Son Dakika
|
Muhittin Böcek'i oğlu Gökhan Böcek etkin pişmanlıktan yararlandı!
Sağlık Bakanlığı: "(Hantavirüs) Ülkemizde henüz pozitif vaka tespit edilmemiştir"
Baba ve oğlunu öldüren kanser hastası yaşlı adam tahliye edildi
Ankara’da yaşlı adamı ağır yaralayıp parasını gasp eden saldırgan tutuklandı
Bakan Gürlek'ten flaş açıklamalar: ''İBB Davasında ifadesini geri çeken kimse yok''
Önünü kestiği yaşlı adamın parasını çalıp öldüresiye darp etti
Kübra Yapıcı cinayetinde yeni gelişme!
Hollanda’da bir kabin memuru hantavirüs şüphesiyle karantinaya alındı
Bingöl’de kayıp emekli öğretmen derede ölü bulundu
Endonezya’da yolcu otobüsü ile akaryakıt tankeri çarpıştı: 16 ölü, 4 yaralı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
İranlı Sözcü Bekayi: "ABD’nin yanıtı hala değerlendirme aşamasında"
Profesör açıkladı: "Hantavirüs, kemirgenlerden bulaşıyor"
Bakan Kurum: "Üretim hızımızı saatte 23, günde 550 konuta ulaştırdık"
Yol ortasındaki hindi kavgası trafiği durdurdu
İngiltere: "3 Britanyalı, hantavirüse yakalandı"
Trendyol Süper Lig’de 33. hafta heyecanı
Kağıthane’de metrobüs yangını!
EKONOMİ
Bakan Şimşek: "İlk çeyrekte sanayi üretimi çeyreklik yüzde 0,2 arttı"
08 Mayıs 2026 Cuma - 18:03:50
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "İlk çeyrekte sanayi üretimi çeyreklik yüzde 0,2 artarken, eksik çalışma günlerinin de etkisiyle yıllık yüzde 1,3 daraldı" dedi. Bakan Şimşek, resmi sosyal medya hesabından yılın ilk çeyreğinde sanayi üretimine dair açıklama yaptı. Şimşek, "Jeopolitik gelişmelerin yol açtığı belirsizlik ve yüksek enerji fiyatları, küresel ölçekte ticaret ve talep üzerinde baskı oluşturuyor. İlk çeyrekte sanayi üretimi çeyreklik yüzde 0,2 artarken, eksik çalışma günlerinin de etkisiyle yıllık yüzde 1,3 daraldı. Mevcut küresel konjonktürden en az şekilde etkilenmek ve sanayimizi desteklemek amacıyla kapsamlı tedbirler alıyoruz" açıklamasında bulundu.
08 Mayıs 2026 Cuma - 17:20
Vezirköprü’de kırsal kalkınma destekleri anlatıldı
Tarım ve kırsal kalkınma alanındaki desteklemelerle ilgili bilgilendirme toplantısı Vezirköprü’de gerçekleştirildi. Vezirköprü Halk Eğitim Merkezi’nde düzenlenen programa, Vezirköprü İlçe Tarım ve Orman Müdürü Yakup Çağlıyan’ın yanı sıra mahalle muhtarları ile çok sayıda çiftçi katılım sağladı. Toplantıda Samsun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü personelleri tarafından kırsal kalkınma yatırımlarına yönelik hibe ve destek programları hakkında sunum yapıldı. Program kapsamında üreticilere başvuru şartları, destek kalemleri ve yatırım süreçlerine ilişkin bilgiler aktarıldı. Yetkililer, tarımsal üretimin güçlendirilmesi ve kırsalda ekonomik kalkınmanın artırılması amacıyla üreticilerin destek programlarını yakından takip etmelerinin önemine dikkat çekti.
08 Mayıs 2026 Cuma - 17:19
Bakan Yumaklı, Marmara Su Ürünleri Denetim ve Kontrol Merkezi’ni açtı
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Yalova’da Marmara Su Ürünleri Denetim ve Kontrol Merkezi’nin açılış programında yaptığı konuşmada, "Türk balıkçılığı artık sadece kendi karasularında değil, Atlantik’ten Hint Okyanusuna kadar dünyanın dört bir tarafında varlık gösteriyor. Bu kabiliyete de sahibiz, bu kapasiteye de sahibiz" dedi. Bir dizi program için Yalova’ya gelen Bakan Yumaklı, Dereağzı mevkiinde yapımı tamamlanan Marmara Su Ürünleri Denetim ve Kontrol Merkezi’nin açılış törenine katıldı. Burada konuşan Bakan Yumaklı, "Denizde ilk olacak bir tesisin açılışında beraberiz. Bu sadece bir tesis olmaktan öte aynı zamanda üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizin aslında balıkçılıkta ne aşamaya geldiğini gösteren önemli namzetlerden bir tanesi. Dolayısıyla bu tesisin Marmara Su Ürünleri Kontrol ve Denetim Merkezi’nin hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. İnşallah buradan yetişecek olan kardeşlerimiz de bu merkezin eğitim yönüyle Türkiye’nin balıkçılığına, su ürünlerine katkısı anlamında önemli bir yer edinecektir" dedi. Dünyanın hem iklim değişikliği hem de konjonktürel konularda gıda arz güvenliği açısından büyük bir riskle karşı karşıya olduğunu belirten Yumaklı, "Bütün ülkeler gibi bizler de artık bunu bir stratejik konu olarak ele alıyoruz. Bu sadece bugünün konusu değil elbette ama bundan sonra dünyadaki bütün ülkelerin birinci konusu olacak en önemli gündem maddesi olacaktır. Denizlerimiz, iç sularımız ve yetiştiricilik kapasitemiz ülkemizin bu anlamda da su ürünleri yetiştiriciliği ve avcılığı anlamında da önemli bir gücünü teşkil etmekte. Son 23 yılda özellikle su ürünlerinde veya bu sektörde önemli değişimlere de imza attık. Tabii bu başarı da devletimizin, hükümetimizin çok kararlı adımlarının yanı sıra ve düzenlemelerinin yanı sıra aynı zamanda sektörün de bizlerle beraber buna uyum sağlama adına göstermiş olduğu çabanın çok büyük önemi var. Hep söylüyoruz, bütün işlemlerimizi, bütün kararlarımızı sektörümüzle birlikte gerçekleştiriyoruz" diye konuştu. "Potansiyelimizi sonuna kadar kullanma arzusunda ve kararlılığındayız" 23 yıldan bugüne kadar sektörde yaşanan gelişmelere değinen Bakan Yumaklı, "600 bin ton üretimimiz bugün 1 milyon tonu aşmış durumda. Özellikle yetiştiricilik üretimimiz aynı dönemde 625 bin tonun üzerine çıkarak 10 kattan daha fazla büyümüş durumda. Bu rakamlar her ne kadar istatistik gibi dursa da aslında gelişim anlamında nereden nereye gelindiğini ve çok önemli potansiyelin kullanıldığını gösteriyor. Biz burada duracak mıyız? Hayır. Kullanma ve koruma dengesini gözeterek hem bitkisel üretimimizde hem hayvansal üretimimizde hem de su ürünleri üretimimizde potansiyelimizi sonuna kadar kullanma arzusunda ve kararlılığındayız. Türk somonu, levrek ve çupra gibi ürünlerimiz artık Avrupa’dan Asya’ya kadar çok geniş bir coğrafyada sofralarda yer almakta. Bugün su ürünleri yetiştiriciliği konusunda bunu büyük bir memnuniyetle söyleyebilirim ki artık ülkemiz Avrupa’nın lider ülkelerinden bir tanesidir. Su ürünleri sektöründe ortaya koyduğumuz bu başarı sadece bizler tarafından değil, uluslararası kuruluşlar tarafından da teyit edilmekte. Uluslararası kuruluşların raporlarında nasıl geçiyor Türkiye’nin adı? Üretimiyle, lider bir ülke. Eskilerin güzel bir sözü var. Marifet iltifata tabidir. Dolayısıyla biz de bu başarıya katkıda bulunan hangi seviyede, hangi kademede, hangi pozisyonda, hangi noktada olursa olsun herkese hiç ayırt etmeden size canı gönülden teşekkür ediyorum. Bu başarı elbette takdir gördükçe büyüyecek bu emek değer buldukça da güçlenecek. Türkiye Akdeniz ve Karadeniz’i kapsayan CFCM bölgesinde deniz balıkçı filosunun yüzde 17.4’üne sahip. Deniz avcılığında ise payı yüzde 31.4. Ben bu oranların özellikle son dönemde Türkiye’nin başarılarını konuşmak ve bununla gurur duymak yerine konuyu farklı yerlere çekip dezenformasyonu öne çıkaranların gözlerine ve kulaklarına hitap eder şekilde tekrar etmek istiyorum. Türkiye’nin CFCM yani Akdeniz Genel Balıkçılık Komisyonu bölgesindeki filo oranı yüzde 17.4, deniz avcılığında ise yüzde 31.4, deniz yetiştiriciliğinde ise yüzde 43’lük payla birinci sırada. Bu tablo gerçekten ülkemizin ne kadar büyük güçlü ve stratejik bir balıkçılık ülkesi olduğunun da en somut göstergesi. Ayrıca ülkemiz Uluslararası Atlantik Tonbalıklarını Koruma Komisyonu nezdinde de etkin bir temsil gösterdi. Özellikle son iki yılda arkadaşlarımı tebrik ediyorum. Bu konuda gerçekten çok ciddi bir lobi faaliyeti yürüttüler. Ve mavi yüzgeçli orkinos kotamız yaklaşık yüzde 20 arttırılarak 3 bin 95 tona yükseldi. Bugün ve yarın balıkçı gemilerimiz orkinos avı için denizlere açılacak. İçlerinde Yalovalı balıkçı kardeşlerimiz de olacak. Şimdiden bütün balıkçılarımıza, bütün reislerimize buradan rastgele diyelim. Denizleri bereketli, kazançları da bol olsun inşallah" diye konuştu. "İhracatı 3 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz" Uluslararası balıkçılık yönetim organizasyonlarında Türkiye’nin elde etmiş olduğu başarılara paralel olarak temsil kabiliyeti konusunda da belli bir takvimi takip ettiklerini kaydeden Yumaklı, şöyle konuştu: "Örneğin Uluslararası Balinacılık Komisyonuna Türkiye tam üye oldu. Hint Okyanusu Tonbalıkları Komisyonu’na ise gözlemci üye olarak kabul edildi. Şimdi diyeceksiniz ki bunların arasındaki konu nedir? Türk balıkçılığı artık sadece kendi karasularında değil, Atlantik’ten Hint okyanusuna kadar dünyanın dört bir tarafında varlık gösteriyor. Bu kabiliyete de sahibiz, bu kapasiteye de sahibiz. Attığımız bu güçlü adımların sonucu Türkiye, su ürünleri yetiştiricilik üretiminde Avrupa’da 2., dünyada ise 15.sıraya yükselmiş durumda. Biz dediğim gibi mevcut başarıları kafi gören bir ülke değiliz. Önümüze daha yeni daha büyük hedefler koyuyoruz. İnşallah 2028 yılında 750 bin tonu yetiştiricilikten olmak üzere toplam üretimimizi 1 milyon 200 bin tona çıkarmayı su ürünleri ihracatımızda ise 2 milyar doları bulmuştuk, 3 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz. Şimdiden bütün sektöre de bu hedefi vermiş olalım. Herhalde sektör paydaşlarımız da buna hayır demeyecektir. Kıymetli katılımcılar söylediğim gibi koruma kullanma dengesi özellikle sucul biyolojik çeşitlilik açısından son derece önemli ve kritik. Biz denizleri bugünün değil, gelecek nesillerin de bize emaneti olarak görüyoruz. Bu nedenle üretirken koruyoruz, avlanırken sürdürülebilirliği de esas alıyoruz. Hakikaten son üç yılda balıkçılık sektörümüzle birlikte buna dair hangi konuyu gündeme getirsek biraz da denizin getirdiği karakterle sert mizaçlı olarak kabul edilen sektör paydaşlarımızın hepsi bunların tamamını bizlerden daha fazla sahiplenerek uyguladılar. Kendilerine teşekkür ediyorum." 2025 yılındaki denetim faaliyetleriyle ilgili bilgi veren Yumaklı, "2025 yılında 207 bin denetim yapıldı. Yasa dışı avcılıkla mücadele kapsamında 550 bin ton ürüne el konuldu. Mevzuata aykırı faaliyet gösterenlere ise idari para cezaları kesildi. 84 uygunsuz avcılık yapan gemiye el konuldu. 2 binden fazla yasa dışı av aracına da yine el konuldu. Buradan açık ve de net bir şekilde ifade etmek istiyorum. Denizlerimizin hakkını koruma anlamında hiçbir ihmale, hiçbir kaçak avcılığa ve hiçbir sorumluluğa kesinlikle müsamaha göstermeyeceğiz. Kurallara uymayanların gözünün yaşına bakmayacağız" ifadesini kullandı. Yumaklı, yapılacak çalışmalarla ilgili ise şunları kaydetti: "Açılışı yapılan merkeze bağlı olarak çalışacak Kuzey Ege Su Ürünleri Kontrol ve Denetim birimini Çanakkale’de kuracağız. Aynı şekilde Güney Ege’de ise benzer bir yapılanmayı hayata geçireceğiz. Önümüzdeki günlerde 7 kontrol gemisini de envanterimize katmış olacağız. 12 metre üzerindeki balıkçı gemilerinde kullanılan balıkçı gemisi izleme sistemi cihazlarını yenilemeye başladık, devam edeceğiz. Denizlerdeki avcılık faaliyetlerinin teknolojinin ve dijital gelişmelerinin ışığında devam etmesini istiyoruz. Bu vesileyle sürece verdikleri destekten dolayı Birleşmiş Milletler Akdeniz Genel Balıkçılık Komisyonu Genel Sekreteri Dr. Miguel Bernal’a ve ekibine teşekkür ederim. Biz sadece balığı değil, deniz yaşamının tamamını korumayı da bir milli görev olarak addediyoruz. Bu anlayış doğrultusunda bu merkezin yanı sıra aynı zamanda sucul canlıları kurtarma ve rehabilitasyon merkezini de kuruyoruz. İnşallah proje çalışmalarını yılsonuna kadar tamamlamış olacağız. Bu merkezde sucul canlılar çeşitli nedenlerle yaralandıklarında tedavi edilecekler, rehabilite edilecekler ve yeniden doğal yaşama katılmış olacaklar. İnanıyorum ki attığımız bu adımlarla birlikte Türkiye su ürünlerinde sadece üretim gücüyle değil, denizlerini koruyan, sürdürülebilirliği önceleyen ve ekosistem yönetiminde örnek gösterilen lider ülkelerden birisi olacak. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye yüzyılını inşa ederken hem mavi vatanımızda hem yeşil vatanımızda hem de ülkemizde bütün değerlerimizi yine söylüyorum koruma kullanma dengesiyle kullanacağız, ekonomik değere dönüştüreceğiz. Ben sözlerimin sonunda kurallara uygun bir şekilde avcılık yapan, emeğiyle üretime ve ekonomiye katkı sunan bütün balıkçılarımıza, bütün sektör paydaşlarımıza çok teşekkür ediyorum. Marmara Su Ürünleri Kontrol ve Denetim Merkezi’nin ülkemize, sektörümüze ve dünyaya su dünyasına sucul biyolojik çeşitliliğe hayırlı olmasını diliyor." Yumaklı protokolle kurdele kesimi sonrası tesisi gezdi, suya deniz patlıcanı bıraktı.
08 Mayıs 2026 Cuma - 16:24
OYAK şirketi Samaş ve Tekatron’a yurt dışından stratejik yatırım
OYAK ve Umman Yatırım Otoritesi (OIA) ortaklığında kurulan OYAK Turkoman Yatırım A.Ş. (TOI), OYAK iştiraki sodyum bentonit işleticisi Samaş ile hisse satın alım, sermayeye katılım ve hissedarlık sözleşmesi imzaladı. TOI ayrıca insansız kara araçları üreticisi Tekatron ile "hisse edinimi" amacıyla bağlayıcı olmayan bir mutabakat zaptı da imzaladı. Samaş ile gerçekleştirilen sözleşme ile stratejik öneme sahip sodyum bentonit üretiminin geliştirilmesi, Tekatron ile yapılan anlaşma ile de kapasite artışı, Ar-Ge çalışmalarının desteklenmesi ve Türkiye ekonomisine katkı sağlanması hedefleniyor. Türkiye’nin önde gelen tamamlayıcı mesleki emeklilik fonlarından Ordu Yardımlaşma Kurumu (OYAK) ve Umman Yatırım Otoritesi’nin (OIA) 2025 yılında kurduğu OYAK Turkoman Yatırım A.Ş. (TOI), OYAK iştiraki Samaş ile hisse satın alım, sermayeye katılım ve hissedarlık sözleşmesi imzaladı. OYAK Turkoman Yatırım A.Ş. ayrıca insansız kara araçları üreticisi Tekatron ile de hisse edinimi amacıyla bağlayıcı olmayan bir mutabakat zaptı da imzaladı. İstanbul SAHA Expo 2026 Fuarı’nda gerçekleştirilen imza törenine, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu ve OYAK Yönetim Kurulu Başkanı Zekai Aksakallı katıldı. OYAK iştiraki sodyum bentonit rezervleri işleticisi Samaş için anlaşmayı OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş ve TOI Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Al Eisri imzaladı. Yapılan anlaşmayla Samaş için toplam 30 milyon ABD Doları yabancı sermaye kazanımı elde etti. Yapılan protokol ile ortaklık için doğrudan yurt dışından sağlanacak yatırımla şirketin büyümesi, modernizasyonunun desteklenmesi ve şirket sermayesinin güçlendirilmesi amaçlanıyor. OYAK, Samaş’ta çoğunluk hissedar olarak kalmaya devam edecek. TOI buna ek olarak yurt dışı bağlantılarını kullanarak Samaş’ın yeni sektör ve pazarlara girişini destekleyecek. Anlaşma Türkiye’ye duyulan güvenin bir işareti olarak görülüyor Söz konusu sözleşmeler ile stratejik öneme sahip sodyum bentonit rezervlerinin Türkiye ekonomisine daha hızlı katkı sağlaması ve bölgenin kalkınmasına destek olması için satış ağının genişletilmesi ve üretim miktarının artırılması hedefleniyor. Öte yandan, OYAK’ın çeşitli iştiraklerine son dönemde artan yabancı yatırımların, yurt dışı piyasalarda Türkiye’ye duyulan güveni ve OYAK’ın uluslararası seviyedeki kurumsal itibarını göstermesi açısından önemli olduğu değerlendiriliyor. Türkiye sodyum bentonitte rezerv zengini Dünyada bilinen en büyük sodyum bentonit rezervleri ABD ve Türkiye’de, özellikle de Samaş’ın ruhsat sahasında yoğunlaşıyor. 2024 yılında OYAK iştirakleri arasına katılan Samaş, Tokat / Reşadiye’de sahip olduğu bentonit rezervleri ve 50 yılı aşan tarihi ile sodyum bentonit madenciliği alanında dünyanın önde gelen firmalarından biri olarak faaliyet gösteriyor. Şirketin piyasaya sunduğu sodyum bentonit ürünleri farklı coğrafyalarda başta petrol sondajı, demir cevheri peletleme, kozmetik olmak üzere çeşitli sektörlerde dünyanın önde gelen firmalarının üretim süreçlerinde stratejik hammadde olarak kullanılıyor. Tekatron’a 15 milyon euro yabancı sermaye Diğer yandan TOI, insansız kara araçları üreticisi Tekatron Teknoloji A.Ş ile hisse edinimi amacıyla bağlayıcı olmayan bir mutabakat zaptı da imzaladı. Anlaşma, OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, TOI Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Al Eisri ve Tekatron’un kurucu ortağı Rıdvan Özdemir tarafından imzalandı. Yapılan anlaşma ile Tekatron için 15 milyon euro tutarında yabancı sermaye temini sağlandı. Tekatron sözleşmesiyle ilgili yapılan değerlendirmede, "Bu işlem Türkiye’nin savunma sanayiinde göstermiş olduğu atılımın bir sonucudur. Yabancı yatırımcılar ülkemizin savunma sanayi girişimlerinin geliştirdiği teknolojilere ve ülkemizin bu kapsamda sunduğu imkânlara büyük beklentilerle yatırım yapmaktadır. Belirli şartların oluşmasına ve nihai sözleşmelerin imzalanmasına müteakip sermaye sağlanacak. Taraflar arasında müzakerelerin olumlu ilerlemesi halinde bağlayıcı sözleşmelerin bu yıl Mayıs ayı içinde imzalanması planlanıyor" denildi. Tekatron insansız kara araçları alanında Türkiye’nin önde gelen savunma sanayi şirketleri arasında yer alıyor. TOI’nin Tekatron’da gerçekleştirmeyi planladığı sermaye artışı ile şirketin Türkiye’deki kapasite artış ve Ar-Ge projelerinin desteklenmesi, aynı zamanda da yurt dışında potansiyel üretim tesisi yatırımlarının finansmanının sağlanması hedefleniyor.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
