Son Dakika
|
İnşaatta kafasına mutfak tüpü düşen işçi hayatını kaybetti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, işçi ve işveren temsilcilerini kabul etti
‘Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ duruşmasında 15 sanık tahliye edildi
Bursa’da avukat cinayeti: 7 şüpheli gözaltında
İzmir'de freni boşalan tır 10 araca çarptı
İstanbul'da sokak çetelerine yönelik operasyon
Trump: "İran işleri yoluna koyamıyor, akıllanmaları gerek"
Bartın’da halk otobüsü otomobilin üzerine devrildi: 44 yaralı
Şemdinli’de dereye düşen çocuğun cansız bedeni bulundu
Devler Ligi’nde 9 gollü maçın kazananı PSG
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Hamaney: "Düşmanlar ekonomik alanda da umutsuzluğa düşmeli"
İran'da patlama: 14 asker hayatını kaybetti!
Nevzat Bahtiyar’a verilen 17 yıl hapis cezasının gerekçesi açıklandı
Trump’tan AB menşeli otomobil ve ağır vasıtalara yüzde 25 gümrük vergisi kararı
Şanlıurfa’da üvey kardeşler arasında arazi kavgası: 2 ölü
Sobaya dökülen tinerin parlamasıyla ağır yaralanan genç hayatını kaybetti
Sakarya’da karaya oturan gemi havadan görüntülendi
EKONOMİ
Salihli’de Aile Destek Merkezi açıldı
01 Mayıs 2026 Cuma - 15:48:23
Manisa’nın Salihli ilçesinde, vatandaşlara yönelik sosyal destek hizmetlerinin güçlendirilmesi amacıyla kurulan Aile Destek Merkezi (ADEM) düzenlenen törenle hizmete açıldı. Salihli Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı bünyesinde hayata geçirilen merkezin açılışına Kaymakam Ali Güldoğan, İlçe Emniyet Müdürü Bircan Baycan, İlçe Jandarma Komutanı Binbaşı Doğukan Karaaslan, Mütevelli Heyeti üyeleri ve kursiyerler katıldı. Açılış programında konuşan Kaymakam Ali Güldoğan, ADEM’in özellikle kadınların mesleki beceriler kazanmasına katkı sağlayacağını belirterek, "Merkezimiz, kadınların sosyal hayata daha aktif katılım göstermesine ve aile yapısının güçlenmesine önemli destek sunacak" dedi. Konuşmaların ardından merkezin açılışı gerçekleştirilirken, Kaymakam Güldoğan ve beraberindeki protokol üyeleri merkezini dolaşarak yürütülecek faaliyetler hakkında yetkililerden bilgi aldı. Salihli’de hizmete giren Aile Destek Merkezi’nin, ilçedeki sosyal dayanışmayı artırması ve birçok vatandaşa katkı sağlaması bekleniyor.
01 Mayıs 2026 Cuma - 15:02
Bilecik’te konaklama sektörü durma noktasına geldi
Bilecik’te otel işletmecileri, yangın güvenliği raporu alma sürecinde Bilecik Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü’nün ’imar mevzuatı’ engeline takıldıklarını belirterek, duruma tepki gösterdi. Bilecik’te faaliyet gösteren oteller, itfaiye uygunluk raporu alamadıkları için kapanma tehlikesiyle karşı karşıya bulunduklarını belirtti. Türkiye’nin diğer illerinde yangın güvenliği odaklı yapılan denetimlerin Bilecik’te imar mevzuatı üzerinden yürütüldüğünü savunan işletmeciler, bu durumun hem şehir ekonomisini hem de istihdamı tehdit ettiğini açıkladı. Ortak bir bildiri yayımlayan otelciler, acil çözüm bekliyor. "Bilecik’te uygulanan bu farklı ve katı yaklaşım, ilimizdeki otelleri adeta kapanmaya zorlayan bir sürece dönüşmüştür" Bilecik’te otel işletmeciliği yapan Serkan Işık, "Yangın güvenliği tedbirleri kapsamında otellerin 31 Mayıs tarihine kadar ibraz etmesi gereken itfaiye uygunluk raporunu almak için yapılan başvurular sonucunda Bilecik Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü tarafından yürütülen denetimler nedeniyle ilimizdeki otellerin büyük bölümü rapor alamaz hale gelmiştir. Birçok işletme yangın güvenliğiyle ilgili tüm eksiklerini gidermek için ciddi yatırımlar yapmış, gerekli tedbirleri almış ve mevzuata uyum sağlamak için büyük maliyetlere katlanmıştır. Buna rağmen denetimlerin yangın güvenliğinden ziyade imar mevzuatı üzerinden yürütülmesi nedeniyle işletmelere itfaiye uygunluk raporu verilmemektedir. Türkiye’nin birçok ilinde ve Bilecik’e bağlı ilçelerde yapılan uygulamalarda itfaiye denetimleri öncelikli olarak yangın güvenliği kapsamında yapılmakta, işletmelerin eksikleri giderildikten sonra gerekli raporlar verilmektedir. Ancak Bilecik’te uygulanan bu farklı ve katı yaklaşım, ilimizdeki otelleri adeta kapanmaya zorlayan bir sürece dönüşmüştür. Bugün gelinen noktada Bilecik’te faaliyet gösteren ve sayısı zaten sınırlı olan otellerin büyük kısmı işletme ruhsatlarını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır. Bu durum yalnızca işletmecileri değil, otellerde çalışan onlarca kişiyi, Bilecik’e gelen misafirleri, turizm faaliyetlerini ve şehir ekonomisini doğrudan tehdit etmektedir" dedi. "Eğer mevcut uygulama bu şekilde devam ederse Bilecik’teki konaklama sektörünün büyük ölçüde kapanması kaçınılmaz olacaktır" Işık, "Yangın güvenliği elbette herkes için vazgeçilmez bir zorunluluktur. Ancak yangın güvenliği tedbirlerini yerine getiren işletmelere dahi rapor verilmemesi, uygulamanın amacını aşan ve işletmeleri tamamen faaliyet dışı bırakabilecek bir noktaya ulaşmıştır. Aynı mevzuatın Türkiye’nin farklı şehirlerinde farklı şekillerde uygulanması kabul edilebilir bir durum değildir. Bu uygulama hukukun temel ilkelerinden biri olan eşitlik ilkesini zedelemekte ve Bilecik’teki işletmeleri haksız bir mağduriyetle karşı karşıya bırakmaktadır. Eğer mevcut uygulama bu şekilde devam ederse Bilecik’teki konaklama sektörünün büyük ölçüde kapanması kaçınılmaz olacaktır. Bunun sonucu olarak hem çalışanlar işsiz kalacak hem de Bilecik’in turizm ve ekonomik hayatı ciddi zarar görecektir. Bilecik’te faaliyet gösteren otel işletmecileri olarak yetkili kurumları bu soruna acilen çözüm bulmaya davet ediyor, yangın güvenliği açısından gerekli tedbirleri yerine getiren işletmelerin mağdur edilmemesi gerektiğini kamuoyunun dikkatine saygıyla sunuyoruz" ifadelerini kullandı.
01 Mayıs 2026 Cuma - 15:01
Bosch Bursa’da bin 400 çalışanı işten çıkarma hazırlığında
Bursa’daki dev üretim tesisine sahip Bosch, önümüzdeki yıllarda ciddi bir küçülme planı açıkladı. Şirketin mevcut durumda yaklaşık 5 bin mavi yaka ve 900 beyaz yaka çalışanı bulunuyor. Ancak 2027 yılı sonuna kadar bin 150 mavi yaka, 2030 yılı sonuna kadar ise 250 beyaz yaka çalışan ile yollarını ayırması bekleniyor. Bu rakamlar, toplam çalışanların yaklaşık yüzde 25’inin işten çıkarılacağına işaret ediyor. Bosch yetkilileri, kararın ekonomideki daralma ve buna bağlı küçülme süreci nedeniyle alındığını belirtti. Bursa’daki otomotiv ve sanayi sektöründe önemli bir istihdam sağlayan fabrikanın bu adımının, kent ekonomisi ve iş gücü piyasasında olumsuzluğu yol açacağı bildirildi.
01 Mayıs 2026 Cuma - 15:01
HAK-İŞ Başkanı Arslan: "Türkiye’nin bütün meydanları Taksim Meydanı’dır"
Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Türkiye’nin bütün meydanları Taksim Meydanı’dır. Taksim’e sıkıştırılmış copların, TOMA’ların, gazların kullanıldığı bir 1 Mayıs bizim için 1 Mayıs olamaz" dedi HAK-İŞ Konfederasyonu 1 Mayıs Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’nü; Bursa ili Gökdere Meydanı’nda kutladı. 1 Mayıs temasını "Birlik, Mücadele, Dayanışma ve Savaşa Hayır" olarak belirleyen HAK-İŞ’in kutlama programına Bursa başta olmak üzere, Yalova, Bilecik, Kocaeli, Sakarya, İstanbul, Balıkesir, Düzce, Eskişehir, Kütahya, Çanakkale, Bolu, Tekirdağ, Edirne, Kırklareli, Karabük illerinden katılım sağlandı. Yaklaşık 15 bin kişinin katılım sağladığı programda vergide adalet, hayat pahalılığıyla mücadele, sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılması, mevsimlik-geçici ve kampanya işçilerinin sorunlarının çözümü, mutlak iş güvencesi ve adil bir emeklilik sistemi gibi birçok konu ele alındı. Ayrıca Gazze başta olmak üzere İran, Sudan ve Lübnan’da sivillerin hedef alındığı saldırılar da kınandı. HAK-İŞ’in 1 Mayıs kutlamalarına Sudan İşçi Sendikaları Federasyonu (SWTUF) Genel Başkanı Abdülkadir Sırrulhatme de katılım sağladı. Bu çerçevede, Sudan halkının egemenlik haklarına ilişkin birlik ve dayanışma mesajları verildi. Program, belediye işçilerinden oluşan müzik grubu olan ’Grup Şantiye’ tarafından verilen konser ile başladı. "Sudan’ın mücadelesini, SWTUF mücadelesini güçlü bir şekilde destekliyoruz" Programda bir konuşma gerçekleştiren HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, HAK-İŞ’in uluslararası bir sivil toplum örgütü olduğunu belirterek, sadece Türkiye’de değil tüm dünyada haksızlığa uğrayan insanların yanında olduklarının altını çizdi. Bu çerçevede Sudan’daki iç savaşa değinen Arslan, Hızlı Destek Kuvvetleri adlı örgütün Sudan halkına soykırım uyguladığını ve sivil halka karşı katliam gerçekleştirdiğini dile getirdi. Arslan, "Bugün yaşananlara karşı sesimizi yükseltmezsek bu hainler, bu emperyalist güçler üstümüze üstümüze geliyor. Onun için SWTUF ile beraber yaklaşık 8 yıldır darbecilere karşı mücadele ettik. SWTUF’un genel merkezinin yeniden açılması için destek olduk. Sudanlı kardeşlerimiz 15 Temmuz’dan sonra ülkemize gelip Ankara Kızılay’daki mitingimize katıldı. Abdulkadir bey de bu mitinge katılarak Türkiye’nin yanında olduğunu ifade ettiler. Bir taraftan ülkeyi emperyalistlere peşkeş çeken alçaklar varken bir tarafta bizimle beraber yürüyen Sudan halkı vardı. Onun için bu meydandan Sudan’ın mücadelesini, SWTUF mücadelesini güçlü bir şekilde desteklediğimizi ifade edelim" şeklinde konuştu. "İkinci Sumud inşallah Gazze’nin kurtuluşunun habercisi olacak" Arslan, HAK-İŞ olarak Gazze ile bağlarını koparmadıklarını da söyleyerek, bu çerçevede Gazze ve Filistin için mücadeleye davam edeceklerini bildirdi. Bu kapsamda Gazze’ye yardım için yola çıkan Sumud Filosu’na selam gönderen Arslan, "Gazze’deki zulümlerin dünya tarafından yakından görülebilmesi için insani yardımların rahat gidebilmesi için yola çıkan Sumud Filosu’nda bizim de bir kardeşimiz o mücadelenin içinde yer alıyor. Fatma Zengin kardeşimize buradan bir kez daha selam gönderiyoruz. Allah onun yardımcısı olsun. Sumud bizim hayallerimizi temsil ediyor. Sumud Gazze’nin ufuklarında yeni bir güneş doğmasını temsil ediyor. Sumud ateşkesin gerçekten sağlanmasını, barışın mutlaka gelmesini, başkenti Kudüs olan bağımsız özgür bütün dünyanın tanıdığı bir Filistin Devleti kurulması için önemli bir meşale yaktı. Birinci Sumud ile Filistin’de, Gazze’de ateşkesi şeklen de olsa başardık. İkinci Sumud inşallah Gazze’nin kurtuluşunun habercisi olacak" ifadelerine yer verdi. "Bursa’ya gelişimiz HAK-İŞ’in kararıdır" HAK-İŞ olarak 2020 yılında 1 Mayıs kutlamalarını Bursa’da gerçekleştirmek istediklerini fakat pandemi nedeniyle bunu gerçekleştiremediklerinin altını çizen Arslan, "Bursa’ya borcumuz vardı. Bu meydanları doldurup Bursa’yla kucaklaşmak, Bursa’yla beraber yola devam etmek istiyorduk. Onun için 6 yıl geç olsa da ocak ayındaki yönetim kurulumuz Bursa’da 1 Mayıs etkinliklerinin yapılmasına karar verdi. Ocak ayında, yaklaşık 5 ay önce 1 Mayıs’ı Bursa’da kutlama kararı aldık. Bazı çevreler başka şeyler arıyorlar. Aramayın boşuna. HAK-İŞ bağımsız, özgür bir kuruluştur. Hiçbir kararını hiçbir yerin etkisinde kalmadan vermektedir. Onun için Bursa’ya gelişimiz HAK-İŞ’in kararıdır. İyi ki bu kararı verdik ve iyi ki buradayız" açıklamasında bulundu. Arslan, 1 Mayıs kutlamalarının sadece bir güne sığdırılamayacağını aktararak, HAK-İŞ olarak 1 Mayıs kutlamalarını 1 haftaya yaydıklarını ve çeşitli etkinlik ve programlara kutlamaya devam edeceklerini söyledi. "Türkiye’nin bütün meydanları Taksim Meydanı’dır" HAK-İŞ’in 1 Mayıs’ı ideolojik yaklaşımlara taşıyanlara karşı mücadele başlattığını söyleyen Arslan, sözlerine şu şekilde devam etti: "Türkiye’nin bütün alanları 1 Mayıs alanı. Türkiye’nin bütün meydanları Taksim Meydanı’dır. Onun için biz yaklaşık 15 yıldır Türkiye’nin her bölgesinde birlik, mücadele, dayanışma gününü kutlamaya devam ediyoruz. Taksim’e sıkıştırılmış copların, TOMA’ların, gazların kullanıldığı bir 1 Mayıs bizim için 1 Mayıs olamaz. Biz sorunlarımızı meydanlarda yüksek sesle konuşacağız. Taleplerimizi ifade edeceğiz. Birliğimizi güçlendireceğiz. Ama polisle, jandarmayla, güvenlik güçleriyle çatışarak ülkeyi kaosa götürme oyunlarını sizin sayenizde bozduk Allah’a şükür. Bugün Türkiye’nin pek çok meydanında birlik, beraberlik, kardeşlik ruhu içerisinde 1 Mayıs etkinliklerini gerçekleştiriyoruz. Ama üzüntülerimiz var. 1977 yılında 1 Mayıs’ta Taksim’deki provokasyonlarla 37 emekçi kardeşimizin çoğu ezilerek öldü, 1977 katliamının hesabı hala sorulamadı. Komisyonlar kuruldu, araştırmalar yapıldı ama ne yazık ki 1 Mayıs 77’nin failleri bulunamadı. Buradan tekrar sesleniyoruz. Bu karanlık güçler yakalanmalı." "Daha güçlü bir sendika için mutlaka iş güvencesini gerçek anlamda ülkemize kazandırmamız gerekiyor" Arslan, 1 Mayıs’taki mottolarının sorunlarını yüksek sesle ve anlaşılır bir dilde ifade etmek olduğunu kaydederek, "Buraya katılan sendikacı kardeşlerimiz mücadelesini bayraklaştırmış bugün bu meydana anlam katan değerli emekçilerimiz sorunlarımız var. Bu sorunların çözümü için taleplerimizi buradan sıralıyoruz. Sendikal örgütlenmenin önündeki en büyük engelin iş güvencesinin olmamasıdır. Onun için sendikal örgütlenmenin önündeki engeller kalkarken önce gerçek anlamda bir iş güvencesi istiyoruz. Bugünkü iş güvencesi bizi tatmin etmiyor. Bizim sorunlarımızı çözmeye yetmiyor. 17 milyon işçinin olduğu bu ülkede 2 buçuk milyon sendikalı işçi bunu hak etmiyor. Emekçiler hak etmiyor. Daha fazlasına ihtiyacımız var. Daha güçlü bir sendika için, daha güçlü bir emek hareketi için mutlaka iş güvencesini gerçek anlamda ülkemize kazandırmamız gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu. "Az kazanandan çok, çok kazanandan az vergi alınan bir sisteme itiraz ediyoruz" Vergi sistemine yönelik eleştirilerde de bulunan Arslan, sistemin değişmesi gerektiğine vurgu yaparak, "Vergide çok kazanandan ne yazık ki az, az kazanandan çok vergi alan bir yanlış gerçekten makul olmayan bir düzen var. Bu vergi sistemine itiraz ediyoruz. Bu sistem bizim taleplerimizi karşılamıyor. Düşünebiliyor musunuz? Almanya’daki bir işçi evliyse evlilik her çocuk için vergi indirimi sağlarken bizim ülkemizde ne yazık ki bunlar olmuyor. Almanya’daki bir işçi temel tüketim malları için harcadığı kalemleri vergiden düşerken ne yazık ki bizde bunlar sağlanmıyor. Aile yükümlülüklerimiz ne yazık ki dikkate alınmıyor. Önceden sekizinci ayda, dokuzuncu ayda yüzde 20’lik dilime girerken şimdi ne yazık ki dördüncü ayda yüzde 20, yedinci ayda yüzde 27’lik dilimlere giriyoruz ve bu yüzde 40’lara kadar gidiyor. Böyle bir vergi sistemine itiraz ediyoruz. Bunun değişmesi için gerçek anlamda bir vergi sistemine Türkiye’nin acilen kavuşmasını istiyoruz" ifadelerini kullandı. "Emeklilik sisteminin bu şekilde devam etmesine asla izin vermemeliyiz" Arslan, emeklilik sisteminde sorunlar olduğunu kaydederek, "Dünyanın hiçbir ülkesinde sistemde daha fazla kalarak daha az maaş alan başka bir emekli grubu yok. Bu bizim ülkemize has ne yazık ki. Hazine ve Maliye Bakanı’na gittik. Çalışma Bakanı’na gittik. Cumhurbaşkanı Yardımcısı’na gittik. Partilerin grup başkanlarına gittik. Dedik ki ’bu adaletsizliği görün.’ Görüyorlar ve çözmüyorlar. Bunun bir an evvel sonuçlanması için vergi sisteminin nasıl ki değişmesini istiyorsak emeklilik sisteminin de bu şekilde devam etmesine asla izin vermemeliyiz" dedi. "Asgari ücret tespit yapısının mutlaka değişmesi gerekiyor" Asgari Ücret Tespit Komisyonu yapısının değişmesi gerektiğini kaydeden Arslan, hükümetle beraber işverenler ve işçilerin olduğu Asgari Ücret Tespit Komisyonu yapısının misyonunu tamamladığını belirtti. Mevcut asgari ücret tespit yapısının yanlış olduğunu daha önce de dile getirdiklerini ifade eden Arslan, "Dünyadaki örneklerden yola çıkalım. Asgari ücret tespit komisyonunu oluşturalım. Buna göre asgari ücret belirleyelim. Ne yazık ki hükümet Bakanımıza ifade etmemize rağmen hükümetimiz ne yazık ki Asgari Ücret Tespit Komisyonu konusunda adım atmadı. Ve işverenlerle hükümet asgari ücreti belirledi. Türkiye’ye bu yakışmıyor. HAK-İŞ olarak bunu kabul edemiyoruz. Bu yapının mutlaka değişmesi gerekiyor. İşverenlerin ve hükümetin belirlediği asgari ücret bizim asgari ücretimiz olamaz. Biz bunu kabul etmiyoruz. Buradan bir kez daha sesleniyorum; ’Sayın Bakanımız geliniz Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nu beraber oluşturalım, yeni bir yapı kuralım. Asgari ücret gerçek asgari ücret olarak belirlensin’" çağrısında bulundu. "125 bin ev işçisini sendikalarımıza üye yaptık" Arslan, Türkiye’deki kayıt dışı istihdam verilerine de değinerek, kayıt dışı istihdamda bulunan işçilerin sayısının fazla olduğunu ve bu durumun kayıtlı işletmelere karşı haksızlık doğurduğunu kaydetti. Kayıt dışı istihdama karşı harekete geçtiklerini ifade eden Arslan, "Bunun için HAK-İŞ olarak Türkiye’de 1 milyon 500 bin olan ev işçilerinin örgütlenmesi için yola çıktık. Aslında bunu devletimizin yapması gerekiyor. Kayıt dışıyla mücadeleyi devlet birinci görev yapmalı. Ama biz de yapmaya çalışıyoruz. Türkiye’deki 1 buçuk milyon kayıt dışı çalışan ev işçilerinin kayıt altına alınması için, iş kanunu kapsamına alınmaları için onların sendikalarına üye yapıyoruz. 125 bin ev işçisini sendikalarımıza üye yaptık. Bunları devam ettireceğiz" dedi. "12 Eylül 1980 öncesi kıdem tazminatımıza geri dönmek istiyoruz" Arslan, 1980 yılındaki askeri darbe sonucu sendikaların kapatılmaya zorlandığını ve birçok kazanımın geri alındığını söyledi. Alınan haklardan birinin de kıdem tazminatının yapısı olduğunu söyleyen Arslan, "Bugün biz 12 Eylül 1980 öncesi kıdem tazminatımıza geri dönmek istiyoruz. Şu hale bakın 50 yıl geçmiş kıdem tazminatımızı 50 yıl öncesinde arıyoruz. Bu gerçekten Türkiye’ye yakışmıyor" şeklinde konuştu. "Ara buluculuk sisteminin külliyen kaldırılmasını istiyoruz" Ara buluculuk sistemiyle işçilerin haklarının gasp edildiğini belirten Arslan, buna karşı olduklarını dile getirerek, "Ara buluculuk marifetiyle haklarımızın gasp edildiği bir dönem yaşıyoruz. O nedenle bugün sistemde olan ara buluculuk sisteminin külliyen kaldırılmasını istiyoruz. Haklarımızın gasp edilmesine asla izin vermeyeceğiz" açıklamasında bulundu. Arslan, özelleştirmelerin artmasının konuşulduğu bir dönemde sayısı 2 milyona yakın taşeron işçiye kadro verilmesinden ötürü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür etti. Staj ve çıraklık mağdurlarının sorunlarının giderilmesi gerektiğinin altını çizen Arslan, HAK-İŞ olarak bu konuda desteklerine devam edeceklerini kaydetti. Arslan, Türkiye’de emek hareketinin gelişiminin durduğunu söyleyerek, "Ülkemizin geleceği için bu ülkenin kaynaklarının imkanlarının potansiyelin olduğuna inanıyoruz. Ülkemizden umudumuzu kesersek başkalarının yaşadıklarını yaşarız. Biz Türkiye’nin ekonomik gücünün Türkiye’nin imkanlarının Türkiye’nin fırsatlarının emekçilerin inançlı çalışkanlığıyla Türk milletinin bu konudaki gerçekten mücadelesiyle bu sorunları aşacağımıza inanıyoruz" dedi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
30 Nisan 2026 Perşembe- 11:29
Diyarbakır OSB Yönetim Kurulu Başkanı Fidan: "İstihdamdaki hedefimiz 55 bine ulaşmak"
2
25 Nisan 2026 Cumartesi- 09:50
Sakarya Gaz Sahası’ndan bugüne kadar 6 milyar metreküp doğal gaz üretildi
3
24 Nisan 2026 Cuma- 10:51
İzmir’de kuyumculukta suistimalleri önlemek için ’Mavi Kart’ zorunluluğu getirildi
4
28 Nisan 2026 Salı- 12:43
İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Teknik Bilimler MYO öğrencilerinden sektörel çıkarma
5
29 Nisan 2026 Çarşamba- 23:16
Bakan Bolat: "Hollanda, Türkiye’nin AB üyesi ülkeler arasındaki en önemli ticaret ortaklarındandır
14 Kasım 2025 Cuma - 17:07
Yılmaz: "Uluslararası tahkimde Türkiye’nin görünürlüğü güçleniyor"
Çarşamba Ticaret Borsası (ÇTB) Yönetim Kurulu Başkanı Kazım Yılmaz, 19. ICC Türkiye Tahkim Günü’nün Türkiye’nin uluslararası tahkim alanındaki konumunu güçlendiren önemli bir platform olduğunu söyledi. ICC Türkiye Milli Komitesi ve ICC Milletlerarası Tahkim Divanı tarafından, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) iş birliğinde 14 Kasım 2025 tarihinde İstanbul’da düzenlenen "19. ICC Türkiye Tahkim Günü" etkinliğine, ÇTB Yönetim Kurulu Başkanı Kazım Yılmaz ile Çarşamba TSO Meclis Üyesi Coşkun Bektürk de katıldı. Ulusal ve uluslararası tahkim uygulamalarındaki güncel gelişmelerin ele alındığı organizasyonda, alanında yetkin uzmanlar, hukuk profesyonelleri ve iş dünyasının temsilcileri bir araya geldi. Etkinlik kapsamında tahkim süreçlerindeki yenilikler, uygulamadaki değişimler ve Türkiye’nin uluslararası tahkimdeki konumu değerlendirildi. Çarşamba Ticaret Borsası’nın ICC üyeliği çerçevesinde, küresel iş dünyası ve uluslararası tahkim ağlarıyla olan bağlarını güçlendirmeyi önemsediklerini belirten Başkan Kazım Yılmaz, etkinliğin Türkiye’nin uluslararası tahkim alanındaki görünürlüğünü artırması açısından önemli olduğunu ifade etti. 19. ICC Türkiye Tahkim Günü ulusal ve uluslararası katılımcılar tarafından yoğun ilgi görürken, etkinlik sonunda oda ve borsa başkanları tarafından karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu ve iş birliği fırsatları değerlendirildi.
14 Kasım 2025 Cuma - 16:58
Samsun’da 63 yatırımcıya fındık hasat filesi hibesi
Samsun’da, Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı (KKYDP) 2024-2025 başvuru döneminde 63 yatırımcıya fındık hasat filesi desteği sağlandı. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, KKYDP’nin kırsal ekonomiyi güçlendiren önemli bir destek modeli olduğunu belirterek, "Tarım Reformu Genel Müdürlüğümüz tarafından yürütülen KKYDP projeleri; kırsal alanda gelir düzeyinin yükseltilmesi, tarımsal üretim ile tarıma dayalı sanayinin entegrasyonu, aile işletmelerinin desteklenmesi ve tarımsal teknolojilerin üreticiler tarafından kullanımının yaygınlaştırılmasına katkı sağlayan çok yönlü bir programdır" dedi. Yılmaz, 63 yatırımcının projelerinin toplam tutarının 17 milyon 589 bin 293 lira, hibe miktarının ise 8 milyon 794 bin 646 lira olduğunu aktardı. Fındık hasat filesinin üretime sağladığı katkılara da değinen Yılmaz, "Hasat filesi, fındığın toprakla temasını önleyerek kaliteyi artırıyor. Aynı zamanda toplama süresini kısaltarak ekonomiklik, verimlilik ve iş gücü avantajı sağlıyor" diye konuştu. Yılmaz, hibe programları hakkında bilgi almak isteyen potansiyel yatırımcıların Tarım ve Orman İl Müdürlüğü Kırsal Kalkınma ve Örgütlenme Şube Müdürlüğüne başvurabileceklerini ifade ederek yatırımların ülke ve bölge tarımına hayırlı olmasını diledi.
14 Kasım 2025 Cuma - 16:55
Bakan Şimşek: "Dezenflasyonun sürmesini öngörüyoruz"
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Dezenflasyonun sürmesini ve önümüzdeki dönemde beklentilerin hedeflerimize yeniden yakınsamasını öngörüyoruz" dedi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın yayımladığı piyasa katılımcıları anketini değerlendirdi. Bakan Şimşek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Yakın dönem gelişmelerine duyarlı olan enflasyon beklentileri, kasım ayında da artış gösterdi. Diğer taraftan, sıkı para ve maliye politikası, hedef enflasyonla uyumlu yönetilen/yönlendirilen fiyat ayarlamaları ile arz yönlü tedbirlerimiz, dezenflasyon sürecini desteklemektedir. Kararlılıkla uyguladığımız politikalarla dezenflasyonun sürmesini ve önümüzdeki dönemde beklentilerin hedeflerimize yeniden yakınsamasını öngörüyoruz" dedi.
14 Kasım 2025 Cuma - 16:16
Samsun’da konut satışları bir yılda yüzde 6,6 arttı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Samsun Bölge Müdürlüğü’nün açıkladığı 2025 yılı Ekim ayı konut satış verilerine göre, Samsun’da konut satışları geçen yılın aynı ayına göre yüzde 6,6 artarak 3 bin 194’e yükseldi. TÜİK Samsun Bölge Müdürlüğü 2025 Yılı Ekim Ayı Konut Satış İstatistiklerinden "Samsun İli, Konut Satış İstatistikleri" konusunda bir basın bülteni hazırladı. Samsun’da 2025 yılı Ekim ayında konut satış oranları bir yılda yüzde 6,6 artarak 3 bin 194 olarak gerçekleşti. Türkiye genelinde konut satışları Ekim ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 0,5 oranında azalarak 164 bin 306 oldu. 3 bin 194 konut satışı ile Türkiye’deki toplam konut satışlarının yüzde 1,9’u Samsun’da gerçekleşmiş olup en çok konut satışı gerçekleştirilen iller arasında 15. sırada yer aldı. Samsun’da ipotekli konut satış sayısı bir yılda yüzde 2,8 artarak 435 olarak gerçekleşti. Türkiye’de ipotekli konut satışları içerisinde Samsun’un payı yüzde 1,8 ile 14. sırada yer aldı. Türkiye’de toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı yüzde 14,3 olarak gerçekleşti. Samsun’da diğer konut satış sayısı bir yılda yüzde 7,2 artarak 2 bin 759 olarak kayıtlara geçti. Türkiye’de toplam konut satışları içinde diğer satış türlerinin payı yüzde 85,7. Samsun’da diğer konut satış türlerinde Türkiye’deki konut satışlarından yüzde 2,0’lik pay alarak 15. sırada yer aldı. Samsun’da 3 bin 194 konut satışının, bin 364’ü ilk satış, bin 830’u ise ikinci el satış olarak gerçekleşti. Türkiye genelinde 164 bin 306 konut satışının 54 bin 866’sı (yüzde 33,4) ilk satış, 109 bin 440’ı ise (yüzde 66,6) ikinci el satış olarak gerçekleşti. Samsun’da ise 3 bin 194 konut satışının bin 364’ü (yüzde 42,7) ilk satış, bin 830’u ise (yüzde 57,3) ikinci el satış olarak kayıtlara geçti.
14 Kasım 2025 Cuma - 16:04
Lastikçilerde son gün yoğunluğu
Kış lastiği uygulamasının 15 Kasım’a çekilmesiyle Düzce’de lastikçilerde son gün yoğunluk yaşandı. İçişleri Bakanlığının zorunlu kış lastiği uygulamasını 1 Aralık’tan 15 Kasım tarihine çekmesi ve kar yağışının bazı bölgelerde erken başlaması lastikçilerde yoğunluğa neden oldu. Ülke genelinde lastikçilerde yoğunluk yaşanırken, Düzce’de 15 dakikada bir aracın lastiği değiştirildi. Yoğunluğun lastik üretiminin yetişmemesinden kaynaklandığını belirten lastik bakım servisi müdürü Ümit Sel, "Normal şartlarda 1 Aralık’ta yapılması planlanan kış lastiği değişimleri 15 Kasım’a çekildi. Bundan dolayı bir yoğunluk var. Gecikmeler yaşanabiliyor. Kış lastiği konusunda tedarikçiler sorun yaşayabiliyor. Üretim planlamaları yazdan yapıldığı için ürünleri yetiştiremediler. 1 Aralık’ta sahada olması gereken lastiklere 15 Kasım’da sahada olma zorunluluğu getirildi. Bununla ilgili bir yoğunluk, bir sıkışma oluştu. Bölgemizde de kar yağışı başladı. Bolu Dağı mevkiinde kar yağışı var. Bunun da etkisiyle hususi otomobiller de hareketliliği başlattı. Bununla ilgili bir yoğunluğumuz var" ifadelerini kullandı.
14 Kasım 2025 Cuma - 15:51
İŞKUR Kayseri’de beyaz yaka istihdamı için toplu iş görüşmesi
Kayseri Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü ev sahipliğinde şehirde faaliyet gösteren öncü özel sektör firmaları ile beyaz yaka iş gücünü bir araya getiren toplu iş görüşmeleri gerçekleştirildi. İŞKUR İl Müdürü Ayşe Ak yaptığı açıklamada; "Nitelikli iş gücünün istihdama kazandırılması hedefiyle yürütülen çalışmalara bir yenisini daha ekledik. İlimizde faaliyet gösteren öncü özel sektör firmaları ile beyaz yaka iş gücünü bir araya getiren toplu iş görüşmeleri, Müdürlüğümüz ev sahipliğinde başarıyla gerçekleştirildi. İşe alım süreçlerini hızlandırmak ve işverenlerin personel maliyetlerini azaltmak amacıyla düzenlediğimiz organizasyonda, ön lisans ve lisans mezunu iş arayan vatandaşlarımız ile özel sektör temsilcileri İl Müdürlüğümüz Hizmet binasında buluşturuldu. İş ve Meslek Danışmanlarımız tarafından ön kayıtları alınan 150 iş arayan, mülakatlara katılarak firmalarla doğrudan iletişim kurma fırsatı yakaladı. Görüşmeler sonucunda işe alım süreci başlatılan adaylarla ilgili işlemler devam etmektedir. Kayseri Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü olarak işgücü piyasasının ihtiyaçlarına yönelik etkinliklerimize, işveren talepleri doğrultusunda devam edilecektir" ifadelerine yer verdi.
14 Kasım 2025 Cuma - 15:43
Ev tipi elektrikli araç şarj cihazlarına talep artıyor
Elektrikli araçlara olan talep, özellikle yerli otomobil TOGG’un piyasada öne çıkmasıyla daha fazla arttı. Buna bağlı olarak, elektrikli şarj çözümlerine olan talep de dikkat çekiyor. Ticari şarj istasyonlarına göre daha az maliyetli olan ev tipi elektrikli şarj cihazları da son dönemde kullanıcılar tarafından ilgi görüyor. Ticari bir şarj istasyonunda kWh başına ortalama 9-10 TL’lik bir maliyet oluşurken, ev tipi elektrikli şarj cihazında bu maliyet kWh başına ortalama 5-6 TL olabiliyor.
14 Kasım 2025 Cuma - 15:32
GTB Ekim Ayı olağan Meclis Toplantısı gerçekleştirildi
Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Ekim Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Ahmet Tiryakioğlu başkanlığında, Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı ve meclis üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda, AB tescilli Antep Lahmacunu, tarımda su verimliliği, kuraklık riskleri, 2026 yılı tarım bütçesi ve ekim sezonunda üreticilerin karşılaştığı sorunlar üzerine istişarelerde bulunuldu. Toplantının açılışında konuşan GTB Meclis Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, geçtiğimiz günlerde Gürcistan-Azerbaycan sınırında düşen askeri kargo uçağında şehit olan Mehmetçiklere Allah’tan rahmet dileyen Tiryakioğlu, "Askerî kargo uçağımızın düşmesi sonucu şehit olan kahraman askerlerimize yüce Allah’tan rahmet, kederli ailelerine, Türk Silahlı Kuvvetlerimize ve aziz milletimize başsağlığı diliyorum. Bu acı kayıp hepimizin yüreğini derinden yaraladı" dedi. Konuşmasında geçtiğimiz hafta içerisinde Gaziantep Lahmacunu’nun Avrupa Birliği’nden coğrafi işaret (PGI) tescili aldığını hatırlatan Tiryakioğlu, "Tiryakioğlu, "Gaziantep Lahmacunu’nun AB tescili, bundan tam 10 yıl önce coğrafi işaret çalışmalarında attığımız tohumların bugün somut bir karşılığa dönüşmesidir. Daha önce Antep Fıstık Ezmesi için aldığımız AB tescilinin ardından bu başarıyı Lahmacunumuzla taçlandırmış olmak hem şehrimiz hem de ülkemiz için son derece gurur verici bir durum" ifadelerini kullandı. Coğrafi işaretlerin ekonomik etkisine de vurgu yapan Tiryakioğlu, "Bu tesciller, ürünlerimizin uluslararası pazarda görünürlüğünü artırıyor, marka değerini güçlendiriyor ve üreticilerimize ek gelir fırsatları oluşturuyor" dedi. Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’nda yer alan 2026 tarım bütçesine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Tiryakioğlu, "2026 yılı bütçesinde tarıma 167 milyar 634 milyon TL destek ayrılması öngörülüyor. Bu bütçenin yüzde 54,2’si bitkisel üretim, yüzde 21,8’i ise hayvancılık desteklerinden oluşuyor. Bu destek yapısının sahaya yansımasıyla, çiftçilerimizin üretim planlaması daha öngörülebilir hâle gelecek ve tarım sektöründe sürdürülebilirlik güçlenecektir" ifadelerine yer verdi. Kuraklık riskinin büyüdüğünü ve tarımda suyun doğru kullanılmasının artık stratejik bir mesele olduğuna da işaret eden Tiryakioğlu, "Tarımda su verimliliği sağlanamazsa, kuraklığın etkileri üretimi ciddi şekilde tehdit eder. Modern sulama yöntemlerinin yaygınlaştırılması, suyun tarlada daha akılcı kullanılması ve etkin su yönetimi uygulamaları hem maliyetleri düşürür hem de çiftçimizin kuraklığa karşı dayanıklılığını artırır. Ekim zamanındayız, yağış yokluğu toprağın nem dengesini bozuyor, iklim değişikliği, kuraklık, maliyet artışları ve piyasa fiyatlarındaki dalgalanmalar üreticinin bu zaman diliminde karar alma süreçlerini zorluyor. Çiftçilerimiz bugün hem verimliliği hem de gelir güvenliğini aynı anda korumak zorunda. Bu nedenle; doğru destek mekanizmaları, modern sulama teknikleri ve bilimsel planlamaya dayalı üretim modelleri, tarımın geleceği açısından hayati önem taşıyor" dedi. GTB Olağan Meclis Toplantısı’nda konuşan GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı da, borsanın Ekim ayı faaliyetleri, devam eden projeleri ve sürdürdüğü çalışmalar hakkında meclis üyelerine bilgiler verdi. Akıncı, konuşmasının başında düşen askeri kargo uçağında şehit olan askerleri rahmetle anarak başsağlığı dileklerini ileterek, "Askeri kargo uçağımızın düşmesi sonucu şehit olan kahraman Mehmetçiklerimize Allah’tan rahmet, ailelerine ve milletimize başsağlığı diliyorum. Aziz şehitlerimizin hatırası daima gönlümüzde yaşayacaktır" dedi. Akıncı, açıklamalarının devamında ise Antep Lahmacunu’nun Avrupa Birliği’nden aldığı coğrafi işaret (PGI) tesciline değinerek, "Antep Lahmacunu’nun AB tescili, Gaziantep’in üretimdeki ustalığının ve kültürel mirasının uluslararası arenada bir kez daha teyit edilmesidir. Bu tescil hem şehrimizin gastronomideki liderliğini güçlendirmiş hem de borsamızın yıllardır emek verdiği coğrafi işaret çalışmalarının karşılığını somut şekilde ortaya koymuştur" dedi. Gaziantep’in Türkiye’de coğrafi işaret alanında lider konumunu vurgulayan Akıncı, "Gaziantep bugün coğrafi işaretli ürün sayısında Türkiye’nin lideridir. Şehrimizin toplam 107 tescilli ürünü bulunuyor. Bu tablo, Gaziantep’in üretim kültürüne, emeğine ve geleneksel değerlerine sahip çıkmasının güçlü bir göstergesidir. Gaziantep Ticaret Borsası olarak bugüne kadar bizde şehrimizin 24 ürünümüzü coğrafi işaretle tescilledik. Bunlardan ikisi Avrupa Birliği tesciline sahiptir: Antep Fıstık Ezmesi ve Antep Lahmacunu. Her iki ürünümüz de 2025 yılında AB tescili alarak uluslararası düzeyde korunmaya başlamıştır. Ayrıca, AB nezdinde ise Antep Muskası ve Antep Bulguru için yaptığımız başvuruların süreci devam etmektedir" diye konuştu.
14 Kasım 2025 Cuma - 15:08
Uzundere’nin turizm altyapısını güçlendirecek projede imzalar atıldı
2025 Yılı Fizibilite Desteği Programı kapsamında destek almaya hak kazanan ve Uzundere Belediyesi tarafından yürütülecek "Tortum Gölü İskele ve Şelale Giriş Takı Fizibilite Projesi"nin destek sözleşmesi imzalandı. Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı merkez binasında gerçekleştirilen imza törenine; Uzundere Belediye Başkanı Muhammet Halis Özsoy ve KUDAKA Genel Sekreteri Oktay Güven katıldı. Proje kapsamında, Uzundere ilçesinin sahip olduğu doğal ve turistik değerlerin korunması ve sürdürülebilir bir anlayışla geliştirilmesi hedefleniyor. Bu doğrultuda; Tortum Gölü ve Şelalesi çevresinde planlı, güvenli ve çevre dostu kullanım alanlarının oluşturulması, bölgenin ekonomik, sosyal ve turistik kalkınmasına katkı sağlanması amaçlanıyor. Fizibilite çalışması ile Koruma Amaçlı İmar Planına uygun 3 adet iskele ve giriş takı yapılabilirliği analiz edilecek. Fizibilite projesi tamamlandığında; bölgede ekoturizm ve doğa sporları altyapısının güçlendirilmesi, kırsal turizm potansiyelinin sürdürülebilir biçimde artırılması ve Uzundere’nin Cittaslow kimliğini destekleyecek nitelikte planlı yatırımların önünün açılması bekleniyor. Çalışmanın, Uzundere ilçesinin ekonomik, sosyal ve turistik gelişimine önemli katkılar sunması hedefleniyor.
14 Kasım 2025 Cuma - 14:59
Beyşehir OSB’nin ikinci etap Avan Projesi onaylandı
Konya’nın Beyşehir Organize Sanayi Bölgesi’nin (OSB) ikinci etap genişleme sahası projesi, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından onaylandı. Bakanlık onayının ardından hazırlanan Avan Projesi, Beyşehir Kaymakamı Mehmet Kemal Akpınar ve Beyşehir Belediye Başkanı Adil Bayındır tarafından yönetim kurulu üyelerinin de katıldığı törenle imzalandı. Projenin imzalanmasıyla birlikte, genişleme sahasında ihale ve altyapı inşaatı sürecine geçilmesi planlanıyor. Beyşehir Kaymakamı Mehmet Kemal Akpınar, imza töreninde yaptığı açıklamada Beyşehir OSB’nin genişleme sürecinde önemli bir aşamayı geride bıraktıklarını belirterek, "Bu proje ilçemizin sanayi gelişimine önemli bir ivme kazandıracak. Bu noktada emek veren yönetim kurulu üyelerimize ve idari personellerimize teşekkür ediyorum" dedi. Beyşehir OSB’nin ikinci etap genişleme projesi tamamlandığında, yeni yatırım alanları, modern altyapı ve artacak istihdam ile bölge ekonomisine önemli katkı sağlaması hedefleniyor.
14 Kasım 2025 Cuma - 14:09
Ticaret Bakanlığı: "Tüketici Hakem Heyetleri kapatılmıyor; aksine, yeniden yapılandırılarak güçlendiriliyor"
Ticaret Bakanlığı, Tüketici Hakem Heyetlerinin kapatılmayacağını, aksine yeni bir düzenlemeyle beraber daha etkin, hızlı ve ihtisaslaşmış bir yapıda güçlendirileceğini açıkladı. Ticaret Bakanlığı tarafından, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında faaliyet gösteren Tüketici Hakem Heyetlerinin kapatılmasına yönelik söylemlere ilişkin açıklamada yayımladı. Bakanlıktan yapılan açıklamada, Tüketici Hakem Heyetlerinin kapatılmasına yönelik herhangi bir çalışmanın bulunmadığını, aksine tüketicilere sunulan hizmetin daha etkin, hızlı ve ihtisaslaşmış bir yapıda yürütülmesi amacıyla yeniden yapılandırılarak güçlendirildiği dile getirildi. Açıklamada, Tüketici Hakem Heyetlerinin kuruluşu, yetki alanı ve iş bölümü, mevzuat çerçevesinde Ticaret Bakanlığı tarafından belirlendiğini ve ihtiyaçlara göre Ticaret Bakanlığı’nın onayıyla kurulabildiği veya yeniden düzenlenebildiği bilgisi paylaşıldı. "Hakem heyetlerinin ticaret il müdürlükleri bünyesinde hizmet verecek şekilde yeniden yapılandırılması kararlaştırılmıştır" Tüketici Hakem Heyetlerinin hizmet kalitesini artırılması ve karar sürelerini kısaltılması hedefinin vurgulandığı açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Ticaret Bakanlığımız tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda; tüketiciye sunulan hizmet kalitesinin artırılması, karar alma sürelerinin daha da kısaltılması, uygulamalarda yeknesaklığın sağlanması, ihtisaslaşmanın güçlendirilmesi gibi gerekçelerle hakem heyetlerinin il merkezlerinde, Ticaret Bakanlığımızın taşra teşkilatı olan ticaret il müdürlükleri bünyesinde hizmet verecek şekilde yeniden yapılandırılması kararlaştırılmıştır. Bu çerçevede, büyükşehir statüsündeki 19 ilde, Tüketici Hakem Heyetlerinin, il merkezlerinde birleştirilmesi amacıyla 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde, yetki alanları yeniden düzenlenmiş, toplam 170 Tüketici Hakem Heyeti karar mercii olarak yetkilendirilmiştir." Açıklamada, Tüketici Hakem Heyetlerinin kapatılmadığına dikkati çekilerek, il merkezlerinde karar mercii olarak yeniden yapılandırıldığı kaydedildi. Ayrıca ilçe kaymakamlıklarında başvuru ve irtibat noktaları hizmet vermeye devam ettiği de aktarılarak, tüketicilerin tüm il ve ilçelerde, başvurularını yapmaya devam edebileceği ve tüm bu başvuruların il merkezlerindeki heyetler tarafından karara bağlanacağı ifade edildi. "Yapılan yeni düzenleme ile tüketicilerimizin hak arama yollarında herhangi bir hak kaybı söz konusu değildir" Bakanlıktan yapılan açıklamada, yapılan düzenlemenin, hakem heyetlerinin kapatılmasına ilişkin bir uygulama olmadığı, karar süreçlerinin tek merkezden daha hızlı, etkili ve uzmanlaşmış bir yapı ile yürütülmesine yönelik bir dönüşüm olduğunun altı çizildi. Yeni düzenlemeyle beraber tüketici lehine olumlu sonuçların doğacağı da belirtilen açıklama, şu şekilde devam etti: "Yapılan yeni düzenleme ile tüketicilerimizin hak arama yollarında herhangi bir hak kaybı söz konusu değildir. Aksine, karar alma sürelerinin daha da kısalması ve uygulama birliğinin artması beklenmektedir. Sistem esnek bir yapıya sahiptir. İş yükü artması halinde, Tüketici Hakem Heyeti sayısı Ticaret Bakanlığımızın onayıyla her zaman artırılabilecektir. Ticaret Bakanlığı olarak, tüketici Hakem Heyetlerinin yeniden yapılandırılması sürecinde tüketicilerimizin hak arama yollarında herhangi bir kayba uğramaması için tüm tedbirler alınmıştır. Uygulamada yeni ihtiyaçların doğması halinde gerekli ilave adımlar da derhal hayata geçirilecektir."
14 Kasım 2025 Cuma - 13:26
Türkler gayrimenkul yatırımında yabancıların önüne geçti
Türklerin yurt dışı alımları yılın ilk 9 ayında 77 milyar, son bir yılda 100 milyar TL’ye yaklaştı. Merkez Bankası’nın verilerine göre, eylül ayında yurt içi yerleşiklerin yurt dışında 211 milyon dolar gayrimenkul alımı ve yurt dışı yerleşiklerin ise Türkiye’de 180 milyon doları net gayrimenkul alımı yaptı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder