EKONOMİ
12 Mayıs 2026 Salı - 21:16 Türkiye ile Belçika arasında 15 milyar dolarlık ticaret hedefi "Türkiye-Belçika İş Forumu" İstanbul’da gerçekleştirildi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Maxime Prévot arasında "Türkiye ve Belçika arasında İkili Ticari İlişkilerin Geliştirilmesine İlişkin Bakanlık Ortak Açıklaması" imzalandı. Görüşmelerde, 2025 yılında 9,2 milyar dolara ulaşan ticaret hacminin, iki ülke ekonomilerinin tamamlayıcı özellikleri dikkate alınarak dengeli ve sürdürülebilir biçimde 15 milyar dolara çıkarılması hedefi vurgulandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetiyle, çok sayıda bakan ve 200 firmadan 400’den fazla Belçikalı iş insanı ile birlikte Türkiye’ye gelen Belçika kraliçesi Mathilde’in katılımlarıyla gerçekleştirilen "Belçika Ekonomi Misyonu" kapsamında, Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın katılımıyla İstanbul’da düzenlenen üst düzey temaslarda; Türkiye-Belçika ekonomik ve ticari ilişkilerinin stratejik boyutu kapsamlı şekilde ele alındı. Görüşmelerde; ticaret hacminin 15 milyar dolara yükseltilmesi, karşılıklı yatırımların artırılması, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve enerjiden savunma sanayiine, lojistikten dijital ve yeşil dönüşüme kadar birçok alanda iş birliğinin daha da güçlendirilmesi yönündeki güçlü irade bir kez daha teyit edildi. Ticaret Bakanı Bolat, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetleriyle Türkiye ye ziyaret eden Belçika Kraliçesi Mathilde ve beraberindeki Belçikalı Bakanlar, üst düzey yetkililer ve iş dünyası temsilcileri ile "Belçika Ekonomi Misyonu" kapsamında İstanbul’da bir dizi temas ve programa katıldı. "Ekonomik iş birliğinin daha da derinleştirilmesi yönündeki ortak irade teyit edildi" Program kapsamında Ticaret Bakanı Bolat, Belçika Kraliçesi Mathilde ile gerçekleştirdiği ilk görüşmede; Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri, Avrupa İşleri ve Kalkınma İşbirliği Bakanı Maxime Prévot, Dış Ticaret ve Savunma Bakanı Theo Francken, Brüksel-Başkent Bölgesi Bakan-Başkanı Boris Dillis, Flaman Bölgesi Başbakanı Mathias Diependaele ve Valon Bölgesi Başbakan Yardımcısı Pierre-Yves Jeholet’ün de katılımlarıyla, Türkiye-Belçika ekonomik iş birliği ve ticaret ilişkileri stratejik boyutlarıyla ele alındı. Taraflar, mevcut ekonomik iş birliğinin daha da derinleştirilmesi yönündeki ortak iradelerini bir kez daha teyit etti. "Türkiye ile Belçika arasındaki siyasi, diplomatik, ekonomik, ticari ve yatırım ilişkilerinin güçlü olduğu ve büyük bir gelişme potansiyeli taşıdığı vurgulandı" 2012 yılında gerçekleştirilen son Belçika Ekonomi Misyonu’nun ardından, 14 yıl sonra Belçika devletinin 200’ü aşkın Belçikalı şirketten 420 iş insanıyla yeniden Türkiye ye böylesine üst düzey bir ziyaret gerçekleştirmesi son derece önemli ve anlamlı olarak değerlendirildi. Türkiye ile Belçika arasındaki siyasi, diplomatik, ekonomik, ticari ve yatırım ilişkilerinin güçlü olduğu ve büyük bir gelişme potansiyeli taşıdığı vurgulandı. "Belçika Ekonomi Misyonu" kapsamında düzenlenen, Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın açılış konuşmasını gerçekleştirdiği, "Türkiye-Belçika İş Forumu"nun resmi açılış programı, Belçika Kraliçesi Mathilde başta olmak üzere Belçikalı üst düzey mevkidaşlar ve iş dünyası temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Açılışta, Türkiye ve Belçika’nın Avrupa ekonomisinin birbirini tamamlayan iki güçlü aktörü olduğu vurgulanarak; ticaret, yatırım, sanayi, enerji, dijital dönüşüm ve yeşil ekonomi başta olmak üzere tüm alanlarda iş birliğinin daha ileri taşınması yönündeki kararlılık ifade edildi. ‘Türkiye ve Belçika arasında İkili Ticari İlişkilerin Geliştirilmesine İlişkin Bakanlık Ortak Açıklaması’ imzalandı Türkiye-Belçika ekonomik ilişkilerinin yalnızca ticaret alanında değil; yatırım, teknoloji ve ortak imalat ekseninde de giderek daha derin ve nitelikli bir yapıya kavuştuğu memnuniyetle değerlendirildi. Enerji, lojistik, dijitalleşme, sağlık, savunma sanayi ve yeşil dönüşüm gibi alanlarda yeni iş birliği fırsatları kapsamlı şekilde ele alınırken, özellikle e-ticaret ve küresel tedarik zincirleri bakımından iki ülkenin birbirini tamamlayan güçlü yapısına dikkat çekildi. Program kapsamında, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Maxime Prévot arasında "Türkiye ve Belçika arasında İkili Ticari İlişkilerin Geliştirilmesine İlişkin Bakanlık Ortak Açıklaması" imzalandı. "Türkiye’nin üretim kapasitesi ve dinamik nüfusu ile stratejik konumunun sağladığı avantaj sayesinde önemli bir yatırım, teknoloji ve lojistik üssüdür" Türkiye ve Belçika’nın köklü ekonomik ilişkilerini yeni bir vizyonla daha da güçlendirme iradesini güçlü biçimde ortaya koyduğu belirtilirken; Türkiye’nin üretim kapasitesi, genç ve dinamik nüfusu ile stratejik konumunun sağladığı avantaj sayesinde önemli bir yatırım, teknoloji ve lojistik üssü olarak öne çıktığı ifade edildi. Belçika’nın Avrupa’daki güçlü lojistik ve finans ekosisteminin ise bu ortaklığı daha da kıymetli hale getirdiği vurgulandı. 2025 yılında 9,2 milyar doları aşan ticaret hacmi ve karşılıklı artan yatırımların stratejik ortaklığın sağlam temelini oluşturduğu, ortak hedefin ise ticaret hacmini dengeli ve sürdürülebilir şekilde 15 milyar dolara çıkarmak olduğu kaydedildi. "Bölgemizde yaşanan son gelişmeler, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin jeopolitik önemini gösteriyor" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Belçika Kraliçesi Mathilde ile Vahdettin Köşkü’nde bir araya geldi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın da katılım sağladığı görüşmede; Türkiye ile Belçika ikili ilişkileri ile bölgesel ve küresel konular ele alındı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ve Belçika’nın ticari ilişkilerden savunma sanayiine, enerjiden tarıma kadar birçok alanda iş birliği potansiyeli bulunduğunu, ilişkileri geliştirmek için adımlar atmaya devam edeceklerini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca, bölgede yaşanan son gelişmelerin Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin jeopolitik önemini bir kez daha gösterdiğini, tam üyeliğimize kadar geçecek süreçte Gümrük Birliği’nin yeni koşullara göre güncellenmesinin öncelikli başlıklardan biri olduğunu ve AB’nin savunma girişimlerine katılımımızın müşterek menfaat gereği olduğunu vurguladı. "Belçika Ekonomi Misyonu" kapsamında İstanbul’da düzenlenen "Yatırım Öğle Yemeği" programında da Belçika Kraliçesi Mathilde, Belçikalı üst düzey mevkidaşlar ile Türk ve Belçikalı iş dünyasının önde gelen temsilcileri bir araya geldi. Toplantıda, iki ülke arasındaki 9,2 milyar dolarlık toplam ticaret hacminin yanı sıra yatırım potansiyelinin daha etkin değerlendirilmesine yönelik fırsatlar ele alındı. "İlişkilerin artık tek yönlü değil; karşılıklı ve dengeli bir yapıya ulaşıldığı ifade edildi" 719 Belçikalı firmanın Türkiye’de yaklaşık 5 milyar dolar tutarında doğrudan yatırım gerçekleştirmesi ve Belçika’nın Türkiye’ye yatırım girişlerinde 8. sırada yer almasının önemine dikkat çekildi. Türk firmalarının ise Belçika’da 750 milyon dolarlık yatırımla, Belçika’yı Avrupa Birliği ülkelerine yönelik ticari faaliyetlerinde üs olarak değerlendirmelerinin önemli olduğu ifade edildi. Toplantıda ayrıca, Türkiye’nin yatırım reform süreciyle birlikte ortaya çıkan yeni fırsatlar ve Türk yurtdışı müteahhitlik sektörünün uluslararası tecrübesi çerçevesinde Belçika’da ve üçüncü ülkelerde geliştirilebilecek iş birlikleri değerlendirildi. Lojistik, enerji, petrokimya, sağlık, inşaat ve sanayi gibi stratejik sektörlerde karşılıklı yatırımların artmasının, ilişkilerin artık tek yönlü değil; karşılıklı ve dengeli bir yapıya ulaştığını açıkça ortaya koyduğu ifade edildi. Türkiye-Belçika ekonomik ilişkilerinin yalnızca ticaret hacmiyle değil; karşılıklı yatırımlar, ortak projeler ve entegre üretim ağlarıyla daha ileri seviyeye taşınmasının hedeflendiği vurgulandı. "Türkiye, Avrupa’nın güvenlik ve ekonomi mimarisi açısından vazgeçilmez stratejik bir ortak" Günün devamında, Belçika Kraliçesi Mathilde’in himayelerinde düzenlenen "Belçika Ekonomi Misyonu" kapsamında Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Maxime Prévot, Dış Ticaretten Sorumlu Savunma Bakanı Theo Francken ve beraberindeki Belçikalı Bakanlarla gerçekleştirilen görüşmede, Türkiye-Belçika ekonomik ilişkilerinin stratejik derinliği ve geleceğe dönük ortak vizyon kapsamlı biçimde ele alındı. 200’e yakın Belçikalı şirketten 400’ü aşkın iş insanının katılımıyla gerçekleştirilen kapsamlı ekonomi misyonunun, mevcut ekonomik, ticari ve stratejik iş birliğini daha da derinleştirmeyi hedeflediği belirtilirken; Türkiye’nin Avrupa’nın güvenlik ve ekonomi mimarisi açısından vazgeçilmez ve Belçika için stratejik bir ortak olduğu birlikte teyit edildi. "Ticaret hacminin 15 milyar dolara çıkarılması hedefi vurgulandı" Görüşmelerde, 2025 yılında 9,2 milyar dolara ulaşan ticaret hacminin, iki ülke ekonomilerinin tamamlayıcı özellikleri dikkate alınarak dengeli ve sürdürülebilir biçimde 15 milyar dolara çıkarılması hedefi vurgulandı. Belçika’nın Türkiye’de 5 milyar dolarlık yatırımları ve 719 Belçikalı şirketin ülkemizdeki varlığı ekonomik entegrasyonun somut göstergesi olarak değerlendirildi. Karşılıklı yatırımların artırılması ve üçüncü ülkelerde ortak proje geliştirilmesi imkanları ele alınırken, "Türkiye-Belçika JETCO III. Dönem Toplantısı"nın 2027 yılında Brüksel’de gerçekleştirilmesi konusunda mutabakata varıldı. "‘Made in EU’ düzenlemesi kapsamlı şekilde ele alındı" Enerji, lojistik, ulaştırma, bilgi-iletişim teknolojileri, sağlık, savunma sanayi ve yeşil dönüşüm alanlarında iş birliği potansiyeli değerlendirilirken; Avrupa Birliği ve küresel tedarik zincirleri bakımından Türkiye ile Belçika’nın birbirini tamamlayan güçlü yapısına dikkat çekildi. Görüşmelerde ayrıca, Avrupa Birliği sanayi politikalarının geleceği açısından önem taşıyan "Made in EU" düzenlemesi kapsamlı şekilde ele alındı; Türkiye’nin Gümrük Birliği kapsamındaki derin entegrasyonu ve Avrupa değer zincirlerine sunduğu kritik katkının bu düzenleme içinde hakkıyla yansıtılması gerektiği vurgulandı. AB sanayi ve ticaret politikalarındaki güncel düzenlemeler ile Gümrük Birliği’nin modernizasyonu konusunda kapsamlı görüş alışverişinde bulunuldu. Yeşil dönüşüm ve Avrupa Yeşil Mutabakatı hedefleri doğrultusunda iş birliğinin güçlendirilmesi, e-ticaret alanındaki düzenlemelerde ortak yaklaşım geliştirilmesi ve vize süreçlerinin iyileştirilmesi konularında daha yakın iş birliği tesis edilmesi hususlarında yapıcı bir anlayış geliştirildiği ifade edildi. Türkiye-Belçika ekonomik ortaklığını her alanda daha ileri taşımaya yönelik güçlü iradenin bir kez daha teyit edildiği belirtildi. "Türk ve Belçikalı iş dünyası temsilcileri bir araya geldi" Programın sonunda, "Belçika Ekonomi Misyonu" kapsamında İstanbul’da düzenlenen resepsiyonda, Belçika Kraliçesi Mathilde, Belçikalı üst düzey mevkidaşlar ile Türk ve Belçikalı iş dünyası temsilcileri bir araya geldi. Gün boyunca gerçekleştirilen İş Forumu, heyetler arası üst düzey ikili görüşmeler, çalışma toplantıları, Yatırım Öğle Yemeği ve firmalar arası B2B görüşmelerin son derece yoğun ve verimli geçtiği ifade edildi. Bu temasların, Türkiye-Belçika ekonomik ortaklığının güçlü ve çok boyutlu yapısını açık biçimde ortaya koyduğu vurgulandı. "Türkiye ve Belçika’nın ortak ekonomi anlayışı açısından güçlü şekilde örtüşen iki ülke olduğu vurgulandı" "Belçika Ekonomi Misyonu"nun, Belçika ile mevcut ekonomik, ticari ve stratejik iş birliğinin daha da derinleştirilmesi ve yüksek seviyelere taşınması bakımından adeta bir mihenk taşı olduğu ifade edilirken; Türk ve Belçikalı iş dünyası temsilcilerinin gün boyunca sergilediği yüksek düzeyli katılım ve etkileşimin, ilişkilerin dinamizmini ve geleceğe dönük potansiyelini bir kez daha ortaya koyduğu belirtildi. Türkiye ve Belçika’nın ortak ekonomi anlayışı ve küresel değer zincirlerine entegrasyon vizyonu açısından güçlü şekilde örtüşen iki ülke olduğu, bu ortak zeminin yeni iş birliği alanlarını daha görünür kıldığı kaydedildi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, program vesilesiyle Belçika Kraliçesi Mathilde’e, Belçikalı üst düzey mevkidaşlara ve "Belçika Ekonomi Misyonu" programına katılım sağlayan tüm Türk ve Belçikalı iş dünyası temsilcilerine teşekkürlerini ifade etti.
12 Mayıs 2026 Salı - 21:01 Iğdır’da "Azerbaycan Yatırım Fırsatları: Nahçıvan Bölgesinin Stratejik Avantajları" semineri Iğdır Üniversitesi’nde düzenlenen seminerde Nahçıvan’ın yatırım ve ticaret alanındaki stratejik avantajları ele alındı. Iğdır Üniversitesi Karaağaç Yerleşkesinde "Azerbaycan Yatırım Fırsatları: Nahçıvan Bölgesinin Stratejik Avantajları" semineri düzenlendi. Seminer, İstiklal Marşı ile Azerbaycan Milli Marşı’nın okunmasıyla başladı. Programa akademisyenler, öğrenciler ve davetliler katıldı. Seminerde konuşmacılar, Nahçıvan’ın jeopolitik konumu, lojistik avantajları, yatırım imkanları ve bölgenin ekonomik potansiyeli hakkında bilgiler verdi. Nahçıvan’ın Türkiye ile olan stratejik bağlantısına dikkat çekilen programda, özellikle ticaret, sanayi, tarım ve ulaştırma alanlarında önemli fırsatlar sunduğu ifade edildi. Katılımcılara Azerbaycan’daki yatırım süreçleri ve teşvikler konusunda da sunum yapıldı. Nahçıvan Ekonomi Bakanı Kazım Hüseyneliyev, konum olarak Iğdır ve Nahçıvan’ın stratejik önemine değinerek, "Iğdır Azerbaycan ve Nahçıvan için çok önemli bir şehirdir. Yaşı müsait olanlar iyi hatırlar, 1990’lı yıllarda, Azerbaycan bağımsızlığı yeni kazandığı zaman çok çetin durumlar vardı. Aynı zamanda Azerbaycan’ın ayrılmaz parçası olan Nahçıvan’da da ekonomik durum iyi değildi. O zaman Nahçıvan’da halkın talebiyle Yüksek Meclis Başkanlığına Haydar Aliyev seçildi. Onun büyük tecrübesi sayesinde Nahçıvan bu çetin durumlardan kurtuldu" dedi. Nahçıvan’ın ekonomik gelişim sürecinde Türkiye ile Iğdır’ın büyük katkıları olduğunu ifade eden Hüseyneliyev, "Bunun en büyük vesilelerinden biri Türkiye ile sınır kapısının ve gümrük köprüsünün yapılması oldu. Bu köprü Nahçıvan için artık bir ümitti, aynı zamanda bu köprü üzerinden taşınan mallar Nahçıvan’ın ihtiyaçlarının karşılanmasında önemli bir rol oynamıştır. Elbette ki Nahçıvan bunu hiçbir zaman unutmamıştır" diye konuştu. Türk dünyası arasındaki bağın güçlendiğine dikkat çeken Hüseyneliyev, "Şahit oluyoruz ki son dönemlerde Türk devletleri arasında ilişkiler varlık gösteriyor. Türk dünyası arasındaki bu alaka Iğdır ve Nahçıvan aracılığıyla birleşiyor. Yani Türkiye’nin Türk dünyasına açılan bir kapısı da Nahçıvan’dır. Bu bizim birliğimizi ve beraberliğimizi biraz daha arttıran bir meseledir." dedi. Programa Iğdır Valisi Mustafa Fırat Taşolar, Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti Ekonomi Bakanı Kazım Hüseyneliyev, Iğdır Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Gürel, Azerbaycan’ın Türkiye’deki Ticaret Temsilcisi Tamerlan Tağıyev ile çok sayıda davetli katıldı.
12 Mayıs 2026 Salı - 19:37 Çerkezköy Ticaret ve Sanayi Odası heyeti, Polonya Varşova’da Çerkezköy Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çetin, Yönetim Kurulu Üyeleri ve Oda üyesi iş adamlarından oluşan heyet, Türkiye Cumhuriyeti Varşova Büyükelçisi Rauf Alp Denktaş’ı makamında ziyaret etti. Varşova Ticaret Müşaviri Nevra Genç ve Can Berat Özeri’in de katılımı ile gerçekleştirilen ziyarette Başkan Çetin, Çerkezköy Ticaret ve Sanayi Odası’nın faaliyetleri, üye potansiyeli, bölgenin üretim gücü ve sanayi altyapısı hakkında kapsamlı bilgiler verdi. Çerkezköy’ün Türkiye sanayisindeki stratejik konumuna dikkat çeken Başkan Çetin, bölgenin özellikle üretim, ihracat ve yatırım açısından önemli bir merkez haline geldiğini ifade etti. "Önemli katkı sağlayacak" Başkan Çetin konuşmasında, "Çerkezköy ve bölgemiz, güçlü sanayi altyapısı ve ihracat kapasitesiyle Türkiye ekonomisine önemli katkılar sunmaktadır. Polonya ile ticari ilişkilerin daha da geliştirilmesi, üyelerimiz için yeni iş birlikleri ve yatırım fırsatları oluşturacaktır. Bu tür temasların, karşılıklı ticaret hacminin artmasına önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz" dedi. Fikir alışverişinde bulunuldu Bölge ve Oda tanıtımının ardından Büyükelçi Rauf Alp Denktaş da Polonya’nın sanayi alanındaki gelişmişlik düzeyi, üretim kapasitesi ve ihracat odaklı ekonomik yapısı hakkında heyete bilgiler aktardı. Türkiye ile Polonya arasındaki ticari ilişkilerin güçlenerek devam ettiğini belirten Büyükelçi Denktaş, önemli iş birliği fırsatlarının bulunduğunu ifade etti. Program kapsamında ayrıca, üyelerin aktif şekilde rol alabileceği ithalat ve ihracat süreçleri değerlendirilirken, iki ülke arasındaki ticaret hacminin artırılmasına yönelik fikir alışverişinde bulunuldu. Başkan Çetin, nazik ev sahipliği ve değerli paylaşımlarından dolayı Büyükelçi Denktaş’a teşekkür ederek, gerçekleştirilen ziyaretin bölge iş dünyası adına verimli ve önemli bir temas olduğunu belirtti.
Beta Enerji, EIF Energy Expo 2025’te ‘Uçtan Uca Enerji Teknolojiler’ ile dikkat çekti
23 Ekim 2025 Perşembe - 10:14 Beta Enerji, EIF Energy Expo 2025’te ‘Uçtan Uca Enerji Teknolojiler’ ile dikkat çekti Türkiye’nin önde gelen enerji ekipmanları üreticilerinden Beta Enerji, bu yıl 19’uncusu düzenlenen EIF Energy Expo’da (Enerji Kongresi ve Fuarı) kapsamlı ürün gamı ve yenilikçi dijital uygulamalarıyla yer aldı. Enerji sektörünün en önemli uluslararası buluşmalarından biri olan 19. EIF Enerji Kongresi ve Fuarı İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirildi. 30 binden fazla yerli ve yabancı ziyaretçinin ağırlandığı fuarda 30 farklı oturum, 150’yi aşkın yerli ve yabancı uzman konuşmacı yer aldı. Elektrifikasyon sektöründeki uçtan uca üretim anlayışını fuar ziyaretçileriyle paylaşan Beta Enerji yağlı tip ve kuru tip transformatörleri, orta-yüksek gerilim anahtarlama ürünleri ile standında yoğun ilgi gördü. Teknoloji, müzik ve yapay zekayı bir araya getiren fuar deneyimi Elektrifikasyon sektöründe ihtisaslaşmış yapısıyla öne çıkan ve Türkiye’nin önde gelen transformatör üreticilerinden Beta Enerji, bu yıl EIF’te yalnızca ürünleriyle değil, yenilikçi fuar deneyimiyle de öne çıktı. Beta Enerji’nin fuar girişinde kurduğu 360 derece video alanı, ziyaretçilerin fuardaki en enerjik anlarını kaydetmelerine imkan tanıdı. Ayrıca şirketin yapay zeka tabanlı dijital asistan robotu "BetaBot", ziyaretçilerin sorularını yanıtlayarak interaktif bir deneyim sundu. Sanatı teknolojiyle buluşturmak isteyen Beta Enerji, Beta Enerji Filarmoni Orkestrası (BEFO) üyelerinden oluşan bir ekiple fuar alanında mini performanslar gerçekleştirdi. Maskot karakteriyle ziyaretçilerle eğlenceli anlar yaşatan Beta Enerji, katılımcılara keyifli bir fuar deneyimi sundu. Fuar boyunca gerçekleştirilen B2B görüşmeler, yeni iş birliklerine zemin hazırlarken, Beta Enerji ürünlerine olan uluslararası ilgiyi de artırdı. Yeni kampüs, yeni dönem: ‘Avrupa’nın en büyük Enerji ve Teknoloji Tesisi’ EIF 2025 kapsamında düzenlenen "Enerjide Milli Teknoloji - Neler Yapılmalı?" başlıklı panelde konuşan Beta Enerji Yönetim Kurulu Üyesi ve İcra Kurulu Başkanı Yusuf Cenk Dağsuyu, küresel enerji dönüşümünün getirdiği fırsat ve sorumluluklara dikkat çekerek, "Elektrifikasyon sektörünün bir paydaşı olarak artan nüfus, elektrikli araç kullanımı, veri merkezleri ve yapay zeka uygulamalarıyla birlikte enerji talebi dünya genelinde hızla artıyor. Bu talebi karşılamak için yeni yatırımlara yöneldik ve Beta Enerji ve Teknoloji Kampüsü’nü hayata geçirdik. Bu tesis, yalnızca üretim kapasitemizi değil, ülkemizin enerji bağımsızlığına katkı sağlayacak teknolojik gücümüzü de temsil ediyor. Nisan 2025’te faaliyete geçen kampüsümüz, 2026 sonunda tam kapasiteyle üretime geçecek. Toplam 120 bin metrekare alana yayılan ve 130 milyon dolar yatırım ile hayata geçirilen bu tesis, Avrupa’nın tek çatı altında en büyük entegre enerji ve teknoloji üretim kampüslerinden biri olacak" dedi. "Enerjide milli teknoloji, artık bir tercih değil zorunluluktur" Dağsuyu, konuşmasında ayrıca sürdürülebilir dönüşüm ve dijitalleşmenin ancak güçlü bir enerji altyapısı ve yerli teknolojiyle mümkün olacağını vurgulayarak, "Enerji ekipmanları, sürdürülebilir ve dijital dönüşümün görünmeyen omurgasıdır. Verimlilik ve yenilik ancak bu altyapı doğru konumlandığında gerçekleşebilir. Bu nedenle enerjide ve teknolojide yerli üretim bir tercih değil, zorunluluktur. Enerji sektöründeki en kritik unsur nitelikli insan kaynağıdır. Yeni kampüsümüzü planlarken yalnızca üretimi ve teknolojiyi değil, insanı da merkeze aldık. 20 bin metrekarelik sosyal alan içerisinde; konaklama tesislerinden spor alanlarına, sinema salonlarından kütüphane ve kreşe kadar birçok yaşam alanı tasarladık. Çünkü tesis, makine ve teknoloji kadar, o teknolojiyi geliştiren insan da bu dönüşümün temelidir"" ifadelerini kullandı.
Ticaret Bakanlığı’ndan 288 milyon liralık lüks araç operasyonu
23 Ekim 2025 Perşembe - 10:07 Ticaret Bakanlığı’ndan 288 milyon liralık lüks araç operasyonu Ticaret Bakanlığı İstanbul Gümrük Muhafaza ekipleri tarafından gerçekleştirilen operasyonda, sahte faturalarla değeri düşük gösterilen 10 lüks araç ele geçirdi. Ticaret Bakanlığı İstanbul Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütülen operasyon kapsamında, Yeşilköy Gümrük Müdürlüğü kayıtlarında bulunan 9 lüks aracın değerlerinin, sahte faturalarla düşük gösterildiği tespit edildi. Ticaret Bakanlığı, Türkiye Yüzyılı-Ticaretin Yüzyılı vizyonu doğrultusunda, ticarette güvenliğin sağlanması ve kaçakçılıkla etkin mücadele çalışmalarına devam ettiğini belirtti. Bakanlıktan yapılan açıklamada, İstanbul Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü tarafından yapılan incelemelerde sahte belgelerle araç değerleri düşük gösterilerek 46 milyon liralık kamu zararına yol açılmasının önüne geçildiği ifade edildi. Bu çerçevede toplam 288 milyon lira değerinde 10 lüks araca el konuldu. Olayla ilgili soruşturma, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde devam edildiği bildirilirken, Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza Teşkilatı’nın, Türkiye’nin ekonomik çıkarlarının ve güvenliğinin korunması, haksız rekabetin önlenmesi ve dürüst ticaret erbabının haklarının muhafazası hedefiyle yürüttüğü kaçakçılıkla mücadele çalışmalarına kararlılıkla devam edeceği bildirildi.
Ticaret Bakanlığı’ndan 288 milyon liralık lüks araç operasyonu
23 Ekim 2025 Perşembe - 10:05 Ticaret Bakanlığı’ndan 288 milyon liralık lüks araç operasyonu Ticaret Bakanlığı İstanbul Gümrük Muhafaza ekipleri tarafından gerçekleştirilen operasyonda, sahte faturalarla değeri düşük gösterilen 10 lüks araç ele geçirdi. Ticaret Bakanlığı İstanbul Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekiplerince yürütülen operasyon kapsamında, Yeşilköy Gümrük Müdürlüğü kayıtlarında bulunan 9 lüks aracın değerlerinin, sahte faturalarla düşük gösterildiği tespit edildi. Ticaret Bakanlığı, Türkiye Yüzyılı-Ticaretin Yüzyılı vizyonu doğrultusunda, ticarette güvenliğin sağlanması ve kaçakçılıkla etkin mücadele çalışmalarına devam ettiğini belirtti. Bakanlıktan yapılan açıklamada, İstanbul Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü tarafından yapılan incelemelerde sahte belgelerle araç değerleri düşük gösterilerek 46 milyon liralık kamu zararına yol açılmasının önüne geçildiği ifade edildi. Bu çerçevede toplam 288 milyon lira değerinde 10 lüks araca el konuldu. Olayla ilgili soruşturma, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde devam edildiği bildirilirken, Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza Teşkilatı’nın, Türkiye’nin ekonomik çıkarlarının ve güvenliğinin korunması, haksız rekabetin önlenmesi ve dürüst ticaret erbabının haklarının muhafazası hedefiyle yürüttüğü kaçakçılıkla mücadele çalışmalarına kararlılıkla devam edeceği bildirildi.
Yer altındaki 3 kaçak trafo yapay zeka entegre edilmiş dronla tespit edildi
23 Ekim 2025 Perşembe - 10:05 Yer altındaki 3 kaçak trafo yapay zeka entegre edilmiş dronla tespit edildi Dicle Elektrik, Şanlıurfa’da Tarım ve Orman Bakanlığı’nın mısır ekimi yasağına rağmen kaçak sulama yapan çiftçilerin yer altına gizlediği 3 kaçak trafoyu dron destekli kontrollerle ortaya çıkardı. Yaklaşık 250 hanenin elektrik ihtiyacını karşılayabilecek kapasitedeki trafolar için savcılığa suç duyurusunda bulunuldu. Dicle Elektrik, sorumluluk bölgesinde kaçak elektrik kullanımını önlemeye yönelik çalışmalarına devam ediyor. Bu kapsamda Şanlıurfa’da kaçak trafo tespitine yönelik havadan denetimler yapan şirket, yapay zeka destekli dronlarıyla tarım arazilerinde kaçak kullanım tespit etti. Viranşehir ilçesindeki kırsal mahallelerde yapılan kontrollerde, mısır ekimi yasağının delinerek sulama amacıyla kullanılan yer altına gizlenmiş 3 adet kaçak trafoya ulaşıldı. Yüksek enerji çekişiyle hem şebekeye zarar veren hem de diğer abonelerin hizmet kalitesini düşüren kaçak trafolara el konulması için Dicle Elektrik tarafından savcılığa suç duyurusunda bulunuldu. Kaçak trafolar yerin altında gizlense dahi bulunuyor Dicle Elektrik’in yapay zeka destekli dron filosu, Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesine bağlı Kızlarsarayı ve Samanlı mahallelerinde gerçekleştirilen kontrollerde yer altına gömülerek üzeri taş, toprak ve sulama borularıyla kapatılmış iki ayrı kaçak trafoyu ortaya çıkardı. Her biri 160 KVA gücünde olan bu trafolarla toplam 250 dönüm mısır tarlasının yasa dışı şekilde sulandığı tespit edildi. Aynı bölgede yer alan Yayık Mahallesi’nde yapılan yer kontrolünde ise kayalar altına gizlenmiş ve üstü taşlarla kamufle edilmiş bir başka kaçak trafo daha bulundu. Bu trafoyla ise 50 dönüm arazinin sulandığı belirlendi. Toplam güçleri 480 KVA olan üç kaçak trafonun yaklaşık 250 hanenin elektrik ihtiyacını karşılayabilecek kapasitede olduğu kaydedildi. "Kaçak kullanım, kamu kaynaklarının israfıdır" Konuya ilişkin değerlendirme yapan Dicle Elektrik Genel Müdürü Yaşar Arvas, "Yalnızca kaçak elektrikle değil, aynı zamanda doğanın, tarımın ve kamu kaynaklarının bilinçsizce kullanımına karşı da mücadele veriyoruz. Bu, enerji şirketi olmanın yanı sıra topluma karşı sorumluluğumuzun da bir gereğidir. Zira kaçakla mücadele, kaynak israfına karşı sürdürülen bir kamu hizmetidir" ifadelerini kullandı.
İzmir’in yeni rotası Filipinler
23 Ekim 2025 Perşembe - 10:05 İzmir’in yeni rotası Filipinler Ege’nin ihracat başkenti İzmir, ticaret ağını Güneydoğu Asya’ya genişletiyor. İzmir iş dünyasının yeni hedefi, hızla büyüyen ekonomisi ve stratejik konumuyla öne çıkan Filipinler olacak. Filipinler Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Henry S. Bensurto Jr.’nin İzmirli firmaları 7-15 Aralık 2025 tarihleri arasında gerçekleşecek "Tara Na Sa Pinas" etkinliğine davet ettiğini belirten İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cemal Elmasoğlu, etkinlik kapsamında düzenlenecek ikili iş görüşmelerinden önemli iş birlikleri doğabileceğine dikkat çekti. Büyükelçi’den İzmir Ticaret Odasına ziyaret Filipinler Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Henry S. Bensurto Jr. ile Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı ve Filipinler Cumhuriyeti Genel Konsolosu Ender Yorgancılar, İzmir Ticaret Odası’nı ziyaret etti. İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cemal Elmasoğlu’nun ev sahipliği yaptığı ziyarete, İzmir Ticaret Odası Meclis Başkan Yardımcısı Mehmet Tahir Özdemir ve Meclis Katip Üyesi Ali Yaramışlı katıldı. Hem turizm, hem iş ziyareti Ziyaret kapsamında, 7-15 Aralık 2025 tarihleri arasında Filipinler’de, Türkiye, özellikle de İzmir ile ilişkileri geliştirmek amacıyla gerçekleştirilmesi planlanan "Tara Na Sa Pinas" (Let’s Go to the Philippines) etkinliği hakkında sunum yapıldı. 8 gece 7 gün sürecek bu etkinliğin, "yarı turizm - yarı iş" niteliğinde olacağını belirten Büyükelçi Bensurto, program kapsamında İzmirli ve Filipinli firmaları bir araya getirecek ikili iş görüşmelerine de yer verileceğini vurguladı. Büyükelçi Bensurto, Türk vatandaşlarının Filipinler’e 30 günü aşmamak kaydıyla vizesiz seyahat edebildiklerini hatırlatarak, bu etkinlik kapsamında vize sorunu yaşanmayacağını ifade etti. Elmasoğlu: Önemli bir fırsat Türkiye ile Filipinler arasındaki ticari ilişkilerin coğrafi mesafe ve lojistik dezavantaja rağmen artan bir ivme gösterdiğine dikkat çeken İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Sayın Cemal Elmasoğlu, "İki ülke arasında özellikle savunma, tarım, elektronik gibi sektörlerde fırsatlar olduğunu görüyoruz. Bu anlamda Sayın Büyükelçi’nin detaylarını paylaştığı etkinliği önemli bir adım olarak değerlendiriyoruz. Oda olarak kentimizin yeni pazarlara açılması için yapılacak çalışmaları desteklemek önceliklerimiz arasında yer alıyor. Vize anlamında da sorun yaşayamayacağımız Filipinler’de İzmirli firmalarımızın önemli bir avantaja sahip olacağı kanaatindeyiz" dedi. Ziyaret kapsamında, İzmir Ticaret Odası’nda bir Filipinler Ülke Tanıtım Etkinliği ve İkili İş Görmeleri düzenlenmesi ve etkinlik sonrasında iki ülke arasında Kardeş Oda Anlaşması imzalanması konularına ilişkin görüş alışverişinde bulunuldu.
Garanti BBVA ve Be Node’tan Türkiye’de gençlerin finansal alışkanlıklarına dair yeni araştırma
23 Ekim 2025 Perşembe - 09:47 Garanti BBVA ve Be Node’tan Türkiye’de gençlerin finansal alışkanlıklarına dair yeni araştırma Garanti BBVA, Be Node ve Türkiye Bilişim Vakfı iş birliğiyle hayata geçirilen yeni araştırma, gençlerin teknolojiyle kurduğu güçlü bağı ve finansal okuryazarlıkta destek ihtiyacını ortaya koyuyor. Veriler, geleceğin finansal dünyasında gençlere rehberlik etmenin önemini bir kez daha vurguluyor. Garanti BBVA’nın, Be Node (Başlangıç Noktası) ve Türkiye Bilişim Vakfı iş birliğiyle yürüttüğü "Türkiye’de Gençler İçin Finansal Teknolojinin Rolü" araştırması, Türkiye’de gençlerin finansal alışkanlıklarını ve dijital finans teknolojilerine bakışını ortaya koydu. Faruk Eczacıbaşı liderliğinde yürütülen Be Node Research projesi; sivil toplum, akademi ve özel sektörü bir araya getirerek yurtdışında ve Türkiye’de görev yapan akademisyenlerin ortak katkısıyla hayata geçirildi. Proje, beyin göçünün olumsuz etkilerini tersine çevirmeyi ve bilgi üretimini uluslararası iş birliğiyle desteklemeyi hedefliyor. Gençlerin finansal erişimi yüksek, aktif katılım sınırlı Araştırmadan çıkan sonuçlara göre gençlerin yüzde 95’i banka hesabına sahip olmasına rağmen, tasarruf ve yatırımlar söz konusu olduğunda sınırlı kalıyor ve yalnızca yarısı hesaplarını düzenli kullanıyor. Tasarruf oranı yüzde 16, yatırım hesabı sahipliği ise yüzde 33 seviyesinde. Bu tablo, gençlerin finansal sisteme erişiminin güçlü, ancak finansal farkındalığının gelişmeye açık olduğunu gösteriyor. Teknoloji, gençlerin bankacılık tercihini belirliyor Gençlerin yüzde 71’i teknolojisi güçlü, kolay erişilebilir bankaları, yüzde 80’i ücretsiz para transferi, yüzde 59’u düşük işlem ücreti sunan kurumları tercih ediyor. Mobil bankacılık, açık ara en çok kullanılan kanal olarak öne çıkıyor. Gençlerin yüzde 84’ü genç bankacılık işlemlerini cep telefonundan gerçekleştiriyor. Garanti BBVA, gençlerin eğilimleri ve tercihleri sebebiyle, bankanın mobil uygulaması içerisinde gençlere sunduğu ayrıcalıklar için özel bir alan oluşturuldu. Burada sadece bankacılık hizmetleri değil; kültür-sanat, kariyer ve eğitim alanında pek çok fırsatlar sunuluyor. Yine gençlerin sıklıkla tercih ettikleri markalarla işbirlikleri sayesinde indirim fırsatları da bulunuyor. Ayrıca gençler için ücretsiz para transferi bir tercih sebebi olduğundan, ilk kez Garanti BBVA Genç Dünyası’na katılanlara 6 ay boyunca para transferlerinde ücret alınmıyor. Fintek kullanımında hızlı artış, güvenlik hâlâ öncelik Mobil ödemeler yoluyla fintek kullanımı 2014’te yüzde 3 iken 2021’de yüzde 49’a yükseldi. Ancak gençlerin üçte biri siber güvenlik ve gizlilik konusunda temkinli. Fintek’in sunduğu kolaylıklar arasında hesap yönetiminde pratiklik (yüzde 58) ve finansal özgüven kazandırma (yüzde 46) öne çıkıyor. "Gençler teknolojiyi biliyor ama finansal farkındalıkta hâlâ gelişime açık" Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Ceren Acer Kezik, araştırmayla ilgili şunları söyledi: "Garanti BBVA olarak gençlerle kurduğumuz bağın merkezinde her zaman empati, anlayış ve birlikte ilerleme var. Bu araştırma, gençlerin teknolojiye erişim ve dijital alışkanlıklar açısından son derece güçlü olduklarını; ancak bu erişimin anlamlı bir katılıma dönüşmesi için daha fazla destek ve finansal farkındalığa ihtiyaç duyduklarını açıkça ortaya koyuyor. Gençlerin finansal yolculuklarının her adımında rehber olmayı, ihtiyaçlarını sezgisel biçimde anlamayı ve hayatlarını kolaylaştıran çözümler sunmayı hedefliyoruz. Araştırma, gençlerin dijital kanallara güven duyduğunu açıkça gösteriyor. Biz de bu güveni destekleyen çözümler geliştiriyoruz. Onlara yönelik çalışmalarımızı "geleceğe yön veren, değer katan finansal deneyim" anlayışıyla sürdürüyoruz. Finansal okuryazarlığı artırmak, gençlerin dijital araçlarla güven içinde ilerlemesini sağlamak ve finansal özgüvenlerini desteklemek en önemli önceliklerimiz arasında. Fintek ekosistemine verdiğimiz destekle gençlerin dijital finans dünyasında daha özgüvenli hareket etmelerini sağlıyoruz; tıpkı araştırmada belirtildiği gibi, finteklerin finansal özgüven kazandırdığı bir dönemde biz de bu sürecin parçası olmayı sürdürüyoruz. Amacımız, gençlerin yalnızca bugünün değil, geleceğin finansal dünyasında da güçlü bireyler olarak yer almalarını sağlamak. Onları dinliyor, ihtiyaçlarını anlıyor ve hayatlarını kolaylaştıran çözümler geliştiriyoruz."
Pancar üretiminde düşüş şeker arzında sorun oluşturmayacak
23 Ekim 2025 Perşembe - 09:36 Pancar üretiminde düşüş şeker arzında sorun oluşturmayacak Bu yıl pancar üretimindeki düşüşe rağmen mevcut stoklar dolayısıyla şeker arzında bir sorun yaşanması beklenmiyor. TÜİK’e göre bu yıl yüzde 6,5 rekolte düşüşüşle 21,5 milyon tona gerileyecek ancak sahadaki ve tarladaki durum üretimin daha da az olacağını gösteriyor. Özellikle sıcak geçen bir yaz ve yağışsızlık daha ciddi verim kayıplarına yol açacak. Pancar Şekeri Üreticileri Derneği Başkanı Orhan Can, katıldığı bir programda, iklimle ilgili sorunlar olduğunu belirterek, kuraklık ve aşırı sıcakların verimi olumsuz etkilediğini söyledi. Pancar üretimindeki azalışa rağmen 2025-2026 döneminde şeker arzıyla ilgili herhangi bir sorun çıkmayacağını dile getiren Can, "Sektör paydaşlarından aldığımız bilgilere göre arz sorunu yaşamayacağız." dedi. Asıl sorunun, üzerinde durulması gereken konunun kayıt dışılık olduğuna dikkati çeken Can, "Şekerin yerine geçebilecek ikame edilebilecek tatlandırıcılar şekerin yerine ikame edildiği zaman hem sektörün geleceği hem de halk sağlığı açısından büyük tehdit. Gıda kodeksiyle, kanuni düzenleme ve etkin denetimle bunun önüne geçilebilir." diye konuştu. Tarım ve Orman Bakanlığı Şeker Dairesi Başkanı Mümtaz Sinan da şeker ihtiyacının tamamen yurt içinden karşılandığını dile getirerek, "Şeker stok fazlalığı dolayısıyla 2025 mayıstan itibaren dahilde işleme rejimi kapsamında şeker ithalatı durduruldu. Beklentimiz pancar rekoltesinde düşüş olacak. Geçmişten gelen 560 bin ton stok şekerin varlığı dolayısıyla, piyasada herhangi bir dalgalanma ya da arz sorunu beklemiyoruz" ifadesini kullandı.
EGİAD üyelerine, finansal yönetimin stratejik önemi anlatıldı
23 Ekim 2025 Perşembe - 09:32 EGİAD üyelerine, finansal yönetimin stratejik önemi anlatıldı Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), İş Geliştirme Komisyonu koordinasyonunda gerçekleştirdiği "CFO Gibi Düşünmek" başlıklı panelle, iş dünyasında finansal yönetimin stratejik önemine dikkat çekti. Finansal okuryazarlığın, risk yönetiminin ve veri odaklı karar alma kültürünün masaya yatırıldığı etkinlikte, katılımcılar finansın yalnızca bir sayılar bütünü değil, aynı zamanda şirketlerin sürdürülebilir büyümesinin temeli olduğu konusunda birleşti. Etkinliğe Batı Anadolu Şirketler Topluluğu İcra Kurulu Üyesi ve Mali İşler Grup Başkanı Reşat Bağış Güngör, Göztepe Sportif Yatırımlar A.Ş. CFO’su Dr. Emre Can konuşmacı olarak katıldı. Panelin moderatörlüğünü ise EGİAD Yönetim Kurulu Saymanı ve İlke Endüstriyel Boyama Sistemleri ve Otomasyon A.Ş. Yönetici Ortağı Açelya Baç Uçar üstlendi. Finansal okuryazarlık, liderliğin yeni dili Panelin açılış konuşmasını yapan EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı M. Kaan Özhelvacı, finansal yönetim bilincinin iş dünyasının en kritik liderlik yetkinliklerinden biri haline geldiğini vurguladı. Özhelvacı konuşmasında şu ifadeleri kullandı: "Günümüzde şirketlerin başarısı ve sürdürülebilir büyümesi, etkin mali yönetim ve uygulanan güçlü finansal stratejilerle doğrudan bağlantılıdır. Finansal açıdan doğru bir yaklaşım, olası riskleri önceden fark etmenizi, fırsatları zamanında değerlendirmenizi ve uzun vadeli büyümeyi güvence altına almanızı sağlar. Bu bakış açısını kazanmak, her yöneticinin stratejik karar alma yeteneğini güçlendirmesi açısından hayati önem taşır." Özhelvacı, küresel ölçekte CFO rollerinin yalnızca finansal raporlama ile sınırlı kalmadığını, dijital dönüşüm, sürdürülebilirlik ve insan kaynağı yönetimi gibi alanları da kapsayan stratejik bir liderlik anlayışına dönüştüğünü belirterek, "Bugün dünyada finans liderlerinin rolleri dönüşüyor. Araştırmalar, CFO’ların yalnızca raporlama yapan değil; teknolojiyi, insan kaynağını ve sürdürülebilirliği yöneten çok boyutlu liderlere dönüştüğünü gösteriyor. Deloitte’un 2025 verilerine göre, CFO’ların yüzde 72’si veri odaklı dijital dönüşüm başlatmış durumda. Ancak aynı zamanda CFO’ların yalnızca yüzde 26’sı ‘şu an risk alma zamanı’ diyor. Bu da gösteriyor ki, finansal kararlar hem büyüme hem de sürdürülebilirlik arasında denge kurma becerisi gerektiriyor." dedi. Risk yönetimi artık bir zorunluluk Kaan Özhelvacı konuşmasında, son yıllarda küresel ölçekte yaşanan finansal kriz örnekleri üzerinden güçlü mali yönetim sistemlerinin önemine de dikkat çekerek, "Finansal yönetim hatalarının sonuçları çok ağır olabiliyor. 2023’te Silicon Valley Bank’ın ani iflası, yetersiz likidite yönetiminin tüm sektörü nasıl sarstığını gösterdi. Benzer şekilde 47 milyar dolar değerlemeye ulaşan WeWork, kontrolsüz borçlanma ve dengesiz nakit yönetimi nedeniyle iflas koruma talebinde bulundu. Türkiye’de de yüksek faiz ortamı ve bozulmuş nakit akışı nedeniyle konkordato ilan eden birçok büyük ölçekli şirket gördük. Bu örnekler bize finansal planlamanın yalnızca büyüme değil, sürdürülebilirlik için de hayati olduğunu gösteriyor." diye konuştu. EGİAD Başkanı, şirketlerin finansal süreçlerinde şeffaflık, likidite planlaması ve uzun vadeli finansal stratejilerin kurumsal yönetimin temel bileşeni haline gelmesi gerektiğini de vurguladı. Özhelvacı, finansal okuryazarlığın yalnızca finans yöneticileri için değil, her düzeyde yönetici için bir gereklilik haline geldiğini ifade ederek, EGİAD’ın bu alandaki farkındalığı artırma hedefini şu sözlerle anlattı: "EGİAD olarak üyelerimizin sadece bugünün değil, geleceğin iş dünyasında da rekabet avantajı kazanabilmesi için çalışıyoruz. Finansal okuryazarlığı çağımızın en önemli liderlik yetkinliklerinden biri olarak görüyoruz. Üyelerimizin finansal veriye dayalı kararlar alabilmesi, risklerini doğru yönetebilmesi ve stratejik finans vizyonuna sahip olması, hem kendi şirketlerinin hem de ülke ekonomisinin sürdürülebilir büyümesine katkı sağlayacaktır." Sektörün deneyimli CFO’larından ilham veren değerlendirmeler Panelin moderatörlüğünü üstlenen Açelya Baç Uçar, finansal yönetimin sanayi ve üretim süreçleriyle doğrudan ilişkisine dikkat çekerek, finansal disiplinin rekabet avantajı üzerindeki etkisini değerlendirdi. Reşat Bağış Güngör, sanayi ve yatırım sektörlerinde uzun yıllara dayanan deneyimiyle, mali disiplinin çok paydaşlı yapılarda sürdürülebilirliği nasıl desteklediğini anlattı. Dr. Emre Can, spor ve medya sektörlerinde dijitalleşme ile finansal yapılanmanın birleştiği noktalara değinerek, veri temelli karar süreçlerinin şirket performansında yarattığı farkı örneklerle aktardı.