EKONOMİ
Türkiye ile Belçika arasında 15 milyar dolarlık ticaret hedefi 12 Mayıs 2026 Salı - 21:16:32 "Türkiye-Belçika İş Forumu" İstanbul’da gerçekleştirildi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Maxime Prévot arasında "Türkiye ve Belçika arasında İkili Ticari İlişkilerin Geliştirilmesine İlişkin Bakanlık Ortak Açıklaması" imzalandı. Görüşmelerde, 2025 yılında 9,2 milyar dolara ulaşan ticaret hacminin, iki ülke ekonomilerinin tamamlayıcı özellikleri dikkate alınarak dengeli ve sürdürülebilir biçimde 15 milyar dolara çıkarılması hedefi vurgulandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetiyle, çok sayıda bakan ve 200 firmadan 400’den fazla Belçikalı iş insanı ile birlikte Türkiye’ye gelen Belçika kraliçesi Mathilde’in katılımlarıyla gerçekleştirilen "Belçika Ekonomi Misyonu" kapsamında, Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın katılımıyla İstanbul’da düzenlenen üst düzey temaslarda; Türkiye-Belçika ekonomik ve ticari ilişkilerinin stratejik boyutu kapsamlı şekilde ele alındı. Görüşmelerde; ticaret hacminin 15 milyar dolara yükseltilmesi, karşılıklı yatırımların artırılması, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve enerjiden savunma sanayiine, lojistikten dijital ve yeşil dönüşüme kadar birçok alanda iş birliğinin daha da güçlendirilmesi yönündeki güçlü irade bir kez daha teyit edildi. Ticaret Bakanı Bolat, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetleriyle Türkiye ye ziyaret eden Belçika Kraliçesi Mathilde ve beraberindeki Belçikalı Bakanlar, üst düzey yetkililer ve iş dünyası temsilcileri ile "Belçika Ekonomi Misyonu" kapsamında İstanbul’da bir dizi temas ve programa katıldı. "Ekonomik iş birliğinin daha da derinleştirilmesi yönündeki ortak irade teyit edildi" Program kapsamında Ticaret Bakanı Bolat, Belçika Kraliçesi Mathilde ile gerçekleştirdiği ilk görüşmede; Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri, Avrupa İşleri ve Kalkınma İşbirliği Bakanı Maxime Prévot, Dış Ticaret ve Savunma Bakanı Theo Francken, Brüksel-Başkent Bölgesi Bakan-Başkanı Boris Dillis, Flaman Bölgesi Başbakanı Mathias Diependaele ve Valon Bölgesi Başbakan Yardımcısı Pierre-Yves Jeholet’ün de katılımlarıyla, Türkiye-Belçika ekonomik iş birliği ve ticaret ilişkileri stratejik boyutlarıyla ele alındı. Taraflar, mevcut ekonomik iş birliğinin daha da derinleştirilmesi yönündeki ortak iradelerini bir kez daha teyit etti. "Türkiye ile Belçika arasındaki siyasi, diplomatik, ekonomik, ticari ve yatırım ilişkilerinin güçlü olduğu ve büyük bir gelişme potansiyeli taşıdığı vurgulandı" 2012 yılında gerçekleştirilen son Belçika Ekonomi Misyonu’nun ardından, 14 yıl sonra Belçika devletinin 200’ü aşkın Belçikalı şirketten 420 iş insanıyla yeniden Türkiye ye böylesine üst düzey bir ziyaret gerçekleştirmesi son derece önemli ve anlamlı olarak değerlendirildi. Türkiye ile Belçika arasındaki siyasi, diplomatik, ekonomik, ticari ve yatırım ilişkilerinin güçlü olduğu ve büyük bir gelişme potansiyeli taşıdığı vurgulandı. "Belçika Ekonomi Misyonu" kapsamında düzenlenen, Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın açılış konuşmasını gerçekleştirdiği, "Türkiye-Belçika İş Forumu"nun resmi açılış programı, Belçika Kraliçesi Mathilde başta olmak üzere Belçikalı üst düzey mevkidaşlar ve iş dünyası temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Açılışta, Türkiye ve Belçika’nın Avrupa ekonomisinin birbirini tamamlayan iki güçlü aktörü olduğu vurgulanarak; ticaret, yatırım, sanayi, enerji, dijital dönüşüm ve yeşil ekonomi başta olmak üzere tüm alanlarda iş birliğinin daha ileri taşınması yönündeki kararlılık ifade edildi. ‘Türkiye ve Belçika arasında İkili Ticari İlişkilerin Geliştirilmesine İlişkin Bakanlık Ortak Açıklaması’ imzalandı Türkiye-Belçika ekonomik ilişkilerinin yalnızca ticaret alanında değil; yatırım, teknoloji ve ortak imalat ekseninde de giderek daha derin ve nitelikli bir yapıya kavuştuğu memnuniyetle değerlendirildi. Enerji, lojistik, dijitalleşme, sağlık, savunma sanayi ve yeşil dönüşüm gibi alanlarda yeni iş birliği fırsatları kapsamlı şekilde ele alınırken, özellikle e-ticaret ve küresel tedarik zincirleri bakımından iki ülkenin birbirini tamamlayan güçlü yapısına dikkat çekildi. Program kapsamında, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Maxime Prévot arasında "Türkiye ve Belçika arasında İkili Ticari İlişkilerin Geliştirilmesine İlişkin Bakanlık Ortak Açıklaması" imzalandı. "Türkiye’nin üretim kapasitesi ve dinamik nüfusu ile stratejik konumunun sağladığı avantaj sayesinde önemli bir yatırım, teknoloji ve lojistik üssüdür" Türkiye ve Belçika’nın köklü ekonomik ilişkilerini yeni bir vizyonla daha da güçlendirme iradesini güçlü biçimde ortaya koyduğu belirtilirken; Türkiye’nin üretim kapasitesi, genç ve dinamik nüfusu ile stratejik konumunun sağladığı avantaj sayesinde önemli bir yatırım, teknoloji ve lojistik üssü olarak öne çıktığı ifade edildi. Belçika’nın Avrupa’daki güçlü lojistik ve finans ekosisteminin ise bu ortaklığı daha da kıymetli hale getirdiği vurgulandı. 2025 yılında 9,2 milyar doları aşan ticaret hacmi ve karşılıklı artan yatırımların stratejik ortaklığın sağlam temelini oluşturduğu, ortak hedefin ise ticaret hacmini dengeli ve sürdürülebilir şekilde 15 milyar dolara çıkarmak olduğu kaydedildi. "Bölgemizde yaşanan son gelişmeler, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin jeopolitik önemini gösteriyor" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Belçika Kraliçesi Mathilde ile Vahdettin Köşkü’nde bir araya geldi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın da katılım sağladığı görüşmede; Türkiye ile Belçika ikili ilişkileri ile bölgesel ve küresel konular ele alındı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ve Belçika’nın ticari ilişkilerden savunma sanayiine, enerjiden tarıma kadar birçok alanda iş birliği potansiyeli bulunduğunu, ilişkileri geliştirmek için adımlar atmaya devam edeceklerini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca, bölgede yaşanan son gelişmelerin Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin jeopolitik önemini bir kez daha gösterdiğini, tam üyeliğimize kadar geçecek süreçte Gümrük Birliği’nin yeni koşullara göre güncellenmesinin öncelikli başlıklardan biri olduğunu ve AB’nin savunma girişimlerine katılımımızın müşterek menfaat gereği olduğunu vurguladı. "Belçika Ekonomi Misyonu" kapsamında İstanbul’da düzenlenen "Yatırım Öğle Yemeği" programında da Belçika Kraliçesi Mathilde, Belçikalı üst düzey mevkidaşlar ile Türk ve Belçikalı iş dünyasının önde gelen temsilcileri bir araya geldi. Toplantıda, iki ülke arasındaki 9,2 milyar dolarlık toplam ticaret hacminin yanı sıra yatırım potansiyelinin daha etkin değerlendirilmesine yönelik fırsatlar ele alındı. "İlişkilerin artık tek yönlü değil; karşılıklı ve dengeli bir yapıya ulaşıldığı ifade edildi" 719 Belçikalı firmanın Türkiye’de yaklaşık 5 milyar dolar tutarında doğrudan yatırım gerçekleştirmesi ve Belçika’nın Türkiye’ye yatırım girişlerinde 8. sırada yer almasının önemine dikkat çekildi. Türk firmalarının ise Belçika’da 750 milyon dolarlık yatırımla, Belçika’yı Avrupa Birliği ülkelerine yönelik ticari faaliyetlerinde üs olarak değerlendirmelerinin önemli olduğu ifade edildi. Toplantıda ayrıca, Türkiye’nin yatırım reform süreciyle birlikte ortaya çıkan yeni fırsatlar ve Türk yurtdışı müteahhitlik sektörünün uluslararası tecrübesi çerçevesinde Belçika’da ve üçüncü ülkelerde geliştirilebilecek iş birlikleri değerlendirildi. Lojistik, enerji, petrokimya, sağlık, inşaat ve sanayi gibi stratejik sektörlerde karşılıklı yatırımların artmasının, ilişkilerin artık tek yönlü değil; karşılıklı ve dengeli bir yapıya ulaştığını açıkça ortaya koyduğu ifade edildi. Türkiye-Belçika ekonomik ilişkilerinin yalnızca ticaret hacmiyle değil; karşılıklı yatırımlar, ortak projeler ve entegre üretim ağlarıyla daha ileri seviyeye taşınmasının hedeflendiği vurgulandı. "Türkiye, Avrupa’nın güvenlik ve ekonomi mimarisi açısından vazgeçilmez stratejik bir ortak" Günün devamında, Belçika Kraliçesi Mathilde’in himayelerinde düzenlenen "Belçika Ekonomi Misyonu" kapsamında Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Maxime Prévot, Dış Ticaretten Sorumlu Savunma Bakanı Theo Francken ve beraberindeki Belçikalı Bakanlarla gerçekleştirilen görüşmede, Türkiye-Belçika ekonomik ilişkilerinin stratejik derinliği ve geleceğe dönük ortak vizyon kapsamlı biçimde ele alındı. 200’e yakın Belçikalı şirketten 400’ü aşkın iş insanının katılımıyla gerçekleştirilen kapsamlı ekonomi misyonunun, mevcut ekonomik, ticari ve stratejik iş birliğini daha da derinleştirmeyi hedeflediği belirtilirken; Türkiye’nin Avrupa’nın güvenlik ve ekonomi mimarisi açısından vazgeçilmez ve Belçika için stratejik bir ortak olduğu birlikte teyit edildi. "Ticaret hacminin 15 milyar dolara çıkarılması hedefi vurgulandı" Görüşmelerde, 2025 yılında 9,2 milyar dolara ulaşan ticaret hacminin, iki ülke ekonomilerinin tamamlayıcı özellikleri dikkate alınarak dengeli ve sürdürülebilir biçimde 15 milyar dolara çıkarılması hedefi vurgulandı. Belçika’nın Türkiye’de 5 milyar dolarlık yatırımları ve 719 Belçikalı şirketin ülkemizdeki varlığı ekonomik entegrasyonun somut göstergesi olarak değerlendirildi. Karşılıklı yatırımların artırılması ve üçüncü ülkelerde ortak proje geliştirilmesi imkanları ele alınırken, "Türkiye-Belçika JETCO III. Dönem Toplantısı"nın 2027 yılında Brüksel’de gerçekleştirilmesi konusunda mutabakata varıldı. "‘Made in EU’ düzenlemesi kapsamlı şekilde ele alındı" Enerji, lojistik, ulaştırma, bilgi-iletişim teknolojileri, sağlık, savunma sanayi ve yeşil dönüşüm alanlarında iş birliği potansiyeli değerlendirilirken; Avrupa Birliği ve küresel tedarik zincirleri bakımından Türkiye ile Belçika’nın birbirini tamamlayan güçlü yapısına dikkat çekildi. Görüşmelerde ayrıca, Avrupa Birliği sanayi politikalarının geleceği açısından önem taşıyan "Made in EU" düzenlemesi kapsamlı şekilde ele alındı; Türkiye’nin Gümrük Birliği kapsamındaki derin entegrasyonu ve Avrupa değer zincirlerine sunduğu kritik katkının bu düzenleme içinde hakkıyla yansıtılması gerektiği vurgulandı. AB sanayi ve ticaret politikalarındaki güncel düzenlemeler ile Gümrük Birliği’nin modernizasyonu konusunda kapsamlı görüş alışverişinde bulunuldu. Yeşil dönüşüm ve Avrupa Yeşil Mutabakatı hedefleri doğrultusunda iş birliğinin güçlendirilmesi, e-ticaret alanındaki düzenlemelerde ortak yaklaşım geliştirilmesi ve vize süreçlerinin iyileştirilmesi konularında daha yakın iş birliği tesis edilmesi hususlarında yapıcı bir anlayış geliştirildiği ifade edildi. Türkiye-Belçika ekonomik ortaklığını her alanda daha ileri taşımaya yönelik güçlü iradenin bir kez daha teyit edildiği belirtildi. "Türk ve Belçikalı iş dünyası temsilcileri bir araya geldi" Programın sonunda, "Belçika Ekonomi Misyonu" kapsamında İstanbul’da düzenlenen resepsiyonda, Belçika Kraliçesi Mathilde, Belçikalı üst düzey mevkidaşlar ile Türk ve Belçikalı iş dünyası temsilcileri bir araya geldi. Gün boyunca gerçekleştirilen İş Forumu, heyetler arası üst düzey ikili görüşmeler, çalışma toplantıları, Yatırım Öğle Yemeği ve firmalar arası B2B görüşmelerin son derece yoğun ve verimli geçtiği ifade edildi. Bu temasların, Türkiye-Belçika ekonomik ortaklığının güçlü ve çok boyutlu yapısını açık biçimde ortaya koyduğu vurgulandı. "Türkiye ve Belçika’nın ortak ekonomi anlayışı açısından güçlü şekilde örtüşen iki ülke olduğu vurgulandı" "Belçika Ekonomi Misyonu"nun, Belçika ile mevcut ekonomik, ticari ve stratejik iş birliğinin daha da derinleştirilmesi ve yüksek seviyelere taşınması bakımından adeta bir mihenk taşı olduğu ifade edilirken; Türk ve Belçikalı iş dünyası temsilcilerinin gün boyunca sergilediği yüksek düzeyli katılım ve etkileşimin, ilişkilerin dinamizmini ve geleceğe dönük potansiyelini bir kez daha ortaya koyduğu belirtildi. Türkiye ve Belçika’nın ortak ekonomi anlayışı ve küresel değer zincirlerine entegrasyon vizyonu açısından güçlü şekilde örtüşen iki ülke olduğu, bu ortak zeminin yeni iş birliği alanlarını daha görünür kıldığı kaydedildi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, program vesilesiyle Belçika Kraliçesi Mathilde’e, Belçikalı üst düzey mevkidaşlara ve "Belçika Ekonomi Misyonu" programına katılım sağlayan tüm Türk ve Belçikalı iş dünyası temsilcilerine teşekkürlerini ifade etti.
12 Mayıs 2026 Salı - 21:01 Iğdır’da "Azerbaycan Yatırım Fırsatları: Nahçıvan Bölgesinin Stratejik Avantajları" semineri Iğdır Üniversitesi’nde düzenlenen seminerde Nahçıvan’ın yatırım ve ticaret alanındaki stratejik avantajları ele alındı. Iğdır Üniversitesi Karaağaç Yerleşkesinde "Azerbaycan Yatırım Fırsatları: Nahçıvan Bölgesinin Stratejik Avantajları" semineri düzenlendi. Seminer, İstiklal Marşı ile Azerbaycan Milli Marşı’nın okunmasıyla başladı. Programa akademisyenler, öğrenciler ve davetliler katıldı. Seminerde konuşmacılar, Nahçıvan’ın jeopolitik konumu, lojistik avantajları, yatırım imkanları ve bölgenin ekonomik potansiyeli hakkında bilgiler verdi. Nahçıvan’ın Türkiye ile olan stratejik bağlantısına dikkat çekilen programda, özellikle ticaret, sanayi, tarım ve ulaştırma alanlarında önemli fırsatlar sunduğu ifade edildi. Katılımcılara Azerbaycan’daki yatırım süreçleri ve teşvikler konusunda da sunum yapıldı. Nahçıvan Ekonomi Bakanı Kazım Hüseyneliyev, konum olarak Iğdır ve Nahçıvan’ın stratejik önemine değinerek, "Iğdır Azerbaycan ve Nahçıvan için çok önemli bir şehirdir. Yaşı müsait olanlar iyi hatırlar, 1990’lı yıllarda, Azerbaycan bağımsızlığı yeni kazandığı zaman çok çetin durumlar vardı. Aynı zamanda Azerbaycan’ın ayrılmaz parçası olan Nahçıvan’da da ekonomik durum iyi değildi. O zaman Nahçıvan’da halkın talebiyle Yüksek Meclis Başkanlığına Haydar Aliyev seçildi. Onun büyük tecrübesi sayesinde Nahçıvan bu çetin durumlardan kurtuldu" dedi. Nahçıvan’ın ekonomik gelişim sürecinde Türkiye ile Iğdır’ın büyük katkıları olduğunu ifade eden Hüseyneliyev, "Bunun en büyük vesilelerinden biri Türkiye ile sınır kapısının ve gümrük köprüsünün yapılması oldu. Bu köprü Nahçıvan için artık bir ümitti, aynı zamanda bu köprü üzerinden taşınan mallar Nahçıvan’ın ihtiyaçlarının karşılanmasında önemli bir rol oynamıştır. Elbette ki Nahçıvan bunu hiçbir zaman unutmamıştır" diye konuştu. Türk dünyası arasındaki bağın güçlendiğine dikkat çeken Hüseyneliyev, "Şahit oluyoruz ki son dönemlerde Türk devletleri arasında ilişkiler varlık gösteriyor. Türk dünyası arasındaki bu alaka Iğdır ve Nahçıvan aracılığıyla birleşiyor. Yani Türkiye’nin Türk dünyasına açılan bir kapısı da Nahçıvan’dır. Bu bizim birliğimizi ve beraberliğimizi biraz daha arttıran bir meseledir." dedi. Programa Iğdır Valisi Mustafa Fırat Taşolar, Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti Ekonomi Bakanı Kazım Hüseyneliyev, Iğdır Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Gürel, Azerbaycan’ın Türkiye’deki Ticaret Temsilcisi Tamerlan Tağıyev ile çok sayıda davetli katıldı.
12 Mayıs 2026 Salı - 19:37 Çerkezköy Ticaret ve Sanayi Odası heyeti, Polonya Varşova’da Çerkezköy Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çetin, Yönetim Kurulu Üyeleri ve Oda üyesi iş adamlarından oluşan heyet, Türkiye Cumhuriyeti Varşova Büyükelçisi Rauf Alp Denktaş’ı makamında ziyaret etti. Varşova Ticaret Müşaviri Nevra Genç ve Can Berat Özeri’in de katılımı ile gerçekleştirilen ziyarette Başkan Çetin, Çerkezköy Ticaret ve Sanayi Odası’nın faaliyetleri, üye potansiyeli, bölgenin üretim gücü ve sanayi altyapısı hakkında kapsamlı bilgiler verdi. Çerkezköy’ün Türkiye sanayisindeki stratejik konumuna dikkat çeken Başkan Çetin, bölgenin özellikle üretim, ihracat ve yatırım açısından önemli bir merkez haline geldiğini ifade etti. "Önemli katkı sağlayacak" Başkan Çetin konuşmasında, "Çerkezköy ve bölgemiz, güçlü sanayi altyapısı ve ihracat kapasitesiyle Türkiye ekonomisine önemli katkılar sunmaktadır. Polonya ile ticari ilişkilerin daha da geliştirilmesi, üyelerimiz için yeni iş birlikleri ve yatırım fırsatları oluşturacaktır. Bu tür temasların, karşılıklı ticaret hacminin artmasına önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz" dedi. Fikir alışverişinde bulunuldu Bölge ve Oda tanıtımının ardından Büyükelçi Rauf Alp Denktaş da Polonya’nın sanayi alanındaki gelişmişlik düzeyi, üretim kapasitesi ve ihracat odaklı ekonomik yapısı hakkında heyete bilgiler aktardı. Türkiye ile Polonya arasındaki ticari ilişkilerin güçlenerek devam ettiğini belirten Büyükelçi Denktaş, önemli iş birliği fırsatlarının bulunduğunu ifade etti. Program kapsamında ayrıca, üyelerin aktif şekilde rol alabileceği ithalat ve ihracat süreçleri değerlendirilirken, iki ülke arasındaki ticaret hacminin artırılmasına yönelik fikir alışverişinde bulunuldu. Başkan Çetin, nazik ev sahipliği ve değerli paylaşımlarından dolayı Büyükelçi Denktaş’a teşekkür ederek, gerçekleştirilen ziyaretin bölge iş dünyası adına verimli ve önemli bir temas olduğunu belirtti.
12 Mayıs 2026 Salı - 18:09 "Marmara Kariyer Fuarı 2026" BUÜ’de başladı Marmara Kariyer Fuarı, Bursa Uludağ Üniversitesinin (BUÜ) ev sahipliğinde başladı. Prof. Dr. Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen açılış programına Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, İŞKUR Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Oğuzhan Yıldırım, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, çok sayıda kurum ve kuruluş temsilci katıldı. Programın paydaşlığını üstlenen 22 üniversitenin rektörleri, rektör yardımcıları ve temsilcilerinin de katıldığı törende BUÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Müzik Bölümü öğrencileri tarafından sunulan konser davetlilerden büyük beğeni topladı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın, Bursa’nın üretim kapasitesi ve girişimcilik ruhuyla Türkiye’nin kalkınma yolculuğundaki öncü rolüne dikkat çekti. Genç istihdamını milli bir mesele olarak gördüklerini ifade eden Aydın, temel odak noktalarının genç işsizlik oranını çok daha aşağılara çekmek olduğunu vurguladı. Bakanlık olarak son 24 yılda İŞKUR aracılığıyla milyonlarca kişinin istihdamına katkı sağladıklarını belirten Aydın, hedeflerinin gençleri sadece bir işe yerleştirmek değil, onları dijital dönüşüme uyumlu, katma değer üreten ve kalıcı kariyer imkanlarıyla buluşturmak olduğunu dile getirdi. Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda gençlerin geleceği için devasa bir kaynağı seferber ettiklerini kaydeden Bakan Yardımcısı, savunma sanayisinden teknolojiye kadar her alanda dünya ile rekabet eden bir gençlik için yatırımların süreceğini belirtti. Bursa Valisi Erol Ayyıldız ise, ’Gençliğin Üretim Çağı’ temasıyla düzenlenen fuarın, Türkiye’nin geleceğine dair stratejik bir vizyonu yansıttığını ifade etti. Günümüz dünyasında kalkınmanın en temel unsurunun nitelikli insan kaynağı olduğunun altını çizen Ayyıldız, bilgi üreten ve sorumluluk üstlenen gençlerin güçlü Türkiye’nin en büyük güvencesi olduğunu söyledi. Kamu kurumlarını, akademik dünyayı ve iş dünyasını aynı platformda buluşturan bu tür organizasyonların kritik bir öneme sahip olduğunu belirten Vali Ayyıldız, fuar sayesinde öğrencilerin sektör temsilcileriyle doğrudan iletişim kurarak kariyer hedeflerini çok daha bilinçli ve sağlam temeller üzerine inşa etme fırsatı yakalayacaklarını vurguladı. BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz da dijital teknolojilerin tüm meslek gruplarını yatay bir düzlemde etkileyerek köklü bir dönüşüm başlattığını; bu yeni dönemin büyük fırsatlarla birlikte çeşitli riskleri de beraberinde getirdiğini ifade etti. Geçmişin konvansiyonel kariyer basamaklarının aksine, günümüzde mesleki süreçlerin teknolojinin hızıyla çok daha dinamik bir hal aldığına dikkat çeken Rektör Yılmaz, bu sürece gerek iş dünyasının gerekse üniversitelerin çevik bir şekilde adapte olmasının hayati önem taşıdığını vurguladı. Türkiye’nin üniversiteleşme hamlesinin ve araştırma üniversitelerinin küresel sıralamalardaki yükselişinin stratejik bir başarı olduğunu belirten Yılmaz; BUÜ olarak öğrencilerini milli değerlerle donatmanın yanı sıra onları küresel rekabette fark oluşturacak teknik yetkinliğe ulaştırmak için yoğun bir gayret içerisinde olduklarını kaydetti. Konuşmasının sonunda gençlerin bu teknolojik dönüşüme öncülük edecek büyük bir potansiyele sahip olduklarını dile getiren Yılmaz, tüm paydaşlara teşekkür ederek fuarın hayırlı olması temennisinde bulundu. Açılış töreninde konuşan Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa iş dünyasının temsilcileri olarak böylesine kapsamlı bir organizasyonun paydaşı olmaktan büyük bir onur duyduklarını kaydetti. Sanayi ve üretimin başkenti Bursa’da, üniversite ve sanayi iş birliğinin en güzel örneklerinden birinin sergilendiğini belirten Burkay, gençlerin iş gücüne katılımını destekleyen her türlü projede yer almaya devam edeceklerini vurguladı. Spor Bilimleri Fakültesi, merkezi derslik binası ve Prof. Dr. Mete Cengiz Kültür Merkezi fuaye alanı olmak üzere 3 ana konumda gerçekleştirilen fuar, yarın sona erecek.
Aydın’ın kayıtlı işgücü sayısı belli oldu
23 Ekim 2025 Perşembe - 11:54 Aydın’ın kayıtlı işgücü sayısı belli oldu Türkiye’nin önemli tarım ve sanayi kentlerinden olan Aydın’da yılın son İstihdam Kurulu Toplantısı yapıldı. Toplantıda il genelinde kayıtlı işgücü sayısının 86 bin 982 olduğu, 70 bin 18 kişinin ise iş başvurusu yaptığı belirtildi. Aydın İl İstihdam Kurulu Mesleki Eğitim Kurulu 2025 yılı 4. Olağan Toplantısı, Aydın Vali Yardımcısı Meral Uçar başkanlığında gerçekleştirildi. Aydın’ın işgücü istihdam ve mesleki eğitim ihtiyacını tespit etmek, mesleki ve teknik eğitim okul ve kurumları ile işletmelerde yapılacak mesleki eğitim ve istihdam konularında etkinlik ve verimliliği artırmak amacıyla düzenlenen toplantıda Aydın genelindeki işgücü sayısı açıklandı. Temmuz 2025 verilerine göre Aydın genelinde toplam 32 bin 917 iş yerinin 197 bin 349 çalışanı bulunuyor. 0-9 arası çalışanı bulunan iş yeri sayısı 29 bin 653 olurken, 10-49 arası çalışanı olan iş yeri sayısı 2 bin 813, 50 ve üzeri çalışanı bulunan iş yeri sayısı ise 451 oldu. Aydın, Denizli, Muğla illerini kapsayan TR32 bölgesi verilerine göre 2024 yılında işgücüne katılma oranı yüzde 55,6, istihdam oranı yüzde 51,1 olarak gerçekleşirken, işsizlik oranı ise yüzde 8,2 oldu. 2025 yılı Eylül ayı itibarıyla 41 bin 799’u erkek, 45 bin 183’ü kadın olmak üzere toplam 86 bin 982 kayıtlı işgücü bulunurken, 2025 Ocak-Eylül döneminde iş bulma kurumuna 70 bin 18 kişi başvuruda bulundu. İŞKUR’a kayıtlı özel sektör işyerlerinden toplam 31 bin 898 açık iş ilanı alınırken, 2025 Ocak-Eylül döneminde 673’ü engelli olmak üzere toplam 22 bin 656 iş arayanın işverenlerle eşleşmesi sağlandı. 2025 yılı Ocak-Eylül döneminde danışmanlık kapsamında yapılan görüşme sayısı 28 bin 482, özel sektör iş yeri ziyareti sayısı 7 bin 41, grup görüşmesi öğrenci sayısı ise 6 bin 885, İş Kulübü katılımcı sayısı bin 153 olarak gerçekleşti. Ayrıca Engelli İş Koçluğu hizmetinden Ocak-Eylül 2025 döneminde 2 bin 88 kişi faydalanırken, 673 engelli vatandaş işe yerleştirildi. Aydın’da 2025 Ocak-Eylül döneminde düzenlenen Aktif İşgücü Programı çerçevesinde 244 adet İşbaşı Eğitim Programı’ndan toplam 941 kişi faydalanırken, 36 adet Toplum Yararına Program’dan (TYP) toplam bin 270 kişi faydalandı. Eylül 2024 yılı itibarıyla hayata geçen İşgücü Uyum Programları kapsamında 36 ayrı programdan bin 425 kişi faydalandı. 70 adet Kadın İstihdamı İçin Pozitif Ayrımcılık Projesi’nden (KİPAP) 143 kişi, Nitelikli İşgücü Yetiştirme Programı’ndan (NİYEP) 50 kişi faydalandı. 2025 yılı kurs ve işbaşı eğitim programları 479, toplum yararına programlar ve işgücü uyum programları 441, kadın istihdamı için pozitif ayrımcılık programları ise 55 defa denetim kurulu tarafından denetlendi. "541 milyon işsizlik ödeneği yapıldı" Aydın’da 2025 yılı Ocak-Eylül ayları arasında İşbaşı Eğitim, NİYEP, KİPAP programları için 60 milyon 50 bin 119 TL, Toplum Yararına Programlar için 84 milyon 906 bin 652 TL, İşgücü Uyum ve Gençlik Programları için 263 milyon 131 bin 799 TL olmak üzere kurs ve programlar için toplamda 408 milyon 88 bin 571 TL ödeme yapıldı. İşsizlik Sigortası Fonu çerçevesinde ise Aydın’da 2025 Ocak-Eylül döneminde 13 bin 430 kişi işsizlik ödeneğinden faydalanırken, bu kişilere toplamda 541 milyon 820 bin 918 TL ödeme yapıldı. Engelli ve eski hükümlü hibe projeleri çerçevesinde ise 2025 yılında 42 proje başvurusu yapılırken, projelerin 37’si kabul edildi. 8 tanesi iş yerini açarken, 17 projede ise iş yeri açma süreci devam ediyor.
Sadıkoğlu: "Dördüncü geçici vergi dönemi yeniden gelmemeli"
23 Ekim 2025 Perşembe - 11:51 Sadıkoğlu: "Dördüncü geçici vergi dönemi yeniden gelmemeli" Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, yeni torba kanun teklifinde yer alan dördüncü geçici vergi döneminin yeniden gelmesi maddesinin işletmelere yeni yükler yükleyeceğini söyledi. Sadıkoğlu, bu maddenin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini belirterek üç yıl önce kaldırılan uygulamanın yeniden gelmemesini talep etti. 7 Ekim 2025 tarihinde TBMM’ye sunulan "Vergi Kanunları ile Bazı Kanunlarda ve 631 Sayılı KHK’de Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi" ile yapılması planlanan vergi düzenlemelerini değerlendiren Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, kanun teklifindeki birçok maddenin iş dünyasının yükünü almak yerine yeni yükler yükleyeceğini söyledi. Özellikle dördüncü geçici vergi döneminin yeniden uygulanacak olmasının işletmeleri zora sokacağını belirten Sadıkoğlu, "Torba yasa taslağına göre dördüncü geçici vergiyi tekrar geri döndüren madde 2025 yılı kazançlarına uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecek. Hal böyle olunca 2025/4 dönem geçici vergi beyannamelerinin 17 Şubat 2026 tarihine kadar verilmesi gerekecek. Ne işletmelerimiz ne de mali müşavirlerimiz bu duruma hazır değil. Depremlerden büyük yaralar alan ve ayağa kalkma mücadelesi veren işletmelerimiz için yeni teşvikler ve düşük faizli krediler beklerken bu denli yükler gelmesi toparlanma sürecimizi olumsuz etkiliyor. Üç yıl önce kaldırılan dördüncü geçici vergi döneminin yeniden gelmesini anlayamıyoruz. Üyelerimiz bu uygulamanın yeniden hayata geçmemesini talep ediyor. Talebimizi hazırladığımız resmi yazı ile Cumhurbaşkanlığı başta olmak üzere ilgili bakanlıklara gönderdik. Sürecin takipçisi olacağız" diye konuştu.
Turizmciler, İş Bankası’nın desteğiyle düzenlenen Antalya Turizm Fuarı’nda buluştu
23 Ekim 2025 Perşembe - 11:43 Turizmciler, İş Bankası’nın desteğiyle düzenlenen Antalya Turizm Fuarı’nda buluştu Antalya Turizm Fuarı’nın açılışında konuşan İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz, "İştirakimiz Softtech ile birlikte geliştirdiğimiz; acentelere, otellere ve tur operatörlerine yönelik Turizm Dijital Platformu’nu birkaç hafta içerisinde sektörün kullanımına sunacağız" dedi. Dünyanın farklı noktalarından gelen turizm profesyonellerini buluşturan ve bu yıl 7’ncisi düzenlenen Antalya Turizm Fuarı, Antalya Expo Center’da başladı. İş birliklerine olanak sağlamasının yanı sıra yeni ürün ve hizmetlerin tanıtımının yapıldığı fuarın ana sponsorluğunu bu yıl da Türkiye İş Bankası üstlendi. "Yol arkadaşı ve çözüm ortağı olmayı taahhüt ediyoruz" İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz açılışta yaptığı konuşmada, Türkiye ekonomisinin kalkınmasında özellikle döviz girdisi ve cari açık bakımından en önemli sektörler arasında yer alan turizme stratejik önem verdiklerini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Sektörün sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda dönüşümünü desteklemek için yenilikçi finansman modelleri, yeşil yatırımlar ve dijital çözümlerle turizmcilerin yanındayız. Yalnızca bir finansman kaynağı değil, bir yol arkadaşı, bir çözüm ortağı olmayı taahhüt ediyoruz. 2023 Kasım ayında sektöre 2 yıl içinde ilave 1 milyar dolar kaynak aktararak toplam aktarılan kaynakta 2 milyar dolar seviyesine ulaşacağımıza yönelik verdiğimiz sözümüzü 2 yıl dolmadan yerine getirmiş olmaktan mutluluk duyuyoruz." Turizm Dijital Platform Türkiye’nin en çok turist ağırlayan ili olan ve turizmin başkenti olarak nitelendirilen Antalya’nın, istihdam, gıda, ulaşım ve hizmet sektöründe ülke ekonomisi için önemli bir katma değer oluşturduğunu belirten Yılmaz, "2026 sonuna kadar sektörde gerçekleşmesi beklenen 2,38 milyar dolar tutarındaki yeni otel ve renovasyon yatırımlarının finansmanına destek olabilecek finansal güçte ve kararlılıktayız. Yatırımların bütçesinin yüzde 31’lik kısmının, yani yaklaşık 800 milyon doların, Antalya’daki otel projelerinden oluşması buradaki potansiyelin önemini ortaya koyuyor" dedi. Turizmin ülkenin cari işlemler dengesine; 2024 yılında 48,95 milyar dolar, 2025 Ağustos döneminde 32,7 milyar dolarlık net seyahat geliri katkısı olduğunu belirten Yılmaz, sektöre yönelik olarak bankanın iştiraki Softtech ile birlikte bir Turizm Dijital Platformu geliştirdiklerini; acentelerin, otellerin ve tur operatörlerinin kullanabileceği platformun birkaç hafta içerisinde sektörün kullanımına sunulacağını söyledi.
Trendyol’un Kasım kampanyaları bu yıl 15 ülkede birden gerçekleşecek
23 Ekim 2025 Perşembe - 11:07 Trendyol’un Kasım kampanyaları bu yıl 15 ülkede birden gerçekleşecek Kasım kampanyalarını, faaliyet gösterdikleri ülkelerde de yapacaklarını belirten Trendyol Grubu CEO’su Erdem İnan, "Bugün yalnızca Türkiye’nin değil, Avrupa, Körfez ülkeleri ve Azerbaycan’ı kapsayan 35 ülkenin en büyük e-ticaret ekosistemiyiz. Kasım kampanya döneminde 15 ülkede eş zamanlı gerçekleştireceğimiz kampanyalarla Türk üreticilerinin ürünlerini dünya vitrinine taşıyacağız" dedi. Gelenekselleşen Trendyol İş Ortakları Zirvesi, yüzlerce iş ortağının katılımıyla bu yıl 6’ncı kez gerçekleştirildi. Trendyol Grubu CEO’su Erdem İnan’ın katılımıyla gerçekleşen etkinlikte, şirketin 15 ülkede eş zamanlı düzenleyeceği Kasım kampanyaları, Türk üreticilerini küresel pazarlarda güçlendirecek e-ihracat hamleleri ve yapay zeka destekli teknolojik yenilikler öne çıktı. Etkinlikteki konuşmasında Trendyol’un iş ortaklarıyla birlikte oluşturduğu ekosistemin gücüne vurgu yapan Trendyol Grubu CEO’su Erdem İnan, "Yüz binlerce satıcının tek tıkla dünyanın birçok noktasına ulaşabildiği büyük bir ekosistemi birlikte inşa ediyoruz. Türkiye’de başlayan Trendyol hikayesi artık 40 milyondan fazla müşteriye, 250 binden fazla iş ortağına ve onlarca ülkeye uzanıyor. Birlikte büyüyor, birlikte başarıyoruz" dedi. E-ticaret platformunun 15 yıl önce başlayan yolculuğunun, iş ortaklarıyla birlikte gurur duyulacak bir noktaya geldiğini ifade eden İnan, "Bugün yalnızca Türkiye’nin değil, Avrupa, Körfez ülkeleri ve Azerbaycan’ı kapsayan 35 ülkenin en büyük e-ticaret ekosistemiyiz. Kasım kampanya döneminde 15 ülkede eş zamanlı gerçekleştireceğimiz kampanyalarla Türk üreticilerinin ürünlerini dünya vitrinine taşıyacağız" açıklamasında bulundu. Kasım kampanyaları 15 ülkede eş zamanlı gerçekleşecek Yapılan açıklamaya göre, bu yıl da Kasım kampanyalarını Türkiye ile birlikte 15 ülkede eş zamanlı olarak hayata geçirecek olan e-ticaret platformu, kampanya döneminde 20 milyonu yurt dışından olmak üzere toplam 130 milyon ürünü müşterilerle buluşturmayı hedefliyor. E-ticaret platformu ayrıca, iş ortaklarına Trendyol karşılamalı kampanyalar, pazarlama destekleri, erken ödeme avantajları ve özel kredi imkanları sunarak satıcı ekosistemini desteklemeye devam edecek. E-ticaret platformunu Türkiye’de yakaladığı başarının yurt dışındaki tüm adımların temelini oluşturduğunu söyleyen İnan, "Aldığımız her sipariş ülkemiz için katma değer anlamına geliyor. Hedefimiz, bu Kasım’da da rekorlar kırarken, sürdürülebilir e-ihracat büyümesini birlikte inşa etmektir" dedi. Türkiye’nin hikayesi sınırların ötesine taşınıyor E-ihracatın şirketin stratejisindeki önemine dikkat çeken İnan, "Her sipariş bu topraklardaki markaların hikayesini, üreticilerin emeğini müşterilerimizle buluşturuyor. Amacımız, bu hikayeleri sınır ötesine taşıyarak Türkiye’nin e-ihracat başarısını dünyaya anlatmaktır. Bu yolda iş ortaklarımızla birlikte yürümekten gurur duyuyoruz" şeklinde konuştu. Açıklamaya göre e-ticaret platformu, kısa süre önce Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ile e-ihracat alanında bir stratejik iş birliği anlaşması imzalayarak, ‘Made in Türkiye’ imzalı ürünlerin küresel pazarlardaki temsilini güçlendirmek adına önemli bir adım attı. Son 3 yıldır Türk satıcıların ürünlerini yurtdışı pazarlara ulaştırmak için çok büyük yatırımlar yapan e-ticaret platformu Berlin, Bakü, Riyad ve Dubai’de ofisleri, Romanya, Riyad ve Dubai’de depoları bulunuyor. Şirket, İGA İstanbul Havalimanı’nda devreye alınacak yeni E-İhracat Lojistik Merkezi ile Türkiye’nin küresel ticaretteki rekabet gücünü daha da artıracak. Yapay zeka ile satıcılar için yeni dönem başlıyor İnan, Trendyol’un satıcılarına sunduğu teknolojik altyapı ve yapay zeka destekli çözümlerden de bahsetti. "Geliştirdiğimiz yerli yapay zeka modelleri sayesinde ürün bilgilerini farklı dillere otomatik olarak çeviriyor, kampanyaları kültürel duyarlılıklara göre tasarlıyoruz. Ortak adını verdiğimiz yeni yapay zeka ürünümüz ise satıcılarımızın verilerini analiz ederek önerilerde bulunuyor, hatta izinleri dahilinde otomatik aksiyonlar alabiliyor ve raporluyor. Böylece iş ortaklarımızın dijitalleşme süreçlerini hızlandırıyoruz" diyen İnan, teknolojiyle Türkiye’nin dijital dönüşümüne öncülük etmeye devam edeceklerini aktardı.
AXA Global CEO’su Buberl: "Türkiye’ye yatırım yapmaya devam edeceğiz"
23 Ekim 2025 Perşembe - 10:55 AXA Global CEO’su Buberl: "Türkiye’ye yatırım yapmaya devam edeceğiz" AXA Global CEO’su Thomas Buberl, "Türkiye’de çok büyük fırsatlar var ve biz bu fırsatlara yatırım yapmaya devam edeceğiz" dedi. AXA Türkiye, önemli bir uluslararası buluşmaya ev sahipliği yaptı. AXA Global CEO’su Thomas Buberl ve International Markets İcra Kurulu Üyeleri, İstanbul’da gerçekleştirilen toplantılar ve Genel Müdürlük binasında yapılan görüşmelerin ardından AXA Türkiye çalışanlarıyla bir araya geldi. AXA Global CEO’su Thomas Buberl, yaptığı konuşmada AXA Türkiye’nin performansına ve vizyonuna dikkat çekerek, şirketin Grup içinde öne çıkışını teknoloji alanındaki gücü, insana yaptığı yatırımlar ve Türkiye’de bulunan fırsatlar olmak üzere üç temel noktayla özetledi. Buberl, ilk olarak AXA Türkiye’nin son yıllarda yakaladığı ivmeye değinerek, "Türkiye’ye son ziyaretimden bu yana şirketin CEO’su Yavuz Ölken’in liderliğinde ulaştığı nokta çok tatmin edici. AXA Türkiye, Grup içinde başarısıyla örnek teşkil ediyor ve her zaman daha da iyisini yapma tutkuları hepimize heyecan veriyor. Özellikle müşteriyi, acenteyi merkeze alan ve empati güvencesi ile zenginleşen çözümler, büyük veri ve yapay zeka alanlarında ortaya çıkan sonuçlar çok dikkat çekiyor" dedi. AXA Türkiye’nin güçlü teknoloji altyapısının birçok ülke ve şirketin örnek almak istediği bir düzeyde olduğunu vurgulayan Buberl, şirketin mevcut imkânlarla yetinmeyip, risk alarak yeni çözümler deneme cesaretinden etkilendiğini ifade etti. Konuşmasının devamında AXA Türkiye’nin 2030 vizyonu doğrultusunda insan kaynağına yaptığı yatırımların uzun vadeli başarısındaki kritik rolüne dikkat çeken Buberl, "Geleceğe hazırlanmak yalnızca finansal hedeflerle mümkün değildir; bunun yanı sıra, yeni nesilleri doğru bir şekilde eğitmek, onlara gerekli becerileri kazandırmak ve gelişimlerine katkı sağlamak, bu yolculukta en önemli adımlarımızdan biri olacaktır" dedi. Buberl, bu noktada AXA Yetkinlik Akademisi (AYA) girişimini örnek göstererek, "2030 vizyonumuzu sahiplenmenizi takdir ediyorum çünkü bu vizyon, sadece şirketimizin geleceğini değil, aynı zamanda genç nesillerin potansiyelini en iyi şekilde ortaya koyacak yatırımlarımızı da içeriyor" ifadelerini kullandı. "Türkiye’de çok büyük fırsatlar var ve biz bu fırsatlara yatırım yapmaya devam edeceğiz" Son olarak Buberl, AXA Türkiye’nin stratejik önemi ve büyüme potansiyeline değindi. "Türkiye’de çok büyük fırsatlar var ve biz bu fırsatlara yatırım yapmaya devam edeceğiz" diyen Buberl, AXA Türkiye’nin hem Grup içinde yükselen rolünü hem de Türkiye’de sigorta sektörüne ve topluma duyduğu güçlü bağlılığı bir kez daha vurguladı. Sigorta Haftası ile aynı dönemde gerçekleşen etkinlikte, AXA Türkiye’nin sürdürülebilir büyüme yolculuğundaki kararlılığını ve geleceğe yönelik vizyonunu ortaya koyduğu belirtildi. Buberl sözlerini, "AXA Türkiye’nin ilham veren yolculuğunun başarılarla dolu bir geleceğe dönüşeceğine AXA Grubu olarak inanıyoruz. Bu yolculukta tüm imkanlarımızla destek olmaya hazırız" diyerek tamamladı.
AB tescilli Suruç narında hasat dönemi başladı
23 Ekim 2025 Perşembe - 10:41 AB tescilli Suruç narında hasat dönemi başladı Avrupa Birliği (AB) tarafından coğrafi işaret tescilli Suruç narında hasat dönemi başladı. Ağaçlardan toplanan narların mayhoş olarak tabir edilen ekşi olanları Avrupa ülkelerine tatlı olanları ise Arap ülkelerine gönderiliyor. Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde bu yıl kurak geçen sezona rağmen nar üreticileri, bereketli bir hasat yapmanın sevincini yaşıyor. Bahçelerden toplanan narlardan tadı güzel olanlar başta Avrupa ve Arap ülkeleri olmak üzere yurt dışına ihraç edilirken bazıları ise yurt içindeki tüketicilere ulaştırılıyor. Tadı ekşi olanlar ise nar ekşisine dönüştürülüyor. Küçük atölyelerde ya da evlerdeki geleneksel metotlarla hazırlanan nar ekşisi de yurt dışı ve yurt içinde pazarlanıyor. Halk tarafından çok tercih ediliyor Gıda Yüksek Mühendisi Mustafa Erdal, Suruç narının sadece taze meyve olarak değil, sanayiye kazandırılması gerektiğini vurgulayarak, "Suruç narının kendine has tadı, mayhoş özelliği, ekşiliği, antioksidan ve fenolik maddenin varlığından dolayı gerek kolesterol, gerek şeker hastaları üzerinde olumlu etkileri bulunduğundan halkımız tarafından çokça tercih edilmektedir. Bunun sadece taze tüketim olarak değil de konsantre ederek de yıl boyunca ulaşılabilir bir ürün olmasını istiyoruz. Belli başlı küçük işletmeler veya aileler tarafından narlar hasat edildikten sonra yıkanıp tane haline getiriliyor. Daha sonra küçük makinelerle presleniyor. Bekletilip süzüldükten sonra sonra elde edilen aroma nar ekşisi haline getiriliyor" dedi. Mayhoş olanları Avrupa’ya, tatlı olanları Arap ülkelere Ziraat Mühendisi Mehmet Bilgin, Suruç narının bölgenin iklim ve toprak yapısına uyumlu bir ürün olduğunu belirterek Türkiye’nin nar üretimindeki konumuna dikkat çekti. Yetiştirilen narların yüzde 20’sinin yurt dışına ihraç edildiğini söyleyen Bilgin, "Türkiye nar üretiminin yaklaşık yüzde 20’sini ihraç ediyor. Ülkemizde yaklaşık 650 bin ton nar üretimi gerçekleşmektedir. Bunlardan en fazla üretim yapan illerden biri Antalya’dır. Daha sonra ise Şanlıurfa gelmektedir. Şanlıurfa’da her yıl ortalama 10 bin ton nar elde edilmektedir ve biz bunları dışarıya ihraç ediyoruz. Özellikle mayhoş olanları Almanya gibi AB ülkelerine, tatlı narları da Arabistan ve Irak gibi ülkelere ihraç ediyoruz. Bu yıl sezon kurak geçti, Suruç narı dayanıklı yapısı sebebiyle olumsuzlukları ortadan kaldırdı" ifadelerini kullandı. Bilgin, "Suruç narı 2021 yılında Türkiye Türk Patent Enstitüsü tarafından 2023 yılında ise AB tarafından coğrafi işaret almıştı. Suruç narı, Şanlıurfa’nın AB tarafından tek tescilli ürünü olarak kayıtlara geçmiştir. Bu noktada ekonomik değere katkı sağlamak açısından çiftçilere yönelik hibelerin arttırılmasını talep ediyoruz" diye konuştu. Suruç narının iri taneli, ince kabuklu ve ekşi, tatlı dengesiyle diğer nar çeşitlerinden ayrıldığını ifade eden Bilgin, ürünün hem sofralık hem de sanayi tipi üretimde tercih edildiğini belirtti.
’Folkart Arsa’ 5 Kasım’da satışa çıkıyor
23 Ekim 2025 Perşembe - 10:28 ’Folkart Arsa’ 5 Kasım’da satışa çıkıyor Gayrimenkul sektöründe uzun yıllara dayanan deneyimi ve geniş ölçekli projeleriyle tanınan Folkart, tüm deneyimini, bilgi birikimini ve kalite anlayışını uygun fiyatlarla "FOLKART ARSA" markası adıyla satışa sunuyor. Folkart, hukuki açıdan sorunsuz, imar planı tamamlanmış tapulu arsaları satışa sunarak, arsa sahipliğini düzenli ve şeffaf bir sistem içinde mümkün kılmayı amaçlıyor. Bu adım, gayrimenkul piyasasında planlı ve güvenilir yatırım modellerine yönelik artan ilgiyi karşılamayı hedefliyor. Folkart geliştirdiği güvenilir bir iş modeli eşliğinde, bağımsız parsellerde villa imarlı arsaları 5 Kasım 2025 tarihinde satışa açıyor. Altyapısı hazırlanan, sosyal alanları tanımlanmış, satış sonrası hizmetleri belirlenmiş sistemde, Dikili Çandarlı’da deniz manzaralı, imarlı, parselli, tapulu arsalar satışa sunulacak. Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak, yeni bir sistemin Folkart tecrübesi ve bilgi birikimiyle şekillendiğini vurguladı. Konut sahipliği süreci Folkart güvencesinde Sistemin uygulanışında, imarlı parsellerden satın alan arsa sahipleri, eğer isterlerse mimari bütünlüğün sağlanması için çizimleri ve planı Folkart tarafından hazırlanmış konutları ‘çelik villa’ ya da ‘betonarme villa’ olarak yaptırabilecek. Folkart villaların imalatları için tüketicileri, güvenilir, tecrübeli, anlaşmalı firmalara yönlendirilecek. Mavi bayraklı plajlara çok yakın bir mesafede konumlanan arsaları satın alanlar böylece uygun rakamlarla konut sahip olacaklar. Süreç Folkart’ın denetiminde gerçekleşecek. İsteyen arsa sahipleri, mimari bütünlüğün bozulmaması için ‘ortak mimari’ dile uygunluk amacı taşıyan, hayallerindeki konutu istedikleri gibi inşa edebilecekler. Kurumsal denetim güçlenecek Bu yeni modelle, gayrimenkul sektöründe sıklıkla karşılaşılan imar belirsizliği, altyapı eksikliği ve mülkiyet güvencesine ilişkin sorunları ortadan kaldırmayı hedefleyen Folkart, "FOLKART ARSA" sistemiyle; yasal açıdan tanımlı, teknik olarak hazırlanmış ve denetime açık yapısıyla sektörde kurumsal denetimi güçlendirmeyi, yatırımcı güvenini artırmayı ve planlı yapılaşma kültürünü yeniden inşa etmeyi amaçlıyor. "FOLKART ARSA" markasıyla hayata geçirilen bu girişim, planlı ve denetlenebilir yapısıyla gayrimenkul sektöründe yeni bir standart oluşturuyor. Arsa yatırımı yapmak isteyenler için de güvenilir, şeffaf ve erişilebilir bir model sunan projenin, sektörde uzun vadeli güven ve istikrar ortamının güçlenmesine katkı sağlaması bekleniyor. Güvenli, şeffaf sistem: altyapı hazırlanıyor Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak, FOLKART ARSA projesinde ilk adımı 5 Kasım’da Dikili Çandarlı’daki arsaları satışa açarak atacaklarını açıkladı. Sancak, heyecan duydukları yeni bir yola çıktıklarını belirterek şunları söyledi: "Folkart olarak uzun yıllardır biriktirdiğimiz tecrübeyle, bugüne kadar binlerce kişiyi, yaşam kalitesini merkeze alan, estetik ve konforlu konutlarına, ofislerine ve ticari gayrimenkullerine kavuşturduk. Bulunduğumuz her lokasyonun çehresini değiştirdik. İkonik projelerimizle başta İzmir olmak üzere, şehirlerimize değer kattık. Ne mutlu ki yıllar içinde Folkart ismi, kalite ve güvenle eşdeğer oldu. Şimdi bu birikim ve güvenceyi, yepyeni bir alana taşıyoruz. Artık tüm yatırımcıların önce arsalarına, sonra hayallerindeki eve sahip olabilecekleri şeffaf ve güvenilir bir model sunuyoruz. Folkart Arsa, uzman iş geliştirme ekipleri tarafından mükemmel şekilde planlanmış, alt yapısı tamamlanmış, sosyal alanları planlanmış, satış anı ve sonrası hizmetleri belirlenmiş eşsiz bir yatırım sistemi. Folkart tecrübesi ve bilgi birikimiyle şekillenen, geleceğe güvenle bakılacak yeni bir sistem."
Beta Enerji, EIF Energy Expo 2025’te ‘Uçtan Uca Enerji Teknolojiler’ ile dikkat çekti
23 Ekim 2025 Perşembe - 10:14 Beta Enerji, EIF Energy Expo 2025’te ‘Uçtan Uca Enerji Teknolojiler’ ile dikkat çekti Türkiye’nin önde gelen enerji ekipmanları üreticilerinden Beta Enerji, bu yıl 19’uncusu düzenlenen EIF Energy Expo’da (Enerji Kongresi ve Fuarı) kapsamlı ürün gamı ve yenilikçi dijital uygulamalarıyla yer aldı. Enerji sektörünün en önemli uluslararası buluşmalarından biri olan 19. EIF Enerji Kongresi ve Fuarı İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirildi. 30 binden fazla yerli ve yabancı ziyaretçinin ağırlandığı fuarda 30 farklı oturum, 150’yi aşkın yerli ve yabancı uzman konuşmacı yer aldı. Elektrifikasyon sektöründeki uçtan uca üretim anlayışını fuar ziyaretçileriyle paylaşan Beta Enerji yağlı tip ve kuru tip transformatörleri, orta-yüksek gerilim anahtarlama ürünleri ile standında yoğun ilgi gördü. Teknoloji, müzik ve yapay zekayı bir araya getiren fuar deneyimi Elektrifikasyon sektöründe ihtisaslaşmış yapısıyla öne çıkan ve Türkiye’nin önde gelen transformatör üreticilerinden Beta Enerji, bu yıl EIF’te yalnızca ürünleriyle değil, yenilikçi fuar deneyimiyle de öne çıktı. Beta Enerji’nin fuar girişinde kurduğu 360 derece video alanı, ziyaretçilerin fuardaki en enerjik anlarını kaydetmelerine imkan tanıdı. Ayrıca şirketin yapay zeka tabanlı dijital asistan robotu "BetaBot", ziyaretçilerin sorularını yanıtlayarak interaktif bir deneyim sundu. Sanatı teknolojiyle buluşturmak isteyen Beta Enerji, Beta Enerji Filarmoni Orkestrası (BEFO) üyelerinden oluşan bir ekiple fuar alanında mini performanslar gerçekleştirdi. Maskot karakteriyle ziyaretçilerle eğlenceli anlar yaşatan Beta Enerji, katılımcılara keyifli bir fuar deneyimi sundu. Fuar boyunca gerçekleştirilen B2B görüşmeler, yeni iş birliklerine zemin hazırlarken, Beta Enerji ürünlerine olan uluslararası ilgiyi de artırdı. Yeni kampüs, yeni dönem: ‘Avrupa’nın en büyük Enerji ve Teknoloji Tesisi’ EIF 2025 kapsamında düzenlenen "Enerjide Milli Teknoloji - Neler Yapılmalı?" başlıklı panelde konuşan Beta Enerji Yönetim Kurulu Üyesi ve İcra Kurulu Başkanı Yusuf Cenk Dağsuyu, küresel enerji dönüşümünün getirdiği fırsat ve sorumluluklara dikkat çekerek, "Elektrifikasyon sektörünün bir paydaşı olarak artan nüfus, elektrikli araç kullanımı, veri merkezleri ve yapay zeka uygulamalarıyla birlikte enerji talebi dünya genelinde hızla artıyor. Bu talebi karşılamak için yeni yatırımlara yöneldik ve Beta Enerji ve Teknoloji Kampüsü’nü hayata geçirdik. Bu tesis, yalnızca üretim kapasitemizi değil, ülkemizin enerji bağımsızlığına katkı sağlayacak teknolojik gücümüzü de temsil ediyor. Nisan 2025’te faaliyete geçen kampüsümüz, 2026 sonunda tam kapasiteyle üretime geçecek. Toplam 120 bin metrekare alana yayılan ve 130 milyon dolar yatırım ile hayata geçirilen bu tesis, Avrupa’nın tek çatı altında en büyük entegre enerji ve teknoloji üretim kampüslerinden biri olacak" dedi. "Enerjide milli teknoloji, artık bir tercih değil zorunluluktur" Dağsuyu, konuşmasında ayrıca sürdürülebilir dönüşüm ve dijitalleşmenin ancak güçlü bir enerji altyapısı ve yerli teknolojiyle mümkün olacağını vurgulayarak, "Enerji ekipmanları, sürdürülebilir ve dijital dönüşümün görünmeyen omurgasıdır. Verimlilik ve yenilik ancak bu altyapı doğru konumlandığında gerçekleşebilir. Bu nedenle enerjide ve teknolojide yerli üretim bir tercih değil, zorunluluktur. Enerji sektöründeki en kritik unsur nitelikli insan kaynağıdır. Yeni kampüsümüzü planlarken yalnızca üretimi ve teknolojiyi değil, insanı da merkeze aldık. 20 bin metrekarelik sosyal alan içerisinde; konaklama tesislerinden spor alanlarına, sinema salonlarından kütüphane ve kreşe kadar birçok yaşam alanı tasarladık. Çünkü tesis, makine ve teknoloji kadar, o teknolojiyi geliştiren insan da bu dönüşümün temelidir"" ifadelerini kullandı.