Son Dakika
|
Bıçaklı saldırıya uğrayan taksici dehşet anlarını anlattı!
Niğde’de 27 öğrenci yedikleri yemekten rahatsızlandı
Emeklilerin bayram ikramiyelerinin hesaplara yatacağı tarih belli oldu
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 'Dünya Çiftçiler Günü Programı'nda açıklamalar
Özkan Yalım yeni bir ek ifade vermek üzere Çağlayan Adliyesine götürüldü
Sarıyer’de İETT otobüsü alev topuna döndü
İzmir’de taksiciye bıçaklı gasp girişimi araç kamerasında
Adalet Bakanı Gürlek: "15 bin sözleşmeli personel alımı yapacağız"
Şarkıcı Yusuf Güney adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı
İstanbul merkezli 16 ilde DEAŞ operasyonu
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Galatasaray’ın Uruguaylı yıldızı Torreira’ya yumruklu saldırı
Yaş çay alım fiyatı 35 lira olarak belirlendi
Vali Tavlı’dan sel açıklaması: "Can kaybı ve yaralanma yok, iş yerlerinde zararlar mevcut"
Dışişleri Bakanı Fidan, Katar Türk Okulu'nun inşaatını ziyaret etti
Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde "Mukaddes emanetler" sergisi ziyarete açıldı
Manavgat’da ’pes’ dedirten görüntü cezasız kalmadı
Niğde’de 27 öğrenci yedikleri yemekten rahatsızlandı
EKONOMİ
Muş’ta hayvan pazarlarında beklenen hareketlilik yaşanmıyor
12 Mayıs 2026 Salı - 23:12:13
Kurban Bayramı’na sayılı günler kala Muş’taki hayvan pazarlarında beklenen hareketlilik yaşanmadı. Kurban Bayramı öncesinde satışların beklenen seviyeye ulaşmaması Muşlu besicileri endişelendirirken, üreticiler hem yerli hayvancılığın korunması hem de üreticinin ayakta kalabilmesi için destekleyici adımlar atılmasını talep etti. Hayvan pazarlarında önceki yıllara göre daha sakin bir ortamın hakim olduğunu belirten besicilerden Yavuz Tektimur, vatandaşların ekonomik nedenlerle daha düşük bütçeli kurban tercihine yöneldiğini dile getirdi. Tektimur, kurbanlık yetiştirmenin uzun ve maliyetli bir süreç olduğunu ancak emeklerinin karşılığını almakta zorlandıklarını belirterek, "Muş’ta hayvancılık yapıyorum. Ben atalarımdan, babalarımdan duyduğum kadarıyla kurban evin kapısında kesilir. Biz çocukken camiye gidip geldiğimizde, kişinin kurbanını kendi kapısının önünde kesip komşusuna, yakınındaki insanlara dağıtacağı yönünde bir anlayış vardı" dedi.
12 Mayıs 2026 Salı - 23:08
Yaş çay alım fiyatı 35 lira olarak belirlendi
Tarım ve Orman Bakanlığı, 2026 yılı yaş çay alım fiyatının kilogram başına 35 lira olarak belirlendiğini açıkladı.
12 Mayıs 2026 Salı - 22:59
2026 yılı yaş çay taban fiyatı 35 TL oldu
AK Parti Rize Milletvekili Harun Mertoğlu, "2026 yılı yaş çay alım fiyatı 35 TL olarak belirlenmiştir. ÇAYKUR tarafından gerekli açıklama bilahare yapılacaktır" dedi. Geçmişte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sonrasında dönemin Tarım ve Hayvancılık Bakanı tarafından açıklanan yaş çay taban fiyatı bu yıl AK Parti Rize Milletvekili Harun Mertoğlu tarafından açıklandı. Meclis kürsüsünde söz alan Milletvekili Mertoğlu, 2025 yılında 25 TL olarak açıklanan yaş çay taban fiyatının bu yıl 35 TL olduğunu dile getirdi. Mertoğlu, "AK Parti Rize Milletvekili yaş çay taban fiyatını meclis kürsüsünden açıkladı. Mertoğlu, "2026 yılı yaş çay alım fiyatı 35 TL olarak belirlenmiştir. ÇAYKUR tarafından gerekli açıklama bilahare yapılacaktır. Yıllık enflasyon oranının üzerinde yapılan bu artışla birlikte üreticimizin alın teri korunmuş, çay müstahsillerimizin yanında olunduğu bir kez daha ortaya konmuştur. Çay; Rize ve bölgemiz için sadece bir tarım ürünü değil; emeğin, bereketin ve geçimin adıdır. Her zaman üreticimizin yanında olan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a çay üreticilerimiz adına şükranlarımı sunuyorum" dedi.
12 Mayıs 2026 Salı - 21:16
Türkiye ile Belçika arasında 15 milyar dolarlık ticaret hedefi
"Türkiye-Belçika İş Forumu" İstanbul’da gerçekleştirildi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Maxime Prévot arasında "Türkiye ve Belçika arasında İkili Ticari İlişkilerin Geliştirilmesine İlişkin Bakanlık Ortak Açıklaması" imzalandı. Görüşmelerde, 2025 yılında 9,2 milyar dolara ulaşan ticaret hacminin, iki ülke ekonomilerinin tamamlayıcı özellikleri dikkate alınarak dengeli ve sürdürülebilir biçimde 15 milyar dolara çıkarılması hedefi vurgulandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetiyle, çok sayıda bakan ve 200 firmadan 400’den fazla Belçikalı iş insanı ile birlikte Türkiye’ye gelen Belçika kraliçesi Mathilde’in katılımlarıyla gerçekleştirilen "Belçika Ekonomi Misyonu" kapsamında, Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın katılımıyla İstanbul’da düzenlenen üst düzey temaslarda; Türkiye-Belçika ekonomik ve ticari ilişkilerinin stratejik boyutu kapsamlı şekilde ele alındı. Görüşmelerde; ticaret hacminin 15 milyar dolara yükseltilmesi, karşılıklı yatırımların artırılması, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve enerjiden savunma sanayiine, lojistikten dijital ve yeşil dönüşüme kadar birçok alanda iş birliğinin daha da güçlendirilmesi yönündeki güçlü irade bir kez daha teyit edildi. Ticaret Bakanı Bolat, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetleriyle Türkiye ye ziyaret eden Belçika Kraliçesi Mathilde ve beraberindeki Belçikalı Bakanlar, üst düzey yetkililer ve iş dünyası temsilcileri ile "Belçika Ekonomi Misyonu" kapsamında İstanbul’da bir dizi temas ve programa katıldı. "Ekonomik iş birliğinin daha da derinleştirilmesi yönündeki ortak irade teyit edildi" Program kapsamında Ticaret Bakanı Bolat, Belçika Kraliçesi Mathilde ile gerçekleştirdiği ilk görüşmede; Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri, Avrupa İşleri ve Kalkınma İşbirliği Bakanı Maxime Prévot, Dış Ticaret ve Savunma Bakanı Theo Francken, Brüksel-Başkent Bölgesi Bakan-Başkanı Boris Dillis, Flaman Bölgesi Başbakanı Mathias Diependaele ve Valon Bölgesi Başbakan Yardımcısı Pierre-Yves Jeholet’ün de katılımlarıyla, Türkiye-Belçika ekonomik iş birliği ve ticaret ilişkileri stratejik boyutlarıyla ele alındı. Taraflar, mevcut ekonomik iş birliğinin daha da derinleştirilmesi yönündeki ortak iradelerini bir kez daha teyit etti. "Türkiye ile Belçika arasındaki siyasi, diplomatik, ekonomik, ticari ve yatırım ilişkilerinin güçlü olduğu ve büyük bir gelişme potansiyeli taşıdığı vurgulandı" 2012 yılında gerçekleştirilen son Belçika Ekonomi Misyonu’nun ardından, 14 yıl sonra Belçika devletinin 200’ü aşkın Belçikalı şirketten 420 iş insanıyla yeniden Türkiye ye böylesine üst düzey bir ziyaret gerçekleştirmesi son derece önemli ve anlamlı olarak değerlendirildi. Türkiye ile Belçika arasındaki siyasi, diplomatik, ekonomik, ticari ve yatırım ilişkilerinin güçlü olduğu ve büyük bir gelişme potansiyeli taşıdığı vurgulandı. "Belçika Ekonomi Misyonu" kapsamında düzenlenen, Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın açılış konuşmasını gerçekleştirdiği, "Türkiye-Belçika İş Forumu"nun resmi açılış programı, Belçika Kraliçesi Mathilde başta olmak üzere Belçikalı üst düzey mevkidaşlar ve iş dünyası temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Açılışta, Türkiye ve Belçika’nın Avrupa ekonomisinin birbirini tamamlayan iki güçlü aktörü olduğu vurgulanarak; ticaret, yatırım, sanayi, enerji, dijital dönüşüm ve yeşil ekonomi başta olmak üzere tüm alanlarda iş birliğinin daha ileri taşınması yönündeki kararlılık ifade edildi. ‘Türkiye ve Belçika arasında İkili Ticari İlişkilerin Geliştirilmesine İlişkin Bakanlık Ortak Açıklaması’ imzalandı Türkiye-Belçika ekonomik ilişkilerinin yalnızca ticaret alanında değil; yatırım, teknoloji ve ortak imalat ekseninde de giderek daha derin ve nitelikli bir yapıya kavuştuğu memnuniyetle değerlendirildi. Enerji, lojistik, dijitalleşme, sağlık, savunma sanayi ve yeşil dönüşüm gibi alanlarda yeni iş birliği fırsatları kapsamlı şekilde ele alınırken, özellikle e-ticaret ve küresel tedarik zincirleri bakımından iki ülkenin birbirini tamamlayan güçlü yapısına dikkat çekildi. Program kapsamında, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Maxime Prévot arasında "Türkiye ve Belçika arasında İkili Ticari İlişkilerin Geliştirilmesine İlişkin Bakanlık Ortak Açıklaması" imzalandı. "Türkiye’nin üretim kapasitesi ve dinamik nüfusu ile stratejik konumunun sağladığı avantaj sayesinde önemli bir yatırım, teknoloji ve lojistik üssüdür" Türkiye ve Belçika’nın köklü ekonomik ilişkilerini yeni bir vizyonla daha da güçlendirme iradesini güçlü biçimde ortaya koyduğu belirtilirken; Türkiye’nin üretim kapasitesi, genç ve dinamik nüfusu ile stratejik konumunun sağladığı avantaj sayesinde önemli bir yatırım, teknoloji ve lojistik üssü olarak öne çıktığı ifade edildi. Belçika’nın Avrupa’daki güçlü lojistik ve finans ekosisteminin ise bu ortaklığı daha da kıymetli hale getirdiği vurgulandı. 2025 yılında 9,2 milyar doları aşan ticaret hacmi ve karşılıklı artan yatırımların stratejik ortaklığın sağlam temelini oluşturduğu, ortak hedefin ise ticaret hacmini dengeli ve sürdürülebilir şekilde 15 milyar dolara çıkarmak olduğu kaydedildi. "Bölgemizde yaşanan son gelişmeler, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin jeopolitik önemini gösteriyor" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Belçika Kraliçesi Mathilde ile Vahdettin Köşkü’nde bir araya geldi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın da katılım sağladığı görüşmede; Türkiye ile Belçika ikili ilişkileri ile bölgesel ve küresel konular ele alındı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ve Belçika’nın ticari ilişkilerden savunma sanayiine, enerjiden tarıma kadar birçok alanda iş birliği potansiyeli bulunduğunu, ilişkileri geliştirmek için adımlar atmaya devam edeceklerini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca, bölgede yaşanan son gelişmelerin Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin jeopolitik önemini bir kez daha gösterdiğini, tam üyeliğimize kadar geçecek süreçte Gümrük Birliği’nin yeni koşullara göre güncellenmesinin öncelikli başlıklardan biri olduğunu ve AB’nin savunma girişimlerine katılımımızın müşterek menfaat gereği olduğunu vurguladı. "Belçika Ekonomi Misyonu" kapsamında İstanbul’da düzenlenen "Yatırım Öğle Yemeği" programında da Belçika Kraliçesi Mathilde, Belçikalı üst düzey mevkidaşlar ile Türk ve Belçikalı iş dünyasının önde gelen temsilcileri bir araya geldi. Toplantıda, iki ülke arasındaki 9,2 milyar dolarlık toplam ticaret hacminin yanı sıra yatırım potansiyelinin daha etkin değerlendirilmesine yönelik fırsatlar ele alındı. "İlişkilerin artık tek yönlü değil; karşılıklı ve dengeli bir yapıya ulaşıldığı ifade edildi" 719 Belçikalı firmanın Türkiye’de yaklaşık 5 milyar dolar tutarında doğrudan yatırım gerçekleştirmesi ve Belçika’nın Türkiye’ye yatırım girişlerinde 8. sırada yer almasının önemine dikkat çekildi. Türk firmalarının ise Belçika’da 750 milyon dolarlık yatırımla, Belçika’yı Avrupa Birliği ülkelerine yönelik ticari faaliyetlerinde üs olarak değerlendirmelerinin önemli olduğu ifade edildi. Toplantıda ayrıca, Türkiye’nin yatırım reform süreciyle birlikte ortaya çıkan yeni fırsatlar ve Türk yurtdışı müteahhitlik sektörünün uluslararası tecrübesi çerçevesinde Belçika’da ve üçüncü ülkelerde geliştirilebilecek iş birlikleri değerlendirildi. Lojistik, enerji, petrokimya, sağlık, inşaat ve sanayi gibi stratejik sektörlerde karşılıklı yatırımların artmasının, ilişkilerin artık tek yönlü değil; karşılıklı ve dengeli bir yapıya ulaştığını açıkça ortaya koyduğu ifade edildi. Türkiye-Belçika ekonomik ilişkilerinin yalnızca ticaret hacmiyle değil; karşılıklı yatırımlar, ortak projeler ve entegre üretim ağlarıyla daha ileri seviyeye taşınmasının hedeflendiği vurgulandı. "Türkiye, Avrupa’nın güvenlik ve ekonomi mimarisi açısından vazgeçilmez stratejik bir ortak" Günün devamında, Belçika Kraliçesi Mathilde’in himayelerinde düzenlenen "Belçika Ekonomi Misyonu" kapsamında Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Maxime Prévot, Dış Ticaretten Sorumlu Savunma Bakanı Theo Francken ve beraberindeki Belçikalı Bakanlarla gerçekleştirilen görüşmede, Türkiye-Belçika ekonomik ilişkilerinin stratejik derinliği ve geleceğe dönük ortak vizyon kapsamlı biçimde ele alındı. 200’e yakın Belçikalı şirketten 400’ü aşkın iş insanının katılımıyla gerçekleştirilen kapsamlı ekonomi misyonunun, mevcut ekonomik, ticari ve stratejik iş birliğini daha da derinleştirmeyi hedeflediği belirtilirken; Türkiye’nin Avrupa’nın güvenlik ve ekonomi mimarisi açısından vazgeçilmez ve Belçika için stratejik bir ortak olduğu birlikte teyit edildi. "Ticaret hacminin 15 milyar dolara çıkarılması hedefi vurgulandı" Görüşmelerde, 2025 yılında 9,2 milyar dolara ulaşan ticaret hacminin, iki ülke ekonomilerinin tamamlayıcı özellikleri dikkate alınarak dengeli ve sürdürülebilir biçimde 15 milyar dolara çıkarılması hedefi vurgulandı. Belçika’nın Türkiye’de 5 milyar dolarlık yatırımları ve 719 Belçikalı şirketin ülkemizdeki varlığı ekonomik entegrasyonun somut göstergesi olarak değerlendirildi. Karşılıklı yatırımların artırılması ve üçüncü ülkelerde ortak proje geliştirilmesi imkanları ele alınırken, "Türkiye-Belçika JETCO III. Dönem Toplantısı"nın 2027 yılında Brüksel’de gerçekleştirilmesi konusunda mutabakata varıldı. "‘Made in EU’ düzenlemesi kapsamlı şekilde ele alındı" Enerji, lojistik, ulaştırma, bilgi-iletişim teknolojileri, sağlık, savunma sanayi ve yeşil dönüşüm alanlarında iş birliği potansiyeli değerlendirilirken; Avrupa Birliği ve küresel tedarik zincirleri bakımından Türkiye ile Belçika’nın birbirini tamamlayan güçlü yapısına dikkat çekildi. Görüşmelerde ayrıca, Avrupa Birliği sanayi politikalarının geleceği açısından önem taşıyan "Made in EU" düzenlemesi kapsamlı şekilde ele alındı; Türkiye’nin Gümrük Birliği kapsamındaki derin entegrasyonu ve Avrupa değer zincirlerine sunduğu kritik katkının bu düzenleme içinde hakkıyla yansıtılması gerektiği vurgulandı. AB sanayi ve ticaret politikalarındaki güncel düzenlemeler ile Gümrük Birliği’nin modernizasyonu konusunda kapsamlı görüş alışverişinde bulunuldu. Yeşil dönüşüm ve Avrupa Yeşil Mutabakatı hedefleri doğrultusunda iş birliğinin güçlendirilmesi, e-ticaret alanındaki düzenlemelerde ortak yaklaşım geliştirilmesi ve vize süreçlerinin iyileştirilmesi konularında daha yakın iş birliği tesis edilmesi hususlarında yapıcı bir anlayış geliştirildiği ifade edildi. Türkiye-Belçika ekonomik ortaklığını her alanda daha ileri taşımaya yönelik güçlü iradenin bir kez daha teyit edildiği belirtildi. "Türk ve Belçikalı iş dünyası temsilcileri bir araya geldi" Programın sonunda, "Belçika Ekonomi Misyonu" kapsamında İstanbul’da düzenlenen resepsiyonda, Belçika Kraliçesi Mathilde, Belçikalı üst düzey mevkidaşlar ile Türk ve Belçikalı iş dünyası temsilcileri bir araya geldi. Gün boyunca gerçekleştirilen İş Forumu, heyetler arası üst düzey ikili görüşmeler, çalışma toplantıları, Yatırım Öğle Yemeği ve firmalar arası B2B görüşmelerin son derece yoğun ve verimli geçtiği ifade edildi. Bu temasların, Türkiye-Belçika ekonomik ortaklığının güçlü ve çok boyutlu yapısını açık biçimde ortaya koyduğu vurgulandı. "Türkiye ve Belçika’nın ortak ekonomi anlayışı açısından güçlü şekilde örtüşen iki ülke olduğu vurgulandı" "Belçika Ekonomi Misyonu"nun, Belçika ile mevcut ekonomik, ticari ve stratejik iş birliğinin daha da derinleştirilmesi ve yüksek seviyelere taşınması bakımından adeta bir mihenk taşı olduğu ifade edilirken; Türk ve Belçikalı iş dünyası temsilcilerinin gün boyunca sergilediği yüksek düzeyli katılım ve etkileşimin, ilişkilerin dinamizmini ve geleceğe dönük potansiyelini bir kez daha ortaya koyduğu belirtildi. Türkiye ve Belçika’nın ortak ekonomi anlayışı ve küresel değer zincirlerine entegrasyon vizyonu açısından güçlü şekilde örtüşen iki ülke olduğu, bu ortak zeminin yeni iş birliği alanlarını daha görünür kıldığı kaydedildi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, program vesilesiyle Belçika Kraliçesi Mathilde’e, Belçikalı üst düzey mevkidaşlara ve "Belçika Ekonomi Misyonu" programına katılım sağlayan tüm Türk ve Belçikalı iş dünyası temsilcilerine teşekkürlerini ifade etti.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
12 Mayıs 2026 Salı- 15:04
Emeklilerin bayram ikramiyelerinin hesaplara yatacağı tarih belli oldu
2
08 Mayıs 2026 Cuma- 10:37
Diyarbakır’da tandırda çömlek böreği
3
12 Mayıs 2026 Salı- 15:35
Kurban Bayramı’na sayılı günler kala hayvan pazarları kurulmaya başladı
4
12 Mayıs 2026 Salı- 16:17
Harley kültürüne karşılık Türk tasarımcıdan BÖRÜ motosiklet geldi
5
12 Mayıs 2026 Salı- 13:06
Ankara’da yeni nesil stratejik analiz sistemi kuruluyor
23 Ekim 2025 Perşembe - 09:32
EGİAD üyelerine, finansal yönetimin stratejik önemi anlatıldı
Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), İş Geliştirme Komisyonu koordinasyonunda gerçekleştirdiği "CFO Gibi Düşünmek" başlıklı panelle, iş dünyasında finansal yönetimin stratejik önemine dikkat çekti. Finansal okuryazarlığın, risk yönetiminin ve veri odaklı karar alma kültürünün masaya yatırıldığı etkinlikte, katılımcılar finansın yalnızca bir sayılar bütünü değil, aynı zamanda şirketlerin sürdürülebilir büyümesinin temeli olduğu konusunda birleşti. Etkinliğe Batı Anadolu Şirketler Topluluğu İcra Kurulu Üyesi ve Mali İşler Grup Başkanı Reşat Bağış Güngör, Göztepe Sportif Yatırımlar A.Ş. CFO’su Dr. Emre Can konuşmacı olarak katıldı. Panelin moderatörlüğünü ise EGİAD Yönetim Kurulu Saymanı ve İlke Endüstriyel Boyama Sistemleri ve Otomasyon A.Ş. Yönetici Ortağı Açelya Baç Uçar üstlendi. Finansal okuryazarlık, liderliğin yeni dili Panelin açılış konuşmasını yapan EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı M. Kaan Özhelvacı, finansal yönetim bilincinin iş dünyasının en kritik liderlik yetkinliklerinden biri haline geldiğini vurguladı. Özhelvacı konuşmasında şu ifadeleri kullandı: "Günümüzde şirketlerin başarısı ve sürdürülebilir büyümesi, etkin mali yönetim ve uygulanan güçlü finansal stratejilerle doğrudan bağlantılıdır. Finansal açıdan doğru bir yaklaşım, olası riskleri önceden fark etmenizi, fırsatları zamanında değerlendirmenizi ve uzun vadeli büyümeyi güvence altına almanızı sağlar. Bu bakış açısını kazanmak, her yöneticinin stratejik karar alma yeteneğini güçlendirmesi açısından hayati önem taşır." Özhelvacı, küresel ölçekte CFO rollerinin yalnızca finansal raporlama ile sınırlı kalmadığını, dijital dönüşüm, sürdürülebilirlik ve insan kaynağı yönetimi gibi alanları da kapsayan stratejik bir liderlik anlayışına dönüştüğünü belirterek, "Bugün dünyada finans liderlerinin rolleri dönüşüyor. Araştırmalar, CFO’ların yalnızca raporlama yapan değil; teknolojiyi, insan kaynağını ve sürdürülebilirliği yöneten çok boyutlu liderlere dönüştüğünü gösteriyor. Deloitte’un 2025 verilerine göre, CFO’ların yüzde 72’si veri odaklı dijital dönüşüm başlatmış durumda. Ancak aynı zamanda CFO’ların yalnızca yüzde 26’sı ‘şu an risk alma zamanı’ diyor. Bu da gösteriyor ki, finansal kararlar hem büyüme hem de sürdürülebilirlik arasında denge kurma becerisi gerektiriyor." dedi. Risk yönetimi artık bir zorunluluk Kaan Özhelvacı konuşmasında, son yıllarda küresel ölçekte yaşanan finansal kriz örnekleri üzerinden güçlü mali yönetim sistemlerinin önemine de dikkat çekerek, "Finansal yönetim hatalarının sonuçları çok ağır olabiliyor. 2023’te Silicon Valley Bank’ın ani iflası, yetersiz likidite yönetiminin tüm sektörü nasıl sarstığını gösterdi. Benzer şekilde 47 milyar dolar değerlemeye ulaşan WeWork, kontrolsüz borçlanma ve dengesiz nakit yönetimi nedeniyle iflas koruma talebinde bulundu. Türkiye’de de yüksek faiz ortamı ve bozulmuş nakit akışı nedeniyle konkordato ilan eden birçok büyük ölçekli şirket gördük. Bu örnekler bize finansal planlamanın yalnızca büyüme değil, sürdürülebilirlik için de hayati olduğunu gösteriyor." diye konuştu. EGİAD Başkanı, şirketlerin finansal süreçlerinde şeffaflık, likidite planlaması ve uzun vadeli finansal stratejilerin kurumsal yönetimin temel bileşeni haline gelmesi gerektiğini de vurguladı. Özhelvacı, finansal okuryazarlığın yalnızca finans yöneticileri için değil, her düzeyde yönetici için bir gereklilik haline geldiğini ifade ederek, EGİAD’ın bu alandaki farkındalığı artırma hedefini şu sözlerle anlattı: "EGİAD olarak üyelerimizin sadece bugünün değil, geleceğin iş dünyasında da rekabet avantajı kazanabilmesi için çalışıyoruz. Finansal okuryazarlığı çağımızın en önemli liderlik yetkinliklerinden biri olarak görüyoruz. Üyelerimizin finansal veriye dayalı kararlar alabilmesi, risklerini doğru yönetebilmesi ve stratejik finans vizyonuna sahip olması, hem kendi şirketlerinin hem de ülke ekonomisinin sürdürülebilir büyümesine katkı sağlayacaktır." Sektörün deneyimli CFO’larından ilham veren değerlendirmeler Panelin moderatörlüğünü üstlenen Açelya Baç Uçar, finansal yönetimin sanayi ve üretim süreçleriyle doğrudan ilişkisine dikkat çekerek, finansal disiplinin rekabet avantajı üzerindeki etkisini değerlendirdi. Reşat Bağış Güngör, sanayi ve yatırım sektörlerinde uzun yıllara dayanan deneyimiyle, mali disiplinin çok paydaşlı yapılarda sürdürülebilirliği nasıl desteklediğini anlattı. Dr. Emre Can, spor ve medya sektörlerinde dijitalleşme ile finansal yapılanmanın birleştiği noktalara değinerek, veri temelli karar süreçlerinin şirket performansında yarattığı farkı örneklerle aktardı.
23 Ekim 2025 Perşembe - 09:26
Kuşadası Belediyesi’nin 2026 yılı bütçesi onaylandı
Kuşadası Belediye Meclisi Ekim ayı olağan toplantısının ikinci oturumu, Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel yönetiminde yapıldı. Pera Düğün, Organizasyon ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen toplantıda, Kuşadası Belediyesi’nin 2026 Mali Yılı Performans Programı ile 2026 Mali Yılı Bütçe Tasarısı kabul edildi. Kuşadası Belediye Meclisi, Mali Hizmetler Müdürlüğü tarafından hazırlanıp, Plan ve Bütçe Komisyonu’na sevk edilen 2026 Mali Yılı Bütçe Tasarısı, 2026 Mali Yılı Performans Programı ile 2026 Yılı Vergi, Resim, Harç ve Ücret Tarifeleri başta olmak üzere 1 Ekim’de gerçekleşen ilk oturumda komisyonlara sevk edilen 5 maddeyi karara bağlamak üzere toplandı. Kuşadası Belediyesi’nin 2026 Mali Yılı Bütçe Tasarısında, gelir bütçesi 2 milyar 700 milyon, gider bütçesi 2 milyar 900 milyon, finansman bütçesi de 200 milyon lira olarak hesaplandı. Mecliste, Kuşadası Belediyesi 2026 Mali Yılı Bütçe Tasarısı ile ilgili hazırlanan Plan ve Bütçe Komisyonu raporu oylanarak kabul edildi. Toplantıda ayrıca 2026 Mali Yılı Performans Programı ile 2026 Yılı Ücret ile Vergi, Resim ve Harç Tarifesi de kabul edildi. Bütçe oylamasından sonra söz alan Kuşadası Belediye Başkan Yardımcısı Seyfi Seyhan Suvari, "Öncelikle 2019 yılından bu yana Kuşadası’nda devam eden hizmet ve yatırımlar için CHP Grubu adına Belediye Başkanımız Ömer Günel’e teşekkür etmek istiyorum. Daha önce Kuşadası’nda görev yapan birçok belediye başkanının istemesine rağmen yapamadığı Kent Meydanı ve Toprak Saha gibi projeleri siz yaşama geçirdiniz. Bu projeler, kentimizdeki trafik ve otopark sorununu çözecek. Yeni belediye hizmet binasının da sizin döneminizde açılacağına yürekten inanıyoruz. Türkiye’de ekonomik krizin giderek derinleştiği bir süreci yaşıyoruz. Kuşadası Belediyesi olarak 2026 yılı boyunca sosyal yardımlarımız artarak sürecek. 2019 yılında göreve geldiğimizde 1 metrekare parke taşını 17 liraya mal ediyorduk. Şimdi 250-300 liraya kadar çıktı. Ekonomik kriz sadece mutfağı vurmadı, aynı zamanda bizim gibi yatırım yapan belediyeleri de etkiledi. Biz 135 bin nüfusa göre genel bütçeden pay alıp, 1 milyon nüfusa hizmet ediyoruz. Bu anlamda Kuşadası Belediyesi gerçekten şapkadan tavşan çıkarıyor" dedi. Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel ise "Görevde olduğumuz süre boyunca devletten aldığımız katkı payında hayat pahalılığına denk bir artış olmadı. Devletten gelen pay, sabitliğini korumasına rağmen kesintiler artıyor. 2023 yılının Aralık ayında bize devletten verilen pay 28 milyondu. Bu rakam 2025’te 22 milyon liraya kadar düştü. Enflasyonun yüzde 100 oranında seyrettiği 2 yıllık dönemde bize verilen devlet payında hiçbir artış olmadı. 7 yıl önce Kuşadası Belediyesi’nin alacaklarını tahsil etme oranı yüzde 60’lardayken bizim dönemimizin başladığı andan itibaren bu oran yüzde 80’lerin üzerine çıktı. Kuşadası Belediyesi’nin her kuruşuna sahip çıktık. Aynı zamanda alacaklarımızı da sonuna kadar tahsil ediyoruz" diye konuştu.
23 Ekim 2025 Perşembe - 09:07
Nilüfer çiftçisi üretecek istanbul ve Eskişehir tüketecek
Bursa’nın Nilüfer ilçesinde üretilen tarım ve gıda ürünlerinin İstanbul ve Eskişehir büyükşehir belediyelerinin satış mağazalarında satılması için anlaşma yapıldı. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, 2023 yılının yazında hizmete giren Hasağan Gıda Merkezi’nde gıda mühendisleri kontrolünde üretim yapıldığını söyledi. İlçede kendileriyle koordineli çalışan 32 kadın derneği bulunduğunu aktaran Özdemir, "Kadınlarımız kendi malzemeleriye geliyor gıda mühendisleri desteği ve eşliğinde üretim yapıyorlar. Buradaki üretim belirli standartlarda oluyor. Ham madde Nilüfer’in kırsalında Nilüfer çiftçisinden alınıyor" dedi. Kadınların ürettiği reçel, turşu, erişte, sos, tarhana gibi ürünleri aldıklarını ve belediyenin satış mağazalarında değerlendirdiklerini dile getiren Özdemir, şöyle konuştu: "Çiftçilerin ürettiği ürünler de burada katma değerli ürüne dönüştürülüyor. Tarımda ne üretirseniz sizi tüccara boğdurmayacağız dediğimiz için, çiftçilerin ürettiklerini biz alıyoruz işliyoruz ve satış mağazalarımızda satıyoruz. Yeter ki üretmekten vazgeçmesinler. Gıda Merkezinin amacı da bu. Nilüfer çiftçisini, tarımı desteklemek." İstanbul ve Eskişehir ile anlaşma yapıldı sırada İzmir var Nilüfer ürünlerinin Bursa dışında da satılması için yaptıkları girişimlerin sonuç verdiğini belirten Özdemir, "Nilüfer çiftçisinin, kadınların ürettiği ürünler İstanbul ve Eskişehir’de de satılacak. İstanbul ve Eskişehir büyükşehir belediyeleri ile anlaştık, oralardaki satış mağazalarında Nilüfer’in ürüleri satılacak. İzmir ile de görüşüyoruz." ifadesini kullandı. Özdemir, Nilüfer tarımını en iyi yere getirmek için mücadele ettiklerini dile getirerek, "Nilüfer’in topraklarının yüzde 74’ü mera orman ve tarım alanı. Büyük bir tarım merkezi Nilüfer. Buradaki üreticilerin hayatlarını sürdürmesi ve üretime devam etmesi için para kazanmaları gerekiyor. Biz bunun mücadelesini veriyoruz. Mühendislik desteği veriyoruz. Tarım alanlarının toprak analizlerini yapıyoruz. Kim nereye ne ekecekse yol gösteriyoruz. Tarım varsa hayat var, tarım büyürse Türkiye büyür." diye konuştu.
23 Ekim 2025 Perşembe - 09:06
Erzurum’dan bölgeye hizmet veriyor
Tarım Kredi Kooperatifleri’nin Erzurum’da kurulan lojistik depo; 11 bin 800 metrekare kapalı alan, 850 metrekare soğuk hava deposu ve 4 bin 842 adet palet kapasitesinde olup sebze-meyve, kuru gıda, donuk ve taze ürünler depolanıyor. Vali Mustafa Çiftçi, Tarım Kredi Kooperatifleri Erzurum Bölge Birliğini ziyarette ederek Bölge Müdürü Mehmed Agah Ayık’tan çalışmalar hakkında brifing aldı. Vali Çiftçi’ye ziyareti esnasında Vali Yardımcısı Ahmet Özdemir, Tarım İl Müdürü Alparslan Kenger, İl Protokol Müdür V. Yunuz Aktürk eşlik ederken Tarım Kredi Kooperatifleri Erzurum Bölge Birliği Müdür Yardımcısı Seyfettin Demirci, Tarım Kredi Kooperatifleri Erzurum Bölge Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Recep Küçükoğlu da hazır bulundu. Türkiye’nin en büyük çiftçi ailesi olarak tüm çiftçilerin girdi ihtiyaçlarını karşılama noktasında faaliyet gösteren ve onları pazara, tüketiciye ulaştırma anlamında büyük sorumluluk üstlenen Tarım Kredi Kooperatifleri Erzurum Bölge Birliği, tedarik ve satış yapılan girdilerden ortak ürün değerlendirmelerine ve kredili satışlara kadar birçok üründe faaliyet sürdürüyor. Dumlu Mahallesi’nde kurulan lojistik depo; 11 bin 800 metrekare kapalı alan, 850 metrekare soğuk hava deposu ve 4 bin 842 adet palet kapasitesinde olup sebze-meyve, kuru gıda, donuk ve taze ürünler depolanıyor. Tarım Kredi Market Erzurum Lojistik deposu; Erzurum, Ağrı, Kars, Erzincan, Artvin, Rize, Bayburt ve Gümüşhane illerindeki kooperatif marketlere ve resmî kurumlara hizmet veriyor. Ayrıca Diyarbakır, Mardin, Muş, Bingöl, Tunceli Bitlis ve Batman illerindeki kooperatif marketlere de ürün sevkiyatı yapılıyor Ayrıca bölge birliğine bağlı Tarım Kredi Kooperatif ortaklarından alınan ürünler, Türkiye Tarım Kredi Kooperatif Marketlerde satışa sunuluyor.
23 Ekim 2025 Perşembe - 08:59
Kars’ta şeker pancarı hasadında yoğun mesai: Çiftçiler zamanla yarışıyor
Kars’ın tarım potansiyeli yüksek ilçelerinde şeker pancarı hasadı devam ediyor. Özellikle kış aylarının yaklaşması ve soğuk hava şartlarının bastırma riski nedeniyle çiftçiler, ürünlerini tarladan bir an önce toplamak için adeta zamanla yarışıyor. Bölgenin en önemli tarımsal ürünlerinden biri olan şeker pancarının hasadı, sabahın erken saatlerinde başlayıp gece geç saatlere kadar sürüyor. Soğuk ve kar yağışı riski nedeniyle tarlada geçirilen her anın kıymetli olduğunu belirten çiftçiler, kimi zaman hava sıcaklığının düşmesiyle zorlu şartlarda çalışmak zorunda kalıyor. "Gece gündüz tarladalar" Özellikle üretimin yoğun olduğu Akyaka ilçesi Demirkent köyünde çiftçiler, iş yoğunluğuna bağlı olarak sabaha kadar mesai yapıyor. Köyünde ektiği pancarın hasadını yapan Ufuk Erdağı pancar sökümünü gece geç saatlere kadar sürdürdüklerini söyledi. Ufuk Erdağı, "Her yıl pancar ekimi ile uğraşıyoruz. Bu yıl yine ektik pancarımızı, 100 dönüm üzerine bir pancar ektik. Tek sıralı hasat makinesiyle pancarımızı hasat etmekteyiz. Sabahın erken saatlerinde tarlaya geliyoruz. Gecenin geç saatlerine kadar pancar sökümünü gerçekleştiriyoruz. Yine elimizden geldiğince sulamasında, gübrelemesinde, yabancı ot mücadelesinde olsun özenle çalıştık. Elimizden gelen emeği gösterdik" dedi. "Ülkemizin ekonomisini canlandırıyoruz" Ülke ekonomisine katkı sağladıklarını belirten çiftçi Erdağı, "Şimdi hasadı gerçekleştiriyoruz. İşin sonuna geldik, az kaldı işimiz, bundan sonra Şeker Fabrikası’na gidiyor pancarlar, burada hayvanlarımıza küsbe olarak, melas olarak geliyor hayvanlarımıza, toz şeker yapılıyor. Veya diğer şekerler yapılıyor. Bu şekilde her yıl ülkemizin ekonomisini canlandırmak için şeker pancarı ekiyoruz" diye konuştu. Öte yandan Kars’taki şeker pancarı üreticileri, soğuk hava şartlarına karşı verdikleri bu mücadelede, alın terleriyle yüksek rekolteye ulaşmanın azmini sergilemeye devam ediyor. Akyaka’da sökülen şeker pancarı işlenmek üzere Kars Şeker Fabrikası’na gönderiliyor.
23 Ekim 2025 Perşembe - 08:41
Vali Aydoğdu: "Kaliteli üretimin ve üreticinin yanındayız"
Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu, hastalıktan ari işletme statüsü kazanan büyükbaş hayvancılık tesisinde incelemelerde bulundu. Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu, eşi Emine Aydoğdu, Vali Yardımcısı Hüseyin Aydın, İl Tarım ve Orman Müdürü Alper Koçaker ve protokol üyeleriyle birlikte, hastalıktan ari işletme statüsü kazanma sürecini başarıyla tamamlayan Yusuf Yılmaz’a ait 300 baş kapasiteli büyükbaş hayvancılık işletmesini ziyaret etti. Vali Aydoğdu, ziyarette İl Tarım ve Orman Müdürü Alper Koçaker ve işletme sahibi Yusuf Yılmaz’dan, yürütülen arilik çalışmaları ve üretim faaliyetleri hakkında detaylı bilgi verdi. Vali Hamza Aydoğdu, Erzincan’da hayvancılığın gelişimine ve kaliteli üretimin önemine değinerek, "Devlet olarak her zaman üreticilerimizin ve kaliteli üretimin yanındayız. Yusuf Yılmaz’ın işletmesi, ilimiz için örnek teşkil eden bir başarı hikâyesidir. Kendisini tebrik ediyor, bereketli kazançlar diliyorum." dedi. Erzincan’ın verimli toprakları ve uygun iklim koşullarıyla hayvancılık açısından büyük bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Vali Aydoğdu, "İlimizde modern ve hastalıktan ari işletmelerin sayısını artırmak, hem ekonomimizi güçlendirecek hem de sağlıklı ve kaliteli hayvansal üretime katkı sağlayacaktır. Normal bir işletmede doğan her dişi buzağıya 3 bin 600 TL destek verilirken, ari statüye sahip işletmelerde bu destek 7 bin 600 TL’ye çıkmaktadır. Ayrıca bu işletmeler sütlerini daha yüksek fiyattan satmakta ve yüzde 75’e varan makine-ekipman desteklerinden faydalanmaktadır. Hem hayvan hem insan sağlığını korumak ve üreticinin gelirini artırmak için ari işletme sayısını çoğaltmayı hedefliyoruz." ifadelerini kullandı.
22 Ekim 2025 Çarşamba - 22:26
HAK-İŞ Başkanı Arslan: "HAK-İŞ’in misyonu milyonları hak ediyor"
Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan, "950 bin üye bize yetmiyor. 950 bin önemli bir rakam, önemli bir güç ama HAK-İŞ’in misyonu, HAK-İŞ’in tarihi yürüyüşü, HAK-İŞ’İn kimliği, HAK-İŞ’in ilkeleri, milyonları hak ediyor" dedi. HAK-İŞ Kuruluş yıldönümü etkinlikleri kapsamında, ‘HAK-İŞ Emek Kahramanları Ödül Töreni’ düzenlendi. İstiklal Marşı ve Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda, HAK-İŞ’in 50’nci kuruluş yıldönümü amacıyla Avrupa Sendika Konfederasyonu’ndan (ETUC) ve Uluslararası Sendika Konfederasyonu’ndan (İTUC) gönderilen tebrik videolarının gösterimi gerçekleştirildi. Törende bir açılış konuşması gerçekleştiren Arslan, yaklaşık 25 ülkeden 50 civarında sendikacının HAK-İŞ’in 50’inci yıl programına katılmak amacıyla Türkiye’ye geldiğini ifade etti. Arslan, HAK-İŞ’in 50’nci yılı vesilesiyle yıl boyunca bir dizi etkinlik düzenleyeceklerini dile getirerek, "Bugün 50’nci yıla girdiğimiz ilk gün 22 Ekim. Bugün de bundan sonrası için yaklaşık bir yıl önümüzdeki 2026 21 Ekim’ine kadar bir yıllık süre içerisinde 50’nci yıl etkinliklerini sürdürmeye devam edecek. Yarın bir kısım alanlarda, bir kısım salonlarda, uluslararası bir kısım toplantılarda HAK-İŞ’in 50’nci etkinliklerini sürdürmeye devam edeceğiz. HAK-İŞ ve mensupları olarak gururluyuz, onurluyuz. 50yıllık bir mücadelenin bugün önemli bir aşamasını birlikte yaşıyoruz" açıklamasında bulundu. HAK-İŞ’in, dünyanın her yerinde mazlumların yanında olduğunu vurgulayan Arslan, "Dünyanın hangi bölgesi olursa olsun, hangi coğrafyada olursa olsun insan olmak onların yanında olmak için yeterlidir. Biz insanlık faydasında, insanlık ailesinin insanlığa karşı yürütülmüş bütün saldırılara karşı mazlum insanlarla beraber olmaya devam edeceğiz. Onun için hak işin başkalarından farkı bu. Sadece bu ülkenin sınırlarında değil, sadece bölgemizde değil, yeryüzünün Her köşesinde mazlumlarla dayanışma içinde olacağız. Çünkü bizim liderimiz, gerçek liderimiz, bizim en önemli şahsiyetimizin ifadesiyle mazlum Onun dini sorulmaz. Dolayısıyla biz mazlum kimse onun yanında olacağız" diye konuştu. "HAK-İŞ’in misyonu milyonları hak ediyor" Arslan, HAK-İŞ’in üye sayısının potansiyeline göre düşük olduğunu söyleyerek, "950 bin üye bize yetmiyor. 950 bin önemli bir rakam, önemli bir güç ama HAK-İŞ’in misyonu, HAK-İŞ’in tarihi yürüyüşü, HAK-İŞ’İn kimliği, HAK-İŞ’in ilkeleri, milyonları hak ediyor. O zaman milyon olmak üzere HAK-İŞ’çileri buradan göreve çağırıyorum" dedi. HAK-İŞ’i büyütmenin en önemli görevleri olduğunu dile getiren Arslan, "Türkiye’nin en güçlü, en etkin konfederasyonuyuz, yeni 50 yılda üyesi en fazla olan konfederasyon olmak zorundayız" ifadelerine yer verdi. Arslan, ülkedeki gelir dağılımının hakkaniyetli olması için mücadele etmeleri gerektiğinin altını çizerek, bu mücadeleyi sadece HAK-İŞ üyeleri için değil, tüm mağdurlar için yapacaklarını söyledi. Arslan, "Emekli olacak kardeşlerimiz, bir sonraki yıl emekli olursa maaşı daha da düşüyor. Dünyada böyle bir örnek olabilir mi? Bir sene fazla çalışıyorsun, maaşın düşüyor. Sayın bakanlara, SGK’ye ’Lütfen bizi duyun, bu adaletsiz bir uygulama, bundan vazgeçin’ diyoruz. Duyuramıyoruz. Konuşmaya devam edeceğiz. Taşeron şirketlerden kardeşlerimizi kurtardık. 100 bin arkadaşımız hala kadro alamadı. ’Bizi duyun, bunları da kadroya alalım’ diyoruz. ’Kamuda, yerel yönetimlerde eksiklerimiz var, bunları çözelim’ diyoruz. Kimse duymuyor. Bunlar için mücadele etmemiz gerekiyor. Asgari ücret, kayıt dışı istihdam sorunları ve sendikal hakların önündeki engellerin kaldırılması ile ilgili mücadele etmemiz gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu. Konfederasyonun kuruluş yıl dönümü kapsamında düzenledikleri etkinlikleri anlatan Arslan, 7 Ekim’de düzenledikleri ‘Bütün Renkler Gazze’ye Bağış Sergisi’nde satılan resimlerden elde edilen yaklaşık 3 milyon liranın Filistin halkına gönderildiğini kaydetti. Konuşmaların ardından, Konfederasyona üye olan işçilere çalışma hayatlarındaki emeklerinden ötürü ‘Emek Ödül’ü verildi. Programa, Afrika Sendikalar Birliği Örgütü (OATUU) Genel Sekreteri Rezki Mezhuud, Ürdün İşçi Sendikaları Federasyonu (GFJTU) Genel Başkanı Khaled Al-Fanatsah, Arnavutluk Bağımsız İşçi Sendikaları Konfederasyonu Genel Başkanı Gezim Kalaja, HAK-İŞ kurucu üyesi Mehmet Asena ve Konfederasyona bağlı sendikaların temsilcileri ve üyeleri katılım sağladı.
22 Ekim 2025 Çarşamba - 21:18
Manisa’nın ekonomik vizyonu masaya yatırıldı
Manisa Ticaret ve Sanayi Odası ev sahipliğinde düzenlenen Manisa İl ve İlçe Odalar Müşterek İstişare Toplantısı, geniş katılımla gerçekleştirildi. Toplantıya, Manisa il merkezi ve ilçelerindeki ticaret ve sanayi odaları ile ticaret borsalarının yönetim kurulu başkanları, meclis başkanları ve genel sekreterleri katılım sağladı. Toplantının şeref konuğu, ünlü müzisyen, program yapımcısı ve gezgin Ayhan Sicimoğlu oldu. Sicimoğlu, yaptığı konuşmada sanayi, ticaret ve tarım sektörlerinin Türkiye ekonomisindeki önemine değinerek, Manisa’nın bu üç alandaki güçlü konumuna dikkat çekti. Sanayinin üretim gücü ile tarımın bereketinin birleştiği Manisa’nın, ülke ekonomisine değer katan şehirlerin başında geldiğini belirten Sicimoğlu, üretimin sürdürülebilirlik ve yenilikçilikle desteklenmesinin önemini vurguladı. Toplantıda, Manisa ve ilçelerinde ekonomik gelişimin hızlandırılması, yatırım ortamının güçlendirilmesi, üyelerin rekabet gücünün artırılması ve ortak projelerin geliştirilmesi konularında görüş alışverişinde bulunuldu. Katılımcılar, sanayi ve tarımın birlikte geliştirilmesinin Manisa’nın gelecekteki ekonomik vizyonu açısından büyük önem taşıdığı konusunda fikir birliğine vardılar. Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yılmaz, toplantıda yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı: "Manisa, hem sanayi hem tarım alanında ülkemizin lokomotif şehirlerinden biridir. Bu gücü ortak akıl ve iş birliğiyle daha da ileri taşımak hepimizin ortak sorumluluğudur. Oda ve borsalarımız arasındaki dayanışma, sadece fikir alışverişi değil; aynı zamanda geleceğe yön veren bir sinerjidir" Toplantının sonunda, Ayhan Sicimoğlu’nun keyifli sohbetiyle katılımcılar arasında samimi bir atmosfer oluştu. Sicimoğlu’nun üretim, kültür ve yaşam üzerine paylaştığı hatıralar, toplantıya ayrı bir renk kattı.
22 Ekim 2025 Çarşamba - 18:49
Karadeniz’de hamsi bolluğu
Kastamonu’da balıkçılar tarafından avlanan 440 ton hamsi, kasalarla karaya çıkartılarak kamyonlarla sevk edildi. Kastamonu açıklarında avlanan balıkçılar kasalar dolusu hamsiyle karaya döndü. 22 farklı balıkçı gemisi tarafından avlanan 150 tonu dökme toplam 440 ton hamsi karaya çıkarılarak kamyonlarla nakledildi. İnebolu İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri tarafından karaya çıkartılan balıkların boyları kontrol ederek yönetmeliğe uygunluğu denetlendi.
22 Ekim 2025 Çarşamba - 17:22
Bu yılın zeytin ve zeytinyağı rekolte tahmini açıklandı
Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi (UZZK) Başkanı Dr. Mustafa Tan, Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen 2025-2026 zeytin ve zeytinyağı rekolte tahmin çalışmalarının tamamlandığını belirterek, bu yıl zeytinde "yok yılı" etkisiyle üretimde yüzde 35 civarında düşüş beklendiğini açıkladı. Tan, 2 milyon 450 bin tonluk üretimin yüzde 30’unun yani 740 bin tonunun sofralık zeytin, 1 milyon 710 bin tonunun ise yağlık zeytin olarak tahmin edildiğini ifade ederek, "Bu miktardan yaklaşık 310 bin ton zeytinyağı üretileceği öngörülüyor" dedi. Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesinde oluşturulan komisyonda UZZK, odalar, borsalar, üretici birlikleri ve Ege İhracatçı Birlikleri temsilcilerinin yer aldığı 41 ili kapsayan geniş kapsamlı rekolte tahmin çalışmaları gerçekleştirildi. Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi Başkanı Dr. Mustafa Tan, bu yılın zeytinin genetiğinde bulunan "yok yılı" dönemi olduğunu belirterek, "Geçtiğimiz yıl rekor bir yıldı, dünya ikinciliğine kadar yükselmiştik. Bu yıl ise geçen yılki rakamdan yüzde 35 azalma bekliyoruz. Toplam 2 milyon 450 bin ton zeytin üretimi öngörülüyor" dedi. Tan, 2 milyon 450 bin tonluk üretimin 740 bin tonunun sofralık zeytin, 1 milyon 710 bin tonunun ise yağlık zeytin olarak tahmin edildiğini ifade ederek, "Bu miktardan yaklaşık 5 buçuk kiloda 1 kilo yağ verimliliği ile 310 bin ton zeytinyağı üretileceği öngörülüyor. Sofralık zeytin üretimi geçen seneye yakın bir seviyede. Bu yıl nispeten daneli zeytinler oluştu ancak bazı bölgelerde hastalık ve zararlıların olumsuz etkileri ilerleyen dönemde görülebilir" diye konuştu. Zeytincilikte son yıllarda dikim alanlarının artmasının üretim dalgalanmalarını azalttığını vurgulayan Tan, "15 yıl önce 90 milyon olan geleneksel zeytin ağacı sayımızın üstüne yaklaşık 110 milyon yeni fidan dikildi ve bunlar verimliliği arttırdı. Bu da var-yok yılları arasındaki farkı azaltan bir unsur. Rekolte sonuçlarının ikinci tahmin olduğu ve kesin olmadığı diğer ülkelerde olduğu gibi, hasat ilerledikçe sonuçların değişebileceğini ve bunun sektörle paylaşılacağını belirtirken, rekolte sonuçlarının tüm sektör için hayırlı olmasını diliyorum" diye konuştu.
22 Ekim 2025 Çarşamba - 17:14
Mardin’de çiftçilere 96 ton hibe destekli nohut ve mercimek tohumu dağıtıldı
Mardin’de, Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi (TAKE) Projesi kapsamında çiftçilere 96 ton sertifikalı tohum desteği sağlandı. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi Projesinde, Mardin Büyükşehir Belediyesi ve Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ile işbirliğiyle gerçekleştirilen "Sertifikalı Kırmızı Mercimek ve Nohut Tohumu Temini Programı" çerçevesinde 371 üreticiye yaklaşık 96 ton tohum, düzenlenen törenle dağıtıldı. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü bahçesinde düzenlenen programda konuşan Müdür Ender Muhammed Gümüş, projenin bölge çiftçisine önemli katkılar sağlayacağını belirterek üreticilere hayırlı olmasını diledi. Gümüş, "Tarımın, üretimin ve bereketin dünyaya yayıldığı bu topraklar, bugün de aynı misyonu sürdürmektedir. 5 milyon 732 bin 172 lira bütçeyle 371 üreticiye yüzde 75 hibeli mercimek ve nohut tohumu desteğinde bulunuyoruz" dedi. Gümüş, dağıtılan mercimek tohumunun 5 bin 169, nohudun ise 2 bin 68 dekarda ekileceğini aktararak, "Bugünkü piyasa değeriyle kilogram başına 41 lira üzerinden, bu üretimin ilimize katkısı 12 milyon 718 bin lira olacaktır. Böylece ülkemizin, bölgemizin ve şehrimizin ekonomisine toplamda 51 milyon 485 bin liralık bir tarımsal katma değer kazandırılması hedeflenmektedir" ifadelerini kullandı. Projenin Mardin’in tarımsal gücünü daha ileriye taşıyacak bir kalkınma adımı olduğuna dikkat çeken Gümüş, "Devletimiz her zaman üreticimizin yanında olmuştur ve olmaya devam etmektedir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde tarımsal üretimin artırılması, kırsal kalkınmanın güçlendirilmesi ve üreticimizin emeğinin hak ettiği değeri bulması yönünde çok önemli destekler hayata geçirilmektedir. Bizler de yerelde, bu vizyon doğrultusunda, tarımın her alanında üreticimizin elini güçlendirecek projeleri kararlılıkla sürdürmekteyiz. Amacımız; üreten, kazanan ve toprağıyla geleceğe umutla bakan bir Mardin inşa etmektir" diye komnuştu. Tören sonunda protokol üyeleri, üreticilere sertifikalı tohumlarını teslim ederek bereketli bir üretim dileğinde bulundu.
22 Ekim 2025 Çarşamba - 17:09
Kırklareli’nde zirai dondan etkilenen üreticilere destek ödemesi
Kırklareli’nde zirai dondan etkilenen 220 üreticiye 20 milyon 142 bin lira destek ödemesi yapılıyor. Kırklareli İl Tarım ve Orman Müdürü Gökhan Karaca, zirai dondan etkilenen üreticilere yönelik destek ödemelerinin hesaplara aktarıldığını açıkladı. Karaca, "Zirai dondan zarar gören üreticilerimizin mağduriyetini bir nebze olsun gidermek amacıyla hazırlanan destek ödemelerini hesaplara yatırıyoruz. Tüm üreticilerimize hayırlı olsun" ifadelerini kullandı. Toplam 20 milyon 141 bin 129 lira destekten "Don Zararı Ödemesi" kapsamında, tarım sigortası bulunmayan ve Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı üreticiler yararlanacak.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder