EKONOMİ
08 Mayıs 2026 Cuma - 14:02 BTSO Etiyopya’da en büyük ticaret heyeti organizasyonunu gerçekleştirdi Türkiye’nin ihracat stratejisinde kritik bir rota olan Afrika pazarında, Bursa iş dünyası bayrağı devraldı. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), Ticaret Bakanlığı destekli yedi UR-GE projesi kapsamında 160 kişilik dev bir ticaret heyetiyle Etiyopya’ya çıkarma yaptı. Beş farklı sektörü kapsayan söz konusu organizasyon, bugüne kadar Türkiye’den Etiyopya’ya gerçekleştirilen en geniş kapsamlı ticaret heyeti faaliyeti olarak kayıtlara geçti. Türkiye ile Afrika boynuzunun merkezinde bulunan Etiyopya arasında ticaretin geliştirilmesi için yeni bir dönem başladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Şubat ayında ülkeyi ziyaretinde 1 milyar dolarlık ticaret hedefi belirlediği Etiyopya, 130 milyonu aşkın nüfusu ile Türk ihracatçılar için önemli fırsatlar sunuyor. Türkiye’nin ihracat odaklı kalkınma hedefleri doğrultusunda örnek projeleri hayata geçiren Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), Afrika’nın yükselen değeri Etiyopya’ya geniş kapsamlı bir ziyaret gerçekleştirdi. İnşaat yapı malzemelerinden ev tekstiline, kimyadan bebek çocuk konfeksiyonu ve mobilyaya birçok sektörden 160’ı aşkın iş insanıyla başkent Addis Ababa’ya giden BTSO heyeti, hem sektörel ikili iş görüşmeleri yaptı hem de pazar ziyaretleri ile ülkenin ticaret potansiyelini yerinde inceledi. Ticaret Bakanlığı’nın UR-GE desteği ile gerçekleşen program bugüne kadar Etiyopya’ya yapılan en büyük ticaret heyeti olarak kayıtlara geçti. "Türkiye’nin gücü ve etkisi her geçen gün artıyor" BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Etiyopya’da gerçekleştirilen iş görüşmeleri ve temaslara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Etiyopya’nın Afrika’nın yükselen değerlerinden biri olduğunu ifade eden Başkan Burkay, ülkenin aynı zamanda Afrika Birliği’nin merkezi olmasının stratejik önem taşıdığını söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Afrika politikalarının bölgeye büyük değer kattığını belirten İbrahim Burkay, Türkiye’nin son yıllardaki ekonomik ve ticari atılımlarıyla Afrika’daki gücünü ve etkisini her geçen gün artırdığını dile getirdi. "Bursa Afrika’da daha güçlü bir konumda olacak" Ticaret Bakanlığı destekleriyle, BTSO öncülüğünde düzenlenen ticaret heyetinin Afrika’ya gerçekleştirilen en önemli organizasyonlardan biri olduğuna dikkat çeken İbrahim Burkay, "5 farklı sektörden 110 firmamızla çok güçlü ve nitelikli bir heyet oluşturduk. Türkiye’nin Nisan ayında Etiyopya-Cibuti hattındaki ihracatı yaklaşık 4 kat artış gösterdi. Etiyopya denize kıyısı olan bir ülke değil ancak Cibuti limanı üzerinden çok önemli bir ticaret ağına sahip. Bizim de Etiyopya merkezli ciddi ihracat politikalarımız, stratejilerimiz ve hedeflerimiz bulunuyor." dedi. Gerçekleştirilen programın bu hedefler doğrultusunda önemli bir adım olduğunu vurgulayan Burkay, Bursa’nın üretim kapasitesi, ürün çeşitliliği ve rekabet gücüyle bölgede güçlü bir konuma sahip olacağına inandığını ifade etti. Bursa firmalarının Etiyopya’daki temaslarından olumlu sonuçlar alacağını kaydeden Burkay, firmaların gerçekleştirecekleri iş birlikleri ve ticari anlaşmalarla bölgede kalıcı bir yapı oluşturacaklarını söyledi. Başkan Burkay ayrıca programın hazırlık ve organizasyon sürecindeki destekleri dolayısıyla Türkiye’nin Addis Ababa Büyükelçisi Berk Baran ile Ticaret Müşaviri Taha Alperen Salar’a teşekkür etti. "Etiyopya’daki en büyük ticaret heyeti programı" Türkiye’nin Addis Ababa Büyükelçisi Berk Baran, Ticaret Bakanlığı’nın UR-GE desteği kapsamında düzenlenen programın bugüne kadar gerçekleştirilen en büyük etkinliklerden biri olduğunu söyledi. Farklı sektörlerden 110 firmanın programa katıldığını belirten Baran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 17 Şubat’taki Etiyopya temaslarında ortaya koyduğu 1 milyar dolarlık ticaret hedefini hatırlatarak, şunları söyledi: "Türkiye ile Etiyopya arasındaki ticaret hacmine baktığımızda önemli bir nokta var. Etiyopya ile ticarette iki farklı rakamdan söz ediyoruz. Etiyopya’nın açıkladığı rakamlar daha yüksek, bizim rakamlarımız ise daha düşük görünüyor. Bunun temel nedeni ticaretin önemli bir bölümünün Cibuti üzerinden gerçekleşmesi. Aslında görünenin çok üzerinde bir ticaret hacmimiz bulunuyor." dedi. "Bursa’nın ziyareti bizlere de güç veriyor" Bu tür organizasyonların uzun vadeli ticari ilişkiler açısından büyük önem taşıdığına dikkat çeken Baran, ilk ziyaretlerde tarafların birbirini tanıdığını, sonraki temaslarda güven ortamının oluştuğunu ve devam eden süreçte kalıcı ortaklıkların ortaya çıktığını söyledi. Etiyopya’nın son derece gelişmiş ve güçlü bir ekonomik potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Baran, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Etiyopya ziyaretinde ortaya çıkan görüntülerin yalnızca Türkiye’de değil tüm dünyada dikkat çektiğini ifade etti. Addis Ababa’nın gelişmişlik düzeyinin birçok kişi için şaşırtıcı olduğunu belirten Baran, şehirde canlı bir ekonomi ve ciddi yatırım fırsatları bulunduğunu kaydetti. Etiyopya’nın aynı zamanda Afrika Birliği’nin merkezi olduğuna işaret eden Baran, burada gerçekleştirilen yatırımların tüm Afrika kıtası nezdinde önemli bir görünürlük sağladığını belirtti. Bölgede değerlendirilmesi gereken çok ciddi fırsatlar bulunduğunu söyleyen Baran, "Burada görev yaptığım üç yılı aşkın süre içerisinde bu organizasyon, imza atılan en büyük etkinliklerden biri oldu. Bursa gibi sanayileşmiş, üretim gücü yüksek ve gelişmiş bir şehrin farklı sektörlerden geniş katılımla Addis Ababa’ya gerçekleştirdiği ziyaretin bizlere de güç veriyor. Bu anlamda BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’a teşekkür ediyorum." dedi. "Etiyopya Türk yatırımcıları kırmızı halı ile karşılamaya hazır" Etiyopya Dışişleri Bakanlığı Avrupa ve Amerika İşleri Genel Müdürü Büyükelçi Meles Alem Tikea ise yaptığı konuşmada Etiyopya ekonomisinin köklü bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirterek, ülkede reform hareketlerinin hızla devam ettiğini söyledi. Addis Ababa’daki değişim ve gelişimin şehir genelinde açık şekilde görülebildiğini ifade eden Tikea, Etiyopya hükümetinin makro ekonomik, yapısal ve sektörel reformları kararlılıkla sürdürdüğünü dile getirdi. Türk yatırımcılara önemli mesajlar veren Tikea, "Etiyopya devleti Türk yatırımcıları kırmızı halıyla karşılamaya hazır. Etiyopya, 130 milyonu aşan nüfusuyla son derece dinamik ve hızlı büyüyen bir pazar. Nüfusun yüzde 65’ini gençler oluşturuyor. Bu da çok büyük fırsatlar anlamına geliyor." dedi. Etiyopya’nın aynı zamanda Afrika’nın siyasi merkezi ve kıtaya açılan önemli bir kapı olduğunu vurgulayan Tikea, Türk iş dünyasını Etiyopya’da daha fazla yatırım ve iş birliği yapmaya davet etti. BTSO ve Addis Ababa Ticaret Odası İş Birliği Protokolü Program kapsamında ayrıca BTSO ile Addis Ababa Ticaret Odası arasında iyi niyet ve işbirliği anlaşması imzalandı. Protokole BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve Addis Ababa Ticaret Odası Başkanı Zehara Mohammed imza attı. 400 bini aşkın üyesiyle Etiyopya iş dünyasının en önemli çatı kuruluşları arasında yer alan Addis Ababa Ticaret Odası’nın Başkanı Zehara Mohammed, Türkiye ile Etiyopya arasındaki diplomatik ilişkilerin 100 yılı aşkın bir geçmişe sahip olduğunu belirterek, iki ülke arasındaki bağların ticaretle daha da güçlenmesinden büyük memnuniyet duyduklarını söyledi. Türkiye ile Etiyopya arasındaki ilişkilerin son derece güçlü olduğunu ifade eden Mohammed, Türk ürünlerinin kalite açısından bölgede önemli bir itibara sahip olduğunu dile getirdi. "Türk mallarının diğer ülkelere kıyasla çok daha kaliteli olduğunu halkımız çok iyi biliyor." diyen Mohammed, Addis Ababa Ticaret Odası’nın 480 binden fazla üyeye sahip olduğunu kaydetti. Bursa heyetiyle imzalanan protokolden büyük memnuniyet duyduklarını vurgulayan Mohammed, iki taraf arasında güçlü iş birlikleri kurulacağına inandığını söyledi. Etiyopya’da üretilen ürünlerin de Türkiye üzerinden farklı pazarlara ihracatının artırılmasını beklediklerini kaydeden Mohammed, Türk iş dünyasına yönelik olumlu mesajlar verdi. Etiyopya Ticaret ve Sanayi Odası Genel Sekreteri Kenenisa Lemi’nin de ziyaret ettiği programın ilk gününde Bursalı firmalar, çok sayıda ikili iş görüşmesi gerçekleştirdi.
ATO Başkanı Baran: "Sinema ve dizi sektörünün sorunlarına çözüm için her türlü desteği vermeye hazırız"
25 Nisan 2026 Cumartesi - 14:18 ATO Başkanı Baran: "Sinema ve dizi sektörünün sorunlarına çözüm için her türlü desteği vermeye hazırız" Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, "Sinema ve dizi sektörüyle ilgili de sorunlarına çözümü için her türlü desteği vermeye hazırız" dedi. Ankara Ticaret Odası (ATO) tarafından bu yıl beşincisi gerçekleştirilen ‘Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları’nın birinci gününde ünlü sanatçılar Demet Akbağ, Yılmaz Erdoğan ve Oktay Kaynarca dizi sürelerinin uzunluğuna dair serzenişte bulundu. ‘Nasıl Efsane Oldular? İsmi Marka Olanlar’ paneli Tarih TV Yönetim Kurulu Başkanı Mükremin Atmaca moderatörlüğünde, Oyuncular Demet Akbağ, Oktay Kaynarca ve Yılmaz Erdoğan’ın katılımı ile ATO Congresium Oditorium Salonu’nda gerçekleşti. Moderatör Atmaca’nın nasıl marka olduklarına dair sorusunu cevaplayan Yılmaz Erdoğan, marka olmanın temelinde güven yattığını anlattı. Televizyon dizisi olarak gerçekleştirdiği son çalışmasından bahseden Erdoğan, dizinin neden sonlandırıldığına dair bir soruyu cevaplandırırken, dizi sürelerinin uzunluğuna dair serzenişte bulundu. Yapım süreçlerinin yalnızca ticari motivasyonlarla şekillenmemesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, sektörün reklam ve maliyet dengesi içinde zorlandığını anlattı. Erdoğan, "Kaliteden ödün veriyoruz. İnsanlar aynı akşam tek bir uzun dizi izleyeceğine iki ayrı iş seyretmeli, çeşitlilik artmalı. Bu sorunu Ankara Ticaret Odası önderliğinde çözeceğiz, Başkanıma güveniyoruz" dedi. "’Ne yaparsam efsane olurum’ diyerek yola çıkmadım" Panelde konuşan sanatçı Demet Akbağ, efsane olmanın bir formülü olmadığını, temel motivasyonun "sevdiği işi, sevdiği şekilde yapmak" olduğunu vurguladı. Akbağ, kariyer yolculuğundaki prensiplerini dile getirirken, "Hiçbir zaman ’ne yaparsam efsane olurum’ diyerek yola çıkmadım. Önemli olan o güven duygusunu inşa etmek ve seyirciye mahcup olmamak. Tanınırlık gerektiren bir iş yapıyoruz bunu ne kadar hazmedebiliyorsanız o kadar doğru ilerliyorsunuz. Aslında hata yapmaktan korkmak, isme sahip çıkmayı ve kendinize dışarıdan bakabilmeyi beraberinde getiriyor" şeklinde konuştu. Dizi sürelerine de değinen Akbağ, "Eskiden ‘Yerli Dizi Yersiz Uzun’ kampanyası başladığında süreler 90 dakikaydı, şimdi 130 dakikaya çıktı. Bizim dizilerimizin bir bölümü, yurt dışında üçe bölünüp üç hafta izleniyor. Bu sürdürülebilir bir durum değil" diyerek sektördeki içerik üretim süreçlerine dikkat çekti. Teknolojiyle olan ilişkiyi ise "Uzak kalamayız ama ölçülü olmalıyız; işin nerelere gideceğini henüz kimse kestiremiyor" sözleriyle özetledi. "İnsanla birebir yapılan şeylerin ötesine geçilemeyecek" Teknolojinin sanata etkilerini değerlendiren Oktay Kaynarca, yapay zekanın endişe oluştursa da canlı performansın yerini tutamayacağını söyledi. Kaynarca, "İnsanla birebir yapılan şeylerin ötesine geçilemeyecek. Sahne performanslarına ilginin artması da insanların o canlı hisse, o duyguya şahit olma isteğinden kaynaklanıyor. Yapay zeka bir matematik ama aktörlük bir duygu işidir" dedi. ATO Başkanı Gürsel Baran’dan sanatçılara tam destek Paneli salon koltuklarında izleyen ve sonlarına doğru sahneye çıkan ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran da, sanatçıların dizi sürelerine ilişkin serzenişlerine değinerek, dizi ve hizmet sektörünün Türkiye ekonomisi için stratejik önemine dikkat çekti. Sinema ve dizi sektörünün, Ankara Ticaret Odası’nda da temsil edildiğini kaydeden Baran, "Hizmet sektörü içerisinde yer alan sinema ve dizi sektörü, son yıllarda ABD’den, İngiltere’ye, Latin Amerika’dan Orta Doğu’ya varıncaya kadar 100’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştirilen bir sektör. 2024 yılında 500 milyon dolar olan dizi ihracatı, 2025’te 1 milyar dolara yükseldi. İhracatını bir yılda iki kat artıran başka bir sektör yok. Sektörün sorunlarını bertaraf etmek hepimizin görevi. Ankara Ticaret Odası olarak, ülkemizde çalışan, üreten, istihdam sağlayan, ihracat yapan tüm sektörlerin yanındayız. Sinema ve dizi sektörüyle ilgili de sorunlarına çözümü için her türlü desteği vermeye hazırız" açıklamasında bulundu.
Batman’da çiftçilere ’yanlış ilaçlama’ uyarısı
25 Nisan 2026 Cumartesi - 13:01 Batman’da çiftçilere ’yanlış ilaçlama’ uyarısı Batman İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından çiftçilere yanlış ilaçlama uyarısı yapıldı. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, il genelinde genelinde yağışlara bağlı olarak buğday tarlalarında yaprak lekesi hastalığının yoğunlaştığı gözlemlenmekte olduğunu belirtildi. Açıklamada, verim kaybını önlemek isterken yapılan bazı hatalı ilaçlamaların, hem cebe hem de mahsule zarar verebileceğine dikkat çekildi. Açıklamada, "Birçok üreticimizin aynı anda Herbisit (ot ilacı), Fungusit (mantar ilacı) ve İnsektisit (süne ilacı) karıştırarak uygulama yaptığı tespit edilmiştir. Bu uygulama aşağıdaki riskleri doğurur. Bitki Stresi ve Fitotoksite. Üç farklı kimyasalın aynı anda atılması buğdayda ilaç stresi oluşturarak gelişimi durdurabilir. Süne mücadelesinde yanlış zamanlama. Süne ile mücadele ergin döneminde değil, teknik ekiplerimizin belirleyeceği nimf (yavru) döneminde yapılmalıdır. Erginlere atılan ilaç, faydalı böcekleri öldürerek ilerleyen dönemde süne popülasyonunun daha da artmasına neden olur. Maliyet kaybı. Henüz zamanı gelmemiş bir zararlı için yapılan ilaçlama, çiftçimiz için gereksiz bir maliyettir. Septorya için geç kalmayın. Alt yapraklarda başlayan lekeler üst yapraklara (bayrak yaprak) sıçramadan uygun bir Fungusit ile müdahale edin. Süne için bekleyin. İl ve İlçe Müdürlüğü ekiplerimizin yapacağı sürvey sonuçlarını ve ilaçlama ilanını takip edin. Kendi başınıza erken müdahale yapmayın. Karışımlara dikkat, ilaçları karıştırmadan önce mutlaka etiket bilgilerini okuyun ve bir ziraat mühendisine danışın" denildi.
Türk pamuğunun geleceği masaya yatırıldı
25 Nisan 2026 Cumartesi - 12:18 Türk pamuğunun geleceği masaya yatırıldı Bu yıl 8.’si gerçekleştirilen Ulusal Pamuk Zirvesi’nde Türk pamuğunun geleceği ve küresel pazarda gücünün artırılması masaya yatırılırken, Ulusal Pamuk Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Fevzi Çondur; "Sınırlı ekim alanına rağmen ülkemiz dünya pamuk üretiminde önemli bir paya sahip" dedi. Ulusal Pamuk Konseyi tarafından bu yıl 8.’si düzenlenen Ulusal Pamuk Zirvesi, İzmir’in ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Ülke genelindeki sektör temsilcilerini ve sanayicileri bir araya getiren zirvede, Türk pamuğunun geleceği, küresel pazar gücünün artırılması ve ekim alanlarının sürüdürülebilir hale getirilmesi konuları masaya yatırıldı. Ulusal Pamuk Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Fevzi Çondur’un açılış konuşmasıyla başlayan zirve, Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdür Yardımcısı İhsan Emiralioğlu ve İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban’ın konuşmalarıyla devam etti. Açılış konuşmalarını yapan Ulusal Pamuk Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Fevzi Çondur, pamuk sektörünün mevcut durumunu değerlendirmek, karşı karşıya olduğu sorunlara çözüm geliştirmek ve geleceğe yönelik stratejik konuları ele almak amacıyla bir araya geldiklerini belirtti. Türkiye’nin sınırlı ekim alanına rağmen dünya pamuk üretiminde önemli bir paya sahip olduğunu vurgulayan Çondur, bu başarının sürdürülebilir ve izlenebilir üretim anlayışının önemini ortaya koyduğunu ifade etti. Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdür Yardımcısı İhsan Emiralioğlu ise 2026 yılının ilk dört ayında son iki yıla kıyasla daha fazla yağış alındığını belirterek, tarımsal üretim açısından bereketli bir yıl beklentisinin arttığını dile getirdi. Pamuğun Bakanlık tarafından belirlenen 13 stratejik üründen biri olduğuna dikkat çeken Emiralioğlu, Türkiye’nin kaliteli ve GDO’suz üretimle dünya üreticilerinden ayrıştığını söyledi. Türkiye’nin birim alandan elde edilen pamuk veriminde dünyada ilk üçte yer aldığını ifade eden Emiralioğlu, 2002 yılında dekara 353 kilogram olan kütlü pamuk veriminin yüzde 36 artışla 480 kilogram seviyelerine ulaştığını, dünya ortalamasının ise yaklaşık 236 kilogram olduğunu belirtti. Ayrıca pamuk üretimini desteklemeye devam ettiklerini belirten Emiralioğlu, 2025 yılında dekara bin 98 TL olan destekleme bedelinin 2026 yılı için bin 395 TL’ye yükseltildiğini açıkladı. İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban da konuşmasında üretim maliyetlerinin düşürülmesine yönelik çalışmaların önemine değinerek, özellikle sulama tekniklerinin geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Bilinçsiz kimyasal ve ilaç kullanımının maliyetleri artırdığına dikkat çeken Elban, bu durumun bazı bölgelerde tarımdan uzaklaşmaya neden olduğunu ifade etti. Çiftçilerin pamuk üretiminden kopuş hızının azaltılması gerektiğini belirten Elban, sektör temsilcilerinin hızlı ve somut çözüm önerilerine odaklanmasının önemine işaret etti. İki oturum şeklinde gerçekleştirilen zirvenin ilk oturumunda, "Yerli Pamuk Üretimindeki Sorunlar ve Çözüm Önerileri" başlığı ele alındı. İkinci oturumda ise "Türk Tekstilinin Dünya ile Rekabeti" konusu değerlendirildi. Zirve, Ulusal Pamuk Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Fevzi Çondur’un kapanış konuşmasının ardından, programa katkı sunan sponsor firmalara ve konuşmacılara plaket takdimi gerçekleştirilmesiyle sona erdi. Ayrıca program süresince sponsor firmalar açtıkları stantlarda ürünlerini katılımcılara tanıttı.
Aliağa limanları 2026’nın ilk çeyreğinde net tonda liderliğini korudu
25 Nisan 2026 Cumartesi - 11:49 Aliağa limanları 2026’nın ilk çeyreğinde net tonda liderliğini korudu İMEAK Deniz Ticaret Odası (DTO) Aliağa Şubesi nisan ayı olağan meclis toplantısında konuşan Yönetim Kurulu Başkanı Adem Şimşek, Aliağa limanlarının 2026 yılının ilk çeyreğinde yaşanan düşüşlere rağmen net ton elleçlemede Türkiye genelindeki liderliğini sürdürdüğünü açıkladı. Toplantı, Meclis Başkanı İsmail Önal başkanlığında ve meclis üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda 2026 yılının ilk çeyreğine ait Aliağa limanları yük ve konteyner istatistikleri hakkında bilgi veren DTO Aliağa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Adem Şimşek, limanların performansının genel olarak istikrarlı olduğunu ancak bazı kalemlerde gerileme yaşandığını belirtti. İlk çeyrekte TEU bazında elleçlenen konteyner trafiğinin geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 20,14 azalarak 362 bin 810 adet olarak gerçekleştiğini ifade eden Şimşek, "Limanlarımız bu performansla beşinci sırada yer almaktadır. İlk çeyrekte limanlarımıza uğrak yapan gemi sayısı ise 1.409 adet olmuştur. Bu rakamlarla gemi uğrak sayısında yüzde 8,56 oranında azalış gerçekleşmiş ve Kocaeli’nin ardından ikinci sıradaki yerimizi korumuş bulunuyoruz." dedi. Net tonda liderliğini sürdürüyor Aliağa limanlarında gross ton bazında elleçlenen yük miktarının 28 milyon 899 bin 509 ton olduğunu kaydeden Şimşek, "Bu rakamla Aliağa limanlarında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8,77 oranında azalış yaşandı. Buna rağmen Aliağa limanları, gross ton elleçlemede Kocaeli’nin ardından Türkiye genelinde ikinci sıradaki yerini korudu. Aynı dönemde net ton bazında elleçlenen yük miktarı ise 21 milyon 910 bin 607 ton olarak gerçekleşti. Geçen yılın aynı döneminde 22 milyon 907 bin 125 ton olan net ton elleçleme miktarına kıyasla ilk çeyrekte yüzde 4,35 oranında azalış gerçekleşmiştir. Buna rağmen Aliağa limanları net tonda liderliğini sürdürmüştür." ifadelerini kullandı. Boşaltma işleminde birinci sırada Limanlarda gerçekleşen yükleme ve boşaltma oranlarına da değinen Adem Şimşek, sözlerini şöyle tamamladı: "2026 yılının ilk çeyreğinde limanlarımızda gerçekleşen yükleme net ton miktarı 8 milyon 201 bin 355 ton olmuştur. Geçen yılın aynı dönemiyle kıyaslandığında yüzde 4,67 oranında düşüş yaşanmış ve Aliağa limanları bu alanda Ceyhan’dan sonra ikinci sırada yer almıştır. Öte yandan, boşaltma net ton miktarı 13 milyon 709 bin 252 ton olarak kaydedilmiştir. Bu rakamla Aliağa, en fazla boşaltma işlemi gerçekleştirilen birinci liman konumundadır. Boşaltma tonajında ise geçen yıla göre yüzde 4,15 oranında azalış yaşanmıştır."
Kozan bezelyesi görünümüyle Karadeniz hamsisine benzetildi
25 Nisan 2026 Cumartesi - 11:44 Kozan bezelyesi görünümüyle Karadeniz hamsisine benzetildi Adana’da bir üretici, hasat ettiği bezelyeleri, yüksek rekolte nedeniyle hamsiye benzetti. Adana’nın Kozan ilçesinde üretim yapan Orhan Adır, 5 dönüm arazide ektiği bezelyenin hasadına başladı. Verimin yüksek olması nedeniyle hasadı "güle oynaya" yaptıklarını belirten Adır, ürününü Karadeniz’de ki hamsi bereketine benzetti. Adır, "Kamıoba köyünde 5 dönüm alanda bezelye ektim. Bu bezelye Karadeniz hamsisi gibi. Bunu gören başka yerden alırsa ben bu işi bırakırım. Trabzon hamsisi derler ya, bunlar da öyle. Hamsiden daha lezzetli. Böyle bezelye görülmemiş, Adana’da bu şekilde yetiştiren yok" diyerek iddialı sözleriyle yüzleri güldürdü. Bezelyeyi doğal yöntemlerle yetiştirdiğini vurgulayan Adır, "25 Ekim’de ekimini yaptık, 21 Nisan’da hasada başladım. Gübre kullanmadım. Taneleri iri ve dolgun. İçinde 9’lu, 11’li taneler var. Bu yüzden Karadeniz hamsisine benzettim" dedi. Ürünün satışına da değinen Adır, "Kilosunu köylü yesin diye tarlada 60 liradan veriyorum. Adana’da pazarda 100 liraya satılıyor. Talep çok, günlük topluyoruz ve hemen satıyoruz. Bu ilk hasat, 10 gün sonra ikinci hasat olacak. Dönümden yaklaşık 800 kilo verim alıyoruz. Bu tohum ‘Mardin canavarı’ diye biliniyor" diye konuştu. Yüksek verim ve uygun fiyatla dikkat çeken Kozan bezelyesi, hem üreticinin yüzünü güldürdü hem de vatandaşın ilgisini çekti.
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: "Yeni bir atılım süreci başlatabiliriz"
25 Nisan 2026 Cumartesi - 11:41 TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: "Yeni bir atılım süreci başlatabiliriz" Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı’na ilişkin, "Dünyanın içinden geçtiği bu çalkantılı dönemde, Türkiye’yi üretim ve yatırımlar için öne çıkartacak bu düzenlemeler, doğru zamanda ve doğru yönde atılmış adımlardır. Buradan yeni bir atılım süreci başlatabiliriz" dedi. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, sosyal medya hesabından Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı’na ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı’nda açıkladığı yeni düzenlemelerin iş dünyası ve ülke ekonomisi açısından önemli hususları içerdiğini belirten Hisarcıklıoğlu, "Dünyanın içinden geçtiği bu çalkantılı dönemde, Türkiye’yi üretim ve yatırımlar için öne çıkartacak bu düzenlemeler, doğru zamanda ve doğru yönde atılmış adımlardır. Bu çerçevede, TOBB olarak devamlı suretle vurgulamış olduğumuz sanayimizin ve ihracatımızın üzerindeki kamusal yüklerin azaltılmasına yönelik olarak getirilecek olan kurumlar vergisi oranındaki indirimi çok değerli buluyoruz" açıklamasında bulundu. Hisarcıklıoğlu, Türkiye’nin iş ve yatırım ortamının cazibesini artırmak üzere uygulanması düşünülen yeni düzenlemelerin, ülkenin küresel firmaların bölgesel yönetim merkezini çekecek şekilde öne çıkmasını, küresel transit ticaretten daha fazla pay almasını, girişimcilik ekosisteminin daha hızlı büyümesine destek vermesini ve İstanbul Finans Merkezi’nin dünyanın önde gelen finans merkezlerinden biri haline getirme noktasında daha güçlü bir şekilde konumlanmasını sağlayacağına inandıklarını dile getirdi. "Yeni bir atılım süreci başlatabiliriz" Hisarcıklıoğlu, yatırım süreçlerinin ve bürokrasinin azaltılması ve sadeleştirilmesi yönündeki taleplerinin de karşılık bulmasından büyük memnuniyet duyduklarını bildirerek, "’Tek Durak Büro’ uygulamasıyla, çok daha yatırımcı dostu bir yapının kurulmasını bekliyoruz. Küresel ekonomideki riskleri göz ardı etmeden, fırsatlara odaklanır ve bunları değerlendirebilirsek, buradan yeni bir atılım süreci başlatabiliriz. ’Türkiye Yüzyılı’ vizyonunu gerçekleştirme yolunda, önemli mesafe kat etmiş oluruz. Açıklanan yeni düzenlemelerin, ülkemize ve reel sektörümüze hayırlı olmasını diliyor, başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere, emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz" dedi.
Belçika Ekonomik Misyonu Türkiye ziyareti öncesi basın toplantısı düzenledi
25 Nisan 2026 Cumartesi - 11:37 Belçika Ekonomik Misyonu Türkiye ziyareti öncesi basın toplantısı düzenledi Belçika Ekonomik Misyonu’nun Türkiye ziyareti öncesinde, Belçika’nın İstanbul Başkonsolosluğu’nda basına yönelik bir bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Belçika Kraliçesi’nin liderliğinde 10-14 Mayıs tarihleri arasında İstanbul ve Ankara’ya gerçekleştirilecek Belçika Ekonomik Misyonu ziyaretleri öncesinde, Belçika Türkiye Büyükelçisi Van de Velde ve İstanbul Başkonsolosu Tim Van Anderlecht’in ev sahipliğinde basın bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Toplantıda, misyonun kapsamı, öncelikli alanları ve iki ülke arasındaki ekonomik iş birliğini güçlendirmeye yönelik sunulan fırsatlar hakkında bilgi verildi. Toplantıda konuşan Belçika Türkiye Büyükelçisi Van de Velde, "Amacımız firmaları bir araya getirmek. Kraliçe’nin, bakanların ve devlet kurumlarının buraya gelmesi iki ülke arasındaki iş birliğine verdiğimiz önemi göstermektedir. Güncel jeopolitik gelişmeler ve NATO süreci değerlendirildiğinde Belçika’nın özellikle savunma sanayi alanında güçlenmesi önemli bir başlıktır" dedi. ‘’İş fırsatlarını değerlendirmek amacıyla 5 ana sektörden 450 kişi ziyarete katılıyor’’ Belçika Türkiye Büyükelçisi Van de Velde, "Türkiye, ekonomik açıdan Belçika’nın en önemli ortaklarından biri. Belçika’nın Birleşik Krallık, Çin ve diğer Avrupa Birliği ülkeleri dışındaki partnerleri arasında 4’üncü sırada yer alıyor. Burada 13 milyar avroluk bir ticaret hacminden söz ediyoruz. İş fırsatlarını değerlendirmek amacıyla 5 ana sektörden 450 kişi ziyarete katılıyor. Özellikle yeşil dönüşüm, dijital dönüşüm, lojistik, sağlık, eczacılık (ilaç ve kimya) ile savunma sanayi olmak üzere beş ana sektörde 450 kişiyle bir ziyaret gerçekleştiriyoruz" şeklinde konuştu. "Türkiye’nin sanayi alanındaki gelişimini ve öncülüğünü gördük" Van de Velde, "Savunma sanayinde geçen yıl Savunma Bakanımız Türkiye’ye geldi ve çeşitli ziyaretlerde bulundu. Bu ziyaretlerde Türkiye’nin sanayi alanındaki gelişimini ve öncülüğünü gördüğü için bu yıl heyet, birçok ekiple birlikte geliyor. Bunun dışında, bir yıl sonra iş birliğini geliştirmek ve iş birliğinde bulunmak amacıyla yeniden bir ziyaret gerçekleştirilecek. Geçen yıl Türkiye’nin savunma sanayindeki kapasitesini görmek için gelinmişti, bu yıl ise ticari amaçlı bir ziyaret söz konusu. Ticari ve ekonomik bir misyon yürütülüyor. Bu misyon kapsamında yapılacak görüşmeler sonrasında Belçika’nın Türkiye’den ne tür hizmetler alabileceği değerlendirilecek. Daha çok enerji dönüşümü, atık yönetimi, offshore olarak adlandırılan rüzgar enerjisi ve nükleer enerji başlıkları öne çıkıyor. Ancak Akkuyu ile birebir bağlantılı olarak şu anda bir ziyaretimiz yok" diye konuştu. ‘‘Belçika olarak, vize serbestliğinden yanayız’’ Avrupa ile ilgili vize konusunun konuşulup konuşulmayacağı sorusunu yanıtlayan Belçika Türkiye Büyükelçisi Van de Velde, "Türkiye, Çin’den sonra vize alanında gelişme sağlamak istediğimiz ikinci ülke. Belçika olarak vize serbestliğinden yanayız. Bu kapsamda başvuru sayılarımızı da artırdık. Bu bir bahane değil ancak süreci İstanbul Konsolosluğumuz takip ediyor. Vize başvurularının merkezi İstanbul Konsolosluğu’dur. Burada devletler arası bir protokol ya da iş birliği süreci olmayacak’’ ifadelerini kullandı.
Kozan bezelyesi görünümüyle Karadeniz hamsisine benzetildi
25 Nisan 2026 Cumartesi - 11:23 Kozan bezelyesi görünümüyle Karadeniz hamsisine benzetildi Adana’da bir üretici, hasat ettiği bezelyeleri, yüksek rekolte nedeniyle hamsiye benzetti. Adana’nın Kozan ilçesinde üretim yapan Orhan Adır, 5 dönüm arazide ektiği bezelyenin hasadına başladı. Verimin yüksek olması nedeniyle hasadı "güle oynaya" yaptıklarını belirten Adır, ürününü Karadeniz’de ki hamsi bereketine benzetti. Adır, "Kamıoba köyünde 5 dönüm alanda bezelye ektim. Bu bezelye Karadeniz hamsisi gibi. Bunu gören başka yerden alırsa ben bu işi bırakırım. Trabzon hamsisi derler ya, bunlar da öyle. Hamsiden daha lezzetli. Böyle bezelye görülmemiş, Adana’da bu şekilde yetiştiren yok" diyerek iddialı sözleriyle yüzleri güldürdü. Bezelyeyi doğal yöntemlerle yetiştirdiğini vurgulayan Adır, "25 Ekim’de ekimini yaptık, 21 Nisan’da hasada başladım. Gübre kullanmadım. Taneleri iri ve dolgun. İçinde 9’lu, 11’li taneler var. Bu yüzden Karadeniz hamsisine benzettim" dedi. Ürünün satışına da değinen Adır, "Kilosunu köylü yesin diye tarlada 60 liradan veriyorum. Adana’da pazarda 100 liraya satılıyor. Talep çok, günlük topluyoruz ve hemen satıyoruz. Bu ilk hasat, 10 gün sonra ikinci hasat olacak. Dönümden yaklaşık 800 kilo verim alıyoruz. Bu tohum ‘Mardin canavarı’ diye biliniyor" diye konuştu. Yüksek verim ve uygun fiyatla dikkat çeken Kozan bezelyesi, hem üreticinin yüzünü güldürdü hem de vatandaşın ilgisini çekti. (BS-GF-
Adalı Kart’ın kullanıcı sayısı her geçen gün artıyor
25 Nisan 2026 Cumartesi - 10:50 Adalı Kart’ın kullanıcı sayısı her geçen gün artıyor Kuşadası Belediyesi’nin, hemşehrilerinin çeşitli indirim ve avantajlardan yararlanabilmesi amacıyla yaşama geçirdiği Adalı Kart’ın 2 yılda ulaştığı kişi sayısı 62 bin 300 oldu. Başta Arya Tesisleri ve Halk Ada Market olmak üzere 108 üye iş yerinde indirim sağlayan Adalı Kart, kent sakinleri ve üye işletmelerin ekonomisine önemli bir katkı sundu. Başkan Ömer Günel döneminde, ikameti Kuşadası’nda olan kent sakinlerinin birçok avantajdan yararlanabilmesi için ‘Adalı Kart’ projesi yaşama geçirildi. Yaklaşık 2 yılı geride bırakan uygulamada Kuşadalıların Adalı Kart’a olan ilgisi her geçen gün arttı. Bu kapsamda Adalı Kart’ın kullanıcı sayısı 62 bin 300’e, üye iş yeri sayısı da 108’e ulaştı. Adalı Kart ayrıca Kuşadası Belediyesi’nin kent yaşamını ve hizmetlerini içeren uygulaması olan Ada Mobil’den de 45 bin 893 kez indirildi. Kuşadası Belediyesi’ne bağlı Arya Tesisleri’nde yüzde 30, Halk Ada Market mağazasında yüzde 20, üye iş yerlerinde de farklı oranlarda indirim sağlayan Adalı Kart, bu yönüyle kent ekonomisine önemli bir katkı sunarken dayanışma kültürünün de simgelerinden biri oldu. Adalı Kart kullanıcı ve üye iş yeri sayısındaki artışın kendilerini çok mutlu ettiğini belirten Proje Koordinatörü Gizem Tuğba Toros, "Başkan Ömer Günel’in sosyal belediyecilik alanındaki en önemli projelerinden biri olan uygulamamız başarıyla yoluna devam ediyor. Adalı Kart sahipleri Güvercinada Kalesi’nde bulunan Deniz Ticaret Tarihi Sergi Alanı’nı da ücretsiz gezebiliyor. Ayrıca Kuşadası Tenis Kulübü’nden de yüzde 50 oranında indirimle faydalanabiliyorlar. Tüm hemşehrilerimizi avantajları saymakla bitmeyen Adalı Kart’ı edinmeye davet ediyorum" diye konuştu.
Araban’da fıstık üreticileri tırtıl’la mücadele çalışması başlattı
25 Nisan 2026 Cumartesi - 10:33 Araban’da fıstık üreticileri tırtıl’la mücadele çalışması başlattı Gaziantep’in Araban ilçesinde, Antep fıstığı ağaçlarının uyanmasıyla birlikte üreticiler, verimi düşüren tırtıl ile mücadele çalışması başlattı. Arabanlı üreticiler, özellikle Antep fıstığı ağaçlarının tomurcuklarını ve yeni sürgünlerini yiyen tırtıl zararlısına karşı imha çalışması başlattı. Çiftçi Şıh Müslüm Özkaya, "Antep fıstığı bahçemdeki ağaçların tomurcuk patlama döneminde fıstık ağaçlarını tek tek kontrol ederek gördüğüm bu zararlıyı elle toplayıp imha ediyorum. Ayrıca, karagöz kurdu için kıştan kalan budama artıklarını da bahçemden temizlenerek zararlının yayılmasını engellenmek için çalışılma başlattım. Bahar bakımı, ağaçların gelişimi ve verim için kritik önem taşıyor. Bu dönemdeki yanlış uygulamalar ciddi verim kayıplarına yol açabilir" dedi. Çiftçi Özkaya, "Tırtıllar, özellikle ilkbahar aylarında Antep fıstığı ağaçlarında ciddi verim kayıplarına ve ağacın zayıflamasına neden olan zararlılardır. Nisan ayı ortalarında fıstık ağacı ilk yapraklarını açtığında, tırtıllar bu taze yaprakları ve sürgünleri yiyerek ağacın fotosentez yapmasını engeller. Tırtıllar, yapraklarla birlikte fıstığın çiçeklerini de yedikleri için ağacın o yıl ürün vermemesine veya ürün miktarının çok azalmasına neden olur’’ ifadelerine yer verdi.