Son Dakika
|
İzmir’de taksi şoförü cinayetinin iddianamesi kabul edildi
Avcılar kıyılarında tedirgin eden görüntü
Diyarbakır’da yolcu otobüsü devrildi: 1 ölü, 13 yaralı
Adalet Bakanı Gürlek: "Takipsizlik verilen tüm dosyalar incelenecek"
Bahçeli: "Okullarımızdaki saldırılar çok yönlü ele alınmalıdır''
Romanya'da enerji santralinde patlama
İzmir’de genç doktorun hayatını kaybettiği kazanın görüntüleri ortaya çıktı
İstanbul için şiddetli yağış uyarısı
Ankara’da boya fabrikasında çıkan yangında 1 işçi hayatını kaybetti
Erbaa’da öğrenci servisi ile otomobil çarpıştı: 10 öğrenci yaralandı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Inside the Success of Sialkot’s Thriving Leather Hub in Pakistan
Pakistan Başbakanı Şerif’ten ABD Başkanı Trump’a ateşkes teşekkürü
Suriye Devlet Başkanı eş-Şara, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Selman ile görüştü
İran-ABD ateşkesi TSİ 03.00’te sona erecek
İletişim Başkanı Duran’dan Özgür Özel’e tepki
MHP Lideri Bahçeli’den Süper Lig’e yükselen Erzurumspor’a tebrik mesajı
Bakan Kurum, BM İcra Sekreteri Stiell ve İngiliz, Alman ve Japon mevkidaşları ile görüştü
Bakan Güler, NATO Genel Sekreteri Rutte ile bir araya geldi
EKONOMİ
Mesir Ticaret Fuarı kapılarını 32’nci kez açtı
21 Nisan 2026 Salı - 19:08:36
Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali kapsamında yer alan Manisa Mesir Ticaret Fuarı, kapılarını 32’nci kez açtı. Açılış töreninde konuşan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Manisa’nın 7 milyar doları aşan ihracat hacmiyle Türkiye’nin ekonomi devleri arasında yer aldığını ve Ege’nin parlayan yıldızı olmaya devam ettiğini vurguladı. 486’ncı Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali kapsamında, bu yıl 32’nci kez düzenlenen Manisa Mesir Ticaret Fuarı törenle açıldı. Manisa Büyükşehir Belediyesi Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilen açılışa Manisa Valisi Vahdettin Özkan, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, CHP İl Başkanı İlksen Özalper, Şehzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek, Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, Baro Başkanı Sevgi Başak Yeşil, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, Genel Sekreter Yardımcıları Ulaş Aydın, Pınar Mine Hacıalibeyoğlu, Ahmet Ata Temiz ve Erk Kayabaş, Manisa’yı Mesir’i Tanıtma ve Turizm Derneği Başkanı Ufuk Tanık, siyasi parti temsilcileri, kurum müdürleri ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri katıldı. Fuarın açılış konuşmasını TACT fuar Yönetim Kurulu Başkanı Didem Simsaroğlu yaptı. Manisa Valisi Vahdettin Özkan, fuarın 32 yıldır festival havasında geçerek şehrin yaşam kalitesini ve ekonomik göstergelerini iyileştirdiğini belirtti. Bu dayanışmanın üretimi teşvik eden bir mahiyette olduğunu söyleyen Vali Özkan, organizasyonun küresel rekabet gücü açısından büyük bir girdi sağladığını ifade etti. Özkan, haftanın sanat ve şifa dolu geçmesini diledi. "Manisa Ege’nin parlayan yıldızı olmaya devam ediyor" Manisa’nın 486 yıllık köklü geleneğini, şehrin ekonomik vizyonuyla birleştirdiklerini dile getiren Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, "Geçtiğimiz yıl 300 bin ziyaretçiyi ağırlayarak çıtayı çok yükseğe taşıyan bu fuar, yalnızca Manisa’nın değil, Türkiye’nin ticaret ve sanayi kalbi olduğunun en somut örneğidir. Ekonomik veriler bizlere rakamların ötesinde bir gerçeği, Manisa’nın sarsılmaz üretim iradesini fısıldıyor. Bugün Manisa; 7 milyar doları aşan ihracat hacmiyle Türkiye’nin ekonomi devleri arasındaki yerini koruyan, Ege’nin parlayan yıldızı olmaya devam eden bir şehirdir. Manisa Büyükşehir Belediyesi olarak; sanayicimizin, ihracatçımızın ve esnafımızın her zaman en güçlü yol arkadaşı olmaya kararlıyız. Hepimizin ortak hedefi Manisa’mızın üretimdeki öncü rolünü pekiştirmek ve bu bereketli toprakların gücünü dünya pazarlarında en üst sıralara taşımaktır" ifadelerini kullandı. Başkan Dutlulu, ortak akıl ve işbirliğine vurgu yaptı Yönetim anlayışlarının merkezinde ‘Ortak Akıl’ olduğunu vurgulayan Başkan Dutlulu, "Manisa hızla büyüyor. Biz bu büyümeyi trafikten imara, otoparktan sanayi alanlarına kadar doğru planlamak zorundayız. Hedefimiz; Ticaret Odalarımızla, OSB’lerimizle, Esnaf Odalarımızla, Ziraat Odalarımızla ve tüm iş dünyası temsilcilerimizle birlikte bir Beyin Takımı kurmaktır. Bu birliktelik, sadece kağıt üzerinde kalan bir yapı değil, Manisa’nın geleceği için yol haritası çizen, şehrin geleceğini belirleyen bir koordinasyon merkezi olacaktır. Şehrimizin jeopolitik avantajlarını kalkınmaya dönüştürmek, yatırımcılarımızın sorunlarına hızlı çözümler üretmek ve bürokrasiyi azaltarak istihdamı artırmak ancak bu güçlü iş birliğiyle mümkündür" diye konuştu. "Yerel ekonomimize ve esnafımıza can suyu oluyor" 486’ncı yaşı kutlanan Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali’ni ‘Yaşayan Festival’ konseptiyle kent geneline yaydıklarını söyleyen Başkan Dutlulu, "Mesir coşkusunu sadece bir saçım töreniyle sınırlı tutmayıp; fuarlarla, gastronomiyle, sanatla ve sporla harmanladık. Bu büyük organizasyon sayesinde şehrimize gelen binlerce misafirimiz, yerel ekonomimize ve esnafımıza can suyu oluyor. Ben, bu büyük organizasyonun 32 yıldır kesintisiz sürmesinde emeği geçen, bu bayrağı bugüne taşıyan tüm kurumlarımıza ve emektarlarımıza yürekten teşekkür ediyorum. Fuarımızda yer alan tüm firmalarımıza bereketli kazançlar; ziyaretçilerimize ise Manisa’nın üretim gücünü tamamen hissedecekleri verimli bir fuar diliyorum" dedi. Açılışta konuşan Manisa’yı Mesir’i Tanıtma ve Turizm Derneği Başkanı Ufuk Tanık, fuarların geniş kitlelere ulaşma gücüne vurgu yaptı. Laleli’de bir çadırda başlayan sürecin modern bir ticaret merkezine dönüştüğünü belirten Tanık, bu başarının büyüyerek devam etmesini temenni ettiğini dile getirdi. Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, Mesir’in şehir kimliğiyle olan kopmaz bağına dikkat çekerek, "Mesir demek, Manisa demek" dedi. Bu etkinliğin şehrin en önemli yüz akı projelerinden biri olduğunu ifade eden Balaban, Manisa’nın bir hafta boyunca güzelliklerle anılacağını vurguladı. Balaban, tüm vatandaşları bu coşkuya ortak olmaya davet etti. Şehzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek, Mesir Festivali ve Ticaret Fuarı’nın şehrin üretim gücünü dünyaya anlatan iki kıymetli marka olduğunu söyledi. Bu organizasyonları daha ileriye taşımak için var güçleriyle çalışacaklarını belirten Şimşek, hedeflerinin Manisa’yı her yönüyle güçlü bir marka şehir haline getirmek olduğunu ifade etti. Şimşek, bu mirasın kültürel ve ekonomik önemine değindi. Konuşmaların ardından protokol üyelerinin katılımıyla 32. Manisa Mesir Ticaret Fuarı’nın açılış kurdelesi kesildi. Ardından stantları ziyaret eden protokol üyeleri, firmalardan ürünler hakkında bilgi aldı.
21 Nisan 2026 Salı - 18:27
Denizli OSB yönetiminden vefa ve teşekkür ziyareti
Denizli OSB Yönetim Kurulu Başkanı Selim Yaymanoğlu, ilk ziyaretini Denizli Organize Sanayi Bölgesine 30 yıl boyunca önemli katkılar sunan önceki dönem Denizli OSB Yönetim Kurulu Başkanı Derya Baltalı’ya gerçekleştirdi. Denizli OSB Yönetim Kurulu Başkanı Selim Yaymanoğlu, Başkan Vekili Ali Fuat Özel, Yönetim Kurulu Üyeleri Cemalcan Sirkeci, Sevde Şensöz Çelik, İbrahim Onur Yıldırım, Orhan Tahtalı ve Bölge Müdürü Ahmet Taş, ilk ziyaretini Denizli Organize Sanayi Bölgesine 30 yıl boyunca önemli katkılar sunan önceki dönem Denizli OSB Yönetim Kurulu Başkanı Derya Baltalı’ya gerçekleştirdi. Gerçekleştirilen ziyarette, Sayın Derya Baltalı’nın Denizli OSB’nin gelişimine sağladığı değerli hizmetler ve uzun yıllara dayanan emekleri dolayısıyla teşekkür edildi. Denizli OSB Başkanı Selim Yaymanoğlu ziyaretle ilgili yaptığı açıklamada; "Denizli OSB’nin bugünlere ulaşmasında önemli pay sahibi olan Sayın Derya Baltalı’ya nazik ev sahipliği için teşekkür ediyor, kendisine sağlıklı ve huzurlu bir yaşam diliyoruz." dedi.
21 Nisan 2026 Salı - 18:13
KUTSO Heyeti, Kanton Fuarı’nda küresel iş birliği fırsatlarını değerlendirdi
Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası heyeti, Çin’in Guangzhou kentinde düzenlenen Kanton Fuarı kapsamında önemli temaslarda bulundu. KUTSO Yönetim Kurulu Başkanı Esin Güral Argat başkanlığında 13-20 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilen iş ziyareti programına, yönetim kurulu üyeleri ile oda üyesi firma temsilcileri katıldı. Heyet, program süresince uluslararası ticaret ağlarını yerinde inceleyerek yeni iş birliği fırsatlarını değerlendirdi. Dünya ticaretinin en önemli organizasyonları arasında yer alan Kanton Fuarı’nın açılış programına katılan heyet, farklı ülkelerden iş dünyası temsilcileriyle bir araya gelerek küresel ticaret dinamiklerini yakından gözlemledi. Fuar kapsamında çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren firmalarla görüşmeler yapılırken, özellikle ihracat odaklı iş birliklerinin geliştirilmesine yönelik temaslar ön plana çıktı. Program kapsamında KUTSO heyeti, Türkiye Cumhuriyeti Guangzhou Başkonsolosu Adnan Hayal ve Ticaret Ataşesi Şerife Yıldırım Demirel ile de bir araya geldi. Görüşmelerde Çin pazarı, ihracat imkanları ve Türk firmalarının küresel rekabet gücünün artırılmasına yönelik değerlendirmeler ele alındı. Ticaret Ataşeliği tarafından yapılan bilgilendirmelerde; Çin pazarına giriş süreçleri, bölgesel ticaret planlaması, doğru iş ortaklarının seçimi ve güvenilir platformların kullanımı gibi konular öne çıktı. Ayrıca ticari ilişkilerde resmi ve güçlü sözleşmelerin önemine dikkat çekilerek, dijital kanallar üzerinden yürütülen gayriresmî süreçlerin risklerine vurgu yapıldı. Toplantılarda, uluslararası fuar katılımlarının stratejik şekilde planlanması gerektiği ifade edilirken, büyük organizasyonlar sonrasında yapılacak hedef odaklı iş görüşmelerinin firmalar açısından daha verimli sonuçlar doğuracağı belirtildi. Kütahya özelinde ise ihracatın sürdürülebilirliği, firmaların uluslararası pazarlarda kalıcılığı ve kurumsal yapıların güçlendirilmesi konuları gündeme geldi. Programın sonunda KUTSO heyeti, Guangzhou’nun tarihi ve kültürel noktalarını da ziyaret ederek temaslarını tamamladı.
21 Nisan 2026 Salı - 17:10
Antalya’da 192 milyar TL’lik 458 proje yürütülüyor
Antalya’da yılın 2. İl Koordinasyon Kurulu toplantısı, Antalya Valisi Hulusi Şahin başkanlığında gerçekleştirildi. Antalya’da İl Koordinasyon Kurulu’nun 2026 yılı 2. toplantısı İl Milli Eğitim Müdürlüğü salonunda gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Antalya Valisi Hulusi Şahin, il genelinde 2026 yılı mart ayı sonu itibariyler 458 projenin sürdüğünü, projelerin 338’inin genel ve özel bütçeli kuruluşlar, 120’sinin ise belediyeler tarafından yürütüldüğünü söyledi. Toplam yatırım bedeli 192 milyar 62 milyon TL, 2026 yılı ödeneğinin ise 29 milyar 427 milyon TL olduğunu aktardı. Mart ayı sonu itibarıyla 4 milyar 628 milyon TL harcama yapıldığını belirten Vali Hulusi Şahin nakdi gerçekleşme oranının ise yüzde 16 seviyesinde olduğunu açıkladı. "Genel ve özel bütçeli kuruluşlar 338 adet proje üzerinde çalıştı" Genel ve özel bütçeli kuruluşların yürüttüğü 338 projenin toplam bedelinin 170 milyar 257 milyon TL olduğunu aktaran Vali Şahin, bu projeler için 2026 yılında 19 milyar 272 milyon TL ödenek ayrıldığını söyledi. Mart ayı sonuna kadar yapılan harcamaların 1 milyar 925 milyon TL olduğunu, bu alandaki nakdi gerçekleşmenin ise yüzde 10 olduğunu dile getirdi. "Belediye projelerinde yüzde 27 gerçekleşme" Belediyeler tarafından yürütülen 120 projenin toplam bedelinin 21 milyar 804 milyon TL olduğunu, bu projelere 2026 yılı için 10 milyar 155 milyon TL ödenek ayrıldığını aktardı. Mart ayı sonu itibarıyla 2 milyar 702 milyon TL harcama yapıldığını belirten Vali Şahin, nakdi gerçekleşme oranının yüzde 27 olduğunu söyledi. "En fazla harcama kamu hizmetlerinde" Yatırımcı kuruluşlar ve belediyelerce yapılan harcamanın 2 milyar 540 milyon TL ile Diğer Kamu Hizmetleri sektöründe yapıldığını ifade eden Vali Şahin, bunu 932 milyon TL ile ulaştırma-haberleşme ve 664 milyon TL ile eğitim sektörlerinin takip ettiğini açıkladı. "18 proje tamamlandı" Toplam 458 projeden 18’inin tamamlanarak hizmete alındığını belirten Vali, 291 projenin devam ettiğini, 65 projenin ihale aşamasında bulunduğunu, 83 projeye henüz başlanmadığını ve 1 projenin ise tasfiye edildiğini söyledi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
20 Nisan 2026 Pazartesi- 16:55
İhlas Vakfı vekaleten kurban hisse bedellerini açıkladı
2
21 Nisan 2026 Salı- 09:44
Zeytinyağında üreticileri heyecanlandıracak makine: Soğuk sıkımda sıcak sıkım verimi
3
18 Nisan 2026 Cumartesi- 08:43
Ağrı’da 307 ahırlık hayvancılık üssü hayata geçiyor
4
18 Nisan 2026 Cumartesi- 08:31
Sanatçi İsmail Türüt Erzurum’da pastahane açılışına katıldı
5
18 Nisan 2026 Cumartesi- 15:26
Balıkesir’de ilk erik hasadı yapıldı
01 Aralık 2025 Pazartesi - 10:55
Mandadan gelen altın lezzet
Aydın’ın Bozdoğan ilçesinde Ali ve Saniye İrge çiftinin yetiştirdiği halk arasında camız olarak bilinen mandadan elde edilen geleneksel manda kaymağı yoğun emeğe rağmen sınırlı üretimiyle büyük ilgi görürken, kilosu 2 bin TL’ye varan fiyatlardan alıcı buluyor. Bozdoğan genelinde sayıları yüzü aşan mandalar, hem yüksek besin değeri taşıyan sütleri hem de ilçeye kattığı değer ile dikkat çekiyor. Bölgede yetiştirilen mandalardan elde edilen yoğun kıvamlı ve lezzetli kaymak, özellikle pide ustalarının vazgeçilmezi haline gelmiş durumda. Bozdoğan pidelerinin ün kazanmasında önemli paya sahip olan manda kaymağı, pidelerin üzerine eklenerek lezzeti bir üst noktaya taşıyor. Doğal üretimle elde edilen ve kilosu 2 bin TL’ye kadar alıcı bulan manda kaymağı, hem esnafın hem de vatandaşların yoğun ilgisini görüyor. Yeterli destek ve pazarlama imkanlarının olmamasından yakınan, manda yetiştiriciliğinin hak ettiği değeri görmediğini dile getiren yetiştiriciler bu alanda somut teşviklerin artırılması gerektiğini vurguluyor. İlçede mandaların sunduğu katma değerin yeterince fark edilmediğini belirten yetiştiriciler, doğru adımlar atılması halinde Bozdoğan’ın manda ürünlerinde bir marka haline gelebileceğini ifade ediyor. "Bu iş sevgisiz yapılmaz" Çocukluğundan bu yana mandaların içinde büyüdüğünü dile getiren Ali İrge manda yetiştiriciliğinin sabır ve sevgi gerektiren iş olduğunu vurgulayarak, "Bozdoğan’da 100’ün üzerinde manda varlığı var. Bu iş sabır işi, sevmeden yapılacak bir iş değil. Mandaların bakımı ineklere göre daha kolay, ancak kaymak elde etmenin de belirli şartları var. Kaymak yapması için mandaların mutlaka pamuk çekirdeği yemesi lazım. Yemezse fazla kaymak yapmaz. Sütü 4-5 saat kısık ateşte kaynatıyoruz, sonra soğumaya bırakıyoruz. Soğuduktan sonra buzdolabına koyuyoruz, 4-5 saat sonra çıkarıyoruz. Kaymağı normal bıçak ile kesemezsiniz, kesilebilmesi için ince uçlu bir şey olması gerek. Onun için yorgan iğnesiyle kaymağını kesiyoruz. Sonrasında da satış için paketliyoruz" dedi. "Sahibinden başkası yanına yaklaşamadığı için çalınma riski yok" Mandaların sahiplerine çok sadık hayvanlar olduklarını belirten İrge, "Sahiplerine çok sadık hayvanlardır. Özellikle kadınlara daha çok bağlanırlar. Yabancı insanı yanına sokmazlar, o yüzden çalınma durumu da olmaz. Boş kaldığında yanına giren adama zarar verebilir. Ana babadan bize alışık oldukları için bizimle sorun yaşamazlar. Mandalar doğu illerinde daha çok ilgi görüyor. Mesela Diyarbakır’da bir manda için 150 bin TL istiyorlar. Onu buraya getirmenin maliyetiyle birlikte 250-300 bin lirayı buluyor. Ama burada 150 bin TL dediğinizde insanlar pahalı buluyor. Oysa bakımı kolay, ne bulursa yer. Diğer hayvanların yemediğini manda yer" diye konuştu. Kaymağı altın değerinde Manda kaymağının kilosunun 2 bin TL’ye kadar alıcı bulduğunu söyleyen İrge lokantalara verdiklerinde bu rakamın bin TL’ye düştüğünü belirtti. Manda sütünün de kaymağının da çok değerli olduğunu ifade eden İrge, "Manda kaymağının kilosu 2 bin TL. Lokantaya verdiğinde bu fiyat bin TL. Sütü de aslında çok değerli. Bütün sütlerde mikrop bulunur manda sütünde mikrop olmaz. Sütçüler maalesef sütünü almıyorlar. O yüzden biz de eşe dosta dağıtıyoruz" diye konuştu. "Destek yok, kooperatif yok" Manda yetiştiriciliğinde en büyük sorunun destek ve pazarlama olduğunu dile getiren İrge, "Bu hayvanlara sahip çıkan yok. Destekler düzgün verilmiyor. Sütünüzü, yoğurdunuzu satabileceğiniz bir kooperatif yok. Kaymağı da sadece lokantacılar alıyor, ara sıra kendileri yemek isteyen insanlar da oluyor" ifadelerini kullandı. "Onlar beni ister, başkasına sağım yaptırmazlar" Saniye İrge ise mandaların özellikle kadınlara olan bağlılığını vurgulayarak, "Rahatsızlığım nedeniyle 3-4 gün çiftliğe gelemedim, o süre boyunca kimseye kendilerini sağdırmamışlar. Eşime bile sağım yaptırmazlar, illa ki beni isterler. Ne istediğini bildikten sonra sorun yaşatmazlar. Yazın göle götürüyoruz, orada serinliyorlar. Pamuk çekirdeği yedikleri için bedenleri yağlı oluyor, bu yüzden akşama kadar suyun içinde yatıyorlar" ifadelerini kullandı. Ali ve Saniye İrge çifti, doğru destek ve organizasyon sağlanması halinde manda yetiştiriciliğinin hem geleneksel üretimin yaşatılması hem de kırsal kalkınma açısından büyük önem taşıdığını belirtti.
01 Aralık 2025 Pazartesi - 10:47
Garanti BBVA’nın Türkiye Kadın Girişimci Akademisi eğitimleri Adana’da devam ediyor
Kadın girişimcilerin bilgi birikimi, yönetim becerileri ve kapasitelerini artırmak ve aynı zamanda iş hayatındaki sürdürülebilir varlıklarını güçlendirmek amacıyla gerçekleşen Türkiye Kadın Girişimci Akademisi, Tunceli ve Ordu’nun ardından şimdi de Adana’da gerçekleşecek. Garanti BBVA ve Boğaziçi Üniversitesi Yaşamboyu Eğitim Merkezi (BÜYEM) iş birliğiyle 2012 yılında hayata geçirilen Türkiye Kadın Girişimci Akademisi, kadın girişimcilerin iş hayatlarında gelişimini desteklemek hedefiyle yoluna devam ediyor. Adana’daki kadın girişimcilerin katılımı ile 18 Aralık tarihinde başlayacak olan akademi, Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi(AOSB) ve AOSB Kadın Sanayiciler Platformu iş birliğiyle gerçekleşecek. 18 Aralık 2025-19 Ocak 2026 tarihleri arasında sınırlı kontenjanla düzenlenecek eğitimler için başvurular, 14 Aralık 2025’e kadar garantibbvakadingirisimci.com adresinden yapılabilecek. ğitimler Adana Organize Sanayi Bölgesi Salonu’nda ve Zoom Cloud Meetings Platformu üzerinden, Boğaziçi Üniversitesi’nin deneyimli akademisyenleri ve alanında uzman profesyonelleri tarafından hem fiziksel hem de çevrim içi olarak verilecek. Katılımcılar; dijital pazarlama, insan kaynakları, müşteri deneyimi, kurum içi iletişim, sosyal medya ve e-ticaret, finansal yönetim, liderlik, sürdürülebilir şirket yönetimi, yenilikçi iş modelleri, ticaret hukuku ve sözleşmeler gibi iş hayatına doğrudan katkı sağlayacak konularda bilgi edinecekler. Türkiye Kadın Girişimci Akademisi, Garanti BBVA’nın 2006 yılından bu yana sürdürdüğü kadın girişimcilere destek programlarının önemli bir parçasını oluşturuyor. Banka, kadın girişimcilerin finansmana erişimlerinin yanı sıra eğitim ve network geliştirme imkanlarını artırarak iş hayatında daha güçlü ve sürdürülebilir bir varlık göstermelerine katkı sağlamayı amaçlıyor. Programı başarıyla tamamlayan girişimciler, Boğaziçi Üniversitesi Yaşamboyu Eğitim Merkezi tarafından düzenlenen sertifikanın sahibi olacak.
01 Aralık 2025 Pazartesi - 10:33
Çoruh EDAŞ’tan ilçe yöneticilerine etkili iletişim ve beden dili eğitimi
Doğu Karadeniz Bölgesi’nde elektrik dağıtım hizmeti sunan Çoruh Elektrik Dağıtım A.Ş. (Çoruh EDAŞ), müşteri memnuniyetini artırmak ve kurum içi iletişim becerilerini güçlendirmek için ilçe yöneticilerine etkili iletişim ve beden dili eğitimi verdi. Çalışmalarını kaliteli, sürdürülebilir ve kesintisiz enerji arzı sağlama misyonuyla sürdüren Çoruh Elektrik Dağıtım A.Ş. (Çoruh EDAŞ), hizmet kalitesini sürekli iyileştirme yaklaşımı doğrultusunda ilçe yöneticilerine yönelik "Etkin İletişim ve Beden Dili Eğitimi" düzenledi. Hizmet bölgesindeki 5 ilde görev yapan 61 ilçe yöneticisinin katıldığı eğitimde 2 gün boyunca beden dili, empati, aktif dinleme ve doğru iletişim yöntemleri üzerine uygulamalı çalışmalar yapıldı. Etkin iletişimin temel prensipleri, doğru beden dili kullanımı ve saha yönetiminde iletişimin rolü konularının ele alındığı eğitimde katılımcılar, uygulamalı çalışmalarla iletişim becerilerini pekiştirirken; vatandaşla temasın en yoğun olduğu saha süreçlerinde daha güçlü, güven verici ve çözüm odaklı bir yönetim yaklaşımı oluşturma fırsatı buldu.
01 Aralık 2025 Pazartesi - 10:15
Kültür harcamaları 2024 yılında 408 milyar 339 milyon oldu
Kültür harcamaları 2024 yılında 2023 yılına göre yüzde 83,3 artarak 408 milyar 339 milyon 432 bin TL oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2024 yılı Kültür Ekonomisi verilerini açıkladı. Buna göre, kültür harcamaları 2024 yılında 2023 yılına göre yüzde 83,3 artarak 408 milyar 339 milyon 432 bin TL oldu. Kültür harcamalarının, gayrisafi yurt içi hasılaya oranı 2024 yılında yüzde 0,9 olarak gerçekleşti. Genel devlet kültür harcamalarının payı yüzde 49,1 oldu Toplam kültür harcamaları içinde genel devlet harcamalarının payı 2024 yılında yüzde 49,1 oldu. Genel devlet kültür harcamaları 2024 yılında önceki yıla göre yüzde 76,1 artarak 200 milyar 369 milyon 171 bin TL olurken, harcamaların yüzde 67,8’i merkezi devlet bütçesinden gerçekleşti. Genel devlet kültür harcamalarında en yüksek pay yüzde 17,7 ile kültürel miras alanında oldu. Hanehalkı kültür harcaması yüzde 91,5 arttı Hanehalklarının kültür harcamaları, 2024 yılında önceki yıla göre yüzde 91,5 artarak 203 milyar 807 milyon 948 bin TL oldu. Hanehalklarının 2024 yılında gerçekleştirdiği kültür harcamalarında; bilgi işleme ekipmanları yüzde 25,0, kültürel hizmetler yüzde 24,3 ve kitaplar yüzde 18,1 paya sahip oldu. Kültürel sektörlerin faktör maliyetiyle katma değeri yüzde 73,9 arttı Kültürel sektörlerde faaliyet gösteren girişimlerin faktör maliyetiyle katma değeri 2024 yılında 2023 yılına göre yüzde 73,9 artarak 188 milyar 547 milyon 288 bin TL oldu. Katma değerin yüzde 20,7’si kayıtlı medyanın basılması ve çoğaltılması, yüzde 13,1’i sinema filmi, video ve televizyon programları yapımcılığı, ses kaydı ve müzik yayımlama faaliyetleri ve yüzde 11,6’sı mimarlık faaliyetleri alanında faaliyet gösteren girişimler tarafından üretildi. Kültürel mal ihracatı yüzde 8,1 artarken, kültürel mal ithalatı yüzde 166 arttı Kültürel mal ihracatı 2024 yılında bir önceki yıla göre yüzde 8,1 artarak 9 milyar 876 milyon 466 bin dolar olurken, kültürel mal ithalatı bir önceki yıla göre yüzde 166 artarak 7 milyar 336 milyon 440 bin dolar oldu. Kültürel mal ihracatının toplam mal ihracatı içindeki payı 2024 yılında yüzde 4,2 olurken, kültürel mal ithalatının toplam mal ithalatı içindeki payı yüzde 2,3 olarak hesaplandı. Kültürel alanlar içinde ihracatı ve ithalatı en fazla olan alan el sanatları olmuştur. Kültürel istihdam yüzde 6,5 arttı Kültürel istihdam 2024 yılında bir önceki yıla göre yüzde 6,5 artarak 957 bin kişi oldu ve kültürel istihdamın toplam istihdam içindeki payı yüzde 2,9 oldu. Kültürel istihdamda olanların yüzde 52,2’sini erkekler, yüzde 47,8’ini kadınlar oluşturdu. Kültürel istihdamdakilerin yüzde 45,4’ü yükseköğretim mezunlarından, yüzde 30,5’i lise altı eğitimlilerden ve yüzde 24,1’i lise ve dengi meslek okulu mezunlarından oluştu. El sanatları çalışanlarının payı yüzde 32,6 oldu Kültürel istihdamın yüzde 79,9’unu kültürel meslek alanlarında, yüzde 20,1’ini ise kültürel olmayan meslek alanlarında çalışanlar oluşturdu. Kültürel istihdamda olanların yüzde 32,6’sını el sanatları çalışanları, yüzde 19,2’sini mimarlar, planlamacılar, harita mühendisleri ve tasarımcılar, yüzde 8,2’sini ise yazarlar, gazeteciler ve dilbilimciler oluşturdu. Kadın istihdam oranının en az olduğu kültürel meslek alanı yüzde 28,2 ile sanat, kültür ve mutfak ile ilgili yardımcı profesyonel meslek mensupları olurken, kadın istihdam oranının en yüksek olduğu kültürel meslek alanı yüzde 77,7 ile diğer dil öğretmenleri oldu.
01 Aralık 2025 Pazartesi - 10:14
Uzmanı açıkladı: SSK ve BAĞ-KUR emeklisi ne kadar zam alacak
Yeni yılda en düşük emekli ücretlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Sosyal Güvenlik Başuzmanı ve Türkiye Gazetesi Yazarı İsa Karakaş, "Ocak ayında en az yüzde 12,28 en fazla yüzde 13,99 aralığında bir enflasyon beklentisi bulunmakta" dedi. Ekim ayı enflasyon verileri ile birlikte 4 aylık enflasyon farkı belli oldu. Böylece 2026 Ocak ayında yapılacak emekli maaş zammı için hesaplama tablosu güncellendi. SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin maaş zamları 6 aylık enflasyon oranına göre hesaplanıyor. Bu sebeple nihai oran kasım ve aralık verileri ile belli olacak. Geri sayım sürerken milyonlarca emekli yılın ilk yarısında alacakları zamlı maaşların tahmini olarak ne kadar olacağını araştırmaya başladı. Sosyal Güvenlik Başuzmanı İsa Karakaş konuya ilişkin İhlas Haber Ajansı’na değerlendirmelerde bulundu. "4 aylık enflasyon oranlarına göre en düşük emekli ücreti 18 bin 611 lira" Karakaş, SSK-BAKUR emeklerinin aylıklarına 6 aylık enflasyon farkına göre güncelleme yapıldığını dile getirdi. Karakaş, "Bugün itibariyle Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim ayı enflasyon oranları kesinleşmiş durumda. Dolayısıyla 4 aylık enflasyon farkına göre yüzde 10, 25 oranındaki zammın kesin olduğunu söyleyebiliriz. Eğer ki hükümet en düşük emekli maaşlarına farkı aynen yansıtırsa bu durumda 4 ay bazında en düşük emekli maaşı 16 bin 881 lira iken yüzde 10,25’i baz aldığımız zaman bugün itibariyle 18 bin 611 lira kesin olduğunu söyleyebiliriz" açıklamasında bulundu. "SSK ve BAĞ-KUR emeklilerine en az yüzde 12,28 en zam" Mevcut oranların üzerine Kasım ve Aralık ayı enflasyon oranlarının da ekleneceğini dile getiren Karakaş, sözlerine şu şekilde devam etti: "Bu 2 aylık enflasyon oranları açıklandıktan sonra oransal zam kesin olarak ortaya çıkacak. Biz burada Merkez Bankası’nın en son güncellediği enflasyon rakamlarını baz aldığımız zaman yüzde 31 ile yüzde 33 aralığında bir enflasyon beklentisi bulunmakta. Buna göre yaptığımız hesaba göre 6 aylık enflasyon oranları ele alındığında ve hükümetin refah payı vermezse bile SSK ve BAĞ-KUR banka sandıkları oda-borsa sandıkları emeklerine Ocak ayında en az yüzde 12,28 en fazla yüzde 13,99 aralığında bir enflasyon beklentisi bulunmakta. Dolayısıyla yüzde 33 oranında bir enflasyon beklemediğimiz için ortalama olarak yüzde 13’lerde bir güncellemeden bahsedebiliriz." "TCMB verilerine göre en düşük emekli maaşı 19 bin lirayı aşarak 19 bin 243 lira olacak" Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) beklentilerine göre en düşük emekli maaşını değerlendiren Karakaş, "Bugün itibariyle en düşük emekli maaşı 16 bin 881 liradır. Eğer ki yüzde 31 oranında bir enflasyon kesinleşirse 18 bin 954 lira olacak en yüksek oranda gerçekleşirse en düşük emekli maaşı 19 bin lirayı aşarak 19 bin 243 lira olacak" ifadelerine yer verdi. Karakaş, 2023 yılının Temmuz ayından itibaren memurlara verilen 8 bin 77 liralık seyyanen zammın memur maaşlarına göre 18 bin lira olduğunu sözlerine ekledi.
01 Aralık 2025 Pazartesi - 10:13
Fiyatı tarlada 10 liraya inen brokoli pazarda 70 liraya satılıyor
Bursa’nın İznik ilçesinde tarlada kilosu 10 ila 20 lira arasında değişen fiyatlardan satılan brokolinin 500-700 gram gelen tanesi 50 kilometre ötede Bursa merkezde 70 liraya satılıyor. Geçen haftalarda havanın ılıman gitmesi ve lodos olması brokoliyi kısa sürede olgunlaştırdı ve bollaşan ürünün tarladaki fiyatı düştü. Tarımsal üretimde önde gelen İznik’te yıldan yıla farklılık gösterse de genellikle 5 ila 6 bin ton arasında brokoli üretiliyor. Artan maliyetlere rağmen geçen yılın altında fiyattan ürün satan İznik çiftçisi mağduriyetini dile getirirken tüketiciler pazarda 14 kat fazlaya satılan ürünü pahalıya tüketiyor. İznik’te sebze üretimiyle geçimini sağlayan Çiçekli Mahallesi’nde üreticiler dip yapan fiyatlar yüzünden çaresiz kaldıklarını belirtiyor. Çiçekli Mahallesi Muhtarı Davut Kocabaş, 15 yıldır hem ürettiğini hem de tüccar olarak alım satım yaptığını söyledi. Fiyatlardaki aşağı yönlü hareketler yüzünden çiftçilerin zarar ettiğini vurgulayan Kocabaş, bu yıl Bursa dışında da brokoli ekimlerinin fazla olduğuna dikkati çekti. 5 liralık ürün 14’e katlıyor 70 liraya ulaşıyor Tarlada kilosunun 10 ila 20 lira arasında satıldığını dile getiren Kocabaş, "Buradan İstanbul başta olmak üzere birçok kente brokoli gönderiyoruz. Uzağa gitmeye gerek yok 50 kilometre ötede Bursa’da taneyle 70 lira civarında satılıyor. Biri 500 -700 gram arasında geliyor. Yani 5 liraya tarladan çıkan ürün tezgahta 14’e katlıyor ve tükticiye 70 liradan satılıyor" dedi. Bazı yerlerde daha yüksek fiyattan satıldıklarına şahit olduklarını vurgulayan Kocabaş, "Hale gidene kadar kilosu 30 liraya çıkıyor. Nakliyesi, kar farkı derken normal. Oradan tezgaha tanesinin 60-70 liraya çıkmasını biz de anlamıyoruz. Buna yönelik önlem alınmalı, fahiş kar engellenmeli" diye konuştu. Lodos piyasaya arzı artırdı Kocabaş, fiyatların dip yapmasında lodosun da etkili olduğunu belirterek, "Bir ayda hasat edilmesi gereken ürün bir haftada olgunlaştı. Hızlı gelişti ürün ve çiftçi tarladaki ürünü zorunlu hasat etti. Talep zaten belli bu üründe. Piyasaya birden fazla ürün girince fiyatlar en dip seviyesini gördü ancak tüketiciye çok yansımadı" ifadesini kullandı.
01 Aralık 2025 Pazartesi - 10:12
Malatya’da gramı 600 TL olan safran yok satıyor
Malatya’nın Battalgazi ilçesinde safran üretimi yapan 51 yaşındaki Muzaffer Akçin, safranın gramını 600 TL, safran soğanının kilosunu ise boyutuna göre bin 700 ile 2 bin 500 TL arasında satışa sunduklarını söyledi. Battalgazi ilçesine bağlı Yarımcahan Mahallesi’nde yaşayan Muzaffer Akçin 2017 yılında emeklilik sürecine girdikten sonra yeni bir arayışa yöneldi. Akçin, Safranbolu’dan aldığı 30 kilo soğanla üç dönümlük bir alanda deneme ekimine yaparken dört yılın sonunda yüksek verim elde ederek üretimi büyütme kararı aldı. Üretimde dokuzuncu yılını geride bırakan Akçin, safranın gramını 600 TL, safran soğanının kilosunu ise boyutuna göre bin 700 ile 2 bin 500 TL arasında satışa sunduklarını söyledi. Akçin, bu yıl 1 ton 500 kilo safran soğanı hasadı yaptıklarını bunun 300 kilosunu yeni ekim için ayırıp kalanını satışa sunduklarını belirtti. Yoğun taleplere yetişemediklerini ifade eden Akçin, "Türkiye’nin dört bir yanına soğan gönderiyoruz. Asıl hedefimiz ise Malatya’da su istemeyen bu ürünü yaygınlaştırmak ve kayısının yanında ikinci bir ürün haline getirmek" dedi. Safranın tıbbi ve aromatik bir bitki olduğunu ilaç kozmetik ve gıda takviyesi sektörlerinde yoğun şekilde kullanıldığını aktaran Akçin, özellikle İstanbul’da yerli safrana büyük ilgi olduğunu bazı işletmelerin İran safranı satışını bırakarak tamamen yerli ürüne yöneldiğini söyledi. Safranın çay, yoğurt, bal ve zeytinyağı ile tüketilebildiğini belirten Akçin, "Bir gram safran için 150-180 çiçek gerekiyor. Buna rağmen bir ailenin bir yıllık safran tüketimi 12 gramı geçmez" ifadelerini kullandı. Taleplere yetişemediklerini ifade eden Akçin, Güney Afrika’dan bir üreticinin 85 tonluk safran soğanı talebi ile kendilerine ulaştığını kaydederek yeterli üretim yapamadıkları için talebi karşılayamadıklarını perakende satışlarda safranı gram olarak sunmayı tercih ettiklerini toptan satışlarda ise uzun yıllardır çalıştıkları müşterilere ürün tedarik ettiklerini söyledi.
01 Aralık 2025 Pazartesi - 10:11
Kasım ayında 24 market ürününde fiyat düşüşü gözlemlendi
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB), 20 yıldır yürütülen aylık üretici ve market fiyat çalışmasına dair yazılı açıklama yaptı. Buna göre Kasım ayında markette 42 ürünün 24’ünde fiyat düşüşü oldu. TZOB, bazı ürünlerin ve gıdaların aylık fiyat değişikliklerini kamuoyuyla paylaştı. Bu kapsamda Türkiye genelinde 5 bölgede Ziraat Odaları ile fiyat alınarak takip edildi. TZOB’un aylık fiyat açıklamasında marketteki 42 ürünün 24’ünde fiyat düşüşü gözlemlendi. Kasım ayında üretici ve market arasındaki fiyat farkı en fazla yüzde 392,86 ile mandalinada görüldüğü gözlemlenirken, mandalinadaki fiyat farkını yüzde 206,87 ile portakal, yüzde 203,80 ile ıspanak, yüzde 191,39 ile maydanoz ve yüzde 189,17 ile havuç takip etti. "Veriler masa başında değil, sahada ve belgeli olarak tespit edilmektedir" Veriler kapsamında yazılı bir açıklama yayımlayan TZOB, marketlerdeki fiyat artışının ve düşüşünün ortalama fiyat seviyesini temsil etmediğini belirterek, "TZOB olarak bazı önemli ürün ve gıdalardaki aylık fiyat değişiklikleri ve spekülatif hareketler konusunda kamuoyunu bilgilendirmek üzere yaklaşık 20 yıldır her ay gerçekleştirdiğimiz çalışmalarda Türkiye genelinde beş bölgeden Ziraat Odalarımız kanalı ile fiyatlar alınarak yakından takip edilmektedir. TZOB’un aylık fiyat açıklamasındaki temel amaç üreticilerimizin emeğinin karşılığını alıp almadığını ortaya koymak, tüketicinin neden yüksek fiyatlarla karşılaştığını açıklamak ve spekülatif fiyat oluşumlarının önüne geçilmesine katkıda bulunmaktır. Kamuoyunda zaman zaman tek bir markette görülen kampanya fiyatlarının ülke genelini yansıttığı yönünde değerlendirmeler yapılabilmektedir. Oysa bazı marketlerde düşük kalibreli, standart dışı veya kampanya amaçlı ürünlerin daha düşük fiyatla satılması olağan bir durumdur. Bu tür tekil örnekler, ortalama fiyat seviyesini temsil etmez. TZOB’un paylaştığı rakamlar ise tüm bölgelerdeki farklı satış kanallarından alınan fiyatların ortalamasına dayanmaktadır ve sahadaki gerçek tabloyu yansıtmaktadır. Rekolte, paketleme-ambalajlama, depolama ve işçilik maliyetleri, nakliye giderleri, ihracat akışı, aracı karları, fire gibi zincirin tüm aşamaları fiyat oluşumunu etkilemektedir. Dolayısıyla üretici market fiyat makasının varlığı inkar edilemez bir gerçektir. Önemli olan bu farkın nedenlerini doğru değerlendirmektir. Bu makasın fazla açıldığı durumlarda spekülatif faaliyetleri göstererek ilgili kurumların harekete geçmesini sağlamaktır" ifadelerine yer verdi. Kasım ayı üretici market fiyatları Kasım ayında üretici ve market arasındaki fiyat farkı en fazla yüzde 392,86 ile mandalinada görüldüğü belirtilirken, mandalinadaki fiyat farkını yüzde 206,87 ile portakal, yüzde 203,80 ile ıspanak, yüzde 191,39 ile maydanoz ve yüzde 189,17 ile havuç takip etti. Mandalina 4,9 kat, portakal 3,1 kat, ıspanak 3 kat, maydanoz, havuç ve kuru incir 2,9 kat fazlaya satıldı. Üreticide 6 lira 20 kuruş olan mandalina 30 lira 56 kuruşa, 16 lira 80 kuruş olan portakal 51 lira 55 kuruşa, 17 lira 53 kuruş olan ıspanak 53 lira 27 kuruşa, 5 lira 9 kuruş olan maydanoz 14 lira 82 kuruşa, 11 lira olan havuç 31 lira 81 kuruşa markette satıldı. Kasım ayında fiyatı en fazla artan ürün markette pırasa, üreticide ise patates olurken, fiyatı en fazla düşen ürün markette marul, üreticide portakal olduğu açıklandı. Market fiyatları Kasım ayında markette 42 ürünün 18’inde fiyat artışı, 24’ünde fiyat düşüşü olduğu açıklandı. Markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 149,5 ile pırasa olduğunun altı çizilirken, pırasadaki fiyat artışını yüzde 118,3 ile ıspanak, yüzde 71,7 ile fındık, yüzde 58,5 ile antep fıstığı takip etti. Markette fiyatı en fazla azalan ürün ise yüzde 55 ile marul oldu. Maruldaki fiyat düşüşünü yüzde 46,6 ile portakal, yüzde 43,3 ile kuru soğan izledi. Üretici fiyatları Kasım ayında üreticide 34 ürünün 10’nunda fiyat artışı olurken 18’inde fiyat düşüşü görüldü. 6 üründe ise fiyat değişimi olmadığı aktarıldı. Üreticide en çok fiyat düşüşü yüzde 43,1 ile portakalda görüldü. Portakaldaki fiyat düşüşünü yüzde 38 ile mandalina, yüzde 36,5 ile karnabahar, yüzde 30,8 ile kabak izledi. Üreticide en çok fiyat artışı yüzde 34,9 ile patateste görüldü. Patatesteki fiyat artışını yüzde 34,6 ile salatalık, yüzde 17,2 ile pırasa ve 15,8 ile kuru incir izledi. Üretici fiyat değişiminin nedenleri Açıklamaya göre kasım ayında Adana’da tarım işçilerini organize eden elçi gruplarının, ücret artışı talebiyle 10 gün süreyle greve gitmesi, erkenci mandalina hasadının aksamasına yol açtı. Hasadın gecikmesi nedeniyle erkenci çeşit mandalinalar dalında kalarak raf ömrünü kaybettiği belirtildi. Diğer yandan, Rusya’nın bu sezon Türkiye yerine alternatif ülkelere yönelmesi, ihracatta daralmaya ve iç piyasada ürün fazlası oluşmasına neden olduğu ifade edildi. Mandalinadaki bu sert fiyat düşüşün, tüketici talebinin yön değiştirmesi nedeniyle portakal fiyatlarını da aşağı çektiği belirtilirken, karnabahar ve kabakta yaşanan arz fazlalığı ve ürüne olan talebin düşmesi fiyatların gerilemesine sebep olduğu ifade edildi. Aylık ve yıllık girdi fiyatları Ziraat Odaları aracılığıyla girdi piyasalarından alınan fiyat verilerine göre; Kasım ayında, Ekim ayına göre amonyum nitrat gübresi yüzde 5,6, amonyum sülfat gübresi yüzde 4,2, üre gübresi yüzde 2,5, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 2,1 ve DAP gübresi yüzde 0,3 oranında arttı. Geçen yılın Kasım ayına göre son bir yılda üre gübresi yüzde 65,5, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 47,5, amonyum nitrat gübresi yüzde 45,5, DAP gübresi 45,1 ve amonyum sülfat gübresi yüzde 29,5 oranında arttı. Kasım ayında Ekim ayına göre süt yemi yüzde 1, besi yemi yüzde 0,7, son bir yılda süt yemi yüzde 28, besi yemi ise yüzde 29,8 oranında arttı. Tarım ilacı fiyatları yüzde 13,6 oranında artarken elektrik fiyatları yıllık olarak yüzde 12,8 oranında arttı. Mazot fiyatları aylık yüzde 2,9, yıllık bazda yüzde 29,9 oranında artış gözlemlendi.
01 Aralık 2025 Pazartesi - 10:10
Türkiye ekonomisi 2025 yılının üçüncü çeyreğinde yüzde 3,7 büyüdü
Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) 2025 yılı üçüncü çeyreğinde yüzde 3,7 arttı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı üçüncü çeyrek Dönemsel Gayrisafi Yurt İçi Hasıla verilerini açıkladı. Buna göre, GSYH 2025 yılı üçüncü çeyrek ilk tahmini; zincirlenmiş hacim endeksi olarak, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 3,7 arttı. İnşaat sektörü 2025 yılı üçüncü çeyreğinde yüzde 13,9 arttı GSYH’yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde; 2025 yılı üçüncü çeyreğinde bir önceki yıla göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak; inşaat yüzde 13,9, finans ve sigorta faaliyetleri yüzde 10,8, bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 10,1, ürün üzerindeki vergiler eksi sübvansiyonlar yüzde 9,6, diğer hizmet faaliyetleri yüzde 7,1, sanayi sektörü yüzde 6,5, ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmetleri yüzde 6,3, mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri yüzde 4,4, gayrimenkul faaliyetleri yüzde 4,2, kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri yüzde 2,1 arttı. Tarım sektörü ise yüzde 12,7 azaldı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,1 arttı. Takvim etkisinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, 2025 yılı üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 3,4 arttı. GSYH 2025 yılının üçüncü çeyreğinde cari fiyatlarla 17 trilyon 424 milyar 718 milyon TL oldu Üretim yöntemiyle Gayrisafi Yurt İçi Hasıla tahmini, 2025 yılının üçüncü çeyreğinde cari fiyatlarla bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 41,6 artarak 17 trilyon 424 milyar 718 milyon TL oldu. GSYH’nin üçüncü çeyrek değeri cari fiyatlarla ABD doları bazında 432 milyar 880 milyon olarak gerçekleşti. Hanehalkı nihai tüketim harcamaları 2025 yılının üçüncü çeyreğinde yüzde 4,8 arttı Yerleşik hanehalklarının nihai tüketim harcamaları 2025 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak yüzde 4,8 arttı. Devletin nihai tüketim harcamaları yüzde 0,8, gayrisafi sabit sermaye oluşumu ise yüzde 11,7 arttı. Mal ve hizmet ihracatı 2025 yılı üçüncü çeyreğinde yüzde 0,7 azalırken ithalatı yüzde 4,3 arttı Mal ve hizmet ihracatı, 2025 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak yüzde 0,7 azalırken ithalatı yüzde 4,3 arttı. İşgücü ödemeleri 2025 yılı üçüncü çeyreğinde yüzde 41,1 arttı İşgücü ödemeleri, 2025 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 41,1 arttı. Net işletme artığı/karma gelir yüzde 43,5 arttı. İşgücü ödemelerinin Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payı yüzde 35,0 oldu İşgücü ödemelerinin cari fiyatlarla Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payı geçen yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 35,0 iken, bu oran 2025 yılında da yüzde 35,0 oldu. Net işletme artığı/karma gelirin payı ise yüzde 46,0 iken yüzde 46,7 oldu.
01 Aralık 2025 Pazartesi - 10:10
15 Aralık’ta okullarda "Coğrafi İşaret Günü" kutlanacak
Türk Patent ve Marka Kurumu (TPE) Coğrafi İşaretler Dairesi Başkanı Hakan Kızıltepe, ilk "Coğrafi İşaret Günü"nün ilk ve orta okullarda 15 Aralık’ta gerçekleştirileceğini ifade etti. Kızıltepe, katıldığı bir toplantıda, Türkiye’de 1788 tescilli ürün bulunduğunu belirterek, 900’e yakın başvuruyla ilgili işlemlerin de sürdüğünü söyledi. Başvurunun genellikle 600’lü rakamlarda olduğunu dile getiren Kızıltepe, bilinç düzeyinin artmasıyla bu ivmelenmenin sürekli farkkılık gösterdiğini anlattı. Kızıltepe, 2017’de çıkan kanunla getirilen kolaylaştırmalarla ciddi bir artış yaşandığını belirterek, "Öncesinde 150-160 tescilimiz varken bu rakam hızla arttı ve 2 bine doğru gidiyor." dedi. Tescilli olanların markalaşması ve korunmasının önemine işaret eden Kızıltepe, şunları söyledi. "Avrupa Birliğinde tescilli ürünümüz 43’e ulaştı. Bunun 35’i son 3 yılda gerçekleşti. AB’ye giden ürünlerin Malatya kayısısı olarak AB tescili ambleriyle kullanılmasını bekliyoruz ama bunu halen sağlayamadık. AB tescilinin çok ciddi faydaları var. AB’ye ihratacının artırmasının ötesinde bakıyorsunuz tescil almış ürünün Japonya’daki ihracatı artıyor. AB tescili yurt dışında önemli prestij sağlıyor. Tescilli ürünlerimizin yurt içi ve dışında ticarileşmesi yolunda önemli destekler sağlıyoruz, birçok çalışma yürütüyoruz." Türkiye İhracatçılar Meclisi, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı ile çalışmalar yürüttüklerine dikkati çeken Kızıltepe, şöyle devam etti: "Milli Eğitim Bakanlığı ile coğrafi işaret günü olarak yerli hafta içinde bir gün olacak. İlk ve orta okullarda tanıtım yapılacak. Görselleri, videoları, öğretmenlerin yapacağı, vereceği eğitimde kullanacakları malzemeler, içerikler hazırlanıyor. İlk coğrafi işaret günü ilk ve orta okullarda 15 Aralık’ta gerçekleştirilecek. İnşallah başarılı şekilde gerçekleştiririz."
01 Aralık 2025 Pazartesi - 10:02
Türkiye ekonomisi 2025 yılının üçüncü çeyreğinde yüzde 3,7 büyüdü
Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) 2025 yılı üçüncü çeyreğinde yüzde 3,7 arttı.
01 Aralık 2025 Pazartesi - 09:49
SYS Grup savunmadaki ihracat değerini üçe katlamayı hedefliyor
Türk savunma sanayii bünyesinde 80’den fazla ülkeye ihracat yapmayı başaran Samsun Yurt Savunma (SYS Grup), yaptığı stratejik yatırımların katkısıyla savunma ve havacılık sanayisindeki ihracat kilogram değerini 250 dolara çıkarmaya hazırlanıyor. Türk savunma sanayisinin önde gelen silah sistemleri üreticilerinden SYS Grup, yüksek teknolojiye dayalı üretimi ve güncel tehditlere karşı geliştirdiği modern çözümlerle, ürünlerinin katma değerini artırıyor. SYS Grup Genel Müdürü Cahit Utku Aral, savunma sanayi alanında 1998 yılından bu yana gösterdikleri gelişimi, ihracat başarılarını ve 2026 hedeflerini değerlendirdi. Aral, Türkiye savunma sanayisinin 2024 yılı ortalama kilogram başı ihracat değerinin 67 dolar seviyesinde olduğunu, SYS Grup’un bu rakamı 125 dolara çıkarmayı başardığını vurguladı. Aral, SYS Grup’un önümüzdeki yıllardaki hedefinin ise 250 dolar bandına ulaşmak olduğunu belirtti. SYS Grup olarak savunma sanayisine girişlerinin tabanca üretimiyle başladığını hatırlatan Aral, 2017’ye kadar yürürlükte olan özel sektöre uzun namlulu silah üretim yasağı nedeniyle, özel sektörün yalnızca yivsiz av tüfeği ve tabanca üretebildiğine işaret etti. Aral, "Tabanca üretiminde günümüzde de yüksek katma değer bulunmasına karşın SYS Grup olarak 2012 senesinde daha da yüksek katma değerli ürünlere geçiş kararını aldık. Tabi ilk olarak tabancalarımızın hitap ettiği segmenti üst segmente taşımak için önemli hamleler yaptık. Spor atıcılık alanına girme kararı ile önemli atıcıları kadromuza katarak geleceğin silahlarını tasarladık ve ürünlerimizin pazardaki konumunu A segmente taşıdık ve satış fiyatlarını arttırdık. Yine hafif silahta çok kritik olan aksesuar programımızı kendi bünyemizde geliştirdik. Bu sayede kullanıcılarımız için çok derin ve güvenli bir aksesuar portföyü oluşturduk, bu da kullanıcıların silahlarımız ile aksesuarlarımızı da tedarik etmesinin imkanını sağladı. Örnek olarak tabanca ile refleks nişangahı (optik) bir araya getiren ilk üreticilerden biriyiz ve silahlarımız ile bugün yılda 70 bin adetten fazla optik satışı gerçekleştirmekteyiz" dedi. Hafif silah üretiminde yatırım maliyetlerinin düşük ve dünyada rekabetin fazla olması dolayısıyla orta kalibre alanına yatırım yapmaya karar verdiklerini dile getiren Aral, bu konuda izledikleri stratejiyle ilgili, "O dönemki yasaklar sebebi ile ilk etapta orta kalibre silahların platformlara entegrasyonu altyapısını kazanmak amacıyla yatırım yaptık. Amerikan ve İngiliz silah üreticilerinin mümessilliklerini alarak ürünlerini kara, deniz ve hava platformlarına mekanik ve elektro mekanik çözümler ile entegre etmeye başladık. Bu girişimimiz bize gelecekte silah üretimine başladığımızda edinmemiz gereken bir kabiliyeti önden kazandırdı. Bu stratejik hamle ile de pazarı tanıdık ve sattığımız ürünlerin entegre lojistik desteklerini vermemiz sebebi ile kullanıcılar ile iletişim sürekliliğini sağladık. 2017 yılında yasakların kalkması ile de ilk olarak 12,7mm ağır makineli tüfeğin geliştirme süreçlerine başladık. 2018 yılı Ocak ayında başladığımız geliştirme sürecini 2022 Aralık ayında tamamladık. Aynı tarihlerde yine orta kalibre alanında önemli üreticilerden iş ortağımız İngiliz AEI Systems’ın da SYS Grup bünyesine alımını gerçekleştirdik. Bu alım ile ürün portföyümüze 20, 25 ve 30mm silahlar da dahil olmuş oldu" diye konuştu. SYS Grup bünyesinde İstanbul merkezli olarak faaliyet gösteren UNIROBOTICS’in de bu silahlara uzaktan kumandalı atış kontrol sistemleri (UKSS) geliştirip üretmesinin Grubu önemli bir noktaya taşıdığını vurgulayan Aral, bu sayede kilogram başı ihracat bedelini 125 dolardan 250 doların üzerine çıkaracak bir portföye ulaştıklarını belirtti. Aral, "Örnek olarak SYS Grup bugün, 30x113mm silahı üretebilen 3 firmadan biri ve kendi bünyesinde bu silaha UKSS üreten 2 firmadan biri olma konumuna yükseldi. Bu sayede bugün açık deniz karakol gemilerinde, insanlı ve insansız kara ve deniz platformlarında, döner ve sabit kanatlı hava araçlarında sistemlerimiz, yapay zeka tabanlı en sofistike yazılımlar ile görev yapıyor" şeklinde konuştu. Hafif silah üretiminde üst segment ürün gruplarına yönelmenin, orta kalibre alanına yapılan yatırımların ve mekatronik entegrasyon çözümlerinin SYS Grup’un katma değerini arttırdığını vurgulayan Aral, bundan sonra da teknoloji firması olmanın gereği olarak yatırımlar yapmaya ve ürünlerimizin katma değerlerini arttırmaya devam edeceklerini kaydetti.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder