EKONOMİ
23 Nisan 2026 Perşembe - 15:00 Marble İzmir’i 50 bini aşkın kişi ziyaret etti Doğal taş sektörünün küresel buluşma noktası Marble İzmir-Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı, 4 bin 10’u yabancı ve 46 bin 973’ü yerli olmak üzere toplam 50 bin 983 profesyonel ziyaretçiyi ağırladı. Marble İzmir, ortaya çıkardığı ticaret hacminin yanı sıra tasarım, sanat ve bilgi paylaşımını bir araya getiren yapısıyla dikkat çekti. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde İZFAŞ tarafından bu yıl 31. kez düzenlenen Marble İzmir, 14-17 Nisan tarihleri arasında dünyanın dört bir yanından sektör profesyonellerini İzmir’de ağırladı. Marble İzmir, her yıl olduğu gibi bu yıl da hem sektöre hem de ülke ekonomisine önemli katkılar sağladı. Türkiye’nin 41 ilinden ve 28 farklı ülkeden katılımcıyla 150 bin metrekareyi aşan alanda gerçekleştirilen Marble İzmir’de, Ege Maden İhracatçıları Birliği ve İZFAŞ koordinasyonunda düzenlenen alım heyeti programları, B2B görüşmelerle farklı ülkelerden gelen alıcılar katılımcı firmalarla buluşturularak, binlerce nitelikli iş görüşmesi yapıldı. Fuar hem mevcut ticari ilişkilerin güçlendirildiği hem de yeni pazarlara açılma fırsatlarının değerlendirildiği bir platform olarak öne çıktı. Gerçekleştirilen ticari görüşmelerin sektöre milyonlarca dolar hacminde katkı sunması öngörülüyor. Tasarım, sanat ve ticaret D-esign Arena’da buluştu D Holü, bu yıl "D-esign Arena" konseptiyle yeniden düzenlendi ve fuarın en dinamik alanlarından biri haline geldi. Tasarım, sanat ve ticaretin buluştuğu bu alanda mimar, akademisyen ve sektör temsilcilerinin katılımıyla Marble Talks oturumları, iş görüşmeleri ve etkinlikler gerçekleştirildi. 31. yıla özel açılış performansı ve paneller büyük ilgi gördü. 50’yi aşkın uzman deneyimlerini paylaştı. Heykel Çalıştayı’nda üretilen eserler fuar boyunca sergilendi ve İzmir’in çeşitli noktalarına yerleştirildi. 67 üniversiteden 724 projenin katıldığı 8. Uluslararası Doğal Taş Tasarım Yarışması’nda 19 tasarım finale kalırken, ödüller sahiplerini buldu. "Gelecek yıl için çalışmalarımıza şimdiden başladık" Fuarla ilgili değerlendirmede bulunan İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, Marble İzmir’in sektörle birlikte büyüyen güçlü yapısına dikkat çekerek, "Marble İzmir’i başarıyla tamamlamanın gururunu yaşıyoruz. 31 yıldır Marble İzmir sektörü büyütürken, sektör de fuarı büyütmeye devam ediyor. Türkiye’nin sahip olduğu doğal taş rezervleri, fuarı küresel ölçekte güçlü kılıyor. Yabancı katılımcı ve ziyaretçilerimizin, burada yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın dört bir yanından taş çeşitliliğini bir arada görme fırsatı bulduklarını ifade etmeleri bizim için büyük bir memnuniyet kaynağı. Bu yılki organizasyon, küresel ölçekte yaşanan zorluklara rağmen bir araya gelmenin ve iş birliği üretmenin her zamankinden daha önemli hale geldiğini bir kez daha gösterdi. Bine yakın katılımcı ve 50 bini aşkın ziyaretçiyle Marble İzmir, artık sadece bir ticaret platformu değil; fikirlerin buluştuğu, iş birliklerinin geliştiği ve sektörün geleceğinin şekillendiği güçlü bir buluşma noktası olduğunu bir kez daha kanıtladı. Marble İzmir gerçekten çok güçlü bir fuar ve bu güç sektöre doğrudan yansıyor. Önümüzdeki yıl bu gücü daha da büyüterek sürdürmek istiyoruz. Gelecek yıl için çalışmalara şimdiden başladık" dedi. Nitelikli alıcı vurgusu TÜMMER Yönetim Kurulu Başkanı Hanifi Şimşek ise Marble İzmir’in sektörel açıdan verimli geçtiğini belirterek, organizasyonun hem ulusal hem de uluslararası düzeyde güçlü bir iş birliğiyle yürütüldüğünü söyledi. Şimşek, "Türkiye ile ticaret yapmak isteyen herkes buradaydı. Yoğunluk vardı, ama daha önemlisi nitelikli bir katılım vardı. Aldığımız geri bildirimler de fuarın geçen seneye göre daha iyi geçtiğini gösteriyor. 2027’nin çok daha iyi olacağını düşünüyorum. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Dr. Cemil Tugay’a özellikle teşekkür etmek istiyorum. Fuara çok büyük destek veriyor. Aynı şekilde İZFAŞ Genel Müdürümüz Tuğçe Cumalıoğlu ile çok uyumlu bir çalışma yürütüyoruz. Bu güçlü iş birliği sayesinde fuar her yıl daha da gelişiyor" diye konuştu. Marble İzmir doğal taş için bölgesel bir merkez olmaya devam ediyor İtalya Mermer Makineleri Üreticileri Konfederasyonu ile yapılan iş birliği çerçevesinde fuarda yer alan Konfederasyonun Onursal Başkanı Flavio Marabelli ise, organizasyonun küresel ölçekteki konumuna dikkat çekerek, "Bu fuara en başından beri katılıyorum, hatta fuar şehir merkezindeyken de buradaydım. Bu özel ve harika fuar alanının kuruluşuna tanıklık ettim. Son katılımımdan beş yıl sonra yeniden burada olmak benim için önemli. Dünyada uluslararası durum oldukça karmaşık ancak buna rağmen bu fuarda çok sayıda ziyaretçi gördüm ve Türk şirketlerinin katılımı oldukça başarılı ve memnuniyet vericiydi. Bu, fuarın doğal taş için bölgesel bir merkez olmaya devam ettiğinin göstergesi. Marble İzmir yalnızca Türkiye için değil, farklı coğrafyalar için de önemli bir platform" ifadelerini kullandı. "Türkiye, doğal taş ticareti yapan herkes için merkezi bir nokta" Fuara Hindistan’dan katılan Toshniwal Stones temsilcisi Akhil Toshniwal, Marble İzmir’in doğal taş sektöründeki güçlü konumuna ve uluslararası etkisine dikkat çekerek, "Bu yıl gerçekten çok iyi. Çok farklı ülkelerden çok sayıda insan görüyorum. Özellikle Orta Doğu’dan ve Rusya’dan yoğun katılım var. O kadar yoğunduk ki öğle yemeği yiyecek vaktimiz bile olmadı. Burada olduğumuz ve katıldığımız için çok mutluyuz. Türkiye, doğal taş ticareti yapan herkes için merkezi bir nokta. Çünkü herkes Türk taşıyla çalışıyor. Her yıl yeni mermerler ve yeni taşlar görüyoruz. Bu işi yapan herkesin Türkiye’ye, bu fuara gelmesi gerekir" dedi. "Marble İzmir bizim için vazgeçilmez bir buluşma noktası" Aslanlar Mermer temsilcisi Deniz Fazlılar, fuarın hem ticari hem de marka değeri açısından önemini vurgulayarak, "İzmir firması olduğumuz için burada olmak bize ayrı bir avantaj sağladı. İzmir Fuarı bizim için hem satış hem prestij hem de tanıtım açısından çok önemli bir nokta. Yaklaşık 15 yıldır katılıyoruz, pandemi dışında her yıl buradayız ve genel olarak çok memnunuz. Bu yıla baktığımızda ziyaretçi sayısından çok niteliğin arttığını düşünüyoruz. Bu yıl gelenler daha net, ne istediğini bilen, daha hızlı karar alabilen ve işi sonuca götürebilen kişilerdi. Bu da özellikle bizim gibi butik çalışan ocaklar ve fabrikalar için büyük bir avantaj oldu" şeklinde konuştu. "23 yıldır Marble İzmir’e geliyoruz" Mısır’dan fuara katılan Alex Tiles&Alex Marmo temsilcisi Yasser Rashed, "23 yıldır Marble İzmir’e geliyoruz. Bizim için burası dünyanın en iyi yerlerinden biri. Bu sektörde çalışan herkes için çok önemli olduğu için biz de her zaman burada olmayı tercih ediyoruz. Fuar, uluslararası ticaret açısından bize ve tüm katılımcılara önemli katkı sağlıyor. Burada çok farklı ülkelerden alıcılarla bir araya geliyoruz. Özellikle Orta Doğu’dan gelen ziyaretçiler için önemli bir buluşma noktası. Türk mermeri ve taş çeşitliliği bizim için çok değerli. Türkiye ve İzmir’in bu zenginliğini görmekten memnunuz. Burada kurduğumuz karşılıklı ilişkiler, ticaretimizi geliştiriyor. Önümüzdeki yıllarda da burada olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. 32. Marble İzmir, 13-16 Nisan 2027 tarihleri arasında gerçekleştirilecek.
23 Nisan 2026 Perşembe - 14:51 18 ülkeden 200’ü aşkın yabancı alıcı işbirliği için Bursa’da Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde KFA Fuarcılık organizasyonuyla düzenlenen Rising City & Yapı ve Yaşam Fuarı, sektör temsilcilerini Bursa Fuar Merkezi’nde bir araya getirirken, fuar kapsamında 18 ülkeden 200’ü aşkın yabancı alıcı da işbirliği için Bursalı firmalarla işbirliği masasında buluştu. Türkiye’nin üretim üssü Bursa, fuarcılıkta ve kongrede marka etkinliklere ev sahipliği yapmaya devam ediyor. İnşaat ve gayrimenkul sektörünü buluşturan Rising City Yapı ve Yaşam Fuarı, Bursa Fuar Merkezi’nde kapılarını açtı. 26 Nisan 2026 tarihine kadar ziyaretçilerini ağırlayacak fuarın açılış töreni, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’ın yanı sıra Vali Yardımcısı Salih Altun, İMSİAD Başkanı Şeref Demir, Mimarlar Odası Bursa Şubesi Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek, BESOB Başkanı Fahrettin Bilgit, BTSO Yönetim Kurulu, meclis ve komite üyeleri, ilçe oda ve borsaların başkanları ile sektör temsilcileri katıldı. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Rising City Yapı ve Yaşam Fuarı’nın Bursa’nın fuarcılık vizyonunu güçlendiren önemli organizasyonlardan biri olduğunu söyledi. Fuarın her geçen sene katılımcı ve metrekare olarak kapasitesini artırdığını dile getiren Başkan Burkay, "Uzun bir aradan sonra geçtiğimiz yıl güzel bir fuara imza atmıştık. Bu sene de geçen yıla göre metrekare ve katılımcı ilgisi arttı. Sektörümüz fuara büyük önem veriyor. Bu bizim için çok değerli" dedi. Kalkınmış ve medeni toplumların en önemli göstergesinin inşa ettiği şehirler olduğunu belirten Başkan Burkay, dünyada yaşanan şartlara rağmen sektörün ciddi potansiyele sahip olduğunu ifade etti. BTSO olarak sektörün potansiyelini artırmak adına önemli organizasyonlar gerçekleştirdiklerini ifade eden Başkan Burkay, fuarda 18 ülkeden 200’ü aşkın nitelikli yabancı alıcıları firmalarla buluşturduklarını söyledi. Türkiye’nin farklı şehirlerinden de ziyaretçileri Bursa’da ağırladıklarını vurgulayan Başkan Burkay, "Sektörümüz 200’ün üzerinde farklı alanı doğrudan etkileyen bir yapıya sahip. Bu sektörde paydaşlarımızın desteğini önemsiyorum. Bizim de Bursa’da akademik odalarla ve sektörel derneklerimizle birlikte yaptığımız çalışmalar şehrimizin önümüzdeki süreçte sadece kalkınma değil, gelişmesinin sağlayacak adımların atılmasını kapsamaktadır" ifadelerini kullandı. Rising City Yapı ve Yaşam Fuarı ile aynı zamanda Bursa Fuar Merkezi’nde Karavan Show Bursa Fuarı’nın da düzenlendiğini belirten Başkan Burkay, her iki fuarın kent için hayırlı olmasını diledi. Vali Yardımcısı Salih Altun, Bursa’nın Türkiye ekonomisine değer katan büyük bir şehir olduğunu belirterek, "Dünyanın farklı coğrafyalarından birçok firmayı Bursa’da ağırlıyoruz. Güzel bir fuara imza atıldığını görüyoruz. Bursa’da görev yaptığım süre içerisinde BTSO’nun liderlik ettiği çok sayıda fuara katıldım. Sadece protokol icabı kurdele kesmek değil, bu fuarlar kente önemli bir değer kattığını görüyorum. Burada da güzel bir sinerji var. Bursa’mız makro ekonomik rakamlardaki başarısını ve liderliğini şehirleşme ile kentleşmede gösterir. Bu konuda kamu ve özel sektör arasında büyük bir uyum var." ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından protokol üyeleri fuarda stant açan firmaları ve kurumları ziyaret etti. Yerli ve yabancı yatırımcıları, sektör profesyonellerini ve nitelikli alıcıları bir araya getiren Rising City Yapı ve Yaşam Fuarı; konut projelerinden yapı teknolojilerine, mimari çözümlerden inşaat malzemelerine kadar geniş bir yelpazede ürün ve hizmetlerin sergilendiği önemli bir platform olma özelliği taşıyor. Bursa Fuar Merkezi’nde İMSİAD ile Mimarlar Odası Bursa Şubesi’nin de iş birliğiyle düzenlenen fuar aynı zamanda yeni iş birliklerinin kurulmasına ve sektörün uluslararası bağlantılarının güçlenmesine katkı sağlıyor.
23 Nisan 2026 Perşembe - 13:43 Gaziantep’in 109 coğrafi işaretli ürünü YÖREX’te gövde gösterisi yaptı Gaziantep’in zengin mutfak kültürü ve coğrafi işaretli ürünleri, Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) desteğiyle düzenlenen Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’te ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) ve Gaziantep Ticaret Odası (GTO) iş birliğinde açılan "Gaziantep Standı", fuarın en yoğun ilgi gören alanlarından biri oldu. Antalya ANFAŞ Fuar Merkezi’nde düzenlenen fuarda; Gaziantep’in 109 coğrafi işaretli ürünü, Avrupa Birliği tescilli lezzetleri ve köklü gastronomi mirası tek çatı altında sergilenirken, düzenlenen tadım etkinlikleri ile ziyaretçilere unutulmaz bir lezzet deneyimi sunuldu. Gün boyunca standı ziyaret eden binlerce misafir, Gaziantep mutfağının eşsiz tatlarıyla buluştu. Gaziantep standında; GTB Meclis Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Arif Seçkin, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Oya Alpay, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Sürdürülebilir Tarım ve Kırsal Kalkınma Daire Başkanı Kenan Seçkin, GTB meclis ve yönetim kurulu üyeleri ile GTO temsilcileri yer aldı. Ziyaretçilere ürünlerin üretim süreçleri, tescil hikâyeleri ve gastronomi değerleri hakkında kapsamlı bilgiler verildi. Standı; Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. M. Zeki Durak, 81 ilden gelen oda ve borsa başkanları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, gazeteciler ve çok sayıda yerli-yabancı ziyaretçi gezdi. "Gaziantep, toprağın hafızasını lezzete dönüştüren bir medeniyettir" GTB Meclis Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, Gaziantep’in coğrafi işaretli ürünlerdeki liderliğine dikkat çekerek, "Gaziantep, sadece üretim yapan bir şehir değil; toprağın bereketini, tarihin izlerini ve medeniyetlerin birikimini lezzete dönüştüren köklü bir kültür merkezidir. Bugün ulaştığımız 109 coğrafi işaretli ürün, bu toprakların hafızasının, emeğinin ve ustalığının tescillenmiş halidir. Coğrafi işaretler; yalnızca bir ürünün adı değil, o ürünün hikâyesidir, kimliğidir, geçmişten geleceğe uzanan bir kültür köprüsüdür. Gaziantep olarak bu alandaki öncülüğümüzü kararlılıkla sürdürüyor, gastronomi gücümüzü her platformda daha görünür kılmaya devam ediyoruz" dedi. "Coğrafi işaretler, bu toprakların emeğini ve değerini koruma altına alıyor" GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı ise borsanın yürüttüğü coğrafi işaret tescil çalışmalar hakkında şu değerlendirmede bulunarak, "Gaziantep Ticaret Borsası olarak bugüne kadar 24 ürünümüzü coğrafi işaretle tescilleyerek bu alanda öncü bir rol üstlendik. Bu ürünlerimizden Antep Lahmacunu ve Antep Fıstık Ezmesini Avrupa Birliği nezdinde de tescilleyerek uluslararası koruma altına aldık. Coğrafi işaretler, üreticinin emeğini koruyan, ürünün katma değerini artıran ve yerel kalkınmayı destekleyen stratejik bir araçtır. Bizler de bu anlayışla, Gaziantep’in tarımsal üretim gücünü ve gastronomi mirasını geleceğe taşımak için çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. YÖREX gibi organizasyonlar ise bu değerlerin tanıtılması, yeni pazarlara açılması ve uluslararası bilinirliğin artırılması açısından son derece kıymetlidir" ifadelerini kullandı. "Gaziantep, gastronomide küresel bir marka" Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Sürdürülebilir Tarım ve Kırsal Kalkınma Daire Başkanı Kenan Seçkin de yaptığı açıklamada Gaziantep’in gastronomide ulaştığı noktaya vurgu yaparak, "Mutfağıyla uluslararası bir marka haline gelen Gaziantep, bugün 109 coğrafi işaretli ürünüyle Türkiye’deki liderliğini sürdürmektedir. Araban Sarımsağı, Antep Baklavası, Menengiç Kahvesi, Antep Fıstık Ezmesi ve Gaziantep Lahmacunu’nun Avrupa Birliği nezdinde tescillenmesi, bu başarıyı uluslararası düzeye taşımıştır. Katma değeri ve istihdamı artırmak amacıyla; Gaziantep Büyükşehir Belediyesi olarak ilgili kurumlar ve sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte yeni ürünlerin tesciline yönelik çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Oğuzeli Nar Ekşisi, Antep Muskası, Antep Bulguru, Nizip Nanesi ve Nizip Mızar Havucu için Avrupa Birliği tescil süreçleri devam etmektedir. Amacımız; bu topraklara ait değerleri koruyarak gelecek kuşaklara aktarmak ve Gaziantep’in gastronomi gücünü küresel ölçekte daha da görünür kılmaktır" diye konuştu.
Geleceğin Türkiye’si için Okan Hocaoğlu güvenli konutların önemine dikkati çekti
28 Kasım 2025 Cuma - 11:32 Geleceğin Türkiye’si için Okan Hocaoğlu güvenli konutların önemine dikkati çekti Bartın Üniversitesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen Uluslararası Ar-Ge Proje Pazarı’nda, üniversitenin mezunlarından olan Yüksek İnşaat ve Makine Mühendisi Okan Hocaoğlu, Japon deprem teknolojilerinden ilhamla geliştirdikleri ‘Japon Konutları’ projesini öğrenciler ve katılımcı firmalar ile paylaştı. Hocaoğlu, "Hedefimiz, Türkiye’de depremde sıfır hasarlı konutlar üretmek ve bir daha aynı acıları yaşamamak" dedi. Bartın Üniversitesi’nde geleneksel olarak düzenlenen 8’inci Uluslararası Ar-Ge Proje Pazarı etkinliğinde katılımcı firmalar arasında Aselsan, Havelsan, Tübitak, Roketsan, Türk Havacılık Uzay Sanayi ile birlikte inşaat teknolojilerinde öne çıkan Japon Konutları da yerini aldı. Üniversitenin mezunlarından Japon Konutları CEO’su Yüksek İnşaat ve Makine Mühendisi Okan Hocaoğlu, geliştirdikleri ileri teknolojili konut projelerini anlattı. Hocaoğlu, hem eğitim hem iş hayatı tecrübelerini öğrencilerle paylaşarak, deprem güvenliği konusunda önemli mesajlar verdi. Hocaoğlu, dört yılda dört lisans bölümü bitirdiğini belirterek bu çok yönlü eğitimi, aile şirketlerini uluslararası ölçekte rekabet edebilir hale getirmek için planladığını vurguladı. Japon deprem teknolojilerinden ilham Hocaoğlu, 6 Şubat Kahramanmaraş depreminin kendileri için bir kırılma noktası olduğunu söyledi. Depremde kaybedilen canların ardından Japonya’yı incelemeye başladıklarını belirten Hocaoğlu, şu ifadeleri kullandı: "Japonya 1995’teki depremi milat kabul etti. Yalıtım teknolojisini standart haline getirdiler. Bugün 9 büyüklüğünde deprem yaşıyorlar, depremden ölen sayısı bin civarında, esas can kaybı tsunamiden. Biz ise daha düşük büyüklükteki depremlerde bile çok büyük kayıplar veriyoruz. Aradaki fark, depreme bakış açısı ve kullanılan teknoloji." ‘Japon Konutları’ markasıyla geliştirdikleri projelerde, deprem anında zeminin hareketini binadan izole eden sistemler kullandıklarını belirten Hocaoğlu, "Bizim hedefimiz, en şiddetli depremde bile sıfır hasar" dedi. "Deprem, Türkiye için milli güvenlik meselesi" Depremi sadece teknik bir konu değil, milli güvenlik meselesi olarak gördüğünü vurgulayan Hocaoğlu, özellikle beklenen İstanbul depremine dikkat çekti. Hocaoğlu, "Bana göre deprem, özellikle İstanbul depremi, Türkiye için bir milli güvenlik konusudur. İstanbul bütün ülkeye bakar. Bu yüzden konut üretirken sadece ‘yıkılmasın da hasar alsın’ mantığı yetmez, sıfır hasar hedeflemeden bu sorunu çözemeyiz" dedi. Türkiye’de yeni binaların çoğunun DD2 seviyesindeki depreme göre ve "kontrollü hasar" prensibiyle tasarlandığını hatırlatan Hocaoğlu, Japonya’da ise en şiddetli deprem seviyesi olan DD1’de dahi sıfır hasar hedeflendiğini söyledi. Depremzede bir müşterinin sözleri salonda duygusal anlar yaşattı Okan Hocaoğlu, konuşması sırasında depremzede bir müşterisinin sözlerini paylaşınca salonda duygusal anlar yaşandı. Hocaoğlu, "Bir müşteri bana, ‘Okan Bey benim ne kazanacağım parada gözüm var ne başka bir şeyde. Ben bu daireyi sadece rahat uyuyabilmek için almak istiyorum’ dedi. İki gün enkaz altında kalmış, iki çocuğuyla hayatta kalmış ama gece uyuyamıyor. Kapıları açık uyuyor, ‘deprem olursa çocuklarımı alıp kaçayım’ diye. Bence bu insan hayatta ama aslında büyük bir travmayla yaşıyor. Biz bu psikolojinin bir daha yaşanmaması için çalışıyoruz" dedi. Maliyet yüzde 35-40 daha fazla, izolatör kâr konmadan yansıtılıyor İzolatörlü sistemlerin maliyetine de değinen Hocaoğlu, normal bir yapıya göre maliyetin yüzde 35-40 civarında arttığını söyledi. Beton ve demir miktarının iki katına yakın arttığını, izolatör ve özel tasarım sürecinin de maliyete eklendiğini belirtti. Buna rağmen fiyatlandırmada sosyal sorumluluk anlayışıyla hareket ettiklerini vurgulayan Hocaoğlu: "İzolatör ve izolasyon için yaptığımız harcamaları olduğu gibi maliyetine yansıtıyoruz, üzerine kâr koymuyoruz. Bölgenin en pahalı konutları olabilecek nitelikte yapılar inşa ediyoruz ama fiyatları fahiş hale getirmiyoruz. Amacımız, bu güvenli yapıları ulaşılabilir kılmak" dedi. Yeni projelerinde, daha kepçe girmeden dairelerin önemli bir bölümünün satıldığını, bunun da deprem güvenliğine olan ihtiyacın bir göstergesi olduğunu ifade etti. "Her projede küçük, güvenli yaşam köyleri kuruyoruz" Projelerinin sadece teknik güvenlik değil, yaşam kalitesi odaklı olduğunu söyleyen Hocaoğlu, klasik konut mantığından özellikle uzak durduklarını anlattı: "Planlı, güvenli yaşam köyleri kuruyoruz. Sancaktepe 25, Sancaktepe 26, Pendik 27 gibi projelerle, fay hattı üzerinde adım adım ilerleyen bir stratejimiz var. Acelemiz yok ama istikrarımız var." Projelerde dairelerin bir kısmını hiç satmayıp kiraya ayırdıklarını dile getiren Hocaoğlu, böylece sitelerde uzun vadeli kalite ve düzeni korumayı hedeflediklerini söyledi. Bartın Üniversitesi’nden teşekkür Söyleşinin sonunda Bartın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, Okan Hocaoğluna bir teşekkür plaketi takdim etti. Üniversite akademisyenleri, Okan Hocaoğlu’na hem mezun olarak elde ettiği başarılar hem de deprem güvenliği alanında ortaya koyduğu vizyon nedeniyle teşekkür etti. Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği program, soru-cevap bölümüyle sona erdi. Genç mühendis adaylarının özellikle deprem teknolojileri, izolatörlerin yerli üretimi ve maliyetler konusunda ayrıntılı sorular sordu.
Fındık tüccarı fiyatların yükseleceği tarihe dair beklentiyi anlattı
28 Kasım 2025 Cuma - 11:09 Fındık tüccarı fiyatların yükseleceği tarihe dair beklentiyi anlattı Zonguldak’ın Alaplı ilçesinde Kasım ayından bu yana yatay seyreden fındık fiyatlarına ilişkin değerlendirmeler, bölgede faaliyet gösteren tüccarlar arasında farklılık gösterdi. Bazı tüccarlar fiyatların ihracattaki hareketliliğe bağlı olarak şekillendiğini ifade ederken, bazıları ise 2026 Mart ayında yapılacak rekolte tespitinin belirleyici olacağını söyledi. Zonguldak’ın Alaplı’da yaklaşık 40 yıldır fındık ticareti yapan Fındık Tüccarı Burhan Alper, geçtiğimiz ay 330 TL seviyesine kadar çıkan fındığın bu hafta randımanına göre 280-285 TL aralığında işlem gördüğünü aktardı. Alper, piyasada alım yapan büyük firmaların bir süre boyunca beklemede kaldığını, bunun da fiyatlarda durağanlığa yol açtığını söyledi. Son dönemde yeniden alımların başlatılmasıyla birlikte piyasada belli bir dengelenme yaşandığını aktardı. "Yaklaşık bir ay önce şirketler 300 TL seviyesinden alıma geçti. Biz de elimizdeki ürünün bir kısmını sattık, satışlarımız sürüyor. diye konuştu. "Piyasa daha sık aralıklarla bilgilendirilmeli" Alper, büyük alıcı kuruluşların fiyat bildirim aralıklarının etkisine dikkat çekerek, "Aylık fiyat açıklaması yerine daha kısa periyotlarla bilgilendirme yapılırsa piyasadaki belirsizlik azalır. Bu hem üreticiyi hem alıcıyı rahatlatır." değerlendirmesinde bulundu. Doğu Karadeniz’de don, Batı Karadeniz’de kuraklık nedeniyle verim beklentilerinin değiştiğini belirten Alper, bölgedeki satış eğilimine ilişkin şunları söyledi: "Zonguldak bölgesinde fındığın yaklaşık yarısı satıldı, kalan kısmı bekletiliyor. Üretici fiyat 300 TL’nin altına indiği sürece satış yapmak istemiyor. Rekolte yüksek çıkarsa düşüş yaşanabilir; düşük kalırsa tekrar yükseliş görülebilir." Alper, dünya piyasalarında kabuklu fındığın 7,5 dolar, iç fındığın 15 dolar seviyesinde işlem gördüğünü hatırlatarak, artan fiyatların farklı ülkelerde üretimi artırdığını ifade etti. Fındık bahçelerinde zarara yol açan kokarca yoğunluğuna da dikkat çeken Alper, bazı illerde yayılımın arttığını belirterek Tarım ve Orman Bakanlığı’nın bölgesel mücadeleyi güçlü şekilde sürdürmesi gerektiğini söyledi: "Ordu ve Perşembe’de yoğunluk var. Bartın, Çaycuma, Akyazı, Hendek ve Düzce’de görülüyor. Bize doğru yaklaşıyor. Bireysel mücadeleyle çözülmez. Havadan ilaçlama yapılması gerekiyor."
Hepsiburada, 10’uncu Yıl Büyük Final İndirimleri’ni başlattı
28 Kasım 2025 Cuma - 10:59 Hepsiburada, 10’uncu Yıl Büyük Final İndirimleri’ni başlattı E-ticaret platformu Hepsiburada, 10’uncu Yıl Büyük Final İndirimleri’ni başlattığını duyurdu. Hepsiburada, 10’uncu Yıl Büyük Final İndirimleri’ni başlattı. Teknolojiden modaya, kozmetikten ev yaşamına uzanan milyonlarca üründe fırsatlar sunulan dönemde kullanıcılar; peşin fiyatına 12 taksit imkânı, "Daha Ucuzunu Bulursan Farkı İade" ve 81 ilde pazar günü teslimat ile yılın avantajlı alışveriş deneyimini yaşayacak. E-ticaret platformunda indirimlere ilişkin şu açıkla yapıldı: ’’Telefon aksesuarlarında değişen indirimler sunulacak. Kılıf ve ekran koruyucularda, kordon, araç içi tutucu, powerbank ve tablet aksesuarlarında indirim uygulanacak. Kablolu kulaklıklarda, bluetooth kulaklıklarda indirimler geçerli olurken; seçili ürünlerde kupon fırsatları kullanıcılarla buluşacak. Yenilenmiş telefonlarda özel kampanyalar devam ederken, giyilebilir teknoloji ürünlerinde sepette indirim geçerli olacak. Teknoloji tutkunu kullanıcılar, dizüstü bilgisayarlardan monitörlere, yazıcılardan ekran kartlarına, depolama çözümlerinden kulaklık ve mouse gibi aksesuarlara kadar geniş bir yelpazede avantajlı fiyatlarla buluşacak. Seçili laptop modellerinde, oyunculara özel bilgisayar ve ekipmanlarda sepette net indirim sunulurken; notebook çantalarında da cazip fiyatlar geçerli olacak. Kişisel bakım kategorisinde belli miktarlardaki alışverişlere kupon imkanı sağlanacak. Belli bir miktar alışverişe sepette indirim sunulacak. Ayrıca seçili markalarda ‘Sepette 2 alana 2 hediye’ ve ‘Sepette 2’nci ürüne indirim’ kampanyaları devam edecek. Efsane Cuma boyunca kozmetik ürünlerinde indirim, Hepsiburada satıcılı parfümlerde ise indireme ek olarak kupon fırsatları uygulanacak. Seçili markalarda kupon fırsatları sunulurken; rimel, allık ve fondöten gibi temel kozmetik ürünlerde cazip avantajlar geçerli olacak. Beyaz eşya, kurutma makinesi, klima ve kombi kategorilerinin tamamında sepette indirim sunulurken; televizyonda sepette indirim, ses ve görüntü sistemlerinde ise değişen avantajlar uygulanıyor. Seçili ev ve yaşam markalarında sepette indirim geçerli olurken; nevresim, battaniye ve yatak örtüsü gibi ev tekstili ürünlerinde indirim ve özel fiyatlar sunuluyor. Sofra ve mutfak kategorisinde sepette indirim ve ek kupon fırsatlarıyla kullanıcıların alışveriş deneyimi destekleniyor. Giyim, ayakkabı, spor ve outdoor kategorilerindeki seçili markalarda 2’nci ürüne sepette uygulanacak. Çanta kategorisinde ise seçili ürünlerde indirim imkanı, güneş gözlüklerinde sepette indirime ek olarak kupon sunulacak. Bebek arabası, oto koltuğu, park yatak ve ev içi gereçlerde indirimler geçerli olacak. Lisanslı çanta ve mataralarda indirimler, seçili marka anne-çocuk ürünlerinde ise indirime ek olarak kupon sunulacak. Hepsiburada’nın "Girişimci Kadınlara Teknoloji Gücü" programıyla büyüyen kadın üreticilerin seçili ürünleri kampanya boyunca özel fırsatlarla müşterilere sunuluyor. Ev yaşam, moda, kozmetik ve gıda gibi birçok alanda müşteriler fiyat avantajlarıyla alışveriş yapabilecek.
Aydın Büyükşehir Belediyesi Havuz Kafe’de 4 çeşit yemek 75 TL
28 Kasım 2025 Cuma - 10:48 Aydın Büyükşehir Belediyesi Havuz Kafe’de 4 çeşit yemek 75 TL Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından vatandaşlarla buluşturulan Havuz Kafe, hijyen ve kalite standartlarını esas alan hizmet anlayışıyla uygun fiyatlı ürünleri Aydınlıların hizmetine sunmaya devam ediyor. Uzun yıllardır Aydınlıların uğrak noktalarından biri olan Havuz Kafe, emekliler ve öğrenciler başta olmak üzere binlerce vatandaşın ilk tercihi olmayı sürdürüyor. Havuz Kafe’de 4 çeşit yemek 75 Türk lirası, menünün yanında çay ise 1 Türk Lirası karşılığında vatandaşlara sunuluyor. Sosyal belediyecilik projeleri başta olmak üzere Aydınlıların yanında olacak hizmetler üretmeye devam edeceklerini belirten Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, "Proje, yatırım ve çalışmalarımızla hemşehrilerimizin yanında olmaya, hizmetlerimizi vatandaşlarımız ile buluşturmaya devam ediyoruz. Aydınımız için harcadığımız kaynak Aydınlıların bize emanet ettiği vergilerden oluşuyor. Vatandaşlarımızdan topladığımız her kuruş yine onların yararı için geri dönüyor. Çalışmalarımıza devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. "Özlem Başkanımıza teşekkür ediyorum" Başkan Özlem Çerçioğlu’na hizmetlerinden dolayı teşekkür eden Ayten Tunay, "Hastanede işlerim vardı, yemek yapamadım. Bugün, bu yaştan sonra burası bize imdat gibi. Fiyatlar gayet güzel, yemekler gayet güzel. Özlem Hanım’a sağ olsun teşekkür ediyorum" dedi. Havuz Kafe’de aldığı hizmetten memnun olduğunu söyleyen Sündüz Yağcıoğlu, "Çok memnun olduk, fiyatlar çok uygun. Özlem Çerçioğlu’na çok teşekkür ederim, Allah kabul etsin" diye konuştu. "Aydın’a geldiğimde mutlaka Havuz Kafe’ye uğruyorum" Havuz Kafe’de sunulan yemekleri beğenerek yediğini vurgulayan Mustafa Akçan, "Büyükşehir Belediyesi’nden Allah razı olsun, her zaman burayı tercih ediyorum. Özlem Başkanımdan Allah razı olsun, çok teşekkür ederim" dedi. Fiyatların çok cazip olduğunu ifade eden Ali İlhan, "Köyde oturuyorum, Aydın’a geldiğimde mutlaka Havuz Kafe’ye uğruyorum. Özlem Başkan’a çok teşekkür ederim, kendisinden çok memnunuz" ifadelerini kullandı.
Simav TDİOSB yatırım durumu ve 2026 bütçesi değerlendirildi
28 Kasım 2025 Cuma - 10:32 Simav TDİOSB yatırım durumu ve 2026 bütçesi değerlendirildi Simav Jeotermal Kaynaklı Sera Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi (TDİOSB) mevcut durumu, tamamlanan yatırımlar ve 2026 yılı bütçesinin değerlendirilmesi amacıyla toplantı düzenlendi. Program, Kütahya Valiliği Toplantı Salonu’nda Vali Musa Işın’ın başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıya katılan Simav Kaymakamı Bünyamin Karaloğlu ile Simav TDİOSB Müdürü Hasan Göksel Ilgaz, bölgede yürütülen çalışmalar hakkında detaylı bilgi verdi. Jeotermal sondajdan altyapıya tüm süreçler değerlendirildiği toplantıda, Simav TDİOSB’de sürdürülen jeotermal sondaj çalışmalarından altyapı hatlarına, su ve enerji yatırımlarından çevre düzenlemelerine kadar tüm başlıklar ayrıntılı şekilde değerlendirildi. Bölge genelinde 10 noktadaki sondaj çalışmalarının tamamlandığı, 3 yeni kuyunun daha açılmasının planlandığı ifade edildi. Ayrıca atık su ve yağmur suyu hatlarında toplam 7 bin 805 metre borulama, jeotermal iletim hattında ise 7 bin 760 metrelik altyapının tamamlandığı, sera ve sanayi parsellerine yönelik branşman bağlantılarının da hazır hale getirildiği aktarıldı. TDİOSB’nin 2026 yılı bütçesi 664 milyon 180 bin TL Toplantıda, bin 500 metreküplük su deposunun tamamlanarak kullanıma hazır olduğu, soğuk su kuyularında çalışmaların sürdüğü belirtildi. Elektrik altyapısında ana hatlar ve parseller dâhil olmak üzere 53 bin 780 metre XLPE kablo döşendiği, dağıtım merkezlerinin tamamlandığı ve 33 adet hücre montajının gerçekleştirildiği açıklandı. Çevre aydınlatması ve telekom altyapısında ise 4 bin 575 metre aydınlatma kablosu, 110 aydınlatma direği, 9 bin 141 metre telekom borusu döşendiği ve 61 menholün yerleştirildiği bilgisi paylaşıldı. Toplantının sonunda Simav TDİOSB’nin 2026 yatırım bütçesinin 664 milyon 180 bin TL olarak belirlendiği duyuruldu. Kütahya Valisi Musa Işın, Simav’ın jeotermal tarım potansiyelinin her geçen gün güçlendiğini vurgulayarak, çalışmaların titizlikle takip edildiğini ve yatırım süreçlerinin hızla devam edeceğini ifade etti.
Zorlu Enerji’ye Global Banking & Markets’tan iki kategoride ödül
28 Kasım 2025 Cuma - 10:22 Zorlu Enerji’ye Global Banking & Markets’tan iki kategoride ödül Zorlu Enerji, Türkiye enerji sektörünün ilk sürdürülebilirlik bağlantılı tahvil (SLB) ihraçlarından olan 1,1 milyar dolarlık Eurobond işlemiyle Global Banking & Markets Awards 2025’te ‘Yılın Kurumsal Tahvil İhracı’ ve ‘Yılın İşlemi Türkiye’ ödüllerine layık görüldü. Türkiye enerji sektörünün önde gelen şirketlerinden Zorlu Enerji, finansal, operasyonel ve sürdürülebilirlik odaklı stratejilerini ulusal ve uluslararası arenada aldığı ödüllerle öne çıkıyor. Şirket, toplam büyüklüğü 2024 Ekim ayında yaptığı 800 milyon ile başlayarak 1,1 milyar dolara ulaşan tahvil ihracıyla Global Banking & Markets Awards CEE, Central Asia & Türkiye 2025’te iki prestijli kategoride ödül kazandı. Bu işlem, aynı zamanda Türkiye enerji sektöründe gerçekleştirilen ilk Sürdürülebilirlik Bağlantılı Tahvil (SLB) ihraçlarından biri olma özelliğini taşıyor. Yapılan açıklamaya göre, şirketin Ekim 2024’te başarıyla gerçekleştirdiği 800 milyon dolarlık Eurobond ihracı, küresel yatırımcıların yoğun ilgisiyle önce 200 milyon dolar, ardından 2025 yılında 100 milyon dolar artırılarak toplam 1,1 milyar ABD doları büyüklüğe ulaştı. Böylece ihraç, Türkiye’den çıkan en büyük tek dilimli kurumsal tahvil ihracı olarak rekor kırdı. 5,5 yıl vadeli işlem, şirketin refinansman ihtiyacı ve stratejik yatırım planları çerçevesinde önemli bir finansal güçlenme sağladı. Tahvil ihracının gerçekleştirilmesine liderlik eden Zorlu Enerji CEO’su Elif Yener, sermaye piyasalarının gelişimini destekleyen kadın lider olarak özel ödül aldığı törende, tahvil süreci ve ödüllere ilişkin değerlendirmede bulunarak, şunları söyledi: "Global Banking & Markets’tan aldığımız bu iki prestijli ödül, Zorlu Enerji’nin finansal gücünü ve sürdürülebilirlik alanındaki liderliğini uluslararası ölçekte tescillemiş oldu. 1,1 milyar dolara ulaşan bu ihraç, aynı zamanda ülkemizin en büyük tek dilimli kurumsal tahvil ihracı olarak hepimiz için ayrı bir gurur kaynağı. İşlem, finansal esnekliğimizi artıran ve geleceğe yönelik stratejik adımlarımızı destekleyen önemli bir dönüm noktası niteliği taşıyor. Ayrıca; finansal piyasaların gelişimini destekleyen öncü kadın lider kategorisinde de ödüle layık görülmek memnuniyet verici. Bu ödülü enerji sektöründe fırsat eşitliğini ve cinsiyet eşitliğini destekleyen bakış açımızın bir yansıması olarak görüyorum" Sürdürülebilirlik KPI’ları finansman yapısına entegre edildi Yener, şirketin finansman stratejisini 2040 Net Sıfır hedefi doğrultusunda yeniden yapılandırdıklarını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Tahvil yapımızı Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi) prensiplerine uygun hale getirdik. Finansman stratejimizi, Sera Gazı (GHG) emisyon yoğunluğu azaltımı gibi ölçülebilir ve somut sürdürülebilirlik KPI’larına bağladık. İhraç ettiğimiz tahvilin performans göstergeleri arasına yalnızca Kapsam 1 ve 2 emisyonlarını değil, mutlak Kapsam 3 emisyonlarının azaltılmasını da dahil ettik. Bu yaklaşım, tedarikçilerimizden müşterilerimize uzanan tüm değer zincirinde dönüşümü finanse etmek ve yönetmek konusundaki kararlılığımızın güçlü bir yansımasıdır. Küresel yatırımcıların ilgisi, bu sorumlu ve dönüştürücü finansman modeline duyulan güvenin açık bir göstergesidir." Eurobond ihracı, uluslararası yatırımcılarla etkin temas kurulmasını sağlayan geniş bir konsorsiyum aracılığıyla gerçekleştirildi. İşlemde BofA Securities, Emirates NBD Capital, Goldman Sachs International, HSBC ve J.P. Morgan ortak talep toplayıcılar (joint bookrunner) olarak görev aldı.
Workup Girişimcilik Programı’nın 13’üncü dönemi tamamlandı
28 Kasım 2025 Cuma - 10:21 Workup Girişimcilik Programı’nın 13’üncü dönemi tamamlandı Türkiye İş Bankası’nın ana destekçiliğinde 8 yıldır sürdürülen Workup’ın 13’üncü döneminden 16 girişim mezun oldu. Bugüne kadar 75’ten fazla Workup’lı girişim farklı yatırımcılardan 60 milyon ABD Doları’nın üzerinde yatırım aldı. İş Bankası ve Grup şirketleri, programa dâhil olan girişimlerden 80’i ile iş birliği yaptı. Workup Girişimcilik Programı, Türkiye İş Bankası’nın ana destekçiliğinde 2017 yılından bu yana devam ediyor. Programın 13’üncü dönemi, önceki dönemlerden farklı bir yaklaşımla hayata geçirildi. Dikey bağımsız Workup, tarım teknolojileriyle ilgili Workup Agri, oyun teknolojileri alanındaki girişimleri hızlandırmayı amaçlayan Workup Gaming ile sürdürülebilirlik ve sosyal etki odaklı Workup4Future programları tek çatı altında düzenlendi. Tamamlanan 13’üncü dönemin ardından İş Kuleleri Salonu’nda düzenlenen Demo Day etkinliğine, iş dünyası ve girişimcilik ekosistemi temsilcileri, melek yatırımcılar, girişim sermayesi şirketleri ile hızlandırma ve kuluçka programlarının yöneticilerinin yanı sıra İş Bankası ve iştiraklerinin yöneticileri katıldı. Mezun olan girişimcilerden 10’u ölçeklenme yolculuklarını katılımcılarla paylaştı. "Workup başladığından beri 8 yaş aldık ama 18 yaş gençleştik" İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, "Workup’ı ilk hayata geçirdiğimizde asırlık çınar olma yolunda ilerleyen bir kurum olarak, daha yeni kurulmuş girişimlerle yan yana geldiğimizde her iki tarafın da ne gibi kazanımları olabileceğini bilerek yola çıktık. Bu yolculukta İş Bankası olarak çok şey öğrendik. Bu zamana kadar 8 takvim yaşı aldık ama 18 yaş gençleştik. İş Bankası’nda çalışmakla girişimcilik dünyasında çalışmak, girişimci olmak arasındaki çizgiler çok inceldi" dedi. "Girişimcilik dünyasına ayırdığımız fonların büyüklüğü 1 milyar doları geçti" İş Bankası’nın girişimcilik dünyasına ayırdığı fonların büyüklüğünün 1 milyar doları geçtiğine işaret eden Hakan Aran, İş Portföy’den Amsterdam’da kurulan Tibaş Ventures’a, Maxis’ten Silikon Vadisi’ndeki Maxitech’e kadar girişimciliğe yönelik çok sayıda iştirakleri ve fonları bulunduğunu, birden fazla koldan ilerleyerek, müşterilerinden de artık bu fonlara yatırım isteyebilecek noktaya geldiklerini vurguladı. Aran, yatırım yaptıkları girişimlerin gerçek değerinin, bilançolarında görünenin çok üzerinde olduğunu belirterek "İş Bankası’nın 381 milyar TL’ye gelmiş olan özkaynaklarında 425 milyon USD mertebesinde yer tutan bu girişimlerin bugünkü piyasa değeri 1 milyar USD tutarını aşmıştır" diye konuştu. Türkiye’de kısıtlı olan sermaye ve tasarrufları desteklemenin en güzel yolunun bankaların girişim sermayesi yatırım fonları kurmasından geçtiğini söyleyen Aran, "geleneksel yolla şirketlere kredi vererek ekonomik büyümeye sağlanan katkının ekonomide öngörülebilir büyüme patikası oluşturuyor. Girişimcilik dünyasında ise doğru fikir, doğru ekip, doğru proje fonlandığında oluşacak katkının geleneksel yollarla ulaşılamayacak bir boyuta gelebilecek" dedi. Novocycle 12 milyon ABD Doları tutarında yatırım turu tamamladı Yapay Zekâ Fabrikası yürütücülüğündeki programda başvuruların ilk değerlendirmesi Entrapeer’ın yapay zekâ ajanları ve gelişmiş skorlama algoritmaları ile yapıldı. 6 ay süren programda girişimlerin 3’ü ilk satışını yaptı, diğerleri ise ciro bazında ortalama 3 katın üzerinde büyüme kaydetti. Mezun olan girişimlerden Novocycle 12 milyon ABD Doları değerindeki yatırım turunu başarıyla kapattı. İş Bankası ve Grup şirketleri, girişimlerin 8’inin büyüme yolculuğunda müşterisi olarak, kampanya yaparak veya müşterilerinin kullanımına sunarak yer aldı. 75’ten fazla girişime 60 milyon ABD Doları yatırım Girişimlerin hızlanmalarına ve ölçeklenmelerine yardımcı olan Workup, bugüne kadar 17 bini aşkın başvuru aldı. 13’üncü dönemin tamamlanmasıyla Workup mezun sayısı 182’ye ulaştı. Girişimlerin 75’ten fazlası, farklı yatırımcılardan 60 milyon ABD Doları’nın üzerinde yatırım aldı. İş Bankası ve Grup şirketleri programa dahil olan girişimlerden 80’den fazlası ile iş birliği yaptı. Maxis Girişim Sermayesi fonları, bugüne kadar Workup mezunu 18 girişime 5 milyon ABD Doları fon sağladı.