Son Dakika
|
İnşaatta kafasına mutfak tüpü düşen işçi hayatını kaybetti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, işçi ve işveren temsilcilerini kabul etti
‘Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ duruşmasında 15 sanık tahliye edildi
Bursa’da avukat cinayeti: 7 şüpheli gözaltında
İzmir'de freni boşalan tır 10 araca çarptı
İstanbul'da sokak çetelerine yönelik operasyon
Trump: "İran işleri yoluna koyamıyor, akıllanmaları gerek"
Bartın’da halk otobüsü otomobilin üzerine devrildi: 44 yaralı
Şemdinli’de dereye düşen çocuğun cansız bedeni bulundu
Devler Ligi’nde 9 gollü maçın kazananı PSG
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Hamaney: "Düşmanlar ekonomik alanda da umutsuzluğa düşmeli"
İran'da patlama: 14 asker hayatını kaybetti!
Trump’tan AB menşeli otomobil ve ağır vasıtalara yüzde 25 gümrük vergisi kararı
Şanlıurfa’da üvey kardeşler arasında arazi kavgası: 2 ölü
Sobaya dökülen tinerin parlamasıyla ağır yaralanan genç hayatını kaybetti
Sakarya’da karaya oturan gemi havadan görüntülendi
İsrail'in Küresel Sumud Filosunda alıkoyduğu Türkler bugün İstanbul'a dönecek
EKONOMİ
Salihli’de Aile Destek Merkezi açıldı
01 Mayıs 2026 Cuma - 15:48:23
Manisa’nın Salihli ilçesinde, vatandaşlara yönelik sosyal destek hizmetlerinin güçlendirilmesi amacıyla kurulan Aile Destek Merkezi (ADEM) düzenlenen törenle hizmete açıldı. Salihli Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı bünyesinde hayata geçirilen merkezin açılışına Kaymakam Ali Güldoğan, İlçe Emniyet Müdürü Bircan Baycan, İlçe Jandarma Komutanı Binbaşı Doğukan Karaaslan, Mütevelli Heyeti üyeleri ve kursiyerler katıldı. Açılış programında konuşan Kaymakam Ali Güldoğan, ADEM’in özellikle kadınların mesleki beceriler kazanmasına katkı sağlayacağını belirterek, "Merkezimiz, kadınların sosyal hayata daha aktif katılım göstermesine ve aile yapısının güçlenmesine önemli destek sunacak" dedi. Konuşmaların ardından merkezin açılışı gerçekleştirilirken, Kaymakam Güldoğan ve beraberindeki protokol üyeleri merkezini dolaşarak yürütülecek faaliyetler hakkında yetkililerden bilgi aldı. Salihli’de hizmete giren Aile Destek Merkezi’nin, ilçedeki sosyal dayanışmayı artırması ve birçok vatandaşa katkı sağlaması bekleniyor.
01 Mayıs 2026 Cuma - 15:02
Bilecik’te konaklama sektörü durma noktasına geldi
Bilecik’te otel işletmecileri, yangın güvenliği raporu alma sürecinde Bilecik Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü’nün ’imar mevzuatı’ engeline takıldıklarını belirterek, duruma tepki gösterdi. Bilecik’te faaliyet gösteren oteller, itfaiye uygunluk raporu alamadıkları için kapanma tehlikesiyle karşı karşıya bulunduklarını belirtti. Türkiye’nin diğer illerinde yangın güvenliği odaklı yapılan denetimlerin Bilecik’te imar mevzuatı üzerinden yürütüldüğünü savunan işletmeciler, bu durumun hem şehir ekonomisini hem de istihdamı tehdit ettiğini açıkladı. Ortak bir bildiri yayımlayan otelciler, acil çözüm bekliyor. "Bilecik’te uygulanan bu farklı ve katı yaklaşım, ilimizdeki otelleri adeta kapanmaya zorlayan bir sürece dönüşmüştür" Bilecik’te otel işletmeciliği yapan Serkan Işık, "Yangın güvenliği tedbirleri kapsamında otellerin 31 Mayıs tarihine kadar ibraz etmesi gereken itfaiye uygunluk raporunu almak için yapılan başvurular sonucunda Bilecik Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü tarafından yürütülen denetimler nedeniyle ilimizdeki otellerin büyük bölümü rapor alamaz hale gelmiştir. Birçok işletme yangın güvenliğiyle ilgili tüm eksiklerini gidermek için ciddi yatırımlar yapmış, gerekli tedbirleri almış ve mevzuata uyum sağlamak için büyük maliyetlere katlanmıştır. Buna rağmen denetimlerin yangın güvenliğinden ziyade imar mevzuatı üzerinden yürütülmesi nedeniyle işletmelere itfaiye uygunluk raporu verilmemektedir. Türkiye’nin birçok ilinde ve Bilecik’e bağlı ilçelerde yapılan uygulamalarda itfaiye denetimleri öncelikli olarak yangın güvenliği kapsamında yapılmakta, işletmelerin eksikleri giderildikten sonra gerekli raporlar verilmektedir. Ancak Bilecik’te uygulanan bu farklı ve katı yaklaşım, ilimizdeki otelleri adeta kapanmaya zorlayan bir sürece dönüşmüştür. Bugün gelinen noktada Bilecik’te faaliyet gösteren ve sayısı zaten sınırlı olan otellerin büyük kısmı işletme ruhsatlarını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır. Bu durum yalnızca işletmecileri değil, otellerde çalışan onlarca kişiyi, Bilecik’e gelen misafirleri, turizm faaliyetlerini ve şehir ekonomisini doğrudan tehdit etmektedir" dedi. "Eğer mevcut uygulama bu şekilde devam ederse Bilecik’teki konaklama sektörünün büyük ölçüde kapanması kaçınılmaz olacaktır" Işık, "Yangın güvenliği elbette herkes için vazgeçilmez bir zorunluluktur. Ancak yangın güvenliği tedbirlerini yerine getiren işletmelere dahi rapor verilmemesi, uygulamanın amacını aşan ve işletmeleri tamamen faaliyet dışı bırakabilecek bir noktaya ulaşmıştır. Aynı mevzuatın Türkiye’nin farklı şehirlerinde farklı şekillerde uygulanması kabul edilebilir bir durum değildir. Bu uygulama hukukun temel ilkelerinden biri olan eşitlik ilkesini zedelemekte ve Bilecik’teki işletmeleri haksız bir mağduriyetle karşı karşıya bırakmaktadır. Eğer mevcut uygulama bu şekilde devam ederse Bilecik’teki konaklama sektörünün büyük ölçüde kapanması kaçınılmaz olacaktır. Bunun sonucu olarak hem çalışanlar işsiz kalacak hem de Bilecik’in turizm ve ekonomik hayatı ciddi zarar görecektir. Bilecik’te faaliyet gösteren otel işletmecileri olarak yetkili kurumları bu soruna acilen çözüm bulmaya davet ediyor, yangın güvenliği açısından gerekli tedbirleri yerine getiren işletmelerin mağdur edilmemesi gerektiğini kamuoyunun dikkatine saygıyla sunuyoruz" ifadelerini kullandı.
01 Mayıs 2026 Cuma - 15:01
Bosch Bursa’da bin 400 çalışanı işten çıkarma hazırlığında
Bursa’daki dev üretim tesisine sahip Bosch, önümüzdeki yıllarda ciddi bir küçülme planı açıkladı. Şirketin mevcut durumda yaklaşık 5 bin mavi yaka ve 900 beyaz yaka çalışanı bulunuyor. Ancak 2027 yılı sonuna kadar bin 150 mavi yaka, 2030 yılı sonuna kadar ise 250 beyaz yaka çalışan ile yollarını ayırması bekleniyor. Bu rakamlar, toplam çalışanların yaklaşık yüzde 25’inin işten çıkarılacağına işaret ediyor. Bosch yetkilileri, kararın ekonomideki daralma ve buna bağlı küçülme süreci nedeniyle alındığını belirtti. Bursa’daki otomotiv ve sanayi sektöründe önemli bir istihdam sağlayan fabrikanın bu adımının, kent ekonomisi ve iş gücü piyasasında olumsuzluğu yol açacağı bildirildi.
01 Mayıs 2026 Cuma - 15:01
HAK-İŞ Başkanı Arslan: "Türkiye’nin bütün meydanları Taksim Meydanı’dır"
Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Türkiye’nin bütün meydanları Taksim Meydanı’dır. Taksim’e sıkıştırılmış copların, TOMA’ların, gazların kullanıldığı bir 1 Mayıs bizim için 1 Mayıs olamaz" dedi HAK-İŞ Konfederasyonu 1 Mayıs Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’nü; Bursa ili Gökdere Meydanı’nda kutladı. 1 Mayıs temasını "Birlik, Mücadele, Dayanışma ve Savaşa Hayır" olarak belirleyen HAK-İŞ’in kutlama programına Bursa başta olmak üzere, Yalova, Bilecik, Kocaeli, Sakarya, İstanbul, Balıkesir, Düzce, Eskişehir, Kütahya, Çanakkale, Bolu, Tekirdağ, Edirne, Kırklareli, Karabük illerinden katılım sağlandı. Yaklaşık 15 bin kişinin katılım sağladığı programda vergide adalet, hayat pahalılığıyla mücadele, sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılması, mevsimlik-geçici ve kampanya işçilerinin sorunlarının çözümü, mutlak iş güvencesi ve adil bir emeklilik sistemi gibi birçok konu ele alındı. Ayrıca Gazze başta olmak üzere İran, Sudan ve Lübnan’da sivillerin hedef alındığı saldırılar da kınandı. HAK-İŞ’in 1 Mayıs kutlamalarına Sudan İşçi Sendikaları Federasyonu (SWTUF) Genel Başkanı Abdülkadir Sırrulhatme de katılım sağladı. Bu çerçevede, Sudan halkının egemenlik haklarına ilişkin birlik ve dayanışma mesajları verildi. Program, belediye işçilerinden oluşan müzik grubu olan ’Grup Şantiye’ tarafından verilen konser ile başladı. "Sudan’ın mücadelesini, SWTUF mücadelesini güçlü bir şekilde destekliyoruz" Programda bir konuşma gerçekleştiren HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, HAK-İŞ’in uluslararası bir sivil toplum örgütü olduğunu belirterek, sadece Türkiye’de değil tüm dünyada haksızlığa uğrayan insanların yanında olduklarının altını çizdi. Bu çerçevede Sudan’daki iç savaşa değinen Arslan, Hızlı Destek Kuvvetleri adlı örgütün Sudan halkına soykırım uyguladığını ve sivil halka karşı katliam gerçekleştirdiğini dile getirdi. Arslan, "Bugün yaşananlara karşı sesimizi yükseltmezsek bu hainler, bu emperyalist güçler üstümüze üstümüze geliyor. Onun için SWTUF ile beraber yaklaşık 8 yıldır darbecilere karşı mücadele ettik. SWTUF’un genel merkezinin yeniden açılması için destek olduk. Sudanlı kardeşlerimiz 15 Temmuz’dan sonra ülkemize gelip Ankara Kızılay’daki mitingimize katıldı. Abdulkadir bey de bu mitinge katılarak Türkiye’nin yanında olduğunu ifade ettiler. Bir taraftan ülkeyi emperyalistlere peşkeş çeken alçaklar varken bir tarafta bizimle beraber yürüyen Sudan halkı vardı. Onun için bu meydandan Sudan’ın mücadelesini, SWTUF mücadelesini güçlü bir şekilde desteklediğimizi ifade edelim" şeklinde konuştu. "İkinci Sumud inşallah Gazze’nin kurtuluşunun habercisi olacak" Arslan, HAK-İŞ olarak Gazze ile bağlarını koparmadıklarını da söyleyerek, bu çerçevede Gazze ve Filistin için mücadeleye davam edeceklerini bildirdi. Bu kapsamda Gazze’ye yardım için yola çıkan Sumud Filosu’na selam gönderen Arslan, "Gazze’deki zulümlerin dünya tarafından yakından görülebilmesi için insani yardımların rahat gidebilmesi için yola çıkan Sumud Filosu’nda bizim de bir kardeşimiz o mücadelenin içinde yer alıyor. Fatma Zengin kardeşimize buradan bir kez daha selam gönderiyoruz. Allah onun yardımcısı olsun. Sumud bizim hayallerimizi temsil ediyor. Sumud Gazze’nin ufuklarında yeni bir güneş doğmasını temsil ediyor. Sumud ateşkesin gerçekten sağlanmasını, barışın mutlaka gelmesini, başkenti Kudüs olan bağımsız özgür bütün dünyanın tanıdığı bir Filistin Devleti kurulması için önemli bir meşale yaktı. Birinci Sumud ile Filistin’de, Gazze’de ateşkesi şeklen de olsa başardık. İkinci Sumud inşallah Gazze’nin kurtuluşunun habercisi olacak" ifadelerine yer verdi. "Bursa’ya gelişimiz HAK-İŞ’in kararıdır" HAK-İŞ olarak 2020 yılında 1 Mayıs kutlamalarını Bursa’da gerçekleştirmek istediklerini fakat pandemi nedeniyle bunu gerçekleştiremediklerinin altını çizen Arslan, "Bursa’ya borcumuz vardı. Bu meydanları doldurup Bursa’yla kucaklaşmak, Bursa’yla beraber yola devam etmek istiyorduk. Onun için 6 yıl geç olsa da ocak ayındaki yönetim kurulumuz Bursa’da 1 Mayıs etkinliklerinin yapılmasına karar verdi. Ocak ayında, yaklaşık 5 ay önce 1 Mayıs’ı Bursa’da kutlama kararı aldık. Bazı çevreler başka şeyler arıyorlar. Aramayın boşuna. HAK-İŞ bağımsız, özgür bir kuruluştur. Hiçbir kararını hiçbir yerin etkisinde kalmadan vermektedir. Onun için Bursa’ya gelişimiz HAK-İŞ’in kararıdır. İyi ki bu kararı verdik ve iyi ki buradayız" açıklamasında bulundu. Arslan, 1 Mayıs kutlamalarının sadece bir güne sığdırılamayacağını aktararak, HAK-İŞ olarak 1 Mayıs kutlamalarını 1 haftaya yaydıklarını ve çeşitli etkinlik ve programlara kutlamaya devam edeceklerini söyledi. "Türkiye’nin bütün meydanları Taksim Meydanı’dır" HAK-İŞ’in 1 Mayıs’ı ideolojik yaklaşımlara taşıyanlara karşı mücadele başlattığını söyleyen Arslan, sözlerine şu şekilde devam etti: "Türkiye’nin bütün alanları 1 Mayıs alanı. Türkiye’nin bütün meydanları Taksim Meydanı’dır. Onun için biz yaklaşık 15 yıldır Türkiye’nin her bölgesinde birlik, mücadele, dayanışma gününü kutlamaya devam ediyoruz. Taksim’e sıkıştırılmış copların, TOMA’ların, gazların kullanıldığı bir 1 Mayıs bizim için 1 Mayıs olamaz. Biz sorunlarımızı meydanlarda yüksek sesle konuşacağız. Taleplerimizi ifade edeceğiz. Birliğimizi güçlendireceğiz. Ama polisle, jandarmayla, güvenlik güçleriyle çatışarak ülkeyi kaosa götürme oyunlarını sizin sayenizde bozduk Allah’a şükür. Bugün Türkiye’nin pek çok meydanında birlik, beraberlik, kardeşlik ruhu içerisinde 1 Mayıs etkinliklerini gerçekleştiriyoruz. Ama üzüntülerimiz var. 1977 yılında 1 Mayıs’ta Taksim’deki provokasyonlarla 37 emekçi kardeşimizin çoğu ezilerek öldü, 1977 katliamının hesabı hala sorulamadı. Komisyonlar kuruldu, araştırmalar yapıldı ama ne yazık ki 1 Mayıs 77’nin failleri bulunamadı. Buradan tekrar sesleniyoruz. Bu karanlık güçler yakalanmalı." "Daha güçlü bir sendika için mutlaka iş güvencesini gerçek anlamda ülkemize kazandırmamız gerekiyor" Arslan, 1 Mayıs’taki mottolarının sorunlarını yüksek sesle ve anlaşılır bir dilde ifade etmek olduğunu kaydederek, "Buraya katılan sendikacı kardeşlerimiz mücadelesini bayraklaştırmış bugün bu meydana anlam katan değerli emekçilerimiz sorunlarımız var. Bu sorunların çözümü için taleplerimizi buradan sıralıyoruz. Sendikal örgütlenmenin önündeki en büyük engelin iş güvencesinin olmamasıdır. Onun için sendikal örgütlenmenin önündeki engeller kalkarken önce gerçek anlamda bir iş güvencesi istiyoruz. Bugünkü iş güvencesi bizi tatmin etmiyor. Bizim sorunlarımızı çözmeye yetmiyor. 17 milyon işçinin olduğu bu ülkede 2 buçuk milyon sendikalı işçi bunu hak etmiyor. Emekçiler hak etmiyor. Daha fazlasına ihtiyacımız var. Daha güçlü bir sendika için, daha güçlü bir emek hareketi için mutlaka iş güvencesini gerçek anlamda ülkemize kazandırmamız gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu. "Az kazanandan çok, çok kazanandan az vergi alınan bir sisteme itiraz ediyoruz" Vergi sistemine yönelik eleştirilerde de bulunan Arslan, sistemin değişmesi gerektiğine vurgu yaparak, "Vergide çok kazanandan ne yazık ki az, az kazanandan çok vergi alan bir yanlış gerçekten makul olmayan bir düzen var. Bu vergi sistemine itiraz ediyoruz. Bu sistem bizim taleplerimizi karşılamıyor. Düşünebiliyor musunuz? Almanya’daki bir işçi evliyse evlilik her çocuk için vergi indirimi sağlarken bizim ülkemizde ne yazık ki bunlar olmuyor. Almanya’daki bir işçi temel tüketim malları için harcadığı kalemleri vergiden düşerken ne yazık ki bizde bunlar sağlanmıyor. Aile yükümlülüklerimiz ne yazık ki dikkate alınmıyor. Önceden sekizinci ayda, dokuzuncu ayda yüzde 20’lik dilime girerken şimdi ne yazık ki dördüncü ayda yüzde 20, yedinci ayda yüzde 27’lik dilimlere giriyoruz ve bu yüzde 40’lara kadar gidiyor. Böyle bir vergi sistemine itiraz ediyoruz. Bunun değişmesi için gerçek anlamda bir vergi sistemine Türkiye’nin acilen kavuşmasını istiyoruz" ifadelerini kullandı. "Emeklilik sisteminin bu şekilde devam etmesine asla izin vermemeliyiz" Arslan, emeklilik sisteminde sorunlar olduğunu kaydederek, "Dünyanın hiçbir ülkesinde sistemde daha fazla kalarak daha az maaş alan başka bir emekli grubu yok. Bu bizim ülkemize has ne yazık ki. Hazine ve Maliye Bakanı’na gittik. Çalışma Bakanı’na gittik. Cumhurbaşkanı Yardımcısı’na gittik. Partilerin grup başkanlarına gittik. Dedik ki ’bu adaletsizliği görün.’ Görüyorlar ve çözmüyorlar. Bunun bir an evvel sonuçlanması için vergi sisteminin nasıl ki değişmesini istiyorsak emeklilik sisteminin de bu şekilde devam etmesine asla izin vermemeliyiz" dedi. "Asgari ücret tespit yapısının mutlaka değişmesi gerekiyor" Asgari Ücret Tespit Komisyonu yapısının değişmesi gerektiğini kaydeden Arslan, hükümetle beraber işverenler ve işçilerin olduğu Asgari Ücret Tespit Komisyonu yapısının misyonunu tamamladığını belirtti. Mevcut asgari ücret tespit yapısının yanlış olduğunu daha önce de dile getirdiklerini ifade eden Arslan, "Dünyadaki örneklerden yola çıkalım. Asgari ücret tespit komisyonunu oluşturalım. Buna göre asgari ücret belirleyelim. Ne yazık ki hükümet Bakanımıza ifade etmemize rağmen hükümetimiz ne yazık ki Asgari Ücret Tespit Komisyonu konusunda adım atmadı. Ve işverenlerle hükümet asgari ücreti belirledi. Türkiye’ye bu yakışmıyor. HAK-İŞ olarak bunu kabul edemiyoruz. Bu yapının mutlaka değişmesi gerekiyor. İşverenlerin ve hükümetin belirlediği asgari ücret bizim asgari ücretimiz olamaz. Biz bunu kabul etmiyoruz. Buradan bir kez daha sesleniyorum; ’Sayın Bakanımız geliniz Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nu beraber oluşturalım, yeni bir yapı kuralım. Asgari ücret gerçek asgari ücret olarak belirlensin’" çağrısında bulundu. "125 bin ev işçisini sendikalarımıza üye yaptık" Arslan, Türkiye’deki kayıt dışı istihdam verilerine de değinerek, kayıt dışı istihdamda bulunan işçilerin sayısının fazla olduğunu ve bu durumun kayıtlı işletmelere karşı haksızlık doğurduğunu kaydetti. Kayıt dışı istihdama karşı harekete geçtiklerini ifade eden Arslan, "Bunun için HAK-İŞ olarak Türkiye’de 1 milyon 500 bin olan ev işçilerinin örgütlenmesi için yola çıktık. Aslında bunu devletimizin yapması gerekiyor. Kayıt dışıyla mücadeleyi devlet birinci görev yapmalı. Ama biz de yapmaya çalışıyoruz. Türkiye’deki 1 buçuk milyon kayıt dışı çalışan ev işçilerinin kayıt altına alınması için, iş kanunu kapsamına alınmaları için onların sendikalarına üye yapıyoruz. 125 bin ev işçisini sendikalarımıza üye yaptık. Bunları devam ettireceğiz" dedi. "12 Eylül 1980 öncesi kıdem tazminatımıza geri dönmek istiyoruz" Arslan, 1980 yılındaki askeri darbe sonucu sendikaların kapatılmaya zorlandığını ve birçok kazanımın geri alındığını söyledi. Alınan haklardan birinin de kıdem tazminatının yapısı olduğunu söyleyen Arslan, "Bugün biz 12 Eylül 1980 öncesi kıdem tazminatımıza geri dönmek istiyoruz. Şu hale bakın 50 yıl geçmiş kıdem tazminatımızı 50 yıl öncesinde arıyoruz. Bu gerçekten Türkiye’ye yakışmıyor" şeklinde konuştu. "Ara buluculuk sisteminin külliyen kaldırılmasını istiyoruz" Ara buluculuk sistemiyle işçilerin haklarının gasp edildiğini belirten Arslan, buna karşı olduklarını dile getirerek, "Ara buluculuk marifetiyle haklarımızın gasp edildiği bir dönem yaşıyoruz. O nedenle bugün sistemde olan ara buluculuk sisteminin külliyen kaldırılmasını istiyoruz. Haklarımızın gasp edilmesine asla izin vermeyeceğiz" açıklamasında bulundu. Arslan, özelleştirmelerin artmasının konuşulduğu bir dönemde sayısı 2 milyona yakın taşeron işçiye kadro verilmesinden ötürü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür etti. Staj ve çıraklık mağdurlarının sorunlarının giderilmesi gerektiğinin altını çizen Arslan, HAK-İŞ olarak bu konuda desteklerine devam edeceklerini kaydetti. Arslan, Türkiye’de emek hareketinin gelişiminin durduğunu söyleyerek, "Ülkemizin geleceği için bu ülkenin kaynaklarının imkanlarının potansiyelin olduğuna inanıyoruz. Ülkemizden umudumuzu kesersek başkalarının yaşadıklarını yaşarız. Biz Türkiye’nin ekonomik gücünün Türkiye’nin imkanlarının Türkiye’nin fırsatlarının emekçilerin inançlı çalışkanlığıyla Türk milletinin bu konudaki gerçekten mücadelesiyle bu sorunları aşacağımıza inanıyoruz" dedi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
30 Nisan 2026 Perşembe- 11:29
Diyarbakır OSB Yönetim Kurulu Başkanı Fidan: "İstihdamdaki hedefimiz 55 bine ulaşmak"
2
25 Nisan 2026 Cumartesi- 09:50
Sakarya Gaz Sahası’ndan bugüne kadar 6 milyar metreküp doğal gaz üretildi
3
24 Nisan 2026 Cuma- 10:51
İzmir’de kuyumculukta suistimalleri önlemek için ’Mavi Kart’ zorunluluğu getirildi
4
28 Nisan 2026 Salı- 12:43
İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Teknik Bilimler MYO öğrencilerinden sektörel çıkarma
5
29 Nisan 2026 Çarşamba- 23:16
Bakan Bolat: "Hollanda, Türkiye’nin AB üyesi ülkeler arasındaki en önemli ticaret ortaklarındandır
15 Kasım 2025 Cumartesi - 10:48
Bursa’da girişimcilere büyük destek
Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından genç girişimcileri desteklemek ve kenti girişimcilik ekosisteminin öncü aktörlerinden biri haline getirmek amacıyla düzenlenen ‘Bursa Demo Day 2025’ programında ödüller sahiplerini buldu. Bursa Büyükşehir Belediyesi Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı’na bağlı Araştırma, Geliştirme ve İnovasyon Şube Müdürlüğü bünyesindeki B-CUBE Akıllı Şehircilik ve İnovasyon Merkezi koordinasyonunda hazırlanan ‘Bursa Demo Day 2025’, hayallerini gerçeğe dönüştürmek için yola çıkan genç girişimcileri ağırladı. 17 girişim grubundan sunum Bursa Uludağ Üniversitesi, Bursa Teknik Üniversitesi, Mudanya Üniversitesi, Bursa Uludağ TTO, Ulutek, Bursa TTO, Bursateknopark, BUSİAD ve BİSİAD’in da destek verdiği ‘Bursa Demo Day 2025’e 85 girişim başvurusu olurken, süreç içinde seçilen 20 girişimin PoC (test) süreci ile belediye hizmetleri ölçümlendi. Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’ndeki programda ise 17 girişim grubu gün boyunca sunum yaptı. B2B görüşmelerinin de yapıldığı programda sahne alan Türkiye’nin önde gelen pazarlama ve yapay zeka dönüşüm uzmanı, stratejist ve yazar Yüce Zerey, teknolojinin hızla değiştiğini, gerçekten adapte olanların kazandığını söyledi. Yapay zeka pazarının, dünya tarihinin en hızlı büyüyen pazarı olduğunu vurgulayan Zerey, Bursa’nın da bir ticaret DNA’sına sahip olduğunu vurgulayarak yeni sürece adapte olabilmenin önemine değindi. Girişimci fikirler sahne aldı Suphi Emre Şahin, Batuhan Baybalı, Doç. Dr. İsmail Durgun, Tuncer Hatunoğlu, Kadir Ceran, Doç. Dr. Kemal Furkan Sökmen, Dr. İmren Öztürk Yılmaz, Bülent Gümüş ve Okan Otuz’dan oluşan uzman jüri ekibi, sahne alan girişimcilerin fikirlerini büyük bir dikkatle dinledi. Yapılan değerlendirme sonucunda iklim değişikliği problemlerine çözüm geliştiren ‘Raymare’ birinci, orman yangınlarının erken tespiti için cihazlar geliştiren ‘Kozalak Yangın’ ikinci, toksik emisyonlar ve gaz sızıntılarını gerçek zamanlı tespit edebilen teknoloji üzerine çalışma yapan ‘Smell Control’ üçüncü oldu. DemoDay de birinci olan girişime 500 bin TL, ikinciye 300 bin TL, üçüncüye ise 200 bin TL para ödülü verildi. Platin Capital tarafından ‘FCM Mobility’ ve ‘Görsentam’ girişimlerine ise 75’er bin TL ödül verildi. Yine Platin Capital tarafından birinci seçilen girişim, yatırım turuna çıkarılacak. BUSİAD ise ilk 5’e girmeye hak kazanan girişimciler için yatırımcı görüşmeleri düzenleyecek. Girişimcilerden teşekkür Bursa Demo Day sayesinde hem girişimlerini anlatma hem de potansiyel yatırımcılarla görüşme imkanı bulduklarını ifade eden girişimciler, Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne ve paydaşlarına teşekkür etti. Jüri üyeleri adına konuşan BTÜ Makine Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi ve Rubida Mühendislik Genel Müdürü Doç. Dr. Kemal Furkan Sökmen, önemli organizasyona öncülük eden Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti. Organizasyonun girişimciler açısından gayet verimli geçtiğini söyleyen Sökmen, ilçe belediyelerin de Büyükşehir Belediyesi’ni örnek alarak belirli periyotlarla DemoDay düzenleyebileceğini dile getirdi.
15 Kasım 2025 Cumartesi - 10:42
Gençlerden İŞKUR Gençlik Programı’na yoğun ilgi
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Türkiye İş Kurumu’nun (İŞKUR) hayata geçirdiği İŞKUR Gençlik Programı’na 483 bin 331 genç başvuruda bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2025 yılı Şubat ayında açıklanan ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Türkiye İş Kurumu tarafından (İŞKUR) hayata geçirilen İŞKUR Gençlik Programı gençlerden yoğun ilgi gördü. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve üniversitede okuyan gençlerin isteği üzerine kontenjan 150 bine yükseltilmişti. İŞKUR Gençlik Programı’na bugün itibarıyla ise 483 bin 331 genç başvuruda bulundu. Konuya ilişkin sosyal medya hesabından açıklamalarda bulunan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Gençliğin lideri Cumhurbaşkanımız, üniversite okuyan evlatlarımızın isteğiyle kontenjanımızı 150 bine yükseltmişti. Bugün itibarıyla 483 bin 331 başvuru aldık. Gençlerimize teşekkür ediyoruz. Türkiye Yüzyılı’nın sahibi gençlerimiz için çalışmaya devam ediyoruz" ifadelerine yer verdi.
15 Kasım 2025 Cumartesi - 10:24
Genç girişimcilik, MEB ve KGF iş birliğiyle desteklenecek
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ile Kredi Garanti Fonu (KGF) arasında imzalanacak protokol ile mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarından mezun olan 29 yaş ve altı gençlerin girişimcilik yoluyla kendi işlerini kurmaları ve mezuniyet alanlarında istihdam edilmeleri teşvik edilecek. MEB ile KGF, genç istihdamını desteklemek amacıyla iş birliğine gidiyor. Bakanlık ile KGF arasında, genç istihdamını ve üretim kapasitesini artırmak için KGF portföy garantisi ile mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarından mezun olan 29 yaş ve altı gençlerin girişimcilik yoluyla kendi işlerini kurmalarını ve Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler (KOBİ) tarafından alanlarında istihdam edilmelerini teşvik etmeye yönelik iş birliği protokolü imzalanacak. ‘Mesleki Eğitim İş Birliği Protokolü’ kapsamında mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarından mezun olan gençlerin kendi işlerini kurmaları ve KOBİ’ler bünyesinde mezun oldukları alanda istihdam edilmelerini desteklemek üzere elektronik ortamda veri ve bilgi paylaşılması amaçlanıyor. Protokol ile mezunların kurduğu ve mezunları istihdam eden KOBİ’lere kullandırılacak kredilere yönelik kefalet mekanizması oluşturulması öngörülüyor. Bilişim sistemlerinde kurulacak kayıtlı ağ servisi üzerinden bilgi aktarımını da içeren iş birliği protokolü doğrultusunda, sağlanacak desteklere ilişkin bilgilendirme ve yönlendirme faaliyetleri yürütülecek. KGF tarafından 3,75 milyar lira bütçe ayrılacak Protokol çerçevesinde mesleki ve teknik ortaöğretim kurumundan mezun olup kendi alanında iş kuran girişimcilerin ve mezunları alanında istihdam eden KOBİ’lerin krediye erişimine destek olmak için KGF tarafından yaklaşık 3 milyar 750 milyon lira bütçe ayrılması öngörülüyor. Genç girişimciliğin desteklenmesine yönelik iş birliği ile mesleki eğitim-istihdam bağını güçlendiren, üretim ve istihdama doğrudan katkı sağlayan önemli bir katma değer sunulması hedefleniyor. KGF, kurumsal bir kefalet kuruluşu olarak teminat yetersizliği nedeniyle çeşitli kredi ve destek imkânlarından yeterince yararlanamayan KOBİ ve KOBİ dışı işletmelerin, ‘müteselsil kefil’ olmak suretiyle krediye erişimlerini sağlıyor.
15 Kasım 2025 Cumartesi - 10:08
Denizlerde bollaşan hamsi tezgahlarda 100 TL’ye yer buldu
Eskişehir’de tezgahlarda 100 TL’ye yer bulan hamsi yoğun ilgi görürken, bu sene az olan palamutun fiyatı cep yakıyor. Denizlerde hamsi bolluğunun artmasıyla birlikte fiyatlar düştü. Fiyatı 100 TL’ye kadar gerileyen hamsi tezgahların yıldızı olurken, 150 TL’ye satılan istavrit ve uskumru vatandaşın en çok tercih ettiği balık çeşitleri arasında yer aldı. Geçtiğimiz yıl çok ucuz fiyatlara satılan palamut ise 350 TL’den satışa sunuldu. "Hamsi, sardalya ve istavritin bol tüketilmesi gereken bir dönem" Tezgahların son durumuyla ilgili bilgi paylaşan balıkçı Cengizhan Şen, "Hamsinin bolarmasıyla fiyatlar düştü. Hamsi, sardalya ve istavritin bol bol tüketilmesi gereken bir dönem. Fiyatlar da uygun. Sardalya 150 TL, hamsi 100 TL, istavrit ve uskumru 150 TL. Şu anda hamsi revaçta, palamut yok, çıkmıyor. Ondan dolayı palamutun fiyatı daha yüksek" dedi.
15 Kasım 2025 Cumartesi - 09:53
Kedi köpek maması ihracatı bin tonu geçti
DÜZCE (İHA) – Düzce’nin ihracat kalemine bu yıl giren kedi köpek maması ihracatı sekiz ayda bin 117 ton 495 kilo gerçekleşti. Düzce’de ihracat kalemleri arasına fındık, orman ürünleri ve gıda maddelerinin yanı sıra bu yıl ilk kez kedi ve köpek maması da eklendi. İlden ihracat edilen keti köpek maması ise bin tonu geçti. Düzce Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün açıkladığı verilere göre, dünyanın dört bir yanına mart ayında 77 ton, nisan ayında 87 ton, mayıs ayında 229,2 ton, haziran ayında 27,1 ton, temmuz ayında 189,3 ton, ağustos ayında da 171,250 ton, eylül ayında 153,645 kilo, ekim ayında 190 ton olmak üzere toplam bin 117 ton 495 kilo kedi ve köpek maması ihraç edildi. Düzce’de ihracat kalemleri her geçen yıl artıyor.
15 Kasım 2025 Cumartesi - 09:53
Düzce’de orman ürünü ihracatı geçen yılı geçti
DÜZCE(İHA) – Düzce’de orman ürünü ihracatı geçen seneyi geçti. Düzce’nin orman ürünleri üretiminin arttırılması için çalışmaları sürürken 10 ayda 13 bin 639,95 ton orman ürünü ihracatı gerçekleşti. Orman ürünleri alanında önemli bir yere sahip olan Düzce’den ocak ayında bin 133 ton, şubat ayında 4 bin 68 ton, mart ayında 980 ton, nisan ayında 991 ton, mayıs ayında 927,5 ton, haziran ayında 750 ton, temmuz ayında 113 ton, ağustos ayında bin 5 ton, eylül ayında bin 629 ton, ekim ayında 2 bin 43,45 ton olmak üzere yılın 10 ayında toplam 13 bin 639,95 ton orman ürünün ihracatı yapıldı. Yüzde 55’nin orman alanı olduğu Düzce’de kurulması planlanan Mobilya Kent ile birlikte orman ürünleri alanında daha fazla ihracat ile gücünü de arttırmış olacak. Düzce’de geçen yılda toplam 13 bin 578 ton orman ürünü ihraç edilmişti.
15 Kasım 2025 Cumartesi - 09:30
Dünyanın en pahalı baharatı safran Adana’da hasat edildi
Adana’nın Kozan ilçesinde dünyanın en pahalı baharatı safranda hasat başladı. Bu yıl kuraklık nedeniyle rekoltede büyük düşüş yaşanırken, safranın gramı 600 TL’den alıcı buluyor. Adana’nın Kozan ilçesinde bu yıl iklim şartları nedeniyle 1 dönüm alandan 100 gram safran hasat edilmesi bekleniyor. Dünyanın en pahalı baharatı olarak bilinen safranın çiçekleri tek tek toplanarak, içindeki kırmızı teller özenle çıkarılıp kurutuluyor. İlaç, kozmetik ve gıda sektöründe kullanılan safran, tıbbî aromatik bitkiler arasında yüksek katma değerli ürünler arasında yer alıyor. İlçede tek üretici olan Ali Gök, Kozan Belediye Başkanı Mustafa Atlı, Kozan Meslek Yüksekokulu Bitkisel ve Hayvansal Üretim Bölüm Başkanı Doç. Dr. Bihter Zaimoğlu Onat ve ilçe tarım müdürlüğü görevlileri ile birlikte ilk hasadını gerçekleştirdi. "140 bin çiçekten 1 kilo safran elde ediliyor" Bölgede 3 dönüm alanda üretim yapan ancak bu yıl soğanların yenilenmesi için 1 dönüm ekim gerçekleştiren üretici Ali Gök, safranın anavatanın kaynaklarda Osmanlı döneminde Toros Dağları eteklerinde üretildiğini belirterek, "650 rakımda üretim yapıyorum. Geçen yıl 3 dönümdü ama bu yıl 11 Nisan’da yağan kar nedeniyle safran soğanlarının gelişimi zayıf kaldı. Bu yüzden 1 dönüm alanda üretim yaptım. Normalde 1 dönümden 500–600 gram ürün alıyoruz ama bu yıl 100 gram civarında olacak. İklim değişikliği ve kuraklık nedeniyle çiçek sayısı azaldı. Safranın anavatanı Osmanlı döneminde Torosların etekleriydi. 140 bin çiçekten 1 kilo safran çıkıyor. Kalitesi çok yüksek, gramı 600 TL. Bu sene hem burada hem Bolu’da üretim az. Hasat dönemi yaklaşık 45 gün sürüyor" dedi. "Kozan, endemik bitkilerle öne çıkıyor" Kozan Belediye Başkanı Mustafa Atlı, ilçenin tarımsal alanda üretimde Türkiye’de öncü bir çok ürüne ev sahipliği yaptığını ifade ederek, "Torosların zirvesine çıktığınızda farklı endemik bitkilerle karşılaşıyoruz. Burada zeytin, mantar, safran üretilebiliyor. Bitkisel üretim açısından çok değerli bir bölgedeyiz. Ali Gök abimize girişimcilik ruhu için teşekkür ediyorum. Safranın gelir getirisi yüksek, iklim şartları uygun olduğunda ekonomik katkısı büyük. İlçe tarımın sulama desteğiyle kurulacak paneller ile gelecek yıl daha geniş alanda üretim yapılabilecek "diye konuştu. "Bilimsel açıdan değerli bir bitki" Kozan Meslek Yüksekokulu Bitkisel ve Hayvansal Üretim Bölüm Başkanı Doç. Dr. Bihter Zaimoğlu Onat da safranın bölge için bilimsel ve ekonomik açıdan önemli bir değer olduğunu ifade ederek, "Safran, Kozan için çok kıymetli bir bitki. Tıbbi aromatik bitki çeşitliliği açısından zengin bir bölgedeyiz. Bu üretim, mikroklimatik açıdan da önemli. Safranın yaygınlaşması ve tıbbi aromatik bitkilerin artırılması, iklim değişikliğiyle mücadelede de kritik. İran bölgesinde yoğun kullanılan safran, göğüs kanserinin önlenmesi konusunda da bilimsel araştırmalarda değerlendiriliyor" dedi.
15 Kasım 2025 Cumartesi - 09:06
Dondurulmuş kirazda da dünya lideriyiz
Dondurulmuş gıdada büyük bir potansiyele sahip Türkiye, yurt dışında birçok sektöre ham madde sağlıyor. Dondurulmuş Gıda Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Bülent Yıldırım, özellikle gelişmiş ülkelerde sağlıklı beslenmeye daha çok önem verilmeye başlandığını belirterek, bu konuda da katkısız, ilaçsız doğal gıda ürünlerinin ön plana çıktığını anlattı. Yıldırım, taze ve sebzelerin hasat edildikten sonra fazla bekletilmeden yıkanıp dondurulduğunu dile getirerek, "Tazeyken ne kadar doğal ve katkısız ise dondurulduktan sonra da aynı özelliklerde" dedi. Dünyada dondurulmuş gıda tüketiminde ABD’nin önde geldiğini ve kişi başına tüketimin 70 kilogram olduğunu vurgulayan Yıldırım, Avrupa’da bu miktarın 40 kilogram, Türkiye’de ise 7 kilogram olduğunu aktardı. Bu yüzden hem Türkiye’de ciddi bir potansiyel bulunduğunu hem de yurt dışındaki tüketime bağlı olarak ihracat anlamında önlerinin açık olduğunu belirten Yıldırım, şunları söyledi: "Türkiye yıllarca dondurulmuş biber ihraç etti. Dondurulmuş kirazda da dünya lideriyiz. Taze kiraz ihracatımız bu yıl yaşanan zirai don olayını saymazsak ortalama 80 bin tonun üzerinde. Dünyada taze kiraz ihracatında hep ilk 3’te yer aldı. Avrupa’da zaten lideriz. Dondurulmuş kirazda da ilk sıradayız. Afyonkarahisar’ın Sultandağı ilçesi gibi üretim yerlerinde ürünler toplanıyor çekirdekleri çıkartılıyor ve organik olarak donduruluyor." Dondurulmuş kirazın önemli bölümünün ABD’ye ihraç edildiğini aktaran Yıldırım, "Yıllık 12-15 bin ton ihracatımız var. Organik tarafında ciddi avantajımız bulunuyor. Katma değerli ürünler üretiyorsunuz, satıyorsunuz ve döviz sağlıyorsunuz. Çiftçi memnun oluyor ihracatçı da mutlu." dedi. Kirazın hasat döneminde toplanmasıyla sürecin bitmediğini dile getiren Yıldırım, "Tüketimi 12 ay sürüyor. ABD’de ve Avrupa ülkelerinde pastacılık sanayisinde, kokteyllerde, meyveli yoğurtlarda kullanılıyor. Ve bunun önemli bölümü Türk çiftçisinin ürettiği, Türk firmalarınca dondurulan organik ürünler" diye konuştu.
14 Kasım 2025 Cuma - 23:35
Van Ferit Melen Havalimanı’ndaki pist yenileme çalışmaları tamamlandı
Van Ferit Melen Havalimanı’nda yürütülen pist yenileme ve ışıklandırma çalışmaları tamamlandı. Doğu Kandaş Mühendislik tarafından yürütülen çalışmaların ardından havalimanının yeniden güvenli ve konforlu bir şekilde hizmet vermeye hazır hale geldiği bildirildi. Van Ticaret ve Sanayi Odası eski Başkanı ve yüklenici firma yetkilisi Zahir Kandaşoğlu, çalışmaların kazasız belasız tamamlandığını belirterek, havalimanında pazartesi günü ilk uçuşların başlayacağını ifade etti. Kandaşoğlu, Devlet Hava Meydanları İşletmesi’ne ait test uçağının bugün Van’a gelerek meydandaki tüm uçuş sistemlerini başarıyla test ettiğini aktardı. Kandaşoğlu, projenin resmi bitiş tarihinin 15 Haziran 2026 olduğunu ancak Vanlıların mağduriyet yaşamaması adına yoğun bir çalışma yürüttüklerini belirterek, "Gece gündüz demeden tüm gücümüzü ortaya koyarak projeyi 8 ay önceden tamamladık. Bu süreçte ciddi zararımız oldu fakat milletimizin canı sağ olsun, her şey Van için" dedi.
14 Kasım 2025 Cuma - 18:00
Salihli’de üreticilere zeytin dal kanseri uyarısı
Salihli İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü zeytin hasadını tamamlayan üreticilere zeytinde dal kanserine karşı kontrollerini yapmaları uyarısında bulundu. Manisa’nın Salihli ilçesindeki Tarım ve Orman Müdürlüğü, zeytin hasadını tamamlayan üreticilere önemli bir hatırlatma yaptı. Açıklamada, zeytin bahçelerinde görülebilen Zeytin Dal Kanseri hastalığına karşı üreticilerin bahçelerini kontrol etmeleri gerektiği vurgulandı. Yetkililer, hastalığın yayılmasını önlemek amacıyla üreticilere %2’lik bordo bulamacı ile ilaçlama yapmaları yönünde tavsiyede bulundu. Müdürlük, ilaçlamanın özellikle hasat sonrası dönemde yapılmasının, enfeksiyon riskini azaltmada etkili olduğunu belirtti. Zeytin Dal Kanseri’nin, ağaçlarda verim kaybına yol açtığı, ilerleyen dönemlerde ise dalların tamamen kurumasına neden olabildiği ifade edildi. Tarım Müdürlüğü yetkilileri, üreticilerin bahçelerde şüpheli yara, kabuk çatlağı veya tümsek oluşumlarını gözden geçirmelerini ve gerekli koruyucu uygulamaları aksatmamalarını istedi. Müdürlük, üreticilerin detaylı bilgi ve destek için Salihli İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’ne başvurabileceğini belirtti.
14 Kasım 2025 Cuma - 17:47
Samsun’un 2026 yılı toplam bütçesi 38 milyar 690 milyon TL oldu
Samsun Büyükşehir Belediyesi (SBB) Meclisi, yaptığı görüşmeler sonucunda Büyükşehir Belediyesi’nin 2026 mali yılı bütçesini 21 milyar 711 milyon TL, 17 ilçe belediyesi ile birlikte şehrin toplam bütçesini ise 38 milyar 690 milyon TL olarak kabul etti. Plan ve Bütçe Komisyonu’ndan gelen 21 gündem maddesinin tamamı meclis tarafından onaylanırken, yeni yıl için Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin tahmini bütçeleri de kesinleşti. Böylece SBB 2026 mali yılı bütçesi 21 milyar 711 milyon TL olarak belirlendi. 17 ilçenin 2026 mali yılı bütçesi Mecliste alınan karar neticesinde 17 ilçenin 2026 mali yılı bütçesi şu şekilde kararlaştırıldı: Atakum Belediyesi 3 milyar 350 milyon TL. İlkadım Belediyesi 2 milyar 873 milyon TL. Çarşamba Belediyesi 1 milyar 957 milyon TL. Bafra Belediyesi 1 milyar 885 milyon TL. Tekkeköy Belediyesi 1 milyar 200 milyon TL. Canik Belediyesi 1 milyar 150 milyon TL. Vezirköprü Belediyesi 955 milyon TL. Terme Belediyesi 850 milyon TL. Havza Belediyesi 621 milyon TL. 19 Mayıs Belediyesi 395 milyon TL. Kavak Belediyesi 337 milyon TL. Ladik Belediyesi 333 milyon TL. Alaçam Belediyesi 300 milyon TL. Salıpazarı Belediyesi 225 milyon TL. Ayvacık Belediyesi 200 milyon TL. Asarcık Belediyesi 175 milyon TL. Yakakent Belediyesi 170 milyon TL.
14 Kasım 2025 Cuma - 17:32
STSO meclisi savunma sanayii devini ağırladı
Sivas Ticaret ve Sanayi Odası (STSO) meclis toplantısında BMC Power Genel Müdürü ağırlandı. Toplantıda işbirliği fırsatları ele alındı. BMC Power Genel Müdürü Mustafa Kaval ve Satınalma Müdürü Çağrı Şalgam, Sivas Ticaret ve Sanayi Odası (STSO) Meclis Toplantısı’na katılarak, sektörle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Toplantıda savunma sanayisindeki güncel gelişmeler, BMC Power’ın yürüttüğü projeler ve iş dünyasıyla iş birliği alanları ele alındı. Sivas Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Özdemir, BMC Power’ın Sivas’a yönelik muhtemel yatırım ve iş birliği fırsatlarının önemine dikkat çekerek, bu tür ziyaretlerin şehrin sanayi vizyonuna katkı sunduğunu ifade etti. Kaval, motor üretimi ve teknoloji yatırımlarıyla ilgili bilgi paylaşımında bulunurken, Sivas’ın sanayi altyapısı, üretim potansiyeli ve tedarik kabiliyetlerine ilişkin detaylı bilgiler edindi. Yerli ve milli üretimi güçlendirebilecek iş birliği fırsatlarının da değerlendirildiği toplantı, karşılıklı görüş alışverişi ve değerlendirmelerin ardından sona erdi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder