EKONOMİ
Derepazarı mandalinasında hasat başladı
22 Kasım 2025 Cumartesi - 11:58 Derepazarı mandalinasında hasat başladı Rize’nin Derepazarı ilçesinde yetişen ve ismini yetiştiği ilçeden alan Derepazarı mandalinasında yılın ilk hasadı başladı. Rize’nin hemen her ilçesinde yetişen mandalinanın en lezzetlisi Derepazarı ilçesinde toplanıyor. Sadece şehirde değil tüm Türkiye’de aroması ve doğallığı ile adından söz ettiren Derepazarı mandalinasında ilk hasat başladı ve mandalinalar tezgahlardaki yerlerini bulmaya başladı. Derepazarı ve İyidere ilçesinin Derepazarı’na yakın bölgelerinde yaşayan vatandaşlar tarafından hasadı gerçekleştirilen mandalinalar yıllardır Karadeniz Sahil Yolu kenarında kurulan tezgahlarda müşterilere sunuluyor. Bahçeden kilosu 7 buçuk TL’den üreticiden alınan mandalinalar tezgahlarda kilosu 35 TL’den satılıyor. Rize mandalinasının kimyasal ilaçlar kullanılmadan yetiştiğini ve doğallığı nedeniyle lezzetinin başka bölgelerde yetişen mandalinalara benzemediği dile getiren Halil İbrahim Küçük, "Dışardan gelenler mandalina yediklerini burada fark ediyorlar. Rize mandalinasını yemek isteyen Rize’ye gelecek. Biz Kasım ayının 15’inde hasat işlemine başlarız ve Ocak ayına kadar bu hasat işlemini sürdürürüz. Tezgahtaki fiyatı kilogram başına 35 TL. Rize mandalinasının aroması farklı, Antalya mandalinasına benzemez. Olduğu gibi doğaldır. Böyle ince mandalina başka yerde gördünüz mü? Buranın mandalinası doğaldır" ifadelerini kullandı.
Kuraklık riski büyüyor, çiftçiden uyarı: "Suyu dikkatli kullanmazsak ekmeğimizi kaybederiz"
22 Kasım 2025 Cumartesi - 11:57 Kuraklık riski büyüyor, çiftçiden uyarı: "Suyu dikkatli kullanmazsak ekmeğimizi kaybederiz" Kırıkkale’de soğan hasadı yapan bir çiftçi, yağışların azalması nedeniyle rekoltenin 8 tondan 5 tona düştüğünü ancak tarladaki fiyatların 6 ila 7 lira bandında normal seyrine döndüğünü söyledi. Kuraklığın üretimi etkilediğini belirten Bozkoyun, "Bizler tarım yapan üreticiler olarak suyu dikkatli kullanmazsak, kendi mesleğimiz olan ekmeğimizi kaybederiz" dedi. Kırıkkale’nin Bahşılı ilçesine bağlı Karaahmetli köyünde soğan üreticiliği yapan Hasan Tarık Bozkoyun, bölgede etkisini artıran kuraklığın tarımsal üretime yansımalarını tarlasında hissediyor. Bu yıl yağışların azlığı nedeniyle hem verim düştü hem de bölgenin önemli su kaynaklarından Kapulukaya Barajı’nda ciddi seviyede çekilme meydana geldi. Barajdaki su seviyesindeki düşüşün yer yer 60 metreyi bulduğu görüldü. Sabahın erken saatlerinde mevsimlik işçilerle başlayan hasat mesaisinde artık makinelerin kullanıldığı tarlada, Bozkoyun önceki yıllara kıyasla önemli bir rekolte kaybı yaşadı. İki yıl önce dönüm başına 8 ton soğan elde eden üretici, bu yıl yağışların azlığı ve mevsimlerin kayması nedeniyle rekoltenin 5 tona kadar düştüğünü söyledi. Soğanın tarladan satış fiyatı ise 6 ila 7 lira bandında değişiyor. "Teknolojiye ayak uyduruyoruz" Hasan Tarık Bozkoyun, tarımsal üretimde yaşanan tabloyu şu sözlerle ifade etti: "Soğanda işçiyle yaptığımız işi artık makinayla yapmaya başladık. Teknolojiye ayak uyduruyoruz. Makinayla boylama ve torbalama işlemlerini gerçekleştiriyoruz. Bizler tarım yapan üreticiler olarak suyu dikkatli kullanmazsak, kendi mesleğimiz olan ekmeğimizi kaybederiz. Çiftçi ve üretici olarak üzerimize düşen; suyu daha tasarruflu, daha bilinçli ve daha verimli kullanmaktır. Damlama sulamaya geçmekten başka şansımız yok. Bunu yöneteceğiz, bunu başaracağız. Damlama sulamayla bu işi çözeceğiz ve daha az su kullanacağız." "Kasım ayındayız, dışarıda sıcaktan duramıyoruz" İklim değişikliğinin etkilerini en net biçimde mevsimlerdeki kaymayla hissettiklerini belirten Bozkoyun, "2023 yılında bu soğanı ürettim, dönümünden 8 ton almıştım. O dönem mevsimler daha dengeliydi. Kasım ayındayız, dışarıda sıcaktan duramıyoruz. Kasım ayında burada soğan hasadı yapmak imkânsızdı. Şu an havanın eksi derecelere düşmesi, yağmur yağması gerekiyordu. Kuraklık ve mevsim değişimlerinin olmadığı yıllarda bu bölgede 8 ton verim alındı. Ancak kuraklık nedeniyle verim 5 tona kadar düştü. İleride daha da zorlanacağımı biliyorum" dedi.
Derepazarı mandalinasında hasat başladı
22 Kasım 2025 Cumartesi - 11:54 Derepazarı mandalinasında hasat başladı Rize’nin Derepazarı ilçesinde yetişen ve ismini yetiştiği ilçeden alan Derepazarı mandalinasında yılın ilk hasadı başladı. Rize’nin hemen her ilçesinde yetişen mandalinanın en lezzetlisi Derepazarı ilçesinde toplanıyor. Sadece şehirde değil tüm Türkiye’de aroması ve doğallığı ile adından söz ettiren Derepazarı mandalinasında ilk hasat başladı ve mandalinalar tezgahlardaki yerlerini bulmaya başladı. Derepazarı ve İyidere ilçesinin Derepazarı’na yakın bölgelerinde yaşayan vatandaşlar tarafından hasadı gerçekleştirilen mandalinalar yıllardır Karadeniz Sahil Yolu kenarında kurulan tezgahlarda müşterilere sunuluyor. Bahçeden kilosu 7 buçuk TL’den üreticiden alınan mandalinalar tezgahlarda kilosu 35 TL’den satılıyor. Rize mandalinasının kimyasal ilaçlar kullanılmadan yetiştiğini ve doğallığı nedeniyle lezzetinin başka bölgelerde yetişen mandalinalara benzemediği dile getiren Halil İbrahim Küçük "Dışardan gelenler mandalina yediklerini burada fark ediyorlar. Rize mandalinasını yemek isteyen Rize’ye gelecek. Biz Kasım ayının 15’inde hasat işlemine başlarız ve Ocak ayına kadar bu hasat işlemini sürdürürüz. Bahçede 7,5 TL’ye mal ediyoruz. Bizde üzerine masraflar ediyoruz. Tezgahtaki fiyatı ise kilogram başına 35 TL’den satıyoruz. Rize mandalinasının aroması farklı, Antalya mandalinasına benzemez. Olduğu gibi doğaldır. Böyle ince mandalina başka yerde gördünüz mü? Buranın mandalinası doğaldır" ifadelerini kullandı. (HFD-ÖS-Y)
Ortaköy esnafından Böcek ailesinin zehirlenerek ölümüne ilişkin açıklama
22 Kasım 2025 Cumartesi - 11:26 Ortaköy esnafından Böcek ailesinin zehirlenerek ölümüne ilişkin açıklama Ortaköy esnafı, Böcek ailesinin ölümüne ilişkin açıklama yaptı. Esnaf, bölgede faaliyet gösteren işletmelerin olayda sorumlu olmadığını vurgularken, olayın gıda sektörü ve turizm üzerinde olumsuz etkileri olduğunu belirtti. Türkiye’yi sarsan 4 kişilik Böcek ailesinin zehirlenerek ölümü ile ilgili olayda soruşturma sürerken Ortaköy esnafı konuya ilişkin açıklama yaptı. Esnaf temsilcileri, Çiğdem, Servet, Kadir Muhammet ve Masal Böcek’in hayatını kaybettiği olayda esnafın sorumlu olmadığı söyledi. Esnaflar, ailenin kaldığı Fatih’teki otel sahibinin sorumluluğunun öne çıktığını belirtirken, olayın turizm ve Türk gıda sektörüne olumsuz yansıdığını ifade etti. ‘‘Esnaf zan altında kaldı, gıda sektörü olumsuz etkilendi’’ Ortaköy’de restoran işletmeciliği yapan Ferdi Çelikbağ, bölgede restoranların cirolarının yüzde 70-80 civarında düştüğünü söyledi. Çelikbağ, gıda zehirlenmesi iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirterek, "Ortaköy turistik bir bölge. Bu gündem gıda sektörüne ve turizme zarar verdi. Esnaf zan altında kaldı, gıda sektörü olumsuz etkilendi. Bölgede işini iyi yapan birçok restoran var, ancak işletmeler haksız şekilde zan altında bırakıldı. Gıda nedeniyle zehirlenme olmadığı ortaya çıktı fakat esnaf büyük zarar gördü" dedi. Çelikbağ, restoranlarının şeffaflığını da vurgulayarak, "Mutfaklarımız tüm müşterilerimize açıktır. Ürünleri doğru şekilde muhafaza ediyor, hijyen kurallarına ve gıda saklama koşullarına uymaktayız. Tüketiciler de restoranlar kadar sorumluluk sahibi olmalı. Bilinçli olarak mekanların seçilmesi gerekiyor. Mutfaklarımızı açarak tüketicilerimizin yanında olduğumuzu gösteriyoruz" ifadelerini kullandı. Esnaftan ‘aileden yana davaya müdahillik’ talebi Beşiktaş Çarşı Esnaflar Derneği avukatı Mehmet Derviş Yıldız ise, Böcek ailesinin vefatı nedeniyle üzüntülerini dile getirdi. Yıldız, tıbbi bulguların ailenin zehirlenme biçimini ortaya koyduğunu belirterek, "Ortaköy esnafı ilk günden itibaren mağdur edildi. Dernek olarak Böcek ailesinin katli davasında aileden yana müdahil olma kararı aldık. Ailenin kaldığı otel sahibinin karşısında yer alacağız" dedi.
Emeklilere tarihin en kapsamlı desteği: Üç bakanlık eşgüdüm halinde hizmet seferberliği yürütüyor
22 Kasım 2025 Cumartesi - 11:23 Emeklilere tarihin en kapsamlı desteği: Üç bakanlık eşgüdüm halinde hizmet seferberliği yürütüyor Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı yürüttüğü programlarla emeklilerin sosyal ve özlük hakları iyileştirilmeye devam ediliyor. Emekli ve yaşlı nüfusa yönelik destekler üç bakanlık üzerinden eş zamanlı olarak güçlendiriliyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın yürüttüğü programlarla emeklilerin gelir güvencesinin korunması, sağlık hizmetlerine hızlı erişimi ve sosyal hayata katılımının artırılması amaçlanıyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, emekli aylıklarını enflasyon oranları ve refah payı ile artırırken, Ramazan ve Kurban Bayramı için ödenen ikramiyeler yıllık toplam 6 bin liraya yükseltildi; 2025 yılı için ilave artış seçenekleri de gündemde tutuluyor. Bankalarla yapılan protokollerle emekli promosyonları artırılıyor, en düşük emekli aylığı düzenli aralıklarla güncelleniyor ve maaşlara ek ödeme uygulaması devam ediyor. Bakanlık, bankaya gidemeyen emeklilere "evde maaş" uygulamasıyla ödeme kolaylığı sağlıyor. Alo 170 hattında emeklilere öncelikli hizmet sunulurken, 81 ildeki SGK müdürlüklerinde "Türkiye Yüzyılı’nın Emektarları" masaları üzerinden bilgi ve işlem desteği veriliyor. Çalışmaya devam eden emeklilerden sosyal güvenlik destek primi kesintisinin kaldırılmasıyla çalışan emeklilerin gelirleri yükseliyor. Yeni dönemde ev kadınlarına emeklilik desteği, kültür-sanat, ulaşım ve temel ihtiyaçlarda ülke çapında indirim ağı ile e-Devlet üzerinden yürütülen dijital hizmetlerin daha da yaygınlaştırılması hedefleniyor. Koruyucu sağlık hizmeti ve evde bakım modeli Sağlık Bakanlığı, emekli, yaşlı ve kronik hastalığı bulunan vatandaşlara koruyucu sağlık hizmetleri, kronik hastalık yönetimi, evde sağlık hizmetleri ve erişilebilirlik uygulamalarıyla bütüncül destek sağlıyor. Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM) aracılığıyla meme, kolon ve rahim ağzı kanserlerine yönelik ücretsiz taramalar yapılıyor; aile hekimliği birimleri hipertansiyon, diyabet, KOAH ve benzeri kronik hastalıkları düzenli olarak izliyor. 65 yaş ve üzeri bireyler, çok yönlü yaşlı değerlendirmeleri kapsamında 20’den fazla parametre üzerinden takip edilerek riskler erken dönemde belirleniyor. Evde Sağlık Hizmetleri sistemiyle yatağa bağımlı, ileri yaş ve ağır kronik hastalığı bulunan kişilere muayene, pansuman, enjeksiyon, tetkik için numune alımı ve nakil koordinasyonu gibi hizmetler ev ortamında sunuluyor. Rapor ve reçeteler ihtiyaç halinde e-Rapor sistemi üzerinden yenilenebiliyor. Tekerlekli sandalye, işitme cihazı, protez-ortez ve solunum cihazı gibi medikal ekipmanların bedelleri Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanırken, tıbbi sosyal hizmet birimleri kimsesiz ve ihtiyaç sahibi hastaları Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları üzerinden destek mekanizmalarına yönlendiriyor. Kamu sağlık tesislerinde erişilebilirlik denetimleri sürdürülürken, 65 yaş üstü hastalara poliklinik hizmetlerinde öncelik tanınarak bekleme sürelerinin azaltılması hedefleniyor. Sosyal yardımlar, huzurevleri ve evde bakım desteği Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, emekli, yaşlı ve engelli ihtiyaç sahiplerine yönelik nakdi yardımlar ve bakım hizmetleriyle öne çıkıyor. 2002’de 24 lira düzeyinde olan yaşlı ve engelli aylıkları, 1 Temmuz-31 Aralık 2025 dönemi için yaşlılarda 5 bin 390 lira seviyesine, engelli aylıklarında ise engel oranına göre 4 bin 302 ila 6 bin 454 lira aralığına yükseldi. 65 yaşını doldurmuş, sosyal güvencesi olmayan ve gelir kriterini sağlayan vatandaşlara yaşlı aylığı ödenirken; en az yüzde 40 engellilik oranı bulunanlara engelli aylığı, özel gereksinimli çocukların yakınlarına ise engelli yakını aylığı veriliyor. Engellilerin günlük yaşamını kolaylaştıran araç-gereç ve ekipmanlar Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları aracılığıyla temin ediliyor. Kurumsal yaşlı bakım hizmetleri kapsamında huzurevleri, yaşlı bakım ve rehabilitasyon merkezleri, yaşlı yaşam evleri ve gündüzlü bakım merkezlerinden oluşan çok katmanlı bir model işletiliyor. Resmi ve özel kuruluşlar üzerinden yaklaşık 30 bin yaşlıya kurum bakımı sunulurken, Yaşlı Yaşam Evleri ile ev ortamına yakın, küçük ölçekli yaşam birimleri oluşturuluyor. 2006’dan bu yana sürdürülen Evde Bakım Yardımı kapsamında, ağır engelli veya tam bağımlı bireylerin bakımını üstlenen yakınlarına 2025’in ikinci yarısı itibarıyla aylık 11 bin 702 lira ödeme yapılıyor; program çerçevesinde bugüne kadar 228 milyar lirayı aşkın kaynak kullanıldı. YADES, Vefa Programı ve dijital katılım projeleri Yaşlı Destek Programı (YADES) ile belediyelerle iş birliği içinde yaşlıların bulundukları çevrede desteklenmesi amaçlanıyor. 2016-2025 döneminde 54 belediyede hayata geçirilen 91 projeyle 100 bini aşkın hanede 160 binden fazla yaşlıya evde bakım, psiko-sosyal destek ve kültürel faaliyet hizmetleri ulaştırıldı. Ulusal Vefa Programı kapsamında ise ev temizliği ve kişisel bakım gibi temel ihtiyaçlarını tek başına karşılayamayan yaşlı, engelli ve ağır kronik hastalığı bulunan vatandaşlara hane ziyaretleriyle destek veriliyor. Engelli öğrencilerin okullarına ücretsiz taşınması, dar gelirli yaşlılara yönelik gıda, yakacak, elektrik ve doğal gaz yardımları gibi çok boyutlu sosyal destekler devam ederken, "Dijital Bahar" projesi sayesinde huzurevlerinde kalan yaşlıların tablet ve akıllı telefon kullanımı destekleniyor, dijital okuryazarlıkları güçlendiriliyor. "Nesiller Sevgiyle Buluşuyor: Torunum Olur Musun?" gibi projelerle kuşaklararası dayanışma ve kültürel aktarım teşvik edilirken, spor etkinlikleri ve Bocce turnuvalarıyla da sağlıklı ve aktif yaşlanma özendiriliyor. Yetkililer, üç bakanlık tarafından eşgüdüm halinde yürütülen çalışmalarla emeklilerin, yaşlıların ve kronik hastalığı bulunan vatandaşların gelir düzeyinin korunması, sağlık ve bakım hizmetlerine erişimde eşitliğin pekiştirilmesi ve sosyal hayata katılımının güçlendirildiğini belirterek, Türkiye’nin emeklileri ve yaşlı nüfusu toplumun merkezinde konumlandıran sosyal devlet politikalarını kararlılıkla sürdürdüğünü ifade ediyor.
Kars’ta konut sektörüne büyük destek: Bin 75 daireye iskan verildi
22 Kasım 2025 Cumartesi - 11:12 Kars’ta konut sektörüne büyük destek: Bin 75 daireye iskan verildi Kars’ta konut ihtiyacını karşılamaya yönelik çalışmalar hız kesmeden devam ederken, Kars Belediyesi’nden önemli bir adım geldi. Yapılan son incelemelerin ardından, bin 75 bağımsız daire için "Yapı Kullanma İzin Belgesi" (İskan) verildi. Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK)’in verilerine göre; Kars’ta 2025 yılı III. çeyreğinde yapı ruhsatı verilen daire sayısı bin 75, yapı kullanma izin belgesi verilen daire sayısı 235 oldu. TUİK Kars Bölge Müdürlüğü’ne bağlı diğer illerden Ağrı’da 2025 yılı III. çeyreğinde yapı ruhsatı verilen daire sayısı 875, yapı kullanma izin belgesi verilen daire sayısı 440, Iğdır’da 2025 yılı III. çeyreğinde yapı ruhsatı verilen daire sayısı 783, yapı kullanma izin belgesi verilen daire sayısı 190 ve Ardahan’da 2025 yılı III. çeyreğinde yapı ruhsatı verilen daire sayısı 254 yapı kullanma izin belgesi verilen daire sayısı 399 oldu. "Ekonomiye ve istihdama katkı" Öte yandan konut sektöründeki bu hareketlilik, Kars ekonomisine can suyu olurken, inşaat ve yan sektörlerdeki istihdama da olumlu yansıyor. Yeni dairelerin tapu devirlerinin ve yerleşimlerin hızlanmasıyla birlikte, mobilya, beyaz eşya ve dekorasyon gibi alanlarda da ticari bir hareketlilik yaşanması bekleniyor. Kars’ın modernleşme ve şehirleşme yolunda attığı önemli adım, vatandaşlar için daha güvenli konut imkanları sunarken, kentin gelecekteki gelişimine de katkı sağlayacak.
502 milyon TL’lik yatırım devam ediyor
22 Kasım 2025 Cumartesi - 10:59 502 milyon TL’lik yatırım devam ediyor Muğla Büyükşehir Belediyesi, şehrin yaşam standartlarını yükseltmek ve çağdaş, güvenli bir altyapı inşa etmek amacıyla kente değer katacak projeleri aralıksız hayata geçirmeye devam ediyor. Bu kapsamda Büyükşehir Belediyesi, Menteşe ilçesinde öğrencilerin yoğun olarak ikamet ettiği ve üniversite yerleşkesinin bulunduğu Kötekli ile Yeniköy mahallelerinde 502 milyon 28 bin TL gibi önemli bir yatırımla kapsamlı bir yenileme çalışmasını sürdürüyor. Proje kapsamında Kötekli Mahallesi Sıtkı Koçman Caddesinde 2 bin 200 metre ve Yeniköy Mahallesi 404 Sokakta bin 500 metreye ulaşan güzergâhta, toplam 3 bin 700 metre boyunca kaldırım, plentmix temel, binder, aşınma ve reglaj çalışmaları yapılmakta olup, yollar sıcak asfalt serimi ile modern ve güvenli hale getirilecek. Ayrıca, altyapı çalışmaları kapsamında 7 bin metre yağmursuyu hattı ve 6 bin metre içme suyu hattı döşenmekte; bunlara ek olarak 200 metrelik dere ıslahı yapılarak güzergâh üzerinde 2 adet köprü niteliğinde menfez inşaatı gerçekleştiriliyor. Başkan Aras: "Bizler günü kurtaran değil yarını kuran işler için çalışıyoruz" Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, bu projeye dair yaptığı değerlendirmede, "Bu yatırım Kötekli ve Yeniköy’ü sadece bugünün değil, yarının ihtiyaçlarına da cevap verecek modern bir yapıya kavuşturacak. Öğrencilerimiz daha düzenli bir ortamda eğitim hayatlarını sürdürecek, esnafımız ise canlı bir şehir dokusundan faydalanacak. Bu yatırımla bölge modern, güvenli ve konforlu yollara kavuşacak, vatandaşlarımız için çağdaş bir yaşam alanı oluşturacağız. Bizler günü kurtaran değil, yarını kuran işler için çalışıyoruz" dedi.
Foça Balık Hali’nde kış sezonu:"Sardalya ve uskumru zamanı"
22 Kasım 2025 Cumartesi - 10:41 Foça Balık Hali’nde kış sezonu:"Sardalya ve uskumru zamanı" İzmir’in Foça ilçesindeki balık halinde kış sezonu hareketliliği başlarken, tezgahlardaki çeşitlilik dikkat çekiyor. Balık hali esnafı, kış sezonunda en çok sardalya ve uskumrunun tüketildiğini belirtirken, Ege’ye özgü diğer türlerde de bolluk yaşandığını ifade etti. Vatandaşlara Kasım ayında tüketilmesi gereken balıklar hakkında tavsiyelerde bulunan satıcılar, farklı bütçelere hitap eden fiyat kampanyalarıyla da tüketimi canlı tutmaya çalışıyor. "Sardalya ve uskumru zamanı" Foça Balık Hali’nde 30 yıldır tezgah sahibi olan İbrahim Göl, kışa girerken hangi balıkların tercih edilmesi gerektiğine dair değerlendirmelerde bulundu. Kasım ayının deniz ürünleri açısından verimli geçtiğini belirten Göl, sağlık açısından sardalya ve uskumrunun tam mevsimi olduğunu vurguladı. Göl, "Kasım ayında sardalya ve uskumru, B12 vitamini ve Omega yağ asitleri açısından çok zengindir, bu dönemde mutlaka tüketilmeli. Ayrıca ’Ceran’ dediğimiz kefal türü lezzetlidir. Özellikle göç balığı olan orijinal Foça çipurası şu an en lezzetli döneminde. Kasım çipurası ve dil balığı bu mevsimde yumurtalı olur, lezzetine doyum olmaz. Ahtapot sezonumuz da açıldı, sevenler için taze ürünlerimiz mevcut" dedi. "Palamut yok" Foça kıyılarında palamut eksikliği olduğunu ifade eden Göl, "Normal şartlarda palamut bu mevsimin balığıdır ama bu sene ne yazık ki yok. Palamutun yerini bu yıl tekir barbun ve çipura dolduruyor. Denizlerimiz özellikle tekir barbun konusunda cömert davranıyor" şeklinde konuştu. Fiyatlarda kampanya dönemi Foça Balık Hali’nde balık satışı yapan Ata Gapulcano ise Ege Bölgesi’ndeki tür çeşitliliğinin tezgahlara yansıdığını belirtti. Kıraça, sargoz, deniz levreği, sinarit ve istavrit gibi "olta balığı" türlerinin bolluğuna dikkat çeken Gapulcano, balıkların tazeliğini "cam gibi" ifadesiyle niteledi. Gapulcano, vatandaşın alım gücünü desteklemek amacıyla fiyatlarda kampanya yaptıklarını belirterek, "Şu anda Ege bölgesinde çeşitlerimiz çok bol. Vatandaşın kesesine uygun olması için kampanyalar yapıyoruz. Örneğin, barbunun kilosu kasa alımlarında 5 kilogramı ortalama 200 liraya geliyor. Ancak daha özel, seçmece ve iri barbun isteyen müşterilerimiz için fiyatlar boyutuna göre 700 liraya kadar çıkabiliyor. Dil balığını 500 liradan, deniz çipurasını ise 600 liradan vatandaşımıza sunuyoruz. Amacımız her bütçeye uygun taze balık sunabilmek." diye ekledi. Foça Balık Hali’nde güncel fiyatlar ise şöyle: Barbun kilosu 200 TL’den satılırken, tekir barbun 500–700 TL arasında alıcı buluyor. Dil balığının kilosu 500 TL, deniz çipurası ise 500–600 TL bandında fiyatlanıyor.
Gaziantep’in köklü tatlı geleneğini günümüze taşıyor
22 Kasım 2025 Cumartesi - 10:09 Gaziantep’in köklü tatlı geleneğini günümüze taşıyor Gaziantep’in köklü tatlı geleneğini günümüze taşıyan Hamido Baklava, 2023 ve 2024 yılında en çok tercih edilen baklava firması oldu. Güven odaklı üretim anlayışı sayesinde çıkılan yolda 2023 ve 2024 yıllarında tüketiciler tarafından en çok tercih edilen Hamido Baklava, yalnızca lezzetiyle değil, üretim anlayışını şekillendiren ’Hamido Yemini’ ile de dikkat çekiyor. Müşteri güveni ve kaliteyi merkeze alan bu yemin, markanın yıllardır değişmeyen en güçlü ilkesi olarak görülüyor. Güven ve kalitenin taahhüdü Hamido Yemini’nde ustalar vebal ve kul hakkını gözetmeye, hammaddenin özünü bozmamaya, sağlığa aykırı hiçbir katkı kullanmamaya ve sevdiklerine yediremeyecekleri ürünü müşterilerine sunmamaya söz veriyor. İşletme Sahibi Behzat Bozkurt, "Bizim için baklava sadece bir tatlı değil, vicdanımızla yoğrulmuş bir emektir. Evladımıza yediremeyeceğimiz hiçbir ürünü asla üretip satmayız. Bu söz, bizim yeminimizdir ve her ustamızın vicdanıyla verdiği bir taahhüttür. Ürünlerimizin içinde hiçbir katkı maddesi bulunmaz, hammaddenin özünü bozacak hiçbir malzeme kullanılmaz. Bizim için kalite, sadece lezzetle değil, aynı zamanda güvenle ölçülür. Müşterilerimizin memnuniyetini her şeyin üzerinde tutuyoruz. Bugün Türkiye’nin dört bir yanında tercih ediliyorsak, bu güvene layık olmak için gece gündüz çalışmamızdandır. Yalnızca Türkiye’de değil, Amerika’dan Kanada’ya, Suudi Arabistan’dan Avrupa’nın birçok ülkesine baklava ihraç ediyoruz. 2023 ve 2024 yıllarında Gaziantep’in baklava ihracatında lider olmamız bizim için bir gurur vesilesidir. Bizim için asıl başarı, hem Gaziantep’in hem de ülkemizin adını tatlı bir şekilde dünyaya duyurmaktır. Kalitemiz tesadüf değildir. Bu, yılların emeği, alın teri ve yemine sadakatimizin bir sonucudur" dedi.