Son Dakika
|
Pentagon, UFO dosyalarını yayınlamaya başladı
Diyarbakır’da inşaat halindeki otelde yangın
Muhittin Böcek'i oğlu Gökhan Böcek etkin pişmanlıktan yararlandı!
Sağlık Bakanlığı: "(Hantavirüs) Ülkemizde henüz pozitif vaka tespit edilmemiştir"
Baba ve oğlunu öldüren kanser hastası yaşlı adam tahliye edildi
Ankara’da yaşlı adamı ağır yaralayıp parasını gasp eden saldırgan tutuklandı
Bakan Gürlek'ten flaş açıklamalar: ''İBB Davasında ifadesini geri çeken kimse yok''
Önünü kestiği yaşlı adamın parasını çalıp öldüresiye darp etti
Kübra Yapıcı cinayetinde yeni gelişme!
Hollanda’da bir kabin memuru hantavirüs şüphesiyle karantinaya alındı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Tarlasında silahlı saldırıya uğrayan mahalle muhtarı hayatını kaybetti
Bolu Dağı’nda araç devrildi: Kilometrelerce araç kuyruğu oluştu
ABD, İran’a yönelik ablukayı ihlal ettiği öne sürülen 2 gemiyi vurdu
İranlı Sözcü Bekayi: "ABD’nin yanıtı hala değerlendirme aşamasında"
Profesör açıkladı: "Hantavirüs, kemirgenlerden bulaşıyor"
Bakan Kurum: "Üretim hızımızı saatte 23, günde 550 konuta ulaştırdık"
Yol ortasındaki hindi kavgası trafiği durdurdu
EKONOMİ
DESOB’da Hüseyin Demirci dönemi resmen başladı
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 04:14:00
Denizli Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (DESOB) seçimlerini kazanan Hüseyin Demirci, mazbatasını alarak resmen görevine başladı. Demirci, seçim sonrası yaptığı ilk açıklamada, "Seçimin kaybedeni yok, kazanan esnaflar oldu" dedi. Denizli Kahveciler ve Gazinocular Odası Başkanlığı görevini de sürdüren Hüseyin Demirci, mazbatasını aldıktan sonra yönetim kurulu üyeleriyle birlikte DESOB binasına geçti. Burada açıklamalarda bulunan Demirci, yeni dönemde esnafın sorunlarına hızlı çözümler üretmeyi hedeflediklerini belirtti. Esnafın ülke ekonomisinin temel taşlarından biri olduğunu ifade eden Demirci, "Esnaflarımız ülkemizin ve Denizli ekonomisinin can damarıdır. Onlar ayakta kaldığı sürece ekonomiden bahsedebiliriz" dedi. Yeni dönemde esnafın beklenti ve taleplerine hızlı şekilde karşılık verecek bir yönetim anlayışıyla hareket edeceklerini kaydeden Demirci, birlik ve beraberlik mesajı verdi. Seçim sürecinin demokratik bir ortamda gerçekleştiğini vurgulayan Demirci, "Seçimin kaybedeni yok. Kazanan esnaflarımızdır. Hepsi birbirinden kıymetli başkanlarımızla birlikte esnafımızın yanında olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Yeni dönemde DESOB yönetiminin özellikle küçük işletmelerin desteklenmesi ve yerel ekonominin güçlendirilmesine yönelik çalışmalara ağırlık vermesi bekleniyor.
08 Mayıs 2026 Cuma - 22:56
Bakan Kacır: ‘‘Teknoloji girişimlerinin sermayesi akıl sermayesidir’’
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Turkcell’in hayata geçirdiği ‘Yarının Teknoloji Liderleri’ proje yarışmasında ödül töreninde konuştu. Kacır, ‘‘Teknoloji girişimlerinin sermayesi çoğunlukla maddi değildir. Teknoloji girişimlerinin sermayesi akıl sermayesidir, fikir sermayesidir’’ dedi. Turkcell’in, gençleri teknolojiye yönlendirmek ve potansiyellerini ortaya çıkarmak amacıyla bu yıl ikincisini düzenlediği "Yarının Teknoloji Liderleri" proje yarışmasının ödül töreni Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç ev sahipliğinde Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katılımıyla gerçekleşti. Türkiye’de üniversitelilere yönelik proje yarışması olan "Yarının Teknoloji Liderleri"nde birinci olan SIGNIFY projesi 1 milyon TL, ikinci MEMOVISION projesi 800 bin TL, üçüncü SMELLCONTROL projesi ise 600 bin TL ile ödüllendirildi. Ayrıca jüri tarafından belirlenen CYBERKIDS, ENERATICS ve KAZAI projelerine de 300 bin TL’lik para ödülü takdim edildi. Törende açıklamalarda bulunan Bakan Kacır, ‘‘Türkiye’nin teknoloji alanında elde ettiği kazanımlar, kendine has bir ekosistem inşasını ve kendine has bir teknoloji geliştirme yolculuğunu da ifade ediyor. Kendine has bir ekosistem dediğimizde aslında çok bileşenli bir yapıdan bahsediyoruz. Altyapılarıyla, üniversiteleriyle, araştırma merkezleriyle, laboratuvarlarıyla, teknoparklarıyla, yazılımcılarıyla ve elbette girişimcileriyle adeta bir sinir ağında ortaklaşa çalışan inovasyon zekası Türkiye’nin teknoloji ekosistemi. Bu zeka dünyada parmakla gösterilen başarılara imza atıyor" dedi. Türkiye’de teknoloji ve inovasyona yapılan yatırımlara ilişkin de bilgi veren Bakan Kacır, ‘‘Türkiye son 23 yılda araştırma, geliştirme ve inovasyona daha önceki dönemlerle mukayese edildiğinde çok daha fazla kaynak ayırıyor. 23 yıl öncesinde Türkiye’nin yıllık Ar-Ge harcamaları 1 milyar dolardı. Şimdi Türkiye’nin yıllık Ar-Ge harcamaları 20 milyar dolar. 23 yıl öncesinde Türkiye’nin 29 bin Ar-Ge insan kaynağı vardı. Şimdi Türkiye’de 311 bin Ar-Ge insan kaynağı var. 23 yıl önce Türkiye milli gelirinin yüzde 0,5’ini Ar-Ge’ye ayırmaktaydı. Şimdi milli gelirimizin yaklaşık yüzde 1,5’ini araştırma geliştirme faaliyetlerine ayırıyoruz. İtalya gibi, İspanya gibi ülkelerle milli gelirimizden Ar-Ge ayırdığımız pay çok yakın seviyelerde. Türkiye bugün 114 teknoparkında 13 bin teknoloji girişiminin inovasyon yaptığı bir ülke. Türkiye bugün özel sektörde bin 700’den fazla Ar-Ge ve tasarım merkezine sahip bir ülke’’ ifadelerini kullandı. ‘‘Teknoloji girişimlerinin sermayesi akıl sermayesidir’’ Teknoloji girişimlerinin sermayesinin maddi olmadığını vurgulayan Kacır, ‘‘Borçlanma enstrümanları yani daha yaygın kullandığımız haliyle krediler, çoğunlukla sizin sunacağınız teminatlar karşılığında size verilir. Yani bir kredi talep ettiğinizde çoğunlukla o krediyi geri ödeyememeniz halinde hangi teminatlarla borcunuzu karşılayabileceğiniz, daha açık ifadesiyle tapunuzun, araba ruhsatınızın olup olmadığı sorulur. Teknoloji girişimlerinin sermayesi çoğunlukla maddi değildir. Teknoloji girişimlerinin sermayesi akıl sermayesidir, fikir sermayesidir. Teknoloji girişimlerinin büyümesini sağlayacak olanlar borçlanma değil, sermaye yatırımları, sermaye ortaklıklarıdır’’ diye konuştu. ‘‘Son beş yılda Türkiye’de teknoloji girişimlerine 5,5 milyar dolar yatırım yapıldı’’ Türkiye’de teknoloji girişimlerine yapılan girişim sermayesi yatırımlarını büyütmeye çalıştıklarını söyleyen Kacır, ‘‘Son beş yılda Türkiye’de teknoloji girişimlerine 5,5 milyar dolar yatırım yapıldı. Bir önceki beş yılda bu tutar 550 milyon dolardı. Ondan önceki beş yılda bu tutar 280 milyon dolardı. Yani katlanarak büyüyen bir yatırım ölçeğinden bahsediyoruz. Bu ölçeğin büyümesi için pek çok tedbir alıyoruz. Bir yandan kamu kaynaklarını girişim sermayesi fonlarına yönlendiriyoruz. Fonların fonu mekanizmaları kuruyoruz. Eş finansman mekanizmaları kuruyoruz. Kamunun bir lirasını özel sektör üç lira, beş lira eklesin ve Türkiye’nin teknoloji girişimleri yatırım ortaklıklarıyla büyüsün istiyoruz" ifadelerini kullandı. "Turkcell olarak temel yaklaşımımız, teknolojiyi insan için faydaya dönüştürmek" Törenin açılış konuşmasını yapan Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç ise gençleri teknolojiye yönlendirmek ve potansiyellerini desteklemek amacıyla geçtiğimiz yıl başlatılan projenin önemine işaret ederek şunları söyledi: "Turkcell olarak ülkemizin dijitalleşme yolculuğuna 30 yıldan uzun süredir öncülük ediyoruz. Bu yolculukta Turkcell’i Türkiye’nin teknoloji lideri yapan en temel yaklaşım ise ‘Teknolojiyi insanımız için faydaya dönüştürmek’. Bizim için teknoloji; insanın hayatına dokunduğunda, bir ihtiyaca cevap verdiğinde ya da bir gencimizin önünde yeni bir kapı açtığında gerçek anlamını buluyor. Yarının Teknoloji Liderleri Proje Yarışması da bu anlayışın somutlaşmış hali. Gençlerimizden aldığımız motivasyonla bu yıl yarışmanın kapsamını daha da genişlettik. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne de projemizi açtık. 71 ilden 161 üniversitenin katılımıyla toplam 829 proje yarıştı. Yarının Teknoloji Lideri olmak için geliştirilen projelerin sayısı geçen yılın iki katını aştı. Bu başarının arkasında güçlü bir ekosistem var. Devletimizin ortaya koyduğu vizyon, sağladığı destek ve açtığı alan, gençlerimizin yolunu açıyor. Kamu, üniversite ve özel sektörün aynı hedefte buluştuğu bu yapı, ülkemizin teknoloji yolculuğuna hız kazandırıyor." "Gençlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz" Konuşmasında gençlere de seslenen Genel Müdür Koç, "Bir fikre sahip çıkmak, yarına sahip çıkmaktır. Bu cesaretin, herhangi bir ödülden daha değerli olduğunu lütfen aklınızdan çıkarmayın. Yalnızca ödül alanlar değil; fikrinin peşinden gitme cesareti gösteren herkes bu yarışmanın kazananıdır. Ortaya koyduğunuz her fikir, yazdığınız her bir kod, bu ülkenin güçlü yarınlarına atılmış birer imzadır. Bundan böyle de sizlerin yanında olmaya ve ‘Turkcell ile Yarınlar Senin!’ demeye devam edeceğiz. Ödül almaya hak kazanan arkadaşlarımızı, finale kalan 12 ekibi ve başvuru yapan her bir gencimizi yürekten kutluyorum. Bu vesileyle vizyonlarıyla bu sürece yön veren Sayın Bakanımıza ve devletimizin değerli temsilcilerine saygılarımı sunuyorum. Ayrıca İnsan ve İş Desteklerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcımız Erkan Durdu liderliğinde İnsan Kaynakları ekiplerimize ve emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma, kıymetli jürimize ve üniversitelerimize teşekkür ediyorum" diye konuştu. Yarının teknoloji liderlerinin geliştirdiği projeler Yarışmada birincilik ödülünü "Signify" projesi kazandı. Proje, işitme engelli bireylerin bankacılık ve sağlık gibi temel hizmetlerde tercümana bağımlı kalmamalarını hedefliyor. Signify, mahremiyet ve iletişim kopukluğunu, yapay zekâ destekli çift yönlü anlık çeviri ile ortadan kaldırmayı sağlıyor. İkinciliği ise dijital reklamcılıkta içeriklerin etkisini ölçmek için kullanılan kampanya sonrası yöntemlerin maliyetli ve yavaş olması sorununa çözüm getiren "MEMOVISION" kazandı. "Smellcontrol" projesi ise üçüncülük ödülünü kazandı. Endüstriyel tesisler ve kentsel alanlardaki gaz sızıntıları ile uçucu organik bileşiklerin (VOC) geleneksel yöntemlerle ayırt edilememesi sorununu, çoklu gaz karışımlarını eş zamanlı analiz ederek çözmeyi amaçlıyor. İlk 3’ün yanı sıra 300’er bin TL para ödülüne layık görülen projeler ise şunlar oldu: "Sosyal Okuryazarlılık" ödülüne "Cyberkids" projesi layık görüldü. Proje, internet kullanım yaşının düşmesiyle çocukların maruz kaldığı siber zorbalık, veri ihlalleri ve oltalama (phishing) gibi tehditleri, çocukların bilişsel seviyesine uygun oyunlaştırılmış yöntemlerle önlemeyi amaçlıyor. "Sürdürülebilir Gelecek" ödülünü "ENERATICS" projesi aldı. Eneratics, veri merkezlerinde enerji maliyeti ve karbon ayak izini düşürmek için IT iş yükü, soğutma (HVAC) ve batarya sistemlerini koordine eden gerçek zamanlı bir enerji orkestrasyon katmanı sunuyor. "Ölçeklenme Potansiyeli" ödülünün sahibi "KazAI" projesi oldu. Yarışmaya katılan ve trafik kazaları sonrası manuel yürütülen ve haftalar sürebilen hasar tespiti, kusur oranı belirleme ve maliyet hesaplama süreçlerini dijitalleştirerek, operasyonel yükü ortadan kaldırmayı hedefliyor.
08 Mayıs 2026 Cuma - 20:47
Bakan Yumaklı: "Tarımın sadece çiftçinin bir faaliyeti değil ülkelerin de bir milli güvenlik meselesi haline geldiğini unutmamak lazım"
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Tarımın sadece çiftçinin bir faaliyeti değil ülkelerin de bir milli güvenlik meselesi haline geldiğini unutmamak lazım" dedi. Bir dizi programa katılmak için Yalova’ya gelen Bakan Yumaklı, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Bitkisel Üretimi Geliştirme Projeleri Temin Töreni’ne katıldı. Burada konuşan Bakan Yumaklı, "Bereketin, emeğin ve üretimin şehri Yalova her ne kadar yüzü ölçümü açısından en küçük ilimiz de olsa üretim gücü, üretim kapasitesi, üretim iradesi açısından bizlerin son derece memnun olduğu bir şehir açıkçası. Bugün İl Tarım ve Orman Müdürlüğümüzün Bitkisel Üretimi Geliştirme Projeleri Temin Töreni vesilesiyle bir aradayız. Değerli kardeşlerim bu kapsamda çiftçilerimize sera damlama sulama sistemi ve sebze fideleri temin ediyoruz. TAKE projesi olarak adlandırdığımız bu proje aslında ülkemizin dört bir tarafında 81 ilinde, hangi ilimizde uygulanıyorsa o ilin kendi özellikleri, dinamikleri açısından veya üretim gücü açısından neler önemliyse neyi öne çıkarmak istiyorsak bu anlamda uyguladığımız çok da başarılı giden bir proje. Bugün inşallah Yalova’nın bitkisel üretim altyapısını güçlendirecek olan bu temin töreniyle beraber çiftçi kardeşlerimize, üreticilerimize bunları vermiş olacağız" diye konuştu. Tarımın sadece ekonomik faaliyet değil aynı zamanda bir milletin bağımsızlığını ifade eden bir husus olduğunu anlatan Yumaklı, şöyle konuştu: "Tarımın sofradaki ekmeğin güvencesi olması şehirlerin huzuru olması kırsalın umudu olması yarının da temeli olması işte bizi bu düşünceye sevk ediyor. Eğer bir ülke toprağına sahip çıkıyorsa kendi insanlarının gıda ihtiyacını karşılayabiliyorsa hatta bunun da ötesinde buradan ülkesi için bir ekonomik fayda sağlayabiliyorsa ki bu konuda biliyorsunuz ülkemiz tarımsal hasılada Avrupa’da birinci dünyada da ilk on ülke arasında. Bugün artık dünyada stratejik güç toprağını koruyan suyunu verimli kullanan ve üretimini sürdürülebilir halde tutan veya bunu getirebilen ülkelerin elinde. Hepimiz takip ediyoruz iklim krizleri var. Bölgemizde başta olmak üzere birçok jeopolitik kriz var, problem var. Ülkeler arasında çatışma var. Kargaşa var. Yani aklınıza ne gelirse gıda arz güvenliği açısından yani bir ülkenin insanlarının ya biz acaba gıdamızı temin edebilir miyiz endişesini oluşturacak olan ne varsa şu anda dünyada onları yaşıyoruz hepimiz görüyoruz. Bu sebeple tarımın sadece çiftçinin bir faaliyeti değil ülkelerin de bir milli güvenlik meselesi haline geldiğini unutmamak lazım." "Bundan sonraki en büyük gündemimiz su" Bakan Yumaklı, maliyetleri azaltan ve verimi artıran projeleri hayata geçirdiklerini dile getirerek, "Modern üretim teknikleri bu açıdan son derece önemli. Yani en basitinden en zoruna kadar tarımsal üretim açısından ne gerekiyorsa bütün bunları temin etmek kararlılığındayız. Yalova Marmara’nın incesi. Bununla da kalmıyor örtü altı üretimin süs bitkisi özellikle ve katma değerli tarımında bir merkez haline gelmiş durumda. Bugünlerde özellikle bilinçli bir üretimin bilinçli bir çiftçiliğin yapıldığı bu ilimizde arkadaşlarımızın farklı projelerle tekrar üreticimizin, çiftçimizin yanında olmaya devam edeceğini söylemek istiyorum. 5 bin 400 dekar alanda süs bitkisi üretiliyor. 3 bin 200 dekar alanda da örtü altı sebze yetiştiriliyor. Peki bugün ne olacak? Yaklaşık 46 ton sera örtüsü ve 130 dekarlık alan yeniden üretime katılmış olacak. Yüz yetmiş bine aşkın sebze fidesi toprakla buluşmuş olacak. 650 rulo damlama sulama hortumu suyu israf etmeden o can suyunu toprağa taşımış olacak. Ben üç gün önce beşinci İstanbul Su Forumundaydım. Dünyanın çok farklı yerlerinden bakanlar, akademisyenler, teknik ekipler geldi. Herkesin dilinde şu var. Bundan sonraki en büyük gündemimiz su. Damlasını adeta hesabını yapacak şekilde kullanmak zorundayız. Eğer biraz hafızalarımızı tazelersek 2023 yılında saygıdeğer Emine Erdoğan hanımefendinin himayelerinde biz su verimliliği seferberliği başlattık. Tabii daha sonra hemen birkaç gün sonrasında maalesef ki o asrın felaketi deprem sebebiyle bir ara vermek zorunda kaldık. Hiçbir zaman için bu projemizden vazgeçmedik. Şimdi tekrar ülkemizdeki her bir damla suyun çoğunluğunu kullanan, tarıma doğru, verimli bir şekilde üretime gitmesi işte endüstride kullanımı, evde kullanımının en verimli, en olabilecek iyi halde gerçekleşmesini sağlamak üzere çalışıyoruz, çabalıyoruz. Suyun sadece bir kaynak olmadığını geleceğin en kıymetli bir metası olduğunu da bu sebeple tekraren ifade etmek istiyorum" dedi. Konuşmanın ardından Bakan Yumaklı, çiftçilere desteklenen malzeme ve fidelerin dağıtımını gerçekleştirdi. Programa Vali Ahmet Hamdi Usta, AK Parti Genel Başkanı, Yalova Milletvekili Ahmet Büyükgümüş, AK Parti Yalova Milletvekilli Meliha Akyol, Tarım ve Orman İl Müdürü Mustafa İlmeç ve çiftçiler de katıldı.
08 Mayıs 2026 Cuma - 18:03
Bakan Şimşek: "İlk çeyrekte sanayi üretimi çeyreklik yüzde 0,2 arttı"
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "İlk çeyrekte sanayi üretimi çeyreklik yüzde 0,2 artarken, eksik çalışma günlerinin de etkisiyle yıllık yüzde 1,3 daraldı" dedi. Bakan Şimşek, resmi sosyal medya hesabından yılın ilk çeyreğinde sanayi üretimine dair açıklama yaptı. Şimşek, "Jeopolitik gelişmelerin yol açtığı belirsizlik ve yüksek enerji fiyatları, küresel ölçekte ticaret ve talep üzerinde baskı oluşturuyor. İlk çeyrekte sanayi üretimi çeyreklik yüzde 0,2 artarken, eksik çalışma günlerinin de etkisiyle yıllık yüzde 1,3 daraldı. Mevcut küresel konjonktürden en az şekilde etkilenmek ve sanayimizi desteklemek amacıyla kapsamlı tedbirler alıyoruz" açıklamasında bulundu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
08 Mayıs 2026 Cuma- 09:58
Ağrı Dağı eteklerinde kurulan strafor fabrikasına sağlanan 20 milyonluk devlet desteğiyle üretim arttı
2
07 Mayıs 2026 Perşembe- 15:14
Burhaniye’de kahvehanelerde çay yerine süt içiliyor
3
08 Mayıs 2026 Cuma- 10:37
Diyarbakır’da tandırda çömlek böreği
4
07 Mayıs 2026 Perşembe- 15:25
Bakan Işıkhan: "SGK’ya olan borçlarda mevcutta 36 ay olan tecil-taksitlendirme süresini 72 aya çıkarıyoruz"
5
02 Mayıs 2026 Cumartesi- 09:20
Kahramanmaraş’ta kurbanlık fiyatlarında esnaftan indirim kararı
28 Ekim 2025 Salı - 10:25
2025 yılında en çok petrol üretimi Şırnak’ta gerçekleştirildi: Gabar’da günlük üretim 80 bin varile ulaştı
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, milletvekillerinin Türkiye Büyük Millet Meclisine (TBMM) yönelttiği soru önergelerine verdiği cevapta, Gabar bölgesinde günlük petrol üretiminin 80 bin varile ulaştığını açıkladı. Bayraktar, bölge için belirlenen 2025 yılı üretim hedefinin şimdiden yakalandığını bildirdi. Bakan Bayraktar'ın açıklamasına göre, Şırnak'ın Gabar bölgesinde yer alan Şehit Aybüke Yalçın, Şehit Esma Çevik, Şehit Teğmen Akdeniz, Bulmuşlar, Mehmet İrfan Güler ve Bülent Sadioğlu sahalarında üretim rekor seviyeye ulaştı. Bakan Bayraktar, "Keşfedilen ham petrolden elde edilen gelir, petrol fiyatları, döviz kuru ve üretim miktarı gibi ekonomik faktörlerin yanı sıra, jeopolitik gelişmeler ve küresel arz-talep dengelerine bağlı olarak değişmektedir. Sahalarda görevlendirilen personel sayısı ise operasyon yoğunluğuna göre farklılık göstermektedir" ifadelerini kullandı. Petrol gelirleri merkezi bütçeye aktarılıyor Bakan Bayraktar, 6491 sayılı Türk Petrol Kanunu kapsamında alınan devlet hissesinin doğrudan merkezi bütçeye gelir olarak aktarıldığını, petrol gelirlerinden belediyelere veya il özel idarelerine doğrudan nakit aktarım sisteminin ise mevzuatta yer almadığını hatırlattı. Bakan Bayraktar, "Petrol gelirlerinden yerel yönetimlere pay verilmesini öngören taslak metin, Türk Petrol Kanununda değişiklik yapılmasına dair 5574 sayılı Kanun Teklifi görüşmeleri sırasında gündeme gelmiş, ancak yeterli oy çoğunluğu sağlanamadığından yasalaşmamıştır'' diye konuştu. Şırnak üretimde zirvede Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre, 2018-2024 yılları arasında ham petrol üretimi yapan iller arasında Şırnak büyük bir artışla öne çıktı. 2024 yılında Şırnak'ta 16 milyon 374 bin 971 varil ham petrol üretimi gerçekleştirilirken, bu rakam ilin Türkiye'nin en hızlı üretim artışı sağlayan bölgesi olmasını sağladı. Aynı dönemde Batman'da 7 milyon 476 bin, Diyarbakır'da 7 milyon 531 bin, Adıyaman'da 3 milyon 163 bin varil üretim yapıldı. Bakan Bayraktar, 2018-2024 yılları arasında petrol ve doğalgaz üretiminden elde edilen devlet hissesi toplamının 33 milyar 771 milyon 25 bin 863 TL olduğunu da açıkladı. "Çevresel etkiler asgari düzeyde" Petrol faaliyetlerinin çevreye etkilerine ilişkin değerlendirmede bulunan Bakan Bayraktar, "Türk Petrol Kanunu Uygulama Yönetmeliği gereği, petrol hakkı sahipleri çevre, iş sağlığı ve güvenliği açısından tüm tedbirleri almakla yükümlüdür. Bu kapsamda petrol üretiminden kaynaklanan çevre kirliliği asgari düzeyde kalmaktadır" şeklinde konuştu. Melih Yiğit - Mikail Şan
28 Ekim 2025 Salı - 10:13
ATO Başkanı Baran: "Cumhuriyet; bilimde, sanatta ve ekonomide ilerlemenin yolunu açmış, bugünlere uzanan güçlü bir vizyonun temellerini atmıştır"
Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, "Cumhuriyet bilimde, sanatta ve ekonomide ilerlemenin yolunu açmış, bugünlere uzanan güçlü bir vizyonun temellerini atmıştır. Bugün iş dünyası olarak, bu vizyonu geleceğe taşıma sorumluluğunu omuzlarımızda hissediyoruz" dedi. ATO Başkanı Gürsel Baran, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Baran yaptığı açıklamalarda, ATO olarak Türkiye’nin emelleri için çalışmaya devam edeceklerini ve tüm Türkiye’nin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı kutladığını açıkladı. ATO Başkanı Gürsel Baran, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Baran mesajında şu ifadelere yer verdi: "29 Ekim 1923, Türk milletinin geleceğine yön verme iradesini tüm dünyaya ilan ettiği, istiklal yolculuğunun taçlandığı tarihimizin en önemli dönüm noktasıdır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının önderliğinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti, yokluklar içinden doğmuş, milletimizin azmi ve çalışkanlığıyla kısa sürede dünyada hak ettiği yeri almayı başarmıştır. Cumhuriyet bilimde, sanatta ve ekonomide ilerlemenin yolunu açmış, bugünlere uzanan güçlü bir vizyonun temellerini atmıştır. Bugün iş dünyası olarak, bu vizyonu geleceğe taşıma sorumluluğunu omuzlarımızda hissediyoruz. Cumhuriyetle yaşıt Ankara Ticaret Odası olarak, kurulduğumuz günden bu yana şehrimiz ve ülkemizin ekonomisinin gelişimi için çalışıyor, kalkınma sürecimize katkı sağlıyoruz. Küresel ölçekte değişen ticaret dinamiklerini yakından takip ediyor, üyelerimizi uluslararası pazarlara açmak için iş birlikleri ve yeni köprüler kurmaya devam ediyoruz. Cumhuriyetimizin 2’nci yüzyılında da hedefimiz, muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarak, ülkemizi her alanda daha ileriye taşımaktır. Bu yolda, iş dünyası olarak bizlere düşen görev, üretmek, yenilikçi olmak, dünyayla entegre olmak ve geleceğimize yatırım yapmaktır. Bu duygu ve düşüncelerle, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere tüm kahramanlarımızı rahmet ve minnetle anıyor, Türkiye Cumhuriyeti’nin 102’nci yaşını bir kez daha gurur ve mutlulukla kutluyorum."
28 Ekim 2025 Salı - 10:11
Cumhuriyet tarihinin ihracat rekoru kırıldı
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Bugün itibarıyla, mal ve hizmet ihracatı toplamında 390 milyar dolara ulaşarak, Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdık" dedi.
28 Ekim 2025 Salı - 10:07
Kastamonu’da turizme ivme kazandıracak 3 proje için imzalar atıldı
Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı’nın destekleriyle Turizm Master Planı çerçevesinde hayata geçirilecek olan ve Kastamonu turizmine ivme kazandırması hedeflenen üç projenin sözleşmeyi imzalandı. Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan ile Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Oruç Baba İnan katılımlarıyla lansmanı yapılan TR82 Bölgesi Turizm Master Planı doğrultusunda projelerin uygulama sürecine geçildi. Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA) Teknik Destek Projeleri Sözleşme imza töreni kapsamında Pompeiopolis Antik Kenti, Mevcut Tanıtım Merkezi’nin Modern Tanıtım Merkezine Dönüştürülmesi Projesi, Kastamonu Güney Karadeniz Jeoparkı Ziyaretçi Merkezi ve Müze Konsepti Tasarım Danışmanlığı Projesi ile Kasaba Köyü Mahmut Bey Camisi Jeoradar Hizmetleri Danışmanlığı Projesi’nin imzaları Kastamonu Valiliğinde imzalandı. "Pompeiopolis tamamlandığında Türkiye’nin ikinci Efes’i olacak" İmza töreninde konuşan Vali Meftun Dallı, "2025 yılı Temmuz ayında Kültür ve Turizm Bakan Yardımcımız Nadir Alpaslan ile Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcımız Sayın Oruç Baba İnan katılımlarıyla lansmanı yapılan TR82 Bölgesi Turizm Master Planı doğrultusunda projelerimizin uygulama sürecine geçmiş bulunuyoruz. Turizm Master Plan’da yer verilen 48 öncelikli projenin hayata geçirilmesine yönelik çalışmaları adım adım takip edeceğiz. Bu çerçevede, KUZKA 2025 Yılı Destinasyon Geliştirme Teknik Destek Programı kapsamında 3. ve 4. dönemde başarılı bulunarak sözleşmeleri imzalanan üç proje, master planda ortaya konan önceliklerin artık sahada somut adımlara dönüşmeye başladığının bir göstergesi. KUZKA Kastamonu’da yürütülen bu çalışmalarda yalnızca fiziki yatırımlarla sınırlı kalmıyor; projelerin fikir aşamasından tasarımına, uygulamasına ve sürdürülebilirliğine kadar her adımda aktif rol alıyor. Bu projeler, bölgenin kültürel mirasının korunması ve turizm altyapısının güçlendirilmesi hedeflerini bir araya getiren bütüncül yaklaşımımızın sahadaki en görünür örnekleri olarak değerlendirilebilir. Amacımız, hem yerel değerlerimizi korumak hem de bölge turizmini geleceğe güçlü bir vizyonla taşımaktır. Bu proje tamamlandığında Türkiye’nin ikinci Efes’i olacak" dedi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’a Pompeiopolis Antik Kenti’ndeki kazı çalışmalarına verdiği desteklerden ötürü teşekkür eden Vali Dallı, "Kendilerine bu konuyu arz ettiğimizde konunu farkında olduğunu ve yakinen takip ettiğini, özellikle kazı süresinin az olduğunu ve ek kaynak ihtiyacından bahsettiğimizde ‘tamam’ diyerek ne ise yapacağını söyledi ve gerçekten de yaptı. Daha önce 2-3 ay gibi sürelerde yapılan kazı çalışmaları şu anda yılın büyük bir bölümünde devam ediyor. Bu sayede kazı çalışmaları daha da hızlandı" diye konuştu. "Eski pancar deposunu tanıtım merkezine dönüştürmeyi hedefliyoruz" Turizm Master Planı’nı Temmuz ayında ilan ettiklerini söyleyen KUZKA Genel Sekreteri Dr. Serkan Genç ise, "Bölgemizin ve illerimizin, turizmde geleceklerine ilişkin bir planlama çalışmasıdır. Sadece plan çalışması değil, master planı kapsamında hayata geçirmeyi önceliklendirdiğimiz 48 proje yer alıyor. Bu projelerin hayata geçirilmesi noktasında çalışmalara başladık. Öncelikle bugün 3 projemizi tasarlamaya yönelik sözleşme imzalayacağız. Bu projelerimizin Turism Master Planı öncelikleri arasında yer alıyor" ifadelerini kullandı. KUZKA’nın destekleriyle hayata geçirilecek projeler hakkında bilgiler veren Genç, "Pompeiopolis Antik Kenti, Milattan Önce 66 yılına uzanan köklü geçmişiyle bölgemizin en önemli kültürel miras alanlarından biri. Biz de bu eşsiz mirası günümüz ziyaretçilerine çağdaş bir anlayışla sunmak amacıyla kapsamlı bir projeyi hayata geçiriyoruz. Proje kapsamında, antik kent sınırları içinde yer alan ve sergileme alanı olarak kullanılan eski pancar deposunu modern bir Ziyaretçi ve Tanıtım Merkezine dönüştürmeyi hedefliyoruz. Bu dönüşümle birlikte yapı hem mimari hem de işlevsel açıdan yenilenecek; sergi, konferans, kafe ve satış alanlarını içeren çok yönlü bir merkez haline gelecek. Ayrıca antik kentin tarihini ve kazı buluntularını dijital panolar ve interaktif uygulamalar aracılığıyla ziyaretçilere aktaracak yenilikçi içerikler geliştiriyoruz. Ziyaretçi deneyimi sürdürülebilirlik ve enerji verimliliği kriterleri doğrultusunda yeniden değerlendirilecek. Proje tamamlandığında, Pompeiopolis’in kültürel dokusuna saygılı, ziyaretçiye unutulmaz bir deneyim sunan örnek bir tanıtım merkezinin altyapısını hazırlamış olmayı ümit ediyoruz. Bu çalışma sayesinde hem Taşköprü’nün, hem de ilimizin kültür turizmi odağındaki potansiyelini güçlendirmeyi hedefliyoruz" diye konuştu. "Güney Karadeniz Jeoparkı için kritik bir adım daha atıyoruz" Kastamonu Güney Karadeniz Jeoparkı Ziyaretçi Merkezi ve Müze Konsepti Tasarım Danışmanlığı Projesi hakkında da bilgi veren Genç, "2025 yılı için en önemli hedeflerimizden biri, ilimizin Ulusal Jeopark Listesi’ne dâhil edilmesini sağlayacak başvuruyu başarıyla tamamlamaktır. Bu doğrultuda, kuruluşundan bu yana kurumsal yapısı, yönergesi, tanıtım materyalleri, sosyal medya altyapısı, gelir modeli, bisiklet rotaları ve ön jeolojik etüt raporu gibi pek çok bileşeni oluşturulan Kastamonu Güney Karadeniz Jeoparkı için kritik bir adım daha atıyoruz. Bu yıl, jeopark başvuru sürecinde büyük önem taşıyan ‘Ana Ziyaretçi Merkezi ve Müzesi’ unsurunu hayata geçiriyoruz. İl merkezinde, Mimar Vedat Tek Kültür Merkezi içerisinde birliğimize tahsis edilen alanda kurulacak bu merkez, jeoparkın tanıtım, eğitim ve sergileme işlevlerini bir arada sunacak modern bir yapıya dönüşecek. Yeni merkezimiz, hem ulusal hem uluslararası jeopark standartlarına uygun şekilde tasarlanacak. Jeopark sınırları dışında, ancak turist hareketliliğinin en yoğun olduğu noktada yer alması sayesinde, tanıtım ve farkındalık açısından güçlü bir odak noktası oluşturacak. Burada ziyaretçilerimiz, bölgenin jeolojik, kültürel ve doğal mirasını çağdaş sunum teknikleriyle deneyimleme imkânı bulacak. Bu proje, sadece UNESCO Küresel Jeopark Ağı başvuru sürecinde önemli bir kriteri karşılamakla kalmayacak, aynı zamanda Kastamonu’nun marka değerini yükseltecek, doğa temelli turizmin gelişimine ve jeopark bilincini geniş kitlelere ulaştırılmasına katkı sağlayacaktır" şeklinde konuştu. "Cami haziresinde jeoradar çalışmaları gerçekleştirilecek" Kasaba Köyü Mahmut Bey Camisi Jeoradar Hizmetleri Danışmanlığı hakkında da bilgi veren Genç, "Mahmut Bey Camii, 2023 yılında Anadolu’nun Orta Çağ Dönemi Ahşap Hipostil Camileri başlığı altında UNESCO Dünya Miras Listesi’ne dâhil edilerek hem bölgemiz hem de ülkemiz için büyük bir gurur kaynağı olmuştur. Candaroğulları Beyliği döneminden günümüze ulaşan bu eşsiz yapı, ahşap mimarisi ve doğal boyalarla yapılan bezemeleriyle Anadolu’nun en seçkin örneklerinden birini oluşturuyor. Şimdi yürüttüğümüz proje, sadece caminin korunmasıyla sınırlı değil; çevresindeki tarihi dokuyu da bütüncül bir yaklaşımla ele alıyor. Amacımız, cami çevresinde geçmişte bir külliyenin parçası olabilecek yeni yapı kalıntılarını ve türbeleri ortaya çıkarmak. Bu kapsamda öncelikle cami haziresinde jeoradar çalışmaları gerçekleştirilecek, ardından elde edilen keşifler doğrultusunda kazılarla kültür varlıklarının gün yüzüne çıkarılması sağlanacak. Ayrıca, geçtiğimiz yıl kazısı tamamlanan Cami Hamamı ve Valiliğimiz tarafından restorasyonu planlanan Çifte Hamam ile bağlantılı tarihi unsurlar da bu çalışmalarla birlikte aydınlatılacak. Böylece Kasaba Köyü’nün Türk Beylikleri dönemine uzanan zengin yerleşim dokusu daha net biçimde ortaya konacak ve Mahmut Bey Camii’nin çevresindeki bütüncül tarihi kimlik yeniden canlandırılmış olacak" dedi. "Pompiopolis Antik Kenti’nin filmini düşünüyoruz" Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan da, "Ben 2009 yılında göreve geldikten itibaren 3 yıllık bir kazı başlangıcı vardı. Ondan sonraki süreçte de KUZKA ajansının destek vereceği alanı sunum merkezi olarak düzenledim. Günün şartları ve buranın gelişmesi tabii ki şu anki haliyle yeterli değil. Daha gelişmiş ve doğru istikamette bir planlamayı teknik desteğe ihtiyaç duyuyor. Ajansımız ile birlikte koordineli olarak inşallah gelişimini sağlayacağız. Dolayısıyla bu katkısının ne olacağı noktasında çok beklentimiz yüksek. Sadece Taşköprü ilçesi için değil, Kastamonu’nun turizmine çok büyük değer katacak. Şimdi farklı farklı başka projeler de düşünüyoruz. O kazı devam ederken animasyonlar, canlandırmalar hatta filmini düşünüyoruz. Bu konuyla ilgili değişik çalışmalar içerisindeyiz. İnşallah bunların karşılığında vatandaşlarımız, ülkemiz kazanacak" ifadelerini kullandı.
28 Ekim 2025 Salı - 10:03
Zirai don zararının ödemeleri çiftçiye can suyu oldu
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, geçtiğimiz kış döneminde meydana gelen zirai don afeti nedeniyle ürünleri zarar gören üreticilere yapılan destekleme ödemelerinin çiftçiler için büyük bir moral kaynağı olduğunu söyledi. Başkan Çakır, yaptığı açıklamada, üreticilerin yaşadığı zararın telafisi için MTSO olarak süreci yakından takip ettiklerini belirterek, "Bu konuda üreticilerin uğradığı zararın giderilmesi için çağrıda bulunduk ve kısa sürede bu zararın karşılanacağı, hatta tarım sigortası olmayanların bile zararının telafi edileceği kararı açıklandı. Geçtiğimiz hafta zirai don zararına uğrayan üreticilere ödemeleri yapılmaya başlandı. Bu ödemeler çiftçiye can suyu olacaktır" dedi. Zirai donun etkilediği alanlara dikkat çeken Çakır, "Kış döneminde Akdeniz Bölgesi’nde, özellikle Anamur’dan Mersin merkeze, Tarsus’tan İskenderun’a kadar uzanan bölgede hava sıcaklıklarının bazı yerlerde eksi 8’lere kadar düşmesi sonucu ciddi don olayları yaşandı. Bu aşırı soğuklar özellikle sert çekirdekli meyvelere büyük zararlar verdi" ifadelerini kullandı. MTSO olarak süreci yakından takip ettiklerini vurgulayan Çakır, "Üreticinin uğradığı zararı yerinde tespit ettik, raporladık ve Tarım Bakanlığımıza ilettik. Mersin Valimiz başta olmak üzere, Mersin milletvekillerimiz konuya özen gösterdi ve sahip çıktı. Tarım Bakanlığımızın hızlı refleksiyle kısa sürede üreticilere ödemeler yapılmaya başlandı, paralar çiftçilerin hesaplarına yattı" diye konuştu. Başkan Çakır, açıklamasının sonunda destek veren tüm kurum ve isimlere teşekkür ederek, "Bu konuda Tarım Bakanlığımız başta olmak üzere, Mersin Valimize, konunun yakın takipçisi olan Mersin milletvekillerimize, tarım il müdürlüklerimize ve tarım konusunda tek ses olmayı başaran tüm tarım dinamiklerine bölge üreticileri adına teşekkür ediyoruz. Bu ödemeler çiftçiye can suyu olacaktır" ifadelerini kullandı.
28 Ekim 2025 Salı - 10:03
Gıda OSB’de üretim hareketliliği: Yeni tesislerle bölge ekonomisine katkı artacak
Samsun Gıda Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) üretim hazırlıkları hız kazandı. Vali Orhan Tavlı başkanlığında gerçekleştirilen Yönetim Kurulu Toplantısı’nda güvenlik ve enerji yatırımları ele alınırken, bölgede faaliyete geçmeye hazırlanan yeni fabrikalar ekonomiye canlılık kazandıracak. KGYS ve PTS kurulacak Toplantıda, OSB giriş bölgesinde güvenlik standartlarının yükseltilmesi amacıyla Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) ve Plaka Tanıma Sistemi’ni (PTS) içeren kamera altyapısının kurulması kararlaştırıldı. Ayrıca, üretime geçecek işletmelerin enerji talepleri ve altyapı ihtiyaçları değerlendirildi. Toplantının ardından Vali Tavlı ve kurul üyeleri, inşaat çalışmalarında sona gelinen ve makine kurulumlarının sürdüğü süt ürünleri ve fındık işleme tesislerinde incelemelerde bulundu. Yetkililerden alınan bilgilere göre, bu firmaların yakın zamanda üretime başlamasıyla Gıda OSB’de istihdamın ve ihracat potansiyelinin artması bekleniyor. Bölgedeki yatırımların tamamlanmasıyla birlikte Samsun’un gıda sanayisinde bölgesel bir üretim üssü haline gelmesi hedefleniyor.
28 Ekim 2025 Salı - 09:55
Dünyanın en pahalı baharatı safranın 1 gramı 500 TL
Dünyanın en pahalı baharatı olarak bilinen safran, üretildiği Amasya’da 1 gramı 500 TL’den satılıyor. Amasya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü yetkilileri, ‘kırmızı altın’ olarak adlandırılıp saksıda bile yetiştirilebilen bu ürünün sahtesine karşı uyardı. Amasya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Sefa Kılıç, "Safran bitkisi üretimi yapıldığı yerlerde ‘kırmızı altın’ diye değerlendirilmektedir. 150 çiçeğin toplanmasıyla bir gram kuru safran elde edilmektedir. Dünyanın en pahalı baharat bitkisidir. Gramı 500 TL’den satılmaktadır" dedi. "Saksıda bile yetiştirilebilir" Amasya’da 23 dekar üretimi yapılan bu bitkinin gıda, tekstil, parfüm ile ilaç sanayisinde kullanıldığına değinen Kılıç, "Safran bitkisi çok değerli olduğu için sahteciliği yapılmaktadır. İlimizde yetiştiriciliği açısından önde gelen lokasyonlardan olduğu için üreticilerimizden güvenle safran bitkisi alınabilir. Yetiştirmesi çok meşakkatli de değildir. Tarlada, bahçede hatta saksı da bile yetiştirilebilir" diye konuştu. "12 bin dönüm fazla soğan üretildi, alternatif ürünlere yönelen rahat etti" Amasya’nın Göynücek ilçesine bağlı Ayvalıpınar köyünde düzenlenen safran hasadına katılarak ürün toplayan Amasya Valisi Önder Bakan çiftçilere alternatif ürünleri de denemeyi tavsiye etti. Soğandaki ürün bolluğunu ve zirai donun vurduğu kirazı hatırlatan Vali Bakan, "Bu yıl yaklaşık 12 bin dönüm soğan fazla ekildi. Çiftçilerimizin geleneksel alışkanlıkları olduğu için hiçbir şekilde ondan vazgeçmediler. Alternatif ürünlere yönelen arkadaşlarımız kısmen daha rahat ettiler. Bazı bölgelerimiz sadece kiraza yönelmişlerdi. Zirai dondan dolayı maalesef yaşadığımız süreçte alternatif ürünleri sepetlerine koymadıkları için sıkıntı oluştu" şeklinde konuştu. Hasat programına AK Parti İl Başkanı Galip Uzun ve Göynücek Kaymakamı Osman Demirgül ile diğer yetkililer de katıldı.
28 Ekim 2025 Salı - 09:55
Belediyelerden geçmeyen projeler, inşaat maliyetlerini arttırıyor
Türkiye genelinde konut projelerinin belediyelerden 1 yılı aşkın sürede onaylanmaması sebebiyle konut fiyatlarında artış yaşanıyor. Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu (DAİMFED) Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu, "Şuanda Türkiye’deki beton kartelleri zaten maliyetleri arttırıyor, birde hangi parti olursa olsun belediyelerdeki projelerin sonuç süresi 1 yılı aştı. Bu sebeplerle inşaat maliyetleri artıyor" dedi. Türkiye genelinde pandemiyle birlikte konut fiyatları her geçen gün arttı. Arsa maliyetlerinin artmasının yanı sıra beton kartellerinin ortaya çıkmasıyla konuta ulaşım güçleşti. Bu etkenlerin yanı sıra birde belediyelerde konut projelerine onay işlemleri 1 yılı aşınca fiyatlar artık günlük değişmeye başladı. Uzmanlar, konut fiyatlarının eskiye dönmesinin hayal olduğunu ancak arsa üretiminin artması ve konut projelerinin onay süresinin hızlanmasıyla fiyatların sabit kalabileceğini belirtiyor. "Fiyatların geriye dönmesini beklemek hayal olur" Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu (DAİMFED) Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu, konuyla ilgili İhlas Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu. Karslıoğlu, pandemiyle birlikte fiyatların artışa başladığını, artık gerilemeyeceğini ifade ederek, "Pandemiyle birlikte konut fiyatları da bütün sektörlerde olduğu gibi arttı. Beton maliyetlerinin artması, beton kartelinin oluşmasından dolayı bu süreç daha da ileriye gitti. Faiz oranlarının yükselmesiyle sektörde yatırımcı eksikliği başladı. Belediyelerdeki projelerin geç çıkmasıyla da maliyetler yine arttı. Ara eleman ve istihdam konusunda yetişmiş ustaların olmamasından, işçilik fiyatlarının artmasından dolayı konut fiyatları aldı başını gitti. Bu saatten sonra konut fiyatlarının geriye dönmesini beklemek hayal olur" ifadelerini kullandı. "Arsa üretilmeli" İnşaat maliyetlerinin azaltılması için belediyelerin ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın arsa üretmesi gerektiğine değinen Karslıoğlu, "Maliyet fiyatlarını nasıl azaltabiliriz, bunu araştırmalıyız. Belediyeler ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı arsa üretmeli. Arsa üretilirse eğer fiyatlar geriye düşecektir" diye konuştu. "Beton fiyatlarını istedikleri gibi oynatıyorlar" Türkiye’deki 5 beton firmasının kartelleştiğine vurgu yapan Başkan Karslıoğlu, "Türkiye’de 5 beton firması var. Bunlar artık uluslararası camiaya gelmiş durumda. 5’i bir araya gelip beton fiyatlarını istediği gibi oynatabiliyor. Bunları Rekabet Kurumu’na şikayet etmemize rağmen bir dönüş alamadık. Bir zam daha öngörülüyor. Bu da sektörü daha da derinden etkileyecek bir konu" dedi. "Belediyelerdeki projelerin sonuç süresi 1 yılı aştı" Belediyelerde geçmeyen projelerin fiyatları arttırdığına da vurgu yapan Karslıoğlu, "Hangi parti olursa olsun belediyelerdeki projelerin sonuç süresi 1 yılı aştı. Bizler, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlanalım. Bizim ruhsatımızı onlar versin. Önümüzdeki günlerde böyle bir konuyu başarabilirsek, belediyelerden çıkmayan projeler ile uğraşmayacağız. Belediyelerde yeterli düzeyde personel yok deniliyor. Personel olan belediyelerde de teknik personele imza attıramıyorsunuz. 1 inşaat 2 yıl sürecekse projenin onayı 1 yılı aşıyor. Belediye başkanları liyakatli değil yada kendi görev süresi boyunca nereden kaçarsam diye çabalıyor. Böyle olmaz, personel alsın veya bu projeleri çıkartamıyorsa belediye başkanı, ‘Ben bu belediyeciliği yapamıyorum’ diyerek istifa etsin" ifadelerini kullandı.
28 Ekim 2025 Salı - 09:50
Dünyanın en pahalı baharatı safranın 1 gramı 500 TL
Dünyanın en pahalı baharatı olarak bilinen safran, üretildiği Amasya’da 1 gramı 500 TL’den satılıyor. Amasya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü yetkilileri, ‘kırmızı altın’ olarak adlandırılıp saksıda bile yetiştirilebilen bu ürünün sahtesine karşı uyardı.
28 Ekim 2025 Salı - 09:28
Serbest piyasada döviz fiyatları
Dolar 41,9590 liradan, euro ise 48,9410 liradan güne başladı. İstanbul Kapalıçarşı’da 41,9570 liradan alınan dolar 41,9590 liradan, 48,9390 liradan alınan euro ise 48,9410 liradan satılıyor. Son kapanışta dolar 41,91 liradan, euro ise 48,85 liradan satılmıştı.
28 Ekim 2025 Salı - 09:27
İthalat açıklaması bile arpanın ateşini düşürmedi
Türkiye Ürün İhtisas Borsası (TÜRİB) Elektronik Ürün Senedi (ELÜS) piyasasında arpanın tonu ortalama 11,91 lira olurken, Anadolu şehirlerindeki Ticaret Borsalarında ortalama 12,3 liradan işlem gördü. Tarım ürünlerinin işlem gördüğü ELÜS piyasasında işlem hacminde öne çıkan arpa, buğday ve mısır için haftalık fiyat gelişimi açıklandı. 20-24 Ekim haftasında ekmeklik buğdayın haftalık işlem ortalaması kilogram başına 13,73 lira olarak gerçekleşirken, makarnalık buğdayda 12,92 lira oldu. TÜİK’in bitkisel üretim tahmininde yüzde 26 düşüş beklediği arpada ise haftalık işlem ortalaması 11,91 liraya çıktı. Toprak Mahsulleri Ofisinin (TMO) 30 Ekim’de 250 bin ton yemlik arpa ithalatı yapacağına yönelik açıklaması bile arpa fiyatlarını frenlemedi. Anadoluda bazı borsalarda ise arpanın kilosu ortalama 12,30 liradan işlem gördü. TMO alım fiyatının üzerinde seyrediyor Toprak Mahsulleri Ofisi, 3 Haziran’da, alım fiyatlarını makarnalık buğdayda 13 bin 500 lira, ekmeklik buğdayda 13 bin 500 lira, a?rpada ise 11 bin lira olarak açıklamıştı. Makarnalık buğday fiyatları alım fiyatlarının altında kalırken, arpa alım fiyatlarının ton başına 1300 lira üzerine kadar çıktı. Yem fiyatlarında sürekli yükseliş arpa fiyatlarını ne kadar daha etkileyecek merak konusu.
28 Ekim 2025 Salı - 09:24
Genç Girişimciler Kurulu toplandı
TOBB Erzurum Genç Girişimciler Kurulu Ekim ayı olağan toplantısı ETSO’da gerçekleştirildi. TOBB Erzurum Genç Girişimciler Kurulu’nun (GGK) Ekim ayı olağan toplantısı, Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası’nda (ETSO) gerçekleştirildi. GGK Başkanı İsmail Suci başkanlığında düzenlenen toplantıya Genç Girişimciler İcra Kurulu üyeleri katıldı. Toplantının açılışında yapılan konuşmaların ardından, Eylül 2025 dönemi faaliyetleri değerlendirildi. Ayrıca, kurul üyelerine TOBB’dan gelen 03.10.2025 tarihli yazı doğrultusunda hazırlanan "2020-2024 Dönemi Verilerini İçeren KOSGEB İşletme Değerlendirme Raporu (İDR)" hakkında bilgilendirme yapıldı. Toplantıda ayrıca; ETSO ile PTT Genel Müdürlüğü arasında imzalanan "Yurt Dışı Gönderim Protokolü", Millî Eğitim Bakanlığı ile TOBB arasında tarım sektörüne yönelik imzalanan "Mesleki ve Teknik Eğitim İş Birliği Protokolü", Atatürk Üniversitesi ile ETSO arasında yürütülen girişimcilik ekosistemini güçlendirmeye yönelik iş birliği protokolü hakkında bilgi paylaşımı gerçekleştirildi. Son bölümde, TOBB Erzurum Genç ve Kadın Girişimciler Kurulları ile Atatürk Üniversitesi Teknokent ve Bilimsel Araştırmalar Merkezi arasında yürütülecek iş birliklerinin detayları değerlendirildi. Toplantı, öneri ve dileklerin alınmasının ardından sona erdi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder