Son Dakika
|
İnşaatta kafasına mutfak tüpü düşen işçi hayatını kaybetti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, işçi ve işveren temsilcilerini kabul etti
‘Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ duruşmasında 15 sanık tahliye edildi
Bursa’da avukat cinayeti: 7 şüpheli gözaltında
İzmir'de freni boşalan tır 10 araca çarptı
İstanbul'da sokak çetelerine yönelik operasyon
Trump: "İran işleri yoluna koyamıyor, akıllanmaları gerek"
Bartın’da halk otobüsü otomobilin üzerine devrildi: 44 yaralı
Şemdinli’de dereye düşen çocuğun cansız bedeni bulundu
Devler Ligi’nde 9 gollü maçın kazananı PSG
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Trump’tan AB menşeli otomobil ve ağır vasıtalara yüzde 25 gümrük vergisi kararı
Şanlıurfa’da üvey kardeşler arasında arazi kavgası: 2 ölü
Sobaya dökülen tinerin parlamasıyla ağır yaralanan genç hayatını kaybetti
Sakarya’da karaya oturan gemi havadan görüntülendi
İsrail'in Küresel Sumud Filosunda alıkoyduğu Türkler bugün İstanbul'a dönecek
Van Gölü Havzası’nda yağış bereketi: Etkisi 2027 yılına kadar sürecek
Çocukların silahla oyunu faciayla bitti
EKONOMİ
Salihli’de Aile Destek Merkezi açıldı
01 Mayıs 2026 Cuma - 15:48:23
Manisa’nın Salihli ilçesinde, vatandaşlara yönelik sosyal destek hizmetlerinin güçlendirilmesi amacıyla kurulan Aile Destek Merkezi (ADEM) düzenlenen törenle hizmete açıldı. Salihli Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı bünyesinde hayata geçirilen merkezin açılışına Kaymakam Ali Güldoğan, İlçe Emniyet Müdürü Bircan Baycan, İlçe Jandarma Komutanı Binbaşı Doğukan Karaaslan, Mütevelli Heyeti üyeleri ve kursiyerler katıldı. Açılış programında konuşan Kaymakam Ali Güldoğan, ADEM’in özellikle kadınların mesleki beceriler kazanmasına katkı sağlayacağını belirterek, "Merkezimiz, kadınların sosyal hayata daha aktif katılım göstermesine ve aile yapısının güçlenmesine önemli destek sunacak" dedi. Konuşmaların ardından merkezin açılışı gerçekleştirilirken, Kaymakam Güldoğan ve beraberindeki protokol üyeleri merkezini dolaşarak yürütülecek faaliyetler hakkında yetkililerden bilgi aldı. Salihli’de hizmete giren Aile Destek Merkezi’nin, ilçedeki sosyal dayanışmayı artırması ve birçok vatandaşa katkı sağlaması bekleniyor.
01 Mayıs 2026 Cuma - 15:02
Bilecik’te konaklama sektörü durma noktasına geldi
Bilecik’te otel işletmecileri, yangın güvenliği raporu alma sürecinde Bilecik Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü’nün ’imar mevzuatı’ engeline takıldıklarını belirterek, duruma tepki gösterdi. Bilecik’te faaliyet gösteren oteller, itfaiye uygunluk raporu alamadıkları için kapanma tehlikesiyle karşı karşıya bulunduklarını belirtti. Türkiye’nin diğer illerinde yangın güvenliği odaklı yapılan denetimlerin Bilecik’te imar mevzuatı üzerinden yürütüldüğünü savunan işletmeciler, bu durumun hem şehir ekonomisini hem de istihdamı tehdit ettiğini açıkladı. Ortak bir bildiri yayımlayan otelciler, acil çözüm bekliyor. "Bilecik’te uygulanan bu farklı ve katı yaklaşım, ilimizdeki otelleri adeta kapanmaya zorlayan bir sürece dönüşmüştür" Bilecik’te otel işletmeciliği yapan Serkan Işık, "Yangın güvenliği tedbirleri kapsamında otellerin 31 Mayıs tarihine kadar ibraz etmesi gereken itfaiye uygunluk raporunu almak için yapılan başvurular sonucunda Bilecik Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü tarafından yürütülen denetimler nedeniyle ilimizdeki otellerin büyük bölümü rapor alamaz hale gelmiştir. Birçok işletme yangın güvenliğiyle ilgili tüm eksiklerini gidermek için ciddi yatırımlar yapmış, gerekli tedbirleri almış ve mevzuata uyum sağlamak için büyük maliyetlere katlanmıştır. Buna rağmen denetimlerin yangın güvenliğinden ziyade imar mevzuatı üzerinden yürütülmesi nedeniyle işletmelere itfaiye uygunluk raporu verilmemektedir. Türkiye’nin birçok ilinde ve Bilecik’e bağlı ilçelerde yapılan uygulamalarda itfaiye denetimleri öncelikli olarak yangın güvenliği kapsamında yapılmakta, işletmelerin eksikleri giderildikten sonra gerekli raporlar verilmektedir. Ancak Bilecik’te uygulanan bu farklı ve katı yaklaşım, ilimizdeki otelleri adeta kapanmaya zorlayan bir sürece dönüşmüştür. Bugün gelinen noktada Bilecik’te faaliyet gösteren ve sayısı zaten sınırlı olan otellerin büyük kısmı işletme ruhsatlarını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır. Bu durum yalnızca işletmecileri değil, otellerde çalışan onlarca kişiyi, Bilecik’e gelen misafirleri, turizm faaliyetlerini ve şehir ekonomisini doğrudan tehdit etmektedir" dedi. "Eğer mevcut uygulama bu şekilde devam ederse Bilecik’teki konaklama sektörünün büyük ölçüde kapanması kaçınılmaz olacaktır" Işık, "Yangın güvenliği elbette herkes için vazgeçilmez bir zorunluluktur. Ancak yangın güvenliği tedbirlerini yerine getiren işletmelere dahi rapor verilmemesi, uygulamanın amacını aşan ve işletmeleri tamamen faaliyet dışı bırakabilecek bir noktaya ulaşmıştır. Aynı mevzuatın Türkiye’nin farklı şehirlerinde farklı şekillerde uygulanması kabul edilebilir bir durum değildir. Bu uygulama hukukun temel ilkelerinden biri olan eşitlik ilkesini zedelemekte ve Bilecik’teki işletmeleri haksız bir mağduriyetle karşı karşıya bırakmaktadır. Eğer mevcut uygulama bu şekilde devam ederse Bilecik’teki konaklama sektörünün büyük ölçüde kapanması kaçınılmaz olacaktır. Bunun sonucu olarak hem çalışanlar işsiz kalacak hem de Bilecik’in turizm ve ekonomik hayatı ciddi zarar görecektir. Bilecik’te faaliyet gösteren otel işletmecileri olarak yetkili kurumları bu soruna acilen çözüm bulmaya davet ediyor, yangın güvenliği açısından gerekli tedbirleri yerine getiren işletmelerin mağdur edilmemesi gerektiğini kamuoyunun dikkatine saygıyla sunuyoruz" ifadelerini kullandı.
01 Mayıs 2026 Cuma - 15:01
Bosch Bursa’da bin 400 çalışanı işten çıkarma hazırlığında
Bursa’daki dev üretim tesisine sahip Bosch, önümüzdeki yıllarda ciddi bir küçülme planı açıkladı. Şirketin mevcut durumda yaklaşık 5 bin mavi yaka ve 900 beyaz yaka çalışanı bulunuyor. Ancak 2027 yılı sonuna kadar bin 150 mavi yaka, 2030 yılı sonuna kadar ise 250 beyaz yaka çalışan ile yollarını ayırması bekleniyor. Bu rakamlar, toplam çalışanların yaklaşık yüzde 25’inin işten çıkarılacağına işaret ediyor. Bosch yetkilileri, kararın ekonomideki daralma ve buna bağlı küçülme süreci nedeniyle alındığını belirtti. Bursa’daki otomotiv ve sanayi sektöründe önemli bir istihdam sağlayan fabrikanın bu adımının, kent ekonomisi ve iş gücü piyasasında olumsuzluğu yol açacağı bildirildi.
01 Mayıs 2026 Cuma - 15:01
HAK-İŞ Başkanı Arslan: "Türkiye’nin bütün meydanları Taksim Meydanı’dır"
Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Türkiye’nin bütün meydanları Taksim Meydanı’dır. Taksim’e sıkıştırılmış copların, TOMA’ların, gazların kullanıldığı bir 1 Mayıs bizim için 1 Mayıs olamaz" dedi HAK-İŞ Konfederasyonu 1 Mayıs Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’nü; Bursa ili Gökdere Meydanı’nda kutladı. 1 Mayıs temasını "Birlik, Mücadele, Dayanışma ve Savaşa Hayır" olarak belirleyen HAK-İŞ’in kutlama programına Bursa başta olmak üzere, Yalova, Bilecik, Kocaeli, Sakarya, İstanbul, Balıkesir, Düzce, Eskişehir, Kütahya, Çanakkale, Bolu, Tekirdağ, Edirne, Kırklareli, Karabük illerinden katılım sağlandı. Yaklaşık 15 bin kişinin katılım sağladığı programda vergide adalet, hayat pahalılığıyla mücadele, sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılması, mevsimlik-geçici ve kampanya işçilerinin sorunlarının çözümü, mutlak iş güvencesi ve adil bir emeklilik sistemi gibi birçok konu ele alındı. Ayrıca Gazze başta olmak üzere İran, Sudan ve Lübnan’da sivillerin hedef alındığı saldırılar da kınandı. HAK-İŞ’in 1 Mayıs kutlamalarına Sudan İşçi Sendikaları Federasyonu (SWTUF) Genel Başkanı Abdülkadir Sırrulhatme de katılım sağladı. Bu çerçevede, Sudan halkının egemenlik haklarına ilişkin birlik ve dayanışma mesajları verildi. Program, belediye işçilerinden oluşan müzik grubu olan ’Grup Şantiye’ tarafından verilen konser ile başladı. "Sudan’ın mücadelesini, SWTUF mücadelesini güçlü bir şekilde destekliyoruz" Programda bir konuşma gerçekleştiren HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, HAK-İŞ’in uluslararası bir sivil toplum örgütü olduğunu belirterek, sadece Türkiye’de değil tüm dünyada haksızlığa uğrayan insanların yanında olduklarının altını çizdi. Bu çerçevede Sudan’daki iç savaşa değinen Arslan, Hızlı Destek Kuvvetleri adlı örgütün Sudan halkına soykırım uyguladığını ve sivil halka karşı katliam gerçekleştirdiğini dile getirdi. Arslan, "Bugün yaşananlara karşı sesimizi yükseltmezsek bu hainler, bu emperyalist güçler üstümüze üstümüze geliyor. Onun için SWTUF ile beraber yaklaşık 8 yıldır darbecilere karşı mücadele ettik. SWTUF’un genel merkezinin yeniden açılması için destek olduk. Sudanlı kardeşlerimiz 15 Temmuz’dan sonra ülkemize gelip Ankara Kızılay’daki mitingimize katıldı. Abdulkadir bey de bu mitinge katılarak Türkiye’nin yanında olduğunu ifade ettiler. Bir taraftan ülkeyi emperyalistlere peşkeş çeken alçaklar varken bir tarafta bizimle beraber yürüyen Sudan halkı vardı. Onun için bu meydandan Sudan’ın mücadelesini, SWTUF mücadelesini güçlü bir şekilde desteklediğimizi ifade edelim" şeklinde konuştu. "İkinci Sumud inşallah Gazze’nin kurtuluşunun habercisi olacak" Arslan, HAK-İŞ olarak Gazze ile bağlarını koparmadıklarını da söyleyerek, bu çerçevede Gazze ve Filistin için mücadeleye davam edeceklerini bildirdi. Bu kapsamda Gazze’ye yardım için yola çıkan Sumud Filosu’na selam gönderen Arslan, "Gazze’deki zulümlerin dünya tarafından yakından görülebilmesi için insani yardımların rahat gidebilmesi için yola çıkan Sumud Filosu’nda bizim de bir kardeşimiz o mücadelenin içinde yer alıyor. Fatma Zengin kardeşimize buradan bir kez daha selam gönderiyoruz. Allah onun yardımcısı olsun. Sumud bizim hayallerimizi temsil ediyor. Sumud Gazze’nin ufuklarında yeni bir güneş doğmasını temsil ediyor. Sumud ateşkesin gerçekten sağlanmasını, barışın mutlaka gelmesini, başkenti Kudüs olan bağımsız özgür bütün dünyanın tanıdığı bir Filistin Devleti kurulması için önemli bir meşale yaktı. Birinci Sumud ile Filistin’de, Gazze’de ateşkesi şeklen de olsa başardık. İkinci Sumud inşallah Gazze’nin kurtuluşunun habercisi olacak" ifadelerine yer verdi. "Bursa’ya gelişimiz HAK-İŞ’in kararıdır" HAK-İŞ olarak 2020 yılında 1 Mayıs kutlamalarını Bursa’da gerçekleştirmek istediklerini fakat pandemi nedeniyle bunu gerçekleştiremediklerinin altını çizen Arslan, "Bursa’ya borcumuz vardı. Bu meydanları doldurup Bursa’yla kucaklaşmak, Bursa’yla beraber yola devam etmek istiyorduk. Onun için 6 yıl geç olsa da ocak ayındaki yönetim kurulumuz Bursa’da 1 Mayıs etkinliklerinin yapılmasına karar verdi. Ocak ayında, yaklaşık 5 ay önce 1 Mayıs’ı Bursa’da kutlama kararı aldık. Bazı çevreler başka şeyler arıyorlar. Aramayın boşuna. HAK-İŞ bağımsız, özgür bir kuruluştur. Hiçbir kararını hiçbir yerin etkisinde kalmadan vermektedir. Onun için Bursa’ya gelişimiz HAK-İŞ’in kararıdır. İyi ki bu kararı verdik ve iyi ki buradayız" açıklamasında bulundu. Arslan, 1 Mayıs kutlamalarının sadece bir güne sığdırılamayacağını aktararak, HAK-İŞ olarak 1 Mayıs kutlamalarını 1 haftaya yaydıklarını ve çeşitli etkinlik ve programlara kutlamaya devam edeceklerini söyledi. "Türkiye’nin bütün meydanları Taksim Meydanı’dır" HAK-İŞ’in 1 Mayıs’ı ideolojik yaklaşımlara taşıyanlara karşı mücadele başlattığını söyleyen Arslan, sözlerine şu şekilde devam etti: "Türkiye’nin bütün alanları 1 Mayıs alanı. Türkiye’nin bütün meydanları Taksim Meydanı’dır. Onun için biz yaklaşık 15 yıldır Türkiye’nin her bölgesinde birlik, mücadele, dayanışma gününü kutlamaya devam ediyoruz. Taksim’e sıkıştırılmış copların, TOMA’ların, gazların kullanıldığı bir 1 Mayıs bizim için 1 Mayıs olamaz. Biz sorunlarımızı meydanlarda yüksek sesle konuşacağız. Taleplerimizi ifade edeceğiz. Birliğimizi güçlendireceğiz. Ama polisle, jandarmayla, güvenlik güçleriyle çatışarak ülkeyi kaosa götürme oyunlarını sizin sayenizde bozduk Allah’a şükür. Bugün Türkiye’nin pek çok meydanında birlik, beraberlik, kardeşlik ruhu içerisinde 1 Mayıs etkinliklerini gerçekleştiriyoruz. Ama üzüntülerimiz var. 1977 yılında 1 Mayıs’ta Taksim’deki provokasyonlarla 37 emekçi kardeşimizin çoğu ezilerek öldü, 1977 katliamının hesabı hala sorulamadı. Komisyonlar kuruldu, araştırmalar yapıldı ama ne yazık ki 1 Mayıs 77’nin failleri bulunamadı. Buradan tekrar sesleniyoruz. Bu karanlık güçler yakalanmalı." "Daha güçlü bir sendika için mutlaka iş güvencesini gerçek anlamda ülkemize kazandırmamız gerekiyor" Arslan, 1 Mayıs’taki mottolarının sorunlarını yüksek sesle ve anlaşılır bir dilde ifade etmek olduğunu kaydederek, "Buraya katılan sendikacı kardeşlerimiz mücadelesini bayraklaştırmış bugün bu meydana anlam katan değerli emekçilerimiz sorunlarımız var. Bu sorunların çözümü için taleplerimizi buradan sıralıyoruz. Sendikal örgütlenmenin önündeki en büyük engelin iş güvencesinin olmamasıdır. Onun için sendikal örgütlenmenin önündeki engeller kalkarken önce gerçek anlamda bir iş güvencesi istiyoruz. Bugünkü iş güvencesi bizi tatmin etmiyor. Bizim sorunlarımızı çözmeye yetmiyor. 17 milyon işçinin olduğu bu ülkede 2 buçuk milyon sendikalı işçi bunu hak etmiyor. Emekçiler hak etmiyor. Daha fazlasına ihtiyacımız var. Daha güçlü bir sendika için, daha güçlü bir emek hareketi için mutlaka iş güvencesini gerçek anlamda ülkemize kazandırmamız gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu. "Az kazanandan çok, çok kazanandan az vergi alınan bir sisteme itiraz ediyoruz" Vergi sistemine yönelik eleştirilerde de bulunan Arslan, sistemin değişmesi gerektiğine vurgu yaparak, "Vergide çok kazanandan ne yazık ki az, az kazanandan çok vergi alan bir yanlış gerçekten makul olmayan bir düzen var. Bu vergi sistemine itiraz ediyoruz. Bu sistem bizim taleplerimizi karşılamıyor. Düşünebiliyor musunuz? Almanya’daki bir işçi evliyse evlilik her çocuk için vergi indirimi sağlarken bizim ülkemizde ne yazık ki bunlar olmuyor. Almanya’daki bir işçi temel tüketim malları için harcadığı kalemleri vergiden düşerken ne yazık ki bizde bunlar sağlanmıyor. Aile yükümlülüklerimiz ne yazık ki dikkate alınmıyor. Önceden sekizinci ayda, dokuzuncu ayda yüzde 20’lik dilime girerken şimdi ne yazık ki dördüncü ayda yüzde 20, yedinci ayda yüzde 27’lik dilimlere giriyoruz ve bu yüzde 40’lara kadar gidiyor. Böyle bir vergi sistemine itiraz ediyoruz. Bunun değişmesi için gerçek anlamda bir vergi sistemine Türkiye’nin acilen kavuşmasını istiyoruz" ifadelerini kullandı. "Emeklilik sisteminin bu şekilde devam etmesine asla izin vermemeliyiz" Arslan, emeklilik sisteminde sorunlar olduğunu kaydederek, "Dünyanın hiçbir ülkesinde sistemde daha fazla kalarak daha az maaş alan başka bir emekli grubu yok. Bu bizim ülkemize has ne yazık ki. Hazine ve Maliye Bakanı’na gittik. Çalışma Bakanı’na gittik. Cumhurbaşkanı Yardımcısı’na gittik. Partilerin grup başkanlarına gittik. Dedik ki ’bu adaletsizliği görün.’ Görüyorlar ve çözmüyorlar. Bunun bir an evvel sonuçlanması için vergi sisteminin nasıl ki değişmesini istiyorsak emeklilik sisteminin de bu şekilde devam etmesine asla izin vermemeliyiz" dedi. "Asgari ücret tespit yapısının mutlaka değişmesi gerekiyor" Asgari Ücret Tespit Komisyonu yapısının değişmesi gerektiğini kaydeden Arslan, hükümetle beraber işverenler ve işçilerin olduğu Asgari Ücret Tespit Komisyonu yapısının misyonunu tamamladığını belirtti. Mevcut asgari ücret tespit yapısının yanlış olduğunu daha önce de dile getirdiklerini ifade eden Arslan, "Dünyadaki örneklerden yola çıkalım. Asgari ücret tespit komisyonunu oluşturalım. Buna göre asgari ücret belirleyelim. Ne yazık ki hükümet Bakanımıza ifade etmemize rağmen hükümetimiz ne yazık ki Asgari Ücret Tespit Komisyonu konusunda adım atmadı. Ve işverenlerle hükümet asgari ücreti belirledi. Türkiye’ye bu yakışmıyor. HAK-İŞ olarak bunu kabul edemiyoruz. Bu yapının mutlaka değişmesi gerekiyor. İşverenlerin ve hükümetin belirlediği asgari ücret bizim asgari ücretimiz olamaz. Biz bunu kabul etmiyoruz. Buradan bir kez daha sesleniyorum; ’Sayın Bakanımız geliniz Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nu beraber oluşturalım, yeni bir yapı kuralım. Asgari ücret gerçek asgari ücret olarak belirlensin’" çağrısında bulundu. "125 bin ev işçisini sendikalarımıza üye yaptık" Arslan, Türkiye’deki kayıt dışı istihdam verilerine de değinerek, kayıt dışı istihdamda bulunan işçilerin sayısının fazla olduğunu ve bu durumun kayıtlı işletmelere karşı haksızlık doğurduğunu kaydetti. Kayıt dışı istihdama karşı harekete geçtiklerini ifade eden Arslan, "Bunun için HAK-İŞ olarak Türkiye’de 1 milyon 500 bin olan ev işçilerinin örgütlenmesi için yola çıktık. Aslında bunu devletimizin yapması gerekiyor. Kayıt dışıyla mücadeleyi devlet birinci görev yapmalı. Ama biz de yapmaya çalışıyoruz. Türkiye’deki 1 buçuk milyon kayıt dışı çalışan ev işçilerinin kayıt altına alınması için, iş kanunu kapsamına alınmaları için onların sendikalarına üye yapıyoruz. 125 bin ev işçisini sendikalarımıza üye yaptık. Bunları devam ettireceğiz" dedi. "12 Eylül 1980 öncesi kıdem tazminatımıza geri dönmek istiyoruz" Arslan, 1980 yılındaki askeri darbe sonucu sendikaların kapatılmaya zorlandığını ve birçok kazanımın geri alındığını söyledi. Alınan haklardan birinin de kıdem tazminatının yapısı olduğunu söyleyen Arslan, "Bugün biz 12 Eylül 1980 öncesi kıdem tazminatımıza geri dönmek istiyoruz. Şu hale bakın 50 yıl geçmiş kıdem tazminatımızı 50 yıl öncesinde arıyoruz. Bu gerçekten Türkiye’ye yakışmıyor" şeklinde konuştu. "Ara buluculuk sisteminin külliyen kaldırılmasını istiyoruz" Ara buluculuk sistemiyle işçilerin haklarının gasp edildiğini belirten Arslan, buna karşı olduklarını dile getirerek, "Ara buluculuk marifetiyle haklarımızın gasp edildiği bir dönem yaşıyoruz. O nedenle bugün sistemde olan ara buluculuk sisteminin külliyen kaldırılmasını istiyoruz. Haklarımızın gasp edilmesine asla izin vermeyeceğiz" açıklamasında bulundu. Arslan, özelleştirmelerin artmasının konuşulduğu bir dönemde sayısı 2 milyona yakın taşeron işçiye kadro verilmesinden ötürü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür etti. Staj ve çıraklık mağdurlarının sorunlarının giderilmesi gerektiğinin altını çizen Arslan, HAK-İŞ olarak bu konuda desteklerine devam edeceklerini kaydetti. Arslan, Türkiye’de emek hareketinin gelişiminin durduğunu söyleyerek, "Ülkemizin geleceği için bu ülkenin kaynaklarının imkanlarının potansiyelin olduğuna inanıyoruz. Ülkemizden umudumuzu kesersek başkalarının yaşadıklarını yaşarız. Biz Türkiye’nin ekonomik gücünün Türkiye’nin imkanlarının Türkiye’nin fırsatlarının emekçilerin inançlı çalışkanlığıyla Türk milletinin bu konudaki gerçekten mücadelesiyle bu sorunları aşacağımıza inanıyoruz" dedi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
30 Nisan 2026 Perşembe- 11:29
Diyarbakır OSB Yönetim Kurulu Başkanı Fidan: "İstihdamdaki hedefimiz 55 bine ulaşmak"
2
25 Nisan 2026 Cumartesi- 09:50
Sakarya Gaz Sahası’ndan bugüne kadar 6 milyar metreküp doğal gaz üretildi
3
24 Nisan 2026 Cuma- 10:51
İzmir’de kuyumculukta suistimalleri önlemek için ’Mavi Kart’ zorunluluğu getirildi
4
28 Nisan 2026 Salı- 12:43
İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Teknik Bilimler MYO öğrencilerinden sektörel çıkarma
5
29 Nisan 2026 Çarşamba- 23:16
Bakan Bolat: "Hollanda, Türkiye’nin AB üyesi ülkeler arasındaki en önemli ticaret ortaklarındandır
15 Kasım 2025 Cumartesi - 14:44
Kış lastiği uygulaması başladı: Lastikçilerde yoğunluk arttı
Van’da kış lastiği takma zorunluluğunun bugün itibarıyla başlamasıyla birlikte kentteki oto lastikçilerde yoğunluk yaşanmaya başladı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının aldığı karar doğrultusunda ticari araçlarda kış lastiği uygulaması 15 Kasım itibarıyla devreye girerken, sabah saatlerinden itibaren birçok sürücü lastikçilerin yolunu tuttu. Kentte yaklaşık 10 gündür etkisini sürdüren soğuk hava, yoğunluğu daha da artırdı. İHA muhabirine konuşan oto lastik ustası Yusuf Sancak, bazı sürücülerin cezai yaptırımlardan çekindiği için bugün yoğun şekilde kışlık lastik taktırdığını belirtti. Bazı sürücülerin ise kar yağışını beklediğini ifade eden Sancak, "Lastikler ne kadar erken değiştirilirse o kadar iyi olur. Bugün de çok yoğunluğumuz var ve yetişemiyoruz. Son 10 gündür artan yoğunluk daha da artacaktır. Bugün ortalama 30-35 aracın lastiklerini değiştireceğiz. 7 kişilik ekipmanımız var. Lastik değişimini yetiştirmek için yoğun bir gayret gösteriyoruz" dedi. Yağışlı havalarda lastik değişiminin zor olduğunu dile getiren Sancak, "Yağışlı havada lastik değişimi bizler için çok zor oluyor. Değişim sırasında birçok sıkıntı oluyor. Kuru havalarda değiştirilmesi daha güzel oluyor. Bir araçta 4 lastik birden değiştirildiğinde 700 lira el emeğimizi alıyoruz. Tabi birçoğu fiyatı 500 liraya kadar indirmemizi istiyor. Bu konuda da çok sıkıntılar yaşıyoruz" diye konuştu.
15 Kasım 2025 Cumartesi - 14:42
Kırşehir’de soğukla birlikte kömür satışları da arttı
Kırşehir’de havaların soğumaya başlamasıyla kömür satışlarında gözle görülür artış yaşandı. Kent genelinde konutların yaklaşık yüzde 70’i doğalgaz ile ısınıyor olsa da, özellikle ısı yalıtımı olmayan ve eski yapılarda yaşayan vatandaşlar kömür kullanımına yönelmeye devam ediyor. Kömür işletmecisi Tolga Çeliker, soğuk hava dalgasının etkisini göstermesiyle birlikte satışların hızla arttığını belirtti. Çeliker, "Şehirde yüzde 70’lik bölümde doğalgaz mevcut. Ancak doğalgaz kullanımının olmadığı veya maliyet nedeniyle tercih edilmediği evlerde kömür yakımı devam ediyor. Havaların soğumasıyla birlikte kömür satışlarında ciddi artışlar yaşıyoruz" dedi. Kentte kömür fiyatlarının da sezonla birlikte netleştiğini ifade eden Çeliker, yerli kömürün ton fiyatının 7 bin TL, ithal kömürün ise 10 bin TL’den başlayan fiyatlarla satışa sunulduğunu söyledi. Kış mevsiminin etkisini artırmasıyla kömür satışlarının önümüzdeki günlerde daha da yükselmesi bekleniyor. (EÖ-
15 Kasım 2025 Cumartesi - 14:35
Kış lastiği uygulaması başladı: Lastikçilerde yoğunluk arttı
Van’da kış lastiği takma zorunluluğunun bugün itibarıyla başlamasıyla birlikte kentteki oto lastikçilerde yoğunluk yaşanmaya başladı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının aldığı karar doğrultusunda ticari araçlarda kış lastiği uygulaması 15 Kasım itibarıyla devreye girerken, sabah saatlerinden itibaren birçok sürücü lastikçilerin yolunu tuttu. Kentte yaklaşık 10 gündür etkisini sürdüren soğuk hava, yoğunluğu daha da artırdı. İHA muhabirine konuşan oto lastik ustası Yusuf Sancak, bazı sürücülerin cezai yaptırımlardan çekindiği için bugün yoğun şekilde kışlık lastik taktırdığını belirtti. Bazı sürücülerin ise kar yağışını beklediğini ifade eden Sancak, "Lastikler ne kadar erken değiştirilirse o kadar iyi olur. Bugün de çok yoğunluğumuz var ve yetişemiyoruz. Son 10 gündür artan yoğunluk daha da artacaktır. Bugün ortalama 30-35 aracın lastiklerini değiştireceğiz. 7 kişilik ekipmanımız var. Lastik değişimini yetiştirmek için yoğun bir gayret gösteriyoruz" dedi. Yağışlı havalarda lastik değişiminin zor olduğunu dile getiren Sancak, "Yağışlı havada lastik değişimi bizler için çok zor oluyor. Değişim sırasında birçok sıkıntı oluyor. Kuru havalarda değiştirilmesi daha güzel oluyor. Bir araçta 4 lastik birden değiştirildiğinde 700 lira el emeğimizi alıyoruz. Tabi birçoğu fiyatı 500 liraya kadar indirmemizi istiyor. Bu konuda da çok sıkıntılar yaşıyoruz" diye konuştu. (YLM-ŞAK-
15 Kasım 2025 Cumartesi - 13:52
Bandırma açıklarında 24 gün bekletilen Spiridon II hayvan gemisi geri dönüş yolunda: Uzmanlardan "acil tehdit" uyarısı
Bandırma açıklarında 22 Ekim’den bu yana "kontrol hükümlerine aykırı" olduğu gerekçesiyle karaya çıkarılmasına izin verilmeyen Spiridon II adlı canlı hayvan taşıma gemisi, 24 günlük bekleyişin ardından rotasını yeniden Uruguay’a çevirdi. Çanakkale Boğazı’nı geçerek Akdeniz’e açılan gemi, Bozcaada açıklarında ilerlerken uzmanlar dönüş yolculuğunun ciddi riskler taşıdığına dikkat çekiyor. Mahkeme kararında, gemide mikroçipi okunamayan ya da küpesi bulunmayan 146 hayvan, yolculuk sırasında ölen 58 sığır ve kayıtlarla uyuşmayan 469 hayvan nedeniyle ithalatın uygun görülmediği belirtilmişti. Bu şartlar nedeniyle binlerce hayvan Türkiye’ye alınmayarak geminin menşei ülkesine geri gönderilmesine karar verildi. Açıkta beklerken 140 gebe düve doğum yaptı iddiası İddialara göre, gemi demirde beklediği süre boyunca yaklaşık 140 gebe düve doğum yaptı. Doğan buzağıların son derece kötü şartlar altında bulunduğu, büyük bölümünün ise yaşam mücadelesini kaybettiğinin değerlendirildiği ifade edildi. Uzmanlar, doğumların kapalı ve kirli bir gemi ortamında gerçekleşmesinin hem buzağılar hem de anneleri için ölümcül riskler taşıdığını belirtiyor. "Bu hayvanlar Uruguay’a ulaşamayacak" Animal Welfare Foundation yetkilisi Maria Boada, sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımda geminin ikinci kez uzun bir yolculuğa çıkmasının hayvanlar için ölümcül olabileceğini vurgulayarak, "Yeterli yem yüklenmediğini görüyoruz. Bu hayvanların Uruguay’a ulaşması çok zor. Büyük ihtimalle açık denizde gemiden atılacaklar" dedi. "Çürüyen cesetlerden sızan sıvılar güverteye yayılıyor" Avustralyalı veteriner Dr. Lynn Simpson ise gemiden gelen bilgilere göre sadece hayvan refahı açısından değil, halk sağlığı ve çevre güvenliği açısından da acil bir tehdit oluşturduğunu belirtti: "Bulker torbalarındaki kararmış bölgelerden çürüyen ceset sıvıları güverteye yayılıyor hakkında iddialar var. Bu durum bulaşıcı hastalık riskini artırıyor. Ayrıca gemide çalışan mürettebat da aşırı sıcaklık, amonyak ve kötü hijyen nedeniyle ciddi şekilde tehdit altında." Hayvanların akıbeti Uruguay’da takip edilecek Animal Save Movement Türkiye, geminin Uruguay’a varması hâlinde hayvanların durumunun ülkedeki partner kuruluş tarafından takip edileceğini bildirdi. Uzmanlar ise uzun yolculuk, yetersiz beslenme, kötü yaşam şartları, hastalık riski ve açıkta gerçekleşen doğumlar nedeniyle gemideki hayvanların yaşam şansının son derece düşük olduğuna dikkat çekiyor. Bu olayın, canlı hayvan ticaretinin sebep olduğu ağır tabloyu bir kez daha ortaya koyduğu ifade ediliyor.
15 Kasım 2025 Cumartesi - 13:19
Sarıgöl’de bağ budama işçi ücretleri belli oldu
Sarıgöl’de üzüm bağlarında budama yapacak işçilerin (budakçıların) yevmiyeleri belli oldu. Sarıgöl Ziraat Odası Yönetim Kurulu tarafından yapılan toplantıda, bağ budama işlerinde çalışacak işçilerin günlük yevmiyesinin 1500 lira olarak belirlenmesine karar verildi. Sarıgöl Ziraat Odası Başkanı Ali İhsan Ülgen yaptığı açıklamada, "Sarıgöl ve çevresinde hasadı tamamlanan üzüm bağlarında budama işlerinde çalışacak işçiler için günlük 1500 lira yevmiye verilmesi kararı alınmıştır." dedi.
15 Kasım 2025 Cumartesi - 13:11
Muğla Büyükşehir’den okullara ara tatil bakımı
Muğla Büyükşehir Belediyesi, 2025-2026 eğitim öğretim yılı ara tatilinde il genelinde ki okullardan gelen talepler doğrultusunda bakım onarım çalışmalarına ve Atatürk büstü ile Atatürk köşesi yapımlarını tamamladı. Ekipler ayrıca il genelinde okulların bahçelerinde temizlik gerçekleştirdi. Muğla Büyükşehir Belediyesi, 2025-2026 eğitim öğretim yılı ara tatilinde il genelindeki okullardan gelen talepler doğrultusunda bakım, onarım ve çevre düzenleme çalışması gerçekleştirdi. Büyükşehir Belediyesi, öğrencilerin daha güvenli ve uygun şartlarda eğitim alabilmesi amacıyla Kasım ayı ara tatili boyunca çalışmalarını aralıksız sürdürdü. Okulların ihtiyaçları doğrultusunda sınıf, koridor, bahçe ve ortak kullanım alanlarında gerekli bakım ve düzenlemeler yapıldı. Muğla genelinde 185 Atatürk büstü yapıldı Ara tatil döneminde Muğla Büyükşehir Belediyesi ekipleri, 5 ilçede toplam 8 okulda bakım ve onarım çalışmaları gerçekleştirdi. Öğrencilerin ve öğretmenlerin kullanımına sunulmak üzere yeni Atatürk büstleri ve Atatürk köşeleri de hazırlandı. Büyükşehir Belediyesi il genelinde185 adet Atatürk Büstü, 84 adet Atatürk Köşesi okullara kazandırıldı. Ara tatilde gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında ekipler tüm okulların bahçelerini yıkayarak kapsamlı bir temizlik gerçekleştirdi. Ekipler, öğrencilere daha hijyenik ve düzenli bir ortam sunmak için okul çevrelerinde gerekli bakım çalışmalarını da yerine getirdi. Yeniköy Mahalle Muhtarı Serkan Demircan, "Okul Aile Birliği Başkanlığı’nın bize talebi vardı. Atatürk büstünün yenilenmesi ve Atatürk Köşesi yapılması hakkında. Biz de gerekli gelişimlerde bulunduk. Büyükşehir Belediyesi’ne ulaştık. Okullar da kapalıyken, bugün de bu işlemleri bitiriyoruz. Büyükşehir Belediye Başkanlığımıza verdikleri destekten dolayı çok teşekkür ediyoruz" dedi. Muğla Büyükşehir Belediyesi Bina Tesis Şube Müdürü Vekili Ufuk Şimşek: "Muğla Büyükşehir Belediyesi olarak okullarımızdan gelen talepler doğrultusunda Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Aras’ın talimatlarıyla okul bakım onarımları, Atatürk Büstleri ve Atatürk Köşesi yapımlarını tamamladık. Bugüne kadar il genelinde 185 Atatürk Büstü 84 Atatürk Köşesi yapımını gerçekleştirdik. Kasım ayı ara tatilini değerlendirerek ilimiz genelinde 5 ilçede 8 okulumuzda Atatürk Köşeleri, Atatürk Büst bakım onarımlarını gerçekleştirdik" dedi. Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Muğla genelinde eğitim kurumlarından gelen talepleri hiçbir zaman geri çevirmediklerini, 2025-2026 eğitim öğretim yılı ara tatilinde, öğrencilerin daha güvenli, sağlıklı ve çağdaş ortamlarda eğitim alabilmesi için okullarda kapsamlı bakım ve onarım çalışmaları gerçekleştirdiklerini açıkladı
15 Kasım 2025 Cumartesi - 12:41
Sivas’ta dar gelirli ailelere 4 bin 500 TL’lik yakacak desteği yapılacak
Sivas Belediyesi, 2026 yılı için ihtiyaç sahibi ailelere yönelik nakit yakacak desteği başvurularını 17-21 Kasım tarihleri arasında alacak. Hak sahiplerine toplam 4 bin 500 TL destek sağlanacak. Sivas Belediyesi tarafından ihtiyaç sahibi ailelere yönelik gerçekleştirilen nakit yakacak yardımı, 2026 kış dönemi için yeniden başlıyor. Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun, yaptığı açıklamada başvuruların 17 Kasım Pazartesi günü başlayacağını, 21 Kasım Cuma günü ise sona ereceğini duyurdu. Başkan Uzun, her yıl düzenli olarak sağlanan bu desteğin sürdüğünü belirterek, "İhtiyaç sahibi ailelerimiz Belediyemizin internet sitesinde bulunan sosyal destek modülü üzerinden giriş yaparak başvurularını kolayca gerçekleştirebilirler. Başvurular 17-21 Kasım tarihleri arasında alınacak" dedi. Başvuruların, Sosyal Hizmetler Müdürlüğü tarafından belirlenen kriterlere göre değerlendirileceğini belirten Uzun, destek miktarının üç ayda ödeneceğini ifade etti. Buna göre hak kazanan ailelerin Gülkart hesaplarına Ocak ayında bin 500 TL, Şubat ayında bin 500 TL ve Mart ayında bin 500 TL olmak üzere toplam 4 bin 500 TL yatırılacak. Başkan Uzun, "Desteğimizin ihtiyaç sahibi hemşehrilerimize hayırlı olmasını diliyor, süreçte emeği geçen tüm ekip arkadaşlarıma teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.
15 Kasım 2025 Cumartesi - 12:39
Sivas’ta dar gelirli ailelere 4 bin 500 TL’lik yakacak desteği yapılacak
Sivas Belediyesi, 2026 yılı için ihtiyaç sahibi ailelere yönelik nakit yakacak desteği başvurularını 17-21 Kasım tarihleri arasında alacak. Hak sahiplerine toplam 4 bin 500 TL destek sağlanacak. Sivas Belediyesi tarafından ihtiyaç sahibi ailelere yönelik gerçekleştirilen nakit yakacak yardımı, 2026 kış dönemi için yeniden başlıyor. Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun, yaptığı açıklamada başvuruların 17 Kasım Pazartesi günü başlayacağını, 21 Kasım Cuma günü ise sona ereceğini duyurdu. Başkan Uzun, her yıl düzenli olarak sağlanan bu desteğin sürdüğünü belirterek, "İhtiyaç sahibi ailelerimiz Belediyemizin internet sitesinde bulunan sosyal destek modülü üzerinden giriş yaparak başvurularını kolayca gerçekleştirebilirler. Başvurular 17-21 Kasım tarihleri arasında alınacak" dedi. Başvuruların, Sosyal Hizmetler Müdürlüğü tarafından belirlenen kriterlere göre değerlendirileceğini belirten Uzun, destek miktarının üç ayda ödeneceğini ifade etti. Buna göre hak kazanan ailelerin Gülkart hesaplarına Ocak ayında bin 500 TL, Şubat ayında bin 500 TL ve Mart ayında bin 500 TL olmak üzere toplam 4 bin 500 TL yatırılacak. Başkan Uzun, "Desteğimizin ihtiyaç sahibi hemşehrilerimize hayırlı olmasını diliyor, süreçte emeği geçen tüm ekip arkadaşlarıma teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. (AA-RM-
15 Kasım 2025 Cumartesi - 12:29
UMSİDER heyetinden ETSO’ya ziyaret
Uluslararası Müteahhit Sanayici ve İş İnsanları Derneği (UMSİDER) heyeti Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası’nı ziyaret etti. UMSİDER Genel Başkanı Mehmet Zeki Gediklioğlu, Genel Başkan Yardımcıları Erhan Ercan ve İsmail Aktaş, Genel Başkan Vekili Ertan Akmeşe, Yönetim Kurulu Üyesi Muzaffer Güvenç, İl ve İlçeden Sorumlu Başkan Cumhur Saruhan Dereoğlu, Erzurum Temsilcisi Ferdi Otles ve Narman Belediye Başkan Danışmanı Ahmet Akgün, TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve ETSO Başkanı Saim Özakalın’ı makamında ziyaret etti. Görüşmede; Erzurum’un yatırım potansiyeli, müteahhitlik sektörünün bölgesel gelişimi, 2. OSB’de devam eden altyapı ve enerji yatırımları, yeni istihdam hedefleri ve ortak çalışma alanları üzerine kapsamlı değerlendirmeler yapıldı. Heyetle yapılan istişarelerde ayrıca; Zengezur Koridoru’nun açılmasıyla birlikte Erzurum’un ticaret yollarındaki stratejik konumu, şehrin Kafkasya-Orta Asya hattının önemli bir lojistik durağı haline gelmesi, gümrük kapılarına olan yakınlığı sayesinde artan ticari hareketlilik ve Erzurum’un bölgesel ticaretin doğal merkezi olma potansiyeli vurgulandı.
15 Kasım 2025 Cumartesi - 11:47
Pazarcıların tutumları marketlere yönlendiriyor, para şehir dışına çıkıyor
Düzensiz ve agresif satış davranışları, şehirli müşterileri semt pazarlarından uzaklaştırıyor ve alışverişlerini büyük marketlere kaydırıyor. Uzmanlar bu durumun, yerel ekonomiyi zayıflatırken, kazancın şehir dışına akmasına yol açtığını söyledi. Semt pazarlarının şehir ekonomisi, kırsal kalkınma ve toplumsal denge açısından taşıdığı önem giderek artıyor. Ancak son yıllarda hızla çoğalan ulusal ve uluslararası market zincirleri, yerel pazarların varlığını tehdit eder hale geldi. Pazar yerlerindeki düzensizlik ve altyapı eksikliklerinin yanı sıra bazı pazarcıların davranışları da alışverişi olumsuz etkiliyor. Tezgâhların rastgele yerleştirilmesi, yüksek sesle satış yapmak ya da rahatsız edici tavırlar sergilemek, şehirli müşterilerin pazarlara ilgisini azaltıyor. Bu durum, hem tüketicilerin pazarlardan uzaklaşmasına hem de üreticilerin satışlarını düşürmesine yol açıyor. Uzmanlar, pazarcıların da bilinçlendirilmesi ve pazar yerlerinin düzenli, güvenli ve rahat alışveriş imkânı sunacak şekilde planlanmasının şart olduğunu vurguluyor. "Para şehir dışına çıkıyor, yerel ekonomi zayıflıyor" Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Eğitim Fakültesi Coğrafya Eğitimi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Cevdet Yılmaz, semt pazarları ile ilgili çalışmasında, pazar yerlerinde düzensizliğe ve genel duruma değindi. Cevdet Yılmaz, "Pazar yerlerindeki düzensizlik ve bazı pazarcıların müşterilere itici gelen tutumları, şehirli müşterilerin semt pazarlarına ilgisini azaltıyor. Bu durum sadece tüketiciyi etkilemekle kalmıyor, üreticilerin satışlarını da düşürüyor ve birçok alıcıyı büyük marketlere yönlendiriyor. Ne yazık ki, alışverişin marketlere kaymasıyla birlikte para şehir dışına akıyor ve yerel ekonominin dengesi bozuluyor. Bu nedenle pazarcıların bilinçlendirilmesi, pazar alanlarının düzenlenmesi ve daha güvenli, rahat bir alışveriş ortamı sağlanması zorunludur" dedi. "Kötü hava şartlarında da alışverişe imkân tanıyan yerler olmalı" Prof. Dr. Yılmaz, mevcut pazaryerlerinin rehabilite edilerek modern standartlara uygun hale getirilmesi gerektiğini vurguladı. "Semt pazarları birkaç mahalleye hizmet edecek şekilde merkezi konumlarda, yaya ulaşımına uygun, otoparkı olan ve kötü hava şartlarında da alışverişe imkân tanıyan yerler olmalı" diyen Yılmaz, pazar yerlerinin sadece ticaret değil, aynı zamanda sosyal yaşam alanı olarak da değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Yılmaz, pazarlarda temizlik, güvenlik ve ulaşım konularının önemine dikkat çekerek, "Yaşlılar, engelliler ve çocuklu aileler için uygun zemin hazırlanmalı; pazar yerleri sabit ya da seyyar tuvalet, ibadet alanı, temiz su ve dinlenme yerleri gibi donanımlara sahip olmalıdır" diye konuştu. "Marketlerin tekelleşmesi şehir ekonomisini zayıflatıyor" Prof. Dr. Cevdet Yılmaz, son yıllarda yerli ve yabancı sermayeli ulusal market zincirlerinin perakende ticarette hızla büyüdüğünü belirterek, bunun semt pazarları üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğunu söyledi. Yılmaz, "Ulusal market zincirleri sözleşmeli tarım yoluyla üreticiden doğrudan ürün alarak, bir anlamda pazarların fonksiyonunu üstlenmiş durumda. Bu durum rekabeti zayıflatıyor, yerel üreticinin gelirini düşürüyor. En önemlisi, şehirde kazanılan para artık şehirde kalmıyor; market zincirleri aracılığıyla dışarıya gidiyor. Pazarların zayıflaması, köylünün üretimden kopmasına, şehirdeki vasıfsız iş gücünün işsiz kalmasına yol açabilir. Oysa pazarlar, hem üretici hem tüketici için denge unsuru, hem de düşük gelirli vatandaşlarımız için bir yaşam desteğidir" şeklinde konuştu. "Semt pazarları stratejik öneme sahiptir" Yılmaz, semt pazarlarının yerel ekonomiyi canlı tuttuğunu, şehrin çevresindeki tarım alanlarında yetiştirilen ürünlerin şehir halkına doğrudan satılmasını sağladığını belirtti. Yılmaz, "Üretici–pazar–müşteri üçgeninde para şehir içinde kalıyor. Bu yapı bozulduğunda, şehir ekonomisi güç kaybediyor. Bu nedenle semt pazarları sadece ticari değil, stratejik bir değerdir. Samsun, bu alanda dışa bağımlı olmamalı ve kendi potansiyelini korumalıdır" ifadelerini kullandı. "Pazaryerleri insan odaklı planlanmalı" Prof. Dr. Yılmaz, pazar yerlerinin hem pazarcıların hem de vatandaşların ihtiyaçlarına uygun şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirterek, "Semt pazarları topluma hizmet için vardır. Ancak mevcut düzensizlik, denetimsizlik ve altyapı eksiklikleri nedeniyle pazarlar hem vatandaş hem de esnaf için zorlayıcı hale gelmiştir. Pazarlar temiz, düzenli, güvenli ve erişilebilir olmalı; şehir halkının ilgisini çekecek nitelikte planlanmalıdır" açıklamasında bulundu. "Büyük bir eziyete dönüşüyor" Cevdet Yılmaz şunları söyledi: "İyi planlanmadığı ve yer seçimine dikkat edilmediği takdirde semt pazarlarının kuruldukları cadde ve sokaklar, maalesef çevrede yaşayan vatandaşların en temel haklarını ihlal etmektedir. Pazar kurulduğu günlerde dar sokaklarda araçların geçişi engelleniyor, cankurtaran ve itfaiyenin erişimi zorlaşıyor. Çadır ve brandaların evlerin önüne gerilmesi, alt katlarda oturanlar için ciddi sıkıntılar oluşturuyor. Bu durum düğün, cenaze veya diğer önemli etkinliklerin ertelenmesine neden olurken, erken saatlerden akşam geç saatlere kadar devam eden gürültü ve telaş, özellikle hastası ve küçük çocuğu olan aileler için büyük bir eziyete dönüşüyor. Semt pazarları, planlanırken sadece ekonomik değil, sosyal yaşam üzerindeki etkileri de göz önünde bulundurulmalıdır."
15 Kasım 2025 Cumartesi - 10:55
Bursa’da girişimcilere büyük destek
Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından genç girişimcileri desteklemek ve kenti girişimcilik ekosisteminin öncü aktörlerinden biri haline getirmek amacıyla düzenlenen ‘Bursa Demo Day 2025’ programında ödüller sahiplerini buldu. Bursa Büyükşehir Belediyesi Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı’na bağlı Araştırma, Geliştirme ve İnovasyon Şube Müdürlüğü bünyesindeki B-CUBE Akıllı Şehircilik ve İnovasyon Merkezi koordinasyonunda hazırlanan ‘Bursa Demo Day 2025’, hayallerini gerçeğe dönüştürmek için yola çıkan genç girişimcileri ağırladı. 17 girişim grubundan sunum Bursa Uludağ Üniversitesi, Bursa Teknik Üniversitesi, Mudanya Üniversitesi, Bursa Uludağ TTO, Ulutek, Bursa TTO, Bursateknopark, BUSİAD ve BİSİAD’in da destek verdiği ‘Bursa Demo Day 2025’e 85 girişim başvurusu olurken, süreç içinde seçilen 20 girişimin PoC (test) süreci ile belediye hizmetleri ölçümlendi. Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’ndeki programda ise 17 girişim grubu gün boyunca sunum yaptı. B2B görüşmelerinin de yapıldığı programda sahne alan Türkiye’nin önde gelen pazarlama ve yapay zeka dönüşüm uzmanı, stratejist ve yazar Yüce Zerey, teknolojinin hızla değiştiğini, gerçekten adapte olanların kazandığını söyledi. Yapay zeka pazarının, dünya tarihinin en hızlı büyüyen pazarı olduğunu vurgulayan Zerey, Bursa’nın da bir ticaret DNA’sına sahip olduğunu vurgulayarak yeni sürece adapte olabilmenin önemine değindi. Girişimci fikirler sahne aldı Suphi Emre Şahin, Batuhan Baybalı, Doç. Dr. İsmail Durgun, Tuncer Hatunoğlu, Kadir Ceran, Doç. Dr. Kemal Furkan Sökmen, Dr. İmren Öztürk Yılmaz, Bülent Gümüş ve Okan Otuz’dan oluşan uzman jüri ekibi, sahne alan girişimcilerin fikirlerini büyük bir dikkatle dinledi. Yapılan değerlendirme sonucunda iklim değişikliği problemlerine çözüm geliştiren ‘Raymare’ birinci, orman yangınlarının erken tespiti için cihazlar geliştiren ‘Kozalak Yangın’ ikinci, toksik emisyonlar ve gaz sızıntılarını gerçek zamanlı tespit edebilen teknoloji üzerine çalışma yapan ‘Smell Control’ üçüncü oldu. DemoDay de birinci olan girişime 500 bin TL, ikinciye 300 bin TL, üçüncüye ise 200 bin TL para ödülü verildi. Platin Capital tarafından ‘FCM Mobility’ ve ‘Görsentam’ girişimlerine ise 75’er bin TL ödül verildi. Yine Platin Capital tarafından birinci seçilen girişim, yatırım turuna çıkarılacak. BUSİAD ise ilk 5’e girmeye hak kazanan girişimciler için yatırımcı görüşmeleri düzenleyecek. Girişimcilerden teşekkür Bursa Demo Day sayesinde hem girişimlerini anlatma hem de potansiyel yatırımcılarla görüşme imkanı bulduklarını ifade eden girişimciler, Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne ve paydaşlarına teşekkür etti. Jüri üyeleri adına konuşan BTÜ Makine Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi ve Rubida Mühendislik Genel Müdürü Doç. Dr. Kemal Furkan Sökmen, önemli organizasyona öncülük eden Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti. Organizasyonun girişimciler açısından gayet verimli geçtiğini söyleyen Sökmen, ilçe belediyelerin de Büyükşehir Belediyesi’ni örnek alarak belirli periyotlarla DemoDay düzenleyebileceğini dile getirdi.
15 Kasım 2025 Cumartesi - 10:50
TŞOF Genel Başkanı Mehmet Yiğiner’in öncülüğünde esnafın nabzı Afyon’da tutuldu
Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) Danışma Kurulu Toplantısı, Genel Başkan Mehmet Yiğiner’in öncülüğünde Afyonkarahisar’da gerçekleştirildi. Toplantıda, başkanların illerinde ve federasyonlarında yürüttükleri çalışmalar, sahadan aldıkları izlenimler, tecrübeler ve öneriler doğrultusunda; esnaf ve sanatkarların ülke genelinde karşılaştığı sorunlar kapsamlı şekilde ele alındı. Ortak akıl ve istişare kültürü çerçevesinde yapılan değerlendirmeler sonucu çözüm önerileri ve atılacak adımlar belirlendi. Toplantıya; Ankara, Ardahan, Artvin, Bayburt, Bolu, Burdur, Çankırı, Denizli, Edirne, Elazığ, Erzincan, Gaziantep, Giresun, Hatay, Iğdır, İstanbul, Kahramanmaraş, Karabük, Kastamonu, Kırklareli, Kütahya, Malatya, Mersin, Ordu, Samsun, Sinop, Şırnak, Tekirdağ, Tunceli, Uşak, Yalova, Yozgat ve Zonguldak illerinin Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanlarının yanı sıra, çeşitli federasyon genel başkanları ve birlik yöneticileri katılım sağladı. Esnaf ve sanatkarların ülke genelinde karşılaştığı sorunlar kapsamlı şekilde ele alındı Ayrıca, TŞOF’un faaliyetleri ve tesislerinde yürütülen çalışmalar ile bunlar sonucu elde edilen kazanımları içeren video sunumu katılımcılarla paylaşıldı. Ulaşım esnafının sorun, talep ve beklentilerine yönelik çalışmalar ile tesislerde devam eden modernizasyon süreçleri detaylı biçimde aktarıldı. Toplantı sonrası değerlendirmede bulunan TŞOF Genel Başkanı Mehmet Yiğiner, toplantının teşkilatın güçlenmesi açısından büyük önem taşıdığını vurgulayarak, "Sorunları çözme, taleplere karşılık verme ve esnaf teşkilatımızın geleceğini şekillendirme noktasında çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz" dedi. Program, Türkiye’nin dört bir yanından gelen ESOB ve Federasyon Başkanlarının birlik, beraberlik ve dayanışma mesajları vermesinin ardından, çekilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder