EKONOMİ
OYAK şirketi Samaş ve Tekatron’a yurt dışından stratejik yatırım 08 Mayıs 2026 Cuma - 16:24:25 OYAK ve Umman Yatırım Otoritesi (OIA) ortaklığında kurulan OYAK Turkoman Yatırım A.Ş. (TOI), OYAK iştiraki sodyum bentonit işleticisi Samaş ile hisse satın alım, sermayeye katılım ve hissedarlık sözleşmesi imzaladı. TOI ayrıca insansız kara araçları üreticisi Tekatron ile "hisse edinimi" amacıyla bağlayıcı olmayan bir mutabakat zaptı da imzaladı. Samaş ile gerçekleştirilen sözleşme ile stratejik öneme sahip sodyum bentonit üretiminin geliştirilmesi, Tekatron ile yapılan anlaşma ile de kapasite artışı, Ar-Ge çalışmalarının desteklenmesi ve Türkiye ekonomisine katkı sağlanması hedefleniyor. Türkiye’nin önde gelen tamamlayıcı mesleki emeklilik fonlarından Ordu Yardımlaşma Kurumu (OYAK) ve Umman Yatırım Otoritesi’nin (OIA) 2025 yılında kurduğu OYAK Turkoman Yatırım A.Ş. (TOI), OYAK iştiraki Samaş ile hisse satın alım, sermayeye katılım ve hissedarlık sözleşmesi imzaladı. OYAK Turkoman Yatırım A.Ş. ayrıca insansız kara araçları üreticisi Tekatron ile de hisse edinimi amacıyla bağlayıcı olmayan bir mutabakat zaptı da imzaladı. İstanbul SAHA Expo 2026 Fuarı’nda gerçekleştirilen imza törenine, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu ve OYAK Yönetim Kurulu Başkanı Zekai Aksakallı katıldı. OYAK iştiraki sodyum bentonit rezervleri işleticisi Samaş için anlaşmayı OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş ve TOI Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Al Eisri imzaladı. Yapılan anlaşmayla Samaş için toplam 30 milyon ABD Doları yabancı sermaye kazanımı elde etti. Yapılan protokol ile ortaklık için doğrudan yurt dışından sağlanacak yatırımla şirketin büyümesi, modernizasyonunun desteklenmesi ve şirket sermayesinin güçlendirilmesi amaçlanıyor. OYAK, Samaş’ta çoğunluk hissedar olarak kalmaya devam edecek. TOI buna ek olarak yurt dışı bağlantılarını kullanarak Samaş’ın yeni sektör ve pazarlara girişini destekleyecek. Anlaşma Türkiye’ye duyulan güvenin bir işareti olarak görülüyor Söz konusu sözleşmeler ile stratejik öneme sahip sodyum bentonit rezervlerinin Türkiye ekonomisine daha hızlı katkı sağlaması ve bölgenin kalkınmasına destek olması için satış ağının genişletilmesi ve üretim miktarının artırılması hedefleniyor. Öte yandan, OYAK’ın çeşitli iştiraklerine son dönemde artan yabancı yatırımların, yurt dışı piyasalarda Türkiye’ye duyulan güveni ve OYAK’ın uluslararası seviyedeki kurumsal itibarını göstermesi açısından önemli olduğu değerlendiriliyor. Türkiye sodyum bentonitte rezerv zengini Dünyada bilinen en büyük sodyum bentonit rezervleri ABD ve Türkiye’de, özellikle de Samaş’ın ruhsat sahasında yoğunlaşıyor. 2024 yılında OYAK iştirakleri arasına katılan Samaş, Tokat / Reşadiye’de sahip olduğu bentonit rezervleri ve 50 yılı aşan tarihi ile sodyum bentonit madenciliği alanında dünyanın önde gelen firmalarından biri olarak faaliyet gösteriyor. Şirketin piyasaya sunduğu sodyum bentonit ürünleri farklı coğrafyalarda başta petrol sondajı, demir cevheri peletleme, kozmetik olmak üzere çeşitli sektörlerde dünyanın önde gelen firmalarının üretim süreçlerinde stratejik hammadde olarak kullanılıyor. Tekatron’a 15 milyon euro yabancı sermaye Diğer yandan TOI, insansız kara araçları üreticisi Tekatron Teknoloji A.Ş ile hisse edinimi amacıyla bağlayıcı olmayan bir mutabakat zaptı da imzaladı. Anlaşma, OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, TOI Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Al Eisri ve Tekatron’un kurucu ortağı Rıdvan Özdemir tarafından imzalandı. Yapılan anlaşma ile Tekatron için 15 milyon euro tutarında yabancı sermaye temini sağlandı. Tekatron sözleşmesiyle ilgili yapılan değerlendirmede, "Bu işlem Türkiye’nin savunma sanayiinde göstermiş olduğu atılımın bir sonucudur. Yabancı yatırımcılar ülkemizin savunma sanayi girişimlerinin geliştirdiği teknolojilere ve ülkemizin bu kapsamda sunduğu imkânlara büyük beklentilerle yatırım yapmaktadır. Belirli şartların oluşmasına ve nihai sözleşmelerin imzalanmasına müteakip sermaye sağlanacak. Taraflar arasında müzakerelerin olumlu ilerlemesi halinde bağlayıcı sözleşmelerin bu yıl Mayıs ayı içinde imzalanması planlanıyor" denildi. Tekatron insansız kara araçları alanında Türkiye’nin önde gelen savunma sanayi şirketleri arasında yer alıyor. TOI’nin Tekatron’da gerçekleştirmeyi planladığı sermaye artışı ile şirketin Türkiye’deki kapasite artış ve Ar-Ge projelerinin desteklenmesi, aynı zamanda da yurt dışında potansiyel üretim tesisi yatırımlarının finansmanının sağlanması hedefleniyor.
08 Mayıs 2026 Cuma - 16:05 DSO Başkanı Kasapoğlu: "Üretimden vazgeçmek gibi bir seçeneğimiz yok" Denizli sanayisinin güçlü üretim gücü ve ekonomik dinamizmine katkı sunan, 18 farklı sektörde 2 bini aşkın üyeyi temsil eden DSO Meslek Komite Üyeleri, 2026 yılının ilk Meslek Komiteleri Ortak Toplantısında bir araya geldi. DSO Başkanı Selim Kasapoğlu, Türkiye’nin üretmekten ve ihraç etmekten başka bir lüksü olmadığını ifade etti. Denizli Sanayi Odası (DSO) tarafından her yıl iki kez düzenlenen Meslek Komiteleri Ortak Toplantısı, DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, Meclis Başkanı İ. Okan Konyalıoğlu ve Genel Sekreter Dr. Sezgi Akbaş’ın yönetiminde DSO hizmet binasında gerçekleştirildi. Toplantıda, Meslek Komiteleri aracılığıyla sahadan gelen ihtiyaç, talep ve çözüm önerileri ele alınırken, DSO’nun Denizli sanayisinin rekabet gücünü artırmaya yönelik 2026 yılı faaliyetleri, devam eden projeleri ve yıl içerisinde gerçekleştirilmesi planlanan hedefleri değerlendirildi. Toplantının açılışında konuşan DSO Meclis Başkanı İ. Okan Konyalıoğlu, periyodik olarak gerçekleştirilen ortak toplantıların önemine dikkat çekerek, "İstişare, bilgilendirme ve gelecek projeksiyonu sunma açısından Meslek Komitelerimizin bir araya gelmesi çok kıymetli. Meslek gruplarından aktif olarak Yönetim Kuruluna ve Oda Meclisine bilgi akışı sağlayan Komitelerimiz, sorunları dile getirmekten ziyade bu sorunlara çözüm önerileri getirmeleriyle değer katıyorlar" dedi. "Meslek komitelerimiz sahanın nabzını tutuyor" DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu ise göreve geldikleri günden bu yana yürütülen çalışmalarda Meslek Komitelerinin önemli katkı sunduğunu belirterek, Yönetim Kurulu toplantılarında Komite kararlarının dikkatle değerlendirildiğini ifade etti. Başkan Kasapoğlu, "Meslek Komitelerimiz, üyelerimizin taleplerini Odaya aktaran, sahanın nabzını tutan en önemli kurullardır. Birlik ve beraberliğin, aynı dertlere hemhal olmanın oluşturduğu pozitif enerjinin kaynağıdır. Yeni dönemde de dinamik, yüksek katılımlı temsiliyet anlayışımızı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. Türkiye ve Denizli sanayisinin ekonomik anlamda yakın tarihin en zorlu dönemlerinden birinden geçtiğini belirten Kasapoğlu, bu süreçte işlerin düzeleceğine dair inançlarını hiçbir zaman kaybetmediklerini ifade etti. Sorunlara çözüm arayan ve sürekli aksiyon alan bir Oda anlayışıyla hareket ettiklerini vurgulayan Kasapoğlu, Ankara’ya iletilen talep ve çözüm önerilerine zaman zaman geri dönüş alınamadığını ancak sorunları dile getirmekten ve çözüm aramaktan asla vazgeçmediklerini söyledi. Başkan Kasapoğlu, Türkiye’nin üretmekten ve ihraç etmekten başka ne bir şansı ne de bir lüksü olmadığını ifade etti. Sanayide verimlilik ve desteklere erişim öncelikli başlıklar arasında Dalgalı ekonomik süreçlerde verimlilik olgusunun sanayiciler için en önemli yatırım başlıklarından biri olduğunu vurgulayan Kasapoğlu, Komitelere Denizli Model Fabrika’ya açıldığı günden itibaren verdikleri destek ve gösterdikleri yoğun ilgi nedeniyle teşekkür etti. Oda bünyesinde faaliyet gösteren Verimlilik Merkezi ve Teşvik Ofisi çalışmalarına da değinen Kasapoğlu, Teşvik Ofisi aracılığıyla son bir yılda yaklaşık 3,5 milyon liralık kaynak oluşturulduğunu söyledi. KOSGEB’in yürüttüğü İstihdamı Koruma Destek Programı’ndan mevcut durumda 1.500 firmanın faydalandığını belirten Kasapoğlu, mevcut teşvik ve destek mekanizmalarından daha fazla firmanın yararlanmasının önemsendiğini vurguladı. Denizli Sanayi Odası’nın sanayicilerin desteklere erişiminde daha aktif rol almaya devam edeceğini belirten Kasapoğlu, özellikle KOSGEB destekleri konusunda DSO KOSGEB temsilciliği ve Teşvik Ofisi aracılığıyla firmaların daha etkin şekilde bilgilendirilmesine gayret gösterildiğini vurguladı. Yönetim olarak temel motivasyonlarının yalnızca kendi dönemlerine etki etmek değil, kendilerinden sonra da etkisi sürecek çalışmalar bırakmak olduğunu söyleyen Kasapoğlu, saha ziyaretlerinde birlik ve beraberliğin önemini daha net gördüklerini, sanayicilerin sorunlarını yerinde dinlemenin ise çok kıymetli olduğunu belirtti. Mesleki eğitimde geleceğe yatırım mesajı Toplantının gündem başlıklarından biri olan Mesleki Eğitim İş Birliği Projesi (MEİP) konusunda söz alan DSO Başkan Yardımcısı ve Mesleki Eğitim Komisyonu Başkanı Mehmet Serter, sanayinin geleceğini belirleyen en önemli başlıklardan birinin mesleki eğitim olduğunu vurguladı. Proje kapsamında Denizli’deki 9 mesleki teknik Anadolu lisesine, 25 sanayicinin katkılarıyla destek sağlandığını belirten Serter, "Elimizde eğitim politikalarını tek başına şekillendirecek ya da tüm sorunları kısa sürede çözecek sihirli bir değnek olmayabilir. Ancak biz, sanayimizin ve gençlerimizin geleceği için daha aydınlık yarınların mücadelesini vermeye devam edeceğiz" dedi. Genç istihdamını artırmaya yönelik yürütülen çalışmalar ve Atatürk Meslek Lisesinde düzenlenen Kariyer Şöleni hakkında da bilgi veren Serter, ortaokul rehber öğretmenleriyle de bir araya geleceklerini belirterek, mesleki eğitimin öğrencilere ve velilere doğru aktarılması, kariyer yönlendirme süreçlerinde farkındalığın artırılması amacıyla çeşitli görüşme ve bilgilendirme çalışmaları gerçekleştirdiklerini ifade etti. Enerji verimliliği ve saatlik mahsuplaşma sistemi masaya yatırıldı Program kapsamında DSO-VEM Enerji ve Kaynak Verimliliği Uzmanı Damla Bayezit tarafından gerçekleştirilen sunumda, merkezin faaliyet alanları ile enerji verimliliği, temiz üretim ve sürdürülebilirlik odaklı yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verildi. Sunumda, firmalara yönelik sahada gerçekleştirilen ölçüm, analiz ve tespit uygulamaları ile enerji yönetimi alanında yürütülen etüt ve danışmanlık çalışmalarının sanayi kuruluşlarına sağladığı katkılar ele alındı. Programın son bölümünde elektrik piyasasında üretim ve tüketimin saatlik bazda dengelenmesini esas alan "saatlik mahsuplaşma" sistemi, özellikle lisanssız enerji üretimi yapan sanayi kuruluşları açısından getirdiği maliyetleriyle ele alındı. Bu kapsamda sunum yapan Akgün Elektrik firma yetkilisi Cemil Piri, yeni uygulamanın sanayi kuruluşları üzerindeki finansal ve operasyonel etkilerini değerlendirdi. Toplantı, Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu’nun Meslek Komite Üyelerinden gelen soruları yanıtlamasıyla son buldu.
08 Mayıs 2026 Cuma - 16:03 Terme Belediyesi’ne 454 milyon TL’lik ek bütçe Samsun Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, belediye meclisinde kabul edilen ek bütçe sonrası yaptığı açıklamada yatırım kararlılığını vurgulayarak, "Biz bu şehrin sevdalısıyız, Terme için yatırımdan yatırıma koşmaya devam edeceğiz. 1 milyar 300 milyon TL’yi aşan bu bütçe, ilçemizdeki dev projelerimizin ve büyük kalkınma hamlemizin en güçlü müjdesidir" dedi. Terme Belediye Meclisi 2026 Yılı Mayıs Ayı Olağan Toplantısı’nın ikinci birleşimini Belediye Başkanı Şenol Kul başkanlığında gerçekleştirerek, ilçenin kalkınma hamlesini hızlandıracak 454 milyon 500 bin TL’lik ek bütçeyi oy birliğiyle kabul etti. Bu kararla birlikte Terme Belediyesi’nin 2026 yılı toplam bütçesi 1 milyar 304 milyon 500 bin TL’ye ulaştı ve oy birliğiyle kabul edildi. "Terme için hizmet üretmeyi seviyoruz" Belediyenin vizyon projelerini hayata geçirmek ve ilçenin artan ihtiyaçlarına hızlı cevap verebilmek amacıyla hazırlanan ek bütçe hakkında konuşan Başkan Şenol Kul, "850 milyon TL olan mevcut bütçemizin, gerçekleştirdiğimiz büyük yatırımlar neticesinde Mayıs ayı itibarıyla yetmeyeceğini öngördük. Bugün onaylanan ek bütçe ile birlikte Terme’mizde yeni ve büyük yatırımların kapısını sonuna kadar aralıyoruz" diye konuştu. " Bu eser sizin eseriniz" Hizmet anlayışlarının temelinde "insan odaklılık" olduğunu belirten Başkan Kul, meclis üyelerine hitaben, "Terme’ye güzel ve kalıcı eserler bırakabiliriz inşallah. Bu eser sizin eseriniz" diyerek birlik ve beraberlik mesajı verdi. Muhalefet meclis üyelerine de verdikleri destekten dolayı teşekkür eden Başkan Kul, "82 mahallemiz ile birlikte muhtarlarımızla, teşkilatlarımızla ve sivil toplum kuruluşlarımızla el ele, gönül gönüle vererek çalışıyoruz. İnsanlarımızın hizmetkârı olmayı kendimize en büyük görev biliyoruz" şeklinde konuştu. " Kaynak üreten ve büyüyen bir belediye" Terme Belediyesi’nin kendi kaynaklarını üretme ve bütçeyi verimli kullanma konusundaki başarısına dikkat çeken Başkan Şenol Kul, "Bütçeye uygun kaynak üretme noktasında titiz bir çalışma yürütüyoruz. 1 milyar 300 milyon TL baremini aşan bu güçlü bütçe yapısı, ilçemizin çehresini değiştirecek modern projelerin teminatı olacaktır. Aldığımız kararın Terme’mize ve tüm hemşehrilerimize hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. Toplantı, gündem maddelerinin görüşülmesinin ardından dilek ve temennilerle sona erdi.
ETSO Meclisi yoğun gündemle toplandı
01 Kasım 2025 Cumartesi - 10:00 ETSO Meclisi yoğun gündemle toplandı Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası’nın (ETSO) 2025 yılı Ekim Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Gökhan Yılmaz başkanlığında gerçekleştirildi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından, ETSO’nun Ekim ayı mizanı ve bütçe izleme raporu oy birliğiyle onaylandı. Toplantıda konuşan TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve ETSO Başkanı Saim Özakalın, Ekim ayı boyunca yürütülen faaliyetleri ve projeleri meclis üyeleriyle paylaştı. Toplantıda; ilgili kurumlarşa Erzurum’un uçuş ağının geliştirilmesi, İl Millî Eğitim Müdürü Süleyman Ekici’ye yapılan ziyarette mesleki eğitimde iş birliği, Emniyet Müdürü Onur Karaburun ziyaretiyle trafik ve güvenli ulaşım projeleri, Model Fabrika Kurulumu toplantısı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile verimlilik görüşmeleri, STK Başkanları İstişare Toplantısı, Fransa IFRI heyeti ziyareti, Ziraat Bankası Yönetim Kurulu ile finansman istişaresi, KOSGEB iş birliğiyle Girişimci Destek Programı bilgilendirmesi, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Oruç Baba İnanç’a sunulan kapsamlı kalkınma dosyası, İhtiyaç sahibi öğrencilere giyim yardımı, Üyelere yüksek lisans ve doktora desteği, UNDP heyeti ile "Bugünün Gençleri, Geleceğin Meslekleri" projesi görüşmesi, PTT ile yurt dışı gönderim protokolü gibi birçok önemli başlık gündeme alındı. Toplantının sonunda Doç. Dr. Yakup Uzun, Erzurum’un sosyo-ekonomik gelişmişliği, model fabrikalar ve "Soğuk Hava - Yüksek Rakım Test Merkezi" konularında sunum yaptı. İsmail Suci ise ETSO web sitesinin yenilenen güvenlik altyapısı hakkında bilgi vererek, "Antivirüs duvarı tamamlandı; artık üyelerimiz sitemizi güvenle kullanabiliyor" dedi. Başkan Saim Özakalın, ETSO’nun üyelerine ve Erzurum ekonomisine katkı sağlayacak çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceğini vurguladı
Adana’da portakal hasadı başladı, 360 bin ton rekolte bekleniyor
01 Kasım 2025 Cumartesi - 09:34 Adana’da portakal hasadı başladı, 360 bin ton rekolte bekleniyor Türkiye’nin en önemli narenciye üretim merkezlerinden Adana’da portakal hasadı başladı. İklim değişikliğinin 2 sene önceye göre verimini ciddi oranında düşürdüğü portakaldan bu sene 360 bin ton rekolte beklendiği kaydedildi. Türkiye’nin narenciye ihtiyacının yüzde 65’den fazlasını karşılayan Adana’da erkenci Navelina ve Fukumoto cinsi portakallarda hasat başladı. Ülkede yaklaşık 650 bin dönüm, Adana’da ise 152 bin dönüm alanda üretimi yapılan portakal için işçiler sabahın erken saatlerinde bahçelere girdi. Binbir emekle toplanan portakallar kamyon ve tırlara yüklenip önce yurt içine sonra da başta Rusya ve Ukrayna olmak üzere birçok ülkeye gönderilmeye başlandı. Bu sene kışın yaşanan don, yazında yaşanan aşırı sıcaklar nedeniyle Adana’da birçok narenciye ürünü gibi portakal da etkilendi. Yaklaşık 2 sene önce dönüm başına ortalama 5 ton, geçen sene 2-3 ton verim alınan portakaldan yaşanan zirai donun ardından bu sene 500 kilogram verim alındığı ifade edildi. Kent genelinde ise 360 bin ton rekolte beklenirken portakalın bahçede kilogram fiyatının ise 27-32 lira arasında olduğu kaydedildi. "Yüksek fiyat çiftçiye para kazandırmıyor" Hasat sırasında İhlas Haber Ajansı’na konuşan Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, "Adana’da portakal hasadımız sürüyor. Dönüme yaklaşık 500 kilogram portakal verimi alıyoruz. Bahçede kilogram fiyatı ise 27-32 lira arasında satılıyor. Erkenci cins mandalina hariç bütün narenciye ürünleri önce kışın soğuklardan ardından da aşırı sıcaklardan etkilendi" ifadelerini kullandı. "Üstü açık fabrikada tarım yapıyoruz" İklim değişikliği sebebiyle portakalın 2 sene önceye göre yüzde 90 verim kaybı yaşadığına değinen Doğan, "2 sene önce dönüme ortalama 5 ton verim alınıyordu, geçen sene havalar sıcak gitti ve dönüme ortalama 2-3 ton verim alındı, bu sene ise kışın yaşanan don, yazın yaşanan aşırı sıcakta ürünler yandı ve şuanda dönüme 500 kilogram verim alıyoruz. Üstü açık fabrikada tarım yapıyoruz ve iklim değişikliği, tarımsal üretimimizi çok etkiliyor. Ürünlerimiz için devletimizden destek bekliyoruz" dedi. Öte yandan Doğan, bazı soğuktan etkilenmeyen bahçelerde verimin biraz daha yüksek olduğunu söyledi.
Merkez Bankası altın alımını durdurdu, piyasada gevşeme beklentisi
01 Kasım 2025 Cumartesi - 09:21 Merkez Bankası altın alımını durdurdu, piyasada gevşeme beklentisi Diyarbakır Sarraflar ve Kuyumcular Odası (DİKO) Başkanı Mehmet Yüksel, Merkez Bankasının altın alımını durdurmasına ilişkin, "Dört yıldır kota uygulaması nedeniyle Merkez Bankası altın alımlarını kendi bünyesinde yürüttüğü için piyasada yeterli miktarda altın bulunamıyordu. Bu karar açıkçası beklemediğimiz ama olumlu bulduğumuz bir gelişme" dedi. DİKO Başkanı Yüksel, son dört yıldır uygulanan kota sistemi nedeniyle, Merkez Bankası’nın altın alımları piyasadaki arzı önemli ölçüde kısıtlamış, kuyumculuk sektöründe dönem dönem dengesizlikler yaşanmasına neden olduğunu söyledi. Alınan son kararla birlikte Merkez Bankası’nın altın alımını durdurduğunu hatırlatan Yüksel, "Bu karar, sektörde yeni bir sürecin başlayacağına işaret ediyor. Dört yıldır kota uygulaması nedeniyle Merkez Bankası altın alımlarını kendi bünyesinde yürüttüğü için piyasada yeterli miktarda altın bulunamıyordu. Bu karar açıkçası beklemediğimiz ama olumlu bulduğumuz bir gelişme. Şu anda piyasada bir gevşeme ihtimali oldukça yüksek görünüyor. Bu durum hem üreticiyi hem de kuyumcu esnafını bir nebze rahatlatabilir" dedi. Yüksel, vatandaşların da bu süreçte temkinli davranmaları gerektiği uyarısında bulunarak, "Altın her zaman güvenli limandır ancak böyle ani kararlar sonrası kısa vadeli dalgalanmalar olabilir. Vatandaşlarımızın panikle hareket etmemesi, alım-satım kararlarını biraz daha dikkatli vermesi doğru olur. Merkez Bankası’nın alımı durdurmasıyla birlikte piyasada uzun süredir sıkıntısı çekilen ham altın arzında artış bekleniyor. Bu durum üretim kapasitesini ve atölye faaliyetlerini doğrudan olumlu etkileyecek. Son dönemde sınırlı arz nedeniyle yükselen gram altın fiyatlarında kısa vadede bir gevşeme yaşanabileceği öngörülüyor. Bu da piyasadaki alış-satış dengesini yeniden kurabilir. Kararın kalıcı hale gelmesi durumunda, piyasalarda istikrar ve güven ortamı güçlenecek. Diyarbakır gibi üretim ve satış kapasitesi yüksek illerde ticaretin canlanması bekleniyor" dedi.
Adana’da portakal hasadı başladı, 360 bin ton rekolte bekleniyor
01 Kasım 2025 Cumartesi - 09:13 Adana’da portakal hasadı başladı, 360 bin ton rekolte bekleniyor Türkiye’nin en önemli narenciye üretim merkezlerinden Adana’da portakal hasadı başladı. İklim değişikliğinin 2 sene önceye göre verimini ciddi oranında düşürdüğü portakaldan bu sene 360 bin ton rekolte beklendiği kaydedildi. Türkiye’nin narenciye ihtiyacının yüzde 65’den fazlasını karşılayan Adana’da erkenci Navelina ve Fukumoto cinsi portakallarda hasat başladı. Ülkede yaklaşık 650 bin dönüm, Adana’da ise 152 bin dönüm alanda üretimi yapılan portakal için işçiler sabahın erken saatlerinde bahçelere girdi. Binbir emekle toplanan portakallar kamyon ve tırlara yüklenip önce yurt içine sonra da başta Rusya ve Ukrayna olmak üzere birçok ülkeye gönderilmeye başlandı. Bu sene kışın yaşanan don, yazında yaşanan aşırı sıcaklar nedeniyle Adana’da birçok narenciye ürünü gibi portakal da etkilendi. Yaklaşık 2 sene önce dönüm başına ortalama 5 ton, geçen sene 2-3 ton verim alınan portakaldan yaşanan zirai donun ardından bu sene 500 kilogram verim alındığı ifade edildi. Kent genelinde ise 360 bin ton rekolte beklenirken portakalın bahçede kilogram fiyatının ise 27-32 lira arasında olduğu kaydedildi. "Yüksek fiyat çiftçiye para kazandırmıyor" Hasat sırasında İhlas Haber Ajansı’na konuşan Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, "Adana’da portakal hasadımız sürüyor. Dönüme yaklaşık 500 kilogram portakal verimi alıyoruz. Bahçede kilogram fiyatı ise 27-32 lira arasında satılıyor. 500 kilogram verim olduğu için yüksek fiyat çiftçiye para kazandırmıyor, sadece vatandaşlar pahalı portakal tüketmiş oluyor. Erkenci cins mandalina hariç bütün narenciye ürünleri önce kışın soğuklardan ardından da aşırı sıcaklardan etkilendi" ifadelerini kullandı. "Üstü açık fabrikada tarım yapıyoruz" İklim değişikliği sebebiyle portakalın 2 sene önceye göre yüzde 90 verim kaybı yaşadığına değinen Doğan, "2 sene önce dönüme ortalama 5 ton verim alınıyordu, geçen sene havalar sıcak gitti ve dönüme ortalama 2-3 ton verim alındı, bu sene ise kışın yaşanan don, yazın yaşanan aşırı sıcakta ürünler yandı ve şuanda dönüme 500 kilogram verim alıyoruz. Üstü açık fabrikada tarım yapıyoruz ve iklim değişikliği, tarımsal üretimimizi çok etkiliyor. Ürünlerimiz için devletimizden destek bekliyoruz" dedi. Öte yandan Doğan, bazı soğuktan etkilenmeyen bahçelerde verimin biraz daha yüksek olduğunu söyledi. Üretici Sefer Bilban, "Bu sene verim çok az. Fiyat yüksek ama bu yüksek fiyat çiftçiyi kurtarmıyor. Bu sene narenciye soğuktan etkilendi, ciddi verim kayıplarımız var" diye konuştu. (UMT-HİV-
Palandöken: "Esnaf faiz indirimini bekliyor"
01 Kasım 2025 Cumartesi - 08:59 Palandöken: "Esnaf faiz indirimini bekliyor" Merkez Bankası’nın faiz indirimi kararının piyasaya hızla yansıtılması gerektiğinin altını çizen TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Ekonominin canlanması için Merkez Bankası’nın yaptığı faiz indirimlerinin vatandaşa da yansıtılması gerekir. Özellikle bankalar, bu faiz indirimini mutlaka vatandaşa yansıtmalı ki ekonomide güven ortamı oluşsun" dedi. Faiz indirimi kararının henüz vatandaşa ve esnafa yansımadığına işaret eden Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Merkez Bankası 100 baz puanlık bir faiz indirimi yaptı. Bu, yaklaşık olarak yüzde 39,50 civarında bir orana denk geldi. Dolayısıyla vatandaşın kullandığı tüm araçlarda, örneğin kredi kartlarında veya aldığı ürünlerde bu indirimin hemen hissedilmesi gerekir ki ekonomiye güven artsın. Aksi halde, bu indirimler başta gıda sektörü olmak üzere konut, sağlık ve eğitim gibi tüm harcama kalemlerinde hissedilmediği sürece ekonomik rahatlama sağlanamaz. Faiz indirimi vatandaşa yansımadığı için hayat pahalılığı ve yüksek enflasyon etkisini sürdürmektedir. Üstelik mevsimsel olarak da sonbahar döneminde fiyatların, yaz aylarına göre artış eğiliminde olduğu biliniyor. Sebze ve meyve fiyatları da bu yıl yaşanan don olaylarının etkisiyle zaten yüksek. İnsanlar, ‘Merkez Bankası faizleri indirdi ama biz bunu neden hissedemiyoruz?’ diye sormakta haklı. Esnaf da aynı şekilde, devletin kredi faizlerini sübvanse etmesine rağmen bu indirimlerden yeterince yararlanamıyor" diye konuştu. "Faiz indirimi kararına tüm kesimler destek vermeli" Enflasyonla mücadele için ortak adımın şart olduğunu söyleyen Palandöken, "Burada en önemli konu, sanayi sektörünün ham madde girdilerinden esnaf ve sanatkârın dükkanına giren emtialara kadar tüm alanlarda, hizmet üreten lokanta, restoran vb. işletmelerin bu indirimi vatandaşa yansıtabilmesini sağlayacak mekanizmaların oluşturulmasıdır. Aksi takdirde yapılan indirimler vatandaşa ulaşmıyor ve bu durum da toplumda huzursuzluk oluşturuyor. Vatandaş, ‘Faizler indirildi ama bizim harcamalarımıza, kullandığımız kredilere yansımıyor’ diyor. Banka faizleri düşüyor ancak vatandaşın kullandığı krediler hâlâ yüksek maliyetli. Bilindiği üzere bu konuda bankalara çok önemli bir görev düşüyor. Yapılan indirimin, hemen ertesi gün vatandaşa yansıtılması gerek. Neredeyse bir hafta geçti ancak bankalardan vatandaşa doğrudan yansıyacak bir kolaylık ya da indirim adımı gelmedi. Bu durumda vatandaş da ‘ekonomideki bu düzelme trendinin bize bir faydası yok’ düşüncesine kapılıyor. Bunun mutlaka düzeltilmesi lazım. Toplumsal bir güvenin ve bilincin oluşabilmesi için herkesin üzerine düşen görevi yerine getirmesi büyük önem taşıyor" diye konuştu.
Başkan Memet Aslan: "Üretimin kalbi kadar eğitimin de merkezindeyiz"
01 Kasım 2025 Cumartesi - 08:28 Başkan Memet Aslan: "Üretimin kalbi kadar eğitimin de merkezindeyiz" Van Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu Başkanı Memet Aslan, sanayinin sürdürülebilir gelişiminin eğitimle mümkün olabileceğini belirterek, Van OSB’nin yalnızca üretim değil, aynı zamanda eğitimde de öncü bir merkez haline geldiğini söyledi. Van’ın istihdam ve üretim üssü olan Van OSB’de çalışmalar hummalı bir şekilde devam ediyor. Sanayileşmenin yanında eğitime ve kadın istihdamına da önem veren Van OSB, kurulması beklenen yüksekokulla da kentin ekonomisine önemli katkılar sunmayı hedefliyor. İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Başkan Memet Aslan, gençlerin mesleki becerilerini geliştirmek için Van OSB bünyesinde açılan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin bölgeye büyük katkı sağladığını söyledi. Aslan, "OSB’mize bir meslek teknik lisesi kazandırdık. Gençlerimiz burada sadece teorik değil, fabrikalarda uygulamalı olarak da eğitim alıyor. Bu sayede iş dünyasına hazır, deneyimli bir nesil yetişiyor" dedi. Kadınların gücüne güç katan anaokulu Kadın istihdamının artmasıyla birlikte sosyal destek ihtiyacının da önem kazandığını ifade eden Aslan, çalışan annelere özel bir anaokulunun iki yıl önce hizmete açıldığını hatırlattı. Aslan, "Tekstilde çalışan kadınlarımız için bir anaokulu ihtiyacı doğdu. Valimiz, büyükşehir belediyemiz ve kalkınma ajansımızın destekleriyle bu ihtiyaca çözüm ürettik. Artık kadınlarımız gönül rahatlığıyla çocuklarını bırakıp işlerine devam edebiliyorlar" ifadelerini kullandı. OSB’ye teknik yüksekokul geliyor Sanayinin nitelikli eleman ihtiyacına dikkat çeken Memet Aslan, yeni bir eğitim yatırımının müjdesini verdi. Bu yatırımla birlikte Van’ın yalnızca üretim değil, sanayi eğitimi alanında da Doğu Anadolu’nun merkezi haline geleceğini dile getiren Aslan, "OSB’mizin bir bölgesinde 28 dönümlük alanı üniversitemize tahsis ettik. Yükseköğretim Kurulu tarafından Van OSB Teknik Yüksekokulu onaylandı. Binalar ve laboratuvarlar tamamlandığında, OSB içinde bir eğitim kampüsü oluşacak" şeklinde konuştu. "Teoriyle pratiği buluşturuyoruz" Van OSB’nin hedefinin, sanayinin ihtiyaç duyduğu kalifiye iş gücünü yetiştirmek olduğunu belirten Aslan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Hem sahada hem sınıfta teori ve pratiği birleştiren bir modelle gençlerimizi sanayiye kazandırmak istiyoruz. Eğitim yatırımlarımız devam edecek; çünkü biz biliyoruz ki, eğitimin olmadığı yerde kalıcı üretim olmaz."
Uzmanından tavsiye: "Altın yeniden parlayacak, sabır gösteren kazanır"
31 Ekim 2025 Cuma - 22:05 Uzmanından tavsiye: "Altın yeniden parlayacak, sabır gösteren kazanır" Küresel piyasalarda altın fiyatlarının gerilemesi yatırımcılarda endişe oluşturdu. DEMAŞ A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Cumhur Kitiş, yaşanan düşüşün ‘çöküş değil, sağlıklı bir düzeltme’ olduğunu belirterek, yatırımcılara panik yerine sabır tavsiye etti. Kitiş, "Kısa vadede korkuya kapılan kaybeder, sabırlı olan kazanır" dedi. Küresel altın piyasalarında son haftalarda yaşanan sert gerileme, yatırımcılarda ‘Altın güvenli liman olmaktan çıktı mı?’ sorusunu yeniden gündeme taşıdı. ONS fiyatı 4 bin dolar seviyesinin altına gerilerken, Türkiye’de de gram altın yatay seyrediyor. Bu tablo, uzun süredir ‘her şartta kazandıran’ algısıyla hareket eden yatırımcıda ilk kez bir güven kırılması oluşturdu. Yaşanan düşüşü ‘piyasanın nefes alma süreci’ olarak değerlendiren DEMAŞ A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Cumhur Kitiş, "Altında yaşanan bu gerileme, yapısal bir kriz değil, hızlı yükselişlerin ardından gelen doğal bir düzeltmedir. ABD dolarındaki güçlenme, faizlerin yüksek seyri ve jeopolitik tansiyonun geçici olarak düşmesi yatırımcıyı temkinli hale getirdi. Ancak bu tablo kalıcı değil" diye konuştu. Uzmanlara göre fiyatlar dipte, düşüş geçici Küresel ekonomideki dalgalanmaya rağmen, büyük yatırım bankalarının altının uzun vadede yeniden güç kazanacağı görüşünde birleştiğini ifade eden Kitiş, "Son dönemdeki fiyat gerilemesinde; ABD dolarının güçlenmesi, faiz indirim beklentilerinin ötelenmesi ve bazı merkez bankalarının kısa vadeli satışları etkili oldu. Ancak uluslararası kurumlar, bu seviyelerin artık "dip bölge" olabileceği görüşünde birleşiyor. Goldman Sachs, 2026 ortasına kadar ons altının yeniden 4 bin dolar bandına çıkabileceğini öngörürken, J.P. Morgan son raporunda 2025’in son çeyreğinde altının 3 bin 300 - 3 bin 500 dolar aralığında dengeleneceğini belirtti. UBS ve HSBC ise mevcut düşüşün kalıcı olmadığını, merkez bankalarının altın alımlarının sürdüğü bir ortamda uzun vadeli trendin halâ yukarı yönlü olduğunu vurguluyor. Bu değerlendirmeler, altın fiyatlarının artık taban seviyelere yaklaşmış olabileceği yönündeki beklentileri güçlendiriyor" şeklinde konuştu. "Altın, uzun vadede TL’nin değer kaybına karşı sigorta işlevi görür" Uzmanlara göre düşüşün ana sebebi, doların küresel ölçekte yeniden güç kazanması ve ABD tahvil faizlerinin yüksek kalması. Türkiye özelinde ise, ithalat kotasının sıkılaşması ve iç piyasada talebin zayıflaması fiyatları sınırlıyor. Altının, halâ Türk yatırımcısının en güvenilir limanı olduğuna değinen Kitiş, 2025 yılının geri kalanında büyük bir satış dalgası beklemediğini, piyasanın artık denge noktasına yaklaştığını söyledi. Kitiş, "Altın, uzun vadede TL’nin değer kaybına karşı sigorta işlevi görür. İnsanımız zaman zaman fiyat oynaklığından etkilenir ama sonuçta altın kültürel olarak bizim birikim aracımızdır. Yıl sonuna doğru bu bilinç yeniden güç kazanacaktır. Yıl sonunda ONS fiyatının 3 bin 800 - 4 bin dolar bandında kapanmasını bekliyorum. TL bazında ise, döviz kuru ve enflasyon etkisiyle gram altın fiyatlarının mevcut seviyelerde kalması veya kısmi bir artış göstermesi muhtemel" ifadelerini kullandı. "Sabırlı davrananlar kazançlı çıkar" 2026 yılına gelindiğinde yeniden güçlü bir yükseliş dalgasının yaşanabileceğini, hatta merkez bankalarının rezerv artışları ve jeopolitik risklerin altını yeniden ön plana çıkaracağını da sözlerine ekleyen Cumhur Kitiş, "Altın fiyatlarındaki bu geri çekilme, fırsat olarak da görülebilir. Kısa vadede panikle hareket eden yatırımcılar kaybeder, sabırlı davrananlar ise kazançlı çıkar. Portföylerin tamamını altına çevirmek yerine, dengeli bir dağılım yapılmalı. Çünkü küresel ekonomide halâ belirsizlikler bitmedi. Altın yüzyıllardır hiçbir devletin, hiçbir sistemin çöküşünde değerini yitirmedi. Bugün yaşananlar geçici bir durgunluk. 2026’dan itibaren yeniden parlayan bir döneme gireceğimizi düşünüyorum. Altında güven duygusu zedelenmiş gibi görünse de, özünde o güveni besleyen en önemli şey hâlâ altının kendisidir" dedi.
Bakan Yumaklı, Tunceli’de dağ sarımsağı ekti, balık yetiştiricileriyle bir araya geldi
31 Ekim 2025 Cuma - 21:14 Bakan Yumaklı, Tunceli’de dağ sarımsağı ekti, balık yetiştiricileriyle bir araya geldi Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Tunceli temasları kapsamında Tozkoparan köyünde coğrafi işaretli dağ sarımsağı ekimine katıldı, Keban Barajı’nda Mersin balığı yetiştiricileriyle bir araya geldi. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Tunceli programı kapsamında ilk olarak Pertek’e bağlı Tozkoparan köyünde coğrafi işaretli Tunceli dağ sarımsağının ekimine katıldı. Tunceli Valisi ve Belediye Başkan Vekili Şefik Aygöl ile beraberindeki heyet ve vatandaşlarla birlikte sarımsak tohumu eken Bakan Yumaklı ardından Pertek’ten botla Çemişgezek’e geçerek Keban Barajı’nda faaliyet gösteren Mersin balığı yetiştiricilerini ziyaret etti. Üreticilerle görüşen Yumaklı, sektörün durumu ve potansiyeline ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bakan Yumaklı, "Su ürünleri üretimi gıda arz güvenliğinin her alanında olduğu gibi önemli bir başlığımızdır. Türkiye son dönemlerde hem iç sularda hem de kıyı kesimlerinde, denizlerde ciddi bir üreticilik ve avcılık gelişimi sağlamış durumda. Son 23 yıllık dönemde 1 milyon tonluk bir üretim gerçekleştirilmiş oldu. Biz yetiştiricilik bakımından Avrupa’da 2’nci, dünyada da 17’nci sıradayız. Her geçen gün zerine koyarak devam eden bir sektör bu. Özellikle iç sularımızda Türk Somonu olarak nitelendirdiğimiz ürünün yetiştirilmesi, daha sonra bunun farklı ürünler haline getirilerek dünya piyasalarına sunulması konusunda büyük bir başarı sağlanmış durumda. 2024 yılı sonu itibariyle 2 milyar dolarlık bir ihracat rakamına ulaşılmış durumda. Daha çok potansiyel var. Bunların hepsinin kategorize edilerek, her bir ürünün üzerinde ayrı ayrı durularak gelişmesinin sağlanması son derece kıymetli" şeklinde konuştu.