06 Mayıs 2026 Çarşamba- 11:18
Soma’nın geleceği masaya yatırıldı
2
07 Mayıs 2026 Perşembe- 15:25
Bakan Işıkhan: "SGK’ya olan borçlarda mevcutta 36 ay olan tecil-taksitlendirme süresini 72 aya çıkarıyoruz"
3
06 Mayıs 2026 Çarşamba- 13:50
Kastamonu’da Kurban Bayramı hareketliliği: 850 kilogramlık tosun 340 bin liraya alıcı buldu
4
07 Mayıs 2026 Perşembe- 16:15
Hakan Bucak Gayrimenkul ‘Marinada Residence’ projesini tanıttı
5
08 Mayıs 2026 Cuma- 09:58
Ağrı Dağı eteklerinde kurulan strafor fabrikasına sağlanan 20 milyonluk devlet desteğiyle üretim arttı
01 Kasım 2025 Cumartesi - 08:28
Başkan Memet Aslan: "Üretimin kalbi kadar eğitimin de merkezindeyiz"
Van Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu Başkanı Memet Aslan, sanayinin sürdürülebilir gelişiminin eğitimle mümkün olabileceğini belirterek, Van OSB’nin yalnızca üretim değil, aynı zamanda eğitimde de öncü bir merkez haline geldiğini söyledi. Van’ın istihdam ve üretim üssü olan Van OSB’de çalışmalar hummalı bir şekilde devam ediyor. Sanayileşmenin yanında eğitime ve kadın istihdamına da önem veren Van OSB, kurulması beklenen yüksekokulla da kentin ekonomisine önemli katkılar sunmayı hedefliyor. İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Başkan Memet Aslan, gençlerin mesleki becerilerini geliştirmek için Van OSB bünyesinde açılan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin bölgeye büyük katkı sağladığını söyledi. Aslan, "OSB’mize bir meslek teknik lisesi kazandırdık. Gençlerimiz burada sadece teorik değil, fabrikalarda uygulamalı olarak da eğitim alıyor. Bu sayede iş dünyasına hazır, deneyimli bir nesil yetişiyor" dedi. Kadınların gücüne güç katan anaokulu Kadın istihdamının artmasıyla birlikte sosyal destek ihtiyacının da önem kazandığını ifade eden Aslan, çalışan annelere özel bir anaokulunun iki yıl önce hizmete açıldığını hatırlattı. Aslan, "Tekstilde çalışan kadınlarımız için bir anaokulu ihtiyacı doğdu. Valimiz, büyükşehir belediyemiz ve kalkınma ajansımızın destekleriyle bu ihtiyaca çözüm ürettik. Artık kadınlarımız gönül rahatlığıyla çocuklarını bırakıp işlerine devam edebiliyorlar" ifadelerini kullandı. OSB’ye teknik yüksekokul geliyor Sanayinin nitelikli eleman ihtiyacına dikkat çeken Memet Aslan, yeni bir eğitim yatırımının müjdesini verdi. Bu yatırımla birlikte Van’ın yalnızca üretim değil, sanayi eğitimi alanında da Doğu Anadolu’nun merkezi haline geleceğini dile getiren Aslan, "OSB’mizin bir bölgesinde 28 dönümlük alanı üniversitemize tahsis ettik. Yükseköğretim Kurulu tarafından Van OSB Teknik Yüksekokulu onaylandı. Binalar ve laboratuvarlar tamamlandığında, OSB içinde bir eğitim kampüsü oluşacak" şeklinde konuştu. "Teoriyle pratiği buluşturuyoruz" Van OSB’nin hedefinin, sanayinin ihtiyaç duyduğu kalifiye iş gücünü yetiştirmek olduğunu belirten Aslan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Hem sahada hem sınıfta teori ve pratiği birleştiren bir modelle gençlerimizi sanayiye kazandırmak istiyoruz. Eğitim yatırımlarımız devam edecek; çünkü biz biliyoruz ki, eğitimin olmadığı yerde kalıcı üretim olmaz."
31 Ekim 2025 Cuma - 22:05
Uzmanından tavsiye: "Altın yeniden parlayacak, sabır gösteren kazanır"
Küresel piyasalarda altın fiyatlarının gerilemesi yatırımcılarda endişe oluşturdu. DEMAŞ A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Cumhur Kitiş, yaşanan düşüşün ‘çöküş değil, sağlıklı bir düzeltme’ olduğunu belirterek, yatırımcılara panik yerine sabır tavsiye etti. Kitiş, "Kısa vadede korkuya kapılan kaybeder, sabırlı olan kazanır" dedi. Küresel altın piyasalarında son haftalarda yaşanan sert gerileme, yatırımcılarda ‘Altın güvenli liman olmaktan çıktı mı?’ sorusunu yeniden gündeme taşıdı. ONS fiyatı 4 bin dolar seviyesinin altına gerilerken, Türkiye’de de gram altın yatay seyrediyor. Bu tablo, uzun süredir ‘her şartta kazandıran’ algısıyla hareket eden yatırımcıda ilk kez bir güven kırılması oluşturdu. Yaşanan düşüşü ‘piyasanın nefes alma süreci’ olarak değerlendiren DEMAŞ A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Cumhur Kitiş, "Altında yaşanan bu gerileme, yapısal bir kriz değil, hızlı yükselişlerin ardından gelen doğal bir düzeltmedir. ABD dolarındaki güçlenme, faizlerin yüksek seyri ve jeopolitik tansiyonun geçici olarak düşmesi yatırımcıyı temkinli hale getirdi. Ancak bu tablo kalıcı değil" diye konuştu. Uzmanlara göre fiyatlar dipte, düşüş geçici Küresel ekonomideki dalgalanmaya rağmen, büyük yatırım bankalarının altının uzun vadede yeniden güç kazanacağı görüşünde birleştiğini ifade eden Kitiş, "Son dönemdeki fiyat gerilemesinde; ABD dolarının güçlenmesi, faiz indirim beklentilerinin ötelenmesi ve bazı merkez bankalarının kısa vadeli satışları etkili oldu. Ancak uluslararası kurumlar, bu seviyelerin artık "dip bölge" olabileceği görüşünde birleşiyor. Goldman Sachs, 2026 ortasına kadar ons altının yeniden 4 bin dolar bandına çıkabileceğini öngörürken, J.P. Morgan son raporunda 2025’in son çeyreğinde altının 3 bin 300 - 3 bin 500 dolar aralığında dengeleneceğini belirtti. UBS ve HSBC ise mevcut düşüşün kalıcı olmadığını, merkez bankalarının altın alımlarının sürdüğü bir ortamda uzun vadeli trendin halâ yukarı yönlü olduğunu vurguluyor. Bu değerlendirmeler, altın fiyatlarının artık taban seviyelere yaklaşmış olabileceği yönündeki beklentileri güçlendiriyor" şeklinde konuştu. "Altın, uzun vadede TL’nin değer kaybına karşı sigorta işlevi görür" Uzmanlara göre düşüşün ana sebebi, doların küresel ölçekte yeniden güç kazanması ve ABD tahvil faizlerinin yüksek kalması. Türkiye özelinde ise, ithalat kotasının sıkılaşması ve iç piyasada talebin zayıflaması fiyatları sınırlıyor. Altının, halâ Türk yatırımcısının en güvenilir limanı olduğuna değinen Kitiş, 2025 yılının geri kalanında büyük bir satış dalgası beklemediğini, piyasanın artık denge noktasına yaklaştığını söyledi. Kitiş, "Altın, uzun vadede TL’nin değer kaybına karşı sigorta işlevi görür. İnsanımız zaman zaman fiyat oynaklığından etkilenir ama sonuçta altın kültürel olarak bizim birikim aracımızdır. Yıl sonuna doğru bu bilinç yeniden güç kazanacaktır. Yıl sonunda ONS fiyatının 3 bin 800 - 4 bin dolar bandında kapanmasını bekliyorum. TL bazında ise, döviz kuru ve enflasyon etkisiyle gram altın fiyatlarının mevcut seviyelerde kalması veya kısmi bir artış göstermesi muhtemel" ifadelerini kullandı. "Sabırlı davrananlar kazançlı çıkar" 2026 yılına gelindiğinde yeniden güçlü bir yükseliş dalgasının yaşanabileceğini, hatta merkez bankalarının rezerv artışları ve jeopolitik risklerin altını yeniden ön plana çıkaracağını da sözlerine ekleyen Cumhur Kitiş, "Altın fiyatlarındaki bu geri çekilme, fırsat olarak da görülebilir. Kısa vadede panikle hareket eden yatırımcılar kaybeder, sabırlı davrananlar ise kazançlı çıkar. Portföylerin tamamını altına çevirmek yerine, dengeli bir dağılım yapılmalı. Çünkü küresel ekonomide halâ belirsizlikler bitmedi. Altın yüzyıllardır hiçbir devletin, hiçbir sistemin çöküşünde değerini yitirmedi. Bugün yaşananlar geçici bir durgunluk. 2026’dan itibaren yeniden parlayan bir döneme gireceğimizi düşünüyorum. Altında güven duygusu zedelenmiş gibi görünse de, özünde o güveni besleyen en önemli şey hâlâ altının kendisidir" dedi.
31 Ekim 2025 Cuma - 21:14
Bakan Yumaklı, Tunceli’de dağ sarımsağı ekti, balık yetiştiricileriyle bir araya geldi
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Tunceli temasları kapsamında Tozkoparan köyünde coğrafi işaretli dağ sarımsağı ekimine katıldı, Keban Barajı’nda Mersin balığı yetiştiricileriyle bir araya geldi. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Tunceli programı kapsamında ilk olarak Pertek’e bağlı Tozkoparan köyünde coğrafi işaretli Tunceli dağ sarımsağının ekimine katıldı. Tunceli Valisi ve Belediye Başkan Vekili Şefik Aygöl ile beraberindeki heyet ve vatandaşlarla birlikte sarımsak tohumu eken Bakan Yumaklı ardından Pertek’ten botla Çemişgezek’e geçerek Keban Barajı’nda faaliyet gösteren Mersin balığı yetiştiricilerini ziyaret etti. Üreticilerle görüşen Yumaklı, sektörün durumu ve potansiyeline ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bakan Yumaklı, "Su ürünleri üretimi gıda arz güvenliğinin her alanında olduğu gibi önemli bir başlığımızdır. Türkiye son dönemlerde hem iç sularda hem de kıyı kesimlerinde, denizlerde ciddi bir üreticilik ve avcılık gelişimi sağlamış durumda. Son 23 yıllık dönemde 1 milyon tonluk bir üretim gerçekleştirilmiş oldu. Biz yetiştiricilik bakımından Avrupa’da 2’nci, dünyada da 17’nci sıradayız. Her geçen gün zerine koyarak devam eden bir sektör bu. Özellikle iç sularımızda Türk Somonu olarak nitelendirdiğimiz ürünün yetiştirilmesi, daha sonra bunun farklı ürünler haline getirilerek dünya piyasalarına sunulması konusunda büyük bir başarı sağlanmış durumda. 2024 yılı sonu itibariyle 2 milyar dolarlık bir ihracat rakamına ulaşılmış durumda. Daha çok potansiyel var. Bunların hepsinin kategorize edilerek, her bir ürünün üzerinde ayrı ayrı durularak gelişmesinin sağlanması son derece kıymetli" şeklinde konuştu.
31 Ekim 2025 Cuma - 20:25
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: "Toplam 55 milyar lira küçük ölçekteki düşük faizli kredi üyelerimize ulaştı"
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, "Nefes kredisini başlattık. Burada ilk önce 30 milyar TL onay almıştık, düşük faizli krediyi. Akabinde yine 2’nci paketin iznini aldık, 25 milyar TL. Toplam 55 milyar lira küçük ölçekteki üyelerimize ulaştı" dedi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, bir dizi açılış ve ziyaretler kapsamında Eskişehir’e geldi. İlk olarak Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy’u ziyaret eden Hisarcıklıoğlu, daha sonra TOBB Bilim Sanat Merkezi Ve Meslek Liseleri Ar-Ge Merkezi’nin açılışına katıldı. 600 öğrenci kapasiteli merkezin açılışını Vali Aksoy ile birlikte yapan Hisarcıklıoğlu, sınıfları gezerek merkezde inceleme yaptı. Merkez bahçesine dikilen fidana can suyu veren TOBB Başkanı ve beraberindekiler buradan Eskişehir Sanayi Odası’na geçerek burada düzenlenen Sanayicilerle İstişare Toplantısı’na katıldı. "Türkiye ortalamasından 4 katı hızla yeni firmayı ekonomiye kazandırdınız" Toplantıda konuşan Hisarcıklıoğlu, "Eskişehir Sanayi Odamız yeşil dönüşümde dünyanın ilk 3 odası arasına girdi. Odamız esasında bunların yabancısı değil, daha önce de 2 defa finalist olmuştu. Biliyor musunuz, her 2 senede bir yapılıyor bu genel kurul. Başkanımızı, hem yönetimini, hem meclis üyesi kardeşlerimi, çalışanları tebrik ediyorum. Bu, Türk özel sektörünün azminin, yüzyılının birlik ruhunun da eseridir. Celalettin Başkanımız ve ekibiyle bir kez daha iftihar ettim, kendilerini yürekten tebrik ediyorum. Esasında başarı hikayeleri yazmak Eskişehir’in genlerinde ve kültüründe var. Sizler, damarlarınızdaki girişimcilik enerjisiyle Türkiye ortalamasından 4 katı hızla yeni firmayı ekonomiye kazandırdınız. Yani yeni kurulan şirketlere baktığımız zaman, Türkiye ortalamasından tam 4 kat daha üsttesiniz. Türkiye’nin ihracat büyümesine baktım, onunla Eskişehir’in büyümesi arasında Eskişehir 2 kat daha hızlı büyümüş. Bu da müthiş bir başarı. Burada her türlü zorluğa rağmen yatırım yapan kardeşlerim, Eskişehir’in ihracatını Türkiye ortalamasından 2 kat daha fazla artırmış. Bunun gibi çok örnekler var" dedi. Türk özel sektörünün başarısına değinen Hisarcıklıoğlu, şöyle devam etti: "Son 40 senede, rahmetli Özal’dan bu yana müthiş bir başarı elde ettik. Tarım ağırlıklı bir ekonomiden bir sanayi devine dönüştük. Türkiye bugün İtalya, Çin, Rusya, İsrail dahil bu coğrafyanın tamamında en büyük sanayi devi olan ülke konumuna geldi. Bu da Türk özel sektörünün müthiş bir başarı hikayesidir. Bugün düşünebiliyor musunuz, 3 milyar dolar ihracat yapan bir Türkiye’den, rahmetli Özal geldiği zamanki 3 milyar dolar yıllık ihracatın yüzde 95’i tarım ürünüydü. Bugün ne yapıyoruz? 270 milyar dolar sanayi ürünü satıyoruz. Kime satıyoruz? Dünyanın en gelişmiş pazarlarına, Avrupa’ya, ABD’ye satıyoruz. Yüzde 50’si bunlara gidiyor. Bu, bizim kalitede ve rekabetçilikte ne kadar öne çıktığımızın en somut göstergesi." "Toplam 55 milyar lira küçük ölçekteki üyelerimize ulaştı" "Nefes" kredisinde toplamda 55 milyar lira iznin aldığından bahseden Hisarcıklıoğlu, "Başta KOBİ’lerimiz olmak üzere, yaşamakta olduğumuz finansmana erişim sıkıntısını bir nebze olsun çözmek, hafifletmek üzere Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği. Sanayicilerimizi çok ilgilendirmez ama burada basın olduğu için söylüyorum ’Nefes’ kredisini başlattık. Burada ilk önce 30 milyar onay almıştık, düşük faizli krediyi. 30 milyar, ki 30 milyar denizde bir damla su, ihtiyacımız çok büyük. Bu sanayicilerimiz için değil de küçük üyelerimiz açısından önemliydi. Akabinde yine 2’nci paketin iznini aldık, 25 milyar. Toplam 55 milyar lira küçük ölçekteki üyelerimize ulaştı. Şimdi inşallah talepler devam ediyor, inşallah yakın zamanda 3’üncüsünü de başlatacağız. Başkanlarımızla birlikte bunları takip edip sonuçlandırmak için çalışmalarımıza devam ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Her adımımızda sizin Türkiye’ye kazandırdığınız çağdaş oda modelini örnek alıyoruz" ESO’nun kuruluşunun 57’nci yıl dönümünde TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu’nu ağırlamanın mutluluk verici olduğuna dikkat çeken Eskişehir Sanayi Odası (ESO) Başkanı Celalettin Kesikbaş, "Son yıllarda, küresel rekabetin, dönüşümün ve belirsizliklerin yoğunlaştığı bir dönemde, sizlerin liderliğinde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği tüm iş dünyasına hem güven hem de yön veriyor. Ortaya koyduğunuz vizyon yalnızca kurumlarımızın değil, aynı zamanda girişimcilerimizin, üreticilerimizin ve ihracatçılarımızın ufkunu genişletmiş, ülkemizi küresel platformlarda güçlü ve saygın görünür kılmıştır. Her zaman ifade ettiğiniz gibi, dünyada rekabet ancak vizyon, cesaret ve güçlü iş birlikleriyle kazanılıyor. Bizler Eskişehir Sanayi Odası olarak bu anlayışla çalışıyor, her adımımızda sizin Türkiye’ye kazandırdığınız çağdaş oda modelini örnek alıyoruz. Bu vizyon doğrultusunda Sürdürülebilir Yeşil Sanayi Birimi’ni kurduk. Karbon yönetimi, yeşil finansman, sürdürülebilirlik raporlaması ve çevre dostu dönüşüm konularında da üyelerimize yol arkadaşlığı yapıyoruz" diye konuştu. Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy ise şunları kaydetti: "Hisarcıklıoğlu’na buraya gelerek Eskişehir’i, sizleri, bizleri dinlediği için teşekkür ediyorum. Umuyoruz ki iş dünyası her gün daha iyi bir noktaya sorunlarını aşarak devam edecektir. Ben tekrar kendisine, ekibine, beraber çalışma arkadaşlarına da teşekkür ediyorum. Sizleri sevgi ve saygıyla selamlıyorum."
31 Ekim 2025 Cuma - 17:07
KUDAKA yönetim kurulu Bayburt’ta toplandı
Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) 161’inci Yönetim Kurulu Toplantısı, dönem Başkanı Bayburt Valisi Mustafa Eldivan başkanlığında Bayburt’ta gerçekleştirildi. Genel Sekreter Oktay Güven’in, Ajansın mevcut çalışmaları ve planlanan faaliyetlerine ilişkin Yönetim Kurulu üyelerine yaptığı bilgilendirme sunumunun ardından gündem maddeleri görüşüldü. Bayburt Valiliği toplantı salonunda düzenlenen toplantıda; "SoGreen/Yeşil Üretim, Döngüsel Ekonomi ve Kapsayıcı İstihdam Hızlandırıcı Hibe Desteği Programı" kapsamında başvuru süreci tamamlanan projelere ilişkin değerlendirme yapıldı. Ayrıca Fizibilite Destek Programına sunulan proje teklifleri incelenerek destek almaya hak kazanan projeler belirlendi. Toplantıya; Yönetim Kurulu Başkanı Bayburt Valisi Mustafa Eldivan, Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, Bayburt Belediye Başkanı Mete Memiş, KUDAKA Genel Sekreteri Oktay Güven, Erzincan İl Genel Meclisi Başkanı Mehmet Cavit Şireci, Bayburt İl Genel Meclisi Başkanı Hüseyin Şahin katıldı.
31 Ekim 2025 Cuma - 16:47
MTSO heyeti Bursa Model Fabrikada incelemelerde bulundu
Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, beraberinde Meclis Üyeleri, Disiplin Kurulu Üyeleri ve Komite Başkanları ile Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Eğitim ve Teknoloji Kampüsü’nü ziyaret etti. Başkan Sadıkoğlu, Bursa Model Fabrikada yürütülen örnek uygulamaları, yakın zamanda faaliyete başlatacakları Malatya Model Fabrikada da uygulayacaklarını söyledi. Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Meclis Üyeleri, Disiplin Kurulu Üyeleri ve Komite Başkanları, Malatya’da yakın zamanda TSO öncülüğünde faaliyete başlayacak olan Model Fabrika öncesi yalın üretim ve dijital dönüşümün uygulamalı adımlarını sahada gözlemlemek üzere Bursa Model Fabrikayı ziyaret etti. "Malatya model fabrikayı faaliyete geçireceğiz" Model Fabrika ziyaretini değerlendiren MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, "Oda olarak projesini hazırlayıp Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na sunduğumuz Model Fabrika projemizde sona yaklaştık. Fırat Kalkınma Ajansı’nın destekleriyle 2. OSB’de inşa çalışmalarını tamamladığımız fabrikamızı şimdiye kadar faaliyete sokacaktık ancak 6 Şubat’ta yaşadığımız depremler süreci biraz yavaşlattı. Oda olarak Bursa Ticaret ve Sanayi Odası tarafından kurulan Bursa Model Fabrikaya bir ziyaret gerçekleştirdik. Yaptığımız incelemeler Malatya Model Fabrika için önemli bir kazanım olacak" dedi. MTSO heyeti ayrıca Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Eğitim ve Teknoloji Kampüs bünyesinde yer alan Teknoloji Koordinasyon ve Ar-Ge Merkezi, Enerji Verimliliği Merkezi, Laboratuvarlar, Mesleki Yeterlilik ve Belgelendirme Merkezi ile Mutfak Akademisi gibi yenilikçi birimlerde yürütülen çalışmaları da yakından inceledi. Yapılan ziyaretlerin MTSO’nun sürdürdüğü projelere örneklik teşkil edeceğini vurgulayan Başkan Sadıkoğlu, "İş dünyasının nitelikli insan kaynağına, üretim verimliliğine ve teknolojik dönüşümüne doğrudan katkı sunan bu örnek uygulamaları yerinde görmek bizler için oldukça verimli oldu. Özellikle Model Fabrika, Enerji Verimliliği ve Mesleki Eğitim alanlarındaki uygulamalar, bu alanda sürdürdüğümüz projelerin gelişimi açısından önemli bir örnek teşkil ediyor. Bu kapsamda, kendileriyle bilgi ve tecrübe paylaşımını artırarak, Malatya iş dünyasının üretim kabiliyetini, teknolojik dönüşümünü ve insan kaynağı niteliğini güçlendirmeye yönelik ortak çalışmalar yürütmeyi hedefliyoruz" şeklinde konuştu. Meclis toplantısı Çanakkale’de düzenlendi MTSO heyeti Bursa ziyaretinin yanı sıra 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı günü Cumhuriyetimizin kuruluşuna giden yolun en şanlı duraklarından olan milli mücadelenin destanlaştığı şehir Çanakkale’ye giderek burada Ekim ayı meclis toplantısını gerçekleştirdi. Tarihi Gelibolu Yarımadasına ziyaret Meclis toplantısının ardından tarihi Gelibolu Yarımadası’na ziyarete giden MTSO heyeti Namazgah Tabyalarını, Seyit Onbaşı Şehitliği’ni, Soğanlıdere ve Şahindere Şehitliği’ni, Çanakkale Şehitler Abidesi’ni, 57. Alay Şehitliği’ni, Conkbayırı Bölgesini ve Çanakkale Destanı Tanıtım Merkezi’ni ziyaret ettiler. "Çanakkale, milletimizin varoluş çığlığının duyulduğu yerdir" Toplantı hakkında açıklama yapan MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, "Yönetim Kurulumuz, Meclis Üyelerimiz, Disiplin Kurulu Üyelerimiz ve Komite Başkanlarımızla, Cumhuriyetimizin 102. kuruluş yıl dönümünde Çanakkale’deydik. Çanakkale, bir milletin varoluş çığlığının duyulduğu yerdir. 110 yıl önce burada yalnızca mermiler çarpışmadı, inanç, vatan sevgisi ve fedakârlık göğe yükseldi. 253 bin şehit versek de Gelibolu’nun sarp kıyılarında düşmanın gücüne değil, milletin yüreğine güvenen kahramanlar Çanakkale Geçilmez sözünü tarihimizin en sağlam temeline kazıdı. Tarihimize isimlerini altın harflerle yazdıran Çanakkale Şehitlerimizi ziyaret etmiş olmanın gururunu yaşıyoruz. 1915 Çanakkale Zaferi, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı bir zaferdir. Devrin en büyük ordularının dize getirildiği, imkansızın inanca mağlup olduğu ve her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu mukaddes topraklarda milletimizin azmi, cesareti ve imanıyla yazdığı büyük destan bir kez daha yüreklerimizde can buldu. İstiklal uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz" diye konuştu.
31 Ekim 2025 Cuma - 16:39
GSO heyetinden Romanya’da ticari iş birliği çıkarması
Gaziantep Sanayi Odası (GSO) tarafından yürütülen Gaziantep Ayakkabı ve Triko Kümeleri Projeleri kapsamında, Ticaret Bakanlığı’nın UR-GE desteğiyle Romanya’da yurt dışı pazarlama faaliyeti ve ikili iş görüşmeleri (B2B) programı gerçekleştirildi. GSO heyeti, programın ilk günü 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Bükreş’teki anıtını ziyaret ederek çiçek bıraktı. Ziyaret kapsamında, Romanya Ticaret ve Sanayi Odası başta olmak üzere çeşitli kurum ve kuruluşlarla görüşmeler gerçekleştirildi. Görüşmelerde ticari ilişkilerin geliştirilmesi, iş birliği fırsatlarının artırılması ve ortak projelerin hayata geçirilmesi konularında fikir alışverişinde bulunuldu. Programın devamında Gaziantepli firmalar, Romanyalı iş insanlarıyla birebir görüşmeler yaparak potansiyel iş ortaklıkları kurma, ihracatlarını artırma ve uluslararası pazarlardaki rekabet güçlerini yükseltme fırsatı yakaladı. GSO Genel Sekreter Yardımcısı M. Sermest Çapan ve firma temsilcileri, ayrıca Romanya’da çeşitli saha ziyaretleri gerçekleştirerek üretim tesislerini yerinde inceledi. Bu ziyaretler sırasında, sektör temsilcileriyle deneyim paylaşımı yapılırken, iki ülke arasında sektörel iş birliklerinin geliştirilmesi yönünde önemli adımlar atıldı. GSO tarafından gerçekleştirilen ve Ticaret Bakanlığı’nın desteklediği yurt dışı organizasyonu, Gaziantepli firmaların küresel pazarlarda daha etkin yer alması ve uluslararası rekabet güçlerinin artırılması hedeflerine önemli katkılar sağladı. UR-GE UR-GE Projesi, 5973 sayılı karar çerçevesinde Ticaret Bakanlığı tarafından uygulanan "Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesinin Desteklenmesi Hakkında Genelge" doğrultusunda, iş birliği kuruluşlarının kümelenme ve proje odaklı ihracat faaliyetlerini desteklemektedir. Yüzde 75 oranında devlet desteği sağlanan UR-GE projeleri firmalara 3 yıl boyunca tanıtım, eğitim, danışmanlık, yurt dışı pazarlama, alım heyeti organizasyonları gibi birçok başlıkta katkı sunmaktadır.
31 Ekim 2025 Cuma - 16:06
Aksa Doğalgaz, doğal gazda tasarrufun ipuçlarını açıkladı
Dünya Tasarruf Günü vesilesiyle enerji verimliliğine dikkat çeken Aksa Doğalgaz, evlere konfor kazandırmayı hedeflerken aile bütçesine katkıda bulunan doğal gazın verimli kullanımıyla enerji tüketimini azaltmanın dokuz etkili yolunu paylaştı.
31 Ekim 2025 Cuma - 15:00
Hazine destekli kredi oranlarının düşürülmesi kararından dönülmesi çiftçiyi sevindirdi
KIRŞEHİR (İHA) – Kırşehir Ziraat Odası Başkanı Mevlüt Toprak, çiftçilerin kullandığı hazine destekli kredi oranlarının düşürülmesiyle oluşan tepkilerin dikkate alınarak karardan dönülmesinin üretici kesimde büyük bir memnuniyet oluşturduğunu söyledi. Kırşehir Ziraat Odası Başkanı Mevlüt Toprak, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 10519 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’ne ilişkin açıklama yaptı. Toprak, "Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin ardından çiftçimizin tepkisi dikkate alınarak düzenleme yapılması üreticiye moral olmuştur. Düzeltilen kararla ilgili olarak Tarım ve Orman Bakanımıza ve Cumhurbaşkanımıza teşekkür ediyoruz" dedi. Toprak, Kırşehir bölgesinde ekim sezonunun başladığını ancak artan maliyetler ve olumsuz hava şartlarının üretimi olumsuz etkilediğini belirtti. Toprak, "Çiftçilerimiz ekimlere başladı ancak girdi maliyetlerinin yüksekliği ve yağışların yetersizliği nedeniyle birçok üreticimiz planladığı kadar ekim yapamadı. Bu yıl ekim miktarlarında geçen yıla oranla azalma bekliyoruz" ifadelerini kullandı. Toprak, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için desteklerin devam etmesinin önemine vurgu yaparak, çiftçinin üretimden kopmaması adına ekonomik ve iklimsel şartların göz önünde bulundurulması gerektiğini sözlerine ekledi.
