EKONOMİ
DESOB’da Hüseyin Demirci dönemi resmen başladı 09 Mayıs 2026 Cumartesi - 04:14:00 Denizli Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (DESOB) seçimlerini kazanan Hüseyin Demirci, mazbatasını alarak resmen görevine başladı. Demirci, seçim sonrası yaptığı ilk açıklamada, "Seçimin kaybedeni yok, kazanan esnaflar oldu" dedi. Denizli Kahveciler ve Gazinocular Odası Başkanlığı görevini de sürdüren Hüseyin Demirci, mazbatasını aldıktan sonra yönetim kurulu üyeleriyle birlikte DESOB binasına geçti. Burada açıklamalarda bulunan Demirci, yeni dönemde esnafın sorunlarına hızlı çözümler üretmeyi hedeflediklerini belirtti. Esnafın ülke ekonomisinin temel taşlarından biri olduğunu ifade eden Demirci, "Esnaflarımız ülkemizin ve Denizli ekonomisinin can damarıdır. Onlar ayakta kaldığı sürece ekonomiden bahsedebiliriz" dedi. Yeni dönemde esnafın beklenti ve taleplerine hızlı şekilde karşılık verecek bir yönetim anlayışıyla hareket edeceklerini kaydeden Demirci, birlik ve beraberlik mesajı verdi. Seçim sürecinin demokratik bir ortamda gerçekleştiğini vurgulayan Demirci, "Seçimin kaybedeni yok. Kazanan esnaflarımızdır. Hepsi birbirinden kıymetli başkanlarımızla birlikte esnafımızın yanında olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Yeni dönemde DESOB yönetiminin özellikle küçük işletmelerin desteklenmesi ve yerel ekonominin güçlendirilmesine yönelik çalışmalara ağırlık vermesi bekleniyor.
08 Mayıs 2026 Cuma - 22:56 Bakan Kacır: ‘‘Teknoloji girişimlerinin sermayesi akıl sermayesidir’’ Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Turkcell’in hayata geçirdiği ‘Yarının Teknoloji Liderleri’ proje yarışmasında ödül töreninde konuştu. Kacır, ‘‘Teknoloji girişimlerinin sermayesi çoğunlukla maddi değildir. Teknoloji girişimlerinin sermayesi akıl sermayesidir, fikir sermayesidir’’ dedi. Turkcell’in, gençleri teknolojiye yönlendirmek ve potansiyellerini ortaya çıkarmak amacıyla bu yıl ikincisini düzenlediği "Yarının Teknoloji Liderleri" proje yarışmasının ödül töreni Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç ev sahipliğinde Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katılımıyla gerçekleşti. Türkiye’de üniversitelilere yönelik proje yarışması olan "Yarının Teknoloji Liderleri"nde birinci olan SIGNIFY projesi 1 milyon TL, ikinci MEMOVISION projesi 800 bin TL, üçüncü SMELLCONTROL projesi ise 600 bin TL ile ödüllendirildi. Ayrıca jüri tarafından belirlenen CYBERKIDS, ENERATICS ve KAZAI projelerine de 300 bin TL’lik para ödülü takdim edildi. Törende açıklamalarda bulunan Bakan Kacır, ‘‘Türkiye’nin teknoloji alanında elde ettiği kazanımlar, kendine has bir ekosistem inşasını ve kendine has bir teknoloji geliştirme yolculuğunu da ifade ediyor. Kendine has bir ekosistem dediğimizde aslında çok bileşenli bir yapıdan bahsediyoruz. Altyapılarıyla, üniversiteleriyle, araştırma merkezleriyle, laboratuvarlarıyla, teknoparklarıyla, yazılımcılarıyla ve elbette girişimcileriyle adeta bir sinir ağında ortaklaşa çalışan inovasyon zekası Türkiye’nin teknoloji ekosistemi. Bu zeka dünyada parmakla gösterilen başarılara imza atıyor" dedi. Türkiye’de teknoloji ve inovasyona yapılan yatırımlara ilişkin de bilgi veren Bakan Kacır, ‘‘Türkiye son 23 yılda araştırma, geliştirme ve inovasyona daha önceki dönemlerle mukayese edildiğinde çok daha fazla kaynak ayırıyor. 23 yıl öncesinde Türkiye’nin yıllık Ar-Ge harcamaları 1 milyar dolardı. Şimdi Türkiye’nin yıllık Ar-Ge harcamaları 20 milyar dolar. 23 yıl öncesinde Türkiye’nin 29 bin Ar-Ge insan kaynağı vardı. Şimdi Türkiye’de 311 bin Ar-Ge insan kaynağı var. 23 yıl önce Türkiye milli gelirinin yüzde 0,5’ini Ar-Ge’ye ayırmaktaydı. Şimdi milli gelirimizin yaklaşık yüzde 1,5’ini araştırma geliştirme faaliyetlerine ayırıyoruz. İtalya gibi, İspanya gibi ülkelerle milli gelirimizden Ar-Ge ayırdığımız pay çok yakın seviyelerde. Türkiye bugün 114 teknoparkında 13 bin teknoloji girişiminin inovasyon yaptığı bir ülke. Türkiye bugün özel sektörde bin 700’den fazla Ar-Ge ve tasarım merkezine sahip bir ülke’’ ifadelerini kullandı. ‘‘Teknoloji girişimlerinin sermayesi akıl sermayesidir’’ Teknoloji girişimlerinin sermayesinin maddi olmadığını vurgulayan Kacır, ‘‘Borçlanma enstrümanları yani daha yaygın kullandığımız haliyle krediler, çoğunlukla sizin sunacağınız teminatlar karşılığında size verilir. Yani bir kredi talep ettiğinizde çoğunlukla o krediyi geri ödeyememeniz halinde hangi teminatlarla borcunuzu karşılayabileceğiniz, daha açık ifadesiyle tapunuzun, araba ruhsatınızın olup olmadığı sorulur. Teknoloji girişimlerinin sermayesi çoğunlukla maddi değildir. Teknoloji girişimlerinin sermayesi akıl sermayesidir, fikir sermayesidir. Teknoloji girişimlerinin büyümesini sağlayacak olanlar borçlanma değil, sermaye yatırımları, sermaye ortaklıklarıdır’’ diye konuştu. ‘‘Son beş yılda Türkiye’de teknoloji girişimlerine 5,5 milyar dolar yatırım yapıldı’’ Türkiye’de teknoloji girişimlerine yapılan girişim sermayesi yatırımlarını büyütmeye çalıştıklarını söyleyen Kacır, ‘‘Son beş yılda Türkiye’de teknoloji girişimlerine 5,5 milyar dolar yatırım yapıldı. Bir önceki beş yılda bu tutar 550 milyon dolardı. Ondan önceki beş yılda bu tutar 280 milyon dolardı. Yani katlanarak büyüyen bir yatırım ölçeğinden bahsediyoruz. Bu ölçeğin büyümesi için pek çok tedbir alıyoruz. Bir yandan kamu kaynaklarını girişim sermayesi fonlarına yönlendiriyoruz. Fonların fonu mekanizmaları kuruyoruz. Eş finansman mekanizmaları kuruyoruz. Kamunun bir lirasını özel sektör üç lira, beş lira eklesin ve Türkiye’nin teknoloji girişimleri yatırım ortaklıklarıyla büyüsün istiyoruz" ifadelerini kullandı. "Turkcell olarak temel yaklaşımımız, teknolojiyi insan için faydaya dönüştürmek" Törenin açılış konuşmasını yapan Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç ise gençleri teknolojiye yönlendirmek ve potansiyellerini desteklemek amacıyla geçtiğimiz yıl başlatılan projenin önemine işaret ederek şunları söyledi: "Turkcell olarak ülkemizin dijitalleşme yolculuğuna 30 yıldan uzun süredir öncülük ediyoruz. Bu yolculukta Turkcell’i Türkiye’nin teknoloji lideri yapan en temel yaklaşım ise ‘Teknolojiyi insanımız için faydaya dönüştürmek’. Bizim için teknoloji; insanın hayatına dokunduğunda, bir ihtiyaca cevap verdiğinde ya da bir gencimizin önünde yeni bir kapı açtığında gerçek anlamını buluyor. Yarının Teknoloji Liderleri Proje Yarışması da bu anlayışın somutlaşmış hali. Gençlerimizden aldığımız motivasyonla bu yıl yarışmanın kapsamını daha da genişlettik. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne de projemizi açtık. 71 ilden 161 üniversitenin katılımıyla toplam 829 proje yarıştı. Yarının Teknoloji Lideri olmak için geliştirilen projelerin sayısı geçen yılın iki katını aştı. Bu başarının arkasında güçlü bir ekosistem var. Devletimizin ortaya koyduğu vizyon, sağladığı destek ve açtığı alan, gençlerimizin yolunu açıyor. Kamu, üniversite ve özel sektörün aynı hedefte buluştuğu bu yapı, ülkemizin teknoloji yolculuğuna hız kazandırıyor." "Gençlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz" Konuşmasında gençlere de seslenen Genel Müdür Koç, "Bir fikre sahip çıkmak, yarına sahip çıkmaktır. Bu cesaretin, herhangi bir ödülden daha değerli olduğunu lütfen aklınızdan çıkarmayın. Yalnızca ödül alanlar değil; fikrinin peşinden gitme cesareti gösteren herkes bu yarışmanın kazananıdır. Ortaya koyduğunuz her fikir, yazdığınız her bir kod, bu ülkenin güçlü yarınlarına atılmış birer imzadır. Bundan böyle de sizlerin yanında olmaya ve ‘Turkcell ile Yarınlar Senin!’ demeye devam edeceğiz. Ödül almaya hak kazanan arkadaşlarımızı, finale kalan 12 ekibi ve başvuru yapan her bir gencimizi yürekten kutluyorum. Bu vesileyle vizyonlarıyla bu sürece yön veren Sayın Bakanımıza ve devletimizin değerli temsilcilerine saygılarımı sunuyorum. Ayrıca İnsan ve İş Desteklerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcımız Erkan Durdu liderliğinde İnsan Kaynakları ekiplerimize ve emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma, kıymetli jürimize ve üniversitelerimize teşekkür ediyorum" diye konuştu. Yarının teknoloji liderlerinin geliştirdiği projeler Yarışmada birincilik ödülünü "Signify" projesi kazandı. Proje, işitme engelli bireylerin bankacılık ve sağlık gibi temel hizmetlerde tercümana bağımlı kalmamalarını hedefliyor. Signify, mahremiyet ve iletişim kopukluğunu, yapay zekâ destekli çift yönlü anlık çeviri ile ortadan kaldırmayı sağlıyor. İkinciliği ise dijital reklamcılıkta içeriklerin etkisini ölçmek için kullanılan kampanya sonrası yöntemlerin maliyetli ve yavaş olması sorununa çözüm getiren "MEMOVISION" kazandı. "Smellcontrol" projesi ise üçüncülük ödülünü kazandı. Endüstriyel tesisler ve kentsel alanlardaki gaz sızıntıları ile uçucu organik bileşiklerin (VOC) geleneksel yöntemlerle ayırt edilememesi sorununu, çoklu gaz karışımlarını eş zamanlı analiz ederek çözmeyi amaçlıyor. İlk 3’ün yanı sıra 300’er bin TL para ödülüne layık görülen projeler ise şunlar oldu: "Sosyal Okuryazarlılık" ödülüne "Cyberkids" projesi layık görüldü. Proje, internet kullanım yaşının düşmesiyle çocukların maruz kaldığı siber zorbalık, veri ihlalleri ve oltalama (phishing) gibi tehditleri, çocukların bilişsel seviyesine uygun oyunlaştırılmış yöntemlerle önlemeyi amaçlıyor. "Sürdürülebilir Gelecek" ödülünü "ENERATICS" projesi aldı. Eneratics, veri merkezlerinde enerji maliyeti ve karbon ayak izini düşürmek için IT iş yükü, soğutma (HVAC) ve batarya sistemlerini koordine eden gerçek zamanlı bir enerji orkestrasyon katmanı sunuyor. "Ölçeklenme Potansiyeli" ödülünün sahibi "KazAI" projesi oldu. Yarışmaya katılan ve trafik kazaları sonrası manuel yürütülen ve haftalar sürebilen hasar tespiti, kusur oranı belirleme ve maliyet hesaplama süreçlerini dijitalleştirerek, operasyonel yükü ortadan kaldırmayı hedefliyor.
08 Mayıs 2026 Cuma - 20:47 Bakan Yumaklı: "Tarımın sadece çiftçinin bir faaliyeti değil ülkelerin de bir milli güvenlik meselesi haline geldiğini unutmamak lazım" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Tarımın sadece çiftçinin bir faaliyeti değil ülkelerin de bir milli güvenlik meselesi haline geldiğini unutmamak lazım" dedi. Bir dizi programa katılmak için Yalova’ya gelen Bakan Yumaklı, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Bitkisel Üretimi Geliştirme Projeleri Temin Töreni’ne katıldı. Burada konuşan Bakan Yumaklı, "Bereketin, emeğin ve üretimin şehri Yalova her ne kadar yüzü ölçümü açısından en küçük ilimiz de olsa üretim gücü, üretim kapasitesi, üretim iradesi açısından bizlerin son derece memnun olduğu bir şehir açıkçası. Bugün İl Tarım ve Orman Müdürlüğümüzün Bitkisel Üretimi Geliştirme Projeleri Temin Töreni vesilesiyle bir aradayız. Değerli kardeşlerim bu kapsamda çiftçilerimize sera damlama sulama sistemi ve sebze fideleri temin ediyoruz. TAKE projesi olarak adlandırdığımız bu proje aslında ülkemizin dört bir tarafında 81 ilinde, hangi ilimizde uygulanıyorsa o ilin kendi özellikleri, dinamikleri açısından veya üretim gücü açısından neler önemliyse neyi öne çıkarmak istiyorsak bu anlamda uyguladığımız çok da başarılı giden bir proje. Bugün inşallah Yalova’nın bitkisel üretim altyapısını güçlendirecek olan bu temin töreniyle beraber çiftçi kardeşlerimize, üreticilerimize bunları vermiş olacağız" diye konuştu. Tarımın sadece ekonomik faaliyet değil aynı zamanda bir milletin bağımsızlığını ifade eden bir husus olduğunu anlatan Yumaklı, şöyle konuştu: "Tarımın sofradaki ekmeğin güvencesi olması şehirlerin huzuru olması kırsalın umudu olması yarının da temeli olması işte bizi bu düşünceye sevk ediyor. Eğer bir ülke toprağına sahip çıkıyorsa kendi insanlarının gıda ihtiyacını karşılayabiliyorsa hatta bunun da ötesinde buradan ülkesi için bir ekonomik fayda sağlayabiliyorsa ki bu konuda biliyorsunuz ülkemiz tarımsal hasılada Avrupa’da birinci dünyada da ilk on ülke arasında. Bugün artık dünyada stratejik güç toprağını koruyan suyunu verimli kullanan ve üretimini sürdürülebilir halde tutan veya bunu getirebilen ülkelerin elinde. Hepimiz takip ediyoruz iklim krizleri var. Bölgemizde başta olmak üzere birçok jeopolitik kriz var, problem var. Ülkeler arasında çatışma var. Kargaşa var. Yani aklınıza ne gelirse gıda arz güvenliği açısından yani bir ülkenin insanlarının ya biz acaba gıdamızı temin edebilir miyiz endişesini oluşturacak olan ne varsa şu anda dünyada onları yaşıyoruz hepimiz görüyoruz. Bu sebeple tarımın sadece çiftçinin bir faaliyeti değil ülkelerin de bir milli güvenlik meselesi haline geldiğini unutmamak lazım." "Bundan sonraki en büyük gündemimiz su" Bakan Yumaklı, maliyetleri azaltan ve verimi artıran projeleri hayata geçirdiklerini dile getirerek, "Modern üretim teknikleri bu açıdan son derece önemli. Yani en basitinden en zoruna kadar tarımsal üretim açısından ne gerekiyorsa bütün bunları temin etmek kararlılığındayız. Yalova Marmara’nın incesi. Bununla da kalmıyor örtü altı üretimin süs bitkisi özellikle ve katma değerli tarımında bir merkez haline gelmiş durumda. Bugünlerde özellikle bilinçli bir üretimin bilinçli bir çiftçiliğin yapıldığı bu ilimizde arkadaşlarımızın farklı projelerle tekrar üreticimizin, çiftçimizin yanında olmaya devam edeceğini söylemek istiyorum. 5 bin 400 dekar alanda süs bitkisi üretiliyor. 3 bin 200 dekar alanda da örtü altı sebze yetiştiriliyor. Peki bugün ne olacak? Yaklaşık 46 ton sera örtüsü ve 130 dekarlık alan yeniden üretime katılmış olacak. Yüz yetmiş bine aşkın sebze fidesi toprakla buluşmuş olacak. 650 rulo damlama sulama hortumu suyu israf etmeden o can suyunu toprağa taşımış olacak. Ben üç gün önce beşinci İstanbul Su Forumundaydım. Dünyanın çok farklı yerlerinden bakanlar, akademisyenler, teknik ekipler geldi. Herkesin dilinde şu var. Bundan sonraki en büyük gündemimiz su. Damlasını adeta hesabını yapacak şekilde kullanmak zorundayız. Eğer biraz hafızalarımızı tazelersek 2023 yılında saygıdeğer Emine Erdoğan hanımefendinin himayelerinde biz su verimliliği seferberliği başlattık. Tabii daha sonra hemen birkaç gün sonrasında maalesef ki o asrın felaketi deprem sebebiyle bir ara vermek zorunda kaldık. Hiçbir zaman için bu projemizden vazgeçmedik. Şimdi tekrar ülkemizdeki her bir damla suyun çoğunluğunu kullanan, tarıma doğru, verimli bir şekilde üretime gitmesi işte endüstride kullanımı, evde kullanımının en verimli, en olabilecek iyi halde gerçekleşmesini sağlamak üzere çalışıyoruz, çabalıyoruz. Suyun sadece bir kaynak olmadığını geleceğin en kıymetli bir metası olduğunu da bu sebeple tekraren ifade etmek istiyorum" dedi. Konuşmanın ardından Bakan Yumaklı, çiftçilere desteklenen malzeme ve fidelerin dağıtımını gerçekleştirdi. Programa Vali Ahmet Hamdi Usta, AK Parti Genel Başkanı, Yalova Milletvekili Ahmet Büyükgümüş, AK Parti Yalova Milletvekilli Meliha Akyol, Tarım ve Orman İl Müdürü Mustafa İlmeç ve çiftçiler de katıldı.
"Bugünün zorluklarını yarının fırsatlarına dönüştürebiliriz"
28 Ekim 2025 Salı - 14:48 "Bugünün zorluklarını yarının fırsatlarına dönüştürebiliriz" OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, DEİK Türkiye-Almanya İş Konseyi, Alman-Türk İş Konseyi (DTWR) ve NRW Global Business Yatırım ve Kalkınma Ajansı iş birliğiyle Düsseldorf’ta düzenlenen Üst Düzey İş Adamları Yuvarlak Masa Toplantısı’na katıldı. Türkiye’nin üretim, yatırım ve güven vizyonunu dünyaya taşıdıklarını vurgulayan Yalçıntaş, "Almanya’daki varlığımız, OYAK’ın küresel büyüme stratejisinin en somut örneği" dedi. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu’nun (DEİK) Almanya’da düzenlediği üst düzey iş adamları yuvarlak masa toplantısına katılan OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, temasları sırasında Almanya’daki OYAK iştiraklerinin faaliyetlerini değerlendirdi, şirketin gelecek perspektifiyle ilgili mesajlar verdi. Türk özel sektörünün dış dünyaya açılan penceresi DEİK’in programında, Türkiye’den ve Almanya’dan şirketlerin üst düzey yönetici ve temsilcileri Düsseldorf’ta buluştu. Almanya’nın 10’uncu Cumhurbaşkanı ve Alman-Türk İş Konseyi Onursal Başkanı Christian Wulff ile Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti Başbakanı Hendrik Wüst’ün de katıldığı toplantıda iki ülke ekonomik ilişkileri ve potansiyeller ele alındı. Enerji, sürdürülebilirlik, dayanıklılık, tedarik zincirleri, teknoloji ve üretim başlıklarındaki fırsatlar değerlendirildi. Toplantılara katılan OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş temaslarında, Almanya’da iki güçlü markayla faaliyet gösteren şirketin ülkede yatırımcı ve işletmeci olduğunu vurguladı. "Şirket olarak uzun vadeli ortaklıkların gücüne inanıyoruz" diyen Yalçıntaş, "Birlikte çalıştığımızda, bilgi, deneyim ve güveni birleştirdiğimizde bugünün zorluklarını yarının fırsatlarına dönüştürebileceğimize inanıyoruz" mesajı verdi. Geleceğe yönelik stratejiler değerlendirildi Almanya’daki temasları hakkında bilgi veren Yalçıntaş, "İştiraklerimizden ANKER Bank GmbH ve Almatis’e gerçekleştirdiğimiz ziyaretlerde yaptığımız kapsamlı görüşmeler, operasyonel süreçlerimizi yerinde değerlendirme ve geleceğe yönelik stratejik planlarımızı şekillendirme açısından önemli bir fırsat sundu" dedi. Şirket küresel rekabet gücünü artırma hedefleri doğrultusunda Almanya’daki yatırımlarının stratejik bir öneme sahip olduğunu ifade eden Murat Yalçıntaş, "Almanya’daki varlığımız, OYAK’ın uluslararası büyüme vizyonunun en somut örneklerinden birini oluşturuyor. Önümüzdeki dönemde Almanya ve Avrupa pazarındaki konumumuzu daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz. İştiraklerimizle gerçekleştirdiğimiz görüşmeler, bu hedeflerimize istikrarlı ve kararlı biçimde ilerlememiz açısından kritik bir rol oynuyor" diye konuştu. Yapılan açıklamaya göre, 60 yılı aşan bankacılık tecrübesini modern dijital yetkinliklerle birleştiren Frankfurt merkezli OYAK ANKER Bank GmbH, 1,4 milyar euroluk aktif büyüklüğüyle Türkiye ve Almanya arasındaki ticaretin gelişmesine katkı sağlıyor. OYAK şirketlerinin Avrupa’daki büyümesine ivme kazandıran banka, BaFin ve Bundesbank denetiminde, tam lisanslı bir Alman bankası olarak hem bireysel hem de kurumsal müşterilerine güvenilir finansal çözümler sunuyor. Açıklamaya göre, 100 yılı aşkın birikimiyle; altı ülkede yedi üretim tesisi, altı dağıtım merkezi ve beş Ar-Ge laboratuvarıyla faaliyet gösteren Almatis, Ludwigshafen’deki üretim tesisiyle yüksek kaliteli alümina üretiminde dünya liderlerinden. Şirketin Ludwigshafen tesisi, Almanya’nın ileri seramik, kimya ve refrakter sanayilerinde stratejik bir role sahip.
ATO Başkanı Baran: "Türkiye, dünyada ilk 10 sağlık turizmi destinasyonu arasında yer alıyor"
28 Ekim 2025 Salı - 13:49 ATO Başkanı Baran: "Türkiye, dünyada ilk 10 sağlık turizmi destinasyonu arasında yer alıyor" Ankara Ticaret Odası’nın (ATO) Milli Katılım Organizasyonu’nu üstlendiği, körfez bölgesinin en önemli sağlık fuarlarından biri olan ’Küresel Sağlık Fuarı 2025’ standının açılış programı yapıldı. ATO Başkanı Gürsel Baran, "Bugün yüksek kalitede sağlık hizmetini, teknoloji ve maliyet avantajıyla birleştirerek kendi vatandaşlarımızın yanı sıra, tüm bölgeye ve dünyaya sunuyoruz. Türkiye, dünyada ilk 10 sağlık turizmi destinasyonu arasında yer alıyor" dedi. Ankara Ticaret Odası’nın Ticaret Bakanlığı desteğiyle Milli Katılım Organizasyonu’nu üstlendiği, Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da gerçekleştirilen Küresel Sağlık Fuarı 2025’te (Global Health Exhibition 2025) yer alan standının açılış programı ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran ile Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan ve Türkiye’nin Riyad Büyükelçisi Emrullah İşler’in katılımıyla yapıldı. Ankara Ticaret Odası, 27-30 Ekim 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilecek fuarda, 21 firma katılımcı firma ile Türk sağlık sektörünün üretim gücünü, teknolojik yetkinliğini ve hizmet kalitesini sergileyerek dünyaya tanıtacak. "Türkiye artık küresel alanda önemli bir oyuncu durumunda" Türkiye’nin sağlık alanında dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olduğunu ifade eden ATO Başkanı Baran, "Kamu-özel sektör iş birliğiyle kurulan modern şehir hastaneleri, dijital dönüşümle entegre akıllı sağlık sistemleri, hızla büyüyen tıbbi cihaz ve ilaç endüstrisi, deneyimli insan kaynağı, yüksek hizmet kalitesi ve sağlık turizmindeki başarılarıyla Türkiye, artık küresel alanda önemli bir oyuncu durumunda. Bugün yüksek kalitede sağlık hizmetini, teknoloji ve maliyet avantajıyla birleştirerek kendi vatandaşlarımızın yanı sıra, tüm bölgeye ve dünyaya sunuyoruz. Türkiye dünyada ilk 10 sağlık turizmi destinasyonu arasında yer alıyor" şeklinde konuştu. "10 milyar dolarlık bir hedefimiz var" Suudi Arabistan’ın ’Vizyon 2030’ hedefleri doğrultusunda yürüttüğü reformlarla, bölgeyi geleceğin sağlık ekosistemlerinden biri haline getirmeyi hedeflediğini vurgulayan Baran, "Türk firmalarının Suudi Arabistan’ın bu hedefi doğrultusunda sağlık sektörünün modernizasyonu ve güçlendirilmesinde kilit rol oynayabileceğine inanıyoruz. Bu fuarın Suudi Arabistan’la ticari ilişkilerimizi geliştirme açısından da kıymetli olduğunu düşünüyoruz. Suudi Arabistan ile yaklaşık 7 milyar dolarlık bir ticaretimiz söz konusu. 2025 yılı itibarıyla 10 milyar dolarlık bir hedefimiz var. Bunu gerçekleştirerek, çok daha yukarılara taşımayı hedefliyoruz" açıklamalarında bulundu. "Küresel Sağlık Fuarı 2025 yeni başarı hikayelerinin doğmasına vesile olacaktır" Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan da yaptığı konuşmada, Türkiye ve Suudi Arabistan arasındaki dostluğun, sadece tarihi bağlarla değil ortak hedeflerle, karşılıklı güvenle ve geleceğe dönük güçlü iradeyle pekiştiğini belirterek, "Küresel Sağlık Fuarı 2025, hem firmalarımız hem de ülkelerimiz için kalıcı ortaklıkların ve yeni başarı hikayelerinin doğmasına vesile olacaktır" ifadelerini kullandı. Suudi Arabistan’ın, gelişmiş altyapısı, stratejik konumu ve ev sahipliği yaptığı nitelikli etkinliklerle, iş dünyasının, yatırımcıların ve karar vericilerin bir araya geldiği güçlü bir çekim alanı oluşturduğunu ifade eden Gürcan, organizasyonun zengin içeriğiyle, yenilikçi sağlık teknolojilerinden yapay zeka destekli medikal çözümlere, soğuk zincir taşımacılığından dijital sağlık platformlarına kadar birçok yeniliği bir arada sunduğuna işaret etti. Gürcan, katılımcı profilinin fuarın yalnızca bir ticaret alanı değil, aynı zamanda bilgi paylaşımı ve ortak vizyon geliştirme platformu olduğunu gösterdiğini de sözlerine ekledi. "Artık dünya küçük bir köy haline geldi" Küresel Sağlık Fuarı 2025’e 40’tan fazla Türk firmanın katıldığını aktaran Türkiye’nin Riyad Büyükelçisi Emrullah İşler, "Eski Ankara Milletvekili olarak, Ankaralı olarak ATO’nun burada olmasından mutlu olduğumu, gurur duyduğumu ifade etmek istiyorum. Katılan firmalarımıza başarılar diliyorum. Sağlık alanında, burayla çok güzel iş birlikleri yapılabilir, güzel fırsatlar var. Bunu inşallah firmalarımız, fuar döneminde yapacakları görüşmelerde elbette ki masaya yatıracaklar, değerlendirecekler. Artık dünya küçük bir köy haline geldi. ’Benim orada ne işim var’ değil, artık iş her yerde var. Herkes, her yerde yatırım yapıyor" dedi. Suudi Arabistan’ın, 2030 vizyonuyla, ülkeye yatırımcı çekmek için çok büyük gayret içinde olduğunu dile getiren İşler, bu doğrultuda ülkeye gelen yatırımlar olduğunu anlattı. Suudi Arabistan’dan başka yerlere giden yatırımlar olduğunu da ifade eden İşler, bu nedenle bu tür organizasyonların her bakımdan herkes için faydalı olduğunun altını çizdi. 21 firmaya plaket verildi Açılış programının ardından, fuara ATO standıyla katılım sağlayarak, Türk sağlık sektörünün üretim gücünü, teknolojik yetkinliğini ve hizmet kalitesini temsil eden 21 firmanın standı ziyaret edilerek, plaketleri takdim edildi. Programa, ATO Meclis Başkanı Mustafa Deryal, ATO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Temel Aktay ve Halil İbrahim Yılmaz, ATO Meclis Başkan Yardımcısı Ali İhsan Özdemir ile ATO Yönetim Kurulu Üyeleri Adem Ali Yılmaz ve Ali İhsan Güçlü de katıldı. ATO, Küresel Sağlık Fuarı standı açılış programının ardından fuarda yer verdiği firmalarla, Suudi Arabistan’ın sağlık sektörü temsilcilerini bir gala programında bir araya getirdi. ATO Başkanı Baran’ın ev sahipliğinde ve Türk sermayeli bir restoranda gerçekleşen geceye, Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkan Yardımcısı Furkan Karayaka ile Türk ve Suudi iş adamları katıldı. "Türkiye 1 trilyon 358 milyar dolarlık milli geliri ile dünyanın en büyük 17’nci ekonomisi" Baran, burada yaptığı konuşmada ATO’nun milli katılım desteği ile Türkiye’den 21 firmayı getirdiği Küresel Sağlık Fuarı’nın ilk gününün başarıyla tamamlandığını belirterek, Türkiye’nin hızla büyüyen ekonomisiyle, üç kıtanın tam merkezindeki coğrafi konumuyla önemli bir ülke olduğuna aktaran Baran, "1 trilyon 358 milyar dolarlık milli geliri ile dünyanın en büyük 17’nci ekonomisi, Satın Alma Gücü Paritesine göre de 12’nci sırada. 2024 yılı sonu itibarıyla 262 milyar dolar ihracat 344 milyar dolar ithalat olmak üzere 606 milyar dolarlık dış ticaret hacmi söz konusu" diye konuştu. "Türkiye, artık sağlıkta sadece kendi bölgesinin değil, dünyanın da güvenilir çözüm ortağı" Sağlık yatırımları, özel hastaneler, medikal AR-GE ve dijital sağlık hizmetleri gibi alanlarda, Türkiye ile Suudi Arabistan arasında önemli sinerjiler oluşabileceğine inandıklarını söyleyen Baran, "ATO olarak, üyelerimizin bu pazarda kalıcı iş birlikleri kurmalarını desteklemeye devam edeceğiz. Amacımız, bu organizasyonu sadece bir fuar katılımı olmaktan çıkarıp, kalıcı uluslararası ticaret ve iş birliği platformuna dönüştürmek. Her yıl daha güçlü bir pavilyonla, daha fazla firma ve daha büyük başarılarla bu platformu büyütmek istiyoruz. Bugün burada, sizlerin dinamizmi, cesareti ve üretkenliği sayesinde bir kez daha görüyoruz ki, Türkiye, artık sağlıkta sadece kendi bölgesinin değil, dünyanın da güvenilir çözüm ortağı" diye konuştu. "Türkiye olarak biz de bu uluslararası iş birliği platformunda aktif bir rol üstleniyoruz" Ticaret Bakan Yardımcısı Gürcan ise, Küresel Sağlık Fuarı’nın, yalnızca bir fuar olmanın ötesinde sağlık, bilişim, lojistik ve inovasyon gibi birbirini tamamlayan sektörlerin kesişiminde yer alan, çok yönlü bir iş birliği platformu olduğunu belirterek, "Türkiye olarak biz de bu uluslararası iş birliği platformunda aktif bir rol üstleniyoruz. Güçlü organizasyon kapasitemiz, yenilikçi girişimcilerimiz ve gelişmiş hizmet altyapımızla küresel fuarcılıkta güvenilir ve aranan bir ortak konumundayız" açıklamalarında bulundu. Suudi Arabistan’da düzenlenen bu çok sektörlü etkinliğe, Türk firmalarının güçlü katılımının, ülkenin uluslararası pazarlardaki dinamizmini ve üretim kabiliyetini açık biçimde ortaya koyduğunun altını çizen Gürcan, etkinliğin Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki dostluk ve iş birliğini, daha da güçlendireceğine inandığını dile getirdi. "Bu vizyonumuz, Suudi Arabistan’ın 2030 vizyonu ile büyük bir uyum içindedir" Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkan Yardımcısı Furkan Karayaka ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde ve hükümetin vizyoner programı çerçevesinde Türkiye’nin, son 20 yılda sağlık sisteminin dönüşümünde, büyük bir başarı hikayesi yazdığını belirtti. Hastane altyapısına, dijital sağlık sistemlerine ve Ar-Ge kapasitesine yapılan stratejik yatırımlar sayesinde, bölgenin en kapsayıcı ve güçlü sağlık modellerinden birinin inşa edildiğini belirten Karayaka, sözlerine şu şekilde devam etti: "Bugün Türkiye, dünya standartlarında hastaneleri, güçlü ilaç sanayii ve hızla büyüyen sağlık teknolojileri ekosistemiyle küresel sahnede öne çıkmaktadır. Avrupa, Asya ve Orta Doğu’yu birbirine bağlayan bir köprü olarak, yatırımcılara yenilikçi, ölçeklenebilir, güçlü bir zemin sunmaktayız. Bu vizyonumuz, Suudi Arabistan’ın 2030 vizyonu ile büyük bir uyum içindedir. Her iki ülke de dijitalleşmeye, biyoteknolojiye ve insan kaynağına güçlü yatırımlar yapmakta, sağlıkta yeniliğin ancak iş birliğiyle büyüyebileceğini çok iyi bilmektedir."
"Tapuda işlem adedi 2,5 milyonu geçti"
28 Ekim 2025 Salı - 12:24 "Tapuda işlem adedi 2,5 milyonu geçti" Emlak Uzmanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, "Gayrimenkul satış rakamları 2025 yılında rekorlara doymuyor. 2025 yılı başı itibarıyla Cumhuriyet tarihinin en iyi yıl açılışını yapan gayrimenkul satışları, 1 Ocak-26 Ekim 2025 tarihleri arasında, tapuda yapılan işlem adedi olarak 2 milyon 561 bin 555 adedi geride bıraktı. Aynı dönemde tapu harcı geliri 120 milyar TL düzeyini geçerek 120 milyar 546 milyon 271 bin 133 TL şeklinde gerçekleşti" dedi. Altın Emlak Global Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, tapuda yapılan işlem adedinin 2 milyon 561 bin 555 adedi geride bıraktığıyla ilgili olarak açıklamalarda bulundu. "Harç gelirinde artış yüzde 70’i aştı" Özelmacıklı, "Geçtiğimiz yılın aynı dönemindeki verilere baktığımızda artışın büyüklüğünü daha net görüyoruz. Zira 2024 yılının 1 Ocak-26 Ekim tarihleri arasına baktığımızda tapuda görülen işlem adedinin 2 milyon 335 bin 476 olduğunu görüyoruz. Bu da yüzde 9,5’ten fazla bir artışa tekabül ediyor. Tapu harcı gelirlerinde ise artış daha da büyük. Zira geçtiğimiz yılın aynı döneminde tapu harcı geliri 68 milyar 569 milyon TL idi. Bu yıl gerçekleşen rakamla artış yüzde 75’in üstüne çıkmış görünüyor" ifadelerini kullandı. Artışın sebebi ne? Özelmacıklı, bu artışın sebebini şu şekilde açıkladı: "Aslında ortada yorumlandığı gibi bir talep artışı yok. Beklemede olan talebin realize olması söz konusu. Özellikle 2025 yılının ilk yarısında yaşadığımız ekonomik gelişmeler, örneğin Merkez Bankası politika faizinin istikrarlı bir şekilde düşüş sürecine girmesi, Yarısı Bizden kampanyası, emtia fiyatlarındaki artışlar, konut kiralarındaki büyük artış, beklemede olan talebi harekete geçirdi diyebiliriz. Konut kredi faizlerinin düşmesini bekleyenler alım tarafına geçti. Altın yatırımı olanlar yükselişin akabinde kar satışına geçerek gayrimenkule yöneldi. Dolayısıyla bu hamleler de gayrimenkulde rekorların tazelenmesini getirdi." "Ev Sahibi Türkiye" etkisi Gayrimenkul rakamlarının yıl sonuna kadar artmaya devam edeceğini öngördüklerini ifade eden Özelmacıklı, "Bunun en önemli sebebi olarak da Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın geçtiğimiz günlerde açıkladığı ‘Ev Sahibi Türkiye’ projesini görüyoruz. Zira bu proje son derece uygun koşullara sahip. Bu koşullardan faydalanmak isteyen vatandaşlarımız çeşitli hamlelerde bulunacaklardır. Ancak 24 Ekim itibarıyla üstünde herhangi bir tapu olan, üstünde hisseli tapu bulunan ve değeri belediye rayicine göre 1 milyon TL’yi geçen, yapı kayıt belgesi olan vatandaşlarımız da yararlanamıyor. Bunu da unutmamak lazım" diye konuştu. Özelmacıklı, "Gayrimenkulü bulunan vatandaşlarımız, kampanyadan faydalanmak için göstermelik veya ‘hülle’ diyebileceğimiz şekilde satışlar yapmaya tevessül edebilirler. Bu gibi hareketleri asla tavsiye etmiyoruz. Zira bu durum tespit edildiğinde vatandaşlarımız kura haklarını kaybedecekler" diyerek sözlerini noktaladı.
Bursa, küresel gıda ve horeca sektörlerinin buluşma noktası oldu
28 Ekim 2025 Salı - 12:06 Bursa, küresel gıda ve horeca sektörlerinin buluşma noktası oldu Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde, KFA Fuarcılık tarafından düzenlenen Bursa Food Point Fuarı ile Network Fuarcılık organizasyonunda gerçekleştirilen 6. Turfood Horeca Fuarı 36 farklı ülkeden 200’ü aşkın yabancı olmak üzere binlerce sektör profesyonelini Bursa’da buluşturdu. BTSO öncülüğünde, KFA Fuarcılık organizasyonuyla düzenlenen Bursa Food Point Fuarı ile Network Fuarcılık iş birliğinde gerçekleştirilen 6. Turfood Horeca Fuarı, gıda ve ev dışı tüketim sektörlerini uluslararası alıcılarla buluşturdu. Bursa Fuar Merkezi’nde üç gün süren organizasyon, 36 farklı ülkeden sektör profesyonelini bir araya getirdi. Fuarlarda, 200’ü aşkın yabancı alıcı olmak üzere yaklaşık 4 bin sektör temsilcisi, stant açan firmalarla iş görüşmesi gerçekleştirdi. KFA Fuarcılık tarafından BTSO’nun vizyonu doğrultusunda yeni nesil fuarcılık modeli çerçevesinde gerçekleştirilen Bursa Food Point, dondurulmuş, işlenmiş, kuru ve paketli gıdalardan içeceklere, unlu mamullerden atıştırmalıklara kadar geniş bir yelpazede ürünlerini sergiledi. Aynı zamanda, gıda üretim teknolojileri, paketleme sistemleri, soğutma çözümleri ve lojistik teknolojileri gibi yenilikçi çözümler de fuarda yer aldı. Network Fuarcılık tarafından düzenlenen 6. Turfood Horeca Fuarı ise otel, restoran, kafe ve catering sektörlerine yönelik ekipman ve hizmetleri odağına alarak ev dışı tüketim profesyonelleriyle sektör firmalarını bir araya getirdi. Her iki fuar da BTSO tarafından yenilenerek kent ekonomisine kazandırılan Bursa Fuar Merkezi’nde gerçekleştirildi. "Yurt dışına gitmeden distribütörümüzle görüştük" Fuara katılan Uludağ İçecek Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Kızıl, fuar sayesinde önemli bir uluslararası görüşmeyi Bursa’da gerçekleştirme fırsatı bulduğunu belirterek, "İngiltere pazarında faaliyet gösteren büyük bir distribütör ile görüşmek için İngiltere’ye gitmeyi planlıyordum. Ancak kendisini bu fuarda görünce çok mutlu oldum. Görüşmemizi burada gerçekleştirdik. Bu fuar bizim açımızdan son derece faydalı oldu" dedi. "Doğru ürünü bulmak için iyi bir fırsat" Umman’da faaliyet gösteren A’Saffa Foods firma yetkilisi Faisal Ahmaed Khan, fuarın hammadde üreticileri ve tedarikçileri için önemli bir pazar oluşturduğunu vurgulayarak, "Hammadde üreticileri ve tedarikçileri burada yer alıyor. Baharatlar, meyveler, sebzeler, dondurulmuş sebzeler, orman meyveleri gibi pek çok ürün çeşidi mevcut. Bu da Orta Doğu’dan gelen alıcılar için fuarı ziyaret edip kendi pazarları için doğru bileşeni ve doğru ürünü bulmak adına iyi bir fırsat oluşturuyor." şeklinde konuştu. Hollanda’da faaliyet gösteren Poczta Kwiatowa firması yetkilisi Wioletta Drozdowska Dlugolecka fuarda iletişimin çok olumlu olduğunu belirterek, "Tatlı ve çikolata sektöründe faaliyet gösteriyoruz. İlk görüşümüz gayet olumlu oldu. İletişim çok iyi, atmosfer gerçekten güzel. Burada olmaktan mutluyuz" ifadesini kullandı.
CW Enerji ISK-SODEX 2025’te ürünlerini ziyaretçilerle buluşturdu
28 Ekim 2025 Salı - 12:06 CW Enerji ISK-SODEX 2025’te ürünlerini ziyaretçilerle buluşturdu CW Enerji, yenilenebilir enerji alanındaki en son teknolojilerini tanıtmak üzere İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen ISK-SODEX 2025 Fuarı’nda yerini aldı. Firma fuar boyunca enerji verimliliği yüksek, çevre dostu ve inovatif ürünlerini ziyaretçileri ile buluşturdu. CW Enerji İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen ISK-SODEX 2025 fuarına katılım sağladı. Firma fuarda ziyaretçilerini ağırlayarak, enerji verimliliği yüksek, çevre dostu ve teknolojik ürünlerini sektör paydaşlarıyla buluşturdu. Fuar hakkında açıklamalarda bulunan CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, fuarlara büyük önem verdiklerini vurgulayarak, "Fuarlar hem mevcut iş ortaklarımızla bir araya geldiğimiz hem de yeni iş birliklerinin temellerini attığımız önemli platformlar. Firma olarak sektöre öncülük eden inovatif ürünlerimizle, enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik konularında fark oluşturmaya devam ediyoruz ve bu farkı ISK-SODEX 2025’te de güçlü bir şekilde ortaya koyduk. Yüksek verimlilik oranına sahip güneş panellerimiz, enerji depolama sistemlerimiz ve çevre dostu çözümlerimizle ziyaretçilerimize geleceğin enerji teknolojilerini yakından tanıttık. Enerji verimliliğini artıran, sürdürülebilir yaşam alanları için tasarladığımız yenilikçi teknolojilerimizi ziyaretçilerimizle buluşturduk. Katılımcılar, ürünlerimizin performansı ve uzun ömürlü yapısı sayesinde enerji dönüşümüne nasıl değer kattığımızı yerinde görme fırsatı buldu" dedi. ISK-SODEX 2025’te katılımcılarla güçlü bir iletişim kurarak, teknolojiye ve kaliteye verdikleri önemi bir kez daha gösterdiklerini ifade eden Sarvan, fuarda yüksek teknolojiye sahip ürünlerini, sürdürülebilir enerji çözümlerini ve geleceğin enerji dünyasına yön verecek projelerini katılımcılarla buluşturduklarını kaydetti. "Sarvan: Sektördeki kalite standartlarını daha da yukarı taşıdığımızı gösterdik" CW Solar Cell Enerji AŞ tarafından hayata geçirdikleri entegre güneş hücresi üretim tesislerinde en ileri teknolojileri kullanarak geliştirdikleri güneş panellerini de fuarda ziyaretçilere ayrıntılı bir şekilde tanıttıklarını dile getiren Sarvan, "Solar Cell’de güneş paneli üretiminin temel yapı taşları olan ingot, wafer ve hücre üretiminde en ileri teknolojileri kullanarak yüksek verimlilik ve dayanıklılığıyla ön plana çıkan güneş panellerini geliştiriyoruz. Fuarda ziyaretçilerimize Solar Cell’de ingot’tan wafer’a, wafer’dan hücreye ve hücreden panele kadar uzanan üretim zincirinde uyguladığımız teknolojileri ve kalite kontrol süreçlerimizi de detaylı olarak anlattık" diye konuştu. Bunun yanında güneş panellerinde kullanılan alüminyum çerçeve profilleri ve altyapı bağlantı parçalarının üretimini de kendi bünyelerinde gerçekleştirdiklerini dile getiren Sarvan, "Alüminyum çerçevelerin üretimini de kendi bünyemizde gerçekleştirerek, kalite standartlarını en üst seviyeye çıkardık. Artık kendi çerçevelerimizi, montaj aparatlarımızı ve diğer alüminyum bileşenlerimizi kendimiz üretiyoruz. Bu entegre üretim yaklaşımımızı ISK-SODEX 2025’te katılımcılara anlattık. Fuarda üretim sürecinin her aşamasında kontrolü elimizde tutarak, sektördeki kalite standartlarını daha da yukarı taşıdığımızı gösterdik" diye konuştu. Sarvan, sözlerine şöyle devam etti: "Firma olarak, yenilenebilir enerji alanında ülkemizin ve dünyanın geleceğine katkı sunmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Her fuar bizim için değerli. ISK-SODEX 2025’te de vizyonumuzu, teknolojik yetkinliğimizi ve üretim gücümüzü tüm paydaşlarımızla paylaşmanın gururunu yaşadık. Önümüzdeki dönemde de yerli teknolojilerimizi geliştirme çabalarımıza aynı kararlılıkla devam edeceğiz."
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: "Atatürk’ün armağan ettiği Cumhuriyetimizin 102. yılını coşku, mutluluk ve umutla kutluyoruz"
28 Ekim 2025 Salı - 10:38 TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: "Atatürk’ün armağan ettiği Cumhuriyetimizin 102. yılını coşku, mutluluk ve umutla kutluyoruz" Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklığolu, "Atatürk’ün milletimize armağan ettiği Cumhuriyetimizin 102. yılını coşku, mutluluk ve umutla kutluyoruz" dedi. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Türk milletine en çok yakışan yönetim biçiminin cumhuriyet olduğuna vurgu yapan Hisarcıklıoğlu, cumhuriyeti yaşatan değerlerden asla vazgeçmeyeceklerini kaydetti. Cumhuriyetin 102’inci yılını coşkuyla karşıladıklarını dile getiren Hisarcıklıoğlu, "Atatürk’ün milletimize armağan ettiği Cumhuriyetimizin 102. yılını coşku, mutluluk ve umutla kutluyoruz. Milletimize en çok yakışan yönetim biçimi olan Cumhuriyetimizin özünde bağımsızlığımız, demokrasimiz, kardeşliğimiz, bir ve beraberliğimiz yatar. Bu değerlerimizden asla vazgeçmeyeceğiz" dedi. Cumhuriyetin ikinci asrında Türkiye ekonomisini geliştirmeye devam edeceklerini vurgulayan Hisarcıklıoğlu, mesajında şu ifadelere yer verdi: "Şanlı Cumhuriyetimiz bugün 102. Yaşını kutluyor. Unutulmasın ki Cumhuriyetin ilanı aslında, türlü yokluklarla mücadele eden, kendilerinden katbekat üstün düşmanlarla savaşan, ama hiç pes etmeyen Türk milletinin, küllerinden yeniden doğuşunun ilanıdır. Bu doğuş, uygarlık yolunda sonsuza dek sürecek bir yürüyüşün ışığıdır. Cumhuriyetimizin ikinci asrında biz de ecdadımız gibi cesur olacağız. Büyük düşünmeye, büyük hayaller kurmaya devam edeceğiz. Özel sektör olarak ekonomiye katkılarımızı, yatırımlarımızı ve istihdam sağlamadaki sorumluluklarımızı yerine getirmeye hız kesmeden devam edeceğiz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere canlarını ortaya koyarak bize bu vatanı kazandıranları rahmetle ve minnetle anıyorum. Ruhları şad olsun. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun."