SPOR - 08 Mayıs 2026 Cuma 09:59

Trendyol Süper Lig’de 33. hafta heyecanı

A
A
A
Trendyol Süper Lig’de 33. hafta heyecanı

Trendyol Süper Lig’in 33. haftasında tüm maçlar yarın aynı saatte oynanacak.

Trendyol Süper Lig’de 33. hafta heyecanı yarın yaşanacak. Lider Galatasaray, sahasında Antalyaspor ile karşılaşacak. Sarı-kırmızılılar maçtan galibiyetle çıkması durumunda diğer maçlara bakmadan şampiyonluğunu ilan edecek. Ligde ikinci sırada bulunan Fenerbahçe ise Konyaspor’a konuk olacak. Bu hafta Beşiktaş da Trabzonspor’u ağırlayacak.

Trendyol Süper Lig’de 33. haftanın programı şöyle:

Yarın

20.00 Göztepe - Gaziantep FK

20.00 RAMS Başakşehir - Samsunspor

20.00 Konyaspor - Fenerbahçe

20.00 Galatasaray - Antalyaspor

20.00 Eyüpspor - Çaykur Rizespor

20.00 Kocaelispor - Fatih Karagümrük

20.00 Gençlerbirliği - Kasımpaşa

20.00 Corendon Alanyaspor - Kayserispor

20.00 Beşiktaş - Trabzonspor

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Isparta Çöpe gidecek malzemeleri sanata dönüştüren emekli usta tarihi maketlerle yaşatıyor Isparta’da yaşayan 62 yaşındaki emekli kamu çalışanı Güner Ersöz, atık malzemeleri kullanarak yaptığı tarihi eser ve geleneksel ev maketleriyle kültürel mirası yaşatıyor. Emeklilik sonrası boş zamanlarını verimli değerlendirmek amacıyla hobi olarak başladığı çalışmalarında Osmanlı evlerinden Anıtkabir’e kadar birçok eseri tasarlayan Ersöz, "Sıradaki büyük hedefim Ayasofya maketi yapmak. İnsanlarımızın sağda solda vakit geçirmek yerine bu tür uğraşlarla ilgilenmesinin vatanımıza, milletimize ve yeni nesillere fayda sağlayacağına inanıyorum" dedi. Isparta’da yaşayan 62 yaşındaki emekli Güner Ersöz, emeklilik sonrası boş zamanlarını verimli değerlendirmek amacıyla hobi olarak başladığı maket çalışmalarında atık malzemeleri adeta sanat eserine dönüştürüyor. Ticari bir kaygı taşımadan üretim yapan Ersöz, hazırladığı maketleri çevresindeki insanlara hediye ediyor. Emekliliğin ardından kendisine yeni bir uğraş arayan Ersöz, geri dönüşüm malzemelerini kullanarak tarihi eser ve geleneksel ev maketleri yapmaya başladı. Şişeler, karton koliler ve ayakkabı kutularından Osmanlı, Safranbolu ve Isparta evleri tasarlayan usta, amacının kültürel mirası yeni nesillere tanıtmak olduğunu, sıradaki büyük hedefinin ise Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nin maketini yapmak olduğunu dile getirdi. "’Acaba ben bunu yapabilir miyim?’ dedim ve yapmaya başladım’’ Hobiyi kendine zaman ayırmanın bir yolu olarak gördüğünü anlatan Ersöz, ‘‘Amacım geri dönüşüm ve atık malzemelerden, hiçbir masraf yapmadan bir şeyler üretmek. Aynı zamanda eski eserlerimize, eski evlerimize ve Osmanlı eserlerimize sahip çıkmak istiyorum. Ben 62 yaşındayım. Emekli olduktan sonra kendimi bir boşlukta hissettim. Bu yüzden kendime bir meşgale bulmak istedim. Televizyonda yapılan bir çalışmayı gördüm. ’Acaba ben bunu yapabilir miyim?’ dedim ve yapmaya başladım’’ dedi. ‘‘Sevdiğim insanlara ücret almadan hediye ediyorum’’ Daha önce de ahşap işleriyle hobi olarak uğraştığını belirten Ersöz, ‘‘Zamanla düşündüm ki hiçbir masraf yapmadan bunu nasıl yapabilirim? Herhangi bir şeye zarar vermeden üretmek istedim. İlk aklıma gelen ise atık malzemeler oldu. Mesela kola şişeleri, marketlerde bulunan koliler, deterjan kutuları, ayakkabı kutuları gibi malzemeleri değerlendirmeye başladım. Ayakkabı kutularından eski evler, Isparta evleri, Safranbolu evleri, cumbalı evler yapıyorum. Çünkü artık zamanla bunlar kaybolmaya başladı. Ben de bunları yapıp yeni nesillere, gençlerimize göstermek istiyorum. Ayrıca sevdiğim insanlara da hiçbir ücret almadan hediye ediyorum. Şu anda yaptığım işin durumuna göre değişiyor ama bir Osmanlı fenerini veya bir evi bir günde ya da bir buçuk günde yapabiliyorum’’ ifadelerini kullandı. ‘‘İleride benden bir anı kalsın istiyorum’’ Kendisi için en değerli çalışmanın Anıtkabir projesi olduğunu vurgulayan Ersöz, ‘‘Onu yaptım ve benim için çok özel bir eser oldu. En güzelini yapmaya çalıştım ve başardığıma da inanıyorum. Genellikle elimdeki malzemeye göre düşünüyorum. Mesela bir kartondan veya bir koliden ne yapabilirim diye bakıyorum. Önce ebatlarını düşünüyorum, sonra ölçülerini kafamda hesaplayıp çiziyorum. Ardından maket bıçağı yardımıyla şekil veriyorum. Malzeme ne olursa olsun onun ölçülerine göre çalışıyorum. Şimdiye kadar sergi açmayı hiç düşünmedim. Genellikle sevdiğim insanlara, aile dostlarıma hediye ediyorum. İleride benden bir anı kalsın istiyorum. Bu yüzden herhangi bir sergi düşüncem olmadı’’ dedi. ‘‘İnşallah onları da yapmayı başarırım’’ Torununun bu konuda çok ilgili olduğunu ve el yeteneğinin de çok güzel olduğunu söyleyen Ersöz, "Maşallah, bazen ona da anlatıyorum. ’Bak şöyle yapacaksın, böyle yapacaksın’ diye gösteriyorum. Ayrıca apartmanda bir komşumuzun oğlu var, adı Mehmet. Şu anda ana sınıfına gidiyor. Okuldan geldiği zaman hemen yanıma geliyor, ’Dede, ne yapacağız? Hadi ev yapalım’ diyor. Ben de ona soruyorum, ’Ev yapmak için ne lazım? Kapısını mı yapalım, penceresini mi yapalım, kiremitini mi yapalım?’ Daha beş yaşında olmasına rağmen benim yönlendirmemle bir şeyler yapmaya çalışıyor. Tabii bazen yamuk yumuk oluyor ama yine de el yeteneği çok güzel ve başarılı. En çok yapmak istediğim eserler arasında İstanbul’daki Mimar Sinan eserleri, Edirne’deki cami ve özellikle Ayasofya Camii var. İnşallah şu ara onun üzerine kafamda projelerim var ve onu yapmayı çok düşünüyorum. Şu anda tasarım aşamasındalar. İnşallah onları da yapmayı başarırım. İnsanlarımızın sağda solda boş vakit geçirmek yerine böyle işlerle uğraşmasının vatanımıza, milletimize ve yeni nesillere faydalı olacağına inanıyorum. Böyle şeyler öğretmekten çok mutlu oluyorum. Herkese de bu işleri tavsiye ederim’’ diye konuştu.
Malatya "Yapay Zeka" temalı 1. Uluslararası Sosyal Bilimler Kongresi başladı İnönü Üniversitesi tarafından düzenlenen "Yapay Zeka" temalı Uluslararası Sosyal Bilimler Kongresi, Turgut Özal Kongre ve Kültür Merkezi’nde başladı. 16 ülkeden katılımın sağlandığı kongrenin açılış panelinde alanında uzman isimler yapay zekânın geçmişi, bugünü ve toplumsal etkilerini masaya yatırdı. Açılış programına; Adli Yargı Adalet Komisyon Başkanı Türker Türkoğlu, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, İnönü Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Sağlam, Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı ve İnönü Üniversitesi Rektör Danışmanı Prof. Dr. Mehmet Emin Babacan, Malatya Büyükşehir Belediye Başkan Danışmanı Mehmet Fatih Güven, dekanlar, akademik ve idari personel ile çok sayıda öğrenci katıldı. "Geleneksel hale getirmek istiyoruz" Saygı duruşu ve İstiklâl Marşı’nın okunmasının akabinde konuşan Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Osman Ağır, İnönü Üniversitesinin bilimsel yenilikçi eğitim anlayışı ve toplumsal katkı odaklı vizyonuyla hem ulusal hem de uluslararası düzeyde güçlü bir akademik konuma sahip olduğunu belirtti. Kongrenin bu yılki temasının yapay zekâ olarak belirlendiğini ifade eden Prof. Dr. Ağır, organizasyonu geleneksel hale getirmeyi hedeflediklerini dile getirdi. Ağır, "Her yıl gündem olan konu başlıklarıyla kongrelerimizi geleneksel hale getirerek devam etmeyi planlıyoruz. Önümüzdeki yıl coğrafya anabilim dalımız depremsellik ve deprem sonrası çalışmalar konu başlığında bir kongre düzenlemeyi planlamaktadır çünkü bu tarz organizasyonlar geleneksel hale getirilmediği müddetçe çok fazla fayda üretmemektedir." ifadelerini kullandı. Konuşmasının devamında Ağır, yapay zekânın sosyolojiden hukuka kadar tüm sosyal bilimlerin temel tartışma konusu haline geldiğini vurgulayarak sözlerini tamamladı. "Dijital dönüşüm çağını kaçırmamalıyız" İnönü Üniversitesi Rektörü ve Sempozyum Onursal Başkanı Prof. Dr. Nusret Akpolat konuşmasında, 21. yüzyılda yapay zekânın veri madenciliğinde en önemli araç haline geldiğini belirtti. Toplumsal fayda odaklı yapay zeka yaklaşımı geliştirmeyi amaçladıklarını belirten Akpolat, "Ecdadımız matbaanın önemini ıskaladı ve çok geç fark etti. Sanayi Devrimini tamamen es geçtik. Sanayi Devriminde çok ciddi bir geri kalmışlığı yaşadık ve bunun sıkıntılarını çekmeye devam ediyoruz. Tam da bu noktada hiç olmazsa dijital dönüşüm çağını ya da yapay zekâ çağını ıskalamamak adına bugün bu program ve benzeri etkinlikleri hayata geçirmeye, farkındalığı oluşturmaya çalışıyoruz. Bizler yapay zekâyı yalnızca bir araç olarak değil, bilgi üretim biçimlerini, toplumsal yapıları ve insan ilişkilerini yeniden şekillendiren çok boyutlu bir olgu olarak ele alıyoruz. Amacımız yalnızca teknolojiyi anlamak değil, asıl hedefimiz insanı merkeze alan, etik temellere dayanan ve toplumsal fayda üreten bir yapay zekâ yaklaşımını hep beraber geliştirmektir" dedi. Açılış konuşmalarının ardından program panel oturumuyla devam etti. Panel oturumunda yapay zeka tartışıldı. Panelin moderatörlüğünü Rektör Danışmanı Prof. Dr. Abdulkadir Baharçiçek yaptı. Panel kapsamında Fırat Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Türkoğlu, "Yapay Zeka: Dünü, Bugünü ve Yarını" başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Yıldız Teknik Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve İnönü Üniversitesi Rektör Danışmanı Prof. Dr. Vatan Karakaya, "Niceliksel Doğa Felsefe Anlayışının Matematiksel Algoritma Yoluyla Yapay Zekaya Dönüşümü" başlıklı sunumu yaptı. Daha sonra ise İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Kızılay, "Yapay Zekayı Anlamak ve Kullanmak: Yapay Zekanın Gündelik Yaşama Etkisi" başlıklı sunumunu dinleyicilerle paylaştı. Açılış panelinin ardından, programa katkı sunan konuşmacılara teşekkür belgesi takdimi gerçekleştirildi. Panel moderatörü Prof. Dr. Abdulkadir Baharçiçek’e teşekkür belgesini Adli Yargı Adalet Komisyon Başkanı Türker Türkoğlu, Prof. Dr. Ahmet Kızılay’a Rektör Prof. Dr. Nusret Akpolat, Prof. Dr. Vatan Karakaya’ya Malatya Büyükşehir Belediye Başkan Danışmanı Mehmet Fatih Güven takdim ederken, Prof. Dr. İbrahim Türkoğlu’na ise Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Sağlam tarafından verildi. Açılış programı, hatıra fotoğrafı çekimi ve teşekkürlerin iletilmesiyle son buldu.
İstanbul Garanti BBVA Ekonomik Araştırmalar ekibine FocusEconomics’ten iki ödül BBVA Research, FocusEconomics Analist Tahmin Ödülleri 2026 (FocusEconomics Analyst Forecast Awards 2026) kapsamında Türkiye ekonomisine yönelik tahminlerindeki başarısıyla Türkiye Genel Görünüm kategorisinde birincilik, Türkiye GSYH kategorisinde ise ikincilik elde etti. Garanti BBVA’nın Ekonomik Araştırmalar ekibi BBVA Research, dünyanın önde gelen ekonomistlerinin tahminlerini bir araya getiren FocusEconomics tarafından düzenlenen Analist Tahmin Ödülleri 2026 (Analyst Forecast Awards 2026) kapsamında iki önemli başarıya imza attı. Ekip, Türkiye ekonomisine yönelik makroekonomik tahmin performansıyla Türkiye Genel Görünüm (Turkey Overall) kategorisinde birinci, Türkiye GSYH (Turkey GDP) kategorisinde ise ikinci sırada yer aldı. FocusEconomics, her ay ulusal ve uluslararası bankalar, finans kuruluşları ve ekonomik araştırma kurumlarından 1.500’ün üzerinde uzmanı kapsayan anketlerle Uzlaşı Tahmini (Consensus Forecast) verilerini oluşturuyor. Anketlere verilen yanıtlar doğrultusunda 100’den fazla ülkede temel makroekonomik göstergeler kapsamında en başarılı tahmin ekiplerini değerlendiriyor. Ödül metodolojisinde tahminlerin doğruluğu, gerçekleşen makroekonomik veri ile tahmin arasındaki mutlak fark üzerinden ölçülüyor; panelistler 22 aylık değerlendirme döneminde sundukları tahminlerin ortalama hata oranına göre sıralanıyor. "Genel Görünüm" kategorisinde ise ülke bazındaki genel performans, farklı göstergeler üzerinden ağırlıklandırılmış bir sıralama ile belirleniyor. "Türkiye ekonomisini en iyi tahmin eden ekip" Garanti BBVA Baş Ekonomisti Seda Güler Mert, ödüle ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "BBVA Research ekibi olarak, Türkiye ekonomisine ilişkin analiz ve tahminlerimizi veri odaklı, sistematik ve bütüncül bir yaklaşımla sürdürüyoruz. Ekonomik göstergeleri değerlendirirken yalnızca açıklanan verileri değil; piyasalardaki gelişmeleri, para ve maliye politikalarındaki adımları, sektörel dinamikleri ve değişen küresel trendleri birlikte ele alıyoruz. FocusEconomics gibi uluslararası ölçekte takip edilen bir platform tarafından, artan belirsizliklere ve hızlı değişen koşullara rağmen Türkiye ekonomisini en iyi tahmin eden araştırma ekibi seçilmek bizim için son derece değerli. Bu başarı, ekibimizin analitik kapasitesinin, metodolojik tutarlılığının ve uzun vadeli emeğinin güçlü bir göstergesi. Önümüzdeki dönemde de müşterilerimize, yatırımcılara ve karar alıcılara güvenilir, derinlikli ve zamanlı içgörüler sunmaya devam edeceğiz."
Karabük KBÜ’de İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası etkinlikleri gerçekleştirildi Karabük Üniversitesi’nde (KBÜ) düzenlenen İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası etkinliklerinde, güvenlik kültürü ve bilinçli çalışma anlayışı ele alındı. Kamu, akademi ve sanayi temsilcileri, Karabük Üniversitesi’nde gerçekleştirilen programda iş sağlığı ve güvenliği alanındaki güncel uygulamaları değerlendirdi. Karabük Üniversitesi İş Güvenliği ve Sağlığı Eğitim, Uygulama ve Araştırma Merkezi (İGSEUAM) tarafından düzenlenen "1. İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası" etkinlikleri, Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Hamit Çepni Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. "Güvenli Gelecek, Bilinçli Adımlarla Başlar" mottosuyla düzenlenen programda kamu, akademi ve ağır sanayi temsilcileri bir araya geldi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programın açılış konuşmasını KBÜ İGSEUAM Müdürü Prof. Dr. Bilge Demir yaptı. Demir, Türkiye’de İş Sağlığı ve Güvenliği Haftasının 1987 yılından bu yana kutlandığını, 2012 yılında yürürlüğe giren İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile alanın kurumsal yapıya kavuştuğunu ifade etti. Karabük Üniversitesinin bu alanda öncü konumda olduğunu belirten Demir, iş sağlığı ve güvenliğinin yalnızca mevzuat gerekliliği değil aynı zamanda bir bilinç ve kültür meselesi olduğunu vurguladı. Etkinlik kapsamında "Ağır Sanayi ve Sahada İSG" başlıklı iki oturumlu panel düzenlendi. Başkanlığını Prof. Dr. Bilge Demir’in yaptığı ilk oturumda Kardemir İşletmeler Genel Müdür Yardımcısı Sabri Kılıç, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İSG Genel Müdürlüğünden Mehmet Çobanoğlu, Karabük Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Birol Cangı, İSG Kitap Dünyası Yazarı Dr. Hakan Erdoğan ve Semil A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Yasemin Öymez konuşmacı olarak yer aldı. Doç. Dr. Bilal Çolak’ın moderatörlüğündeki ikinci oturumda ise Doç. Dr. Hasan Eker, Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Çabuk, Muhammet Nurullah Acar, Alparslan Yılmaz, Tuncay Doğrul ve Dr. Öğr. Üyesi Av. Volkan Sancı değerlendirmelerde bulundu. Panel oturumlarında proaktif ve reaktif iş güvenliği önlemleri, üretim sahalarındaki risk analizleri, donanım kaynaklı iş kazaları ve kurumsallaşmanın iş güvenliği uygulamalarındaki etkileri ele alındı. Etkinlik, "Baretini Tak, Fotoğrafını Paylaş" sosyal medya kampanyasının ödül töreni ve teşekkür belgelerinin takdim edilmesiyle sona erdi.
Gaziantep "Talasemide erken tanı ve düzenli takip hayat kurtarıyor" Medical Point Gaziantep Hastanesi Hematoloji Uzmanları Doç. Dr. Ali Eser ve Uzm. Dr. Buğra Sağlam, 8 Mayıs Dünya Talasemi Günü kapsamında yaptıkları açıklamada, talasemi hastalığında erken tanının, düzenli takibin ve toplum farkındalığının büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Talaseminin, halk arasında "Akdeniz Anemisi" olarak bilinen kalıtsal bir kan hastalığı olduğunu belirten uzmanlar, özellikle taşıyıcılığın yaygın olduğu bölgelerde evlilik öncesi taramaların büyük önem taşıdığını ifade etti. Doç. Dr. Ali Eser, "Talasemi, erken teşhis edildiğinde ve uygun tedaviyle takip edildiğinde kontrol altına alınabilen bir hastalıktır. Düzenli kan transfüzyonu, demir yükünün kontrolü ve multidisipliner yaklaşım sayesinde hastalar sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürdürebilmektedir. Ancak en etkili yöntem, toplumun bilinçlendirilmesi ve taşıyıcılık taramalarının yaygınlaştırılmasıdır" dedi. Uzm. Dr. Buğra Sağlam ise "Talasemi taşıyıcılığı çoğu zaman belirti vermeden ilerleyebilir. Bu nedenle özellikle evlilik öncesinde yapılan tarama testleri, hastalığın yeni nesillere aktarılmasını önlemede kritik rol oynar. Toplumun bu konuda bilinçlenmesi, sağlıklı nesiller açısından büyük önem taşımaktadır" ifadelerini kullandı. Uzmanlar ayrıca, talasemi hastalarının düzenli hematoloji kontrollerini aksatmaması gerektiğini belirterek, erken müdahalenin komplikasyonların önlenmesinde önemli rol oynadığını ifade etti.