Son Dakika
|
Pitbull saldırısına uğrayan Onur Akay o anları anlattı: "Ölümden döndüm"
Galatasaray ile Fenerbahçe 406. randevuda
Bakanlık harekete geçti! 638 faili meçhul dosya yeniden incelemede
AVM’de dehşet: 3 yaşındaki çocuk parmağını kaybetti
Beyaz Saray, ABD'li heyetin yarın Pakistan'da İran tarafıyla görüşeceğini teyit etti
Erdoğan: "İmalatçı ihracatçılarımızda vergiyi yüzde 9’a indiriyoruz"
26 yıl hapis cezası bulunan kadın, gizli bölmede yakalandı
Spiker Ela Rümeysa Cebeci, ‘ev hapsi’ şartıyla tahliye edildi
Netanyahu, prostat kanseri tedavisi gördüğünü açıkladı
Michael Eneramo hayatını kaybetti
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Inside the Success of Sialkot’s Thriving Leather Hub in Pakistan
Trump, saldırganın fotoğrafını yayınladı
Netanyahu’dan Lübnan’a yönelik "güçlü saldırı" emri
Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşlarla kafede sohbet etti
İran Dışişleri Bakanı Arakçi, Maskat'ta
Rami Çocuk ve Sanat Bienali kapılarını açtı
Esad'ın istihbarat görevlisi Yousef'in 41 kişiyi infaz ettiği Tadamon, katliamın izlerini taşıyor
İranlı heyet Pakistan’dan ayrıldı
EKONOMİ
Çeşme sakızı ile Fransız koçunu birleştirdi, verimi katladı
26 Nisan 2026 Pazar - 10:26:13
Denizli’nin Pamukkale ilçesinde büyükbaş hayvancılığı bırakarak küçükbaş üretime yönelen iki kardeş, farklı ırkları melezleyerek et veriminde yüksek başarı sağladı. Pınarkent Mahallesi’nde hayvancılık yapan Atilla ve Cemil Doğan, Çeşme sakız koyunu ile etçil "Ile de France" koçunu çiftleştirerek verimi katladı. Hobi amaçlı başladıkları üretimde kısa sürede sürüsünü büyüten Doğan kardeşler, süt verimi yüksek olan sakız koyunlarını, et verimiyle bilinen Fransız menşeli ’Ile de France’ koçlarıyla birleştirdi. Yapılan melezleme sonucunda dördüz ve beşiz doğum oranlarında artış yaşanırken, kuzuların gelişim hızı ve karkas ağırlığı üreticilerin yüzünü güldürdü. Bir yılda iki turda yüksek kuzu verimi Üretim sürecine ilişkin bilgi veren 47 yaşındaki Atilla Doğan, sakız koyununun süt veriminden memnun olduklarını ancak et randımanını artırmak için böyle bir yöntem izlediklerini belirtti. Doğan, "Sakız koyunlarını Ile de France koçuyla çiftleştirdik ve çok güzel sonuçlar aldık. İlk turda 43 koyundan 112, ikinci turda ise 53 koyundan 138 kuzu aldık. Doğum verimi oldukça yüksek" dedi. Kurbanlık olarak satışa çıkardılar Elde edilen melez kuzuların et veriminin yüksek düzeyde olduğunu vurgulayan Doğan, şu bilgileri paylaştı: "Kuzularımız 120 günlük olduklarında 38-40 kilogram ağırlıklara ulaşıyor. İkiz ve üçüz doğanlarda ise canlı ağırlık 65 kilogramı bulabiliyor. Hem çoklu doğum avantajını hem de et kalitesini aynı anda yakaladık. Şu an ekim ve kasım doğumlu olan kuzularımızı piyasanın altında fiyatlarla kurbanlık olarak satışa sunduk."
26 Nisan 2026 Pazar - 10:25
Hürmüz krizi, otel terliği üreticilerini de vurdu
Hürmüz Boğazı’nda yaşanan krizle birlikte petrol fiyatlarındaki dalgalanma, Gümüşhane’deki küçük ölçekli otel terliği üreticilerini de etkiledi. ABD, İsrail ve İran arasında yaşanan savaşın ardından Hürmüz Boğazı’nda ortaya çıkan sorunlar, petrol ve petrol türevi ürünlerin fiyatlarında artışa neden oldu. Ham maddesi büyük oranda petrol bazlı olan otel terliklerinde ise bu durum maliyetleri doğrudan etkiledi. Gümüşhane İŞGEM’de otel terliği üretimi yapan Melisa Okçu ve babası Bülent Okçu, yaşanan gelişmelerin küçük bir atölyeyi dahi etkilediğini söyledi. Artan maliyetlere rağmen rekabet nedeniyle fiyatlara aynı oranda zam yapamadıklarını ifade eden Okçu ailesi, bu durumun kendilerini zorladığını söyledi. Küresel ölçekte yaşanan bir krizin yereldeki küçük işletmelere kadar uzandığını dile getiren üreticiler, belirsizliğin devam etmesinden endişe ettiklerini kaydetti. "Ham madde fiyatları yüzde 70 oranında artış gösterdi" Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gelişmeler nedeniyle ham madde fiyatlarının arttığını ifade eden Melisa Okçu, "Yakınlarım vasıtası ile bu işe girdim ve daha sonra kendi makinemi alarak bu sektöre adım attım. Ürettiğimiz otel terlikleri Türkiye’de daha yeni yeni yayılıyor. Şu an otellere hizmet veriyoruz. İstanbul, Denizli ve Karadeniz illerine gönderim gerçekleştiriyoruz. 1 yıldır bu işin içerisindeyiz ve bu bizim ilk sezonumuz. Hürmüz Boğazı’nda yaşanan olaylar nedeniyle ülkemizdeki petrol fiyatlarındaki artış ve savaş nedeniyle ülkemize turist gelmemesi sektörümüzü etkiledi. Ham maddemiz yüzde 60-70 civarında arttı. Ham madde almaktan zorlandık, bazen üretimimiz durdu ve şu anda talep de yok. Otellerin açılma sezonuydu normalde fakat açılmıyorlar, turist gelmiyor. Ham madde fiyatlarındaki artıştan dolayı biz de ürünlerimizin fiyatını arttırdık bu da müşteriyi etkiledi" dedi. "Savaştan önceki maliyetlerle bugün arasında ciddi fark var" Küçük bir işletme olmalarına rağmen savaşın kendilerini bile etkilediğini dile getiren Bülent Okçu, "Savaştan önceki maliyetlerle şu an ki maliyetler arasında yüzde 70 civarında bir oynama oldu. Bizim sektörümüz de tamamen petrol ürünlerine dayalı olduğu için etkisini gördük. Hürmüz Boğazı’nın kapanması, ham madde girişinin azalması bizi etkiledi. Fabrikaların bazılarında satışlar durdu, sipariş de alamıyorlar çünkü sorun hala çözülmedi. Terlik üretimi yapıyoruz biz, kumaş olarak tera kumaşı kullanıyoruz kilogramını savaştan önce 1 dolar 65 sente alabiliyorduk ama şimdi 2 buçuk dolar oldu. Araya koyduğumuz şiltenin metresinde de yine aynı şekilde bir artış oldu. Bu savaş dünyanın bir sorunu ancak biz burada küçük bir işletmeyiz, bizi bile etkiliyorsa diğer sektörleri düşünemiyorum" diye konuştu.
26 Nisan 2026 Pazar - 10:17
Çeşme sakızı ile Fransız koçunu birleştirdi, verimi katladı
Denizli’nin Pamukkale ilçesinde büyükbaş hayvancılığı bırakarak küçükbaş üretime yönelen iki kardeş, farklı ırkları melezleyerek et veriminde yüksek başarı sağladı. Pınarkent Mahallesi’nde hayvancılık yapan Atilla ve Cemil Doğan, Çeşme sakızı koyunu ile etçil "Ile de France" koçunu çiftleştirerek verimi katladı. Hobi amaçlı başladıkları üretimde kısa sürede sürüsünü büyüten Doğan kardeşler, süt verimi yüksek olan sakız koyunlarını, et verimiyle bilinen Fransız menşeli ile de France koçlarıyla birleştirdi. Yapılan melezleme sonucunda dördüz ve beşiz doğum oranlarında artış yaşanırken, kuzuların gelişim hızı ve karkas ağırlığı üreticilerin yüzünü güldürdü. Bir yılda iki turda yüksek kuzu verimi Üretim sürecine ilişkin bilgi veren 47 yaşındaki Atilla Doğan, sakız koyununun süt veriminden memnun olduklarını ancak et randımanını artırmak için böyle bir yöntem izlediklerini belirtti. Doğan, "Sakız koyunlarını Ile de France koçuyla çiftleştirdik ve çok güzel sonuçlar aldık. İlk turda 43 koyundan 112, ikinci turda ise 53 koyundan 138 kuzu aldık. Doğum verimi oldukça yüksek." dedi. Kurbanlık olarak satışa çıkardılar Elde edilen melez kuzuların et veriminin yüksek düzeyde olduğunu vurgulayan Doğan, şu bilgileri paylaştı: "Kuzularımız 120 günlük olduklarında 38-40 kilogram ağırlıklara ulaşıyor. İkiz ve üçüz doğanlarda ise canlı ağırlık 65 kilogramı bulabiliyor. Hem çoklu doğum avantajını hem de et kalitesini aynı anda yakaladık. Şu an ekim ve kasım doğumlu olan kuzularımızı piyasanın altında fiyatlarla kurbanlık olarak satışa sunduk."
25 Nisan 2026 Cumartesi - 14:55
Malatya Büyükşehir Belediyesi’nden üreten kadınlara büyük destek
Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Büyükşehir Belediyesi’nin açtığı kurslarda üreten kadınların el emeği göz nuru ürünlerinin hem Kernek Vahap Küçük Külliyesi’nde kurulacak satış ofisinde hem de internet üzerinden satışa sunulacağını, kursa gelen kadınların bu sayede aile bütçelerine katkı sağlanacağını söyledi. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, eşi Sevgi Er ile birlikte Kernek Vahap Küçük Külliyesi Kadın Kültür Sanat ve Spor Merkezini ziyaret etti. Kadınlara yönelik faaliyet gösteren giyim, mefruşat, el sanatları, saç bakım ve tasarım, biçki dikiş kurslarını ziyaret ederek, kursiyerlerle bir araya gelen Başkan Er, Büyükşehir Belediyesi olarak yaptıkları hizmetlerden insanların hoşlanmasının, fayda görmesinin kendilerini mutlu ettiğini belirtti. Kadınlara yönelik kursları artıracaklarını kaydeden Başkan Er, "Kernek Vahap Küçük Külliyesi içerisinde bir satış yeri oluşturuyoruz. Bize böyle bir talep gelmişti. Kadınlarımız "Üretiyoruz, bizim için terapi oluyor, sosyalleşiyoruz ama evimize de katkımız olsun" dediler. Yaptığınız el emeği göz nuru ürünlerin satışı için burada bir yer oluşturuyoruz. Bu ürünler, sizin adınıza satılacak" dedi. Başkan Er, kadınların üretime katılmaları ve aile bütçesine katkı sağlamalarını önemsediklerini ifade ederek, "Kernek Vahap Küçük Külliyesinde satış ofisi kuruyoruz; kadınlarımız el emeği göz nuru ürünlerini burada sergileyecekler. Bu ürünleri onlar adına satacağız. Aynı zamanda online da satış yapılacak ve hesaplarına aktarılacak" şeklinde konuştu. Büyükşehir Belediyesi’nin açtığı kurslardan faydalanarak hem üreten hem de sosyalleşen kursiyerler, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’e teşekkür ederek, "Kurs günlerini iple çekiyoruz. Bizim için terapi oluyor. Allah sizden ve hocalarımızdan razı olsun. Yapılan bu çalışmadan memnunuz" dediler.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
24 Nisan 2026 Cuma- 11:39
Kütahya iş dünyası ’sürdürülebilirlik’ için bir araya geldi
2
24 Nisan 2026 Cuma- 10:51
İzmir’de kuyumculukta suistimalleri önlemek için ’Mavi Kart’ zorunluluğu getirildi
3
24 Nisan 2026 Cuma- 09:36
Karbasan köyüne yatırım için Avrupa Birliği Yatırım Fonundan yeşil ışık
4
25 Nisan 2026 Cumartesi- 08:34
Burhaniye’de ’Atık Kumaşlara Son’ projesi hayata geçirildi
5
25 Nisan 2026 Cumartesi- 10:33
Araban’da fıstık üreticileri tırtıl’la mücadele çalışması başlattı
25 Kasım 2025 Salı - 09:23
Trabzon’dan dünyaya can salı ihracatı
Denizcilik sektöründe gemi kazalarında can kurtaran ve gemi filikalarının yetersiz kaldığı durumlarda ikinci kurtarma aracı olarak kullanılan can salı, Trabzon’da tamamen yerli imkânlarla üretilerek, çok sayıda ülkeye ihraç ediliyor. Beşikdüzü ilçesindeki Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren Akana Deniz Teknolojileri, Türkiye’nin ilk yerli can salı tesisi olmasının yanı sıra can salı ile birlikte acil durum gıdası ve acil durum suyunu aynı çatı altında üreten dünyadaki tek firma konumunda bulunuyor. Şirket sahibi Uğur Şahintürk, 1988 yılında başladığı denizcilik sektöründeki birikimini 2015’te üretim sürecine taşıyarak bugün alanında önemli işlere imza atan önemli bir firma halinde geldiklerini söyledi. Şahintürk, özellikle ani gemi batma durumlarında kendiliğinden açılarak denizde şişen can salının gemilerde hayati önemi olduğunu vurguladı. Uğur Şahintürk, "Bir can salının üretimi yaklaşık 2 gün sürüyor. En önemli özelliklerinden biri de gemi filikaları yetersiz kaldığında ikinci bir kurtarma aracı olarak devreye girmesi. Batmakta olan bir gemide mürettebat düşünmeye vakit bulamadan can salı kendiliğinden açılıyor ve personel ile birlikte diğer yolcular kurtuluyor" dedi. "Acil durum gıdası, acil durum suyu ve can salını tek çatı altında üreten dünyada tek firmayız" Fabrikanın yüzde 75’inin kadın çalışanlardan oluştuğunu belirten Şahintürk, can salının içinde bulunan ilk yardım seti, acil durum gıdası ve suyun da tamamen Trabzon’da üretildiğini ifade ederek, "Şu anda 7-8 ülkeye ihracat yapıyoruz. Aynı zamanda acil durum gıdası ve acil durum suyu da ihraç ediyoruz. Üretim yapmak ülkemizde zor, fakat spesifik işler yapmak gerçekten çok zor. Bizim için en önemlisi de bunu Türkiye Cumhuriyeti’nde sadece bizim yapmış olmamız. Aynı zamanda acil durum gıdası, acil durum suyu ve can salını tek çatı altında üreten dünyada tek firmayız" diye konuştu. Şahintürk, "Biz burada üretim yapıyoruz ve önemli bir şey yapıyoruz. Devletin üst kademe yetkililerinin burayı gelip görmelerini, bize destek olmalarını istiyoruz. Devlet büyüklerimizin bu tür spesifik işlere çok büyük önem göstermesi gerektiğini düşünüyorum" ifadelerini kullandı.
25 Kasım 2025 Salı - 09:21
Büyük Usta & Serfressh’in cam şişe şalgamlarına yoğun talep
Ülkemizde son yıllarda çevre bilincinin artmasıyla birlikte Büyük Usta & Serfressh Şalgam’ın cam şişelerde sunduğu şalgama yoğun bir talep yaşandığı bildirildi. Adana’nın coğrafi işaretle tescilli lezzeti şalgam, tüm Türkiye’de severek tüketilen bir içecek haline geldi. Büyük Usta & Serfressh, tüm Türkiye’deki marketlerde genelde plastik şişelerde satılan Adana Şalgamı’nı uzun yıllardır cam şişelerde de yaptığı belirtildi. Yurt genelinde son yıllarda çevre bilincinin artmasıyla birlikte cam şişeli şalgama da yoğun bir talep yaşandığı ifade edildi. Cam şişelerin, plastik ambalaja göre geri dönüşüm açısından çevreye katkı sağladığına dikkat çeken firma temsilcileri, cam şişelere olan talebin son zamanlarda gittikçe arttığını söyledi. Tüketicilerin bu değişimden memnun olduğunu dile getiren firma temsilcileri, "Cam şişe ürünlerimiz özellikle restoran ve işletmelerde daha çok tercih ediliyor ancak artık perakende de cam şişe kullanımı yaygınlaştı. Tüketicilerimiz artık cam şişelerde ürünleri tercih ediyor. Biz de bunları dikkate alarak cam şişelerdeki ürünlerimize daha fazla odaklanıyoruz" dedi. Cam şişeli ürünlere yatırımlar artıyor Artan talebi karşılamak üzere cam şişe ürünlere yatırım yaptıklarını belirten firma temsilcileri, "Hem üretim hızımızı ve kapasitemizi artırmak, hem de kullanımı daha kolay olan ve şık bir görüntü sağlayan metal kapaklar kullanabilmek için cam şişe üretim hattımızı tamamen revize ettik ve yeni makineler ekledik. Bu sayede plastik kapak ve kapşona kıyasla çevreye daha faydalı bir ambalajda Adana’mızın gerçek şalgam lezzetini tüketicilerimizle buluşturuyoruz" ifadelerini kullandı.
24 Kasım 2025 Pazartesi - 21:44
Güney Kore ile Türkiye arasında nükleerde iş birliği
Türkiye ile Güney Kore arasında nükleer enerjide iş birliğine dair önemli bir adım atıldı. Türkiye Nükleer Enerji A.Ş (TÜNAŞ) ve Güney Kore’nin Elektrik Enerjisi Şirketi (KEPCO) arasında "Nükleer Enerji İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı" imzalandı.
24 Kasım 2025 Pazartesi - 19:15
ALTSO Meclis Toplantısı’nda eğitime destek çalışmaları gündeme geldi
Alanya Ticaret ve Sanayi Odası (ALTSO) Başkanı Eray Erdem, taşımalı eğitim kapsamında öğrenim gören yaklaşık bin öğrenciye eşofman takımı ve spor malzemesi desteğinde bulunduklarını söyledi. Alanya Ticaret ve Sanayi Odası (ALTSO) Kasım Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Mehmet Kural başkanlığında gerçekleştirildi. Taşımalı eğitim kapsamında öğrenim gören yaklaşık bin öğrenciye eşofman takımı ve spor malzemesi desteğinde bulunduklarını ifade eden ALTSO Başkanı Eray Erdem, "Alanya Kaymakamımız Şakir Öner Öztürk, İlçe Milli Eğitim Müdürümüz Yusuf Yılmaz, Meclis Başkanımız Mehmet Kural ve Yönetim Kurulu üyelerimizle birlikte Toslak İlkokulu ile Toslak Sabir Erkin Ortaokulu’nu ziyaret ettik. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nden gelen destek ile odamızın katkılarıyla taşımalı eğitim kapsamında öğrenim gören yaklaşık bin öğrencimize eşofman takımı ve spor malzemesi desteğinde bulunduk. Ziyaretimizde okul yöneticilerimizden bilgi alarak eğitim alanına nasıl daha fazla katkı sağlayabileceğimizi değerlendirdik. Başta TOBB Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ederiz" dedi. Erdem, Londra’da gerçekleştirilen turizm fuarı ile ilgili olarak da meclis üyelerine bilgiler aktararak, "4-6 Kasım tarihleri arasında İngiltere’de gerçekleştirilen WTM Londra Turizm Fuarı’na Alanya birlik beraberliğiyle katılıp, Alanya Kaymakamımız Şakir Öner Öztürk, Alanya Belediye Başkanımız Osman Tarık Özçelik, ALTAV, ALTİD temsilcileri ve sektör paydaşlarımızla birlikte şehrimizi uluslararası arenada en iyi şekilde tanıttık. WTM Londra’da, İngiltere pazarındaki büyüme hedefleri, yeni sezon planlamaları ve bölgesel uçuş bağlantıları gündemimizin ana başlıklarını oluşturdu" diye konuştu. "İş birliği protokolü imzaladık’" İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile imzalanan iş birliği protokolüne de değinen Erdem, "Alanya’mızda iş dünyasının en önemli ihtiyaçlarından biri olan nitelikli eleman açığını kapatmaya yönelik çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz. Bu kapsamda Alanya İlçe Millî Eğitim Müdürümüz Yusuf Yılmaz ile birlikte, İrfan Bileydi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Öğrencilerinin İşletmede Beceri Eğitimi ve Yaz Stajına Dair İş Birliği Protokolü’nü imzaladık. Bu önemli iş birliğiyle öğrencilerimizin mesleki tecrübe kazanmasını, iş dünyamızla erken tanışmasını, Alanya’nın nitelikli iş gücünün güçlenmesini hedefliyoruz" dedi. Müşterek Komiteler Toplantısı ALTSO Kasım Ayı Olağan Meclis Toplantısı’nın ardından yılda iki kez düzenlenen Müşterek Komiteler Toplantısı gerçekleştirildi. Erdem, komite üyelerine 2025 yılında gerçekleştirilen çalışmalarla ilgili bilgiler aktarıp, komite üyelerinin taleplerini aldı. Erdem, "Ortak akıl ve istişareyle yürüttüğümüz bu toplantılar, üyelerimizin sesi olmamıza ve Odamızın faaliyetlerini sahadaki gerçek ihtiyaçlara göre şekillendirmemize imkan sağlıyor. Tüm meclis ve komite üyelerimize katkılarından dolayı teşekkür ediyor; daha güçlü bir Alanya için çalışmalarımızı aynı kararlılıkla sürdüreceğimizi bir kez daha vurguluyoruz" dedi.
24 Kasım 2025 Pazartesi - 17:36
Başkan Doğan: "Samsun su fiyatında Türkiye’de 20. sırada"
Samsun Büyükşehir Belediye(SBB) Başkanı Halit Doğan, büyükşehir belediyeleri arasında su tarifesi sıralamasında Türkiye genelinde 20’nci sırada yer aldıklarını açıkladı. Doğan, ekonomik zorluk yaşayan dar gelirli vatandaşların su faturalarının belediye tarafından karşılandığını da belirtti. Samsun Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) 2. Olağan Genel Kurulu Toplantısı, SBB Başkanı Halit Doğan başkanlığında Şehit Ömer Halisdemir Çok Amaçlı Salon’da gerçekleştirildi. Toplam 9 maddenin görüşüldüğü toplantıda CHP grubunun "su faturalarında aylık TÜFE uygulamasının kaldırılması" yönündeki önerisi üzerine söz alan Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, kademeli su tarifesine geçiş sonrası yapılan zamların asgari ücret artışının altında kaldığını söyledi. Doğan, "1,5 yılda yaptığımız su zammı yüzde 29. Bu oran TÜFE’nin çok altında. Dar gelirli tüm vatandaşların su faturasını biz ödüyoruz. SASKİ devasa yatırımlar yapıyor ve bu yatırımlar Samsun’un 50 yıllık ihtiyacını karşılayacak" dedi. "Büyükşehirler arasında 20. sıradayız" Başkan Doğan, birçok büyükşehirde su fiyatlarının Samsun’dan çok daha yüksek olduğuna dikkat çekerek, "İzmir, Tekirdağ, Balıkesir, Muğla gibi illerde su tarifeleri bizden oldukça yüksek. Göreve geldiğimizde 16. sıradaydık, 20. sıraya kadar geriledik. 1–17 m3 arası tarifemiz şu anda 24,39 TL" diye konuştu. Doğan, sözlerine şöyle devam etti: "Göreve ilk geldiğimizde Samsun’daki meskenlerde 12 m3 civarında su tüketimi vardı. 15 m3’e kadar tarife belirlemiştik. Bunu 17 m3’e kadar çıkarttık. İzmir 10 m3’e kadar bir tarife yapmış. Onlarda 10 m3’e kadar fiyat 47,89 TL. 10 m3’ü geçtiği an fiyat 66 TL’ye çıkıyor. Tekirdağ’da tarife 1-12 m3 arasında 41 TL, 13-20 m3’ü 61 TL. Böyle böyle sıralanıyor. En pahalı suda İzmir 1, Tekirdağ 2’nci sırada. Balıkesir, Muğla, Aydın, Manisa, Ordu, Gaziantep, Mersin, Ankara, Kocaeli, Trabzon, Antalya, Denizli, Eskişehir, İstanbul, Bursa, Adana, Konya ve 20. sırada biz yer alıyoruz." "Vanayı yarıya kadar sıkın talimatı verdim, su tüketimi yüzde 30 düştü" Başkan Doğan, Samsun’a içme suyu sağlayan Çakmak Barajı’nın şu anda yüzde 56 doluluk oranında olduğunu açıkladı. Belediye amirlerine ’su tasarrufu’ talimatı verdiğini belirten Doğan, "Belediyedeki tüm birimlere ‘herkes ilgili olduğu birimdeki vanaları yarı oranında kıssın’ diye talimat verdim. Su tüketimi belediyemizde yüzde 30 oranında düştü. Biraz su miktarlarını düşürebilirsek herkes zaten 0-17 m3’lük kademe arasında kalacak. Türkiye ortalamasında da böylece 20. sırada kalacağız. Bu, faturası vesairesi açısından değil kullandığımız su, gelecek sene dünyaya gelecek çocuklarımızın suyu. Hepimiz bu yıldan bir sonraki yılın suyunu kullanıyoruz. Kaynaklarımız sınırsız değil. Yeraltı kaynaklarına baktığımızda Türkiye’nin en fakir yeraltı suyu kaynaklarına sahip coğrafyasında yaşıyoruz. Derelerimiz var ama yeraltı suyunda zengin değiliz" ifadelerini kullandı. Toplantıda gündem maddelerinin ardından söz alan SASKİ Genel Müdürü Bahattin Yanık da yürüttükleri çalışmalar hakkında detaylı sunum yaptı. Toplantının sonunda genel kurulun gündemindeki 9 maddenin tamamı kabul edilerek karara bağlandı.
24 Kasım 2025 Pazartesi - 17:18
Sivas’ta yapı ruhsatı verilen daire sayısı yüzde 119 arttı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılının üçüncü çeyreğine ilişkin yapı izin istatistiklerini açıkladı. Verilere göre Sivas’ta belediyeler tarafından yapı ruhsatı verilen daire sayısında ciddi bir yükselme gözlendi. Kentte geçen yılın temmuz-eylül döneminde yapı ruhsatı verilen daire sayısı bin 80 iken bu yılın aynı döneminde 2 bin 364’e çıktı. TÜİK yapı kullanma izni belgesi verilen daire sayılarına dair verileri de paylaştı. Sivas’ta geçen yılın üçüncü çeyreğinde 830 olan yapı kullanma izni belgesi verilen daire sayısı bu yılın aynı döneminde 665’e düştü.
24 Kasım 2025 Pazartesi - 16:29
Antalya’nın sıvı altını yarışacak
Antalya, binlerce yıllık zeytin kültürünü yaşatan topraklarında "sıvı altın" olarak tabir edilen zeytinyağını taçlandırmaya hazırlanıyor. Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü, Antalya Ticaret Borsası, Antalya Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü ve BATEM iş birliğiyle "Antalya’da Zeytin Üretimi ve Zeytinyağı Kalite Yarışması" düzenlenecek. Kadim zeytin üretim merkezlerinden biri olan Antalya, "Antalya’da Zeytin Üretimi ve Zeytinyağı Kalite Yarışması" ile birlikte hem üreticilerini teşvik etmeyi hem de zeytinyağı kalitesini en üst seviyeye taşımayı hedefliyor. Üreticilerin bilgi ve bilinç düzeyini artırmak, hatalı uygulamaları en aza indirmek ve yüksek kaliteli zeytinyağı üretimini desteklemek amacıyla gerçekleştirilecek yarışmanın numune kabulü 1 Aralık 2025 tarihinde başlayacak, yarışmaya son başvuru tarihi ise 16 Ocak 2026 olarak belirlendi. Dereceye girenler ödüllendirilecek Yarışmada yer alacak zeytinyağları, tat, koku, meyvemsilik, acılık ve yakıcılık dengesini içeren duygusal analiz ile serbest yağ asidi, polifenol değerini içeren kimyasal analiz kriterlerine göre jüri tarafından değerlendirilecek. Değerlendirme sonucunda en yüksek puanı alan zeytinyağlarına, Altın, Gümüş ve Bronz Madalya Beratları verilecek. Yarışmaya katılmak isteyen üreticiler numunelerini Antalya Tarım ve Orman İlçe Müdürlüklerine ulaştırabilecek. "Kaliteyi artırma hedefindeyiz" Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, zeytin ağacının binlerce yıldır Akdeniz kültürünün ayrılmaz parçası olduğunu vurguladı. Pamfilya döneminden bu yana Antalya’nın zeytin ve zeytinyağı üretiminde öne çıkan bir bölge olduğunu hatırlatan Ali Çandır, "Bereketin, sağlığın ve ölümsüzlüğün simgesi olan zeytin, yalnızca bir meyve değil, aynı zamanda bir kültür, bir yaşam biçimidir. Bir dönem bölgemizde zeytin ve zeytinyağı üretimi arka planda kalmış olsa da, Antalya, iklimi, bereketli toprakları ve bilinçli üreticileriyle yeniden zeytinciliğin parlayan merkezlerinden biri haline geliyor. Hedefimiz üreticimizin daha kaliteli ürünü üretmesi, tüccarın da kaliteli ürünleri pazara sunmasını sağlamaktır" diye konuştu. Antalya’nın son yıllarda zeytin ve zeytinyağı üretiminde önemli bir ilerleme kaydettiğini vurgulayan Başkan Ali Çandır, "Doğru destek ve yatırımlarla bu potansiyel çok daha yükseğe taşınabilir. Coğrafi işaretli ürünlerin ve yerel çeşitlerin öne çıkarılması, Antalya zeytinyağının hem iç pazarda hem de uluslararası alanda değerini artıracaktır" dedi. Çandır, Antalya Ticaret Borsası olarak Antalya’nın yerel çeşidi Tavşan Yüreği Zeytine coğrafi işaret tescili aldıklarını belirtirken, polifenol, oleakantal oranı yüksek Tavşan Yüreği Zeytinyağına coğrafi işaret tescili almak için de çalışmalarını sürdürdüklerini bildirdi. "Antalya, en değerli zeytin çeşitlerini üretiyor" Tarım ve Orman İl Müdürü Şakir Fırat Erkal, zeytinciliğin dünya genelinde Akdeniz havzasında yoğunlaştığını hatırlatarak, "Dünya zeytin ağaç varlığının yüzde 90’ı Akdeniz kıyısındaki ülkelerde yer alıyor. Türkiye, bu köklü kültürün güçlü temsilcilerinden biri" dedi. Geçen yıl yaklaşık 77 bin ton zeytin üreten Antalya’da Tavşan Yüreği başta olmak üzere Beylik, Gemlik, Manzalina, Domat gibi değerli çeşitlerin yetiştirildiğini belirten Erkal, bu türlerin hem sofralık hem de yüksek kaliteli natürel sızma zeytinyağı üretiminde öne çıktığını kaydetti. Erkal, yarışmanın zeytin ve zeytinyağında kaliteyi artıracağını söylerken, "Yarışmayla hasattan sofraya kadar üreticilerimizin yaptığı hatalı uygulamaları azaltmak, bilgi paylaşımını artırmak ve kaliteyi sürdürülebilir hale getirmek istiyoruz. Antalya’daki tüm üreticilerimizin bu yarışmaya katılarak ürünlerini ulusal ve uluslararası standartlarda değerlendirme fırsatı bulacağına inanıyoruz" dedi. "Turizmin parçası olabilir" Antalya Kültür ve Turizm İl Müdürü Candemir Zoroğlu, zeytin ve zeytinyağının kültürel bir miras olduğunu söylerken, zeytinyağının Antalya markası olarak tanıtılması halinde bölge üreticisi ve turizmine katkı sağlayacağını kaydetti. Zoroğlu, yarışma ile zeytinyağının markalaşmasında adım atılacağını belirtirken, "Antalya’yı ziyaret eden yerli ve yabancı misafirlerin, kentten ayrılırken yanlarında götürebilecekleri, Antalya’yı hatırlatan en özel değerlerden biri zeytinyağıdır. Amacımız, zeytinyağını gastronomi turizminin ve yerel kimliğin ayrılmaz bir parçası haline getirmek, bu doğal değeri kentin simgeleri arasına taşımaktır" dedi.
24 Kasım 2025 Pazartesi - 15:58
TEDAŞ Canlı Hat Bakım Projesi ihaleye çıktı
Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş’nin (TEDAŞ) Canlı Hat Bakım Projesi için ihale sürecini başladı. Hazine ve Maliye Bakanlığı Merkezi Finans ve İhale Birimi (CFCU), Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş’nin (TEDAŞ) Canlı Hat Bakım Projesi için ihale sürecini başlattı. Toplam 2 milyon 100 bin avro bütçeli proje, Türkiye’nin elektrik dağıtım sisteminin güvenilirliğini artırmayı ve teknik personelin yetkinliklerini Avrupa Birliği (AB) standartlarına taşımayı amaçlıyor. TEDAŞ tarafından IPA III 2024 Programlama Yılı kapsamında başvurusu yapılan ‘Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi’nin Canlı Hat Bakımı Konusundaki Kurumsal Kapasitesinin AB Standartları ve Uygulamaları Doğrultusunda Geliştirilmesi’ konulu proje, 17 Aralık 2024 tarihinde AB Komisyonu tarafından resmen finansman onayı aldı. Finansman kararının ardından Hazine ve Maliye Bakanlığı Merkezi Finans ve İhale Birimi (CFCU) ile TEDAŞ’ın yürüttüğü ortak çalışmalar sonucunda proje, 14 Kasım 2025’te AB Delegasyonu tarafından da onaylandı ve ihale duyurusu CFCU’nun internet sitesinde yayımlandı. Canlı Hat Bakımında AB Uyumlu Yeni Dönem Canlı hat bakımının yaygınlaştırılmasıyla birlikte, elektrik kesintilerinin azaltılması ve işletmeler ile vatandaşlara kesintisiz enerji sunulması hedefleniyor. Ayrıca enerji arzındaki aksamaların sebep olduğu ekonomik kayıpların önüne geçilmesi ve elektrik dağıtımdaki süreçlerin AB’nin teknik ve güvenlik standartlarıyla uyumlu hale getirilmesi amaçlanıyor. Projenin önemli bileşenlerinden biri, TEDAŞ bünyesinde kurulması planlanan Canlı Bakım Eğitim Merkezi olacak. Merkez, canlı hat bakımına yönelik teorik ve uygulamalı eğitimler vererek teknik personelin niteliklerini artıracak ve bu alandaki uygulamaların ülke genelinde yaygınlaştırılmasına katkı sağlayacak. Son Teklif Tarihi 18 Aralık 2025 CFCU tarafından yürütülen hizmet ihalesine 18 Aralık 2025 saat 17.00’ye kadar teklif verilebilecek. İhale dokümanları ve başvuru şartlarına CFCU’nun resmi internet sitesinden ulaşılabilir.
24 Kasım 2025 Pazartesi - 15:50
Bakan Işıkhan: "Sürdürülebilir büyümeyi hedefleyen ekonomi programımızı kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz"
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Kapsayıcı, sürdürülebilir büyümeyi hedefleyen ekonomi programımızı kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz" dedi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında gerçekleştirilen Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK) toplantına ilişkin sosyal medya hesabından açıklama bulundu. Bakan Işıkhan sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi: "Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz’ın başkanlığında Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK) toplantımızı gerçekleştirdik. Bugünkü toplantımızda; özellikle sanayide yeşil ve dijital dönüşüm adımlarımızı, katma değerli üretimimizi ve stratejik yatırımlarımızı güçlendirecek politikalarımızı ele aldık. Kapsayıcı, sürdürülebilir büyümeyi hedefleyen ekonomi programımızı kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz."
24 Kasım 2025 Pazartesi - 15:33
EKK’nın 8’inci toplantısı dijital ve teknolojik dönüşüm gündemi ile gerçekleşti
Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nun (EKK) 8’inci toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda dijital ve teknolojik dönüşüm konuları ele alındı. EKK 2025 yılı 8’inci toplantısı bugün gerçekleştirildi. Toplantı sonrası yapılan açıklamaya göre, düzenlenen toplantıda yeşil, dijital ve teknolojik dönüşümü hızlandırarak katma değeri yüksek, verimli ve rekabetçi bir sanayi üretimi ile ihracat öncelikleri konuları masaya yatırıldı. Türkiye Cumhuriyeti’nin yardımlarını etki değerlendirmelerine dayalı olarak daha seçici, odaklı ve etkin bir yapıda yürütülmesini planlandı. Bu kapsamda toplantıda alınan kararda ekonomide dönüşüm ve sürdürülebilir büyüme hedefi politikalarının uygulanmaya devam edileceği belirtildi. "Bütüncül bir çerçevede oluşturduğumuz politikalarımızı etkin bir koordinasyon içinde uygulamaya devam ediyoruz" EKK’da, yapılan toplantıda üretim ve yatırım politikalarında yeni bir dönüşüm ihtiyacının olduğu belirtilerek, "Bütüncül bir çerçevede oluşturduğumuz politikalarımızı etkin bir koordinasyon içinde uygulamaya devam ediyoruz. Küresel ticarette artan korumacılık eğilimleri ve sınırda karbon düzenlemeleri, üretim ve yatırım politikalarında yeni bir dönüşüm ihtiyacını beraberinde getirmiştir. Bu süreçte öngörülebilir ve dönüşümü destekleyen politikalar uygulayan ülkeler daha avantajlı olacaktır. Ülkemiz, jeostratejik konumu ve güçlü üretim kapasitesi sayesinde bu fırsatları değerlendirme konusunda önemli bir potansiyele sahiptir. Bu doğrultuda, ihracatın sürdürülebilirliğini ve sanayinin rekabet gücünü artırmak için düşük karbonlu üretime geçişi hızlandırıyor, sanayi politikalarını yeşil ve dijital dönüşüm eksenlerinde şekillendiriyoruz. Yoğun diplomatik müzakerelerimiz sonucunda, 2026 yılında Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin en üst karar organı olan Taraflar Konferansı’nın (COP) 31. dönem başkanlığını ve ev sahipliğini üstlenmemiz, yeşil ve dijital dönüşüm çalışmalarımızı güçlendirecektir. 2053 Net Sıfır Emisyon ve yeşil kalkınma hedeflerimiz doğrultusunda, iklim değişikliğiyle mücadelede temel esasları belirleyen İklim Kanunu temmuz ayında yürürlüğe girmiştir. Kanunla, Ulusal Emisyon Ticaret Sistemi’nin yasal dayanağı oluşturulmuş ve Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ile uyumlu ulusal karbon piyasasının altyapısı tesis edilmiştir. Bu adım, en büyük ticaret ortağımız olan Avrupa Birliği’nin yeşil dönüşüm politikalarına uyumu destekleyerek rekabet gücümüzün artmasına önemli katkı sağlayacaktır. Yüksek katma değerli ve teknoloji odaklı üretimi artırmak amacıyla sektörel önceliklere dayalı aktif sanayi politikaları uyguluyoruz. HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı ile proje bazlı yatırımları, yeni Yatırım Teşvik Sistemi ile üretken sektörlerde yatırımları, bölgesel kalkınmayı, dijital ve yeşil dönüşüm yatırımlarını destekliyoruz" ifadelerine yer verildi. "Ekonomide dönüşüm ve sürdürülebilir büyüme hedeflerimiz doğrultusunda politikalarımızı uygulamaya devam edeceğiz" Kurul, yapılan toplantıda küresel rekabeti güçlendirmek amacıyla, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’na uyum için yürütülen çalışmalar ile izlenecek yol haritası doğrultusunda ilerleneceğini vurgulayarak, "Ayrıca yeniden yapılandırılan Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi (YTAK) programı kapsamında, uzun vadeli ve uygun şartlarda finansman imkanı sunarak stratejik yatırımları hızlandırıyoruz. Bu kapsamda bugünkü EKK toplantısında ele alınan temel hususlar şunlardır; Küresel rekabet gücümüzü güçlendirmek amacıyla, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’na uyum için yürütülen çalışmalar ile izlenecek yol haritası değerlendirilmiştir. Katma değerli üretimi artıracak ve sürdürülebilir cari işlemler dengesini kalıcı hale getirecek teknolojik ve stratejik yatırımları destekleyen YTAK programının uygulama ve ilerleme süreçlerine ilişkin durum değerlendirmesi yapılmıştır. Devlet yardımlarının etki analizi çalışmaları kurul üyeleriyle paylaşılmış ve yardımların etkinliğinin artırılması için gerekli adımlar istişare edilmiştir. Ekonomide dönüşüm ve sürdürülebilir büyüme hedeflerimiz doğrultusunda politikalarımızı uygulamaya devam edeceğiz. Yeşil, dijital ve teknolojik dönüşümü hızlandırarak katma değeri yüksek, verimli ve rekabetçi bir sanayi üretimi ile ihracat önceliklerimiz arasında yer almaya devam edecektir. Devlet yardımlarının etki değerlendirmelerine dayalı olarak daha seçici, odaklı ve etkin bir yapıda yürütülmesini sağlayacağız. Üretkenliği artırarak küresel ölçekte rekabetçiliğimizi güçlendireceğiz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur" cümlelerine yer verildi.
24 Kasım 2025 Pazartesi - 15:09
Muğla’dan 10 ayda 618 milyon dolar balık ihracatı
Muğla İli Eşen Çayı Havzasında faaliyet gösteren işletmelerde hastalık haritasının çıkarılması ve hastalık izleme-takip programlarının oluşturulmasını amaçlayan proje tamamlandı. Muğla Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığının (YİKOB) katkılarıyla yürütülen projenin sonuçları, Fethiye Orman Bölge Müdürlüğü toplantı salonunda düzenlenen toplantıyla değerlendirildi. Toplantıda konuşan Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Artay Yağcı, Milas Veteriner Fakültesi olarak bölgedeki su ürünleri yetiştiriciliğinin sürdürülebilirliği için yaptıkları çalışmaların önemine dikkat çekti. Yağcı, proje çıktılarının sektörde yaşanan sorunların çözümüne katkı sağlayacağını belirtti. Muğla, Türkiye su ürünlerinin lokomotifi İl Tarım ve Orman Müdürü Seyfettin Baydar konuşmasında Muğla’nın su ürünleri açısından stratejik konumuna vurgu yaptı. Baydar, il genelinde 342 yetiştirici tesisi, 37 su ürünleri kooperatifi ve Bin 168 balıkçı gemisinin faaliyet gösterdiğini hatırlattı. TÜİK 2024 verilerine göre Muğla’nın yıllık yaklaşık 153 bin ton üretimle Türkiye su ürünleri üretiminin yüzde 27’sini karşıladığını ifade etti. 10 ayda 72 bin ton balık ihracatı ve 618 milyon dolar ihracat geliri Baydar ayrıca, 2025 yılının ilk 10 ayında 72 bin tonluk su ürünleri ihracatı ile 618 milyon dolarlık ihracat geliri elde edildiğini, bu rakamın yılsonunda 2024’teki 625,6 milyon dolar seviyesinin üzerine çıkacağının öngörüldüğünü kaydetti. Baydar, alabalık üretiminde yumurtadan sofraya kadar geçen süreçte önemli kayıplar yaşandığını belirterek bir üretim periyodunda kayıp oranının yüzde 68,8 olduğunu dile getirdi. Muğla’da yılda yaklaşık 400 milyon adet yumurta ve yavru üretildiğini belirten Baydar, bu kayıpların yaklaşık 400 milyon TL’lik ekonomik zarara yol açtığını ifade etti. 18 ayda 1.440 numune incelendi Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ), Muğla Alabalık Yetiştiricileri Birliği ve İl Müdürlüğü ortaklığında yürütülen proje 1 milyon 052 TL bütçeyle tamamlandı. Kasım 2023-Ekim 2024 arasında gerçekleştirilen çalışmada, Eşen Çayı havzasındaki üç pilot işletmeden Bin 440 numune alınarak bakteriyel, paraziter ve viral hastalıklar yönünden analizler yapıldı. Aynı zamanda su sıcaklığı, pH ve çözünmüş oksijen gibi temel su parametreleri de kayıt altına alındı.
24 Kasım 2025 Pazartesi - 14:55
Kastamonu’da kadınlara güç veren proje: 38 bin fide dağıtımı yapıldı
Kastamonu Üniversitesi’nin kurduğu serada yetiştirilen 38 bin tıbbi aromatik bitki fidesi kırsaldaki kadın girişimcilere ücretsiz dağıtıldı. Kastamonu Üniversitesi Orman Fakültesi’nce hazırlanan proje kapsamında Cumhurbaşkanlığı Bütçe Dairesi Başkanlığından sağlanan 7,5 milyon TL fonla 3 adet 250 metrekarelik sera ve 1 adet 500 metrekarelik sundurma kuruldu. "Tıbbi ve Aromatik Bitkilerin Ekonomiye Kazandırılması" ihtisas projesi kapsamında yetiştirilen fideler, Hanönü ve Daday’da toplam üç kadın girişimciye teslim edildi. Yaklaşık 30 bin ekinezya ve 8 bin oğul otu fidesi toprakla buluşturuldu. Fidelerin dikim programına İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Kılıç ile Proje Koordinatörü Dr. Öğretim Üyesi Kerim Güney de katıldı. Üreticilere bitki yetiştiriciliği, işleme süreçleri ve ekonomik getiriler konusunda bilgilendirme yapıldı. Proje ile gelir seviyesi düşük köylülerinin istihdam edilebilirliğinin artırılması, sosyal girişimciliğin desteklenmesi ve bölgesel ekosistemin korunması amaçlanıyor. "Cumhurbaşkanlığı Bütçe Dairesi Başkanlığından 7,5 milyonluk fonuyla 3 adet 250 metrekare, 1 adet 500 metrekare sera kurduk" 25 yıldır Kastamonu’da tıbbi aromatik bitkiler üzerine araştırmalar yaptığını söyleyen Kastamonu Üniversitesi Orman Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Kerim Güney, "Bu süre içerisinde yapmış olduğumuz araştırmalarla Kastamonu bölgesindeki biyolojik çeşitliliğin özellikle floral noktada çok yüksek seviyede olduğunu gördük. Çalışma alanlarımız özellikle flora ve vejetasyondu. Bunların ekonomiye nasıl kazandırılabileceği noktasında çeşitli projeler ortaya koyduk. Araştırma noktasında da çalışmalarımızı tamamladık. YÖK’ün bölgesel kalkınma ve misyon farklılaşması stratejisi dahilinde üniversitelere vermiş olduğu çeşitli görevler olmuştu. Bu görevlerden üniversitemize düşeni Ormancılık ve Tabiat Turizmi noktasında oldu. Biz, üniversite olarak 25 yıllık tecrübelerimizi, deneyimimizi çeşitli projelere aktardık. Bu projelerden bir tanesi de Kastamonu’da tıbbi ve aromatik bitkilerin ekonomiye kazandırılması projesiydi. Yaptığımız bu çalışmada yaklaşık 3 tane 250 metrekarelik polikarbon akıllı seramız yani ısınmasından sulamasına kadar kurulumu tamamlandı. Yaklaşık 2 yıl önce seralarımızda çeşitli tıbbi aromatik bitkilerin üretimlerine başladık. Ada çayı, kekik, ekinezya, mentollü nane fidesi yetiştirdik. Bunları daha öncesinden ihtimale dayalı olmadan altlıklarını biz araştırma olarak çalışmış ve hazırlamıştık. Dolayısıyla da bunun kitlesel üretimi ve bölgesel kalkınmaya destek olması noktasına bu proje sayesinde getirdik. Cumhurbaşkanlığı Bütçe Dairesi Başkanlığından ayrılmış olan fonla yaklaşık 7,5 milyon liraya 250 metrekare 3 adet seramızla 500 metrekare sundurmayı yaptık. Burada tıbbi aromatik bitki fidelerini ürettik. Ürettiğimiz bu fideleri Hanönü’nde 2 çiftçimize, Daday’da da bir çiftçimize dağıtmak nasip oldu. Bundan sonraki süreçlerde biz, bu fidelerin bulundukları coğrafyalarda büyümelerini takip edeceğiz" dedi. "Uçucu yağların şişelenerek piyasaya ulaşmasına aracılık edecek projeler de oluşturacağız" Çiftçilerin talepleri doğrultusunda yeni fideler üreteceklerini söyleyen Güney, "Çiftçilerimizden geri dönüşler olduğunda yeni tıbbi aromatik bitki fidelerine yönelik üretimleriyle ilgili stratejileri gündeme getireceğiz. Yine bunlarla ilgili fidelerimizi üreteceğiz. Tıbbi aromatik bitkiler noktasında Kastamonu’da bir ürün gamı oluşturmaya çalışacağız. Özellikle kadın girişimcilerin oluşturdukları kooperatifler bu işe çok hevesli, işin pazarlanmasının önünü de açmış oluyor. İşin pazar boyutunda da son tüketiciye ulaşmasına vesile olabilecek. Hanönü’nde bunu gördük. Bu bizi memnun etti. Bu ürettiğimiz tıbbi aromatik bitkilerin bir kısmının uçucu yağları var. Bu uçucu yağların şişelenerek piyasaya ulaşmasına aracılık edecek projelerde oluşturmayı düşünüyoruz. Hanönü’nde dağıttığımız fideler esnasında kadın çiftçilerimiz bunlarla da ilgili beklentilerini sundular. Bize düşen bundan sonraki süreçte bu üretimlerin biomass (kütle) açısından ne kadar toprak üstünde bir artım yaptıklarını gözlemlemek ve bu konuda yeni projelerle onların bu ürünlerini katma değerlendirecek noktalara doğru taşımak" diye konuştu. "Orman köylümüze ekonomik anlamda gelir kapısı sağlayacak" Hazırladıkları projelerinin kısa, orta ve uzun vadeli çıktılarının olduğunu söyleyen Güney, "Amacımız hastalanmadan önce destekleyici ürünlerle halk hekimliğinde de kullanılan çeşitli bitkilerle toplumda bir sağlıklı nesil yetiştirme politikasını oluşturmaya çalışmak. Bu noktada da kendi coğrafyamız içinde yetişen tıbbi aromatik bitkilerin bilinçli bir şekilde kullanımını, bunlardan katma değerli ürünler yapılmasını ve hastalanmadan önce bunların nasıl kullanılması gerektiğini bilinçli bir şekilde insanlara anlatacak çeşitli programlar, modüller oluşturarak bunları da halkımızla paylaşmayı düşünüyoruz. Özellikle kırsalda çiftçimize veya orman köylümüze ekonomik anlamda bir gelir kapısı sağlayacak oluşuma imza atmaktı. Başta sayın Rektörümüz Ahmet Hamdi Topal olmak üzere ihtisaslaşma sürecindeki ilk projelerimizden bir tanesi. Desteklerinden ötürü teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. "Halkımıza aromatik bitkilerin hasadı ve üretimiyle ilgili kurslar düzenledik" Serada ürettikleri 38 bin fideyi ücretsiz kadın girişimcilere dağıttıklarını belirten Güney, şöyle konuştu: "Burada 30 bin civarında ekinezya fidesi ürettik. Aynı zamanda 8 bin civarında da oğul otu fidesi ürettik. Bunları bedelsiz olarak çiftçilerimize dağıttık. İlerleyen zamanda Hanönü’nde kadın girişimciler, ada çayı ve kekik noktasında da beklentilerinin olduğunu söylediler. Sahip oldukları arazileri hesaplayıp önümüzdeki dönemlerde de benzer fideler üretip onların bu konuda önlerini açıp, gelir kapısı sağlayacakları çeşitli türleri buralara tedarik etme hazırlığı içerisine gireceğiz. Elimizde hala bu fidelemeyi gerçekleştirecek olan alt yapılarımız mevcut. Onlar istedikleri sürece bizler de buranın iklim şartlarında, ekolojik şartlarına uygun adaptif türleri üretip, onlara vermeyi düşünüyoruz. Yapılmış olan bu seralar hem ihtisas projelerinin altlığını oluşturmak üzere hem bölgesel anlamda hizmet içi eğitim verecek, mühendislerimizin gelip tıbbi aromatik bitkilerin yetiştirdiğini, nasıl yetiştirildiğini yerinde görmek açısından da bizim için önem arz ediyor. Bunların eğitimlerini bu süreçte verdik. Halkımıza da hasatla ve üretimle ilgili çeşitli kurslar düzenledik." "2 dönüm alandan 200 kilogram ürün almayı hedefliyoruz" Daday’ın Uzbanlar köyünde eşi ile birlikte tarım ve çiftçilikle uğraşan Hilmi Oğuz ise, "Bizler ekinezya ve oğul otu üzerinde inşallah bu tarlada hem ekim yapacağız hem de bizlere faydalı ve bereketli olur. Ekinezya ve oğul otunu son yıllardaki hastalık ve mikrop oluşumlarında hem anti inflamatuar (ödem azaltma) etki ekinezyanın ve oğul otunun da sakinleştirici etkide bulunması üzerine bizler de bu alanda ticari faaliyet düşünmüş olduk. Şu an 2.2 dönüm bir alanda ekim yapıyoruz. 12 bin kök oğul otu ve ekinezya dikeceğiz. Buradan nasip olursa 200 kilogram arasında ürün almayı hedefliyoruz. Şu an fiyatı 80 TL civarında ama paketlenir ise bunlar 200 ila 250 TL civarında satılıyor" ifadelerini kullandı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder