EKONOMİ
07 Mayıs 2026 Perşembe - 19:41 Bakan Şimşek: "Hürmüz Boğazı’na bağımlılığımız neredeyse hiç yok" Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, küresel ekonomideki büyük şoka rağmen Türkiye’deki rezervlerin yeterliliğine dikkat çekerek, "Normalde 3 aylık ithalatı karşılayacak rezerviniz olması gerekirken, bizim rezervimiz en düşük haliyle 5 ayı karşılıyor. Ülke risk priminde ciddi bir değişiklik olmadı. Pazar ve ürün çeşitlendirme stratejimiz sayesinde enerji tarafında Hürmüz Boğazı’na bağımlılığımız neredeyse hiç yok" dedi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, finans zirvesinde ekonomi gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Küresel piyasalardaki belirsizliklere ve yüksek faiz ortamına dikkat çeken Bakan Şimşek, Türkiye’nin bu süreci pazar çeşitlendirmesi ve inşa edilen ekonomik tamponlar sayesinde başarıyla yöneteceğinin altını çizdi. "Programı rayında tutmak için ne gerekiyorsa yapacağız" Küresel ekonominin ve Türkiye’nin zorlu bir dönemden geçtiğini ifade eden Bakan Şimşek, "Büyümede ivme kaybı riskiyle karşı karşıyayız. Kısa vadede belirsizlikler yüksek, küresel ve Türkiye ekonomisinin zorlandığı bir dönem. Faizlerin yüksek seyrettiği dönemde yüksek küresel borçluluk önemli bir sorun. Bugün gerçekten çok büyük bir şok söz konusu. Ancak biz programı rayında tutmak için ne gerekiyorsa yapmaya devam edeceğiz. Gelir dağılımında bu programla birlikte düzelme başladı. İş gücünün milli gelirdeki payı program döneminde ciddi şekilde arttı" ifadelerini kullandı. "Şok büyük ancak yönetilebilir, rezervimiz 5 ayı karşılıyor" Türkiye’nin enerji arz güvenliğinde avantajlı bir konumda olduğunu vurgulayan Şimşek, şunları söyledi: "Şok büyük ancak yönetilebilir durumda. Çünkü biz bu şoklar için tamponlar inşa ettik. Kamuda ciddi tasarruf yaptık ve harcama disiplininde sonuç alıyoruz. Türkiye’de birçok anlamda rezerv yeterliliği devam ediyor. Normalde 3 aylık ithalatı karşılayacak rezerviniz olması gerekirken, bizim rezervimiz en düşük haliyle 5 ayı karşılıyor. Ülke risk priminde ciddi bir değişiklik olmadı. Pazar ve ürün çeşitlendirme stratejimiz sayesinde enerji tarafında Hürmüz Boğazı’na bağımlılığımız neredeyse hiç yok." "Terörsüz Türkiye en büyük fırsat penceresi" Türkiye’nin kalkınma vizyonunda bölgesel gelişimin önemine değinen Bakan Şimşek, "Terörsüz Türkiye ülkemizin önündeki en büyük fırsat penceresi. GAP bölgesi, Güneydoğu ve Doğu Anadolu’nun Türkiye’nin yeni büyüme motorları olması lazım. Terörün gölgesinin ortadan kalkması ile bu bölge hızla koşacak ve Türkiye gelişmiş ülkelerle arayı kapatacak. Ayrıca yeşil ve dijital dönüşümü de ıskalayamayız. Büyük ölçekli veri merkezleri yatırımları devam ediyor" dedi. Varlık barışı uygulamasına ilişkin detayları paylaşan Bakan Şimşek, "Yurt içi ve yurt dışı varlıkların sisteme girmesini istiyoruz. Varlık barışında para sistemde uzun süre tutulursa vergi olmayacak. Bu varlıkları kendi şirketlerine sermaye olarak koyarlarsa yine vergi yok, bankalara mevduat olarak koyarlarsa vadesine göre vergi sıfıra kadar iniyor. Uygulama basit ve yatırımcı odaklı" şeklinde konuştu. "Yeni ticaret koridorlarının merkezinde Türkiye var" Son olarak geleceğe dönük iyimser beklentilerini koruduğunu belirten Şimşek, "Savaş sonrası petrol fiyatlarının düşeceğini öngörüyoruz. Savunma sanayinde muazzam bir teknolojik devrim var. Yeni enerji ve ticaret koridorları gündemde ve hepsinin merkezinde Türkiye var. Evet şoktan etkilendik ancak bunu yönetilebilir görüyoruz" ifadelerine yer verdi.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 17:40 Çerkezköy TSO Başkanı Çetin: "Daha büyük başarılara imza atacağız" Çerkezköy Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Başkanı Ahmet Çetin, "Nisan ayında attığımız adımlar bölgemizin üretim gücünü daha da ileriye taşımaktı" dedi. Ticaretle ilgili önemli görüşmeler gerçekleştirdiklerini ifade eden Çetin, "Nisan ayında, savunma sanayinin öncü firmalarından BAYKAR’ın satın alma yetkilileri üyelerle buluşturuldu. Gerçekleştirilen B2B görüşmeleri sayesinde tedarikçi zincirinin kurulması ve bölge sanayisinin rekabet gücünün artırılması yönünde önemli bir adım atıldı. Bu görüşmeler, yeni iş birliklerine zemin hazırlayarak sanayimizin gelişiminde stratejik bir rol oynayacaktır. Ayrıca ticaret erbaplarımızın iş geliştirme süreçlerine katkı sağlamak amacıyla da B2B görüşmeleri gerçekleştiriyoruz. Ticaretle uğraşan üyelerimizin iş kapasitelerini artırmalarına ve yeni olanaklar elde etmelerine yönelik süreçleri geliştirmeye devam ediyoruz. Çerkezköy TSO olarak, sanayicilerimizin yanı sıra ticaret erbaplarımızın da büyüme yolculuğunda yanlarında olmayı, çeşitli kurumlarla iş birliğini güçlendirerek bölgesel kalkınmaya katkı sunmayı önemsiyoruz" dedi. "Dönüm noktası olacaktır" Model Fabrika projesiyle bölgede istihdama katkı sunacaklarını ifade eden Çetin, basın çalıştayıyla da bölgenin sorunlarını konuştuklarını belirtti. Çetin, "Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı öncülüğünde, Tekirdağ Valiliği destekleriyle yürütülen Model Fabrika ve Mesleki Eğitim Merkezi’nin kiralama süreci başarıyla tamamlandı. Çerkezköy TSO ve Çorlu TSO büyük ortak olarak yer alırken, Organize Sanayi Bölgeleri de sürece paydaş oldu. Bu gelişme, sanayimizde verimlilik dönüşümünü başlatan önemli bir dönüm noktası olacaktır. Bölgemizdeki basın mensuplarımızla Basın çalıştayımızı gerçekleştirdik. Yaptığımız istişareler sonucunda yine basın mensuplarımız ile bir arada İlçe Milli Eğitim Müdürleri, üniversitemizin akademisyenleri ve ilçe lüftülerimiz ile bir arada bölgemizin önemli sorunları hakkında fikir alışverişinde bulunduk. Su sorunu ile ilgili olarak iş birliği içerisinde gerçekleştirebileceğimiz çalışmaların değerlendirmesini ve atılacak adımları ele aldık" diye konuştu. "Endüstriyel fuar hazırlıkları sürüyor" Her yıl geleneksel olarak gerçekleştirilen endüstriyel fuarın bu yıl 9-10-11 Eylül tarihlerinde gerçekleştirileceğini sözlerine ekleyen Çetin, "Yüksek İstişare Kurulu toplantısında, 9-10-11 Eylül tarihlerinde gerçekleşecek olan 10. Çerkezköy Endüstriyel Fuarı hakkında bilgilendirmeler yapıldı. Bölge sanayisinin vitrinine dönüşecek ve 10. yılında uluslararası boyuta taşımayı hedeflediğimiz fuarımız için hazırlıklar hızla devam ediyor. Ticaret Bakanlığı destekli Kadın Gücüyle Kalkınma projesinin ülkemizdeki ilk eğitimi odamızda gerçekleştirildi. Ev sahipliği yaptığımız bu eğitim, kadınların ekonomideki yerini güçlendirme konusundaki kararlılığımızı ortaya koydu" ifadelerine yer verdi. Sanayi ve eğitim çalışmaları Mesleki eğitimi güçlendirmek için çalışmalarının sürdüğünü belirten Çetin, "Meslekler Gelecekle Buluşuyor projesinin lansman toplantısı yapılarak önceki yıl elde edilen çıktılar ve yeni dönem hedefleri değerlendirildi. Projenin uygulama aşaması olan Hamilik Protokolü kapsamında öğrenciler sahalarda ağırlanarak mesleki eğitim güçlendirildi. Ayrıca sürdürülebilirlik eğitimi, Yalın Düşünce Paneli ve ISO 9001 eğitimleri düzenlendi. Elektrik dağıtım şirketiyle imzalanan protokol sayesinde üyelerimize enerji maliyetlerinde avantaj sağlandı. Bunun yanında sektör temsilcileriyle gerçekleştirilen toplantılar ve Solarex ile Franchise fuar ziyaretleri, inşaat, yapı denetim ve enerji sektörlerinde yeni fırsatlar doğurdu. Değerli üyelerimiz, sizlerin de katkı ve destekleriyle Nisan ayını sanayimize ve toplumumuza etki edecek dolu dolu faaliyetlerle tamamladık. Gerçekleştirdiğimiz projeler, düzenlediğimiz eğitimler, imzaladığımız iş birlikleri ve hayata geçirdiğimiz girişimler, yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılamakla kalmayıp geleceğin güçlü ve sürdürülebilir sanayi altyapısını oluşturma yolunda önemli adımlar oldu. Çerkezköy Ticaret ve Sanayi Odası olarak, her bir çalışmamızda üyelerimizin üretim gücünü artırmayı, bölgemizin rekabet avantajını geliştirmeyi ve toplumsal kalkınmaya katkı sağlamayı hedefledik. Önümüzdeki dönemde de aynı kararlılıkla yolumuza devam ederek, birlikte daha büyük başarılara imza atacağımıza yürekten inanıyoruz" dedi.
L’Oréal Türkiye, kasım kampanyalarında kişiselleştirilmiş alışveriş deneyimini sunacak
04 Kasım 2025 Salı - 11:16 L’Oréal Türkiye, kasım kampanyalarında kişiselleştirilmiş alışveriş deneyimini sunacak Tekno-Güzellik şirketi L’Oréal Türkiye, kasım ayında kampanyalarla tüketicilerin beklentilerini karşılamaya hazır olduğunu açıkladı. Yapay zeka teknolojisinden faydalanarak dijital kanallardan kişiselleştirilmiş ürün önerileri sunan şirket, bu yıl da alışveriş deneyimini kolaylaştırmaya odaklanıyor. L’Oréal Türkiye, kasım kampanyalarında tüketicilerinin e-ticaret kanallarındaki yolculuğuna farklı bir soluk getirdiğini duyurdu. Yapılan açıklamaya göre, kullanıcıların aradıkları ürüne zahmetsizce ulaşmalarını sağlamak adına, 22 markası ve 4 iş birimiyle farklı tüketici kitlelerine özel stratejiler geliştiren şirket, bu kasım ayında toplam satışlarını yüzde 60 artırarak, bu satışların yaklaşık yüzde 40’ını online kanallardan yapmayı hedefliyor. Açıklamaya göre, kasım kampanyalarında kullanıcılarına daha iyi hizmet sunabilmek için çalışmalara erkenden başlayan şirket, kapasite artımını doğrudan etkileyecek iki projesini ise hayata geçirdi. QR irsaliye projesi ile kağıt irsaliye süreci sonlandırılırken, koli üzerine uygulanan sevk etiketi üzerine QR uygulaması yapılarak süreçlerin iyileştirilmesi tamamlandı. Hızın ve verimliliğin artırılması hedefiyle devreye alınan "tek satır tek ürün kodu" projesi ile de siparişlerin toplu olarak paketlenebilmesi sağlandı. Tüm bu geliştirme ve iyileştirmelerle tekno-güzellik şirketi toplam kapasitesini yüzde 20 artırırken sürdürülebilir yaklaşımını işin merkezine koyduğunu bir kez daha gösterdi. Şirket, tüketicilerin dijital alışveriş deneyimini bir üst seviyeye taşımak adına operasyonel verimliliğini artırarak, geçen yıl 25 saat olan ürün kargoya teslim süresini bu yıl 13-17 saate indirmeyi hedefliyor. ’’Kullanıcı deneyimini tekno-güzellik vizyonumuz doğrultusunda iyileştiriyoruz’’ Kasım kampanyaları gibi yoğun bir dönemde tüketicinin beklentilerine hitap etmenin gerekliliğini vurgulayan L’Oréal Türkiye Kurumsal E-Ticaret Direktörü Murat Başar, "E-ticarette müşteri deneyimi, kullanıcının telefonu eline aldığı andan alışverişini tamamlayana kadar kesintisiz devam eder. Bu süreçte onlara en verimli ve kolay deneyimi sunmak kritik öneme sahip. Tekno-güzellik vizyonumuz doğrultusunda, e-ticaret alışverişini hızlı ve keyifli hale getirerek kullanıcı deneyimini sürekli iyileştiriyoruz. Yapay zekayı işimizin merkezine alarak, müşterilerimizin ilgi alanlarına ve alışkanlıklarına göre kişiselleştirilmiş iletişim kanalları oluşturuyoruz. Tüketicinin dört gözle beklediği kasım kampanyaları döneminde sunduğumuz avantajlı fiyatlarla, yılın diğer aylarına göre siparişlerde yaklaşık 2 kat artış hedefliyoruz. Sunduğumuz dijital servislerle de tüketicinin ihtiyacı olan doğru ürüne net bir şekilde ulaşmasını sağlıyoruz" dedi.
DSO Başkanı Kasapoğlu; "Sanayici yorgun, Ocak ayı yeni zorlukları beraberinde getirecek"
04 Kasım 2025 Salı - 11:13 DSO Başkanı Kasapoğlu; "Sanayici yorgun, Ocak ayı yeni zorlukları beraberinde getirecek" Denizli Sanayi Odası’nın Kasım ayı Meclis Toplantısı, ekonomik şartların sanayi üzerindeki etkileri ve nitelikli işgücünün geleceğinin masaya yatırıldığı kapsamlı bir gündemle gerçekleştirildi. Meclis Başkanı İ. Okan Konyalıoğlu’nun açılışıyla başlayan toplantıda; güncel ekonomik gelişmeler, sektörel değerlendirmeler, Oda faaliyetleri ve Kasım ayı programı da ele alındı. Toplantıya Meclis davetlisi olarak katılan Denizli İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Emre Çalışkan ve DSO Mesleki İşbirliği Projesinde (MEİP) görev üstlenen DSO üyesi sanayiciler de katkılar sundu. "Sanayici yorgun, Ocak ayı yeni zorlukları beraberinde getirecek" Açılış konuşmasını yapan Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, düşük kur-yüksek faiz politikasının sanayici üzerindeki baskısına dikkat çekti. Kasapoğlu, son dönemde sanayicinin motivasyon kaybı yaşadığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: "Düşük kur - yüksek faiz ikilemi sanayiciyi her gün yeni bir çıkmaza sürüklüyor. Geçtiğimiz hafta bir basın açıklaması yaptık. Bugün hala yüzde 50’ye yaklaşan faiz oranlarıyla karşı karşıyayız. Bu süreçte sanayicimiz çok yoruldu. Hepimizin umudu kırılıyor; sahada bunu gözlemliyoruz. Ocak ayı yaklaşırken sanayici için yeni bir maliyet denklemi, yeni zorluklar söz konusu olabilir. Bu sorunları ifade ederken dış pazarların da iyi olmadığının farkındayız. Yeni bir motivasyona ihtiyacımızın olduğunun farkındayız. Biz sanayiciyiz; üretmekten ve bu ülkeye olan inancımızdan vazgeçmeyeceğiz." "Sanayi- eğitim iş birliğini daha sistematik hale getiriyoruz" Kasapoğlu konuşmasında ayrıca nitelikli iş gücü ihtiyacının giderek belirginleştiğini belirterek, meslek lisesi mezunlarının alanlarında istihdamının desteklenmesi ve avantajlarla güçlendirilmesi gerektiğini şu sözlerle vurguladı: "Nitelikli işgücü yetiştirme ve bulma konusunda da sıkıntılar yaşıyoruz. Bugün aramızda bulunan İl Müdürümüz göreve geldiği günden beri bu meselenin çözümü adına desteğini her zaman hissettiriyor. İşleyişi elimizden geldiği ölçüde düzeltmek için elbirliğiyle çalışıyoruz. Bugün meslek lisesi mezunlarının kendi iş kollarında çalışmaya devam oranı %14’ler düzeyinde. Türkiye’nin her şehrinde Odalar, dernekler ve iş dünyası örgütleri bu konunun çözümü adına çalışmalarını hızlandırmalı. Geçtiğimiz toplantıda söylediğim gibi, ‘sanayi-eğitim iş birliği’ modelini sadece proje bazında görmüyoruz; bunu sistematik bir yönetim yapısına dönüştürme kararlılığındayız. Bu nedenle Meclis toplantısını bu gündeme ayırdık." Kentin dinamikleriyle ortak adımlar Bu bölümde Kasapoğlu, Denizli Sanayi Odası’nın kentin sosyal hayatına da dokunan sorumlulukları olduğunun altını çizdi. Şehrin yaşam kalitesini ve gençlerin geleceğini güçlendirecek adımların paydaşlarla birlikte atıldığını vurgulayan Kasapoğlu, "Denizli Sanayi Odası, yaşadığı ülkeye ve şehre karşı olan sorumluluğunun farkında. Başta Denizli Valiliği ve Denizli Büyükşehir Belediyesi olmak üzere kentin tüm dinamikleriyle bu sorumluluğu sağlam adımlarla yerine getirmeye kararlıyız. Çok yakında bu konuda bir müjdeyi Denizli kamuoyuyla paylaşacağız." dedi. Meclis Başkanı Konyalıoğlu da lokomotif sektörlerin çalışan kayıplarına rağmen işsizlik oranında herhangi bir değişiklik olmamasının hizmet sektörüne kayan işgücüyle ilişkili olduğunu belirterek, değişen zeminde yeni bir kültürün oluşturulması gerekliliğine dikkat çekti ve sözü toplantının konuğu olan İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Emre Çalışkan’a bıraktı. MEİP’te senkronize çalışmanın sonuçları alınıyor Çalışkan konuşmasında, birlikte yürütülen mesleki eğitim iş birliği projesinin mevcut durumunu ve yol haritasını Meclis Üyeleriyle paylaşarak soruları yanıtladı. 9 mesleki ve teknik lisede toplamda 25 sanayicinin yer aldığı MEİP projesine ilişkin güncel gelişmeleri paylaşan Çalışkan, "Denizli eğitim camiası iki yüz üç binden fazla öğrenciyi, on altı binden fazla öğretmeni ve bine yakın okulu kapsayan büyük bir camia. Bu salon elini taşın altına koyan insanlarla dolu bir salon. MEİP uygulamasının başarı göstergeleri oluşmaya başladı, oluşacaktır da. Ne kadar senkronize ilerlersek o kadar iyi sonuçlar alacağız. Yakın dönem gündemimizde nitelikli işgücü yetiştirilmesinde ilave rol oynayacak tematik okulların oluşturulması var." şeklinde sözlerini tamamladı. Sanayicinin gündemi: mezun takibi, yeni programlar, yetenek haritaları DSO Mesleki Eğitim Komisyonu Başkanı Mehmet Serter ise projeye ilişkin değerlendirmelerinde iş dünyasının beklentilerine değindi. Toplantıda söz alan DSO MEİP Protokol Yürütme Kurulu üyesi sanayicilerin İl Milli Eğitim Müdürlüğüne aktardıkları diğer konular arasında okullarda mezun takip sisteminin geliştirilmesi, sanayinin hangi program mezunlarının kendilerine katkı sağlayacağını görmesi adına program rehberlerinin oluşturulması, yıllık "imalat sanayi yetenek ihtiyacı" raporlarının hazırlanması, usta öğretici belgesi alma süreçlerinde yaşanan güçlükler, SGK işveren teşviklerinin meslek lisesi mezunlarının istihdamı lehine genişletilmesi, doğal taş ve plastik alanlarında yeni programların açılması yer aldı. Sanayicilerin taleplerinde eğitim politikalarının sektörün ihtiyaçlarına daha hızlı yanıt verebilmesi için ortak mekanizmaların güçlendirilmesi öne çıktı. Meclis toplantısı, üyelerin dilek ve temennilerini paylaşmasının ardından sona erdi.
EPDK’dan TP Petrol Dağıtım A.Ş bayilerine yönelik kritik hamle
04 Kasım 2025 Salı - 10:57 EPDK’dan TP Petrol Dağıtım A.Ş bayilerine yönelik kritik hamle ANKARA (İHA) Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Olağanüstü toplanarak, TP Petrol Dağıtım A.Ş. bayilerinin akaryakıt ve LPG temininde yaşadığı sorunlara karşı jet kararlar aldı. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz, "TP Petrol Dağıtım A.Ş’ye yönelik adli süreci yakından takip ediyoruz. Ödemesi yapılmış ürünlerin teslim edilmemesi gibi şikayetler piyasamızda istikrarsızlığa neden olabilirdi. Biz bu riski görerek hemen harekete geçtik. Aldığımız kararlar neticesinde söz konusu bayiler hem faaliyetlerini güven içinde sürdürebilecek hem de vatandaşlarımıza gerektiği gibi hızlı ve kesintisiz hizmet vermeye devam edecek" ifadelerini kullandı. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından TP Petrol Dağıtım A.Ş hakkında devam eden soruşturma nedeniyle, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu dün olağanüstü toplanarak söz konusu bayilerin akaryakıt ve LPG temininde yaşadığı sorunlara çözüm üreten kritik kararlar aldı. Kurul toplantısının ardından konuyu değerlendiren EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz, TP Petrol Dağıtım A,Ş’ye yönelik adli süreci yakından takip ettiklerini belirterek, "Akaryakıt ve LPG temininde gecikmeler, ödemesi yapılmış ürünlerin teslim edilmemesi gibi şikayetler piyasamızda istikrarsızlığa neden olabilirdi. Biz bu riski görerek hemen harekete geçtik. Çünkü sektörümüzün sağlıklı işleyişine ve piyasa yapımızın korunmasına büyük önem veriyoruz. Bu süreçte TP bayilerinin akaryakıt temininde sorun yaşaması tüketicilerimizin de ürüne erişim konusunda mağduriyet yaşaması sonucunu getirebilirdi. Elbette bu bayilerde görev yapan binlerce çalışanın olduğunu da unutmamamız gerekiyor. Aldığımız kararlar neticesinde söz konusu bayiler hem faaliyetlerini güven içinde sürdürebilecek hem de bu bayilerde görev yapan binlerce çalışan, gönül rahatlığı ile vatandaşlarımıza gerektiği gibi hızlı ve kesintisiz hizmet vermeye devam edecek" dedi. Şirketin mevcut faaliyetleri aynı şekilde devam edecek TP Petrol Dağıtım A.Ş. bayilerinin başka bir dağıtım şirketiyle anlaşma yapmaları ve lisanslarında gerekli tadil işlemlerini gerçekleştirmeleri şartıyla akaryakıt temin edebilmesine imkan tanındı. Bu çerçevede, bayilerin yapacağı dağıtıcı tadil başvurularında rutin tadil işlemlerinden farklı olarak Fesih İhbarnamesi veya Karşılıklı Fesih Protokolü aranmayacak; ayrıca tadil bedeli talep edilmeyecek. Düzenleme, bayilerin işlemlerini daha hızlı ve külfetsiz biçimde gerçekleştirebilmelerini hedefliyor. Karara göre yapılan tadiller 31 Mart 2026 tarihine kadar geçerli olacak; bu tarihten sonra bayilerin lisansları re’sen TP Petrol Dağıtım A.Ş. olarak yeniden tadil edilecek. Karar, TP Petrol Dağıtım A.Ş.’nin dağıtıcı lisansı kapsamındaki faaliyetlerini etkilemeyecek, şirketin mevcut faaliyetleri aynı şekilde devam edecek. Bayiler mevzuattan kaynaklanan kurumsal kimlik yükümlülüklerinden muaf tutulacak Benzer şekilde, LPG otogaz bayileri için de geçici düzenlemeye gidildi. TP Petrol Dağıtım A.Ş.’nin LPG dağıtıcı lisansı kapsamında yaşanan tedarik aksamaları nedeniyle, bu bayiler de belirli süreyle diğer dağıtıcı lisans sahipleriyle sözleşme yapabilecek. Bayiler bu süre ile sınırlı olmak üzere geçici süreli dağıtıcı tadili için başvuruda bulunabilecek; dağıtıcı tadili başvurularını, "fesih ihbarnamesi veya karşılıklı fesih protokolü" aranmaksızın ve "tadili bedeli" ödenmeksizin bayilik sözleşmesi beyanıyla yapabilecek. İlgili bayiler ayrıca yeni dağıtıcının ürünlerini pazarladığı anlaşılacak şekilde gerekli önlemlerin alınması kaydıyla ilgili mevzuattan kaynaklanan kurumsal kimlik yükümlülüklerinden muaf tutulacak. Süre sonunda ilgili bayilerin lisansları re’sen TP Petrol Dağıtım A.Ş. olarak yeniden tadil edilecek.
Üretimden kopamayan Başkan Pütün; "10 yıl sonra tarım üretimi yapacak kimse kalmayacak"
04 Kasım 2025 Salı - 10:56 Üretimden kopamayan Başkan Pütün; "10 yıl sonra tarım üretimi yapacak kimse kalmayacak" Büyükbaş hayvan yetiştiriciliği ve süt üretiminde yaşanan sıkıntıların çiftçiyi olumsuz etkilediğini belirten Beyağaç Belediye Başkanı Sezayi Pütün, "Sütü ucuza satıyoruz, yemi pahalıya alıyoruz. Zarar etmemek için kaba yemi kendimiz üretiyoruz" dedi. Hayvan yetiştiriciliğinde sütün ucuza satılması ve yem fiyatlarının yüksek olması üreticiyi zor duruma sokuyor. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından sütün litre fiyatı belirlenmesine rağmen üreticiden, sütleri toplayan firmalar daha düşük rakamlara süt alımı yapıyor. Düşük fiyata süt alımı yapan firmalara vatandaşlar tepki gösterdiklerinde süt alımının yapılmamasıyla tehdit ediliyor. Aylık tonlarca süt üretimi yapan çiftçi sütü kendisi işleyemediği için ucuza satmayı mecbur kabul ediyor. Hayvan besiciliğinin yanında tarımsal üretimde yapan üreticiler kaba yemi kendileri üreterek maliyetleri düşürmeye çalışıyor. "Sütü kendimiz işleyemediğimiz için mecbur olarak firmalara ucuza veriyoruz" Üreticiden sütü toplayan firmaların, Tarım ve Orman bakanlığı tarafından belirlenen fiyata uymadıklarını ve tepki gösterildiğinde üretilen sütü almayacaklarını söylediklerini dile getiren Beyağaç Belediye Başkanı Sezayi Pütün, "Süt ucuza satılıyor. Devletimizin belirlediği süt fiyatına firmalar uymadı. Firmalar sütün litresini daha düşükten alıyor. Bizler sesimizi çıkarttığımızda biz o fiyattan süt alamayacağız diyerek firmalar bizleri geri çektiriyor. Alamayacağız dediğinde iş bitiyor. Mecbur veriyoruz. Ben günlük 300 litre süt üretiyorum ve bu sütü günlük olarak firmalara veriyorum. Ay bazında 2 ton süt satıyorum. Sütü kendimiz işleyemediğimiz için 2 ton sütü hiçbir şekilde değerlendirme şansımız olmuyor. Süt ucuza da alında bizler sütümüzü firmalara vermek zorundayız. Yem fiyatları yükseldi. 19 proteinli yemin 50 kiloluk bir çuvalı 700 TL, 21 proteinli yemin bir çuvalı 750 TL’ye satılıyor. Çiftçi olduğumuz için en azından kaba yemi kendimiz üretiyoruz. Böylelikle maliyetleri düşürmeye çalışıyoruz. Tüm yemleri dışardan aldığımızda besicilik hiçbir şekilde para kazandırmaz. Hele yılda bir kere yavru buzağı alamadığımızda komple zarar demek" şeklinde konuştu. "Besicilik ve çiftçilik bizim neslimizle kaybolacak" Ekonomik olarak zora düşen üreticinin besiciliği bıraktığını ve süt veren ineklerin yasak olmasına rağmen kesim yapıldığını ifade eden Beyağaç Belediye Başkanı Sezayi Pütün, "Son zamanlarda süt veren hayvan sayısı da azaldı. Süt veren hayvanlar kesime gidiyor. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından süt veren hayvanın kesilmesine yasaklayan kanun ve cezalar konuldu ama yetiştirici hileyle veterinerden aldığı belgeyle hayvanı kesime götürüyor. Süt üretimi azaldığı içinde sütü işleyen firmalar, yurt dışından süt tozu ithalatı yapıyor. Bizim ülkemizde üretilen süt tozunu ihracatla yurt dışına satıp sonra süt kalmayınca geri ithalat yapıyoruz. Hayvan besicisi zamanla besiciliği bırakarak başka alanlara geçiyor. Türkiye geneline bakıldığında 45 yaşından küçük insanlar besicilik yapmıyor. Besicilik ve çiftçilik bizim neslimizle kaybolacak. 10 sene sonra üretim yapacak çiftçi kalmayacak. Dünya genelinde çiftçi üretim yapmadığında insanlık aç kalır. Üretimin artması için devletin çiftçiye destek olması gerekiyor. Genç nesillerin tarımsal üretim yapması ve desteklenmesi için Devletten yardım bekliyoruz" dedi.
Türkiye İş Bankası Grubu’nda atama
04 Kasım 2025 Salı - 10:31 Türkiye İş Bankası Grubu’nda atama Türkiye İş Bankası I. Genel Müdür Yardımcısı N. Burak Seyrek, Grup bünyesinde Bankanın iştiraki olan İş Portföy’e Yönetim Kurulu Başkanı olarak seçildi. Türkiye İş Bankası I. Genel Müdür Yardımcısı N. Burak Seyrek, Grup bünyesinde Bankanın iştiraki olan İş Portföy’e Yönetim Kurulu Başkanı olarak seçildi. Yapılan açıklamaya göre, kuruluşundan itibaren ülke ekonomisine bankacılık faaliyetlerinin yanı sıra yatırımcı kimliğiyle katkı sağlayan İş Bankası’nın önemli faaliyet alanları arasında sermaye piyasaları da yer alıyor. Banka tarafından 2000’de kurulan; yatırım fonları, emeklilik fonları, gayrimenkul ve girişim sermayesi fonlarıyla bireysel portföy yönetimi ve yatırım danışmanlığı hizmetleri sunan İş Portföy Yönetimi A.Ş.; 25 yılda 600 milyon dolarlık portföy büyüklüğünden 25 milyar dolar seviyesinin üzerine çıktı. Türkiye’nin çevre hassasiyetiyle yatırım yapan ilk çevre fonunu, çocukların geleceği için birikim yapmayı teşvik eden kumbara fonunu, cinsiyet eşitliğine dayalı ilk kadın fonunu hayata geçiren İş Portföy, komisyon gelirlerini TEMA, Türk Eğitim Vakfı ve Türkiye Tenis Federasyonu ile paylaşan, etki yatırımı ile sürdürülebilirliğin kesiştiği sosyal sorumluluk niteliğindeki fonları da sektöre kazandıran bir şirket. 1,2 trilyon TL’lik portföyü yönetiyor Açıklamaya göre, elektrikli araçlar, siber güvenlik, dijital oyun ve teknoloji gibi alanlarda tematik fonlar sunan İş Portföy, girişim sermayesi ve gayrimenkul fonlarıyla da reel ekonomiye kaynak sağlıyor. Halihazırda 224’ün üzerinde fonu yöneten İş Portföy, Eylül 2025 itibarıyla 1,2 trilyon TL portföy büyüklüğüne ve yüzde 11,20 pazar payına sahip. İleri teknoloji ve üretken yapay zekânın ekonominin hemen hemen tüm dinamiklerini derinden etkilediği, rekabet ortamını yeniden şekillendirdiği günümüzde İş Portföy de finansal teknolojilerden sürdürülebilir fon stratejilerine ve yapay zekâ destekli yatırım danışmanlığına kadar pek çok alanda gerek yerli gerekse uluslararası yatırımcılara yönelik ürün çeşitliliğini artırarak Türkiye’nin yatırım potansiyelini dünyaya taşımayı hedefliyor. İş Bankası’nda uzun yıllar üst düzey yöneticilik pozisyonlarında sorumluluklar üstlenen ve Ekim 2025 itibarıyla İş Bankası I. Genel Müdür Yardımcılığı görevinden ayrılan N. Burak Seyrek, Grup bazında stratejilerin İş Portföy ile koordine edilmesinde, Grubun sermaye piyasalarına ilişkin gelecek dönem hedeflerinin gerçekleştirilmesinde deneyimlerinden faydalanılmak üzere İş Portföy’de Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev aldı.
Otomobil satışlarında 2025 yılında ilk 10 ayda tarihi rekor geldi
04 Kasım 2025 Salı - 10:13 Otomobil satışlarında 2025 yılında ilk 10 ayda tarihi rekor geldi Türkiye otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı, 2025 yılı Ocak-Ekim döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 10,20 oranında artarak 1 milyon 43 bin 796 adet olarak gerçekleşti. Elektrikli otomobil satışları 148 bin 304 adetle yüzde 17,8 pay aldı. Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD) verilerine göre, Türkiye otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı, 2025 yılı Ocak-Ekim döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 10,20 oranında artarak 1 milyon 43 bin 796 adet olarak gerçekleşti. Otomobil satışları, 2025 yılı Ocak-Ekim döneminde geçen yıla göre yüzde 10,98 oranında artarak 833 bin 382 adet, hafif ticari araç pazarı ise yüzde 7,23 artarak 210 bin 414 adet oldu. Otomobil ve hafif ticari araç pazarı 2025 Ekim ayında yüzde 19,40, otomobil pazarı yüzde 19,87, hafif ticari araç pazarı yüzde 17,78 oranında arttı. 2025 yılı Ekim ayı otomobil ve hafif ticari araç pazarı 2024 yılı Ekim ayına göre yüzde 19,40 artarak 116 bin 149 adet oldu. 2025 Ekim ayında otomobil satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 19,87 artarak 90 bin 695 adet, hafif ticari araç pazarı yüzde 17,78 artarak 25 bin 454 adet oldu. Otomobil ve hafif ticari araç pazarı 10 yıllık Ekim ayı ortalama satışlara göre yüzde 60,2 arttı. Otomobil pazarı, 10 yıllık Ekim ayı ortalama satışlara göre yüzde 61,5 artış gösterdi. Hafif ticari araç pazarı, 10 yıllık Ekim ayı ortalama satışlara göre yüzde 55,7 arttı. Otomobil pazarı segmentlere göre; pazarın yüzde 82,8’ini vergi oranları düşük olan A, B ve C segmentlerindeki araçlar oluşturdu. C segmenti otomobiller 465.750 adetle yüzde 55,9 pay, B segmenti otomobiller 220 bin 795 adetle yüzde 26,5 pay aldı. Otomobil pazarı gövde tiplerine göre; gövde tiplerine göre değerlendirildiğinde ise en çok tercih edilen gövde tipi SUV otomobiller (yüzde 62,2 pay, 518 bin 550 adet) oldu. SUV otomobilleri, yüzde 22,6 pay ve 188 bin 167 adet satış ile sedan, yüzde 14,2 pay ve 118 bin 711 adet satış ile H/B otomobiller takip etti. Otomobil pazarı motor tipine göre; benzinli otomobil satışları 393 bin 399 adetle yüzde 47,2 pay, hibrit otomobil satışları 219 bin 729 adetle yüzde 26,4 pay, elektrikli otomobil satışları 148 bin 304 adetle yüzde 17,8 pay ve dizel otomobil satışları 64 bin 801 adetle yüzde 7,8 pay, otogazlı otomobil satışları 7 bin 149 adetle yüzde 0,9 pay aldı. Elektrikli otomobil pazarı elektrik motor gücüne göre; 160 kW altındaki elektrikli otomobil satışları yüzde 96,8 artarak yüzde 13,6 pay, 160 kW üstü elektrikli otomobil satışları yüzde 186,1 artarak yüzde 4,2 pay aldı. Otomobil pazarı motor hacmine göre; 1400cc altındaki otomobil satışları yüzde 15,8 azalarak yüzde 34,2 pay, 1400-1600cc aralığındaki otomobil satışları yüzde 17,1 azalarak yüzde 20,8 pay, 1600-2000cc aralığındaki otomobil satışları yüzde 1,1 artarak yüzde 0,6 pay, 2000cc üstü otomobil satışları yüzde 23,1 artarak yüzde 0,2 pay aldı. Otomatik şanzımanlı otomobiller; 785 bin 559 adetle yüzde 94,3 pay alırken, manuel şanzımanlı otomobiller 47 bin 823 adetle yüzde 5,7 pay aldı. Hafif ticari araç pazarı gövde tipine göre; van gövde tipi yüzde 74,7 pay ve 157 bin 243 adet ile en çok tercih edilen gövde tipi olurken, kamyonet gövde tipi yüzde 9,5 pay ve 20 bin 45 adetle 2’nci sırada yer aldı. Ekim ayında en çok satan ilk 10 marka şöyle: Volkswagen 13 bin 509 adet Renault: 12 bin 405 adet Fiat: 11 bin 173 adet Ford: 9 bin 347 adet Toyota: 8 bin 613 adet Opel: 6 bin 905 adet Citroen: 6 bin 581 adet Peugeot: 6 bin 564 adet Hyundai: 6 bin 302 adet TOGG: 4 bin 155 adet
Adana sanayisi, uluslararası yatırımların merkezi olma yolunda ilerliyor
04 Kasım 2025 Salı - 10:10 Adana sanayisi, uluslararası yatırımların merkezi olma yolunda ilerliyor Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi (AOSB) Yönetim Kurulu Üyesi Nedim Büyüknacar, Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi’nin güçlü altyapısı, stratejik konumu ve üretim çeşitliliğiyle artık ulusal sınırları aşan bir üretim üssü haline geldiğini söyledi. Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi, uluslararası iş birliklerinin güçlendirilmesi ve sanayicilerin küresel pazarlara açılımına katkı sağlamak amacıyla önemli bir toplantıya ev sahipliği yaptı. AOSB ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıda, AOSB Yönetim Kurulu Üyesi Nedim Büyüknacar, konuklara bölge hakkında detaylı bilgi paylaşımında bulundu. Blacdot iş birliğiyle, Amsterdam merkezli bir firmanın kurucu ortakları Ferruh Tarık Tilgi ve Robert Citgez’in katılımıyla düzenlenen toplantıya, AOSB sanayicileri de yoğun ilgi gösterdi. Buluşmada, Adana sanayisinin üretim kapasitesi, uluslararası yatırım potansiyeli ve küresel pazarlarda rekabet gücünü artıracak stratejik iş birlikleri ele alındı. Özellikle Avrupa pazarında Türk sanayicilerinin konumunu güçlendirecek yeni fırsatlar değerlendirildi. Toplantının ev sahibi Nedim Büyüknacar, AOSB’nin sadece bölgesel değil, ulusal ölçekte de yatırımcıların gözdesi haline geldiğini vurgulayarak şunları söyledi: "Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi, güçlü altyapısı, stratejik konumu ve üretim çeşitliliğiyle artık ulusal sınırları aşan bir üretim üssü haline geldi. Bugün burada gerçekleştirdiğimiz toplantı, sanayicilerimizin küresel ölçekte rekabet edebilmesi için atılmış önemli bir adımdır. AOSB olarak, uluslararası yatırımcılarla iş birliği zeminini sürekli güçlendirmeye ve bölgemizi dünya sanayisine entegre etmeye devam edeceğiz." AOSB, bu tür buluşmalarla sanayicilerin global pazarlarda yerini sağlamlaştırmasına öncülük ederken, Adana’yı uluslararası yatırım ve üretim merkezi haline getirme vizyonunu kararlılıkla sürdürüyor.
MAKSİAD Başkanı Sarı; "Model Fabrika, sanayimize önemli katkılar sunuyor"
04 Kasım 2025 Salı - 10:03 MAKSİAD Başkanı Sarı; "Model Fabrika, sanayimize önemli katkılar sunuyor" Denizli Sanayi Odası’nın öncülüğünde hayata geçirilen ve işletmelere verimlilik, sürdürülebilirlik ile dijital dönüşüm alanlarında önemli katkılar sağlayan Denizli Model Fabrika, Makina Sanayici İş İnsanları Derneği (MAKSİAD) iş birliğiyle gerçekleştirilen bir ziyaret programına ev sahipliği yaptı. Ziyarete, MAKSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Sarı, Yönetim Kurulu Üyeleri ve MAKSİAD üyeleri katıldı. Program kapsamında, Model Fabrika’nın yürüttüğü faaliyetler yerinde incelendi ve işletmeler için örnek teşkil eden iyi uygulama örnekleri hakkında bilgi alışverişinde bulunuldu. Ziyaretin, bölgede faaliyet gösteren işletmelere verimlilik artırımı, dijital dönüşüm ve sürdürülebilir üretim konularında farkındalık kazandırmayı hedeflediği belirtildi. "Model Fabrika, sanayimize önemli katkılar sunuyor" MAKSİAD Başkanı Mehmet Sarı, ziyaretle ilgili yaptığı açıklamada, "Denizli Model Fabrika, sanayicilerimize çağın gerektirdiği üretim teknikleri ve dijital dönüşüm konusunda yol gösterici bir rol üstleniyor. Üyelerimizle birlikte bu örnek tesisi yerinde inceleyerek, hem bilgi hem de deneyim paylaşımı fırsatı bulduk. İş birliği kültürünü güçlendiren bu tür çalışmaların, bölgemiz sanayisine büyük katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Denizli Sanayi Odası Başkanımız Selim Kasapoğlu ile DSO 15. ve 17. Meslek Komitelerinin model fabrikanın Denizlili sanayicilerimize kazandırılması noktasında çok değerli katkıları oldu. Kendilerine yürekten teşekkür ediyorum" diye konuştu. Ziyaret, katılımcıların sorularının yanıtlanması ve değerlendirmelerin paylaşılmasıyla sona erdi.