EKONOMİ
Almatı’dan Gazipaşa-Alanya Havalimanına ilk uçak seferi "su takı" seremonisiyle karşılandı 13 Mayıs 2026 Çarşamba - 20:57:55 Kazakistan’ın Almatı şehrinden Gazipaşa-Alanya Havalimanı’na yönelik ilk doğrudan seferini gerçekleştirildi. Almatı’dan havalanan FS7111 sefer sayılı Airbus A320 tipi uçak, saat 15.00’te Gazipaşa-Alanya Havalimanı’na teker koydu. Bölge turizmi açısından önem taşıyan bu ilk seferde uçakta 152 yolcu yer aldı. Havalimanında karşılanan uçağın dönüş seferi ise FS7112 sefer sayısıyla saat 16.06’da gerçekleşti. GZP’den Almatı’ya yapılan bu ilk dönüş uçuşunda ise 12 yolcu seyahat etti. Sezon boyunca 96 sefer planlanıyor FlyArystan şirketinin Almatı-Gazipaşa hattındaki operasyonları, turizm sezonu boyunca artarak devam edecek. Havayolu şirketinin planlamasına göre, sezon sonuna kadar karşılıklı olarak toplam 96 ATM (iniş-kalkış) uçuş yapılması hedefleniyor. Almatı’dan 152 yolcu ve 6 kişilik mürettebatıyla havalanan uçak için Gazipaşa-Alanya Havalimanı apronunda karşılama töreni düzenlendi. Geleneksel "su takı" seremonisiyle karşılanan uçaktan inen turistler, havalimanı yetkilileri ve turizm sektörü temsilcileri tarafından çiçeklerle karşılandı. Yeni hattın açılmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan turizm sektörü temsilcileri, Kazakistan pazarının Akdeniz çanağı için stratejik bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Yaz sezonunun başlamasıyla birlikte devreye giren bu uçuşların, Alanya ve Gazipaşa destinasyonlarına olan ilgiyi artırması ve bölge ekonomisine ciddi bir katma değer sağlaması bekleniyor. Yetkililer, Almatı ile Gazipaşa arasında kurulan bu yeni hava köprüsünün sadece turist sayısını artırmakla kalmayacağını, aynı zamanda iki ülke arasındaki kültürel ve ekonomik bağları da güçlendireceğini ifade etti. Gazipaşa-Alanya Havalimanı’nın uluslararası trafiğinin her geçen gün arttığına dikkat çeken sektör temsilcileri, "Direkt uçuşlar, turistlerin seyahat planlarını yaparken en çok dikkat ettikleri unsurların başında geliyor. Kazak misafirlerimizin bölgeye olan ilgisi zaten biliniyordu; bu uçuşlarla birlikte erişilebilirliğin artması, otel doluluk oranlarımıza doğrudan olumlu yansıyacaktır" ifadelerini kullandılar. Öte yandan FlyArystan’ın Almatı-Gazipaşa seferlerinin yaz sezonu boyunca düzenli olarak devam edeceği öğrenildi.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 19:35 Bakan Şimşek: "Nisan’da dış ticaret dengesindeki iyileşmeyle birlikte yıllık cari açığın belirgin şekilde gerilemesini öngörüyoruz" Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Martta yıllıklandırılmış cari açık 39,7 milyar dolar gerçekleşti. Nisan ayında dış ticaret dengesindeki iyileşmeyle birlikte yıllık cari açığın belirgin şekilde gerilemesini öngörüyoruz" dedi. Bakan Şimşek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Martta yıllıklandırılmış cari açık 39,7 milyar dolar gerçekleşti. Nisan ayında dış ticaret dengesindeki iyileşmeyle birlikte yıllık cari açığın belirgin şekilde gerilemesini öngörüyoruz. Mayıs ayında ise uzun bayram tatilinin etkisiyle cari dengede geçici bozulma bekliyoruz. Diğer taraftan savaşın turizm gelirleri üzerindeki etkilerinin sınırlı kaldığını görüyoruz. Bu yıl enerji ve enerji dışı emtia fiyatlarındaki yüksek seyir nedeniyle cari açık artacak. Uyguladığımız programla sağladığımız kazanımlar ve güçlenen makroekonomik temeller sayesinde bu artışın yönetilebilir seviyelerde kalacağını ve geçici olacağını değerlendiriyoruz. Mart’taki 1 milyar dolar doğrudan yabancı yatırım girişi ile yıllıklandırılmış giriş 12,6 milyar dolar oldu. Ülkemizin risk primi CDS savaş öncesi döneme yaklaşırken borç çevirme oranlarındaki yüksek seyir devam ediyor. Meclis’te görüşülen Yatırım Teşvik Paketi’nin finansman yapısını desteklemesini bekliyoruz. Enerjide dışa bağımlılığı azaltan, katma değerli üretimi ve yeşil dönüşümü destekleyen politikalarımızı sürdürüyoruz" dedi.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 18:00 Sinop’ta 2 bin adet mersin balığı denize bırakıldı Sinop’un Gerze ilçesinde, nesli tükenme tehlikesi altında olan 2 bin adet mersin balığı, "Su Kaynaklarının Balıklandırılması Projesi" kapsamında düzenlenen törenle Karadeniz’in sularına salındı. Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü koordinesinde yürütülen çalışmalar çerçevesinde, Karadeniz’in biyoçeşitliliğini korumak adına önemli bir adım atıldı. Amasya Yedikır Su Ürünleri Üretim Tesisi’nde yetiştirilen 2 bin adet mersin balığı, Sinop’un Gerze ilçesinde düzenlenen programla denizle buluşturuldu. Suların biyolojik zenginliğini korumanın önemine değinen Sinop Tarım ve Orman İl Müdür Vekili Haci Yusuf Parlak yaptığı açıklamada; "Ülkemiz sahip olduğu su kaynaklarının çeşitliliğiyle oldukça zengin bir potansiyele sahip. Bu zenginliğin korunması büyük önem taşıyor. Bu kapsamda nesli tükenme tehlikesi altında bulunan ve koruma altında olan mersin balıklarını doğal su kaynaklarımıza stok takviyesi yaparak gelecek nesillere aktarmayı hedeflemekteyiz" dedi. Yapılan açıklamaların ardından, mersin balıkları protokol üyeleri tarafından sembolik olarak ellerle denize bırakıldı. Programın devamında ise geriye kalan balıklar, canlı nakil sistemi ve boru düzeneği aracılığıyla güvenli bir şekilde Karadeniz’in serin sularına salındı. Programa; Gerze Kaymakamı Yıldız Büyüker, Mersin Balıklarını Koruma ve Yaşatma Derneği (MERKODER) Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Serap Ustaoğlu Tırıl, ilçe protokolü, şube müdürleri, balıkçılar ve teknik personel katılım sağladı.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 17:44 Bakan Bayraktar, Belçika Başbakan Yardımcısı Prevot ile görüştü Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Maxime Prevot ve beraberindeki heyetle bir araya geldi. Bakan Bayraktar, "İki ülke arasında karşılıklı diyaloğun önümüzdeki dönemde daha somut iş birliği başlıklarıyla derinleşmesini önemsiyoruz" dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Maxime Prevot ve beraberindeki heyetle Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığında bir araya geldi. Görüşmede, Türkiye’nin Brüksel Büyükelçisi Görkem Barış Tantekin ile Belçika’nın Ankara Büyükelçisi Hendrik Van de Velde de yer aldı. Görüşmeye ilişkin sosyal medya hesaplarından açıklama yapan Bakan Bayraktar, görüşmede Avrupa’nın enerji arz güvenliği, küresel kırılmaların enerji dönüşüm sürecinde ortaya çıkardığı yeni ihtiyaçlar ve Türkiye ile Belçika arasında geliştirilebilecek iş birliği başlıklarına ilişkin değerlendirmelerde bulunduklarını ifade etti. Ardından Belçika’nın önde gelen şirketlerinin temsilcilerini Bakanlıkta kabul ederek Türkiye’nin enerji vizyonunu kendileriyle paylaştıklarını belirten Bakan Bayraktar, "Enerji sepetimizi yenilenebilir kaynaklardan doğal gaza, nükleer enerjiden yerli hidrokarbon üretimine kadar her alanda varlık gösteren çok boyutlu bir anlayışla şekillendirdiğimizi aktardık. Arz güvenliğini güçlendiren, teknoloji odaklı ve uzun vadeli değer üreten ortaklıklara açık bir anlayışla enerji alanındaki uluslararası iş birliklerini daha ileri bir zeminde geliştirmeyi esas alıyoruz. İki ülke arasında karşılıklı diyaloğun önümüzdeki dönemde daha somut iş birliği başlıklarıyla derinleşmesini önemsiyoruz" ifadelerini kullandı.
Doğu Karadeniz’de bu yıl palamut avının pek olmayışı en çok onları etkiledi
22 Ekim 2025 Çarşamba - 09:20 Doğu Karadeniz’de bu yıl palamut avının pek olmayışı en çok onları etkiledi Doğu Karadeniz’de geçen yıl bolca avlanan palamut bu sezon tezgâhlarda yerini pek alamadı. Kıyı balıkçıları kıraça, istavrit, barbun ve az miktarda mezgit avlayarak sezonu geçirmeye çalışırken, umutla bekledikleri palamuttan istedikleri verimi henüz alamadılar. Doğu Karadeniz’de balıkçılar, bu sezon palamut avcılığının neredeyse durma noktasına geldiğini belirtiyor. Palamut avında geçen yıl bereketli bir sezon geçiren balıkçılar, bu yıl kıraça, istavrit ve barbunla yetinmek zorunda kaldı. Mezgit avı ise az miktarda devam ediyor. Trabzon Merkez Su Ürünleri Faroz Balıkçı Barınağı Kooperatif Başkanı Mehmet Candeğer, eskiden Faroz limanında 80’in üzerinde tekne varken, bugünlerde bu sayının 30’lara düştüğü belirterek yeni neslin bu mesleğe pek ilgi göstermediğini söyledi. Balıkçılıkla artık geçimin çok zor olduğunu ifade eden Candeğer, "Geçen sene palamut olmasına rağmen bu sene Doğu Karadeniz’de palamut çıkmadı. Kıyı balıkçılarımız şu anda kıraça, istavrit ve barbun avlıyor. Her zamanki gibi az da olsa mezgit de tutuyorlar" dedi. Balık avının düşmesini de değerlendiren Candeğer "40 yıl önceki avcılıkla bugünkü avcılığı kesinlikle kıyaslamak mümkün değil. Balık çeşitliliğinde büyük bir azalma olmasa da stoklarda azalma var. Bu yüzden sıkıntı yaşıyoruz. Karadeniz’de 60-70 yıl önceki balıkları artık göremeyebiliriz ancak 40 yıl öncesine bakarsak yine de aynı türleri avlayabiliyoruz. Balıkçılarımız günde iki kilogram balık tutarak evlerini geçindiremiyor. Bu nedenle kıyı balıkçılarının sayısı giderek azalıyor. Limanımızda bir zamanlar 80’in üzerinde balıkçı varken, şu anda bu sayı 30’lara kadar düştü ve görünüşe göre daha da düşecek. Yeni nesil artık bu mesleğe pek sıcak bakmıyor çünkü bu işten geçim sağlanamayacağını düşünüyor" diye konuştu.
"İhracatın Yıldızları" ödülleri sahiplerini buldu
21 Ekim 2025 Salı - 22:59 "İhracatın Yıldızları" ödülleri sahiplerini buldu İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası tarafından düzenlenen programla "İhracatın Yıldızları" ödülleri sahiplerini buldu. Programa TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Kaymakam Eren Arslan, İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, İnegöl Ticarek ve Sanayi Odası (İTSO) Başkanı Yavuz Uğurdağ, İTSO üyeleri katıldı. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, "Bugünkü programda Valimize teşekkür etmek istiyorum. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin yaptığı okulları açma şerefine nail olduk kendisine teşekkür ediyorum. 3 tane ödül törenine katıldık. Bugün mobilyanın başkenti, ihracat üstümüz yaklaşık 2 milyar dolar üstünde bir ihracat var. Önümüzdeki dönem bizim en zorlu rakibimiz Çin çekirgesi. Uluslararası pazarda bunlarla nasıl rekabet edeceğiz? Bu kapsamda gerek Cumhurbaşkanı Yardımcımızla gerek bakanlarımızla yapmış olduğumuz toplantıda Çin ile dünyada rekabet edebilecek sektörlere nasıl destek olacağız? Bunlarla ilgili Çin’e karşı strateji oluşması için çaba sarf ediyoruz. Özellikle ihracatların miktarlarının çoğaltılması. Amerika pazarı çok önemli. Çin orada sizinle rekabet yapamayacak ve dünyanında en büyük ithalatçısı. Bu kapsamda sizlerden ricam Amerika pazarına girin. Burada müthiş fırsat var. Bunu değerlendirelim. İnegöl Ticaret Sanayi Odası 135 yıllık köklü bir geleneğe sahip aynı zamanda akrette bir oda. Yani 5 yıldızlı bir oda. Kim diyor bunu? Uluslararası belgeyi veren kurumlar diyor. Avrupa standartlarında bir vatanımız var, bununla gurur duyuyorum. Mesleki eğitimde de Meslek Yüksek Okullarında okuyan gençlerimizi, sanayimizde, iş yerlerimizde istihdam edilmesinde çaba sarf ediyorlar. Bundan dolayı da kendilerine teşekkür ederim" dedi. Bursa Valisi Erol Ayyıldız da, "TOBB ailesi olarak 2 gündür örneklerini yaşıyoruz. Bize bu 2 günde göstermiş olduğunuz sabır için şahsım ve ekibim adına teşekkür ediyorum. Bursa’mız bir nimet. İnegöl’ümüz de bir nimet. Gözünüzü kapasanız deseniz ki dünyanın merkezi neresi? Baş parmağınız Bursa’ya doğru gelir. Bursa’nın sanayi ve ticaret erbabına sunmuş olduğu avantajlar nedeniyle Bursa’da olmak 80 vilayete göre bir adım ileridesiniz demektir. Balkanlara Akdeniz havzasına, Karadeniz havzasına baktığınızda Bursa size diğer vilayetlere göre daha avantajlı imkanlar sunar. Biraz biz büyükşehirler arasında sıkışmış gibi gözüküyoruz ama biz aslında metropol bir şehiriz. Bursa’mız ve İnegöl’ümüz sanayimize, ticaret erbabımıza ne lazımsa bunu sunuyor. Çünkü bu işin temel dinamiği sizlersiniz, bizler sizlere ne kadar bu imkanı arttırabilirsek üzerimize düşen görevi yapmış sayacağız" şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından ihracat yaparak rekor kıran firmaların sahiplerine ödülleri verildi.
Fethiye’de zeytin hasadı başladı
21 Ekim 2025 Salı - 20:16 Fethiye’de zeytin hasadı başladı Muğla’nın Fethiye ve Seydikemer ilçelerinde zeytin hasadı tüm hızıyla sürüyor. Bölgede siyah zeytinin kilosu 50 ile 100 TL arasında, yeşil zeytinin kilosu ise 40 ila 50 TL arasında alıcı buluyor. Fethiye ve çevresinde çiftçiler, yıl boyunca büyük emek verdikleri zeytin ağaçlarından mahsullerini toplamaya başladı. Toplanan zeytinler, kalite ve türüne göre sınıflandırılarak tüccarlara satılıyor. Tüccarlar da bu ürünleri fabrikalara göndererek işlenmesini sağlıyor. Fethiye’den çıkan zeytinler, Türkiye’nin dört bir yanındaki sofralarda yerini alıyor. Fethiye’de zeytin ticareti yapan Turgut Can Kuzucu, siyah zeytinin kilosunun 50 ile 100 TL arasında, yeşil zeytinin kilosunun ise 40 ila 50 TL arasında alıcı bulduğunu söyledi. "Sezonumuz bereketli geçiyor" Karaçulha Mahallesi Çalıca mevkiinde zeytin ticareti yapan Turgut Can Kuzucu, sezonun bu yıl oldukça verimli geçtiğini belirterek, "Allah’ın izniyle sezonumuz başladı. Siyah zeytin fiyatları tane ve kaliteye göre 50 ile 100 TL arasında değişiyor. Yeşil zeytin ise 40 ila 50 TL arasında alım görüyor. Bazı özel çeşitlerin fiyatı ise 50 TL’nin de üzerine çıkabiliyor. Bereketli bir sezon geçiriyoruz, işlerimiz yolunda gidiyor" dedi. Kuzucu, kaliteye büyük önem verdiklerini vurgulayarak, "Zeytinler her akşamüstü Manisa’ya gönderiliyor, orada tek tek işleniyor ve yeniden sofralara satışa sunuluyor. Alımlar sırasında özellikle dikkat ettiğimiz noktalar ise siyah zeytinde buruşuk olmaması, yeşil zeytinde de tırmık izinin bulunmaması. Çiftçilerimizden bu konuda biraz daha özen bekliyoruz" ifadelerini kullandı. "Fiyatlar düzelmeye başladı, ürünler kaliteli" Seydikemer ilçesi Gölbent Mahallesi’nden zeytin satmaya gelen Mustafa Çankaya da bu yılın verimli geçtiğini söyleyerek, "Her sene bölgemden ürün getiriyorum. Şu an fiyatlar biraz düzelmeye başladı, önceden düşüktü ama şimdi yavaş yavaş artıyor. Ürünümüz de bu sene çok güzel ve verimli. Aynı zamanda zeytin budama ustasıyım, yıllardır bu işle uğraşıyorum, piyasayı yakından takip ediyorum. Orta boy zeytinlerde 1 kiloda 180-200 tane, küçüklerinde ise 250-280 tane civarında oluyor. Hem yeşil hem siyah zeytinimiz gayet güzel. Genel olarak memnunuz, inşallah fiyatlar da biraz daha dengeye oturur" ifadelerini kullandı.
HAK-İŞ Başkanı Arslan: "HAK-İŞ, Filistin ve Gazze’de yapılan katliamlara ve soykırıma karşı net bir tavır ortaya koymuştur"
21 Ekim 2025 Salı - 17:30 HAK-İŞ Başkanı Arslan: "HAK-İŞ, Filistin ve Gazze’de yapılan katliamlara ve soykırıma karşı net bir tavır ortaya koymuştur" Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan, "7 Ekim’den sonra Filistin ve Gazze’de yapılan katliamlara, soykırıma, dünyanın gözü önünde insanlığın katledilmesine karşı HAK-İŞ, ilk andan itibaren net bir tavır ortaya koymuştur. Bu tavrımız bugün de yarın da devam edecektir" dedi. HAK-İŞ Konfederasyonu 50’inci kuruluş yıl dönümü çerçevesinde ‘Uluslararası Hareket Filistin’in Yanında’ temasıyla toplantı gerçekleştirdi. Toplantıya 22 ülkeden 23 konfederasyonu temsilen 45 uluslararası sendikacı katılım sağlarken, Filistin’in özgür bir ülke olarak dünyada yer alması gerektiği vurgulandı. Programda bir açılış konuşması gerçekleştiren Arslan, HAK-İŞ’in 50 yıllık mücadele tarihinin başarılarla dolu olduğunu ve her yıl üye sayısını, etkinliğini, gücünü, imkanlarını artırarak bugüne kadar geldiğini dile getirdi. HAK-İŞ’in bir milyona yakın üyesi, 21 sendikası, 81 il başkanlığı, 300’den fazla şube başkanlığı ile Türkiye’nin her yerinde örgütlü, olduğunu dile getiren Arslan, Yurtdışında da Uluslararası Sendikal Hareketi’nin etkin, güçlü, önemli bir parçası, Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu İTUK’un ve Asya Pasifik’in etkin bir üyesi olduklarını ve Afrika Sendikalar Federasyonu OATUU’da ise gözlemci olarak çalıştıklarını dile getirdi. "HAK-İŞ, Filistin ve Gazze’de yapılan katliamlara ve soykırıma karşı net bir tavır ortaya koymuştur" Arslan, hem Türkiye’de hem de dünyada olup bitenlere sessiz kalmamak adına Türkiye’nin, ve Bölgedeki diğer ülkelerin bütün mağdurlarıyla dayanışma içerisinde olduklarını söyleyerek, "Dünyanın her yerindeki zalimler bizim düşmanımız. Kimliği, ülkesi, statüsü ne olursa olsun zalimlere karşı dik duruşumuzu her yerde olduğu gibi Filistin’de de net bir şekilde ortaya koyuyoruz. Dün Bosna’da, Kosova’da, bugün Filistin’de, Yemen’de ve aynı zamanda Libya’da, Irak’ta, İran’da, Lübnan’da, Suriye’de yapılan saldırılara karşı hak iş olarak hep mazlumlardan yana, mazlum halklardan yana yer almayı temel bir ilke kabul ettik. Bu doğrultuda özellikle 7 Ekim’den sonra Filistin ve Gazze’de yapılan katliamlara, soykırıma, dünyanın gözü önünde insanlığın katledilmesine karşı HAK-İŞ, ilk andan itibaren net bir tavır ortaya koymuştur. Bu tavrımız bugün de yarın da devam edecektir. Temel yaklaşımımız Filistin halkının özgür iradesiyle kurulacak Filistin devletinin, bağımsız ve özgür bir Filistin devletinin, başkenti Kudüs olan bir bağımsız Filistin devletinin kuruluşuna kadar HAK-İŞ mücadelesini sürdürecektir" açıklamasında bulundu. Arslan, bağımsız ve özgür Filistin Devleti’nin kurulmasına her türlü katkıyı ve desteği vermeye devam edeceklerini sözlerine ekledi. "Sendikal hareketle her alanda yeni kanallar açmak adına da bir dizi çalışmalar yürütmekteyiz" Konfederasyonu 50’inci yılını gerçekleştirirken, ikinci 50’inci yılı için de ciddi hedefler ortaya koyduklarını söyleyen Arslan, "Üye sayımızı artırmak, etkinliğimizi güçlendirmek, sendikal hareketle her alanda yeni kanallar açmak, kültür ve sanat başta olmak üzere her alanda sendikal mücadeleyi genişletmek, yaygınlaştırmak adına da bir dizi çalışmalar yürütmekteyiz. Ülkemizin çalışanlarıyla dayanışmamızı her gün biraz daha yükselterek, biraz daha güçlendirerek devam ediyoruz. Bu mücadelemizde uluslararası sendikal hareketin desteğini de önemsiyoruz, onların katkılarını da önemsiyoruz ve bütün bizimle birlikte yol yürüyen sendikacı dostlarımıza huzurlarınıza bir kez daha teşekkür etmek istiyorum" diye konuştu. "HAK-İŞ bütün dünya emekçileriyle işbirliği yapmaya, birlikte yürümeye hazır" Sendikal hareketin güçlü ve dayanışma içerisinde olmasının sorunların çözümü için anahtar bir yaklaşım olduğunu kaydeden Arslan, "Ülkelerimizdeki sorunları, bölgedeki sorunlarımızı çözmek için sendikal hareketin dayanışma içinde olması gerekiyor. Bu dayanışmamızı her alanda sürdürmemiz gerekiyor. HAK-İŞ olarak hem üyesi olduğumuz uluslararası sendikal hareketin içinde hem de üyesi olmayan bu konfederasyonlara, federasyonlara, üye olmayan sendikalarla da ikili işbirliği içerisinde dayanışmamızı sürdürmemiz gerekiyor. HAK-İŞ bu konuda bütün dünya emekçileriyle işbirliği yapmaya, bütün dünya emekçileriyle birlikte çalışmaya, birlikte yürümeye her zaman olduğu gibi bugün de hazırdır ve buradan bunu bir kez daha ilan ediyoruz. Elbette ki dünyanın, ülkelerimizin, çalışanların pek çok sorunları var. Bu sorunlara karşı mücadelemizi daha da yükseltmemiz gerekiyor. Bütün bu sorunların varlığını kabul edeceğiz. Bu sorunların çözümü konusunda gücümüzü birleştireceğiz" ifadelerine yer verdi. "Daha güçlü bir sendikal yapıyı ülkelerimizde inşa edip aynı zamanda dünya sendikal hareketine de desteğimizi sürdürmemiz gerekiyor" Türkiye’deki sendikal yapıya ilişkin hedeflerden de bahseden Arslan, "Ülkelerimizdeki sendikal yapıyı güçlendireceğiz. İşçilerin sendikalara üye olmalarını sağlayacağız. Daha güçlü bir sendikal yapıyı ülkelerimizde inşa edip aynı zamanda dünya sendikal hareketine de katkı ve desteğimizi sürdürmemiz gerekiyor. Neoliberalizm bütünüyle dünyayı kuşatmış ve bütün bu uygulamalarıyla ne yazık ki emek hareketine, işçi hareketine önemli bir engel ve set oluşturmaktadır. Neoliberalizmle mücadele, antidemokratik uygulamalara karşı direnmek ve neoliberalizmin dünyayı küçük bir köye dönüştüren zihniyetine karşı emekçileri de dayanışma içerisinde birlikte hareket etmeye davet ediyoruz. Elbette ki işimiz zor ama imkansız değil" şeklinde konuştu. "Siyonist katil devlet İsrail barıştan anlamıyor" Filistin Genel Sendikalar Konfederasyonu Başkanı Shaher Saed’in toplantıya gelemediğini de söyleyen Arslan, "Bu toplantıya katılacağını planladığımız ve son ana kadar katılmasını beklediğimiz Filistin Sendikalar Federasyonu Başkanı, Genel Sekreteri Sayın Shaher Saed’in ne yazık ki Siyonist Devlet tarafından son anda kapıdan çıkarılmaması, konfederasyona yapılan saldırılar, konfederasyonun her şeyinin talan edilmesi bizi derin bir üzüntüye sevk etmiştir. Bir kez daha görüyoruz ki Siyonist katil devlet İsrail barıştan anlamıyor, ateşkesi yok sayılır ve insan öldürmeyi onlar için bir görev kabul ediyorlar. Maalesef onlar için insanlık birer yaratık olarak gözüküyor, o nedenle bu katil sürülerine karşı Filistinli kardeşlerimizin yanında olmak ve onlarla dayanışma içerisinde olmak aynı zamanda bir insanlık görevimizdir" dedi. "Başkenti Kudüs olan bir Filistin Devleti’nin kurulması süreci hızla desteklenmelidir" Konuşmanın ardından HAK-İŞ’in 50’inci yıl dönümü adına toplantıya katılan sendikaların da yer aldığı ortak ‘Uluslararası Sendikal Hareket Filistin’in Yanında’ deklerasyonu yayımlandı. Deklerasyonda şu ifadelere yer verildi: "Başkenti Kudüs olan, bağımsız ve coğrafi bütünlüğe sahip bir Filistin Devleti’nin kurulması süreci hızla desteklenmelidir. Ateşkes süreciyle ilgili olarak, başta ITUC ve ETUC olmak üzere tüm Dünya Sendikal Hareketine, mevcut tüm imkânlarını seferber ederek Filistin halkıyla dayanışma içinde olmaları çağrısında bulunuyoruz. Gazze’ye yönelik abluka derhal kaldırılmalı, acil olarak kapsamlı insani yardımların yeterli ve kesintisiz bir şekilde ulaşımı garanti altına alınmalıdır. Filistin ve Gazze’de işlenen savaş suçlarının cezasız kalmaması için, sorumluların uluslararası hukuk ve insan hakları normları çerçevesinde Uluslararası Ceza Mahkemesi ile Uluslararası Adalet Divanı nezdinde yargılanması; alınan kararların eksiksiz uygulanması ve adaletin sağlanması amacıyla uluslararası mekanizmaların etkinleştirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Filistinli emekçiler için insana yakışır iş, sosyal koruma ve yeniden inşa süreçlerinde uluslararası dayanışma güçlendirilmelidir. Ateşkesin ardından altyapı, sağlık, eğitim ve konut alanlarında kapsamlı bir uluslararası iş birliği mekanizması kurulmalıdır."
Prof. Dr. Karataş: "10 yıl içerisinde bu savaşlar gri bölge savaşlarına dönüşecek"
21 Ekim 2025 Salı - 17:14 Prof. Dr. Karataş: "10 yıl içerisinde bu savaşlar gri bölge savaşlarına dönüşecek" Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hakan Karataş, yapay zekanın her alanda hayatımıza girdiğinden belirterek, "Artık savaşlar sınır savaşları değil. 10 yıl içerisinde bu savaşlar gri bölge savaşlarına dönüşecek. Yapay zeka, kuantum teknolojileri ve siber güvenlik ile birlikte artık füzeye belki gerek kalmayacak. İnsanın hayatını direk etkileyen saldırılar başlayacak. Bizim amacımız füze yapmak, silah, radar veya uçak yapmak değil. O anın gerektirdiği yüksek teknoloji yarışından kopmamak" dedi. Savunma sanayine nitelikli insan kaynağı yetiştirmek amacıyla Milli Eğitim Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı iş birliğinde, Milli Yetkinlik Hamlesi Projesi kapsamında hayata geçirilen ‘ELMAS Programı’ ülke genelinde uygulanmaya başladı. Program kapsamında savunma sanayi ile güçlü iş birliği, sektörün değişen ihtiyaçları ile uyumlu eğitim içerikleri, yetkinlik kazanım programları, staj ve istihdam imkanları ile öğrencilerin mesleki yetkinliklerini geliştirmesi hedefleniyor. Bu kapsamda programın düzenlediği illerden olan Adana’da ‘Savunma Sanayi Buluşmaları ve Elmas Programı Tanıtım Toplantısı’ Adana Sanayi Odası’nda düzenlendi. "Bu başarı, stratejik bir dönüşüm hikayesidir" Açılışta konuşan Adana Sanayi Odası Başkanı Zeki Kıvanç, "Türkiye, savunma sanayii alanında ihracat yapan ülkeler arasında gururla 11. sırada yer almaktadır. Türk savunma ve havacılık sanayi, dışa bağımlılıktan küresel rekabete evrilen stratejik bir dönüşüm hikayesidir. Savunma sanayimiz ihracatını her yıl ortalama yüzde 40’ın üzerinde artırma başarısını gösteriyor. Birisi devletimiz çizdiği yol ve kararlılık. İkincisi ise nitelikli insan gücünden geçmektedir" ifadelerini kullandı. "Ülkemizin etrafına her hafta yeni bir savaş ekleniyor" Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hakan Karataş ise ülkemizin etrafında ateş çemberi olduğunu hatırlatarak, "25-30 yıldır ülkemizin etrafına her hafta yeni bir savaş ekleniyor. Böyle bir coğrafyadayız. Ülkemiz bu savaşlara doğru diplomasiyle, doğru politikayla, savunma sanayini güçlendirerek teğet geçmeye çalışıyor. Bütün savaşlarda karar verici pozisyonlarda. Bu savaşlardan bir tanesi ülkemize sıçramıyorsa bu savunma sanayimizdeki gelişim ve cumhurbaşkanımızın kararlılığıyla gerçekleşiyor" diye konuştu. "Bizim amacımız yüksek teknoloji yarışından kopmamak" Savaşların artık sınır savaşları olmadığına da değinen Karataş, "Bu savaşları değiştiren 2 paradigma var. Artık savaşlar sınır savaşları değil. Sınır savaşları olsa güçlü olan ülke girer ve başarıya ulaşıp çıkar. Şuanda belli ülkeleri atlayarak uzakta savaşmalısınız. Hareket ortamları, askeri doktrinler değişiyor. Şimdi ki savaşlara kinestetik savaşlar diyorum. 10 yıl içerisinde bu savaşlar gri bölge savaşlarına dönüşecek. Yapay zeka, kuantum teknolojileri ve siber güvenlik ile birlikte artık füzeye belki gerek kalmayacak. Bizim amacımız füze yapmak, silah, radar, uçak yapmak değil. Bizim derdimiz o anın gerektirdiği yüksek teknoloji yarışından kopmamak" ifadelerini kullandı. "Bu teknoloji yarışına bizi götürecek insan kaynağını yetiştirmeliyiz" Gelecekte gri bölge savaşlarının oluşacağına, siber saldırıların ülkedeki düzeni bozacağına vurgu yapan Prof. Dr. Karataş, daha sonra şunları söyledi: "Bu yeni gri bölge savaşları dediğimiz şiddet çıkartmadan başlayacak savaşlar. Siber savaşlardan bahsediyorum. Örnek vermek gerekirse insanın hayatını direk etkileyen saldırılar başlayacak. Bir sabah kalkacağız hiçbir alışveriş sitesine, bankacılık sistemine giremeyeceğiz. Bütün dünyada bağımlı olduğumuz yerlerden bizi vurmaya kalkacaklar. Siber saldırıyla o ülkedeki bütün barajlar açılacak. Böyle bir ortamda şiddet çıkartmaya gerek yok. Böyle bir ortam insan psikolojini bozar ve insanlar kendi şiddetini çıkartmaya başlar. Bizim derdimiz ülkenin bekası için bu teknoloji yarışından kopmamak. Bu teknoloji yarışına bizi götürecek insan kaynağını yetiştirmeliyiz." "Her bir platform seri üretime girdiğinde kendi ekosistemini oluşturarak" Savunma sanayine 3 bin 500 firmanın doğrudan çalıştığını, hem sivil hem de savunma sanayine 8 bin firmanın çalıştığını anlatan Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hakan Karataş, "Her bir platform seri üretime girdiğinde kendi ekosistemini oluşturarak. Kaan uçağında 100 binden fazla parça var. Seri üretime geçilince 3 bin 500 firmaya bir 3 bin 500 firma daha eklenebilecek. Savunma sanayii çok nitelikli teknisyen, mühendis ve uzman yetiştiriyor, bu projeyle istihdama da ciddi katkılar sağlayacağız" dedi. Adana Valisi Yavuz Selim Köşger ise savunma sanayinin öneminden ve projenin Adana’ya sağlayacağı katkılardan bahsetti. Konuşmaların ardından projenin tanıtımı gerçekleştirildi.
Başkan Köksal Aras: "Sürdürülebilir kalkınma için uluslararası işbirliklerimiz devam ediyor"
21 Ekim 2025 Salı - 17:09 Başkan Köksal Aras: "Sürdürülebilir kalkınma için uluslararası işbirliklerimiz devam ediyor" Menteşe Belediye Meclisi Ekim Ayı Meclis Toplantısının 2. birleşimi Konakaltı İskender Alper Kültür Merkezinde yapıldı. Meclis toplantısının açılışında konuşan Gonca Köksal Aras, Menteşe Belediyesinin AB, TUBİTAK, ERASMUS ve GEKA üzerinden devam eden proje çalışmaları ve Brüksel’de Avrupa Birliği temsilcileri ile yapılan temaslar hakkında meclis üyelerine bilgilendirme yaptı. Birleşmiş Milletler hedeflerine uygun projeler için görüşme yapıldı Başkan Köksal Aras Ekim ayı Meclis 2. Birleşiminin açılışında yaptığı konuşmada, uluslararası bir ağ olan ICLEI’nin davetiyle Brüksel’de bir programa katıldıklarını ifade ederek, "Brüksel’de ICLEI Avrupa Ofisi ve Genel Müdürüyle çeşitli görüşmeler yaptık. Atık dönüşümü, yeşil enerji, karbon ayak izinin azaltılması, Akdeniz iklim kuşağında yaşanan kuraklık, orman yangınları gibi riskler karşısında nasıl politikalar üretilmeli ve neler yapılmalı konularında ortak projeler geliştirmek üzerine fikir alışverişinde bulunduk. Birleşmiş Milletler hedeflerine uygun sürdürülebilir kalkınma modelleri, uygulanabilecek ortak projeler ve hayata geçen iyi örnekleri değerlendirdik" dedi. Avrupa Birliği temsilcileriyle temaslar Yurtdışı temaslarında Avrupa Birliği Türkiye Daimi Temsilcisi Büyükelçi Faruk Kaymakçı ile görüştüklerini ve Avrupa Dayanışma Programı kapsamında Avrupa’daki projelere Menteşe Belediyesi’nin dahil olarak Muğla’nın görünürlüğünü Avrupa’da artırmakla ilgili görüşmeler yaptıklarını dile getiren Başkan Köksal Aras, "Temaslarımızda Brüksel Büyükelçimiz Barış Tantekin ile görüştük. Ayrıca Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel ile birlikte Amsterdam’da Avrupa Sosyalist Partisi (PES) Kongresi’ne de katılım sağladık" diye konuştu. Köksal Aras, "AB Destekli projelerimiz devam ediyor" AB destekli hibe programları ile ilgili çalışmaların da devam ettiğini kaydeden Başkan Köksal Aras, sürdürülebilir ve yaşanabilir bir gelecek için önemli bir adım olan Belediye Başkanları Sözleşmesi’nin imzalandığını ve TwinCities programı kapsamında Arnavutluk’un Elbasan Belediyesi ile eşleştiklerini belirterek, "Proje kapsamında 2025 yılının Mayıs ayında teknik ekibimiz Elbasan’a gitmişti. 3-6 Kasım’da da Elbasan Belediyesinden bir ekibi Muğla’mızda ağırlayacağız. Elbasan’dan gelen ekiple deneyim paylaşımı ve ortak projelerle ilgili görüşmeler yapacağız." şeklinde konuştu. Menteşe’de Naturel Enerji Ve Fonksiyonel Ekolojik Sistem Parkları Projesi Ülkemiz ve Avrupa Birliği tarafından finanse edilmekte olan ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı desteği ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütülen "Türkiye İklim Değişikliği Hibe Programı" kapsamında Menteşe Belediyesi tarafından sunulan projenin kabul edilmediğini belirten Başkan Köksal Aras, "Biliyorsunuz tüm parklarımızı arıtılmış suyla sulayan tek ilçeyiz şu anda. Parklarımızdaki aydınlatmanın tamamını güneş enerji sistemiyle gerçekleştirmek için de bir proje sunmuştuk. Eğer bu projemiz kabul edilseydi güneş enerji sistemiyle enerjimizi üretebilecek ve fark oluşturacaktık ama maalesef olmadı. Şimdi AB’nin finanse ettiği sıfır atık hibe programı ile cam atıkların toplanması, atık toplama merkezleri, cam kamyonu, cam kumbaraları talebimizi de Bakanlığa sunacağız. Mecliste bulunan diğer partilerimizin meclis üyeleri olarak sizler bizlere destek olursanız, işbirliği içerisinde gücümüzü ortaya koyarsak bunu başarabiliriz." diye konuştu. İklim Duyarlı Şehirlere Geçiş Projesi Menteşe Belediyesi liderliğinde TUBİTAK’a sunulan İklim Duyarlı Şehirlere Geçiş Projesi ile ilgili bilgi veren Başkan Köksal Aras, "Menteşe Belediyesi liderliğindeki projenin kentsel tasarım ve mobilite uzmanlığını İtalya’nın Venedik kentindeki LUAV Üniversitesi, veri modelleme ve akıllı mobilite analizi kısmını ise Çek Cumhuriyeti Çek Teknik Üniversitesi sağlıyor. Proje ile Menteşe’de e-bisiklet istasyonları kurulacak, çevresel sensörler, temiz enerji ve parklarda su geri dönüşümü sağlanacak. Ayrıca başvuruda bulunduğumuz 7 farklı ERASMUS projemizde de süreç devam ediyor" şeklinde konuştu.
Gölbaşı Belediyesi Kariyer Noktası’ndan istihdama büyük destek
21 Ekim 2025 Salı - 16:42 Gölbaşı Belediyesi Kariyer Noktası’ndan istihdama büyük destek Gölbaşı Belediyesinin, insan odaklı projelerinin en somut örneklerinden bir olan Kariyer Noktası, iş arayan vatandaşlara güncel iş fırsatlarıyla yardımcı olmaya devam ediyor. Gölbaşı Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışıyla hayata geçirdiği Kariyer Noktası, iş arayan vatandaşlara umut olmaya devam ediyor. İşverenle iş arayan arasında köprü olan Kariyer Noktası, vatandaşların eğitim, yetenek ve tecrübelerine uygun sektörlerde istihdam edilmesine aracılık ediyor. Gölbaşı Belediyesi, iş arayanla işvereni buluşturduğu bu sistemle işsizlik sorununa yerel çözümler üretmeyi amaçlıyor. İlçe sınırları içinde ve dışında faaliyet gösteren birçok firmayla iletişim halinde olan proje sayesinde bugüne kadar 275 vatandaş iş sahibi oldu. Kariyer Noktası birçok firma ile iş birliği içinde alım sürecini sürdürüyor. Vatandaşlar, Gölbaşı Belediyesi Kariyer Noktası’na başvurarak açık pozisyonlar ve firmalar hakkında detaylı bilgi alabiliyor, danışmanlık hizmetinden yararlanabiliyor. "Her bireyin emeği değerlidir" İşsizliğe karşı mücadele ettiklerini ifade eden Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı, "Betonla, asfaltla, binalarla değil; vatandaşın hayatına nasıl dokunduğunuzla değerlendirilirsiniz. Gölbaşı Belediyesi olarak işsizliğe karşı mücadelemizi sadece istatistiklerle değil, birebir insan hikayeleriyle veriyoruz. Kariyer Noktası, tam da bu anlayışla hizmet veriyor. Göreve geldiğimiz günden bugüne kadar 275 vatandaşımızı iş sahibi yaparak sadece onların değil, ailelerinin de hayatına olumlu bir katkı sağladık. Her bireyin emeği değerlidir. Bu yüzden her bir hemşehrimizin potansiyelini ortaya çıkarmak, yeteneklerine uygun işlerle buluşturmak için çalışıyoruz. Bizim amacımız, Gölbaşı’nda kimsenin kendini yalnız hissetmemesi, kimsenin çarem yok dememesidir. İnsan odaklı hizmet anlayışımızla sosyal belediyeciliğin en güzel örneklerinden birini ortaya koyuyoruz. Bu projeyi daha da geliştirerek, çok daha fazla vatandaşımıza ulaşacağız" dedi.
Aydın Ziraat Odası Başkanı Kendirlioğlu: Pamuk üreticisi en az 10 TL prim bekliyor
21 Ekim 2025 Salı - 16:31 Aydın Ziraat Odası Başkanı Kendirlioğlu: Pamuk üreticisi en az 10 TL prim bekliyor Aydın Ziraat Odası Başkanı Mehmet Kendirlioğlu, Türkiye’de pamuk fiyatlarının yaklaşık 4 yıldır yerinde saydığını belirterek, "Pamuk üreticisi desteklenmez ise pamuk, üretilemez hale gelir" dedi. 2025 yılı itibariyle pamuğun üretim maliyetinin kilogramda 35 TL şu anda 26-27 TL’ye alındığını kaydeden Aydın Ziraat Odası Başkanı Mehmet Kendirlioğlu, "Üretici emeğinin karşılığını alamadığı için her geçen gün pamuk ekim alanları daralıyor" dedi. Son günlerde Aydın ve çevresinde etkili olan yağışların pamuğa olan zararı ile ilgili bir soru üzerine açıklama yapan Aydın Ziraat Odası Başkanı Mehmet Kendirlioğlu, her ne kadar pamukta basit bir zarar neden olsa da genel itibariyle gerçekleşen yağışların çiftçi için sevinç kaynağı olduğunu belirtti. Yağışlardan dolayı pamuğun kalitesindeki düşünün yaklaşık 1 TL gibi fiyat düşüşüne neden olabileceğini ancak zeytin ve kestaneye çok faydası olduğunu belirten Kendirlioğlu, "Pamuk yukardan suyu yani yağmuru sevmez. Rutubet yağmurdan etkilenir. Kalite düşer, piyasa göre 1 lira gibi fiyat düşüşü olur ama herhangi bir sıkıntı olmaz. Daha önceki yıllarda Ekim ayı sonuna hatta Kasım ayı ortalarına kadar yağış olmazdı. Bu sene yağışlar Ekimde başladı. Esas bizim ana sıkıntımız fiyatlar. Şu anda pamuğun kilogram fiyatı 26-27 TL civarında. Bu 4-5 yıldır böyle . Bunun yanında pamuğun kilogramda 35 lira maliyeti var. Şu andaki fiyatlarla sürdürülebilir bir durum değil" dedi. Pamuk üretiminde yaşanan sıkıntı konusunda yetkililerin devreye girmesini beklediklerini kaydeden Başkan Kendirlioğlu, "Primle ilgili çalışmalar sürüyor. Yeni çıkan destekleme sisteminde primin verilip verilmeyeceği bile belli değil. Ancak çiftçi bu fiyatlarla para kazanmayı bırakın kredi borçlarını bile ödeyebilmesi mümkün değil. Şu anda 10 TL prim beklentisi var. Bu afaki görünebilir. Ancak eskiden prim sistemi ilk çıktığın 20 cent prim verilirdi. Bu da şu anki kur üzerinde hesaplandığında 16 TL’ye tekabül ediyor. Pamuk üreticisi ciddi sıkıntılara gebe. Bu nedenle acil çözüm bekliyoruz" dedi. "Pamuk üretim alanı 1 milyon dönümden 450 bin dönüme düştü" Pamuk fiyatlarındaki sıkıntılar yüzünden pamuk ekim alanlarının ve üretim miktarının her geçen gün daraldığını kaydeden Kendirlioğlu, "Daha önceki yıllarda 1 milyon dönüm alanda pamuk üretimi yapılırdı. Bu yıl 450 bin dönüm alan düştük. Önümüzdeki yıl da bu rakam 150-200 bin dönümlere düşer. Eskiden Karpuzlu, Çine, Bozdoğan ilçeleri pamuk üretim merkezi idi. Şu anda Söke, Germencik ve Efeler’de pamuk üretimi kaldı. Diğer ilçelerde üretim kalkıyor. 2 milyon ton işlenmiş pamuğa ihtiyacı olan ülkemizin önümüzdeki yıl bu ihtiyacı karşılama oranı yüzde yüzde 30-25’lere düşer. Çiftçimize verilmeyen prim başka ülkelerin çiftçisine gider" ifadelerine yer verdi.