31 Ekim 2025 Cuma - 14:54
TCMB: ’’Öncü verilere göre gıda fiyatlarındaki olumsuz seyir hız kesmekle birlikte sürüyor ’’
sıvı yağlar, et ürünleri, ekmek-tahıllar, çay ve süt ürünleri (çiğ süt alım fiyatının yansımasıyla) gibi kalemler öncülüğünde artıyor’’ denildi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Para Politikası Kurulu (PPK) toplantı özetini yayımladı. Özette şu ifadelere yer verildi: ’’Küresel ticaret politikalarına ilişkin belirsizlik yüksek seviyelerini korumaktadır. Süregelen belirsizliğe rağmen, 2025 yılı küresel büyüme tahminlerinde sınırlı iyileşme devam etmiştir. Diğer taraftan, artan korumacılık, öne çekilen talebin geçici etkilerinin ortadan kalkması ve belirsizliğin daha uzun bir zaman dilimine yayılma olasılığı, küresel büyüme görünümü üzerindeki aşağı yönlü riskleri güçlendirmektedir. Bu çerçevede, zayıf ve kırılgan görünümün devam edeceği; Türkiye’nin dış ticaret ortaklarının ihracat paylarıyla ağırlıklandırılan küresel büyüme endeksinin 2025 yılında yüzde 1,9; 2026 yılında ise yüzde 2,3 oranında artacağı tahmin edilmektedir. Küresel talep görünümündeki zayıf seyir ve arz yönlü gelişmeler ham petrol fiyatlarını baskılamaya devam ederken, enerji emtia fiyatları mevcut PPK döneminde gerilemiştir. Diğer taraftan, endüstriyel ve değerli metal fiyatları kaynaklı olarak enerji dışı emtia fiyatları artış eğilimini sürdürmüştür. Enflasyon üzerindeki riskler küresel ölçekte geçerliliğini korurken, merkez bankaları söz konusu riskleri gözeterek faiz indirimlerini sürdürmektedir. Son dönemde, risk iştahındaki dalgalanmalara bağlı olarak, gelişmekte olan ülke hisse senedi piyasalarından portföy çıkışları gözlenirken, küresel belirsizlikler ve jeopolitik gelişmeler, portföy hareketleri üzerindeki aşağı yönlü riskleri canlı tutmaktadır. Parasal ve finansal koşullar Türk lirası (TL) mevduat faizleri, 12 Eylül haftasına kıyasla 82 baz puan azalarak 17 Ekim haftası itibarıyla yüzde 48,5 seviyesinde gerçekleşmiştir. Aynı dönemde TL ticari kredi faizleri (Kredili Mevduat Hesabı ve Kredi Kartı hariç) 236 baz puan azalarak yüzde 47,9; ihtiyaç kredisi (Kredili Mevduat Hesabı hariç) faizleri 211 baz puan azalarak yüzde 62,7; konut kredisi faizleri 124 baz puan azalarak yüzde 37,9; taşıt kredisi faizleri ise 570 baz puan azalarak yüzde 36,3 seviyesinde oluşmuştur. Bireysel kredilerin 4 haftalık büyüme oranlarının ortalaması 12 Eylül–17 Ekim döneminde yüzde 3,1 seviyesine gerilemiştir. Bu düşüşte kredi kartı büyümesindeki yavaşlama etkili olmuştur. TL ticari kredilerin 4 haftalık büyüme oranlarının ortalaması yüzde 2,3 seviyesinden yüzde 2,6’ya yükselmiştir. Kur etkisinden arındırılmış yabancı para (YP) ticari kredilerdeki 4 haftalık büyüme oranlarının ortalaması yüzde 0,5 ile bir önceki PPK dönemi seviyesinin altında gerçekleşmiştir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) brüt uluslararası rezervleri, 12 Eylül’den bu yana 20,6 milyar ABD doları artarak 17 Ekim itibarıyla 198,4 milyar ABD dolarına yükselmiştir. Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS) 10 Eylül’den bu yana yatay bir seyirle 22 Ekim itibarıyla 267 baz puan seviyesine gelmiştir. Türk lirasının 1 ay vadeli kur oynaklığı 22 Ekim itibarıyla yüzde 10,5 seviyesine, 12 ay vadeli kur oynaklığı yüzde 19,8 seviyesine gelmiştir. Önceki PPK toplantı haftasından bu yana yurtdışında yerleşik yatırımcıların pozisyon değişimi hisse senedi piyasasında sınırlı kalırken, değişimin neredeyse tamamı Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) piyasasına olmak üzere toplamda 1,3 milyar ABD doları net portföy girişi gerçekleşmiştir. Talep ve üretim Ağustos ayında perakende satış hacim endeksinde aylık bazda yüzde 0,9 oranında, çeyreklik bazda ise yüzde 1,8 oranında artış gerçekleşmiştir. Altın hariç bakıldığında hem aylık hem de çeyreklik artışlar daha düşük oranlı olmuştur. Böylece perakende satışların büyümesi yavaşlamıştır. Aynı dönemde ticaret satış hacim endeksi, toptan ticaretteki azalış kaynaklı olarak, aylık bazda yüzde 1,4, çeyreklik bazda ise yüzde 3,6 oranında gerilemiştir. Hizmet üretim endeksi ağustos ayında yüzde 0,4 oranında artmıştır. Çeyreklik bazda ise yılın ikinci çeyreğindeki yatay seyrin üçüncü çeyrekte de devam ettiği görülmektedir. Kartla yapılan harcamalar ağustos-eylül döneminde artmıştır. Diğer yandan, kart kullanım oranında son yıllarda görülen artışın etkisi dışlandığında tüketim harcamalarının daha ılımlı gerçekleştiği değerlendirilmektedir. Beyaz eşya satışları temmuz-ağustos döneminde azalmış, otomobil satışları ise ağustos ayındaki yüksek aylık artışın ardından eylül ayında gerilemiş, böylelikle üçüncü çeyrekteki artış daha ılımlı bir düzeyde gerçekleşmiştir. İmalat sanayi firmalarına yönelik anket verileri, yılın üçüncü çeyreğinde kayıtlı iç piyasa siparişlerindeki zayıf seyrin sürdüğünü göstermektedir. Özetle, son döneme ait veriler, talep koşullarının dezenflasyonist düzeyde olduğuna işaret etmektedir. Ağustos ayında sanayi üretim endeksi, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış olarak aylık bazda yüzde 0,4 oranında, takvim etkilerinden arındırılmış olarak yıllık bazda yüzde 7,1 oranında artmıştır. Çeyreklik bazda sanayi üretimi, ağustos ayı itibarıyla üçüncü çeyrekte yatay seyretmiştir. Ana eğilimi izlemek amacıyla tipik oynaklık sergileyen diğer ulaşım ve benzeri sektörler dışlandığında, sanayi üretiminin çeyreklik bazda sınırlı olarak gerilediği görülmektedir. İmalat sanayine yönelik anket göstergeleri, üçüncü çeyrekte imalat sanayinde faaliyetin görece zayıf seyrettiğine işaret etmiştir. Öncü veriler, üçüncü çeyrekte gerilemeyi sürdüren imalat sanayi kapasite kullanım oranında ekim ayında yatay bir seyir ima etmektedir. Çeyreklik bazda inşaat üretim endeksi ise, ağustos ayı itibarıyla üçüncü çeyrekte yüzde 5,1 oranında yükseliş kaydederken, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 24,5 oranında artmıştır. Ağustos ayında mevsimsellikten arındırılmış istihdam 32,8 milyon kişi seviyesinde gerçekleşmiş ve çeyreklik bazda yüzde 0,5 oranında artmıştır. Bu dönemde, işgücüne katılım oranı çeyreklik olarak 0,1 puan artmış, işsizlik oranı ise 0,2 puan azalarak yüzde 8,3 seviyesine gerilemiştir. Anket göstergeleri, yılın üçüncü çeyreğinde imalat sanayi firmalarının geleceğe yönelik istihdam beklentilerinde tarihsel ortalamanın altında seyreden görünümün devamına işaret etmektedir. Ağustos ayında cari işlemler dengesi aylık bazda 5,5 milyar ABD doları fazla vermiştir. 12 aylık birikimli cari açık önceki aya kıyasla 0,6 milyar ABD doları azalış göstererek 18,3 milyar ABD dolarına gerilemiştir. Seyahat gelirleri tatil sezonunun etkisiyle aylık bazda 8,3 milyar ABD dolarına yükselmiş ve önceki yıl seviyesinin 0,15 milyar ABD doları üzerinde gerçekleşmiştir. Bu dönemde, 12 aylık birikimli olarak seyahat gelirleri 58,1 milyar ABD doları olmuş, hizmetler dengesi fazlası ise 62,3 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşerek güçlü seyrini sürdürmüştür. Eylül ayında mevsimsellikten arındırılmış olarak ihracat azalırken, ithalat artış kaydetmiş, 12 aylık birikimli dış ticaret açığı bir önceki aya göre yükselmiştir. Bu dönemde, küresel düzeyde altın fiyatlarının artışıyla güçlenen altın ithalatı da söz konusu artışa katkı vermiştir. Nitekim altın hariç bakıldığında dış ticaret açığındaki artış daha sınırlı olmuştur. Bu çerçevede, 12 aylık birikimli cari açıkta eylül ayında artış olacağı öngörülmektedir. Altın ithalatı, eylül ayında 2,5 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşirken, 12 aylık birikimli olarak 21,7 milyar ABD doları olmuştur. Mevsimsellikten arındırılmış tüketim malı ithalatı, temmuz ve ağustos aylarında gösterdiği gerileme sonrasında eylül ayında sınırlı olarak artmıştır. Eylül ayına ilişkin geçici dış ticaret verileri ekim ayı için yüksek frekanslı öncü verilerle beraber değerlendirildiğinde, üç aylık ortalama eğilimler, ihracatta gerilemeye, ithalatta ise üçüncü çeyrekteki azalışı sonrası toparlanmaya işaret etmektedir. Cari açığın finansmanı tarafında, bankacılık sektörünün 12 aylık birikimli uzun vadeli borç çevirme oranı, ağustos ayında yüzde 167,3 olarak gerçekleşmiştir. Söz konusu oran, bankacılık sektörü dışındaki firmalarda yaklaşık yüzde 150 olmuştur. Bu çerçevede, yurt dışı borçlanma imkanlarının yüksek seviyelerini koruduğu, ancak gelecek dönemde YP cinsi borçlanmanın azalması ve iktisadi faaliyetin hız kesmesiyle borç çevirme oranlarının düşüş eğilimine girebileceği değerlendirilmiştir. Enflasyon gelişmeleri ve beklentiler Tüketici fiyatları eylül ayında yüzde 3,23 oranında yükselmiş, yıllık enflasyon 0,34 puan artışla yüzde 33,29 olarak gerçekleşmiştir. B endeksinin yıllık değişim oranı 0,15 puan artarak yüzde 32,86’ya yükselirken, C endeksinin yıllık değişim oranı 0,46 puan azalışla yüzde 32,54’e gerilemiştir. Yıllık enflasyona katkılar alkol-tütün-altın ve hizmet gruplarında sırasıyla 0,18 ve 0,13 puan azalırken, temel mal grubunda değişmemiş; gıda ve alkolsüz içecekler ile enerji gruplarında ise sırasıyla 0,63 ve 0,02 puan artmıştır. Bu çerçevede, yıllık tüketici enflasyonundaki yükselişte gıda fiyatları etkili olmuştur. Mevsimsellikten arındırılmış verilerle, tüketici fiyatlarının aylık artışı bir önceki aya kıyasla yükselirken, gıda dışı enflasyon nispeten yatay seyretmiştir. Eylül ayında gıda ve alkolsüz içecekler yüzde 4,62 oranındaki fiyat artışı ile öne çıkan ana grup olmuştur. Son dönemde etkisini hissettiren kuraklık başta olmak üzere arz yönlü unsurlar, bu dönemde de gıda enflasyonu üzerinde temel belirleyici olmuştur. Buna ek olarak, gerçekleşmelerde bazı tarımsal ürünlerin alım fiyatlarındaki artışların da etkileri hissedilmiştir. Bu dönemde işlenmemiş gıda fiyatları özellikle sebze, kuruyemiş (fındık, antepfıstığı), beyaz et ile yumurta kalemleri öncülüğünde aylık bazda yüzde 5,53 oranında yükselmiştir. İşlenmiş gıda grubu aylık fiyat artışı yüzde 3,90 ile yüksek seyrini korumuş; katı ve sıvı yağlar, süt ile süt ürünleri, kahve-çay gibi içecekler bu grupta öne çıkarken, artışların alt grup geneline yayıldığı gözlenmiştir. Bu dönemde süt ve süt ürünleri üzerinde çiğ süt alım fiyatlarındaki yükselişin yansımaları izlenmiştir. Hizmet sektöründe fiyat artışı eylül ayında birçok kalemde izlenen okula dönüş etkisi öncülüğünde bir önceki aya kıyasla güçlenmiştir. Bu dönemde, temel mal grubu aylık fiyat artışında, yeni sezon geçişine bağlı etkilerin gözlendiği giyim ve ayakkabı grubu yanında dayanıklı tüketim mallarının etkisi hissedilmiştir. Öte yandan, eylül ayında enerji aylık enflasyonu nispeten ılımlı bir artış kaydetmiştir. Enflasyonun ana eğilimi eylül ayında yükselmiştir. Ana eğilime ilişkin göstergeler, üç aylık ortalamalar bazında da sınırlı miktarda artmıştır. Mevsimsellikten arındırılmış aylık artışlar B ve C endeksinde bir önceki aya kıyasla güçlenmiştir. Fiyat artışının B endeksini oluşturan gruplardan temel mallarda yükseldiği, işlenmiş gıdada yüksek seyrini koruduğu, hizmet sektöründe ise yatay seyrettiği gözlenmiştir. Benzer şekilde, dağılım ve model bazlı ana eğilim göstergeleri de bir önceki aya kıyasla artmıştır. Tahmin performansı görece daha iyi olan medyan enflasyonun aylık bazda yüzde 2,1’e yükseldiği takip edilmiştir. Eylül ayı itibarıyla son üç aylık dönemde mevsim etkilerinden arındırılmış ortalama fiyat artışı temel mallarda (yüzde 1,21) bir miktar yükselirken hizmet sektöründe (yüzde 2,95) bir önceki aya kıyasla yataya yakın seyretmiştir. Kira hariç hizmetlerde de yüzde 2,71 ile yatay seyir korunmuştur. Hizmet sektöründe hâkim olan fiyatlama davranışı önemli bir atalete ve şokların enflasyon üzerindeki etkilerinin uzun bir zamana yayılmasına neden olmaktadır. Bu görünümle, hizmet enflasyonu mallara göre yüksek seyrini sürdürmektedir. Eylül ayı özelinde hizmet sektörü fiyat artışları okula dönüş etkisiyle bir önceki aya kıyasla güçlenmiştir. Aylık bazda grup içerisinde eğitim ve ulaştırma hizmetleri öne çıkmıştır. Eğitim hizmetlerinde üniversite eğitimi ücretlerindeki artışın etkisi hissedilirken ulaştırma hizmet fiyatları okul servis ücretlerine bağlı olarak yükselmiştir. Yurt ücretlerindeki artışlar konaklama hizmetlerini; kreş ücretlerindeki artışlar ise diğer hizmetler kalemini yukarı çekmiştir. Bu hizmet kalemlerinde fiyatlamaların genelde yılda bir kez yapılıyor olması, bu dönemlerde bahsi geçen alt kalemlerde fiyat artışlarının yüksek gerçekleşmesi ile sonuçlanabilmektedir. Böylelikle, eylül ayında okula dönüşün aylık tüketici enflasyonuna etkisi yaklaşık 0,7 puan olmuştur. Öte yandan, bu dönemde kira grubu aylık enflasyonu, kontrat yenileme oranındaki yüksek seyre rağmen bir önceki aya kıyasla yavaşlamıştır. Perakende Ödeme Sistemi (PÖS) mikro verileri üzerinden takip edilen öncü göstergeler, ekim ayında sözleşme yenileme oranının mevsimsel olarak gerilemesinin de etkisiyle, aylık kira enflasyonunun yavaşlayacağına işaret etmektedir. Yıllık bazdaki gerileme eğilimi sürmektedir. Gerek PÖS mikro verilerinden elde edilen yeni ve yenilenen sözleşmelerde oluşan gerekse de konut değerleme raporları üzerinden takip edilen kira artış oranlarının TÜFE’deki mevcut yıllık kira enflasyonunun altında değerler aldığı ve gerilemeye devam ettiği izlenmektedir. Bununla birlikte, kira enflasyonu deprem ve kentsel dönüşüm gibi konut sektörüne özgü arz yönlü unsurların da etkisiyle, öngörülenden yüksek seyretmektedir. Yurt içi üretici fiyatları eylül ayında yüzde 2,52 oranda artmış ve yükseliş eğilimini sürdürmüştür. Yıllık enflasyon 1,43 puan artarak yüzde 26,59 olmuştur. Bu dönemde, gıda ürünleri (yüzde 6,77) ile dayanıklı tüketim malları (yüzde 2,80) fiyat artışları ile öne çıkmıştır. Gıda imalatı fiyat artışları son iki ayda güçlenmiştir. Bu gelişmede büyük ölçüde beyaz et olmak üzere işlenmiş et ve et ürünleri, işlenmiş meyve ve sebze ile katı-sıvı yağlar ön plana çıkmıştır. Eylül ayında uluslararası emtia fiyatları bir miktar yükselmiştir. Bu gelişmeyi değerli ve endüstriyel metaller kaynaklı olarak enerji dışı emtia fiyatlarındaki yükseliş sürüklemiştir. Bu dönemde enerji emtia fiyatları ılımlı bir seyir kaydetmiştir. FAO gıda fiyatları endeksi eylül ayında şeker ve süt ürünleri fiyatları kaynaklı olarak gerilemiştir. Eylül ayında ortalama 68,0 ABD doları seviyesinde seyreden Brent ham petrol fiyatları, ekim ayının ilk üç haftası itibarıyla ortalamada 64,5 ABD doları seviyesine gerilemiştir. Küresel Arz Zinciri Baskı Endeksi eylül ayında tarihsel ortalamasına yakın seyrini sürdürmüştür. Temmuz ayında düşmeye başlayan küresel ve Çin’e yönelik konteyner endeksleri bu eğilimini eylül ve ekim ayının ilk üç haftasında da devam ettirmiştir. Yurt içinde 2025 yılına ait bitkisel üretim tahminleri tahıllar ve meyvelerde aşağı yönlü revize edilerek, tarım ve gıda ürünlerinin arzına yönelik belirginleşen olumsuz seyre işaret etmiştir. Döviz kuru sepeti eylül ayında Euro kurunda daha yüksek olmak üzere bir miktar artmıştır. Bu dönemde mevsimsel etkilerden arındırılmış imalat sanayi PMI verileri hem girdi hem de ürün fiyatları için artış göstermiştir. Başta gıda olmak üzere son dönem fiyat gelişmelerinin enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları kanalıyla dezenflasyon süreci üzerinde oluşturduğu riskler belirginleşmiştir. Ekim ayında enflasyon beklentilerinde artış gözlenmiştir. Ekim ayı Piyasa Katılımcıları Anketi sonuçlarına göre, 2025 yıl sonu enflasyon beklentisi 1,9 puan yükselerek yüzde 31,8 seviyesine ulaşmıştır. 2026 yıl sonu enflasyon beklentisi 1,4 puan artışla yüzde 22,1 düzeyinde gerçekleşmiş ve diğer vadelerdeki beklentilerde de yükselme görülmüştür. Gelecek on iki ay ve yirmi dört ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentileri sırasıyla 1,0 puan ve 0,6 puan yukarı yönlü güncellenerek yüzde 23,3 ve yüzde 17,4 olmuştur. Beş yıl sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi ise 0,3 puan yükselişle yüzde 11,4 düzeyinde ölçülmüştür. Reel sektör beklentilerine bakıldığında, firmaların on iki ay sonrasına ilişkin yıllık enflasyon beklentisi, eylül ayında 0,9 puan azalarak yüzde 36,8 seviyesine gerilemiştir. Aynı dönemde hane halkının on iki ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentileri 1,1 puan düşerek yüzde 53,0 seviyesinde seyretmiştir. Veriler dezenflasyon sürecinin yavaşladığını göstermektedir. Öncü verilere göre gıda fiyatlarındaki olumsuz seyir hız kesmekle birlikte sürmektedir. İşlenmemiş gıda fiyatları sebze, beyaz et, yumurta, pirinç, bakliyat ile kuruyemiş gibi ürünlerdeki gelişmelerle, işlenmiş gıda fiyatları ise katı-sıvı yağlar, et ürünleri, ekmek-tahıllar, çay ve süt ürünleri (çiğ süt alım fiyatının yansımasıyla) gibi kalemler öncülüğünde artmaktadır. Temel mal grubunda, giyim fiyatları yeni sezona geçişe bağlı mevsimsel etkilerle yükselmekte, dayanıklı tüketim malları fiyatları ise bir önceki aya kıyasla daha sınırlı artmaktadır. Bir önceki ayda belirgin yükselen beyaz eşya ve otomobilde fiyatlar ekim ayında görece sınırlı bir artış kaydederken, mobilya ve bazı tüketici elektroniği kalemlerinde ise fiyat artışları takip edilmektedir. Enerji fiyatları küresel gelişmelerin etkisiyle ılımlı seyretmektedir. Öncü verilere göre bu dönemde aylık hizmet enflasyonu belirgin şekilde yavaşlarken, mevsimsel etkilerden arındırıldığında nispeten yatay seyretmektedir. Para politikası Para Politikası Kurulu (Kurul), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 40,5’ten yüzde 39,5’e indirilmesine karar vermiştir. Kurul ayrıca, Merkez Bankası gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 43,5’ten yüzde 42,5’e, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 39’dan yüzde 38’e indirmiştir. Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşu talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendirecektir. Kurul politika faizine ilişkin atılacak adımları; enflasyon gerçekleşmelerini, ana eğilimini ve beklentilerini göz önünde bulundurarak ara hedeflerle uyumlu biçimde dezenflasyonun gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirleyecektir. Adımların büyüklüğü, enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla gözden geçirilmektedir. Enflasyon görünümünün ara hedeflerden belirgin bir biçimde ayrışması durumunda, para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır. Kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin dışında gelişmeler olması halinde parasal aktarım mekanizması ilave makroihtiyati adımlarla desteklenecektir. Likidite koşulları yakından izlenmeye ve likidite yönetimi araçları etkili şekilde kullanılmaya devam edilecektir. Kurul, politika kararlarını enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleyecektir. Kurul, kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede alacaktır.’’
31 Ekim 2025 Cuma - 14:48
Tarımın nabzı GTB’de attı
Bölge tarım ticaretinde fiyat istikrarı ve piyasa dengesinin korunmasında etkin rol üstlenen Gaziantep Ticaret Borsası (GTB), ekonomiye yön veren ihalelere ev sahipliği yapıyor. Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nün (TİGEM) 2025 yılı istihsali ürünlerin satışına yönelik buğday ve mercimek ihaleleri, GTB Hububat-Bakliyat Satış Salonu’nda açık artırma usulüyle gerçekleştirildi. Sabah saatlerinde yapılan buğday ihalesinde, TİGEM’in 2025 yılı üretimi olan 11 milyon 706 bin 540 kilogram (yaklaşık 11,7 bin ton) mahsul buğday, 24 parti halinde satışa sunuldu. Aynı gün öğleden sonra düzenlenen ikinci ihalede ise, yaklaşık bin 989 ton çepelli mercimek, 279 ton temiz mercimek ve 102 ton selektör altı mercimekten oluşan toplam 2 bin 370 ton mercimek, 7 parti halinde alıcılarla buluşturuldu. Gaziantep başta olmak üzere çevre illerden çok sayıda tüccar, sanayici ve sektör temsilcisinin katıldığı ihaleler, yoğun rekabet ortamında geçti. GTB’nin modern altyapısı ve şeffaf satış sistemi sayesinde ihaleler yüksek katılımla ve sorunsuz bir şekilde tamamlandı. GTB, daha önce de TİGEM’in 2024 yılı mahsulü buğday, mercimek, mısır ve Antep fıstığı ihalelerine başarıyla ev sahipliği yapmış; bu organizasyonlar bölge tarım ticaretine ciddi bir dinamizm kazandırmıştı. İhalelerin ardından değerlendirmelerde bulunan GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, yapılan organizasyonların hem tarımsal ticaret hem de piyasa istikrarı açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Akıncı, "Gaziantep Ticaret Borsası olarak, tarım sektörünün güvenilir ve etkin ticaret platformu olma misyonumuzu sürdürüyoruz. TİGEM’in buğday ve mercimek ihalelerine ev sahipliği yapmamız, kurumumuzun tarımsal ürün piyasalarındaki güçlü konumunun bir göstergesidir. 2025 yılı mahsulü buğday ve mercimek ihaleleri, ürünlerin piyasa değerinin belirlenmesine katkı sunmuş, bölge tarım ticaretine canlılık kazandırmıştır" dedi. Tarımın, ekonomik ve sosyal kalkınmanın temeli olduğunu vurgulayan Akıncı, "Adil piyasa koşulları oluşturmak, tarımsal ticareti güçlendirmek ve üretimden tüketime uzanan zincirin her halkasına değer katmak bizim önceliğimizdir. Bu tür organizasyonlar sayesinde hem üretim hem ticaret ayağı kazanıyor, tarımın sürdürülebilirliği destekleniyor. Tarım, geleceğimizin sigortasıdır. Biz de bu anlayışla, sektöre değer katan her adımın içinde yer almaya devam edeceğiz" diye konuştu.
31 Ekim 2025 Cuma - 14:45
GTO’nun ekim ayı meclis toplantısı genişletilmiş olarak yapıldı
Gaziantep Ticaret Odasında (GTO) ekim ayı olağan meclis toplantısı, Meclis Başkanı M. Hilmi Teymur Başkanlığında Yönetim Kurulu, Meclis, Disiplin Kurulu ve Meslek Komite üyelerinin katılımıyla genişletilmiş olarak gerçekleştirildi. Toplantının açılışında yaptığı konuşmada Meslek Komite üyelerinin faaliyetlerine ve önemine değinen GTO Meclis Başkanı M. Hilmi Teymur, "40 bini aşkın GTO üyesinin temsilcisi olarak faaliyet gösteren 45 Meslek Komitemizin siz değerli üyeleri Gaziantep ticaretini en iyi şekilde temsil ediyorsunuz. Dile getirdiğiniz konular, burada tartıştığınız sorunlar ekonomik hayata yön veriyor. Sizlerden ne kadar geri bildirim gelirse de Yönetim Kurulumuzun yürüttüğü çalışmalar o kadar değer kazanıyor. Bugüne kadar özveriyle yürüttüğünüz tüm çalışmalar için, GTO’nun başarısına büyük katkı sağladığınız için her birinize gönülden teşekkür ediyorum" dedi. "Hedefimiz teknolojiyi geliştiren ve katma değer oluşturan bir ülke olmalı" Meclis toplantısında GTO’nun ekim ayı faaliyetleri hakkında Meclis üyelerini bilgilendirip ekonomik gündemi değerlendiren GTO Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Yıldırım, nadir elementler konusuna değinerek bu elementlerin artık modern teknolojinin görünmez kahramanları haline geldiğini ve bu kaynaklara sahip olan ülkelerin sadece ekonomik değil aynı zamanda teknolojik liderlik, ulusal güvenlik açısından da büyük bir güç elde ettiğini vurguladı. Bu elementlerin büyük bir bölümünün Çin’de bulunduğunu ancak Türkiye’nin de çok önemli bir avantaja sahip olduğunu belirten Başkan Yıldırım, "Teknolojiye yön veren nadir elementler, ülkemizin topraklarında da var. Ancak bizim asıl hedefimiz, sadece hammadde sağlayan değil; teknolojiyi geliştiren, işleyen ve katma değer oluşturan bir ülke olmalıdır. Bu nedenle, teknoloji transferi, rafinasyon kabiliyeti ve katma değerli üretim mutlaka ülke içinde konumlandırılmalı. Çünkü bu elementler, sadece teknolojinin değil; ekonomik bağımsızlığın da anahtarı. Türkiye’nin bu alandaki adımları, geleceğin stratejik rekabetinde elini güçlendirecek; sanayimizin dijital dönüşümüne ve yeşil ekonomiye geçişine büyük katkı sağlayacaktır" şeklinde konuştu. "Türk sanayisinin dijital dönüşümü hızla desteklenmeli" ABD ve müttefiklerinin Çin ürünlerine karşı uyguladığı farklı tarifeler ile çeşitli engellemelerin Çinli üreticilerin farklı pazarlara yönelmesine sebep olduğunu ve bu durumun da Türkiye’nin küresel rekabet gücünü doğrudan etkilediğini vurgulayan Yıldırım, "Bu nedenle Türk sanayisinin dijital dönüşümü hızla desteklenmeli. Çünkü dijitalleşme, üretim verimliliği, maliyet yönetimi ve küresel rekabetin anahtarı. Bugün dijital kaslarımız hâlâ zayıf. Bu alanda güçlü adımlar atmalıyız. Diğer taraftan, lojistik altyapımızı geliştirmeli ve maliyetleri düşürmeliyiz. Türkiye’de ihracatçıların ödediği lokal liman masrafları yüksek; üstelik her yıl yeni maliyetlerle karşılaşıyoruz. Avrupa pazarı bizim için kritik önemde. Burada lojistik avantajımızı artırmak, kaliteyi koruyarak rekabet üstünlüğü sağlamak, Çin ile mücadelede kilit rol oynayacak" ifadelerini kullandı. Yıldırım, Türkiye’nin ve Gaziantep’in küresel rekabet avantajını koruması için dijital dönüşümü hızlandırması, lojistik altyapısını güçlendirmesi ve hedef pazarlarda stratejik avantaj oluşturacak alanları doğru yönetmesi gerektiğini ekledi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder