Son Dakika
|
Erdoğan'dan nüfus uyarısı: "Doğurganlık hızımız düşüyor, rakamlar tedirgin edici''
Kadın avukat cinayetinde zanlının ifadesi ortaya çıktı: ''İstemeden vurdum''
İnşaatta kafasına mutfak tüpü düşen işçi hayatını kaybetti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, işçi ve işveren temsilcilerini kabul etti
‘Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ duruşmasında 15 sanık tahliye edildi
Bursa’da avukat cinayeti: 7 şüpheli gözaltında
İzmir'de freni boşalan tır 10 araca çarptı
İstanbul'da sokak çetelerine yönelik operasyon
Trump: "İran işleri yoluna koyamıyor, akıllanmaları gerek"
Bartın’da halk otobüsü otomobilin üzerine devrildi: 44 yaralı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Yılmaz: "Doğu, Güneydoğu artık farklı bir noktaya gelmiş durumda"
Bakan Gürlek: "Türkiye fikren ve fiziken güçlü bir konuma gelmiştir"
Bakan Bak’tan Amed Sportif Faaliyetler için tebrik mesajı
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Süper Lig’e yükselen Amed Sportif Faaliyetler’e tebrik mesajı
Kenya'da sel felaketi: 10 ölü
Kahramanmaraş’ta okul saldırısında ölenler unutulmuyor
İstanbul’da 1 Mayıs’ta gözaltına alınan 580 kişi serbest bırakıldı
EKONOMİ
Ticaret Bakanı Bolat: "Nisan ayında ihracat 25,4 milyar dolara yükseldi"
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 17:01:47
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Nisan ayında ihracat rakamlarının geçen yıla göre yüzde 22,3 artarak 25,5 milyar dolara yükseldiğini söyledi. Çeşitli programlara katılmak üzere Ordu’da bulunan Bakan Ömer Bolat, Ordu Üniversitesi Ceren Özdemir Konferans Salonu’nda düzenlenen 2026 yılı Nisan ayı dış ticaret verileri basın toplantısına katıldı. Burada yaptığı açıklamada Türkiye’nin dünyadaki enerji krizleri, sıcak savaşlar ve ekonomik durgunluk gibi faktörlere rağmen dirençli bir ekonomiye sahip olduğuna değinen Bakan Bolat, son 22 çeyrektir, 2020 yılının ikinci çeyreğinden sonra Türkiye’nin sürekli büyüyen bir üretim ve ekonomik güce sahip olduğuna değindi. "İşsizlik oranı son 38 ayın en düşüğü" Türkiye’nin 2025 yılı sonu itibarıyla dünyanın 16. büyük ekonomisi büyüklüğüne ulaştığına dikkat çeken Bolat, "2002’de dünyada 21. sıradaydı ve Avrupa’nın da 6. büyük ekonomisi konumuna ulaştık. Toplam milli gelirimiz 1,6 trilyon dolara, kişi başı milli gelirimiz de 18 bin 40 dolara yükseldi. Mart ayı verileri açıklandı, yüzde 8,1 işsizlik oranı; son 38 ayın en düşük oranları ve son 38 aydır tek hanede seyrediliyor. İstihdam rakamımız 32 milyon 425 bin civarında. İşsizlik rakamımız da 2 milyon 830 bin civarında, 3 milyonun altını seyretmektedir" dedi. "Nisan ayında ihracat rakamı yüzde 22,3 arttı" Nisan ayında ihracatın geçen yılın aynı ayına göre yüzde 22,3 artarak 25,4 milyar dolara yükseldiğini ifade eden Bakan Bolat, "Nisan ihracat artışları, hem oran olarak hem mutlak değer olarak son 53 ayın Kasım 2021’den bu yana en fazla ihracat artışı sağlanan ay oldu. Ve Nisan ayı itibarıyla yıllıklandırılmış son 12 ayda 275,8 milyar dolara ulaşarak 276 milyar dolara yaklaşmış olduk, bu da bir rekordu. Mal ve hizmet ihracat toplamımız Nisan itibarıyla yıllık bazda 398 milyar dolara yükseldi. Emtialardaki ocak ve şubat ayındaki müthiş artışlara rağmen ve enerji krizine rağmen, enerji maliyetlerindeki büyük artışlara rağmen, yanı başımızdaki yaklaşık 12 ülkeyi olumsuz etkileyen Körfez Savaşı’na rağmen ihracatta, ihracatçılarımızın ve bakanlığımızın yoğun çalışmaları ile elde edilen Nisan ayı sonuçları hamdolsun yüz güldüren sonuçlar olarak tarihe geçti. Nisan ayının ihracat rakamı 25,4 milyar dolar olarak gerçekleştirildi. Aralık ayındaki 26,3 milyar dolardan sonra en büyük artış. Bu artışımız yüzde 22,3. Geçen yıl Nisan ayında 20 milyar 800 milyon dolar olan ihracatın 25,4 milyar dolar olmasıyla nette 4,6 milyar dolar artış sağladık, bu büyük bir rakam" şeklinde konuştu. Programa Ordu Valisi Muammer Erol, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, Ordu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Orhan Baş, siyasi parti temsilcileri ve ilgililer katıldı.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 16:01
Olivtech Fuarı’nda Ege’nin gastronomik mirası keşfe çıkıyor
İzmir’de düzenlenen Gurme İzmir Olivtech Fuarı, Ege’nin zengin gastronomik mirasını keşfetmek isteyenleri bir araya getiriyor. Yerel yönetimler, üreticiler ve uzmanların katıldığı panellerde, kaliteli üretimden sürdürülebilirliğe kadar pek çok başlık ele alınırken, Mutfak Atölyesi’nde Ege mutfağının özgün tatları şefler tarafından benzersiz tariflerle sunuluyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen fuar, ortaya çıkardığı ticari hacmin yanı sıra birbirinden farklı konuların ele alındığı geniş programıyla sektördeki güncel başlıkları ele alıyor. Fuar kapsamında düzenlenen ve yerel yönetim, kamu ile kooperatif temsilcilerini bir araya getiren, "Zeytinin Yolculuğu: Kalite, Verim ve Gelecek" başlıklı panelin moderatörlüğünü, İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür üstlendi. Bademli Kooperatif Başkanı Hurşit Nallı, Gödence Kooperatif Başkanı Çağatay Özcan Kokulu ile Tarım ve Orman Bakanlığı Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nden Dr. Ayla Mumcu konuşmacı olarak yer aldı. Zeyin Konseyi kuruldu Bülent Üngür, zeytinciliğin İzmir için stratejik bir üretim alanı olduğuna dikkat çekerek, "Zeytin sadece bir tarım ürünü değil, bu coğrafyanın kültürü, ekonomisi ve geleceği. Biz İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak üreticiyi güçlendiren, kooperatifleri destekleyen ve yerel kalkınmayı önceleyen bir anlayışla hareket ediyoruz. Kooperatiflerimizin daha güçlü hale gelmesi, üretimin sürdürülebilirliği açısından kritik önemde. Başkanımız Dr. Cemil Tugay’ın öncülüğünde gerçekleştirdiğimiz Zeytin Konseyi’nde, İzmir’in ve Türkiye’nin zeytinyağı ihracatında güçlü bir konumda olduğu, ancak asıl hedefin katma değerli üretimi artırmak ve markalaşmak olduğu net şekilde ortaya kondu. En önemli başlıklardan biri de sektör genelinde kalite standardizasyonunun sağlanması" dedi. Büyükşehir’den tarıma dev destek İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak sağlanan tarımsal destekler ve kooperatiflerden yapılan alımlara da dikkat çeken Üngür, "İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi olarak 2026 yılında tarıma ayırdığımız destekler 1,4 milyar TL’yi buluyor. Bununla da yetinmedik; üretim, hastalık ve zararlılarla mücadele ile sulama desteklerinin yanı sıra İZTARIM tarafından bu yıl 22’ncisi açılan İZMAR şubeleri aracılığıyla 2025 yılında doğrudan kooperatiflerden yaklaşık 694 milyon TL’lik alım gerçekleştirildi" diye konuştu. "İzmir Büyükşehir Belediyesi tarımda adeta bir bakanlık gibi çalışıyor" Gödence Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Çağatay Özcan Kokulu, "Gödence’de, tarımsal amaçlı kooperatiflerin yerel yönetimlerle birlikte hareket etmesinin ne kadar önemli olduğunu bizzat deneyimledik. İzmir Büyükşehir Belediyesi, bu noktada adeta bir bakanlık gibi çalışıyor. Üreticiye dokunan, sahayı bilen ve çözüm üreten bir yaklaşım sergiliyor. Zeytinin anavatanı Türkiye’dir ve özellikle Kuzey Ege, Edremit bölgesi bu anlamda çok özel bir yere sahiptir. Bu değeri koruyarak geleceğe taşımak hepimizin sorumluluğu" dedi. "Hasat, kaliteyi belirleyen en kritik aşama" Tarım ve Orman Bakanlığı Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nden Dr. Ayla Mumcu, zeytinyağında kaliteyi belirleyen en önemli unsurların başında hasadın geldiğini vurgulayarak, "Zeytin kesinlikle yere düşmeden, mümkün olduğunca elle hasat edilmeli. Hasadın erken ya da geç yapılması da doğrudan kaliteyi etkiler. Bu nedenle doğru zamanda hasat, büyük önem taşıyor. Zeytin ve zeytinyağında taklit ve tağşişe karşı güçlü bir altyapıya sahibiz. Tüm bu süreçlerin doğru yönetilmesi kaliteyi güvence altına alıyor" ifadelerini kullandı. "İmalat süreçleri de en az üretim kadar önemli" Bademli Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Hurşit Nallı, zeytin ve zeytinyağı üretiminde yalnızca bahçe bakımının yeterli olmadığını vurgulayarak, "Bir üreticinin sadece bahçesindeki iyi bakım artık yeterli değil, imalat süreçleri de en az üretim kadar önemli. Zeytinyağında kaliteyi yükseltmek için tüm zincirin doğru yönetilmesi gerekiyor" dedi. "Bu yapı Türkiye’ye örnek olmalı" "Süt ve Peynir Üretiminde Değer Zinciri" başlıklı panelin moderatörlüğünü, Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Harun Raşit Uysal yaptı. Uysal, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin üretici kooperatiflerine verdiği desteğin altını çizerek, bunun ekonomik değerinin yanı sıra aynı zamanda gıda güvenliği açısından da kritik olduğunu belirtti. Uysal, "İzmir’de belediye ve kooperatif iş birliğiyle uzun yıllardır uygulanan süt dağıtım projeleri hem üreticiyi güçlendirdi hem de toplumun sağlıklı ve güvenilir gıdaya erişimini artırdı. Bu yapı doğru bir yapı ve tüm ülkeye örnek olmalı" dedi. "Kaliteli ürünün temeli kaliteli hammadde" Panelde konuşan Ulusal Süt Konseyi Yönetim Kurulu Üyesi ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aslı Akpınar, değer zincirinin çiftlikte başladığını vurgulayarak, kaliteli ürünün temelinin kaliteli hammadde olduğunu belirtti. "Üreticinin olmadığı yerde tüketiciden bahsedemeyiz" Tire Süt Kooperatifi Genel Müdür Yardımcısı Fatih Karataş ise değer zincirinin üreticiyle başladığını vurgulayarak, "Üreticinin olmadığı yerde tüketiciden bahsedemeyiz. Planlı üretim ve sürecin doğru yönetilmesi bu işin temeli. İzmir’de ortaya çıkan model Türkiye için önemli bir örnek; belediyeler kooperatiflere sahip çıktığında üretici, kooperatif ve yerel yönetim aynı hedefte buluşuyor ve bu da sahada karşılığını buluyor" dedi. Belediyelerin ve kooperatiflerin kurduğu market yapısına da değinen Karataş, ürünlerin doğrudan tüketiciye ulaştığını belirterek, "Aracısız yapı hem üreticiye hem tüketiciye katkı sağlıyor. İnsanlar doğduğu topraklarda üretmek ve yaşamak istiyor. Bu modeli güçlendirdikçe üretim de refah da artacak" diye konuştu. "Değer zinciri bütüncül bir yapı ile ele alınmalı" Pınar Süt İmalat Müdürü Hüseyin Önel ise süt ve süt ürünlerinde değer zincirini süt temininden lojistiğe, işleme süreçlerinden ambalajlamaya ve dağıtıma kadar bütüncül bir yapı içinde ele aldıklarını belirterek, sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve katma değerli ürünlerin sektörün geleceğini şekillendirdiğini ifade etti. Fonksiyonel ve yüksek proteinli ürünlere talebin arttığını belirten Önel, bu doğrultuda geliştirdikleri yeni ürünlerle hem farklılaştıklarını hem de katma değer oluşturduklarını söledi. Bağdan şişeye kalite yolculuğu konuşuldu "Bağdan Şişeye: Terroir, Teknoloji ve Trendler" başlıklı bir diğer oturumunun moderatörlüğünü ise Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Altındişli üstlendi. Ege Üniversitesi Ege Meslek Yüksekokulu Gıda Teknolojisi Programı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ufuk Yücel, Usca Bağcılık ve Şarapçılık Kurucusu ve Urla Bağ Yolu Derneği Başkanı Serpil Erdurak ile Danışman Önolog Işık Gülçubuk konuşmacı olarak yer aldı. Panelde, kaliteli şarabın temelinin bağda atıldığı ve terroirin belirleyici rolü vurgulanırken, Türkiye’nin zengin üzüm çeşitliliğinin korunmasının önemi, iklim şartlarının üretime etkisi ve gıda teknolojisinin üzümden şaraba uzanan süreçte kaliteyi belirleyen temel unsurlardan biri olduğu ifade edildi. Mutfak Atölyesi’nde Ege lezzetleri ziyaretçi ile buluşuyor Fuar kapsamında düzenlenen Mutfak Atölyesi, Ege mutfağının özgün tatlarını ziyaretçilerle buluşturuyor. Türk mutfağının önemli temsilcilerinden Şef Özlem Mekik moderatörlüğünde gerçekleştirilen atölyede, alanında uzman isimler özel reçetelerini paylaşıyor. DoubleTree by Hilton Executive Chef’i İlhami Dinç, Dokuz Eylül Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Turgay Bucak ve öğrencileri ile birlikte, Ege’nin zengin bitki çeşitliliğini benzersiz bir tarifle yorumladı. Atölyede hazırlanan "Çağla bademli ballı Ege otları harmanı", bölgenin doğallığını ve lezzet mirasını yansıtan özel bir sunum olarak öne çıkarken katılımcılardan büyük beğeni kazandı.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 15:36
GSO Başkanı Adnan Ünverdi nisan ayı ihracat rakamlarını değerlendirdi
Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, nisan ayında Gaziantep’ten geçen yılın aynı ayına göre yüzde 25,4 oranında artışla 967 milyon 492 bin dolarlık ihracat gerçekleştirildiğini kaydetti. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından açıklanan nisan ayı ihracat rakamlarını değerlendiren Ünverdi, Gaziantep’ten ocak-nisan döneminde ise geçen yılın aynı dönemine göre 3,9 oranında artışla 3 milyar 371 milyon 280 bin dolar ihracat yapıldığını belirtti. Gaziantep’in hem aylık hem dönem bazında 6’ncı sırada yer aldığını dile getiren Ünverdi, "Böylesi bir dönmede azim ve kararlılıkla çaba gösteren üreticilerimize, sanayicilerimize, ihracatçılarımıza ve tüm çalışanlarımıza gönülden teşekkür ediyorum. Büyük bir özveriyle ellerinden gelenin de daha fazlasını yapmak için çaba gösteriyorlar" ifadelerini kullandı. Hem iç hem dış piyasa şartları sebebiyle üreticilerin zorlu bir süreçten geçtiğine işaret eden Ünverdi, "Para sıkılaşma ile birlikte enflasyonla mücadele sürecinde; finansman maliyetleri, faizin yüksek seyretmesi, banka kredilerine ulaşımın güçleşmesi reel sektörün direncini kırmıştır. Bu süreçte en fazla yükü çeken sanayicilerimiz olmuştur. İç piyasada nakit akışının durmasının yanı sıra sadece ülkemizde değil savaşla birlikte hammadde, enerji, nakliye ve tüm girdi maliyetlerindeki artışlar dış pazardaki rekabet gücümüzü olumsuz etkilemiştir. Dezenflasyon sürecinde önemli mesafeler katedildi fakat, küresel gelişmelerin sürece yansımaları ile sanayici üzerindeki baskı daha da artmıştır" ifadelerini kullandı. Politika faizinde yapılan indirimlerin umut verdiği bir dönemde İran geriliminin artmasıyla birlikte faizin nisan ayında stabil bırakıldığını hatırlatan Ünverdi, "Ticari krediler zaten politika faizinin çok üzerinde seyrediyor. Bu doğrultuda zaman uzadıkça sanayiciler olarak gücümüz azalıyor. Biz şartlar ne olursa olsun mücadelemizi devam ediyoruz fakat, reel sektörü rahatlatacak, üretim, ihracat ve istihdamımızı koruyacak tedbirlerin alınmasını istiyoruz. Pandemi ve savaşın etkileri ile birlikte depremi yaşamış bir kent olarak, şehrimiz ve bölge sanayimize can suyu olacak ve ayakta kalmasını sağlayacak özel teşvik uygulamaları bekliyoruz. Mart ayında yapılan yeni düzenleme ile deprem bölgesine tanınan kredi büyüme sınırı muafiyetleri sona erdirilmiştir. Bölge şartları göz önünde bulundurularak kredi büyüme muafiyetlerinin en azından bölgesel riskler azalıncaya kadar yeniden uygulanmaya alınmasını veya kademeli bir geçiş sürecine bağlanmasını çok önemli buluyoruz. Tabii ki devletimiz tarafından açıklanan yeni yatırım ve destek programları bu süreçte çok önemlidir ve bunlar devam etmelidir. Biz ülkemizin gücüne inanıyoruz. Nisan ayı ihracat rakamlarındaki artışın da şehrimiz ve ülkemiz adına devam etmesini ümit ediyor ve reel sektör olarak düzlüğe çıkmak için elimizden gelen çabayı gösteriyoruz" ifadelerine yer verdi.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 15:25
Manisalı sağlıkçı genç kangal yetiştiricisi oldu
Manisa’nın Köprübaşı ilçesine bağlı Kıranşeyh Mahallesi’nde yaşayan 23 yaşındaki fizyoterapist Hasan Yılmaz, aileden gelen tarım ve hayvancılık geleneğini yenilikçi projelerle büyütüyor. Uzun yıllardır tarım ve hayvancılıkla uğraşan aile çiftliğinde üretime yeni bir soluk getiren Yılmaz, Manisa’da bir ilke imza atarak Sivas Kangalı üretimine başladı. Zeytincilik başta olmak üzere tarımsal üretimin sürdürüldüğü aile çiftliğinde küçükbaş hayvancılık da yapan Yılmaz ailesi, daha önce de bölgede ilklerden biri olarak De France koyunu yetiştiriciliğine başlamıştı. Geleneksel üretim modellerini modern girişimlerle geliştirmeyi hedefleyen Hasan Yılmaz, şimdi de Türkiye’nin en değerli yerli ırklarından biri olarak bilinen Sivas Kangalı üzerine yatırım yaptı. Kangal köpeklerine olan ilgisinin uzun yıllara dayandığını belirten Yılmaz, kapsamlı araştırma ve hazırlık sürecinin ardından üretime başladıklarını söyledi. İlk yavruların dünyaya geldiğini ifade eden Yılmaz, çiftlikte şu anda 30 günlük yavrular bulunduğunu ve yoğun ilgi gördüklerini dile getirdi. Kangal köpeklerinin sürü koruma kabiliyeti, güçlü içgüdüleri, sadakati ve dayanıklılığıyla öne çıktığını vurgulayan Yılmaz, bu ırkın bölgedeki hayvancılık faaliyetlerine önemli katkı sağlayabileceğini belirtti. Yılda iki kez yavrulayabilen kangalların üretim potansiyeliyle de dikkat çektiğini ifade eden genç girişimci, amaçlarının bu ırkı Manisa ve çevresinde yaygınlaştırmak olduğunu kaydetti. Genç yaşta kırsal üretime yönelmesiyle dikkat çeken Hasan Yılmaz, fizyoterapist kimliğinin yanı sıra girişimci yönüyle de örnek oluyor. Geleneksel tarımı yenilikçi üretim anlayışıyla buluşturduklarını belirten Yılmaz, "Hem çiftliğimizi geliştirmek hem de bölgemize yeni bir değer kazandırmak istiyoruz. Kangal yetiştiriciliği konusunda Manisa’da öncü olmayı hedefliyoruz" dedi. Kangal sahiplenmek ya da bu ırk hakkında bilgi almak isteyenleri çiftliklerine davet eden Yılmaz, projeyi büyüterek bölgesel ölçekte örnek bir üretim modeli oluşturmayı hedeflediklerini söyledi. Köprübaşı’nda genç bir girişimcinin öncülüğünde başlayan bu çalışma, hem hayvancılık sektörü hem de kırsal kalkınma açısından dikkat çeken bir adım olarak değerlendiriliyor.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
02 Mayıs 2026 Cumartesi- 09:20
Kahramanmaraş’ta kurbanlık fiyatlarında esnaftan indirim kararı
2
01 Mayıs 2026 Cuma- 14:10
ASKON: "Erzurum için faydalı olacak işlerde sorumluluk üstleneceğiz"
3
25 Nisan 2026 Cumartesi- 09:50
Sakarya Gaz Sahası’ndan bugüne kadar 6 milyar metreküp doğal gaz üretildi
4
28 Nisan 2026 Salı- 09:55
Turfanda patateste hasat başladı
5
30 Nisan 2026 Perşembe- 11:29
Diyarbakır OSB Yönetim Kurulu Başkanı Fidan: "İstihdamdaki hedefimiz 55 bine ulaşmak"
30 Nisan 2026 Perşembe - 16:39
Erzurum Defterdarlığı’ndan 2025’de hedef ve gerçekleşme oranının yüzde 109,2 oldu
Erzurum Defterdarlığı Strateji Müdürlüğü verilerine göre; Erzurum’da 2025 yılı Ocak-Aralık döneminde stratejik hedef ve gerçekleşme oranının yüzde 109,2 olarak gerçekleşti. Erzurum Valisi Aydın Baruş, Erzurum Defterdarlığı’nı ziyaret etti. Ziyarette Defterdar Selahattin Atabek ve kurum yetkilileri tarafından karşılanan Vali Baruş, yürütülen çalışmalar hakkında brifing aldı. Defterdar Selahattin Atabek tarafından verilen brifingde; Erzurum Defterdarlığı Strateji Müdürlüğü tarafından hazırlanan veriler kapsamında 2025 yılı Ocak-Aralık döneminde stratejik hedef ve gerçekleşme oranının yüzde 109,2 olarak gerçekleştiği, 2026 yılı Ocak-Mart döneminde ise bu oranın yüzde 116,8’e yükseldiği ifade edildi. Cari dönem net tahakkuk-tahsilat oranının 2025 yılı Ocak-Aralık döneminde yüzde 94,3 olarak kaydedildiği, 2026 yılı Ocak-Mart döneminde ise yüzde 85 olarak gerçekleştiği belirtildi. Brüt kaynak tabanlı tahsilat gerçekleşme oranının 2025 yılı Ocak-Aralık döneminde yüzde 120,1 seviyesinde gerçekleştiği, 2026 yılı Ocak-Mart döneminde ise yüzde 39,9 olarak kaydedildiği aktarıldı. Ayrıca ilimizde sektörel denetimlerin 2026 yılı itibarıyla devam ettiği ifade edildi.
30 Nisan 2026 Perşembe - 16:26
Mersin’de Nisan ayı ‘Halk Kart’ ödemeleri hesaplara yatırıldı
Mersin Büyükşehir Belediyesi, ‘Halk Kart’ kapsamında Nisan ayında 7 bin 21 ihtiyaç sahibine toplam 9 milyon 551 bin 500 lira destek sağlayarak hem vatandaşın bütçesine hem de yerel esnafa katkı sundu. Mersin Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen ‘Halk Kart’ uygulaması kapsamında, Nisan ayı tutarları ihtiyaç sahibi vatandaşların hesaplarına yatırıldı. Sosyal belediyecilik anlayışıyla dar gelirli vatandaşların yanında olmayı sürdüren Büyükşehir Belediyesi, bu ay toplam 7 bin 21 kişiye destek sağladı. Vatandaşların temel ihtiyaçlarını karşılamalarına katkı sunan Halk Kart uygulaması, kent genelinde sosyal dayanışmayı güçlendirmeye devam ediyor. Halk Kart kapsamında 3 bin 406 kişinin hesabına biner lira, 3 bin 615 kişinin hesabına bin 700’er lira olmak üzere, toplamda 7 bin 21 kişinin hesabına 9 milyon 551 bin 500 lira tutarında ödeme gerçekleştirildi. Mersin Büyükşehir Belediyesi, düzenli olarak yapılan bu destekle hem aile bütçelerine katkı sağlıyor, hem de yerel esnafın ekonomisine dolaylı destek sunuyor.
30 Nisan 2026 Perşembe - 16:18
Eski Sanayi Sitesi esnafının Toybelen’den yer talebi
Samsun’da sanayi dönüşüm projesi kapsamında inşa edilen Toybelen Sanayi Sitesi’ne taşınmalar sürerken, Eski Sanayi Sitesi esnafı da burada kendilerine yer verilmesini talep etti. Canik ilçesinde bulunan Gülsan Sanayi Sitesi esnafının Toybelen’e taşınma süreci devam ederken, Eski Sanayi Sitesi esnafı ise kendilerinin bu kapsamda değerlendirilmediğini belirterek basın açıklaması yaptı. Esnaf, Toybelen Sanayi Sitesi’nde halen 330 boş dükkan bulunduğunu ileri sürdü. Eski sanayi esnafından Yücel Akbay, "Gülsan Sanayi esnafına söz verilen ve inşa edilen Toybelen Sanayi Sitesi’nde bize de söz verildi, yapılacağı söylendi. Geldiğimiz süreçte üzerinden 4-5 yıl geçti. Gülsan Sanayi esnafı çok memnun, yerlerini aldılar. Biz ise Eski Sanayi esnafı olarak mağdur edildik. 2 yıldır bu durumu dile getiriyoruz. Orada bize göre de dükkanlar yapıldı. Neden bize teslim edilmiyor? Devlet yetkililerinin bu kangren olmuş yarayı çözmesini istiyoruz. TOKİ’nin elinde kalan 330 adet dükkanın eski sanayi esnafına verilmesini talep ediyoruz" dedi. Esnaf Emre Kurnaz ise "Biz 330 dükkanın talibiyiz. Esnaf ayrımı diye bir şey yoktur. Esnaf bu devletin bel kemiğidir. Talebimiz, sosyal devlet ilkesi gereğince küçük esnafın korunmasıdır. Tek isteğimiz alın terimizin karşılığıdır" diye konuştu.
30 Nisan 2026 Perşembe - 16:02
Tunceli’de dev kentsel dönüşüm projesi resmen başladı
Tunceli’de eski belediye binası ve yeraltı çarşısını kapsayan bölgenin rezerv alan ilan edilmesiyle başlayan kentsel dönüşüm projesi kapsamında, 18 bin metrekarelik alanda yeni belediye binası, üç meydan ve 150 araçlık yeraltı otoparkı inşa edilerek şehrin çehresi modern bir görünüme kavuşturulacak. Yeni Belediye Hizmet Binası ve Meydan Projesi’nde ilk etap çalışmaları bugün itibarıyla başlatıldı. Tunceli Valiliği, Tunceli Belediyesi ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Kentsel Dönüşüm Başkanlığı iş birliğinde yürütülen proje, kentin sosyal ve ekonomik hayatına yeni bir soluk getirmeyi hedefliyor. Dönüşüm süreci kapsamında, eski belediye hizmet alanı ve yeraltı çarşısı üstü bölge "rezerv alan" ilan edilerek tahliye ve yıkım işlemlerine geçildi. Modern şehircilik ilkeleriyle hazırlanan proje, şehrin merkezindeki estetik ve fonksiyonel eksiklikleri gidermeyi amaçlıyor. Yaklaşık 18 bin metrekarelik bir alanı kapsayan proje içerisinde, modern bir Belediye Hizmet Binası’nın yanı sıra birbirinden farklı konseptlerde 3 ayrı meydan ve geniş bir tören alanı yer alacak. Proje, sadece idari bir merkez değil, aynı zamanda vatandaşların bir araya gelebileceği nitelikli bir sosyal donatı alanı olarak tasarlandı. Şehir ekonomisini canlandırmak adına ticaret alanlarının da yer alacağı projede, merkezdeki trafik yoğunluğunu azaltmak amacıyla 150 araç kapasiteli bir yer altı otoparkı inşa edilecek. Yıkım çalışmalarının tamamlanmasının ardından, inşaat süreci başlayana kadar boşalan alanın geçici olarak açık otopark şeklinde hizmet vermesi planlanıyor. Şehrin geleceğine değer katacak bu dev yatırımın, tamamlandığında Tunceli’nin modern kimliğine önemli bir katkı sunması bekleniyor. Tunceli Valisi Şefik Aygöl, şehrin çehresini değiştirecek olan kentsel dönüşüm alanını ziyaret ederek yürütülen yıkım ve saha hazırlık çalışmalarını yerinde inceledi. Teknik ekipten projenin ilerleyişi hakkında detaylı bilgi alan ve modern şehircilik vurgusu yapan Vali Aygöl, "Tunceli Valiliği, Belediyemiz ve Kentsel Dönüşüm Başkanlığımızın güçlü iş birliğiyle şehrimizin kalbinde tarihi bir dönüşümü bugün itibarıyla başlatmış bulunuyoruz. Eski belediye hizmet binası ve yer altı çarşısı bölgesini ’rezerv alan’ ilan ederek hayata geçirdiğimiz bu projeyle, yaklaşık 18 bin metrekarelik devasa bir alanda modern bir belediye binası, üç ayrı meydan ve geniş bir tören alanını halkımızın hizmetine sunacağız. Ticaret alanlarıyla şehir ekonomisini canlandırmayı, 150 araçlık yer altı otoparkıyla da trafik sorununa çözüm üretmeyi hedeflediğimiz bu çalışma, tamamlandığında Tunceli’nin modern kimliğine değer katan nitelikli bir yaşam alanı olacaktır; bu büyük dönüşümün tüm vatandaşlarımıza ve şehrimize hayırlı olmasını diliyorum" dedi.
30 Nisan 2026 Perşembe - 15:57
ÜÇEL Kauçuk’un GES santrali devrede, üretim başladı
Bursa’da üretim yapan ÜÇEL Kauçuk’un Nevşehir Ürgüp’te kurduğu 2 MWp’lik GES devreye alınarak elektrik üretimine başlandı. Otomotiv yan sanayinde, premium araçlar dahil geniş bir yelpazede aftermarket parça üreten şirket, GES yatırımını üretime taşıdı. Bursa merkezli ÜÇEL Kauçuk, karbon regülasyonları ve artan enerji maliyetlerine karşı hayata geçirdiği GES yatırımını devreye alarak şebekeye elektrik vermeye başladı. Şirket, bu adımla birlikte sürdürülebilir üretim altyapısını sahada aktif hale getirdi. Üretim başladı, maliyet ve karbon dengesi hedefleniyor Devreye alınan santralle birlikte yenilenebilir kaynaklı elektrik üretimi fiilen başlarken, şirketin enerji maliyetlerini dengeleme ve karbon yükümlülüklerini azaltma hedefleri de uygulamaya geçti. ÜÇEL Kauçuk Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü Hüseyin Oruç, enerji yatırımlarında en kritik aşamanın üretimin başlaması olduğuna dikkat çekerek, GES’in devreye alınmasının şirketin dönüşüm sürecinde önemli bir eşik olduğunu ifade etti. "Rekabet artık karbon performansıyla ölçülüyor" Hüseyin Oruç, otomotiv yan sanayinde rekabetin yalnızca üretim kapasitesiyle değil, enerji verimliliği ve karbon performansıyla da şekillendiğini belirterek, söz konusu yatırımın maliyet yönetimi ve uluslararası rekabet açısından stratejik bir rol üstlendiğini dile getirdi. Enerji stratejisinde yeni faz ÜÇEL Kauçuk, GES’in devreye alınmasıyla birlikte yenilenebilir enerji kullanımını üretim stratejisinin merkezine almayı sürdürürken, önümüzdeki dönemde enerji verimliliği ve karbon yönetimi odaklı yeni adımlar atmayı planlıyor.
30 Nisan 2026 Perşembe - 15:56
Kripto sektöründe son 30 günde 24 siber saldırı
Nisan 2026, kripto tarihinin en kara aylarından biri olarak kayıtlara geçiyor. Son 30 günde gerçekleşen 24’ü aşkın siber saldırıda toplam kayıp 600 milyon doları aştı. Saldırıların neredeyse tamamı merkeziyetsiz finans protokollerini hedef aldı. Kripto sektöründe son 30 günde 24 siber saldırı oldu. DefiLlama verilerine göre, Nisan 2026’da kripto protokollerinin yalnızca ilk 18 günde 606 milyon dolar kaybettiği belirlendi. Bu rakam, 2026’nın ilk çeyreğindeki toplam kaybın 3,7 katına denk geliyor. Yılın tamamında ise 47 ayrı saldırıda kaybedilen toplam miktar 770 milyon doları aştı; bu rakam kripto tarihindeki on yıllık kümülatif kaybı 17 milyar dolar sınırına taşıdı. Nisan ayındaki zararın yüzde 95’i iki büyük saldırıdan kaynaklandı. 1 Nisan’da Solana tabanlı türev işlem platformu Drift Protocol, 285 milyon dolarlık bir saldırıya uğradı; olay sonradan Kuzey Kore bağlantılı Lazarus Group’a atfedildi. 18-19 Nisan’da ise merkeziyetsiz likidite yeniden stake protokolü Kelp DAO, 292-293 milyon dolarlık bir saldırıyla 2026’nın en büyük DeFi hackine sahne oldu. Son yıllarda "Kendi bankan ol" söylemiyle popülerleşen merkeziyetsiz finans heyecanından sonra yatırımcıları yeniden merkezi borsalara yöneldiğini ifade eden Bitget Pazarlama Direktörü Eser Karlık, "Kripto kullanıcıları, güven, denetlenebilirlik ve erişim kolaylığını en önemli tercih sebebi olarak görüyor. Bu dönüşümü önceden okuyan büyük CEX’ler ise son dönemde ürün ekosistemlerini hızla genişletiyor. Spot ve vadeli işlemlerin ötesine geçerek geleneksel finansal araçları da platformlarına entegre eden borsalar, ‘süper uygulama’ konumlanmasını güçlendiriyor" dedi.
30 Nisan 2026 Perşembe - 15:45
Türkiye - Kazakistan ticari işbirliği Orta Koridor odağında ele alındı
"Trans-Hazar Uluslararası Taşımacılık Koridoru’nun Geliştirilmesi" konulu toplantıda Kazakistan ve Türkiye arasındaki ticari işbirliklerini artırmaya yönelik konular ele alındı. Toplantıda konuşan Kazakistan Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreter Yardımcısı Assel Zhanassova, Trans-Hazar Uluslararası Taşımacılık Koridoru’nun önemine dikkat çekti. "Trans-Hazar Uluslararası Taşımacılık Koridoru’nun Geliştirilmesi" konulu yuvarlak masa toplantısı, ulaştırma ve lojistik sektöründe faaliyet gösteren kamu ve özel sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşti. Toplantıya Kazakistan Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreter Yardımcısı Assel Zhanassova, Kazakistan Ankara Büyükelçisi Yerkebulan Sapiyev ve Kazakistan Demiryolları Yönetim Kurulu Başkanı Talgat Aldybergenov ile birlikte ilgili kurumların temsilcileri katıldı. Toplantıda, Trans-Hazar Uluslararası Taşımacılık Koridoru’nun (Orta Koridor) geliştirilmesi, lojistik kapasitenin artırılması ve bölgesel ticaretin daha etkin hale getirilmesine yönelik konular masaya yatırıldı. Kazakistan Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreter Yardımcısı Assel Zhanassova, Çin ve Avrupa arasındaki taşımacılık hatlarına ilişkin değerlendirmede bulundu. Zhanassova, Çin’den Avrupa’ya mal taşımacılığının yüzde 10’un Kazakistan üzerinden geçtiğini ve bu oranı yüzde 20’ye çıkarmayı hedeflediklerini belirtti. Küresel ticaret yollarında güvenlik risklerinin oluştuğuna da dikkat çeken Zhanassova, alternatif ticaret yolları olmasının ticaretinin sürdürülebilmesi açısından önem taşıdığını söyledi. "Hürmüz Boğazı’ndaki riskler Orta Koridor’un yük hacmini artıracaktır" ABD, İsrail ile İran arasında yaşanan savaşın Hürmüz Boğazı’ndaki ticareti etkilediğini belirten Zhanassova, "Hürmüz Boğazı da küresel ticaret yollarından biri. Hürmüz Boğazı’ndaki riskler Orta Koridor’un yük hacmini artıracaktır. Trans-Hazar Uluslararası Taşımacılık Koridoru rotasından geçen yük hacminin artacağını öngörüyoruz" ifadelerini kullandı. Trans-Hazar Uluslararası Taşımacılık Koridoru’nda hızlı teslimat ve kapasite artışına yönelik yapılan çalışmalardan da bahseden Zhanassova, "2025 yılından itibaren gerekli çalışmalar yapılıyor. Çin, Kazakistan, Azerbaycan ve Gürcistan olmak üzere hükümetler arası ve demiryolu taşımacılığı yapan şirketler arasında işbirliği yapılmaktadır" dedi. Geçiş süreçlerinin hızlandırılmasına yönelik adımları da anlatan Zhanassova, "Malların hızlı geçmesi ve zaman kaybı yaşanmaması için geçişlerde ortak fiyat belirlenmesi noktasında çalışmalar yapılmaktadır. Ürünlerin hızlı geçişinin sağlanması için yeşil koridor ile ilgili çalışmalar da yapılmaktadır. Her ülkenin yapacağı ev ödevleri var. Sözleşmeler çerçevesinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı. "Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kazakistan ziyareti işbirliklerinin gelişimine katkı sağlayacaktır" Türkiye ile ilişkilere de değinen Zhanassova, "Mayıs ayında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kazakistan’ı ziyareti olacaktır. Bu ziyaretten beklentimiz yüksektir. İki ülkenin iş insanları da bir araya gelecektir. Ziyaret iki ülke arasındaki ekonomik işbirliklerinin geliştirilmesine katkı sağlayacaktır. Kazakistan hükümeti olarak gerekli çalışmaları yapmaya hazırız" dedi. "Kazakistan-Türkiye arasındaki ticari ilişkiler her yıl artarak devam ediyor" Ekonomik ilişkilerin seyrine ilişkin değerlendirmede bulunan Zhanassova, "Kazakistan - Türkiye arasındaki ticari ilişkiler her yıl artarak devam ediyor. İthalat, ihracat ve yatırımlar açısından ciddi artışlar var. Dünyada yaşanan krizlere rağmen yatırımların arttığını görüyoruz. İki ülke arasındaki ekonomik işbirliklerinin güçlenerek devam etmesini istiyoruz" ifadelerini kullandı.
30 Nisan 2026 Perşembe - 15:40
MUSKİ’nin Bayır kanalizasyon ihalesine 69 firma teklif verdi
MUSKİ Genel Müdürlüğü Menteşe İlçesi Bayır Mahallesini kanalizasyon hattına kavuşturuyor. Bu projenin yapımı için gerçekleştirilen ihaleye 69 firma katılırken bu kadar yüksek katılımın MUSKİ Genel Müdürlüğüne duyulan güveni ve mali disiplinin kuvvetli olduğu ortaya koydu. Muğla Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) Genel Müdürlüğü tarafından, 28 Nisan 2026 tarihinde saat 10.00’da Kamu İhale Kanunu’nun 19. maddesi kapsamında Açık İhale Usulü ile gerçekleştirilen "Menteşe İlçesi Bayır Mahallesi Kanalizasyon Yapım İşi" ihalesi, sektörde büyük ilgi gördü. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın yürüttüğü ve yurtdışı kredi değerlendirme kuruluşları tarafından da Türkiye’nin en güçlü mali disipline sahip belediyelerinden biri olma özelliğiyle öne çıkan Muğla’nın bu gücü her geçen gün artıyor. MUSKİ’nin sağladığı kurumsal güven talebi arttırıyor Menteşe İlçesi Bayır Mahallesinde yapılacak olan bu önemli proje için Türkiye genelinden birçok farklı şirket başvuruda bulunda. İhale sürecinde toplam 131 firma ihale dokümanı indirirken, 69 firma teklif sunarak sürece aktif katılım sağladı. Bu yoğun katılım, MUSKİ’nin şeffaf, rekabetçi ve ihale süreçlerine duyulan güvenin somut bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. MUSKİ’nin yürüttüğü projelerde sağladığı kurumsal güven, sektörde faaliyet gösteren çok sayıda firmanın ihalelere yoğun ilgi göstermesine imkan tanırken, rekabet ortamının güçlenmesi sayesinde kamu kaynaklarının en verimli şekilde kullanılması amaçlanıyor. Proje kapsamında Bayır’a 53 kilometre kanalizasyon hattı yapılacak Proje kapsamında yaklaşık 53 kilometre kanalizasyon hattı ile 8 kilometre içme suyu hattı imalatı gerçekleştirilecek. Bölgenin altyapı ihtiyacına uzun vadeli çözüm sunacak olan çalışma ile Bayır Mahallesi’nin yaşam kalitesinin artırılması hedefleniyor. MUSKİ Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamada ise "Gerçekleştirdiğimiz ihalelere sektörün yoğun ilgi göstermesi, MUSKİ’ye duyulan güvenin en önemli göstergelerinden biridir. Amacımız; kamu kaynaklarını en etkin şekilde kullanarak, Muğla’mıza kalıcı ve kaliteli altyapı hizmetleri kazandırmaktır. Bayır Mahallemizde hayata geçireceğimiz bu proje ile hem çevresel hem de altyapısal açıdan önemli bir ihtiyacı karşılayacağız" ifadelerini kullandı.
30 Nisan 2026 Perşembe - 15:10
Tekstil sektörünün geleceği için sürdürülebilir üretim ve yenilikçi projeler konuşuldu
Denizli Tekstil ve Giyim Sanayicileri Derneği (DETGİS) Yönetim Kurulu Başkanı Halil Erdoğan ve beraberindeki yönetim kurulu üyeleri, Denizli Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Selim Yaymanoğlu ve Yönetim Kurulu Üyelerine tebrik ziyaretinde bulundu. Gerçekleşen ziyarette, Denizli sanayisinin önemli lokomotiflerinden biri olan tekstil sektörünün mevcut durumu ve geleceğe yönelik stratejiler ele alındı. Ziyaret kapsamında, küresel rekabet şartlarında Türk tekstil sektörünün konumunu güçlendirmek adına yürütülen projeler, sanayicilere sağlanan destekler ve sürdürülebilir üretim hedefleri üzerine görüş alışverişinde bulunuldu. Ayrıca, sektörün dönüşümüne katkı sağlayacak yenilikçi uygulamalar ve kurumlar arası iş birliği imkanları da değerlendirildi. "Tekstil sektörünün gelişimi için tüm paydaşlarımızla birlikte hareket etmeliyiz" Denizli OSB Yönetim Kurulu Başkanı Selim Yaymanoğlu, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek şu açıklamada bulundu: "Denizlimizin üretim gücünün temel taşlarından biri olan tekstil sektörünün gelişimi için tüm paydaşlarımızla birlikte hareket etmeyi önemsiyoruz. Küresel rekabette daha güçlü bir konuma ulaşmak adına sanayicilerimizin ihtiyaçlarına yönelik projeler üretmeye, altyapımızı geliştirmeye ve sürdürülebilir sanayi anlayışını yaygınlaştırmaya devam ediyoruz. DETGİS ile kurulacak güçlü iş birliklerinin, sektörümüzün geleceğine önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz." Ziyaret, karşılıklı iyi dileklerin iletilmesi ve hatıra fotoğrafı çekimi ile sona erdi.
30 Nisan 2026 Perşembe - 15:08
Mekap, yeni nesil iş güvenliği çözümlerini TOS+H Expo İstanbul’da sergileyecek
İş güvenliği ayakkabıları sektörünün öncü markalarından Mekap, Birleşik Krallık’ta katıldığı The Health & Safety Event fuarının ardından rotasını İstanbul’a çeviriyor. İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) desteğiyle 6-8 Mayıs tarihlerinde düzenlenecek olan TOS+H Expo’da yerini almaya hazırlanıyor. İstanbul Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek olan TOS+H Expo’da Mekap, etkinliğin resmi sponsorlarından biri olarak yer alacak. Marka, fuar süresince yeni nesil iş güvenliği ayakkabılarını ve koruyucu çizmelerini profesyonellerin beğenisine sunacak. Şirket bünyesinde faaliyet gösteren İtalya merkezli tasarım ve inovasyon şirketi Element Hub Milano’nun da katılım sağlayacağı standda, markanın yeni nesil taban teknolojisi Arcura vitrine çıkacak. Yurt içi ve yurt dışındaki mevcut partnerleriyle bir araya gelmeyi planlayan şirket, fuar boyunca potansiyel yeni iş ortaklarını ve profesyonelleri ağırlayacak. Türkiye’nin en büyük ve önde gelen iş güvenliği fuarındaki bu buluşma, markanın küresel pazardaki etkinliğini pekiştirme stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
30 Nisan 2026 Perşembe - 15:02
TCMB: ’’Nisan ayında enflasyon beklentilerinde yükseliş gözlendi’’
Merkez Bankası PPK özetinde, ’’Nisan ayında enflasyon beklentilerinde yükseliş gözlenmiştir. Piyasa Katılımcıları Anketi sonuçlarına göre, 2026 yıl sonu enflasyon beklentisi 2,2 puan yükselerek yüzde 27,5 seviyesinde; 2027 yıl sonu enflasyon beklentisi 1,4 puan artışla yüzde 20,1 düzeyinde gerçekleşmiştir’’ denildi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Nisan ayı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantı özetini yayımladı. Özette şu ifadelere yer verildi: ’’Jeopolitik gelişmeler eşliğindeki belirsizlikler neticesinde enerji fiyatlarında yüksek seyir ve belirgin oynaklık gözlenmektedir. Enerji arzı, tedarik zincirleri ve taşıma maliyetlerine ilişkin belirsizliklerin süresi ve ölçüsü enerji fiyatlarının gelecekteki seyri açısından belirleyici olmaya devam edecektir. Jeopolitik gelişmelerin etkisiyle, başta Orta Doğu ve Afrika ülkeleri olmak üzere birçok ekonomide 2026 yılı için büyüme öngörüleri aşağı yönde güncellenmiştir. Diğer taraftan, 2027 yılında baz etkilerinin de devreye girmesi ile büyüme oranlarının toparlanması beklenmektedir. Bu çerçevede, küresel ölçekte zayıf ve kırılgan görünümün devam edeceği; Türkiye’nin dış ticaret ortaklarının ihracat paylarıyla ağırlıklandırılan küresel büyüme endeksinin yıllık bazda bir önceki PPK dönemine göre 2026 yılı için bir miktar aşağı,2027 yılı için ise bir miktar yukarı yönde revize edilerek sırasıyla yüzde 1,9 ve yüzde 2,4 oranında artacağı tahmin edilmektedir. Emtia fiyatlarındaki yükseliş küresel enflasyon üzerindeki riskleri artırmıştır. Merkez bankaları söz konusu riskleri gözetmeye devam ederken, gelişmelerin büyüme ve istihdam üzerindeki olumsuz etkilerini de dikkate almaktadır. Gelişmiş ülke merkez bankalarının fiyatlanan politika faizi patikaları, geçtiğimiz PPK dönemine göre belirgin olarak yukarı kaymıştır. Jeopolitik gelişmelerin neden olduğu arz şokunun ne kadar kalıcı olacağı ve enflasyon beklentilerini ne ölçüde bozacağı küresel para politikalarının seyri açısından önem taşımaktadır. Son dönemde, artan belirsizlik ve risk iştahındaki dalgalanmalara bağlı olarak, gelişmekte olan ülke hisse senedi piyasalarından portföy çıkışları gözlenirken, portföy hareketleri üzerindeki aşağı yönlü riskler canlılığını korumaktadır. Parasal ve finansal koşullar Bireysel kredilerin 4 haftalık büyüme oranlarının ortalaması 13 Mart-17 Nisan döneminde yüzde 3,2 seviyesine ulaşmıştır. Bu artışta ihtiyaç ve taşıt kredileri etkili olmuştur. Türk lirası (TL) ticari kredilerin 4 haftalık büyüme oranlarının ortalaması yüzde 2,9, kur etkisinden arındırılmış yabancı para ticari kredilerdeki 4 haftalık büyüme oranlarının ortalaması ise yüzde 2,5 seviyesine yükselmiştir. TL mevduat faiz oranları, 13 Mart ile biten haftaya kıyasla 260 baz puan artarak 17 Nisan ile biten haftada yüzde 47,2 seviyesinde gerçekleşmiştir. Aynı dönemde TL ticari kredi faizleri (Kredili Mevduat Hesabı ve Kredi Kartı hariç) 121 baz puan artışla yüzde 49,3 seviyesinde oluşmuştur. İhtiyaç kredisi (Kredili Mevduat Hesabı hariç) faizleri 441 baz puan artarak yüzde 63,1; konut kredisi faizleri 267 baz puan artarak yüzde 36,8; oynak bir seyir izleyen taşıt kredisi faizleri ise 397 baz puan artarak yüzde 39,6 seviyesinde gerçekleşmiştir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 27 Mart tarihinde, makrofinansal istikrarı güçlendirmek amacıyla Türk lirası cinsinden kredi büyümesine dayalı zorunlu karşılık uygulamasında değişiklikler yapmıştır. Buna göre, deprem bölgesine kullandırılan kredilere ilişkin istisnalar kaldırılmış, istisna krediler arasında yer alan esnaf kredilerinin kapsamı daraltılmıştır. TCMB brüt uluslararası rezervleri, 13 Mart’tan bu yana 15,2 milyar ABD doları azalarak 17 Nisan itibarıyla 174,5 milyar ABD dolarına gerilemiştir. Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS) 11 Mart’tan bu yana yaklaşık 20 baz puan düşerek 21 Nisan itibarıyla 233 baz puan seviyesine gerilemiştir. Türk lirasının 1 ay vadeli kur oynaklığı 21 Nisan itibarıyla 11 Mart’a kıyasla yüzde 9,3 seviyesine gerilerken, 12 ay vadeli kur oynaklığı yüzde 21,0 seviyesine yükselmiştir. Önceki PPK toplantı haftasından 17 Nisan’a kadar Devlet İç Borçlanma Senetleri piyasasından 4,2 milyar ABD doları çıkış, hisse senedi piyasasına ise 0,5 milyar ABD doları giriş olmak üzere toplam 3,7 milyar ABD doları net portföy çıkışı gerçekleşmiştir. Talep ve üretim Şubat ayında perakende satış hacim endeksinde aylık bazda yüzde 0,2 oranında azalış, çeyreklik bazda ise yüzde 4,5 oranında artış gerçekleşmiştir. Altın hariç perakende satışlarda aylık bazda sınırlı yükseliş gözlenmekle birlikte çeyreklik artış manşet rakama göre daha düşük olmuştur. Aynı dönemde ticaret satış hacim endeksi, aylık bazda yüzde 0,6 oranında düşüş, çeyreklik bazda ise yüzde 1,2 oranında artış göstermiştir. Hizmet üretim endeksinde şubat ayında, aylık bazda yüzde 1,2, çeyreklik bazda ise yüzde 1,1 oranında artış olmuştur. Ulaştırma ve konaklama gibi hanehalkı talebiyle daha yakından ilişkilendirilebilecek alt kalemlerde çeyreklik görünüm daha zayıftır. Kartla yapılan harcamalar ilk çeyrekte sınırlı bir artış göstermiştir. Beyaz eşya satışları şubat ayında yükselmekle birlikte çeyreklik olarak düşmüştür. Otomobil satışları ise yılın ilk çeyreğinde gerilemiştir. İmalat sanayi firmalarına yönelik anket verileri, yılın ilk çeyreğinde kayıtlı iç piyasa siparişlerinde bir miktar artışa, geleceğe yönelik iç piyasa sipariş beklentilerinde ise gerilemeye işaret etmiştir. Nisan ayına ilişkin veriler, kayıtlı iç piyasa siparişlerinde ılımlı bir seyir ile geleceğe yönelik iç piyasa sipariş beklentilerinde sınırlı bir iyileşme ima etmektedir. Özetle, göstergeler iktisadi faaliyette yavaşlamaya işaret etmektedir. Şubat ayında sanayi üretim endeksi, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış olarak aylık bazda yüzde 2,6 oranında, takvim etkilerinden arındırılmış olarak yıllık bazda yüzde 2,2 oranında artmıştır. Çeyreklik bazda sanayi üretimi, şubat ayı itibarıyla ilk çeyrekte yatay seyretmiştir. Şubat ayında, ocak ayında sanayi üretimindeki daralmada önemli rolü olan inşaat bağlantılı sektörlerin üretiminde artış olmakla birlikte, söz konusu artış ocak ayındaki gerilemeyi kısmen telafi etmiştir. Böylece, şubat ayı itibarıyla inşaat bağlantılı sektörlerde üretim çeyreklik olarak azalmıştır. Tipik oynaklık sergileyen diğer ulaşım ve benzeri sektörler dışlandığında, sanayi üretimi çeyreklik bazda sınırlı bir gerileme göstermiştir. Bu çerçevede, sanayi üretiminin ana eğilimi zayıf seyretmektedir. İmalat sanayine yönelik anket göstergeleri, mart ayında savaş kaynaklı etkilerle geleceğe yönelik üretim beklentilerinde bozulma ima etmiştir. Nisan ayı iktisadi yönelim anketi verileri de üretim beklentilerindeki zayıf seyrin sürdüğüne işaret etmektedir. Diğer taraftan kapasite kullanım oranı mart ve nisan aylarında yatay bir seyir izlemiştir. İnşaat üretim endeksi ise, şubat ayı itibarıyla yılın ilk çeyreğinde çeyreklik bazda yüzde 0,4 oranında, bir önceki yılın aynı dönemine göre ise yüzde 6,9 oranında yükseliş kaydetmiştir. Böylece, ilk çeyrekte inşaat üretim endeksinin çeyreklik ve yıllık büyüme oranları gerilemiştir. Şubat ayında mevsimsellikten arındırılmış istihdam 32,2 milyon kişi seviyesinde gerçekleşmiş ve bir önceki çeyrek ortalamasına kıyasla yüzde 1,3 oranında azalmıştır. Bu dönemde, işgücüne katılım oranı çeyreklik olarak 0,8 puan düşmüştür. İstihdamda ve katılım oranındaki gerilemelerin birbirini büyük ölçüde dengelemesiyle işsizlik oranı çeyreklik olarak yüzde 8,3 seviyesinde yatay seyretmiştir. Anket göstergeleri, imalat sanayi firmalarının geleceğe yönelik istihdam beklentilerinde tarihsel ortalamanın altında seyreden görünümün devamına işaret etmektedir. Şubat ayında cari işlemler dengesi aylık bazda 7,5 milyar ABD doları açık vermiştir. 12 aylık birikimli cari açık önceki aya kıyasla 2,3 milyar ABD doları artarak 35,4 milyar ABD doları olmuştur. Seyahat gelirleri aylık bazda 2,7 milyar ABD doları, 12 aylık birikimli olarak 60,1 milyar ABD doları düzeyinde gerçekleşmiştir. Hizmetler dengesi fazlası ise 62,6 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşerek güçlü seyrini sürdürmüştür. Mart ayında mevsimsellikten arındırılmış olarak ihracat ve ithalat, savaşın olumsuz etkilerine rağmen artış kaydetmiştir. Bununla birlikte, 12 aylık birikimli dış ticaret açığı bir önceki aya göre yükselmiştir. Söz konusu dönemde, altın ithalatı bir miktar gerilemiştir. Mart ayı itibarıyla 12 aylık birikimli altın ithalatı 23,6 milyar ABD doları olmuştur. Mevcut veriler ışığında, 12 aylık birikimli cari açığın mart ayında artacağı öngörülmektedir. Yakın dönemde gerçekleşen jeopolitik gelişmelerin cari açık üzerindeki olumsuz etkilerinin nisan ayında da süreceği, söz konusu etkilerin boyutunun ise gelişmelerin süresi ve ölçüsüne göre farklılaşacağı değerlendirilmektedir. Yılın ilk çeyreğinde mevsimsellikten arındırılmış tüketim malı ithalatı bir önceki çeyreğe göre gerilemiştir. Mart ayına ilişkin geçici dış ticaret verileri ve nisan ayı için yüksek frekanslı öncü verilerle beraber değerlendirildiğinde, üç aylık ortalama eğilimler, ihracatta ve ithalatta sınırlı artışa işaret etmektedir. Cari açığın finansmanı tarafında, bankacılık sektörünün 12 aylık birikimli uzun vadeli borç çevirme oranı şubat ayında yüzde 159,7 olarak gerçekleşmiştir. Söz konusu oran, bankacılık sektörü dışındaki firmalarda yüzde 214,9 olmuştur. Bu çerçevede, yurt dışı borçlanma imkanlarının yüksek seviyelerini koruduğu değerlendirilmiştir. Enflasyon gelişmeleri ve beklentiler Tüketici fiyatları mart ayında yüzde 1,94 oranında artmış, yıllık enflasyon 0,66 puan azalarak yüzde 30,87’ye gerilemiştir. Mart ayında tüketici enflasyonunda, jeopolitik gelişmelere bağlı olarak artan enerji fiyatları ve bunun ulaştırma hizmetlerine olan yansımaları öne çıkmıştır. Bu çerçevede, yıllık enflasyon enerji ile hizmet gruplarında bir miktar yükselirken, diğer ana gruplarda gerilemiştir. Yıllık tüketici enflasyonundaki düşüşe karşın, B endeksinin (işlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içecekler ve tütün ile altın hariç TÜFE) yıllık değişim oranı ile C endeksinin (gıda ve alkolsüz içecekler, enerji, alkollü içecekler ile tütün ürünleri ve altın hariç TÜFE) yıllık değişim oranı her iki endekste de yaklaşık 0,20 puan artışla sırasıyla yüzde 30,11 ve yüzde 29,68 olarak gerçekleşmiştir. Yıllık tüketici enflasyonuna katkılar incelendiğinde, gıda ve alkolsüz içecekler, alkol-tütün-altın ve temel mallar gruplarının katkıları bir önceki aya kıyasla sırasıyla 0,83, 0,22 ve 0,21 puan azalırken; enerji ve hizmet gruplarının katkıları sırasıyla 0,35 ve 0,25 puan artmıştır. Mevsimsellikten arındırılmış verilerle, tüketici fiyatlarının aylık artışı bir önceki aya kıyasla zayıflamıştır. Bu dönemde gıda enflasyonu yavaşlarken, gıda dışı tüketici enflasyonu enerji fiyat gelişmelerine bağlı olarak yükselmiştir. Mart ayında tüketici enflasyonundaki yükselişte enerji grubunun etkisi öne çıkmıştır. Bu dönemde, enerji fiyatları ham petrol fiyatlarındaki gelişmelere istinaden akaryakıt fiyatları öncülüğünde yüzde 4,75 oranında artarken, eşel mobil uygulaması uluslararası enerji fiyat gelişmelerinin enflasyona yansımasını önemli ölçüde sınırlamıştır. Yağışlara bağlı olarak hidroelektriğin elektrik üretimindeki artan payı ile son kaynak tedarik tarifesi (SKTT) üzerinden elektrik fiyatında kaydedilen gerileme bu grupta daha olumsuz bir görünümü sınırlayan bir diğer unsur olmuştur. Yılın ilk iki ayında gıda enflasyonunda gözlenen yüksek seyir mart ayında yavaşlamıştır. İşlenmemiş gıda fiyatlarında temelde sebze ile et fiyatları öne çıkarken, işlenmiş gıda grubunda fiyat artışları önemli ölçüde yavaşlamıştır. Hizmet enflasyonu aylık bazda gerilerken, mevsimsel etkilerden arındırıldığında, haberleşme ile jeopolitik gelişmelerle güçlenen ulaştırma hizmetleri fiyatlarındaki artışların da katkısıyla yüksek seyrini korumuştur. Diğer taraftan, temel mal grubu enflasyonu, giyim ve ayakkabı fiyatlarında mevsimsel gerilemeye ek olarak, dayanıklı tüketim malları fiyatlarındaki görünümün etkisiyle düşük seyrini sürdürmüştür. Enflasyonun ana eğilimi mart ayında gerilemiştir. Ana eğilim bileşenlerinden olan, mevsimsellikten arındırılmış aylık B enflasyonu düşerken, C enflasyonu yükselmiştir. Bu ayrışmada işlenmiş gıda enflasyonundaki yavaşlama etkili olmuştur. Fiyat artışları B endeksini oluşturan gruplardan temel mallarda bir miktar yükselmekle birlikte ılımlı seyrini sürdürmüş, hizmette yatay seyretmiş, işlenmiş gıdada ise önemli ölçüde zayıflamıştır. Ana eğilim göstergeleri, üç aylık ortalamalar bazında ise belirgin bir değişim göstermemiştir. Mart ayı itibarıyla son üç aylık dönemde mevsim etkilerinden arındırılmış ortalama enflasyon bir önceki aya kıyasla hem temel mallarda hem de hizmetler sektöründe görece yatay seyretmiştir. Hizmet sektöründe hâkim olan fiyatlama davranışı önemli bir atalete ve şokların enflasyon üzerindeki etkilerinin uzun bir zamana yayılmasına neden olmakta ve hizmet enflasyonu mal enflasyonuna göre yüksek seyretmektedir. Mart ayı itibarıyla yıllık bazda mal enflasyonu yüzde 26, hizmet enflasyonu ise yüzde 40 civarında seyretmektedir. Mart ayında hizmet sektörü alt kalemleri arasında ulaştırma hizmetleri aylık yüzde 5,06’lık artış ile öne çıkmış, bu gelişmede akaryakıt fiyat gelişmelerinin yansımaları hissedilmiştir. Haberleşme hizmetlerinde aylık enflasyon yüzde 3,03 ile görece yüksek seyretmiştir. Diğer hizmetler grubunda en belirgin yükseliş yüzde 4,51 ile paket turda gözlenmiş, bunu yüzde 4,35 oranındaki artışla finansal hizmetler kalemi izlemiştir. Eğitim hizmetlerinde ise aylık fiyat artışı bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla daha düşük gerçekleşmiştir. Bu dönemde, kira enflasyonu aylık bazda yüzde 2,42 olurken yıllık bazda yüzde 52,45’e gerilemiştir. Lokanta-otel grubunda fiyatlar, yüzde 1,18 ile bir önceki aya göre sınırlı oranda artmıştır. Yurt içi üretici fiyatları mart ayında yüzde 2,30 oranında artmış, yıllık üretici enflasyonu 0,52 puan yükselişle yüzde 28,08 olmuştur. Tüketici fiyatlarında olduğu gibi üretici tarafında da enerji fiyat gelişmeleri öne çıkmıştır. Enerji fiyatları aylık yüzde 4,65 oranı ile belirgin ölçüde yükselirken, yağışların seyrine bağlı olarak elektrikte üretici fiyatlarının gerilemesi, enerji fiyatlarında daha olumsuz bir görünümü sınırlamıştır. Mart ayında dayanıklı tüketim ile sermaye malları fiyatlarında ılımlı bir seyir izlenmiştir. Eşel mobil mekanizması tüketici fiyat artışlarını sınırlarken, vergi dışı derlenen üretici fiyatları küresel gelişmelerden daha fazla etkilenmektedir. Bu çerçevede, önümüzdeki dönemde tüketici ve üretici enflasyonları arasında bir ayrışma gözlenmesi söz konusu olabilecektir. Brent ham petrol fiyatları jeopolitik gelişmelerin etkisiyle hem mart hem de nisan ayında genel olarak yükseliş göstermiş ve güçlü oynaklık sergilemiştir. Petrol fiyatlarına benzer şekilde, TTF doğal gaz fiyatları arz kısıtları endişesiyle mart ayının ortalarında belirgin bir oranda yükseldikten sonra nisan ayında düşüş eğilimi göstermiştir. Ayrıca enerji ile bağlantılı emtia fiyatları dalgalı bir seyir izlemiştir. Enerji ve hammadde akışındaki küresel ölçekte kesintiler, özellikle petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki yüksek artışla birlikte üretim maliyetlerini artırarak küresel ölçekte enflasyonist baskı oluşturma riski taşımaktadır. Küresel Arz Zinciri Baskı Endeksi mart ayında tarihsel ortalamasının üzerinde seyretmiştir. Mart ayında, Hürmüz Boğazı kaynaklı riskler ve alternatif rota arayışları teslimat sürelerini uzatırken, güvenlik riskleri nedeniyle sigorta primleri ve navlun fiyatları yükselmiştir. Nisan ayında, Çin’e yönelik konteyner endeksi yüksek seviyelerini sürdürürken, küresel konteyner endeksinde ve kuru yük taşımacılık endekslerinde de belirgin fiyat artışları kaydedilmiştir. Döviz kuru sepeti nisan ayının ilk üç haftası itibarıyla ılımlı seyrini sürdürmüştür. Mevsimsel etkilerden arındırılmış imalat sanayi PMI verileri mart ayında hem girdi fiyatlarında hem de ürün fiyatlarında yükselişe işaret etmiştir. Veriler teslim sürelerinde kısmi bir uzamaya işaret ederken, henüz üretimi aksatacak boyutta bir tedarik sorununu ima etmemektedir. Nisan ayında enflasyon beklentilerinde yükseliş gözlenmiştir. Piyasa Katılımcıları Anketi sonuçlarına göre, 2026 yıl sonu enflasyon beklentisi 2,2 puan yükselerek yüzde 27,5 seviyesinde; 2027 yıl sonu enflasyon beklentisi 1,4 puan artışla yüzde 20,1 düzeyinde gerçekleşmiştir. On iki ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi 1,2 puan yukarı yönlü güncelleme ile yüzde 23,4 olurken, yirmi dört ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi 0,7 puan artışla yüzde 18,0 oranında ölçülmüştür. 5 yıl sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi ise 0,3 puan yükselerek yüzde 11,9 düzeyine çıkmıştır. Reel sektör beklentilerine bakıldığında, firmaların on iki ay sonrasına ilişkin yıllık enflasyon beklentisi, mart ayında 0,9 puan artarak yüzde 32,9 seviyesine yükselmiştir. Aynı dönemde hane halkının on iki ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi ise 1,1 puan artarak yüzde 49,9 olmuştur. Enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları dezenflasyon süreci açısından risk unsuru olmaya devam etmektedir. Yakın dönemdeki gelişmelerin enflasyon görünümü üzerindeki olası ikincil etkileri önem taşıyacaktır. Öncü veriler, nisan ayında tüketici fiyatlarının seyrinde enerji ve gıda fiyatlarının öne çıkacağına, ana eğilimin ise bir miktar yükseleceğine işaret etmektedir. Yurt içi enerji fiyatlarında meskenlere yönelik doğalgaz ve elektrik fiyat artışlarına istinaden önemli bir yükseliş izlenmektedir. Doğalgazda, elektriktekine benzer şekilde, meskenler için fazla tüketim yapan hanelerin daha yüksek ödediği kademeli fiyat uygulamasına geçilmiştir. Bu uygulamanın da etkisiyle nisan ayında meskenlere yönelik doğal gaz fiyatları yüksek bir oranda artmaktadır. Jeopolitik gelişmelerle artan petrol fiyatlarının etkisiyle akaryakıt fiyatlarındaki yükseliş sürmektedir. Öncü veriler nisan ayında gıda fiyatlarında bir miktar yükselişe işaret etmektedir. İşlenmemiş gıda fiyatları temelde sebze ile et kalemleri öncülüğünde artarken, işlenmiş gıda tarafında ekmek fiyatlarındaki yükseliş öne çıkmaktadır. Hizmet grubunda, akaryakıt fiyatlarındaki artışın yansımasıyla ulaştırma hizmetlerinde (özellikle havayolu taşımacılığı tarafında) artış devam etmektedir. Temel mal grubunda yeni sezona geçişle giyim ve ayakkabı tarafında mevsimsel fiyat artışları izlenirken, dayanıklı tüketim mallarında aylık enflasyon mobilya ve beyaz eşyadaki artışlara karşın, otomobil sektöründeki indirim kampanyaları ile ılımlı seyretmektedir. Emtia fiyatlarındaki oynaklığın ve arz kısıtlarının boyutu dikkate alındığında, enflasyon görünümüne yönelik belirsizlik önemli ölçüde yükselmiştir. Söz konusu gelişmeler ile yurt içi enerji fiyatlarının maliyet kanalı ve iktisadi faaliyet üzerinden enflasyon görünümüne etkileri yakından takip edilmektedir. Para politikası Para Politikası Kurulu (Kurul), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 37’de sabit tutulmasına karar vermiştir. Kurul ayrıca, Merkez Bankası gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 40’ta, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 35,5’te sabit tutmuştur. Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşu talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendirecektir. Kurul politika faizine ilişkin atılacak adımları; enflasyon gerçekleşmelerini, ana eğilimini ve beklentilerini göz önünde bulundurarak ara hedeflerle uyumlu biçimde dezenflasyonun gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirleyecektir. Para politikası kararları enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla alınmaktadır. Son dönem gelişmelerin de etkisiyle, enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır. Kurul enflasyon üzerindeki yukarı yönlü risklere karşı ihtiyatlı duruşunu vurgulamıştır. Kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin dışında gelişmeler olması halinde parasal aktarım mekanizması ilave makroihtiyati adımlarla desteklenecektir. Likidite koşulları yakından izlenmeye ve likidite yönetimi araçları etkili şekilde kullanılmaya devam edilecektir. Kurul, politika kararlarını enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleyecektir. Kurul, kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede alacaktır.’’
30 Nisan 2026 Perşembe - 14:54
İnşaat ve gayrimenkul sektörünün kalbi Bursa’da attı
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) iştiraki KFA Fuarcılık tarafından düzenlenen Rising City & Yapı ve Yaşam Fuarı, gayrimenkul ve inşaat sektörünün iş hacmine önemli katkı sağladı. Bursa Fuar Merkezi’nde düzenlenen fuar 4 gün boyunca yerli ve yabancı 15 bini aşkın ziyaretçiye ev sahipliği yaptı. Fuarda 20’ye yakın ülkeden gelen yabancı alıcı da işbirliği masasında buluştu. BTSO öncülüğünde, İnşaat Müteahhitleri Sanayici ve İş İnsanları Derneği (İMSİAD) ve TMMOB Mimarlar Odası Bursa Şubesi iş birliğinde, KFA Fuarcılık organizasyonunda düzenlenen Rising City & Yapı ve Yaşam Fuarı sona erdi. Bursa Fuar Merkezi’nde düzenlenen fuarı 4 gün boyunca yerli ve yabancı ziyaretçiler yoğun ilgi gösterdi. Fuara başta Bursa olmak üzere farklı şehirlerden iş profesyonelinin yanı sıra 20’ye yakın ülkeden 200’ü aşkın yabancı alıcı da katıldı. Fuar kapsamında ayrıca ’Gayrimenkulde Yaşam Kalitesine Geçişin Şifreleri’ ve ’Depreme Dayanıklı Yapılar: Zemin, Yapı ve Malzeme Entegrasyonu’ başlıklı seminerler de katılımcılarla buluştu. "Sektörlerimizin İş Hacminin Güçlenmesi Önceliğimiz" BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Rising City & Yapı ve Yaşam Fuarı’nın sektörün gelişimine ve ticari hareketliliğine önemli katkılar sunduğunu söyledi. Fuarın, yerli ve yabancı katılımcıları bir araya getirerek yeni iş birliklerinin önünü açtığını belirten Burkay, organizasyonun Bursa’nın fuarcılık vizyonunu da güçlendirdiğini ifade etti. Başkan Burkay, "İnşaat ve gayrimenkul sektörü, üretimden istihdama, ihracattan şehirleşmeye kadar geniş bir etki alanıyla Türkiye ekonomisinin temel taşlarından birini oluşturuyor. Bu güçlü yapının sürdürülebilir büyümesi için sektör paydaşlarının bir araya geldiği organizasyonlar büyük önem taşıyor. Rising City & Yapı ve Yaşam Fuarı’nı da bu anlayışla hayata geçiriyor, sektörümüzün en önemli buluşma noktalarından biri haline getiriyoruz. BTSO olarak üyelerimizin rekabet gücünü artıracak, yeni pazarlara erişimini kolaylaştıracak her türlü projeyi desteklemeye devam ediyoruz. Fuarlarımız, firmalarımızın iş hacmini büyütmesine, yeni iş bağlantıları kurmasına ve uluslararası arenada daha etkin rol almasına katkı sağlıyor. Aynı zamanda şehrimizin üretim, ticaret ve ihracat potansiyelini daha görünür kılıyor. Bu organizasyonun gerçekleşmesinde emeği bulunan tüm kurum ve kuruluşlarımıza, iş birliği yaptığımız İMSİAD, Mimarlar Odası Bursa Şubesi paydaşlarımıza ve fuarımıza değer katan katılımcılarımıza teşekkür ediyorum." dedi. "Kapasiteyi iki katına çıkardık" İnşaat ve yapı sektörünün önemli buluşmalarından biri olan Rising City Yapı ve Yaşam Fuarı, bu yıl artan katılım ve yoğun ilgiyle dikkat çekti. Sektör temsilcileri, organizasyonun hem ticari bağlantılar hem de şehir ekonomisi açısından önemli katkılar sunduğunu vurguladı. İMSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Şeref Demir, fuarın geçen yılın ardından bu yıl daha büyük bir kapasiteyle gerçekleştirildiğini belirterek, "Geçen yıl oluşan yoğun rağbet ve memnuniyet üzerine bu yıl kapasiteyi neredeyse iki katına çıkardık. BTSO Başkanımız İbrahim Burkay’ın öncülüğünde, KFA Fuarcılık tarafından organize edilen ve bizim de destek verdiğimiz bu organizasyonu sektörümüz adına çok önemli buluyoruz. Fuar, B2B görüşmeler sayesinde yurt dışına yeni iş bağlantıları kurulmasına da önemli katkı sağladı. Bununla birlikte fuar, sadece sektöre değil şehrin ticaretine ve tanıtımına da önemli katkılar sağlıyor. Geçen yıldan daha başarılı, oldukça yoğun ve heyecanlı bir fuar geçirdik." dedi. "Fuarda yoğun bir taleple karşılaştık" ASVİP Asansör Yönetim Kurulu Üyesi ve BTSO 25. Komite Başkan Yardımcısı Uğur Yıldırım ise ilk fuar deneyimlerinin beklentilerin üzerinde geçtiğini ifade etti. Yıldırım, "Bu kadar yoğun bir taleple karşılaşacağımızı düşünmemiştik. Özbekistan’dan bir firma ile yaklaşık 80 adet asansör talebi için görüşmeler yaptık. Ayrıca Fas ve Mısır’dan müşterilerle ciddi görüşmeler gerçekleştirdik. Ev tipi homelift asansörümüz büyük ilgi gördü. Fuar sonrası hem fabrikamızda ağırlayacağız hem de yurt dışı ziyaretler planlıyoruz" diye konuştu. İnşaat sektörünün zorlu bir süreçten geçtiğini belirten Yıldırım, üreticilerin bu dönemde üretimi artırarak piyasaya katkı sunması gerektiğini vurguladı. BTSO’nun UR-GE projelerinin firmalara önemli vizyon kazandırdığını da belirten Yıldırım, fuarda emeği geçenlere teşekkür etti. EPSA Yalıtım Yönetim Kurulu Başkanı Nurcan Özdemir, fuardan yüksek verim aldıklarını ifade etti. Özdemir, "Geçen yılki başarının ardından bu yıl da fuara katıldık. Yurt dışından ve çevre illerden çok sayıda ziyaretçimiz oldu." dedi. EPSA Yalıtım’ın ürün gamına da değinen Özdemir, temel su yalıtımından mantolama ve yerden ısıtma sistemlerine kadar 200’ün üzerinde ürün sunduklarını, 30’dan fazla ülkeye ihracat gerçekleştirdiklerini ifade etti. TEKNOSAB’da hayata geçirdikleri yeni yatırımla teknoloji malzemesi üretimine başladıklarını aktaran Özdemir, özellikle otomotiv sektöründe kullanılan EPP malzemesinin üretimine odaklandıklarını da sözlerine ekledi. 29. Yapı ve Yaşam Kongresi Bu yıl Rising City Yapı ve Yaşam Fuarı ile eş zamanlı olarak TMMOB Mimarlar Odası Bursa Şubesi tarafından 29. Uluslararası Yapı ve Yaşam Kongresi düzenlendi. ‘Yaşamın, Kentlerin ve Mimarlığın Geleceği’ ana temasıyla gerçekleştirilen etkinlik, değişen kent dinamikleri, sürdürülebilirlik, afetlere dayanıklılık ve kamusal yaşamın niteliği gibi başlıklarda çok sayıda oturuma ev sahipliği yaptı. TMMOB Mimarlar Odası Bursa Şubesi Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek, "BTSO’nun katkılarıyla 9 yıllık bir aranın ardından yeniden düzenlediğimiz kongrede kent, yaşam ve mimarlık arasındaki çok katmanlı ilişkiyi ele aldık. Yeni fikirlerin ortaya çıkmasına zemin hazırlayan ve sektöre yön verecek önemli çıktılar sunan kongrede emeği geçenlere teşekkür ediyorum." Yabancı İş Profesyonellerinden Fuara Özel İlgi Rising City & Yapı ve Yaşam Fuarı, yurt dışından gelen iş insanlarının da yoğun ilgisini gördü. Libya’dan fuara katılan Khaled Salih Ahmed Abu, organizasyonun oldukça hareketli geçtiğini belirterek, önemli konut projelerinin tanıtıldığını ifade etti. Nitelikli bir fuar deneyimi yaşadığını dile getiren Abu, Bursalı firmalarla ticari iş birlikleri geliştirmek istediğini söyledi. Suudi Arabistan’dan katılım sağlayan Meshal Muhammed Albow ise inşaat ve yan sanayi alanında faaliyet gösterdiğini belirterek, fuara ikinci kez katıldığını ifade etti. Geçtiğimiz seneki ilk ziyaretinde bir firma ile iş birliği gerçekleştirdiğini ve bu sürecin halen devam ettiğini kaydeden Albow, Bursa ile ticari ilişkilerini daha da güçlendirmek istediğini vurguladı. Elektrik ve aydınlatma alanında önemli görüşmeler gerçekleştirdiğini belirten Albow, fuarın oldukça verimli geçtiğini ve önümüzdeki dönemde yeni iş birliklerine imza atmayı hedeflediğini söyledi. Azerbaycan’dan gelen İlgar Karimov, Bursa’ya ilk defa geldiğini ve fuar boyunca birçok firma ile ciddi görüşmeler gerçekleştirdiğini söyledi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder