Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, stantları tek tek ziyaret ederek girişimci kadınlara hayırlı işler dileğinde bulundu. Ayrıca Osmangazi Halk Dansları Topluluğu tarafından Kadın Girişimciler Sokağı’nın açılışında vals gösterisi yapıldı. "Osmangazi Belediyesi Olarak Üretimi Desteklemeye Devam Ediyoruz" Sevgiler Gününde Kadın Girişimcilerin Osmangazi’de hünerlerini sergilediğini ifade eden Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, "Kadın girişimciler burada 2 gün boyunca el emeği ürünlerini satışa sunuyorlar. Osmangazi Meydanı’nda 2 gün sürecek etkinliğin ardından girişimci kadınlar Üftade Meydanı’nda Ramazan ayında stantlarını açabilecek. Kadın Girişimciler Sokağına girişimci kadınların katılımı gün geçtikçe artıyor. Vatandaşlarda yoğun ilgi gösteriyor. Bizde Osmangazi Belediyesi olarak üretimi desteklemeye devam ediyoruz" şeklinde konuştu. El emeğiyle ürettikleri ürünleri Girişimci Kadınlar Sokağı sayesinde satış yapma imkanı bulduklarını belirten girişimci kadınlar, "Bu sokak kadın girişimcilere büyük destek sağlıyor. Ürettiğimiz el emeği ürünleri bu sokak sayesinde vatandaşlara ulaştırarak aile bütçemize katkı sağlıyoruz. Bu sokakta üretken kadınların el emeğiyle ürettiği çok fazla ürün var, tüm Bursalıları buraya davet ediyoruz" diye konuştu. Kadın Girişimciler Sokağı, Ramazan ayı boyunca Üftade Meydanı’nda kurulacak ve bir ay süreyle Bursalılara hizmet verecek.
TESK Başkanı Palandöken’den depremzede esnafa verilen kredilerin ödeme süresinin uzatılması için çağrı
15 Şubat 2026 Pazar - 10:53 TESK Başkanı Palandöken’den depremzede esnafa verilen kredilerin ödeme süresinin uzatılması için çağrı Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, deprem bölgesindeki esnafa KOSGEB tarafından verilen kredilerin ödeme süresinin uzatılması için çağrı yaptı. TESK Genel Başkanı Palandöken, deprem bölgesinde Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) tarafından verilen kredilerin esnafın ayakta kalmasına yardımcı olduğunu söyledi. Palandöken, "Biliyorsunuz yanında işçi çalıştıranlara 750 bin lira. Yine işletmeyi ayağa kaldırmak için 500 bin lira. Yine aynı şekilde az hasarı olanlara 300 bin lira gibi rakamlar verildi. Ama önümüzdeki ay maalesef bunların geri dönüş ödemeleri başlıyor. Esnafın mağduriyeti orada hâlâ bitmedi, şehir tam manasıyla oturulacak hâle gelmedi. İş yerleri gerçekten esnafın tam taşınacağı, ayağa kalkacağı dönemlere rast geldi. Biz diyoruz ki KOSGEB bunu belirli süre zarfında biraz daha uzatırsa esnaf sıkışmadan iş yerindeki yapacağı masrafları vesaireleri de bu 11 ilimizde çok önemliydi bu depremin etkileri. İş yerlerinin birçoğu da binaların altında olduğu için tamamen iş yerlerini kaybettiler" diye konuştu. "Taksitler biraz daha uzun vadeye yayılırsa esnaf da rahat edecek" Kredi ödemelerinin ötelenmesi ile hem esnafın hem de vatandaşın rahat edeceğine işaret eden Palandöken, "Bu paraların ödenmesi de aynı şekilde onların yine malzeme alması, iş yerlerindeki hasarı getirdiği zararların ödenmesi falan bu zaman dilimi içerisinde çok da yeterli olmadı. Ama verilen destekler gerçekten de eğer makul bir süre daha uzatılırsa ödeme güçlüğüne göre taksitler biraz daha uzun vadeye yayılırsa esnaf da orada rahat edecek. Tabii en önemlisi vatandaşımız rahat edecek. Yapılan yeni iş yerlerinde yeni müşterileriyle bu işlerini idame ettirmeye gayret edecekler. Bunun için bir çağrı yapıyoruz. Bunun belirli bir süre daha bu borcun ötelenmesiyle ilgili" ifadelerini kullandı.