EKONOMİ
Manisa’da 131 bin dekarlık alanda domates mesaisi 29 Nisan 2026 Çarşamba - 19:47:13 Türkiye’nin önemli bitkisel üretim merkezlerinden biri olan Manisa’da, hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte domates fidelerinin dikim mesaisi başladı. İl genelinde 131 bin dekar alanda gerçekleştirilecek üretimin ilk mahsullerinin Haziran ayında hasat edilmesi planlanıyor. Manisa’nın verimli ovalarında Nisan ayı ile birlikte çiftçiler tarlalara inerken, domates fidesi dikim çalışmaları Şehzadeler ilçesinde yoğunlaştı. Şehzadeler ilçesine bağlı Yeni Harmandalı Mahallesi’nde gerçekleştirilen dikim çalışmalarını yerinde inceleyen Manisa Tarım ve Orman İl Müdürü Mehmet Karayılan, üreticilerle bir araya gelerek yeni sezonun başlangıcını yaptı. Salçalık üretimde Türkiye ikincisi Manisa’nın salçalık domates üretiminde stratejik bir öneme sahip olduğunu vurgulayan İl Müdürü Karayılan, kentin bu alanda Türkiye genelinde ikinci sırada yer aldığını hatırlattı. Karayılan, Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) verilerini paylaşarak şu ifadeleri kullandı: "Manisa, salçalık domates üretiminde ülke genelinde ikinci sırada yer almaktadır. İlimizde ÇKS kayıtlarına göre yaklaşık 7 bin 500 üreticimiz 131 bin dekar alanda domates dikimi gerçekleştiriyor. 25 bin dekar alanda da sofralık domates yetiştiriciliği yapılmaktadır. Geri kalan alanda salçalık ve kurutmalık domates yetiştiriciliği gerçekleştirilmektedir. Yeni üretim sezonunun üreticilerimize hayırlı olmasını temenni ediyor, mahsulü bol ve bereketli bir yıl diliyorum." Çalışmalara; İl Müdürü Mehmet Karayılan’ın yanı sıra İl Müdür Yardımcısı Ali Gök, şube müdürleri, ilçe müdürü, konu sorumlusu teknik personel ve çok sayıda üretici katıldı. Haziran ayı itibarıyla başlaması beklenen hasat dönemiyle birlikte Manisa domatesinin hem iç piyasada hem de sanayideki yerini alması hedefleniyor.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 19:22 Garanti BBVA’nın yılın ilk 3 ayında net kârı 33 milyar 615 milyon 247 bin TL oldu Türkiye Garanti Bankası A.Ş., 31 Mart 2026 tarihli finansal tablolarını açıkladı. Bankanın konsolide finansal tablolarına göre, yılın ilk 3 ayında, net kârı 33 milyar 615 milyon 247 bin TL oldu. Aktif büyüklüğü 4 trilyon 783 milyar 750 milyon 292 bin TL seviyesinde gerçekleşti. Türkiye Garanti Bankası A.Ş., 31 Mart 2026 tarihli finansal tablolarını açıkladı. Bankanın konsolide finansal tablolarına göre, yılın ilk 3 ayında, net kârı 33 milyar 615 milyon 247 bin TL oldu. Aktif büyüklüğü 4 trilyon 783 milyar 750 milyon 292 bin TL seviyesinde gerçekleşirken, ekonomiye nakdi ve gayri nakdi krediler aracılığıyla sağladığı destek ise 3 trilyon 566 milyar 251 milyon 702 bin TL oldu. Fonlama bazını dinamik bir şekilde yöneten Garanti BBVA’nın fonlama kaynakları içindeki en büyük ağırlığı yüzde 66 ile müşteri mevduatları oluşturmaya devam etti. Müşteri mevduat tabanı yılın ilk 3 ayında yüzde 0,5 büyüme ile 3 trilyon 160 milyar 943 milyon 617 bin TL oldu. Güçlü sermaye odağını koruyan bankanın sermaye yeterlilik oranı yüzde 16,2, özkaynak kârlılığı yüzde 30,3, aktif kârlılığı ise yüzde 2,9 seviyelerinde gerçekleşti. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten şunları söyledi: "2026 yılına, jeopolitik gelişmelerin oluşturduğu belirsizliklerin, karar alma süreçlerinde hız ve çevikliği daha da kritik hale getirdiği bir ortamda başladık. Finansal piyasalarda artan riskten kaçınma eğiliminin yanı sıra enerji başta olmak üzere emtia fiyatlarındaki yükseliş, küresel ölçekte daha zayıf büyüme ve enflasyonist baskıları beraberinde getiriyor. Bu dönemde, Merkez Bankası, enflasyonla mücadelede temkinli politika duruşunu sürdürüyor. Artan dış finansman ihtiyacı ve bunun kur üzerindeki potansiyel etkisiyle, finansal istikrara daha fazla öncelik verilen bir yapı görüyoruz. Mart başında yaşanan gelişmelerle birlikte sektörde fonlama maliyetlerinde yükselişler gözlemledik. Bu artışın, özellikle ikinci çeyrekte daha görünür olmasını bekliyoruz. Bununla birlikte, güçlü bilanço yapımız ve ilk çeyrekte beklentilerin üzerinde gerçekleşen performansımız sayesinde bu süreci etkin şekilde yönetme kapasitesine sahibiz. 2026 yılının ilk çeyreğinde toplam aktiflerimiz 5 trilyon TL’ye yaklaştı ve bunun yüzde 56’sını krediler oluşturuyor. Kredilerdeki sağlam duruşumuz devam ederken; güçlü vadesiz mevduat tabanımız, dijital kanallarda oluşturduğumuz müşteri değeri ve etkin sermaye yönetimimiz sayesinde sektörde pozitif ayrışmayı sürdürdük. Geniş müşteri tabanımız ve güçlü pazar konumumuz, bu performansı sürdürülebilir kılan en önemli unsurlar arasında yer alıyor. Bu süreçte marjlardaki iyileşmenin katkısıyla özsermaye kârlılığımızı yüzde 30 seviyesinde tutmayı başardık. Bu performansımızın temelinde, müşteri deneyimini stratejik bir öncelik olarak ele alan ve bunu veriye dayalı karar süreçleriyle destekleyen yaklaşımımız yer alıyor." Bankanın stratejik önceliklerine değinen Akten sözlerini şöyle sürdürdü: "Radikal Müşteri Perspektifi yaklaşımımız doğrultusunda, müşteri deneyimini yalnızca temas anlarıyla sınırlamıyor; karar alma süreçlerinden ürün tasarımına kadar her aşamada işimizin merkezine alıyoruz. Müşteriyi dinlemek ve anlamak en önemli önceliğimiz olmaya devam ediyor. Bu doğrultuda müşterilerimizle etkileşimimizin en yoğun olduğu kanalımız Garanti BBVA Mobil’de memnuniyet anketleri gerçekleştiriyoruz. Bu kapsamda 18 milyon aktif mobil müşterimizin yüzde 90’ına ulaştık ve müşterilerimizden 2 milyon geri bildirim aldık. Hiper kişiselleştirilmiş hizmet yaklaşımımızla müşterilerimizin günlük 20 milyon aksiyonunu takip ediyor, bu verileri yapay zekâ ile analiz ederek hızlı ve etkili aksiyonlara dönüştürüyoruz. Günlük 10 milyon müşterimizin ihtiyaçlarını anlık olarak anlayıp doğru çözümler sunabiliyoruz. Üretken yapay zekâ ile yeniden tasarladığımız dijital asistanımız Ugi ise bugün yaklaşık 200 farklı konuda müşterilerimize destek sunuyor." Akten, sözlerini şu şekilde tamamladı: "Müşterilerimizin ihtiyaç duyduğu her alanda yanlarında yer alıyor, ana bankaları olma rolümüzü güçlendiriyoruz. Risk-getiri dengesini gözeten, katma değeri yüksek ve sürdürülebilir alanlara odaklanan büyüme anlayışımızla yolumuza devam ediyoruz. Önümüzdeki dönemde de Türk lirası odaklı, dengeli büyümemizi sürdürerek ülkemizin ekonomik ve sosyal kalkınmasına katkı sunmayı sürdüreceğiz. Bu başarıda emeği geçen çalışma arkadaşlarıma ve bize güvenen tüm paydaşlarımıza teşekkür ederim."
29 Nisan 2026 Çarşamba - 17:26 Samsun’da istihdamda yol haritası çizildi Samsun Valiliği koordinasyonunda gerçekleştirilen İl İstihdam ve Mesleki Eğitim Kurulu’nun 2026 yılı ikinci olağan toplantısında, iş gücü piyasasına yön verecek kritik başlıklar ele alındı. Samsun Limanı’nda düzenlenen toplantıya Vali Orhan Tavlı başkanlık etti. Toplantıda yılın ilk çeyreğine ilişkin istihdam verileri kurul üyeleriyle paylaşılırken, geri dönüş eğilim anketi sonuçları üzerinden iş gücü hareketliliği detaylı şekilde değerlendirildi. Organize sanayi bölgelerinde ihtiyaç duyulan nitelikli eleman profillerine yönelik analizler öne çıkarken, 2026 yılı İşgücü Piyasası Araştırması hakkında kapsamlı bilgilendirme yapıldı. Eğitim-istihdam uyumunu güçlendirmeye yönelik adımların da masaya yatırıldığı toplantıda, yılın eğitim politikalarına yön verecek İşgücü Eğitim Planı güncellendi. Ayrıca 8-9 Nisan tarihlerinde düzenlenen Orta Karadeniz Kariyer Fuarı’nın çıktıları değerlendirilirken, İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün yürüttüğü çalışmalar da gündeme alındı. Toplantı öncesinde Vali Tavlı, Samsun Limanı’ndaki faaliyetler hakkında yetkililerden bilgi aldı. Kamu, üniversite ve özel sektör iş birliğinin vurgulandığı toplantıda, bölgenin istihdam yapısını güçlendirecek çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceği ifade edildi. Toplantıya Vali Yardımcısı Vekili Enver Hakan Zengince, Ondokuz Mayıs Üniversitesi(OMÜ) Samsun Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Kaya Tuncer Çağlayan, İŞKUR İl Müdürü Gökhan Dürümlü ile kamu, özel sektör ve sivil toplum temsilcileri katıldı.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 17:07 Malatya’da girişimcilik hibe programı tanıtıldı Avrupa Birliği finansmanıyla, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü ve Uluslararası Göç Politikası Geliştirme Merkezi (ICMPD) iş birliğinde yürütülen ENHANCER PRO Projesi kapsamındaki Girişimcilik Hibe Programı, Malatya’da düzenlenen toplantıyla tanıtıldı. Kent merkezindeki bir otelde gerçekleştirilen toplantıya, Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü Koordinasyon Daire Başkanı Abdulvahap Yoğunlu, Fırat Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mehmet Şirin Budancamanak, ICMPD Hibe Programı Yöneticisi Uğur Dağ, ICMPD Uzmanı Murat Cıngıllı ile çok sayıda girişimci katıldı. Programda konuşan Fırat Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mehmet Şirin Budancamanak, bölgesel kalkınmanın üretim ve yatırımla mümkün olduğunu belirterek girişimciliğin önemine dikkat çekti. Budancamanak, programın bölgenin nitelikli insan kaynağına katkı sunacağını ifade ederek Malatya ve Elazığ’dan yoğun başvuru beklediklerini söyledi. Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü Koordinasyon Daire Başkanı Abdulvahap Yoğunlu ise programın girişimcilik ekosistemine önemli katkılar sunduğunu belirtti. Daha önce 10 ilde 32,5 milyon avro bütçeyle uygulanan programın yeni etapta 17 ilde sürdürüldüğünü aktaran Yoğunlu, her bir girişim için 30 bin avroya kadar hibe desteği sağlanacağını kaydetti. Programın yalnızca mali destekten ibaret olmadığını ifade eden Yoğunlu, girişimcilere teknik destek, mentorluk ve bürokratik süreçlerin kolaylaştırılması gibi alanlarda da katkı sunulduğunu kaydetti. Deprem sonrası Malatya’da ekonomik hayatın yeniden canlandırılmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü belirten Yoğunlu, girişimcilerin bu tür desteklerden azami ölçüde faydalanmaları gerektiğini ifade etti. Toplantıda ayrıca programın detaylarına ilişkin teknik sunumlar yapılarak başvuru süreci ve destek kapsamı hakkında katılımcılara bilgi verildi.
Suriyelilerin gönüllü geri dönüşleri Kilis’te kira ve ev fiyatlarını düşürdü
19 Kasım 2025 Çarşamba - 14:13 Suriyelilerin gönüllü geri dönüşleri Kilis’te kira ve ev fiyatlarını düşürdü Kilis’te Suriyeli sığınmacıların gönüllü dönüşleri, kentte kira ve ev fiyatlarını düşürdü. Kilis’te yaşayan Suriyeli sığınmacıların ülkelerine gönüllü dönüşleri, kira ve konut fiyatlarını düşürdü. Emlakçılar, Türkiye’nin en uygun konut ve kira fiyatlarının şu anda Kilis’te olduğunu belirtti. "Suriyeli sığınmacıların gönüllü dönüşleri kira fiyatlarını düşürdü’’ Kilis’te emlakçılık yapan Mehmet Özdemir, "Suriyeli sığınmacıların gönüllü dönüşleri kira fiyatlarını düşürdü. Şu an Kilis, daire fiyatlarında Türkiye’nin en uygun şehri" dedi. Suriyelilerin yoğun yaşadığı semtlerde fiyat düşüşünün daha fazla hissedildiğini belirten Emlakçı Abdurrahman Özbay, "Beşyüzevler, Karataş ve Ahmet Rasim bölgelerinin bu düşüşten en çok etkilenen semtler oldu’’ dedi. "Ciddi bir düşüş yaşandı" Bir diğer emlakçı Mehmet Kavuşturan ise dönüşlerin yeniden artmaya başladığını dile getirdi. Kavuşturan, "Suriyeli sığınmacıların dönüşleri arttı, okullar kapandıktan sonra bu artışın devam edeceğini düşünüyoruz. Ev fiyatları bir dönem yükselmişti ancak son dönemde ciddi bir düşüş yaşandı. Kilis, Türkiye’nin en ucuz şehri olma yolunda ilerliyor" şeklinde konuştu. "Stüdyo daire kiraları 5 binden başlıyor’’ Kavuşturan, kentteki güncel kira ve satış fiyatlarına ilişkin bilgi vererek, "Stüdyo daire kiraları 5 binden başlıyor, 7-8 bin TL’ye kadar çıkıyor. Şehir merkezinde kombili 3+1 bir daire 1 milyon 100 bin - 1 milyon 300 bin TL bandında, Yeni Beşevler bölgesinde 3+1 daireler 2 buçuk milyon ile 4 milyon TL arasında değişiyor" dedi. Kavuşturan, ‘’Geçtiğimiz günlerde 45 yıllık, 2 odalı eski bir daireyi 320 bin TL’ye sattık. Sobalı, avlulu ortalama bir ev 500-600 bin TL bandında, kombili güzel daireler ise 800 bin TL ile 1,5 milyon TL arasında bulunabiliyor" diye konuştu.
Aydınlıların indirimli su hayali suya düştü
19 Kasım 2025 Çarşamba - 14:12 Aydınlıların indirimli su hayali suya düştü Aydın’da su ücretlerine indirim yapılması konusunda Büyükşehir Belediye Meclisi’nde önerge veren CHP’li üyelerin, su indirimini plan bütçe komisyonunda gündeme almadıkları belirtildi. Konuyla ilgili açıklama yapan AK Parti Aydın Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi ve Plan Bütçe Komisyonu Üyesi Fatih Güler, "Maalesef ‘Su ücretlerinde indirim yapalım’ önergesi veren CHP’li komisyon üyeleri kendi önergelerini gündeme bile almadı. CHP grubunun kendi önergelerini dahi inkar edecek kadar akıl dışı tavrının takdirini Aydın halkına havale ediyor, komisyonda tuttuğumuz tutanakları da değerli Aydın kamuoyunun bilgisine sunuyoruz" dedi. Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 14 Kasım Cuma günü yapılan oturumunda CHP’li Meclis üyelerinin önergesi ile suya indirim yapılması istenmişti. Plan Bütçe Komisyonu’na sevk edilen önergenin ardından 2 defa komisyon olarak toplandıklarını ancak CHP’li komisyon üyeleri tarafından bu önergenin ısrarla gündeme alınmadığını belirten AK Partili Plan Bütçe Komisyon Üyesi Fatih Güler, CHP’li Meclis üyelerinin bu tutumunu yaptığı açıklama ile Aydın halkına havale edip CHP’li üyelerin tutumuna tepki gösterdi. Aydın Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi ve Plan Bütçe Komisyonu Üyesi Fatih Güler konuyla ilgili açıklamasında, "Geçtiğimiz Cuma günü gerçekleştirilen ASKİ Genel Kurulunda CHP grubu; su ücretlerinde yüzde 50 indirim yapılmasını talep eden bir önerge vermişti. Önerge Büyükşehir Belediye Başkanımız tarafından oylanarak genel kurul gündemine alınmış ve yasa gereği görüşülüp karara bağlanmak üzere plan bütçe komisyonuna havale edilmiştir. Pazartesi ve salı günü gerçekleştirilen plan bütçe komisyonu toplantılarında ise indirim önergesinin görüşülmesi komisyonun AK Partili üyeleri olarak bizler tarafından ısrarla talep edilmiş, ancak komisyon çoğunluğunu oluşturan 5 CHP’li üye tarafından komisyon gündemine alınmamış, görüşülmemiş, ne hikmetse bir türlü karar alınmamıştır" dedi. "Tutanakla Aydın halkına havale etti" Yaşadıkları bu durumu tutanak altına alarak Aydın halkına havale ettiklerini ve CHP’ni kendi önergesini bile inkar ettiğini belirten Güler açıklamasının devamında "AK Partili plan bütçe komisyonu üyeleri olarak bizler tarafından; iki komisyon toplantısında bütün ısrarlarımıza rağmen su ücretlerine indirim önergesinin görüşülmemesi tutanağa bağlanmıştır. Buradan Aydın halkına sesleniyoruz; ‘suya indirim yapalım’ önergesi veren CHP grubunun bu tutumuna rağmen bizler bugün de yarın da indirim önergesinin görüşülüp karara bağlanması için ısrar etmeye devam edeceğiz. CHP grubunun kendi önergelerini dahi inkar edecek kadar akıl dışı tavrının takdirini Aydın halkına havale ediyor, komisyonda tuttuğumuz tutanakları da değerli Aydın kamuoyunun bilgisine sunuyoruz. Onlar hamaset yapmaya devam ededursunlar, bizler icraat yapmaya, hizmet üretmeye devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi.
"Sürdürülebilir İşletmeler İçin Yeşil Dönüşüm Eğitim Programı" tamamlandı
19 Kasım 2025 Çarşamba - 14:01 "Sürdürülebilir İşletmeler İçin Yeşil Dönüşüm Eğitim Programı" tamamlandı Gaziantep Ticaret Odası (GTO) bünyesinde faaliyet gösteren Gaziantep Avrupa Birliği Bilgi Merkezi (Gaziantep ABBM) tarafından yürütülen "Sürdürülebilir İşletmeler İçin Yeşil Dönüşüm Eğitim Programı"nı başarıyla tamamlayan katılımcılar için sertifika töreni düzenlendi. Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı, Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA) ve AB çevre politikaları doğrultusunda hazırlanan ve 4 hafta süren program, toplam 50 katılımcıyla gerçekleştirildi. "Bu program, Gaziantep’in yeşil dönüşüm yolculuğunda önemli bir adım" Törende konuşan GTO Genel Sekreteri Baran Uçaner, işletmelerin yeşil dönüşüm süreçlerine katkı sağlamaktan duydukları memnuniyeti dile getirerek, "Üyelerimizin sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm süreçlerine uyum sağlamalarını desteklemek amacıyla uzun süredir kapsamlı çalışmalar yürütüyoruz. Bu eğitim programımız da bu çalışmaların önemli bir parçasıydı. İnanıyorum ki bu programı tamamlayan temsilciler, sadece kendi firmalarına değil, şehrimizin yeşil dönüşümüne de önemli katkılar sunacak" dedi. GTO’nun yeşil dönüşüm çalışmalarına vurgu Uçaner, 2025 yılı Ekim ayında başlayan programda işletmelerin iklim değişikliğiyle mücadele, karbon ayak izi hesaplama, sürdürülebilirlik raporlaması ve emisyon ticaret sistemi gibi kritik konularda bilgi düzeylerinin artırılmasının hedeflendiğini belirtti. Ayrıca GTO’nun 2022 yılında EBRD desteğiyle kurduğu Yeşil Dönüşümü Destekleme Merkezi ile bugüne kadar 500’den fazla işletmeye çevresel farkındalık, mevzuat uyumu ve yeşil teknolojiye geçiş konularında doğrudan destek sağlandığını ifade etti. Merkezin düzenlediği eğitim programları, seminerler, Yeşil Ideathon - Fikir Atölyesi, danışmanlık destekleri ve GTO Yeşil Bülten’in bu süreçte önemli rol oynadığını aktardı. Uçaner ayrıca WWF-Türkiye, TÜSİAD ve UN Global Compact Türkiye iş birliğiyle yürütülen TRAction Platformu aracılığıyla Türkiye iş dünyasının AB Yeşil Mutabakatı’na uyum sürecine aktif katkı sağladıklarını ifade etti. Törene katılan Gaziantep Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Hakan Şimşek ise eğitimi başarıyla tamamlayan katılımcıları tebrik ederek, Gaziantep AB Bilgi Merkezi tarafından yürütülen bu tarz eğitimlerin bölgenin yeşil dönüşüme uyum sürecini kolaylaştırdığını vurguladı.
Tavşanlı balık pazarında en çok hamsi ilgi görüyor
19 Kasım 2025 Çarşamba - 13:21 Tavşanlı balık pazarında en çok hamsi ilgi görüyor Kütahya’nın Tavşanlı ilçesindeki Balık Pazarı, sunduğu taze ve zengin balık çeşitleriyle vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor. Balık pazarında ise en çok ilgiliyi hamsi balığı görüyor. Tavşanlı Balık Pazarı, mevsimin en taze ürünlerini balık severlerle buluşturmaya devam ediyor. Pazarda en çok talep gören ve sofraların vazgeçilmezi olan hamsi çeşitleri, büyüklük ve tazeliğine göre 150-200 TL bandında alıcı buluyor. Daha büyük ve özel balık türlerine yönelenler için ise somon ve levrek gibi balıkların fiyatları 400-500 TL aralığında değişiyor. Balık satıcılarından Mehmet Coşar, en çok ilgiyi hamsi balığının gördüğünü anlattı. Coşar, balığın sağlık açısından önemine dikkat çekerek, özellikle Omega-3 yağ asitleri bakımından zengin olmasının altını çizerek, "Düzenli balık tüketiminin çocukların zihinsel gelişimini desteklediğini ve bağışıklık sistemini güçlendirdiğini bilimsel verilerle kanıtlanmış bir gerçektir. Bu sebeple ailelerin çocuklarıyla birlikte balık tüketimine özen göstermeleri tavsiye ediyorum" dedi. Tavşanlılı balıkseverler ise, hem uygun fiyat seçenekleri hem de pazardaki balıkların tazeliği nedeniyle tercihlerini Balık Pazarı’ndan yana kullandıklarını dile getirdi. Pazar, zengin çeşitliliği ve uygun fiyat politikasıyla Tavşanlı halkının sağlıklı beslenme yolculuğuna önemli bir katkı sunmaya devam ediyor.
KTO Başkanı Öztürk: "Emek yoğun sektörlerimiz başta olmak üzere KOBİ’lere dönük yeni adımlar atılmalı"
19 Kasım 2025 Çarşamba - 13:18 KTO Başkanı Öztürk: "Emek yoğun sektörlerimiz başta olmak üzere KOBİ’lere dönük yeni adımlar atılmalı" Konya Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Öztürk, "Ülkemizin üretim, yatırım, istihdam ve ihracat kapasitesini korumak adına emek yoğun sektörlerimiz başta olmak üzere KOBİ’lere dönük yeni adımlar atılması gerektiğini düşünüyoruz" dedi. KTO’da "Yeni Üyelerle Tanışma ve İstişare Toplantısı"nın altıncısı gerçekleştirildi. KTO Meclis Toplantı Salonu’nda KTO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Öztürk’ün başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda; KTO Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Fahreddin Özkul, KTO Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Çakır da hazır bulundu. Eylül ve ekim aylarında KTO’ya kaydolan üyelerin davet edildiği toplantıda; üyelere KTO’nun ve iştiraklerinin faaliyetleriyle ilgili bilgiler verilirken, üyelerin sorunları ve beklentileri hakkında görüş alışverişinde bulunuldu. Toplantıda konuşan KTO Başkanı Selçuk Öztürk, Konya Ticaret Odası’nın 1882’de kurulan köklü bir kurum olduğunu söyledi. Bu anlamda büyük bir birikim ve tecrübeye sahip olduklarını kaydeden Başkan Öztürk; "Bugün 35 bini aşkın üyemizle Türkiye’nin en büyük odalarından biriyiz. ’A sınıfı akredite oda’ unvanıyla hizmet kalitemiz uluslararası düzeyde tescillenmiş durumda. Yalnızca yasal hizmetleri sunmakla kalmıyoruz; ihracatı artırmaya yönelik projeler geliştiriyor, Meslek Komitelerimizin çalışmalarıyla üyelerimize dokunuyor, eğitim programları düzenliyor, e-Oda ve mobil hizmetlerle üyelerimizin işlemlerini kolaylaştırıyoruz. Uluslararası fuar organizasyonları, sektörel analizler, ikili iş görüşmeleriyle üyelerimizin önünü açıyor, şehrimizin geleceğine dönük adımlar atıyoruz" dedi. "Emek yoğun sektörlerimiz başta olmak üzere KOBİ’lere dönük yeni adımlar atılmalı" Güncel ekonomik gelişmelerle ilgili de değerlendirmelerde bulunan Başkan Öztürk ekonomik anlamda zorlu bir süreçten geçildiğini ve dezenflasyon sürecinin devam ettiğini belirtti. Enflasyonla mücadele amacıyla uygulanan sıkı para politikasının, finansmana erişimi zorlaştırdığını, özellikle de KOBİ’ler açısından maliyet baskılarının arttığını vurgulayan Başkan Öztürk, "Özellikle sürekli vurguladığımız emek yoğun sektörlerdeki sıkıntı gün geçtikçe büyüyor. Tekstil, hazır giyim, mobilya, deri ve ayakkabı başta olmak üzere emek yoğun sektörlerde ciddi oranlarda reel kayıplar yaşanmış durumda. Dolayısıyla ülkemizin üretim, yatırım, istihdam ve ihracat kapasitesini korumak adına emek yoğun sektörlerimiz başta olmak üzere KOBİ’lere dönük yeni adımlar atılması gerektiğini düşünüyoruz. KOBİ’ler başta olmak üzere reel sektörün finansmana erişimi bir an önce kolaylaştırılarak yeni kayıpların önüne geçmek gerekiyor" ifadelerini kullandı. Şehrimizin ekonomisine destek olmayı sürdüreceğiz Genel ekonomik tablonun doğal olarak Konya’yı da etkilediğini söyleyen Başkan Öztürk, buna rağmen Konya ekonomisinin sağlam temeller üzerinde ilerleyişini sürdürdüğünü vurguladı. "Konya’mız güçlü üretim altyapısı, ürün çeşitliliği ve çalışkan girişimci ruhuyla ekonomide pozitif ayrışmaya devam ediyor" değerlendirmesinde bulunan Başkan Öztürk, "Özellikle ihracat konusunda artan başarımız, şehrimiz ekonomisine ivme kazandırmayı sürdürüyor. 2001 yılında 100 milyon dolar olan ihracatımız, 2024 itibariyle 3,5 milyar dolara ulaşmış durumda. Aynı yıl ithalatımız ise 1,35 milyar dolar. Dolayısıyla şehrimiz, 2,23 milyar dolarlık dış ticaret fazlasıyla Türkiye’nin en yüksek dış ticaret fazlası veren illerinden biri konumunda. Bu tablo şehrimizin geleceği açısından umut kaynağı olmayı sürdürüyor. Bu süreçte, biz de Konya Ticaret Odası olarak, şehrimizin ekonomisine, girişimcisine destek olmayı sürdüreceğiz" açıklamasında bulundu. Başkan Öztürk’ün konuşmasının ardından üyelere KTO Ekosistemi başlıklı sunum gerçekleştirilirken, programda söz alan Oda üyeleri talep ve beklentilerini paylaştı.
Türkiye’nin 228 metrelik denizdeki yeni gücü: Türkiye’nin rengine boyandı
19 Kasım 2025 Çarşamba - 13:14 Türkiye’nin 228 metrelik denizdeki yeni gücü: Türkiye’nin rengine boyandı Türkiye’nin deniz filosuna kattığı 228 metre uzunluğunda ve 42 metre genişliğindeki 5. sondaj gemisi Mersin’in Taşucu Limanı’nda kırmızı beyaz renklere boyanarak, üzerine Türk bayrağı işlendi. İlerleyen günlerde gemiye isim verilmesinin beklendiği öğrenildi. Türkiye’nin satın aldığı 5’inci sondaj gemisi ’West Draco’, eylül ayının sonunda Akdeniz’deki ilk durağı olan Mersin’e ulaştı. Gemi, Mersin’in Silifke ilçesine bağlı Taşucu Mahallesi sınırlarındaki limana demirledi. Taşucu Limanı’nında hazır hale getirilmesi için çalışmaların sürdüğü gemi Türkiye’nin renkleri kırmızı beyaza boyanarak, ön yan kısmına Türk bayrağı işlendi. İlerleyen günlerde gemiye isim verilmesinin beklendiği öğrenildi. Bölge esnafından Ömer Yıldırım, "Milli gururumuz olan gemilerimizden biri daha limanımıza yanaştı. Bakımı yapılınca sondaja başlayacaktır. Ülkemizin ekonomisine katkıda bulunacağına inanıyorum. Vatanımıza, yurdumuza hayırlı olsun" dedi. 12 bin metreye kadar sondaj yapabiliyor Dünyanın en gelişmiş 7’nci nesil derin deniz sondaj gemileri arasında yer alan ’West Draco’nın 12 bin metreye kadar sondaj yapabildiği öğrenildi. Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın (TPAO) güçleri arasına katılan geminin gerekli bakımın ardından belirlenecek takvime göre Akdeniz’deki çalışmalarına başlayacağı öğrenildi.
Aydın’da zeytinin yağa dönüşümü başladı
19 Kasım 2025 Çarşamba - 13:11 Aydın’da zeytinin yağa dönüşümü başladı Türkiye’de zeytin ve zeytinyağı üretiminde söz sahibi olan Aydın’da bahçelerden toplanan zeytinlerin fabrikalarda yağa dönüşümü başladı. Bu yıl ’zeytinde yok yılı’ olması nedeniyle rekolte düşük olmasına rağmen yağ oranının yüksek olması yüz güldürüyor. 25 milyon zeytin ağacı varlığı, sofralık ve yağlık zeytin üretimi ile Türkiye’nin ihtiyacını karşılayan illerin başında gelen Aydın’da zeytin hasat sezonu devam ediyor. Kurak geçen yılla birlikte yeterli yağışların olmaması ve zeytinde "Yok Yılı" nedeniyle geçtiğimiz seneye göre rekolte düşük olarak gerçekleşirken, zeytinyağında verimin yüksek olması üreticiyi memnun ediyor. İncirliova Dereağzı Mahallesi’ndeki zeytinyağı sıkım fabrikasında da hummalı çalışmalar sürerken, üreticilerin topladıkları zeytinler, yağa dönüşerek sofralara ulaşıyor. Bahçelerinden topladıkları zeytinleri traktör ile fabrikaya getiren Nazmiye Filiz, "Tarlamızda beş tona yakın zeytin var. Belki fazla da çıkabilir. Biz hasada dün başladık, iki hafta daha devam etmeyi düşünüyoruz. Şu an için zeytinlerin durumu iyi gözüküyor" dedi. "Yağ oranımız çok şükür iyi" Fabrikaya zeytinlerini sıktırmaya gelen üretici Olcay Erkap, "Zeytin hasat sezonumuz çok iyi gidiyor. Bu sene yok senesi ama yine de Allah bereket versin. Yağ oranımız da çok şükür iyi. Tabi kuraklığın etkisi oldu bu sene. Ağaçlarda yanma oldu. Bir de araziler dağlık alanda olduğu için sulanamıyor. Bu gibi etkenlere rağmen gene de iyi" diye konuştu. "Zeytinyağı kalitemiz yüksek" Zeytinyağı fabrikasında Gıda Mühendisi olarak görev yapan Şenay Arslan, "2025-2026 hasat dönemimiz başladı. Zeytin sezonumuz açıldı. Zeytin rekoltemiz biraz düşük ama randımanımız, zeytinyağı kalitemiz gayet yüksek. Erken hasat Ekim-Kasım ayları gibi başlıyor. Bu yıl da hasada Ekim ayında başlandı. Erken hasat döneminde hasat edilen yeşil zeytinden yağ çıkarıyoruz. Aralık-Ocak ayı gibi de zeytinler siyahlaşıyor. Erken hasat dönemimizde elde ettiğimiz zeytinyağımız polifenol değeri, antioksidan değeri açısından yüksek bir yağdır. Aralık ayı ve sonrası hasat edilen siyah zeytinler yağlık zeytin olarak adlandırılır. Bunun yağı diğer yağlara göre değeri biraz daha düşük oluyor. Buna natürel sızma diyoruz" ifadelerine yer vererek bu yıl zeytinlerde yağ oranının geçen yıla göre daha yüksek olduğunu belirtti.
Aydın’da enginar üretimi yükselişte
19 Kasım 2025 Çarşamba - 13:10 Aydın’da enginar üretimi yükselişte Coğrafi işaretli Aydın Enginarı, 2024 yılında 6 bin 615 tonluk üretimiyle Türkiye’nin en güçlü üretim merkezlerinden biri olurken, İl Tarım ve Orman Müdürü Ayhan Temiz, Gölhisar’daki tarlalarda incelemelerde bulundu. Türkiye’nin en önemli tarımsal üretim merkezlerinden biri olan Aydın, coğrafi işaretli Aydın Enginarı ile hem üretim gücünü hem de kalite potansiyelini ortaya koymaya devam ediyor. 2024 yılı TÜİK verilerine göre Türkiye genelinde 38 bin 77 ton enginar üretimi yapılırken, Aydın 6 bin 615 tonluk üretimiyle ülke sıralamasında ikinci sırada yer aldı. İlde 4 bin 292 dekar alanda gerçekleştirilen üretim, hem verimliliği hem de yetiştiricilik geleneğini ortaya koyarak bölge ekonomisine önemli katkı sağlıyor. Sadece taze tüketim için değil, konserve, salamura ve turizm sektöründeki talebiyle de bölgenin stratejik tarım ürünleri arasında yer alan enginar yetiştiriciliği her geçen yıl yaygınlaşırken, özellikle Efeler, Koçarlı ve Söke hattında üretim alanları dikkat çekiyor. Ayrıca son yıllarda hem üretim tekniklerinin gelişmesi hem de hastalık ve zararlılarla mücadelede modern yöntemlerin yaygınlaşması, Aydın Enginar’ının verim ve kalitesini daha da artırırken, il genelinde üreticilere yönelik eğitimler ve teknik desteklerle de sürdürülebilir üretim sağlanıyor. Bu kapsamda, Aydın İl Tarım ve Orman Müdürü Ayhan Temiz de Efeler ilçesi Gölhisar Mahallesi’ndeki üretici Mehmet Karagöz’e ait 5 dekarlık enginar tarlasında incelemelerde bulundu. İncelemeler sırasında enginar üretimi, hastalık ve zararlılarla mücadele, verim durumu ve pazarlama süreçlerine ilişkin üretici ile karşılıklı değerlendirmeler yapıldı. İl Müdürü Temiz, Aydın Enginarı’nın ülke çapında elde ettiği başarıya dikkat çekerek üretimin daha da artırılması için teknik çalışmaların sürdüğünü belirtti.
Soba satışlarında eski tat yok
19 Kasım 2025 Çarşamba - 12:57 Soba satışlarında eski tat yok Gaziantep’te farklı ısınma yöntemlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte soba satışları her yıl geriliyor. Havaların soğumaya başlamasıyla birlikte vatandaşlar, kış hazırlıklarına başladı. Bir zamanların en popüler ısınma yöntemi olan soba, özellikle kırsal ve müstakil alanlarda önemli bir ihtiyaç olarak öne çıkıyor. Ancak, teknolojinin gelişmesi ve farklı ısınma yöntemlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte soba satışlarında her geçen yıl azalma yaşanıyor. 35 yıldır soba tamiri ve satışı yapan esnaf Bülent Kavas, kış aylarının geç gelmesi ve havaların mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi nedeniyle soba satışlarının durma noktasına geldiğini belirtti. Kavas, "Suriyelilerin göçlerinden dolayı soba satışları bayağı düştü. Çünkü kırsal kesimde oturanlar genelde Suriyelilerdi. Suriyeliler de gitmeye başladığı için soba satışları düştü. Biz de bu olayı bildiğimizden dolayı zaten bu sene alışverişlerimizi ona göre yaptık. Çok az mal aldık. Çünkü satılmayacağı kanaatindeyiz. Bir de zaten kış geç geliyor, yaz sezonu daha uzun sürüyor. Bundan dolayı işlerin olmayacağı zaten belliydi ve şu anda da işler yok. Gaziantep’te soğuklar başlayınca biz başımızı kaldıramazdık ve yoğun bir alışveriş sürecimiz vardı. Havalar biraz soğumaya başladı ama bu yıl satışlar çok düşük" dedi. Her geçen yıl soba kullanımının azaldığını belirten Kavas, "Durumu iyi olan kişiler doğalgazlı evlerde oturuyor. Durumu olmayan kişiler zaten evlerini Suriyelilere kiraya vermişlerdi. Onlar sobayla idare ediyordu. Onlar da gittikten sonra evler çoğaldı. Soba satışları ve soba malzemelerinin satışı çok düştü Soba son senelerini yaşıyor. Geçen kışlar normalde 400-500 tane eski soba alırdım, toplardım ve yapardım. Ama ben bu sene 50 tane soba almadım ve yapmadım. Böyle olduğunu bildiğim için zaten ne yatırım yaptım ne para bağladım ne de emek verdim. Soba kullanımı azalıyor. Birkaç yıl sonra artık soba tamamen kalkacak" diye konuştu.
Şire ürünlerine ilgi artıyor
19 Kasım 2025 Çarşamba - 12:52 Şire ürünlerine ilgi artıyor Gaziantep’te kış hazırlıklarına başlayan vatandaşlar, bağbozumu mevsiminde hazırlanan üzüm pekmezi ve şire ürünleri ile kurutmalık sebzelere ilgi gösteriyor. Kış mevsiminin vazgeçilmezi olan vitamin deposu el yapımı yöresel şire ürünleri soğuk havada daha çok tüketiliyor. Havaların soğumaya başlamasıyla ve kış mevsiminin de yaklaşmasıyla, vücudu sıcak tuttuğu bilinen üzüm pekmezi ve şire satışları arttı. Gastronomi şehri Gaziantep’in vazgeçilmez lezzeti olan yeni mahsul doğal şire, kurutmalık ve baharat çeşitleri tezgahlardaki yerini aldı. Vatandaşlar ise sofralarını doğal lezzetlerle donatmak için Gaziantep’in tarihi çarşısı olan Almacı Pazarı’nın yolunu tuttu. Vatandaşlar, sağlıklı ve doğal bir beslenmeye katkıda bulunan ürünlerle kış sofralarını renklendiriyor. Evlerde bin bir zahmet ve emekle hazırlanan doğal ürünler, tarihi Almacı Pazarı başta olmak üzere kentteki iş yerlerinde raflardaki yerini aldı. Pekmez, turşu, konserveler, kuru meyve ve sebze ile salça gibi pek çok ürün kış aylarına özel olarak hazırlanıyor. Bu geleneksel uygulama doğal ürünlerin kışın da tüketilmesini sağlıyor. Her yıl olduğu gibi bu yıl da vatandaşlar, kışın sofralarını renklendirmek ve sağlıklı beslenmeyi sürdürebilmek için doğal ve yöresel ürünleri tercih ediyor. Tarihi Almacı Pazarı esnafı doğal ürünleri üreticisinden tüketicisine aktardıklarını ve bu ürünlerin şifa kaynağı olduğunu söyledi. Soğuk algınlığı ve kansızlık gibi hastalıklar başta olmak üzere çok sayıda hastalığa derman olan şire ürünlerini kışın tüketenlerin kolay kolay hasta olmayacağını belirten esnaf, Gaziantep’in geleneksel şire kültüründe önemli yeri olan üzüm pekmezi, cevizli sucuk, muska, pestil ve kuru üzüm gibi şire türlerinin soğuklara karşı vücudu dinç tuttuğunu ve bu ürünlerin kış mevsiminde bol bol tüketilmesi gerektiğini söyledi. Havaların soğumaya başlamasından dolayı şire satışlarında büyük artış olduğunu söyleyen esnaf Fatih Özsefil, "Şire rünlerine talebimiz çoğaldı. Kışa giriyoruz. Tarhana çorbası için sıkma tarhana alıyorlar. Ceviz içi, cevizli ve fıstıklı sucuk ile muska gibi ürünlere talep çoğaldı. Kışa girdiğimiz için pekmez ve tahin satışımız çoğaldı. Genellikle hem yetişkinler hem de küçük çocuklar pekmez ile tahini karıştırıp kahvaltılarda tüketiyorlar. Şire ürünleri kışın artı bir puan katıyor. Pekmezin kan yapıcı özelliği var ve kışın günü insan vücudunu diri tutuyor, sıcak tutuyor ve kan yapıyor. Genellikle şire ürünleri satıyoruz. Şire ürünlerine talep çoğaldı. Yeteri kadar mahsul olmamasından ve ürünler kısıtlı olduğundan dolayı fiyatlarımız geçen seneye göre biraz daha yüksek. Fakat fiyatları çok yüksek tutmuyoruz. Tahin 250, üzüm pekmezi 400 TL, cevizli sucuk fiyatı kalite kalite değişiyor. Şekerli olanlar 250-300 TL bandında satılıyor. Pekmezli, doğal ve katkısız olanlar 500 ile 700 TL arasında satılıyor. Fıstık pahalı olduğu için muska biraz pahalı. Pekmezden yapılan muskalar bin TL’den satılıyor" dedi. Kış mevsiminin vazgeçilmezi ve insan vücudunu sıcak tutan üzüm pekmezi başta olmak üzere şire türlerinin enerji kaynağı olduğunu ifade eden Emin Taşdemir, cevizli sucuk, muska, pestil ve kuru üzüm gibi şire türlerinin soğuklara karşı vücudu dinç tuttuğunu belirterek, "Bu kış biraz sert olacak gibi görünüyor. Genelde sucuk, muska, pestil ve pekmezli ürünler satıyoruz. Bu ürünler genelde hava soğuk olduğunda insanı sıcak ve diri tutar. Pekmez kan yapmaya, demir eksikliğine iyi gelir. O yüzden genelde kışın günü vatandaşlarımız üzüm pekmezini ve üzümün pekmezinden yapılan ürünleri tüketiyor. Kuru üzüm kan yapmaya iyi geliyor. Genelde yaşlılar kuru üzümü çok tercih ediyor" diye konuştu.