Son Dakika
|
Pitbull saldırısına uğrayan Onur Akay o anları anlattı: "Ölümden döndüm"
Galatasaray ile Fenerbahçe 406. randevuda
Bakanlık harekete geçti! 638 faili meçhul dosya yeniden incelemede
AVM’de dehşet: 3 yaşındaki çocuk parmağını kaybetti
Beyaz Saray, ABD'li heyetin yarın Pakistan'da İran tarafıyla görüşeceğini teyit etti
Erdoğan: "İmalatçı ihracatçılarımızda vergiyi yüzde 9’a indiriyoruz"
26 yıl hapis cezası bulunan kadın, gizli bölmede yakalandı
Spiker Ela Rümeysa Cebeci, ‘ev hapsi’ şartıyla tahliye edildi
Netanyahu, prostat kanseri tedavisi gördüğünü açıkladı
Michael Eneramo hayatını kaybetti
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Inside the Success of Sialkot’s Thriving Leather Hub in Pakistan
Trump: "İran bize bir kağıt parçası verdi, bunun daha iyi olması gerekiyordu"
Netanyahu’dan Lübnan’a yönelik "güçlü saldırı" emri
Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşlarla kafede sohbet etti
İran Dışişleri Bakanı Arakçi, Maskat'ta
Rami Çocuk ve Sanat Bienali kapılarını açtı
Esad'ın istihbarat görevlisi Yousef'in 41 kişiyi infaz ettiği Tadamon, katliamın izlerini taşıyor
İranlı heyet Pakistan’dan ayrıldı
EKONOMİ
Malatya Büyükşehir Belediyesi’nden üreten kadınlara büyük destek
25 Nisan 2026 Cumartesi - 14:55:36
Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Büyükşehir Belediyesi’nin açtığı kurslarda üreten kadınların el emeği göz nuru ürünlerinin hem Kernek Vahap Küçük Külliyesi’nde kurulacak satış ofisinde hem de internet üzerinden satışa sunulacağını, kursa gelen kadınların bu sayede aile bütçelerine katkı sağlanacağını söyledi. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, eşi Sevgi Er ile birlikte Kernek Vahap Küçük Külliyesi Kadın Kültür Sanat ve Spor Merkezini ziyaret etti. Kadınlara yönelik faaliyet gösteren giyim, mefruşat, el sanatları, saç bakım ve tasarım, biçki dikiş kurslarını ziyaret ederek, kursiyerlerle bir araya gelen Başkan Er, Büyükşehir Belediyesi olarak yaptıkları hizmetlerden insanların hoşlanmasının, fayda görmesinin kendilerini mutlu ettiğini belirtti. Kadınlara yönelik kursları artıracaklarını kaydeden Başkan Er, "Kernek Vahap Küçük Külliyesi içerisinde bir satış yeri oluşturuyoruz. Bize böyle bir talep gelmişti. Kadınlarımız "Üretiyoruz, bizim için terapi oluyor, sosyalleşiyoruz ama evimize de katkımız olsun" dediler. Yaptığınız el emeği göz nuru ürünlerin satışı için burada bir yer oluşturuyoruz. Bu ürünler, sizin adınıza satılacak" dedi. Başkan Er, kadınların üretime katılmaları ve aile bütçesine katkı sağlamalarını önemsediklerini ifade ederek, "Kernek Vahap Küçük Külliyesinde satış ofisi kuruyoruz; kadınlarımız el emeği göz nuru ürünlerini burada sergileyecekler. Bu ürünleri onlar adına satacağız. Aynı zamanda online da satış yapılacak ve hesaplarına aktarılacak" şeklinde konuştu. Büyükşehir Belediyesi’nin açtığı kurslardan faydalanarak hem üreten hem de sosyalleşen kursiyerler, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’e teşekkür ederek, "Kurs günlerini iple çekiyoruz. Bizim için terapi oluyor. Allah sizden ve hocalarımızdan razı olsun. Yapılan bu çalışmadan memnunuz" dediler.
25 Nisan 2026 Cumartesi - 14:40
Burhaniye’de 60 yıllık hayal gerçek oluyor
Burhaniye ilçesinde, yaklaşık 60 yıl önce gündeme gelen ve 10 yıl önce yapımına başlanan Reşitköy Barajı, su tutulmaya başlandı. Yaklaşık 49 bin dekar alanı sulayacak olan barajda su tutulmaya başlanması yöre çiftçilerini sevindirdi. Burhaniyelilerin yaklaşık 60 yıldır beklediği Reşit Köy Barajı inşaatı tamamlanırken, su tutulmaya da başlandı. 2015 yılı ek yatırım programına alınan baraj inşaatı tamamlanırken, su kanalarının da yapımına başlandı. Barajda su tutulmaya başlanması çiftçileri de sevindirdi. Barajın, Türkiye’nin önemli zeytin üretim merkezlerinden olan Burhaniye’ de zeytin üretimine de büyük katkı sağlayacağı açıklandı. Baraj sahasını ziyaret eden vatandaşlarda mutluluklarını dile getirdi. Baraj için emeği geçenlere teşekkür eden 62 yaşındaki Hamdi Mengi, "Çocukluğumuzdan beri hep baraj konuşuluyordu. Bugün barajda su tutulmaya başladığını görünce çok sevindik. Burhaniyelilerin 60 yıllık hayali gerçek oluyor. Yöremize çok şey katacağına inanıyorum. Emeği geçenlere teşekkür ediyoruz" dedi. Baraj sahasına ilk kez geldiğini kaydeden Kemal İşi de, "Reşitköy barajının adını çok duydum. Ancak, bu gün barajı ilk kez gördüm. İlçemize ve çiftçilerimize hayırlı olsun" dedi.
25 Nisan 2026 Cumartesi - 14:32
Bakan Uraloğlu: "Son 24 yılda havalimanlarımızın yıllık yolcu kapasitesini 55 milyondan 397,4 milyonun üzerine çıkardık"
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Son 24 yılda havalimanlarımızın yıllık yolcu kapasitesini 55 milyondan 397,4 milyonun üzerine çıkardık. Böylece yıllık kapasitemiz, 26 Avrupa Birliği ülkesinin toplam nüfusundan daha fazla yolcuya hizmet verebilecek düzeye ulaştı" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, son 24 yılda Türkiye’nin sivil havacılık alanında yakaladığı büyümeye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin havalimanı altyapısı, yolcu kapasitesi ve uçuş ağıyla dünya ölçeğinde dikkat çeken bir seviyeye ulaştığını belirtti. "Terminallerin yıllık yolcu kapasitesi 26 ab ülkesinin toplam nüfusunu aştı" Türkiye genelinde havalimanı sayısının son 24 yılda 26’dan 58’e yükseldiğini belirten Uraloğlu, terminal alanlarının da 541 bin metrekareden 4,1 milyon metrekareye ulaştığını söyledi. Uraloğlu, bu doğrultuda havalimanlarının yıllık yolcu kapasitesinin de arttığını dile getirerek "Son 24 yılda havalimanlarımızın yıllık yolcu kapasitesini 55 milyondan 397,4 milyonun üzerine çıkardık. Böylece yıllık kapasitemiz, 26 Avrupa Birliği ülkesinin toplam nüfusundan daha fazla yolcuya hizmet verebilecek düzeye ulaştı" değerlendirmesinde bulundu. "Günlük uçuş sayısı 6 bin 800’ü aştı" Son 24 yılda hizmet verilen yolcu sayısının yaklaşık 34 milyondan 247,1 milyona yükseldiğini kaydeden Uraloğlu, günlük yolcu trafiğinin ise 92 binlerden 677 bin seviyesine ulaştığını belirtti. Uçak trafiğinde de benzer bir sıçrama yaşandığını ifade eden Uraloğlu, "Toplam uçuş sayımız 532 binden 2,5 milyonun üzerine çıktı, günlük uçuş sayısı ise 6 bin 800’ü aştı" bilgisini paylaştı. "Küresel havacılıkta üst sıralara yükseliş" Türkiye’nin havacılıkta sadece kapasite değil, küresel sıralamalarda da önemli bir yükseliş yakaladığını belirten Uraloğlu, "Dünya yolcu trafiğinde 18. sıradan 7. sıraya, Avrupa’da ise 7. sıradan 3. sıraya yükseldik" ifadelerini kullandı. Genişleyen filo ve uçuş ağı Uraloğlu, toplam hava aracı sayısının 626’dan 2 bin 218’e çıktığını, büyük gövdeli uçak sayısının ise 150’den 800’e ulaştığını belirtti. Havayolu koltuk kapasitesinin 25 binlerden 157 binin üzerine çıktığını aktaran Uraloğlu, kargo kapasitesinin de 303 tondan 2 bin 903 tona yükseldiğini söyledi. "Uçuş yolları 80 bin kilometreye yükseldi" Yurt dışı uçuş noktası sayısının 60’tan 356’ya ulaştığını kaydeden Uraloğlu, Türkiye’nin hava ulaştırma anlaşması bulunan ülke sayısının da 81’den 175’e çıktığını belirtti. Uraloğlu, "Hava sahasında tanımlı uçuş yollarımız da yüzde 91 artışla 41 bin 901 kilometreden 80 bin kilometreye yükseldi. Yani, bugün uçaklarımız, dünya üzerinde 80 bin kilometreyi bulan dev bir hava koridoru üzerinden uçuş gerçekleştiriyor" dedi. "Pist uzunluğumuz 241,4 kilometreye ulaştı" Uçak park pozisyonlarının 332’den 1.739’a, seyrüsefer yardımcı cihazlarının ise 215’ten 589’a çıktığını belirten Uraloğlu, "Yaptığımız yatırımlarla 2002 yılında sivil havacılığımıza hizmet veren yaklaşık 149 kilometrelik pist uzunluğuna 92,4 kilometre daha ekledik. Pist uzunluğumuz 241,4 kilometreye ulaştı; bu da Ankara-Çorum arasındaki mesafeye denk geliyor." diye konuştu. Türkiye’nin havacılıkta ulaştığı bu kapasitenin sadece bugünün değil, geleceğin de altyapısını oluşturduğunu vurgulayan Uraloğlu, "Bu büyüme ile ülkemizi küresel hava ulaşım ağının merkezlerinden biri haline getirdik" ifadelerine yer verdi.
25 Nisan 2026 Cumartesi - 14:25
Ayakkabı şikayetleri zirvede: Sinop’ta tüketici başvurularında dikkat çeken artış
Sinop’ta tüketici ile satıcılar arasında yaşanan uyuşmazlıklarda "ayakkabı" ürünleri yine ilk sıraya yerleşti. Mart ayı verileri, hem başvuru sayısında hem de karar süreçlerinde dikkat çeken bir tablo ortaya koydu. Sinop İl Tüketici Hakem Heyeti Başkanlığı’nın 2026 yılı Mart ayı raporuna göre, toplam 2 milyon 91 bin 505 TL’lik uyuşmazlık için 147 başvuru yapıldı. Başvuruların büyük bölümü dijital kanallardan gelirken, yüzde 75,51’inin e-Devlet üzerinden gerçekleştirilmesi dikkat çekti. Bu durum, vatandaşların hak arama süreçlerinde dijital platformlara yöneldiğini bir kez daha ortaya koydu. Tüketici hakem heyetleri, 1995 yılından bu yana yargı dışı çözüm mekanizması olarak faaliyet gösterirken, uyuşmazlıkların hızlı ve düşük maliyetle sonuçlandırılmasına katkı sağlıyor. Aynı zamanda mahkemelerin iş yükünü azaltan önemli bir rol üstleniyor. Mart ayında yapılan başvurularda en fazla şikâyet konusu 14 başvuru ile ayakkabı ürünleri oldu. Onu kredi kartı üyelik ücretleri, perakende ürünler ve giyim sektörü izledi. Elektronik ürünlerden cep telefonuna, abonelik hizmetlerinden mobilyaya kadar birçok alanda tüketici şikâyetlerinin sürdüğü görüldü. Aynı dönemde heyet tarafından toplam 128 karar verildi. Kararlarda da en çok uyuşmazlık yaşanan alan ayakkabı olurken, kıyafet, cep telefonu ve kredi kartı aidatları öne çıkan diğer başlıklar arasında yer aldı. Sektörel bazda bakıldığında ise en fazla kararın verildiği alan perakende ticaret sektörü oldu. Karara bağlanan dosyaların 78’inde tüketiciler lehine, 47’sinde ise tüketiciler aleyhine hüküm verildi. Üç başvuruda ise görevsizlik kararı alındı. Bu tablo, tüketicilerin önemli bir kısmının hakem heyetleri aracılığıyla lehine sonuç elde ettiğini gösterdi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
24 Nisan 2026 Cuma- 11:39
Kütahya iş dünyası ’sürdürülebilirlik’ için bir araya geldi
2
24 Nisan 2026 Cuma- 10:51
İzmir’de kuyumculukta suistimalleri önlemek için ’Mavi Kart’ zorunluluğu getirildi
3
24 Nisan 2026 Cuma- 09:36
Karbasan köyüne yatırım için Avrupa Birliği Yatırım Fonundan yeşil ışık
4
25 Nisan 2026 Cumartesi- 08:34
Burhaniye’de ’Atık Kumaşlara Son’ projesi hayata geçirildi
5
25 Nisan 2026 Cumartesi- 10:33
Araban’da fıstık üreticileri tırtıl’la mücadele çalışması başlattı
26 Kasım 2025 Çarşamba - 09:52
Kuşadası’nda ’Ada Kıyafet Evi’ açıldı
Kuşadası Belediyesi tarafından kentte yaşayan ihtiyaç sahibi ailelerin 3-12 yaş arasındaki çocuklarına ücretsiz yeni giysiler sağlayacak olan ‘Ada Kıyafet Evi’ açıldı. Açılış töreninde konuşan Başkan Ömer Günel, "Özgün bir projeyi yaşama geçirdiğimiz için çok mutluyum. Bize destek olan tüm bağışçılara teşekkür ediyorum" dedi. Kuşadası’nda ihtiyaç sahibi ailelerin 3-12 yaş arasındaki çocuklarına ücretsiz yeni giysiler sağlayacak olan ’Ada Kıyafet Evi’ düzenlenen törenle hizmete girdi. Törene; Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, belediye başkan yardımcıları, meclis üyeleri, CHP Kuşadası İlçe Örgütü Başkanı Mehmet Gürbilek ve parti yöneticileri, Duygu Gül Günel, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve Ada Kıyafet Evi’ne katkıda bulunan bağışçılar katıldı. Başkan Ömer Günel, Marina mevkiindeki KEGEV binasının hemen yanında bulunan Ada Kıyafet Evi’nin açılış kurdelesini kestikten sonra içeriyi dolaştı. Ada Kıyafet Evi’nin özgün bir proje olduğunu belirten Başkan Ömer Günel, "Buradaki kıyafetlerin hepsi yeni tekstil ürünü olduğu için Türkiye’deki benzerlerinden farklı bir proje yaşama geçirdik. Ada Kıyafet Evi’nde ihtiyaç sahibi çocuklarımız giysilerini seçerken birbirlerini görmeyecekler. İnsan onurunu sonuna kadar koruyan, alan elin veren eli görmediği bir projeyi yaşama geçirdik. Bize destek olan tüm bağışçılara ve emeği geçen personelimize teşekkür ediyorum" diye konuştu. Ada Kıyafet Evi’nde çocuklar, tıpkı bir mağazada olduğu gibi kendi beğendikleri 3 parça kıyafeti seçebilecek. Ada Kıyafet Evi’nin sunduğu hizmetten yararlanmak isteyen ihtiyaç sahibi aileler, başvurularını AdaMobil veya kusadasi.bel.tr üzerinden yapabilecek.
26 Kasım 2025 Çarşamba - 09:52
Çayın yeni ürünü ‘Çay çiçeği çayı’ 6 bin TL’den satılıyor
Doğu Karadeniz bölgesinin geçim kaynağı çay yeni ürünü olan ve kilosu 6 bin TL’den satılan ‘Çay çiçeği çayı’ ile dikkat çekiyor. Yaş çay sezonunun sona ermesiyle birlikte çay bitkisinden elde edilen çay çiçeği, çay bitkisinden üretimi sağlanan ek bir ürün olarak öne çıkıyor. 3 sürgün olarak toplanan çaydan yeşil çay, siyah çay, beyaz çay, oolong çayı üretiliyor. Fabrikada işledikten sonra geriye kalan çöpünden mangal kömürü imal ediliyor. Bitkinin bedeninden toplanan tohumundan yeni çay bitkisi için yapılan üretimin yanı sıra yağ üretim çalışmaları ise hız kesmeden devam ediyor. Rize, Trabzon, Artvin ve Giresun’da yetişen çayın ürünleri burada sınırlı kalmıyor. Bölgenin geçim kaynağı olan çay gün geçtikçe yeni ürünleriyle müstahsilin ekonomik gelirini de tazeliyor. Bu bereketli bitki şimdi ise çay çiçeğinden üretilen ‘çay çiçeği çayı’ ile ön plana çıkıyor. Çay Araştırma ve Uygulama Merkezi (ÇAYMER) tarafından üretilerek 50 gramlık ve 100 gramlık paketler halinde piyasaya sürülen çay çiçeği çayı da artık müstahsiller için yeni bir gelir kapısı olma yolunda hızla büyüyor. Henüz üretimi az olan çay çiçeği çayı kilogram başına 6 bin TL’den satılıyor. Çay çiçeği çayının yapılışını anlattı Çay çiçeği çayının yapılış aşamalarını anlatan ÇAYMER Genel Müdürü Teoman Küçükmustafa, çayın antimikrobiyal özelliğinden dolayı tercih edildiğini kaydederek "Çay çiçeği özellikçe yaş çay sezonu bittikten sonra çay bitkisinden aldığımız bir üründür. Biz bu üründen çay çiçeği çayı yapıyoruz. Birkaç aşamadan geçiyor. Toplandıktan sonra ufak bir kurutma işlemi ve ardından fırınlarımızda belli bir derecede belli bir süre ve ölçülerde çay çiçeği çayını elde ediyoruz. Özellikle antimikrobiyal özelliğinden dolayı bu çayı özellikle sindirim sistemine ve bağışıklık sistemine iyi geldiği düşüncesiyle insanların sağlık için içmesi gerektiğini düşünüyoruz" ifadelerini kullandı. 3 sürgün bitti şimdi çay çiçeği hasadı zamanı 3 sürgün olarak toplanan çayın sezonunun kapanmasıyla çay çiçeği hasadına başlandığını ifade eden Küçükmustafa "Kasım ayında 40-45 günlük bir hasat süreci var. Bu süreçte müstahsillerimizden bu ürünü alıp içilebilir hale getiriyoruz. 2025 yılında 50 kilogramlık bir üretim gerçekleştirdik. Tüm paydaşlarımızla birlikte, özel sektör ile ve ÇAYKUR ile birlikte bu çayın tanıtımını yapıp hem üretimde hem de tüketimde daha fazla kitlelere ulaştırmak istiyoruz. Üretim kapasitesini günden güne arttırmak istiyoruz" dedi. 50 ve 100 gramlık paketlerle piyasaya sürüldüğünü kaydeden Küçükmustafa talebe göre toptan satış yapılabildiğini de ifade ederek "Perakende satış fiyatımız şuanda kilogram başına 6 bin TL. Biz bu ürünümüzü 50 gramlık, 100 gramlık ambalajlar halinde piyasaya sürüyoruz fakat isteyen olursa kilogram olarak da satıyoruz" şeklinde konuştu.
26 Kasım 2025 Çarşamba - 09:41
Kokarcanın fındıktaki zararı derinleşiyor
Türkiye’de özellikle Karadeniz Bölgesi’nde her yıl milyar dolarlık ihracat geliri sağlanan fındık başta olmak üzere tarım ürünlerine son yıllarda büyük zarar veren kahverengi kokarcanın, bu sezon fındığa zararı yüzde yüze yaklaştığı belirtildi. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr İsmail Demir, Karadeniz sahil şeridi boyunca hızla yayılan istilacı kokarca böceğinin bölgede özellikle fındık üretiminde büyük kayıplara yol açtığını söyledi. Demir "Yoğunluğun yüksek olduğu bölgelerde zarar oranı yüzde 70-80’e, hatta zaman zaman yüzde 100’e ulaşabilmektedir" dedi. Karadeniz sahil şeridinin iklim koşullarının kokarca için son derece uygun olduğu belirten Prof. Dr İsmail Demir, istilacı böceğin doğal düşmanının Türkiye’de bulunmamasının yayılım hızını daha da artırdığını kaydetti. Kokarcanın geniş bitki çeşitliliğiyle beslenebilmesi de kısa sürede yerleşip çoğalmasını kolaylaştırdığını belirten Demir, denize yakın bölgelerde etkisi artan böceğin, rakım yükseldikçe azaldığı, bazı yüksek kesimlerde ise hiç görülmediğini kaydetti. Böceğin İtalya’da da yaygın göründüğünü kaydeden Demir, "Kokarca, Karadeniz sahil şeridi boyunca denize paralel şekilde yayılım göstermekte ve maalesef sahil şeridimizin uzunluğu nedeniyle çok geniş bir alanda etkili olmaktadır. Böcek, 2017 yılında Batum’dan ülkemize giriş yapmış, aynı dönemde İstanbul’da da tespit edilmiştir; İstanbul’a ise Avrupa’dan ulaşmıştır. Avrupa’da özellikle İtalya’da çok yaygın ve etkilidir ve oradan ülkemize taşınmıştır. Doğu Karadeniz’de ise Batum’da oldukça yoğun ve etkiliydi; Gürcistan üzerinden de bölgemize giriş yapmıştır. Karadeniz sahil şeridi, bu böcek için çok uygun bir iklim sunmaktadır" diye konuştu. "Böceğin doğal düşmanı yoktur" Böceğin doğal düşmanı olmadığını belirten Demir, " Böceğin doğal düşmanı yoktur. Samuray arısı doğal düşmanlarından biri olsa da istilacı türlerde bu tür doğal düşmanlar genellikle arkadan çok sonra geliyor. Bu böceğin doğal düşmanı hâlen ülkemize ulaşmamıştır. Ayrıca beslendiği bitki çeşitliliği çok geniş olduğu için kısa sürede bölgemize yerleşmiş ve hızla yayılmıştır. Bu yayılım nedeniyle özellikle fındıkta büyük bir ekonomik kayıp yaşanmaktadır. Böcek sahil şeridinde çok yoğundur. Rakım 300-500 metreye çıktıkça yoğunluğu ve sayısı belirgin şekilde azalmaktadır. Bu nedenle zararın boyutu da yoğunlukla doğru orantılıdır. Yomra’nın Yokuşlu Mahallesi’ndenim; geçen yıl yaklaşık 300-400 metre rakımdaki bahçemde yiyecek fındık bulamadım. Bu yıl ise yoğunluk geçen yılın 20-30-40 katına çıkmış durumdaydı. Dolayısıyla geçen yıl az da olsa fındık bulamadığım bahçede bu yıl hiç bulamadım. Yoğunluğun yüksek olduğu yerlerde zarar oranı yüzde yüze kadar çıkmaktadır. Rakım yükseldikçe zararın azaldığı görülmektedir. Sebze ve meyvelerde de farklı oranlarda zarar oluşmaktadır. Yoğunluğun yüksek olduğu bölgelerde zarar oranı yüzde 70-80’e, hatta zaman zaman yüzde 100’e ulaşabilmektedir. Bu durum özellikle denize yakın kesimlerde görülmekte; rakım arttıkça yoğunluk azalmakta hatta bazı yüksek bölgelerde hiç görülmemektedir" şeklinde konuştu. Demir, böceğin rakıma bağlı olarak kendine uygun yaşam alanlarını seçtiğini kaydederek "Böcekler, rakıma bağlı olarak kendilerine uygun yaşam alanları seçmektedir. Hem beslendikleri bitkiler hem de sıcaklık-soğukluk gibi çevresel koşullar bu dağılımı belirlemektedir. Bu, böceğin daha yukarılara çıkmayacağı anlamına gelmez; küresel iklim değişikliğinin etkisiyle gelecekte daha yüksek rakımlara da yayılabilir. Bu durum tüm istilacı böcekler için geçerlidir" ifadelerini kullandı.
26 Kasım 2025 Çarşamba - 09:36
Serbest piyasada döviz fiyatları
Dolar 42,4690 liradan, euro ise 49,2260 liradan güne başladı. İstanbul Kapalıçarşı’da 42,4670 liradan alınan dolar 42,4690 liradan, 49,2240 liradan alınan euro ise 49,2260 liradan satılıyor. Son kapanışta dolar 42,42 liradan, euro ise 49,12 liradan satılmıştı.
26 Kasım 2025 Çarşamba - 09:21
Simav İlçe Jandarma Komutanlığı hizmet binasında sona yaklaşıldı
Simav İlçe Jandarma Komutanlığı yeni hizmet binasının inşaatında çalışmaların yüzde 85 oranında tamamlandığı bildirildi. Kaba ve ince inşaat işleri biten, peyzaj ve çevre düzenleme çalışmaları ise devam eden yeni hizmet binasının inşaat alanında incelemelerde bulunan Simav Kaymakamı Bünyamin Karaloğlu, yüklenici firma yetkililerinden ve kontrol mühendislerinden çalışmaların son durumu hakkında bilgi aldı.
26 Kasım 2025 Çarşamba - 08:46
DAP projeleri için protokol imzalandı
Erzincan’da Doğu Anadolu Projesi (DAP) kapsamında desteklenecek 3 proje için protokol imza töreni düzenlendi. Vali Hamza Aydoğdu başkanlığında gerçekleşen törene, Vali Yardımcısı Hüseyin Aydın, DAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı Osman Demirdöğen ve İl Tarım ve Orman Müdürü Alper Koçaker katıldı. Vali Aydoğdu, protokol töreninde yaptığı konuşmada projelerin toplam bütçesinin 13 milyon 790 bin 829 TL olduğunu belirterek, bu tutarın 10 milyon 446 bin 080 TL’lik kısmının DAP tarafından hibe olarak karşılanacağını ifade etti. Üç projenin de Erzincan ve üreticiler için önemli kazanımlar sağlayacağını söyleyen Aydoğdu, hayırlı olmasını diledi. Vali Aydoğdu konuşmasında projelerin detaylarını şu şekilde paylaştı: Erzincan İlinin Buzağı İshallerinden Korunması Projesi Bütçesi 5 milyon 208 bin 332 TL olan ve tamamı hibe kapsamında desteklenen projeyle, Erzincan’ın tüm ilçelerinde 10.000 baş gebe düve aşılanacak, toplam 32.500 doz Rota, Corona ve E. coli aşısı uygulanacak. Çayırlı’da Kaba Yem Açığının Azaltılması Projesi Toplam bütçesi 3 milyon 850 bin TL olan projenin 1 milyon 925 bin TL’si hibe olarak sağlanacak. Çalışma kapsamında 350 üreticiye 10.000 kg sertifikalı yonca tohumu dağıtılacak ve ilçede 2.000 dekar alanda yonca ekimi gerçekleştirilecek. Coğrafi İşaretli Refahiye Balının Üretiminin Artırılması Projesi Bütçesi 4 milyon 732 bin 497 TL olan projenin 3 milyon 312 bin 748 TL’lik bölümü hibe olarak karşılanacak. Proje ile bilgilendirme faaliyetlerinin yanı sıra üreticilere çıta yapımı için makine ve ekipman desteği verilecek. Törende imzalanan projelerin, Erzincan’ın tarım ve hayvancılık potansiyeline önemli katkılar sağlaması bekleniyor. Yetkililer, projelerin ilin üreticilerine hayırlı olması temennisinde bulundu.
25 Kasım 2025 Salı - 21:09
ABD Tarım Bakanlığı: "Türkiye’de yıllık 400-500 bin buzağı ölümü oluyor"
ABD Tarım Bakanlığı (USDA), dünyanın en büyük ikinci canlı hayvan ithalatçısı olan Türkiye’nin, yıllık buzağı kayıplarının yaklaşık 500 bine ulaştığını ve bu rakamın ithal edilen sığır sayısına neredeyse eşit olduğunu açıkladı.
25 Kasım 2025 Salı - 18:54
Edirne’de sütte verim artacak: 52 besiciye erken teşhis cihazı dağıtıldı
Edirne’de süt üretiminde verimliliği artırmak ve hastalıklarla erken mücadeleyi desteklemek amacıyla, yüzde 70 Bakanlık hibesiyle temin edilen 52 adet Mastitis Tespit Cihazı besicilere dağıtıldı. Edirne’de büyükbaş hayvancılıkta verimliliğin artırılması amacıyla mastitis (süt ineklerinde meme iltihabı) hastalığını erken dönemde tespit eden cihaz düzenlenen programla dağıtıldı. Edirne Valisi Yunus Sezer’in katılımıyla Tarım İl Müdürlüğü toplantı salonunda gerçekleştirilen programda, cihazların süt ineklerinde meme iltihabının erken tespitinde önemli bir rol oynadığı vurgulandı. Sezer, teknolojik cihazların üreticilere ciddi avantaj sağlayacağını belirterek cihazları üreticilere teslim etti. Edirne’de süt üretimine teknolojik destek Mastitis Tespit Cihazları sayesinde hastalık oluşmadan önce erken müdahale imkanı sağlanması, süt verim kayıplarının azaltılması, antibiyotik ve tedavi masraflarının düşürülmesi amaçlanıyor. Erken teşhis uygulamalarının yaygınlaşmasıyla hem hayvan sağlığının korunması hem de ekonomik kayıpların önüne geçilmesi hedefleniyor. Mikroorganizmaların özellikle sütte vermiş olduğu zararın hayvanlarda süt sıcaklığının artmasıyla birlikte meme hastalığına sebep olduğunu söyleyen İl Tarım ve Orman Müdürü İslam Köse, erken tespit ile hayvanları meme hastalıklarından kurtarmayı amaçladıklarını belirtti. "Yenilikçi çözümlerle sürümüzdeki verimi arttıracağız" Programda besicileri bilgilendiren Hayvan Sağlığı ve Yetiştiriciliği Şube Müdürü Onur Yalçın Toptaş, "Öncelikle hayvancılığı geliştirme projesinde bu tür inovatif yaklaşımlar verimin takip edilmesine ki, buradaki meme iltihabından dolayı kaynaklanan ve diğer hayvanlara geçen bu bakterilerle beraber sürünün meme sağlığının ve süt veriminin gitmesine yol açıyor. Bu gibi yenilikçi çözümlerle sürümüzdeki verimi arttıracağız ve aynı zamanda sürümüzde koruyucu hekimliği sağlamış olacağız. Aynı zamanda hayvanlara veteriner hekim kontrolünde ilaç kullanılması gerekiyor" ifadelerine yer verdi. Firma Sorumlusu Ender Koç da cihazın faydaları ve kullanımına ilişkin bilgilendirme yaptı. Konuşmaların ardından Vali Yunus Sezer ve Tarım İl Müdürü İslam Köse, üreticilere mastitis tespit cihazını dağıttı.
25 Kasım 2025 Salı - 18:06
Manavgat Belediyesi 2. Halk Lokantası hizmete açıldı
Manavgat Belediyesi tarafından hayata geçirilen 2. Halk Lokantası, törenle hizmete açıldı. Atatürk Kültür Merkezi Meydanı’nın yanında hizmet verecek olan lokanta, özellikle öğrenciler ve dar gelirli vatandaşlar için uygun fiyatlı, sağlıklı ve güvenilir bir yemek alternatifi sunmayı hedefliyor. Açılışa özel olarak vatandaşlara mercimek çorbası, tas kebabı, pirinç pilavı ve irmik helvasından oluşan menü ücretsiz olarak ikram edildi. Manavgat Belediye Başkan Vekili Mehmet Çiçek, lokantanın ilk misafirlerine kendisi yemek servis etti. "Bu proje, kentimizin sosyal dayanışmasını güçlendiren önemli bir adımdır" Açılışta konuşan Manavgat Belediye Başkan Vekili Mehmet Çiçek, 2. Halk Lokantası’nın öğrenciler ve ihtiyaç sahibi vatandaşlar için kritik bir hizmet olduğunu vurguladı. Çiçek, "Kentimizin sosyal dayanışmasını güçlendirecek önemli bir hizmeti, 2. Halk Lokantamızı açıyoruz. Özellikle öğrencilerimizin ucuz ve sağlıklı yemeğe erişebilmesi, ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın da en az bir öğün sıcak yemeğe kavuşabilmesi için bu projeyi hayata geçiriyoruz. Ekonomik şartların ağırlaştığı bu dönemde, öğrencilerimizin sıcak bir öğüne erişebilmesi bizim için bir sosyal belediyecilik görevidir" dedi. "İlk lokantaya yoğun ilgi, ikinci lokantanın açılmasında etkili oldu" Başkan Vekili Çiçek, Manavgat halkının ilk Halk Lokantası’na gösterdiği yoğun ilginin, ikinci lokantanın açılmasında etkili olduğunu ifade ederek, "İlk Halk Lokantasına gösterilen yoğun ilgi, bu projeye duyulan ihtiyacı açıkça göstermiştir. Bugün açılışını yaptığımız ikinci Halk Lokantası, özellikle öğrencilerimizin yoğun olduğu konumuyla ihtiyaca daha geniş kapsamda cevap verecektir" diye konuştu. "Askıda yemek sistemi hayata geçiyor" Başkan Vekili Çiçek, Halk Lokantalarında uygulanacak yeni "askıda yemek" sistemi hakkında da, "Halk Lokantalarımızda uygulamaya hazırladığımız askıda yemek sistemi, dayanışmayı büyüten güçlü bir adım olacak. Bu uygulamaya destek olmak isteyen hemşehrilerimiz; meyve-sebze veya bakliyat gibi ayni destek ya da maddi katkı sunabileceklerdir. Ayrıca diledikleri ölçüde askıda yemek bırakabileceklerdir. Tüm destekler şeffaf bir şekilde kayıt altına alınacak, düzenli olarak raporlanacak ve belediye meclisine sunulacaktır. Her katkı, bir öğrencimizin karnının doymasına, bir ihtiyaç sahibinin sıcak bir öğüne ulaşmasına vesile olacaktır. Bu lokanta, birlik, beraberlik ve dayanışmanın bir simgesidir. Manavgat’ta kimse yalnız değildir, sahipsiz değildir. Bu projede emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkür ederim. 2. Halk Lokantamızın Manavgat’a hayırlı olmasını diliyorum" açıklamasına yer verdi. Açılış törenine, Manavgat Belediye Başkan Vekili Av. Mehmet Çiçek, CHP Antalya İl Başkan Yardımcısı Mehmet Çınar, CHP Manavgat İlçe Başkanı Oykun Başar, CHP Antalya İl Gençlik Kolları Başkanı Onur Kayar, siyasi parti temsilcileri, belediye başkan yardımcıları, belediye meclis üyeleri, muhtarlar, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, oda başkanları, basın mensupları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Hafta içi her gün hizmet verecek Manavgat Belediyesi 2. Halk Lokantası, hafta içi her gün 12.00-14.00 saatleri arasında hizmet verecek. Lokantada 4 çeşit yemek 100 TL, öğrenciler ve Manavgat Kart sahipleri için ise 60 TL olacak.
25 Kasım 2025 Salı - 17:44
Başkan Gülsoy: "Enflasyon sadece ekonomiyi değil, toplumsal refahı tehdit eden unsurların başında geliyor"
Kayseri Ticaret Odası (KTO) Kasım Ayı Meclis Toplantısı’nda konuşan KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, "Enflasyon sadece ekonomiyi değil, toplumsal refahı tehdit eden unsurların başında geliyor" dedi. KTO Meclis Salonu’nda düzenlenen toplantıya KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, yönetim kurulu üyeleri ve oda üyeleri katıldı. Küresel ekonominin uzun süredir görülmeyen düzeyde belirsizlikten geçtiğini söyleyen Başkan Ömer Gülsoy, "Küresel ekonomi uzun süredir görülmemiş düzeyde belirsizliklerin hâkim olduğu bir dönemden geçmektedir. Artan jeopolitik riskler, ticaret savaşları, ekonomik bloklaşmalar, enerji ve gıda arzındaki dalgalanmalar, iklim değişikliğinin yıkıcı etkileri dünya ekonomisini ciddi bir sınavla karşı karşıya bırakmaktadır. Son dönemde ABD’de yeni yönetimin uygulamaya aldığı ticaret ve üretim odaklı korumacı adımlar, global tedarik zincirlerini yeniden şekillendirmeye devam ediyor. Avrupa’da büyüme görünümü zayıf seyrini korurken, Çin ekonomisinde beklenen toparlanmanın gecikmesi de küresel talebi aşağı çekiyor. Tüm bu gelişmeler ışığında, uluslararası kuruluşların güncel tahminleri küresel ekonominin potansiyel üretim seviyesinin altında büyümeye devam edeceğine işaret etmektedir. Bu tablo, önümüzdeki dönemde dünya genelinde yavaşlamanın süreceğini göstermektedir. Böyle bir ortamda hem ülkelerin hem de işletmelerin gelecek planlarını yeni ekonomik gerçekliklere göre yeniden şekillendirmesi kaçınılmaz hâle gelmiştir. İşletmelerimizin maliyet yapılarından üretim süreçlerine; yatırımlarından ürün çeşitliliğine; tedarik zincirlerinden müşteri portföylerine; insan kaynaklarından satış-pazarlama stratejilerine kadar her alanı, yeni konjonktüre uygun şekilde yeniden değerlendirmesi artık zorunluluk hâline gelmiştir. Önümüzdeki dönem; verimliliğe odaklanan, rekabet gücünü artıran, üretkenliği destekleyen ve katma değeri yüksek ürünlere yönelen işletmelerin ayakta kalacağı bir dönem olacaktır" dedi. "Enflasyonla mücadele sahiplenilmesi gereken bir hedef" Başkan Gülsoy, enflasyonun sadece ekonomiyi değil toplumsal ahlak ve refahı tehdit eden unsurların başında geldiğini söyleyerek, "Ülkemize baktığımızda ise; hammadde fiyatlarındaki oynaklık, enerji maliyetleri, finansmana erişim sıkıntısı ve yüksek enflasyon, üretim ve yatırım kararlarını şekillendirmeye devam eden temel başlıklar olarak karşımıza çıkıyor. Orta Vadeli Ekonomik Programın hayata geçirilmesinin ardından geçen süre içerisinde, ekonomi yönetimimizin kararlılıkla sürdürdüğü politikaların etkilerini hep birlikte yakından takip ediyoruz. Bu süreçte programın temel hedefi olan enflasyonla mücadele konusunda önemli adımlar atılırken, makroekonomik istikrarı güçlendirmeye yönelik çalışmalar da devam ediyor. Bu süreçte hemen her meclis konuşmamda siz kıymetli Meclis Üyelerimize; enflasyonla mücadelenin mutlaka sahiplenilmesi gereken bir hedef olduğunu ifade ettim. Çünkü yüksek enflasyon, sadece ekonomik dengeleri bozmuyor, aynı zamanda toplumsal ahlakı, refahı ve gelir adaletini tehdit eden en önemli unsurların başında geliyor. Bugün toplumun her kesimi enflasyonun düşmesini istiyor. Ancak gelinen noktada, enflasyonun kontrol altına alınması için uygulanan politikaların üretim kesiminde belirli maliyetler oluşturduğunu da görüyoruz. Özellikle üretim odaklı iş dünyası, sıkı para politikasının etkilerini güçlü şekilde hissediyor. Bu nedenle KOBİ’lerimizin ayakta kalabilmesi için finansmana erişimin güçlendirilmesi ve faiz oranlarının makul seviyelere inmesi her zamankinden daha büyük önem taşıyor. Ekonomi yönetimimizin kararlılıkla yürüttüğü programın başarısı için; yatırım ortamının iyileştirilmesi, öngörülebilirliğin artırılması ve belirsizlikleri azaltan adımların devamı oldukça değerlidir. Bu noktada hükümetimizin attığı yapısal adımları destekliyoruz. Buna ek olarak, reel sektör üzerindeki yükü hafifletecek tamamlayıcı politikaların da devreye alınmasının süreci daha da güçlendireceğine inanıyoruz. Ülkemizin sürdürülebilir büyüme hedeflerine ulaşabilmesi için ihracatın, yatırımların ve sanayi üretiminin ekonomiye daha güçlü katkı vermesi şarttır. Enflasyonla mücadele sürecinin ise üretim kapasitesini zayıflatmadan, istihdamı ve yatırım iştahını koruyacak dengeli bir çerçevede sürdürülmesi gerektiğini özellikle vurgulamak istiyorum. Bu doğrultuda, enflasyonu düşürme sürecinde ağırlıklı olarak para politikası araçlarına dayalı bir yaklaşımın; ekonomik maliyetlerin sektörler arasında eşit dağılmamasına yol açtığı yönünde sahadan geri bildirimler alıyoruz. Bu nedenle para politikasının, maliye politikaları, yatırım teşvikleri, finansmana erişim mekanizmaları ve verimliliği artıran yapısal reformlarla desteklenmesinin önemli olduğunu düşünüyoruz. Tüm bu politika setinin birlikte ve uyum içinde uygulanması, hem fiyat istikrarına hem de büyümeye katkı sağlayacaktır. Bu kapsamda, Merkez Bankası’nın politika faizinde iki aydır devam ettirdiği düşüş eğilimi iş dünyamız açısından memnuniyet vericidir. Finansman maliyetlerinin azalması; üretim, istihdam ve yatırımın sürdürülebilirliği için kritik öneme sahiptir" ifadelerini kullandı. Enflasyondaki güncellemenin politika faizi sürecini olumsuz etkilememesini temenni ettiklerini söyleyen Gülsoy, "Diğer taraftan, 7 Kasım’da gerçekleştirilen Enflasyon Raporu sunumunda 2025 yıl sonu enflasyon tahmin aralığının yüzde 25-29’dan yüzde 31-33 seviyesine yükseltilmiş olması dikkat çekicidir. Bu güncellemenin, politika faizindeki gevşeme sürecini olumsuz yönde etkilememesini arzu ediyoruz. Çünkü reel sektörün planlama yapabilmesi için finansman imkanlarının öngörülebilir ve istikrarlı olması gerekmektedir. Bu noktada, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin öncülüğünde, Kredi Garanti Fonu ve bankaların iş birliğiyle hayata geçirilen ikinci "Nefes Kredisi" paketinin genişletilmesini oldukça önemli buluyoruz. Gelen yoğun talep üzerine kredi hacminin 25 milyar TL’den 50 milyar TL’ye çıkarılması, sahadaki ihtiyaçların doğru analiz edildiğinin bir göstergesidir. Kredi paketinin genişletilmesi, iş dünyasının taleplerinin karşılık bulduğunu gösteren son derece değerli bir adımdır. Kayseri Ticaret Odası olarak hem ilk paketin devreye alınması hem de ikinci paketin genişletilmesi için yoğun girişimlerde bulunduk. Çok sayıda odamızla birlikte yürüttüğümüz bu çalışmaların sonuç verdiğini görmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Nefes Kredisi özellikle KOBİ’lerimiz için kısa vadede de olsa önemli bir rahatlama sağlayacaktır. Bu süreçte destekleriyle iş dünyamıza güç katan ve taleplerimizi karşılıksız bırakmayan TOBB Başkanımız değerli hemşehrimiz Sayın M. Rifat Hisarcıklıoğlu’na şükranlarımızı sunuyoruz" ifadelerini kullandı. "Karamsar olan üretim yapamaz" Karamsarlığın üretimi olumsuz yönde etkileyeceğini söyleyen Gülsoy, "Özellikle şunu da ifade etmek istiyorum. İçinden geçtiğimiz dönem; tedbirli, planlı, dijitalleşmeye ve verimliliğe odaklanan bir iş yapış modelini zorunlu kılmaktadır. Bizler de iş dünyası olarak hem değişen dünya ekonomisine hem de ülkemizin ekonomik programına uyum sağlayarak güçlü bir şekilde yolumuza devam edeceğiz. Hedefimiz; üreten, ihracat yapan, katma değer oluşturan, istihdamı artıran bir ekonomik yapıyı birlikte büyütmektir. Türkiye’nin güçlü üretim kapasitesi ve dinamik iş gücüyle enflasyonla mücadele sürecinde başarıya ulaşacağına olan güvenimiz tamdır. Oda olarak da ilimizdeki yatırımcılarının yaşadığı sorunların farkında ve bilincindeyiz. Bu konuda elimizden geleni fazlasıyla yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz. Sektörel taleplerimizi her platformda dile getiriyor, üyelerimizin istek ve taleplerini sürekli olarak raporluyor TOBB, ilgili bakanlarımıza, ve kurumlarımıza iletiyoruz. Bu konuda komitelerimizin çalışmaları ve desteği bizim için çok önemli. Hiçbir olumsuz tablo, bizleri karamsarlığa ya da tedbirsizliğe sevk etmemeli. İş insanına karamsarlık yakışmaz. Karamsar olan ne üretebilir ne de ticaret yapabilir. Bizler Türk İş dünyası olarak bu güne kadar birçok zorluğu birlikte aştık. Çünkü bu tecrübeye ve dinamizme sahibiz. Yeter ki kendimize güvenelim. Yeter ki birbirimizi ötekileştirmeyelim. Kamu, özel sektör el ele vererek bu zorlu günleri de atlatırız" diye konuştu. Başkan Gülsoy ayrıca 2025 yılı Kasım ayında kurulan firma sayısını 187, kapanan firma sayısını ise 81 olarak açıkladı.
25 Kasım 2025 Salı - 15:59
Muğla Büyükşehir Belediyesi 2026 bütçesi 34 milyar 370 Milyon TL
Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin ve MUSKİ Genel Müdürlüğü’nün 2026 yılı bütçesi toplamı 34 milyar 370 milyon TL olarak belirlenip oy birliğiyle kabul edildi. Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın başkanlığında toplanan Büyükşehir Belediye Meclisinde bütçe görüşmeleri gerçekleştirildi ve teklif meclis üyelerinin ortak kararıyla onaylandı. Buna göre, Muğla Büyükşehir Belediyesi Bütçesi’nin 2026 yılı bütçesi 19 Milyar 972 Milyon TL, MUSKİ Genel Müdürlüğü Bütçesi ise 14 Milyar 398 Milyon 671 Bin TL olmak üzere toplam Muğla büyükşehir Belediyesi’nin 2026 yılı bütçesi 34 milyar 370 milyon TL olarak belirlendi.
25 Kasım 2025 Salı - 15:55
İş Bankası ve OSBÜK ile İkiz Dönüşüm Buluşmaları’nın 4’üncüsü gerçekleştirildi
Dijital ve yeşil dönüşümün ülke genelindeki OSB’lere yayılmasını desteklemek üzere İş Bankası ve Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu iş birliği ile başlatılan ’OSB’lerde İkiz Dönüşüm Buluşmaları’nın 4’üncüsü Ankara’da gerçekleştirildi. Türkiye ekonomisinin belkemiğini oluşturan KOBİ’lerin dijital yetkinliklerini geliştirerek sürdürülebilirliği merkeze alan üretim modellerine geçiş yapabilmesi, işletmeler kadar ülke ekonomisinin uzun vadeli kalkınması ve rekabet gücünün korunması açısından da önem taşıyor. İş Bankası bu yaklaşımla geçtiğimiz yıl Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) ile bir protokol imzalayarak ‘OSB’lerde İkiz Dönüşüm Buluşmaları’nı başlattı. Konya, Gaziantep ve İzmir’in ardından bu defa Ankara’da, KOBİ’ler dijital ve yeşil dönüşüm gündemiyle bir araya geldi. "100 KOBİ’nin İkiz Dönüşümü Yolculuğu projemizle dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve teknolojiyi birleştiren güçlü bir ekosistem inşa ettik." Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz, etkinlikte yaptığı konuşmada, Ankara’nın üretim, ihracat ve teknoloji üssü konumunda olduğunu ve 100 KOBİ’nin İkiz Dönüşüm Yolculuğu projesinde yer alan KOBİ’lerden 12’sinin Ankara’dan katılım gösterdiğini belirtti. İkiz dönüşümün, sadece bir zorunluluk değil; aynı zamanda ülkemizin rekabet gücünü artıracak stratejik bir fırsat olduğuna vurgu yapan Sezgin Yılmaz; sözlerini şöyle sürdürdü: "Üretim ve istihdam oluşturan sektörleri destekleyerek, Türkiye’nin sürdürülebilir büyümesine katkı sunmayı önemsiyoruz. Geçtiğimiz yıl, Bankamızın 100. Yılı vesilesiyle hayata geçirdiğimiz 100 KOBİ’nin İkiz Dönüşüm Yolculuğu projemiz ile Türkiye’nin 6 bölgesinde, 12 farklı sektörde faaliyet gösteren 100 KOBİ’nin dönüşümüne ivme kazandırdık. Projemizle dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve teknolojiyi birleştiren bir ekosistem inşa ettik. Ayrıca OSBÜK ile imzaladığımız protokol doğrultusunda oluşturduğumuz OSB Finansman Paketi ile bugüne kadar yaklaşık 2 bin 250 işletmeye toplam 37 milyar TL tutarında nakdi ve gayri nakdi kredi desteği sağladık. Bu desteklerle sanayicilerimizin; karbon ayak izlerini azaltacak, enerji verimliliğini artıracak ve dijitalleşme süreçlerini hızlandıracak yatırımlar gerçekleştirmelerine katkıda bulunduk. Böylece sadece finansman değil; aynı zamanda sürdürülebilir, verimli ve rekabetçi bir üretim modeline geçişi de desteklemiş olduk" dedi. "OSB’lerde ikiz dönüşüm buluşmaları, OSB’lerimizin dönüşüm yolculuğunda stratejik bir rol üstleniyor" Türk sanayisinin lokomotifi organize sanayi bölgelerinde istihdam, ihracat, AR-GE harcamaları ve ciro gibi pek çok başlıkta artışların yaşanmaya devam ettiğini ifade eden OSBÜK Yönetim Kurulu Üyesi Gül Akyürek Balta, OSBÜK’ün de her alanda organize sanayi bölgelerini desteklemeye ve çalışmalarına rehber olmaya devam ettiğini söyledi. Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK)’nun karbon nötr OSB hedefi ile organize sanayi bölgelerinin iş süreçlerinin dijitalleşmesine yönelik çalışmalarını aralıksız sürdürdüğünü vurgulayan Balta, "OSB’lerde İkiz Dönüşüm Buluşmaları çalışmalarımızın en önemli başlıklarından bir tanesidir. Geçtiğimiz yıl Konya’dan başlattığımız buluşmalar, Gaziantep ve İzmir gibi ülkemizin üreten şehirlerinde devam etti. Dördüncüsünü Ankara’da gerçekleştirdiğimiz buluşmalarla, organize sanayi bölgelerimizdeki ikiz dönüşüm sürecinin hız kesmeden devam etmesini, işletmelerimizin geleceğe güvenle hazırlanmasına katkılar veriyoruz. Bu anlamda OSB’lerde İkiz Dönüşüm Buluşmaları, OSB’lerimizin dönüşüm yolculuğunda stratejik bir rol üstleniyor" diye konuştu. Panel oturumları Etkinlik, açılış konuşmalarının ardından dijital ve yeşil dönüşümün birlikte ele alındığı "Dönüşüm Zamanı: Yeşil ve Dijital Gelecek" paneline MEXT Satış ve Pazarlama Grup Direktörü Barış Arıkan, KOSGEB Başkan Yardımcısı Melih Gökgöz ve UDEA Elektronik Sanayi ve Ticaret A.Ş. Genel Müdürü H. Ober Saygılı’nın katılımlarıyla sona erdi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder