Son Dakika
|
Gülistan Doku ve Mekiye Akyel’in ailesi Diyarbakır'da bir araya geldi
Pitbull saldırısına uğrayan Onur Akay o anları anlattı: "Ölümden döndüm"
Galatasaray ile Fenerbahçe 406. randevuda
Bakanlık harekete geçti! 638 faili meçhul dosya yeniden incelemede
AVM’de dehşet: 3 yaşındaki çocuk parmağını kaybetti
Beyaz Saray, ABD'li heyetin yarın Pakistan'da İran tarafıyla görüşeceğini teyit etti
Erdoğan: "İmalatçı ihracatçılarımızda vergiyi yüzde 9’a indiriyoruz"
26 yıl hapis cezası bulunan kadın, gizli bölmede yakalandı
Spiker Ela Rümeysa Cebeci, ‘ev hapsi’ şartıyla tahliye edildi
Netanyahu, prostat kanseri tedavisi gördüğünü açıkladı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Inside the Success of Sialkot’s Thriving Leather Hub in Pakistan
Nehre düşen çocuk için arama çalışmaları 6 gündür sürüyor
Zelenskiy: "Kırk yıl önce dünya, en büyük nükleer felaketlerden biriyle karşı karşıya kaldı"
Trump, saldırganın fotoğrafını yayınladı
Netanyahu’dan Lübnan’a yönelik "güçlü saldırı" emri
Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşlarla kafede sohbet etti
İran Dışişleri Bakanı Arakçi, Maskat'ta
Rami Çocuk ve Sanat Bienali kapılarını açtı
EKONOMİ
KTO Başkanı Selçuk Öztürk: "Sorunların takipçisiyiz"
26 Nisan 2026 Pazar - 12:24:17
KTO 67. İdari Destek Hizmetleri Meslek Komitesi İstişare Toplantısı’nda konuşan KTO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Öztürk, toplantıda dile getirilen sorunların ve taleplerin ilgili kurum ve kuruluşlara iletilerek, çözüm süreçlerinin takipçisi olacaklarını söyledi. Konya Ticaret Odası (KTO) Meslek Komiteleri ile istişare toplantılarını sürdürüyor. Bu kapsamda son olarak KTO 67. İdari Destek Hizmetleri Meslek Komitesi İstişare Toplantısı KTO Meclis Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. KTO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Öztürk’ün başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda, KTO üyelerinin sorunları ve talepleriyle ilgili istişarelerde bulunuldu. Toplantıda konuşan KTO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Öztürk, üyelerle bir araya gelerek sektörel sorunları masaya yatırdıklarını söyledi. Toplantıların oldukça verimli geçtiğini dile getiren Başkan Öztürk, "Konya Ticaret Odamızın bünyesinde bulunan 70 Meslek Komitesi bu anlamda üyelerimizin ve sektörlerimizin sorunlarına dönük çalışmalar yürütüyor. Bu çalışmalar ışığında komitelerimiz tarafından bizlere iletilen sektörel sorunlar konusunda bizler de üzerimize düşeni yapma gayretiyle çalışıyoruz" dedi. "Konya, ülkemizin ekonomisine güçlü bir katkı sunuyor" Başkan Öztürk, güncel ekonomideki gelişmeler üzerine de değerlendirmelerde bulundu. Dünya ekonomisinin, belirsizliklerin ve risklerin arttığı bir dönemden geçtiğine dikkat çeken Başkan Öztürk, "Küresel ölçekte yaşanan savaşlar, jeopolitik gerilimler ve ticaret hatlarındaki kırılmalar; enerji maliyetlerinden lojistik süreçlere kadar birçok alanda ciddi etkiler oluşturmaktadır. Tedarik zincirlerinde yaşanan aksaklıklar ve maliyet artışları, tüm sektörler gibi hizmet sektörlerini de doğrudan etkilemektedir. Ancak Türkiye ekonomisi, üretim gücü, girişimci yapısı ve dinamik iç pazarı ile bu zorlu süreçte direnç göstermeye devam etmektedir. Ülkemizin ihracat odaklı büyüme stratejisi, yeni pazarlara açılma kabiliyeti ve sanayi altyapısı, küresel dalgalanmalara karşı önemli bir avantaj sağlamaktadır. Bu noktada Konya’mız, sahip olduğu üretim kültürü, sanayi altyapısı ve ticaret tecrübesi ile Türkiye ekonomisine güçlü katkı sunan şehirlerin başında gelmektedir. Sanayiden tarıma, ticaretten hizmet sektörüne kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösteren Konya iş dünyası, her türlü zorluğa rağmen üretmeye, istihdam sağlamaya ve ihracatını artırmaya devam etmektedir. İdari destek hizmetleri sektörü de bu yapının önemli bir parçasıdır. İş dünyasının arka plandaki en önemli destek mekanizmalarından biri olan bu sektör; temizlikten güvenliğe, organizasyondan ofis destek hizmetlerine kadar birçok alanda ekonominin sürdürülebilirliğine katkı sağlamaktadır" şeklinde konuştu. "Dile getirilen sorunların takipçisi olacağız" Toplantıda dile getirilen her görüş ve öneriyi titizlikle takip edeceklerini vurgulayan Başkan Öztürk, "Bugün burada dile getireceğiniz her görüş, her öneri bizim için son derece değerlidir. Bu toplantıdan çıkacak sonuçları ilgili kurum ve kuruluşlara iletecek, çözüm süreçlerinin takipçisi olacağız. Konya Ticaret Odası olarak bizler; sizlerin sesi olmaya, haklı taleplerinizi en güçlü şekilde ifade etmeye ve sektörlerimizin gelişimi için çalışmaya kararlılıkla devam edeceğiz" diye konuştu. KTO 67. İdari Destek Hizmetleri Meslek Komitesi Başkanı İsmail Yıldız ise meslek komitesi olarak sektör temsilcilerinin sorunlarına dönük çalışmaya devam edeceklerini kaydetti. Yıldız, gerçekleştirilen toplantının sektörün sorunları ve çözüm önerileri adına oldukça kıymetli olduğuna değinerek KTO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Öztürk ve Yönetim Kuruluna teşekkür etti. Konuşmaların ardından KTO üyelerine söz verilerek sektörel sorunlar ve talepler konusunda istişarelerde bulunuldu.
26 Nisan 2026 Pazar - 11:56
Demirci’de 800 bin kiraz ağacı çiçek açtı
Türkiye’nin önemli kiraz üretim merkezlerinden biri olan Manisa’nın Demirci ilçesinde, baharın gelişiyle birlikte kiraz bahçeleri beyaza büründü. 800 bin ağacın bulunduğu ilçede bu yıl yaklaşık 20 bin tonluk rekolte hedeflenirken, üreticiler zirai don riskine karşı gece boyunca nöbet tutarak ürünlerini korudu. Demirci’de 600 ile bin 300 rakım arasındaki geniş bir coğrafyada üretimi yapılan kirazda, bu yıl rekoltenin yüksek olması bekleniyor. Demirci’de geçtiğimiz hafta etkili olan olumsuz hava şartları ve zirai don riskine karşı üreticiler teyakkuza geçti. Kiraz ve badem ağaçlarını korumak isteyen çiftçiler, tarlalarında saman ve badem kabukları yakarak dumanlama sistemi uyguladı. Gece boyu süren duman nöbetiyle ağaçların soğuktan zarar görmesi engellenirken, nisan ayı itibarıyla çiçekler meyveye dönmeye başladı. Demirci’de 18 bin dekar alanda dev üretim Kiraz üretimi ilçede toplamda 18 bin dekar alanda, 800 bin ağaçla yapılan üretim, bölge ekonomisinin can damarını oluşturuyor. Farklı rakımlarda yapılan üretim sayesinde hasat süreci uzun bir döneme yayılırken, meyvelerin kalitesi de artıyor. Demirci İlçe Tarım ve Orman Müdürü Faruk Şenyurt, kiraz üretiminin yoğun olarak yapıldığı Küçükoba, Esenyurt ve Ören mahallelerini ziyaret ederek üreticilerle bir araya geldi. Bahçeleri tek tek gezen Şenyurt, çiçeklenme durumu ve meyve tutumu hakkında incelemelerde bulunarak, çiftçilere hasat süreci ve yapılması gereken çalışmalar hakkında teknik bilgilendirmeler yaptı. Demirci İlçe Tarım ve Orman Müdürü Faruk Şenyurt yaptığı açıklamada, "İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü olarak Demirci kirazımızın durumunu tespit için sahadayız. Kirazımız gayet güzel çiçek durumunda. Kirazımız bizim ürün çeşitliliğimizde önemli bir yere sahip. İhracat oranının en fazla olduğu, kalibresi ve aroması ile tercih edilen bir ürün. Coğrafi işaretli Demirci kirazımızın Akdeniz meyve sineğinden ari bir bölgeyiz. Ülkemizde mahalle bazında ari alanlar var ama Demirci ilçe olarak tek ilçedir. İhracatta bu kriter önemli. Bu yıl inşallah güzel bir rekolte hedefimiz var. İlçemizde meyvede olan 800 bin kiraz ağacı var. Bu yıl 20 bin ton kiraz üretim rekolte hedefimiz var" dedi. Küçükoba Mahallesi’nde 60 yıldır kiraz üreticiliği yapan Nurullah Ceylan’da, "Kirazın bakımını güzel yapıyoruz. Geçtiğimiz yıl Kiraz’da badem de don sebebiyle olmadı. Şu anda ağaçlarımızın çiçek verimi çok güzel. 23 dönümde bin ağacımla kiraz üretimi yapıyorum. Geçtiğimiz kiraz olmadı elma çok oldu. Memleketimizin rakımı yüksek olması sebebiyle, toprağın verimi çok güzel. Kirazımızın kalitesi çok güzel" dedi.
26 Nisan 2026 Pazar - 11:55
Dünyanın çantası Elazığ’dan: 26 ülkeye ihracat
Elazığ’daki Organize Sanayi Bölgesi’nde üretime devam eden dünyanın 3’üncü, Türkiye’nin ise en büyük çanta fabrikası, 2 kıtadan 26 ülkeye çanta ihraç ediyor. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde inanılmaz derecede teşvikler olduğunu vurgulayan iş adamı Gürkan Talo, devletin çok güzel imkanlarının olduğunu ve rekabet edilemeyecek hiçbir ülke olmadığını ifade etti. Elazığlı iş adamı Gürkan Talo, Organize Sanayi Bölgesi’nin 6’ncı bölge teşviklerinden yararlanmasının ardından İstanbul’da bulunan iş yerini Elazığ’a taşıyarak, 12 bin metrekare alan üzerine dünyanın 3’üncü, Türkiye’nin ise en büyük çanta fabrikasını kurdu. Yüzde 99’u kadın olmak üzere yaklaşık 800 kişiye istihdam sağlayan fabrika adeta dünyaya kafa tutuyor. Elazığ’da üretilen çantalar yurt içinin yanı sıra 2 kıtada 26 ülkeye gönderiliyor. Hedeflerinin dünya birinciliği ve 3 kıtaya ihracat olduğunu aktaran Talo, devletin çok güzel imkanlarının olduğunu ve teşvikler sayesinde dünyaya kafa sallayabileceklerini söyledi. Fabrikanın Elazığ OSB’de bulunduğunu aktaran Gürkan Talo, "12 bin metrekare kapalı alanda 800’e yakın personelimizle Elazığ’dan 26 ülkeye ihracat yapan çanta fabrikasıdır. Kadın kol çantasından, kedi-köpek çantalarına, elektrikli araçların batarya çantalarına kadar üreten bir fabrikayız. Aynı zamanda istihdamın yüzde 99’ü kadın personelden oluşmaktadır. Personelimizin hiçbirinin tecrübesi yokken şu anda hepsi tecrübeli hale geldi. Elazığ’da 3’üncü senemizi tamamladık. 3 sene içerisinde gelmediğimiz günlere üzülüyoruz. Elazığ’ı çok seviyoruz. Elazığ tüm lokasyonlara yakın. Orta Doğu piyasasına lojistik anlamında yakın. Uygun fiyata lojistik fiyatlar bulunmaktadır. Şu an 2 kıtada ihracatımız var. Hedefimiz 3 kıtaya çıkarmak. Kapasite olarak dünyada 3. sıradayız. Hedefimiz dünya birinciliği. Avrupa’da ve Türkiye’de kapasite olarak birinciyiz. Asıl amacımız dünyada kapasite olarak birinci sıraya ulaşmak. Rakibimiz Çin ve Pakistan. Pakistanlı rakibimiz ile aramızda yüzde 10’a yakın bir fark var. Çinli rakibimizi geçmek için biraz daha çalışmamız gerekiyor. Azimliyiz yakalayacağımıza inanıyoruz" diye konuştu. "Devletin çok güzel imkanları var" 6’ncı Bölge teşviklerinden dolayı fabrikayı taşıdıklarını belirten Talo, "İstanbul dünyada en pahalı 10 şehrin arasında sayılıyor. Dünyanın en pahalı 10 şehrinde olup dünyaya rakip bir üretim yapamayız. Rakiplerimiz uygun fiyata ürünler üretiyor. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesindeki bakir alanlara gelseler inanılmaz derecede teşvikler var. Bu teşvikler sayesinde biz dünyaya kafa sallarız. Devletin etkisi yüzde 100. Devletin çok güzel imkanları var. Biz yatırımcılar yeter ki dürüst olalım. Bizim rekabet edemeyeceğimiz hiçbir ülke yok" dedi.
26 Nisan 2026 Pazar - 11:27
Demirci’de 800 bin kiraz ağacı çiçek açtı
Türkiye’nin önemli kiraz üretim merkezlerinden biri olan Manisa’nın Demirci ilçesinde, baharın gelişiyle birlikte kiraz bahçeleri beyaza büründü. 800 bin ağacın bulunduğu ilçede bu yıl yaklaşık 20 bin tonluk rekolte hedeflenirken, üreticiler zirai don riskine karşı gece boyunca nöbet tutarak ürünlerini korudu. Demirci’de 600 ile 1300 rakım arasındaki geniş bir coğrafyada üretimi yapılan kirazda, bu yıl rekoltenin yüksek olması bekleniyor. Demirci’de geçtiğimiz hafta etkili olan olumsuz hava şartları ve zirai don riskine karşı üreticiler teyakkuza geçti. Kiraz ve badem ağaçlarını korumak isteyen çiftçiler, tarlalarında saman ve badem kabukları yakarak dumanlama sistemi uyguladı. Gece boyu süren duman nöbetiyle ağaçların soğuktan zarar görmesi engellenirken, nisan ayı itibarıyla çiçekler meyveye dönmeye başladı. Demirci’de 18 bin dekar alanda dev üretim Kiraz üretimi ilçede toplamda 18 bin dekar alanda, 800 bin ağaçla yapılan üretim, bölge ekonomisinin can damarını oluşturuyor. Farklı rakımlarda yapılan üretim sayesinde hasat süreci uzun bir döneme yayılırken, meyvelerin kalitesi de artıyor. Demirci İlçe Tarım ve Orman Müdürü Faruk Şenyurt, kiraz üretiminin yoğun olarak yapıldığı Küçükoba, Esenyurt ve Ören mahallelerini ziyaret ederek üreticilerle bir araya geldi. Bahçeleri tek tek gezen Şenyurt, çiçeklenme durumu ve meyve tutumu hakkında incelemelerde bulunarak, çiftçilere hasat süreci ve yapılması gereken çalışmalar hakkında teknik bilgilendirmeler yaptı. Demirci İlçe Tarım ve Orman Müdürü Faruk Şenyurt yaptığı açıklamada, "İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü olarak Demirci kirazımızın durumunu tespit için sahadayız. Kirazımız gayet güzel çiçek durumunda. Kirazımız bizim ürün çeşitliliğimizde önemli bir yere sahip. İhracat oranının en fazla olduğu, kalibresi ve aroması ile tercih edilen bir ürün. Coğrafi işaretli Demirci kirazımızın Akdeniz meyve sineğinden ari bir bölgeyiz. Ülkemizde mahalle bazında ari alanlar var ama Demirci ilçe olarak tek ilçedir. İhracatta bu kriter önemli. Bu yıl inşallah güzel bir rekolte hedefimiz var. İlçemizde meyvede olan 800 bin kiraz ağacı var. Bu yıl 20 bin ton kiraz üretim rekolte hedefimiz var" dedi. Küçükoba Mahallesinde 60 yıldır kiraz üreticiliği yapan Nurullah Ceylan’da, "Kirazın bakımını güzel yapıyoruz. Geçtiğimiz yıl Kiraz’da badem de don sebebiyle olmadı. Şu anda ağaçlarımızın çiçek verimi çok güzel. 23 dönümde 1000 ağacımla kiraz üretimi yapıyorum. Geçtiğimiz kiraz olmadı elma çok oldu. Memleketimizin rakımı yüksek olması sebebiyle, toprağın verimi çok güzel. Kirazımızın kalitesi çok güzel" dedi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
25 Nisan 2026 Cumartesi- 14:25
Ayakkabı şikayetleri zirvede: Sinop’ta tüketici başvurularında dikkat çeken artış
2
24 Nisan 2026 Cuma- 11:39
Kütahya iş dünyası ’sürdürülebilirlik’ için bir araya geldi
3
24 Nisan 2026 Cuma- 10:51
İzmir’de kuyumculukta suistimalleri önlemek için ’Mavi Kart’ zorunluluğu getirildi
4
25 Nisan 2026 Cumartesi- 08:34
Burhaniye’de ’Atık Kumaşlara Son’ projesi hayata geçirildi
5
24 Nisan 2026 Cuma- 09:36
Karbasan köyüne yatırım için Avrupa Birliği Yatırım Fonundan yeşil ışık
24 Kasım 2025 Pazartesi - 21:44
Güney Kore ile Türkiye arasında nükleerde iş birliği
Türkiye ile Güney Kore arasında nükleer enerjide iş birliğine dair önemli bir adım atıldı. Türkiye Nükleer Enerji A.Ş (TÜNAŞ) ve Güney Kore’nin Elektrik Enerjisi Şirketi (KEPCO) arasında "Nükleer Enerji İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı" imzalandı.
24 Kasım 2025 Pazartesi - 19:15
ALTSO Meclis Toplantısı’nda eğitime destek çalışmaları gündeme geldi
Alanya Ticaret ve Sanayi Odası (ALTSO) Başkanı Eray Erdem, taşımalı eğitim kapsamında öğrenim gören yaklaşık bin öğrenciye eşofman takımı ve spor malzemesi desteğinde bulunduklarını söyledi. Alanya Ticaret ve Sanayi Odası (ALTSO) Kasım Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Mehmet Kural başkanlığında gerçekleştirildi. Taşımalı eğitim kapsamında öğrenim gören yaklaşık bin öğrenciye eşofman takımı ve spor malzemesi desteğinde bulunduklarını ifade eden ALTSO Başkanı Eray Erdem, "Alanya Kaymakamımız Şakir Öner Öztürk, İlçe Milli Eğitim Müdürümüz Yusuf Yılmaz, Meclis Başkanımız Mehmet Kural ve Yönetim Kurulu üyelerimizle birlikte Toslak İlkokulu ile Toslak Sabir Erkin Ortaokulu’nu ziyaret ettik. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nden gelen destek ile odamızın katkılarıyla taşımalı eğitim kapsamında öğrenim gören yaklaşık bin öğrencimize eşofman takımı ve spor malzemesi desteğinde bulunduk. Ziyaretimizde okul yöneticilerimizden bilgi alarak eğitim alanına nasıl daha fazla katkı sağlayabileceğimizi değerlendirdik. Başta TOBB Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ederiz" dedi. Erdem, Londra’da gerçekleştirilen turizm fuarı ile ilgili olarak da meclis üyelerine bilgiler aktararak, "4-6 Kasım tarihleri arasında İngiltere’de gerçekleştirilen WTM Londra Turizm Fuarı’na Alanya birlik beraberliğiyle katılıp, Alanya Kaymakamımız Şakir Öner Öztürk, Alanya Belediye Başkanımız Osman Tarık Özçelik, ALTAV, ALTİD temsilcileri ve sektör paydaşlarımızla birlikte şehrimizi uluslararası arenada en iyi şekilde tanıttık. WTM Londra’da, İngiltere pazarındaki büyüme hedefleri, yeni sezon planlamaları ve bölgesel uçuş bağlantıları gündemimizin ana başlıklarını oluşturdu" diye konuştu. "İş birliği protokolü imzaladık’" İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile imzalanan iş birliği protokolüne de değinen Erdem, "Alanya’mızda iş dünyasının en önemli ihtiyaçlarından biri olan nitelikli eleman açığını kapatmaya yönelik çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz. Bu kapsamda Alanya İlçe Millî Eğitim Müdürümüz Yusuf Yılmaz ile birlikte, İrfan Bileydi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Öğrencilerinin İşletmede Beceri Eğitimi ve Yaz Stajına Dair İş Birliği Protokolü’nü imzaladık. Bu önemli iş birliğiyle öğrencilerimizin mesleki tecrübe kazanmasını, iş dünyamızla erken tanışmasını, Alanya’nın nitelikli iş gücünün güçlenmesini hedefliyoruz" dedi. Müşterek Komiteler Toplantısı ALTSO Kasım Ayı Olağan Meclis Toplantısı’nın ardından yılda iki kez düzenlenen Müşterek Komiteler Toplantısı gerçekleştirildi. Erdem, komite üyelerine 2025 yılında gerçekleştirilen çalışmalarla ilgili bilgiler aktarıp, komite üyelerinin taleplerini aldı. Erdem, "Ortak akıl ve istişareyle yürüttüğümüz bu toplantılar, üyelerimizin sesi olmamıza ve Odamızın faaliyetlerini sahadaki gerçek ihtiyaçlara göre şekillendirmemize imkan sağlıyor. Tüm meclis ve komite üyelerimize katkılarından dolayı teşekkür ediyor; daha güçlü bir Alanya için çalışmalarımızı aynı kararlılıkla sürdüreceğimizi bir kez daha vurguluyoruz" dedi.
24 Kasım 2025 Pazartesi - 17:36
Başkan Doğan: "Samsun su fiyatında Türkiye’de 20. sırada"
Samsun Büyükşehir Belediye(SBB) Başkanı Halit Doğan, büyükşehir belediyeleri arasında su tarifesi sıralamasında Türkiye genelinde 20’nci sırada yer aldıklarını açıkladı. Doğan, ekonomik zorluk yaşayan dar gelirli vatandaşların su faturalarının belediye tarafından karşılandığını da belirtti. Samsun Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) 2. Olağan Genel Kurulu Toplantısı, SBB Başkanı Halit Doğan başkanlığında Şehit Ömer Halisdemir Çok Amaçlı Salon’da gerçekleştirildi. Toplam 9 maddenin görüşüldüğü toplantıda CHP grubunun "su faturalarında aylık TÜFE uygulamasının kaldırılması" yönündeki önerisi üzerine söz alan Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, kademeli su tarifesine geçiş sonrası yapılan zamların asgari ücret artışının altında kaldığını söyledi. Doğan, "1,5 yılda yaptığımız su zammı yüzde 29. Bu oran TÜFE’nin çok altında. Dar gelirli tüm vatandaşların su faturasını biz ödüyoruz. SASKİ devasa yatırımlar yapıyor ve bu yatırımlar Samsun’un 50 yıllık ihtiyacını karşılayacak" dedi. "Büyükşehirler arasında 20. sıradayız" Başkan Doğan, birçok büyükşehirde su fiyatlarının Samsun’dan çok daha yüksek olduğuna dikkat çekerek, "İzmir, Tekirdağ, Balıkesir, Muğla gibi illerde su tarifeleri bizden oldukça yüksek. Göreve geldiğimizde 16. sıradaydık, 20. sıraya kadar geriledik. 1–17 m3 arası tarifemiz şu anda 24,39 TL" diye konuştu. Doğan, sözlerine şöyle devam etti: "Göreve ilk geldiğimizde Samsun’daki meskenlerde 12 m3 civarında su tüketimi vardı. 15 m3’e kadar tarife belirlemiştik. Bunu 17 m3’e kadar çıkarttık. İzmir 10 m3’e kadar bir tarife yapmış. Onlarda 10 m3’e kadar fiyat 47,89 TL. 10 m3’ü geçtiği an fiyat 66 TL’ye çıkıyor. Tekirdağ’da tarife 1-12 m3 arasında 41 TL, 13-20 m3’ü 61 TL. Böyle böyle sıralanıyor. En pahalı suda İzmir 1, Tekirdağ 2’nci sırada. Balıkesir, Muğla, Aydın, Manisa, Ordu, Gaziantep, Mersin, Ankara, Kocaeli, Trabzon, Antalya, Denizli, Eskişehir, İstanbul, Bursa, Adana, Konya ve 20. sırada biz yer alıyoruz." "Vanayı yarıya kadar sıkın talimatı verdim, su tüketimi yüzde 30 düştü" Başkan Doğan, Samsun’a içme suyu sağlayan Çakmak Barajı’nın şu anda yüzde 56 doluluk oranında olduğunu açıkladı. Belediye amirlerine ’su tasarrufu’ talimatı verdiğini belirten Doğan, "Belediyedeki tüm birimlere ‘herkes ilgili olduğu birimdeki vanaları yarı oranında kıssın’ diye talimat verdim. Su tüketimi belediyemizde yüzde 30 oranında düştü. Biraz su miktarlarını düşürebilirsek herkes zaten 0-17 m3’lük kademe arasında kalacak. Türkiye ortalamasında da böylece 20. sırada kalacağız. Bu, faturası vesairesi açısından değil kullandığımız su, gelecek sene dünyaya gelecek çocuklarımızın suyu. Hepimiz bu yıldan bir sonraki yılın suyunu kullanıyoruz. Kaynaklarımız sınırsız değil. Yeraltı kaynaklarına baktığımızda Türkiye’nin en fakir yeraltı suyu kaynaklarına sahip coğrafyasında yaşıyoruz. Derelerimiz var ama yeraltı suyunda zengin değiliz" ifadelerini kullandı. Toplantıda gündem maddelerinin ardından söz alan SASKİ Genel Müdürü Bahattin Yanık da yürüttükleri çalışmalar hakkında detaylı sunum yaptı. Toplantının sonunda genel kurulun gündemindeki 9 maddenin tamamı kabul edilerek karara bağlandı.
24 Kasım 2025 Pazartesi - 17:18
Sivas’ta yapı ruhsatı verilen daire sayısı yüzde 119 arttı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılının üçüncü çeyreğine ilişkin yapı izin istatistiklerini açıkladı. Verilere göre Sivas’ta belediyeler tarafından yapı ruhsatı verilen daire sayısında ciddi bir yükselme gözlendi. Kentte geçen yılın temmuz-eylül döneminde yapı ruhsatı verilen daire sayısı bin 80 iken bu yılın aynı döneminde 2 bin 364’e çıktı. TÜİK yapı kullanma izni belgesi verilen daire sayılarına dair verileri de paylaştı. Sivas’ta geçen yılın üçüncü çeyreğinde 830 olan yapı kullanma izni belgesi verilen daire sayısı bu yılın aynı döneminde 665’e düştü.
24 Kasım 2025 Pazartesi - 16:29
Antalya’nın sıvı altını yarışacak
Antalya, binlerce yıllık zeytin kültürünü yaşatan topraklarında "sıvı altın" olarak tabir edilen zeytinyağını taçlandırmaya hazırlanıyor. Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü, Antalya Ticaret Borsası, Antalya Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü ve BATEM iş birliğiyle "Antalya’da Zeytin Üretimi ve Zeytinyağı Kalite Yarışması" düzenlenecek. Kadim zeytin üretim merkezlerinden biri olan Antalya, "Antalya’da Zeytin Üretimi ve Zeytinyağı Kalite Yarışması" ile birlikte hem üreticilerini teşvik etmeyi hem de zeytinyağı kalitesini en üst seviyeye taşımayı hedefliyor. Üreticilerin bilgi ve bilinç düzeyini artırmak, hatalı uygulamaları en aza indirmek ve yüksek kaliteli zeytinyağı üretimini desteklemek amacıyla gerçekleştirilecek yarışmanın numune kabulü 1 Aralık 2025 tarihinde başlayacak, yarışmaya son başvuru tarihi ise 16 Ocak 2026 olarak belirlendi. Dereceye girenler ödüllendirilecek Yarışmada yer alacak zeytinyağları, tat, koku, meyvemsilik, acılık ve yakıcılık dengesini içeren duygusal analiz ile serbest yağ asidi, polifenol değerini içeren kimyasal analiz kriterlerine göre jüri tarafından değerlendirilecek. Değerlendirme sonucunda en yüksek puanı alan zeytinyağlarına, Altın, Gümüş ve Bronz Madalya Beratları verilecek. Yarışmaya katılmak isteyen üreticiler numunelerini Antalya Tarım ve Orman İlçe Müdürlüklerine ulaştırabilecek. "Kaliteyi artırma hedefindeyiz" Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, zeytin ağacının binlerce yıldır Akdeniz kültürünün ayrılmaz parçası olduğunu vurguladı. Pamfilya döneminden bu yana Antalya’nın zeytin ve zeytinyağı üretiminde öne çıkan bir bölge olduğunu hatırlatan Ali Çandır, "Bereketin, sağlığın ve ölümsüzlüğün simgesi olan zeytin, yalnızca bir meyve değil, aynı zamanda bir kültür, bir yaşam biçimidir. Bir dönem bölgemizde zeytin ve zeytinyağı üretimi arka planda kalmış olsa da, Antalya, iklimi, bereketli toprakları ve bilinçli üreticileriyle yeniden zeytinciliğin parlayan merkezlerinden biri haline geliyor. Hedefimiz üreticimizin daha kaliteli ürünü üretmesi, tüccarın da kaliteli ürünleri pazara sunmasını sağlamaktır" diye konuştu. Antalya’nın son yıllarda zeytin ve zeytinyağı üretiminde önemli bir ilerleme kaydettiğini vurgulayan Başkan Ali Çandır, "Doğru destek ve yatırımlarla bu potansiyel çok daha yükseğe taşınabilir. Coğrafi işaretli ürünlerin ve yerel çeşitlerin öne çıkarılması, Antalya zeytinyağının hem iç pazarda hem de uluslararası alanda değerini artıracaktır" dedi. Çandır, Antalya Ticaret Borsası olarak Antalya’nın yerel çeşidi Tavşan Yüreği Zeytine coğrafi işaret tescili aldıklarını belirtirken, polifenol, oleakantal oranı yüksek Tavşan Yüreği Zeytinyağına coğrafi işaret tescili almak için de çalışmalarını sürdürdüklerini bildirdi. "Antalya, en değerli zeytin çeşitlerini üretiyor" Tarım ve Orman İl Müdürü Şakir Fırat Erkal, zeytinciliğin dünya genelinde Akdeniz havzasında yoğunlaştığını hatırlatarak, "Dünya zeytin ağaç varlığının yüzde 90’ı Akdeniz kıyısındaki ülkelerde yer alıyor. Türkiye, bu köklü kültürün güçlü temsilcilerinden biri" dedi. Geçen yıl yaklaşık 77 bin ton zeytin üreten Antalya’da Tavşan Yüreği başta olmak üzere Beylik, Gemlik, Manzalina, Domat gibi değerli çeşitlerin yetiştirildiğini belirten Erkal, bu türlerin hem sofralık hem de yüksek kaliteli natürel sızma zeytinyağı üretiminde öne çıktığını kaydetti. Erkal, yarışmanın zeytin ve zeytinyağında kaliteyi artıracağını söylerken, "Yarışmayla hasattan sofraya kadar üreticilerimizin yaptığı hatalı uygulamaları azaltmak, bilgi paylaşımını artırmak ve kaliteyi sürdürülebilir hale getirmek istiyoruz. Antalya’daki tüm üreticilerimizin bu yarışmaya katılarak ürünlerini ulusal ve uluslararası standartlarda değerlendirme fırsatı bulacağına inanıyoruz" dedi. "Turizmin parçası olabilir" Antalya Kültür ve Turizm İl Müdürü Candemir Zoroğlu, zeytin ve zeytinyağının kültürel bir miras olduğunu söylerken, zeytinyağının Antalya markası olarak tanıtılması halinde bölge üreticisi ve turizmine katkı sağlayacağını kaydetti. Zoroğlu, yarışma ile zeytinyağının markalaşmasında adım atılacağını belirtirken, "Antalya’yı ziyaret eden yerli ve yabancı misafirlerin, kentten ayrılırken yanlarında götürebilecekleri, Antalya’yı hatırlatan en özel değerlerden biri zeytinyağıdır. Amacımız, zeytinyağını gastronomi turizminin ve yerel kimliğin ayrılmaz bir parçası haline getirmek, bu doğal değeri kentin simgeleri arasına taşımaktır" dedi.
24 Kasım 2025 Pazartesi - 15:58
TEDAŞ Canlı Hat Bakım Projesi ihaleye çıktı
Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş’nin (TEDAŞ) Canlı Hat Bakım Projesi için ihale sürecini başladı. Hazine ve Maliye Bakanlığı Merkezi Finans ve İhale Birimi (CFCU), Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş’nin (TEDAŞ) Canlı Hat Bakım Projesi için ihale sürecini başlattı. Toplam 2 milyon 100 bin avro bütçeli proje, Türkiye’nin elektrik dağıtım sisteminin güvenilirliğini artırmayı ve teknik personelin yetkinliklerini Avrupa Birliği (AB) standartlarına taşımayı amaçlıyor. TEDAŞ tarafından IPA III 2024 Programlama Yılı kapsamında başvurusu yapılan ‘Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi’nin Canlı Hat Bakımı Konusundaki Kurumsal Kapasitesinin AB Standartları ve Uygulamaları Doğrultusunda Geliştirilmesi’ konulu proje, 17 Aralık 2024 tarihinde AB Komisyonu tarafından resmen finansman onayı aldı. Finansman kararının ardından Hazine ve Maliye Bakanlığı Merkezi Finans ve İhale Birimi (CFCU) ile TEDAŞ’ın yürüttüğü ortak çalışmalar sonucunda proje, 14 Kasım 2025’te AB Delegasyonu tarafından da onaylandı ve ihale duyurusu CFCU’nun internet sitesinde yayımlandı. Canlı Hat Bakımında AB Uyumlu Yeni Dönem Canlı hat bakımının yaygınlaştırılmasıyla birlikte, elektrik kesintilerinin azaltılması ve işletmeler ile vatandaşlara kesintisiz enerji sunulması hedefleniyor. Ayrıca enerji arzındaki aksamaların sebep olduğu ekonomik kayıpların önüne geçilmesi ve elektrik dağıtımdaki süreçlerin AB’nin teknik ve güvenlik standartlarıyla uyumlu hale getirilmesi amaçlanıyor. Projenin önemli bileşenlerinden biri, TEDAŞ bünyesinde kurulması planlanan Canlı Bakım Eğitim Merkezi olacak. Merkez, canlı hat bakımına yönelik teorik ve uygulamalı eğitimler vererek teknik personelin niteliklerini artıracak ve bu alandaki uygulamaların ülke genelinde yaygınlaştırılmasına katkı sağlayacak. Son Teklif Tarihi 18 Aralık 2025 CFCU tarafından yürütülen hizmet ihalesine 18 Aralık 2025 saat 17.00’ye kadar teklif verilebilecek. İhale dokümanları ve başvuru şartlarına CFCU’nun resmi internet sitesinden ulaşılabilir.
24 Kasım 2025 Pazartesi - 15:50
Bakan Işıkhan: "Sürdürülebilir büyümeyi hedefleyen ekonomi programımızı kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz"
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Kapsayıcı, sürdürülebilir büyümeyi hedefleyen ekonomi programımızı kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz" dedi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında gerçekleştirilen Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK) toplantına ilişkin sosyal medya hesabından açıklama bulundu. Bakan Işıkhan sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi: "Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz’ın başkanlığında Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK) toplantımızı gerçekleştirdik. Bugünkü toplantımızda; özellikle sanayide yeşil ve dijital dönüşüm adımlarımızı, katma değerli üretimimizi ve stratejik yatırımlarımızı güçlendirecek politikalarımızı ele aldık. Kapsayıcı, sürdürülebilir büyümeyi hedefleyen ekonomi programımızı kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz."
24 Kasım 2025 Pazartesi - 15:33
EKK’nın 8’inci toplantısı dijital ve teknolojik dönüşüm gündemi ile gerçekleşti
Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nun (EKK) 8’inci toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda dijital ve teknolojik dönüşüm konuları ele alındı. EKK 2025 yılı 8’inci toplantısı bugün gerçekleştirildi. Toplantı sonrası yapılan açıklamaya göre, düzenlenen toplantıda yeşil, dijital ve teknolojik dönüşümü hızlandırarak katma değeri yüksek, verimli ve rekabetçi bir sanayi üretimi ile ihracat öncelikleri konuları masaya yatırıldı. Türkiye Cumhuriyeti’nin yardımlarını etki değerlendirmelerine dayalı olarak daha seçici, odaklı ve etkin bir yapıda yürütülmesini planlandı. Bu kapsamda toplantıda alınan kararda ekonomide dönüşüm ve sürdürülebilir büyüme hedefi politikalarının uygulanmaya devam edileceği belirtildi. "Bütüncül bir çerçevede oluşturduğumuz politikalarımızı etkin bir koordinasyon içinde uygulamaya devam ediyoruz" EKK’da, yapılan toplantıda üretim ve yatırım politikalarında yeni bir dönüşüm ihtiyacının olduğu belirtilerek, "Bütüncül bir çerçevede oluşturduğumuz politikalarımızı etkin bir koordinasyon içinde uygulamaya devam ediyoruz. Küresel ticarette artan korumacılık eğilimleri ve sınırda karbon düzenlemeleri, üretim ve yatırım politikalarında yeni bir dönüşüm ihtiyacını beraberinde getirmiştir. Bu süreçte öngörülebilir ve dönüşümü destekleyen politikalar uygulayan ülkeler daha avantajlı olacaktır. Ülkemiz, jeostratejik konumu ve güçlü üretim kapasitesi sayesinde bu fırsatları değerlendirme konusunda önemli bir potansiyele sahiptir. Bu doğrultuda, ihracatın sürdürülebilirliğini ve sanayinin rekabet gücünü artırmak için düşük karbonlu üretime geçişi hızlandırıyor, sanayi politikalarını yeşil ve dijital dönüşüm eksenlerinde şekillendiriyoruz. Yoğun diplomatik müzakerelerimiz sonucunda, 2026 yılında Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin en üst karar organı olan Taraflar Konferansı’nın (COP) 31. dönem başkanlığını ve ev sahipliğini üstlenmemiz, yeşil ve dijital dönüşüm çalışmalarımızı güçlendirecektir. 2053 Net Sıfır Emisyon ve yeşil kalkınma hedeflerimiz doğrultusunda, iklim değişikliğiyle mücadelede temel esasları belirleyen İklim Kanunu temmuz ayında yürürlüğe girmiştir. Kanunla, Ulusal Emisyon Ticaret Sistemi’nin yasal dayanağı oluşturulmuş ve Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ile uyumlu ulusal karbon piyasasının altyapısı tesis edilmiştir. Bu adım, en büyük ticaret ortağımız olan Avrupa Birliği’nin yeşil dönüşüm politikalarına uyumu destekleyerek rekabet gücümüzün artmasına önemli katkı sağlayacaktır. Yüksek katma değerli ve teknoloji odaklı üretimi artırmak amacıyla sektörel önceliklere dayalı aktif sanayi politikaları uyguluyoruz. HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı ile proje bazlı yatırımları, yeni Yatırım Teşvik Sistemi ile üretken sektörlerde yatırımları, bölgesel kalkınmayı, dijital ve yeşil dönüşüm yatırımlarını destekliyoruz" ifadelerine yer verildi. "Ekonomide dönüşüm ve sürdürülebilir büyüme hedeflerimiz doğrultusunda politikalarımızı uygulamaya devam edeceğiz" Kurul, yapılan toplantıda küresel rekabeti güçlendirmek amacıyla, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’na uyum için yürütülen çalışmalar ile izlenecek yol haritası doğrultusunda ilerleneceğini vurgulayarak, "Ayrıca yeniden yapılandırılan Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi (YTAK) programı kapsamında, uzun vadeli ve uygun şartlarda finansman imkanı sunarak stratejik yatırımları hızlandırıyoruz. Bu kapsamda bugünkü EKK toplantısında ele alınan temel hususlar şunlardır; Küresel rekabet gücümüzü güçlendirmek amacıyla, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’na uyum için yürütülen çalışmalar ile izlenecek yol haritası değerlendirilmiştir. Katma değerli üretimi artıracak ve sürdürülebilir cari işlemler dengesini kalıcı hale getirecek teknolojik ve stratejik yatırımları destekleyen YTAK programının uygulama ve ilerleme süreçlerine ilişkin durum değerlendirmesi yapılmıştır. Devlet yardımlarının etki analizi çalışmaları kurul üyeleriyle paylaşılmış ve yardımların etkinliğinin artırılması için gerekli adımlar istişare edilmiştir. Ekonomide dönüşüm ve sürdürülebilir büyüme hedeflerimiz doğrultusunda politikalarımızı uygulamaya devam edeceğiz. Yeşil, dijital ve teknolojik dönüşümü hızlandırarak katma değeri yüksek, verimli ve rekabetçi bir sanayi üretimi ile ihracat önceliklerimiz arasında yer almaya devam edecektir. Devlet yardımlarının etki değerlendirmelerine dayalı olarak daha seçici, odaklı ve etkin bir yapıda yürütülmesini sağlayacağız. Üretkenliği artırarak küresel ölçekte rekabetçiliğimizi güçlendireceğiz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur" cümlelerine yer verildi.
24 Kasım 2025 Pazartesi - 15:09
Muğla’dan 10 ayda 618 milyon dolar balık ihracatı
Muğla İli Eşen Çayı Havzasında faaliyet gösteren işletmelerde hastalık haritasının çıkarılması ve hastalık izleme-takip programlarının oluşturulmasını amaçlayan proje tamamlandı. Muğla Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığının (YİKOB) katkılarıyla yürütülen projenin sonuçları, Fethiye Orman Bölge Müdürlüğü toplantı salonunda düzenlenen toplantıyla değerlendirildi. Toplantıda konuşan Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Artay Yağcı, Milas Veteriner Fakültesi olarak bölgedeki su ürünleri yetiştiriciliğinin sürdürülebilirliği için yaptıkları çalışmaların önemine dikkat çekti. Yağcı, proje çıktılarının sektörde yaşanan sorunların çözümüne katkı sağlayacağını belirtti. Muğla, Türkiye su ürünlerinin lokomotifi İl Tarım ve Orman Müdürü Seyfettin Baydar konuşmasında Muğla’nın su ürünleri açısından stratejik konumuna vurgu yaptı. Baydar, il genelinde 342 yetiştirici tesisi, 37 su ürünleri kooperatifi ve Bin 168 balıkçı gemisinin faaliyet gösterdiğini hatırlattı. TÜİK 2024 verilerine göre Muğla’nın yıllık yaklaşık 153 bin ton üretimle Türkiye su ürünleri üretiminin yüzde 27’sini karşıladığını ifade etti. 10 ayda 72 bin ton balık ihracatı ve 618 milyon dolar ihracat geliri Baydar ayrıca, 2025 yılının ilk 10 ayında 72 bin tonluk su ürünleri ihracatı ile 618 milyon dolarlık ihracat geliri elde edildiğini, bu rakamın yılsonunda 2024’teki 625,6 milyon dolar seviyesinin üzerine çıkacağının öngörüldüğünü kaydetti. Baydar, alabalık üretiminde yumurtadan sofraya kadar geçen süreçte önemli kayıplar yaşandığını belirterek bir üretim periyodunda kayıp oranının yüzde 68,8 olduğunu dile getirdi. Muğla’da yılda yaklaşık 400 milyon adet yumurta ve yavru üretildiğini belirten Baydar, bu kayıpların yaklaşık 400 milyon TL’lik ekonomik zarara yol açtığını ifade etti. 18 ayda 1.440 numune incelendi Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ), Muğla Alabalık Yetiştiricileri Birliği ve İl Müdürlüğü ortaklığında yürütülen proje 1 milyon 052 TL bütçeyle tamamlandı. Kasım 2023-Ekim 2024 arasında gerçekleştirilen çalışmada, Eşen Çayı havzasındaki üç pilot işletmeden Bin 440 numune alınarak bakteriyel, paraziter ve viral hastalıklar yönünden analizler yapıldı. Aynı zamanda su sıcaklığı, pH ve çözünmüş oksijen gibi temel su parametreleri de kayıt altına alındı.
24 Kasım 2025 Pazartesi - 14:55
Kastamonu’da kadınlara güç veren proje: 38 bin fide dağıtımı yapıldı
Kastamonu Üniversitesi’nin kurduğu serada yetiştirilen 38 bin tıbbi aromatik bitki fidesi kırsaldaki kadın girişimcilere ücretsiz dağıtıldı. Kastamonu Üniversitesi Orman Fakültesi’nce hazırlanan proje kapsamında Cumhurbaşkanlığı Bütçe Dairesi Başkanlığından sağlanan 7,5 milyon TL fonla 3 adet 250 metrekarelik sera ve 1 adet 500 metrekarelik sundurma kuruldu. "Tıbbi ve Aromatik Bitkilerin Ekonomiye Kazandırılması" ihtisas projesi kapsamında yetiştirilen fideler, Hanönü ve Daday’da toplam üç kadın girişimciye teslim edildi. Yaklaşık 30 bin ekinezya ve 8 bin oğul otu fidesi toprakla buluşturuldu. Fidelerin dikim programına İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Kılıç ile Proje Koordinatörü Dr. Öğretim Üyesi Kerim Güney de katıldı. Üreticilere bitki yetiştiriciliği, işleme süreçleri ve ekonomik getiriler konusunda bilgilendirme yapıldı. Proje ile gelir seviyesi düşük köylülerinin istihdam edilebilirliğinin artırılması, sosyal girişimciliğin desteklenmesi ve bölgesel ekosistemin korunması amaçlanıyor. "Cumhurbaşkanlığı Bütçe Dairesi Başkanlığından 7,5 milyonluk fonuyla 3 adet 250 metrekare, 1 adet 500 metrekare sera kurduk" 25 yıldır Kastamonu’da tıbbi aromatik bitkiler üzerine araştırmalar yaptığını söyleyen Kastamonu Üniversitesi Orman Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Kerim Güney, "Bu süre içerisinde yapmış olduğumuz araştırmalarla Kastamonu bölgesindeki biyolojik çeşitliliğin özellikle floral noktada çok yüksek seviyede olduğunu gördük. Çalışma alanlarımız özellikle flora ve vejetasyondu. Bunların ekonomiye nasıl kazandırılabileceği noktasında çeşitli projeler ortaya koyduk. Araştırma noktasında da çalışmalarımızı tamamladık. YÖK’ün bölgesel kalkınma ve misyon farklılaşması stratejisi dahilinde üniversitelere vermiş olduğu çeşitli görevler olmuştu. Bu görevlerden üniversitemize düşeni Ormancılık ve Tabiat Turizmi noktasında oldu. Biz, üniversite olarak 25 yıllık tecrübelerimizi, deneyimimizi çeşitli projelere aktardık. Bu projelerden bir tanesi de Kastamonu’da tıbbi ve aromatik bitkilerin ekonomiye kazandırılması projesiydi. Yaptığımız bu çalışmada yaklaşık 3 tane 250 metrekarelik polikarbon akıllı seramız yani ısınmasından sulamasına kadar kurulumu tamamlandı. Yaklaşık 2 yıl önce seralarımızda çeşitli tıbbi aromatik bitkilerin üretimlerine başladık. Ada çayı, kekik, ekinezya, mentollü nane fidesi yetiştirdik. Bunları daha öncesinden ihtimale dayalı olmadan altlıklarını biz araştırma olarak çalışmış ve hazırlamıştık. Dolayısıyla da bunun kitlesel üretimi ve bölgesel kalkınmaya destek olması noktasına bu proje sayesinde getirdik. Cumhurbaşkanlığı Bütçe Dairesi Başkanlığından ayrılmış olan fonla yaklaşık 7,5 milyon liraya 250 metrekare 3 adet seramızla 500 metrekare sundurmayı yaptık. Burada tıbbi aromatik bitki fidelerini ürettik. Ürettiğimiz bu fideleri Hanönü’nde 2 çiftçimize, Daday’da da bir çiftçimize dağıtmak nasip oldu. Bundan sonraki süreçlerde biz, bu fidelerin bulundukları coğrafyalarda büyümelerini takip edeceğiz" dedi. "Uçucu yağların şişelenerek piyasaya ulaşmasına aracılık edecek projeler de oluşturacağız" Çiftçilerin talepleri doğrultusunda yeni fideler üreteceklerini söyleyen Güney, "Çiftçilerimizden geri dönüşler olduğunda yeni tıbbi aromatik bitki fidelerine yönelik üretimleriyle ilgili stratejileri gündeme getireceğiz. Yine bunlarla ilgili fidelerimizi üreteceğiz. Tıbbi aromatik bitkiler noktasında Kastamonu’da bir ürün gamı oluşturmaya çalışacağız. Özellikle kadın girişimcilerin oluşturdukları kooperatifler bu işe çok hevesli, işin pazarlanmasının önünü de açmış oluyor. İşin pazar boyutunda da son tüketiciye ulaşmasına vesile olabilecek. Hanönü’nde bunu gördük. Bu bizi memnun etti. Bu ürettiğimiz tıbbi aromatik bitkilerin bir kısmının uçucu yağları var. Bu uçucu yağların şişelenerek piyasaya ulaşmasına aracılık edecek projelerde oluşturmayı düşünüyoruz. Hanönü’nde dağıttığımız fideler esnasında kadın çiftçilerimiz bunlarla da ilgili beklentilerini sundular. Bize düşen bundan sonraki süreçte bu üretimlerin biomass (kütle) açısından ne kadar toprak üstünde bir artım yaptıklarını gözlemlemek ve bu konuda yeni projelerle onların bu ürünlerini katma değerlendirecek noktalara doğru taşımak" diye konuştu. "Orman köylümüze ekonomik anlamda gelir kapısı sağlayacak" Hazırladıkları projelerinin kısa, orta ve uzun vadeli çıktılarının olduğunu söyleyen Güney, "Amacımız hastalanmadan önce destekleyici ürünlerle halk hekimliğinde de kullanılan çeşitli bitkilerle toplumda bir sağlıklı nesil yetiştirme politikasını oluşturmaya çalışmak. Bu noktada da kendi coğrafyamız içinde yetişen tıbbi aromatik bitkilerin bilinçli bir şekilde kullanımını, bunlardan katma değerli ürünler yapılmasını ve hastalanmadan önce bunların nasıl kullanılması gerektiğini bilinçli bir şekilde insanlara anlatacak çeşitli programlar, modüller oluşturarak bunları da halkımızla paylaşmayı düşünüyoruz. Özellikle kırsalda çiftçimize veya orman köylümüze ekonomik anlamda bir gelir kapısı sağlayacak oluşuma imza atmaktı. Başta sayın Rektörümüz Ahmet Hamdi Topal olmak üzere ihtisaslaşma sürecindeki ilk projelerimizden bir tanesi. Desteklerinden ötürü teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. "Halkımıza aromatik bitkilerin hasadı ve üretimiyle ilgili kurslar düzenledik" Serada ürettikleri 38 bin fideyi ücretsiz kadın girişimcilere dağıttıklarını belirten Güney, şöyle konuştu: "Burada 30 bin civarında ekinezya fidesi ürettik. Aynı zamanda 8 bin civarında da oğul otu fidesi ürettik. Bunları bedelsiz olarak çiftçilerimize dağıttık. İlerleyen zamanda Hanönü’nde kadın girişimciler, ada çayı ve kekik noktasında da beklentilerinin olduğunu söylediler. Sahip oldukları arazileri hesaplayıp önümüzdeki dönemlerde de benzer fideler üretip onların bu konuda önlerini açıp, gelir kapısı sağlayacakları çeşitli türleri buralara tedarik etme hazırlığı içerisine gireceğiz. Elimizde hala bu fidelemeyi gerçekleştirecek olan alt yapılarımız mevcut. Onlar istedikleri sürece bizler de buranın iklim şartlarında, ekolojik şartlarına uygun adaptif türleri üretip, onlara vermeyi düşünüyoruz. Yapılmış olan bu seralar hem ihtisas projelerinin altlığını oluşturmak üzere hem bölgesel anlamda hizmet içi eğitim verecek, mühendislerimizin gelip tıbbi aromatik bitkilerin yetiştirdiğini, nasıl yetiştirildiğini yerinde görmek açısından da bizim için önem arz ediyor. Bunların eğitimlerini bu süreçte verdik. Halkımıza da hasatla ve üretimle ilgili çeşitli kurslar düzenledik." "2 dönüm alandan 200 kilogram ürün almayı hedefliyoruz" Daday’ın Uzbanlar köyünde eşi ile birlikte tarım ve çiftçilikle uğraşan Hilmi Oğuz ise, "Bizler ekinezya ve oğul otu üzerinde inşallah bu tarlada hem ekim yapacağız hem de bizlere faydalı ve bereketli olur. Ekinezya ve oğul otunu son yıllardaki hastalık ve mikrop oluşumlarında hem anti inflamatuar (ödem azaltma) etki ekinezyanın ve oğul otunun da sakinleştirici etkide bulunması üzerine bizler de bu alanda ticari faaliyet düşünmüş olduk. Şu an 2.2 dönüm bir alanda ekim yapıyoruz. 12 bin kök oğul otu ve ekinezya dikeceğiz. Buradan nasip olursa 200 kilogram arasında ürün almayı hedefliyoruz. Şu an fiyatı 80 TL civarında ama paketlenir ise bunlar 200 ila 250 TL civarında satılıyor" ifadelerini kullandı.
24 Kasım 2025 Pazartesi - 14:46
Kastamonu’da kadınlara güç veren proje: 38 bin fide dağıtımı yapıldı
Kastamonu Üniversitesi tarafından kurulan serada yetiştirilen 38 bin ekinezya ve oğul otu fidesi, kırsalda yaşayan kadın girişimcilere ücretsiz dağıtıldı. Kastamonu Üniversitesi Orman Fakültesi tarafından hazırlanan proje kapsamında Cumhurbaşkanlığı Bütçe Dairesi Başkanlığından sağlanan 7,5 milyon TL fonla 3 adet 250 metrekarelik sera ve 1 adet 500 metrekarelik sundurma kuruldu. "Tıbbi ve Aromatik Bitkilerin Ekonomiye Kazandırılması" ihtisas projesi kapsamında yetiştirilen fideler, Hanönü ve Daday’da toplam üç kadın girişimciye teslim edildi. Yaklaşık 30 bin ekinezya ve 8 bin oğul otu fidesi toprakla buluşturuldu. Fidelerin dikim programına İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Kılıç ile Proje Koordinatörü Dr. Öğretim Üyesi Kerim Güney de katıldı. Üreticilere bitki yetiştiriciliği, işleme süreçleri ve ekonomik getiriler konusunda bilgilendirme yapıldı. Proje ile gelir seviyesi düşük köylülerinin istihdam edilebilirliğinin artırılması, sosyal girişimciliğin desteklenmesi ve bölgesel ekosistemin korunması amaçlanıyor. "Cumhurbaşkanlığı Bütçe Dairesi Başkanlığından 7,5 milyonluk fonuyla 3 adet 250 metrekare, 1 adet 500 metrekare sera kurduk" 25 yıldır Kastamonu’da tıbbi aromatik bitkiler üzerine araştırmalar yaptığını söyleyen Kastamonu Üniversitesi Orman Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Kerim Güney, "Bu süre içerisinde yapmış olduğumuz araştırmalarla Kastamonu bölgesindeki biyolojik çeşitliliğin özellikle floral noktada çok yüksek seviyede olduğunu gördük. Çalışma alanlarımız özellikle flora ve vejetasyondu. Bunların ekonomiye nasıl kazandırılabileceği noktasında çeşitli projeler ortaya koyduk. Araştırma noktasında da çalışmalarımızı tamamladık. YÖK’ün bölgesel kalkınma ve misyon farklılaşması stratejisi dahilinde üniversitelere vermiş olduğu çeşitli görevler olmuştu. Bu görevlerden üniversitemize düşeni Ormancılık ve Tabiat Turizmi noktasında oldu. Biz, üniversite olarak 25 yıllık tecrübelerimizi, deneyimimizi çeşitli projelere aktardık. Bu projelerden bir tanesi de Kastamonu’da tıbbi ve aromatik bitkilerin ekonomiye kazandırılması projesiydi. Yaptığımız bu çalışmada yaklaşık 3 tane 250 metrekarelik polikarbon akıllı seramız yani ısınmasından sulamasına kadar kurulumu tamamlandı. Yaklaşık 2 yıl önce seralarımızda çeşitli tıbbi aromatik bitkilerin üretimlerine başladık. Ada çayı, kekik, ekinezya, mentollü nane fidesi yetiştirdik. Bunları daha öncesinden ihtimale dayalı olmadan altlıklarını biz araştırma olarak çalışmış ve hazırlamıştık. Dolayısıyla da bunun kitlesel üretimi ve bölgesel kalkınmaya destek olması noktasına bu proje sayesinde getirdik. Cumhurbaşkanlığı Bütçe Dairesi Başkanlığından ayrılmış olan fonla yaklaşık 7,5 milyon liraya 250 metrekare 3 adet seramızla 500 metrekare sundurmayı yaptık. Burada tıbbi aromatik bitki fidelerini ürettik. Ürettiğimiz bu fideleri Hanönü’nde 2 çiftçimize, Daday’da da bir çiftçimize dağıtmak nasip oldu. Bundan sonraki süreçlerde biz, bu fidelerin bulundukları coğrafyalarda büyümelerini takip edeceğiz" dedi. "Uçucu yağların şişelenerek piyasaya ulaşmasına aracılık edecek projelerde oluşturacağız" Çiftçilerin talepleri doğrultusunda yeni fideler üreteceklerini söyleyen Güney, "Çiftçilerimizden geri dönüşler olduğunda yeni tıbbi aromatik bitki fidelerine yönelik üretimleriyle ilgili stratejileri gündeme getireceğiz. Yine bunlarla ilgili fidelerimizi üreteceğiz. Tıbbi aromatik bitkiler noktasında Kastamonu’da bir ürün gamı oluşturmaya çalışacağız. Özellikle kadın girişimcilerin oluşturdukları kooperatifler bu işe çok hevesli, işin pazarlanmasının önünü de açmış oluyor. İşin pazar boyutunda da son tüketiciye ulaşmasına vesile olabilecek. Hanönü’nde bunu gördük. Bu bizi memnun etti. Bu ürettiğimiz tıbbi aromatik bitkilerin bir kısmının uçucu yağları var. Bu uçucu yağların şişelenerek piyasaya ulaşmasına aracılık edecek projelerde oluşturmayı düşünüyoruz. Hanönü’nde dağıttığımız fideler esnasında kadın çiftçilerimiz bunlarla da ilgili beklentilerini sundular. Bize düşen bundan sonraki süreçte bu üretimlerin biomass (kütle) açısından ne kadar toprak üstünde bir artım yaptıklarını gözlemlemek ve bu konuda yeni projelerle onların bu ürünlerini katma değerlendirecek noktalara doğru taşımak" diye konuştu. "Orman köylümüze ekonomik anlamda gelir kapısı sağlayacak" Hazırladıkları projelerinin kısa, orta ve uzun vadeli çıktılarının olduğunu söyleyen Güney, "Amacımız hastalanmadan önce destekleyici ürünlerle halk hekimliğinde de kullanılan çeşitli bitkilerle toplumda bir sağlıklı nesil yetiştirme politikasını oluşturmaya çalışmak. Bu noktada da kendi coğrafyamız içinde yetişen tıbbi aromatik bitkilerin bilinçli bir şekilde kullanımını, bunlardan katma değerli ürünler yapılmasını ve hastalanmadan önce bunların nasıl kullanılması gerektiğini bilinçli bir şekilde insanlara anlatacak çeşitli programlar, modüller oluşturarak bunları da halkımızla paylaşmayı düşünüyoruz. Özellikle kırsalda çiftçimize veya orman köylümüze ekonomik anlamda bir gelir kapısı sağlayacak oluşuma imza atmaktı. Başta Sayın Rektörümüz Ahmet Hamdi Topal olmak üzere ihtisaslaşma sürecindeki ilk projelerimizden bir tanesi. Desteklerinden ötürü teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. "Halkımıza aromatik bitkilerin hasadı ve üretimiyle ilgili kurslar düzenledik" Serada ürettikleri 38 bin fideyi ücretsiz kadın girişimcilere dağıttıklarını belirten Güney, şöyle konuştu: "Burada 30 bin civarında ekinezya fidesi ürettik. Aynı zamanda 8 bin civarında da oğul otu fidesi ürettik. Bunları bedelsiz olarak çiftçilerimize dağıttık. İlerleyen zamanda Hanönü’nde kadın girişimciler, ada çayı ve kekik noktasında da beklentilerinin olduğunu söylediler. Sahip oldukları arazileri hesaplayıp önümüzdeki dönemlerde de benzer fideler üretip onların bu konuda önlerini açıp, gelir kapısı sağlayacakları çeşitli türleri buralara tedarik etme hazırlığı içerisine gireceğiz. Elimizde hala bu fidelemeyi gerçekleştirecek olan alt yapılarımız mevcut. Onlar istedikleri sürece bizler de buranın iklim şartlarında, ekolojik şartlarına uygun adaptif türleri üretip, onlara vermeyi düşünüyoruz. Yapılmış olan bu seralar hem ihtisas projelerinin altlığını oluşturmak üzere hem bölgesel anlamda hizmet içi eğitim verecek, mühendislerimizin gelip tıbbi aromatik bitkilerin yetiştirdiğini, nasıl yetiştirildiğini yerinde görmek açısından da bizim için önem arz ediyor. Bunların eğitimlerini bu süreçte verdik. Halkımıza da hasatla ve üretimle ilgili çeşitli kurslar düzenledik" "2 dönüm alandan 200 kilogram ürün almayı hedefliyoruz" Daday’ın Uzbanlar köyünde eşi ile birlikte tarım ve çiftçilikle uğraşan Hilmi Oğuz ise, "Bizler ekinezya ve oğul otu üzerinde inşallah bu tarlada hem ekim yapacağız hem de bizlere faydalı ve bereketli olur. Ekinezya ve oğul otunu son yıllardaki hastalık ve mikrop oluşumlarında hem anti inflamatuar (ödem azaltma) etki ekinezyanın ve oğul otunun da sakinleştirici etkide bulunması üzerine bizler de bu alanda ticari faaliyet düşünmüş olduk. Şu an 2.2 dönüm bir alanda ekim yapıyoruz. 12 bin kök oğul otu ve ekinezya dikeceğiz. Buradan nasip olursa 200 kilogram arasında ürün almayı hedefliyoruz. Şu an fiyatı 80 TL civarında ama paketlenir ise bunlar 200 ila 250 TL civarında satılıyor" ifadelerini kullandı.
24 Kasım 2025 Pazartesi - 14:42
Kasım ayı e-ticaretinde rekor: 13 milyonun üzerinde e-fatura kesildi
Türkiye’de e-ticaret, Kasım ayında yılın en yoğun dönemini geride bıraktı. Black Friday ve yıl sonu kampanyalarının etkisiyle sipariş akışı hızlanırken, dijital operasyonlar kritik bir sınavdan geçti. BirFatura verilerine göre Kasım 2025 döneminde 13 milyonun üzerinde e-fatura kesildi. Geçen yıl aynı dönemde bu sayı 10 milyon seviyesindeydi. Türkiye’de e-ticaret, Kasım ayında bir kez daha yılın en yoğun dönemine ulaştı. Black Friday ve yıl sonu kampanyalarının etkisiyle sipariş akışı hızlanırken, dijital operasyonlar kritik bir sınavdan geçti. BirFatura verilerine göre Kasım 2025 döneminde 13 milyonun üzerinde e-fatura kesildi. Geçen yıl aynı dönemde bu sayı 10 milyon seviyesindeydi. BirFatura’nın müşteri sayısındaki artıştan bağımsız olarak yapılan bu karşılaştırma, aynı işletme grubunun e-ticaret hacminde yaklaşık yüzde 30’luk bir büyüme yaşandığını ortaya koydu. BirFatura CEO’su İbrahim Bayır, Kasım döneminin kazananlarını üç başlıkta topladı. Bayır, dijitalleşen e-ticaretçilerin yoğun sipariş dönemlerinde avantaj sağladığını vurgulayarak, "Kasım ayında telefonla, excel’le veya manuel süreçlerle bu hacmi yönetmek imkansız. Tamamen dijitalleşmiş işletmeler, siparişten stok takibine, fatura ve entegrasyon süreçlerine kadar her adımı sorunsuz yürüttü. Bu yıl çok net gördük, dijitalleşen e-ticaretçiler kazandı" dedi. Dijital altyapısı olmayan veya eski sistemler kullanan işletmelerin Kasım yoğunluğunda büyük zorlanma yaşadığını da belirten Bayır, Kasım kampanyalarının sadece satış hacmi değil, aynı zamanda nakit akışı baskısı oluşturduğunu da belirtti. Bayır, "Satış sipariş demektir, tahsilat değil. Kasım’da ödeme döngüsünü doğru planlayan ve tedarik zincirini buna göre ayarlayan işletmeler sorunsuz ilerledi. Planı olmayanlar stok, kargo, tedarik ve iade süreçlerinde ciddi sıkışmalar yaşadı. Sadece pazaryerine güvenen değil, kendi markasına yatırım yapanlar öne çıktı. Bu yıl öne çıkan bir diğer unsur ise marka değeri oldu. Kasım’da gördük ki kendi markasına yatırım yapan, sosyal medya ve sadakat kanallarını geliştiren işletmeler çok daha dirençliydi. Müşterisine doğrudan ulaşabilen marka, kampanya dönemlerinde kontrolü elinde tutar" diye konuştu. Türkiye’nin, e-ticarette güçlü bir büyüme ivmesi yakaladığına da değinen Bayır, "BirFatura’nın verilerine göre geçen yıl aynı işletme grubunun Kasım ayındaki e-fatura sayısı 10 milyon civarındaydı. Bu yıl aynı satıcı kitlesinin 13 milyon fatura kesmesi, Türkiye’de e-ticaret hacminin yapısal bir şekilde büyüdüğünü ortaya koyuyor. Bu sadece bir sayı değil; Türkiye’nin dijital ticarette ne kadar hızlı ölçeklendiğinin göstergesi. İşletmeler, dijital operasyon yapısını güçlendirdikçe e-ticaret hacmi doğal olarak artıyor. Türkiye dijital ticarette büyüyor; doğru planlayan daha hızlı büyüyor. Kasım ayına ilişkin veriler, Türkiye’nin e-ticarette güçlü bir büyüme ivmesi yakaladığını gösteriyor. Bu dönemin asıl mesajı, büyümenin hangi işletmeler tarafından doğru yönetildiğiyle ilgili. Dijitalleşen kazandı. Nakit akışını planlayan kazandı. Kendi markasına yatırım yapan kazandı. Kasım, e-ticarette artık neyin işe yaradığını çok net gösterdi" ifadelerini kullandı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder